ASRACK_KONYA.pdf
1
04/03/15
10:07
Mobil dünya bir
araya geldi
C
M
Y
Akıllı telefonunuzu şarj
eden mobilyalardan, sizi
gözünüzden tanıyan mobil
cihazlara kadar birçok şirket en
yeni ürün ve hizmetlerini Mobil
Dünya Kongresi’nde tanıttı.
CM
MY
CY
CMY
K
Sayfa 28-29
SAYI
HAFTALIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE EKONOMİSİ GAZETESİ
Sayfa
10
Sayfa
Gökhan Nalbantoğlu
Sayfa
14
C. Müjdat Altay
Giderek
devleşen
veriyi doğru
yönetin
12
Büyük veri 2.0
stratejisini geliştiren
Ereteam, aynı zamanda
yeni çözümlerini de
tanıttı.
Büyümenin
temelinde
‘kurumsal’a
yönelim yatıyor
Son yıllarda önemli
ilerlemeler kaydeden
Huawei Türkiye, bu
başarısını kurumsal
alana da taşıyor.
9 - 15 Mart 2015
Çocuklar ve aileler bilişimi
yeniden keşfediyor
Hedef
dünya markası
olmak
Özgün teknoloji
üreterek büyüme
stratejisi çerçevesinde
Netaş, bölgesel
sistem entegratör
olma yolunda emin
adımlarla ilerliyor.
www.bthaber.com
1012
Özel
Haber
Sayfa
4 Handan Aybars
Hedef net: Çocukların ve
gençlerin teknolojide ‘kullanıcı’
olmaktan bir adım öteye geçmesi
ve ‘üretici’ olmayı öğrenmesi.
Tabii bunun için ailelerin de
öğrenmesi gereken
çok şey var.
Eren Serçe
Sayfa
15
26
DOSYA:
KURUMSAL
İŞ UYGULAMALARI
Yeni bir çağın başladığı
kurumsal iş uygulamaları
alanındaki tüm gelişmeleri
dosya sayfalarımızda
bulabilirsiniz.
Dosya
sponsoru
Sun Grup, NetİKS ile personel
yönetiminden İK yönetimine geçti
Dünya markalarına hazır giyim üretimi yapan, İSO 500’de 397. sırada yer alan Sun Grup,
1.000 çalışanının kariyer ve performans gelişimini İK otomasyonuyla güçlendirdi.
yönetiminden insan
yerine farklı tatil günlerinin
ettiği İK süreçlerini
kaynakları yönetimine
kişiye özgü planlanabilmesi,
Logo Yazılım’ın
dönüşümünü sağlayan
fazla mesai harcamalarının
NetİKS çözümüyle
NetİKS projesi, hem İK
otomatikman atanması
otomasyona kavuşturan
yöneticilerine, hem de
gibi işlemler kolaylıkla
Sun Grup, 27 yılda
farklı lokasyonlarda yer alan
gerçekleştirilebiliyor.
biriktirdiği personel verisini
fabrikalardaki 1.000’i aşkın
NetİKS sistemine aktardı.
çalışana fayda sağladı.
İspanya ve İngiltere
Bu sayede, tedarikçisi
İK yöneticileri için bilgiye
olduğu şirketlere vermesi
ulaşma hızı artıp raporlama
gereken denetim ve
ve analiz imkânı doğarken,
sürdürülebilirlik raporlarına
çalışanların kariyer ve
dakikalar içinde ulaşabilen
performans yönetimine
Sun Grup; iç iletişim, ekip
standardizasyon getirildi.
motivasyonu ve günlük
Sun Grup
Yönetim Kurulu
Başkanı
özelleştirilmiş raporlar
gerektiğini belirten Sun
Grubu Yönetim Kurulu
Başkanı Sabri Ünlütürk,
“Makine başındaki
işlerin hızında %100’e
Sun Grup’da 27 yıldan bu
varan artış elde etti.
yana çalışan herkese ilişkin
Sun Grup; bünyesinde yer
kayıtların aktarılmasıyla
alan Sun Tekstil, Jimmy
başlayan proje, dakikalar
gereken ehliyetler isteniyor.
Key, Ekoten, Pure Nature
içinde mesai hesaplamaya,
Kaç ilkyardım uzmanımızın
girişimlerinde görev alan
vardiya, izin ve çalışanlara
bulunduğu sorgulanıyor.
özel hediye planlamaya
Kadın – erkek çalışan
elverişli hale geldi. NetİKS
oranlarının zaman zaman
ile çalışanların 2 aylık
raporlanması gerekebiliyor.
deneme süresi dolduğunda
Tüm bunları NetİKS ile
uyarı almak, hafta sonu
kolayca yapıyoruz.” dedi.
tüm çalışanlarının
kayıtlarını NetİKS
Şirketin personel
İş süreçlerinde uçtan uca entegrasyon
Kurumsal iş yazılımları pazarının lideri Logo, değişen pazar koşulları ve farklılaşan tüketici talepleri ile
yeniden şekillenen iş dünyasında müşterilerini rekabetçi ERP yazılımları ile desteklemeyi sürdürüyor.
saha operasyonlarına tüm
süreçlerinin ve bununla birlikte
çok temsilcili yapılarda tüm
ekosistemin tek bir sistemde
daha da entegre çalışabilmesi
yönünde değişti. Bu noktada
Logo, rekabet avantajı elde
etmenin sadece yeni pazarlar
ve satış kanalları bulmaktan
değil, iş süreçlerinin her
aşamasında tüm kaynakları
etkili ve planlı kullanmanın
önemine inanıyor ve tüm ürün
geliştirmelerini bu çerçevede
şirketleri için zaman zaman
Kişiye özgü İK hizmeti
çözümüyle yönetiyor.
Kurumsal iş yazılımları
pazarının lideri Logo, değişen
pazar koşulları ve farklılaşan
tüketici talepleri ile yeniden
şekillenen iş dünyasında
müşterilerini rekabetçi ERP
yazılımları ile desteklemeyi
sürdürüyor.
Düne kıyasla bugün gelinen
noktada ERP çözümlerinden
beklenti, üretim süreçlerinin
ötesinde şirketlerin insan
kaynağından müşteri ilişkileri
yönetimine, stok takibinden
olan uluslararası tekstil
çalışma rutini içindeki
beyaz ve mavi yakalı
Sabri Ünlütürk
merkezli müşterileri
gerçekleştiriyor.
Logo’nun sunduğu esnek
ve kolay uyarlanabilir ERP
uygulamaları sayesinde
şirketler, iş süreçlerini uçtan
uca entegre ediyor, işlerini
en etkin ve verimli şekilde
yönetiyor. İşletmelerin iş
süreçlerininin otomasyonunu
sağlayan ERP çözümleri,
modüler yapıları sayesinde,
işletme ile birlikte müşterileri,
iş ortaklarını ve tedarikçileri de
kapsayabiliyor. Firmaların tüm
iş fonksiyonlarını destekleyen
uygulamalar, bilgiye hızlı
ve doğru biçimde ulaşmanın
yanısıra etkin denetim
imkanı da tanıyor, böylelikle
zamandan tasarruf ederken
masrafları da azaltıyor.
İş süreçlerini rahatça
izleyebilme olanağı sunan
uygulamalar, sorunların
daha çabuk çözülmesini,
değişimlere hızlı cevap
verilmesini de mümkün
kılıyor.
operatörlerimizden
yöneticilerimize kadar
herkesin sahip olması
Logo, işletmelerin rekabet
avantajı yarışındaki en önemli
unsurlardan birinin teknoloji
kullanımı ile birlikte insan
kaynağının etkin yönetimi
olduğuna inanıyor. Ve sunduğu
insan kaynakları çözümleri
sayesinde firmaların verimli
insan gücü ile misyon ve
hedeflerine ulaşmalarına
yardımcı olmayı, işgücü
maliyetlerini azaltmayı
hedefliyor. Dünya markalarına
hazır giyim üretimi yapan
ve 1.000 kişiye ulaşan insan
kaynağını Logo Yazılım’ın
NetİKS insan kaynakları
çözümüyle yöneten Sun Grup
projesi bu başarının en güzel
örneklerinden birini teşkil
ediyor.
ADVERTORIAL
K
ağıt üzerinde takip
3
BThaber
E-TOPLUM
9 - 15 MART
2015
4 operatörlü 4G yıl
sonunda hayatımızda
Haber Merkezi
4G ile ilgili ihalenin kapsamında,
800 Mhz, 900 Mhz, 1.800 Mhz,
2.100 Mhz ve 2.600 Mhz olmak
üzere toplam 390 Mhz mobil
operatörler için ihale edilecek.
İhalede şu ana dek verilen
toplam frekansın iki katını aşan
bir bölüm verilmiş olacak. 2.600
Mhz’den ise bu operatörlerin
yanında yeni bir operatöre yer
açılması hedefleniyor. Dördüncü
operatörün sadece 2.600
Mhz için ihaleye girmesi ve bu
operatörün diğer operatörler
gibi yükümlülüklerinin olmaması
planlanıyor.
4G ihalesine ilişkin bilgiler
veren Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan,
“Yetkilendirme kapsamında
800, 900, 1800, 2100, 2600
MHz’den toplam 390 MHz’i
mevcut 3 mobil işletmeci için
ihale edeceğiz. İhalede şimdiye
kadar verilen toplam frekansın
iki katından fazlasını vermiş
olacağız. 2600 MHz’den ise
mevcut işletmecilerin yanında
yeni bir işletmeciye de yer
açacağız. Vereceğimiz frekansları
teknoloji tarafsız olarak
kullanılabilir hale getirmeyi
planlıyoruz. BTK bu konuda
bakanlığımız ile koordineli
olarak çalışmalarına devam
ediyor. Yetkilendirme ihalesini
3 ay içerisinde tamamlayarak,
bu yıl içinde 4G hizmetlerini
vatandaşlarımızın hizmetine
sunacağız” dedi. Toplantıya Bilgi
Teknolojileri
ve İletişim
Kurumu
(BTK)
Başkanı
Tayfun
Acarer,
4G ile ilgili yetkilendirme ihalesinin Mayıs
ayında yapılması, yıl sonunda da 4G
hizmetlerinin sunulması hedefleniyor.
Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakan Yardımcısı
Yahya Baş, Bakanlık Müsteşarı
Feridun Bilgin ve Haberleşme
Genel Müdürü Mustafa Koç ile
iletişim şirketlerinden yetkililer de
katıldı.
2G ve 3G artık yetmiyor
Bakan Elvan, toplantıda 4G’nin
gerek iletişim sektörü, gerek
bireysel fayda gerekse yarattığı
ekonomik değer üzerine bilgiler
paylaştı. Artan talep ve ihtiyaçlara
karşılık 2G ve 3G altyapısının
artık yeterli gelmediğini, altyapıyı
kuvvetlendirmek adına 4G’nin
gerekli olduğunu vurgulayan
Elvan, şunları söyledi:
“4G sistemleri, 3G ile elde
ettiğimiz veri süratini onlarca
kat arttırabiliyor. Kuşku yok
bu sistem ile video ve TV
görüntülemek, veri indirmek,
akıllı mobil uygulamaları
kullanmak 3G’ye oranla kolay
ve süratli. Bu çerçevede iletişim
yatırımlarını arttıracak önlemler
alındı. Fiber yatırımlar önünde
duran manileri kaldıran hukuki
tedbirler alındı. Ayrıca mobil
şirketler ve sektör temsilcileri ile
bir araya gelindi, örnek ülkeler
tahlil edildi. Ülkemiz için faydalı
bir model belirlendi. Kullanım
hakları minimum değerleri
belirlendi.”
Otoyollar ve YHT
ağları kapsam
altında olacak
4G ile ilgili
yetkilendirme
ihalesinin Mayıs
ayında tamamlanması, bu sene
sonunda hizmetin sunumundan
itibaren 6 yıl içinde Türkiye’nin
yüzde 90’ının, 8 sene içinde
yüzde 95’inin 3G ve 4G’nin
belirli hizmet kalitesinde kapsama
alanına girmesi hedefleniyor.
Bakan Elvan, 2G ve 3G
kapsamalar ile birlikte Türkiye’de
her yerde mobil haberleşme
imkanı olacağını söylerken,
“3 sene içinde otoyollar, YHT
ağlarının yüzde 99’u, 6 sene
içinde bölünmüş yolların yüzde
95’i kapsama alanına girecek”
bilgisini de verdi.
3G yetkilendirmelerinde
getirilen ‘Ar-Ge alanı açma,
Ar-Ge elemanı istihdamı,
yerli tedarik şartı’ 4G’de de
genişletilerek devam edecek. Bu
çerçevede mobil operatörlerin
kendi bünyelerinde Ar-Ge’nin
ilerlemesine destek verilirken,
firmaların ihalede aynı şartlarda
ve şeffaf yarışması için ihale
sonunda tüm operatörlerin
elde ettiği bant genişliklerinin
dengelenmesi hedefleniyor.
Bakan Elvan, bunun için
maksimum alınabilecek frekans
miktarları koyarak, bant
genişliğinde bir operatörün
diğerlerine göre ayrıcalıklı
hale gelmesini önlemeyi
amaçladıklarını belirtti. Elvan
şöyle devam etti:
“Altyapının ortak kullanımını
ve etkin paylaşımını talep ederek
maliyetleri indireceğiz. Ayrıca
3G’nin kapsama yükümlülükleri
2019 yılına dek devam ediyor.
Ancak 4G hizmeti sunulan
yerlerde ayrıca 3G hizmeti
sunulması talep edilmeyecek. 3G
hizmeti sunulması durumunda
4G yükümlülükleri aranmayacak.
4G uygun fiyatlardan müşterilere
sunulacak.”
4
BThaber
E-TOPLUM
Handan Aybars
Bilişim Zirvesi ile gerçekleştirilen
bir ilk 14 yılı geride bırakırken,
zirve kapsamı daha da
genişletiliyor. Bu seferki hedef
kitle 5-15 yaş aralığındaki
çocuklar ve gençler, onların
aileleri, STK’lar, kamunun ilgili
platformları, özel sektör ve
daha fazlası.
Esas hedef kitle olan
çocukların ve gençlerin katılımı
için 23-24 Mayıs’ta hafta
sonunda Kadir Has Üniversitesi
Cibali Kampüsü’nde Çocuklar
için Bilişim Zirvesi hayat
bulacak. Zirve geniş bir yerleşim
alanında, tüm planlanan
toplantılar ve etkinlikler için
uygun büyüklükte bir noktada
gerçekleştirilecek. Kampüsteki
6 toplantı salonu, paralel
toplantılar için Bilişim Zirvesi’nin
kullanımına açık olacak.
Konferanslarda ebeveynlere
bilgi verirken, çocukların
ve gençlerin uygulamalı bir
takım çalışmalara, eğlenceli
aktivitelere katılması
hedefleniyor. Ana salon sadece
ilk gün keynote ve protokol
konuşmacıları, yani Ana ve
Baba Sponsorlar için ayrıldı.
Anlaşıldığı üzere, sponsorluk
yapısı da bu etkinlik vesilesiyle
oldukça farklı. En tepede Ana
ve Baba Sponsorlar var. Bir
alt kategoride Abi Sponsorlar,
salonlara ev sahipliği
yapacak, panel ve oturumları
katılımcılarla buluşturacak.
Bunlara ek farklı sponsorluk
paketleri de var. Gençleri ve
çocukları, aileleri ile birlikte
kapsama hedefiyle etkinlik
içeriği hazırlanıyor.
2015 yılı itibariyle
15’inci Bilişim Zirvesi için
hazırlandıklarını söyleyen Bilişim
Zirvesi Genel Müdürü Neslihan
Aksun, tüm katılımcıların
9 - 15 MART
2015
Çocuklar ve aileler
bilişimi yeniden
keşfediyor
Bilişim Zirvesi Genel
Müdürü Neslihan Aksun
Hedef net: Çocukların ve gençlerin teknolojide ‘kullanıcı’
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan
olmaktan bir adım öteye geçmesi ve ‘üretici’ olmayı
öğrenmesi. Tabii bunun için ailelerin de öğrenmesi gereken tam destek
çok şey var. Tüm bu detaylar Mayıs ayındaki Çocuklar İçin Doç. Dr. Selçuk Özdemir’in
‘Download Toplumundan
Bilişim Zirvesi’nde konuşulacak.
Upload Toplumuna’ isimli
yenilik beklentisine yanıt
vermek için çalışmaların hiç
bitmediğini, her yıl imza
atılan ‘yeni’ bilişim zirvelerine
farklı bir halka ekleme kararı
aldıklarını vurguladı. Yine
sektör ve bireyler için faydalı
bir çalışmaya imza atma
hedefine işaret eden Aksun, bu
genç zirvenin arka planındaki
unsurları şöyle paylaşıyor:
“Gündemimiz hep bilişim
sektörü, ancak acı ama gerçek,
gelecekte bunları konuşacak
ve bu konuda söz sahibi
olacak kişiler, yani bugünün
çocukları ve gençlerinin ilgisini
çekebilecek etkinlikler değil
bunlar. Onları hedeflememiz
gerektiğinin farkındaydık
ve M2S (Marketing to
Sales) şirketinden Esra Koç
Sünnetçi’nin bu konudaki fikri
bizi heyecanlandırdı. Mottomuz
‘teknolojiye doğan çocuklar’.
Kastımız aslında çok geniş bir
kuşak ve temelde 5-15 yaş
grubunu hedeflesek de, 5 yaşın
altını da, 15 yaşın üstünü de
ilgilendiren konular zirvede ele
alınacak. Konsept geniş ve çok
eğlenceli, herkesin dikkatini ve
ilgisini çeken konular var.”
Teknolojide tüketen
değil, üreten olun!
STK’lar ve dernekler,
bakanlıklar, büyük küresel
şirketler, daha önceki
etkinliklerde birlikte çalışılan
sponsorlar bu zirvede
buluşacak. Bilişim Garaj
Akademisi, Anadolu Hayvan
Hakları Federasyonu, Üstün
Yetenekli Çocukların Aile
Portalı, Happy Nest & Aslıhan
Aksun MANDALArt, Mutlu
Çocuklar Derneği gibi
yapılar bunun ilk akla gelen
örnekleri… Neslihan Aksun’un
da dikkat çektiği gibi, son
dönemlerde çocuklarla ilgili
çok şey yapılmaya başlandı.
Ama teknoloji ve çocuğu
biraraya getiren bu kapsamda
bir etkinlik Türkiye için bir ‘ilk’
olacak. “Küresel bazda da bu
konseptin fazla örneği yok”
eklemesini yapan Aksun, şöyle
devam ediyor:
“App Kuşağı olarak
tanımladığımız bu nesil söz
konusu olduğunda, yeni
teknoloji onlara hayat rotalarını
erken yaşta çizdiriyor. Etkinlikte
‘bu teknoloji nereye ve doğru
yere mi gidiyor, toplum ve
ebeveynler bu gelişimden nasıl
etkileniyor?’ gibi sorulara yanıt
bulmayı hedefliyoruz. Çünkü
birçok ebeveyn, çocuklarının
teknoloji ile iç içe olmasından,
bilgisayar başında çok zaman
harcamasından şikayetçi.
Bu nedenle çocuklarını
teknolojiden uzak tutmanın
yollarını arıyorlar. Oysa,
zirvemizde de vurgulamak
istediğimiz gibi teknoloji hem
bireysel hem toplumsal gelişim
için önemli. Teknolojinin
ne kadar faydalı olduğu,
çocukların kendilerinden
beklenenlerin ne kadar üstüne
çıkabileceği bu etkinlikle
görülecek. Önemli olan
çocuğun teknolojiyi doğru
kullanması, bu kullanım ile
üretici olabilmesi, gereken
araçlara nasıl ulaşabileceğini
bilmesi, ailelerde de bu konuda
bir farkındalık yaratılması.
Örneğin mobil uygulamalar
arasında gezinen bir çocuk,
kendi kodunu yazarak
kendi uygulamasını
geliştirebileceğini
görecek. Zaten biz
de kod yazmayı
öğrenmek isteyen
çocuklar için özel
bir sınıf açacağız.”
çalışması etkinlik konu
başlıklarında yerini alırken,
zirvenin hedefini ortaya koyan
bir başlıkta, yine Özdemir’in
‘Çocukları Kodlamayın, Onlara
Kodlamayı Öğretin’ başlıklı
sunumu da olacak. 3D baskı
cihazlarından prototip üretme,
‘Hayalimdeki Elektronik Eşya
Tasarımı’ gibi eğlenceli ve
bilgilendirici aktivitelere imza
atılacak. Hedef ise çocukların
ve gençlerin teknolojide neler
yapabileceklerini görmelerini
sağlamak.
Birçok BT şirketi etkinlikte
yer alma ilgisini paylaşırken,
konu kamu olduğunda
Milli Eğitim Bakanlığı’nın
resmi etkinlik sponsoru
olarak desteği öne çıkıyor.
Bakanlık’tan uzman isimler
birçok başlıkta katılımcılarla
sunumlarını paylaşacak. Diğer
birçok bakanlık da doğrudan
etkinliğin içinde yer almak
istiyorlar. Bu kadar da değil...
Çocuklar ve gençlerin önemli
bir bölümü için sosyal medya
fenomeni olan bir isim Orkun
Işıtmak. Sosyal medyada
takipçi zengini bu genç isim,
gelişen dijital yetenekler ve
hayat becerileri konusunda
katılımcıları bilgilendirecek.
Mandala kişisel gelişim çizim
öğretileri de etkinlikte olacak.
Hedef kitle ve tanıtım odaklı
çalışmalarını da Aksun şöyle
anlatıyor:
“Temel konumuz yine teknoloji
ve önceki tecrübelerimizden
çok uzaklaşmayacağız. Ama
önceki etkinliklerimizden
farklı olarak, işinde teknoloji
kullanan, gıdadan tekstile
birçok farklı sektör şirketi
de zirvede yerini alacak.
Sonuçta tüm sektörlerin
odağında çocuklar ve gençler
var ve hepsi de teknolojiyi
yetkin biçimde kullanmaya
özen gösteriyor. Hem görsel
hem işitsel medyada, anne,
çocuk ve bebek dergilerinden
kadın dergilerine önceki
zirvelerimizden farklı birçok
kanalda tanıtıma önem
vereceğiz. Bu yönüyle 360
derecelik kapsam var. Çünkü
her sektörde çocuklar ve
gençler için birşeyler, her
sektörde de kaçınılmaz olarak
teknoloji var.”
26 Kullanıcı ve üzeri tüm
ESET kurumsal ürünlerinde
ekstra %20 indirim.
0
2
% İM
R
İ
D
İN
UÇ NOKTALARINIZ İÇİN ÇÖZÜM
ESET Endpoint Solutions ile uç noktalarınızdan
sunucularınıza tam koruma.
Kampanya Şartları:
*Kampanya özel proje fiyatlarıyla birleştirilemez.
*Kampanya 31 Mart 2015 tarihine kadar geçerlidir.
6
BThaber
E-TOPLUM
9 - 15 MART
2015
Kamuda BT yönetişimi için stratejik ortaklık
Haber Merkezi
Büyük ilgi gören Kamuda BT
Yönetişimi Platformu, 3 Mart
günü Ankara’da düzenlendi.
Bilişim Zirvesi’nin gerçekleştirdiği
‘Teknoloji Platformları’nın Ankara
ayağı, özel sektör ve kamuyu
bir araya getirdi. Platformda
katılımcılar; teknolojinin son
eğilimlerinden kamunun
yönetişim kavramı ışığında 2015
BT yaklaşımına, 2023 hedefleri
için atılması gereken adımlardan
yeşil teknolojinin geldiği noktaya
kadar vizyoner sunumlar dinleme
şansı yakaladılar.
Etkinliğin açılış konuşmasını
yapan Bilişim Zirvesi Başkanı
Murat Göçe, bilişim sektörünün
büyümesine tam 20 yıldır
hizmet vermekte olan şirketler
grubunun bir parçası olan
Bilişim Zirvesi’nin Türkiye’nin en
önemli etkinliklerine imza attığını
kaydetti.
‘e-Devlet İhracı’ konu
başlığında açılış konuşmasını
gerçekleştiren Sosyal Güvenlik
Kurumu, Hizmet Sunumu Genel
Müdürü Lütfi Aydın, “Bilişim
sektörünü oluşturan firmalar alıpsatmak ve aracılık yapmak yerine
kamunun ihtiyaçlarını anlayıp
ona uygun çözümler geliştirip
sunmalı. Ayrıca yetkin firmalar
uzmanlaşmanın gerektirdiği
tecrübelerini kamu hizmetlerine
aktararak uluslararası pazarlarda
da rekabet edebilir çözümler
ortaya çıkarmalı. Bu sayede
Türkiye’deki kamu kurumları için
geliştirilip üretilen çözümler hem
kendi ülkemizde hak ettikleri yeri
alacak, hem de bunu referans
kullanarak dünya pazarlarına
açılabilecek” açıklamasını yaptı.
Katma değer
sağlayacak güçlü
sistem entegratörlerine
ihtiyaç var
Canon Avrupa Direktörü
Harry Yamamoto ‘Canon
Tarama Çözümleri’ni anlatırken
taramadan akıllı süreç
otomasyonuna giden yol
hakkında bilgi verdi. Tarama
konusunda yeni eğilimleri, bulut,
kablosuz teknolojiler, mobilite ve
olarak aktaran Yamamoto, akıllı
süreç uygulamalarıyla taramaların
ağ tarayıcısıyla iletildiğini kaydetti.
Mas-Deha Danışmanı Yusuf
Tulgar, “Bilgiye her yerden erişim
son derece önemli. Daha güçlü
bir platformda veriyi paylaşmanın
sağlanması ve herkesin her şeye
de ulaşmaması gerek” dedi.
Netaş İcra Kurulu Üyesi Ahmet
Hamdi Atalay, “Sektörün 2023
hedefi 160 milyar dolar. Buna
Kamuda BT Yönetişimi Platformu’nda; teknolojideki
son eğilimler, yönetişim kavramı ışığında kamunun BT
yaklaşımı, 2023 hedefleri için atılması gereken adımlar,
yeşil teknolojinin geldiği nokta gibi pek çok konu ele alındı.
Sosyal Güvenlik
Kurumu, Hizmet Sunumu
Genel Müdürü Lütfi Aydın
ulaşmak için şu zamana kadar
yapılandan farklı şeyler yapılması
lazım. Kamu alımlarının da
kaldıraç olması gerek. Katma
değer sağlayacak güçlü sistem
entegratörlerine sahip olmalıyız.
Pazarda büyük sıkıntı var; hızla
standardizasyona, sertifikasyona
gitmemiz lazım” şeklinde
konuştu.
FKM’lerde test,
olmazsa olmaz
‘Kamuda BT’nin Dünü Bugünü’
panelinin moderatörlüğünü
Murat Göçe yaptı. Netaş, Kamu
ve Telekom İşletmeleri Teknik
Satış Müdürü Bülent Müsellim,
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden
Prof. Dr. Yavuz Sanisoğlu, Canon
Avrupa Ürün ve İş Geliştirme
Müdürü Sinan Karabacak,
Mas-Deha Danışmanı Yusuf
Tulgar panelin katılımcılarıydı.
Bilgi güvenliği konusuna vurgu
yapılan panelde, ‘bilgi birikimi’nin
yedeğinin alınmasının önemine
de değinildi. Sorunsuz ‘Felaket
Kurtarma Merkezleri’ için testin
önemine dikkat çekilirken
‘Kağıtsız Ofis’ kavramından sonra
dünyada kağıt kullanımında
düşüş gözlendiği söylendi.
“Arşiv kullanımında; önemli
olanın taranan evrağın yetkin
kişiler tarafından indekslenmesi”
yorumu yapılıp aksi halde
defalarca aynı evrakların
taranacağı kaydedildi. Diğer
yandan panelin ardından
Canon İş Çözümleri Danışmanı
Nilesh Pathak, çapraz medya
görüntüleme ile ilgili bilgi verirken
vizyonlarını da; iş süreçlerinin
optimizasyonuna yardımcı olmak,
bilgiyi değer olarak kullanmak
ve iş amaçlarına destek olarak
açıkladı.
Nesnelerin interneti; ciddi
bir iş ve yatırım alanı
geliştirecek
‘Sanal Veri Merkezi’ başlıklı
sunumu gerçekleştiren VMware
Türkiye, Sistem Mühendisleri
Takım Lideri Bünyamin Özyaşar,
yazılım tanımlı veri merkezlerinin
katman katman ilerleyen bir
sürece sahip olduğunu aktararak
maliyetin merkezileştirilmesini
ilk aşama olarak belirtti ve
yatırımın geri dönüşümünün
hesaplanmasının çok önemli
olduğunu kaydetti. ZyXEL Genel
Müdürü Vefa Tarhan, nesnelerin
interneti kavramının ciddi bir iş
ve yatırım alanı geliştireceğine
de vurgu yaptı. Yine ZyXEL
firmasından Ömer Faruk Erünsal,
‘doğru bilinen yanlışlar’ arasında;
‘en pahalı en iyidir’, ‘benim
çalıştığım firma en iyisini bilir!’
görüşlerini saydı ve “Biz satış
sonrası destek verebilen firmaları
öneriyoruz” dedi.
EFB Elektronik Satış ve
Pazarlama Yöneticisi Erol
Ceylan, bakır ve fiber kabloları
iç içe kullandıklarını ifade
etti. Veri yedekleme ve
çoğaltma sistemi Nakivo ile
çevreci ve koruyucu VMware
çözümlerini anlatan Nakivo
Kıdemli İş Geliştirme Müdürü
Nick Luchkov, Nakivo’nun en
uygun ve ekonomik fiyatları
sunduğunu kaydetti ve bir demo
gerçekleştirdi. Toplantının yeşil
teknoloji sponsoru da olan
Canon firmasının İş Geliştirme
Müdürü Gökçe Güler, ‘Canon
ile Yeşil Teknoloji Platformu’nu
anlatarak tamamıyla kağıtsız
ofisin olamayacağını da ifade etti
ve ‘Sayısal ortamda yüzde 25
daha fazla karbondioksit salınımı
oluyor’ örneklendirmesini yaptı.
Paydaşlardan Fatih
Projesi için içerik katkısı
bekleniyor
Platform; Kamuda BT
Yönetişimi paneliyle sona erdi.
Yöneticiliğini; BThaber Ankara
Temsilcisi Sedef Özkan’ın yaptığı
panelin konukları; MEB Yenilik
ve Eğitim Teknolojileri Genel
Müdürlüğü, Eğitim Teknolojileri
ve Teknik Destek Hizmetleri
Dairesi Başkanı Adem Eylence,
Gençlik ve Spor Bakanlığı,
Bilgi İşlem Dairesi Başkanı
Huzeyfe Yılmaz, Orman ve Su
İşleri Bakanlığı, Orman Genel
Müdürlüğü, Internet Portal Şube
Müdürü Turgut Demir, Yıldırım
Beyazıt Üniversitesi’nden
Yrd. Doç. Dr. Mesut Akyol
oldu. Fatih Projesi ile ilgili
olarak ‘Fatih bir tablet projesi
değildir!’ açıklaması getirilirken
tabletin projenin küçük bir
adımı olduğu, öğretmenlerin
eğitimine ve sayısal içeriklere
büyük önem verildiği kaydedildi.
Eylence, paydaşlardan Fatih
Projesi’ne içerik anlamında
katkı beklediklerini ifade etti.
Diğer yandan özel sektörden
daha ciddi projeler beklenildiği
söylenip hem gençlik hem spora
yön verecek içeriklere ihtiyaç
olduğu ifade edildi. Yazılım
teknolojilerinin öneminin de
vurgulandığı panelde; Ar-Ge’ye
yatırım yapılmadan rutinle
idare edilerek bir sonuç elde
edilemeyeceğine dikkat çekildi.
Günün sonunda; özel sektör ve
kamu ve üniversite arasındaki
stratejik ortaklık düşüncesi öne
çıkarken kamuda yönetişim
kavramı altındaki bütüncül bakış
açısı ve fikir alışverişi gündeme
getirildi.
8
BThaber
E-TOPLUM
9 - 15 MART
2015
Edip Emil Öymen [email protected]
İstanbul Sanayi Stratejisi
İstanbul Sanayi Odası,
şimdiye kadar sorulmayanı
sordu: Şehrin sanayi
stratejisi ne olmalıdır?
Yanıtı: 96 sayfada 18
ayrı başlık altında 46
tane strateji ve bunları
gerçekleştirmek için 85
eylem.
Her satırına “evet,
doğru, mutlaka, inşallah”
denilecek yoğun bir emek.
İyi de, bütün bu kadar
ayrıntıyı kim, ne zaman,
nasıl hayata geçirecek?
Kim, “ne?”den sorumlu
olacak? Nasıl olacak?
Finansmanı nasıl olacak?
Daha da büyük dert:
Eşgüdümü nasıl olacak?
Performans ölçütü ne
olacak? Bu ölçüt neye
göre saptanacak? Kim
denetleyecek? Nasıl
denetleyecek? Çıktılar nasıl
değerlendirilecek?
Örneğin: “İstanbul
sanayiinde üretimde yeni
teknolojilerin kullanım
seviyesinin artırılması”
başlıklı 15. bölümde 2
strateji var: “İstanbul sanayi
firmaları yüksek teknoloji
ile üretim yapmak için
bilinçlendirilmeli.” Bunun
için, “Firmalara üretimdeki
en son gelişmeler periyodik
eğitimlerle anlatılmalı.”
Sonraki strateji: “Firmaların
yüksek teknoloji ile üretim
yapabilmeleri için teşvikler
sağlanmalı.” Bunun
için, “devlet destekleri
artırılmalı.”
Dünya gazetesinin
(18.02) tam sayfa analizine
göre ülkemizde yüksek
teknolojili ürün (YTÜ)
ihracatında 80 ilin toplamı,
İstanbul’un ihracatının
yarısını bile bulmuyor.
Zaten İstanbul’un
ihracatında YTÜ payı bile
sadece % 4.24! Düşük
teknoloji ürünü payı %
35.89. Orta teknoloji
ürünü % 59.87.
Türkiye genelinde
durum: Düşük teknolojili
ürün ihracat payı % 35.8.
Orta teknoloji payı %
60.8. YTÜ payı % 3.4.
Bu sorunu, bilişim
sektörü “stratejik” sektör
olarak tanımlanmadan,
ölçülebilir hedefleri
saptanmadan
aşamayacağız. Bkz:
BST Bakanı Fikri Işık,
2013’te tek başına
yazılım sektörünün 6.8
milyar Dolar ticaret
hacmine ulaştığını, 690
milyon Dolar yazılım
ihracatı yaptığını söyledi
(19.12.14).
İnternet kamu hizmetidir
ABD Federal İletişim
Komisyonu (FCC),
internette hiç bir şirkete,
taşıyıcıya, kimseye ayrıcalık
tanınamayacağına
hükmetti. Bu durumda
internet, herkesin
kullanımına açık bir “kamu
hizmeti” sayılacak. Yani
elektrik, su, gaz, karayolu
hizmeti gibi...
FCC’de 3 evet, 2 hayırla
alınan karar, ABD’de
özgürlükçü, demokrat ve
yenilikçi kesimin sevinciyle,
ama Cumhuriyetçi Parti’li
muhafazakarların ve büyük
iletişim sermayesinin diş
gıcırdatmalarıyla karşılandı.
FCC Başkanı Tom
Wheeler, epey uzun
süredir ABD’de gündemde
sürüklenen “ağ tarafsızlığı”
tartışmasını bitiren kararın
gerekçesini özetle şöyle
açıkladı: “Anayasamızın
Birinci Maddesi, düşünce ve
ifadeyi özgürce açıklamayı
güvence altına almıştır.
Bu nedenle hiç kimse, hiç
kimseye neyi, nasıl, neden
düşüneceğini, neyi nasıl
neden söyleyeceğini dikte
edemez.”
Evet oyu kullanan üye
Jessica Rosenworcel
şiirsel bir açıklama yaptı:
“İnternet, bugünün
basımevidir. Şehir
meydanıdır. Her birimizin,
görüş açıklayacağımız ve
fırsatları paylaşacağımız
platformumuzdur. Bu
nedenle internet politikası
önemlidir. Bu yüzden de ağ
tarafsızlığına evet dedim.”
Geçen yıl, Comcast
ve Verizon’un, bazı
içerik şirketlerinden para
alarak, onlara daha hızlı
internet iletimi sağladıkları
saptanmıştı. Oluşan
kamuoyu girişimiyle
“Gelecek İçin Mücadele
Et” (FFF) adlı platform,
bu uygulamaya itirazını
4 milyon imzalı bir
dilekçeyle FCC’e iletti.
Çünkü, “frekanslar kamu
malıdır, herkese eşit
olarak aittir, bu nedenle
devlet sadece düzenleme
yapılmasını sağlar,” ilkesi
ABD’de 1934’te kabul
edilen İletişim Yasası’nda
yazıyordu ve bu yasa
yürürlükteydi.
FCC’nin kararı üzerine
Verizon, hazırladığı basın
bültenini Mors Alfabesi’yle
basarak esprili bir şekilde
alay etti. Kimse, Mors
Alfabesi’ni okuyamayacağı
için bültenin linki, bir
pdf dosyasına açılıyordu.
Ekrana bu sefer de kötü
ve yıpranmış şeritli daktilo
yazısıyla “26 Şubat 1934”
tarihli bir basın bülteni
çıktı: “Başkan Obama’nın
bastırmasıyla FCC, internet
üzerine, buharlı tren ve
telgraf döneminden kalma
kurallar koymuştur.”
Ağ tarafsızlığı yanlıları ise
Comcast binasının üzerinde,
peşinde 185 metrekarelik
bir flama taşıyan uçak
uçurdular. Flamada,
“Comcast, internete
karışma! #Pardon, ama
üzgün değiliz” yazıyordu.
Başkan Obama, FCC
kararı ardından bir teşekkür
mektubu yayınladı. “Sizin
gibi Amerikan vatandaşları
olmasaydı, böyle bir sonuca
ulaşamazdık. Size sadece
basit bir mesajım var:
Teşekkür ederim.”
Bilgi notu: Ağ
tarafsızlığını kendi
yasalarına katan ülkeler:
Brezilya, Şili, Hollanda,
Slovenya. Almanya
Başbakanı Merkel ise ağ
tarafsızlığına karşı olduğunu
açıklamıştı.
bir sistemde anlaşmaları
gerekiyor.
Ne olursa olsun, 5G
hızının gerçek hayatta 1
Tbps ulaşmayacağını tahmin
zor değil. İngiliz telekom
denetim kurumu Ofcom,
2020’de İngiltere’de 5G
kullanılacağını, hızın en
fazla 50 Gbps olacağını
açıkladı. ABD’de de 5G
düzenine geçiş tarihi 2025
olacak.
Fiber üzerinden daha
daha hızlı iletim sağlama
çalışmaları ise sürüyor.
Önümüzdeki yaz, LondraNew York borsalarını
4,600 km uzunlukta bir
fiber kabloyla bağlayacak,
300 milyon Dolar faturalı
Hibernia Express hattı
nihayet hizmete girecek.
İletim süresi 2.6 milisaniyeye
inecek. Kapasite 100 Gbps.
Ama en “baba” yatırım,
Londra-Tokyo fiber
hattına yapılıyor: Tahmini
fatura 2-4.5 milyar Dolar.
Uzunluk 16 bin km. Kuzey
Kutbu’nun oralardan
dolanarak... Süre kazancı:
Şu sırada 230 milisaniyeden
170’e inecek.
Sürat selamettir
Kablosuz internet (WiFi)
hızı laboratuvar ortamında
saniyede 1 terabite
çıkartıldı. Bu, 4G indirme
hızının 65 bin kat üstü.
İngiltere’nin önde gelen
teknik üniversitesi Surrey’de
5G İnovasyon Merkezi’ndeki
deneylerde bu hıza fiberde
ulaşılmıştı. Ancak, WiFi
düzeninde bir ilk. Samsung,
geçen Ekim’de WiFi için
saniyede 7.5 gigabit hız
sağladığını bildirmişti.
Bu müthiş hızlara,
laboratuvarda havasız
ortamda erişildi. Gerçek
atmosfer koşullarında nasıl
olacağı belli değil.
5G henüz deneysel
düzeyde. Ama 2020’ye
kadar gündelik hayata
girecek. 2020 Tokyo
Olimpiyatları’nda 5G
kullanılacağı ilan edildi
bile. Hangi “tür” 5G
olacağına telekomcular
ortak karar verecek. Ya,
2G+3G+4G+WiFi şeklinde
bir hibrit, ya da bambaşka
KÜÇÜK VE SAĞLAM.
Küçük ve sağlam.
Günümüz iş ortamı zor ve rekabetçidir. Küçük ve Orta Ölçekli işletmelerin BT ve Ofis yöneticilerinin günlük sorunlarından biri
de azalan bütçeler ile yeni BT donanımı satın almaktır ve ofis alanları oldukça değerlidir. Aklınızda bu varken, özellikle de
güvenilmez cihazların artan sayıdaki hata mesajları ile uğraşıp zaman ve kaynaklarınızı tüketirken, işinizin esas sorunlarına
odaklanmak zor olabilir.
KYOCERA Document Solutions bu sorunlara bir çözüm sunabilir. A4 yazıcı ve MFP’lerimiz az yer kaplar ve kendini ispatlamış
ECOSYS teknolojisine sahiptir. Bu ürünlerimizin sadece gayet sağlam olmakla kalmayıp, uzun ömürlü ve sık değiştirmeye gerek
olmayan parçaları ile bakım süresi ve maliyetleri azalttığı, çevreyi mutlu ettiği anlamına da gelir.
Bir bütün olarak bunlar iş ve çevre için oldukça önemlidir.
Bilgi için lütfen arayınız:
Bilgitaş Büro Mak. San.ve Tic. A.Ş.
www.bilgitas.com.tr – 0212 275 00 20
KYOCERA Document Solutions Europe B.V. - www.kyoceradocumentsolutions.eu
KYOCERA Document Solutions Inc. - www.kyoceradocumentsolutions.com
10
BThaber
BİLİŞİM DÜNYASI
9 - 15 MART
2015
Netaş CFO’su İlker
Çalışkan (solda) ve Netaş
CEO’su C. Müjdat Altay
Yeni veri merkezi birçok
başlıkta fırsat oluyor
Kurulduğu 2007 yılından beri
Juniper Networks’un eğitim ve
servis ortağı olarak hizmet veren
BNTPRO, Bostancı ofisindeki
yeni veri merkezini devreye
aldı. Şirket, açtığı bu yeni veri
merkezi ile müşterilerine ve iş
ortaklarına sunduğu hizmet
kalitesini artırmayı hedefliyor.
Bu kapsamda şirket, sahip
olduğu cihaz envanteri ile
müşterilerinin ve iş ortaklarının
talep edebileceği projelendirme
aşamasındaki her türlü altyapı
senaryolarını ve ürün testlerini
bu yeni devreye aldığı veri
merkezinde gerçekleştirecek.
Ayrıca Ixia iş ortağı olunması
sebebi ile L2 – L7 performans
ve güvenlik testleri, orta vadede
hayata geçmesi beklenen SDN
uygulamalarının test ve ürün
geliştirme çalışmaları, veri
merkezi tasarım ve migrasyon
testleri ile bakım hizmetleri
kapsamında problemlerin
çözümüne yönelik müdahale
senaryolarının testleri de yine
veri merkezi odaklı yapılan
çalışmalar arasında.
Yurtdışından talep
artıyor
Juniper Networks ile birlikte
F5 Networks ve SUSE’nin de
yetkili eğitim merkezi olan
BNTPRO, üretici firmaların resmi
eğitim müfredatları içindeki
laboratuvar ihtiyaçlarını ve proje
bazlı talep edilen özelleşmiş
eğitimlerin laboratuvarını da
veri merkezi içinde eğitime
ayrılan bölümde hazırlıyor,
katılımcılarına sunuyor. BNTPRO
Genel Müdür Yardımcısı Semih
Yüksel de şu bilgileri verdi:
“Her yıl cihaz parkımıza
ve personelimize düzenli
olarak yaptığımız yatırımlara
tamamlayıcı olarak gördüğüm
bu altyapı yatırımı ile çalışma
verimimizi ve hizmet kalitemizi
artıracağız. Önümüzdeki dönem
telekomünikasyon ve bilişim
alanında SDN ve IoT gibi,
sektörü daha da büyütecek
fırsatlar var ve operatörlerin,
kurumsal firmaların veri
merkezi yatırımlarının da
artmasını bekliyoruz. Ayrıca
yurtdışı eğitim hizmetlerimize
paralel, son dönemde
yurtdışından ağ danışmanlık
ve destek hizmetlerimize de
ciddi talep var. Batı ve Orta
Avrupa’daki kalifiye eleman
açığı büyüdükçe, şirketimizin
bu bölgeden yapacağı ciroda
da artışlar olacak. Yeni veri
merkezimiz gibi yol haritamızda
belirlediğimiz adımları atmaya
devam edeceğiz.”
Haber Merkezi
Hedef dünya
markası olmak
Netaş; katma değer yaratan
projeler gerçekleştirmeye
ve özgün teknoloji
üreterek büyüme hedefleri
kapsamında, 2014 yılını
stratejileri paralelinde
tamamladı. 2014’te
vergi sonrası net kârını 2
milyon TL’den 12 milyon
TL’ye çıkaran Netaş’ın
2014 yılında satış gelirleri
TL bazında yüzde 17
artarken, şirketin kayıtlı
siparişleri de önceki yıla
göre yüzde 42 arttı ve
469 milyon TL’ye ulaştı.
Şirket, operasyonlardan
da 27 milyon TL nakit
yarattı. Konuyla ilgili olarak
bilgi veren Netaş CEO’su
C. Müjdat Altay, 2014
yılının verimli ve stratejileri
paralelinde tamamlandığını
belirtti. Bölgesel sistem
bütünleştirici olma yolunda
çalışmaların devam ettiğini
vurgulayan Altay, şöyle
devam etti:
“2014’te alınan
siparişlerin yüzde 30’unun
yurtdışından gelmesi bu
yolda önemli bir adımdı.
Bunun yanında, dikey
sektörlerde derinleştik
ve bu sayede uluslararası
pazarlarda büyüme
sağladık. Bunun temelinde
yeni nesil ürünler
geliştirmemiz var. Yeni
nesil teknolojilerde ürün ve
çözüm geliştirip, bölgesel
sistem bütünleştirici olma
yolunda önemli adım attık.”
Müşterilere sundukları
‘akıllı’ çözümleri ulaşım,
şehir, afet yönetimi,
bina, stadyum, e-devlet
Netaş, bölgesel sistem entegratör
olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
uygulamaları gibi başlıklarla
örnekleyen Altay, “Dikey
sektörlerde enerji, finans
ve bankacılık, telekom,
spor, perakende sektörlerini
belirledik” dedi.
Teknoloji ihracatını
artıracağız
2014 yılında Netaş,
faaliyet gösterilen
ülkelerde derinleşmeye
verilen önemle Cezayir,
Bangladeş, Kazakistan ve
Özbekistan’da çalışmalara
imza attı. 2013 yılına kıyasla
yurtdışı satışlarda yüzde
110 büyüme sağlandığını
vurgulayan Altay, 200
küresel operatöre yazılım
ihraç ettiklerini söyledi. ArGe’de dünya standartları
ve Türkiye’nin hedeflerine
paralel çalışma yaptıklarını
ifade eden Altay, şu bilgileri
verdi:
“Dünya markası olmayı
hedefliyoruz ve 4G-LTE
Advanced teknolojisini
geliştirdik. Bu yapı
laboratuvarlarımızda
çalışıyor. Sürüm 11’i havaya
süren birkaç şirketten de
biriyiz. Siber teknolojide
yerli teknoloji ekibi
kurduk, kendi ürünlerimizi
geliştirdik. Savunma
alanında ise zaten 25
yıldır çalışıyoruz. Böylece
çok patent de üretiyoruz.
Geçen yıl 32 patent ile bu
alanda ikinci olduk. Bu yılki
hedefimiz ise 35 patent
ve bu sayıyı artırmak. Tüm
bunlarla amacımız, teknoloji
ihracatını artırmak.”
Yerli kullanım
desteklenecek
Finansal sonuçlarla ilgili
bilgi veren Netaş CFO’su
İlker Çalışkan da, “2014
yılı için paylaştığımız
öngörüyü bire bir yerine
getirdik. 2015’teki
finansal hedeflerimizi,
satış gelirlerinde yıldan
yıla dolar bazında yüzde
7 artış, FAVÖK marjının
100 baz puan artması ve
işletme faaliyetlerimizle
nakit yaratmak olarak
belirledik” derken,
kontrollü büyümeyle
kârlılığı artırma odağının
devam edeceğini vurguladı.
Toplantının ardından
soruları yanıtlayan Altay,
şunları söyledi:
“Türkiye’nin teknoloji
ihraç edebilen bir ülke
olduğunu anlamak önemli.
Netaş dışında 4G geliştirme
çalışmalarının olması
sevindirici. Önümüzde
lisansların verilmesi süreci
var. Ama beklentim,
devletin daha fazla yerli
kullanımını destekleyeceği
yönünde. Biz işbirliklerine
açığız ve Kron işbirliğimiz
bunun verimli bir örneği.
Dünyaya satmak için önce
ülkenizde kullanmanız
lazım. Bu nedenle 4G’de
önceliğimiz Türkiye. Bir
tarafta da dikey sektörel
uzmanlık ve derinleşmek,
belli sektörlerde en iyi
olmak hedefimiz. Kuzey
Afrika’da büyümek istiyoruz
ve Türk Cumhuriyetleri de
bizim için önemli.”
12
BThaber
BİLİŞİM DÜNYASI
9 - 15 MART
2015
Giderek devleşen veriyi doğru yönetin
Küresel bazda
büyük veri
pazarında,
özellikle
2015 yılında
Handan Aybars ciddi büyüme
beklentisini
dile getiren Ereteam Genel
Müdürü Gökhan Nalbantoğlu,
bu öngörüler paralelinde
büyüme stratejilerini ‘Büyük
Veri 2.0’ olarak belirlediklerini
vurguladı. Müşteriler öncelikli
olarak, özellikle ‘Nesnelerin
İnterneti’nin de katkısıyla,
veri saklamak ve depolamak
ile ilgili konulara önem verip,
önemli miktarda, donanım,
lisans ve depolama yatırımları
yaptılar. Bu süreci ‘Büyük
Veri 1.0’ olarak tanımlayan
Nalbantoğlu, “Birikimlerin
daha verimli değerlendirilmesi
ihtiyacı, müşterileri de bu
havuzdaki bilgiyi keşfetme
ve aksiyon alma noktasına
getiriyor. Bu sürece ‘Büyük Veri
2.0’ diyoruz” dedi. Bu tanım
paralelinde Ereteam olarak yeni
işbirliklerine imza attıklarını
söyleyen Nalbantoğlu,
“Hadoop üzerinde uçtan uca
analitik uygulamalar geliştiren
tek sağlayıcı olan Datameer
ile işbirliği yaptık. Kullanım
kolaylığı olan bir uygulama
ile büyük veriyi sadeleştirmek
mümkün olacak” dedi. Gökhan
Nalbantoğlu, yeni işbirliklerini
ve beklentilerini paylaştı:
n Büyük veri 2.0 gerçeği
konusunda kurumsal
farkındalık ne seviyede?
2015 büyüme stratejimizin
merkezinde bu var. Verinin
miktarındaki artışla ve
verinin karmaşıklığı ile başa
çıkmak zor. Özellikle yapısal
olmayan, yani sosyal medya
gibi platformlarda veya mobil
cihazlarda üretilen verilere
bakıldığında, bunun sürekli
artmasının sebebi nesnelerin
interneti. Veri miktarı doğal
olarak artarken, bu da
karmaşayı getirecek. Bir konu
da akışkanlık. Eskiden sabit
duran veri konuşulurdu, ama
veri şimdi sürekli dolaşıyor.
Peki siz verinin hangi anında,
hangi zaman dilimindeki, hangi
noktadaki haline ulaşmaya
çalışıyorsunuz? Bu nedenle
anlık olabilmek önemli artık.
Dolayısıyla akışkanlık ve hız
ile ilgili sıkıntımız var. Şirketler
önce veriyi saklama, bir veri
havuzu yaratma önceliği ile
hareket ettiler. Bu havuzu
yaparken, tamamını aynı anda
analiz etmek gündemde yoktu.
Büyük
veri 2.0
stratejisini
geliştiren
Ereteam,
aynı
zamanda
yeni
çözümlerini
de tanıttı.
Ama bugün bu havuzu analiz
için farklı bir yetenek gerektiği
görüldü. Hadoop felsefesi de
buradan çıktı. Bu noktada 2.0
dünyası başlıyor. Yapmamız
gereken; daha hızlı biçimde
izlenimleri elde edebilmek,
maliyetleri düşük tutabilmek.
Hızla o veri havuzunda yüzerek
neyi bulmak gerektiğini bilmek,
bunu yaparken mühendis
değil, iş birimi tarafındaki bir
kullanıcı olmak yeterli olmalı.
Büyük verinin bu gelişimi ile BT
ve analiz tekniklerinin kullanım
yetkinliği de kolaylaşıyor ve
BT birimi ile sınırlı kalmayıp
tüm iş birimlerine yayılıyor. Bu
yapı, aynı zamanda verinizi iyi
tanımanız gerektiğini ortaya
koyuyor.
n Bu gündem başlığında
yeni çözümler neler?
Türkiye lansmanını yaptığımız
Datameer teknolojisi, herkesin
kullanabileceği kolaylıkta
tasarlandı ve tamamen
Hadoop üzerinde çalışan,
alanındaki tek büyük veri ve
analitiği uygulaması. Yapısal
veya yapısal olmayan veriye
ulaşıyor, birleştirip, analiz
edip görselleştiriyoruz. Bu
yapı, telekom ve finans
sektörleri için önemli fırsatlar
barındırıyor. Burada bir veri
havuzunuz olmalı, eğer yoksa
veri göllerinizi uygun biçimde
buluşturup bu havuzu ortaya
koyabilmelisiniz. Yani şirketin
Hadoop altyapısına sahip
olması önemli. Türkiye’de
büyük kurumların önemli bir
bölümü de zaten bunu yapıyor.
n Bu yapıyı nasıl
tanıtacaksınız? Hedef
Ereteam
Genel
Müdürü
Gökhan
Nalbantoğlu
kitleniz kimler?
Yaptığımız görüşmeler
ışığında, genel olarak
Hadoop’la ilgili altyapıların
hazır olduğunu ama daha
fazlasını yapmak konusunda
istişare noktasında olunduğunu
gördük. Şirket kendi
gerekçeleri ve analizi ile
Hadoop yapısına geçtiyse,
bu ortamda yapabileceklerini
ona göstermek gerek. Bu da
bilgilendirme ve eğitim demek.
Bunu sürekli anlatıp farkındalık
yaratmaya çalışıyor, bu
yüksek veri miktarı karşısında
yapabileceklerini onlara
anlatıyoruz. Hadoop dünyasına
girdikleri anda tıkanmayı nasıl
aşabileceklerini görüyorlar.
Dinamik olabilmek de şart.
Misal, bir kampanya geliştirip,
uygulayıp, sonuçları görmek
için 6 haftanız yok. Şu an
karar verip, yapıp, sonuçlarını
alabilmem gerek. Dinamik
olabilmek için karar noktasında
hız şart.
n Burada Actian nasıl bir
role sahip?
Actian büyük veri analitik
platformu, tam entegre çalışan
bir SQL sorgulama. Tamamen
Hadoop içinde sorgulama
yapıyor. Bu yapı, dünyanın en
hızlı analitik veri tabanı. Tüm
SQL kullanıcıları tarafından
rahatlıkla erişilebilir ve düşük
maliyetli veri havuzunu yüksek
performanslı bir analitik
platforma dönüştürebilirsiniz.
Böylece veri havuzu da işe
yarar hale geliyor. Sonuçta
sorgunun hızlı olması önemli.
n Sosyal medya odaklı
çözümünüz Attensity
hakkında bilgi verir
misiniz?
Müşterilerin hakkımızda
söyledikleri, gerçek zamanlı
ölçeklenebilir sosyal medya
verisinin sisteme geri beslenmesi
bu yapı ile sunduğumuz hizmet.
Türkçe Ar-Ge’si yapıldı 1 yıl
boyunca ve biz de projenin
distribütörlüğünü aldık.
Türkçe’de başarı oranı yüzde
95’in üzerinde. Çok iddialı
olduğumuz bir ürün ve genel
kapsama seslenebilmemiz lazım.
Burada Hadoop zorunluluğu
olmayan bir yapı var. Uygulama
tamamen bulut üzerinde
çalışıyor. Yani web sitesi analizi
yapıyor ve bir yere kurulması
gerekmiyor. Projelerin hayata
geçme hızı bu nedenle hızlı.
Burada hedef kitlemiz çok
geniş. Her sektör ve her ölçekte
şirket söz konusu. Herkese
anlatabilmek, tanıtabilmek,
bundan verim alabilmek
istiyoruz.
n 2015 yılı hedefleriniz
neler?
Üç çözümün lansmanını
yaptık. İkisi Hadoop, biri sosyal
medya ve bulut odaklı. 2014’te
yaklaşık yüzde 26 büyüdük.
2015’te ise bunun üzerinde
büyüme gerçekleştireceğimizi
düşünüyorum. 2014’te BT
danışmanlığı öne çıkarken, bu
yıl ise lisans ve yeni teknoloji
tarafı ile BT sunumlarımız,
çözümlerimiz öne çıkacak.
Bu yıl en az yüzde 30’lar
düzeyinde büyüme bekliyorum.
İnsanlara, sıkıştıkları noktalarla
ilgili nefes alma imkanı
sağlayacağız. Anlattığımız
tüm müşteriler bu yapıyı ve
detaylarını merak ediyor,
öğrenmek istiyor. Yani beklenti
ve net ilgi var. Bu çözümlerin
ortak özelliği teknoloji
danışmanlığı konusundaki
ihtiyaçları radikal anlamda
azaltabilmeleri. Çünkü gücü
son kullanıcıya veriyor.
Dolayısıyla ihtiyaç nezdinde
kullanım çok kolay,
n Bu çözümler
paralelinde İK da
gelişecek, değil mi?
90 kişinin üzerinde
istihdamımız, 2 yıldan beri
devam eden kurumsal
dönüşüm projemiz var. İK
yapılanması, danışmanlık eğitim
programı gibi başlıkları içeren
bu program devam edecek.
Kadroyu genişletmeye devam
etmemiz, yine yetkin ve etkin
İK ile büyümeyi destekleyecek
yapı kurgulamamız lazım.
Yılın sonunda planlarımız
gerçekleşirse, kadromuzun
120’lere ulaşmasını
öngörüyorum.
14
BThaber
BİLİŞİM DÜNYASI
Huawei
Türkiye
Kurumsal
Çözümler
İstanbul Bölge
Direktörü
Ayhan Sevgi
Eren Serçe
ile Huawei’nin 2014
yılında Türkiye ve
dünyada gerçekleştirdiği
çalışmalardan, şirketin
stratejisinden ve 2015
yılındaki hedeflerinden söz
ederken, ağ teknolojileri
alanında yaşanacak
gelişmeleri masaya yatırdık.
n Huawei, Türkiye
pazarında geçtiğimiz
seneyi nasıl geçirdi?
Türkiye’deki tabloya
baktığımızda, elde ettiğimiz
sonuçların oldukça verimli
olduğunu söyleyebiliriz. Son
3 yıldır, her sene ulaştığımız
yüzde 100’lük büyüme
bunun en önemli göstergesi.
2014 yılına geldiğimizde
ise kurumsal pazarda yüzde
150 oranında büyüme
yakaladık. Bu büyümenin
temelinde ise “commercial
market” dediğimiz pazarda
yaşanan gelişmeler yatıyor.
Kanal yapımızda edindiğimiz
yeni iş ortaklarının da
bu büyümede etkisi
yadsınamaz. Bu sayede
hedef kitlemizi de artırmayı
başarırken, marka bilinilirliği
konusunda da önemli bir yol
katettik.
n 2015 yılında
Türkiye’yi ve Huawei’yi
neler bekliyor? Yeni
trendler pazarı nasıl
şekillendirecek?
2015 yılında 4G tamamen
gündeme oturacak. 4G’nin
gelişiyle birlikte yaşanacak
olası altyapı değişiklikleri,
pazarda önemli ihtiyaçlar
yaratabilir. Bant
genişliklerinin artmasıyla
birlikte yeni ihtiyaçlar ortaya
çıkacak ve bu durum da
9 - 15 MART
2015
Büyümenin temelinde
‘kurumsal’a yönelim yatıyor
Telekom
sektöründe
gerçekleştirdiği
projeler ile son
yıllarda önemli
ilerlemeler
kaydeden
Huawei Türkiye,
bu başarısını
kurumsal alana da
taşıyor.
pazarı hareketlendirecek.
Huawei olarak bu
teknolojiye uygun şekilde
geliştirdiğimiz çözümlerle,
pazardaki bu açığı
kapatmaya gayret edeceğiz.
Bunun yanı sıra artan veri
akışı ve büyüyen verilerle
birlikte mevcut altyapıların
günümüzün ihtiyaçlarını
karşılamakta yetersiz
kaldığını görüyoruz. Bu hızlı
veri akışına uyum sağlayacak
anahtar çözümleriyle birlikte
2015 yılında müşterilerimize
çok daha verimli bir hizmet
sunmayı hedefliyoruz.
Ürün ailemize
baktığımızda son dönemde
odaklandığımız en önemli
konulardan biri WiFi teknolojisi. Senenin
başında bu alanda çok
önemli anlaşmalar yaptık.
Pazarın ihtiyaçlarına göre
şekillendirdiğimiz yeni
çözümlerimiz ve ürünlerimiz
çalışma metodunda ise iş
ortaklarımız aracılığı işe kutu
satışı gerçekleştiriyoruz.
Diğer pazarlara ise
ürünlerimizi satan bayiler
aracılığı ile müşterilere
ulaşıyoruz. Tabii KOBİ
alanına da çok olumlu
yaklaşıyoruz. KOBİ’lerin
ihtiyaçlarını doğru bir şekilde
analiz ederek, bu ürünleri
küçük ve orta ölçekli
işletmelere kanallarımız
üzerinden ulaştırıyoruz.
n Peki bu noktada
özellikle odaklandığınız
ve çözüm sunduğunuz
sektörler var mı?
Enerji ve inşaat
sektörlerinin yanı sıra
üniversitelerle yaptığımız
projeler ön plana çıkıyor.
Kendi geliştirdiğimiz solar
teknolojimiz ve elektrik
dağıtım şirketlerine
sunduğumuz transmisyon
ve dağıtıcı çözümleri
mevcut. Bunun yanı sıra
üniversitelerle yaptığımız
projeler çok önem taşıyor.
2014 yılında kampüs ve BT
çözümleri üzeri yoğunlaştık,
2015 yılında da benzer
çözümlerle bu alanda
hizmet vermeyi planlıyoruz.
Huawei Türkiye
Kurumsal Çözümler
İstanbul Bölge
Direktörü Eren Serçe
için yakında bir etkinlik
düzenlemeyi planlıyoruz.
n Huawei’nin
müşterileriyle çalışma
prensiplerinden ve
iş süreçlerinden söz
edebilir misiniz?
İlk etapta temel anlamda
bir üretici olduğumuzu
belirtmek gerekir.
Ürettiğimiz çözümleri kanal
aracılığı ile müşterilerimize
ulaşıyoruz. Konuyu biraz
açarsak, iki çeşit çalışma
prensibimizin olduğunu
görüyoruz. Kamu alanında
proje bazlı çalışmayı
tercih ediyoruz. Projeleri
hazırlayarak, çözümlerimizi
sunuyoruz. Bütün takibini
kendimiz gerçekleştirerek,
projede yetkinliği olan
kişilerle çalışıyoruz. Diğer
n Huawei kamu
alanında nasıl
çalışmalar
gerçekleştiriyor?
Bilindiği gibi FATİH
Projesi’nde bir ihale süreci
gerçekleşti. Bu ihaleye
katılan şirketlerin birçoğu
Huawei çözümüne yer verdi
ve burada çok önemli bir
adım atmış olduk. İhale
sürecinin tamamlanmasının
ardından bu konuda çok
net bir açıklama yapacağız.
Bunun yanı sıra birçok
bakanlıkla ve kamu
kuruluşuna da çözümler
sunuyoruz. 2015 yılında
da bu çalışmalarımızı
sürdüreceğiz.
Sağlıkta bilgi kirliliğine son
İnternet Geliştirme Kurulu
ve Bilinçli Sağlık Platformu,
sağlık alanında yaşanan
bilgi kirliliğinin önüne
geçmek için iş birliği başlattı.
Kamuoyunu sağlık ve gıda
konularında, uzmanlar
yoluyla bilgilendirmeyi
hedefleyen Bilinçli Sağlık
Platformu, internet üzerinden
yayılan bilgiler konusunda
uyarılarda bulunacak. İş
birliği kapsamında çalışma
grubu oluşturulması, projeler
üretilerek uygulamaya
konulması planlanıyor. Bilinçli
Sağlık Platformu sözcüsü Prof.
Dr. Mustafa Necmi İlhan,
konularında uzman olmayan
kişilerin sağlık konusunda
toplumu yanlış yönlendirdiğini
belirterek bu konunun sağlığı
tehdit eder noktaya geldiğini
kaydetti ve özellikle medya
aracılığıyla kamuoyuna ulaşan
bilgiler konusunda, “Tüm
paydaşların iş birliği gerekiyor”
ifadesini kullandı. İlhan,
özellikle çevrimiçi kaynaklardaki
bilgilerin geliştirilmesinde
uzmanlarla çalışılması
konusunda İnternet Geliştirme
Kurulu’nun deneyimlerinden
yararlanacaklarının altını çizdi.
İnternet Geliştirme Kurulu
Başkanı Serhat Özeren ise,
farkındalık yaratacak projeler
üzerinde duracaklarını
belirterek, “Her alanda olduğu
gibi sağlık alanında da doğru
bilgiye ulaşılması için farkındalık
yaratmak gerekiyor” dedi.
15
BThaber
DOSYA
Kurumsal İş
Uygulamaları
9 -15 MART
2015
www.bthaber.com
Dosya Sponsoru
Sayfa
18
19
Kurumsal iş uygulamalarında
yeni bir çağ başlıyor
Ekrem Uçman
Bulut bilişim, mobilite, sosyal
mecralar ve büyük veri iş
süreçlerini yeniden inşa ediyor.
Kurumsal iş uygulamaları
üzerinde yaşanan bu ezber
bozan değişim iş süreçlerine
akıcılık ve esneklik katarken,
ERP, iş zekası ve CRM süreçleri
yeniden şekillendirmeye başladı.
Bu süreçte uzun yıllardır
yazılım bazlı iş çözümleri
sunan şirketler, hızlı bir şekilde
bulut bilişime geçiş yapmaya
başlarken, SaaS hizmetleri
veren şirketler öne çıktı.
Sistem entegratörleri çözüm
modellerini tekrar gözden
geçirmeye başlarken, yenilikçilik
bir vizyona ulaşamayan
işletmeler yerine saymaya
başladı.
Özellikle mobilitenin iş
dünyasına hızlı bir şekilde
entegre olmasıyla beraber
doğan “istenilen yerden
istenilen anda” mottosu,
kurumsal iş uygulamalarına
da yansıyarak iş süreçlerinin
uzaktan takip edilebilmesine
ve gözle görülür derece hız
kazanmasına vesile oldu.
Bu artı yönlerine karşın güvenlik
mobilitenin ve sanallaştırmanın
kurumsal iş uygulamaları
üzerindeki yumuşak karnı
olarak öne çıkıyor. Erişim
konusunda sorunların halen
tam manasıyla sağlam bir
düzleme oturtulamaması,
şirketlerin kurumsal iş
süreçlerini mobil uygulamalar
ve sanal platformlar üzerine
geçirme konusunda ayak
sürmelerine neden oluyor.
16
DOSYA
BThaber
Kurumsal İş
Uygulamaları
9 - 15 MART
2015
Mobilite ve bulut iş
süreçlerini baştan
yaratıyor
QlikView Türkiye CEO
ve Yönetici Ortağı
Ümit Altınay
Kurumsal iş uygulamaları
mobile evriliyor
Teknolojideki gelişmeler, içiçe geçmiş
dört ana boyutta (Bulut bilişim,
Mobilite, Veri ve Sosyal) daha önce hiç
olmadığı kadar hızlı bir şekilde iş yapış
biçimlerini etkiliyor. Bu durum da iş
ihtiyaçlarının doğasına uygun çözümler
üretilmesine ve dolaylı bir dönüşüm
yaşanmasına yol açıyor.
Ancak bu dönüşüm kurumlar için
kolay değil çünkü adım adım değişimle
başarılı olunması oldukça zor. Yeni
olanaklarla geliştirilen yepyeni iş
modelleri kurumsallaşmış şirketlerin
dahi pek çok avantajını eleyerek
ön plana çıkabiliyor ve endüstriyel
dönüşümlere dahi sebep olabiliyor.
Pek çok endüstride farklı zamanlarda
da olsa paradigma değişiyor ve
doğası gereği paradigma değiştiğinde
kurumlar neredeyse o sektöre yeni
girmiş kadar zorlanabiliyor.
Şirketler stratejilerini bu trendleri
destekleyecek şekilde değil bu
trendlerle yeniden değer zincirlerini
ele alacak şekilde yapılandırmak ve bu
yapıyı yürütecek operasyon modellerini
oluşturmak durumundalar. Ancak bu
şekilde trendler savaşılması gereken
zorluklar olmaktan çıkıp stratejik
avantaja dönüşebiliyor.
Bulut bilişim değişik modellerle
hayata geçirilebiliyor
Sistem entegratörleri de bu
değişimden etkileniyor. Bazen veri
merkezinin kurum dışına çıkması
ve esnek olarak yönetilmesi,
bazen de bir iş sürecinin
veya yazılımın tamamen
bulut üzerinden
kullanılması sözkonusu
olabiliyor. Sistem
entegratörlerinin
de iş modellerini
bu yaklaşımlarla
uyumlandırabilmesi
gerekiyor.
Bunlara rağmen
önümüzdeki
dönemlerde
iş zekası
çözümlerini
buluta
aktaracak kurumların sayısında önemli
bir artış olacağını öngörüyoruz ve buna
bağlı olarak sistem entegratörlerinin
de bu alandaki rolünün gelişeceğini
düşünüyoruz.
Olaya mobilite çerçevesinden
baktığımızda ise kurumsal iş
uygulamaları henüz tam olarak
mobil erişime imkan tanıyabilecek
düzeyde değilse de bu yönde
evriliyor ancak belki daha önemlisi
bu senaryolarla değişen iş modellerini
destekleyebilecek yeni ihtiyaçların
gündeme geliyor olması. Bu
senaryoların tamamında mobilitenin
veriden ayrılması mümkün değil.
Mobilite hem yeni veri kaynakları
yaratıyor hem de verinin kullanılması
için yeni senaryolar gündeme getiriyor.
Kurumlar hangi sektörde faaliyet
gösterirse göstersinler, günümüzde
rekabet gücüne sahip olmanın
temelinde rakip firmalardan daha etkin
ve verimli çalışabilmek yatmaktadır.
ERP sistemlerinin de çıkış noktası
olan bu kavram, kobiler için daha da
önemlidir. Kurumların ERP kullanma
nedenleri farklılık gösterir. Ancak
kurumlardaki ortak olan nokta “
herkesin bireysel başarı sağlamak adına
çalışmıyor olmasıdır.”
ERP projeleri ile de operasyonel
verimliliği artırıcı ortak bir çalışma ve
denetleme düzeni oluşturulur; kişilerin
hedeflediği bireysel başarılardan
bütünsel olarak faydalanabilir. Firmalar
her ne kadar yerine getirdikleri
fonksiyonları ile organize olmuşsalar
da kurumların temel çalışma modeli
kendi süreçleridir. ERP sistemleri
de departmanlara ilişkin modüler
yapılarının altında süreç tabanlı işleyişe
sahiptirler. Tüm süreçlerin bütünsel
bakış açısıyla kurulması ile ERP
sistemlerinde başarı yakalanabilir.
Şirketler sahip oldukları BT
altyapılarını, bulut seçenekleri
ile kıyaslanmaya başladı
Bulut bilişim, son yıllarda hızlanarak
hayatımızı girdi ve artık BT kullanma
alışkanlıklarının ve ihtiyaçlarının
değiştiği yeni bir dönemdeyiz.
Türkiye, 2023 yılı vizyonunda 150
milyar doların üzerinde bir BT pazarı
öngörüsünde bulunuyor.
Örneğin Omnichannel, artık
perakendeciler için normal bir
operasyon haline gelmeye başladı.
Müşteriye tüm kanallardan tekil olarak
dokunabilmek, değerli müşterilere
sahip olma fırsatı verecek. Daha etkin
bir operasyon için Omnichannel’i
destekleyen sistemler ve altapılar bu yıl
konuşulmaya devam edecek.
Perakendecilerin yeni nesil
teknolojilere adaptasyonu,
ERP Komitesi ve Kurumsal Dönüşüm
Platformu Koordinatörü Mehmet Göker Sarp
müşterilerinden daha yavaş ilerliyor.
Özellikle yeni nesil teknolojilerin
hayata geçirilmesinde, alışılagelmiş
yaklaşımlardan dolayı ciddi dar
boğazlar oluşuyor. Bu sebeple 2015’te
perakendecilerin Servis bazlı (SaaS)
çözümlere, teknoloji portföylerinde
daha çok yer vereceği öngörülebilir.
Kurumların müşterileriyle
olan etkileşimleri mobiliteyle
yeniden şekilleniyor
Kurumlar arasında giderek artan
rekabet nedeniyle, daha hızlı adım
atarak ve teknolojideki güncel
trendleri takip edip, uygulayarak öne
geçebilirsiniz. Son yıllarda kurumsal iş
uygulamaları ve yazılım endüstrisinin
en önemli trendlerinden biri de
mobilitedir.Güncel veriye en kısa
sürede ulaşabilen kurumlar bu sayede
süreklilik gösterebiliyor.
Dünya genelinde sektörlerde
yaşanan mobil dönüşüm, artan
rekabetle birlikte kurumların hareket
halinde veriye erişerek hızlı karar
almasını zorunluluk haline getirdi.
ERP’lerin mobil çözümleri, kritik
raporlara ve sektöre özel verilere her
an, her yerden erişimi sağlayarak
işletmelerin koydukları başarı
hedeflerine güvenle yürümesine
yardımcı oluyor.
İş uygulamalarında mobilite kavramı
ülkemizde yeni yeni gelişen ve yakın
geleceğini şekillendirecek trendler
arasında öne çıkmaya başladı, ancak
Türk halkının yoğun akıllı telefon
kullanımı deneyimine rağmen, bir süre
daha Türkiye’deki iş uygulamaları için
gündemi belirleyen başlıca konulardan
biri olmayacak gibi gözüküyor.
SAP, yeni ERP sistemi S/4HANA'nın lansmanını Şubat ayında yaptı ve iş uygulamalarına
tamamen yeni bir bakış açısı getirdi. Karmaşık arayüzler yerini kullanıcı dostu arayüzlere
bırakırken, ERP sisteminiz artık akıllı telefonunuzdan bile çalışabiliyor duruma geldi.
Üstelik S/4HANA 1800 kata kadar daha fazla performans sunuyor.
16 yıldır 20’den fazla sektörde 600’den fazla projeyi tamamlayan Türkiye’nin en büyük danışmanlık
firmalarından Detaysoft ile S/4HANA deneyimini yaşayarak iş süreçleriniz yeniden şekilleniyor ve
ERP’ye bakış açınız yeni bir boyut kazanıyor.
Bu teknoloji ile hemen tanışmak ve detaylı bilgi almak için Detaysoft uzmanları ile iletişime geçin.
Detay Danışmanlık Bilgisayar Hizmetleri Sanayi ve Dış Tic. A.Ş
Kısıklı Mah. Alemdağ cad. No:109 34692 Üsküdar / İstanbul
+90 (216) 443 13 29
www.detaysoft.com
+90 (216) 443 08 27
[email protected]
20
DOSYA
BThaber
Kurumsal İş
Uygulamaları
9 - 15 MART
2015
Gelecekte iş hayatı
mekan ve zamandan
bağımsızlaşacak
Aslında uygulamalardaki
değişimin süreçlerdeki değişimden
kaynaklandığını düşünüyoruz. Ürün
yaşam döngülerinin giderek kısaldığı
ve müşterilerin bilgiye çok hızlı
ulaşabildikleri günümüzde, kurumların
iş süreçlerini çok verimli işletebilmeleri
ve çok hızlı değiştirebilmeleri
gerekiyor. Bunun için de süreçlerin
tümünü kullandıkları yazılım ile etkin
yönetilebilmek, gerektiğinde çok
hızlı karar alabilmek, süreçlerini buna
uyarlayabilmek ve tüm paydaşlarıyla
sıkı bir iletişim içinde olmak istiyorlar.
Kurumsal yazılımlarda entegrasyon
ve esneklik, bu nedenle çok önemli
kriterler.
Mobilite, bulut bilişim ve
sanallaştırma da bu ihtiyaçlardan
doğan çözümler. Kullanıcı dostu olmak
ve daha önemlisi kullanılabilirlik de son
kullanıcıların bu değişime hızlı adapte
olmasına yardımcı oluyor. Bir kurumsal
yazılım üreticisi olarak bu ihtiyaçları
önceden görerek çözümlerimizi güncel
ihtiyaçlara hazır ve esnek olacak
şekilde sunmaya çalışıyoruz.
Mobilitenin önemi anlaşıldı
Özellikle mobiliteye bu noktada
değinmemiz gerekiyor. 2000’li
yılların başlarında mobilite çok
özel ihtiyaçlar için talep edilirdi ve
söz konusu işlemi mümkün hale
getirmesi yeterliydi. Bugün ise
kurumlar verimliliği arttırmak için
katma değer yaratacak her türlü
konudaki belirli süreçleri küçük
uygulamalar halinde mobil erişime
açıyorlar. Ancak artık uygulamaların
uyumlu ve kolay kullanılır olması da
önemli. Gelecekte tüm iş hayatının
zaman ve mekândan bağımsız
yürüyeceğini öngörmemiz gerek.
IAS CTO’su Hakan Özkara
Bu da tüm süreç ve uygulamaların
entegre bir şekilde mobil hale gelmesi
demek olacak. Mobilite açısından
değerlendirdiğimizde Türkiye’deki
müşterilerimizin de en az Avrupa’daki
müşterilerimiz kadar mobil
çözümlerimize önem verdiklerini
söylemek yanlış olmaz. Ancak bulut
bilişim konusunda talebin daha az
olduğunu düşünüyoruz.
IAS olarak kurumların ihtiyaçlarını
önceden görerek çözümlerimizi
güncel ihtiyaçlara hazır ve esnek
şekilde sunmaya çalışıyoruz. Gelecekte
iş hayatı zaman ve mekandan
bağımsız yürüyecek. Bu da tüm süreç
uygulamaların entegre bir şekilde
mobil hale gelmesi demek olacak. Bir
sonraki aşamada ise sanal gerçeklik
teknoloji ve iş dünyasını baştan aşağı
değiştirecek. Gelecekte, aslında fiziksel
olarak var olmayan ofislerde, mobil
olarak çalışıyor olacağız.
Mobile uyumlu değil,
mobilite için yaratılmış
çözümler
Günümüzde kurumsal uygulamalar
artık sezgisel olarak kullanılabilen
ve görsel olarak daha yalın ve
bütün sistemler ile daha entegre
bir hale dönüşüyor. Çalışanlar
kişisel hayatlarında, sosyal medyada
kullandıkları uygulamaların
rahatlığını kurumsal uygulamalardan
da bekliyor. Mobilite için tasarlanmış
ve bulut teknolojilerinin esnekliği
ile desteklenen yeni nesil kurumsal
çözümlerin yakın gelecekte,
giyilebilir teknolojiler ile de birleşerek
iş akışlarının verimliliğini ve
çalışanların memnuniyetini artıran
bir yapıya dönüşeceği ve böylece
iş süreçlerinin çok daha esnek,
verimli ve yalın hale geleceğini
öngörüyoruz.
Yaygın hızlı mobil internet altyapısı,
artan akıllı mobil cihaz kabiliyetleri
ve gittikçe artan çalışan mobilitesi ile
verilere mobilden erişim, günümüzde
şirketler için öncelikli teknolojiler.
“Mobile uyumlu” değil “mobilite için”
tasarlanmış uygulamalarla çalışanlar,
verimliliklerini ofis masasına bağlı
kalmadan da sürdürebiliyorlar. Sadece
arayüzlerin görselliği değil, kurumsal
anlamda bu uygulamaların verimli
kullanılabilmesi için entegrasyon, mobil
cihaz yönetimi ve güvenlik çözümleri
önem kazanıyor.
Farkındalık artıyor
He ne kadar ülkemizde kurumsal
iş uygulamalarında mobil kullanımı
istenilen seviyeye ulaşmamış olsa da,
şirketler iş uygulamalarının mobilite
ve bulut bilişim ile desteklendiğinde
nasıl bir verimlilik sağlayabilecekleri
konusunda gittikçe artan bir
farkındalığa sahip. Bulut bilişim
altyapıları ile desteklenen ve mobil
KoçSistem ArGe ve
İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörü
Ömer Özgür Çetinoğlu
çözümler ile daha verimli iş süreçleri
sağlayan kurumsal uygulamalar
önümüzdeki dönemde şirketlerin
iş yapış şekillerinde de önemli
değişikliklere yol açacaktır.
Bulut bilişime gelecek olursak,
bu teknolojinin avantajlarından
yararlanarak modellenen yeni
iş çözümleriyle kurumsal iş
uygulamaları artık çok daha
kolay erişilebilir, ölçeklenebilir ve
esnek hale dönüşüyor. Örneğin
kullanıcılar istedikleri yer ve zamanda
uygulamalara mobil cihazlardan erişimi
kolaylıkla sağlayabiliyorlar. Öte yandan
çoklu ortamdan erişilebilir entegre
sistemlerin güvenliği şirketler için
büyük önem arz ediyor. Aynı zamanda
bulut tabanlı sistemlerin diğer şirket
sistemleri ile entegrasyonu verimli
kullanılabilmeleri adına da kritik
öneme sahip.
Yemek siparişinde hız ve
zekâ buluştu
2001 yılında kurulan, Türkiye’nin
ilk ve en büyük online yemek
siparişi sitesi olan Yemeksepeti,
halen 62 il ve Kıbrıs’ta 2
bine yakın üye restoran ve
3,2 milyondan fazla kayıtlı
kullanıcıya sahip. Günde alınan
ortalama 90 bin siparişle
yaklaşık 220 bin kişiye hizmet
sunan Yemeksepeti’nin yurt
dışı markası Foodonclick.com
ise 2 binden fazla restoranla
Birleşik Arap Emirlikleri, Katar,
Umman, Suudi Arabistan ve
Lübnan’da hizmet veriyor.
Yemeksepeti, online yemek
siparişinde Yunanistan’ın pazar
lideri Clickdelivery.gr ve Ürdün
pazar lideri ifood.jo’ya yaptığı
yatırımla, servis verdiği ülke
sayısını da 8’e yükseltti.
Çevik, hızlı ve dinamik çözüm
QlikView’da
Klasik raporlama ve dashboard
uygulamaları insanların
kafasında oluşan soruları
cevaplamakta hem hız hem
sürdürülebilirlik anlamında
yetersiz kalabiliyor. Bu
da, tüm verinin entegre
edildiği, herhangi bir
çalışanın daha önce hiç
alınmamış bir raporu
bile kolayca alabileceği
bir platform ihtiyacını
beraberinde getiriyor. Özellikle
derin analizler isteyen yeni
projeler üzerine çalışırken bu
cevapsız sorular, şirkete zaman
kaybı ve maliyet olarak geri
Yemeksepeti, iş zekâsı çözümlerinde
QlikView ile birçok başlıkta analiz
hızını artırırken, böylece zaman ve
maliyet avantajını biraraya getirdi.
dönebiliyor. Mevcut projeler
içinse görselleştirme anlamında,
proje sorumlularının isteği
doğrultusunda hazırlanabilecek,
kişiselleştirmeye açık bir yapı
ihtiyacı Yemeksepeti’nde ön
plana çıktı. İlk bakışta basit
bir ihtiyaç gibi gözükse de,
uygulamada harcanacak zamanı
azaltmak için doğru ürünün
seçilmemesi halinde, tüm projenin
yavaşlaması riski gündeme
gelebilirdi. Veri hacminin sürekli
artması, kullanıcıların
analiz
ihtiyaçlarının
genişlemesi,
mevcut
raporların
sorgu
sürelerinin
yavaş olması
sonucunda da
Yemeksepeti,
çevik, hızlı ve
dinamik bir ürün arayışına girdi.
Bu net ihtiyaç ışığında Nahmias,
QlikView ile çalışma kararının
nasıl alındığını, bu çözümlerin
nasıl öne çıktığını şöyle anlatıyor:
Reklam bütçesi en verimli
biçimde kullanıldı
“QlikView, planladığımız
raporlama ve analiz yapısını en
kolay kurgulayabileceğimiz ürün
oldu. Hızlı entegrasyonu ve kısa
hesaplama süreleri ile
karar aşamasında diğer
ihtimallerin arasından
sıyrıldı. Veri ambarı
sürecine ihtiyaç
olmadan, kolayca
entegre edilebilir
olması, kendi
depolama yapısı
ve veriyi bu
yapıdan çok hızlı
okuması ekibimize
Yemeksepeti
COO’su
Nedim
Nahmias
zaman kazandırdı. QlikView
entegrasyonundan sonra
azalan talepler ile kazandığımız
zaman, bize veri ambarımızı
tasarlama ve çalışır hale getirme
fırsatı verdi. Bu çözümün PC
ve tablet üzerinden her türlü
tarayıcıda çalışması ise saha
ekibimizin tabletleriyle tüm
raporlara rahatça ulaşmasını
sağladı. Her an ulaşabildiğimiz
raporlarla restoranlarla
yaptığımız görüşmeler de
daha verimli hale geldi. Ayrıca,
televizyon reklamımızın
yayınlandığı dönemde gelen
kullanıcıları medya planlamamız
doğrultusunda segmente ederek,
gerçek zamanlı takip ettik. Bu
sayede hangi kanal ve program
ile saat diliminin bizim kullanıcı
kitlemize daha çok hitap ettiğini
tespit ederek, sonraki haftalardaki
medya planlamasını bu analizlerle
belirledik. En doğru zamanda
reklamı göstererek, bütçemizi en
verimli şekilde kullandık.”
Birçok başlıkta tam
verim elde edildi
“Özellikle performans
optimizasyonu ve kilit tavsiyeler
konusunda QlikView danışmanları
ile görüşerek bolca fikir alışverişi
yaptık” diyen Nedim Nahmias,
eklemeden geçmiyor: “ Yaptığımız
ve yapacağımız projeler ile
ilgili ‘ürünü en verimli nasıl
kullanabiliriz?’ sorusunun yanı
sıra lisans modelleri, sunucu
gereksinimleri, versiyon
yükseltme gibi konularda
destek taleplerimize her
seferinde hızlı geri dönüşler
aldık.” Yapılan işbirliği ile
QlikView çözümlerinin
raporlama ve analiz
süreçlerinin yapısını
değiştirdiğinin altını çizen
Nahmias, bu değişimi şu
sözlerle özetliyor:
“Eskiden raporu
talep eden ile raporu
hazırlayacak kişi arasında
geçen süreç, şimdi raporu
talep eden ile QlikView
arasında gerçekleşiyor.
Böylece başta insan kaynağı
olmak üzere birçok alanda
verimli çalışıyoruz.”
advertorial
İnternet ve temelde e-ticaret
alanında faaliyet gösteren
bir şirket olarak teknolojik
gelişmeleri ve yeni ürünleri
yakından takip ettiklerini, bu
anlamda birçok denemeler
yaptıklarını vurgulayan
Yemeksepeti COO’su Nedim
Nahmias, bu paralelde iş zekâsı
altyapısını ise en çok yatırım
yaptıkları alanlardan biri olarak
gösteriyor. Nahmias, ayrıca
raporlama ve veri ambarı
alanında da birçok ürünü
kullandıklarını hatırlatıyor.
www.qlikview.com.tr
22
DOSYA
BThaber
Kurumsal İş
Uygulamaları
9 - 15 MART
2015
İş uygulamalarını
kurumsal dünyadaki
rekabet şekillendiriyor
Dünyada artan rekabet, veri yoğunluğu
ve entegrasyon ihtiyacı kurumsal iş
uygulamalarını da derinden etkiledi.
Türkiye’deki en büyük iş ortaklarından
biri olduğumuz SAP AG, 2011 yılında
ilk “in-memory” platformunu sunarak
dış dünyadaki büyük veriyi kurumsal
uygulamalar ile birleştirdi. 2014 yılına
kadar yapılan geliştirmeler operasyonel
ortam ile analitik ortamları birleştirdi,
yapılan bir işlemin etkisini gerçek
zamanlı olarak görebilme şansını
yarattı. 3 Şubat 2015 de tanıtımı
yapılan S/4HANA ile oyunun kuralları
toptan değişiyor diyebiliriz. Kısaca
S/4HANA, kullanıcı arayüzünde
ve süreçlerde yaptığı devrimsel
iyileştirmeler ile çok büyük verileri
çok hızlı bir şekilde bilgi ve öngörüye
çeviren bir ortamı hayalden gerçeğe
dönüştürdü.
Bulut bilişim
gerekliliklerden doğdu
Bulut bilişim çağımızın yeni
trendi ama trend olmasının nedeni
gereklilikler. Artık çok gelişkin,
birbirinden farklı ama beraber çalışan ve
çok hızlı evrilen bir teknolojik ortamdan
ve uygulamalardan bahsediyoruz.
Bunu kurumların kendi bünyesinde
bulundurmaları ile bulut bilişim hizmeti
mantığı ile kullanmaları arasında; hem
toplam sahip olma maliyeti açısından
hem de işin kalitesini sürekli yüksek
tutmak açısından uçurum olmaya
başladı. Dolayısı ile gelecekte birçok
kurum kullanabildiği her yerde bulut
bilişimi ciddi bir alternatif olarak
görecek ve kullanacak. Detaysoft gibi
danışmanlık firmaları ya da sistem
entegratörleri de bu yeni düzene uyum
sağlamak zorunda. Bulut dünyada
uygulamalar çok daha kısa sürede
daha uzman danışmanlıklar ile devreye
alınacak ama sistem entegratörleri
için esas fırsat bulut platformlarda
tamamlayıcı ürünler geliştirmek ve
entegre etmekten geçiyor.
Mobilite kurumsal dünyanın
sınırlarını kaldırdı
Şubat ayı içerisinde tanıtımını
yaptığımız S/4HANA etkinliğinin
en çarpıcı mottolarından biri “artık
akıllı saatlerden bile uygulamalara
ulaşabileceksiniz” oldu. Bilgiye
ulaşma hızı ve kolay ulaşabilmek
artık her kullanıcının ihtiyacı haline
geldi. Mobilite ile sınırlar kalkarak;
verim, interaktivite ve esneklik, yeni
çağın gerekleri olarak uygulanabilir
oluyor. Doğal ve kendiliğinden mobil
ortamlardan ulaşılamayan uygulamalar
yakın gelecekte tarih olacak.
Türkiye’de müşterilerimiz de hizmet
sağlayıcılar da yeniliklere çok açığız
ve hızlı bir şekilde yeni durumlara
Detaysoft Satış Pazarlama ve İş Geliştirme
Direktörü Evrim Akpınar
adapte olabiliyoruz. Detaysoft,
2014 yılında SAP nin en fazla bulut
uygulama yapan iş ortağı seçildi
ve Avrupa ortalamasının üstünde
bir büyüme hızı yakaladık. Hayatta
kalabilmek ve bir adım öne çıkabilmek
için inovasyon ve değişen şartlara
uyum sağlayabilmek günümüzün
gereklilikleridir. Ülkemizde özellikle
hizmet sağlayıcıların dönüşümü ile son
kullanıcılar da mobilite ve bulut bilişimi
iş uygulamalarına adapte etmekte
sorun yaşamayacaklardır.
Kurumsal iş uygulamaları
en çok KOBİ’lerin
süreçlerini etkiliyor
Büyük işletmeler kuruluştan itibaren şirket
yönetimini sağlayacak iş uygulamaları
yatırımını yaparken KOBİ’ler büyümeleri
ile paralel olarak iş süreçlerini kurumsal
uygulamalar ile gerçekleştirmeye başlıyor.
Şirketlerin bu sürece girmesi iş akışlarına
disiplin kazandırmayı sağlamakla beraber
iş gücü tasarrufu, müşterilerine daha iyi
hizmet sunmak, orta ve uzun vadede
işletme maliyetlerinin düşürülmesi
gibi çok önemli avantajlar sağladığını
görebiliriz.
Mobil dünyanın iş hayatına en büyük
kazancına geldiğimizde ise; bunun yer
ve zaman bağımsız hareket edebilme
özgürlüğü olduğunu söyleyebiliriz.
Özellikle yöneticilerin iş süreçlerine
onay vermesi, takip etmesi, hızlı
rapor alabilmesi gibi işlevleri mobil
uygulamalara taşıyarak iş süreçlerinin
daha hızlı ilerlemesini ve diğer yöntemler
ile gerçekleşen iletişim hatalarının artık
yaşanmamasını sağlayabilmekteyiz.
Günümüzde bu özellikler iyi bir kurumsal
yazılım – mobil uygulama entegrasyonu
ile kolaylıkla sağlanabilir hale gelmiş
durumda.
Şirketlere bulut konusunda
zaman gerekiyor
Bulut bilişimin kurumsal şirketlere
uygulanması zaman ve bazen ciddi
altyapı değişiklikleri gerektiren bir
değişim. Bu nedenle şirketlerin bulut
bilişime geçmesi bilgi işlem süreçlerinde
yapılacak yenilenmelerle birlikte zaman
BT Kurumsal Bilgi Sistemleri Kurucusu
Berkan Teksöz
içerisinde gerçekleşecek gibi görünüyor.
Kurumların iş uygulamalarını mobil
uygulamalar ile çalışır hale getirmesi ise
sadece kurumun mevcut iş uygulamasının
diğer yapılara ne kadar açık olduğu ile
ilintili. Kurumsal iş uygulama süreçlerini
sorunsuz yürüten şirketlerin süreçlerini
mobilize etmeleri çok daha hızlı ve düşük
maliyet ile gerçekleştirmeleri mümkün.
Bunu aynı zamanda süreçlerin mobilize
edilmesi sırasında mevcut iş modellerinin
revize edilmesi açısından bir fırsat olarak
da değerlendirebiliriz.
24
DOSYA
BThaber
Kurumsal İş
Uygulamaları
9 - 15 MART
2015
Dışkaynağa yönelim artıyor
Yakın tarihe kadar kurumlar,
verilerini ve işletim sistemlerini
kendi bünyelerinde
barındırıyorlardı. Bilgi teknolojisi
ihtiyaçlarının üçüncü parti
firmalardan hizmet modeli
olarak alınması ender rastlanan
bir durumdu. Bugün geldiğimiz
noktada, sanallaştırma ve bulut
bilişim teknolojileriyle kurumsal
alanda gerçek bir bilişim devriminin
yaşandığını görüyoruz. Firmalar
artık bilgi teknolojilerinde dış
kaynağa yönelirken, tamamen
kendi işlerine odaklanarak
muazzam bir verimlilik artışı
sağlayabiliyor. Bu vizyonla
bulut bilişim üzerinde çalışan iş
uygulamaları, sadece teknolojik
bir atılımdan çıkarak verimlilik
ve rekabetçilik hedeflerine katkı
sağlayan birer araca dönüşüyor.
Bilgi teknolojilerinde dış kaynağa
yönelim hızlı yatırım geri dönüşü
sayesinde maliyet avantajı ve
tasarruf imkanları da sağlıyor.
Bununla birlikte her yerden ve
Anadolu Bilişim İş Sistemleri Müdürü Atakan Karaman
her zaman güncel veri üzerinde
çalışmayı destekleyen iş modeli ile
hayatımıza giren mobilite kavramı
iş dünyasında verimliliğin en önemli
şifrelerinden biri haline geldi.
Bu kapsamda mobil cihazlarda
çalışanların mekandan bağımsız ve
birlikte çalışmasını destekleyecek,
üretkenliğini artıracak, karar
almalarını hızlandıracak ve
müşteri memnuniyetini artıracak
uygulamalar kurumların iş
süreçlerine güç katıyor. Biz,
Anadolu Bilişim olarak mobil
cihazlara yönetim ve veri
güvenliği hizmetleri sağlıyoruz.
Müşterilerimiz için ağırlıklı olarak
mobil iş zekası uygulamaları
yapıyoruz. Anadolu Bilişim
olarak yatırımlarımızı tümleşik
çözümlerle firmalara doğru ve hızlı
hizmeti sunacak mobil çözümler
geliştiriyoruz. Verdiğimiz hizmetlere
baktığımızda müşterilerimizin ve
özellikle son kullanıcılar ağırlıklı
olarak kullanımı kolay zengin
içerikli uygulamalar tercih ediyorlar.
Her iş için farklı farklı uygulamalara
girmeyi değil, tek bir uygulama
ara yüzünden pek çok amaca
uygun çözümlere sahip olmak
arzusundalar.
Mobilite etkisi giderek
artacak
2014 yılında mobilin iş
süreçlerindeki ağırlığı arttı. 2015’te
bu artış daha da belirginleşecek.
2015 yılı içinde ihalesinin
yapılacağı Ulaştırma, Denizcilik
ve Haberleşme Bakanlığımızca
açıklanan ve 2015 yıl sonunda
canlı kullanıma geçmesi planlanan
4G mobil internet hizmetleri,
tüm BT pazarının dikkatle takip
ettiği bir konu olacak. 3G ile
yaşanan sıçramanın ötesinde bir
sıçrama yaşayacak olan mobil
iletişim sayesinde iş süreçlerinin
mobile taşınmasında da ivme
bekliyoruz. Bu sebeple 2015 ve
sonrasında mobil uygulamalar,
mobil iş çözümleri ve bulut veri
depolama sistemleri yükselen
değere dönüşecek. Dolayısıyla
mobilite tarafındaki kurumsal
projelerde de artış yaşanacak.
Normalde 18 ayda bir yenilenen
teknolojiler artık sadece bireysel
müşteriler değil profesyonel
çalışanlar için de senede bir
yenileniyor. Profesyonel hayattaki
bir çalışanda hemen hemen beş
tane cihaz mevcut. Kişisel cep
telefonu, şirketin verdiği cep
telefonu, tablet cihazı, dizüstü ve
masa bilgisayarı… Tüm bu cihazlar
erişebilir ve erişilebilir olmayı
sağlıyor. Günümüzün iş kurallarının
ve raporlama ihtiyaçlarının yer
ve zamandan bağımsız olmayı
gerektirmesi nedeniyle mobil
uygulamaların etkinliği artıyor.
Şirketler, mobil çözümleri verimlilik
sağlayan değerli bir kurumsal araç
olarak benimsiyor. Tüm bu verilere
baktığımızda mobil kullanımın çok
yaygın kullanıldığını görebiliyoruz.
Başlangıçta endüstriyel cihazlarda
sabada kullanılan çözümler artık
akıllı mobil cihazlara kaymış hatta
cep telefonlarının ve tabletlerin
iş uygulamalarının kullanıldığı bir
platforma dönmüş durumda.
BThaber
Kurumsal İş
Uygulamaları
9 - 15 MART
2015
DOSYA
25
Kurumsal iş uygulamaları karar destek
sistemlerini güçlendiriyor
Yeni nesil kurumsal uygulamalar,
daha esnek ve fonksiyonel yapılarıyla
kurumların her geçen gün artan bilgi
işlem yükünü hafifletmekte, muhtemel
riskleri en aza indirerek iş sürekliliğini
sağlarken kaynakların daha verimli
kullanılmasını ve yönetilmesini
sağlıyor. Kurumsal uygulamaların
sunduğu gelişmiş analiz ve raporlama
yetenekleri, günümüzün zorlu pazar
koşullarında kurumların en doğru
kararları en hızlı şekilde almalarına
yardımcı olduğu gibi kurumların
rekabet gücü de yükseliyor.
Kurumsal uygulamalarda
entegrasyon giderek daha
büyük önem kazanıyor.
Örneğin ERP çözümleri,
kurumların tüm fonksiyonları
ile her geçen gün daha
fazla entegre olmaktadır.
Daha önce farklı ve
birbirleri ile ilgisiz görülen
uygulamalar birbirleri ile iç
içe geçmektedir. Teknolojinin
olanak tanıdığı bu trend
sayesinde kurumlar BT
yatırımlarının karşılığını daha
fazla almaktadır. Kurumsal
yazılımların entegre olmasıyla
şirketler ürün geliştirmeden
müşteri ilişkilerine her aşamayı
daha iyi kontrol etmektedir.
Kurumlar bulutla maliyet
ölçümü yapabiliyor
Bulut teknolojileri
maliyetten erişim kolaylığına,
yedekleme rahatlığından mobil
entegrasyonun sağlandığı
çeşitli avantajlar nedeniyle
kurumsal bilişim dünyasındaki
birçok çözümde gittikçe daha
yaygın olarak kullanılmaya
başlanmıştır. Hibrit bulut
çözümleri, kurumlara bu
alanda ihtiyaç duydukları
esnekliği sağlamaktadır.
Kurumsal uygulamalarda
bulut, BT endüstrisi için bir
ortak platform haline gelmiş
durumda.
Başta CRM olmak üzere, ITIL
süreç yönetim ürünleri, proje
yönetim ürünleri, otomasyon,
görüntüleme ürünleri, ödeme,
tahsilat, satın alma, satış, İK
ve personel yönetimi, destek
ve raporlama sistemleri bulut
yapısında tüm dünyada
yaygın olarak kullanılan
iş uygulamaları arasında
gelmektedir. Öte yandan, son
yıllarda ERP (Kurumsal Kaynak
Planlaması) gibi temel süreçleri
ilgilendiren uygulamalar da
yoğun olarak bulut üzerinde
kullanılmaya başlanmıştır.
Daha fazla hız, daha
düşük maliyet, daha yüksek
servis kalitesi ile yatırımın
daha iyi korunması avantajları
sağlayan bulut teknolojileri kurumlar
tarafından artık çok daha kolay
bir şekilde benimsenmektedir.
Bulut teknolojilerinin kullanıldığı
hibrit çözümler, kurumları bulutu
en iyi şekilde kullanmaları için
cesaretlendirmektedir. “Kullanıcı
başına ve kullandığın kadar öde”
modeli, kurumlar ve kurumsal servis
sağlayıcılar için uygun bir kullanım ve
ödeme modeli olarak giderek daha
fazla benimsenmektedir. Bu kurumlara
maliyetleri öngörme ve ölçekleme
olanağı sağlamaktadır.
Bunun yanı sıra kurumsal
uygulamaların mobil fonksiyonlarla
güç kazanması, iş süreçlerinin
sorunsuz bir şekilde işlemesi için büyük
önem taşıyor. Yeni nesil kurumsal
uygulamalar artık mobil olarak da
kolayca erişilebilir ve kullanılabilir hale
gelmiştir. Bu sayede şirket çalışanları
ihtiyaç duydukları her zaman ve her
yerde akıllı telefonları ve tabletleri
ile şirketin farklı veri kaynaklarındaki
bilgilere kolay ve hızlı erişim
sağlayabilmektedir.
İnnova Genel Sektör ve Finans İş Geliştirme
Grup Yöneticisi Sezgin Aslan
26
DOSYA
Kurumsal İş
Uygulamaları
BThaber
9 - 15 MART
2015
Kurumsal iş uygulamaları
ve süreçleri birlikte kabuk
değiştiriyor
görmek oldukça
Teknolojinin günlük
sıradan bir durum. İş
hayatımıza doğrudan
hayatımıza yıllar önce
etkisi ve artan
e-postalarımızı okuyup,
erişilebilirlik, aynı yapının
cevaplayabilme olanağı
iş hayatında da talep
sağlayarak giren mobil
edilmesini sağlıyor.
cihazlardan bugünkü
Şirketler, iş süreçlerinin
beklentimiz ise bundan
de aynı erişilebilirlik
çok daha fazlası.
düzeyinde olmasını
Bu doğrultuda
kurumsal iş uygulamaları
da, kurumsal iş
tedarikçilerinden talep
uygulamalarındaki
ediyorlar. Teknoloji ve
mobil çözümler artık
müşteri odaklı kurumsal iş
trend olmaktan öte,
uygulaması firmaları da,
yazılımların olmazsa
gelecek trendleri, müşteri
olmaz kriterleri arasına
taleplerini ve teknolojiyi
girmekte. Örneğin, bizim
yoğurarak, kurumsal
faaliyet gösterdiğimiz
iş uygulamalarını
ERP yazılımı sektöründe,
geliştiriyorlar. Bu
şirketler, ERP seçim
doğrultuda şirketlerin
iş süreçlerini uygulama
Abas Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm süreçlerinde fonksiyonel
potansiyel ve imkanları da
Yöneticisi Yiğit Serhan Oralp içerikle ilgili kriterlerine
mobil uygulamaları
daha esnek hale geliyor.
mutlaka ekliyorlar.
Sistem entegratörü
Bunun yanı sıra ERP yazılımı ile sağlanan
firmalara baktığımızda onlarda da benzer
mobil çözümlerin sadece adlarını
dönüşümü yaşanacağını öngörüyoruz.
değil, içeriklerini de inceleyerek, ilgili
Sistem entegratörleri yapıları gereği
uygulamaların standart halinin firmanın
outsource olarak hizmet veren ancak
mobil işgücü ihtiyaçlarını ne ölçüde
sorumlulukları dolayısıyla firmanın
karşıladığına da tıpkı diğer fonksiyonlar gibi
organizasyon şemasında kendine yer
önem veriyorlar.
bulan firmalar. Bulut bilişimin doğasındaki
Ülkemizdeki mobilite eğilimlerine
entegrasyon ile yaşanan değişimden
bakarsak, her ne kadar ciddi anlamda
doğrudan etkileneceklerini söylemek ile
bir mobilite ve bulut bilişimi trendi olsa
birlikte, müşterilerini de bu doğrultuda
da, bu trendin uygulanması, kurumsal
yönlendireceklerini düşünmek yanlış olmaz.
iş uygulamasının içeriği ile ve şirketlerin
faaliyet yönleri ile doğrudan orantılı.
Mobilite yeni nesil yazılımların
Mobilite, kimi şirketlerin iş süreçleri için
olmazsa olmazı
olmazsa olmaz iken, kimi şirketlerde o
Mobil cihaza sahip olma yaşının 13
derece önemli bir durum olarak göz önüne
olduğu, kullanıcıların yüzde 44’ünün
alınmıyor. Bu bağlamda sektörü ve iş
bildirimleri kaçırmamak için telefonu ile
süreci buna uygun şirketler, bu konuya
birlikte yattığı günümüzde iş dünyasındaki
stratejik bir avantaj olarak bakıyorlar ve iş
yeni kuşak çalışanların da artık akıllı
süreçlerinin doğasında olması nedeniyle
telefonları ve tabletleri ile yaşadıklarını,
adaptasyonu kolaylıkla gerçekleştiriyorlar.
bu cihazlar ile neredeyse bütünleştiklerini
BThaber
Kurumsal İş
Uygulamaları
9 - 15 MART
2015
DOSYA
27
İş uygulamalarında bulut
ve mobilite ezber bozuyor
Workcube İş Geliştirme
Direktörü
Ferdi Fırat
Kurumsal iş yazılımları
objektif ve doğru veriye
ulaşmanın anahtarı
Günümüz işletmeleri, mevcut zorlu
piyasa koşulları, rekabet, yüksek
maliyet gibi birçok sorunla baş etmeye
çalışıyor. Bunlarla birlikte işletmelerin
ayakta durmasını sağlayacak
unsurların başında maliyetleri
düşürme, alımlarında minimum fiyat
standardını yakalama, üretimde
optimum verimlilik, çalışan verimliliğini
arttırma, müşterisine kalite hizmet
ve ürün üretmek geliyor. Tüm bu
operasyonları kurumsal bir veri tabanı
altında toplamak şirket kültürünün
oluşmasında önemli rol oynuyor.
Bu açıdan bakıldığında kurumsal iş
yazılımlarının kullanıldığı işletmeler,
farklı birimlerin birbiriyle entegre
hale geldiği, tüm çalışanların verilere
anında ulaşarak aynı dili konuştuğu,
tutarlı verilerden oluşan ölçeklenebilir
bir yapıya dönüşüyor. Çalışanlara
ihtiyacı olan tüm verileri kurumsal
bir uygulama üzerinden sunmak
çalışanın verimliliğini arttırmakla
kalmıyor, aynı zamanda karar desteği
de sunuyor. Sistemin oluşturduğu
bu ortam çalışanların iş kalitesini
yükseltirken müşteriye de kaliteli
hizmet ve ürün sunmalarını sağlıyor.
Kurumsal iş uygulamaları işletmelere
tüm iş süreçlerini istediği detayda kayıt
altına alma, süreçlerini istenilen ölçüde
izleme, analiz etme ve raporlama
imkanı sunarak, ölçebilir hale
getirmektedir. Tüm bunların yanı sıra
işletmede yaşanan iş gücü kayıplarının
da önüne geçilebileceği bu sistemler
sayesinde çalışanlardan daha fazla
verim alınması sağlanacaktır.
İşletmelerde karşılaşılan en büyük
sorunlardan birisi de her departmanın
iş yapış biçimindeki farklılık ve
kullandığı araçlardır. Bu durum sağlıklı
ve tutarlı veri almayı zorlaştırmakta
ve subjektif bir veri oluşmasına yol
açmaktadır. Çalışandan bağımsız bir
kurumsal hafıza oluşturan kurumsal
iş yazılımları, objektif ve doğru veriye
tek bir noktadan kolayca ulaşmayı
sağlayan, performansı yüksek ve
sürekli değer üreten işletme portresi
oluşturmaktadır.
Sistem entegratörleri fiziksel
çözümlerden servislere
yöneliyor
Bulut bilişim günümüz işletmeleri
için en düşük maliyette en yüksek
verimin alındığı model olarak
düşünülebilir. Sistem entegratörü
firmaların, işletmeler için kolay
yönetilebilir ve ölçeklenebilir
sistemler kurmayı amaç edindiğini
düşündüğümüzde ise bu teknolojiyi
kullanmaktan memnun olacaklarını
söyleyebiliriz. “Software as a servise”
kavramından da anlaşıldığı gibi bulut
bilişimde sistem entegratörlerinin
fiziksel donanım yerine servis geliştirme
tarafında ilerleyeceğini düşünüyorum.
Servis geliştirme odaklı bu hizmet
anlayışı yetkin, konuya hakim
yüksek çalışanları daha değerli hale
getirecektir.
Mobilite değişimi 2015’te de
devam edecek
Bulut çözümler ve mobilite
konusunda pazarda başlayan değişim
trendleri 2015 de kendisini daha
çok hissettirecek. KOBİ’ler rekabet
için verimlilik ve kurumsallaşma
ihtiyacı içerisinde. Maliyet avantajı
ve kolay kullanım özellikleri ile bulut
çözümlere olan aşinalık ve talep
gitgide artıyor. Ek bir uygulamaya
gerek duymadan internet ile kurumsal
iş uygulamalarının mobilite üzerinden
kullanımının mümkün olması
da bu oranı daha fazla
arttırmıştır.
Ülkemizdeki
lokal internet
sorunları
her geçen
yıl iyileştikçe
kullanım
oranı daha
da artmakta,
özellikle
kullandıkça
öde modeli Türk
işletmelerinde sıcak
yansıma bulmakta ve
hızlıca yaygınlaşmaktadır.
Bulut ortamında donanım
maliyeti düşüktür. Web tabanlı
uygulamaların çalıştırılması için yüksek
konfigürasyonlu bilgisayarlara ihtiyaç
yoktur. Uygulamalar bulutta çalıştığı
için bilgisayarınızda minimum kaynak
kullanacak ve performansı yüksek
olacaktır.
Bulutun bir diğer avantajı ise
yazılım maliyetini minimum seviyede
tutması. Program yüklenmesine ihtiyaç
duyulmadığı için her bilgisayarda
çalışacak alt yapıya sahiptir. Sunucu,
veritabanı, işletim sistemi ve bunların
yönetilmesi gibi maliyetler hizmetin
kapsamı içinde sunulmaktadır. Ayrıca
büyük işletmelerde programların
yüklenmesi ve yönetimi de ayrı bir
maliyettir. Bunun yanı sıra bulutla
beraber uygulamalardaki güncellemeler
anında olur. Kullandığınız web tabanlı
uygulamanın yeni sürümü çıktığında
veya güncellemeler yayınlandığı anda
siz de en güncel sürümü kullanmaya
başlamış olursunuz. Bu güncellemelerin
yüklenmesi ve yönetimi için herhangi
bir teknik uzman kişiyi çalıştırmak
zorunda kalmazsınız.
Sistem entegratörleri için yeni
modeller oluşacak
Bulut sisteminde veriler internette
depolandığından dolayı herhangi
bir veri kaybı söz konusu değildir.
Buluttaki her bir verinin kopyası
bu hizmetleri sağlayan sistem
entegratörleri veri güvenlik
standartları gereği otomatik olarak
başka bir sunucuya kopyalanmasını
ve yedeklenmesini sağlayacak alt
yapıyı sunacaktır. Firmalara ait
bilgilerin tamamı bulut ortamında
saklanacaklarından, firmaların
ticari sırları sanal ortamda sistem
entegratörleri tarafından güvence
altına alınmalıdır.
Bulut bilişimde çalışan uygulamalar
kullandığın kadar öde satış
modeli ile sunulmaktadır.
Poldy İK Yönetim Sistemleri Genel Müdürü
Kadri Demir
Bu yöntem firmalara aracısız direk
satışı ve sonrasında sunulacak müşteri
hizmetleri sistem entegratörleri için
yeni bir iş modeli oluşturacaktır.
Mobilite dağınık yapıdaki
şirketlere ilaç oluyor
Mobilite, kurumsal iş uygulamalarını
istenilen yerden istenilen anda
kullanımı için alt yapı oluşturmakta,
bilgiye anlık olarak erişilmesi ve
güncellemesi sağlamaktadır. Böylece
şirketlerde stok miktarları, satış bilgileri,
tahsilat gibi önemli bilgilere anlık
olarak ulaşılmakta, raporlanabilmekte
ve analizler yapılabilmektedir.
Mobiliteyi özellikle dağıtık yapıdaki
şirketlerde etkin olarak kullanıldığını
görmekteyiz. Bilgiye en uçtaki kişinin
erişiminin getirdiği faydanın önemini
şirketler fark ederek iş süreçlerini
sürekli olarak iyileştirmektedirler.
Fakat iş uygulamalarında firmalara
ait kritik ve özel bilgilerin sanal
ortamda tutulacağı için şirketler
tarafında güvenlik konusunda endişe
ile karşılanmaktadır. Bu endişeler
sistem entegratörleri tarafından
sağlanan güvenlik politikaları ile
şirketlere güvenli bir ortamda bilgilerin
tutulduğu güvencesi verilmektedir.
28
BThaber
BİLİŞİM DÜNYASI
Her yıl sadece
mobil değil tüm
iletişim dünyasını
bir araya getiren
Mobil Dünya
Kongresi (Mobile
Bülent Nevres
Barselona
World Congress)
2 – 5 Mayıs
tarihleri arasında İspanya’nın
Barselona şehrinde düzenlendi.
İnovasyonun ön planda olduğu
ve 90 binin üzerinde ziyaretçi
ağırlayan etkinlikte 2 bine yakın
şirket ürün ve hizmetlerini
sergiledi.
Mobil Dünya Kongresi 2
Mart’ta başlamasına rağmen
açılıştan bir gün öncesi büyük
bir yoğunluğa sahne oldu.
HTC, Huawei ve Samsung
gibi şirketler Pazar günü
gerçekleştirdikleri lansmanlarla
tüm dünyanın merakla
bekledikleri akıllı cihazları
tanıttılar.
Samsung Galaxy S6 ve
S6 Edge ile iddialı
Haftalardır ortada dolaşan
görüntüler, dedikodular ve
spekülasyonların ardından
Samsung yeni akıllı telefonları
Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge’i
tanıttı. Her iki telefon baştan
aşağı yeniden tasarlanarak
metal ve cam ağırlıklı bir
hale getirilmiş. 5.1 inç Super
AMOLED ekrana sahip
Galaxy S6, Samsung’un kendi
geliştirdiği 4 çekirdekli Exynos
7420 işlemciye
sahip. 16MP
arka, 5 MP
ön kameraya
sahip olan
cihaz 32GB,
64GB ve
128GB
depolama
kapasiteleri
ile piyasaya
sunulacak.
Benzer
özelliklere
sahip Galaxy
S6 Edge
ise eğimli
kenarları haricinde aynı
özelliklere sahip.
Huawei Akıllı
Saatleriyle dikkat çekti
Yeni cihazlarını kongre
öncesi sergilemeyi tercih eden
şirketlerden birisi olan Huawei,
Android Wear işletim sistemine
sahip yeni saatleri ve diğer
giyilebilir cihazları ile dikkatleri
üzerine topladı. Birçoğumuzun
yıllardır kullandığı yuvarlak
hatlara sahip klasik bir saat
9 - 15 MART
2015
Mobil dünya bir araya geldi
Akıllı telefonunuzu şarj eden mobilyalardan, sizi
gözünüzden tanıyan mobil cihazlara kadar birçok şirket
en yeni ürün ve hizmetlerini Mobil Dünya Kongresi’nde
tanıttı. Özellikle giyilebilir cihazlar, sanal gerçeklik ve
biyometri teknolojilerinin ön plana çıktığı etkinlikte
ziyaretçiler aynı zamanda birçok konsept ürünü de
yakından görme fırsatı buldular.
5G altyapısı dijital
toplum ve ekonominin
kalbi olacak
biçiminde tasarlanan Huawei
Watch 1, paslanmaz çekil
gövde, safir kristal ekran, dahili
sensörler gibi özelliklere sahip.
Mıknatıslı şarj ünitesi, çizilmelere
ve darbelere dayanıklı gövdesi
ve tasarımı ile
kongrenin en
dikkat çeken
cihazlarından
birisi oldu.
Huawei aynı
zamanda sekiz
çekirdekli, 4G
özelliğine sahip
MediaPad X2
ve TalkPad N1’i
de ziyaretçilerin
beğenisine
sundu. Etkinlikte
Huawei’nin
dikkat çeken bir
diğer cihazı ise
otomobiller için
geliştirdiği CarFi cihazı oldu.
Mobil Dünya Kongresi’nde
yeni cihazlarını tanıtan bir diğer
şirket ise Lenovo oldu. Lenovo,
gelişmiş kamera özelliklerine
sahip olan akıllı telefonu VIBE
Shot, Lenovo Cep Projektörü
ve A7000’i sergiledi. 5 inç
ekran, 16MP arka kamera ve
8MP ön kameraya sahip olan
VIBE Shot ile Lenovo fotoğraf
tutkunlarını hedefliyor. Android
uyumlu cihazlarla kullanılabilen
cep projektörü ise kullanıcıların
Android cihazlarını kullanarak
uygun ortama sahip istedikleri
yerde sunum yapabilmelerini
sağlıyor. 5.5 inçlik ekranı,
Dolby Atmos ses sistemi, 4G ve
çift sim kart gibi özellikleri ile
A7000, 7,9 mm kalınlığı ve 140
gram ağırlığı ile dikkat çekiyor.
Acer ise Windows 8.1 işletim
sistemine sahip yeni telefonu
M220, çoklu işletim sistemine
sahip akıllı bilekliği Liquid Leap
ve 5 inç ekrana sahip akıllı
telefonları Liquid Jade ve Liquid
Z serisi telefonlarını duyurdu.
Mobil Dünya Kongresi’nde
kurumsal cihazlarını mobil
iletişim teknolojileri ile uyumlu
hale getireceğini ve M2M
buluttan yararlanabilmelerini
mümkün kılacağını açıklayan
Panasonic, M2M ağını
kullanan ilk ürünü 4G
bağlantı seçeneğine sahip
gözlem kamerası Panasonic
Nubo’yu duyurdu.
Panasonic aynı zamanda
etkinlikte bu hizmetlerinin
canlı demolarını ziyaretçilerin
katılımıyla gerçekleştirdi.
Alcatel, 4.7 ve 5.5 inç
olmak üzere iki farklı versiyona
sahip akıllı telefonu Idol 3’ü
duyurdu. Idol 3 sizin telefonu
tutma şeklinize göre telefonu
kullandığınızı anlıyor ve
ekranını açıyor. ZTE ise Eyeprint
özelliğine sahip akıllı telefonu
Grand S3’ü tanıttı. Grand S3
telefon ve ekran kilidi olarak
göz bebeklerini kullanıyor.
Her yıl olduğu gibi Apple
bu yıl da Mobil Dünya
Kongresi’nden uzak durduğu
görüntüsünü vermeye çalışsa
da aslında etkinlikten uzak
durmuyor. Etkinlikte iş
görüşmesi yapan, yeni ürün ve
cihazları görmeye gelen birçok
Apple çalışanı da gözlerimizden
kaçmadı.
Mobil Dünya Kongresi
kapsamında bir konuşma
yapan Dijital Ekonomiden
sorumlu Avrupa Komisyonu
üyesi Gunther Oettinger,
telekom operatörlerinin
otomotivden sağlığa, enerji
sektöründen finansa 5G
teknolojilerine şimdiden
hazır olmaları gerektiğini
söyledi. 5G altyapısının
gelecekte dijital toplum
ve dijital ekonominin
kalbi olacağını belirten
Oettinger, “Nesnelerin
İnterneti ile milyarlarca
cihazın bağlanacağı ve veri
aktarımının gerçekleşeceği
yeni bir dünya bizi bekliyor.
Saatlerden ayakkabılara,
buzdolaplarından klimalara,
hastanelerden fabrikalara
her yer internete bağımlı
olacak. Bu yeni bir iletişim
ağını gerektirecek. 5G’nin
bu yeni dünyanın altyapısı
olacağına inanıyoruz. Daha
fazla kapasite, daha fazla
içerik daha fazla hıza ihtiyaç
duyacağız. Ama hiçbir zaman
yeterli olmayacak”.
BThaber
BİLİŞİM DÜNYASI
9 - 15 MART
2015
29
Mobil Dünya Kongresi’ne Türkiye’den büyük ilgi
Türkiye’den iletişim alanında
çalışan binlerce profesyonel
Mobil Dünya Kongresi’ni
yakından takip ederken aralarında
Netaş ve Turkcell’in de olduğu
20’nin üzerinde şirket ürün ve
hizmetlerini tüm dünyaya tanıtma
fırsatı buldu.
Bu yıl Türkiye’den Arvento
Mobil Sistemler, Defne, Emek
Grup, Etiya, Figensoft, Inomera
Research, Mobiliz, Nefal Bilişim,
Netaş, ODC, P.I. Works, Rintek,
Telenity, TTEC, Turkcell, Verscom
ve Vestel stantlarıyla yer aldı.
Etkinlik esnasında konuşma fırsatı
bulduğumuz şirket temsilcilerinin
tamamı bu yıl Mobil Dünya
Kongresi’nin geçtiğimiz yıla göre
çok daha verimli geçtiğini ve
birçok iş fırsatı yakaladıklarını
belirttiler. Aynı zamanda etkinliğe
Türkiye’den ziyaretçi olarak gelen
profesyonellerle de konuşma
Tayvanlı mobil cihaz üreticisi
HTC, dünyanın iletişim
alanında dünyanın önde gelen
şirketlerinin ve profesyonellerin
bir araya geldiği etkinlikte yeni
telefonu, akıllı bilekliği ve sanal
gerçeklik cihazını duyurdu.
Lansmanda ilk tanıtılan ürün
HTC’nin amiral gemisi HCT One
M9 oldu. Etkinliğin açılışında
konuşan HTC Yönetim Kurulu
Başkanı Cher Wang, HTC’nin
cep telefonu sektöründeki
beklentilere meydan okuyarak
kendine bir isim yaptığını belirtti
ve sözlerine şöyle devam etti:
“HTC One M9 sizi en değerli
olduğuna inandığınız şeylerle
daha derin bir şekilde bir araya
getiriyor. Bunu mümkün kılan
pek çok akıllı özelliklerinin
yanı sıra, nefes kesen zarafet
ve tasarımıyla da hayalinizdeki
dünyayı gerçeğe dönüştürmeyi
başarıyor. HTC One M9, salt bir
telefondan çok daha fazlasını
temsil ediyor ve sizin doğal bir
parçanız haline geliyor.”
HTC One M9, 5 inçlik Gorilla
Glass 4 ekrana sahip. Üzerinde
Qualcomm Snapdragon 810
yongaya sahip olan telefonun
MWC Özel Yayını
5 gün boyunca yakından takip
ettiğimiz Mobil Dünya Kongresi
boyunca özellikle Türkiye’den
katılan şirketlerin hemen
hemen tamamıyla konuşarak
görüşlerini, sundukları ürün
ve hizmetleri öğrendik. Bu
fırsatı bulduk. Katılımcı şirketlerle
aynı fikirde olan Türk ziyaretçiler,
özellikle bu yıl giyilebilir
teknolojilerin ön plana çıktığı
görüşünü dile getirdiler. Mobil
Dünya Kongresi’ne İstanbul’da ev
sahipliği yapmayı hedefleyen ve
bu yönde görüşmeleri sürdüren
İstanbul Ticaret Odası da
katılımcılar arasında yer aldı.
Türk Telekom ve Turkcell de
Mobil Dünya Kongresi’nde basın
toplantısı düzenleyen şirketler
arasında yer aldılar. Turkcell’in
sayfalara sığması imkansız
olan bu görüşmelerimizi ve
izlenimlerimizi okuyucularımıza
çok daha iyi aktarabilmek
için Mobil Dünya Kongresi’ne
özel bir ek hazırlamaya
karar verdik. Önümüzdeki
Pazar günü düzenlediği toplantıda
konuşan Turkcell Genel Müdür
Vekili İlker Kuruöz, 4G ihale
şartnamesinin duyurulmasından
önce çeşitli açıklamalar yaptı.
4G’ye geçişle 3G’de mümkün
olmayan yeni bir mobil
deneyim fırsatının doğacağını
vurgulayan Kuruöz, “4G ile hem
şirketlerimizin küresel rekabet
gücü artacak, hem de insanlarımız
bilgiye çok daha hızlı ulaşabilecek.
Türkiye için 4G’nin tam zamanı”
dedi. Kuruöz, 4G’nin ülke
günlerde BThaber’le birlikte
size ulaşacak olan bu ekte
İstanbul Ticaret Odası’ndan,
Turkcell’e, Netaş’a ve diğer
yerli şirketlere Mobil Dünya
Kongresi ile ilgili tüm
ayrıntıları okuyabileceksiniz.
ekonomisi için itici güç olacağını
sözlerine ekledi.
Türk Telekom’un basın
toplantısında konuşan Grup
CEO’su Rami Aslan, yeni entegre
yapısıyla Türk Telekom’un
geleceğe hazır olduğunu söyledi
ve sözlerine şöyle devam etti:
“4G mobil iletişim sektöründe
oyunun kurallarını değiştirecek.
Sahip olduğumuz fiber altyapı
ile 4G’de en aktif oyuncular
arasında yer alacağız. 2023
hedefleri doğrultusunda 4G
HTC yeni ürünlerini Mobil Dünya
Kongresi’nde duyurdu
3 GB belleği ve 32 depolama
kapasitesi bulunuyor. Depolama
kapasitesi microSD kart ile
128 GB’a kadar çıkarılabiliyor.
Telefonun arka kamerası 20.7
Megapiksel, ön kamerası ise 4
Megapiksel. İşletim sistemi ise
Android 5.0 Lollipop.
HTC One M9 Nisan ayının
başından itibaren Türkiye’de
satılmaya başlanacak ve çift
tonlu gümüş ve altın, tek tonlu
kurşun gri renk seçeneklerine
sahip olacak.
HTC’nin daha önce
duyurduğu ortaklıklar
meyvesini veriyor
HTC’nin duyurduğu ikinci
ürün ise GPS desteğine sahip
olan akıllı bilekliği HTC Grip
oldu. HTC’nin daha önce
duyurduğu ABD kökenli Under
Armour ortaklığı kapsamında
geliştirilen cihaz adım sayma,
pusula gibi çeşitli sensörler
sayesinde spor yapılırken
ölçümler yapılabilmesini
sağlıyor. GPS özelliği ile
ölçümlerin daha doğru olmasını
sağlayan Grip sporla ilgili
özelliklerin yanında e-posta,
mesajlaşma, telefon, takvim
uyarıları gibi çeşitli özelliklere de
sahip. Grip sadece hem Android
hem de iOS tabanlı cihazlarla
çalışabiliyor.
HTC Sanal Gerçekliğe
de adım attı
HTC’nin lansmanda
duyurduğu bir diğer ürün ise
Valve ile ortaklığı sonucunda
ortaya çıkan Vibe oldu.
Üzerinde 70 adet sensör
bulunan sanal gerçeklik cihazı,
kullanıcıların 360 derecelik tam
bir sanal gerçeklik deneyimi
yaşamalarını sağlıyor. 90 HZ
yenileme hızı, tam hareket
izleme, el izleme, hafifliği gibi
özelliklerin yanında Valve ile
yapılan ortaklığın, Vibe’ı sanal
gerçeklik pazarında güçlü bir yer
sağlaması bekleniyor.
Cher Wang, “Vive tüm
geliştiriciler ve içerik
üreticileri için inanılmaz
bir fırsat yaratıyor ve
hep birlikte sanal
gerçekliği uçtan
uca çözümler
haline getirmemize
yardımcı oluyor.
Eğlencenin, iletişimin
ve öğrenmenin
yeni yollarını ortaya
çıkaracak olan bu ürünle
hepimiz daha da üretken hale
geleceğiz” dedi. Vive’ın şu an
var olduğunu vurgulayan
Wang, cihazın
2015 yılının
sonunda
piyasaya sunmayı
hedeflediklerini
de sözlerine
ekledi.
kritik bir rol oynuyor. Biz de bu
alanda çalışmalarımıza devam
ediyoruz.” Tivibu ile birlikte
yayıncılığın Türk Telekom’un en
önemli iş kollarından biri haline
geldiğini vurgulayan Aslan,
Süper Lig’in yayın haklarıyla
ilgili süreci çok yakından takip
ettiklerini sözlerine ekledi.
Mobil Dünya Kongresi’ne
60 farklı ürünle katılan Vestel,
etkinlikte akıllı telefonu
Venüs’ün yeni modellerini
ziyaretçilere sergiledi. Etkinlik
esnasında konuşma fırsatı
bulduğumuz Vestel Şirketler
Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan
Erdoğan, “Diğer tüm ürünlerimiz
gibi akıllı telefonumuzla da
dünyaya açılıyoruz. Ürettiğimiz
her ürünün Vestel City’de son
teknolojiyle üretilip dünyanın
her yerinde alıcı bulmasını
hedefliyoruz” dedi.
30
BThaber
BİLİŞİM DÜNYASI
9 - 15 MART
2015
Hizmetin önemini anlatmak, zaman alacak
Handan Aybars
Günümüzde artık
teknolojiye biraz daha farklı
katma değerler katılması
gerekiyor. Bu değerlerin
başında ise hizmet geliyor.
Farklı alanlarda hizmetler
sunan Platin Bilişim Genel
Müdürü Ayhan Bamyacı,
sorularımızı yanıtladı:
n Çalışmalarınız
hakkında bilgi verir
misiniz?
Odağımız veri güvenliği
ve bu konuda niş çözümlere
odaklanıp, uçtan uca
hizmet vermeye çalışıyoruz.
Finans ve holdingler başta
olmak üzere yine birçok
sektörde, ‘Yönetilebilir
Hizmetler’ başlığında daha
çok yedekleme tarafında
hizmet veriyoruz. Aylık
bedel karşılığında sistemin
işlemesini üstleniyoruz. Bu
alanda hedefimiz, kendi
donanım ve yazılımımızla
bu hizmeti sunmak. Ama
hizmette bu anlayışın
oturması için biraz zamana
ihtiyaç olduğu açık.
‘Kompleks servisler’ ise
ayrı bir uzmanlık. Yetkin İK
ve birçok sektöre hizmet
verdiğimiz için her sektörün
dinamiklerini, ihtiyaçlarını
bilmek önemli birikim
sağlıyor. Bizi farklı kılan
katma değerimiz de bu.
Önemli iş ortaklarımız var.
Her ölçekte şirkete destek
olma hedefiyle ilerliyoruz.
İnsanlara servisi
anlatmak en zor
şey. Donanım
ve yazılımda
Bilişim dünyasında “hizmet”, katma değerin en yüksek
olduğu alanlardan biri haline geldi. Şirket veya sektör fark
etmeksizin hizmeti anlatmak ise bu işin en zor tarafı.
En değerli varlığımız, insan kaynağımız
Toplam 35 kişilik ekiple
İstanbul merkezden hizmet
sunan Platin Bilişim’in bu
kadrosunun 25’ini teknik
ekip oluşturuyor. Hedef,
bu yıl toplam kadroda 40
kişiyi aşmak. Portföydeki
kritik ürünler belli sayıda
ve ürün bazında dedike,
uzman bir ekip dağılımı
söz konusu. Bu ekiplerin
sürekli eğitimine de önem
veriliyor. Detayları Ayhan
Bamyacı anlatıyor:
“Geleceğin Genç
Mühendisleri isimli
programımızla bünyemize
yeni arkadaşlar katıyor,
onlara eğitim ve kariyer
haritası sunuyoruz.
bu zorluk çoktan aşıldı.
Biz ise hizmet önceliği
ile kurulduk ve donanım
satmama kararımızdan taviz
vermedik. Sadece servis
satmak, birileri donanım
satsın, ama kurulum,
güncelleme, kontrol, servis
gibi başlıkları biz üstlenelim
istedik. Bu sayede güçlü bir
satış ekibimiz oldu.
n Bu konuda
hangi üreticilerle
çalışıyorsunuz?
IBM’in QRadar ürünü bir
güvenlik zekâsı çözümü.
Bunun Türkiye’de ilk ve
en güçlü sunumunu
yapan firmayız.
Son 2,5 yılda bu
işin içine girdik.
Yurtdışını araştırdık,
kurduğumuz
bağlantı ile
Stratejik bir ortaklık ile
100 kişiyi yetiştirebilecek
bir noktaya gelip, bu
yetkin yapıyı ve hizmeti
küresel pazara götürmek
istiyoruz. BT’de hizmet
ihracatı imkanımız var
sonuçta. Biz mühendislik
hizmeti satıyoruz.
Devletin bu başlıkta da
teşvikleri ortaya koyması
önemli. Bir hedefimiz de
şirket binamızı bir ArGe merkezine çevirmek.
Kendi yazılımımız da var,
ama devletin tanımladığı
şekilde bir yazılım
geliştirme değil ‘metot
geliştirme’ yapıyoruz ve
bunu anlatmamız uzun
anlaşma imzalama noktasına
gelirken, IBM de bu yapıyı
satın aldı. Bu konuda güçlü
bir bayiyiz. Son 6 ayda
pazar oluştu, ürün farklı
bayilerin de ilgisini çekmeye
başladı. Ama kaynakları
bizim kadar güçlü değil,
bizim kadar referansları yok.
Referanslarımız 20’ye ulaştı
ve bu konuda yetkin bir
ekibimiz var. Bu, hem siber
saldırılara hem de içerde
bir takım olumsuzluklara
karşı sistemli bir alarm
üretebilen güvenlik yazılımı.
Ağa akan veriyi inceleyerek
ve tüm bilgisayarlarda
uygulamalardaki log’ları tek
noktaya toplayarak akıllı
sonuçlar üretiyor, verileri
ilişkilendiriyor ve güvenlik
odaklı iş zekâsı çözümü
sunuyor, anlık alarmlar
üretiyor. Bu kurumsal
Platin Bilişim
Genel Müdürü
Ayhan Bamyacı
sürecek. Bu konuda
danışmanlık alabileceğimiz
bir firma arıyoruz. IBM
ve Symantec ürünlerini
Türkiye kurumsal yapısına
ve sektörel ihtiyaçlara,
yasal zorunluluklara
uygun hale getirmek
için yerelleştirilmiş ve
özelleştirilmiş katma değeri
sunmayı kamu ‘Ar-Ge
faaliyeti’ olarak görmüyor,
varolan yazılıma ekleme
olarak değerlendiriyor.
Oysa teknik ve buna ek
olarak iş bağlamında bir
katma değer var. İşte
bunları anlatmak için
danışmanlık arayışımız
var.”
ürünle finans ve ulaştırma
sektöründe önemli projelere
imza attık, atıyoruz.
2015’te proje sayısının
artacağını düşünüyoruz.
Sonuçta sektör odağımız
yok. Bunun yerine, kendi
içimizde sektörel görev
dağılımları yaptık. Çünkü
her sektörün kendine has
öncelikleri ve gereklilikleri,
uymaları gereken standartlar
ve sorumlu oldukları
yapılar var. Bu yönüyle
tüm sektörler bizim için
potansiyel.
n Türkiye’de veri
güvenliği konusunda
düzenlemeleri nasıl
değerlendiriyorsunuz?
BDDK bence çok büyük
bir iş başardı ve bu sayede
bankalar ciddi yatırımlar
yapıyorlar. Ama sigorta
sektörü, üretim şirketleri
bu konuda ancak sıkıntı
yaşarlarsa adım atıyorlar.
Yani ya düzenlemelerin
zorlaması gerek ya da bir
sorunla karşılaşmaları.
Bu açıkları kapabilmek
için ciddi yatırımlara ve
bilinçlenmeye ihtiyaç var.
Açık kapılar bırakılarak
düzenlemeler yapılmış.
Örneğin çözümümüzün
çıkış noktası 5651 sayılı
yasa, yani log’ların
yönetilmesi ve talep
edildiğinde verilmesi ile
ilgili. Ama yoruma açık
başlıklar var. Standartların
çerçevesi daha net çizilmeli.
En önemli sıkıntı mevcut
düzenlemelerin yoruma
açık olması. TÜBİTAK ile
bir çalışmamız oldu. Bir
yazılım geliştirdik. Bu bir
zaman damgası. Bir sertifika
alıyoruz TÜBİTAK’tan
ve oradaki dosyalarımızı
eşleyip o zaman damgasını
üzerine basıyoruz. Bunu
QRadar’a da koyduk.
Bankaların, büyük ölçekli
şirketlerin kullandığı bir
başka rakip üründe ise bu
özellik yok. Ama kimse
bunu sorgulamıyor. Bu
eksiklerin tamamlanması ve
kapatılması lazım.
n Gerek 2015 gerekse
orta vadeye yönelik
hedefleriniz neler?
Planımız, 3 yıl içinde belli
bir büyüklüğe erişmek,
sonrasında yurtdışında
bir firma ile stratejik
ortaklık yapmak. Ciddi bir
mühendislik gücümüz var
ve bu hizmetleri Türkiye’de
olduğu gibi başka ülkelerde
de verebiliriz. Halihazırda
örneğin Azerbaycan’da,
Almanya’da yaptığımız
çalışmalar var. Bir problem
olduğunda bağlanıp birkaç
dakika içinde sorunu
çözüyoruz. Maliyet avantajı
sağladığı için kurumlar
bu tarz çalışmaya sıcak
bakıyor. Ayrıca Ankara’da
bir iş ortağı ile bilgimizi
oraya aktarma fırsatı
yakalayabiliriz. Belli
büyüklükte ve deneyimde
şirketler zaten bizi tanıyor.
Kamuya yönelmek ise
farklı bir strateji. Güvenlik
alanında bazı yeni ürünleri
de inceliyoruz. Böylece
IBM ve Symantec gibi iş
ortağı olduğumuz yapıları
genişleteceğiz. Temsil
ettiğimiz markalar için
kendi içinde yatırım yapan
bir bayiyiz. Müşteride da
farkındalık yaratmak, ona
deneyim kazandırmak
istiyoruz.
32
BThaber
GÖRÜŞ
Olivier Robinne
Modern iş hayatı kesintisiz
devam ediyor. 7 gün 24 saat
aktif şirketler farklı yerlere
dağılmış çalışanlara sahip.
Bulut ve hizmet olarak BT’nin
ortaya çıkması ile modern
BT hizmetlerine her an her
yerden erişme ihtiyacı arttı.
Bu aynı zamanda hizmetleri
daha güçlü hale getirmek için
ihtiyaç duyulan modern veri
merkezinin oluşturulmasını
hızlandırdı. Hepsinin ötesinde
modern dünyada iş devamlılığı
ve veri korumaya yönelik
değişimin ne kadar önemli
olduğunu ortaya koydu.
Veri koruma önceki
dönemlerde çalışma saatleri olan
09.00-17.00 arası için tasarlandı.
Açılış saatlerindeki plansız
kesintilerin önüne geçmek çok
önemliyken, BT departmanının
planlı kesintilere uyacak
pencerelerinin olması gerekiyor.
Örneğin; iş devamlılığını
garantileyecek veri koruma
ve yönetim süreçleri geniş bir
pencereye taşınabilirken, BT
ekibi iş akışına belirgin bir etki
olmadan güncellemeleri yapıp
bunları test edebilmeli.
Spot ışıklarının altında
olmamak
Temelde yedekleme ve
koruma gibi basit veri koruma
süreçleri projenin son parçaları
olarak görülüyor. Bunlar
listeye dahil edildiğinde
planlama aşamasında listesinin
son sıralarında yer alıyor.
Günümüzde şirketler yeni nesil
çalışma ortamı için modern
ve her zaman çalışan veri
merkezlerini tercih ediyor.
Şirketler, koşulları hakkında
kesin bir fikre sahip olmalı ve
geçişi gerçekleştirmeden önceki
ortamın eksiksiz bir kopyasını
çıkartmalılar. Geride bırakılan
ortam geçiş planlaması için
temel olarak alındığında
avantaj elde ediliyor. “Gibi”yi
engellemeye yönelik test ve
plan yapabilmek kurum için
“gerçek” oluşumu çok daha
etkili hale getiriyor. Artık
planlı ya da plansız kesintiler
olağan hizmetler üzerinde
hiçbir doğrudan etkiye
sahip olmayacak. Bu sırası
geldiğinde veri korumanın
önemini de değiştiriyor.
Kopyalamadan depolama ve
korumaya, veri koruma ve iş
devamlılığı modern iş hayatında
başarının anahtarlarından ve
herhangi bir BT projesi ya da
9 - 15 MART
2015
Veri korumayı bir BT projesinin parçası olarak
konumlandırdığımızda, kurumun hangi yedekleme ve
kurtarma çözümlerini kullanacağını seçmek gerekiyor.
Başlangıç olarak, olası riskleri tanımlamak için ise sorulması
gereken dört soru var.
Veri korumaya hak
ettiği yeri sağlamak
stratejisinin ilk değerlendirilmesi
gerekenlerinden noktaları
arasında yer alıyor.
Doğru planlama
performansı olumlu
etkiliyor
Veri korumayı bir BT
projesinin parçası olarak
konumlandırdığımızda,
kurumun hangi yedekleme
ve kurtarma çözümlerini
kullanacağını seçmek gerekiyor.
Başlangıç olarak, olası riskleri
tanımlamak için sorulması
gereken dört soru var:
• Hizmetlerin arızalanmasının
ne tür bir etkisi olabilir?
Örneğin yeni bir e-posta
hizmeti oluşturulursa dakikalar,
saatler ve hatta günler boyunca
e-postasız kalmak şirketi nasıl
etkiler?
• Veri koruma hangi
harcamaların önüne geçer?
Karar vericilerin plansız
kesintileri önlemenin değerini
tahmin etmeleri zordur. BT
departmanları modern veri
koruma stratejisinin veri
korumanın değerini ispat
ederek planlı kesintileri
azaltabileceğini gösteren
denemeleri yapabilirler.
• Şayet gerçekleşirse, bir
şirketin zarar görmeyeceği en
uzun kesinti ne kadardır? En
kötü durum senaryosu nedir ve
bunu engellemek için her türlü
harcamanın yapılabileceği veri
koruma planı ne olmalı?
• Kabul edebileceğiniz en
uzun planlı kesinti ne kadardır?
Pek çok modern işletme için
bunun sıfıra yakın olması
gerekir. Ama bir bütün olarak
işletmeler için hizmet düzeyi
anlaşmaları ve ölçümlemede
vazgeçilmezdir.
Riskleri azaltmak
Kurumlar tüm bu
soruları cevapladığında, BT
projesinin karşısındaki riskleri
anlayabilecek, veri korumanın
sağlayacağı faydaları ve ihtiyacı
olan performans seviyesini
öğrenecek. Bu bilgiyle BT
projesi içinde veri koruma
ve iş devamlılığı kurallarını
oluşturabilecek. Burada çok
daha pratik değerlendirmeler
yönetimi devralacak. Bunları
üçe ayırabiliriz.
İlk olarak işletmelerin
kesintileri nasıl en aza
indirecekleri geliyor. Ekip
hizmetin ardındaki altyapının
her bir parçası için kabul
edilebilir Kurtarma Zamanı
Hedefleri (örn.; kesintinin ne
kadar süreceği) ve Kurtarma
Nokta Hedefleri (örn.; ne kadar
veri kaybedilebilir) konusunda
açık olmalı. Sonrasında
bu altyapının ne kadarının
kopyalanacağına ve bir felaket
sırasında hemen ne kadarının
hizmete hazır olacağına, daha
uzun kesinti sonucunda verileri
tamamen kaybetmenin önüne
geçmek için ne kadarının
kolayca yedekleneceğine karar
vermeli. Ekip her şartta yüzde
100’e yakın bir oranda sistemin
tekrar eksiksiz çalışabilmesini
garantileyecek modern veri
merkezi ve BT hizmetleri
için tasarlanmış teknikleri
kullanacağını temin etmeli.
İkinci olarak ekip veri
korumasının ne kadar güvenilir
olduğunu değerlendirmeli.
Kurumlar her yedeklemenin
düzeltilebileceğinden emin
olmayı doğrulayabilmeli: Şayet
veri iş o aşamaya gelir ve
düzeltilemezse veri korumanın
hiçbir anlamı kalmaz. Strateji aynı
zamanda değerlendirmelerinde
plansız kesintileri de barındırmalı.
Örneğin, bir işletme yazılım
güncellemelerini test edip
uygularken kesilmeleri nasıl
engelleyebilir? Sanallaştırma
BT altyapısının harcamalarını
düşürürken ve depolama
harcamaları da azalırken,
ayrı bir test altyapısı
oluşturmak güncellemelerin
normal kesintilerden fazla
kesinti zamanı meydana
getirmesinin bir yolu
olabilir.
Son olarak işletmeler
yedeklemelerini nerede
ve hangi formatta
saklayacaklarına karar
vermeliler. Kendi
sistemlerinde mi yoksa
dışarıda bir yerde mi
daha güvenli olur? Özel
bulutta mı yoksa açık bulut
yedeklemesinde mi bulunuyor
ya da yedekleme kendi
başına bir hizmet olarak mı
çalışıyor? Önceden kullanılan
manyetik bant gibi depolama
araçları herhangi bir şekilde
kullanılıyor mu? İşletme en
kötü durum senaryosunu
değerlendirdi mi ve son çare
olarak yedeklemeleri için bir
yedeklemeye de izin verdi mi?
Tekrar söylemek gerekirse sanal
altyapının ve depolamanın
çökmesinden sonra yapılacak
harcama göz önüne
alındığından bunu doğru bir
seçenek olarak önümüze
çıkartıyor. Son kararın
şirketin genel ihtiyaçlarına
ve stratejisine göre verilmesi
gerekiyor.
Şirketin bu sorulara cevapları
ne olursa olsun veri koruma,
her projedeki BT stratejisinin
asıl parçası haline geliyor.
Bu olmadan modern veri
merkezinden modern BT
hizmetlerini yüzde 100 güvenli
almak mümkün olamıyor.
Veeam Software Güney EMEA (Europe,
Middle East and Africa-Avrupa, Ortadoğu
ve Afrika) Başkan Yardımcısı
34
BThaber
BTnet.com.tr
9 - 15 MART
2015
Mobil ödeme pazarında kazan kaynıyor
Samsung’un LoopPay’i satın alarak mobil ödeme
alanındaki rekabeti kızıştırmasının ardından,
PayPal ve Google gibi şirketler de mobil ödeme
konusunda kartlarını oynamaya hazırlanıyor.
Samsung’un kendine
ait ödeme platformu
Samsung Pay’i
duyurmasının ardından,
sektördeki ağır topların
hamleleri de gecikmedi.
Google, mobil cüzdan
uygulamasını pazara
sunulacak yeni Android
telefonlarında ön yüklü
olarak sunmak için
ABD’li mobil operatörleri
AT&T, Verizon ve
T-Mobile ile işbirliğine
gittiğini açıklamasının
ardından, ödemeler için
oluşturduğu Android
Pay uygulamasını tanıttı.
Konuyu değerlendiren
Google’ın Kıdemli Başkan
Yardımcısı Sundar Pichai,
bahsi geçen uygulamayı
doğrularken, Android
Pay’in Google Wallet gibi
bağımsız bir uygulama
olmadığını ve Wallet’ın
Android Pay’den
yararlanacağının altını
çizdi.
Uygulamadan söz
etmek gerekirse işletim
sistemi seviyesinde
bir servis formatında
faaliyet gösterecek olan
Android Pay, uygulama
geliştiricilerinin ve
perakendecilerin Android
cihazlar aracılığıyla
satış yapmasını
kolaylaştıracak.
PayPal da boş
durmuyor
Mobil ödeme pazarında
yaşanan rekabette
rakiplerinin gerisine
düşmek istemeyen PayPal
da, önemli bir hamle
yaptı. Subway, Capital
One ve perakendeciler
konsorsiyumu MCX
tarafından kullanılan
mobil cüzdan
teknolojisini geliştiren
Paydiant’ı satın alan
şirket, bu sayede ABD’de
geniş bir kullanım alanına
sahip oldu. Bilindiği
gibi Paydiant, ABD’nin
perakende zincirlerinin
büyük bölümünde tercih
edilen mobil ödeme
teknolojisinin sahibi
konumunda.
PayPal, Paydient
hamlesiyle birlikte
mobil ödeme pazarında
önemli bir kazanım elde
edecek. Paydient ile
birlikte mobil ödeme
çözümleri, sadakat
kartları ve fırsatlar gibi
birçok özelliği kendi
uygulamalarına entegre
edebilecek mağazalar,
müşterilerine çok daha
fazla seçenek sunma
şansı yakalayacak. Bu
durum da haliyle PayPal’a
yarayacak.
Qualcomm ve Cyanogen
işbirliğine gitti
Barcelona’da düzenlenen MWC 2015
etkinliği birçok yeniliğe ev sahipliği
yaparken, Cyanogen ve Qualcomm
arasındaki işbirliği de etkinliğin en dikkat
çekici haberlerinden biri olarak öne çıktı.
Cyanogen tarafından MWC
2015’te resmi olarak yapılan
duyuruda, Qualcomm ile
Cyanogen arasında ortaklık
anlaşması yapıldığı açıklandı.
Yapılan anlaşmaya beraber
Cyanogen markasında
yeniden yapılanma süreci
başlayacak. Şirketin
logosundan, iş süreçlerine
kadar yaşanacak süreç,
Cyanogen’i bilindik yüzünden
bir nebze uzaklaştıracak.
Cyanogen Qualcomm
üzerinden Android
ekosisteminde çok daha
geniş bir kullanım alanına
sahip olmayı başaracağı gibi,
Qualcomm ise Cyanogen’in
Android ekosistemi hakkındaki
derin
bilgisinden
yararlanacak.
İşbirliğinin
ortaya
koyacağı ilk
projenin ise
Qualcomm’un
Nisan ayında
pazara
sunmayı
düşündüğü
referans mobil cihazlarda yer
bulması bekleniyor. Gelecek
ay pazara sürülmesi planlanan
cihazlarda Cyanogen altyapılı
Android 5.0 işletim sistemine
yer verileceği açıklanırken,
bu projenin işbirliği için de iyi
bir test fırsatı olacağı ifade
ediliyor.
İki şirket arasındaki
anlaşmaya göre Cyanogen
uzun vadede Qualcomm’un
200, 400 ve 600 işlemcilerine
sahip cihazları için yazılım
ve arayüz hazırlayacak.
Anlaşmayı değerlendiren
Cyanogen Kurucusu Steve
Kondik, işbirliği çerçevesinde
giriş seviyesinde yer alan
düşük donanımlı cihazlardan
daha yüksek
verim almak
istediklerini
belirtirken, bu
cihazlar için
geliştirecekleri
yazılımlar ve
arayüzler ile
bu amaçlarına
ulaşmak
istediklerinin
altını çizdi.
Elektronik cihazlar
mobilyalardan şarj olacak
Akıllı ev teknolojileri
alanında da söz sahibi
olmak isteyen Samsung,
bu alanda İsveçli IKEA ile
anlaştı. IKEA ile kablosuz
şarjlı ev teknolojileri üzerine
anlaşan şirket, bu sayede
akıllı ev konsepti üzerine
çalışmalar yapabilecek.
Samsung ve IKEA,
yaptıkları anlaşmanın ilk
meyvelerini önümüzdeki
Nisan ayında almaya
başlayacaklar. Projenin ilk
ürünleri IKEA’nın Avrupa
ve Kuzey Amerika’daki
mağazalarında önümüzdeki
ay satışa sunulacak.
Samsung Galaxy S6 ve
S6 Edge ile aynı döneme
denk getirilen ürün
operasyonunun her iki
şirketin de satış rakamlarına
katkıda bulunmasına kesin
gözüyle bakılıyor.
Son dönemde kablosuz şarj
teknolojisine yatırım yapmaya
hazırlandığı iddia edilen Samsung,
bu iddiaları boş çıkartmayarak ilginç
bir işbirliğine imza attı.
IKEA şirket mottosu
olan “müşterilerin hayatını
kolaylaştırma” konusuna
önemli bir adım atarken,
Samsung ise ev teknolojileri
alanındaki etkisini daha
fazla hissettirme şansı
yakalayacak. Ev eşyaları
sayesinde sayıları artan ve
çeşitlenen mobil cihazları
sadece şarj cihazına bağlı
olmaksızın şarj etme şansı
yakalayacak Samsung
müşterileri, bu sayede
markaya olan bağlılıklarını
bir kademe daha
artıracaklar.
Home Smart (Akıllı Ev)
serisi ürünler ilk aşamada,
masa lambası, komodin
ve sehpalardan oluşacak.
Ürün serisinde Samsung’un
dün açıkladığı S6 modelini
de destekleyen QI şarj
standartının kullanılacağını
açıklanırken, QI’ın
desteklenmediği iPhone
ve Samsung modelleri
için şarjlı kılıf satılacağı
belirtildi.
Telefon şarj eden ürünler
Amerika Birleşik Devletleri
ve İngiltere’de Nisan’dan
itibaren satışa sunulacak.
BThaber
BTnet.com.tr
9 - 15 MART
2015
Atlas siber tehditleri
saniyede 120 Terabayt
ile takip ediyor
Türk
Telekom
Grubu
Türkiye’nin
ilk entegre
akıllı şehir
projesini
Karaman’da
başlattı.
Dünya genelinde 330 ağ
operatöründen gelen verileri Atlas
ismini verdiği platform üzerinden
anlık olarak izleyen Arbor, saniyede
120 terabaytlık trafik istihbaratı elde
edebilme kapasitesine ulaştı.
Amerikan siber güvenlik
kuruluşu Arbor Networks’un
Atlas isimli siber tehdit
izleme altyapısının ulaştığı
son teknoloji, dünya
genelinde 330 İnternet servis
sağlayıcısından topladığı
verilerle saniyede 120
Terabaytlık bir trafik istihbaratı
sağlıyor. Bu gelişme, hem
birey, hem de kurumların siber
tehditlere karşı daha ilk andan
bilgi sahibi olup savunmaya
geçebilmesinin önünü açtı.
Konuyla ilgili açıklama
yapan Arbor Networks Türkiye
Ülke Müdürü Serhat Atlı
şunları söyledi: “Atlas, hemen
yanı başlarında ve dünya
genelinde ne olup bittiğini
anlamak isteyen siber güvenlik
ekiplerine müthiş bir değer
sunuyor. Atlas üzerinden artık
saniyede 120 terabaytlık veri
trafiği izlenebilecek, tehdit
unsurları henüz saldırının
ilk anından itibaren tespit
edilebilecek. Birçok güvenlik
çözümünün ‘öngörü’ vaadi
var, ancak Atlas programı
şirketlerin kendi ağlarının
yanı sıra tüm dünyada olup
bitene ilişkin ‘öngörü’ sahibi
olabilmelerini mümkün
kılıyor.”
Atlas verileri aynı zamanda
Google Ideas ile ortaklaşa
hizmete sunulan Dijital Saldırı
Haritası’nın da temelini
oluşturuyor.
35
Karaman ilk entegre akıllı şehir
projesine ev sahipli yapacak
Proje, Türk Telekom Grubu
CEO’su Rami Aslan, Grup
Bireysel İş Birimi CEO’su Erkan
Akdemir ve Grup Kurumsal
İş Birimi CEO’su Mehmet Ali
Akarca’nın ev sahipliğinde
ve Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’ın
katılımıyla gerçekleştirilen basın
toplantısında duyuruldu.
Türk Telekom Grubu
ve iş ortakları tarafından
geliştirilen uygulamalarla,
Karaman’da trafikten sağlığa,
kamu hizmetlerinden enerji
tasarrufuna kadar şehrin
tüm ihtiyaçları Akıllı KenTT
Operasyon Merkezi’nden
yönetilecek. Şehir, vatandaşlar
için daha yaşanabilir hale
gelirken, ekonomik ve çevresel
olarak da büyük kazançlar
sağlanacak. Akıllı KenTT projesi
Türkiye çapında gelişmekte
olan belediyelerin hayatını
kolaylaştıracak.
Türk Telekom’un
Karaman’da gerçekleştirdiği
basın toplantısında konuşan
Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan
şunları söyledi:
Türkiye’de ilk kez entegre
bir akıllı kent uygulamasını
Karaman’da başlatıyoruz. Akıllı
bir kent kuruyoruz. Bu akıllı
kent tasarruf sağlayacaktır,
belediyenin, valiliğin, tüm kamu
kurum ve kuruluşların daha
etkin ve verimli çalışmasını
sağlayacaktır. Daha az para
harcayarak daha çok iş yapma
imkanını ortaya koyacaktır.
Bir akıllı kentten sadece
belediyelerimiz, kamu kurum ve
kuruluşları istifade etmeyecek,
vatandaşlarımız istifade edecek.
Şehirler Türk Telekom
teknolojisiyle akıllanıyor
Dijitalleşme adımlarını, kamu
hizmetlerine ve şehir hayatına
taşıyarak, Türkiye’de yine bir
ilki gerçekleştirdiklerini belirten
Türk Telekom Grubu CEO’su
Rami Aslan, “Türkiye’de
iletişim teknolojilerinin öncü
markası Türk Telekom Grubu
olarak, Türkiye’ye değer
katan yenilikçi adımlar atmaya
devam ediyoruz. Grup olarak,
müşterilerimize sunduğumuz,
güçlü altyapımız, ulusal
çaptaki satış kanallarımız ve
zengin çözümlerimizle, dijital
dönüşüme liderlik ediyoruz.
2005 yılından bu yana
ülkemize konsolide bazda
17 milyar lira yatırım yaptık.
Türk Telekom fiber ağı, 81 ili
birbirine bağlayarak 193 bin
kilometreye ulaştı. Türkiye, 2023
hedefleri kapsamındaki bilgi
toplumuna dönüşüm sürecinde,
Türk Telekom’un güçlü altyapısı
üzerinde hızla yükseliyor.
Şehirler dijitalleşerek akıllanıyor,
insanların bilgiye ulaşımı
kolaylaşıyor ve hızlanıyor. Türk
Telekom Grubu olarak, yayıncılık
başta olmak üzere, yatırım
yaptığımız alanları çeşitlendiriyor
ve farklı sektörlerin teknoloji ile
büyümesine katkı sağlıyoruz.”
açıklamasını yaptı.
SAS adres ve veritabanı sorunu ortadan kaldırıyor
SAS, sigorta
şirketleri ve
bankalar başta
olmak üzere
birçok kurumun
müşterileri ile
ilişkilerini sürekli
ve verimli hale
getirmek için
Sade Yazılım
ile geliştirdiği
“Adres Doğrulama
ve Eşleştirme”
çözümünü sunuyor.
Sayısı milyonlara ulaşan
müşterilerin başta adres olmak
üzere iletişim bilgilerinin güncel
ve doğru tutulması, verimli
bir iletişimin tesis edilebilmesi
giderek zorlaşırken, bu durum
şirketler ve kurumlar için
öncelik haline gelmeye başladı.
Çözümün sigorta sektörünün
önemli sorunlarından birini
fırsata çevirme potansiyeline
sahip olduğunu ifade
eden SAS Türkiye Kıdemli
Çözüm Yöneticisi Görkem
Şevik konuyu şu cümlelerle
değerlendirdi:
“Daha önce yapılan
çalışmaların sonuçlarına
bakarak da söyleyebilirim ki,
çözümümüz hatasız sonuç
veriyor ve müşterilerimiz
kesinlikle olumlu etkilerini
görüyorlar. Ayrıca bu
çözümü kullanmak isteyen
müşterilerimize örnek veri
seti ile test çalışması da
sunarak çözümün faydalarını
gösterebiliyoruz.”
Sigorta şirketleri ve
bankaların bu önemli sorununu
çözmek için bir adım atan
SAS, “Adres Doğrulama
ve Eşleştirme” adını verdiği
çözümü kullanıma sundu.
SAS ve iş ortağı Sade
Yazılım ve Danışmanlık
tarafından geliştirilen
uygulama, kurumların adres
veri tabanlarının kalitesini
iyileştirerek, iş sonuçlarına
doğrudan etki edecek pek çok
fayda sağlıyor.
Yeni girilen adreslerin,
“Ulusal Adres Veritabanı”
gibi bir referans veritabanı
ile doğrulanarak girilmesini
sağlayan “Adres Doğrulama ve
Eşleştirme” çözümü gerçekte
varolan bir adresin girilmesinin
garanti edilmesini ve adres
bilgilerinin ilçe, mahalle, sokak
isimleri gibi değişikliklerden
izole hale gelmesini sağlıyor.
Bununla birlikte kurumlar
daha güvenilir konumsal
analizler yapabillir, müşteri
eşleştirme ve tekilleştirme
çalışmalarını kolaylaştırabilir,
adrese bağlı pazarlama
fırsatlarını değerlendirebilir,
postalama giderlerini azaltabilir
ve dolandırıcılılık durumlarını
daha kolay tespit edebilir hale
geliyor.
36
BThaber
KARİYER
9 - 15 ŞUBAT
2015
Çalışanı memnun edin,
performansının karşılığını verin
Kariyer yolunda ‘genç’ buluşma
Lenovo, başarılı üniversite
öğrencilerini ve iş hayatına yeni
atılmış genç profesyonelleri
liderliğe hazırlamak amacıyla
Yenibirlider Derneği’nin
stratejik iş ortağı oldu. Lenovo,
“Liderlik Ekosistemi” projesinin
gelişim sürecine destek olacak.
2015 Ocak’ında başlayan ve
Ekim ayına dek devam edecek
olan süreçten Yenibirlider
Derneği Liderlik Ekosistemi’ne
dahil olan 100 genç
profesyonel ve 100 üniversite
öğrencisi yararlanacak.
18-30 yaş arasındaki
üniversite öğrencileri ve
genç profesyoneller ‘Liderlik
Ekosistemi’ ile özel sektör ve
kamu kuruluşları, üniversiteler,
sivil toplum örgütleri ve iş
dünyası liderleri aynı çatı
altında buluşuyor. Genç lider
adayları, bu programla birçok
eğitim, konferans, mentorluk
ve çalışma grubu etkinliklerinde
yer alabiliyor.
Yenibirlider ekosistemine
Türkiye’nin önde gelen
şirketlerinden 30 yaşın altındaki
genç profesyoneller dâhil
edildi. Bu genç profesyonellerin
belirlenmesi sonrası, Türkiye
çapında seçilmiş olan üniversite
öğrencileri de ekosisteme
kabul edildi. Yenibirlider 2015
Ekosistemi’ne dahil olan genç
profesyoneller, özel kurum,
sivil toplum kuruluşu ve kamu
kurumlarıyla bir araya gelmenin
yanı sıra, bu genç liderler ve
öğrenciler arasında mentor
- menti ilişkisi kurulacak.
Mentorluk, koçluk, gönüllü
faaliyetler, sosyal sorumluluk
çalışmaları ve sosyal aktiviteler
üniversite öğrencilerinin ve
genç profesyonellerin katıldığı
programlar arasında. Program
sonunda öğrenciler, staj
imkanları ile deneyim de elde
edebilecek.
Treo’da Pazarlama Müdürü Funda Yener
Funda
Yener
Treo Bilgi Teknolojileri’nin Pazarlama
Müdürü Funda Yener oldu. İstanbul
Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği
Bölümü’nden mezun olan Yener, 2005
yılından itibaren 9 yıl boyunca önce
Probil, ardından da Netaş’ın Pazarlama
ve İletişim Müdürlüğü görevlerini
üstlenmişti.
VMware EMEA Bölgesi’nde kanal
sorumluluğu Dodds’ta
VMware, EMEA Bölgesi’nin kanal
ve işbirliklerinden sorumlu başkan
yardımcılığına Scott Dodds’u atadı.
Dodds, VMware’in bölgedeki kanal ve
iş ortakları ağıyla ilişkiler kurmak, bu
ilişkileri geliştirmekten sorumlu olacağı
gibi, onlarla işbirliği kurarak yazılım tanımlı
veri merkezi ve melez bulut hizmetlerinde
Scott
Dodds
büyüme ve kârlılık sağlamaya çalışacak.
Dodds ayrıca VMware’in kanal ve iş
ortakları ağı tarafından yürütülen KOBİ müşterilerinden
de sorumlu olacak. Teknoloji pazarındaki 30 yıllık kariyeri
boyunca Acer ve Compaq’ın da dâhil olduğu Avrupa’daki
çeşitli BT şirketlerinde kanal yönetimi tecrübesi edinen,
Microsoft’tan VMware’e geçen Dodds, 11 yıllık görevi
boyunca satış, yönetim, mühendislik ve iş geliştirmede
yönetim kademelerinde bulundu. Dodds son olarak 18 ay
boyunca Microsoft’un Batı Avrupa’daki KOBİ Çözümleri ve İş
Ortakları bölümünü yönetti.
2015 yılında da beklediği
zamlara ulaşamayan çalışanların
imdadına ek mesailer de
yetişmiyor artık. Çünkü İK
sitesi Eleman.net tarafından
gerçekleştirilen ‘2015 Mesai
Saatleri Araştırması’nın da
gösterdiği gibi, Türkiye’de fazla
mesainin ücretlendirilmesine
dair olumsuz bir tablo var. 12
bini aşkın çalışan ve yaklaşık 6
bin işveren temsilcisi aracılığıyla
gerçekleştirilen araştırmaya göre,
çalışanların yüzde 65’i mesaiye
kalsa da ek ücret alamıyor.
Çalışanların yaklaşık yüzde 35’i
ortalama çalışma süresi olan 810 saat arası iş başında olurken,
10 saatin üzerinde çalışanların
oranı da yüzde 45’i aşıyor. Öte
yandan, araştırmada şirket
temsilcilerinin verdiği yanıtlar da
çalışanların cevaplarıyla paralel.
Buna göre, işverenlerin yüzde
hiçbir hak tanımıyor.
Tüm bu sonuçlar, çalışanların
artan memnuniyetsizliği ışığında
‘performansa dayalı ücret’
modelinin gerekliliğini ortaya
koyuyor. Eleman.net Murahhas
Üyesi Savaş Ünsal da araştırma
sonuçlarını şöyle yorumluyor:
Savaş Ünsal
56’sı “Şirketinizde fazla mesai
uygulaması yapılıyor mu?”
sorusuna “Hayır, yapılmıyor”
yanıtı verirken, yüzde 57’si
fazla mesai karşılığı serbest
zaman (izin) hakkı tanıdıklarını
belirtirken, sadece yüzde 32’si ek
ücret verdiklerini dile getiriyor.
İşverenlerin yüzde 11’i ise fazla
mesai karşılığında çalışanlarına
“İşverenler tarafından
doğru bir planlama yaparak,
performansa göre maaş
miktarlarının belirlendiği yeni
sistemlerin gündeme alınmasıyla,
beklenti ve memnuniyet
arasındaki uçurumu ortadan
kaldırabiliriz. Küresel bazda
da insan kaynaklarında
temel gündem maddesi olan
‘performansa göre ücretlendirme’
modeli, Türkiye için de kaçınılmaz
hale geldi. 2015’te bu modelin
sektörümüzün ana gündeminde
olacağına inanıyoruz.”
Fikri olan girişimciye eksiksiz destek
SAP, genç sosyal girişimciler
için hızlandırma programı
“Hızlan FarkYarat”ı Ashoka
Vakfı ile birlikte hayata
geçiriyor. 12 ay sürecek yeni
program kapsamında beş
genç girişimcinin eğitim,
teknoloji gibi farklı alanlarda
Türkiye’deki dezavantajlı gençleri
güçlendirmeyi hedefleyen
projelerine destek sağlayacak.
Başvuruların 20 Mart’a kadar
devam edeceği “Hızlan
FarkYarat”a başvuru için
adayların 18-30 yaş arasında
olması, İstanbul ya da yakın
çevrede ikamet etmesi gerekiyor.
Kendi sosyal girişiminin kurucusu
ya da yürütücüsü olan gençlerin,
kendini projeye tamamen adamış
olması ve etkisini artırmak
için zaman ayırmaya istekli
E T K İ N L İ K L E R
olması öne çıkan kriterlerden.
Dezavantajlı gruplara yönelik
geliştirilen projelerde de
‘teknolojiyi temel araç olarak
kullanmak’ ve ‘fikir aşamasının
ötesine geçmiş olmak’
değerlendirme kriterleri arasında.
Adaylar başvuru formunu
doldurduktan sonra projelerini
CV’lerini [email protected]
adresine göndermeleri gerekiyor.
Y U R T D I Ş I
16-20 Mart 2015
CEBIT 2015
Hannover, Almanya
AYRINTILI BİLGİ:
http://www.cebit.de/home
Bu köşede yayınlanmasını istediğiniz etkinliklerinizle ilgili bilgileri [email protected] adresine gönderebilirsiniz.
E T K İ N L İ K L E R
12-13-14 Mart 2015
Yönetim Bilimleri Kongresi
İTÜ Maçka
AYRINTILI BİLGİ:
www.ybk.org.tr
19-20 Mart 2015
Türkiye İnovasyon Haftası
Swissotel Büyük Efes
AYRINTILI BİLGİ:
www.turkiyeinovasyonhaftasi.com
14-16 Nisan 2015
IFINTEC Finans Teknolojileri
Konferans ve Fuarı
İstanbul Kongre Merkezi
Y U R T İ Ç İ
AYRINTILI BİLGİ:
www.ifintec.com
16-17 Nisan 2015
Dinamikler 2015, 16.
Uluslararası Proje Yönetim
Kongresi
Hilton Kozyatağı Otel,
İstanbul
AYRINTILI BİLGİ:
www.dinamikler.org
28 Nisan 2015
UXIstanbul 2015
Esentepe Dedeman Otel
AYRINTILI BİLGİ:
www.uxistanbul.org
13-14 Mayıs 2015
UX Alive Konferansı
İstanbul Wyndham Grand Levent
AYRINTILI BİLGİ:
www.uxalive.com
BTvizyon Anadolu
Toplantıları
10 Mart 2015
Bursa
31 Mart 2015
Gaziantep
7 Nisan 2015
İzmir
14 Nisan 2015 Kayseri
15 Eylül 2015
Ankara
AYRINTILI BİLGİ:
www.btvizyon.com.tr/
Bu köşede yayınlanmasını istediğiniz etkinliklerinizle ilgili bilgileri [email protected] adresine gönderebilirsiniz.
38
BThaber
MEKTUP
Bahara siftah yaptık ama
merhabam hüzünlü bu sefer,
Türk edebiyatının dev ismi
Yaşar Kemal’in vefatının
ardından, haftanın ilk günü
cenaze töreni için Teşvikiye
Camii’ne gittik. Orada biraraya
gelen insanların hüznü,
edebiyatta yitirilen bir zenginlik
ve güçlü bir duruşu yansıtıyordu.
Yeri doldurulamayacak bir isimdi,
ama onun yokluğu eserlerini
tekrar tekrar okumamız, fikirlerini
savunmamız için engel değil.
Kemal’in edebi değerinin
her zaman güçlü biçimde
anlaşılması dileğiyle,
gündemime devam ediyorum:
Hepsiburada.com ve iyilikpaylas.
org bağış platformunun işbirliği
ile düzenlenen “#mamapaylas”
kampanyası ile barınaklara
mama yardımı yapılacakmış.
Kampanyaya, Oktay Kaynarca
da tanıtım filminde rol
alarak destek vermiş. Hayvan
severlerin, hepsiburada.com’un
‘pet shop’ kategorisinde açılan
“bağış maması” bölümünden
aldıkları mamalar, seçili
barınaklara teslim ediliyormuş.
Mamalar, bağış yapan hayvan
severlerin adına hepsiburada.
com tarafından teslim ediliyor,
kargo ücreti de yok. Kampanya
videosu https://www.youtube.
com/watch?v=WWMBdeNhJ9
M&feature=youtu.be linkinde,
mamalar da sitede.
Birleşmiş Milletler Kalkınma
Programı (UNDP) Türkiye Ofisi’nin
hazırladığı Yeni Ufuklar podcast
programları sesli içerik platformu
Yodiviki üzerinden ücretsiz
dinlenebiliyormuş. Bu programda
daha üretken, daha yeşil, daha
sağlıklı bir gelecek için yapılan
çalışmalar ve projeler, konularının
uzmanları ile anlatılıyormuş.
Takip etmekte fayda var.
Bu yaşa geldik, vazgeçemedik
çizgi filmlerden malum,
yerli yapım çizgi filmler de
20’nin üstünde ülkede nam
YIL 21
SAYI 1012
9 - 15 MART
2015
www.bthaber.com
www.linkedin.com/groups/BThaber
twitter.com/bthaber
www.facebook.com/BThaber
9 - 15 MART
2015
“İnsan, evrende gövdesi kadar
değil, yüreği kadar yer kaplar”
salmış, haberi okuyunca çok
sevindim. Avrasya’nın TV içerik
organizasyonu DISCOP İstanbul
2015’te ilk olarak 2009 yılında
ekranlara gelen ve bugün 23
ülkede farklı dillerle gösterilen
yerli yapım çizgi filmler Pepee,
Leliko, Mete, Tospik, Murat ve
Ailesi ile Ayas öne çıkmış.
Görsel sanatlarda yola
devam… Sony Dünya Fotoğraf
Ödülleri’ne bu yıl 171 ülkeden
170 bini aşkın başvuru yapılmış.
“Yılın Fotoğrafçısı” unvanı ile
25 bin dolarlık ödülün yanı sıra
Sony’den profesyonel fotoğraf
ekipmanları kazanma şansını
yakalamak üzere yarışacak
adayların final listesi açıklanmış
ve kazananlar 23 Nisan’da
duyurulacak. Takipte olalım,
güncel bilgiler #SWPA etiketi
ve @WorldPhotoOrg Twitter
hesabındaymış.
Çekirdekten fotoğrafçı olmak
isteyenler için de ERA Kolejleri
devrede ve Instagram’da
“FARKINDAYIM” isimli
yarışma başlatmış. Katılım için
yarışmacıların “yardımseverlik” ile
ilgili fotoğraflarını #farkindayim
hashtag’i ile Instagram’da
yayınlaması kafi. Son tarih 8
Mart.
Yarışma haberlerine devam.
Enerjinin etkin ve verimli
kullanılabilmesi için farkındalık
oluşturmak amacıyla projeler
geliştiren Enerji Verimliliği
Derneği’nin Denizli Şubesi,
Türkiye genelindeki tüm
üniversite öğrencilerine yönelik
ödüllü bir yarışma başlatıyormuş.
Yarışmaya son katılım tarihi
31 Mart, detaylar da www.
enerjiyarismasi.com sitesinde.
Bu yıl beşincisi düzenlenen
Google Bilim Fuarı da LEGO
Education, National Geographic,
Scientific American ve Virgin
Galactic işbirliğiyle yarışmasına
ev sahipliği yapacak. 18 Mayıs’a
kadar 13-18 yaş arasındaki
öğrenciler biyolojiden bilgisayar
bilimlerine, antropolojiye kadar
istedikleri alanda projelerini
sunabilecekler. Detaylar www.
googlesciencefair.com/tr
sitesinde.
Bu arada Türkiye’nin en
önemli bilişim odaklı tarım
projesi TARSEY (Tarım
Sektörü Entegre Yönetim Bilgi
Sistemi); Başbakanlık ve Tarım
Bakanlığı’nın liderliğinde hayata
geçmiş. Huawei’nin teknolojik
altyapısını üstlendiği proje, Türk
tarımının geleceği açısından
büyük önem taşıyor, detayları
takipte olalım.
Başkentten güzel bir haber
vereyim sana: Türkiye Kalite
Derneği (KalDer) Ankara
Şubesi tarafından, kamu
sektöründe yönetim kalitesini
artırmak amacıyla 26 Şubat’ta
“G20 ve Kamu Yönetiminde
Kalite” ana temasıyla 16.
Kamu Kalite Sempozyumu
düzenlendi. Sempozyumda
TBMM, Mükemmellikte Kararlılık
Belgesini aldı. Bu belgenin,
kamunun bütünü için taşıdığı
önemi tahmin edebilirsin.
Haftanın finalini
Darüşşafaka’dan gurur veren bir
haberle yapıyorum: Darüşşafaka
Eğitim Kurumları Robot
Kulübü, ABD’de düzenlenen
ve dünyanın dört bir yanından
robotların yarıştığı FIRST Robot
Yarışması’na katılacakmış.
Kulübün “Sultans of Türkiye”
adlı takımı, 11-14 Mart’ta
gerçekleşecek organizasyonda
“Recycle Rush” temalı robotla
yarışacakmış. Darüşşafaka Robot
Kulübü Öğrencileri Kerem
Tolu, Emirhan Subaşı, Sinem
Kayan, Asil Can Dönmez, Ecem
Kaval, Barış Demirci, Elif Çağla
Karanfil, Buğra Uca, Veysel
Kazancı, Güney Kılıç, Zeynep
Tuna, Ahmet Turhan Ay, Emine
Şevval Aygül, Mertcan Gür, Berk
Durgut, Ahmet Cüce’nin ve
öğretmenlerinin ABD’den başarılı
haberlerini almak dileğiyle.
Bu hafta da bu kadar olsun,
yeni haftada yeni haberlerle
buluşalım.
REKLAM SATIŞ GRUBU
BThaber Yayıncılık ve Etkinlik Hizmetleri A.Ş. adına Sahibi
Ayhan Sevgi
[email protected]
BThaber Grubu
Yayın Koordinatörü
Ayhan Sevgi
[email protected]
Yazı İşleri Müdürü
(Sorumlu)
Bülent Nevres
[email protected]
Haber bültenlerinizi
Editörler
Handan Aybars
[email protected]
Sedef Özkan (Ankara)
[email protected]
Görsel Tasarım
Nevzat Karataş
[email protected]
Mukadder Keskingözler
[email protected]
Haber Merkezi
Ekrem Uçman
[email protected]
[email protected] adresine gönderebilirsiniz
Satıştan Sorumlu
Genel Müdür Yardımcısı
Zehra Sevimli
[email protected]
Abone ve Dağıtım Sorumlusu
Canan Şahin
[email protected]
Satış Müdürü
Nurşen Usta
[email protected]
Satış Grubu
Evrim Koç Demirci
[email protected]
Perihan Kıtay Özden
[email protected]
Özge Karataş
[email protected]
Gizem Güç
[email protected]
tarafından
dağıtılmaktadır.
Yönetim Yeri:
BThaber Yayıncılık ve Etkinlik Hizmetleri A.Ş.
Fetih Mah. Tahralı Sokak Kavakyeli Plaza
C Blok 7/5 34704 Ataşehir/İSTANBUL
Tel 0216- 291 13 90
ISSN 1300-6495
Cilt, Baskı, Poşetleme: Apa Uniprint San. ve Tic. A.Ş. - Hadımköy İstanbul Asfaltı Ömerli Köyü İstanbul - Tel 0212-798 28 40. l BThaber kontrollü abonelik sistemiyle dağıtılmaktadır. - Fiyatı 1 Kuruş (KDV dahil) - BThaber, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 2/f maddesi hükmü gereği ‘yerel süreli yayın’dır.
Download

Teknoloji Platformuna sektörden büyük ilgi