“MAYAMIZDA YENİLİKÇİLİK VE ZEVKİN BÜTÜN HALLERİ VAR”
Tasarım kelimesinin sözlük karşılığı, bir planın, bir nesnenin ya da bir inşaat süreci içinde (mimari
çizimler, mühendislik çizimleri, iş süreci vb.) yaratılmasıdır. İşte bu sihirli kelime son dönemlerde
hayatımıza pir girdi, tam girdi. Tasarım artık hayatımızın her yerinde. Belki de bizi özel kılan yanı ona
bu sihiri veriyor. İşte tasarımın bu sihirli hale gelmesinde önemli rol oynayan bir firmadan yani
Decodiva’dan bahsedeceğim bu ay. Bu konuda trend belirleyen firmalardan biri olan Decodiva’nın
kahramanlarıyla bu ay keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Decodiva’nın Genel Müdürü Hakan Karabulut
ve İç Mimarı Betül Topuzoğlu tasarımın "derin zevkleri" ile ilgili ipuçları verdi.
Hakan Bey, Decodiva'yı biraz tanıyabilir miyiz?
Hakan Karabulut: Tasarımın gücüne inanan ve gün geçtikçe artan boyutta yaşamımıza egemen
olduğuna inanan bir firmayız. Sadece mimarlık ve yapı ürünlerinde tasarımın olmadığının, yaşamın her
yerinde bu olgunun bulunduğuna inanıyoruz. Tasarım Türkiye için çok yeni bir kavram. Geçmişte
sadece mobilya anlamında dekorasyon vardı, bugün ise yaşamın her alanında, her yerinde tasarım var.
Tasarımın girdiği her yerde bir farkındalık, bununla birlikte kalite standartı ortaya çıkmaktadır.
Yaptığımız işle aslında hayatı renklendiriyoruz. Bir mekanı sıfırdan alıp, konsept geliştirip, yarınların
pazarına götürüyoruz. Yarınların pazarı diyorum; çünkü bugün mevcut tüm alanlar dolu. Tasarımın
farklılaşmadığı, ortaya yenilik çıkarmadığı hiçbir iş tutmuyor. Konsept yaratmak, ticari projelerde iş
geliştirmek yine tasarımın ayrı bir kolu oldu. Sırf ihtiyaçlardan değil, oluşturduğumuz konseptlerle
mekanın, maddenin ruhunu da oluşturuyoruz. Bir Ankara firmasının bu çalışmalara imza atması çok
önemlidir. Gün geçtikçe yaptığımız özel projeler ve işler bizi sektörde çok önde olmaya hatta
şekillendirici olmaya götürmektedir. Mayamızda yenilikçilik ve zevkin bütün halleri önemli yer
tutmaktadır. Kısaca Decodiva, yaptığı işlerle kendinden söz ettiren ve aranılan bir marka olmuştur.
Betül Hanım, Türk insanının tasarıma ve yeni trendlere yaklaşımı nasıl sizce?
Betül Topuzoğlu: Bir kere tasarımın tam karşılığını iyi anlatmamız lazım. Ben tasarıma “Var
olmayandan, var olanı yaratmak” olarak bakıyorum. Bir sürü bardak çeşidi var, hepsinin hacmi ve şekli
değişik; ama hepsinin içinde bir boşluk var. Aslında boşluklar o cismi şekillendiren hadisedir. İşte
tasarımda da bunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu insanların mutluluğu, kullanılan her nesnenin
ergonomisi ve insana sağlayacağı konfor için çalışıyoruz. Türk insanı bu konuda çok belirleyici ve istekli.
Yeniliğe hele ki olumlu ve iyi yönde yenilik olduğu zaman hemen destek çıkıyor. Bizim ürettiğimiz
bütün tasarımlarda bu destek kendisini hissettiriyor ve gösteriyor. Öncü firma olma dokusu, sıcaklığı
Decodiva’dan insanlarımıza geçen önemli bir algıdır.
Hakan Bey, Decodiva’nın hedefleri nedir? Türkiye’deki birçok önemli projenin arkasında siz varsınız.
Firmalar, şahıslar sizi mi buluyorlar, onlara nasıl ulaşıyorsunuz?
H.K. : Decodiva’nın büyük hedefleri var. Her şeyden evvel inanılmaz zengin ve değişken müşteri
yapımız bulunuyor. Bazen yan yana yürüyen iki projemizde bir ayağımız geleneksel çizgiyle dolu bir
çalışmada diğer ayağımız ise modernliğin en son basamaklarını dolaşan bir tasarımda oluyor. İki
çalışmada da Decodiva’yı oluşturan ekip değişik bir zeka ortaya koyarak müşteri memnuniyetini en üst
seviyeye getiriyor. Bu değişik müşteri yelpazesi bizi üretmeye, daha büyük tasarımlara imza atmaya
zorluyor. Kendimizi en büyük rakibimiz olarak görüyoruz. Her gün kendimizi aşmak için yoğun bir çaba
gösteriyoruz. Türkiye’nin son dönemlerdeki en büyük projelerinden biri olan Trump Cadde’de tasarım
yapan sayılı Türk firmasıydık. Yine Galata projesindeki çalışmamız bizim en önemli eserlerimizden biri
olmuştur. Decodiva bu gayretler ve istek doğrultusunda geleceğe farklı bakıyor.
Betül Hanım özellikle Galata Projesinde çok aktif rol oynadınız. Bu projenin özelliği neydi?
B.T. : Galata projesi bir vitrindir. Her gün binlerce yabancı turistin gezdiği, fotoğraflarla her detayını
çektiği bir prestij projesidir. Düşünebiliyor musunuz, milyonlarca turist ve onların sosyal medya ve
diğer paylaşımlarla yine bu tasarımları başka insanlara aktarmasını. Bu sayede kültürümüzü ve
hayallerimizi milyonlarca insana aktarıyoruz. Üstelik ülkemizin büyük bir tanıtımını da yapıyoruz.
Dünyada teknolojinin getirdiği yeniliklerin yanı sıra çeşitli etnik kimliklerin yüzyıllardır taşıdığı kültürel
mozaik yapısını da inceliyoruz. Bazen aradığımız yeniliği bin yıl evvelki bir mitolojide yakalıyoruz. İşte
bu yüzden Decodiva, kendini sektör içinde farklı bir konumlamaya soktu. Tabii ki bizim için bugün
yakaladığımız başarı yarın için yetersiz kalacaktır. Her gün çalışma arkadaşlarımızla daha nasıl ileriye
gideriz, yenilik için neler yapmamız gerekir bunları tartışıyoruz. Buradan yakaladığımız parametrelerle
ilerlememizi sağlıyoruz.
2014 yılında trend nedir?
H.K.: Madem okuyucularımıza faydalı olup onları bilgilendireceğiz, çok içerden bir aktarım yapayım.
Kesinlikle renk olarak neon renkler kullanmalılar. Mor ve türevleri çok popüler, yuvarlak tasarımlar ev
ve iş yeri dekorasyonunda çok ön planda. Özellikle yurt dışında yalınlık teması hızla büyüyor. Bu iş yeri
ve konut alanlarında da belirleyici olma yolunda gittikçe kendini hissettiriyor. Sadelik en önemli özellik
olarak karşımıza geliyor.
Hemen devreye girmek istiyorum anneannelerimizin dantellerinin serildiği o mekan tasarımları
artık yok mu?
B.T.: Hayır, aksine yalınlıkla eskinin büyük bir randevusu var. Eskiye ait hiçbir şeyin atılmamasına
özellikle bizi okuyan herkese tavsiye ediyorum. Ancak o geçmişteki vitrinler, hiç kullanmayan ama
yıllarca saklanan ev eşyaları artık olmayacak. Bütün mesele çok kolay ve pratik bir yaşam için
kendimize mekan hazırlamak. Markalı konut olgusuyla bu yeni trend çok örtüştü. Renk kombinasyonu
ve yalın iç dizayn çok iyi sonuçlar veriyor
Download

“MAYAMIZDA YENİLİKÇİLİK VE ZEVKİN BÜTÜN