BESLENMEMİZDE SODYUMUN YERİ VE SAĞLIĞA ETKİLERİ
Sodyum (Na), hücre dışındaki katyonlar arasında en çok bulunan mineraldir. Vücudun asit-baz
dengesinin ayarlanması, osmotik basıncın oluşması, kas ve sinir fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde
yapılması için gereklidir. Bütün yiyeceklerde değişik oranlarda sodyum bulunmakta, günlük
gereksinmemizi besinlerden aldığımız sodyumla karşılayabilmekteyiz. Yüksek tuz tüketiminin, yaşla
birlikte kan basıncının ve kardiyovasküler hastalık riskinin artmasına neden olduğu bilinmektedir.
Dünyada günlük ortalama tuz tüketimi 9-12
gramdır. Ülkemizde ise, Türk Hipertansiyon ve
Böbrek
Hastalıkları
Derneği
tarafından
gerçekleştirilen Türk Toplumunda Tuz Tüketimi ve
Kan Basıncı Çalışmasına (SalTURK) göre; ortalama
tuz tüketimi 18,05 g/gün olarak bulunmuştur.
Kadınların (16,83 g/gün ) erkeklere (19,31 g/gün)
kıyasla daha az tuz tükettikleri, 50 yaş üzeri
bireylerde daha genç yaşlara göre daha düşük
olduğu saptanmıştır. INTERMAP verileri ile
kıyaslandığında Türkiye’de günlük tuz tüketiminin
Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Japonya ve
Çin’den daha yüksek olduğu dikkat çekicidir.
Diyetteki en önemli sodyum kaynağı tuz (sodyum klorür)dur. Sodyum kısıtlaması için yapılan öneri
tuz kısıtlaması olarak değerlendirilir. Sodyum içme suyu ile birlikte bitkisel ve hayvansal besinlerde
bulunur. Tuz olarak besinlerin işlenmesi, pişirilmesi sırasında ve sofra tuzu olarak besinlere
eklenmektedir.
Gıda sanayinde tuz eklenmesinin başlıca nedenleri; lezzet, yapı ve saklama olarak sıralanabilir. Alınan
sodyumun %75’inin işlenmiş besinler ve restoranlardan, %10-12’sinin besinlerin yapısındaki doğal
sodyumdan ve %10-15’inin ise pişirme sırasında ve sofrada eklenen tuzdan geldiği tahmin
edilmektedir. Gıda sanayinde yüksek tuzlu işlenmiş ürünler ticari değerlere sahiptirler. Devamlı
yüksek tuzlu besinlerin tüketimi ile beraber, tuzlu tat reseptörleri baskılanmakta ve yüksek tuzlu
besinlerin tüketimi artmaktadır(tuzlu tada bağımlılık). Gıda üreticileri, ürünlerindeki yüksek tuz
içeriğinin tüketiciler tarafından talep edildiğini, tuzun azaltılması durumunda tüketicilerin bu ürünleri
reddedeceklerini iddia etmektedirler. Tuzun aynı zamanda sektörel açıdan önemli iki özelliği daha
bulunmaktadır. Bunlardan ilki; özellikle et ürünlerinde tuz oranı arttıkça bağlanan su oranının arttığı,
buna bağlı etin ağırlığında %20’ye varan artışların meydana geldiği, böylece maliyetsiz karın sağlandığı
belirtilirken, ticari anlamda diğer önemli bir özelliği de susamaya neden olduğu ve böylece gazlı
içeceklerin satışında artış, buna paralel olarak kar oranında da artış olduğudur.
Sanayileşmeyle işlenmiş ürünlerin, yarı hazır ve hazır gıdaların tüketimlerinin artmasıyla beraber
başta hipertansiyon olmak üzere inme, göz hastalıkları, mide kanseri, böbrek hastalıkları, osteoporoz
gibi bazı hastalıklarda ve kardiyovasküler mortalitede artışlar olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne
göre Dünyada toplumların ortalama tuz alımlarının 10-12 g/gün’den 5g/gün’e azaltılmasına yönelik
stratejilerle dünyada yıllık yaklaşık 2,5 milyon inme ve kalp krizine bağlı ölümlerden korunabileceği
bildirilmiştir.
Diyet sodyumuna katkıda bulunan başlıca besinler;
bulyonlar, hazır çorbalar, tahıllar ve ekmek, kahvaltılık
tahıllar, bisküvi, krakerler gibi tahıl ürünleri, et ve et
ürünleri, çorbalar, soslar olarak sıralanabilir.
Restoranda yemeklerin sodyum içerikleri 2,3 g’ın
üzerine çıkabilmektedir. Örneğin 1 büyük dilim
pizzanın tuz içeriğinin yaklaşık 1g olduğu tahmin
edilmektedir (391 mg sodyum).
Türkiye’de ekmek en önemli enerji kaynaklarından
biridir ve ortalama tüketimi 400g/gün’dür. Bu amaçla çeşitli yörelerdeki ekmek türlerinin tuz içerikleri
incelendiği bir araştırmada ekmeğin önemli bir tuz kaynağı olabileceği sonucuna varılmıştır. Ekmekten
gelen tahmini değerin önerilen üst düzeyin çok üzerinde olduğu (7,28 g/gün) saptanmıştır.
Yaş gruplarına göre günlük önerilen tuz tüketim düzeyleri aşağıda verilmiştir.
Yaş
0-6 ay
6-12 ay
1-3 yıl
4-6 yıl
7-10 yıl
>11 yıl
Tuz alımı/gün
<1 g
1g
2g
3g
5g
6g
Sodyum yönünden zengin besinler:
*Zeytin, turşu, salamura besinler, konserveler
*Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi işlenmiş et ürünleri
*Krakerler
Sodyum alımını azaltmak için;
*Yemekler mümkün olduğunca az tuzlu pişirilmeli
* Sofrada tuz kullanma alışkanlığından vazgeçilmeli
* Sodyum içeriği yüksek besinlerden kaçınılmalı
TEKİRDAĞ HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ
Download

beslenmemizde sodyumun yeri ve sağlığa etkileri