MODERN TATARİSTAN VE BAŞKURDİSTAN'DA İSLAM
VE DEVLET *
Leyla ALMAZOVA †
GİRİŞ
SSCB'de dini yükselişin başlaması, toplumun dine karşı dolayısıyla da İslam'a
karşı olan görüşlerinin yavaş yavaş değişmeye başladığı dönem olan 1985-1991
dönemindeki Gorbaçev'in yeni siyasal yaklaşımı ile ilişkilidir. Müslüman toplumu son
otuz yılda önemli değişiklikler yaşamıştır: dini canlanma dalgaları esnasında Tatarlar
ve Başkırler Cuma namazlarında camileri doldursalar da, toplulukların yapılarında
daha sonra çeşitli tarihi, kültürel, sosyal, ekonomik ve psikolojik faktörler değişiklik
gösterdi. Toplumun oldukça yüksek dinciliğine rağmen (Tataristan ve
Başkurdistan'daki etnik Müslüman ve katılımcıların %79-80'i kendilerini inançlı olarak
tanımladı (Musina, 2009, 251)) sadece %4-7'si Müslümanlığın şartları yerine
getirmektedir. 90larda olsaydı, camiye gidenler genel olarak 60 yaş ve üstü yaşlılardı,
bugün ise ibadet edenlerin çoğunluğu 18 ile 35 yaş arası gençlerdir. Biraz gecikme ile
olsa da benzer eğilimler bilinen biçimde "gençleşen" Müslüman kesimde de görülmeye
başlanmaktadır. Volga-Ural bölgesindeki İslami kurumlarda önemli bir büyüme vardır.
1985 Tataristan'ında 18 kullanılan cami varken bugün 1380'den fazlası mevcuttur.
Başkurdistan'da, 1980'lerin sonlarına doğru sadece 35 cami kaldı, bugün ise bu sayo
800'e ulaştı. Ufa'da kullanılan daha sonra Orenburg Müslüman Dini Birliği olan Rusya
Merkez Müslüman Dini Kurulu'nun yanı sıra her iki cumhuriyette de Müslüman dini
kurulları kurulmuştur. Müslüman eğitim kurumlarındaki dirilme de aynı şekilde bir dizi
aşamadan geçmiş ve şu anda Tataristan'da 11 (biri İslami Enstitüdür) ve
Başkurdistan'da 5 tane medrese vardır.
RUSYA DEVLETİ BAĞLAMINDA MODERN İSLAM EĞİLİMLERİ
Geçtiğimiz 20-30 yıl boyunca, hepsi Müslüman toplumlarına giden muhtemel
yolları kavramsallaştıran İslami Umma'da çeşitli dini gruplar ortaya çıkmıştır. Son
yıllardaki edebiyatın analizi yapılırsa, araştırmacılar bir şekilde modern İslam'ın
aşağıdaki ana akımlarını tanımlamıştır:
Neo-gelenekselcilik, William Shepherd'a göre, bu radikal veya modern olanların
üstünde yerel geleneklere değer vermesi ile şekillenmektedir, islami olmayan değerler
bile onun için oldukça önemli olabilir. Bu harekete dahil olanlar, din sürekli olarak
belirli yerel ve kültürel bir paradigma içerisinde kaldığından, İslam'ın eski ve
uyarlanabilir kalkınma yollarını inkar edenleri eleştirmektedir. İslami geleneğin
derinliği ve karmaşıklığı ve de Sufi şeyhlerinin bilgeliğine değer verir. El Fadl onları
sofular ile yan yana koyarak ılımlılar olarak adlandırır )El Fadl, 2005, 5); diğerleri ise
sadece geleneksel İslam'ın takipçileri derler (Kurzman, 1998, 6).
*
Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir’de düzenlenen ‘Türk Dünyası Sivil Toplum
Zirvesi’ nde bildiri olarak sunulmuştur.
Mastır, Kazan (Volga Bölgesi) Federal Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Enstitüsü, Tarih ve
Doğu Çalışmaları, Bölgesel ve İslami Çalışmalar Departmanı, [email protected]
†
Köktencilik, "siyasi ilkeleri sonsuz bir kutsal metinden türetmeye çalışan entellektüel
bir duruş" olarak tanımlanır [Choueiri, 1990, 9]. Milton-Edwards, ana özellikleri
arasında Batı laikliğini reddetme ve Müslümanların kendi siyasal yapılarını,
kurumlarını ve fikirlerini tekrar ileri sürme olduğunu belirtir [Milton-Edwards, 2014,
5]. İslamizm (Khalid) İslami uyanış (Esposito) gibi bu gündemi tanımlamak için
kullanılan farklı anlatımlar da vardır. Yaklaşımlarını İslamı modern dünyaya uydurmak
olarak değil aksine modern dünyayı gerçek İslami değerlere göre inşa etmek olarak
belirtiyorlar.
Liberal İslam [Kurzman, 1998, 2003, Abu-Rabi, 2004], Batı'nın pozitif bilimlerdeki
başarılarının Batı mirası olmadığına asıl olarak İslam'a ait olduğuna inanarak Batıli
değerleri İslami bir aksan (yan) olarak adlandırmaya kalkışmakta ve bu sebeple
Batı'dan tekrar almak yerine eski haline getirilmelidir. Dini, devletten korumak için
ikisi arasında bir ayrımı savunuyorlar; din adına zorlamanın hiçbir şeklini kabul
etmezler ve düşünce çokluğunu kabul ederler (Knysh, 2011, 457).
Bu sınıflandırmanın Volga-Ural bölgesi durumuna uygulanmasında, aynı ana
ideolojik kamplardan bahsedebiliriz: İslami Hukukun Hanafi okulunun yerel formlarını
tutan Neo-gelenekselciler ve "öz İslamı" savunan Köktenciler. Bunların yanı sıra, daha
az takipçisi olan diğer trendler de vardır: Liberal İslam takipçileri, Fethullah Gülen'in
"Hizmet" hareketinin temsilcileri ve Sufi "Süleymancı" hareketinin yanı sıra çok
bilinen adıyla "Faizrahmanistler"dir.
En ayrıcalıklı konum yerel Neo-gelenekselciler yani Hanefilerindir. Müftülük
Kurumu (Muftiate) ve profesyonel dini eğitim sistemi bunların etkisi altındadır.
Neo-gelenekselci etkinin alanı, genç jenerasyon, her şeyden öte eski
jenerasyona bağlı ve kendilerini dini kurumlarda ve onların cemaatlerindeki
konumlarda bulan yerel ve yabancı okul mezunlarının yanı sıra eski Müslüman
jenerasyonudur. [Batrov, 2007, Yakupov, 2003, 2006].
Rakipleri olan Köktenciler birçok dini hususta kendi görüşlerine sahiptirler.
Genel olarak, yerel Köktenci söylem oldukça evrenselcidir: ilk yüzyıllardaki öz İslama
dönem fikirleri ve buna paralel olarak Ibn Taymiyyah'ın varsayımlarının ışığında kutsal
davranışların yorumlanması, dini inovasyonun tasvip edilmemesi ("kutsal yerler"
ziyareti, mevlütler, vb.), Sufizm ve Kelama karşı muhalif bir ilişkin, hutbeler yazılırken
uluslararası iletişim diline bağlı kalma (Rus bağlamında bu Rusçadır). Köktencilerin
önemli bir oranı otoritelere oldukça bağlıdır; ancak devlet bu "öz" İslam takipçilerine
şüphe ile yaklaşır, öyle ki doğrudan irtibata geçmeyip Müslüman komüniteyi kullanır.
Önde gelen camilere sokulmazlar. Bu hareketin etki alanı tüm Tatar ve Başkır
gençliğinin ötesinde, CIS Müslüman cumhuriyetlerinde göçmenler ve İslamın yerel
versiyonu alışkanlığı olmayanlar içindir. Ruslardan veya geçmişte Müslüman
olmayanlardan dine geçirilen Müslümanlar aynı şekilde hutbeleri Rusya'da verilen
İslamın Köktenci versiyonunu seçmektedir.
Bazen, çeşitli İslami akımların popülaritesi kırmen devletin dini politikası ile
orantılıdır: bir devlet ne kadar çok bir akımı desteklerse, o popülasyon arasında o kadar
az popüler olur ya da tam tersi. Aynı şekilde, devletin desteği neo-gelenekselci
yanlılarına Müslümanlar arasında rütbe veya popülarite ya da yetki kazandırmaz.
Gelenekselciler kontrol yerlerini ve güçleri elde etmiş olsalar da, ideolojik rakipleri
belirli avantajlara sahiptir. Otoriteler ile içli dışlı olmamaları ve eziyet çekmeleri onlara
ahlaki avantajlar getirir.
SONUÇ
İdeoloji mücadelesi bir dereceye kadar jeopolitik tercih mücadelesidir. Buhara
eğitim standartları ile birbirine geçmiş yerel gelenekler neo-gelenekselciler için
yaygındır. Aksine, İstanbul, Kahire, Mekke ve Medine köktenci fikirlerin doğduğu
yerlerdir. Liberal İslam [Bakhtiyarov, 2007, Khayrutdinov 2007, 2009] hem İslami
gelenek hem de Avrupa demokrasi düşüncesi üzerine kuruludur. Rusya hükümeti
gelenekselcileri desteklemeye, köktenci grupları bastırmaya ve Liberal İslam
savunucularına karşı da ilgisi kalmaya çalışır. Köktenci halkalara karşı önlemlerin
artırılması, onların öğretilerinin popülerleşmesi ile birlikte yer altı eserlerinin daha da
artması sonucunu doğurur. Dini muhaliflere karşı daha üretici yaklaşım çok daha farklı
bir sonuç doğurabilir ve Rusya sınırları içinde faaliyet gösteren farklı düşünceler
desteklenebilir. Bu sosyal gerilimleri dini manada daha az acılı hale getirebilir ve
düşünce çokluğuna yol açabilir.
Sosyal hayatta barış ve istikrarı sağlamak için devletin atabileceği en önemli adım
ekonomik kalkınma ve sosyal adalet üzerine çalışırken iktidarın tüm düzeylerindeki
yozlaşmayı da bitirmek olmalıdır. Bu tür önlemler, tüm dinlerin asıl amacı olan
toplumun her yerinde yüksek standartlarda ahlakın oluşmasına yol açardı.
REFERANSLAR
Bakhtiyarov, A. (2007). The Path of Apprehending Through the Heart: From Heart To
Heart. Kazan: Altay-tay.
Batrov, R. (2007). Instead of Reform. Nizhny Novgorod: Medina.
El Fadl, K. M. (2005). The Great Theft: Wrestling Islam from the Extremists, 336. San
Francisco, CA: Harper.
Hakimov, R. (2010). Djadidizm (Reformed Islam), 207. Kazan: Idel-Press.
Khalid, A. (2007). Islam After Communism: Religion and Politics in Central Asia, 12.
Berkley, CA: University of California Press.
Khayrutdinov, A. (2007). Unknown Islam: The Quran We Do Not Know. Kazan:
Institute of History Printing House.
Khayrutdinov, A. (2009). Quran: Interpretation Continued, 92. Kazan: Institute of
History Printing House.
Knysh, A. (2011). Islam in Historical Perspective. London: Pearson.
Shepherd, W. E. (1987). Islam and Ideology: Towards a Typology. International
Journal of Middle East Studies, 19(3), 307–335.
Kurzman C. (Ed.). (1998). Liberal Islam: A Sourcebook, 340. Oxford, England: Oxford
University Press.
Kurzman, C. (2003). Liberal Islam: Prospects and Challenges. In B. Rubin (Ed.),
Revolutionaries and Reformers: Contemporary Islamist Movements in the Middle East,
191–203. Albany, NY: State University of New York Press.
Musina R.N. (2009). Islam and the Problem of Tatar Identity in the Post-Soviet Era,
86-100 The Denominational Factor in the Tatars’ Development. Kazan: Institute of
History Publishing House.
Shahrour M. (2006). The Divine Text and Pluralism in Muslim Societies, 143-153. The
New Voices of Islam: Reforming Politics and Modernity: A Reader. (M. Kemrava,
Ed.). London, UK: I.B. Tauris.
Yakupov, V. (2003). Tatarstanda Rasmi Bulmagan Islam. Kazan: Iman.
Yakupov, V. (2006). Towards a Prophetical Islam. Kazan: Iman.
Download

Okuyun - Bilgeler Zirvesi