ÖZEL EFDAL İLKOKULU VE ORTAOKULU
REHBERLİK BÜLTENİ- ŞUBAT / MART 2015
TEKNOLOJİYİ DOĞRU KULLANIYORUM
Artık birçok ailenin televizyonda haberler de dâhil olmak üzere birçok programa çocukları için
sınırlama getirdiğini duymaktayız. Televizyon, internet, bilgisayar oyunlarının vb. çocuklara
zararlı yönleri olduğu konusunda söylenenler çocukların ve gençlerin gördükleri davranışları
veya fikirleri taklit etmeye çalışma özelliklerine dayandırılmaktadır. Sürekli olarak insanların
ekranda kavga ettiklerini ve birbirlerine vurduklarını gören bir çocuğun zamanla aynı şeyleri
kendisinin de yapmaya kalkışacağı kabul edilmektedir.
Şiddet ve saldırganlık genel olarak şu yollarla ekrana yansır:

Haberler

Reality showlar

Çizgi filmler ve filmler

Sanal oyunlar
En çok yakınılan konular olan cinsellik ve şiddet öğelerinin onları anlayacak ve doğru
değerlendirecek bir kültürel tecrübeye ulaşmamış beyinlere verdikleri zarar önemli
boyutlardadır. Bu zarar genellikle daha ileri yaşlarda çekingenlik, içine kapanma, güvensizlik
ve hatta saldırganlık gibi ruhsal sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır.
Uzun Süre Televizyon İzlemenin Zararları
İzlenen görüntü her üç saniyede bir değiştiği için, televizyon izlemek uzun süre zihinsel çaba
ve dikkat gerektiren bir etkinlik değildir ve kişiyi pasifleştirir. Sınırlar çizilmediğinde ve bunun
yerine konacak daha aktif etkinlikler geliştirilmediğinde televizyon bağımlılık yaratabilir.
Çocuk ve ergenlerin algılama biçimleri, algıladıklarını benimseme hızları, hayata geçirme
istekleri, yaratıcılıkları ve engin hayal güçleri biz yetişkinlerden farklılık göstermektedir. Bunun
için de televizyonun çocuk ve ergen üzerindeki etkileri büyük önem taşımaktadır. Televizyon
başında geçirilen uzun süre:
1
ÖZEL EFDAL İLKOKULU VE ORTAOKULU
REHBERLİK BÜLTENİ- ŞUBAT / MART 2015

Aile içi sosyal yalıtıma,

Çocuğun anne-babadan görmesi gereken ilgi ve sevginin azalmasına,

Anne-baba ile ilişkilerin bozulmasına,

Sorumlulukların yerine getirilmesinde aksaklıklara,

Dikkat süresinde kısalmaya,

Dil gelişimi ve kullanımında sorunlara,

Düşünme becerilerinde gerilemeye,

Şiddet eğilimine,

Korkuların artmasına,

Tüketimin körüklenmesine,

Sosyalleşmenin engellenmesine,

Bireyselliğin pekişmesine neden olmaktadır.
Sayılarla Çocuk ve Televizyon
Ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre, okul çağındaki çocukların ders çalışmalarının
dışındaki zamanın %77,3’ünü televizyon izlemeye ayırdıkları belirlenmiştir. Oyun oynamaya
ayırdıkları zaman ise %11 dolayındadır.
Çocukların %98,9’u televizyon izlemektedir. Okul öncesi dönemde olan üç-altı yaş grubundaki
çocukların %100’ü televizyon izlemektedir. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nce yapılan
“Televizyon ve Çocuk” konulu araştırma, çocukların genellikle akşam saatlerinde olmak üzere
günde üç-beş saat televizyon izlediklerini ortaya koymuştur. Araştırma raporunda “Çocukların
televizyon seyrettikleri saatlerin, aile bireylerinin bir arada bulunduğu saatler olduğu ve çocuk
kuşağı saatleriyle paralellik gösterdiği” de belirtilmektedir.
Ailenin sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyi ister yüksek olsun ister düşük olsun, Türkiye ve
diğer ülkelerde çocuklar günümüzde ailesiyle konuşmak, arkadaşlarıyla oyun oynamak ya da
kitap okumak yerine televizyon seyrederek zaman geçirmektedir. Çocuk ve ergenlerin sosyalduygusal ve bilişsel gelişimleri için aileleri ile birlikte geçirecekleri zamanı verimli olarak
kullanmaları gelişimleri için belirgin bir fark yaratmaktadır.
2
ÖZEL EFDAL İLKOKULU VE ORTAOKULU
REHBERLİK BÜLTENİ- ŞUBAT / MART 2015
ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, günde on dakika bebeklerine yüksek sesle kitap okuyan
ailelerin bebekleri 20 aylık olduğunda, kitap okunmayan bebeklere göre daha fazla sözlü
iletişim kurabildikleri ortaya konmuştur.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nce yapılan bir araştırma sonucunda, günde iki saatten
fazla televizyon seyreden çocukların %50’sinin, iki saatten az izleyenlerin de %31’inin dil
gelişiminde gecikme olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda bu çocukların sosyal gelişimlerinde
de gecikme meydana geldiği ve tüm becerileri daha geç kazandıkları da ortaya çıkmıştır.
Anne-Baba Olarak Ne Yapmalıyız?

Teknolojik araçları nasıl kullandığınızı bir düşünün. Acaba kafanızı dinlemenizi
sağlayan bir fırsat mı? Kimi zaman bir çocuk bakıcısı, çocuğunuzun oyalanmasını
sağlayan bir araç mı?

Teknolojik araçları çocuğunuzla birlikte kontrollü ve sınırlı bir şekilde kullanın. Böylece
zararlı uyaranlardan koruyabilirsiniz.

Teknolojik araçları kullanma süresini kısaltıp, alternatif faaliyetler önerin.

Yemek zamanı teknolojik araçları kapalı tutun.

Okumayı sevdirin. En önemlisi, bu konuda model olun.

Bir hobi edinmesini sağlayın.

Belirlediğiniz bir sürede, ailede hiç kimsenin teknolojik araçlarla ilgilenmediği bir
zaman oluşturmaya ve ailenin bu deneyimden ne öğrenebileceğini görmeye çalışın.
3
ÖZEL EFDAL İLKOKULU VE ORTAOKULU
REHBERLİK BÜLTENİ- ŞUBAT / MART 2015
İnternet ve Biz
İnternet, bütün dünyadaki bilgisayarların elektronik ortamda birbirlerine bağlandığı sanal bir
bilgi paylaşım ve iletişim ortamıdır. İnternet sayesinde elektronik posta yoluyla haberleşip,
görsel veya işitsel yollarla tanıdık veya tanımadık kişilerle iletişim kurulabilir. World Wide Web
(www) aracılığıyla bilgi, belge, resim, görüntü dosyaları paylaşılabilir.
Gençler interneti mesajlaşmak, gezinmek, oyun oynamak, bilgi edinmek, anında sohbet
etmek, resim, müzik veya metin belgeleri bulmak, indirmek veya değiş-tokuş etmek için
kullanırlar. Bunlar arasında internette gezinme, okul arkadaşları ile anında veya elektronik
posta ile mesajlaşma gibi kullanımlar ilk sırada yer alır. Mesajlaşma, ergenler tarafından can
sıkıntısından kurtulmanın bir yolu olarak da görülmektedir.
Kızlarla erkeklerin internet kullanımları arasında da bazı farklar vardır. Genellikle kızlar
mesajlaşmayı tercih etmekteyken, erkekler çoğunlukla internette gezinmekten hoşlanırlar.
Bazı ergenler, yalnızlık duygusundan kurtulmak için internette tanımadıkları kişilerle de
tanışıp, iletişime geçerler. Dolayısıyla, sözü edilen internet kullanımları, ergenin sosyalleşme
süreci içinde kendini tanıması, kendi doğru ve yanlışlarını, kurallarını, değerlerini ve
normlarını sınaması için başka sosyal etkileşimlere ek olarak kullandığı bir araçtır. Çocukların
ve gençlerin dünyasında kapladığı alanı düşündüğümüzde internetin asla göz ardı edilmemesi
gereken ve eğitim isteyen bir konu olduğunu görmekteyiz.
Anne-Baba Olarak Ne Yapabiliriz?

Öncelikle, çocuğunuzla karşılıklı güvene dayalı ve iletişime açık bir ilişki kurmalısınız.
Böylece
çocuğunuz
internet
ortamında
rahatsız
edici
kişi
veya
durumlarla
karşılaştığında sizden yardım alabileceğini bilir ve size güvenebilir.

Çocuğunuzun okulundaki bilgisayar öğretmeni ile mutlaka tanışmalısınız. Evde
yapacağınız yönlendirmenin etkinliğini artırmak için, vereceğiniz mesajların okul ile
paralel olmasına dikkat etmelisiniz.
4
ÖZEL EFDAL İLKOKULU VE ORTAOKULU
REHBERLİK BÜLTENİ- ŞUBAT / MART 2015

Çocuğunuzun internette şiddete, pornografiye veya benzer olumsuz uyaranlara maruz
kalmaması için, öncelikle internet erişimi için gerekli filtreleme programlarının
bilgisayarda bulunmasını sağlamalısınız. Bunun için, bilgisayar yazılımları veya paket
programlar satan firmalarla görüşebilirsiniz.

Evdeki kişisel bilgisayarınızı herkesin gözü önünde ortak bir yaşam alanında
bulundurmalısınız. Böylece bazı istenmedik durumların daha ortaya çıkmadan önüne
geçebilirsiniz.

İnternetin olumsuzlukları ve internette çocuğunuzun karşılaşabileceği istenmedik
durumlarda neler yapabileceği hakkında onu bilgilendirmelisiniz. Örneğin, çocuğunuza
rahatsız
eden
iletişimleri
sonlandırabileceğini,
hatta
gerekirse
internetten
çıkabileceğini söylemeniz bile kendine güvenmesini ve kontrolün kendisinde olduğu
inancının gelişmesini sağlar.

İnternet kullanımı çocuğunuzun ders çalışmasına, sosyal ilişkilerine, sizinle olan
iletişimine engel olacak ölçüde artmadan ve internet etkinlikleri bir kaçınma aracı
halini almadan, internet kullanımını sınırlamalısınız.

İnternet kullanımı çocuğunuzun gündelik yaşamını sekteye uğratacak bir düzeye
geldiyse, aile içi iletişiminizin hangi açıdan zayıf olduğunu gözden geçirmelisiniz.
Sebep internet değil,
çocuğunuzun
başka bir mekanda kendisini
daha iyi
hissetmesidir. Böyle bir durumda, okuldaki rehber öğretmene veya bir uzmana
başvurabilirsiniz.
Kaynakça:
Türk Psikologlar Derneği Web Sitesi, e-bülten.
Çocuk ve Aile Dergisi, 2002, yıl 5, sayı 49, İstanbul.
Çocuğum ve Ben Dergisi, 2006, sayı 36, İstanbul.
Çoluk Çocuk Dergisi, 2004, sayı 40, İstanbul.
5
Download

ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ TV VE İNTERNET