TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ ÇERÇEVESİNDE
NAMUS, BELLEK VE KISKANÇLIK KAVRAMLARI
Doç. Dr. Lerzan Gültekin: Bugünkü panelimizin konusu “namus, bellek ve
kıskançlık”. Şimdi birazdan konuşmacılarımız bu konuyu iyice irdeleyecekler ama ben
oturum başkanı olarak onları takdim etmeden önce izninizle namus ve kıskançlık
üzerine birkaç genel giriş anlamında sözcük söylemek istiyorum…
Selmin Kuş: Toplumsal cinsiyet rollerine farklı açılardan baktığımız bugün benim
payıma düşen de “bellek” oldu. İnsanlık tarihi bir kadını delicesine seven hatta bazen
öldüresiye seven erkeklerle ve onların hikâyeleriyle doludur. Erkeğin sevgisinde
baskın olan erktir, elde etme, sahip olma daha ön plandadır. Kadınlar için dövüşürler,
savaşlar yaparlar, yaylalara girerler amaç onu elde etmektir. Çoğu zaman kadınını
onu sevip sevmediği önemli bile değildir. Tarihteki ünlü Truva Savaşı’nda bir kadın
için çıkmıştır bunu hepimiz biliyoruz. Ancak ben bugün erkeklerin yaptığı
savaşlardan, yağmalardan, talanlardan ve cinayetlerden bahsetmek yerine biraz
daha onlara haksızlık etmemeyi, sadece nedir onların kadınlar uğruna yaptığı
yazıtlardan ama bu yazıtlar; belleksiz ve dilsiz yapıtlardan bahsetmek istiyorum.
A.
Aslı Şimşek: Namus nedir? Üniversitede yaptığımız çalışmada
öğrencilerimize “Namus nedir?” diye sorduk. Bununla ilgili kısa bir videomuz var onu
izletmek istiyorum. Şimdi genel olarak bu kavram hakkında hukukçularla yaptığımız
röportajı gördünüz, kafalarımız karışık. Tam olarak tanımlayamıyoruz, iyi bir şey
olmadığını genel olarak düşünüyoruz ama ne olduğu konusunda etrafında gezinen
cevaplar var. Peki, ben size sorsam “Namus nedir?” diye. Namus insanın her şeyidir,
muhafaza ettiği bir alan, kurallar. Peki, arkadaşlar genel olarak hala bir kısmımızda
karışıklık olduğunu görüyorum. O zaman kısaca namus kavramından bahsedelim…
Aytöre Özdemir: Kıskançlık olarak neyi kastettiğimden başlamak istiyorum. Şimdi
ben iki sevgilinin birbirini kıskanmasını anlatmayacağım size, o sahiplenme bir başka
mesele. Ben iki kadın arasındaki, kadınlar arası kıskançlığı, rekabeti ve düşmanlığı
ele alacağım.
Murathan Mungan’ın Hayat Hanım eseri var. Murathan Mungan bu eserle ilgili bir
röportajda şöyle bir şey söylemiş: Bir kadının varlığı diğeri için ilham kaynağı olması
gerekirken ya rekabet edilesi ya da taklit edilesi bir figür olarak görülüyor. Bu bana
hayattan bir şeyler hatırlattı. O yüzden bu konuyu araştırmaya karar verdim. Neden
kadınlar birbirini kıskanıyor, neden böyle bir şey var?
Download

TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ ÇERÇEVESİNDE NAMUS