BENTEM
Japonlar'ın
çekilmesinden sonra (1945)
ilan eden Endonezya ·nın
içinde kaldı.
bağımsızlığını
sınırları
Cakarta'nın rekabeti karşısında gittikçe önemini kaybeden Bentem, bugün
Batı Cava eyaletinde küçük bir yerleşim
merkezidir. XVIII. yüzyılın sonlarına doğ­
ru alüvyonlarla dolmaya başlamış olan
limanı bugün şehir merkezinden birkaç
kilometre uzaktadır.
hinden icazet ve hilafetname alıp tarikatını yayma göreviyle Benür'a döndü.
Pencap'a yerleşen Afganlılar arasında
100.000 kadar mürid topladığı kaydedilir.
Müridierinden Muhammed Emin Bedahşi'nin yazdığı Mena~ıbü'l-J:ıaiarôt
(yazma bir nüshası Londra India Office Kütüphanesi'ndedir, bk. Ethe, nr. 652) adlı
eserde Benüri'nin Hint Padişahı Şah CiBent em'de Beyaz Minare' nin eski bir gravürü
han'ı birkaç defa zehirlenmekten kurBentem'de halen harabe halinde bu(Jaua [ed. P. Hutton}, s. 134)
tardığı yazılıyorsa da bu husus devrin
lunan birkaç mimari esere rastlanır. İlk
resmi tarihlerinde teyit edilmemekteBentem hükümdan Hassanüddin zamanında inşa edilen iki cami ile yine aynı
dir. Benüri 1642'de yanına büyük bir müdöneme ait Beyaz Minare ve 1680'de ya rid topluluğu alarak imam-ı Rabbani'nin
1659'da yeni bir barış yaptı. Sultan Ebü'lpılmış olan Bakuwanan Sarayı bunların
oğlu Hace Ma'süm'un muhalefetine rağFeth Agung döneminde Bentem Devleti . en önemlileridir.
ı men Şah Cihan ' ın bulunduğu Lahor'a gitaltın çağını yaşadı. Agung Osmanlılar'ın
ti. Şah Cihan bir isyan çıkmasından korBİBLİYOGRAFYA:
idaresinde bulunan Mekke ile devamlı
İkhtisar Keadaan Politik Hindia·Belanda Ta- · karak Benüri'nin şehirden uzaklaşması­
hun 1839-1848 (ed. S. Kartodirdjo). Jakarta
temas halinde idi. Ülkesini Hollandalılar'a
nı emredince Hindistan'dan ayrıldı. Mek1973, s. XV-XVI; Şahid Hüseyn Rezaki. Endokarşı koruyabilmek için güçlü bir donanke'ye gidip hac farizasını yerine getirnisya, Lahor 1974, s. 54-55; L. E. Williams,
ma kurdu. Diğer islam devletleriyle sıkı
di. imam-ı Rabbani'nin bazı mektuplaSouth-East Asia A History, New York 1976, s.
ticari ilişkilere girdi ve böylece Hollanrını Farsça'dan Arapça'ya tercüme ede74-76; Theodore G. Th. Pigeaud- H. J. De Graaf,
da'nın bölgedeki hakimiyetini tehdit etrek onun görüşlerini Mekke ve Med ine'lslamic States in Java, 1500-1700, The Hogue
meye başladı. Agung'un bir planı da Os1976, s. 12-13; Java (ed. P. Hutton), Singapare
de yaymaya başladı. Fakat bazı ulema1978, s. 133-136; J. D. Legge, lndonesia, Sydney
manlı Devleti ve ingiltere ile bir pakt kunın sert muhalefetiyle karşılaştı. Bir tar1980, s. 55, 74, 79, 83; M. C. Ricklefs, A His·
rup Hollanda'ya karşı daha aktif bir tatışma sırasında. imam-ı Rabbani'nin Katory of Modern lndonesia, Hong Kong 1981, s.
vır almaktı. Ancak bütün planlar oğlu
be'nin hakikatinin "Hakikat-i Muham27 ·28, 34-35, 75-76; D. G. E. Hall, A History of
Prens Hacı ile arasında çıkan anlaşmaz ­
mediyye"ye üstün olduğuna dair düşün­
South-East Asia, London 1981, s. 231, 301,
lık sebebiyle bozuldu. Saray, bu anlaş­
325-330, 347-349; Eberhard, Uzak Doğu Tacesine Şeyh Ahmed el-Kuşaşi'nin karşı
mazlıkta Hollanda'nın desteğini sağla­
rihi, s. 325, 328; History of lndia, VII, 9, 70,
çıktığı ve Benüri'nin ona hak verdiği söy106, 110·111 , 153-154; H. de Graaf, "Onsekimaya çalışan Prens Hacı'nın baş kaldır­
lenmektedir. Muhammed Emin Bedahşi'­
zinci Yüzyıla Kadar Güneydoğu Asya'da İs­
masıyla ( 1682- ı 687) ikiye ayrıldı. Agung
ye göre Şah Cihan onu Hindistan'a dönl am" (tre. Hürrem Yılmaz). islam Tarihi Kül·
bu durum karşısında ülkeyi terketti ve
meye davet ettiyse de Hz. Peygamber'in
tür ve Medeniyeti, istanbul 1989, lll, 35, 36,
oğlu Prens Hacı sultan oldu. Ancak ba40, 41; A. W. Nieuwenhuis. "Bantam", İA, ll,
manevi bir işaretine uyarak ömrünün sobasına karşı verdiği mücadele sırasında
304-306.
r:;:ı
nuna kadar Hicaz'da kaldı. Şewal 1053'ııılıi:ı RızA KuRTULUŞ
kendilerinden yardım istemesini fırsat
te (Aralık 1643) vefat etti. Medine'de Babilen Hollandalılar Bentem Sultanlığı'nı
ki' Mezarlığı'na gömüldü.
kendi idarelerine bağladılar (1682). BenBENÜRİ
Müridierini kısa zamanda "fena-i kalb"
tem Sultanlığı bundan sonra uzun bir
( LS.;Y:)I )
mertebesine
eriştirdiği, zikir telkininde
müddet Hollanda hakimiyetinde kaldı.
Ebu Abdiilah Muizzüdd!n
"el-ahseniyye" denilen kendine mahsus
XVIII. yüzyılın ortalarında Sultan Zeynel
Adem b. İsmall el- Hüseynl el- Benurl
bir usul takip ettiği ve dünyaya fazla rağ­
Arifin (I 733- I 748). bir saray entrikası so(ö. 1053 / 1643)
bet edenlere gayet sert davrandığı rivanunda karısı Ratu Şerife ile iş birliği yaİmam-ı Rabbiini'nin halifelerinden,
yet edilen Benüri'ye Ademiyye veya Ahpan Hollandalılar tarafından tutuklanıp
Müceddidiyye tarikatını Hindistan ve
seniyye adı verilen bir tarikat nisbet edilsürgüne gönderildi. Fakat arkasından
Hicaz'da yayan mutasawıf.
mektedir. En meşhur halifesi, Şah VeRatu Şerife yönetimine karşı huzursuz_j
L
liyyullah-ı Dihlevi'nin babası Şah Abdürluklar baş gösterdi ve 17SO'de bir din
Hindistan'ın Roh şehrinde doğdu. Barahim'in mürşidi Hafız Seyyid Abdullah
aliminin başlattığı ayaklanma. ancak HolIandalılar tarafından Ratu Şerife'nin yöba tarafından seyyid* olup anne taraEkberabadi'dir.
netimden uzaklaştırılmasıyla bastırılabil­
fından Afgan asıllıdır. Gençliğinde PenBenOri, imam-ı RabbanT'nin görüşlerini
di. Ülkeyi 1813'te ingilizler ele geçirdicap'ta Serhend şehrine yakın Benür kahenüz neşredilmeyen ljulaşatü1-ma casabasına yerleşti. İlk mürşidi, imam-ı
lerse de 1816' da tekrar Hollanda 'ya verrif (yazma bir nüshası Rampür Rıza !RazaJ
Rabbant'nin halifelerinden olan Hacı Hı ­
diler. 1836'dan itibaren Hollanda sömürKütüphanesi' nde). Nikatü'l- esrar (yazgeciliğine karşı birçok ayaklanma meyzır Han Afgani'dir. Afgani, manevi terbima bir nüshası BankipOr Kütüphanesi' nde)
yesini tamamlaması için onu Serhend'e
dana geldi. 1840 ayaklanmasının ardın­
ve Kelimatü '1- ma c arif adlı üç eserde
dan son Bentem sultanını kovan Holimam-ı Rabbani'nin yanına gönderdi. Daanlatmıştır. Benüri ile birlikte Hicaz'a giha önce kemal derecesine eriştiğini salandalı l ar. ülkeyi doğrudan yönettikleri
den Bedahşi mürşidine gelen varidatı
bir sömürge haline getirdiler (1843) . ll.
nan Benüri yanıldığını anladı ve imam-ı
N eta, i cü '1-lfaremeyn adlı eserinde kayRabbani'nin gayretleri sayesinde birkaç
Dünya Savaşı'nda Japon işgaline kadar
detmiştir. Bu eserin bir nüshası Pencap
ay içerisinde süh1k*ünü tamamladı. ŞeyHollandalılar'ın sömürgesi olan Bentem.
Umumi Kütüphanesi'ndedir.
466
BENZERT
BİBLİYOGRAFYA:
Bedreddin Serhendi, Haiaratü 'l·k:uds {nş r .
Mevlana M a hbüb -ı il ahi], Lahor 1971, s. 383·
385; Abdülh ay ei·Haseni, Nüzhetü 'I·!Javattr, V,
1·2 ; Muhammed Haşim Keşmi, Zübdetü 'l·ma·
k:amat, Kanpür 1307, s. 389; Haririzade, Tib·
yan, lll, vr. 100b ; Abdülmecid el -Hani, ei·Ha·
da' iku 'l·verdiyye, Kahire 1308, s. 190; Muhammed Manzür Nu'mani, Te?kire·i imam·t
Rabbant Müceddid·i Elf-i Şanf, Leknev, ts. , s.
323·324; Ethe, Catalogue of the Persian Ma·
nuscripts, nr. 652; Muhammed er-Rehavi. el ·
Envarü'l·k:udsiyye, Kah ire 1344, s. 201·202 ;
Athar Abbas Rizvi, Muslim Revivalist Move·
ments in Northern lndia, Agra 1965, s. 384·
386; a.mlf., A History of Sufism in lndia, Delhi
1983, ll, 15, 24, 172, 222, 338 ·339; Mevlana
Seyyid Züwar, Hairet-i Müceddid-i Elf-i Şanf,
Karaçi 1983, s. 724 -730; Ebü'I-Hasan Ali enNedvi, el-imamü 's-Serhendi, Küveyt 1983, s.
310-311 ; A. S. Bazmee Ansari, "Baniiri", E/ 2
{ing.), 1, 1022-1023 ; a.mlf., "Benı1ri", UDMi, IV,
992-994.
Iii
HAMİD ALGAR
BENÜ'I-AHYAF
( uı,>'i'~ ı
Ana bir
kardeşler anlamında kullan ılan
bir İslam miras hukuku terimi
L
ı
(bk.
KARDEŞ).
_j
BENÜ'I-ALIAT
(Ü~~)
Baba bir
kardeşler
anlamında kullanılan
bağlayan tabii kanalların zamanla kumlarla dolması üzerine XIX. yüzyılda önemini kaybetm iş , ancak Fransızlar'ın yeni
bir kanal açmasıyla eski canlılığını tekrar kazanmıştır. Bol yağmur alan Benzert ve civarı Kuzey Afrika'nın en verimli yerlerinden biridir.
Benzert sahildeki Satfura bölgesinin
merkezi idi ve önceleri müslümanlar bu
limana Mersa'l- kubbe (kubbe lim anı) diyorlardı. Coğrafyacı Bekrf (ö. ı 094) Benzert'i çarşıları, büyük camisi, hamamları,
bahçeleri, taştan yapılmış surları ve balık ticaretiyle tanımlar. İdrfsT de (ö 11 65)
şehirde oldukça canlı bir ticaret hayatı­
nın bulunduğunu bildirir. Batılılar ' ın Leo
(Leon) Africanus dedikleri Arap coğraf­
yacısı Hasan b. Muhammed ei-Vezzan elFas! (ö 1554). XVI. yüzyılın başlarında balıkçılık ve ziraatla uğraşanlar sebebiyle
Benzert gölü civarında meskün bölgelerin arttığından bahseder. Pfrf Reis (ö
1552) ise şehrin Tunus'a bağlı olduğunu
söyler ve denizcilik bakımından önemi
üzerinde durur.
Benzert'in müslümanlar tarafından
fethi. Emeviler'in Mısır valisi Muaviye b.
Hudeye tarafından gerçekleştirildi (4 ı 1
661). Aslen Yemen Arap ailelerinden olan
Verdoğuilan XL yüzyılın ortalarında Hilalfler'in hücumlarına karşı Benzert' i müdafaa etmişlerdir. Şehir bundan sonra
bir İslam miras hukuku terimi
L
ı
(bk. KARDEŞ).
_j
BENÜ'I-A'YAN
( w~'i'~)
Piri Reis'in Kita b · ı Bah riyye ad l ı eserinde Benzert ve çevresini gösteren harita (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2612, vr. 325•)
Ana baba bir
kardeşler anlamında kullanılan
bir İslam miras hukuku terimi
L
(bk. KARDEŞ).
BENZERT
_j
ı
( Ü.Jf! )
L
Tunus'un kuzeyinde
bir liman şehri ve bu şehrin
merkez olduğu idari bölge.
_j
Kuruluşu Fenikeliler zamanına kadar
inen şehre Kartaca ve Roma devirlerinde Hippo Diarrhytus deniliyordu. Daha
sonra Hippona Zaryton'a dönüşen isim
Arapça'ya Ben Zerte {Benzert) olarak geçti ve sonradan Avrupalılar'ca Bizerte
denildi. Şehrin nüfusu 94.509' dur ( 1984)
Benzert'in merkez olduğu idari bölgenin nüfusu ise 394.670'tir. Şehir, güneyinde bulunan Benzert gölünü denize
Benzert'in eski
l i manı
ve kalesinden bir
g ö rünü ş
- Tunus
Muvahhidler'in bölgeye gırışıne kadar
yönetiminde ima r faaliyetlerine ve iktisadi, kültürel gelişmele­
re sahne olmuştur. XIII. yüzyılda Müstansır ei-Hafsf, Benzert'in etrafındaki
ormanların büyük bir kısmını kestirerek kendisine av sahası açtırdı ve burada saraylarla bahçeler yaptırdı. Hafsfler'in koyduğu ağır vergilerden dolayı fakir düşen Benzert ve Tunus halkı Osmanlı idaresini mukavemet göstermeksizin
kabul etti. Benzert Osmanlılar devrinde
ilk defa Barbaros Hayreddin Paşa tarafından fethedilmiş (1534), bir ara İspan­
yollar' ın eline geçmişse de 1557'de Kaptanıderyil Piyale Paşa tarafından tekrar
Osmanlı hakimiyetine dahil edilmiştir.
Bu tarihten itibaren önemli bir Türk deniz üssü haline gelen Benzert, XVII-XVIII.
yüzyıllar boyunca Garp Ocakları döneminde de önemini korudu. Bu sebeple
zaman zaman Malta şövalyelerinin , Fransızlar' ın ve Venedikliler' in saldırılarına
maruz kaldı; 178S'te Venedikliler tarafından tamamen tahrip edildi.
Verdoğulları 'n ın
Fransızlar'ın Benzert ile ilgili emelleri,
özellikle 1768 yılında Tunus Beyi Ali Bey
zamanında kendilerine sahillerde mercan aviama ve ticaret merkezi açma izninin verilmesiyle ortaya çı ktı. Fakat iki
yıl sonra bölge halkı Fransızlar'ı Re'siesved ve Benzert'ten kovdu.' Fransa Tunus
bölgesini işgale başladığı zaman Babıa­
li'nin diplomatik müdahalelerine rağmen
işgal edilen merkezlerin başında Benzert
geliyordu (1881 ). Fransız la r Benzert' i
askeri bir üs olarak kullanmayacakiarım taahhüt etmelerine rağmen ilk yıl
ağır yük taşıyan gemiler için sığınak haline getirdiler; ertesi yıl ise burayı gerçek bir askeri üsse çevirdiler ve şehir
birkaç yıl içinde bir Fransız deniz üssü
ve ticaret limanı şekline dönüştü. Ancak iktisadi önemi bulunan Tunus şeh­
rine yakın olması sebebiyle ticarT bakım-
467
Download

TDV DIA