dekorasyon ve ev yaşamı dergisi
BU EVDE HUZUR
RÜZGARLARI ESIYOR!
Çiğdem Tunç’a konuk olduk
Hayalleri zorlayan
SIRA DIŞI
TASARIMLAR
Avrupa’nın Tercihi
COUNTRY STİLİ
Kış Modası
dyo’nun sizlere armağanıdır 4 ayda bir yayınlanır Ocak 2014 sayı:4
dyorum
D
ekorasyon, tasarım, trendler, seyahat rotaları, Dyo dünyasından en yeni
haberler ve daha fazlasını sizlere ulaştırdığımız Dyorum’un yeni sayısında tekrar
buluştuk…
Yeni sayımız ile 2013’e veda ediyor, 2014’ü heyecan ve umutla karşılıyoruz…
Zaman çok hızlı akıyor. İnsanoğlunun karşı duramadığı tek şey de zaman değil
midir? Yaşam döngüsünün vazgeçilmez kuralı ise bitişler ve yeni başlangıçlar. Yeni
bir yıl; bilinmeyenleri ile merak ve heyecan yaratırken, yepyeni umutlar ve dilekler
ile de yaşamımızı aydınlatıyor. Birazdan sayfalarını çevirip okumaya başlayacağınız
Dyorum’da, 2014’ü beklemenin telaşına tanık olacak, yeni yılın renklerini sayfalarımıza
İdil Yiğitbaşı
Yaşar Holding
Yönetim Kurulu
Başkanı
taşıdığımız haberimizi keyifle okuyacaksınız.
Bizden haberler sayfalarımız da çok renkli. Boya sektöründeki 86 yıllık geçmişimizi
temsil eden Dyo, 60. yılında sizlere rengârenk haberler vermek için çalışmaya devam
ediyor. Çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve müşterilerimizle çok büyük bir aileyiz. 2013’te
bizi mutlu eden gelişmelerden birini sizlerle paylaşmak isterim. Kalite ve mükemmellikte,
yeni bir eşiği daha başarıyla atladık ve Türkiye Mükemmellik Ödülleri’ne başvurduğumuz
ilk yılımızda, ‘5 Yıldız Yetkinlik Belgesi’ni aldık. Emeği geçen tüm yönetici ve
çalışanlarımıza teşekkür ediyor ve kutluyorum.
2014’ün her zaman hatırlayacağınız, sevdiklerinizle mutlu anları paylaşacağınız, tüm
dileklerinizin gerçekleşeceği güzel bir yıl olmasını diliyorum…
Keyifli okumalar…
Dyo adına yayınlayan
Yaşar Holding Adına
İmtiyaz Sahibi:
İdil Yiğitbaşı
Genel Yayın
Yönetmeni(Sorumlu)
Bülent Tomaç
Yayın Kurulu
Yasemin Gezginer,
Ebru Boztuna, Banu Özdemir
Yayın Koordinatörü
Can Erçakıca
Editör
Nida Özer
Kreatif Yönetmen
Zeyneb Şahin
FRBD Yayın Reklam İletişim ve Organizasyon Tic. Ltd. Şti.
Altan Erbulak Sk. Hoşkalın Apt. No:6, Kat:3, D:6
Mecidiyeköy, İstanbul
Tel: 0212 274 98 10-11-12-13/Faks:0212 274 98 60
Katkıda Bulunanlar
Berna San, Yasemin İnal,
Duygu Bayındır
Renk Ayrımı ve Baskı
Şan Ofset Matbaacılık
Hamidiye Mh. Anadolu Cd. No:50
Kağıthane/İstanbul
Dyorum dergisinin içerik ve tasarımı FRBD Yayın Reklam
İletişim ve Organizasyon Tic. LTD ve ŞTİ tarafından yapılmış olup, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında eser
koruma altındadır. Dyorum dergisinde yayınlanan yazı ve
fotoğrafları yayma hakkı ve Dyorum markası ve logosu
Yaşar Holding A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilmesi ve ticari
amaçlarla kullanılmaması koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan yazılar, yazarların kişisel görüş, yorum ve
tavsiyelerini içermektedir. FRBD Yayın Reklam İletişim
ve Organizasyon Tic. LTD ve ŞTİ veya Yaşar Holding A.Ş.
yazılarda yer alan bilgi, görüş ve tavsiyeler nedeniyle doğabilecek maddi veya manevi zararlardan hiçbir şekilde
sorumlu değildir.
Yayın Türü: Yerel, süreli, 4 aylık
KISA HABERLER
Oyalar, Nakışlar Gün Yüzüne Çıkıyor
Kışın En Moda
Kumaşı
K
ışın soğuk havasına
en uygun kumaş
türüdür kadifeler. Her
kış olduğu gibi bu kış da
ev tekstil ürünlerinden
mobilyaya kadar kadife
kumaşlar moda. Gösterişli
bir kumaş olan kadife,
mekanlarda özellikle
odak noktası yaratılmak
istenilen yerlerde kullanılır.
Evinizde sıcak bir atmosfer
yaratmak için çoğunlukla
oturma odası ve yatak
odasında kadifelere yer
verebilirsiniz. Kadife
perdeler, döşemelikler
ve yatak örtüleri bu
kışa damgasını vuranlar
arasında.
4
A
nneannelerin işlemeli,
oyalı, nakışlı ve dantelli
nevresimleri sandıklardan
çıkıyor. Bu yıl el emeği,
göz nuru ürünler geçmişi
günümüze taşıyor.
Nevresimde beyaz renk
zemin üzerine renkli iplikler
ile işlenmiş desenler, yatak
odalarına enerji katacak.
Klasik izler taşıyan bir
yatak odası dekorasyonuna
sahipseniz Fransız danteli
ya da güpürlü nevresimler
varaklı yataklarla muhteşem
bir kombin sağlıyor. İşlemeli
nevresimlere pul ya da palet
ile renkli bir hava katabilirsiniz.
Yaşam Alanlarınızı Yeşillendirin
H
avanın kasvetine
inat baharı evinize
taşıyabilirsiniz. Bahar
aylarının en güzel simgesi
olarak kabul edilen çiçekler
bu kış evlerinize konuk
oluyor. İrili ufaklı ve her
mevsim yeşilini koruyan
bitkilere yönelebilirsiniz.
Bonsai ya da bambu
seçenekler arasında yer
alıyor. Yoğun bir tempoda
çalışıyor ve vaktinizin
büyük kısmını
ev dışında
geçiriyorsanız,
kaktüs
ailesinden
gelen bitkileri
rahatlıkla yetiştirebilirsiniz.
Seçmiş olduğunuz bitkinin
özellikleri bitkiyi yerleştirme
konusunda önem taşısa da
kitaplıklar iyi birer seçenek
olarak gözüküyor.
Nazara Karşı En
Kıymetli
Boncuk
Tarih boyunca bir çok medeniyette nazarı
ve kötülükleri engellediği düşünülen nazar
boncuğu hemen hemen her evde kullanılan en
güzel aksesuarlardan. Mavinin her alanda
favori olduğu 2014 kış ev dekorasyonunda nazar
boncuklarına çok iş düşüyor.
G
enellikle göz şeklinde
üretilen nazar boncukları
kişinin dünyaya açılan bir
gözü olarak yorumlanır.
Dolayısıyla iyi, kötü tüm
düşüncelerin çıkış noktası
olarak kabul edilir. Bu yüzden
bakışlardan, kötü gözlerden
korunmak amacıyla emici
özelliği olduğuna inanılan
nazar boncuğu gerek inanç,
gerekse ev dekorasyonunda
hoş bir ambiyans yaratmak
için dekoratif bir obje olarak
kullanılır. Nazar boncuğu
yapılılırken içine kurşun
dökülür. Bunun da iyi şans
getirdiği söylenir. Dalga boyu
olarak çivit mavi geç fark
edilir. Geç fark ettiğimiz için
de o sürede rahatlarsınız,
tansiyon düşer kan akışınız
yavaşlar.
Nazar boncukları, çeşitli
şekillerde kullanılır. Evlerde
genellikle girişte kullanılır.
Kapı, pencere ya da duvara
asılabilir. Asılan nazar
boncuğunun yanında herhangi
bir objenin olmamasına
özen gösterin. Küçük ya
da büyük başka bir obje ile
nazar boncuğunun etkili
görüntüsünü gölgelemeyin.
5
KISA HABERLER
Halı Tercihinde
Bir odayı tamamlayan en önemli ev tekstil
ürünlerinin başında gelir halılar. Görünüşleriyle
odaya farklı bir atmosfer katabilirler. Çeşidin
çok, seçimin zor olması kararsızlık yaratsa da,
halı alımında da dikkat edilmesi gereken detaylar
mevcut.
Dayanıklılık Önemli
Yeni görünümünü uzun süre
muhafaza edebilen, dayanıklı
ve düşük bakım maliyetli
halılar; kullanım kolaylığı
ve maliyet avantajı sağlar.
Halının dayanıklılığı kırışma
yoğunluğuna, suya ve ışığa
duyarlılığına da bağlı.
Halının Kullanım Yeri
Oturma odası, mutfak
ve antre gibi kullanımın
yoğun olduğu mekanlarda
kirlenmeye ve aşınmaya
dayanıklı ürünler tercih
edilmeli. Teras, balkon gibi
dış mekanlar için halı almayı
düşünüyorsanız neme ve
küfe dayanıklı olan elyaf
ile üretilen halıları tercih
edebilirsiniz.
6
Renklerin Hakimiyeti
Seçtiğiniz halının rengi
ve deseni kullandığınız
mekanın havasını etkiler.
Açık renk aldığınız bir halı
odayı olduğundan daha
geniş gösterir. Eğer halı
kullanacağınız oda dar ise,
büyük desenli halılardan uzak
durmanız gerekir.
Dar Koridorlara
Sıgma Rehberi
Evin en işlek olup da en atıl alanı olarak görünen
koridorlar, düzenli ve fonksiyonel olarak
yerleştirildiğinde olduğundan büyük ve kullanışlı
mekanlar haline getirilebilir.
H
er dar alan için geçerli
olan açık renk kullanımı
koridorlar için de geçerliliğini
sürdürüyor. Dar koridorların
duvarlarında açık renk boyalar
kullanabilirsiniz. Mobilya
seçiminde de portatiflik ve
fonksiyonellik ilk dikkate
alınması gereken özellikler
arasında.
Koridor genelde odalardan
bağımsız bir alan olarak
değerlendirilse de aslında
tüm odaların ortak noktasıdır.
Dolayısıyla koridorda
kullanacağız mobilyanın
diğer odalarla uyumlu
olması gerekir. Koridora
açılan odaları tamamlayıcı
tonlarda boyayarak bütünlük
yakalayabilirsiniz. Kapı ve
mobilyaları da aynı tonlarda
boyayarak uyumlu havayı
tamamlayabilirsiniz.
Koridorlarda pratik yer
döşemelerini tercih
edebilirsiniz. Cilalanmış
ahşap yer döşemeleri,
üzerine atacağınız bir kilimle
muhteşem görünür. Halıdan
vazgeçemeyenlerdenseniz
leke ve kirleri gizleyen türleri
tercih etmenizde fayda
var. Parke, vinil, PVC rulo,
laminant, plastik ya da kauçuk
esaslı döşemeler de iyi birer
alternatif oluşturabilir.
7
AYIN EVİ
Hayalleri
zorlayan sıra
dışı bir tasarım
Casa Son VIda
Geleneksel
eğimlerin
modern
çizgilerle
buluştuğu Casa
Son Vida, sıra
dışı tasarımı ile
dikkat çekiyor.
Her köşesinİN,
her ayrıntının
uzman kişiler
tarafından
şekillendiği
Casa Son
Vida’da sıradan
hiçbir şeye
rastlanmıyor.
8
C
osmopolitan Gayrimenkul
Yönetimi tarafından
“Mallorca’ya altı adet lüks
konut projesi” kapsamında
hayata geçirilen evlerden
ilki olan “Casa Son Vida”,
klasik fikirlerden uzak, cesur
ve eğlenceli yaklaşımı ile
dikkat çekiyor. Hollanda
merkezli Tec Architecture
ve Marcel Wanders Studio
imzası taşıyan proje, her ne
kadar son moda bir yapı
gibi görünse de aslında 1960
yılından kalma bir villanın
yenilenmiş hali.
800 metrekarelik bir alana
sahip olan Casa Son Vida,
havuzu, bahçesi, ilginç
mimarili dış yapısı ve fantastik
objelerle donatılmış iç
mimarisiyle dikkat çekiyor.
Geçmişten günümüze gelen
modernize edilmiş çizgilerin
ve beyazın baskın olduğu
ayrıntılarla kendini belli ettiği
projede, sıradanlığa kesinlikle
rastlanmıyor. Her köşenin,
her ayrıntının uzman kişiler
tarafından şekillendiği Casa
Son Vida’da, şaşırtıcı yaşam
alanlarıyla minimalist villa
dekorasyon fikri, zarif lüks
mobilyalarla birleştiriliyor.
İç dekorasyonda deri koltuk
ve sandalyelerin yer aldığı
9
AYIN EVİ
projede, el imalatı eşyalar,
evin farklı alanlarında
karşımıza çıkan ve bilimkurgu
filmlerinden fırlamış gibi
görünen orijinal objeler,
grafiti ve desenler eve özel
bir ruh katıyor.
Gelenekselle modernin
birleşimi
Konutun dikdörtgen
bir kütleden başlayıp
birden esneklik kazanan
uzunlamasına bir kütle
ve alçak, dik açılı ama
hareketli yapıların bir araya
gelmesinden oluşan ilginç bir
10
kompozisyonu var. Tüm kütle
amorf şeklindeki havuz ve
güneşlenme alanlarını sarıyor.
Geleneksel eğimlerin modern
çizgilerle buluştuğu projede,
yuvarlak ve karesel şekillerin
iç içe girmesi heyecan verici
bir duygu uyandırıyor.
Zemin ve düz çatılarda
akvaryumu temsil eden büyük
resimlerin yer aldığı Casa
Son Vida’da bu özgün ve
postmodern tasarım projeye
harikalar diyarı atmosferi
katıyor. Resim, grafiti ve
benzeri pop art çalışmalara
Dinazor iskeletini
andıran merdivenler
Her köşesinde sıra
dışı bir tasarımın yer
aldığı projede, en
dikkat çekici olan ise
adeta bir dinazorun
iskelet kısmını andıran
bembeyaz merdivenler.
Kaburga formundaki
bu merdivenlerle yine
bir o kadar değişik
süslemelere sahip olan
havuz kısmına iniliyor.
11
AYIN EVİ
Satışa çıkarılmayacak
Arazi üzerinde yapılması planlanan 6
binadan ilki olan Casa Son Vida, satışa
sunulmuyor. Farklı konseptlerde hayata
geçirilecek olan diğer 5 projenin ise
satılması planlanıyor.
12
dış cephede olduğu gibi evin
iç dekorasyonunda da bol bol
yer verilen proje, heykeller,
fantastik dev objeler ve
farklı mobilyalarla donatılan
eğlenceli ve özgün bir temaya
sahip.
“Altın köşeler” büyülüyor
Banyo, mutfak ve odaların
zarif bir uyum içinde iç
içe geçtiği Casa Son Vida,
odanın tam ortasında yer
alan kolona yerleştirilmiş
mumlar sayesinde futuristik
bir görünüm kazanıyor.
Beyaz ağırlıklı dekorasyonun
“altın köşeleri” ise cazibesiyle
büyülüyor.
Tasarımı ile olduğu kadar
konumu ile de dikkat çeken
proje, Palma’ya sadece 15
dakikalık uzaklık mesafesinde
yer alıyor.
13
KISA HABERLER
Kışın En
Ferah Mekanları
Kapalı, bunaltıcı ve yağmurlu kış günlerinde kaçacağınız, bir soluk
alabileceğiniz ve dinlenebileceğiniz en ferah mekanlardır kış
bahçeleri. Kış bahçenizi güzelleştirmek, huzurlu bir zaman geçirmek için
yapabilecekleriniz zor değil.
Ahşap, hangi ortamda
kullanılırsa kullanılsın sıcak
bir hava yaratma gibi
özelliği vardır. Soğuk kış
günlerine inat, sıcak bir
ortam yaratmayı istiyorsanız
bahçenizde ahşaba bolca
yer verebilirsiniz. Ahşaba
alternatif olarak zeminde
seramik de kullanabilirsiniz.
K
ış bahçesi hazırlarken özen
gösterilmesi gereken en
önemli konu dayanıklılığıdır.
Hazırlık aamasında kışın
getirileri arasında yer alan
fırtına, şiddetli rüzgar
ve yağışları göz önünde
bulundurun. Bahçenin
dayanıklılığı için konusunda
uzman kişilerden de yardım
alabilirsiniz.
14
Temizliği ahşaba göre daha
kolaydır.
Mobilya seçiminde dört
mevsime uyum sağlayabilecek
aynı zamanda dayanıklı
mobilyalara yönelebilirsiniz.
Pamuklu ya da sentetik,
keten tarzı oturma grupları
kış bahçesi için en ideal
olanlarıdır.
En Güzel
Terapi Sekli
Kış aylarında kapalı
havaya inat moralinizi
düzeltecek en güzel
şeydir çiçekler.
Kış bahçenize renk
katacak Meksika
ortancası olarak
bilinen Clerodendrum
bungei çiçeği enerji ve
güzelliği ile sizi bahar
aylarına götürecek.
A
navatanı Çin ve Kuzey
Hindistan olan bu çiçek
eksi 18 dereceye kadar
soğuğa dayanabiliyor. Bahçe
bitkisi olduğu halde geniş
saksılara dikilebilir. Böylece
daha hızlı şekilde yayılabilir.
Güneş İhtiyacı: Güneşi hiç
görmeyen köşeler dışında
hemen hemen her yerde
konumlandırılabilir.
dayanır, aynı zamanda suyu
da sever. Hızlı büyemesi için
yazın her gün bile sulanabilir.
Bahçe bitkisi olduğu halde
doğrudan bahçeye değil geniş
saksılara dikilmesi tavsiye
edilir. Çünkü kök sürgünleriyle
çevreye yayılmada çok
hızlıdır.
Toprak İsteği: Kumlu, killi,
humuslu pek fark etmez,
gübrelenmiş iyi herhangi bir
toprak yetişmesi için yeterli.
Suya İhtiyacı: Yerine iyice
yerleştikten sonra susuzluğa
15
YALITIM
KONFORLU VE
TASARRUFLU
EVLER İÇİN
YALITIM
SART!
Yaşam alanlarınızı
doğru yalıtım ile daha
uzun ömürlü, dayanıklı
ve tasarruflu hale
getirmeniz mümkün.
16
Y
alıtım… Kısa bir süre
öncesine kadar çok da
önemsenmeyen bu kavram
günümüzde enerjinin en
büyük gider kalemlerinden
birini oluşturması nedeniyle
gün geçtikçe daha fazla önem
kazanır hale geldi.
Kışın gelmesiyle beraber
ısınma problemi yeniden
gündeme oturdu. Her kış
bilinçsiz şekilde yapılan
ve doğru olmayan yalıtım
uygulamaları sebebiyle
havaya uçan ısı yüzünden
evler ısınmadığı gibi kabaran
yakıt faturaları da bütçelerde
ciddi kayıplar meydana
geliyor. Yapılan araştırmalar,
Türkiye’de tüketilen toplam
enerjinin yaklaşık 3’te
1’inin binalarda, çoğunlukla
ısıtma ve soğutma amaçlı
kullanıldığını ortaya koyuyor.
Bugün doğru yapılacak bir
ısı yalıtımı ile hem ısınma
problemine son verebilir hem
de güvenli, daha uzun ömürlü,
sağlıklı ve tasarruflu yaşam
alanları oluşturarak evinizin
ömrüne ömür katabilirsiniz.
Isı yalıtımı yapılmasıyla,
binadan dışarıya olan ısı
kaybı yalıtımsız duruma göre
azalır, dolayısıyla ısınma
için tüketilen yakıt miktarı
da azalmış olur. Bu azalma
miktarı, binanızın bulunduğu
iklim bölgesine göre
değişmekle birlikte yüzde
50 ile 70 arasındadır. Yani
yalıtımsız bir eviniz varsa ve
kışın evinizi ısıtmak için ayda
100 birim yakıt tüketiyorsanız,
evinizi yalıtarak bu tüketimi
50 birime hatta 30 birime
düşürebilirsiniz. Başka bir
ifadeyle ayda 100 TL yakıt
faturası yerine, ayda 50 TL
hatta 30 TL fatura ödersiniz.
Yalıtımdan yoksun binalar
öncelikle iklim koşullarına karşı
savunmasızdır. Kışın yağmur
ve kar suları binada bulunan
çatlaklardan kendisine yol
bularak binanın içerisine sızar.
Burada kimyasal tepkime ya
da donma sonucunda binada
kullanılan demir gibi yapı
elemanlarında korozyona
sebep olur. Korozyon ise
binanın taşıyıcı sistemini
zayıflatarak binalarda çatlak
ve kırılmalara davetiye çıkarır.
Bu durum ise herhangi bir
depremde büyük yıkımlar ve
geri dönüşü olmayan sonuçlar
anlamına gelir.
Doğru ısı yalıtımı yapılmış
duvarlarda iç yüzeylerde
terleme sonucu küflenmeler,
siyah lekelenmeler ve sıva
veya boya kabarmaları (kış
aylarında çok sık görülen, ama
dışarıdan su sızması olarak
nitelendirilen durum) oluşmaz.
17
YALITIM
A sınıfı bir ev için…
AB’ye uyum süreci
çerçevesinde artık binalar
“Enerji Kimlik Belgesi” almak
zorunda. Enerji Kimlik Belgesi
ile binalar A’dan G’ye kadar
sınıflandırılıyor. Bu belge
binanın ne kadar enerji
harcadığını gösteriyor. En üst
sınıfı simgeleyen A grubunda
bir eve sahip olmanın ilk şartı
ise binanın ısıtma ve soğutma
giderlerini yüzde 50’ye
18
kadar düşüren ısı yalıtımına
sahip olmasından geçiyor.
Dolayısıyla eskiden ev alırken
kafamızda belirlediğimiz
konum, manzara, fiyat
gibi kriterlere Enerji Kimlik
Belgesi de ekleniyor. Kısaca
her ne amaçla olursa olsun
iyi bir yalıtım hem kışı rahat
geçirmeye, hem tasarrufa,
hem de binayı satarken ya da
kiralarken değerine etki eden
en önemli unsur.
Paranızı boşa
harcamamak için
Isı yalıtımı olmadığı
için milyonlarca kişi
kışın ısınmak, yazın ise
serinlemek için parasını
boşa harcıyor. çözümü
ise DYO Klimatherm
sunuyor.
D
oğalgaz ithalatına
milyarlarca dolar ödeyen
Türkiye, enerjisini de parasını
da havaya savuruyor. Isı
yalıtımı artık paramızı
tasarruf etmek için olmazsa
olmazlarımız arasında yer
almalı. Hiç bir evin veya
ofisin ısınmak için verimsiz
kullanacak bir bütçesi
yok. Boşa harcanan enerji
bütçeleri sarsarken, fosil
yakıt kullanımının bu denli
yüksek olması küresel ısınmayı
artırıyor, çevreye zarar
veriyor…
Günümüzde hem paramızı
havaya savurmamak, hem de
çevreyi daha az kirletmek için
birçok ısı yalıtımı çözümü var.
Dyo, ısı yalıtım pazarında 2006
yılından bu yana Klimatherm
markası ile farkını ortaya
koyuyor. Binalarda yaşam
konforunu artıran ve yüzde
50’ye yakın enerji tasarrufu
sağlayan Klimatherm’i Türkiye,
hem kullandıkça hem de
reklam kampanyaları ile artık
daha iyi tanıyor ve çok seviyor.
Klimatherm ile bir
yenilik de internette
Isı yalıtımı ile ilgili detaylı
bilgilerin yer aldığı web
sitemiz www.klimatherm.
com.tr yenilenen tasarımı ve
içeriği ile yayında. Uygulama
teknikleri ve Dyo Klimatherm
ürünleri hakkında tüm bilgilere
ulaşabileceğiniz site, ısı
yalıtımı yaptırmak isteyenler
için de rehber niteliğinde.
Tüm yapılarda uygulanabilen
Dyo Klimatherm Isı Yalıtım
Sistemi; yalıtım malzemeleri
ve boya konusunda uzman
personeli, Türkiye çapına
yayılan bayi ağı, satış öncesi
ve sonrası hizmetleri ile
komple bir çözüm sunuyor.
19
STİL
n
ı
g
ı
l
t
a
h
a
R
Ev Stilindeki Yansıması
Konforlu,
rahat, sıcak ve
samimi, pastel
veya toprak
renklerinin
hakim olduğu,
yumuşak
detaylara sahip
mobilyalarla
döşenmiş bir
ev, stilinizi
yansıtıp, sizi
mutlu ediyorsa
country stili
tam size göre
demektir.
20
R
ahatlığın ve sadeliğin ön
planda tutulduğu country
tarzında yaşanmışlık hissi güçlüdür. Beyaza boyanmış veya eskitilmiş ahşap, açıkta sergilenen
tavan kirişleri, taş duvarlar veya
ahşap lambri country stilinin en
belirgin özellikleri arasında yer
alır.
Evinizi country stiline göre dizayn etmeyi düşünüyorsanız,
aynı renk paleti üzerinde ilerleyin. Kontrastlık yaratmayı düşünüyorsanız, seçeceğiniz rengin
ortamda karmaşa yaratmaması
önemli.
Country tarzının ikonlaşmış dekorasyon öğeleri arasında; antika kitaplar, antika eşyalar, beyazın hakim olduğu renk seçenekleri, kadife yastıklar, koleksiyonlar ve taze çiçekler bulunur.
Antika ve koleksiyonlar önemli
bir yer tuttuğu için, duvarlara
monte edilebilecek uzunlu kısalı
raflarda, bolca sergilenir.
ahşap ve ferforje ağırlıklı mobilyalar bu tarz için daha uygundur.
Rahatlığın country stilinin en
önemli özelliklerinden biri olması nedeniyle koltuk seçiminde
büyük minderleri olan, üzerinde
uzun zaman geçirmeye elverişli
olan koltuklar tercih edilir. Koltuk ve sandalye döşemelerinde,
yastıklarda daha çok pamuk ve
keten tercih edilir. Düz, çizgili,
ekose veya çiçekli desenler ve
zevkinize uyabilecek seçenekler
arasından tercih yapabilirsiniz.
Aydınlatmanın yeterli olduğundan ve odaya ferahlık kattı-
ğından emin olunmalı. Ferforje
ayaklı abajurlar kullanılabileceği
gibi, ferforje avizeler de tercih
edilebilir.
Aksesuar olarak; yöresel eski
küpler, işleme demir ferforjeler,
eski cam eşyalar, bakırlar, porselenler, kareli kumaşlar, ketenler, danteller, eskitme kulplar ve
deriler kullanılabilir.
Hasırın önemi büyüktür. Hasırı,
çerçevelerde, sepetlerde, gazeteliklerde, bardak altlıklarında ve
kutularda kullanabilirsiniz.
Mobilya seçiminde modern çizgiler mümkün oldukça tercih
edilmemeli. Klasik görünümlü
21
SAĞLIK
Kış Geldi, Hastalıklara
!
at
DIkk
Havaların
soğumasıyla
birlikte kış
hastalıkları da
baş göstermeye
başladı. Kışın
en sık görülen
hastalık olan
zatürreye
yakalanmamak
için alınabilecek
önlemler zor
değil. Dikkat
edilecek
detaylarla
sağlıklı bir
kış geçirmek
mümkün.
22
ış aylarında soğuk havanın
da etkisiyle nezle, grip,
faranjit, sinüzit, orta kulak
iltihabı, bronşit ve zatürre
gibi hastalıklara sıklıkla
yakalanabiliyoruz. Çocuklar,
yaşlılar, hamileler ve kronik
sağlık sorunu yaşayanların
hastalanma olasılığı çok
yüksek.
K
oldukça meyve, sebze tüketin.
Dikkat etmeniz gereken
nokta, C vitamini takviyesini
gün içinde birden değil, küçük
miktarlar halinde yapmanız.
Çünkü vücut C vitaminini
kolay kolay depolayamaz.
Birden yapılan C vitamini
takviyesi de bu durumda pek
işe yaramaz.
Bu mevsimde bağışıklık
sistemini kuvvetlendirmek için
bitkilerden yardım alabilirsiniz.
Ihlamur, kuşburnu ve papatya
çayı hem içinizi ısıtır, hem de
sağlıklı bir kış geçirmenize
yardımcı olur.
Yeşil çayın rahatlatıcı etkisi
artık herkes tarafından
biliniyor. Şimdi ise rahatlatıcı
etkisi olan yeni bir ikili
gündemde; yeşil çay ve çinko.
Bu kombinasyonun bağışıklık
sistemini güçlendirici etkisi
bulunuyor. Yeşil çayın içerdiği
bitki maddeleri organizmaları
bakterilere karşı koruyor.
Çinko ise vücudu soğuk
algınlığına karşı koruyor ve
hastalık halinde oluşan ağrıları
azaltıyor. Çinko; peynir,
yumurta sarısı, yulaf ezmesi,
tropikal meyvelerde ve tavuk
kanadında bulunuyor.
C vitamini de olmazsa
olmazlar arasında. Bu vitamin
vücudu virüs ve bakterilere
karşı korur aynı zamanda
bağışıklık sistemini güçlendirir.
Gün içerisinde mümkün
Bulunduğunuz ortamın ısısının
iyi ayarlanması gerekiyor.
Soğuğun zararlı olduğu
gibi, aşırı sıcak da tavsiye
edilmiyor. Havanın aşırı
kuru olmaması gerekiyor.
Ayrıca kıyafetlere de özen
gösterilmesi gerekiyor.
Hapşırma ve öksürme
sırasında ağız ve burun
bölgesini tek kullanımlık kağıt
mendille kapatın, hatta tek
kullanımlık maske kullanın.
Bulaşıcı hastalıklardan
korunmanın en iyi yolu
ellerin sık yıkanması ve yakın
solunum temasından da
kaçınılması.
23
KIŞ RENKLERİ
Kışa
En Çok Bu
Renkler
Yakışıyor
24
Mevsimlerin
değişmesiyle birlikte
moda da değişiyor.
Kışın yağmurlu, kapalı,
kasvetli havasına
inat bu kış evler canlı
renkleri misafir edecek.
Mavilerin, morların,
bordoların ve kırmızının
hakimiyetinde bir kış
için hazırlıklarınızı
tamamlayın.
Buz Mavisi
Bu kışın en çok tercih
edilen renkleri arasında yer
alan Buz Mavisi doğada
da karşımıza en sık çıkan
renkler arasında. Gökyüzü ve
deniz aklınıza gelebilecek ilk
örnekler arasında. Mavi renk
skalasında hemen hemen
en açık tonu olarak geçen
Buz Mavisi sakinliği, huzuru
ve sonsuzluğu ifade ediyor.
İnsanı rahatlatan, dinlendiren
ve huzur veren bu rengi
evinizin dinlenme odalarında
kullanabilirsiniz.
Akvaryum
Ev dekorasyonunda en tercih
edilen renklerden biri de
Akvaryum. Evinizi olduğundan
daha büyük göstermek
istiyorsanız Akvaryum rengini
tercih edebilirsiniz. Akvaryum,
duvarları geri plana iterek
mekanın geniş görünmesini
sağlıyor. Ferah bir ortam
yaratmak istiyorsanız
akvaryum rengine boyadığınız
odada mümkün olduğunca
açık tonlarda mobilya ve
aksesuarları tercih edin.
Gökçe
Renklerin psikolojik etkisinin
dışında sağlık açısından da
etkisi olduğu bilenen bir
gerçek. Mavinin tonları arasında
yer alan Gökçe rengi ise sağlıklı
bir yaşam sürdürebilmek için
en uygun renkler arasında.
Göz hastalıklarında, stres,
migren, guatr ve boğaz
hastalıklarında Gökçe rengi
tedaviyi destekleyen renkler
arasında yer alıyor. Bu
renk diş çıkaran çocukların
rahatlamasına yardımcı olur.
Sakinleştirici ve kan akışını
yavaşlatıcı etkileri ile tansiyonu
düşürür. Bu özelliğinden dolayı
yüksek tansiyonda ve ateşli
hastalıklarda faydalı.
25
Bu ren
k
D y o İ ç leri
cephe
kartela
sında
bulabil
irsiniz
KIŞ RENKLERİ
Hercai
Genel olarak zenginliği, asalet,
lüks ve ihtişamı çağrıştıran bir
renk olan Hercai, kullanıldığı
tonlara göre farklılık
gösterebiliyor. Hayal gücünü
26
arttırdığı ve ilham verdiği
bilinen Hercai, özellikle yatak
odalarında tercih ediliyor.
Uykuya destek veriyor.
Şarabi
2014 kışının en moda
renklerinden biri de Şarabi.
Kontrolü elinden bırakmak
istemeyen aynı zamanda
tutkulu kişileri temsil eden
Şarabi ev dekorasyonunda da
kendini gösteriyor. Özellikle
toplu kullanılan salon ve
oturma odalarında boy
gösteren bu renk, gümüş
renkli aksesuarlar ile bir
arada kullanıldığında zarif bir
görüntü oluşturuyor.
DR DYO
problemerinizi çözecek!
Problemli yüzeyler için özel formüle edilen
Dr. Dyo ürünlerinden her biri farklı bir soruna
çözüm getiriyor. Rutubetli yüzeyler için
Dyostop, banyo, mutfak ve bebek odaları için
Dyoterm, lekeli ve isli yüzeyler için Dyotek, çatı
izolasyonu için Dyoflex ve taş, tuğla, kiremit gibi
mineral yüzeyler için Teknolong ile yüzeylerde
YAŞADIĞINIZ tüm sorunlar tarihe karışıyor...
Sorununuz su sızdıran çatı
ya da terasınızsa çözüm;
DYOFLEX
Yarı akışkan özelliği sayesinde
yüzeyleri kolaylıkla kaplayan
ve su buharı geçirgenliği
ile nemin dışarı çıkmasını
sağlayan Dyofleks su sızdıran
çatı ve teraslar için 4 mevsim
etkili çözüm sunuyor.
engelleyen Dyostop, rutubetli
evlerin bir numaralı kurtarıcısı.
Sorununuz dış kaynaklı
rutubetse, çözüm;
DYOSTOP
Duvardan gelen nemi ve
rutubeti bloke edip, küf
ve bakteri üremesini de
Sorununuz ortamdaki
rutubetse çözüm;
DYOTERM
Banyo, mutfak gibi rutubetli
mekanlarda oluşan küf ve nem
gibi sorunlardan kurtulmak
istiyorsanız bu sorunları
önlemek için tasarlanmış
Dyoterm tam ihtiyacınız olan
ürün.
Sorununuz dekoratif ve
mineral yüzeylerde ise
çözüm;
TEKNOLONG
Balkonunuzda ve bahçenizde
doğal taş, pres tuğla ve beton
yüzeylerin görünümünün
korunmasını sağlamak
istiyorsanız Teknolong çözüm
ortağınız.
Sorununuz leke ve is ise,
çözüm;
DYOTEK
Evinizdeki lekeli ve isli
yüzeyleri kapatıp pırıl pırıl
boyamak istiyorsanız lekeleri
izole eden ve tekrar yüzeye
çıkmasını engelleyen Dyotek
tam aradığınız ürün.
27
BİR BİLENE SOR
www.birbilenesorun.com.tr
EN İYİSİNİ
ÖĞRENMEK İÇİN
BİR BİLENE
SORUN
1
Merhabalar,Kendi
evime taşınacağım.
Tabi biraz heyecanlıyız
ve herşey güzel olsun
istiyoruz. Boya konusunda
çok kararsız kaldık. Yatak
odası mobilyam siyah-beyaz.
Odayı beyaz tonunda bir
renge mi boyasak yoksa
tek bir duvarını kırmızı
tonunda boyasam olur mu?
Bir de salonumuz L tipi. L
kısmını yemek bölümü olarak
kullanacağız. Orada da farklı
renk tonu olsun diyoruz ama
kararsız kaldık. Salonumuz
için hangi renk tonlarını
önerirsiniz? Açıkçası nasıl
daha iyi olur bilemiyoruz. Bu
arada çok karışık eşyalarla
dolu bir evimiz olmayacak.
Şimdiden teşekkürler...
28
Öncelikle yeni eviniz hayırlı,
uğurlu ve mutlulukla dolu
olsun. Verdiğiniz detayları
ve son yıllarda ki moda
renk eğilimlerini göz
önünde bulundurarak size
önerilerimiz, DYO İç Cephe
renk Kartelamızdan;
Evinizde odalar arasında
geçişlerin bütünlüğünü
sağlamak, şık, modern,
elegant bir hava yaratmak için
ve bütçenizi de düşünerek
tüm odalarınızda, hol, antre
ve mutfağınızda ana renk
olarak kullanılmak üzere
0141-Meltem, 0142-Kartepe,
0355-Belce Beji, 7880-Çağıl
ve 7963-Kemik Beyazı
renklerinden zevkinize uygun
olanı öneriyoruz.
Seçtiğiniz açık rengi
odalarınızın kullanım
amaçlarına uygun olarak
ve belirttiğiniz mobilya
renk detayı doğrultusunda,
yine aynı kartelamızda
bulunan koyu tonlu renklerle
kombinlemeniz oldukça hoş
bir hava yaratacaktır. Sizin
için seçtiğimiz kombinasyon
renkleri şunlar:
Salonunuzda yemek bölümü
olarak düşündüğünüz kısım
ya da konsol, tv ünitesi
gibi büyük mobilyalarınızın
arkasına denk gelen
duvar için 7691-Hareli,
5579-Vizon, 5160-Hercai,
6767-Akvaryum ve 4126Oya Çiçeği renklerinden
biri. Yatak odanızda yatak
başınızın arkasına denk gelen
duvar için 4547-Şarabi ya
da 4685-Saltanat Kırmızı
renklerinden biri.
Hol ve mutfağınızda evinizin
geneli için seçtiğiniz açık
rengi tek olarak kullanmanızı
tavsiye ederiz. Daha çok
alternatif için www.dyo.com.tr
adresinden ulaşabileceğiniz,
size en yakın Renk Pınarı satış
noktamızı ziyaret edebilir,
böylece 2024 renklik Renk
Pınarı kartelamızı, 980 renklik
DYO NCS kartelamızı da
inceleme fırsatı bulabilirsiniz.
Renkli günler dileriz.
2
Yatak odası için canlı
bir renk arıyorum ama
yatak odası geniş,
sıkıcı olmasını istemiyorum
rahatlatıcı bir renk ne olabilir ?
Verdiğiniz detayları ve
son yıllardaki moda renk
eğilimlerini dikkate alarak size
önerimiz, evinizin genelinde
açık bir ton kullanmanız
olacak. Çünkü açık tonlar
kullanıldıkları mekanlarda
koyu tonlara göre mobilya
ve aksesuarlarla çok daha
kolay uyum sağlarlar.
Sizin için seçtiğimiz açık
tonlar, DYO İç Cephe Renk
Kartelamızda bulunan
0141-Meltem, 0142-Kartepe ,
0355-Belce Beji, 7880-Çağıl
ve 7963-Kemik Beyazı
renklerinden zevkinize uygun
olanı.
Yatak odanız için ise:
Bu odalar rahatlık ve
sessizliğin arandığı yerlerdir.
Bu nedenle yumuşak
renkler tercih edilmelidir.
Huzur verici, iyileştirici ve
uykusuzluk sorununa çare
olması sebebiyle Pembe,
Mor, leylak ve lila renkleri
yatak odaları için idealdir.
Sizin için seçtiğimiz renkler;
Açık ton olarak 4474-Hayal
Pembesi, 5664-Romantik ve
5673-Yakamoz renklerinden
zevkinize uygun olanı, koyu
ton olarak yatak başınızın
arkasına denk gelen duvarı
5177-Asil Lila, 1917-Leylak
ve 5160-Hercai renklerinden
birini kullanarak boyamanız
olacaktır. Daha çok alternatif
için www.dyo.com.tr
adresinden ulaşabileceğiniz,
size en yakın Renk Pınarı satış
noktamızı ziyaret edebilir,
böylece 2024 renklik Renk
Pınarı kartelamızı , 980 renklik
DYO NCS kartelamızı da
inceleme fırsatı bulabilirsiniz.
Renkli günler dileriz.
3
Merhaba, salonumuzun
bir duvarını vizon
boyamak istiyorum.
Diğer üç duvarı hareli
mi yoksa alaçatı mı yapsam
karar veremiyorum. Öneriniz
ne olur? Teşekkürler.
Salonunuzun bir duvarını
boyayacağınız 5579-Vizon
rengimizi, 7252-Alaçatı
rengimizi kullanarak
kombinlemeniz çok uygun
olacaktır.
Daha çok alternatif için
www.dyo.com.tr adresinden
ulaşabileceğiniz, size en yakın
Renk Pınarı satış noktamızı
ziyaret edebilir, böylece
2024 renklik Renk Pınarı
kartelamızı, 980 renklik DYO
NCS kartelamızı da inceleme
fırsatı bulabilirsiniz.
Renkli günler dileriz.
29
HİJYEN
Alerjiden Uzak
Evlerin Anahtarı
Özellikle kapalı mekanlarda yaşanan en büyük sorunlardan
biridir alerji. Hassas ve özenli davranılması gerekir. Dış
mekanlara fazla müdahale edemeseniz bile evde dikkatli
davranıldığında alerjiye neden olacak detaylar ortadan
kaldırılabilir.
30
K
ullandığınız ev tekstil
ürünlerinin nasıl
temizleneceği konusunda
özenli davranarak, evde toz
akarları ve alerjiye neden
olabilecek sorunsalları ortadan
kaldırabilirsiniz.
Söz konusu ev tekstil ürünleri
olunca alerji oluşumunu
engellemenin en iyi yolu
sudan geçiyor. Ürünlerinizi
mümkün oldukça sık
yıkayabilirsiniz. Yüksek
sıcaklıktaki su, ürünlerde
bulunan alerjiye neden
olabilecek maddeleri yok
ediyor. Kullandığınız ürünleri
60 C’ de yıkayabilirsiniz.
Yorgan, yastık, çarşaf,
battaniye, perde ve tül gibi
bazı ev tekstil ürünleri yüksek
sıcaklıkta yıkanmayabiliyor.
Eğer yorganınızı ve
battaniyenizi yıkamak pratik
değilse, bunları da anti toz
akarı kılıflar ile kaplayın. Bu
gibi ev tekstil ürünlerinde
oluşabilecek toz akarlarını
önlemek için özel temizlik
ürünleri kullanabilirsiniz.
Halı ve koltuklar da alerjinin
en sık oluşabileceği ürünler
arasında yer alıyor. Bu ürünler
çok sık yıkanamayacağı için
oluşan toz akarlarını ev tekstil
ürünlerinizin özelliklerine
uygun temizlik maddeleriyle
temizleyebilirsiniz.
Kullandığınız ürünün türüne
göre farklılık gösterse de
bu alandaki hemen hemen
tüm ürünler dört ile altı ay
arasında eşyalarınızı korur.
Dışarıdan Destek Alabilirsiniz
Farklı markalar altında,
halılarda ve kumaş yüzeyli
mobilyalarda bulunan
alerjenleri temizleyen,
nötralize eden spreyler
satılıyor. Etkinliğini uzun süre
koruyan markaları tercih
etmeniz daha iyi olur. Halılar
için ayrıca nemli toz alerjen
temizlik ürünleri kullanılabilir,
diğer bir yöntem olarak
da halılarınızı şık sık hepa
filtreli elektrik süpürgeleri ile
temizleyebilirsiniz.
31
MODA
KIS MODASI
Renkli Bir Kış
Bizi Bekliyor
Yaz bitti diye üzülmeyin.
Baştan söyleyelim bu
kış çok renkli geçecek.
Havalar soğudu diye
kahverengilere, grilere,
siyahlara bürünmek
yerine cıvıl cıvıl
renklerle yazın neşesi
yüzünüze yansıyacak.
Çiçek desenleri, pastel
tonlar, geometrik
desenler, ekoseler ile
bu sezon kış mevsimi
oldukça hareketli
geçiyor.
32
Kış Renkleri
Soğuk kış günlerinde siyah ve
kahverengi vazgeçilmez olsa
da bu renklerin canlı renklerle kombinasyonu bu sezonda
yüzümüzde gülümseme yaratıyor. 2013 yılının rengi olan
zümrüt yeşili bu kış da tüm
parlaklığıyla etkisini sürdürüyor.
Mavi ve ateş tonlarıyla vitrinleri
süsleyecek kıyafetlerin yanı sıra
beyaz, krem, hardal, mor, metal
ve altın renkleri de bu sezonun
vazgeçilmezlerinden. Orkide
moru ise bu sezonun ön plana
çıkan bir diğer moda rengi. Uzmanlara göre bu yıl orkide morunun yılı olacak! 2013 – 2014
sonbahar-kış moda renkleri
soğuk kış günlerinde herkesin
hayatına dinamizm katacağa
benziyor. Siz siz olun bu sezonda vitrinleri süsleyecek olan
canlı renkleri tüm kombinlerinizde kullanarak hayatınıza
renk katın.
Ekose
Çocukluğumuzdan beri
görmeye alışık olduğumuz
ekose bu yıl patlama yapıyor.
2013 kış koleksiyonlarında
modası hiç geçmeyen
stillerden biri olan ekosenin
bulunduğu her şey trend!
Bu sene mini elbiselerde,
ceketlerde, manto ve
kabanlarda sık sık göreceğiniz
bu desenden mutlaka alıp
gardırobunuza yerleştirin.
Deri
Deri bu sezon modasında
da egemenliğini
sürdürmeye devam
ediyor. Vahşi görünümün
vazgeçilmezlerinden olan deri
2014’te altın çağını yaşayacak.
Sadece ceketlerde değil tek
parçalı elbiselerde, eteklerde
ve pantolonlarda da sıkça
kullanılacak.
Oversized ceket ve paltolar
Sonbahar ve kış mevsiminde
şıklığı tamamlayan en
önemli parçalar dışarı
çıkarken üzerinize aldığınız
ceket ve paltolar. Bu kış
paltolarınızı birkaç beden
büyük alın. Büyük ve geniş
omuzlar kış sezonunun
manto trendlerinden… Uzun
ya da kısa olarak tercih
edebileceğiniz bu paltoları
çizme ve topuklu ayakkabı ile
kombinleyerek daha feminen
bir görüntü elde edebilirsiniz.
Kamuflaj
Geçen yıl oldukça ilgi gören
ve kullanılan kamuflaj modası
bu kış da etkisini sürdürmeye
devam ediyor. Hemen hemen
her Türk giyim markasında
kamuflaj desenli parçalar
görebilirsiniz.
Özellikle kaban ve
gömleklerde bu deseni
kullanabilir ve siz de
modaya uymanın keyfini
yaşayabilirsiniz.
Bunların dışında yazdan
kalma bir trend olan çizgili
kıyafetler, gotik ve rönesans
dokuları, 70’lerin esintisi
yüksek bel pantolonlar, retro
elbiseler, bol yırtmaçların
kullanıldığı etekler, takım
elbiseler, grunge temalı yırtık
kot pantolonlar, asimetrik
tasarımlar ve transparan da
bu kışa damgasını vuracak
trendler arasında…
33
MİMARİ EV
Avustralya’da
bir bozkır çiçeği
Browne Street
House
Avustralya’da geçtiğimiz yıl hayata geçirilen Browne Street House, mimari
dokusundaki başarılı ahşap kullanımıyla, doğayla kusursuz bir uyum
yakalıyor. Avustralya bozkırları kadar etkileyici bir görünüme sahip olan
bu villa, doğayla bütünleşmiş dış yapı ve ultra modern iç yapının böylesi bir
ahenk yakaladığı ender güzellikteki projelerden biri…
34
A
vustralya, Brisbane’de
bulunan “Browne
Street House” isimli villa,
Queenslander’ın tipik, yöresel
mimarisinin ve modern
iç tasarımın gerçekten
son derece zeki ve göz
alıcı şekilde birleştirilmesi
sonucunda ortaya çıkmış.
330 metrekarelik alan
330 metrekarelik alana
yayılmış olan villa, Shaun
Lockyer Architects tarafından
tasarlanarak 2011 yılında
hayata geçirilmiş. Browne
Street House, dışarıdan
bakıldığında klasik forma
sahip olan bir yapının
özenilmiş ve modern bir iç
tasarımla nasıl bambaşka bir
boyut kazanacağının en iyi
örneği…
Ahşap malzeme
evin imzası gibi
Shaun Lockyer Mimarlık
şirketinin yaptığı işler arasında
başyapıt saydığı Browne
Street House, Avurstralya’nın
Brisbane şehrinde bulunuyor.
Villa konseptinde hayata
geçirilen proje, ahşap
kullanımı ile doğa dostu bir
görünüm ve yapıya sahip.
Evin yapımında tercih edilen
doğal, çıtalı ahşaplar proje için
adeta imza niteliğini taşıyor.
Zeki ve estetik bir ev
Koridor ve odaların, zekice
ve maksimum estetikle iç içe
35
MİMARİ EV
geçtiği bu evde, bağlantı ve
kesişmelerin yorumlanışındaki
klasik tat, takdiri hak ediyor.
Üst katta bulunan yatak
odasındaki siyah odundan
imal edilmiş panjurlar, özel
hayatın gizliliğini sağlama
açısından işlevsel dururken,
uygulanış biçimiyle de eve
dekoratif bir şıklık katıyor.
Açık ve havadar
Browne Street House yapı
olarak, evin sakinleri için
birçok eğlenceli bölümü
de bünyesinde barındıran
açık ve havadar bir konut.
Evin içerisindeki sürgülü
36
kapılarla ihtiyacınıza göre
farklı bölümler oluşturmanız
mümkün.
2011’in en başarılı
projelerinden
Minimal tarzda seçilmiş
modern mobilyalar, özenle
düşünülmüş ve soft etki
oluşturacak şekilde eve
homojen olarak yayılmış
ışıklandırma ile evin kendine
has doğal görünümünü
boğmayacak nötr renk seçimi,
Browne Street House’u
benzerleri arasından sıyırarak
son dönemlerin en başarılı
ahşap evlerinden biri yapıyor.
Üst kat “özel alan”lara
ayrılmış
Giriş katındaki mutfak, geçiş
oluşturarak bir koridorla diğer
tüm odalara bağlantıya sahip
olması sebebiyle evin ana
alanını oluşturuyor. Özetle
mutfak için bu projenin kalbi
diyebiliriz. Bir diğer deyişle
bu evde, yaşama giden yol
mutfaktan geçiyor.
Evin üst katında, üç banyo
ve bir ebeveyn yatak
odası bulunuyor. Shaun
Lockyer Mimarlık, bu özel
villayı tasarlarken üst katın
tamamıyla özel alana
ayrılmasına özen göstermiş.
İlham verici detaylar
Projenin en önemli özelliğinin
ahşap malzeme kullanımı
olduğunun bir kez daha altını
çizelim. Kereste kullanımına
dış mekânda olduğu kadar
içeride de sıklıkla başvurulmuş.
İç ve dış mekandaki kereste
detayları, Browne Street
House’u mimari açıdan yer
aldığı çevreyle kusursuz
uyumlu ve ilham verici bir proje
haline getiriyor.
Doğaya uyum başta geliyor
Projeye baktığımızda, mimari
dokunun doğaya aykırı
düşmeyecek malzemelerden
oluşturulmasına azami özen
gösterildiğini görüyoruz.
Browne Street House, bu
haliyle etkileyici bir estetik
görünüme ve doğayla
yüzde yüz uyumlu bir forma
sahip... Bu muhteşem ev,
Avustralya’nın uçsuz bucaksız
ve çarpıcı açık arazilerinin
ortasında bozkırlar kadar
büyüleyici ve doğa kadar
doğal olmayı başarıyor.
37
MOBİLYA
ı
ş
a
l
e
T
n
ı
Kış
ardı
S
MobIlyaları
tutun
etlerden
f
ıya
K
.
en her
an başlar
hemen hem
onbahard
e
s
ı
d
ş
nızı
in
iç
m
tela
Kışın
hazırlıkları
i
dar yaşa
d
n
ka
e
K
.
pılır
n
da yiyeceklere
zırlıklar ya
ha
gelir. Uzu
in
iç
ş
kı
in
bilyalara
o
m
alanda
lamaları iç
a sıra
ğ
d
ız
sa
ın
m
u
ığ
y
d
u
…
vsime
tamamla
meleri, me
m tüyoları
labil
bakı
o
iz
ü
ğ
e
rl
c
ü
öm
nıza yapabile
mobilyaları
38
E
v içindeki bazı eşyalar
diğerlerine göre
daha sık kullanılır. Bunun
getirisi olarak da daha
çabuk kirlenir. Çok tozlu
ortamlarda bulunan ya da
sık kullandığımız mobilyaları,
özel temizleyicilerle silmeli
ve ardından özel yağ ile
yağlamalıyız. Böylece hem
hijyenik, hem de dayanıklı
olmalarını sağlamak mümkün.
İşlenmiş ağaçtan yapılmış
modern mobilyanın bakımı
için nemli bir şifon kumaş
yardımı ile eşyaların üzeri
silinebilir, toz ve kirden
temizlenmeleri sağlanabilir.
Yaz ayları mantarların üremesi
için en uygun aylardır. Gözle
görülmediği için rahatsız
etmeyebilir ancak zaman
içinde mobilyalarınıza
özellikle koltuklarınıza
zarar verir. Mantar
oluşumunu önlemek için
koltuklarınızı kışa girmeden
önce derin temizleyiciler
ile mutlaka temizleyin.
Temizliğe başlamadan önce
kullanacağınız malzemeyi
mobilyanızın özelliklerine göre
seçmeyi ihmal etmeyin.
39
MOBİLYA
Eşyalarınıza yeni görünümü
kazandırmak için cilalayabilirsiniz. Cilalanmış eşyaların
üzerinde oluşmuş çizikleri yok
etmek mümkün. Cilası kalkmış
ya da yıpranmış bölgelere kulak pamuğu yardımı ile yeniden cila sürme işlemi gerçekleştirilebilir. Ardından, başka
bir kulak pamuğu yardımıyla
90 derecelik alkolle üzerinden
geçmek gerekir. Cila kuruduğunda ise mobilyanın ahşap
bölgelerine zeytinyağı sürebilirsiniz.
Her temizlik maddesi her
eşyayı temizlemez. En iyi
sonucu alabilmek için en
uygun temizleyiciyi seçmek
gerekir. Bunun için de
mobilyalarınızın özelliklerini
göz önünde bulundurmanız
gerekir. Örneğin, ahşap
temizleyici ile parlak yüzeyli
bir sehpayı temizleyemezsiniz.
Temizleyemediğiniz gibi
mobilyanın dokusuna da zarar
verebilirsiniz.
Kış aylarında kullanmadığınız
40
mobilyalar olabilir. Bir dahaki
yaza kullanılmak üzere
kaldırdığınız mobilyalar için
de dikkat etmeniz gereken
detaylar var. Mobilyaların
kuru ve havadar ortamda
muhafaza edilmesi gerekiyor.
Nemli ve havasız ortam
mobilyaların küflenmesine
neden olur.
Kışa hazırlanırken evinizin
rengini, mobilyalarınızı
değiştirebilirsiniz. Buna
bağlı olarak mobilyalarınızın
konumuyla da
oynayabilirsiniz.
Ahşap yüzeylere
en iyi koruma
Dyo’nun sektördeki
uzun yıllara dayanan
deneyimi ve kalitesini
yansıtan Massiveline
serisi, her türlü ahşap
yüzey ile tekne, yat
gibi deniz araçlarını
koruma altına alıyor.
Ahşap yüzeyleri dış
hava şartlarına
karşı koruyan ve
dayanıklılığını artıran
ürünler, dekoratif
bir görünüm de
kazandırıyor.
S
u bazlı seçeneği ile
çevreye ve insana
dost Massiveline
serisi, tüm ahşap
ürünlerin dayanıklılığını
artırıp uzun ömürlü
olmasını sağlıyor.
Ürün gamında solvent
bazlı ürünleri de
bulunduran Massiveline
markası; ahşap yüzeyleri
korurken dekoratif bir
görünüm de kazandıran
Massiveline Su Bazlı Ahşap
Koruyucu ve Massiveline
Ahşap Verniği, çizilmelere
karşı son derece dayanıklı
Massiveline Su Bazlı Parke
Verniği, parke verniği öncesi
kullanılan Massiveline Su
Bazlı Parke Dolgu Verniği,
çam kokulu Massiveline Ham
Ahşap Koruyucu, özelikle
dış cephelerde kullanılan
dekoratif Massiveline Renkli
Dış Cephe Verniği, Massiveline
Yat Vernik, çizilmelere karşı
dayanıklı Massiveline PU
Parke Verniği ve Massiveline
Tik Yağı ürünlerinden
oluşuyor.
Serinin özel ürünlerinden biri
olan Massiveline Tik Yağı,
dış ortamlarda bulunan ve
yoğun suya karşı korunması
gereken ahşaplar ile tik, maun,
gül ağacı gibi sert ahşapların
bakımını hızlı bir biçimde ve
kolayca yapabiliyor.
41
RÖPORTAJ
Ç
EVİ
N
Çiğdem
’U
nç
u
T
e
d
rları
v
â
E
g
z
u
ü
B
R
r
u
z
u
H
r
o
y
i
s
E
ğiyle
,
zelli
, gü
fetiyle şarılı
dır
ara ve ba
z
ç
esi
n
yılar
i
ç
u
k
m T Türk uzun konu ndisin
e
d
z
Çiğ ursu ğuyla imize de ke f
elim
v
ş
u
s
i
e
l
u
ğ
u
k
ciler m keyi de
nc
dan
oyu nlar z seyir dai olleri ım’ın e
n herfer r Han bahç ur
ekrayor, bi
se ğdem
u
uz
makta
ol
eh
. Bu
Çi
ş’taki
v
ı
z
u
ırla
m
ağ uyor bizler Kala canlı
cap dık.
duy dik ve larak
sarılını çal
iste uğu o
ısı
n
ko
kap
dilerle
n
i
ke
ve u evin
dol
42
iğdem Tunç denince
herkesin aklına bir çok şey
geliyordur. Bir film karesi, bir
şarkı, bir müzikal ya da ailecek
televizyon karşısına geçip TRT
izlediğimizi o güzel günler…
Baleden sunuculuğa çok geniş
bir yelpazeye yayılan başarılı
bir sanat yaşamına sahip olan
Çiğdem Tunç, Kalamış’taki iki
katlı, abartıdan ve kalabalıktan
uzak, sevimli evine kısa bir
süre önce önce taşınmış.
Bizleri taze demlenmiş çay,
çeşit çeşit kurabiyeler, artık
ailenin bir parçası olduğu her
halinden beli olan yardımcısı
Aysel Hanım ve birbirinden
sevimli 10 kedisi ile ağırlayan
Çiğdem Tunç, dekorasyon
seçimlerini, evinin olmazsa
olmazlarını ve ev hayatının
tüm detaylarını Dyorum’a
anlattı.
Kalamış’ta çok güzel bir
apartmanın girişinde bahçeli
bir evde oturuyorsunuz. Ev
seçimlerinizi genel olarak bu
yakadan mı yapıyorsunuz?
Oldum olası Kadıköylüyüm.
Moda ve Bahariye’de geçti
çocukluğum. Son 20 senede
Caddebostan’da Sarıgül
Sokak’ta dört tane ev
değiştirdik. Sonunda oradan
bir ev aldım. Hayatımın en
kötü dönemlerini o evde
geçirdim, bu yüzden belli
bir süre sonra tekrar ev
arayışına başladım. Emlakçılar
şimdiki evimi gösterdiler.
Burası sıfır bir apartman. Biz
de taşınalı daha iki ay oldu.
Hala ustalarla, elektrikçilerle
uğraşıyoruz. Dün ilk defa
Kalamış Marina’ya inebildim.
“Aradığım ev bu işte”
dedirten şey ne oldu? Kolay
karar verebildiniz mi bu evi
satın almaya?
Kalamış’tan çok geçerdim, çok
severdim. Caddebostan’da
oturduğum halde Kalamış
bana ulaşılmaz gelirdi. Bahçeli
bir ev hayalimdi, buranın
bahçesi var. Yanımda bir
sanatçı olmasını çok istedim,
çok sevdiğim Cengiz Bozkurt
hemen yan dairemizde
oturuyor. Her şey denk geldi.
Akvaryum gibi burası aslında,
yeşilliğin ortasındayız. Doğa
uyanınca evin ve bahçenin
keyfine daha çok varacağız.
Kediler bu ev için deliriyorlar.
Her gün bahçe pazarlığı
yapılıyor. Daha önce bahçede
yaşamıyorlardı, nasıl hemen
alıştılar, inanılır gibi değil.
Mahallenin diğer kedilerini de
toplayıp, parti veriyorlar.
Eşinizin kedilerle arası nasıl?
Ben oturamam bu kadar
kediyle dedi. Kedi evi
yaptıracaktık bahçeye.
Çok iyi bir iç mimar var;
Emre Çapoğlu. Çok şirin
çocuk evleri yapıyor. Biz de
kendisine başvurduk. Geldi,
ölçtü biçti, yapılacaktı ama
sonra bir talihsizlik yaşadık.
Kedilerimizden biri kayboldu,
inanılmaz üzüldüm. Eşim de
bu durumda kedilerin evin
dışında kalmasına razı olmadı
ve kedi evi projesinden
vazgeçtik. Şimdi evde bir
adam, 10 kedi ve ben mutlu
mesut yaşıyoruz.
‘‘Kapalı, duvarlarla
çevrili evler
sevmiyorum. Çok lüks
bir rezidansın bilmem
kaçıncı katında beni
oturtamazsınız.
Düzayak olmalı
bir kere. Canlı
olmalı, dışarıyla
temasım olmalı.
Mutfak camından
elimi uzattığımda
bambu ağacına
dokunabilmeliyim.’’
43
RÖPORTAJ
Ev dekorasyonunda neleri
seversiniz?
Objeleri severim. Aradığım
şeyleri bulamazsam da
kendim yaparım ya da
yaptırırım. Mesela üst kata
çıkan merdivenlerin her
basamağına bez bebekler
koymayı düşünüyorum.
3 yaşında bale eğitimi
almaya başladığım için çok
gelişmiş estetik bir göze
sahibim. Ankara’da ayna
tasarımı yapan çok güzel bir
dükkandan, çok özel farklı
bir tasarıma sahip bir ayna
beğendik, henüz elimize
44
ulaşmadı. Geldiğinde salona
yerleştireceğiz. Aynaları
seviyorum, eve bir derinlik
kattığını düşünüyorum.
Tasarım seviyorum.
Basmakalıp, bir örnek şeyler
bana göre değil. Bana özel
olmalı, fabrikasyon değil de
bir sanatçının elinden çıkmış
objeleri, aksesuarları tercih
ederim.
Yeni taşındınız.
Eski evinizden
yıllardır sakladığınız,
vazgeçemediğiniz eşyalar
var mı yeni evinizde?
Ben bu konuda cerrah
gibiyimdir, hiç düşünmeden
kesip atarım. Yani tabii ki eski
eşyaları atmıyorum, eşe dosta
dağıtırım, ihtiyacı olanlara
veririm ama demek istediğim
eşya toplayan, saklayan biri
değilimdir. Eskiye dair hiçbir
şeyi yeni evime taşımam.
Yeni evde, yeni bir hikaye
başlatmayı, yeni anılar
oluşturmayı severim. Ben
can biriktiririm, mal değil…
Eski evimin balkonunda
sardunyalar vardı, önce
çiçekler geldi mesela bu eve.
Arsız çiçek seviyorum, her
taraf yemyeşil olsun. Evimden,
bahçemden bir hayat fışkırsın
istiyorum. Yüksek sesle
konuşulsun, bıcır bıcır olsun.
İşte bunlar vazgeçilmez…
Evde olduğunuz zamanlarda
bir gününüz nasıl geçiyor?
Sabah mutlaka erkenden
kalkarım. Kahvaltıyı
hazırlayıp, eşimi çağırırım.
Birlikte kahvaltı ederiz.
Sonra o işe gider, ben de
bahçeyle ilgilenirim, kedilerle
mücadelem zaten sabahtan
başlamıştır. Şimdi örgüye
başladım bir kazak örüyorum
kendime, kahvemi alıp, kitap
okurum. Akşam yemeğini
hazırlarım. Yemeğin ardından
mutlaka bir çay demleriz. Yani
evimde dışarıdan algılandığı,
sanıldığı gibi bir “sanatçı”
hayatı yok.
Evcimen bir karaktere
sahipsiniz. Misafir ağırlamayı
sever misiniz?
Çok, ama bu evde daha
yerleşme telaşında
olduğumuz için sadece bir kez
dostlarımı yemeğe alabildim.
Her ev hanımının yaptığı
gibi yemeklerimi hazırlarım,
yemekten sonra çayı
demlerim. Nedense bunları
yapınca etraf bir yadırgıyor.
Burası bir tiyatro sahnesi
değil, set değil, benim evim.
Tabii ki yapacağım. Akşam
çıkar çöpleri atarım mesela,
bir de masa örtüsünü çıkarır
güzelce silkelerim. Görenler
şaşırarak bakıyor.
Danstan sinemaya,
şarkıcılıktan sunuculuğa
sanatın her dalında varsınız.
Nasıl başladı bu serüven ve
bu kadar geniş bir yelpazeye
yayılan sanat çizginiz nasıl
oluştu?
İlk eğitimim baledir.
Üsküdar Amerikan Lisesi
mezunuyum. 3 yaşında baleye
verilmişim. Lise sona kadar
bale eğitimim devam etti.
Hürrem Sultan’da sahneye
çıktım ilk kez. Lale Mansur,
Hürrem’i canlandırıyordu.
Oyunda kıyafet değişilmesi
gerekiyordu. O anda,
Hürrem’in dans sahnesinde
Lale’nin yerine ben
çıkıyordum, Hürrem Sultan
olarak dansımı ediyordum,
çok güzeldi. Sonra müzikaller
geldi. Müzikaller sırasında
sinemayla tanıştım. Sonra
TRT’de sunuculuk başladı.
Diziler, programlarla devam
etti.
Yeni projelerinizden
bahsedebilir miyiz biraz?
Bir tiyatro oyunu yazmayı
planlıyorum. Kafamda bir
konu da var. Oyun yazmanın
matematiğine hakimim ama
bir türlü başına oturamıyorum.
Kendi yazmayı planladığım
şey dışında bir oyunda yer
almak istiyorum. Muhakkak
bir dizi yapmak istiyorum.
Dizi piyasasının içinde çok
durmayı tercih eden biri
değilim. Bu işler de biraz
hatır gönül, tanıdık arasında
dönüyor. Ben galiba biraz
asosyal kalıyorum. Bunların
yanında sunuculuk her zaman
olduğu gibi devam ediyor.
45
OTOMOBİL
Şapka
Çıkartan
Otomobil
Teknolojileri
Tutku, heyecan, haz ve
statüyü temsil eden yegane
kavramdır otomobiller. Hatta
kimilerinin arabalarıyla
aralarında tanımlanamayan
bir aşk vardır. Bu denli
anlamların yüklendiği
otomobillerin üreticileri ise
her gün bir başka teknolojik
yenilikle bu aşka katkıda
bulunuyorlar.
46
G
ün geçmiyor ki otomotiv
dünyası bambaşka bir
yenilikle karşımıza çıkmasın.
Otomobil markaları her yıl
konfor, ekonomi ve güvenlik
temaları üzerinden kendilerini
en baştan yenileyerek
tüketiciyle buluşuyorlar.
İşte size tercihlerinizi
değiştirmenize neden olacak
en yeni otomobil teknolojileri:
Gelişen dünya, değişen
beklenti ve ihtiyaçlara
bağlı olarak otomotiv
teknolojileri de her geçen
gün farklılaşıyor. Otomotiv
dünyası, teknolojinin en
yoğun olarak kullanıldığı
ve Ar-Ge harcamalarına
en yoğun yatırımların
yapıldığı alanlardan birini
oluşturuyor. Geçmiştekinin
aksine günümüzde; yeni
enerji depolama sistemleri,
motor teknolojisi ve
hibrit araçlar konusunda
otomotiv dünyasında ciddi
adımlar atılarak piyasaya
yeni modellerin sürüldüğü
teknolojik bir devrim
yaşanıyor.
Ana tema verimlilik
Geçmişteki araba
tasarımlarında kullanışlılık
ve az yakıt harcamasından
ziyade gösteriş üzerine
şekillenen bir dizayn
anlayışı hakimdi. Amerikan
otomobilleri gösterişin en
keskin görüldüğü otomobil
türünü oluşturmaktaydı.
Çevreci zorlamalar ve
verimlilik anlayışı temelinde
oluşturulan politikalar, kısa
ve uzun vadede otomobil
üreticilerini performanstan
ödün vermeden daha
ekonomik ve çevreci
arayışlara doğru itti. Bu
arayışların bir sonucu olarak
günümüz tasarımlarında
daha az silindir hacmi ile
daha az sürtünme ve ağırlık,
daha küçük silindir hacmi ile
hareketli kütlelerin azaltılması,
dur-kalk sistemleri, farklı
malzemelerle ağırlık azaltımı
gibi pek çok yeniliğe bağlı
olarak araba tasarımları
şekilleniyor.
Günümüzde otomobillerdeki
motorların silindir hacmini
artırmadan performans
artışı ve yakıt tüketiminde
iyileşmelerin sağlanması
sera etkisini oluşturan
karbondioksit emisyonlarının
azalmasına neden olmuyor.
Bunun yanında doğanın daha
az zarar görmesi ve sınırlı
enerji kaynaklarına
olan bağımlılığı azaltmak
amacıyla da hibrid
araçlar üzerine yapılan
çalışmalar da ilk
ürünlerini veriyor.
47
OTOMOBİL
Bugün pek çok otomotiv
firması hibrid ürünlerini
otomobil severlerin
beğenisine sunuyor. Görülen
o ki; otomotiv sektörü yakın
gelecekte “hibrid”, orta
vadede hem menzili arttırılmış
elektrikli hibrid ve elektrik,
uzun vadede ise tam elektrikli
ve yakıt hücreli otomobillerin
hâkimiyetinde şekillenecek.
Güvenliği maksimize etmek
için yoğun çaba harcanıyor
Bugün otomobiller minimum
yakıt tüketme anlayışı
etrafında tasarlanıyor.
Bu nedenle de ilk olarak
otomobillerin ağırlığı
azaltılıyor. Mühendisler
ağırlık azaltılırken de
çarpışma anında olası
zararları minimize etmek için
yoğun bir çaba harcıyorlar.
Ağırlığın azaltılması adına
pek çok otomobil firması
araçların gövdesini tümüyle
alüminyumdan imal ederek
çelik gövdeye oranla yüzde
39 daha hafif bir araç ortaya
çıkartıyorlar. Alüminyum
kullanımı ile mühendislerinin
elde ettiği tasarruf ise 420
kiloya kadar yükseliyor.
Azalan ağırlıkla birlikte yol
tutuş ve çeviklik önemli
ölçüde iyileştiriliyor.
48
DYO OLARAK
SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DÜNYA İÇİN
Dünyamızın sınırlı
kaynakları 7 milyarı
aşan nüfusun
ihtiyaçlarını
karşılamakta
zorlanıyor. Ozon
tabakasındaki incelme,
buzulların erimesi,
deniz sıcaklığının
artması, nesilleri yok
olan bitki ve hayvan
türleri, okyanus
ve denizlerdeki su
seviyesinin yükselmesi
gibi haberlere
kayıtsız kalmıyoruz,
kalamıyoruz...
B
iliyoruz ki, bu
sonuçların her biri
sadece geleceğimizi değil,
bugünümüzü de tehdit
ediyor. Küresel ısınmanın
yaşamımızda yarattığı
değişime sessiz kalmayan,
bu değişimi insanlık lehine
çevirmek için değişim
yaratmaya odaklanan
şirketlerin sayısı artıyor.
Sürdürülebilir bir dünyanın
ancak sürdürülebilir bir
ekonomi ile mümkün olduğu
gerçeğinin farkında olan ve
tüm faaliyetlerinde çevrenin
ve insanın korunmasını temel
alan bu şirketlerden biri de
DYO… Birleşmiş Milletler
ÇALISIYORUZ...
Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne
2007 yılında imza atan
Yaşar Topluluğu’nun bir
parçası olan Dyo, topluluğun
sürdürülebilirlik politikalarını
destekliyor.
Sürdürülebilirliğin devamlı
bir çaba gerektirdiğinin
bilinciyle 2007 yılından
bu yana sistematik olarak
uyguladığı sürdürülebilirlik
yaklaşımını 2009 yılından
beri yıllık olarak raporlayan
Yaşar Topluluğu, 2012
Sürdürülebilirlik Raporu’nu
da önceki raporlama
dönemlerinde olduğu
gibi Birleşmiş Milletler
Küresel İlkeler Sözleşmesi
(BM KİS) ve Küresel
Raporlama Girişimi’nin (GRI)
sürdürülebilirlik raporlama
ilkeleri doğrultusunda
hazırladı.
Yaşar 2012 Sürdürülebilirlik
Raporu’nda; enerji ve iklim
değişikliği, su kullanımı ve
atık su, kullanılan malzeme
ve atık, sağlık ve güvenlik
ve toplumsal katkı olmak
üzere belirlenen beş öncelikli
alanda gerçekleştirilen
çalışmalar ve kaydedilen
performans değerlendirildi.
Raporda Dyo’nun; çevre,
kalite, müşteri memnuniyeti,
çalışanlarının eğitimi ve
sosyal sorumluluk alanında
yürütülen çalışmaları da
yer aldı. Dyo, topluluğun
diğer şirketlerinde
olduğu gibi karbon ayak
izi hesaplamalarını da
tamamlamış durumda. 2012
yılında Dilovası fabrikasındaki
çevreci uygulamaları ile
Kocaeli Sanayi Odası’nın
Şahabettin Bilgisu Çevre
Büyük Ödülü’nü kazanmıştı.
Üretimde enerji verimliliğini
hedefleyen Dyo, daha yaşanır
bir çevre için suyun verimli
kullanımı, atık kontrolü ve
geri dönüşüm konusunda da
çalışmalar yürütüyor.
49
MOBİLYA - BAHÇE
Soğuk Bahçelere
Sıcak MobIlyalar
Biraz hava almak, biraz da olsa evin dışına çıkmak,
elinizde kahve fincanınızla dışarıda yağan yağmuru
izleyebilmek için en adreslerdir kış bahçeleri.
kış bahçelerinin sahipleri mobilyalarınızın ömrünü
uzatmak için kolları sıvayın!
50
Y
ine bir yazı arkamızda
bıraktık. Her mevsim
geçişinde kendimiz kadar
mobilyalarımızın da bakıma
ihtiyacı olduğunu unutmamak
gerekiyor. Günlük hayatımızda
oldukça yoğun bir şekilde
kendisine yer bulan ahşap
bahçe mobilyalarımız
özellikle ilkbahar ve yaz
boyunca rüzgar, güneş,
yağmur ve biyolojik
zararlıların direkt etkisine
maruz kalır. Buna bağlı
olarak da yıpranması daha
da hızlanır. Mobilyalarımız
hızlı yıpranmanın etkilerine
dur diyebilmek ve uzun
yıllar ilk günkü gibi işlevini,
sağlamlığını ve estetik
görünümünü devam
ettirebilmek için bakıma
ihtiyaç duyar. Eğer
mobilyalarımızı gerekli
bakımlardan mahrum bırakmış
ve iyi muhafaza etmemişsek
zamanla biçim ve görünümleri
değişebilir.
Basit uygulamalarla
mobilyalarınız ilk günkü gibi
görünsün
Mobilyalarınızı bakımı için
yapacağınız ilk ve en basit
koruma yöntemi günlük
bakım yaparken tozu ve kiri
almak için hafif nemli bir
bez kullanmak olacaktır. Bu
51
MOBİLYA - BAHÇE
sayede günlük bir şekilde
temizlenen mobilyalar toz ve
kir yuvası haline dönüşmediği
için daha az oranda bakteriye
ev sahipliği yapacaktır.
Buna ek olarak ahşap
üzerindeki su geçirmez
koruyucu tabaka kullanım
oranına ve bulunduğu
yere bağlı olarak zamanla
işlevini kaybedebilir. Ahşap
mobilyalarının çevresel
koşullara maruz kalmasından
dolayı üzerinin gümüş
renkli bir küf tabakası ile
kaplanması sıkça yaşanan bir
durumdur. Eğer mobilyanızı
bu etkiye maruz bırakmak
istemiyorsanız öncelikle ahşap
mobilyalar için özel olarak
üretilmiş yağları uygulamak
yerinde bir davranış olacaktır.
Bu nedenle belli periyotlarla
mobilyalarınızı yağlamak
ve vakslamak da ömrünü
uzatmanıza yardımcı
olacaktır. Yağlamadan önce
mobilyalar ılık sabunlu suyla
temizlenmeli ve gerekiyorsa
hafifçe sıyrılmalıdır. Ahşap
ürünün doğal renk tonunun
korunabilmesi için her zaman
renksiz yağlar kullanın.
52
Kullanımın yoğunluğuna bağlı
olarak ahşap mobilyalarda
oluşan küçük pürüzler, lekeler
ve çizikler de (ahşap ürün
işlenmemiş olduğu sürece)
çoğunlukla orta ince bir
zımpara kâğıdıyla çabucak ve
kolayca ortadan kaldırılabilir.
Yağlanmış ve vakslanmış
yüzeylerin zımparalamanın
ardından uygun şekilde
yeniden elden geçirilmesi
gerekir.
Doğru yerde saklayın!
Bakım kadar ahşap bahçe
mobilyalarının sonbahar ve kış
aylarında muhafaza edildiği
yer de önemlidir. Öncelikle
serin, iyi havalandırılan bir
bahçe deposu mobilyaların
saklanması için en ideal
ortamı oluşturur. Çünkü
ahşap, havadaki neme bağlı
olarak çeker ve genleşir.
Bu nedenle örneğin bahçe
mobilyalarının kışın sıcak
olan ortamlarda tutulmaması
önerilir. Çünkü sıcak hava
ahşabı kurutur ve kurumaya
bağlı olarak da yüzeyde
çatlaklar oluşur.
Gördüğünüz üzere pek
çoğumuz için oldukça
sıkıcı olan ahşap bahçe
mobilyalarının bakım ve
temizliğini birkaç adımda
kolay bir şekilde yaparak bir
hobiye dönüştürmek de sizin
elinizde.
53
TEKNOLOJİ
Hayatı
Kolaylastırmak
.
İçin Varlar
Bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler hayatımızı
dört bir koldan sardıkça, aplikasyonlar arasındaki
rekabet de kızıştı. Milyonlarca kişiye ulaşan uygulamalar
kullanıcı ihtiyaçlarını gözeten özellikleri ve
güncellemeleriyle ULUSLARARASI popülariteye ulaştılar
54
Google Maps
Evliya Çelebi’nin haritalarının
üstünden çok zaman
geçti, artık yeni fenomen
Google Maps. İstediğiniz
yeri kuşbakışı görebileceğiniz,
işaretleyebileceğiniz bu
uygulama sayesinde kaybolma
riskiniz sıfır. Arama çubuğunda
“eğlence mekanları” veya “İtalyan
restoranları” gibi spesifik aramalar
yapabileceğiniz gibi, yaptığınız en
son üç arama da kutuda belirecek.
Aramalarda beliren mekanlar, ilgi
noktaları olarak işaretlenecek ve
siz o mekanların yakınındayken bir
eğlence mekanına ya da İtalyan
restoranına yaklaştığınızı fark
edebileceksiniz.
4 pıcs 1 word
2013’ün en çok download edilen
uygulamaların bir diğeri ise Android,
iPhone ve iPad için geliştirilen 4 pics
1 word adlı oyun aplikasyonu. Bir
tür bulmaca olan bu oyun adından
da anlaşılacağı üzere 4 resim 1
kelime oyunu. Oyunda karşınıza 4
adet resim geliyor ve siz
resimlerin anlattığı kelimeyi
tahmin ediyorsunuz. Bu
kadar basit…
Dropbox
Dropbox, 2GB’a kadar
ücretsiz depolama alanı
sunan, cloud tabanlı
bir yazılım. Tabi ücret
ödeyerek depolama kapasitesini
arttırabiliyorsunuz. Yaygın
kullanılan bir uygulama olan
Dropbox sayesinde dosyalarınıza
her türlü platformdan oldukça
kolay şekilde ulaşabiliyorsunuz.
Windows, Mac OS ve Linux’ün
desteklendiği bilgisayar dünyasının
yanında, mobil dünya için iOS,
Android ve BlackBerry desteği de
mevcut.
TANGO
Popülaritesi artan uygulamalardan
biri de video arama hizmeti sunan
Tango Video Calls. Yazılımın
Android, Windows Phone ve
iPhone sürümleri bulunuyor.
Tango, aslında hepimizin yakından
tanıdığı Skype gibi, internet
üzerinden sesli ve görüntülü
görüşme imkanı sunan bir VOIP
uygulaması. Fakat diğer
rakiplerinden en büyük
farkı iPhone ve Android
gibi mobil platformlara
yoğunlaşmış olması.
55
SOSYAL MEDYA
SOSYAL MEDYAYI
DOĞRU KULLANAN
İŞLETMELER
KAZANIYOR!
Zaman değişiyor... Dijital enformasyon
çağının olanca kuvvetiyle kendini
hissettirdiği günümüzde, iş yapış
şekilleri de kendisini sosyal medya
kavramı üzerinden yeniden tanımlıyor.
Bugün firmanızın uzun yıllar boyu
varlığını devam ettirmek istiyorsanız,
milyarlarca insan için yeni bir yaşam
alanı haline dönmüş durumda olan
sosyal medyanın nimetlerinden de
yararlanmalısınız.
56
E
konomik büyümenin yolu
sosyal medyadan geçiyor.
5 yıl öncesine kadar birisi
bizim yaşam şeklimizi,
alışkanlıklarımızı, karar verme
sürecimizi kısaca hayatımızı
kökünden değiştirecek
sanal bir dünyanın gerçek
dünyamızın yerini alacağından
bahsetseydi hiç kuşkusuz
hepimiz böyle bir şeyin
imkansızlığından dem
vururduk. Ancak Türkiye
bundan 5 yıl gibi kısa bir süre
önce, yaşam ve çalışma adına
yıllardır büyük bir özveri ve
deneyimlerle oluşturduğumuz
ezberleri kökünden sarsacak
bir yenilikle tanıştı. Dünyada
yeni bir çağın başlangıcı
kabul edilen Facebook,
bizlerin sosyal kimliğini ortaya
koyduğu bir alan haline
geldi. Zamanla Facebook’u
milyonlarca takipçi sayısıyla
Twitter, Linkedin gibi siteler
takip etti. Başlangıçta
insanların sosyalleşmesi
amacıyla hayata geçirilen bu
sitelere insanların kolayca
adapte olması ve neredeyse
hayatının her anını ona göre
şekillendirmesi nedeniyle
sosyal medya; haberleşmeden
iletişime, markalaşmadan
pazarlamaya, siyasi karar
alma süreçlerinden ekonomik
düzenlemelere ve daha birçok
alana yayılımı son derece hızlı
ve güçlü olan bir uygulama
alanı haline geldi. Insanların
yaşayışına bu denli etkisi
olan sosyal medya, elbette ki
iş dünyasının da gözünden
kaçmadı. Günümüzde şirketler
tarafından iş bağlantısı
kurmak, şirketlerin marka
bilinirliği artırmak, kurumsal
kimliğini tanımlamak hatta
ürünlerini pazarlamak ve
reklamını yapmak amacıyla
sıklıkla sosyal medyanın
yardımına başvuruluyor.
Markalaşmanın ön
koşullarından biri olarak
da görülen sosyal medya
ekonomik büyümenin de
anahtarını elinde tutuyor.
Doğru strateji=başarı
Sosyal medyayı doğru
kullanmak için öncelikle iyi bir
strateji geliştirmek gerekiyor.
Öncelikle şirketlerin sosyal
medyanın satış yapılacak
bir yer değil de markalarını
takipçileriyle buluşturdukları
bir ortam olduğunu
unutmamaları gerekiyor.
Zaten uzmanlar da satış
içerikli mesajların takipçilere
oldukça itici geldiğini;
sosyal medyanın, şirket ve
markaların satış grafiklerini
direkt olarak değil, dolaylı ve
uzun vadede artırabilecek
bir ortam olduğunu ifade
ediyorlar.
57
SEKTÖRDEN
‘‘Dyo Ürünlerini Satmak
’’
Bır Ayrıcalık
1954 yılında Muharrem
Altınpınar tarafından
Antalya bölgesinde
kurulan Altınpınar,
Dyo boyalarının,
boya malzemelerinin
bölgede satışını ve
dağıtımını üstleniyor.
Şirket yöneticisi Tunay
Altınpınar Dyo ürünlerini
satmanın bir onur
olduğunu dile getiriyor.
58
Firmanızı tanıyabilir miyiz?
Müşteri memnuniyetini en üst
düzeyde tutup; performansı
yüksek, evrensel kalite ve
standartta ürünler ve hizmet
sunmayı hedefleyen firmamız;
hızla değişen ve gelişen
talepleri en doğru en kısa
sürede karşılamayı amaçlıyor.
Firmamızın inşaat boyaları,
mobilya boyaları, oto ve
sanayi boyaları ve deniz
boyaları konusunda uzman
kadrosu, sahip olduğumuz
bilgi ve teknoloji ile her bireyin
birey olarak değer ifade ettiği
ilkesinden hareketle çevreye
saygılı, dinamik ve yenilikçi bir
anlayışla çalışıyoruz.
üretilen ürünleri satmak benim
için onurdur, gururdur.
Ürün gamına göz atıldığında
en çok hangi ürünler tercih
ediliyor?
2013 yılında pazara
sunduğumuz Dyo
dinamik mat ürünümüz
beklediğimizden daha fazla
rağbet gördü. Ayrıca PTFE
katkılı iç cephe ve dış cephe
ürünlerimiz de hala cazibesini
koruyor. Sektörümüzde
bu yılın trend renkleri dış
cephede; alaçatı, iztuzu, vizon
renkleri, iç cephede; alaçatı,
kumsal, kartepe ve meltem
olarak öne çıkıyor.
Ar-Ge’si yapılan yeni çıkacak
ürünler var mı? Trendler nedir?
Boya sektöründe trendi kalite,
renk ve müşteri memnuniyeti
belirliyor.
Müşteri güvenini sağlamak
adına neler yapıyorsunuz?
Sektörümüzdeki en önemli
sorun özellikle alt segment
ürünler ile olan haksız
rekabettir. Firmamızda
personel, bilgi işlem ve diğer
alt yapılarımıza devamlı
olarak yatırım yapıyoruz.
Müşteri taleplerini en kısa
sürede yerine getiriyoruz ve
müşterilerimizi düzenli olarak
ziyaret ediyoruz.
Dyo’yu tercih etmenizin
nedeni nedir?
Dyo boya fabrikaları
gerçekten kaliteye en
çok önem ve değer veren
sektörde belli bir duruşa
sahip ve ürünlerini piyasaya
kabul ettirmiş önemli bir
markadır. Sayın Selçuk
Yaşar ülkemizin yetiştirdiği
en önemli insanlardan ve
sanayicilerden biridir. Sadece
boya sektöründe değil birçok
sektörde önder ve lider
olmuştur. Onun fabrikalarında
59
KURUMSAL HABERLER
DYO KALİTESİ
B
‘5 YILDIZ’LA ÖDÜLLENDİRİLDİ
oya sektöründe 59 yılı
geride bırakan DYO,
“mükemmelliği” hedefleyen
kalite yolculuğunda önemli
bir eşiği daha geçti. Türkiye
Mükemmellik Ödüllerinde,
kalitesi ‘‘Mükemmellikte
Yetkinlik Belgesi-5 Yıldız” ile
tescillenen ilk boya markası
Dyo oldu.
KalDer ve TÜSİAD işbirliği ile
13 Kasım 2013 tarihinde bu yıl
21’incisi düzenlenen Türkiye
Mükemmellik Ödülleri
töreninde, “5 Yıldız Yetkinlik
Belgesi”ni Dyo Boya
Fabrikaları Başkan Yardımcısı
ve Genel Müdürü Serdar
Oran, KalDer Bursa Şubesi
Yönetim Kurulu Başkanı
Emin Direkçi’nin elinden
aldı. Kalite konusunda Türk
iş dünyasının en prestijli
ödülüne layık görülen Dyo,
kalite çıtasını daha da
yukarıya taşımayı hedefliyor.
Dyo, 1993 yılında
sektöründeki ilk ISO 9003
Kalite Güvence Belgesi’ni
alarak başladığı kalite
yolculuğundaki çalışmalarına
2013 yılında hız verdi. KalDer
tarafından, kaliteyi Türkiye
DYO AR-GE B
MERKEZLERİ
ZİRVESİNDEYDİ
60
oya sektörünün ilk ArGe merkezi belgesine
sahip olan Dyo, Bilim ve
Teknoloji Genel Müdürlüğü
tarafından 15 - 16 Kasım 2013
tarihlerinde İstanbul Kongre
Merkezinde düzenlenen 2.
Ar-Ge Merkezleri Zirvesi’ne
katıldı. Ar-Ge’ye odaklanan
ve inovatif ürünleriyle sektöre
yön veren Dyo, yenilikçi
çözümlerini sergilediği
standıyla zirvede yerini aldı.
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan ile Bilim Sanayi
ve Teknoloji Bakanı
çapında yaygınlaştırmak
amacıyla başlatılan Ulusal
Kalite Hareketi’ne 2013
Şubat ayında imza atan Dyo,
EFQM Mükemmellik Modelini
kurumsal yönetim biçimi
olarak benimseyen ilk boya
şirketi oldu.
Nihat Ergün’ün açılışını
gerçekleştirdiği zirve, iki gün
boyunca önemli seminer ve
panellere ev sahipliği yaptı.
Sanayici ve akademisyenlerin
yoğun ilgi gösterdiği bu
büyük buluşmada; ‘KamuÜniversite-Sanayi İşbirliğinde
Ar-Ge Merkezlerinin Rolü’,
‘İnovasyon Ekosisteminin
Gelişmesinde Ar-Ge
Merkezlerinin Rolü’,
‘Ekonomik Büyüme ve
Sosyal Gelişme için Ar-Ge ve
İnovasyon’ başlıklı paneller
düzenlendi.
.
DYO BAYİLERİ DÜNYAYI GEZIYOR…
Dyo BAYİLERİ, düzenlenen
kampanyalar sayesinde
dünyayı geziyor! ispanya,
italya, hollanda ve ABD
bayilerimizin durakları
arasındaydı. KampanyaYA
KATILAN BAYİLERİMİZ Avrupa
ve ABD’de tatil şansını
elde etti…
A
kdeniz kültürü ve mimarisini
yansıtan, filmlere ve
kitaplara konu olan Barselona,
Avrupa’nın en çok ziyaretçi
çeken şehirlerinden bir
tanesi… Dyo Bayileri, şehrin
en işlek ve ünlü caddesi La
Rambla’da (Les Rambles)
gezerken, ünlü İspanyol Mimar
Gaudi’nin eserlerini de gördüler.
Barselona turu sırasında
şehrin simgelerinden olan
Gaudi’nin tamamlayamadığı
eseri Sagrada Familia Kilisesi’ni
de ziyaret ettiler. UNESCO
Dünya Tarih Mirası listesindeki
kilise; dış cephesinin güzelliği,
yüksek kuleleri ve iç duvarlarını
kaplayan doğa figürlerinin
yer aldığı camları ile ilgi odağı
olmayı başarıyor.
Dyo İnşaat Boyaları Bağlantı
Kampanyası’nda yer alan 40
bayi ise Los Angeles ve Las
Vegas’taydı. ‘Melekler şehri
L.A.’, mutlaka görülmesi ve
yaşanması gereken şehir
olarak da ABD önerileri
listesinde ilk sıralarda yer alıyor.
Amerika’nın eğlence merkezi
olarak nitelendirilen Las Vegas
ise içinde kaybolabildiğiniz
devasa casino’ları ile ünlü…
Dyo bayileri, dünyanın eğlence
merkezi olarak da tanımlanan
Las Vegas’ta keyifli zaman
geçirdiler. Dyo Sanayi ve
Oto Tamir Boyaları Bayileri
ise Roma ile Floransa’nın
eşsiz tarihi güzellikleri ve
Amsterdam’ı keşfe çıktılar…
Dyo bayilerinin İtalya turu,
her sokağında tarih kokan
şehir Roma ile başladı.
Roma’nın sembollerinden Aşk
Çeşmesi’nde artık gelenek
haline gelen dileklerini tutup,
İspanyol Merdivenleri’nde
mola verdiler… Aşk Çeşmesi’ne
para atıp dilek dileyenlerin,
dilekleri gerçekleştiğinde
tekrar Roma’ya gelip Aşk
Çeşmesi’ni ziyaret etmeleri de
bu geleneğin bir parçası.
Vittoria Zafer Anıtı’nı da gezen
bayiler, Vatikan’ı görmeyi de
ihmal etmedi.
61
BULMACA
62
Download

Dyorum Ocak 2014