ISSN: 1303-9210
LEGAL
Hukuk Dergisi
LEGAL JOURNAL OF LAW
Cilt: 12 / Sayı: 139
Volume: 12 / Issue: 139
Yıl / Year: 2014
YARGITAY KARARLARI, DANIŞTAY KARARLARI
VE DİĞER YÜKSEK MAHKEME KARARLARI,
HUKUK HABERLERİ, HUKUKÎ MAKALELER,
GÜNCEL MEVZUAT, RESMÎ GAZETE ÖZETLERİ,
ÖNEMLİ BİLGİLER
COURT OF CASSATION DECISIONS, COUNCIL STATE DECISIONS
AND OTHER SUPREME COURT DECISIONS, LEGAL NEWS, LEGAL
WRITINGS, CURRENT LEGISLATION, ABSTRACTS OF OFFICIAL
GAZETTE, MAJOR INFORMATION
Legal Hukuk Dergisi
Legal Journal of Law
“Hakemli Dergidir”/“Peer reviewed Journal”
Cilt: 12/Sayı: 139
Volume: 12/Issue: 139
Yıl/Year: 2014
Yayın Sahibi/Publisher: Legal Yayıncılık A.Ş. adına Sahibi ve Genel
Yayın Yönetmeni/On Behalf of Legal Yayıncılık
INC. Publisher and Executive Editor
Av. / Aal. Lütfürrahman BAŞÖZ
(Sertifika No./Certificate No. 27563)
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Responsible Manager: Av. / Aal. Ramazan ÇAKMAKCI
Basım ve Cilt/Printing and Volume: Kitap Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.
(Sertifika No./Certificate No.: 16053)
Tel.: 0212 482 99 10 Faks/Fax: 0212 482 99 78
Basıldığı Yer/Place of Publication: Davutpaşa Cad. No: 123, Kat:1
Topkapı/İstanbul
Basıldığı Tarih/Publication Date: Temmuz/July 2014
Yönetim Yeri/Place of Management: Bahariye Cad. No: 63/6 Kadıköy/İstanbul
Tel. 0216 449 04 86 Faks/Fax: 0216 449 04 87
Yayın Türü/Type of Publication: Yerel, Süreli, Aylık Hukuk Dergisi/This
journal is a peer reviewed national law journal
published per month
İzmir Temsilcisi/
Izmir Representative
Av. / Aal. İsmet KÖYMEN
Mersin Temsilcisi/
Mersin Representative
Av. / Aal. H. Hulki ÖZEL
ISSN: 1303-9210
Dergiye yapılan atıflarda “LHD” kısaltması kullanılmalıdır.
For citations please use the abbreviation: “LHD”
E-mail: [email protected]
Telefon/Phone: 0 216 449 04 85
Faks/Fax: 0 216 449 04 87
Posta Adresi/Postal Address:
Bahariye Cad. Çam Apt. No: 63 D. 6 Kadıköy – İstanbul
Bu dergide yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlara aittir.
Articles published in this journal represent only the views of the contributors.
Copyright © 2014
Bu derginin tüm yayın hakları LEGAL YAYINCILIK A.Ş.’ye aittir.
Yayınevinin izni alınmadan eğitim ve tanıtım amaçlı kısmi alıntılar hariç
olmak üzere hiçbir şekilde kopya edilemez, çoğaltılamaz ve
yayınlanamaz.
All rights reserved. No part of this publication may be copied,
reproduced, stored in a retrieval system, or transmitted, in any form or
by means, without the prior expressed permission in writing of the
LEGAL YAYINCILIK A.S.
LEGAL HUKUK DERGİSİ
Bahariye Cad. Çam Apt. No: 63 D. 6 Kadıköy – İstanbul
Tel: (216) 449 04 85 – 449 04 86 Faks: (216) 449 04 87
İnternet adresi: www.legal.com.tr
E-mail: [email protected]
DANIŞMA ve YAYIN KURULU
EDITORIAL and ADVISORY BOARD
Prof. Dr. Gökhan ANTALYA
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Prof. Dr. Abdülkadir ARPACI
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Mehmet Emin ARTUK
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Oğuz ATALAY
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflâs Hukuku
Anabilim Dalı
Prof. Dr. Cevdet ATAY
Prof. Dr. Mehmet BAHTİYAR
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Süheyl BATUM
Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku
Prof. Dr. Ali Cem BUDAK
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Erdoğan BÜLBÜL
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Mustafa ÇEKER
Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Gürsel ÇETİN
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı
Prof. Dr. Osman DOĞRU
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Ömer EKMEKÇİ
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Nuray EKŞİ
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Nüvit GEREK
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Tevfik GÜLSOY
Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Alper GÜMÜŞ
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anabilim Dalı
Prof. Dr. Sibel İNCEOĞLU
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Turgut KALPSÜZ
Prof. Dr. Eser KARAKAŞ
Bahçeşehir Üniversitesi AB İlişkileri Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Işıl KARAKAŞ
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üyesi - Devletler Umumi Hukuku
Prof. Dr. Mahmut KOCA
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku
Prof. Dr. Mustafa KOÇAK
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı – Anayasa Hukuku
Prof. Dr. Muharrem KILIÇ
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Serap Keskin KİZİROĞLU
Okan Üniversitesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Tekin MEMİŞ
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Ali Necip ORTAN
İstanbul Kültür Üniversitesi Fikri Haklar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalı
Prof. Dr. Ayhan ÖNDER
Ceza ve Ceza Usul Hukuku
Prof. Dr. Selçuk ÖZTEK
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Ömer ÖZKAN
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı
Prof. Dr. Saba ÖZMEN
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Prof. Dr. Bahri ÖZTÜRK
İstanbul Kültür Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI
Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Adem SÖZÜER
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Cumhur ŞAHİN
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Şükran ŞIPKA
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Güzin ÜÇIŞIK
Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Samim ÜNAN
Galatasaray Üniversitesi Ticaret Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Hakan ÜZELTÜRK
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Vergi Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Sultan ÜZELTÜRK
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Serap YAZICI
Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Hamdi YILMAZ
Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Doç. Dr. Faruk ACAR
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Doç. Dr. Pınar AKAN
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı
Doç. Dr. Müslüm AKINCI
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Murat ALIŞKAN
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Doç. Dr. Çetin ARSLAN
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı
Doç. Dr. Mustafa Erdem CAN
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Doç. Dr. Osman CAN
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı
Doç. Dr. Özlem YENERER ÇAKMUT
Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı
Doç. Dr. Ebru CEYLAN
İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Medeni Hukuk
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Mehmet ERDEM
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Doç. Dr. Pelin GÜVEN
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Özel Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Doç. Dr. Şafak NARBAY
Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Ahmet Caner YENİDÜNYA
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı
Doç. Dr. İlhan YILMAZ
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Özel Hukuku Anabilim Dalı
Doç. Dr. Sevtap YOKUŞ
Kocaeli Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Yrd. Doç. Dr. Taner AYANOĞLU
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Sinan BAYINDIR
İstanbul Aydın Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Sevi BAKIM
İstanbul Aydın Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Muzaffer EROĞLU
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Birgül SOPACI
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Varol KARAASLAN
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflasHukuku Anabilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Nur KARAN
Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku
Yrd. Doç. Dr. A. Kürşat TANGÜN
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Ticareti Hukuku Anabilim Dalı
Dr. İsmet Nezih ABANOZ
Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Haşmet Sırrı AKŞENER
İstanbul 10. Ticaret Mahkemesi E. Başkanı
Hasan ÖZKAN
Em. İstanbul Hukuk Hâkimi
İzzet DOĞAN
Em. İstanbul Hukuk Hâkimi
Arş. Gör. Mustafa ÜNLÜTEPE
Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Av. Atilla COŞKUN, Av. Süleyman ÇETİN,
Av. İbrahim Murat HAZNEDAR, Av. Recep KAHRAMAN, Av. Dr. Filiz KESKİN,
Av. Fikret İLKİZ, Av. Hasan KÖROĞLU, Av. Mehmet UÇUM, Av. Talih UYAR
LEGAL HUKUK DERGİSİ YAYIN İLKELERİ
PUBLICATION AND SUBMISSION REQUIREMENTS OF LEGAL
JOURNAL OF LAW
1. Legal Hukuk Dergisi (LHD), ayda bir yayımlanan hakemli bir
dergidir.
Legal Journal of Law is a peer reviewed journal published per
month.
2. Dergi’de yayımlanabilecek yazılar, hukuk alanını ilgilendiren
içerikte her türlü makale, karar incelemesi ve kitap incelemesi ile çevirilerdir. Yazıların dili, Türkçe veya diğer Avrupa dilleridir.
This is a journal of law focusing on legal issues concerning law.
Articles, case notes and comments, discussions of legislative development,
book reviews and other similar type of papers which are written in
Turkish and in other European languages are welcome.
3. Dergi’de yayımlanmak üzere gönderilen yazılar başka bir yerde
yayımlanmamış ya da yayımlanmak üzere gönderilmemiş olmalıdır.
Articles that will be sent to the editor should not be published
elsewhere, nor be submitted to other journals simultaneously.
4. Yazılar Microsoft Word (Microsoft Office 98 ve üzeri
versiyonlar) formatında (.doc veya.docx dosya uzantılı olarak) yazılmış
olmalıdır. Ayrıca yazılar, aşağıdaki şekil şartlarına uygun olarak kaleme
alınmış olmalıdır:
Kağıt boyutu: A4
Üst: 2, 5 cm; Alt: 2, 5 cm; Sol: 2 cm; Sağ: 2 cm
Metin: Times New Roman, 12 punto, 1.5 satır aralığı, iki yana
yaslı
Dipnotlar: Sayfa altında, Times New Roman, 10 punto, 1 satır aralığı, iki yana yaslı
Articles should be submitted as Microsoft Word (either with.doc
or.docx file extensions) documents (Microsoft Office 1998 or higher
versions). Articles should be written according to the following style
guidelines:
Paper size: A4
Top: 2.5 cm; Bottom: 2.5 cm; Left: 2 cm; Right: 2 cm
Text body: Times New Roman, 12 points, at 1.5 line spacing,
justified
Footnotes: Times New Roman, 10 points, at 1 line spacing,
justified
5. Her yazı, kaydedildiği bir CD ile ya da elektronik posta yolu ile
Microsoft Word formatında editöre teslim edilmelidir. Yazının basılı
olarak teslimi gerekmemektedir.
Softcopy of the article either on a CD or as an attached Microsoft
Word Document via e-mail should be submitted to the editor. There is no
need to submit any hardcopy of the article.
6. Yazıyla birlikte yazarın (veya yazarların) adına, unvanına, çalıştığı kuruma, açık adresine, kolay ulaşım sağlanabilecek telefon numaralarına ve elektronik posta adreslerine ilişkin bilgiler de editöre ulaştırılmalıdır.
The name (s), formal position (s), institutional affiliation (s) and
contact details (especially e-mail (s)) of the author (s) must be clearly
included with the submission to the editor.
7. Dergi’ye gönderilen makaleler Türkçe ve İngilizce başlık ile
hem İngilizce hem de Türkçe özet kısmı içermelidir.
Each submission should contain a Turkish and an English Title, as
well as an Abstract part in Turkish and English.
8. Dergi’ye gönderilen makalelerde, ilgili makaledeki konuyu tanımlayan Türkçe ve İngilizce uygun anahtar kelimeler bulunmalıdır.
All articles should be accompanied by a sufficient number of keywords in Turkish and English that reflect the content of the article.
9. Dergi’ye gönderilen makalelerde kullanılan kaynaklar, makale
sonunda kaynakça olarak alfabetik sırada verilmiş olmalı ve kullanılan
kaynaklar dipnotunda veya metin içerisinde kısa olarak yer almalıdır.
All references cited in the text should be numbered in the order of
mention in the text and should be given in abbreviated form in footnotes.
They should be listed in full form at the end of the article in an alphabetically arranged bibliography as well.
10. Dergi’ye gönderilen makalelerin yazım bakımından son denetimlerinin yapılmış olduğu ve basılmaya hazır olarak verildiği kabul
edilir.
All submissions are regarded as ready to publish and already
proofread by the author himself.
11. Yayım Kurulu’nda ilk değerlendirilmesi yapılan makaleler,
anonim olarak hakeme gönderilecek, hakemden gelen rapor doğrultusunda makalenin yayımlanmasına, hakemden gelen rapor çerçevesinde
düzeltme istenmesine ya da yayımlanmamasına karar verilecek ve yazar
durumdan en kısa zamanda ve genellikle e-posta yolu ile haberdar edilecektir. Tamamlanmış veya düzeltilmiş yazı, Yayım Kurulu’nca, tekrar
hakeme gönderilebilir.
Initial assessment of the articles will be done by the editorial board. After the assessment is completed, the articles will be sent to an
anonymous peer reviewer. In accordance with reviewer’s report,
amendments may be done or the article may be decided not to be
published. After the amendments are completed, the article may be sent
to peer reviewer again, by the editorial board.
12. Dergi, hakemin yazarı bilmemesi esasına (kör hakemlik)
dayanır. Hakeme gönderilecek makalelerde de yazarın kimliğine ilişkin
bilgilerin gizliliği sağlanır.
All articles submitted are subject to a blind peer review. The identity of the author (s) and reviewer (s) will not be revealed to the other
party.
13. Dergi basıldıktan sonra ilgili sayının yazarlarına ve bu sayıda
hakemlik yapmış olanlara ücretsiz olarak gönderilir.
Free copies of the of the published issue will be sent both to the
author (s) and to the reviewer (s).
Dergimiz Hakkında/About Our Journal
Legal Hukuk Dergisi (LHD) Dergisi, ayda bir yayımlanan hakemli
bir dergidir. 2003 yılından beri yayın hayatını sürdürmekte olan dergide
hakem denetiminden geçmiş makaleler, karar tahlilleri, içtihat ve mevzuat kronikleri ile eser incelemelerine yer verilmektedir. Her sayıda Türk
ve yabancı akademisyenler ve hukuk uygulamacıları tarafından kaleme
alınan, hukuk ile ilgili değerli eserler yayımlanmaktadır.
Okuyucularımızın göndereceği hukuk alanına ilişkin makaleler ve
diğer türdeki eserlerle (karar tahlilleri, eser incelemeleri vb.), dergimizin
daha da zenginleşeceğine inanıyoruz.
Legal Journal of Law (LHD) is a peer reviewed journal published per
month, concentrating on issues of law and considers for publication articles,
case notes and comments, discussions of legislative developments and book
reviews. It has been in publication since 2003. Each issue contains scholarly
works concerning law bulletin/journal, authored by scholars and
practitioners around the globe.
We welcome your contributions in the form of articles, notes,
comments or reviews on topics reflecting a broad range of perspectives
on law; with your contributions and support our journal will progress.
EDİTÖRDEN…/FROM THE EDITOR…
Değerli abonelerimiz, 2014 yılının yedinci sayısıyla sizlerle birlikte olmanın mutluluğu içindeyiz.
Dergimizin makaleler kısmında Prof. Dr. E. Saba ÖZMEN ve Stj.
Av. Nazlı OSMANAĞAOĞLU’nun “6306 Sayılı Yasaya İlişkin Güncel
Uygulama Hataları Üzerine Düşünceler”, Prof. Dr. Hasan PULAŞLI’nın
“Tek Kişilik Anonim Şirket Genel Kurullarıyla İlgili Olarak Ortaya
Çıkabilecek Sorunlar”, Dr. Gökçen TURAN’ın “6362 sayılı Kanun’da
Halka Açık Ortaklık Pay Sahiplerine Tanınan Ayrılma Hakkı” ve Av. Özge
TOSUN’un “Gemi İnşa Sözleşmesi” isimli makaleleri yeralmaktadır.
Dergimizin uzman görüşleri kısmında Em. Hakim Hasan ÖZKAN’ın
“Türkiye Futbol Federasyonunun Çalışma Usul ve Esasları” ve Av.
Talih UYAR’ın “Muvazaa (TBK.19) Nedenine Dayalı Tasarrufun İptali
Davalarının (İİK.280/I.) Açılma Koşulları ve Sonuçları” isimli yazısı yer
almaktadır.
Dergilerimizin 2014 yılı abonelik dönemi devam etmektedir. Her
biri alanında uzman hukukçulardan oluşan yayın ve danışma kurullarının
hukuka katkı amacıyla gönüllü olarak çalıştığı zengin içeriğe sahip hukuk dergilerimiz sadece sizlerin abonelikleri ile yayın hayatına devam
etmektedir. Dergilerimize abone olarak verdiğiniz destek ile hukukun
gelişmesine ve yaygınlaşmasına yapmış olduğunuz katkıların bu yıl da
devam etmesini beklemekteyiz.
Legalbank elektronik hukuk programımız sizlerin değerli desteği
ile güçlenerek ve abone sayısını hızla arttırarak yoluna devam etmektedir. Önümüzdeki günlerde Dergilerimizi de elektronik ortama aktarmayı
planlamaktayız. Legalbank sitemizden ücretsiz 3 günlük tam kullanım
imkanı devam etmektedir. Programımızı denememiş abonelerimizin
www.legalbank.net internet adresinden sitemizi ziyaret etmelerini beklemekteyiz.
Editör/Editor
LEGAL HUKUK DERGİSİ
Cilt: 12/Sayı: 139
Yıl: 2014
İÇİNDEKİLER
Yüksek Mahkeme Kararları Kısa Özetleri .............................................................. 21
Hukukî Makaleler....................................................................................................... 37
6306 Sayılı Yasaya İlişkin Güncel Uygulama Hataları Üzerine Düşünceler
Prof. Dr. E. Saba ÖZMEN
Stj. Av. Nazlı OSMANAĞAOĞLU........................................................................ 39
Tek Kişilik Anonim Şirket Genel Kurullarıyla İlgili Olarak Ortaya Çıkabilecek
Sorunlar
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI ...................................................................................... 61
6362 sayılı Kanun’da Halka Açık Ortaklık Pay Sahiplerine Tanınan
Ayrılma Hakkı
Dr. Gökçen TURAN ............................................................................................... 75
Gemi İnşa Sözleşmesi
Av. Özge TOSUN ................................................................................................. 117
Uzman Görüşleri....................................................................................................... 161
Türkiye Futbol Federasyonunun Çalışma Usul ve Esasları
Em. Hakim Hasan ÖZKAN .................................................................................. 163
Muvazaa (TBK.19) Nedenine Dayalı Tasarrufun İptali Davalarının (İİK.280/I.)
Açılma Koşulları ve Sonuçları
Av. Talih UYAR ................................................................................................... 175
Hukuk Haberleri....................................................................................................... 189
Yargıtay Hukuk Kararları....................................................................................... 245
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları............................................................... 247
Yargıtay Hukuk Daire Kararları............................................................................ 268
Yargıtay Ceza Kararları .......................................................................................... 337
Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararı........................................................................ 339
Yargıtay Ceza Daire Kararları............................................................................... 357
Danıştay Kararı ........................................................................................................ 375
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı ........................................................ 377
Danıştay Daire Kararları ....................................................................................... 380
Güncel Mevzuat ........................................................................................................ 391
Kanunlar................................................................................................................ 393
Resmî Gazete Özetleri........................................................................................... 431
18
Önemli Bilgiler .......................................................................................................... 443
LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU ............................................. 490
Yüksek Mahkeme Kararları Arama Dizinleri ....................................................... 491
Kavramlara Göre Arama Dizini ............................................................................ 493
Kanun Maddelerine Göre Arama Dizini ............................................................... 497
LEGALBANK ABONELİK FORMU .................................................................. 501
LEGAL JOURNAL OF LAW
Volume: 12/Issue: 139
Year: 2014
CONTENTS
Plot Summary of Supreme Court Decisions ............................................................. 21
Legal Writings............................................................................................................. 37
Thoughts Regarding Current Application Faults of Law No 6306
Prof. Dr. E. Saba ÖZMEN
Intern Lawyer Nazlı OSMANAĞAOĞLU ............................................................. 39
Problems Which may Arise With Regard General Meetings of Single-Member Joint
Stock Companies
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI ...................................................................................... 61
The Appraisal Right for Shareholders of Publicly Held Corporations in the Capital
Market Law, Law No:6362
Dr. Gökçen TURAN ............................................................................................... 75
Shipbuilding Contract
Atty. Özge TOSUN............................................................................................... 117
Expert Opinions ........................................................................................................ 161
Work Procedures and Principles of the Turkish Football Federation
Retired Judge Hasan ÖZKAN............................................................................... 163
Conditions for Initiating Actions for Cancellation of Disposal (Code of Execution
and Bankruptcy 208/1) Based on Fraud
(TCO. 19), and Their Results
Atty. Talih UYAR................................................................................................. 175
Legal News................................................................................................................. 189
Court of Cassation Civil Chamber Decisions ......................................................... 245
Court of Cassation Assembly of Civil Chambers Decisions ................................. 247
Court of Cassation Civil Chambers Decisions ...................................................... 268
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions.................................................. 337
Court of Appeal Assembly of Criminal Chambers Decision ................................ 339
Court of Appeal Criminal Chamber Decisions ..................................................... 357
Council of State Decision.......................................................................................... 375
Plenary Session of the Administrative Law Chamber Decision............................ 377
Council of State Chamber Decisions..................................................................... 380
Current Legislation................................................................................................... 391
20
Law Codes............................................................................................................. 393
Abstracts of Official Gazette................................................................................. 431
Major Informations .................................................................................................. 443
ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS ............................... 490
Index of Supreme Court Decisions .......................................................................... 491
Index of Related Legal Terms ............................................................................... 493
Index of Related Law Code Articles ..................................................................... 497
SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LEGAL
DATABASE ......................................................................................................... 501
YÜKSEK MAHKEME KARARLARI KISA ÖZETLERİ
PLOT SUMMARY OF SUPREME COURT DECISIONS
AVUKATLIK HUKUKU
Avukat Kimliğinin Resmi Kimlik Hükmünde Olduğu- 1136 sayılı
Avukatlık Kanunu'nun 9. maddesinin amir hükmü olan avukat
kimliklerinin, tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul
edilecek resmi kimlik hükmünde olduğu gerçeğini değiştirmediği,
böylesine açık ve yorumdan uzak bir yasa hükmü mevcutken, yasa
hükmünün uygulanmasını engeller nitelikte yasadan daha alt bir
düzenleyici işlemle, yayınlanan basın duyurusu ile olumsuz ve
yasaklayıcı bir hüküm getirilmesinde mevzuata uyarlık
bulunmamaktadır......................................................................................... 384
Avukatlık Ücreti Asıl Alacağı Geçemez- Kamulaştırma bedelinin
tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili talepli davada
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline
ilişkin davaların bu niteliğine göre vekille temsil edilen davacı
idare yararına ve tespit edilen bedel dikkate alınarak Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesindeki (1) Tarifenin ikinci
kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu
para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti,
(yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci
fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri
saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu
kadar ki asıl alacak miktarı 3.666.66 TL'ye kadar olan davalarda
avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra
mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir.
Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez........................................................... 328
Bütün kararlar bu şekilde özetli olarak dergimizin Temmuz
2014 tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
HU KU KÎ MA KA L E L E R
LEGAL WRITINGS
* 6306 Sayılı Yasaya İlişkin Güncel Uygulama Hataları Üzerine Düşünceler
Thoughts Regarding Current Application Faults of Law No 6306
Prof. Dr. E. Saba ÖZMEN
Stj. Av./Intern Lawyer Nazlı OSMANAĞAOĞLU
* Tek Kişilik Anonim Şirket Genel Kurullarıyla İlgili Olarak Ortaya
Çıkabilecek Sorunlar
Problems Which may Arise With Regard General Meetings of Single-Member
Joint Stock Companies
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI
* 6362 sayılı Kanun’da Halka Açık Ortaklık Pay Sahiplerine Tanınan
Ayrılma Hakkı
The Appraisal Right for Shareholders of Publicly Held Corporations in the
Capital Market Law, Law No:6362
Dr. Gökçen TURAN
* Gemi İnşa Sözleşmesi
Shipbuilding Contract
Av./Atty. Özge TOSUN
H
6306 SAYILI YASAYA İLİŞKİN GÜNCEL UYGULAMA
HATALARI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
(THOUGHTS REGARDING CURRENT APPLICATION FAULTS OF LAW NO 6306)
Prof. Dr. E. Saba ÖZMEN*
Stj. Av./Intern Lawyer Nazlı OSMANAĞAOĞLU
ÖZET
“Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”
başlığı ile 28309 sayılı resmi gazetede 31.05.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve kısaca halk arasında “Kentsel Dönüşüm Yasası”
olarak ifade edilen yasanın emredici hükümleri karşısında idari mercilerin hukuka aykırı olarak yasayı uygulamamaları eleştiri konusudur. Bu
makalenin yazılma amacı 6306 sayılı yasanın ilgili hüküm ve ilkelerini
kısaca açıklayarak, idari mercilerin bağlı yetkilerine rağmen yasaya karşı
takındığı tutuma dayalı olarak hangi hukuki sonuçlara tabi olacakları ve
oluşacak bir depremde doğacak zararlardan idarenin tazmin yükümlülüğü sonucu görevi yerine getirmeyen memurlara rücu yetkisi konusunda
ciddi uyarılar yapmak ve olması lazım gelen (de lege feranda) açısından
yasanın iyi uygulamasına yönelik öneriler getirmektir.
Anahtar kelimeler: Dönüşüm, afet, riskli yapı ve alan, memurun
sorumluluğu, idarenin tazmin yükümlülüğü, yapı malikinin sorumluluğu
ve idarenin sorumluluğunun yarışması, tazminatı ödeyen yapı maliklerinin idareye ve idarenin memurlarına rücu sorunu
ABSTRACT
The illegal application of the law which was enacted on the official
gazette of May 31st 2012 number 28309 with the name “Law on the
H
*
Hakem denetiminden geçmiştir.
Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Ana Bilim Dalı, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Misafir Öğretim Üyesi
26
6306 Sayılı Yasaya İlişkin Güncel Uygulama Hataları Üzerine Düşünceler
Conversion of the Areas under the Risk of Catastrophe” which is
colloquially called “Urban Transformation Law” by the governmental
bodies through the breach of mandatory provisions are being subject to
criticism. The purpose of this article is to briefly explain the relevant
provisions and principles of the Law 6306, to set forth the legal
consequences to which the governmental bodies will be subject as a
result of their behavior against the law and to seriously warn their
officers regarding the authority of the governmental body to have a
recourse against such officers concerning damages arising from an
earthquake and finally bring suggestions for a better application of the
law regarding de lege feranda.
Keywords: Transformation, catastrophe, compromised building
and zone, liability of officers, the obligation of the government to
indemnify, liability of building owner and the relation to the liability of
the government, the problem of the right of recourse exercised by the
building owners to government and the government to the officers.
***
“...Bu madde kapsamında, riskli yapının depreme maruz kalması
sonucunda yapının bakımındaki eksiklik (muhafazadaki kusur) veya bozukluklardan (fena yapılmasından) doğan zararı karşılayan yapı maliklerinin veya intifa ve oturma hakkı sahiplerinin; karşıladıkları bu zararı
idareye rücu talebi ile açtıkları tam yargı davasında hâkim, bağlı yetkisini yasanın emredici hükmüne rağmen kullanmayarak riskli yapı kararının kesinleşmesine rağmen yapıyı yıktırmamakta direnen idarenin tüm
zararları karşılaması gerektiği yolunda hüküm tesis etmelidir. Özetle
“Anlaşma yolu esastır” ilkesince yasanın aradığı çoğunluğu oluşturan
veya oluşturamasa da binalarının yarattığı tehlikenin bilincinde olan vatandaşlarımızın TBK 69. madde hükmünce salt tapu maliki olmakla
kurtuluş beyyinesi bile olmaksızın kusursuz sorumluluk ilkesi sonucu
yalnızca Türk vatandaşı olmaktan doğan kaderlerine bağlı ödedikleri
zararları, bu araştırmada yer alan tüm gerekçelerin göz önüne alınarak,
rücu talebi ile açılan davalarda hâkimlerimizce hiçbir kesinti yapılmaksızın idareye yükletilmesi gerektiği düşüncesindeyiz...”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Temmuz 2014
tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
H
TEK KİŞİLİK ANONİM ŞİRKET GENEL KURULLARIYLA
İLGİLİ OLARAK ORTAYA ÇIKABİLECEK SORUNLAR
(PROBLEMS WHICH MAY ARISE WITH REGARD GENERAL MEETINGS OF
SINGLE-MEMBER JOINT STOCK COMPANIES)
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI*
ÖZET
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), anonim ve limited şirketin hem tek gerçek veya tüzel kişi ile kurulmasına hem de halen çok ortaklı olanların da paylarının bir kişide toplanıp tek kişi ortaklığı olarak
devamına izin vermektedir (m. 338/1, 2; 573/1, 574/1). Tek kişilik anonim şirket, TTK m. 379 hükmü çerçevesinde kendi paylarını iktisap edebilir ve rehin olarak kabul edebilir, şu kadar ki, tek paysahibi olacak şekilde kendi payının tamamını iktisap edemez (m. 338/3). Aynı hüküm
limited şirket için de geçerlidir (m. 374/2).
TTK’daki anonim şirket genel kurullarına ilişkin prosedür ve diğer
formalitelere, tek paysahipli anonim şirket genel kurullarında önce hangi
koşullar altında uyulup uyulmayacağı sorunu; daha sonra diğer sorunların çözümlenmesi gerekmektedir. Çünkü, kanunda yer alan anonim şirket genel kurul toplantılarına ilişkin hükümler genel olarak çok ortaklı
durum dikkate alınarak düzenlenmiş olup, tek kişi anonim şirkete dair
özel hükümlere pek yer verilmemiştir. Dolayısıyla konunun özel olarak
incelenmesi özellikle uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların aşılması
açısından yararlı olacaktır.
Anahtar kelimeler: Tek kişilik anonim şirket, anonim şirket, genel kurul, Bakanlık temsilcisi, ibra
H
*
Hakem denetiminden geçmiştir.
Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı.
28
Tek Kişilik Anonim Şirket Genel Kurullarıyla İlgili Olarak Ortaya
Çıkabilecek Sorunlar
ABSTRACT
Turkish Commercial Code No 6102 (TTK) allows joint stock
companies and limited liability companies to be set up by one (real or
legal) person. The said Code further allows joint stock companies and
limited liability companies with many shareholders to accumulate all
company shares in the hands of one shareholder and thus continue as
single-member companies (m. 338/1, 2; 573/1, 574/1). Pursuant to TTK
m. 379, single-member joint stock companies may purchase their own
shares or accept them as pledge. However such companies cannot
become sole shareholder by purchasing all their shares (m. 338/3). The
same rule also applies to limited liability companies (m. 374/2).
The problem as to how single-member joint stock companies shall
comply with the procedure and other formalities in the TTK regarding
general meetings of joint stock companies as well as other problems
must be resolved. This is because the provisions in the TTK regarding
general meetings of joint stock companies have been devised by taking
into account companies with many shareholders. There are a few special
provisions regarding single-member joint stock companies. As a result,
it is important to take a closer look at this subject to prevent problems
likely to arise in practice.
Keywords: Single-member joint stock company, joint stock
company, general meeting, Ministry representative, release
***
“... tek kişi anonim şirketlerde; genel kurul toplantılarına kimlerin
katılabileceği,
toplantıya
katılacakların
listesinin
hazırlanıp
hazırlanmayacağı, başkanlık divanının oluşturulup oluşturulmayacağı,
yönetim kurulu ve denetçinin ibrası ile imtiyazlı payın olup olmayacağı
sorunları; şirketin organizasyonu, YK’nun birden fazla kişiden oluşup
oluşmadığı veya pay sahibi olmayan bir kişinin YK üyesi olup olmadığı,
şirketin bağımsız denetime tabi olup olmadığı, paylar üzerinde intifa
hakkı veya rehin hakkı kurulup kurulmadığı bu hakların varlığı halinde
oy hakkının kimin kullanacağı ihtimalleri dikkate alınarak çözüm önerileri sunulmuş ve cevaplarlar verilmiştir.”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Temmuz 2014
tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
H
6362 SAYILI KANUN’DA HALKA AÇIK ORTAKLIK PAY
SAHİPLERİNE TANINAN AYRILMA HAKKI
(THE APPRAISAL RIGHT FOR SHAREHOLDERS OF PUBLICLY HELD
CORPORATIONS IN THE CAPITAL MARKET LAW, LAW NO:6362)
Dr. Gökçen TURAN∗
ÖZET
Modern anonim ortaklıklar hukukunun temel prensiplerinden biri
ortaklığın çoğunluk tarafından alınan kararlarla yönetilmesidir. Bununla
birlikte, çoğunluk ve azınlığın çıkarları arasında adil bir dengenin kurulması için, azınlığa ve bireysel olarak pay sahiplerine bazı yasal haklar
tanınmıştır. Ayrılma hakkı bu haklardan biri olup, ortaklıklar hukukundaki modern gelişmeler paralelinde pek çok ülke hukuk sisteminde yaygınlık kazanmaktadır. Ayrılma hakkı, en kısa tanımıyla, halka açık ortaklık genel kurulunda esaslı bazı değişikliklere ilişkin karar alındığında,
bu karara muhalif kalan ve muhalefetlerini tutanağa işleten pay sahiplerinin, paylarını adil bir bedel üzerinden ortaklığa satmak suretiyle ortaklıktan çıkma haklarını ifade eder. Ayrılma hakkının tanındığı hukuk sistemleri arasındaki farklılıklara rağmen, hakkın iki temel özelliği ön
plana çıkmaktadır. Bunlar; i) ortaklıkta önemli değişiklikler meydana
gelmesi (birleşme, önemli miktarda şirket varlığının satılması, faaliyet
konusu ya da şirket türünün değiştirilmesi gibi önemli esas sözleşme değişiklikleri vs) ve ii) pay sahiplerinin paylarına adil bir bedel ödenmesidir.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun bütünüyle yenilenmesi ile birlikte,
gelen önemli yeniliklerden biri de 24. maddede düzenlenen ayrılma hakkıdır. Türk hukukunda halka açık ortaklıklar için getirilen bu yeni düzenleme, sermaye piyasalarındaki güncel gelişmelere paralel olarak,
yatırımcıların korunmasında olumlu bir ileri adımdır.
Anahtar kelimeler: Ayrılma hakkı, çıkma hakkı, önemli işlemler
H
∗
Hakem denetiminden geçmiştir.
Sermaye Piyasası Kurulu Hukuk İşleri Dairesi Başuzman Hukukçu.
30
6362 Sayılı Kanun’da Halka Açık Ortaklık Pay Sahiplerine
Tanınan Ayrılma Hakkı
ABSTRACT
One of the basic principles in modern corporate law is that
corporation is governed in accordance with the decisions taken by the
majority, called “majority rule”. However, to establish a fair balance
between the interests of majority and minority, some limited statutory
rights are granted to minority. Appraisal remedy is such a right that
spreads with current developments in corporate law in several
countries.Appraisal remedy provides shareholders the option to sell
their shares back to the corporation for fair value in case of certain
fundamental corporate changes dissented by them. Despite some specific
differences among law systems concerning appraisal remedy, it can be
mentioned that there are two basic features coming into prominence: a)
fundamental corporate changes such as mergers and consolidations,
sales of the corporation's assets in a considerable amount, significant
changes in primary contract such as subject of activity, type of company
etc.; b) payment of fair value of the shares to the shareholders.
The Capital Markets Law has been amended comprehensively and,
the right set forth in article 24 of the new Law (Law No:6362) is an
important one among these amendments. The right granted to
shareholders is a kind of appraisal remedy through which they have
opportunity to retire from the partnership in compliance with the
conditions of the said Law. The new regulation for publicly held
corporations in Turkey is a positive step further as protection of
investors, parallel to current developments in capital markets.
Keywords: appraisal right, right to exit, fundamental corporate
changes.
***
“...Şirkette önemli değişiklikler meydana getiren kararların alındığı
genel kurullara katılamayan veya katılıp da, alınan kararlara iştirak etmeyen pay sahiplerine belirli şartlar dahilinde ve adil bir fiyat üzerinden
paylarını şirkete satma hakkını ifade eden ayrılma hakkına SPKn’nda
yer verilmesi, pay sahiplerinin korunmasında olumlu ileri bir adım olarak değerlendirilebilir...”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Temmuz 2014
tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
H
GEMİ İNŞA SÖZLEŞMESİ
(SHIPBUILDING CONTRACT)
Av./Atty. Özge TOSUN
ÖZET
Çalışmamız Türk Hukuku üzerine dayalı olarak hazırlanmış, dolayısı ile eser sözleşmesi esas alınmıştır. Lakin Türkiye’deki tersaneler
genelde yabancı iş sahiplerine gemi inşa etmekte olduklarından, dolayısı
ile Borçlar Hukuku böyle bir ihtimalde uygulama alanı bulamayacağından bahisle, gemi inşasına yönelik uluslararası teamüller ile örnek davalara da yer verilmiştir. Yabancılık unsurunun bu denli fazla olmasına
rağmen, çalışmamız salt eser sözleşmesinden ibaret olmadığı gibi, sadece yabancı uygulamalara yönelik de değildir. Çalışmamızda bilhassa
tarafların Türkiye mevzuatına göre kurulmuş şirketler olması durumunda
karşılaşabilecekleri sorunlara da değinilmiş, yine niteliği itibariyle gemi
inşasında teknik olarak adlandırılan lakin, çoğu zaman sözleşme iptali ile
sonuçlanan bir takım hususlara da çalışmamızda yer verilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Gemi, İnşa, tahkim, tersane, Lloyd, klas kuruluşu, 805 sayılı kanun.
ABSTARCT
Our study was based on “construction agreements” regulated
under Turkish law. However since shipyards in Turkey mostly have their
transactions and bussiness with foreign companies, code of obligations
is not going to be applied and thus international practice and sample
cases were studied as well. In spite of its intensive transnationality, our
study is not solely consisted of construction agreement and neither is it
solely for international practice. Under this study, prospective conflicts
that might be encountered by companies established by Turkish law in
H
Hakem denetiminden geçmiştir.
32
Gemi İnşa Sözleşmesi
particular are mentioned, nevertheless, since it may result in rescinding
or terminating the contract, technical aspect of shipbuilding is also stated.
Keywords: Ship, construction, arbitration, shipyard, Lloyd,
classification society, law no:805 in shipbuilding
***
“...Eser sözleşmesinin aksine, gemi inşa üzerine Türk Hukuku esas
alınarak hazırlanmış çalışma sayısı azdır. Bu noktada kendi çalışmasını
özverili şekilde tarafımla paylaşan değerli meslektaşım Aslıhan Erbaş
AÇIKEL’e teşekkürlerimi sunarım. Malum olduğu üzere gemi inşası
herhangi bir kanunda veyahut başkaca bir mevzuatta kaleme alınmadığı
gibi, evvelce de belirtildiği üzere ülkemizde uygulaması yabancı iş sahipleri ile gerçekleştirildiğinden, diğer bir ifade ile tersanenin Türk, iş
sahibinin de yabancı olması sebebiyle, Türk Hukuku uygulanmadığından
Türk Hukuku’na ilişkin emsal davalara tesadüf edilememiştir. Bilhassa
Asya’daki muadillerinin aksine Türkiye tersaneleri “montaj işçiliği”nden
ibarettir. Zira yapıya gemi vasfını veren ona hareket kabiliyetini sağlayan donatımıdır.
Başta ana makine olmak üzere, şaft, pervane ve sair donatım malzemeleri Türkiye’de üretilmemekte, yine çoğu zaman çelik sac gibi yapının esaslı parçaları dahi yurt dışından satın alınmaktadır. İşçiliğin kaliteli olması sebebiyle günümüz itibariyle Türkiye’de nitelikli veyahut
piyasa tabiri ile spesifik gemiler yapılmaktadır. Bilhassa devlet desteği
ve aşırı ucuz malzeme ve işçilik sebebiyle Çin karşısında, ileri teknoloji,
seri üretim ve yerel malzeme temini karşısında Kore karşısında Türkiye
rekabetin dışında kalmıştır.
Tüm bu faktörlere rağmen bilhassa navlun değerlerinin artması ile
ülkemizde gemi inşasının bilhassa 2009 öncesi dönemdeki kapasitesine
kavuşacağına inanmaktayız. Böyle bir durumda ise, taraf arasında uyuşmazlıkların çıkma ihtimali artacaktır. Bu çalışmanın şu an kısmen faal
durumda olan sektörde gemi inşasının bilhassa hukuki kısmına ilgi duyanlar için veyahut konuda fikir sahibi olmak isteyen değerli meslektaşlarım için faydalı olmasını temenni etmekteyim....”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Temmuz 2014
tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
UZMAN GÖRÜŞLERİ
EXPERT OPINIONS
* Türkiye Futbol Federasyonunun Çalışma Usul ve Esasları
Work Procedures and Principles of the Turkish Football Federation
Em. Hakim/Retired Judge Hasan ÖZKAN
* Muvazaa (TBK.19) Nedenine Dayalı Tasarrufun İptali Davalarının
(İİK.280/I.) Açılma Koşulları ve Sonuçları
Conditions for Initiating Actions for Cancellation of Disposal
(Code of Execution and Bankruptcy 208/1) Based on Fraud (TCO. 19),
and Their Results
Av./Atty. Talih UYAR
TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONUNUN ÇALIŞMA
USUL VE ESASLARI
(WORK PROCEDURES AND PRINCIPLES OF THE TURKISH FOOTBALL
FEDERATION)
Em. Hakim/Retired Judge Hasan ÖZKAN
Türkiye Futbol Federasyonunun çalışma usul ve esaslarına dair
ANA STATÜ 16 Haziran 1989 gün, 20197 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı günde yürürlüğe girmiş ve federasyonun çalışmasına ait
usul ve esasları düzenlemektedir.
Kapsam
Bu Ana Statü a) Profesyonel futbol takımlarını, b) bunların faaliyetlerini, c) profesyonel futbolcu, antrenör, monitör, hakem, gözlemci,
yönetici ve diğer görev iler ile, Futbol Federasyonunun çalışma usul ve
esaslarını kapsamaktadır.
Türkiye Futbol Federasyonu özel hukuk hükümlerine bağlı 3461
Sayılı Yasa ile kurulmuş tüzel kişiliğe sahip bir kuruluştur.
Futbol Federasyonun Görevleri
1. Profesyonel futbol faaliyetlerini yürütmek,
2. Profesyonel futbolun gelişmesini ve yurt yüzeyine yayılmasını
sağlamak,
3. Bu konularda her türlü düzenlemeyi yapmak, kararlar almak ve
uygulamak,
4. Milli ve Uluslar arası kuralların ve her türlü talimatın uygulanmasını sağlamak,
5. Türkiye’yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek,
6. Yurt içi ve yurt dışı profesyonel futbol faaliyetleri ile milli müsabakalar için plan, program ve benzeri her türlü düzenlemeyi yapmak,
Türkiye Futbol Federasyonunun Çalışma Usul ve Esasları
36
7. Başarılı sonuçlar sağlanması için gerekli önlemleri almak, Türkiye Futbol Federasyonunun başlıca görevlerini oluşturmaktadır.1
Türkiye Futbol Federasyonunun Teşkilatı
Merkez ve Taşra teşkilatı olarak göz önünde tutulması gerekmektedir.
Merkez Teşkilatı:
a) Genel Kurul,
b) Başkan,
c) Yönetim Kurulu,
d) Denetleme Kurulu,
e) Tahkim Kurulu,
f) Yan Kurullar,
g) Genel Sekreterlik
ten oluşmaktadır.2
Yazının devamına, dergimizin dergimizin Temmuz 2014
tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
1
2
Ana Statü madde 4
Ana Statü madde 5
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
MUVAZAA (TBK.19) NEDENİNE DAYALI TASARRUFUN
İPTALİ DAVALARININ (İİK.280/I.) AÇILMA KOŞULLARI ve
SONUÇLARI*
(CONDITIONS FOR INITIATING ACTIONS FOR CANCELLATION OF DISPOSAL
(CODE OF EXECUTION AND BANKRUPTCY 208/1) BASED ON FRAUD (TCO. 19),
AND THEIR RESULTS)
Av./Atty. Talih UYAR**
A) Davacı-alacaklı açtığı “tasarrufun iptali davası”ndan sonra
(dava sırasında) yaptığı icra takibine dayanarak (bu icra takibinde takip
konusu yaptığı alacağının tahsili için, bu takipteki alacağı ve eklentileriyle sınırlı olarak) “dava konusu taşınmaz/taşınır üzerinde kendisine
cebri icra yetkisi tanınmasını” talep edebilir mi?
B) Muvazaa nedenine (TBK. 19; İİK. 280/I) dayalı tasarrufun iptali davalarında davacı-alacaklı, mahkemeye “aciz belgesi” (İİK. 277/I1) sunmak zorunda mıdır?
C) Davacı-alacaklı, eski eşindeki ilama dayalı olan alacağının tahsili için, eski eşinin, avukatına yaptığı taşınmaz satışının iptali için açtığı
tasarrufun iptali davasında “bu durum” başlı başına tasarrufun iptaline
neden olur mu?
***
A) Davacının, iptâl davası açabilmek (ya da açtığı davanın görülmesini sağlayabilmek) için -kural olarak-1 aciz belgesi alıp, mahkemeye
vermek zorunda olması, borçlu hakkında, -iptal davası açılmadan önce
veya iptal davasından sonra (dava sırasında)-2 alacaklı tarafından icra
*
Bu yazı; bir dosyaya HUKUKİ MÜTALAA(UZMAN GÖRÜŞÜ) “HMK 293” olarak
sunulmak üzere hazırlanmıştır.
**
İzmir Barosu Avukatlarından.(Dokuz Eylül Huk. Fak. E. Ögr. Görv.)
1
TBK. mad. 19’a dayalı tasarrufun iptali davaları” hariç (Bknz: UYAR, T./UYAR,
A./UYAR, C. İcra ve İflas Hukukunda Tasarrufun İptali Davaları, 4. Baskı,
2011,C:2, s:2970)
2
Bknz: 17. HD. 11.03.2013 T. 5718/3199 – 17. HD. 26.11.2012 T. 6703/13012 – 15.
HD. 18.11.2003 T. 5510/5515 (www.e-uyar.com)
38
Muvazaa (TBK.19) Nedenine Dayalı Tasarrufun İptali Davalarının
(İİK.280/I.) Açılma Koşulları ve Sonuçları
takibi yapılmış olmasını zorunlu kılmaktadır. Gerçekten, “aciz belgesi”
-ya da “aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağı”- icra takibi sırasında
ya da icra takibi sonunda verildiğinden, borçlusu hakkında icra takibinde
bulunmamış olan alacaklıya, “aciz belgesi” verilmesi düşünülemez.
Yazının devamına, dergimizin dergimizin Temmuz 2014
tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
HU KU K HA B E R L E R İ
LEGAL NEWS
* Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği Değiştirildi
* Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Değiştirildi
* Bankalar ve Kamu İdareleri Tarafından Yapılacak Olan Sigortalılık Kontrolü ile
Kurum ve Kuruluşlardan Alınacak Bilgi ve Belgelere Dair Tebliğ
* Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği Değiştirildi
* Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine İlişkin
Yükümlülüklere Uyum Programı Hakkında Yönetmelik Değiştirildi
* Terörün Finansmanına Yönelik Şüpheli İşlemlerin Bildirimi Genel
Tebliği Değiştirildi
* Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun Değiştirildi
* Sosyal Hizmetler Kanunu Kapsamında Tanınan İstihdam Hakkının Kullanımına
İlişkin Yönetmelik Yayınlandı
* Garanti Belgesi Yönetmeliği Yayınlandı
* 6831 Sayılı Orman Kanununun 31, 32 ve 33’üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair
Yönetmelik Değiştirildi
* Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik Yayınlandı
* Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Staj Yönetmeliği Değiştirildi
* Süreli Yayın Kuruluşlarınca Düzenlenen Promosyon Uygulamalarına İlişkin
Yönetmelik Yayınlandı
* Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 12) Yayınlandı
* Tüketici Ödülleri Yönetmeliği Yayınlandı
* Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği Arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri
Kabulüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Yayınlandı
* Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında
Kanun Yayınlandı
* Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlar Değiştirildi
* Davadan Feragat Halinde Nispi Değil Maktu Harç Alınır
* Sağlık Hukukunda Hasta Artık Tüketici mi Olacak?
* Avukat Kimliği, Resmi Kimliktir
Haberlerin tamamına, dergimizin Temmuz 2014 tarihli
139. sayısından ulaşabilirsiniz
YARGITAY
HU KU K KA R A R L A R I
COURT OF CASSATION CIVIL CHAMBER
DECISIONS
* Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları
Court of Cassation Assembly of Civil Chambers Decisions
* Yargıtay Hukuk Daire Kararları
Court of Cassation Civil Chambers Decisions
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARLARI
COURT OF CASSATION ASSEMBLY OF CIVIL CHAMBERS DECISIONS
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/4-1299
Karar No. 2014/438
Tarihi:
02/04/2014
İlgili Kanun/Madde
818 s. BK/55
• HAKSIZ FİİL NEDENİYLE MADDİ VE MANEVİ
TAZMİNAT
• İSTİHDAM EDENİN SORUMLULUĞU
• İSTİHDAM EDEN BANKANIN SORUMLULUĞU
ÖZETİ: Somut olayda; 11 Nisan Belediyesi’nde muhasip olarak görev
yapmakta olan davacının kimlik bilgileri ve imzası kullanılarak davalı bankadan çek tahsili yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tahsilata konu olan hamiline çek dava dışı T. Otomotiv San.
Ltd. Şti.’ne ait olup, 11 Nisan Belediyesinin alacağına karşılık
şirket yetkilisi tarafından 11 Nisan Belediyesi görevlilerine
verilmiştir. Davacı anılan çek nedeniyle yargılanmış ve Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.10.2002 tarih ve
E:2001/354, K:2002/215 sayılı ilamıyla, Adli Tıp Kurumu raporunda çekin arkasında isim ve imzanın (cironun) davacıya
ait olmadığının anlaşılması ve başkaca bir delil bulunmaması
nedeniyle, zimmet suçundan beraatına karar verilmiştir. Davacının kimlik bilgileri ve imzası kullanılarak davalı bankadan
çek tahsili yapıldığı anlaşıldığına ve bu nedenle davacının
Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına neden
olunduğuna göre, davalı bankanın meydana gelen olayda
hukuki sorumluluğu için aranan yasal şartların gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/10-775
Karar No. 2014/271
Tarihi:
12.03.2014
İlgili Kanun/Madde
5510 s. SSGSSK/56
• DUL AYLIĞI
• ÖLÜM AYLIĞININ İPTALİ
• MUVAZAALI BOŞANMA NEDENİYLE YAPILAN
ÖDEMELERİN TAHAKKUKU
• DÜRÜSTLÜK KURALLARINA UYMA ZORUNLULUĞU
Yargıtay Hukuk Kararları
44
ÖZETİ: Somut olayda, davacıya, boyanma kararının verildiği
15.09.1992 tarihinden sonra, 01.10.1992 tarihi itibariyle 5434
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki iştirakçi esinden ölüm aylığı bağlandığı, Kurum yoklama memurlarının davacıya ait adreste yaptıkları tespit üzerine düzenledikleri rapor doğrultusunda, davacının boşandığı
esi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun'un
56/son maddesi gereğince bağlanan ölüm aylığının 01.11.2008
tarihi itibariyle kesildiği anlaşılmaktadır. Buna göre; uyuşmazlık konusu ölüm aylığının iptali işlemi 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğundan anılan Kanunim Geçici 1 ve 4. maddelerinin yukarda belirtilen
nedenlerle somut uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini kabul
etmek mümkün değildir. Öte yandan, iptali istenen işlem, 5510
sayılı Kanun'un 56/son maddesi gereğince yapılmış olduğundan aynı Kanun'un 101. maddesi gereğince uyuşmazlığın
çözümünde iş mahkemeleri görevli bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek, birlikte yaşama
olgusu yöntemince araştırılmak suretiyle, Kurum işleminin,
5510 sayılı Kanunun 56/son maddesine uygun olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/13-492
Karar No. 2014/87
Tarihi:
12.02.2014
İlgili Kanun/Madde
4077 s. TKHK/4
• OTELDE SAĞLIĞA ZARARLI YİYECEK VERİLMESİ
NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİ
• AYIPLI HİZMET
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
45
ÖZETİ: Somut olayda, davalının işlettiği tatil köyünde davacıların
konakladığı dönemden kısa bir süre sonra yapılan denetimlerde sağlığa zararlı, son kullanma tarihi geçmiş ve menşei de
tespit edilemeyen et ürünleri ve bu arada ayrıca domuz etinin
de tespit edildiği görülmüştür. Bu durumda davacıların kaldıkları dönemde kendilerine de bu etlerden yedirildiği kanaatiyle açtıkları manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin
mahkeme kararı yerindedir. Davacıların otelde kaldıkları dönemde domuz eti yedirildiğini ispat etmeleri gerektiği, haksız
fiil iddiasında şüpheli duruma göre tazminata hükmedilemeyeceği, Özel Dairenin bozma kararının yerinde olduğu, mahkemenin önceki kararda direnmesinin usul ve yasaya aykırı
olduğunu ileri sürmüş iseler de bu görüş Kurul çoğunluğunca
yukarıda belirtilen nedenlerle benimsenmemiştir. Bu bakımdan, usul ve yasaya uygun olan direnme kararının onanması
gerekmiştir.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/13-597
Karar No. 2014/62
Tarihi:
05.02.2014
İlgili Kanun/Madde
6100 s.HMK/Gç3
1086 s. HUMK/429
• TELLALLIK SÖZLEŞMESİ
• USULİ KAZANILMIŞ HAK
ÖZETİ: Kural olarak hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya
uyulmasına ilişkin karar, bunun istisnalarındandır. Diğer bir
anlatımla, bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlıdır.
İster aynı oturumda, ister daha sonraki oturumlarda olsun,
bundan dönerek eski hükümde direnemez. Verilen karar direnme kararı değil yeni bir karar niteliğindedir. Usulü
kazanılmış hak kurumunun yukarıda açıklanan istisnaları da
somut olayda söz konusu değildir. O halde, yerel mahkemece
uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, doğan usulü kazanılmış hakka aykırı biçimde verilen
karar usul ve yasaya aykırıdır.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/17-488
Karar No. 2014/48
Tarihi:
29.01.2014
İlgili Kanun/Madde
6100 s. HMK/Gç3
• ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI
• DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI
• İTİRAZIN İPTALİ DAVASI
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
46
ÖZETİ: Dava trafik kazasından kaynaklanan icra takibine yapılan
itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; haksız fiilden
kaynaklanıp takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği
alacağın, taraflar arasında imzalanan ibraname tarihinde likit
hale gelip gelmediği, buradan varılacak sonuca göre de, alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına
hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere, özellikle davalı tarafça davadan sonra ödenen
alacağın miktarının, taraflar arasında 04.05.2010 tarihinde
düzenlenen mutabakatnamede alacağın belirlendiği ve bu
belgenin imzalandığı tarih itibariyle, alacağın likit hale geldiği
anlaşıldığına göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen
Özel Daire bozma kararına uyulması gerekir.
Kararların devamına, dergimizin Temmuz 2014 tarihli
139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
YARGITAY HUKUK DAİRE KARARLARI
COURT OF CASSATION CIVIL CHAMBERS DECISIONS
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/7135
İlgili Kanun/Madde
4721 s. TMK/1027
Karar No. 2014/8359
Tarihi:
22.04.2014
• TAPU KAYDININ DÜZELTİLMESİ DAVASI
• ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİ
• KAYIT DÜZELTMELERİ İÇİN TAPU MÜDÜRLÜĞÜNE
BAŞVURU YAPILMASI ZORUNLUDUR
ÖZETİ: Tapu müdürlüklerine oldukça geniş yetkiler verilerek tapudaki
hataların daha kısa bir sürede, idari yoldan düzeltilmesine
imkân verildiği görülmektedir. Kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur. Bu hüküm hak
arama özgürlüğünü kısıtlamamakta, aksine hak arayanlara
haklarını çok daha kısa bir sürede, kolay, ucuz ve basit bir
şekilde elde etme imkânı vermektedir. Hal böyle olunca, bu
imkânın öncelikle tüketilmesi ve bu yolla bir sonuç alınamaması durumunda ilgilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun
1027. maddesi gereğince mahkemeye başvurması zorunluluğu
bulunmaktadır. Bu nedenle, yeni Tapu Sicil Tüzüğünün
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 17.8.2013
tarihinden sonra, davacının, mahkemeye müracaat etmeden,
öncelikle ilgili tapu müdürlüğüne yukarıda açıklanan prosedüre uygun şekilde başvurması, eğer bu talebinde istediği sonucu alamazsa daha sonra mahkemeye başvurması gerekir.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/26850
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/10336
4721 s. TMK/169, 185, 186, 215, 223,
Tarihi:
05.05.2014
242, 244, 262- 267
• BOŞANMA VEYA AYRILIK DAVASINDA İŞTİRAK
NAFAKASI
ÖZETİ: Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı
süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır.
O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri
uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına
uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir.
48
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/6136
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/8580
4721 s. TMK/3, 1023
Tarihi:
10.04.2014
• AİLE KONUTU ŞERHİ
• TAPUYA GÜVEN İLKESİ
• İYİNİYET
ÖZETİ: Dava konusu taşınmazın aile konutu olarak özgülendiği tartışmasızdır. Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan eşin tasarrufu, diğer
eşin açık rızasına bağlıdır. Taşınmaz üzerinde hak sahibi olan
koca, 04.09.2007 tarihinde ipotek tesis ettirmiştir. Resmi senedi, davalı eş ve taşınmaz üzerinde 1/8 hisse de intifa hakkı
sahibi olan M... birlikte imzalamıştır. İpotek tesis tarihinde
tapu kütüğünde taşınmazın “aile konutu” olduğuna ilişkin bir
şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen bankanın
kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK md. 1023).
Zira, Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi ile tapuya
güven ilkesine bir istisna getirilmiş değildir Kanunun iyiniyete
hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin
varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, lehine ipotek
tesis edilen bankanın kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia edene düşer (TMK md. 6). Dosya içindeki belgelerden, lehine ipotek tesis edilen bankanın
kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır. Tapuya güven İlkesini
esas alan Türk Medeni Kanunu'nun 1023.maddesi koşulları
işlem tarafı olan banka lehine gerçekleşmiştir. Öyleyse davanın reddi gerekir.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/3107
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/5333
6098 s. TBK/82
Tarihi:
02.04.2014
• DÖNER SERMAYE PAYININ İSTİRDADI
• HAKSIZ İKTİSAP
• SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
49
ÖZETİ: Dava, fazla ödendiği ileri sürülen döner sermaye payının istirdadı istemine ilişkindir. Somut olayda, davalıya dava dilekçesi
08.05.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından
22.05.2012 tarihli cevap dilekçesi ile süresinde zamanaşımı
definde bulunulmuştur. O halde mahkemece, öncelikle davacının dava açmaya yetkili makamının “olur tarihi” araştırılmalı, şayet bir yıl olan zamanaşımı süresinde dava açılmamış
ise önceki gibi davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar
verilmelidir. Aksinin anlaşılması durumunda ise başka bir
ifade ile davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi durumunda; Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Görevli Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek
Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, tavan ek
ödeme tutarına esas (7) katsayı üzerinden ödeme yapıldığı,
davalının unvanına uygun katsayının bu olup olmadığının
belirlenmesi ile eldeki davada davalıya döner sermaye payından alması gereken miktardan fazla bir ödemenin yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla sebepsiz zenginleşme olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, hususlarının araştırılması gerekmektedir.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/18971
Karar No. 2014/3624
Tarihi:
17.03.2014
İlgili Kanun/Madde
4721 s. TMK/197
4787 s. Kanun/4
1086 s. HUMK/428
• TEDBİR NAFAKASI
• NAFAKA BORCUNUN BULUNMADIĞININ TESPİTİ
VE FAZLA ÖDENEN KISMIN İSTİRDADI
• GÖREVLİ MAHKEME
ÖZETİ: Somut olayda, nafaka borcunun bulunmadığının tespiti ve
fazla ödenen kısmın istirdadı talep edilmektedir. Borcun belirtilen tedbir nafakasından kaynaklandığı ve dolayısı ile “Aile
Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile
Hukukundan nafaka yükümlülüğünden doğduğuna göre;
açılan bu davanın 4787 sayılı Kanunun gereğince, Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece;
dava dilekçesinin Aile Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görev yönünden reddine karar verilmesi gerekir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
50
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/2561
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/7433
4721 s. TMK/24, 25
Tarihi:
08.05.2014
• KİŞİLİK HAKLARININ İHLALİ
• MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
• ADİL YARGILANMA HAKKI
ÖZETİ: Dava, haksız şikâyet nedeniyle kişilik haklarının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Hak arama
özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma
altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha
çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an
için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak
arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız
olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı
yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının
kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde
şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı,
kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/11229
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/6469
818 s. BK/41
Tarihi:
17.04.2014
6098 s. TBK/48
• KASTEN YARALAMA NEDENİYLE TAZMİNAT
TALEBİ
• HAKSIZ FİİL
• CİSMANİ ZARAR
• GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
51
ÖZETİ: Haksız fiil neticesinde cismani zarara uğrayan kimse, haksız
fiil failinden uğradığı zararın tümünün tazminini isteyebilir.
Haksız fiil sonucu kişi geçici olarak iş göremez durumda kalmış ise, yaralanmasının niteliğine göre geçici iş göremezlik
süresi, doktor bilirkişiden alınacak rapora göre usulünce belirlenmelidir. Dosyada davacının iş ve güçten kalma süresine
ilişkin herhangi bir tespit ve rapor bulunmamaktadır. Davacının geçici iş göremezlik süresi hastanede yatılı olarak tedavi
gördüğü süre ile kısıtlanamaz. Tıbbi şifa süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece yapılacak iş; tercihen adli tıp
uzmanı olan doktor bilirkişiden davacının geçici iş göremezlik
süresine yönelik rapor aldıktan sonra tazminata karar vermektir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
2013/25527
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
Karar No. 2014/9281
2942 s.KamulaştırmaK/10
Tarihi:
02.04.2014
• KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ VE
KAMULAŞTIRILAN TAŞINMAZIN YOL OLARAK
TAPUDAN TERKİNİ İSTEMİ
ÖZETİ: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin
tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini
istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen nitelikleri, konumu dikkate alındığında taşınmazın gelir metodu esas alınarak belirlenen metrekare
birim fiyatına % 50 oranında objektif değer arttırıcı unsur
uygulanması gerekirken, daha az objektif değer artışı uygulanmak suretiyle az bedel tespiti, dava konusu taşınmazların
kamulaştırmadan arta kalan 257,62 m2'lik kısmın geometrik
durumu ve yüz ölçümü dikkate alındığında tamamının kullanılamaz hale geldiği gözetilmeksizin tüm bedeli yerine %25
oranında değer azalışı takdir edilmiş olması, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.
maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde
sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi'nin 19.12.2013
tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz
önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 04.11.2012 tarihinden,
karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi
gerekir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
52
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/10398
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/2865
6098 s. TBK/334
Tarihi:
11.03.2014
• KİRA SÖZLEŞMESİNİN HAKLI GEREKÇE İLE FESHİ
• ESKİ HALE GETİRME BEDELİ
• KAZANÇ KAYBI
ÖZETİ: Dava, eski hale getirme bedeli ve bu süreye ilişkin kazanç
kaybı istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın hali hazır
kullanım şekline göre eski hale getirme gereksinimi ortadan
kalkan unsurların davalının sorumluğuna etkisi üzerinde
durulmamıştır. Hükme esas alanın bilirkişi raporu belirtilen
yönler itibariyle eksik ve denetime elverişli değildir. Öte yandan eski hale getirme süresine ilişkin kazanç kaybının da
mahrum kalınan kira geliri üzerinden hesap edilmesi gerekirken taşınmazın pansiyon olarak işletilmesinden elde edilecek
gelir üzerinden hesaplanması da doğru değildir.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
2013/16620
Esas No.
Karar No. 2014/2855
6098 s. TBK/52
Tarihi:
11.03.2014
• BORCUN HİÇ VEYA GEREĞİ GİBİ İFA EDİLMEMESİ
• MÜSPET ZARAR
ÖZETİ: Bahse konu tazminatı borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinin bir sonucu olup müspet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Davacının talepleri bu çerçevede irdelenmelidir. Ancak borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle talep edilecek tazminat tutarı belirlenirken TBK hükmü
de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu kapsamda zarar gören
tarafın zararın artmaması bakımından gerekli tedbiri alması
gerekecektir. Sonuç itibariyle davacının taleplerinin müspet
zarar kapsamında ele alınıp davacının fesih tarihinden itibaren aynı işi benzer koşullarda bir başkasına ne sürede ihale
edebileceği belirlenmeli ve bu süreye ilişkin olarak davacının
kayıpları değerlendirilmelidir. Mahkemece belirtilen bu yönler
nazara alınmaksızın hukuksal dayanağı olmayan gerekçe ile
yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
53
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/11938
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/3620
492 s. HarçlarK/22, 31
Tarihi:
25.03.2014
• DAVADAN FERAGAT HALİNDE HÜKMOLUNACAK
HARÇ GİDERLERİNİN MAKTU OLDUĞU
• KİRACI TARAFINDAN DAVALI KİRALAYAN
ALEYHİNE AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASI
ÖZETİ: Feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde
alınması gereken maktu karar ve ilam harcına 2/3 oranında
hükmedilmesi gerektiği ve peşin alınan karar ve ilam harcının
işin hitamında ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşıldığı
takdirde fazla olan kısmın istek üzerine geri verileceği hükme
bağlanmıştır. Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddi
halinde maktu harç alınması gerekir.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/1284
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/7558
6100 s. HMK/Gç3
Tarihi:
08.04.2014
1086 s. HUMK/427
• TEMYİZ SINIRI
• KESİNLİK SINIRI
ÖZETİ: Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal
ve alacak davalarına ilişkin nihai katarlar HUMK'nun
427/2.maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu
düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız
dava konusu edilen taşınır alacağın değeri dikkate alınır. Faiz,
icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri
hesaba katılmaz. Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava
için ayrı ayrı belirlenir. İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz
sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir. Temyiz
sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması
halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz
sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize
konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir. Alacağın bir
kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı
dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
54
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/6081
Karar No. 2014/5907
Tarihi:
01.04.2014
İlgili Kanun/Madde
2004 s. İİK/366
6100 s. HMK/Gç3
1086 s. HUMK/428
• KIDEM TAZMİNATI ALACAĞINA EN YÜKSEK
BANKA MEVDUAT FAİZİ İŞLETİLMESİ
ÖZETİ: Taraflara banka isimlerini bildirmek için süre verilmediği,
borçlu vekilinin bildirdiği bankalardan en yüksek mevduat
faiz oranları sorulmadan ve bilirkişi raporu aldırılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece,
yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın da bildirdiği
tüm bankalardan faiz oranları getirtilerek bilirkişi raporu
alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/9820
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4780
6100 s.HMK/Gç3
Tarihi:
20.03.2014
4721 s. TMK/605
• MİRASÇILIK BELGESİ
• REDDİ MİRAS
ÖZETİ: Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine
oluşturur. Bu belge; mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs
(soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın(terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Bu nedenlerle;
mirası reddeden (TMK.m.605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa
düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip
olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret
nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin (kime kalacağının)'da gösterilmesi gerekir.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
2012/7270
Karar No. 2014/11056
4721 s. TMK/19
Tarihi:
02.04.2014
4857 s.İşK/79
• KIDEM TAZMİNATI
• YETKİLİ İŞ MAHKEMESİ
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
55
ÖZETİ: Asıl işveren konumunda bulunan Cemre firmasının ticari
merkezi Yalova-Altınova Tersaneler bölgesinde yer almaktadır. Davalı işin görüldüğü yerinde aynı yer olduğunu ileri
sürmektedir. Yine davacının sigorta kayıtları da Yalova SGK
müdürlüğünden getirtilmiştir. Mahkemece davalı Cemre firmasının hem ticari merkezinin hem de tersanesinin bulunduğu Yalova-Altınova'nın Kocaeli İş Mahkemesinin yetki
alanında kalıp kalmadığı tespit edilmeden davalı tarafın yetki
itirazı hakkında bir karar verilmeden dosyanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
2013/11963
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
Karar No. 2014/7386
4721 s. İşK/25
Tarihi:
06.03.2014
• İŞ SÖZLEŞMESİNİN SENDİKAL NEDENLE FESHİ
• FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVASI
ÖZETİ: Somut olayda, mahkemece feshin yapıldığı dönemde sendikaya üye olmayıp iş sözleşmesi feshedilen ve sendikaya üye
olup da iş sözleşmeleri feshedilen işçilerin sayıları, davacının
üyesi olduğu sendikaya üye olan işçilerin isimleri, hangi tarihte üye oldukları, sendikanın kaç üye sayısına ulaştığı, işçilerin ilgili sendikadan hangi tarihte istifa ettikleri ve davacının
üyesi olduğu sendikadan istifa ettikten sonra işyerinde çoğunluğu sağladığı belirtilen Türk Metal İş Sendikasına üye
olanların bulunup bulunmadığı, Türk Metal İş Sendikasına
geçen varsa sayıları ile ilgili sendikaya üye olup da iş sözleşmesi işverence feshedilen işçi olup olmadığı, iş sözleşmesi
feshedilen varsa çıkarma nedenleri de araştırılarak, gerekirse
bu konuda işyerinde kayıtlar üzerinde keşif yapılarak elde
edilecek sonuç tüm delillerle birlikte değerlendirilerek feshin
sendikal nedene dayanıp dayanmadığının tespiti gerekir.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/22369
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/6868
506 s. SSK/79
Tarihi:
25.03.2014
• HİZMET SÜRESİNİN TESPİTİ DAVASINDA HAK
DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
• HİZMET TESPİTİ
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
56
ÖZETİ: Sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına
ilişkin davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi
edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından
olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların
gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde mahkemece kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanması
gerekmektedir. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi
hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı
hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde
açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan
hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren
tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi
yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar
bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/371
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/3429
5510 s. SSGSSK/4
Tarihi:
20.02.2014
• SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENİN SİGORTALILIK
SÜRESİNİN EKSİK BİLDİRİLMESİ
• ÖĞRETMENLERİN SİGORTALILIK SÜRESİNİN
GÖSTERİLMESİ
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
57
ÖZETİ: Somut olayda, öğretmenlerin sigortalılık süresi belirlenirken
diğer memurlara uygulandığı şekilde zaten günlük çalışma
saatinden fazla olarak esas alınan bir değer olan 7.50 biriminin esas alınması hakkaniyete ve hukuka aykırı sonuçlar doğuracaktır. Yani kadrolu bir öğretmen bile günlük 7.50 saatten az çalıştığına göre, bir ücretli öğretmenin günlük 7.50 saat
çalıştığı ileri sürülemez. Dolayısıyla bir ücretli öğretmenin
sadece çalıştığı gün veya çalıştığı saat esas alınarak ve çalışılan günün belli bir rakama (7.50) bölünmesi ile çıkan değere
göre sigortalı sayılmasının hakkaniyete uygun olduğu ileri
sürülemez. Böyle bir görüş ileri sürülecek olursa bu durum
öğretmenlerin haftanın sadece mesai günlerinde sigortalı sayılması, Cumartesi pazar olan tatil günlerinde sigortalı sayılmaması gibi garip bir sonuç ortaya çıkaracaktır. Öğretmenlerin günlük 7.50 saat çalışma olanağı yokken bu birimin esas
alınarak gün sayısının hesaplanması mümkün olmaması gerekir. Sonuç olarak davacının getirtilen ders programında
Mart ayında 3 gün izinli olması da resmi olarak kendisine izin
verilmiş olması nedeniyle bu sonucu değiştirmeyeceğinden
yani öğretmenin resmi izinli olduğu günlerde de sigortalı sayılması gerektiği düşüncesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hizmet tespitini yapmakta davalı SGK görevli olduğundan
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin SGK üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekir.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2012/10806
İlgili Kanun/Madde
4389 s. MülgaBankalarK/10
Karar No. 2014/3226
5411 s. BankacılıkK/61
Tarihi:
21.02.2014
• BANKACA YAPILAN ÖDEMENİN DAVACININ
HESABINDAN RIZASI DIŞINDA YAPILDIĞI İDDİASI
ÖZETİ: Davalı vekili, davacının hesabından annesine ait kredi kartı
borçlarının 2003-2009 arası tahsil edildiğini, yapılan işlemlerin hesap cüzdanına işlendiğini, davacının ödemelere vakıf
olduğunu, yapılan işleme icazet verildiğini savunarak, davanın
reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, G.V.R.'e ait kredi kartının
davacı tarafından teslim alındığı, davacını hesabını internet
ortamında takip edilebildiği, kredi kartına ilişkin ödemelerin
hesap cüzdanına yazdırıldığı, davacının yapılan ödemeleri
benimsediği, bankaca yapılan işleme icazet verdiği gerekçesiyle, davanın reddi gerekir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
58
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/13431
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/2773
2004 s. İİK/33
Tarihi:
17.02.2014
6762 s.TTK/644
• İLAMIN ZAMANAŞIMINA UĞRADIĞI İDDİASI
• ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞ ÇEK BEDELLERİNİN
SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME HÜKÜMLERİ
ÇERÇEVESİNDE İSTENMESİ
ÖZETİ: Dava, niteliği itibariyle İİK'nın 33/a maddesine dayalı olup
mahkemece, anılan Yasa maddesi uyarınca davaya bakılarak
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 6762 sayılı TTK'nın
644'üncü maddesinin değerlendirilmesi ve birden ziyade hukuki işlemin davanın kabulüne gerekçe yapılması doğru olmamıştır.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/11410
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/13843
6762 s. TTK/688
Tarihi:
09.05.2014
• BONO
• KAYITSIZ ŞARTSIZ MUAYYEN BİR BEDELİ ÖDEME
KAYDINI TAŞIMASI GEREĞİ
• ARAÇ KİRALAMA SÖZLEŞMESİ
ÖZETİ: Somut olayda, borçlunun itirazına dayanak gösterdiği ve alacaklı ile borçlu arasında imzalanan 21.06.2012 tarihli araç
kiralama sözleşmesinin incelenmesinde, takibe dayanak senede doğrudan bir atıfta bulunulmadığı gibi, alacağın varlığının şarta bağlandığına veya teminat senedi olarak verildiğine
dair bir kaydın sözleşmede yer almadığı görülmektedir. Alacaklı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, 21.06.2012
tarihli araç kiralama sözleşmesinin varlığı kabul edilmemiş,
sözleşme fotokopisi ile senet arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, senedin ödeme amaçlı olarak verildiği
savunmasında bulunulmuştur. Borçlu, 21.06.2012 tarihli araç
kiralama sözleşmesinin aslını dosyaya ibraz etmiş ise de, sözleşmede bahsedilen senedin, takibe dayanak yapılan senet
olduğu İİK'nun 169/a. maddesinde belirtilen belgelerle ispat
edilememiştir. O halde, mahkemece, borçlunun iddiasını yazılı
bir belge ile ispat edemediği ve alacaklı tarafından da takip
dayanağı bononun teminat senedi olduğuna yönelik bir kabul
beyanının bulunmadığı gözetilerek bu yöndeki itirazın reddine
karar verilmesi gerekir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
59
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/686
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/3661
2004 s. İİK/186
Tarihi:
12.02.2014
• İFLASIN AÇILMASINDAN ÖNCE PARAYA ÇEVRİLEN
HACİZLİ MALLAR
ÖZETİ: Somut olayda İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1090 E.
sayılı dosyasında borçluya ait araçların 20.09.2012 tarihinde
satılarak paraya çevrildiği bundan sonra İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.04.2013 tarih 2012/480 E., 2013/97 K.
sayılı kararı ile borçlu şirketin iflasına ve bu tarih itibariyle
iflasın açılmasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda
icra müdürlüğünce, iflasın açılmasından önce paraya çevrilmiş olan mahcuz malların bedelinin İİK'nun 138-144. maddeleri hükümlerine göre haczi koyduran alacaklılara paylaştırılması işlemlerinin yapılması gerekmektedir. O halde mahkemece şikayetin kabulü gerekir.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/32617
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/14230
1086 s. HMUK/438
02.05.2014
Tarihi:
• KEFALET SÖZLEŞMESİ
• İTİRAZIN İPTALİ TALEBİ
• İCRA İNKAR TAZMİNATI
ÖZETİ: Davacının, kardeşi olan davalının borcuna kefil olduğunu,
onun borcu için taşınmazlarının satıldığını, borcu ödediğini,
ayrıca davalıya 80.000 Dolar borç para verdiğini, aralarında
düzenlenen taahhütname ile davalının aldığı borcu geri ödemeyi ve onun borçlarını ödemesi nedeniyle uğrayacağı zararı
ödemesi talepli davada, mahkemece, icra inkar tazminatının
asıl alacak kalemi üzerinden verilmesi gerekirken yazılı şekilde, icra takibine konu toplam tutar üzerinden verilmesi usul
ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip
kararın düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7 maddesi
hükmü gereğidir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
60
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/13315
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/13503
4077 s. TKHK/6
Tarihi:
29.04.2014
• KREDİ SÖZLEŞMESİ
• ERKEN KAPAMA ÜCRETİ VE İPOTEK FEK ÜCRETİ
• MEVDUATA UYGULANACAK EN YÜKSEK FAİZ
• TİCARİ KREDİ İLİŞKİSİNDEN DOĞAN
UYUŞMAZLIKLAR
ÖZETİ: Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme tip sözleşmeler
olarak kabul görüp bu sözleşmede, davacı yan aleyhine konulan ve bilirkişi raporu ile tespit edilen Muhtelif masraflar,
erken kapama komisyonu ücreti, ipotek fek ücreti yazılmamış
sayılmalıdır. Dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin
davalı bankaca tahsil edilmiş olması genel işlem şartına açıkça
aykırı kabul edilerek iadesi gerekir. Davacı kendisinden haksız
olarak alınan bedellerin dava tarihinden itibaren mevduata
uygulanan en yüksek faiziyle tahsilini istemiştir. Bankalar,
Anonim Şirket statüsünde olup, kredi sağlama, kredi verme ve
topladıkları kredileri değerlendirme gibi birçok işi gerçekleştirirler. Esas faaliyet alanı itibariyle sürekli parayla iştigal etmektedirler. Kural olarak temerrüt B.K. 117 vd. madde hükümlerine tabiidir. Ancak bankanın faaliyet alanı değerlendirildiğinde, haksız surette alınan bu bedellerinin hesaba girdiği
andan itibaren banka tarafından nemalandırıldığı ve bundan
gelir elde edildiği kuşkusuzdur. Genel hukuk prensiplerinden
olan “hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez” ilkesi gözetildiğinde, bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı bu kalemlerin hesabına girdiği andan itibaren faizi
ile birlikte iade etmesi hakkaniyet ve adalete uygun olur.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
61
YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/1254
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4454
3194 s. İmarK/18
Tarihi:
03.04.2014
• TAPU TAHSİS BELGESİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE
TESCİL İSTEMİ
Somut
olaya bakıldığında; davacının dayandığı tapu tahsis
ÖZETİ:
belgesi ile taşınmazda 126,94 m2 yüzölçümünde yer tahsis
edildiği anlaşılmaktadır. Davalı Belediye Başkanlığı tarafından arsa bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, dosyaya ibraz
edilen makbuzların ise imar kanunu para cezası ve vergisine
ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacının arsa bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin tüm delilleri toplanarak ve
ödendiği ispatlanamadığı takdirde Dairemizin ilkeleri doğrultusunda taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilerek tescil
kararı verilmelidir. Ayrıca, tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte
olduğu dikkate alınarak belediye başkanlığından uygulanan
düzenleme ortaklık payı sorularak tahsis miktarından saptanacak düzenleme ortaklık payı oranında yapılacak indirimden
sonra kalan miktar üzerinden davacı adına tesciline karar
verilmesi gerekir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
62
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/15729
İlgili Kanun/Madde
4721 s. TMK/9, 15
Karar No. 2014/3019
Tarihi:
06.03.2014
• ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ
• İŞLEM YAPMA EHLİYETİ
ÖZETİ: Somut olayda, sözleşmenin taraflarından birinin ehliyetten
yoksun bulunduğu iddia edilmişse, bu iddianın tarafların
gösterecekleri tüm delillerin toplanması, tanıklardan bu yönde
açıklayıcı, doyurucu somut bilgiler alınması, varsa ehliyetsiz
olduğu iddia edilen kişiye ait doktor raporları, hasta müşahede
kağıtları, film grafilerinin eksiksiz getirilmesi suretiyle araştırılması gerekir. Bunun yanında her ne kadar 6100 sayılı
HMK’nın 282. maddesi gereğince hakim, bilirkişinin rey ve
mütalaası ile bağlı değilse de temyiz kudretinin varlığı veya
yokluğunun saptanması, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi
psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan çoğu zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.
Ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması, kişiye eylem ve
işleme göre değişmesi, bu yönde en yetkili sağlık kurulundan
özellikle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını gerekli kılmaktadır. Esasen, TMK'nın 409/2. maddesi akıl hastalığı veya
akıl zayıflığının bilirkişi raporuyla belirleneceğini de öngörmüştür. Yapılan bu açıklamalardan sonra mahkemece, yukarıda belirtildiği biçimde taraf delilleri istenip toplanmalı,
24.02.2011 tarih ve 756 yevmiye numaralı ölünceye kadar
bakma sözleşmesi de dosya arasına alınarak, 2212 sayılı parselde paylı malik olan K. K.'un sözleşmenin düzenlendiği
24.02.2011 tarihlerindeki durumuna göre hukuki ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda rapor alındıktan sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmelidir.
YARGITAY
15. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/3937
İlgili Kanun/Madde
2004 s. İİK/68-70
Karar No. 2014/3166
Tarihi:
07.05.2014
• MUACCEL BORÇ
• İHTARNAME
• TEMERRÜT
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
63
ÖZETİ: İş bedelinin tahsili için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili davasında davacı tarafından davalıya alacak
miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarname gönderilmemiş, borcun ifa edileceği gün sözleşmelerle de kesin
olarak belirlenmemiştir. Bu durumda mahkemece, icra takibinden önceki günler için hesap edilip takibe konulan faiz
isteminin reddi ile, icra takibinin asıl alacak tutarı olan
23.800,60 TL üzerinden devamına karar vermek gerekirken,
işlemiş faiz alacağını da kapsar şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, açıklanan nedenle
kararın bozulması gerekmiştir.
YARGITAY
15. HUKUK DAİRESİ
2013/3884
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
Karar No. 2014/3119
818 s. BK/355
Tarihi:
06.05.2014
• ESER SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN AYIPLI
İMALAT NEDENİYLE UĞRANILAN ZARARIN
TAHSİLİ
ÖZETİ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalat nedeniyle uğranılan zararın tahsiline karar verilmesi istemiyle
açılmıştır. Somut olayda tanık beyanlarından 2008 yılında ve
20.10.2008 kesin kabul tarihinden sonra ayıpların ortaya çıktığı ve davalıya ayıp ihbarı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ayıp ihbarının yapılması ile yüklenicinin ayıbı gidermesi için makul bekleme süresi dikkate alındığında davacı iş
sahibi davayı 2009 yılı başlarında açması gerekirken
02.11.2010 tarihinde açarak kendi kusuruyla zararın artmasına neden olduğundan B.K.nun 98. maddesi yollaması ile 44.
maddesi gereğinde 2009 yılı piyasa fiyatlarıyla ayıpların giderim bedelinin hesaplanması gerekirken bilirkişi görüşüyle
bağlı kalınarak beton işleri ile ilgili ayıplarda Bayındırlık ve
İskan Bakanlığı’nın 2010 yılı inşaat ve tesisat birim fiyatlarıyla hesaplanan miktar ile pencere ve sıva tadilatı için ise
dava tarihindeki denetlenemeyen fiyatlara göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
64
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/171
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/969
6100 s. HMK/290
Tarihi:
10.02.2014
4721 s. TMK/713
• ÖZEL MÜLKİYETE KONU TARIM ARAZİSİ
• KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ
• TESCİL
ÖZETİ: Mahkemece çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu tarım
arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacılar lehine zilyetlikle
mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle
hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın etrafında bulunan 204, 210, 209, 211, 208 ve 207 parsel
sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanak belgeler getirtilerek çekişmeli taşınmazı ne okuduğu belirlenmemiş,
TMK’nın 713/4-5. maddesi gereğince yasal ilanlar yapılmamış, ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın belirtilen
dönem içindeki niteliği ve kullanım durumunu kesin olarak
belirleyen raporlar alınmalı, imar-ihyaya tabi taşınmazlardan
olduğu belirlendiği taktirde imar-ihyanın tamamlandığı tarih
belirlenmeli, HMK'nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe
götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin
yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece
onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı, TMK'nın
713/4-5. maddeleri gereğince yasal ilanlar yapılarak üç aylık
yasal ilan süresinin dolması beklenilmeli, ondan sonra tüm
deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar
verilmelidir.
YARGITAY
17. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/21467
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/1917
2004 s. İİK/277, 283
Tarihi:
17.02.2014
• TASARRUFUN İPTALİ DAVASI
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
65
ÖZETİ: Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu
mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde
eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs
üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın
haciz ve satışını isteyebilir. Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte
yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile
ilgili olmadığı gibi alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmasının da görev hususunun belirlenmesine doğrudan
bir etkisi yoktur. Kaldı ki davada incelenmesi gereken husus
davalı borçlunun yaptığı tasarruflarının iptali gerekip gerekmediği, başka bir anlatımla İİK da belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Açıklanan şekli ile görevin genel
mahkemelere ait olduğu da açıktır. Hal böyle olunca davaya
devam edilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar
vermek yerine yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi
isabetli değildir.
YARGITAY
17. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
2013/20068
Esas No.
Karar No. 2014/723
2918 s. KTK/3
Tarihi:
22.01.2014
• KASKO SİGORTA SÖZLEŞMESİNDEN
KAYNAKLANAN TAZMİNAT İSTEMİ
• KAZA TESPİT TUTANAĞI
• ARAÇ SÜRÜCÜSÜNÜN ALKOLLÜ ARAÇ
KULLANMASI
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
66
ÖZETİ: Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
istemine ilişkindir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında;
mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda
uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin,
alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde
rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek
başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağının
kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.
Somut olayda davacı araç sürücüsünün 0.84 promil alkollü
olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği gibi kaza tespit tutanağı aksi
sabit olana kadar geçerli olan belgelerdendir. Söz konusu
tutanakta köpeklerin varlığından bahsedilmemiş, davacı tarafça da kazaya başka bir etkenin neden olduğu da ispatlanamamıştır. Aksine Mahkemece yukarıdaki ilkeler ışığında alınan bilirkişi raporunda da davacı tarafın savunması tartışılmış ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiği
ve talebin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. O halde mahkemece dosya kapsamı ve rapor içeriğine göre
davanın reddine karar vermek gerekir.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/1039
İlgili Kanun/Madde
2942 s.KamulaştırmaK/Gç6
Karar No. 2014/5491
Tarihi:
25.03.2014
• AVUKATLIK ÜCRETİ ASIL ALACAĞI GEÇEMEZ
• KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ VE
TAŞINMAZIN İDARE ADINA TESCİLİ İSTEMİ
ÖZETİ: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına
tescili talepli davada Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin davaların bu niteliğine göre
vekille temsil edilen davacı idare yararına ve tespit edilen bedel
dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesindeki (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci
fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile
onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu kadar ki
asıl alacak miktarı 3.666.66 TL'ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra
mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu
ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
67
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/1412
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4803
2004 s. İİK/72
Tarihi:
12.03.2014
• MENFİ TESPİT DAVASI
• İMZALI BOŞ SENETLERİN DOLDURULMASI
ÖZETİ: Somut olayda, davalı, davacıya nakit borç verdiğini karşılığında davaya konu senetleri aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının senetlerin teminat olarak davalıya verildiğini yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekir.
YARGITAY
20. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/7228
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4988
3402 s. KadastroK/4
6831 s. OrmanK/2
Tarihi:
24.04.2014
• KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ
• TAPU İPTALİ VE TESCİL
ÖZETİ: Tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada, Hazine tarafından, taşınmazın 2/B alanında kaldığı iddiasıyla açılan tapu
iptali ve tescil davaları bakımından uygulanması söz konusu
değildir. Dolayısıyla bu tür davalarda; yargılama sırasında,
Hazine davadan 6292 sayılı Kanun gereğince vazgeçmez veya
vazgeçmeyeceğini bildirir ve tapu kütüğündeki 2/B belirtmesi
de 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca terkin edilmemiş
olursa, “Hazinenin davadan 6292 sayılı Kanun gereğince
vazgeçmiş sayılmasına” karar verilmesi gerektiğinden, mahkemece davanın kabulü yönündeki karar yapılan Kanun değişikliği nedeniyle usul ve kanuna aykırı olup, bozulması gerekmiştir. Hazine tarafından, taşınmazın 2/B alanında kaldığı
iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davaları bakımından uygulanması söz konusu değildir. Dolayısıyla bu tür davalarda;
yargılama sırasında, Hazine davadan 6292 sayılı Kanun gereğince vazgeçmez veya vazgeçmeyeceğini bildirir ve tapu kütüğündeki 2/B belirtmesi de 6292 sayılı Kanun hükümleri uyarınca terkin edilmemiş olursa, “Hazinenin davadan 6292 sayılı
Kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına” karar verilmesi gerektiğinden, mahkemece davanın kabulü yönündeki karar
yapılan Kanun değişikliği nedeniyle usul ve kanuna aykırı
olup, bozulması gerekmiştir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
68
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/21745
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/1259
6098 s. TBK/47
Tarihi:
27.01.2014
• İŞ KAZASI SONUCU İŞÇİNİN HAYATINI
KAYBETMESİ
• ÖLEN İŞÇİNİN EŞİ VE ÇOCUKLARININ TAZMİNAT
TALEBİ
ÖZETİ: Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile
hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete
uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda
manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer
bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı
gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da
amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut
halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine
ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü
ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek
özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya
göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif
ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
YARGITAY
23. HUKUK DAİRESİ
2013/8798
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
Karar No. 2014/1710
2004 s. İİK/94/2
Tarihi:
07.03.2014
• TAPU İPTAL VE TESCİL İSTEMİ
• FERAĞ VERİLMESİ
• ÖN İSKAN İZNİ
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
69
ÖZETİ: Dava, İİK'nın 94/2. maddesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davalılardan yüklenici ile diğer davalıların
murisi arsa sahibi arasında 12.03.2008 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi mevcuttur. Bu sözleşmeye göre, on adet
daire ve bir adet dükkanın yükleniciye ait olacağı, bu bağımsız
bölümlerin, imalat aşamasına göre yükleniciye ferağının yapılacağı, en son aşamada, sözleşme şartları tamamen yerine
getirildiğinde kalan iki adet daire ve bir dükkan olmak üzere
üç adet bağımsız bölümün ferağının verileceği ve yüklenicinin
ön iskan iznini alacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, yüklenici, bu son üç adet bağımsız bölüme, ön iskan izni aldığında
hak kazanacaktır. Yapılan yargılamada, bu son üç adet bağımsız bölümün devri koşulu olan ön iskan izninin henüz
alınmadığı, bunun yanında, yüklenicinin aleyhine açılan
Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/695 esas sayılı
davada, arsa sahibi lehine gecikme tazminatına hükmedildiği
ve verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Şu halde,
12.03.2008 günlü sözleşme uyarınca şartları oluşmadığından
son üç adet bağımsız bölüm için tescil talebinin reddi gerekir.
Kararların devamına, dergimizin Temmuz 2014 tarihli
139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
YARGITAY
CEZA KARARLARI
COURT OF CASSATION CRIMINAL CHAMBER
DECISIONS
* Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararı
Court of Appeal Assembly of Criminal Chambers Decision
* Yargıtay Ceza Daire Kararları
Court of Appeal Criminal Chamber Decisions
YARGITAY CEZA GENEL KURUL KARARI
COURT OF APPEAL ASSEMBLY OF CRIMINAL CHAMBERS DECISION
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
Esas No.
2013/10-637
Karar No. 2014/137
Tarihi:
25.03.2014
İlgili Kanun/Madde
5237 s.TCK/62, 52, 53, 63, 188
• UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE
TİCARETİ SUÇU
ÖZETİ: Somut olayda, ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerle açıkça örtüşmeyen telefon konuşmaları delil olarak mahkumiyet hükmüne esas alınamaz. Sanığın telefon konuşmalarında ve mesajlarında belirtilen maddelerin ele geçmemesi
nedeniyle, bunların uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak
kabul edilmesine olanak yoktur. Diğer yandan, telefon konuşmaları ve mesajlar, S. dışındaki sanıklarda ele geçirilen
uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgili olay ve olgularla, bu
bağlamda sözü edilen maddelerle örtüşmemektedir. Sanığın
sabit olan tek fiili, diğer sanıklar S. ve E. arasında irtibat sağlayarak, S.'da ele geçirilen kokainin S. tarafından E.'dan satın
alınmasına yardım etmekten ibarettir. Bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin Özel Daire'nin bozma kararı doğrudur.
Kararların devamına, dergimizin Temmuz 2014 tarihli
139. sayısından ulaşabilirsiniz
YARGITAY CEZA DAİRE KARARLARI
COURT OF APPEAL CRIMINAL CHAMBER DECISIONS
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2012/5755
İlgili Kanun/Madde
1412 s. CMUK/326
Karar No. 2014/1620
Tarihi:
17.03.2014
• HATAYA DÜŞÜLEREK KASTEN YARALAMA SUÇU
ÖZETİ: Somut olayda, sanığın, mağdur (V.)'a tabanca ile ateşi sonucu
sağ hipokondriumda giriş deliği oluşturmak suretiyle karaciğerde yaralanmaya ve hayati tehlike geçirmesine sebebiyet
verdiği anlaşılmakla; yukarıda belirtilen kriterlerden suçta
kullanılan aletin cinsi, hedef alınan vücut bölgesi, yaranın
yeri ve niteliği dikkate alındığında sanığın eyleme bağlı ortaya
çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve sanık hakkında
öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği
gözetilmeden, suçun niteliğinde hataya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırıdır.
YARGITAY
2. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2014/6263
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/8116
5271 s. CMK/ 223/4
25.03.2014
Tarihi:
• KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇU
• KAÇAK KULLANIM BEDELİNİNİN KARŞILANMASI
ÖZETİ: Karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle, kaçak kullanım bedelini soruşturma tamamlanmadan karşılayan sanık hakkında,
dava koşulu bulunmadığı halde açılan kamu davasının düşürülmesi yerine, 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2. ve CMK'nın
223/4-b maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına
karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
YARGITAY
3. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/26722
Karar No. 2014/12569
Tarihi:
26.03.2014
İlgili Kanun/Madde
5320 s. CMKYürK/Gç2
5237 s. TCK/58
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions
75
• ADLİ SİCİL KAYDINDA TEKERRÜRE ESAS
MAHKUMİYET HÜKMÜNÜN BULUNMASI
• SEÇİMLİK CEZA
ÖZETİ: Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve
6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki
Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesinlik sınırı
içinde kalmakta ise de; Ceza Genel Kurulu'nun 29.09.2009
tarih ve 2009/5-173 esas, 2009/209 karar sayılı kararında da
vurgulandığı üzere, doğru uygulama yapılmış olması halinde,
adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan
sanık hakkında TCK'nin 58/3. maddesi gereğince seçimlik
cezalardan adli para cezası yerine hapis cezası tercih edileceği
ve bu hükmün temyize tabi olacağı dikkate alınarak, o yer
Cumhuriyet savcısının temyiz iste-minin incelenebilir olduğu
kabul edilmiştir. Adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunduğu halde sanık hakkında seçimlik cezalardan hapis cezası yerine adli para cezası tercih edilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesine aykırı ceza verilmesi
ve buna bağlı olarak tekerrür hükümlerinin uygulanmaması
bozmayı gerektirir.
YARGITAY
4. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/3949
Karar No. 2014/8597
Tarihi:
20.03.2014
• HAKARET SUÇU
İlgili Kanun/Madde
5237 s. TCK/128
ÖZETİ: Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer,
kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi
için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre
değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret
suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur,
şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil
veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
76
Yargıtay Ceza Kararları
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/25956
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/9478
6100 s. HMK/177
Tarihi:
03.04.2014
• KAMULAŞTIRMASIZ EL ATILAN TAŞINMAZ
BEDELİNİN TAHSİLİ
• TAŞINMAZ BEDELİ TESPİTİ
ÖZETİ: Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin
1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan
emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Değerlendirme
tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre
değer biçilmesi için taraflara uygun emsalleri bildirmeleri
amacıyla mehil verilmesi ve gerektiğinde mahkemece resen
emsal kayıtları da getirtildikten sonra yeniden oluşturulacak
bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak dava tarihi olan
01.08.2005 tarihi esas alınarak taşınmaz bedelinin tespiti ile
sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
YARGITAY
6. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/27469
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/1805
5237 s. TCK/148-150
Tarihi:
11.02.2014
• YAĞMA SUÇU
• SUÇUN TEŞEBBÜS AŞAMASINDA KALMASI
ÖZETİ: Somut olayda, olay günü gündüz sayılan saat 06:40 sıralarında yakınanın görüp uyarmasına rağmen tadilat halindeki
evinin balkonunda sökük halde duran iki adet balkon demirini
alarak araçlarının kasasına yükleyip giden sanıkların, yakınanın aracıyla ısrarlı takibi sonucu araçlarını durdurdukları,
yakınan yanlarına geldiğinde ise şoför mahallinde oturan
sanık H.'ın kapıyı açıp silahtan sayılan tahrayı gösterip korkuttuğu, yakınanın aracına geri dönmesini sağlayarak sanıkların kaçtığı olayda; suçun tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile sanıklar hakkında
eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni
yapılmamıştır.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions
77
YARGITAY
7. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/9167
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4816
5237 s.TCK/50
Tarihi:
19.03.2014
• KAÇAKÇILIK DAVASI
• LEHE KANUNUN UYGULANMASI GEREĞİ
ÖZETİ: Somut olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra
31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak
elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar
yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve
sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak
verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm
tesisi ve ele geçen içkilerin, nakil vasıtasının taşıma kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümü oluşturmadığı gibi belirlenen piyasa değeri ile yakalanan içkilerin
değeri itibariyle müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağından aracın sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi yasaya uygun görülmemiştir.
YARGITAY
8. CEZA DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
2013/16424
Karar No. 2014/9992
5237 s. TCK/53
21.04.2014
Tarihi:
• BAŞKASINA AİT KREDİ KARTI İLE FARKLI
ZAMANLARDA NAKİT ÇEKİM YAPMA
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
Yargıtay Ceza Kararları
78
ÖZETİ: Sanığın, katılana ait bankamatik kartı ile değişik zamanlarda,
nakit çekim yapmasının zincirleme suç oluşturduğu gözetilerek, hakkında TCK. uyarınca hükmedilen cezadan artırım
yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 01.03.2008 tarihinde
yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle 5237
sayılı TCK.nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım”
ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı CGTİK.nın
106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10.
fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, infazda
yetkiyi kısıtlayacak şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza yanında
hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis
cezasına karar verileceğinin belirtilmesi, sanığın yalnızca
kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri
açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini
de kapsayacak şekilde uygulama yapılması yasaya aykırıdır.
YARGITAY
9. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2014/47
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4747
5237 s. TCK/16, 63
Tarihi:
17.04.2014
• HÜKMOLUNAN CEZADAN TUTUKLULUKTA GEÇEN
SÜRELERİN MAHSUBU
ÖZETİ: Hükmolunan cezadan TCK'nın 16. maddesi uyarınca yabancı
ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden TCK'nın 16 ve 63. maddeleri gereğince Yunanistan mahkemeleri tarafından verilen cezanın tamamının mahsubuna
karar verilmesi kanuna aykırıdır.
YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2014/2577
İlgili Kanun/Madde
5275 s. CezaİnfazK/17
Karar No. 2014/2611
Tarihi:
14.04.2014
• UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU
• İNFAZIN ERTELENMESİ
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions
79
ÖZETİ: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanun'un “Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi” başlıklı 17. maddesinde, infazın ertelenmesi isteğine ilişkin olarak
karar verme konusunda infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı'na takdir hakkı tanındığı, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca
infazın ertelenmesine ilişkin istek hakkında verilen kararlara
karşı herhangi bir kanun yolunun öngörülmediği gözetilmeden, hükümlü müdafiinin Hatay İnfaz Hakimliği'nin 11.10.2013
tarihli kararına yönelik itirazının reddine karar verilmesi
gerekir.
YARGITAY
11 .CEZA DAİRESİ
2014/7735
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
Karar No. 2014/7852
5237 s.TCK/158, 204
Tarihi:
22.04.2014
• NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK
• RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK
• DENETİMLİ SERBESTLİK
ÖZETİ: Hükümlünün hapis cezası bakımından koşullu salıverilmesine
bir yıl süre kaldığı halde denetimli serbestlikten yararlandırılması gerektiği, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan kişinin işlediği tek bir suçtan farklı yaptırımı içeren cezalar da olsa bir kez denetimli serbestlikten yararlanmasına olanak tanıyan usul ve yasaya uygun olan müddetnameyi, hapis
cezası ile birlikte doğrudan verilen adli para cezasının ayrı
ayrı ve sıraya konularak infazı gerektiğinden bahisle iptal
eden karara yönelik yapılan itirazın, hükümlünün bir kez
denetimli serbestlikten yararlandırılması gerektiği gerekçesi
ile kabulü gerekir.
YARGITAY
12. CEZA DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
2013/16587
Esas No.
5271 s. CMK/231
Karar No. 2014/8307
Tarihi:
03.04.2014
• TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU
• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
• HIRSIZLIK SUÇU
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
Yargıtay Ceza Kararları
80
ÖZETİ: Somut olayda, sanığın, 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde kasten
işlediği hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine, mahkemesine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi için yapılan 25.01.2012
tarihli ihbar üzerine, dosya yeniden ele alınarak önceki hüküm açıklanmıştır. Mahkemece bu hüküm açıklanırken, duruşma açılıp, taraflar duruşmaya davet edilmemiş iseler de,
kesinleşmiş yargı kararı nedeniyle önceki hükmün açıklanmasından ibaret bu halde, savunma hakkının kısıtlandığından
veya bu halin mutlak hukuka aykırılık oluşturduğundan söz
edilemez. Her ne kadar mahkemece yeniden hüküm tesis
edilmiş ise de, verilen hüküm yeni bir hüküm olmayıp, önceki
hükme varlık kazandırmaktan ve infazda olası güçlüklerin
önlenmesi için hüküm fıkrasının, açıklanan hükme de yazılmasından ibaret olduğundan tebliğnamede bozma öneren
görüşe iştirak olunmamıştır.
YARGITAY
14. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2012/14614
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/1049
5237 s. TCK/43, 105
Tarihi:
03.02.2014
• CİNSEL TACİZ SUÇU
ÖZETİ: Mağdurenin işten ayrılması neticesi teselsül etmediği için
TCK.nın 43/1. maddesi uygulanmasının 105/2. maddesine
göre tayin edilen 9 ay hapis cezasından sonra uygulanarak
tespit edilen arttırım oranının, yine TCK.nın 105/2. maddesinin 2. cümlesi gereğince tayin edilen sonuç ceza üzerine eklenmesi suretiyle bulunması gerekirken, mevcut uygulama ile
sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması kanuna aykırıdır.
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2012/17918
İlgili Kanun/Madde
5237 s. TCK/158
Karar No. 2014/10948
Tarihi:
03.06.2014
• DOLANDIRICILIK SUÇU
• HİLENİN KANDIRICI NİTELİKTE OLUP
OLMADIĞININ TESPİTİ
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 139 / Yıl: 2014
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions
81
ÖZETİ: Somut olayda; sanığın, katılanın torununa kan bulmak için
Kızılay Kan Merkezine yürüdüğü esnada yanına yaklaşarak,
kendisini Kızılay Kan Merkezi Müdürü olarak tanıtıp aradığı
kanı bulabileceğini söyleyerek katılandan 100 TL parayı alıp
kanı getireceğim diyerek yanından ayrıldığı şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair
mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kararların devamına, dergimizin Temmuz 2014 tarihli
139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
DANIŞTAY KARARI
COUNCIL OF STATE DECISION
* Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı
Plenary Session of the Administrative Law Chamber Decision
* Danıştay Daire Kararları
Council of State Chamber Decisions
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU KARARI
PLENARY SESSION OF THE ADMINISTRATIVE LAW CHAMBER DECISION
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ
KURULU
Esas No.
2010/3283
Karar No. 2014/436
Tarihi:
20.02.2014
İlgili Kanun/Madde
4054 s. RKHK/4
• REKABET YASAĞI
ÖZETİ: Dava; tıbbi sarf malzemeleri pazarında, iyileştirici nitelikteki
kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin aralarında
anlaşarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiklerinden bahisle, aynı Kanun'un 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca idari
para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu'nun
16/03/2007 günlü, 07-24/236-76 sayılı kararının davacı şirkete
yönelik kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır. Rekabet Kurulunca usulüne uygun olarak yürütülen soruşturma sonucunda
davacı şirkete, 4054 sayılı Kanun'un işlem tesis tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları
uyarınca, eylemin en son 2002 yılında gerçekleştiği ve şirketin
yukarıda belirtilen durumu dikkate alınarak, 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren %4'ü oranı üzerinden idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Rekabet Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekir.
Kararların devamına, dergimizin Temmuz 2014 tarihli
139. sayısından ulaşabilirsiniz
DANIŞTAY DAİRE KARARLARI
COUNCIL OF STATE CHAMBER DECISIONS
DANIŞTAY
5. DAİRE
Esas No.
2014/817
İlgili Kanun/Madde
2577 s. İYUK/7
Karar No. 2014/3097
Tarihi:
09.04.2014
• HARCIRAH İSTEMLİ BAŞVURUSUNUN REDDİNE
İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ
ÖZETİ: Davacının atanmasına ilişkin işlemde atamanın harcırahsız
yapıldığı yolunda herhangi bir ibarenin bulunmaması ve dosyada bu yönde bir belge ya da bilginin yer almaması karşısında, harcırah (yolluk) ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılmış
bir başvuru olarak kabulü zorunludur. Bu nedenle davacının
yeni görevine başlama tarihinin dava açma süresi için başlangıç olarak alınması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Öte
yandan, davacının harcırah (yolluk) istemli başvurusunun
reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577
sayılı Kanunun 7. ve 10. maddeleri uyarınca süresinde olduğu
da açıktır. Bu durumda; Sivas İdare Mahkemesi hakimi tarafından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen
kararda hukuka uyarlık bulunmadığından, anılan kararın
bozulması yerine onanması yolunda verilen Sivas Bölge İdare
Mahkemesinin kararında hukuki isabet görülmemiştir.
DANIŞTAY
8. DAİRESİ
Esas No.
2011/5035
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/1153
1136 s. AvK/9
19.02.2014
Tarihi:
• ÖSYM’CE YAPILAN SINAVLARA AVUKAT KİMLİĞİ
İLE GİRİLEBİLMESİ
• AVUKAT KİMLİĞİNİN RESMİ KİMLİK HÜKMÜNDE
OLDUĞU
Council of State Decisions
87
ÖZETİ: Davalı idarece, tüm adaylarda bulunması gereken kimlik olan
nüfus cüzdanı veya pasaport şeklinde sınırlama getirilmesi
suretiyle kimlik tespitine esas alınan belge sayısı ne kadar az
ve herkesçe bilinen, tanınabilen belgelerden olursa, kısıtlı
zamanda kimlik kontrolü yapmak ve sınav güvenliğini sağlamakla yükümlü olan sınav bina ve salonlarındaki sınav görevlilerinin, bu belgelerin ayırdedici özelliğinin kolaylığı ve
taklit edilmesinin zorluğu nedeniyle adayların kimlik tespiti
konusunda yanılmaları ve zaman kaybının da o kadar az olacağı savunulmakta ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun
9. maddesinin amir hükmü olan avukat kimliklerinin, tüm
resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmi kimlik hükmünde olduğu gerçeğini değiştirmediği, böylesine açık
ve yorumdan uzak bir yasa hükmü mevcutken, yasa hükmünün uygulanmasını engeller nitelikte yasadan daha alt bir
düzenleyici işlemle, yayınlanan basın duyurusu ile olumsuz ve
yasaklayıcı bir hüküm getirilmesinde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Kararların devamına, dergimizin Temmuz 2014 tarihli
139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Volume: 12 / Issue: 139 / Year: 2014
GÜNCEL MEVZUAT
CURRENT LEGISLATION
* Kanunlar
Law Codes
* Resmî Gazete Özetleri
Abstracts of Official Gazette
KANUNLAR
LAW CODES
TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ
HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN
ÇANAKKALE SAVAŞLARI GELİBOLU TARİHİ ALAN BAŞKANLIĞI
KURULMASI HAKKINDA KANUN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA İZİNSİZ
İKAMET EDEN KİŞİLERİN GERİ KABULÜNE İLİŞKİN
ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN
BULUNDUĞUNA DAİR KANUN
Kanunlarun tam metinlerine, dergimizin Temmuz 2014
tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
RESMÎ GAZETE ÖZETLERİ
ABSTRACTS OF OFFICIAL GAZETTE
KANUNLAR
MİLLETLERARASI ANTLAŞMALAR
TÜZÜK
BAKANLAR KURULU KARARLARI
YÖNETMELİKLER
Aylık resmi gazete özetlerine dergimizin Temmuz 2014
tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
ÖNEMLİ BİLGİLER
MAJOR INFORMATIONS
KIDEM TAZMİNATI TAVANI
ASGARİ ÜCRET
YILLIK ÜCRETLİ İZİN SÜRELERİ
İHBAR TAZMİNATI
(AKDİN FESHİNDE BİLDİRİM SÜRELERİ)
İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMİ
2014 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2013 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2012 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2011 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2010 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2009 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
KURUMLAR VERGİSİ ORANI
GEÇİCİ VERGİ ORANLARI
KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARI
YENİDEN DEĞERLEME ORANI
DEĞERLİ KÂĞITLAR (2014)
YASAL FAİZLER VE YÜRÜRLÜK SÜRELERİ
TİCARİ TEMERRÜT (AVANS) FAİZ ORANLARI
AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN’A
GÖRE GECİKME ZAMMI ORANLARI
DAMGA VERGİSİ (2014)
HARÇ TARİFESİ (2014)
Yargı Harçları (2014)
NOTER HARÇLARI (2014)
VERGİ YARGISI HARÇLARI (2014)
TAPU VE KADASTRO HARÇLARI (2014)
KİRA ARTIŞINA YARGITAY’CA UYGULANAN ENDEKSLER
ENFLASYON ORANLARI (%) (TUİK Verilerine Göre)
AVUKATLIK ASGARÎ ÜCRET TARİFESİ
CMK AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ (2014)
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU BİLİRKİŞİ ÜCRET TARİFESİ
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU GİDER AVANSI TARİFESİ
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU HAKEM ÜCRET TARİFESİ
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU TANIK ÜCRET TARİFESİ
HMK’YA GÖRE PARASAL SINIRLAR TABLOSU
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI
DÖVİZ KURLARI
Önemli bilgilerin detayları en güncel halleri ile dergimizde
y e r a l m a k t a d ı r v e 4 6 s a y fa d e v a m e t m e k t e d i r
LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU
ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS
Y Ü KS E K MA HKE ME
KA R A R L A R I
ARAMA DİZİNLERİ
INDEX OF SUPREME COURT
DECISIONS
* Kavramlara Göre Arama Dizini
Index of Related Legal Terms
* Kanun Maddelerine Göre Arama Dizini
Index of Related Law Code Articles
KAVRAMLARA GÖRE ARAMA DİZİNİ
INDEX OF RELATED LEGAL TERMS
A-B
Adil Yargılanma Hakkı .................................................................................. 277
Adli Sicil Kaydında Tekerrüre Esas Mahkumiyet Hükmünün
Bulunması....................................................................................................... 359
Aile Konutu Şerhi........................................................................................... 272
Araç Kiralama Sözleşmesi.............................................................................. 308
Araç Sürücüsünün Alkollü Araç Kullanması ................................................. 326
Avukatlık Ücreti Asıl Alacağı Geçemez ........................................................ 328
Ayıplı Hizmet ................................................................................................. 257
Bankaca Yapılan Ödemenin Davacının Hesabından Rızası Dışında
Yapıldığı İddiası ............................................................................................. 305
Başkasına Ait Kredi Kartı ile Farklı Zamanlarda Nakit Çekim
Yapma ............................................................................................................ 365
Bono ............................................................................................................... 308
Borcun Hiç veya Gereği Gibi İfa Edilmemesi................................................ 285
Boşanma veya Ayrılık Davasında İştirak Nafakası ........................................ 271
C -D
Cinsel Taciz Suçu ........................................................................................... 373
Cismani Zarar ................................................................................................. 280
Davadan Feragat Halinde Hükmolunacak Harç Giderlerinin Maktu
Olduğu ............................................................................................................ 287
Denetimli Serbestlik ....................................................................................... 369
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı.............................................................. 265
Dolandırıcılık Suçu......................................................................................... 374
Döner Sermaye Payının İstirdadı.................................................................... 274
Dul Aylığı....................................................................................................... 251
Dürüstlük Kurallarına Uyma Zorunluluğu ..................................................... 251
Bütün kararların bu şekilde kavramlara göre arama dizini
d er g i m i z d e yer a l m a k t a d ı r
KANUN MADDELERİNE GÖRE ARAMA DİZİNİ
INDEX OF RELATED LAW CODE ARTICLES
Aile Mahkemelerinin Kuruluş,
Görev ve Yargılama Usullerine
Dair Kanun (4787)
Sayfa
Madde
4................................................... 276
Ceza Muhakemesi Kanununun
Yürürlük ve Uygulama Şekli
Hakkında Kanun (5320)
Madde
Sayfa
Gç2 .............................................. 359
Avukatlık Kanunu (1136)
Madde
Sayfa
9................................................... 384
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Madde
Sayfa
17 ................................................. 367
Bankacılık Kanunu (5411)
Madde
Sayfa
61................................................. 305
Borçlar Kanunu (Mülga) (818)
Madde
Sayfa
355............................................... 321
41................................................. 280
55................................................. 247
Ceza Muhakemeleri Kanunu
(5271)
Madde
Sayfa
223............................................... 358
231............................................... 371
Harçlar Kanunu (492)
Madde
Sayfa
22 ................................................. 287
31 ................................................. 287
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
(6100)
Sayfa
Madde
177 ............................................... 361
290 ............................................... 323
Gç3 .............262, 265, 288, 290, 291
Bütün kararların bu şekilde kanun maddelerine göre arama
dizini dergimizde yer almaktadır.
LEGALBANK ABONELİK FORMU
SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LEGAL DATABASE
340 ¨
Download

lhd TEMMUZ 139 broşür