YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ
SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE
GÜVENLİĞİ KANUNU KAPSAMINDA
MADENCİLİK SEKTÖRÜNÜN
DEĞERLENDİRİLMESİ
Bitirme Projesi
H. ÖZTOPRAK
131101515
Bölüm: İş Sağlığı ve Güvenliği
Danışman
Prof. Dr. Gül BAKTIR
Şubat, 2014
1
YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ
SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE
GÜVENLİĞİ KANUNU KAPSAMINDA
MADENCİLİK SEKTÖRÜNÜN
DEĞERLENDİRİLMESİ
Bitirme Projesi
H. ÖZTOPRAK
131101515
Bölüm: İş Sağlığı ve Güvenliği
Danışman
Prof. Dr. Gül BAKTIR
Şubat, 2014
2
Özgünlük Bildirisi
1. Bu çalışmada, başka kaynaklardan yapılan tüm alıntıların, ilgili
kaynaklar referans gösterilerek açıkça belirtildiğini,
2. Alıntılar dışındaki bölümlerin, özellikle projenin ana konusunu
oluşturan teorik çalışmaların ve yazılım/donanımın benim tarafımdan
yapıldığını
3. Araştırma ve/veya anket çalışmaları için “etik kurul onay” yazısı
alındığını
Bildiririm.
İstanbul, Şubat 2014
Hamza ÖZTOPRAK
İmza
3
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE
GÜVENLİĞİ KANUNU KAPSAMINDA
MADENCİLİK SEKTÖRÜNÜN
DEĞERLENDİRİLMESİ
(ÖZET)
Dünyada yaklaşık her yıl 2 milyon kişi, işle ilgili kazalar ve meslek
hastalıkları sonucunda hayatını kaybetmekte, bundan dolayı ciddi paralar
kaybetmektedir. Türkiye’de her yıl 65 – 70 bin iş kazası meydana
gelmekte, 500 – 600 civarı meslek hastalıkları kayda geçmekte ve bundan
dolayı 1500000 – 1800000 iş günü kaybetmektedir. Ülkemiz iş kazası ve
meslek hastalıkları bakımından Avrupa’da ilk sırada dünyada ise üçüncü
sıradadır. Kaza ve hastalıkların SGK sistemine maliyeti ise yaklaşık 2
milyar dolardır.
Türkiye’de 2012 yılında tüm sektörlerde toplam 74.871 iş kazası
yaşanmış olup, 744 çalışan hayatını kaybetmiştir. En çok ölümlü iş kazası
inşaat sektöründe yaşanmış, madencilik sektörü ile bunu yakından takip
etmektedir.
İş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemek amacı ile 2012 yılı 30
Haziranda 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu yürürlüğe girmiş,
beraberinde 30 un üzerinde yönetmelik çıkartılmıştır. Ve bu mevzuatlar ile
birlikte Türkiye’de 22 milyondan fazla çalışan iş sağlığı ve güvenliği
kapsamına alınmıştır.
4
Tüm sektörler içerisinde özellikle maden işletmeciliği, doğası
gereği birçok tehlikeyi ve bundan kaynaklanabilecek riskleri içeren
dünyanın en zor iş kollarından birisidir. Bu bitirme ödevinde 6331 sayılı iş
sağlığı
ve
güvenliği
kanunu
kapsamında
madencilik
sektörü
değerlendirilmiş, mevzuat hükümleri işveren, devlet ve çalışan açısından
değerlendirilmiş ve çözüm önerileri ele alınmıştır.
5
EVALUATION OF MINING SECTOR
ACCORDING TO OCCUPATIONAL
HEALTH AND SAFETY LAW NO 6331
(SUMMARY)
Every year nearly 2 million employees died due to result of work accident
and occupational disease in the word and for this reason seriously much
more money is paid. In Turkey, between 65.000 to 70.000 work accidents
occur in a year. However, nearly between 500 to 600 occupational
diseases are registered and for this 1.5 to 1.8 million working days are lost.
Our country is the first in Europe about work accidents and occupational
diseases and third in the word. Its cost to social insurance association is
nearly 2 billion dolars.
In Turkey 74.871 work accidents occured in 2012 according to
social insurance association information and 744 employees were died.
Mostly, work accidents resulted in die occured on sector of construction
and mining sector was folowing it.
Occupational health and safety law act 6331 came in to operation
in 2012 In order to prevent both work accident and occupational diseases
herewith more than 30 regulation has been following. And, with these law
and regulations more than 22 million employees were included in the
scope of occupational health and safety.
Inherently especially mining sector is the most difficult and
consists of more risks and dangers inside all sectors. In this thesis, mining
6
sector is evaluated considering to occupational health and safety law act
6331 and law and all regulations ,s evaluated considering to goverment,
employee and employer.
7
İÇİNDEKİLER
Özgünlük Bildirisi…………………………………………………………I
Özet……………………………………………………………………….II
Summary……………………………………………………………….. III
BÖLÜM 1. GİRİŞ ....................................................................................... 9
BÖLÜM 2. GENEL BİLGİLER ............................................................... 12
BÖLÜM 3. ANALİZLER ......................................................................... 23
BÖLÜM 4. BULGULAR ......................................................................... 33
BÖLÜM 5. TARTIŞMA VE SONUÇ ...................................................... 42
KAYNAKLAR ......................................................................................... 45
8
BÖLÜM 1. GİRİŞ
Madencilik sektörü gerek dünya genelinde gerekse Türkiye’de iş
kazalarının
birisidir.
ve
meslek hastalıklarının yüksek olduğu iş kollarından
Madencilik
faaliyetlerinin,
şartlar
sürekli
değişmekte
olduğundan devamlı olarak izlenmesi ve kontrol altında tutulması
gereken bir çevre içinde yürütülmesi gerekmektedir (Anon-a, 2012).
Ülkemizde yaşanan iş kazalarının diğer ülkelere nazaran ne kadar
yüksek olduğu tüm kamuoyunca bilinmektedir. Bu iş kazalarının
endüstriyel dağılımları değerlendirildiğinde ise madencilik endüstrisinde
yaşanan iş kazalarının ve bu kazalarda yaşamını yitirenlerin sayısı her yıl
ilk sıralarda yer almaktadır.
Türkiye'deki maden ocaklarında toplam 80 iş kazası yaşandı. Bu
kazalarda 61 madenci yaşamını yitirmiş, 91 kişi de yaralanmıştır
(TMMOB Maden Mühendisleri Odası, 2012).
2011 yılında ise
madenlerde 62'si yer altında, 24'ü yer üstünde olmak üzere toplam 86
maden kazası meydana geldi. Bu maden kazalarında 77 kişi yaşamını
yitirirken, 117 kişi de yaralandı (İş Güvenliği Uzmanı, 2012). 2010'da
meydana gelen 61 maden kazasında ise 105 madenci hayatını kaybetti, 93
kişi ise yaralandı (TMMOB Maden Mühendisleri Odası, 2013). Genel bir
değerlendirme ile 1955-2012 yılları arasında maden kazaları sebebiyle 3
bin 53 madenci hayatını kaybetti, 326 bin 208 kişi de yaralandı veya
kalıcı olarak sakatlandı (Anadolu Ajansı, 2013).
9
Maden kazalarında ölüm yoğunluğu sıralamasında tüm Dünya’da
ilk üç sıradaki ülkeler Türkiye, Kore ve Çin Halk Cumhuriyeti’dir.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’ nün verilerine göre 100 bin maden
işçisinden iş kazalarında ölen madenci sayısı Türkiye’de 133’tür ve bu
rakamla Türkiye ölüm yoğunluğu sıralamasında tüm Dünya’da 2011
yılında ilk sırada yer almıştır (Radikal Gazetesi,2011).
Görüldüğü üzere Türkiye’de yaşanan maden kazalarında ölen
veya yaralanan madencilerin sayısı yadsınamayacak derecede fazladır.
Bu kazalar sonucunda ölen madencilerin sayısı Dünya’da yapılan birçok
araştırmada Türkiye’nin ilk sıralarda yer almasına sebep olmaktadır.
Ayrıca yüzlerce aile ocağına ateş düşmekte, her yıl binlerce madenci ise
kalıcı olarak sakat kalmakta ve meslek hastalığına yakalanmaktadır.
Hazırlanan bu bitirme ödevinin ana konusu 6331 sayılı iş sağlığı ve
güvenliği kapsamında işçi, işveren ve devlet üçgeni arasında madencilik
sektöründe ülkemizde yaşanan sorunların sebeplerini değerlendirmek ve
ilgili iş sağlığı ve güvenliği mevzuatlarını ele alarak konunun
kaynaklarının irdelenmesidir. Bu bitirme ödevi ortaya çıkartılırken
özellikle son yıllardaki ölümlü maden kazalarının sebepleri ayrı ayrı ele
alınmış ve 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu ve ilgili mevzuatlar
ile araştırması yapılmıştır.
En nihayetinde düşünülmektedir ki; bir madencinin bile ömrünün
devamını sağlıklı şekilde sağlayacak teknolojik ve teknik çözümler,
10
maliyeti ve külfeti ne olursa olsun karar mercii kişiler ve kurumlar
tarafından değerlendirilmeli, hayata geçirilmeli ve uygulanmalıdır.
Çünkü bir insanın hayatının değeri paha biçilmezdir.
11
BÖLÜM 2. GENEL BİLGİLER
PROJENİN TANIMI VE PLANI
6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu uzun uğraşlar sonucu çıkarılmış
olup devlet işçi ve işveren hususunda birçok ödevler içermektedir. Bu
kanun özellikle madencilik sektörüne ciddi yenilik ve düzenlemeler
getirmiştir. 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununa göre işveren,
1- Çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup
bu çerçevede;
a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü
tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin
sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale
getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup
uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.
ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe
uygunluğunu göz önüne alır.
d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve
özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.
2- İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması,
işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
3- Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri,
işverenin sorumluluklarını etkilemez.
12
4- İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara
yansıtamaz. hükümlerini içermektedir. (6331 Sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanunu, Madde 4 )
Diğer yandan 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu çalışanlara
da bir çok yükümlülük getirmiştir. Bu yükümlüklüleri sırası ile şöyle
sıralanabilir:
1-
Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin
bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden
veya
yaptıkları
işten
etkilenen
diğer
çalışanların
sağlık
ve
güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür.
2-
Çalışanların,
işveren
tarafından
verilen
eğitim
ve
talimatlar
doğrultusunda yükümlülükleri şunlardır:
a) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma
ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak,
bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak
çıkarmamak ve değiştirmemek.
b) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve
korumak.
c) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve
güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve
koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan
temsilcisine derhal haber vermek.
ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve
mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan
temsilcisi ile iş birliği yapmak.
13
d) Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için
işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.
hükümlerini içermektedir. (6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu,
Madde 19)
Son olarak 30 haziran 2012 tarihinde çıkarılmış olan 6331 sayılı iş
sağlığı ve güvenliği kanununa göre devlete de birçok görevler düşmektedir.
Devlet tüm işyerlerini denetleyerek iş sağlığı ve güvenliği yönünden
incelemlerde bulunacak, hayati risk ve tehlikelerin belirlenmesi ile birlikte
gerekli cezai işlemleri yerine getirecektir. Özellikle yüksek tehlikeli
madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşması ve bu
uygulamaların yerine getirilmesi için bir fırsat olmuştur.
1.1 MADEN
İŞLERİNDE
İŞ
SAĞLIĞI
VE
GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ SORUMLULUKLAR
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 4. maddesindeki 'Ceza kanunlarını
bilmemek mazeret sayılmaz' hükmünden yola çıkarak; maden sektöründe
işveren konumunda olan her mühendis ve teknik eleman, madenciliği
ilgilendiren ulusal
ve
uluslararası düzenlemeleri bilmek,
doğru
uygulamak ve kurallara uymak zorundadır.
Maden işverenleri, işyerlerindeki İSG’nin sağlanması için
gerekli olan her türlü önlemi, bilim, tecrübe ve teknolojinin imkân
verdiği
ölçüde
almakla
yükümlüdür.
14
Bu
itibarla işverenler,
mevzuatta düzenlenmeyen ancak işyeri için gerekli olan önlemleri
de almak zorundadırlar. İşverenlerin sorumluluktan kurtulabilmeleri için
önlem almaları yeterli bulunmamakta, ayrıca almış oldukları önlemlere
işçilerin uyumunu denetlemeleri gerekmektedir. Bunun yanında, işçilere
işyerindeki riskler, önlemler ile işçilerin hak ve yükümlülüklerine ilişkin
eğitim verme ödevi de işverenlere yüklenmiştir.
Türkiye de genellikle işçilerin bir bölümünün, alınan İSG
önlemlerine uymaktan kaçınması sosyolojik bir gerçektir. Bunun başlıca
nedeni eğitim, denetim ve korunma kültürü eksikliğidir. Bu şekilde
meydana gelen kazalarda işverenin sorumluluğu devam etmektedir.
Zira
işveren,
alınan
önlemlere
işçiler
tarafından
uyulduğunu
denetleyecek, gerekirse bunu, iş akitleri veya iç yönetmeliklerle yasal
dayanağa kavuşturulmuş disiplin cezalarıyla sağlayacaktır.
Ancak tüm bu çabalara karşın iş kazası ya da meslek hastalığı
meydana gelmişse ne olacaktır. Meydana gelen kişisel ve kamusal
zararı kim veya kimler giderecektir. Bu soruların yanıtları İşçi Sağlığı
ve İş Güvenliği Mevzuatında değil, Türk Ceza Kanunu ve Türk Borçlar
Yasasındadır.
1.2
İŞ
SAĞLIĞI
MEVZUATINDA
VE
GÜVENLİĞİ
KORUMA/ÖNLEME
KİM YÜKÜMLÜ KILINMIŞTIR
15
İLE
o Devlet,
o İşveren,
o Çalışan.
1.2.1 İşverenin Yükümlülükleri
Ana hatlarıyla özetlenecek olursa;
 İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı önlem alma yükümlülüğü,
 İşverenin İSG konusunda örgütlenme yükümlülüğü,
 İşverenin çalışanları eğitim yükümlülüğü,
 İşverenin denetim yükümlülüğü,
 İşverenin Risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm ve araştırma
yükümlülüğü
 İşverenin Acil Durum Planları, Yangınla Mücadele ve İlk
Yardım; Tahliye yükümlülüğü
1.2.2 İş
Sağlığı
Güvenliği
Kurallarına
Uymanın
Yaptırımları
Kanunumuzun sistemi ve Yargıtay içtihatlarına göre, iş kazalarında,
işverenin kusursuz sorumluluğu kabul edilmektedir. Diğer bir deyişle
meydana gelen kazada işverenin kusuru olmasa dahi oluşan zararlardan
sorumlu olabilecektir. Ancak işverenin sorumluluğu, işçinin şahsi kusuru,
işverenin ihmali gibi kriterlere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.
Mevzuatımızda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin düzenlemeler,
işin
yürütülmesi
esnasında da devam etmektedir. Yasamız ve
16
yönetmelikler işçi ve işverenlerimize bu konuda önemli yaptırımlar
getirmektedir.
Hukuk, kayıpların olayın sorumlusu veya sorumluları tarafından
tazminini istemektedir. Kaza olayı ölüm ve yaralanma gibi sonuçları
doğurmuşsa, tazminat sorumluğu dışında, bir de ceza hukuku alanında
sorumluluk ortaya çıkmaktadır.
İşçi Bakımından:
Konuya işçi bakımından baktığımızda İşçiler işveren tarafından koyulan
iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymakla yükümlüdür. İşçinin bu
kurallara uymaması işini kaybetmesine neden olabilecek ölçüde ağır
yaptırımlara neden olabilmektedir. İş yasamızın İşverene haklı nedenle
derhal fesih hakkı veren 25/2.maddesinin ı fıkrası aşağıdaki gibidir.
“İşçinin
kendi
isteği
veya
savsaması
yüzünden
işin
güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp
da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri
otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba
uğratması”.
İşveren Bakımından:
İşverenin her şeyden önce iş ilişkisinden doğan işçiyi gözetme borcu
vardır. Bunun anlamı işverenin işçiyi iş esnasında her türlü iş riskine
karşı koruması ve bu amaçla önlemler alması hatta işçilerini bu konuda
eğitmesi ve önlemlere uyulup uyulmadığının denetlenmesidir.
Konuyla ilgili yasa maddesine bakacak olursak;
17
“İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup
uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki
riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak
ve
sorumlulukları
konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini
vermek zorundadırlar” denilmektedir. Aksi halde işverenleri ağır
yaptırımlar beklemektedir. Bunları başlıklar altında toparlayacak olursak;
İşyerinde işin durdurulması,
İşyerinin kapatılması,
İşin durdurulması ve işyerinin kapatılması durumunda işçilere
ücret ödenmesi,
SSK tarafından yapılan masrafların işverenden tahsili (rücu
yoluyla),
Bünyece
elverişli
olmadıkları
işlerde
çalıştırılanların
masraflarının ödenmesi,
İdari para cezaları,
Hapis cezası,
Tazminat ödeme yükümlülüğü.
Her biri bağımsız uygulanabilen bu yaptırımların aynı anda ve
birlikte uygulanabilmesine bir engel yoktur.
İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre işverene, mevzuatta
belirtilen kuralların uygulanmasını sağlamak amacıyla, çeşitli disiplin
cezalarından iş akdinin feshine kadar geniş yetkiler verilmiştir. Bu
nedenle, işveren veya vekilinin, bu yetkilerini kullanmayarak iş
18
güvenliği
kurallarının
uygulanmamasından
dolayı
sorumluğu
bulunmaktadır.
İşyerinde işveren vekili varsa ya da işveren kurumsa, meydana
gelen iş kazası ve meslek hastalığı sonucunda işveren vekiline cezai
sorumluluk, işverene sadece hukuki sorumluluk yüklenir. Yani işçi iş
kazası geçirmişse işveren vekilinin cezai sorumluluğu, işverenin de
meydana gelen zarardan dolayı tazmin borcu doğmaktadır.
1.2.3 İşçinin İş Sözleşmesinden Doğan Borçları

İş görme borcu

Özen gösterme borcu

İşverenin talimatlarına uyma borcu

Çalışma koşullarının değiştirilmesi

İşyerinin ya da bir bölümünün devri

Sadakat borcu

Rekabet etmeme borcu
1.2.4 İşverenin, İş Sözleşmesinden Doğan Borcu

Ücret ödeme borcu

Eşit işlem yapma borcu

İşverenin işçiyi gözetme borcu
1.2.5 İdari Sorumluluk
19
6331
sayılı
İş
yönetmeliklerde
Sağlığı
yer
alan
ve
Güvenliği
Kanunu
ve
çıkarılan
iş güvenliğine ilişkin hükümler emredici
niteliktedir. Bunlara uyulmaması kamu düzenini bozduğundan devlet bu
hükümlere aykırılıkları idari yaptırımlara bağlamıştır.
İş güvenliğine yönelik idari para cezaları 6331 sayılı yasanın 26.
maddesinde en genel biçimiyle düzenlenmiştir. Alınmayan her iş sağlığı
ve güvenliği önlemi için idari para cezası verilecek, bu ceza, alınmayan
önlemler oranında her ay, aynı miktarda arttırılacaktır. Bunun yanında,
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamına giren tüm işyerlerinde olduğu
gibi, Maden işyerlerinde de İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun
25.maddesinde öngörülen işyerinin bir bölümünde veya tamamen işin
durdurulması yaptırımları uygulanır. İşin durdurulması veya işyerinin
kapatılması yaptırımının uygulanması için yasada öngörülen ilk koşul,
tehlikenin yaşamsal olmasıdır.
Ayrıca çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile
tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel
kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış
olması durumunda da iş durdurulur.
Yasa kapsamında İşveren, işin durdurulması sebebiyle işsiz kalan
çalışanlara ücretlerini ödemekle veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak
üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermekle yükümlüdür.
20
Tablo 1: İş Kazasının Hukuki Değerlendirilmesi
Şekil 2: Ülkemizde En Çok Görülen İş Kazası Tipleri
YILLAR
EN ÇOK GÖRÜLEN İŞ KAZASI
TÜRLERİ
Kişilerin Düşmesi
Bir veya birden fazla cismin sıkıştırması,
ezmesi,
batması,
kesmesi
Makinelerin
Sebep olduğu kazalar
Düşen cisimlerin çarpıp devirmesi
Taşıt kazaları
Diğer Kazalar
GENEL TOPLAM
2007
2008
2009
2010
2011
2012
9469
8518
8364
8992
9871
8541
28066 24329 19301 23346 23999 19579
11686
13105
2930
15346
80602
21
10377
13263
2515
13961
72963
9685
11392
2661
12913
64316
7601
11956
2533
8475
62903
9261
12933
2890
10273
69227
13401
11088
3563
18699
74871
1.2.6 Maden Mühendislerinin İş Kazaları Medeniyle
Sorumlulukları
Maden Mühendisleri, işyerlerinde iş sözleşmesiyle çalışmasına rağmen,
birçok durumda iş ve işçilerin yönlendirilmesi, işin planlanması,
kontrolü görevlerini de üstlenmişlerdir. İşte mühendislerin iş kazası
nedeniyle çalışanların uğrayacağı zararlardan cezai sorumluluğu bu
yetkilerinden
kaynaklanmaktadır.
Yine
üstlenilmiş
olan
teknik
nezaretçilik, daimi nezaretçilik, teknik elemanlık, iş güvenliği uzmanlığı
gibi görevler kazalar sonucu doğan sorumluluğu etkilemektedir.
Kanun, tüzük, yönetmelikle verilen yetki ve sorumlulukların
yerine getirilmemiş olması ve/veya işyerinde yazılı olarak üstlenilmiş
olan görevlerin yapılmamış olması sonucu meydana gelen kazalarda;
maden mühendislerinin cezai ve hukuki sorumlulukları doğmaktadır.
İş kazası sonucu yargılama sonucu maden mühendisi kusurlu
bulunursa;
o Taksirle
Adam
Öldürme
veya
yaralamadan
dolayı
ceza
alabilmektedir.
o Ceza
Mahkemesi tarafından
belirli
bir
süre
ile
mesleki
yasaklama cezası alabilmektedir.
o Mahkemece takdir edilecek maddi-manevi tazminatı ödemek
zorunda kalabilmektedir.
o SGK tarafından yapılan ödemeleri rücu yolu ile ödemek zorunda
kalabilmektedir
22
BÖLÜM 3. ANALİZLER
3.1 MADENCİLİK SEKTÖRÜNDE MEYDANA
GELEN
İŞ
KAZALARI
VE
MESLEK
HASTALIKLARI
Çizelge 3’de Türkiye’de madencilik sektöründe 2000-2011yılları arasında
meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, sürekli iş görmezlik ve ölüm
sayıları verilmiştir.
Çizelge3. Türkiye’de madencilik sektöründe 2000-2011yılları arasında
meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, sürekli iş görmezlik ve ölüm
sayıları (SGK, 2011).
Toplam İş
İş
Meslek
Sürekli İş
Kazası
Kazası
Hastalığı
Görmezlik
Ölüm
Ölüm
Sayısı
Sayısı
Sayısı
Sayısı
Sayısı
Sayısı
2000
74847
7749
321
359
93
1173
2001
72367
8007
445
380
96
1008
Yıllar
23
Toplam
2002
72344
7437
321
317
69
878
2003
76668
6401
301
197
82
811
2004
83830
6372
132
328
68
843
2005
73923
6879
358
310
121
1096
2006
79027
7591
420
444
79
1601
2007
80602
7193
1001
479
74
1044
2008
72963
6515
328
257
66
866
2009
64316
9063
210
121
92
1171
2010
69227
9056
94
122
130
1444
2011
62903
10419
430
160
120
1700
TOPLAM
883017
92682
4361
3474
1090
13635
Çizelge 3 incelendiğinde, madencilik sektöründe 2000 - 2011
yılları arasında 92682 iş kazası meydana geldiği ve bunun sonucunda da
1090 kişinin hayatını kaybettiği görülmektedir. Türkiye’de iş kazası ve
meslek hastalığı sonucunda ortaya çıkan toplam ölüm sayılarına
baktığımızda madencilikte yaşanan ölüm sayılarının yaklaşık %8’lik bir
kısmı oluşturduğu görülmektedir.
24
Çizelge 4: Türkiye genli inşaat ve maden sektörü iş kazası sayıları
İNŞAAT
2007
2008
2009
2010
2011
2012
7615
5574
6877
6437
7749
9209
MADEN
İNŞAAT
MADEN
İNŞAAT
MADEN
359
297
156
475
570
256
77
66
20
131
122
44
364
377
284
319
407
568
481
257
121
123
161
176
7218
6516
9091
9081
10558
9963
İŞ KAZALARININ EN ÇOK
GÖRÜLDÜĞÜ YAŞ
ARALIĞI
MESLEK
HASTALIĞI
SÜREKLİ İŞ
GÖREMEZLİK
ÖLÜM SAYISI
YILLAR
İŞ KAZALARI
SAYILARI
sonuçları (SGK 2012 )
İNŞAAT
MADEN
16
6
9
31
16
30
1001
328
210
94
430
236
TÜM
SEKTÖRLER
18-24
25-29
25-29
25-29
25-29
30-34
Çizelge 4 incelendiğinde Maden sektöründe meslek hastalığına
yakalanan kişi sayısı inşaat sektörüne göre çok daha fazladır. 2012 yılı
verilerine göre maden sektöründe meslek hastalığına yakalanan 236
kişi iken, inşaat sektöründe bu rakam 30 kişi olarak gerçekleşmiştir.
Bunun sebebi maden sektöründeki çalışma koşullarının daha ağır
olmasıdır. Öte yandan, iş kazalarının yaş guruplarına göre dağılımına
baktığımızda 25–29 yaş gurubu iş kazalarına en çok maruz kalan kişiler
olarak görülmektedir.
3.2 MADENCİLİK
KOLLARINDA
SEKTÖRÜ
VE
ÖLÜMLÜ
OLABİLİRLİK ORANLARI
25
TÜM
İŞ
KAZA
2004 ve 2011 yılları arasında Türkiye’ de tüm iş kollarında ölümlü kaza
olabilirlik oranı yüz binde 4,3 ile 7,8 Aralığında değişirken, madencilik
sektöründe 58 ile 124,5 aralığında değişmektedir. Türkiye’ de tüm iş
kollarında ölümlü kaza olabilirlik oranı ortalaması yüz binde 5,7
iken, madencilik sektöründe ölümlü kaza olabilirlik oranı ortalaması yüz
binde 84,55’dir. Bu durumda, madencilik sektöründe ölümlü iş kazası
olabilirlik oranının tüm sektörlere göre 14,8 kat daha fazla olduğu
gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Çizelge 4’de Türkiye madencilik sektöründe ve diğer tüm sektörlerde
2004 - 2011 yılları arası için ölümlü iş kazası olabilirlik oranları
görülmektedir.
Çizelge 5. Türkiye madencilik sektöründe ve diğer tüm sektörlerde 2004
- 2011 yılları arası için iş kazası olabilirlik oranları (SGK, 2011).
Tüm İş Kolları
Madencilik Sektörü
Yıllar
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
İstihdam Edilen
Sayısı (Kişi)
86100
97186
107805
109092
113849
120417
129085
125262
İş Kazası
(Kişi)
6372
6879
7591
7193
6515
9063
9056
10419
İş Kazası
Olabilirlik
Oranı(Yüz
bin kişide)
7400
7078
7041
6593
5722
7526
7015
8317
26
İstihdam
Edilen (Kişi)
İş Kazası
(Kişi)
19632000
20067000
20423000
20738000
21194000
21277000
22594000
24110000
83830
73923
79027
80602
72963
64316
69227
62903
İş Kazası
Olabilirlik
Oranı (Yüz
bin kişide)
427
368
386
388
344
302
306
261
3.3 TÜRKİYEDE MADENCİLİK SEKTÖRÜNDE
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ
MEVZUAT
Madencilik, dünyada, doğası gereği riskli iş kollarının başında
gelmektedir. Bu nedenledir ki iş sağlığı ve güvenliği kavramının ilk olarak
ortaya çıkmasına sebep olan işkolu sayılmaktadır. Özellikle yeraltı kömür
madenciliği, iş kazası ve meslek hastalığı yönünden diğer iş kollarına
kıyasla ön sıralarda yer almaktadır. Türkiye’ de emek yoğun çalışılan bu
sektörde iş kazası ve meslek hastalıklarıyla karşılaşma olasılığı diğer iş
kollarına oranla yüksektir.
Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği organizasyonlarının yetersizliği,
istihdam edilen personelin nitelik ve nicelik yönünden eksiklikleri, yeterli
teknolojinin uygulanamaması riski yüksek olan bu sektörde kaza ve
meslek hastalığı risklerinin daha da artmasına neden olmaktadır. (Anon-c,
2012)
3.3.1 Madencilik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği
Kapsamında
Çıkartılan
Tüzükler
27
Kanun
Yönetmelik
ve
Madencilik sektörü ile ilgili olarak mülga 1475 sayılı iş kanununun 74.
Maddesine istinaden çıkarılan Maden Ve Taş Ocakları İşletmelerinde Ve
Tünel Yapımında Alınacak İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Önlemlerine İlişkin
Tüzük ve bu tüzüğün ilgili maddelerine istinaden çıkarılmış yönetmelikler
doğrudan, madenlerin ruhsatlandırılmasını düzenleyen yürütümü Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkisinde olan 3213 sayılı Maden Kanununun
29. maddesinde ve ilgili diğer kanuni düzenlemelerde dolaylı olarak
kullanılmaktadır (Anon-b, 2012).
Çizelge 6. Türkiye madencilik sektöründe ve diğer tüm sektörlerde 2004 2011 yılları arası için ölümlü iş kazası olabilirlik oranları(SGK, 2011).
Tüm İş Kolları
Madencilik Sektörü
Yıllar
İstihdam
Edilen
Sayısı
Ölüm
Sayısı (Kişi)
Ölümlü Kaza
Olabilirlik
Oranı (Yüz
bin kişide)
İstihdam
Edilen (Kişi)
Ölüm
Sayısı
(Kişi)
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
86100
97186
107805
109092
113849
120417
129085
68
121
79
74
66
92
130
79
124,5
73,2
68,8
58
76,4
100,7
19632000
20067000
20423000
20738000
21194000
21277000
22594000
843
1096
1601
1044
866
1171
1444
2011
125262
120
95,8
24110000
1700
Ölümlü
Kaza
Olabilirlik
Oranı (Yüz
bin kişide)
4,3
5,46
7,8
5
4,1
5,5
6,4
Maden Kanunu II. bölüm 29. madde işçi sağlığı ve iş güvenliğini
ilgilendirmektedir.
28
7
4857 sayılı İş Kanunundan önce yürürlükte olan ve iş sağlığı ve
güvenliğiyle ilgili hükümler içeren 1475 sayılı İş Kanununa istinaden
madencilik ile ilgili muhtelif tüzük ve bu tüzük kapsamında çıkarılan
yönetmelikler;
 Maden ve Taş Ocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında
Alınacak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Önlemlerine İlişkin Tüzük
(Resmi Gazete: 22.10.1984-18553).
 Maden ve Taşocakları İşletmelerinde ve Tünel Yapımında
Tozla Mücadeleyle İlgili Yönetmelik (Resmi Gazete: 14.09.199020635),
4857 sayılı İş Kanununun Geçici 2. maddesi gereği yürürlükte
bulunmaktaydı 30.12.2012 tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Kanunu kapsamında bu tüzük ve yönetmelik tamamen kaldırılmıştır.
 Yeraltı Maden işletmelerinde Elektrikli lokomotiflerin kullanılması
hakkında Yönetmelik,
 Grizulu
Hakkında
Ocaklarda
Elektrik
Enerjisi
Kullanılması
Yönetmelik
(Resmi Gazete:11.03.1997-22930),
 Deniz, Göl veya Nehir Altında Bulunan Madenlerdeki Çalışmalar
Hakkında Yönetmelik (Resmi Gazete: 13.04.1997-22963).
Bu yönetmelikler ise 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
kapsamında çıkarılan Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği
Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmıştır
29
3.4 AVRUPA
BİRLİĞİNDE
MADENCİLİK
SEKTÖRÜNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
KONUSUNDA ÇIKARTILAN DİREKTİFLER
Avrupa
Birliği'nde
İşçi
Madencilikte
Sağlığı
Ve
İş
Güvenliği
Konusundaki Direktifler doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki kısımda
inceleyebiliriz.
3.4.1 Madencilik Sektörü Üzerinde Doğrudan Etkisi Olan
Direktifler
92/91 sayılı Maden işkolunda Çalışan İşçilerin Sağlık ve
Güvenliklerinin iyileştirilmesi için Asgari Koşullar Hakkında
Direktif,
92/104
Çalışan
sayılı
İşçilerin
Madenlerin
Sağlık
Yerüstü
ve
Yeraltı
işlerinde
ve Güvenliklerinin İyileştirilmesi için
Asgari Koşullar Hakkında Direktif,
Maden Atıkları Direktifi (Tasarı).
3.4.2 Madencilik Sektörü Üzerinde Dolaylı Etkisi Olan
Direktifler
Direktif 1999/ 31/EC- Arazide Atık Depolama Direktifi,
Direktif 98/24/EC- Kimyasal Maddelere Maruz Kalma Direktifi,
Direktif 98/37EC- Makine Direktifi.
30
3.4.3 AB’YE
UYUM
SÜRECİNDE
MADENCİLİK
SEKTÖRÜNDE İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ
ALANINDA ÇIKARTILAN YÖNETMELİKLER
AB müktesebatına uyum çalışmaları kapsamında madencilik üzerinde
doğrudan olarak etki eden iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çıkarılmış
4857 sayılı İş Kanununun yürürlüğe girmesini takiben, Kanunun 78.
maddesi gereğince, AB müktesebatına uyum çalışmaları kapsamında
madencilikte iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak iki Yönetmelik
çıkarılmıştır. Bunlar;
Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik
Şartları Yönetmeliği (Resmi Gazete: 21.02.2004-25380).
Sondajla Maden Çıkarılan İşletmelerde Sağlık ve Güvenlik
Şartları Yönetmeliği (Resmi Gazete:22.02.2004-25381).
olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu ile birlikte geçerliliğini
sürdürmekteydi. Fakat 19.09.2013 tarihli Resmi Gazete ‘de yayımlanan
Maden
İşyerlerinde
İş
Sağlığı
ve
Güvenliği Yönetmeliği adlı
yönetmelikle her ikisi de yürürlükten kaldırılmıştır.
Maden
İşyerlerinde
İş
Sağlığı
ve
Güvenliği
Yönetmeliği
3/12/1992 tarihli ve 92/104/EEC sayılı Avrupa Birliği Direktifi ile
3/11/1992 tarihli ve sayılı 92/91/EEC Avrupa Birliği Direktifine paralel
olarak, hazırlanmıştır.
31
AB
müktesebatına
uyum
çalışmaları
kapsamında10.06.2003
tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında madencilik
üzerinde dolaylı olarak etki eden iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çıkarılmış
yönetmelikler;
Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması
Hakkında Yönetmelik (Resmi Gazete:26.12.2003-25328) 30.04.2013
tarihinde yürürlükten kaldırıldı,
İşyeri bina ve eklentilerinde alınacak sağlık ve
güvenlik
önlemlerine ilişkin Yönetmelik (Resmi Gazete: 10.02.2004-25369),
Kişisel koruyucu donanımların işyerlerinde kullanılması hakkında
yönetmelik (Resmi Gazete 11.02.2004-25370)02.07.2013 tarihinde
yürürlükten kaldırıldı,
İş Ekipmanlarının kullanımında sağlık ve güvenlik şartları
Yönetmeliği (Resmi Gazete: 11.02.2004-25370) 25.04.2013 tarihinde
yürürlükten kaldırıldı,
Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi buçuk Saat veya
daha az çalışılması gereken işler hakkında yönetmelik (Resmi
Gazete:15.04.2004-25434)
16.07.2013
tarihinde
yürürlükten
kaldırıldı,
Çocuk v e
genç
işçilerin
çalıştırılma
usul
ve
esasları
hakkında Yönetmelik ( Resmi Gazete:06.04.2004-25425),
İş Yerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelik ( Resmî
Gazete: 05.03.2004-25393).
Bu
yönetmelikler
Kanunu
yerine
kapsamında
6331
Sayılı
ilgili
32
İş
Sağlığı
Yönetmelikler
ve
Güvenliği
çıkarılmıştır.
BÖLÜM 4. BULGULAR
6331 Sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu ve ilgili iş sağlığı ve güvenliği
mevzuatları göz önüne alındığında çalışma alanlarında iş kazalarının
oluşumuna, insan davranış ve hareketlerinin etkisi sorgulandığı
davranış tabanlı emniyet konusu ülkemizde yeni bir konu yaklaşım
olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yaklaşım ile işçi sağlığı ve güvenliği
konusunda, insanların çalışma ortamlarındaki hareket ve davranışlarının
sorgulanması imkânı ortaya çıkmaktadır
4. 1 Davranış Tabanlı Emniyet:
İşyerinde sağlık ve emniyet konusu, kurumsal ortamdan, yönetim
davranışına, mesleğin veya görevin yapısına bağlılıktan bireyin kişisel
özelliklerine kadar pek çok faktörden etkilenmektedir.
İşyerinde emniyetle ilgili davranış bu büyük etkenleri ele alarak
değiştirilebilir. Emniyet performansını iyileştirmenin tek yolu emniyetli
davranışı tanıtmaktır. Bu tanıtım; emniyetli davranışı tanımlar ve
pekiştirir ve emniyetsiz davranışı azaltır. Davranışsal emniyet süreci bir
kestirme çözüm değildir ve temel unsurları görmezden gelmemek
önemlidir. Kurumlar, yönetim ve faaliyet faktörlerini, eğitim ve
benzerlerini değerlendiren ve geliştiren politikalar ve sistemlere
odaklanmaya başlamalıdırlar (Geller, 1998; Özgür, 2013).
33
4.1.1 Davranış Tabanlı Emniyet Süreci:
Davranış Tabanlı Emniyet, çalışma gruplarının kendi davranışlarını
tanımladıkları, ölçtükleri ve değiştirdikleri bir süreçtir. Öncül Davranış
Sonucu (ÖDS) davranış modelinin ilkelerini uygulayan bir süreçtir. Bu
model, bütün davranışların, davranışın tekrar edilmesini teşvik eden ya
da engelleyen bir veya daha fazla sonucu bulunan davranışları başlatan
bir veya daha fazla öncülü ya da harekete geçiricisi ya da etkileştiricisi
olduğunu varsaymaktadır.
Emniyetli olmaya karşı, davranış tabanlı yaklaşımda üstünde
durulan, adından da anlaşılacağı
gibi,
çalışanların davranışıdır.
Davranışın etkilenmesiyle bu sistem yaralanma oranlarını azaltabilir.
Güvenliğe karşı davranışa dayalı yaklaşım özellikle belli bir tesiste
emniyet açısından önemli, gözlemlenebilir, ölçülebilir davranışlara
yoğunlaşmaktadır. Bu, davranışın görev yönelimli açısıdır ve işle ilgili
önemli becerilere emniyetli davranış olarak bakmaktadır. Emniyetli
olmayan koşullar için iş yerinin incelenmesi veya denetlenmesine
odaklanmamaktadır.
Davranışsal emniyet, emniyet yönetiminin, son derece kurallı
yaklaşımlardan,
tasarlanmış
veya
pek
çok
gelişen
şirketin
kurulduklarından beri sahip olduğu prosedürlere dayalı sistemlerden
geçirerek, çalışanları yetişkin birer insan olarak kabul eden ve kendi
emniyetleri üzerinde etkileri olduklarını gördüklerinde daha fazla katkıda
bulunan çalışanlarının refahlarına gerçekten önem veren sistemlere doğru
giden doğal ilerlemenin bir parçasıdır. Bu geçişi sağlamak için ilgili
34
çalışma grubunun kültürünü değiştirmek gerekmektedir, dolayısıyla bu
yaklaşım
anlık
sonuçlar
sağlamayacaktır.
Ayrıca,
emniyetliliğin
geliştirilmesine karşı davranışa dayalı yaklaşımlar tasarlandığında ve
prosedürler düzgün işlediğinde en etkili yol olmaktadır.
İnsan davranışı genellikle refleks/otomatik, planlı ve alışılagelmiş
olarak sınıflandırılmaktadır. Davranışa odaklanmak işçileri suçlamak ya
da cezalandırmak amacını gütmemektedir, bu önlemler büyük ölçüde
ters tepmektedir ve her durumda, olaylarla ilgili davranışların bazıları
yönetim sistemleri tarafından teşvik edilir ya da görmezden gelinir. Etkili
yaklaşım iş yerinde meydana gelen emniyetli ve emniyetli olmayan
(riskli)
davranışların
tanımlanması
ve
ölçülmesi
ve
bunların
yönetilmesidir.
Davranışın ölçülmesi sağlık ve emniyet sistemine proaktif bir
yönetim için araç sağlamaktadır. Kaza üçgenleri veya kaza oranları
kullanılarak yaralanmaların sıklığını ile şiddeti arasında bağlantı kurmak
için iyi tesis edilmiş bir emniyet yaklaşımıdır. Bu geleneksel emniyet
üçgeni şiddetin azaldığını ve sıklığın arttığını göstermektedir. Üçgeni,
ucuz atlatılan ve
emniyetli olmayan davranışları dâhil
ederek
genişletmek basittir. Ölümcül olmayan daha büyük yaralanmalar, üç
günden fazla süren yaralanmalardan daha fazla ilk yardım vakaları ve her
türden olaya nazaran riskli davranışlardan ucu ucuna kurtulmalar
vardır. Riskli davranış kazalar için erken bir uyarıdır
35
4. 2 Davranış Tabanlı Emniyet Sürecinin
Oluşturulması:
Davranış
tabanlı
Emniyet’in
bütün
yönleri
her
kurumda
işe
yaramayabilir. Programlara karşı büyük faydalar vaat eden ancak
yalnızca daha fazla evrak işi, daha az ilerleme ve emniyet ekiplerinin
harcanan zamanları ile sonuçlanan bir direnç vardır. Yaralanmaların
önlenmesi için sihirli bir işaret olmamakla birlikte, gözlemler arttıkça
yaralanmaların azaldığını gösteren veriler mevcuttur. Soru şudur; “ bu
bizim şirketimizde işe yarayacak mı?” Davranış Tabanlı Emniyet’in
vaat ettiği sonuçlar anlamsız değildir ancak şirket hazır olmalıdır.
Ancak, diğer önleme programları gibi, koşulların doğru olması
gerekmektedir. Yönetim desteği, etkili yönetim sistemleri ve şirket
kültürü bir şirketin Davranış Tabanlı Emniyet’e geçişe hazır olup
olmadığını belirlemede önemli unsurlardır. Bu süreçlerin uygulanması
maliyetli olacağı için, bir şirketin buna hazır olup olmadığı nasıl
söylenebilir.
Başarı olasılığını dramatik olarak artıracak beş durum koşulu vardır:
Emniyet liderliği,
Oluşturulmuş entegre emniyet yönetim sistemi,
Çalışanların Emniyetliliğe katılımlarının artırılması,
Kurumun emniyet kültürü,
Ölçüm ve denetlenebilirlik (Geller, 1998; Özgür, 2013).
36
4.3 Davranış Tabanlı Emniyetin Faydaları:
Davranış Tabanlı Emniyet kurumlara, ekipte sahiplik, güven ve birlik
oluşturan ve çalışan güvenliği ile ilgili yetki fırsatlarını geliştirerek
istatistikî olarak geçerli önemli göstergeleri veren proaktif tepkileri
geliştirerek mükemmel emniyet seviyesine taşıma fırsatı sağlamaktadır.
İkinci olarak kurum kültür kadar önemli olan, Davranış Tabanlı Emniyet
üretim zemininde yönetime temel değerlerini gösterme ve ispatlama
fırsatı vermektedir. İşçiler sıklıklar gözlemlenmeyi istemeye başlayacak
ve kendilerinin ve çalışma arkadaşlarının daha güvenli olmaları için
faaliyetlerini değiştirmeleri için verilen geri bildirimi kullanacaklardır.
Gözlemciler ve gözlemlenen işçiler arasındaki bu yakın ilişki daha açık
çalışma ortamlarının oluşmasına yol açacaktır. Güven arttıkça, küçük
vakalar arttıkça, bunların önemi azalmaktadır.
Davranış tabanlı emniyet iyi bir iştir. Emniyet maliyetlidir,
emniyet programları müdürün ve işçinin zamanını alır ve kazaların
araştırılması da zaman alır. Gözlem süreci; işin yapılma şeklini
iyileştirmek için kullanılabilir ki bu da kalitenin artmasına yol açar. Bir
kurum emniyet süreçlerinin davranışsal yaklaşımla daha akıcı hale
getirdiğinde, bu deneyimi, müşteri hizmetleri, kalite ve devamsızlık
uygulamayı işletmenin pek çok unsuruna liderlik edecek şekilde diğer
işletme önceliklerine transfer edebilir.
4.4 Gözlem Süreci:
37
Gözlemler davranışsal emniyet sürecinin temelidir; sözlü geri bildirim ve
iletişim noktasında rehberlik için fırsat sunarlar. Prensip olarak,
gözlemler objektif karar verme verisi (örneğin önemli konuların
sağlanması, ihtiyaç duyulan eğitimin belirlenmesi). Gözlem sürecinin
iki yönü sonuçları etkiler;
Sıklık,
Odaklanma.
Gözlem sıklığı açısından, pek çok süreç irtibat oranını izlemektedir. Bu
gözlem yapanlarla gözlemlenenler arasındaki irtibat oranıdır. Bazı
süreçler, devam eden emniyet performansı hakkında daha güvenilir bir
resim sunan günlük irtibatı savunurken (Cooper, 1998), diğerleri haftada
iki veya üç defa irtibatı, haftada bir defa veya yılda birkaç
defa
irtibatı savunmaktadırlar (Komaki, Barwick&Scott, 1978). İrtibat
oranı arttıkça, vaka oranlarının da daha büyük etkisi olduğunu kabul
edilmektedir (Geller, 1996; McSween, 2002).
Bugüne
kadar,
yaralanmaların
azaltılması
ve
davranış
değişikliğine odaklanan gözlemlerin etkisi değerlendirilmemiştir. Pek
çok süreç bire bir (peertopeer) gözlem yaklaşımını kullanır; burada
eğitimli bir gözlemci meslektaşına yaklaşır ve çalışırken o kişiyi
gözlemlemek için izin alır, daha sonra gözlem tamamlandığında yerinde
geri bildirim yapar (Geller, 1996; Krause, 1997; McSween, 2002). Bu
yaklaşım mümkün olduğunca çok gözlemci ve gözlemlenmeyi isteyen
kişiye ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca gözlemcileri işe almak ve onların
38
uzun süreler boyunca motivasyonlarını sürdürmelerini sağlamak çok
fazla zaman ve emek gerektirmektedir (Whitney, 2006).
Diğer
süreçler
çalışma
grubu
gözlem
yaklaşımını
benimsemektedir; burada bir veya daha fazla eğitimli gözlemci her bir
grup içine yerleştirilir ve tek bir gözlem boyunca meslektaşlarının
davranışlarını gözlemler (Cooper, 1998). Genel olarak, gözlem için izin
alınması gerekmemektedir. Gözlemci eğer rahatsa hemen geri bildirim
sağlanır. Ayrıca çalışma gruplarının
analizi
haftalık
çalışma
bir
hafta
gruplarında
boyunca
gözlem
tartışılır. Gözlemcinin
yorulmaması için, birkaç ayda bir iş arkadaşları yer değiştirirler. Bu
şekilde herkes eninde sonunda gözlemci olur. Aynı zamanda, davranış
kontrol
listelerinin
güncellenmesi
ilgili
emniyet
davranışına
odaklanmasını sağlamaktadır.
Kendi kendine gözlem yaklaşımları sıklıkla yalnız çalışan ve
kendilerine geri bildirim yapmaları için gözlem kontrol listesi verilen
işçiler (örneğin şoförler) için kullanılır. Toplanan veriler genellikle
eğitim ihtiyaçları ve diğer düzeltici eylemlere bilgi sağlaması için
bütün yalnız çalışan işçiler için analiz edilir.
Daha az kullanılan bir başka yaklaşım ise, davranışın sonuçlarına
odaklanmaktır. Bu yaklaşım, emniyetli olmayan koşullara odaklanan
haftalık yönetim denetimine benzerdir. Genel olarak, bunların belli
bir teması olacaktır; bakım ve temizlik, Kişisel Koruyucu Donanımı
39
kullanımı ya da tehlike tanımlaması gibi. İşçiler bu gözlem saatleri
boyunca yine hemen sözlü geri bildirim alırlar
4.5 Geri Bildirim Mekanizması:
Akademik davranışsal emniyet değerlendirmeleri (Cameron&Duff, 2007;
Grindle, Dickinson&Boettcher, 2000; McAfee&Winn, 1989; SulzerAzaroff, Harris &McCann, 1994), amacı insanların performanslarını
ayarlamaları olan geri bildirimin önemine işaret etmektedir. Pek çok
süreç, mevcut geri bildirim mekanizmalarının çeşitli kombinasyonlarını
kullanabilir (örneğin, sözlü, grafik, yazılı, semboller). Gözlemlenen ile
gözlemleyici
arasında
irtibat
noktasındaki
sözlü
geri
bildirim,
muhtemelen en sık kullanılan yaklaşımdır (Coplen, Ranney&Zuschlage,
2007). Aynı şekilde, davranışsal emniyet idari kurulu bu geri bildirim
etkileşimlerinin kalitesini değerlendirmek için çok fazla zaman ve çaba
harcamaktadır,
aynı
zamanda
gözlemlerin
gizli
kalması
için
uğraşmaktadırlar.
Pek
sergilemek
çoğu
için
işyerinde
davranış
performansındaki eğilimleri
tablolar kullanırlar. Aslında, %100’e ne kadar yakın
emniyet olursa bu insanların çalıştığına işaret etmektedir.
Bazı durumlarda, tabloda sürecin motivasyon unsuru olarak bir hedef
(idari kurul tarafından ya da iş gücü ile müştereken oluşturulur) işaret
edilmektedir (Cameron&Duff, 2007). Bazı süreçler aynı zamanda,
toplanan gözlem verilerinin analizine dayanan yazılı geri bildirim
kullanırlar. Bazı süreçlerde, çalışma grupları haftalık bilgilendirme
40
toplantılarında verileri alırlar. Diğerlerinde ise, idari kurul verilerin
özetini her ay yönetime rapor ederler ya da performans bariyerlerini
ortadan kaldırma niyetini açıkça ortaya koyarak odak gruplarına
vermektedir.
4.6 Risk Yönetimine Davranış Tabanlı Yaklaşım:
1998 yılı Amerikan İşçi Kurumu İstatistiklerine göre, istemeden
meydana gelen yaralanmalar Amerika’da 44 yaş veya altında temel ölüm
sebebidir ve bu ölümlerin çoğu iş yerinde meydana gelmektedir. Her yıl,
tahmini 7.000 ile 11.000 Amerikan işçisi iş yerinde ölmekte ve 2,5 ile
11,3 milyonun da ciddi şekilde yaralanmaktadır (Miller, 1997). Bu
durum can kayıpları yıllık 250.000 olası üretken yılın kaybolmasına yol
açmaktadır- kanser ve kalp damar hastalıkları birleşiminden daha
fazladır (Leigh, 1995). Doğrudan maliyetler ücret kaybı, tıbbi giderler,
sigorta talepleri, üretim gecikmeleri, iş arkadaşlarının kaybedilmesi,
ekipman hasarı ve yangın kaynaklı kayıpları içermektedir (Miller, 1997)
41
BÖLÜM 5. TARTIŞMA VE SONUÇ
6331 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu ile Maden İşyerlerinde İş
Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile birlikte
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çıkarılan Yeraltı ve Yerüstü Maden
İşletmelerinde sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliği ve Sondajla Maden
Çıkaran İşletmelerde sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliği kaldırılarak
mevzuat tekleştirilmiştir.
Madencilik sektöründe 1475 Sayılı kanuna göre çıkartılan tüzük ve
yönetmeliklerde daha ayrıntılı ve kural koyan hükümler yer almaktaydı.
Fakat Avrupa Birliği Direktifleri esas alınarak çıkarılan ve 6331 sayılı
kanun
kapsamında
yürürlükte
olan
yönetmeliklerde
önleyici
ve
yönlendirici hükümler yer almaktadır.
Yönetmeliklerin getirdiklerini kısaca özetlersek; iş sağlığı ve
güvenliği ile ilgili konularda önleme politikasının oluşturulması, sürekli
iyileştirme yapılması, risk değerlendirilmesi, sağlık gözetimi, çalışanların
eğitimi çalışanların bilgilendirilmesi ve çalışanların görüşlerinin alınması
gibi konuları içermektedir.
Sigortalının hukuk düzenince geniş bir şekilde koruma altına
alınmış olduğu görülmektedir. Ancak meydana gelen iş kazası olayları
42
sonucunda işveren aleyhine Asliye Ceza Mahkemelerinde ceza
davaları, İş Mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davaları
açılmaktadır.
Mevcut iş kazası
ve
meslek hastalığı kaza istatistikleri
maden işletmeli işyerlerinde
işverenlerin yükümlülüğünde olan
önlemlerin yetersizliğini kanıtlamaktadır.
Uygulama da kaza
öncesinde
İş
Sağlığı
ve
Güvenliği
mevzuatı kapsamında İş Müfettişlerinin yaptığı denetimlere karşı gün
kurtarılmaya çalışılmaktadır.
Risk ve önlemlerin analiz edilerek alınan önlemlerin ne derece
etkin olduğu ile ilgili sayısal bir hesaplama modeli oluşturulmalı bu
metotla işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden durumları objektif
değerlendirilmeli ve bir önceki yıllardan ders alarak ileriki yıllarda iş
kazaları ve meslek hastalıkları önlenmemelidir.
Davranış Tabanlı Emniyet yaklaşımı, işçilerin kendi emniyet
performanslarını kontrol etmek ve dolayısıyla mesleki riskleri azaltmak
ve iş yerinde yaralanmaları önlemek için aşağıdan yukarıya yaklaşımın
güçlendirilmesine imkân sağlamaktadır.
Sonuç olarak; Ülkemizde yaşanan iş kazalarının önlenmesinde
kanun ve yönetmeliklerin yanında eğitimin son derece önemli olduğu
unutulmamalıdır.
43
44
KAYNAKLAR
[ 1 ]. Anadolu Ajansı, 2013, Maden kazaları geçen yıl 61 can aldı,
9.Ocak.2013, http:// www. aa. com. tr / tr/haberler/119723--madenkazalari-gecen-yil-61-can-aldi, (Erişim tarihi: 13.05.2013.)
[ 2 ]. Anon-a, 2012,
Madencilikte iş sağlığı ve güvenliği konusunda
yaşanan
Web:
gelişmeler,
http://tiskweb.com/
isveren_yazdir.asp?
yazi_id=2087&id=100&baslik_id= & y a pi=&gecerli_sayfa=
[ 3 ]. Akçakoca H, Beyhan S, Cevizci H, Uysal Ö, Ünlü Ö, Avrupa
Birliğine Uyum Sürecinde Türkiye’de Madencilik Sektöründe İş Sağlığı
ve İş Güvenliği Uygulamaları
[ 4 ]. Akyıldız S. Erdim B. Göztepe C. Maden İşlerinde İş Sağlığı ve
Güvenliği İle İlgili Sorumluluklar.
[ 5 ]. Arıtan A.E, Özgür E. İş Sağlığı ve Güvenliğinde Yeni Yaklaşım:
Davranış Tabanlı Emniyet
[ 6 ]. İş Güvenliği Uzmanı, 2012, Maden sektöründe 2011 yılı iş kazaları,
5.Mart.2012,http://www.isguvenligi - uzmani.org / is- kazalari / maden
– sektöründe – 2011 – yili – is – kazalari . html, (Erişim tarihi:
13.05.2013).
[ 7 ]. Karatepe Y. İş Sağlığı ve Güvenliği Giriş Dersi Ders Notları,
http://yyuzem.yeniyuzyil.edu.tr/
[ 8 ]. Maden Mühendisleri Odası, 2012, Madencilik Bülten, Ekim-Aralık
2012, Ankara. TMMOB
Maden
Mühendisleri Odası, 2013,
Basın
açıklamaları; Yine özelleştirme, yine taşeron,yine ihmal, yine ölüm,
45
06.09.2013, http: // www. tmmob. org. tr / genel / bizden _ detay . php ?
kod =9352&tipi=9, (Erişim tarihi: 14.05.2013)
[ 9 ]. Yılmaz H. Maden işyerlerinde meydana gelen iş kazalarından dolayı
işverenin hukuki ve cezai sorumluluğu, Maden işletmelerinde işçi sağlığı
ve güvenliği sempozyumu 2013.
[ 10 ]. 6331 Sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu;
https://www.lebibyalkin.com.tr/mevbank/konukatalogu.asp?sNode=C470
&Exp=Y&orgid=80
46
47
Download

Bitirme Ödevi - Hamza ÖZTOPRAK