İSTANBUL TİCARET ODASI
Y A Y I N NO: 1990-17
TÜRK ve YABANCI
SERMAYELİ BANKALAR
İSTANBUL, 1990
CAN MATBAASI
511 86 66
ÖNSÖZ
1980 sonrası dışa açılma süreciyle birlikte, para ve sermaye piya­
salarında belirgin bir canlanma başlamış, en önemli etkisini de banka­
cılık kesiminde
göstermiştir.
Ekonomimiz üzerinde, tartışmasız bir hayli ağırlığı olan bankacılık
sektörü, gerek cesamet ve gerekse verdikleri hizmet yönünden, geli­
şen iç ve dış işlemlere büyük ölçüde uyum göstermektedir. Bu geliş­
meler, birçok yabancı bankanın kurulmasını
ve şube
açmasını
özendirmiş; sayıları ve hacimleri bankacılık sisteminde küçük kalması­
na rağmen, özellikle dış ticaret işlemlerinde belli bir yoğunluğa ulaş­
mışlardır.
Türk ve Yabana Sermayeli Bankaların, 1980-1988 döneminde çe­
şitli açılardan gösterdiği gelişmeleri inceleyen bu çalışmayı hazırlayan.
Müşavirimiz Prof.Dr.Nazım ENGİN'e teşekkür eder, bu çalışmanın üye­
lerimize ve tüm ilgililere yararlı olmasını dileriz.
Genel
Prof.DrJsmail
Sekreter
ÖZASLAN
HAZIRLAYAN: Prof.Dr.NAZIM
ENGİN
İÇİNDEKİLER
GİRİŞ
I. TÜRKİYE'DE FAALİYETTE BULUNAN BANKALAR
5
7
II. YASAL ÇERÇEVE VE UYGULAMALAR
11
IH. BANKALARIN ŞUBE SAYISINDAKİ GELİŞMELER
19
IV BANKALARIN PERSONEL SAYISINDAKİ GELİŞMELER
25
V BANKALARIN KAYNAKLARINDAKİ (PASİFLERİNDEKİ) GELİŞMELER
31
V1.
Bankaların Özkaynaklarındaki Gelişmeler
31
V.1.1.
Cari Fiyatlarla Gelişmeler
31
V1.2.
Reel Fiyatlarla Gelişmeler
35
V.2.
Bankalann Mevduatlarındaki Gelişmeler
37
V.2.1.
Mevduat Ana Gruplan İtibariyle Gelişmeler (Tüm Bankalar)
37
V2.1.1. Cari Fiyatlarla Gelişmeler
40
V.2.1.2. Reel Fiyatlarla Gelişmeler
41
V.2.2. Özel Sermayeli Ulusal ve Yabancı Ticaret Bankalannm
Mevduatlarındaki Gelişmeler (Mevduat Ana Grupları İtibariyle)
42
V2.2.1. Cari Fiyatlarla Gelişmeler
42
V2.2.2. Reel Fiyatlarla Gelişmeler
46
V2.3.
Tasarruf Mevduatının Vadeler İtibariyle Dağılımı
47
V.3.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Bankacılık Kesimine Açtığı
Kredilerdeki Gelişmeler
49
V.3.1.
Cari Fiyatlarla Gelişmeler
49
V.3.2. Reel Fiyatlarla Gelişmeler
51
V4.
Banka Kaynaklannın Dağılımı
52
VI. BANKALARIN KAYNAK KULLANIMINDAKİ (AKTİFLERİNDEKİ)
GELİŞMELER
VI.1.
Banka Kredilerindeki Gelişmeler
VI.1.1. Çeşitli Banka Gruplarının Verdiği Kredilerdeki Gelişmeler
Vl.1.1.1. Cari Fiyatlarla Gelişmeler
VI.1.1.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Vl.1.2. Genel Kredi Stokundaki Gelişmeler
VI.1.3. Kredilerin Sektörler İtibariyle Dağılımındaki Gelişmeler
55
55
55
55
57
58
59
VII. BANKALARIN KÂRLARINDAKİ GELİŞMELER
67
VII.1.
Bankalann Toplu Gelir Tablolan ve Net Kârlanndaki Gelişmeler
(Tüm. Bankalar)
67
Vll.1.1. Cari Fiyatlarla Gelişmeler
67
Vll.1.2. Reel Fiyatlarla Gelişmeler
68
VI 1.2.
Özel Sermayeli Ulusal Ticaret Bankalannm Toplu Gelir Tabloları ve
Net Kârlanndaki Gelişmeler
69
Vll.2.1. Cari Fiyatlarla Gelişmeler
69
Vll.2.2. Reel Fiyatlarla Gelişmeler
72
VII.3.
Yabancı Bankaların Toplu Gelir Tablolan ve Net Kârlanndaki
Gelişmeler
73
Vll.3.1. Cari Fiyatlarla Gelişmeler
73
Vll.3.2. Reel Fiyatlarla Gelişmeler
75
VIII. ÖZET VE SONUÇ
77
GİRİŞ
Bu çalışma, Türk Bankacılık Sistemi içinde yer alan bankaların, 1980-1988 dö­
neminde çeşitli yönlerden sergilediği gelişmeleri incelemeyi amaçlamaktadır. Çalış­
ma, esas olarak 7 ana bölümden oluşmaktadır.
Birinci Bölümde, Türkiye'de 1988 yılı sonu itibariyle faaliyette bulunan bankalar,
dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutularak ele alınmakta, söz konusu bankaların kuru­
luş (ve açılış) yılları ele alınarak , yıllar içinde bankalann toplam sayısında meydana
gelen değişmeler incelenmektedir.
İkinci Bölümde, ileriki bölümlerin daha sağlıklı bir şekilde yorumlanmasına
olanak sağlanması amacıyla, 1980-1988 döneminde uygulamaların içinde cereyan
ettiği yasal çerçeve, ana çizgileri ile ve kronolojik bir sıra izlenerek ele alınmaktadır.
Üçüncü Bölümde, bankaların şube sayısındaki, Dördüncü Bölümde ise banka­
ların personel sayısındaki gelişmeler çeşitli yönleri ile gözden geçirilmektedir.
Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümler bu çalışmanın temel nitelikteki bölümleridir.
Bu bölümlerde gelişmeler önce cari fiyatlar cinsinden ele alınmakta, daha sonra ge­
lişmeleri enflasyonun etkisinden arındırmak amacıyla analiz bir kez de reel fiyatlar
cinsinden gözden geçirilmektedir. Böylece, çalışmada incelenen çeşitli parasal bü­
yüklüklerin hem analiz dönemimizdeki her yıl içinde, hem de 1980 yılı değerlerine
göre gerçek anlamda büyüyüp büyümediklerini, büyümüşlerse hangi oranda büyü­
düklerini ölçmek mümkün olmaktadır.
Beşinci Bölümde, bankaların kaynaklarındaki (bir diğer deyişle, banka bilanço­
larının pasifindeki) gelişmeler; (a) bankaların özkaynaklarındaki, (b) mevduatlanndaki ve (c) TC.M.B.'nm bankacılık kesimine açmış olduğu kredilerdeki gelişmeler açı­
sından ele alınmaktadır. Mevduatlardaki gelişim ele alınırken, konuya önce mevduat
ana grupları itibariyle ve tüm banka grupları açısından yaklaşılmış, daha sonra özel
sermayeli ulusal ve yabancı ticaret bankaları ayrıca ele alınarak, diğer banka grupla­
rı ile karşılaştırma ve çeşitli banka gruplanndaki içdinamiği kavrama yoluna gidilmiştir.
Bu bölümde ayrıca, tasarruf mevduatının vadeler itibariyle dağılımı üzerinde de durula­
rak faiz politikalarındaki değişikliklerin tasarruf mevduatının vade yapısı üzerindeki
etkileri saptanmaya çalışılmıştır. Beşinci Bölüm, 1980-1988 döneminde banka kaynaklannm dağılımında meydana gelen değişikliklerin bir tablo yardımı ve analizi ite
son bulmaktadır.
Altıncı Bölümde, banka bilançolarının aktifinde yer alan öğelerden biri olan ve
banka kaynaklan içerisinde en önemli kullanım yerini oluşturan kredilerdeki geliş­
meler incelenmektedir. Bu bölümde, çeşitli banka gruplarının verdiği kredilerdeki ge­
lişmeler yanında, banka kredileri toplamına. Merkez Bankası'nın dolaysız kredileri­
nin eklenmesi ile bulunan genel kredi stoğundaki gelişmeler de ele alınmakta; bö­
lüm, kredilerin sektörler itibariyle dağılımındaki gelişmelerin incelenmesi ile son bul­
maktadır.
Çalışmanın Yedinci Bölümünde, esas olarak, 1980-1988 döneminde bankaların
net kârlarında gözlenen gelişmelerin incelenmesi amaçlanmış ve bu amaç yönünde
önce çeşitli banka gruplannın "toplu gelir tabloları" oluşturulup analiz edilmiştir. Ko­
nuya önce tüm banka grupları açısından yaklaşılmış, daha sonra, gruplararası bir
karşılaştırma olanağı sağlayabilmek amacıyla, özel sermayeli ulusal ve yabancı ban­
kaların toplu gelir tablolarındaki ve bu tablolar yardımıyla da net kârlarındaki geliş­
meler ayn ayrı incelenmiştir. İncelemeler, daha önce de belirtildiği gibi, hem cari hem
de reel fiyatlar cinsinden yapılmıştır.
Çalışma, Özet ve Sonuç Bölümü ile son bulmaktadır.
I—TÜRKİYE'DE FAALİYETTE BULUNAN BANKALAR
1988 yılı sonu itibariyle Türkiye'de toplam 60 tane banka faaliyette bulunmakta­
dır. Aşağıda Tablo 1'de de görülebileceği gibi bu bankalan:
a) Emisyon Bankaları
b) Ticaret (Mevduat) Bankaları ve
c) Kalkınma ve Yatınm Bankalan
şeklinde üçlü bir tasnife tabi tutmak mümkündür. Ticaret Bankaları da kendi içinde
" U l u s a r ' ve " D i ğ e r " ticaret bankaları şeklinde iki başlık altında incelenebilir. Ulusal
ticaret bankalarını ise, "özel sermayeli ticaret bankalan" ve "kamusal sermayeli ti­
caret bankalan" şeklinde ayrıca iki ayrı başlık altında incelemek mümkün ve yararlı­
dır. Diğer ticaret bankalarından kasıt yabancı ticaret bankalarıdır. Bu bankaları da
"Türkiye'de kurulmuş yabancı bankalar" ve "Türkiye'de şube açan yabancı bankalar"
tasnifine tabi tutabiliriz. Kalkınma ve yatınm bankalan da kendi içinde "kamusal
sermayeli" ve "özel sermayeli" olarak ikiye aynlabilir.
Türkiye'de emisyon bankası işlevi gören tek banka Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası'dır ve 1931 yılında kurularak faaliyete geçmiştir. Kamusal sermayeli ticaret
bankalarımızın sayısı 1988 sonu itibariyle 8, özel sermayeli ticaret bankalanmızm sa­
yısı ise 25'dir.Aynı tarih itibariyle Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı bankalann sayı­
sı ise 19'dur. Bunlardan 4 tanesi Türkiye'de kurulup faaliyete geçmişken, 15 tanesi
Türkiye'de şube açma yoluyla faaliyete geçmiş yabancı bankalardır. Türkiye'de faali­
yette bulunan toplam 7 kalkınma ve yatırım bankasının, 3 tanesi kamusal sermayeli,
4 tanesi ise özel sermayelidir.
Tablo 1'de aynca bankaların kuruluş yıllarını da görmek mümkündür. Buna gö­
re, Türkiye'de kurulup faaliyete geçen en eski 2 banka, 1863 yılında kurulmuş olan
TC. Ziraat Bankası ve yabancı banka statüsündeki Osmanlı Bankası A.Ş.'dir. Tablo­
da, kuruluş yılı açısından dikkati çeken ve vurgulanması gereken bir nokta, toplam
24 tane olan özel sermayeli ulusal bankadan 9 tanesinin 1980 sonrası dönemde ku­
rulmuş olmasıdır. Kamusal sermayeli ticaret bankalarından sadece 1 tanesi 1980 son­
rası dönemde (1988'de) kurulmuştur ki bu da daha önce kurulup faaliyette bulunan
iki bankanın bir isim altında birleştirilmesi şeklinde olmuştur. Türkiye Emlâk Kredi
Bankası ile Anadolu Bankası 1988 yılında birleştirilerek Türkiye Emlâk Bankası (Konutbank) adını almıştır. Bunlardan ilki 1926 yılında, ikincisi ise 1962 yılında kurulmuş­
tur.
Yabancı bankaların kuruluş ve açılış yılına ilişkin durumu ise çok daha çarpıcı­
dır Bu bankalardan Türkiye'de kurulmuş olan 4 tanesinden 3'ü; Türkiye'de şube açıp
faaliyet gösteren 15 tanesinden ise 13 tanesi 1980 sonrası dönemin ürünleridir. Bu
açıdan bakıldığında, 1980 sonrası dönemi "Türkiye'de yabancı bankalar dönemi" ola­
rak tanımlamak mümkündür.
Kalkınma ve yatırım bankalanna gelince. Tablo 1'de görüldüğü gibi, bunlardan
kamusal sermaye ile kurulanlardan yalnızca bir tanesinin (Tİhracat Kredi Bankası
A.Ş.) 1980 sonrasında kurulduğu görülmektedir. Bu banka, aslında, 1964 yılında ku-
rulmuş olan Devlet Yatırım Bankası'nın 1987 yılında yapısı ve ünyanı değiştirilerek
kurulmuştur ve yaygın adı ile Türk Eximbank olarak bilinmektedir Özel sermayeli kal­
kınma ve yatınm bankalarından ise iki tanesi 1980 sonrası dönemde, 1988'de kuru­
lup faaliyete geçmiştir. Tüm bankalar birlikte ele alındığında, 8 bankanın 1988 yılında
faaliyete geçmiş olması da vurgulanması gereken bir eğilimin göstergesi olarak alı­
nabilir
Tablo: 1
TÜRKİYE'DE FAALİYETTE BUUÜNAN BANKALAR
(1988 Sonu İtibariyle)
Kuruluş Yılı
I. Emisyon Banicası
1. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
II. Ulusal Ticaret (Mevduat) Bankaları
A) Özel Sermayeli Bankalar
1. Türkiye İş Bankası A.Ş.
2. Akbank T.A.Ş.
3. Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
4. Türk Ticaret Bankası A.Ş.
5. Pamukbank TA.Ş.
6. Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
7. Şekerbank T.A.Ş.
8. Egebank A.Ş.
9. Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası A.Ş.
10. Türkiye İmar Bankası TA.Ş.
11. Türk Dış Ticaret Bankası A.Ş. (Dışbank)
12. Eskişehir Bankası TA.Ş. (Esbank)
13. Milli Aydın Bankası TA.Ş. (Tarişbank)
14. TTütüncüler Bankası A.Ş.
15. Demirbank TA.Ş.
16. TEkonomi Bankası A.Ş.
17. İktisat Bankası TA.Ş.
18. Tİthalat ve İhracat Bankası A.Ş. (Impexbank)
19. Adabank A.Ş.
20. Koç-Amerikan Bank A.Ş.
21. Tekstil Bankası A.Ş.
22. Finansbank A.Ş.
23. Netbank A.Ş.
24. TTurizm Yatırım ve Dış Ticaret Bankası A.Ş.
25. BNP-AK Bankası A.Ş.
B) Kamusal Sermayeli Banlcalar
I.T.C. Ziraat Bankası
2. TVakıflar Bankası T.A.O.
3. Türkiye Halk Bankası A.Ş. (Halkbank)
4. T.Emlak Bankası A.Ş. (Konutbank)
5. TÖğretmenler Bankası (Töbank)
6. Etibank
7. Denizcilik Bankası TA.Ş.
8. Sümerbank
1931
1924
1948
1944
1913
1955
1946
1953
1928
1988
1928
1964
1927
1913
1924
1953
1927
1927
1984
1985
1986
1986
1987
1988
1988
1986
1863
1954
1938
1988
1959
1935
1952
1933
III. Diğer Ticaret Bankaları
Yabancı Bankalar^
Türkiye'de Kurulmuş Yabancı Bankalar
1. Osmanlı Bankası A.Ş.
2. Arap-Türk Bankası A.Ş.
3. Chemical Mitsui Bank A.Ş.
4. Birleşik Türk Körfez Bankası A.Ş.
Türkiye'de Şube Açan Yabancı Bankalar
1. Banco di Roma
2. Holantse Bank-Uni N.V.
3. Citibank N.A.
4. Bank Mellat
5. Bank of Credit and Commerce International
6. Türk Bankası Limited
7 Habib Bank Limited
8. The Chase Menhattan Bank N.A.
9. The First National Bank of Boston
10. Manufacturers Hanover Trust Co.
11. Saudi American Bank
12. Bank of Bahrein and Kuwait B.S.C.
13. Banque Indo-Suez
14. Standard Chartered Bank
15. Crédit Lyonnais
IV. Kalkınma ve Yatırım Bankaları
A) Kamusal Sermayeli Bankalar
1. DESİYAP (Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası A.Ş.)
2. İller Bankası
3. Tİhracat Kredi Bankası A.Ş. (TÜRK EXIMBANK)
B) Özel Sermayeli Bankalar
1. Sınai Yatırım ve Kredi Bankası A.O.
2. T.Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.
3. Türk Merchant Bank A.Ş.
4. Yatırım Bank A.Ş.
1863
1977
1985
1988
Açılış Yılı
1911
1921
1981
1982
1982
1982
1983
1984
1984
1984
1985
1986
1986
1986
1988
Kuruluş Yılı
1975
1933
1987
1963
1950
1988
1988
(1) Bankalar Kanunu'nun 3. Maddesindeki "Milli Banka" tarifine girmeyen bankalar bu gruba alınmışlar­
dır.
II—YASAL ÇERÇEVE VE UYGULAMALAR
Bu kısımda, bundan sonraki bölümlerin daha sağlıklı bir şekilde yorumlanması­
na olanak sağlanması ve 1980-1988 döneminde banka şube sayılarında, banka özkaynaklarında, mevduatlarda ve kredilerde v.s. meydana gelen gelişmelerin daha sağ­
lam temellere dayalı bir şekilde analiz edilebilmesi için, uygulamaların içinde cere­
yan ettiği yasal çerçevenin ana çizgileriyle ele alınması uygun görülmüştür. Kronolo­
jik bir sıra izlersek, 1980-1988 döneminde Türk Bankacılık Sistemlinin çerçevesini
çizen yasal düzenlemeleri satır başları ile şu şekilde özetlemek olanaklıdır.
— 1980-1988 döneminde bankacılık sistemimizi etkileyen yasal düzenlemelerin
incelenmesine 1958 tarihli ve 7129 sayılı Bankalar Kanunu ile başlamak doğru olur.
Bu kanunun 38. maddesi, banka kredilerinin kullandıniması ile ilgilidir. Bu maddenin
katı hükümleri daha sonra 23.7.1979 tarihli 28 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
(K.H.K.) ve 22.7.1983 tarihli 70 sayılı K.H.K. ile bir anlamda sulandırılmış ve bu yolla
özellikle grup kredilerinde (= dolaylı kredilerde) artırımlara gidilmiştir.^ 7129 sayılı
Bankalar Kanunu 1983'de köklü bir şekilde değiştirilmiştir.
— 7129 sayılı Bankalar Kanunu'nda 23.7.1979 tarihli, 28 sayılı K.H.K. ile yapılan
değişiklikler, yukarıdakilere ek olarak, ayrıca, bankalan daha yüksek özsermaye ile
çalışmaya zorlayacak hükümler de taşımaktaydı. Özellikle, bankaların açacaklan her
şubeye tahsis edecekleri en az sermaye tutarını düzenleyen maddede yapılan deği­
şikliğin, bu konuda çok etkili olduğu söylenebilir.
— 30 Temmuz 1981 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2499 sayılı Sermaye Pi­
yasası Kanunu (1980'lerin başlarında kamuoyunu meşgul eden bankerlerin faaliyet­
leri bu yasa ile düzenlenmekteydi).
—1981 yılı sonlarına doğru yayınlanan Para ve Kredi Kurulu'nun 55 sayılı karan
ve Maliye Bakanlığı'nın "Yeni Banka Kurulması, Mevcut Bankalann Gelişmesi ve Ya­
bancı Bankalann Şube Açmasıyla ilgili Tebliği. Bu düzenlemeler, yeni banka kurulma­
sını ve yeni şube açılmasını çok güçleştirmiştir. (Aşağıda, 1980-88 döneminde şube
sayısındaki gelişmeler incelenirken bu noktanın anımsanması yararlı olacaktır.) Anılan
karar ve tebliğe göre, yeni banka kurulmasına izin verilebilmesi için "ortaklarca ta­
ahhüt edilecek en az sermaye tutarının 4 milyar TL. olması, taahhüt edilen sermaye­
nin % 50'sinin kuruluş safhasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda bloke
edilmesi ve ödenmiş sermayenin en geç 2 yıl içinde 4 milyar TLye çıkarılması" ön
koşul olarak belirtilmektedir. Burada hemen belirtelim ki, bankacılık sektörüne giri­
şin yasal düzenlemeler yoluyla (kuşkusuz diğer yollarla da) engellenmesi, bankacı­
lık sektörünün oligopolistik yapısını güçlendirici bir etki yaratacaktır.
— 1211 sayılı Merkez Bankası Yasası'nm 41. maddesine göre, "Hazine ve kat­
ma bütçeli idarelerle, özel idare ve belediyelere ait paraların, kurulu olduğu yerlerde
TCumhuriyet Merkez Bankası şubelerine, kurulu bulunmadığı yerlerde de muha(1) Bu değişiklikler, banka özkaynakiarmın tek bir şirket grubuna yatırılması sakıncasını ortaya çıkarması
nedeniyle eleştirilebilir. Şirket gruplaşmalarının, bu değişiklikler nedeniyle daha sonraki yıllarda sun'i
bir şekilde arttığını söylemek mümkündür.
birlerine yatırılmasr zorunlu bulunmaktadır. Bu nedenle de resmi mevduat, daha çok
Merkez Bankası'nda ve bu bankanın muhabiri olan TC. Ziraat Bankası'nda toplan­
maktadır. Aşağıda, mevduattaki gelişmeler incelenirken bu noktanın anımsanması
yararlı olacaktır.
— Yukarıda, 1958 tarihli, 7129 sayılı Bankalar Kanunu'nun 1983 yılında köklü
bir şekilde değiştirildiğine değinmiştik. Gerçekten de 1983 yılı Türk Bankacılık Siste­
mi için önemli bir yıl olmuştur. 22 Temmuz 1983 tarihinde yürürlüğe giren 70 sayılı
K.H.K., evvelce değindiğimiz değişiklikleri getirmesinin yanında, ayrıca, bankalar için
zorunlu en az sermaye ile şubelere ayrılması gereken sermaye tutarlarını önemli öl­
çüde artırmıştır. Ancak bu kararname, bankalara, sermaye koşullarına uyum için iki
yıllık bir süre tanımıştır. Dolayısıyla, aşağıda bankaların özkaynaklarındaki gelişme­
ler incelenirken, 70 sayılı K.H.K.'nin 1985 yılı ortalarından itibaren ne şekilde bir etki­
ye sahip olduğu konusu, açıklığa kavuşacaktır. Oradaki gelişmeleri, bu nedenle, bu
açıdan da yorumlamak yararlı olacaktır.
Bankacılık faaliyetlerini düzenleyen 70 sayılı K.H.K. ayrıca, bankalar için tekdü­
zen hesap planı, tip bilanço ve kâr-zarar cetveli öngörmüş; bankaların uygulama ve
düzenleme esaslarına ilişkin izahnameye uygun olarak bunları tutmak ve düzenle­
mek zorunda olduklarını da hükme bağlamıştır. Aynca, ilân olunmuş banka bilanço
veya kâr-zarar cetvelinin gerçeği yansıtmadığı belirlendiği takdirde, ilgili bankanın,
Maliye Bakanlığı'nın talimatı üzerine düzeltilmiş bilanço veya kâr-zarar cetvelini dü­
zeltme beyanı ile birlikte gazetelerde ilan etmesi zorunluğu getirilmiştir. "Ancak bu
hükümlerin uygulaması şimdiye kadar görülmemiştir."^ 70 sayılı K.H.K.'ye göre, mev­
duatın vade ve faizlerini belirleme yetkisi Maliye Bakanlığı'na verilmiş, bankaların da­
ğıtacağı krediler sınırlanmış ve böylece bankaların toplayabilecekleri mevduata da
bir sınırlama geirilmiştir. 70 sayılı K.H.K. ile, böylece, bankalar sıkı bir denetim altına
alınmış oluyordu. Bunun nedeni, büyük küçük çoğu bankerlerin iflas etmiş olması
ve bunlan bazı küçük bankalann izlemiş bulunmasıdır.^
— 1983 yılı sonunda bir Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile "Özel Finans Kurumu"
adı altında, kâr-zarar ortaklığı esasına göre faaliyet gösterecek kurumların tesisine
izin verilmiştir (16.12.1983 tarih ve 83/7506 sayılı kararname). Bu kararnamenin hü­
kümleri 19 Şubat 1984'te yürürlüğe girmiş, 1985 yılı başlarında da Faisal Finans Ku­
rumu ve Al-Baraka Türk unvanlı iki özel finans kurumu faaliyete geçmiştir.
— Yine 1983 yılı sonunda Türk Parasının Kıymetinin Korunması'na ilişkin yeni
düzenlemeler sonucu, Türkiye'de yerleşik kişilere de Döviz Tevdiat Hesabı (DTH) aç­
ma olanağı tanınmıştır. Bu mevduatın ana gruplar arasındaki dağılımı konusu açısın­
dan önemlidir ve aşağıda bu tür mevduattaki gelişmeler konusu ele alındığında anım­
sanmasında yarar vardır.
—771984 tarihinde yürürlüğe giren 30 sayılı karar, konumuz ile ilgili en önemli
metinlerden birini oluşturmaktadır (Bu karar daha sonra 20.10.1986 ve 13.12.1986 ta­
rihlerinde tadil edilmiştir). Bu karar, döviz ithalini serbest bırakmakta ve yurt dışına
(1) AKGUÇ, O., 1983 Yılında Bankalar, "Banka ve Ekonomik Yorumlar", Eylül 1984, s. 64
(2) Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için gör: KAZGAN, G. "Ekonomide Dışa Açık Büyüme", Altın Kitaplar,
Bilimsel Sorunlar Dizisi, İstanbul 1985, s. 400
çıkışlarda sınırlar koymaktadır. Bankalann döviz işlemleri MB tarafından belirlene­
cek esaslar dahilinde serbest bırakılmakta, vadeli döviz alım ve satımına yine MB
kontrolünde izin verilmektedir. Bu karara ilişkin 13.7.1984 tarihli MB genelgesi ile ban­
kaların yurtdışına efektif sevketmesi serbest bırakılmış, döviz pozisyonu yönetiminin
esaslan açıklanmış, yönetim ile ilgili olarak, "likidite oranı", "kur riski oranı" ve "dö­
viz tevdiat hesapları kullanım oranı" gibi kriterler getirilmiştir. Kredi mektuplu DTH
(Dresdner ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.^
— 3182 sayılı Bankalar Kanunu, 25 Nisan 1985'de son şeklini almış, 2 Mayıs
1985'te de yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile, 7129 sayılı Bankalar Kanunu'nun bazı
maddelerinin değiştirilmesine ilişkin 28 sayılı K.H.K. ile, bankalar hakkındaki 70 sa­
yılı K.H.K. değiştirilerek kabul edilmiştir. Bu kanun, bankalar için tek düzen hesap
planı, tip bilanço ve kâr-zarar cetveli öngörmüştür. Kanunun M.3/8'inde banka özkaynakları, ödenmiş sermaye veya Türkiye'ye ayrılmış sermaye ile yedek akçelerden
oluşmaktadır (Örneğin AT bankacılığında ise özkaynak hesabına banka hisse senet­
lerinin değer artış farkları da eklenir).^ Yine bu kanunun 78. maddesi uyannca Ba­
kanlar Kurulu'nun yapmış olduğu düzenleme, bankalar için zorunlu en az sermaye
ve şubelere ayniması gereken sermaye tutarlarını önemli ölçüde artırmıştır. Bu ka­
nun, aynca, yerli ve yabancı bankaların açılma ve şube sayısını artırmaları ile ilgili
kurallan, muhasebe ve denetim standartlarını, tasarruf mevduatı sigorta fonunu, ban­
kalann kredi alacaklannın tahsilinin hızlandınlmasına ilişkin maddeleri içermektedir.
Kanun ile bankalar için bir örnek muhasebe ve rapor sistemi oluşturulmuş ve böyle­
ce bankalann şeffaflaştıniması yönünde önemli sayılabilecek bazı adımlar atılmıştır.^
— 28.6.1985 tarihinde 3228 sayılı Finansall Kiralama Kanunu yürürlüğe girmiş­
tir. Bu kanun, özellikle yatınm mallannın veya teknolojisi çabuk değişen mallann, sa­
tın alınma yerine dışandan kiralanması konusunu düzenlemiştir.
— 1 Ocak 1986'dan başlayarak Türk Bankacılık Sistemi tekdüzen hesap planı
uygulamasına geçmiş, aynı tarihte, tahsili gecikmiş alacaklar için karşılık aynimaya
başlanmıştır. Bankalann tesis etmek zorunda bulunduklan mevduat munzam karşılık­
larının oranı % 15'e düşürülmüş, 1 Ocak 1986'dan başlayarak bu karşılıklara faiz öden­
mesi durdurulmuştur. (Burada hemen belirtelim ki, bankalann faiz ödeyerek topla­
dıkları mevduatın % 15'ini faiz almadan T.Cumhuriyet Merkez Bankası'na yatırmalan zorunluğu, kaynak maliyetinin yükselmesine yol açtığından, kredi faizlerinin de yük­
selmesine neden olabilecektir. Aşağıda, 1980-1988 döneminde kredilerdeki gelişmeler
konusu ele alınırken bu noktanın anımsanması yararlı olacaktır.)
— Nisan 1986'dan itibaren bankalararası TL. piyasası oluşturulmuş, İMKB da
1986 yılı başından itibaren faaliyete geçmiştir.
•— Devlet Yatırım Bankası, 31 Mart 1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunla yapı ve un­
van değiştirerek bir ihracat-ithalat bankası (Türk EXIMBANK) olarak örgütlenmiştir.
Yukarıda, 1980-1988 döneminde bankacılık faaliyetlerini belirleyen ve etkileyen
yasal çerçeveyi ana çizgileri ile özetlemiş bulunuyoruz. Aşağıda, 1980-1988 döne­
minde bankacılığımızla ilgili çeşitli gelişmeleri analiz ederken bu yasal çerçevenin
anımsanmasında ve yorumlann bu çerçeve ışığında yapılmasında yarar olduğunu
(1) Daha ayrıntılı bilgi için görünüz: KORUM, U. 'Türk Finans Sektörünün Dışa Açılması", TÜSİAD yayını,
Haziran 1989,SS.19-20
(2) Bu konuda daha aynntılı bilgi için, G Ü V E N , Ö. "AT ve Türkiye'de Bankacılık", TÜSİAD yayını, 1988,
s. 35 görülebilir.
(3) Daha aynntılı bilgi için, KORUM, U. y.a.g.e. 88.22-24 görülebilir.
burada bir kere daha anımsatıyoruz. Özellikle mevduattaki gelişmeler ve mevduatın
vade yapısı üzerinde etkili olan önemli bir nokta da, 1980-1988 döneminde izlenen
faiz politikalarının gösterdiği değişikliklerdir. Bu konu da aşağıda yine ana çizgileri
ile ele alınmaktadır. İleride, mevduattaki gelişmeler ele alındığında, izlenen faiz poli­
tikasındaki değişikliklerin gerek mevduatın artış hızı ve dağılımı ve gerekse mevdua­
tın vade yapısı üzerinde etkilere sahip olacağı akılda bulundurulmalıdır.
— Faiz oranlan konusunda, analiz dönemimiz açısından ilk önemli karar, 4.6.1980
tarih ve 8/909 sayılı karardır. Ekonomik yazınımıza 'Temmuz Bankacılığı" olarak ge­
çen uygulamayı 1 Temmuz 1980 tarihinde başlatan bu karar kredi ve vadeli mevduat
faiz oranlarının bankalarla müşterileri arasında serbestçe belirleneceği hükmünü ge­
tirmiştir. Böylece, aslında 1974'den beri faizler konusunda varolan kısmî serbesti da­
ha da genişletilmiş oluyordu. Evvelce faiz yalnızca uzun vadeli mevduat için serbest­
ken, 1 Temmuz 1980'den sonra bütün vadeli mevduat için serbest hale getirilmiş ve
vadeler kısaltılmıştır.^ Vadesiz mevduat için faiz oranının % 5'den fazla olamayaca­
ğı hükme bağlanmıştır. Kararnamenin bir diğer hükmü de bankalann 6 ay ile 2 yıla
kadar vadeli, hamiline yazılı mevduat sertifikası çıkarabilecekleri ile ilgiliydi.
— 1981 yılı içinde faiz oranları üzerinde üç defa değişiklik yapılmıştır: 1 Şubat
1981'de faiz oranları yükseltilmiş, bir yılın üzerindeki vadeli mevduat hesaplarına farklı
faiz verilmesi uygulamasına da son verilmiştir. 1 Temmuz 198Vden başlayarak mev­
duat faiz oranları, vadeleri üç ay olanlar için % 46, altı ay ve daha uzun vadeliler
için % 50 olarak saptanmıştır.^ Aynca yıl sonunda, 1982 yılında uygulamaya başla­
mak üzere 1 ve 2 ay vadeli mevduat kabulü karara bağlanmıştır.
— 15 Aralık 1982'de yeni bir "Faiz Kararnamesi" yayınlanmıştır. Buna göre mev­
duat faiz oranları, mevduatlarına göre en büyük 9 banka tarafından belirlenerek Mer­
kez Bankası'na bildirilecek, M.B.'de bu oranlan. Resmi Gazete'de ilan edecektir Ka­
rarnameye göre 1,2 ve 3 ay vadeli mevduat türleri kaldırılmakta, 6 aya kadar vadeli
mevduat türleri vadesiz mevduat olarak tanımlanarak bunlara % 20 faiz verileceği
hükme bağlanmaktadır. (Böylece, yalnız bir aydan kısa vadeli mevduata bir avantaj
getirilmekte, bu mevduatın yıllık % 5 olan faizi % 20 düzeyine çıkartılmış olmakta­
dır.^ Daha önce 1 ay vadeli mevduata % 25, 2 ay vadeli mevduata % 35,3 ay vade­
li mevduata % 45 faiz verilmekteydi.) Ayrıca, 6 ay vadeli mevduatın % 50 olan faizi
% 40'a, bir yıl vadeli mevduatın yine % 50 olan faizi % 45'e düşürülmüş, bankaların
1 yıldan daha uzun vadeli mevduat kabul edemeyeceği esası kabul edilmiştir
— Ocak 1983 ve Temmuz 1983'te vadeli mevduat faiz oranlannın 5'er puan dü­
şürülmesinden sonra 19 Aralık 1983'te yayınlanan yeni bir "Faiz Kararnamesi" ile
faiz oranları yeniden yükseltilmiştir Ayrıca bu kararnamede Mevduat Munzam Kar­
şılık Oranlan % 25 olarak saptanmış, umumi disponibilité oranı % 10'a indirilmiş,
kredi işlemlerinden alınan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi % 15'den % 3'e
düşürülmüştür
— 1984 yılında vadeli mevduatla vadesiz mevduat arasındaki marj genişletilmiş
(ki bu, vadeli mevduatın toplam mevduat içindeki payının artması yönünde bir etkiye
sahiptir), 1985 yılının Temmuz ve Ağustos aylannda da mevduat faizleri kısa aralıklı
(1) Bir yıl vadeli mevduata 1 Temmuz 1980 tarihine kadar % 20 faiz uygulanmaktaydı.
(2) Mayıs 1981'den başlayarak, döviz kurlarının günlük olarak belirlenmeye başlaması olgusu ile birlikte
ele alındığında, uluslararası finans ve bütünleşme açılarından en önemli iki değişken olan faiz oranla­
rı ve döviz kurlarının hem de 1980'lerin başlarında bu amaçlarla ele alınmaya başladığını söyleyebili­
riz.
(3) Alkin, E., "Faizler Yine Gündemde", Banka ve Ekonomik Yorumlar, Ocak 1983, s.7
14
iki operasyonla değiştirilmiştir Buna göre, üç aylık faizler 8 puan aşağıya çekilmiş,
6 aylık-1 yıllık mevduat faizleri ise daha cazip hale getirilmiştir. Merkez Bankası da,
1985 yılı başından başlayarak mevduat munzam karşılığı faizlerini aylık % 3.30'dan
% 1.40'a değin düşürmüştür. (Merkez Bankası bu yolla, mevduat munzam karşılıkla­
rının kendisine olan maliyetini düşürmeyi amaçlamaktadır. Bundan önceki yıllarda,
mevduat munzam karşılıklarına verilen faiz yoluyla. Merkez Bankası'na yönelen fon­
lardan daha fazlasının, M.B. tarafından bankalara geri verildiği eleştirileri ileri sürül­
mekteydi. Munzam karşılıkların amacı, piyasadaki para miktannı ve likiditeyi ve bu
yolla da enflasyonu denetim altında tutmak olduğu için, eski uygulamanın bu amaca
ters düştüğü savunuluyordu.)^
— 1 Ağustos 1985 tarih ve 18829 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğe gö­
re, vadesiz mevduat faizi yıllık % 5, 1 ay vadeli mevduat için % 35, 3 ay vadeli için
% 45, 6 ay için % 50 ve 1 yıl vadeli için % 55 olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, mevduat
munzam karşılık oranı % 20 olarak belirlenmiş, vade ayınmı yapılmaksızın uygulana­
cak faiz oranının 3 Ağustos 1985 tarihinden itibaren haftalık % 0.350 olacağı hükme
bağlanmıştır.
— 11 Aralık 1985 tarih ve 18955 sayılı Resmi Gazete'de "Bankalarca Tesisi Ge­
reken Karşılıklar" hakkında bir karar yayınlanmış ve çeşitli durumlarda ayrılacak kar­
şılık oranlan belirlenmiştir.
— 2 Ekim 1985 tarih ve 18886 sayılı Resmi Gazete'de mevduat munzam karşı­
lıkları konusunda bir tebliğ yayımlanmış ve mevduat munzam karşılık oranının % 19
olduğu ve vade ayınmı yapılmaksızın uygulanacak faiz oranının 5 Ekim 1985 tarihin­
den itibaren haftalık % 0.2083 olacağı hükme bağlanmıştır. 31 Ekim 1985 tarihinde
yayınlanan yeni bir tebliğde ise, uygulanacak faiz oranının 2 Kasım 1985 tarihinden
itibaren haftalık % 0.1042 olarak değiştirildiği belirtilmiştir.
— 1 Mart 1986 tarih ve 19034 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan bir tebliğ ile,
mevduat munzam karşılık oranı, 1 Mart 1986 tarihinden itibaren % I5'e düşürülmüş,
bankaların aylık olarak gerçekleştirmesi gereken umumi disponibilité asgari oranı­
nın % 15 olduğu hükme bağlanmıştır. 6 Eylül 1986 tarihinde yayınlanan başka bir
tebliğle, disponibilité oranını, 1. kategori için taahhütlerin asgari % 3'ü, 2. kategori
için taahhütlerin asgari % 12'si olarak yeniden belirlenmiştir.
— 11 Şubat 1987 tarih ve 19369 sayılı Resmi Gazete'de, "Bankalarca Tesisi Ge­
reken Karşılıklar Hakkındaki Karar'da Değişik Yapılmasına Dair Karar" yayımlanmış­
tır.
— 6 Şubat 1987 tarih ve 19364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan bir tebliğle
şu hüküm getirilmiştir. "Vadeli mevduat hesaplanna uygulanacak faiz oranlan; 1 ay
vadeli olanlarda % 28, 3 ay vadeli olanlarda (Mevduat Sertifikalan dahil) % 35, 6 ay
vadeli olanlarda (Mevduat Sertifikaları dahil) % 38, 1 yıl vadeli olanlarda (Mevduat
Sertifikalan dahil) % 43 oranlan aşılmamak kaydıyla bankalarca serbestçe tespit edilir."
— 1 Temmuz 1987 tarih ve 19504 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan bir tebliğ'de bankalararası mevduata uygulanacak faiz oranının serbest olduğu belirtilmiş, "ban­
kalarca vadeli mevduat hesaplarına uygulanacak yıllık azami faiz oranları 1 ay vade­
li olanlarda % 28, 3 ay vadeli olanlarda % 35, 6 ay vadeli olanlarda % 38 oranları
(1) Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Eylül 1985, SS. 7-26 (Açıkoturum),
görülebilir.
aşılmamak kaydıyla serbestçe tespit edilir" denilmiştir. Ayrıca, 1 yıl vadeli mevduata
uygulanacak faiz oranının bankalarca serbestçe tespit edileceği hükmü getirilmiştir.
Aynı Resmi Gazete'de, mevduat munzam karşılık oranının % 10, bankaların taahhüt­
lerine karşı bulunduracaklan toplam disponibilité oranının da % 23 olacağı belirtimiş, bu kararlann 3 Temmuz 1987'den itibaren yürürlüğe gireceği ifade edilmiştir.
— Yine 1 Temmuz 1987 tarihli Resmi Gazetemde "Döviz Tevdiat Hesapları Karşı­
lığı Tutulacak Munzam Karşılıklara Uygulanacak Faiz Oranlan" belirlenmiştir.
— 16 Aralık 1987 tarih ve 19666 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mevduat
Munzam Karşılıkları Hakkında Tebliğ"de, mevduat munzam karşılık oranının % 14
olduğu ifade edilmiştir.
— 24 Mart 1988 tarih ve 19764 sayılı Resmi Gazete'de "Kredi Mektuplu Döviz
Tevdiat Hesabı Adı Altında Döviz Hesabı Açılmasına İlişkin Hükümler" yayımlanmış­
tır
— 4 Şubat 1988 tarihinde yürürlüğe giren kararlarla, mevduat munzam karşılık
oranı % 14'den % 16'ya çıkanimış, disponibilité oranı % 23'den % 27'ye yükseltil­
miş, 1 yıl vadeli mevduat hesaplarındaki serbestlik kaldınimış, bunun yerine Merkez
Bankası % 65 gibi bir üst sınır getirmiştir. Vadesiz mevduatta % 10 olan faiz oranı
% 36'ya yükseltilmiş, 1 aylık, 3 aylık ve 6 aylık faiz oranları da % 3 6 - % 65 arasında
ayarlanmıştır.
— 23 Mayıs 1988 tarihli Resmi Gazete'de "Bankalarca Tesisi Gereken Karşılık­
lar Hakkında Karar" yayımlanmıştır Bu karann amacı, nakdi ve gayrinakdi krediler
için bankaların ayıracakları karşılıkları belirlemek, kredilerde bu karar açısından kre­
di değerliliğinin yitirilmesi ve temerrüt hallerini tanımlamak ve bunlann uygulanma­
sına ilişkin esas ve şartlan düzenlemektir. Diğer bir deyişle, bu kararla, donuk kredi­
lerin büyümesi sorununa daha fazla gecikmeden önlem almak amaçlanmaktadır. Fa­
kat buradaki hükümler daha sonra bir anlamda sulandırılmış, bu da tahsili gecikmiş
alacaklar konusunda bilançolardan net bir görüntü elde edilmesini güçleştirmiştir.^
— Tasarruf mevduatına uygulanacak faiz oranları 14 Ekim 1988'de yeniden ser­
best bırakılmıştır. Mevduat munzam karşılık oranlan da 1988 yılı Ağustos ayında %
17'ye çıkarıldıktan sonra Eylül 1988'de % 14'e indirilmiş, Ekim 1988'de ise vadeli he­
saplar için yine % I4'te tutulurken vadesiz hesaplar için % 25'e çıkanimıştır. Dispo­
nibilité oranı da Ekim 1988'de % 30'a yükseltilmiştir.^
Yukarıdaki sayfalarda bankacılık faaliyetlerinin içinde cereyan ettiği yasal çer­
çeveyi ve mevduata uygulanan faiz oranlan ile munzam karşılık ve disponibilité oranlan
ile ilgili düzenlemeleri ana çizgileri ile özetlemeye çalıştık.^ Aşağıdaki bir kaç sayfa­
da da, bundan sonraki bölümlerin daha sağlıklı bir şekilde yorumlanmasına olanak
sağlayacağını sandığımız bazı noktalara ve uyarılara değinmeyi yararlı buluyoruz.
— Her şeyden önce belirtmeliyiz ki, mevduat munzam karşılık oranları ile dispo-
(1) Bu konuda daha aynntılı bilgi için, görünüz: SAĞCAN, M., Banka ve Ekonomik Yorumlar, Temmuz 1988,
8 8 . 47-51.
(2) Bu konularda daha ayrıntılı bilgi edinmek için görünüz: Güneş, H., Türk Mali Sisteminde Parasal Kont­
rol (1970-1988), (İTO için yapılan ve yayınlanma aşamasında olan bir çalışma).
(3) Bankacılık sistemimizi günümüzde düzenleyen yasal çerçeve konusunda görünüz: İLYAS, A.I., Ban­
king in Turkey, İTO yayını. Yayın No: 198İ9-18 (Bu çalışmada, bizim yukarıda yer vermediğimiz, banka­
ların kuruluşu ve iç organizasyonu, kredi verilmesi, mevduatlar gibi konulan düzenleyen yasa madde­
leri de incelenmiştir).
nibilite oranlarının yükseltilmesi, banka kredilerinin kaynak kullanımı içindeki payı­
nın düşmesi yönünde etki edecektir.
— Diğer yandan, eğer vadeli mevduat için saptanan mevduat munzam karşılık
oranı vadesizinkinden daha düşükse (örneğin 1979-80 dönemi ve 1988 yılı sonunda­
ki durum) ve vadeli mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüksekse, diğer koşul­
lar aynı kalmak koşuluyla, kredi çarpanının değeri büyüyecek, bu da bankacılık sis­
teminin göreli olarak daha çok kredi açmasına olanak sağlayabilecektir.
— Bankalar eğer, kredi açma yerine, yüksek faizli devlet tahvillerini ve Hazine
bonolannı satın almayı veya kur farklanndan yararlanmak için döviz pozisyonlannı
genişletmeyi tercih ediyorlarsa, bu durumda doğal olarak bankaların verecekleri kre­
diler de azalacaktır. Dolayısıyla bankaların kaynak kullanımı dağılımı değişecek ve
kredilerin toplam içindeki payı azalacaktır.
— Eğer devlet tahvili faizlerinin yüksekliği, TCMB'nin mevduat munzam karşılıklanna verdiği faizlerin artıniması ile birleşiyorsa, bankalann artan faiz yüklerinin
bir miktar hafiflemesi söz konusu olabilecek, bu da banka kârlarını artıncı yönde bir
etkiye yol açabilecektir. (Fakat burada hemen belirtelim ki TCMB, 1986 yılında TL.
mevduat karşılıkları için faiz ödenmemesi uygulamasına başlamış, bu uygulama 1987
ve 1988 yıllarında da sürmüştür. Bankaların bu kanaldan faiz geliri elde edememe­
leri, kuşkusuz banka kârlarını azaltıcı yönde etki etmiştir.)
— TCMB'nin bankacılık kesimine açtığı krediler 1982 yılında izlenen politikalar
sonucu daha çok zor duruma düşmüş banka ve firmaları kurtarma amacına yönelik
olmuştur. Bunun yanında TCMB'nin Hazineyi finanse etmeye yöneldiği yıllarda da
bankacılık kesimine açılan kredilerde bir düşme gözlenecektir. TCMB, 1980 sonra­
sındaki dönemde, genelde böyle bir politika izlemiştir. (Bu da, kuşkusuz bankacılık
kesimine açılan kredilerde önemli boyutlarda daralmalara yol açacaktır. Bunun bir
sonucu olarak TCMB reeskont ve avans kredilerinin banka kaynakları içindeki payı
% 35'lere kadar gerilemiştir. TCMB'nin bankalara açtığı krediler 1986'dan sonra ye­
niden artmaya başlamıştır.)
— Bankalar yıl sonlarında ticari mevduat ile bankalar mevduatını şişkin göster­
me yolu ile 'Vitrin süslemesi" yapmakta, kredilerden sağladıklan verimi yükseltebil­
mek için de (ticari mevduatla ilgili) mevduat blokajı uygulamasına başvurmaktadır­
lar. Bu da kuşkusuz türetilmiş mevduat yaratılmasına neden olmaktadır Bankalar mev­
duatı da yıl sonlannda bankalann birbirlerine yapacaklan karşılıklı mevduatla (suni
olarak) yüksek gösterilebilecek bir mevduat türüdür. Bankalar mevduatı için mevdu­
at munzam karşılığı oluşturmak zorunluluğunun olmaması ve disponibilité hesabın­
da bankalar mevduatının yükümlülükler arasına dahil edilmemesi, mevduat artışı hı­
zını yüksek göstermek isteyen bankaların, yıl sonlarında yapay mevduat artışı yollanna başvurmalannı kolaylaştırmaktadır^
Resmi mevduat da yıl sonlarında bankalarca yüksek göterilebilecek bir mevdu­
at türüdür. Dolayısıyla aşağıda yıllar itibariyle mevduat gelişmeleri incelenirken bu
noktaların akılda bulundurulması gerekir
— Bankaların yeniden değerleme uygulamalanna girmesi, özsermayeyi artıncı
yönde etkilere sahiptir. Örneğin 1983-1985 döneminde bankaların özsermaye artış-
(1) AKGÜÇ, Ö., 1981 Yılında Bankalar, Mevduat ve Krediler, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Ağustos 1982,
s. 70.
lan daha çok yeniden değerlemeden kaynaklanmıştır. Son yıllarda da bankalann özsermaye artışlannın bir bölümünün yeniden değerlemeden oluştuğu gözlenmekte­
dir. Özellikle otofinansman olanakları sihirli olan bankalarda özsermaye artışı daha
çok yeniden değerlemeden kaynaklanmakta, birçok banka da değer artış fonlannın
bir bölümünü ödenmiş sermayelerine eklemiş bulunmaktadır.^
— Özel bankalarda özsermayenin, yedek akçelerin artıniması yoluyla güçlendi­
rilmesi, gerek vergi gerekse finansman açısından daha caziptir. Kâr sıkışmasının ol­
duğu dönemlerde ise özsermayeyi artırmak için, özkaynak toplamının bir diğer öğe­
si olan ödenmiş sermayenin artıniması yoluna gidilebilir.^
— Bankalann, vadeli mevduat için yıl sonlarında hesapladıkları faizleri mevduat
tutanna ekleyip eklememesi de hem toplam mevduat tutarını hem de mevduatların
artış hızını etkileyecektir. (Bankalar, 1982 yılından önce, faizleri mevduat tutanna ek­
lemekte iken 1982'den sonra bu uygulamadan vazgeçmişlerdir.)
Son bir uyarı ile bu bölümü noktalayalım: Bu çalışmada yer alan tabloların ha­
zırlanmasında kaynak olarak münhasıran Türkiye Bankalar Birllği'nin her yıl yayın­
lanmakta olduğu ''Bankalanmız" adlı yayınından yararlanılmıştır. Ülkemizde banka
bilançolân, bankacılık ve muhasebe ilkelerine uygunluğu denetlenmeden kamuoyu­
na açıklandığından, bu bilançolann gerçeği ne kadar yansıttığı tartışılabilir. Denet­
lenmemiş banka bilançolannda eksik ve yanıltıcı bilgilerin yeralması beklenebilir. Bu
nedenle, ilerideki bölümlerde yer alan ve yukarıda değinilen kaynaktaki bilgilere da­
yalı olarak hazırlanan tablolar ve bu tablolarla ilgili yorumlan, bu noktayı da akılda
bulundurarak yapmakta yarar vardır.
(1) Banka ve Ekonomik Yorumlar, Temmuz 1989, s.15
(2) AKGÜÇ, Ö., Banka ve Ekonomik Yorumlar. Ağustos 1980. s.60.
I I I - B A N K A L A R I N ŞUBE SAYISINDAKİ GELİŞMELER
Bankalarımızın şube sayılannın 1980-1988 döneminde ne şekilde geliştiği aşa­
ğıda Tablo 2'de verilmiştir. Tabloda, şube sayılanndaki gelişmeleri, dört banka grubu
açısından ayn ayrı incelemek mümkündür. Tablonun son satırında, yıllar itibariyle,
tüm bankaların toplam şube sayılarındaki gelişmeler yer almaktadır.
Tablonun ilk satınnda, KİT, Bağlı Ortaklık ve Özel Kanunla Kurulmuş Bankalar,
diğer bir deyişle Kamusal Sermayeli Bankalar yer almaktadır. Tablodan da izlenildiği
gibi, bu gruba giren bankaların toplam şube sayılan 1980 yılında 2490 iken 1988 yı­
lında 2977'ye çıkmıştır. Şube sayılan 1980-1983 arası düzenli bir şekilde artmış, 1983
yılında bu grupta yer alan ve 50 şubeye sahip olan İstanbul Emniyet Sandığı'nın 1984
yılında grupta yer almaması nedeniyle toplam şube sayısı 2788'e düşmüştür. 1985
yılı sonu itibariyle yeniden 2841'e çıkan toplam şube sayısı 1986'da 2751'e düşmüş
gözükmektedir. Bu düşüşün nedeni, evvelce bu gruba dahil olan beş bankanın (Devlet
Yatırım ve İşçi Yatırım Bankası, Devlet Yatırım Bankası, İller Bankası, TC. Turizm Ban­
kası ve T. Öğretmenler Bankası) 1986 yılında başka gruplar içinde ele alınmış olma­
sıdır (1986 yılında bu beş bankadan birer şubeye sahip olan ilk dördü Kamu Serma­
yeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubu içinde mütalaa edilmeye başlanmışken, 121
şubeye sahip T. Öğretmenler Bankası Özel Sermayeli Bankalar grubu içinde müta­
laa edilmeye başlanmıştır.Bu gruba giren bankalann toplam şube sayılan 1987 ve
1988 yıllarında hızla artarak 1988 yılı sonu itibariyle 2977'ye ulaşmıştır. 1980 yılıyla
karşılaştırıldığında, anılan dönemde, bu gruba giren bankalann toplam şube sayıları­
nın % 20 arttığını söyleyebiliriz. Bu önemli oranda bir artıştır. Dikkat edilirse bu artış,
başlangıç yılıyla karşılaştırıldığında 1988 yılı sonunda bu gruba giren banka sayısı
(TCMB dahil) 15'ten 9'a düştüğü halde gerçekleşmiştir.
Tablo 2'de yer alan ikinci banka grubu. Kalkınma ve Yatınm Bankalandır. Tablo­
da, kamusal sermayeli ve özel sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları birlikte ele
alınmıştır. Bu gruba giren bankaların toplam şube sayısı 1980-1986 döneminde 6 olarak
kalmış iken (Sınai Yatınm ve Kredi Bankası'na ait 1 şube ve T. Sınai Kalkınma Ban­
kası'na ait 5 şube)2, 1986'dan sonra, yukarıda değinilen 4 Kamusal Sermayeli Ban­
kanın, Kalkınma ve Yatınm Bankaları grubuna dahil edilmeleri sonucu önce 11'e, 1988
sonu itibariyle de 12'Ye çıkmıştır. Burada değinilmesi gereken bir nokta, 1987 sonu
itibariyle 2 tane olan Özel Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankası sayısının, 1988 yı­
lında Türk Merchant Bank ve Yatırım Bank'ın katılmasıyla 4'e çıkmış olmasıdır (1987
yılı sonuna kadar 5 şubeye sahip olan T.Sınai Kalkınma Bankası'nın şube sayısı
1988'de 4'e inmiştir.)
Tablo 2'nin 3. satırında Yabancı Bankaların şube sayılanndaki gelişmeler yer al­
maktadır. Tabloda, Türkiye'de kurulan yabancı bankalar ile Türkiye'de şube açan ban­
kalar ayırımına gidilmemiş, bu iki grup birlikte ele alınmıştır. 1980 yılında Türkiye'de
(1) Bu banka 1987 yılından itibaren yeniden Kamusal Sermayeli Bankalar grubu içinde mütalaa edilmeye
başlanmıştır.
(2) Bu iki banka Özel Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankası statüsündedir.
CM
00
00
CD
CM
LO LO
o
fe
in
co
CM
CD
CM
CM
a>
CM
(O
00
O)
ï=
K
î::
CM
o
00
O)
LO CM
CM 0>
co CM
CO CD
CM
CM
00
in CD
z:; CM
CD
00
c q CM
s
co (£)
CM
c
(0
CD
co
17
00
CD
CO
^
T-
CO
^
CM
_2>
CD
CM
00
00 IO
CM
CD
CM
CM 'Zi
CO
co
co CD
CD
o5
CO
CM
00
SİS
in CM
co CD
CM
O
(O
CD
o
00
^ in
S
fe
CM
co in
5
(0^
s
I
E
to
c
I
c
«"g
JO
N
E t
E^ t
co
E
Ç
c
(O
co
"(1) »-j
co Ç
>
13 co
N ^
m
"0
0
Jg
E
c
0
§
E 52 Ü c ^
c 2 c i5 0
5 •§
3
II
0 £
0 ^
.9,
So
c
ce
m
Ss
co
c
I
4 tane yabancı banka bulunmaktaydı. Bunlardan iki tanesi (Arap-Türk Bankası ve
Osmanlı Bankası) Türkiye'de Kurulmuş Yabancı Banka statüsünde iken, iki tanesi de
(Banco di Roma ve Holantse Bank-Uni.N.V.) "Türkiye'de Şube Açan Yabancı Banka"
statüsünde idi. Bu dört bankanın toplam şube sayısı 1980 sonu itibariyle 105'tir ve
bu toplam içinde Osmanlı Bankası'nın payı 98 şubedir.
1981 yılında Türkiye'de iki yabancı banka (American Express ve Citibank N.A.)
birer şube açarak faaliyete geçmiş, Osmanlı Bankası da şube sayısını 98'den 113'e
çıkarmıştır. 1982 yılında üç yeni yabancı banka daha Türkiye'de birer şube açarak
faaliyete geçmiş (Bank Mellat, Bank of Credit and Commerce International ve Türk
Bankası Limited), toplam şube sayısı da 127'ye çıkmıştır. 1983 yılında Habib Bank
Türkiye'de şube açarak faaliyete geçmiş, fakat Osmanlı Bankası toplam şube sayısı­
nı 113'den 96'a düşürdüğü için, yabancı bankalann toplam şube sayısı 1983 sonu
itibariyle 113'e gerilemiştir 1984 yılında iki banka daha (Bank of Boston ve Manufac­
turers Hanover Trust Company) Türkiye'de şube açarak faaliyete geçmiş, bunlara 1985
yılında iki banka (Chemical Mitsui Bank ve Saudi American Bank) eklenmiştir.^ Böy­
lece 1985 sonu itibariyle Türkiye'deki yabancı banka şube sayısı 120'ye çıkmıştır (Os­
manlı Bankası'nın şube sayısı 96'da kalmıştır). 1986 yılında dört yabancı banka daha
(Bank of Bahrein and Kuwait B.S.C., Banque Indo-Suez, Standard Chartered Bank
ve The First National Bank of Boston) Türkiye'de birer şube açarak faaliyete geçmiş,
Osmanlı Bankası'nın şube sayısı ise 96'dan 90'a düştüğü için, yabancı bankalann
toplam şube sayısı 1986 yılı sonu itibariyle 117'ye gerilemiştir. Osmanlı Bankası'nın
şube sayısındaki azalma 1987 yılında da sürmüş (90'dan 77'ye), bunun sonucu ola­
rak da toplam yabancı banka şube sayısı 104'e düşmüştür. 1988 yılında, biri "Türki­
ye'de Kurulan Yabancı Banka" statüsünde (Birleşik Türk Körfez Bankası), birisi de
"Türkiye'de Şube Açan Banka" statüsünde (Crédit Lyonnais) iki banka Türkiye'de
faaliyete geçmiş, toplam yabancı banka şube sayısı 1988 sonu itibariyle 106'ya çık­
mıştır. Özetle söylemek gerekirse, Türkiye'deki yabancı banka sayısı 1980 yılında 4
iken 1988 sonunda 19'a ulaşmış, şube sayısı ise toplam 105'ten 106'ya çıkmıştır. Bu
19 bankadan 11 tanesi tek şube ile faaliyette bulunmakta, şube sayısında gözlenen
dalgalanma da, bu nedenle, esas olarak Osmanlı Bankası'nın şube sayısını azalt­
ması sonucu ortaya çıkmaktadır.
Özel Sermayeli Ulusal Ticaret Bankalarının şube sayılarındaki gelişmeler Tablo
2'nin 4. satınnda yer almaktadır. 1980 yılı sonu itibariyle sayısı 25 olan bu gruptaki
bankaların toplam şube sayısının 3374 olduğu görülmektedir. Bu grupta yer alan Türki­
ye İş Bankası 865 şube ile; 1016 şubeye sahip olan ve Kamusal Sermayeli Bankalar
grubunda yer alan TC. Ziraat Bankası'ndan sonra Türkiye'de en fazla şubeye sahip
olan banka konumundadır. İş Bankası'nı, Akbank 585 şube ile. Yapı ve Kredi Banka­
sı 577 şube ile, Türk Ticaret Bankası da 404 şube ile izlemektedir. Şube sayısı 100'ün
üzerinde olan diğer bankalar, TGaranti Bankası (271 şube), Pamukbank (159 şube),
Şekerbank (135 şube) ve Anadolu Bankası (102 şube)'dir. Bu gruba giren banka sa­
yısı 1981 ve 1982 yıllarında da yine 24 olarak kalmış, şube sayısı ise 1981'de 3545'e,
1982 yılında ise 3618'e çıkmıştır. 1983 yılında işe banka sayısı 19'a, toplam şube sa­
yısı da 3345'e gerilemiştir. Bu durum, evvelce Özel Sermayeli Ticaret Bankaları gru­
bunda yer alan Anadolu Bankası'nın 1983 yılından itibaren Kamusal Sermayeli Ban­
kalar grubunda yer almaya başlaması ve dört bankaların (Hisarbank, İstanbul Banka­
sı, İşçi Kredi Bankası ve Ortadoğu İktisat Bankası) da faaliyetlerini durdurması ile
(1) Chemical Mitsui Bank, Türkiye'de Kurulan Banka Statüsünde iken Saudi American Bank, Türkiye'de
Şube Açan Banka Statüsündedir.
açıklanabilir. 1984 yılında toplam banka sayısı 19'da kalmakla beraber, T.Bağcılar Ban­
kası faaliyetini durdurmuş (18 şubeye sahip), Türk İthalat ve İhracat Bankası 1 şube
ile faaliyete geçmiştir. 1984'te toplam banka şube sayısının 3345'ten 3315'e düşme­
sinin nedeni bu gelişmelerdir. 1985 yılında ulusal sermayeli özel ticaret bankalanmıza bir yenisi (Adabank) katılmış, böylece 1985 sonu itibariyle bu gruba giren bankala­
rın sayısı 20'ye, toplam şube sayısı da, esas itibariyle İş Bankası'nm ve Akbank'ın
şube sayılarındaki artışlar nedeniyle 3315'den 3325'e yükselmiştir. 1986 yılında, 4
yeni bankanın katılımıyla, özel sermayeli ticaret bankalannm sayısının 24'e yükseldi­
ğini görüyoruz: Bir şubeli BNP-AK Bankası, 2 şubeli Koç-Amerikan Bank, bir şubeli
Tekstil Bankası ve 121 şubeli T. Öğretmenler Bankası (Bu son banka, daha önce Ka­
musal Sermayeli Bankalar grubunda yer almaktaydı). Bu katılımlann da etkisiyle, top­
lam şube sayısı 1986 sonu itibariyle 3493'e yükselmiştir.1987 yılında (116 Şubeli) T.
Öğretmenler Bankasfnın yeniden Kamusal Sermayeli Bankalar grubunda yer aldı­
ğını, buna karşın özel sermayeli ticaret bankalan grubuna tek şubeli Finansbank'ın
dahil olduğunu görüyoruz. Bu değişikliklerden sonra, grubun toplam şube sayısının
3493'den 3404'e düştüğü görülmektedir. 1988 yılında ise bu gruptaki toplam banka
sayısı birer şubeli Netbank'ın ve T. Turizm Yatırım ve Dış Ticaret Bankası'nm katılımı
ve 3 şubeli Çaybank'ın faaliyetini durdurması nedeniyle 25'e, toplam şube sayısı da
3457'ye yükselmiştir. Şube sayılannın artışında, T.İş Bankası 17 yeni şube ile başı
çekmiş, onu 6'şar şube ile Akbank ve Garanti Bankası izlemiştir.
Özetlemek gerekirse; 1980 yılında 24 olan özel sermayeli ulusal ticaret bankala­
rının sayısı, çeşitli çıkışlar ve katılımlar sonucu 1988 yılı sonunda 25'e yükselmiş, bu­
na karşın dönemin başlangıç yılı olan 1980'de 3374 olan şube adedi, dönem sonun­
da yalnızca % 2.5 oranında artarak 3457'ye ulaşmıştır. Aynı dönemde, evvelce açık­
lanan gelişmelere karşın, "Özel Yasalarla Kurulmuş Bankalar" grubundaki şube sa­
yısı artış yüzdesinin % 20 olduğu anımsanırsa, iki farktı banka grubunun izlediği şu­
be adedi politikasının ve bankacılık anlayışının ne denli farklı olduğu konusunda önemli
bir ipucu elde edilmiş olacaktır. Burada vurgulanmasında yarar olan bir nokta da, şu­
be sayısındaki artışın esas olarak Türkiye'nin önde gelen ticaret (mevduat) bankaları
tarafından gerçekleştirilmiş olmasıdır. 1980-1988 döneminde. Kamusal Sermayeli bir
banka olan TC. Ziraat Bankası'nm şube sayısı 215 artışla 1016'dan 1231'e çıkmış,
bunu özel Sermayeli Ticaret Bankaları grubunda yer alan T. İş Bankası 76, Akbank
ve Şekerbank 32, Pamukbank 30, Garanti Bankası 23 ve Yapı ve Kredi Bankası da
9 yeni açılan şube ile izlemiştir Bankalarımızca izlenen bu şube bankacılığı anlayışı
ilginçtir ve vurgulanmaya değer
Tablo 2'nin son satın, bir anlamda, tüm yukanda söylenenlerin bir özetini ver­
mektedir Tabloda görülebileceği gibi, tüm bankalar birlikte ele alındığında, 1980'de
5975 olan toplam şube sayısı, 1980-1988 döneminde 577 adet artarak dönem so­
nunda 6552'ye ulaşmıştır Bu, % 10'luk bir artış anlamına gelmektedir ve yukarıda
da değinildiğ ve vurgulandığı gibi bu artışta esas pay "Özel Yasalarla Kurulmuş
Bankalar" grubuna aittir
Bu arada. Tablo 2'de doğrudan yansımasını bulmayan fakat bankalarımızın dışa
açılması açısından son derece önemli olan bir noktaya işaret etmekte yarar vardır
Yukarıdaki şube sayılarına, bankaların yurtdışında bulunan şubeleri de dahildir Bu
konu ile ilgili bilgileri kısaca şu şekilde özetleyebiliriz: 1980 yılında Ziraat Bankası'­
nm Kıbns'ta 4 şubesi bulunmaktaydı. Aynı banka 1983 yılında ABD'de 1 şube, 1987
yılında İngiltere'de bir şube ve 1988'de Batı Almanya'da 1 şube açmıştır Halk Bankası
1981 yılında Kıbrıs'ta 1 şube, 1982 yılında T. İş Bankası Kıbrıs'ta 3 şube, B. Almanya'-
da 1 şube açmışlardır. İş Bankası ayrıca 1984 yılında B.Almanya'da 1 şube daha aç­
mış, 1985 yılında da İngiltere'de 1 şube açarak yurtdışındaki şube sayısını 7'ye çıkar­
mıştır. Yapı ve Kredi Bankası da 1986 yılında Bahreyn'de 1 şube açmış bulunmakta­
dır.
Şimdi, bankalann personel sayısındaki gelişmelerin incelenmesine geçebiliriz.
IV—BANKALARIN PERSONEL SAYISINDAKİ GELİŞMELER
1980-1988 döneminde Türkiye'deki bankaların personel sayısındaki gelişmeler,
hem dört banka grubu açısından ayn ayn hem de genel olarak tüm bankalar açısın­
dan, aşağıda Tablo 3'te ele alınmaktadır. Tablo 2 ile paralellik kurulabilmesi amacıy­
la, incelemeye konu olan banka grupları Tablo 3'te de aynı sıra ile yer almaktadır.
Tablo 3'te görüldüğü gibi, 1980 yılında Türkiye'de faaliyette bulunan 14 "Özel
Yasalarla Kurulmuş Banka"da çalışan personel sayısı 63.318'dir. Bunun yaklaşık ya­
rıya yakın kısmı TC. Ziraat Bankası'nda çalışmaktadır. 1981 yılında banka sayısı aynı
kalmış, şube sayısı 33 adet artmış, toplam personel sayısı da 68.788'e çıkmıştır.
1983 yılında, ewelce "Özel Sermayeli Ticari Bankalan" grubunda yer alan Ana­
dolu Bankası'nın "Kamusal Sermayeli Bankalar" grubuna dahil edilmesi nedeni ile
gruptaki banka sayısı 15'e çıkmış, şube sayısının toplam 117 adet artmasının da bir
sonucu olarak toplam personel adedi 74.134'e çıkmıştır. 1984 yılında gruptaki banka
sayısı, İstanbul Emniyet Sandığı'nın artık grupta yer almaması nedeniyle yeniden 14'e
düşmüş, toplam şube adedi bir önceki yıla göre 53 adet azalmış, buna karşılık per­
sonel adedi yaklaşık 1200 kişi artarak 77.310'a ulaşmıştır. 1985 yılında banka sayısı
14'te kalmakla beraber şube sayısı yeniden 53 adet artmış, bunun bir sonucu olarak
da toplam personel adedi 79.619'a ulaşmıştır. 1986 yılı özellikli bir yıldır. Bu yıldan
başlayarak, "Özel Yasalarla Kurulmuş Bankalar" farklı bir tasnife tabi tutulmuş, ev­
velce bu grupta yer alan 5 bankadan 4 tanesi (Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası,
Devlet Yatırım Bankası, İller Bankası ve TC. Turizm Bankası) "Kamusal Sermayeli
Kalkınma ve Yatınm Bankalan" adı altında yer almaya başlarken, T. Öğretmenler Ban­
kası "Özel Sermayeli Ticaret Bankalan" grubunda yer almaya başlamıştır. Bunlann
bir sonucu olarak, 1986 yılında "Özel Yasalarla Kurulmuş Bankalar"ın sayısı (TC.
Merkez Bankası dahil) 9'a düşmüş, toplam şube adedi 90 adet düşerek 275'e gerile­
miş, tüm bu gelişmelere karşın toplam personel adedi (T.C.M.B. dahil) 79.848'e yük­
selmiştir.
1987 yılında gruptaki banka sayısı, T.Öğretmenler Bankası'nın yeniden gruba dahil
edilmesi sonucu 10'a yükselmiş, toplam şube sayısı 171 adet artarak 2922'ye, perso­
nel adedi de 6471 artarak 86.319'a ulaşmıştır. 1988 yılında gruptaki banka sayısı, Ana­
dolu Bankası ile T.Emlâk Kredi Bankası'nın bir çatı altında birleştirilmesi sonucu ye­
niden 9'a inmiş, şube sayısı 55 adet artarak 2977'ye çıkmış, çalışan personelin sayı­
sı ise 237 artarak 86.556'ya ulaşmıştır.
Bu gruba giren bankalarla ilgili gelişmeleri özetlersek; 1980 yılında grupta 14
banka varken 1988 yılı sonu itibariyle gruptaki banka sayısı 9'a inmiştir. Buna karşılık
bankaların toplam personeli 23.238 adet veya % 36.7 oranında artarak 86.556'ya ulaş­
mıştır. Bu gelişme, anılan dönemde toplam şube sayısının yaklaşık % 20 oranında
arttığı olgusu da anımsandığında, kamusal sermayeli bankalarda izlenen personel
politikası konusunda çarpıcı bir ipucu vermektedir.
Bu gruptaki bankalarda çalışan personelin kadın-erkek dağılımı konusuna da,
aynı bağlamda, kısaca değinmekte yarar vardır. 1980 yılında erkek personelin top­
lam personele oranı % 66 iken, 1988 yılı sonu itibariyle bu oran % 67'ye çıkmıştır.
00
00
So
<0
00
00
^ 0 0
IO
CD
T—
CO
CO
00
T-
evi
00
00
00
i
co a>
T—
CD
00
CM
CD
CM
LO
co
co o
co
evi
co
00
o
00
o?
te
C3>
CM
00
co co
in
o
^ co
CO
00
CM
S i
5 İ
CM
00
•9 =
8
co
IO
evi
CM
=
o
CM
S M
CM1 CM
co
co ^
o
00
CD o
G) m
IO
co
2
s co
-
I
co
Ç
•latí
İl
E Q> ti-
I
J5
c
(D
CO
I I
É
c
S í
c
CD C
O c a
i"
JO (0 _
+ÛÛ
(D g -
c 5 c io © _
II
1988 sonu itibariyle yüksek öğretim kurumlarını bitirmiş olanlann toplam personele
oranı ise yaklaşık % 16'dır.
Tablo 3'ün 2. satınnda "Kalkınma ve Yatınm Bankalan"nın personel adedinin
1980-1988 döneminde ne şekilde bir gelişme gösterdiği gösterilmiştir. Tablo 2'den
de anımsanacağı gibi, 1980-1985 döneminde Türkiye'de kalkınma ve yatınm banka­
sı niteliğinde 2 tane banka bulunmaktaydı ve bu iki bankanın toplam 6 şubesi vardı.
(Bu şubelerden 5 tanesi T.Sınai Kalkınma Bankası'na, 1 tanesi de Sınai Yatınm ve
Kalkınma Bankası'na aitti). Bu iki bankaya ait şube sayıları aynı kalmakla beraber,
bankaların personel adedi yıllar içinde artmış, 1980 yılında 394'ten 1984 yılı sonu iti­
bariyle 457'ye ulaşmış, 1985 yılında ise 449'a gerilemiştir. Yine Tablo 2'ye ilişkin açık­
lamalardan anımsanacağı gibi, 1986 yılında bu gruba giren banka sayısı 6'ya, top­
lam şube sayısı da önce 11'e, 1988 yılında da, "Özel Sermayeli Kalkınma ve Yatınm
Bankalan" grubuna iki yeni bankanın katılmasının da bir sonucu olarak, 12'ye çık­
mıştır (1988 yılında katılan iki banka, Türk Merchant Bank ve Yatırım Bank'tır. Her
iki banka da birer şube ile faaliyete geçmiş, T. Sınai Kalkınma Bankası ise aynı yıl
şube sayısını 5'ten 4'e indirmiştir.) Bu gelişmeler sonucu, bu gruba dahil bankalarda
çalışan personel adedi, zaman içinde düzenli bir şekilde artarak 1988 yılı sonu itiba­
riyle 1998'e ulaşmıştır. Başlangıç yılı ile karşılaştınidığında bu artış, % 400 oranında
bir artış demektir. Fakat bu artış, yukanda da açıklandığı gibi, esas olarak banka ve
şube sayısındaki artıştan kaynaklanmıştır.
Personelin kadın-erkek dağılımına baktığımızda, bu banka grubunda da erkek
personelin toplam içinde kadın personelden daha yüksek bir paya sahip olduğunu
görmekteyiz: 1980 yılında erkek personelin toplam personel içindeki payı yaklaşık
% 62 iken bu oran 1988 sonu itibariyle % 63.6'ya çıkmıştır. Yüksek öğretim kurumlannı bitirmiş olanlann toplam personele oranı ise 1988 yılı için % 45'dir. Bu oran, bun­
dan önceki gruba ait oranla karşılaştırıldığında bir hayli yüksek bir orandır. Yüksek
lisans ve doktora yapmış olan personelin toplam personele oranı ise, yine 1988 yılı
için % 10.5'dir.
Tablo 3'ün 3. satırında Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı bankalara ait bilgiler
yer almaktadır. Burada, Türkiye'de kurulan yabancı bankalar ile Türkiye'de şube aç­
ma yoluyla faaliyette bulunan bankalar birlikte ele alınmıştır. Evvelce değinildiği gibi,
1980 yılında toplam 4 yabancı bankaya ait 105 şube bulunmaktaydı."" Tablo 3'ten iz­
lenebileceği gibi bu 105 şubede çalışan personel sayısı 1842'dir. 1981 yılında yaadedi 6'ya, şube adedi 113'e„ personel adedi de 2034'e çıkmıştır. 1982 yılında ya­
bancı banka sayısı 9'a, şube sayısı 127'ye, personel adedi de 2453'e yükselmiştir.
1983 yılında banka sayısı 10'a çıkmış olmasına rağmen Osmanlı Bankası'nm şube sa­
yısını 17 adet azaltması nedeniyle grubun toplam şube sayısı 113'e gerilemiş, çalı­
şan personel adedi ise buna rağmen artış göstererek 2603'e ulaşmıştır (Osmanlı Ban­
kası şube adedini önemli bir oranda düşürdüğü halde personel adedini aynen koru­
muştur). 1984 yılında yabancı banka adedinin 13'e çıktığını görüyoruz. Banka sayı­
sındaki artışla birlikte şube adedi 113'ten 117'ye çıkmış, personel adedi ise 2769 ol­
muştur. 1985'te yabancı banka adedi 1, şube sayısı ise 3 adet artmış, personel adedi
ise bu artışlara karşın 117 adet azalmıştır. Bu azalışta en büyük pay, personel adedi­
ni 277 adet düşüren Osmanlı Bankası'nmdır. 1986 yılında 3 yabancı bankanın ilavesi
ile yabancı banka sayısı 17'ye çıkmış olmakla beraber, esas olarak Osmanlı Banka­
sı'nm şube sayısını azaltması nedeni ile, toplam şube sayısı 117'ye gerilemiş, perso(1) Bu 105 şubenin 98 tanesi Osmanlı Bankası'na aittir. Banko di Roma ise 4 şube ile faaliyet göstermekte
idi.
nel adedi ise 2898'e yükselmiştir (Osmanlı Bankası şube sayısını azalttığı halde per­
sonel adedini artırmıştır). 1987 yılında yabancı banka sayısı 17'de kalmış, şube sayısı
ise, yine esas olarak Osmanlı Bankası'nın şube adedini 90'dan 77'ye indirmesinin
bir sonucu olarak 104'e gerilemiş, bu gelişmelerin bir sonucu olarak da personel adedi
2721'e düşmüştür (Osmanlı Bankası'nın bu kez hem şube hem de personel adedini
azalttığı görülmektedir). 1988 yılında iki yeni bankanın katılmasıyla yabancı banka
sayısı 19'a yükselmiş, toplam şube sayısı 106'ya çıkmış, personel adedi ise 2810'a
ulaşmıştır
Özetlemek gerekirse; 1980-1988 döneminde yabancı banka sayısı 4'ten 19'a, şube
adedi ise ancak 105'ten 106'ya, toplam personel adedi de 1842'den 2810'a yüksel­
miştir Bu, yabancı bankalarda çalışan personel adedinin 1980-88 döneminde % 52.5
oranında arttığı anlamına gelmektedir Banka sayısı % 500 oranında arttığı halde per­
sonel adedinin ancak % 52.5 oranında artması, kuşkusuz yabancı bankalann nite­
likleriyle, diğer bir deyişle bu bankalann esas itibariyle "tek şubeli bankacılık"ın ti­
pik örnekleri olmalan ile ilgilidir. Rakamlar, bu gözle yorumlanmalıdır.
"Özel Sermayeli Ticaret Bankalan"nın personel adedindeki gelişmelere gelin­
ce: 1980 yılında mevcut 24 Özel Ticaret Bankası'na ait toplam şube adedi 3374, bu
şubelerde çalışan personel adedi ise 60.596'dır. 1981 yılında, banka sayısı aynı kalır­
ken, şube sayısının 3545'e, personel sayısının ise 62.121'e yükseldiği izlenmektedir.
Aslında, Tablo 2'ye ilişkin açıklamalarda da değinildiği gibi, 1980-1988 döneminde
özel ticaret bankalannın toplam sayısı 24'den 25'e, şube adedi ise yalnızca % 2.5
artarak 3374'ten 3457'ye çıkmıştı. Bu nedenle, özel ticaret bankalarının personel ade­
dindeki gelişmelerin aynntılı bir şekilde incelemesine ve banka sayısı, şube sayısı
ve personel sayısı arasındaki ilişkinin yıldan yıla tek tek incelenmesine pek gerek
yoktur, diyebiliriz. Sanırız bu konuda şu kadarını söylemek yeterli olacaktır: 1980-1988
döneminde özel ticaret bankalannın sayısı 24'den 25'e çıkarken, toplam şube sayısı
yaklaşık % 2.5 artmış, toplam personel sayısı ise % 11.8'lik bir artış göstererek 1988
sonu itibariyle 67.724'e ulaşmıştır 1983 yılında personel adedindeki azalmanın ne­
deni, esas olarak, Akbank, Pamukbank, Yapı ve Kredi Bankası gibi bazı bankaların
personel adedini azaltma politikası özlemesinin yanısıra, Anadolu Bankası'nın 1983
yılında "Özel Yasalarla Kurulmuş Bankalar" grubuna dahil edilmiş olması ve İstan­
bul Bankası'nın da faaliyetini durdurmuş olmasıdır 1986 yılında personel adedinin
yeniden artış göstermesinin nedenini ise, banka sayısının bir önceki yıla göre 4 adet
artarak 20'den 24'e çıkmış olmasında aramak gerekir.
Özel sermayeli ticaret bankalarının personelinin kadın-erkek bileşimine gelince:
1980 yılında toplam personelin % 64'ü erkek iken bu oran 1988 yılı sonu itibariyle
% 65'e çıkmıştır. Diğer banka grupları ile karşılaştırıldığında erkek personel oranının
en yüksek (kadın personel oranının en düşük) olduğu banka grubunun "özel serma­
yeli ticaret bankaları" grubu olduğunu söyleyebiliriz. Yüksek öğretim kurumlanndan
mezun olmuş olanlann toplam personel sayısına oranı ise % 23 civarındadır. Yüksek
lisans ve doktora yapmış personelin toplam personele oranı ise % 0.6'dır ve açıktır
ki bu oranlar pek tatminkâr değildir
Tablo 3'ün son satırı 1980-1988 döneminde personel adedindeki gelişmeleri tüm
bankalar açısından vermektedir. Genel çizgileri ile incelediğimizde, inceleme döne­
mimizde tüm bankalarda çalışan personel adedinin % 21.3 oranında artarak 159.088'e
ulaştığını söyleyebiliriz. 1988 yılı sonu itibariyle toplam personelin % 54.4'ü "Özel
Yasalarla Kurulmuş Bankalar"da, % 42.6'sı "Özel Sermayeli Ticaret Bankalan"nda,
% 1.8'i "Yabancı Bankalar"da, geri kalan % 1.25'i de "Kalkınma ve Ticaret Bankalan"nda çalışmaktadır.
inceleme dönemine ilişkin ilginç bir karşılaştırma da, dönem boyunca şube ba­
şına düşen personel adedindeki gelişmelerin çeşitli banka gruplannda ne şekilde
bir gelişme gösterdiğidir. Dört aynı banka grubu açısından incelendiğinde bu konu­
da şunlar söylenebilir:
1980 yılında şube başına düşen personel adedi "özel yasalarla kurulmuş
bankalar" grubu için 25,43 iken bu rakam "kalkınma ve yatınm bankaları" için 65,66,
"yabancı bankalar" için 17,54 ve "özel sermayeli ticaret bankalan" grubu için 17,95'dir.
1988 yılı için bu rakamlar sırasıyla şu değerleri almıştır: Birinci grup için 29,07;
ikinci grup için 16,5; üçüncü grup için 26,50 ve dördüncü grup için 19,59.
Tüm bankalar birlikte ele alındığında, şube başına düşen personel adedi 1980
yılında 21,95 iken, bu rakam 1988 yılı sonu itibariyle 24,28'e yükselmiştir. Bu yükse­
liş, yukarıda verilen rakamların da açıkça gösterdiği gibi, tüm gruplarda şube başına
düşen personel adedinin 1980-1988 döneminde artış göstermiş olmasının doğal bir
sonucudur. Şube başına düşen personel adedinin, tüm gruplar açısından artmış ol­
ması ilginçtir ve bankalarda izlenen personel politikası konusunda vurgulanması ge­
reken bir eğilime işaret etmektedir. Ortalama personel adedinin anılan dönemde, en
çok kalkınma ve yatınm bankalannda artmış olması da ayrıca ilginçtir.
V - B A N K A KAYNAKLARINDAKİ GELİŞMELER
Banka kaynakları, esas olarak, özkaynaklar (özsermaye), döviz tevdiat hesabı
dahil toplam mevduatlar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kredilerinden oluş­
maktadır." 1984 yılından itibaren bu kaynaklara fonlar ve dış krediler de eklenmiş­
tir."^ Aşağıdaki altbölümlerde 1980-1988 döneminde banka kaynaklanndaki gelişme­
ler, (a) Bankaların Özkaynaklanndaki Gelişmeler, (b) Bankalann Mevduatlanndaki Ge­
lişmeler ve (c) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kredilerindeki (T.C.M.B.nin Ban­
kacılık Kesimine Açtığı Kredilerdeki) Gelişmeler altbaşhklan altında incelenecektir.
V.1.Bankaların Özkaynaklarındaki Gelişmeler
A$ağıda Tablo 4'de 1980-1988 döneminde bankalann özkaynaklarında meyda­
na gelen gelişmeler, çeşitli banka gruplan açısından hem cari hem de reel fiyatlar
cinsinden verilmiştir. Bankaların özkaynaklan (özsermayeleri) toplamı, (ödenmiş ser­
maye + yedek akçeler + değer artış fonu - zararlar)dan oluşmaktadır. 1980-1985
döneminde "değer artış f o n u " bu eşitlikte (toplamda) yer almamaktaydı. Bu kavram,
özkaynak toplamı hesabına 1986 yılından itibaren dahil edilmeye başlanmıştır. Bu
nedenle tablodaki rakamları bu noktayı gözönüne alarak yorumlamak gerekmekte­
dir. Ödenmiş sermaye, (itibari sermaye-ödenmemiş sermaye) farkına eşittir. Bu kav­
ramlardan itibari sermaye, banka bilançolarının pasifinde, ödenmemiş sermaye ise
aktifinde yer almaktadır. "Zararlar", dönem ve geçmiş yıl zararlan anlamında kulla­
nılmıştır.
Tanıma ilişkin bu kısa açıklamalardan sonra Tablo 4'ün açıklama ve yorumuna
geçebiliriz.
Tabloda görüldüğü gibi, bankalar önce Ticaret Bankalan, Kalkınma ve Yatınm
Bankalan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası şeklinde üç ana gruba aynimış,
daha sonra Ticaret Bankaları; Kamusal, Özel ve Yabancı altayınmına, Kalkınma ve
Yatırım Bankaları da Kamusal ve Özel Sermayeli Bankalar altayınmına tabi tutularak
incelenmiştir. Tabloda aynca, her gruba ait toplamlar da verildiği için, gruplararası
bir karşılaştırma yapma olanağı yaratılmıştır. Tablonun en son sütununda, sözkonusu üç banka grubunun özkaynaklan toplamında 1980-1988 döneminde meydana ge­
len gelişmeleri incelememize olanak sağlayan "Genel Toplam" yer almaktadır. Tab­
loda, parantez İçinde yer alan rakamlar, enflasyon etkisinden arındırılmış rakamları
yani reel rakamlan vermektedir. Bu konu ile ilgili açıklama, aşağıda, "Reel Fiyatlarla
Gelişmeler" kısmında verilecektir. Şimdi, önce, bankalann özkaynaklannda meyda­
na gelen gelişmeleri, cari (nominal) fiyatlar açısından ele alarak yorumlamaya çalışa­
lım.
V.1.1 .Cari Fiyatlarla Gelişmeler
Analizimize önce Ticaret Bankalannın özkaynaklanndaki gelişmeleri ele alarak
başlayalım. Tablo 4'e şöyle bir göz atılması, analiz dönemimizde, banka özkaynakla-
(1) AKGÜÇ, Ö., Banka ve Ekonomik Yorumlar, Temmuz 1989, s. 14
IT)
O
00
CM
2
CD CO
0>
LT» 1 ^ 7^
CM S
if:
S! S ^
o>
c
m
(O
IO
0)
'ZU
co
(0
«
C.İS'
III
m
E
c
o
^ ^
2
et
!Î2
cô ^
s g § ^s?
s,"'
in.
co
3
j
(S
cô
X « c fi}
(0
•9 W - ^ m
,2 c = S
S! «
c ^ «
I Pillisi
CM
^CJ ^ CO cy¡
CD
^ TZ n^TZ rÑTr"
mococ
CM
ai
(O
ü
J2
c
(0
O
«0"s:
II
ïgpppfspîspp!
8
l§
I O)
5
O)
OvJ
00
O)
CD
00
05
00
7
o
II
00
rının hemen tüm banka gruplan açısından çok büyük boyutlarda artmış olduğunu
açıkça göstermektedir Bu hızlı artışı sağlıklı bir şekilde yorumlayabilmek için, ban­
kaları özkaynaklarını artırmaya iten nedenlere bu aşamada kısaca işaret etmekte ya­
rar vardır Hemen belirtelim ki, buradaki kısa açıklamalar, özünde tüm banka grupla­
rı açısından geçerlidir
Bankalar, esas olarak, ya yasal zorunluluklar nedeniyle, ya da sistemin işleyişi­
nin iç dinamikleri nedeni ile özkaynaklarını artırma yoluna giderler Bankalan bu yola
iten yasal nedenlerin aynntısına burada girmek istememekle beraber (bu konu bun­
dan önceki bölümde aynntısı ile yer almıştı) bu konuya ilişkin yasal düzenlemeleri
satırbaşlan ile anımsatmanın yararlı olacağını düşünüyoruz. Bu yasal düzenlemeler­
den en önemli olanlannı şu şekilde sıralamak mümkündür:
—23.7.1979 tarihli, 28 sayılı kanun hükmünde kararname (bankalan daha yük­
sek özsermaye ile çalışmaya zorlayıcı maddeler içermektedir):
—Para Kredi Kurulu'nun 1981 yılı sonunda açıkladığı 55 sayılı karar (banka şube
sayısına ilişkin maddeler de içeriyor);
—22 Temmuz 1983'te yürürlüğe giren 70 sayılı kanun hükmünde kararname;
—25.4.1985 tarihli, 3182 sayılı Bankalar Kanunu,
Bankacılık sisteminin iç dinamiğinden kaynaklanan ve bankalan özkaynaklarını
artırmaya iten genel nedenlere gelince, bunlan da kısaca şu şekilde belirtmek müm­
kündür: Bankalar, her şeyden önce, şube sayılarını artırmak, tasarruf mevduatı top­
lama sınırlannı ve kredi verebilme limitlerini genişletmek istedikleri zaman, bankala­
rın sahip olduğu özkaynaklar bu konularda bir teminat sağladığı için, özkaynaklannı
artırma yoluna gideceklerdir Ayrıca "iştiraklere verilecek krediler, iştiraklere tahsis
edilecek sermaye, limit dahili verilecek teminat mektuplan, yabancı bankalann vere­
cekleri kontrgarantiler karşılığı verilecek teminat mektupları, hatta bankaların edine­
bilecekleri taşınmaz mallar konulannda bir sınır, bir ölçü oluşturması, bankalan da­
ha fazla özsermaye ile çalışmaya zorlamaktadır"""
Aşağıda Tablo 4'teki rakamları ve yıldan yıla gözlenen gelişmeleri yorumlarken,
yukarıda özet olarak verilen bilgileri anımsamakta ve yorumlan belirtilen noktalann
ışığında yapmakta yarar vardır
Tablo 4'ün ilk sütununda Kamusal Sermayeli Ticaret Bankaları yer almaktadır
(1980-1985 döneminde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, DYB ve DESİYAP veri­
len rakamlara dahil edilmemiştir Karşılaştırma olanağı sağlamak açısından Tabloda
1979 yılına ait rakamlar da yer almaktadır) Tabloda görüldüğü gibi, 1980 yılı sonu
itibariyle Kamusal Sermayeli Ticaret Bankalan'nın toplam özkaynaklan, 39.738 mil­
yon TL. iken bu rakam % 3872'lik bir artışla 1988 yılı sonunda 1.564.000 milyon TL'ya
yükselmiştir Diğer bir deyişle, bu gruptaki ticaret bankalarının özkaynaklan 19801988 dönemindeki 9 yıl içinde yaklaşık 39 misli bir artış göstermiştir Bu son derece
büyük bir artıştır ve enflasyonun etkisinden arındırılsa bile (ki bunu aşağıda gelişme­
leri reel değerlerle değerlendirirken yapacağız) hızlı bir özkaynak artış hızına işaret
etmektedir Tabloda görüldüğü gibi, kamusal sermayeli ticaret bankalannda nominal
terimlerle en büyük özkaynak artışları 1983,1984 ve 1988 yillarında gerçekleşmiştir
Bu yıllarda nominal artış % 60'ların üzerinde olmuştur
(1) Bu konuda daha aynntılı bilgi için Ö.AKGÜÇ'ün, Banka ve Ekonomik Yorumlar Dergisi'nin çeşili sayı­
larında yeralan bankacılığa ilişkin çalışmalan görülebilir.
Aynı dönemde özel sermayeli ticaret bankalarında özkaynak artışı çok daha bü­
yük boyutlarda olmuş ve % 12968 olarak gerçekleşmiştir. Diğer bir deyişle, bu ban­
ka grubunda özkaynaklar 1980 yılı sonuna göre yaklaşık 130 misli artarak 2.143.700
milyon TL'ye ulaşmıştır. Bu banka grubunda nominal terimlerle en büyük özkaynak
artışlan 1981, 1982, 1984, 1987 ve 1988 yıllannda gerçekleşmiştir. Örneğin 1988 yılı
için gerçekleşme oranı % 98 olmuştur. Aynı dönemde yabancı bankaların özkaynaklarındaki gelişmeler, özel sermayeli ulusal ticaret bankalarındaki gelişmelerden de
hızlı olmuş ve % 13397'ye ulaşmıştır Bu hızlı artışta, anılan dönemde, yabancı ban­
ka sayısındaki artışların da büyük bir payı olduğunu burada belirtmekte yarar vardır.
Kuşkusuz, sadece bu banka grubu için değil, diğer banka gruplan için de, gruptaki
banka sayısındaki artış ve buna bağlı olarak şube sayılarındaki artışlann, toplam öz­
kaynak miktarını artırıcı yöndeki etkilerini gözönüne almak ve toplam özkaynak miktarlarındaki gelişmeleri oradaki gelişmeler ışığında yorumlamak gerektiği açıktır.
Özkaynak miktarındaki gelişmeleri, tüm ticaret bankalannı birlikte ele alarak in­
celediğimizde (Tablo 4, sütun 4), anılan dönemde ticaret bankalarının toplam özkaynaklarının % 6677'lik bir artış göstererek 1988 yılı sonunda 3.853.600 milyon TL'ya
ulaştığını görmekteyiz. Diğer bir deyişle, 1980-1988 döneminde ticaret bankalarının
özkaynakları yaklaşık 67 misli artmıştır Bu artışta en büyük pay, yukandaki açıkla­
maların da gösterdiği gibi, kuşkusuz özel sermayeli ulusal ticaret bankalarına aittir.
Tablo 4'te ele alınan ikinci banka grubu. Kalkınma ve Yatınm Bankalan grubu­
dur. Bu grupta yer alan kamusal sermayeli bankaların özkaynaklan, analiz dönemi­
mizde % 6149 oranında (yaklaşık 62 misli) artarak 1988 yılı sonu itibariyle 497.900
milyon TLye ulaşmıştır. Bu banka grubunda özkaynaklardaki en büyük artış 1982 yı­
lında gerçekleşmiştir. 1984 ve 1988 yıllarında da nominal terimlerle özkaynak artışı
bir hayli büyük boyutlara ulaşmıştır Örneğin 1988 yılında bu gruba giren bankalann
özkaynak artış oranı % 69 olmuştur
Özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankalarında özkaynak tutarı, kamusal ser­
mayeli bankalann özkaynak miktarlannın hep bir hayli gerisinde kalmıştır. Bu grupta­
ki bankaların özkaynak miktarlarındaki artış hızı da, diğer banka grubundaki geliş­
melerin bir hayli gerisindedir. Anılan dönemde özel sermayeli kalkınma ve yatınm
bankalarının özkaynak miktarları nominal terimlerle % 2370 oranında (yani yaklaşık
25 misli) artmıştır 1988 yılı artış oranı % 60'dır.
Özel ve kamusal sermayeli kalkınma bankalan birlikte ele alındığında, analiz dö­
nemimizde özkaynak toplamının yaklaşık 53 misli arttığı görülmektedir. Bu artışta esas
pay, kamusal sermayeli bankalara aittir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın özkaynak tutanndaki artışlar Tablo 4'ün
8. sütununda yer almaktadır. O sütunda görüldüğü gibi analiz dönemimizde Merkez
Bankası'nın özkaynaklan % 1635 oranında artarak, 1980 yılı sonunda 4785 milyon
TL. iken 1988 yılı sonu itibariyle 83.000 milyon TL.'sına ulaşmıştır. Görüldüğü gibi,
analiz döneminde, diğer gruplarla karşılaştınidığında, en düşük artış hızını Merkez
Bankası'nın özkaynaklan göstermiştir.
Tablo 4'ün son sütununda tüm bankalar birlikte ele alınmaktadır. Buna göre Türk
Bankacılık Sisteminin toplam özkaynak tutan 1979 yılı sonunda (1980 yılı başında)
48.041 milyon TL. iken bu tutar 1988 yılı sonunda 4.514.700 milyon TL.ya ulaşmıştır.
Olaya analiz dönemimiz açısından yaklaşırsak, bu dönemde toplam özkaynaklann
yaklaşık 62 misli (% 6196 oranında) arttığını söyleyebiliriz. Yukandaki analizin de açık­
ça gösterdiği gibi, Türk Bankacılık Sisteminin özkaynaklarında 1980-1988 dönemin­
de gözlenen hızlı artış, esas olarak ticaret bankalannın ve özellikle de özel sermayeli
ulusal ticaret bankalarının özkaynaklarındaki artışlardan kaynaklanmıştır. Artışlarda
ikinci ağırlığa sahip olan banka grubu kamusal sermayeli ticaret bankalarıdır.
Yukarıda ulaşılan sonuçların, nominal terimlerle yapılan bir analizin sonuçlan
olduğunu anımsatarak şimdi aynı analizi reel fiyatlarla yapmaya çalışalım.
V.1.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Bankalann özkaynaklarındaki gelişmeleri, yalnızca cari fiyatlarla ifade edilen ra­
kamlarla yapmak, bu rakamlar enflasyonun yol açtığı şişkinlikleri de içerdiğinden,
ya da diğer bir ifade ile enflasyonun etkilerinden arındınimamış olduğundan, pek sağ­
lıklı olmayacaktır. Biz bu nedenle, yukarıda nominal fiyatlarla yaptığımız analizi ayrı­
ca reel fiyatlarla da yapmayı uygun bulduk. Bu analize ilişkin rakamlar. Tablo 4'te
yer alan ve cari fiyatlarla ifade edilen rakamların, o yıl sözkonusu olan enflasyon ora­
nı ile deflate edilmesi yoluyla bulunmuş ve tabloda, her yıla ait nominal rakamın al­
tında parantez içinde verilmiştir. Nominal rakamlan deflate etmekte kullandığımız enf­
lasyon oranları yıllar itibariyle aşağıda verilmiştir (Bu konuda İTO verilerinden yarar­
lanılmıştır).
Yıl
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
Enflasyon Oranı (%)
90.3
34.1
27.4
28.1
46.4
41.7
27.5
39.3
60.8
Tablo 4, sütun 1'de kamusal sermayeli ticaret bankalan yer almaktadır. Görüldü­
ğü gibi 1980 yılı sonu itibariyle, kamusal sermayeli ticaret bankalannın toplam öz­
kaynaklan cari fiyatlarla 39.378 milyon TL.dır. Bu rakam, enflasyonun neden olduğu
şişkinliği de içermektedir. Enflasyonun etkisinden anndırmak için, bu rakamı o yıla
ait enflasyon oranı ile deflate etmek gerekecektir. Bunu yaptığımızda elde ettiğimiz
rakam 20.693 milyon TL. dır ve şu anlama gelmektedir: 1980 yılı başı fiyatlan ile ifa­
de edildiğinde, 1980 yılı sonunda kamusal sermayeli ticaret bankalannın özkaynak­
iarmın tutarı 20.693 milyon TL'dır. Tabloda görüldüğü gibi, 1979 yılı sonunda (veya
1980 yılı başında) özkaynak tutannın 23.116 milyon TL. olduğu gözönüne alındığın­
da, 1980 yılında bu tutarın reel anlamda artmadığını, gerçekte azaldığını söyleyebiliiz. Rakamın 23.116 milyon TL.dan 39.378 milyon TL.ya çıkması esas olarak enflas­
yondan kaynaklanmıştır ve enflasyonun etkisinden arındırıldığında, özkaynaklar reel
anlamda azalmıştır. Reel rakamlar, diğer yıllar için de parantez içinde verilmiştir ve
yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yorumlanmalıdır.
Tablo 4 bu açıdan yorumlandığında, tüm banka gruplannın özkaynakiarmın, re­
el fiyatlar cinsinden de çok çarpıcı bir şekilde arttığına işaret etmektedir. Bazı yıllar­
da özkaynaklar reel olarak gerilemiş olsa da, 1980-1988 dönemi bir bütün olarak ele
alındığında özkaynaklar, tüm banka gruplan açısından kuşkuya yer bırakmayacak bir
şekilde artmıştır. Gelişmeleri, çeşitli banka gruplan açısından ayn ayn incelersek şun­
ları söyleyebiliriz:
Kamusal sermayeli ticaret bankalarının toplam özkaynaklan 1980 yılı başında,
reel fiyatlarla 20.693 milyon TL. iken bu toplam 1988 yılı başı (reel) fiyatları ile 972.637
milyon TL'ye ulaşmıştır Bu, % 4600 oranında bir artış anlamına gelmektedir ve aynı
dönemde nominal fiyatlarla artış oranının % 3872 olduğu anımsanacak olursa, öz­
kaynak tutarındaki ilginç bir gelişmeye işaret etmektedir
Tablo 4 dikkatle incelendiğinde, kamusal sermayeli ticaret bankalarının özkay­
nak tutarlarının bazı yıllar reel anlamda artmayıp azaldığını görmek mümkündür Ör­
neğin 1980 yılı böyle bir yıldır 1982 yılında ise özkaynak miktan reel anlamda aşağı
yukarı aynı kalmıştır Yine örneğin 1984, 1987 ve 1988 yıllan özkaynak tutarlannın
reel anlamda arttığı yıllar olmuştur
İlginç ve gerçekten daha anlamlı bir karşılaştırma da 1988 rakamını 1980 fiyatla­
rı ile ifade etmektir Bunu yaptığımızda, 1988 yılı sonu itibariyle 1 trilyon 564 milyar
TL. olan özkaynak toplamının reel değeri 98.767 milyon TL. olmaktadır ki bu, özkaynaklann 1980-88 döneminde reel anlamda yaklaşık 2.5 misli arttığı anlamına
gelmektedir""
Tablo 4'ün 2. sütununda görüldüğü gibi, özel sermayeli ulusal ticaret bankaları­
nın özkaynaklan 1980 yılı dışındaki her yıl yalnızca nominal fiyatlar cinsinden değil
reel fiyatlar cinsinden de artış göstermiştir 1980 fiyatları ile ifade edildiğinde, 1980
yılı sonu itibariyle 16.404 milyon TL. olan özkaynak tutarı 1988 yılı itibariyle 135.376
milyon TL.ya çıkmıştır ki bu yaklaşık 8 misli bir artış anlamına gelmektedir Bu, önemli
oranda bir artıştır
Yabancı bankalar incelendiği zaman ilginç bir durumla karşılaşılmakta ve bu ban­
ka grubunda özkaynakların 1980,1987 ve 1988 yıllarında reel anlamda artmadığı gö­
rülmektedir Toplam yabancı banka sayısı artarken, özkaynaklann bazı yıllar reel ola­
rak artmamış olması ilginç bir gelişme olarak vurgulanmaya değer Bu banka gru­
bunda reel anlamda en büyük artış (% olarak) 1983 yılında gerçekleşmiştir 1980 fiyatlan ile ifade edildiğinde ise, özkaynaklann bu banka grubunda da önemli oranda
(8.5 misli) arttığına tanık olunmaktadır Bu artışta, kuşkusuz, analiz döneminde ya­
bancı banka sayısında meydana gelen artışlann da büyük payı olmuştur
Ticaret bankaları bir bütün olarak ele alındığında, özkaynak toplamının, 1980 fi­
yatları ile 56.863 milyon TL.dan 243.357 milyon TL'ya çıktığı görülmektedir Bu 4.2
misli bir artış anlamına gelmektedir ve ticaret bankalannm özkaynaklannın 1980-1988
döneminde reel fiyatlala önemli bir oranda arttığını göstermektedir Yine tablodan
görüldüğü gibi bu artışta en önemli pay özel sermayeli ulusal ticaret bankalarına ait­
tir
Tablo 4'te yer alan ikinci banka grubu olan Kalkınma ve Yatırım Bankalarındaki
gelişmelere gelince: Bu grupta yer alan kamusal sermayeli bankaların özkaynaklan,
reel anlamda 1980,1981,1983,1985 ve 1987 yıllarında artmayıp azalmıştır Reel ola­
rak özkaynak tutarının en çok arttığı yıl ise 1984 yılı olmuştur 1980 yılı fiyatlarıyla ifa­
de edildiğinde ise özkaynaklar yaklaşık 4 misli artarak (1980 fiyatlarıyla) 31.443 mil­
yon TLya yükselmiştir
Özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankalanna gelince, bu gruptaki bankalann
özkaynaklan, reel anlamda, 1980,1983 ve 1988 yılları dışında hep artmıştır 1988 yı(1) 1980 yılı 100 iken toptan eşya fiyatları indeksi 1988 yılında 1583.52'ye çıkmıştır. Bu son hesaplamada
1988 yılı rakamı bu indeksle deflate edilmiştir. Bu indeks bundan sonraki hesaplamalarda da kullanı­
lacaktır. (İndeks, İTO kaynaklarından yararlanılarak hesaplanmıştır.)
Iındaki reel azalma ise önemsenmeyecek kadar azdır. 1980 fiyatlarıyla ifade edildi­
ğinde 1988 yılı özkaynak toplamının 5.065 milyon TL olduğu görülmektedir ki bu, analiz
döneminde bu banka grubunda özkaynaklann yaklaşık 1.5 misli arttığı anlamına gel­
mektedir. Rakamlann da gösterdiği gibi, kalkınma ve yatınm bankalan grubunda özkaynaklarda meydana gelen reel artışlar esas olarak kamusal sermayeli bankalar­
dan kaynaklanmaktadır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın özkaynaklan da, diğer banka grupla­
rında olduğu gibi 1980 yılında reel anlamda bir düşüş göstermiştir. Bu düşüş 1981
ve 1982 yıllarında azalarak sürmüş, 1983 yılında özkaynaklarda reel anlamda bir ar­
tış gözlenmiştir. 1984-1987 dönemi yine reel anlamda düşüşün yaşandığı bir dönem
olmuş, 1988 yılında ise TCMB'nin özkaynaklan reel anlamda önemli bir oranda art­
mıştır. 1980 fiyatlarıyla ifade edildiğinde, özkaynaklarında en düşük artış gösteren ban­
ka TCMB olmuştur (yaklaşık % 9.5).
Tablo 4'ün son sütunu, tüm bankacılık sektörü birlikte ele alındığında özkaynak­
lann ne şekilde bir gelişme gösterdiğini göstermektedir. Görüldüğü gibi Türk Banka­
cılık Sistemi, 1980 ve 1985 yılları dışında özkaynaklannı reel anlamda sürekli artır­
mıştır. Bu vurgulanması gereken bir performanstır. 1980 fiyatları ile ifade edildiğinde
de özkaynaklann yaklaşık 4 misli arttığı görülmektedir. Tablo, bu artışta en büyük pa­
yın özel sermayeli ulusal ticaret bankalarına ait olduğunu göstermektedir.
Özel sermayeli ticaret bankalarında özkaynaklann en önemli öğesinin, kârdan
ayrılan yedek akçelerle değer artış fonu ve değer artış karşılıklarından oluştuğunu
burada belirterek, banka kaynaklarının bir diğer öğesi olan mevduatlardaki gelişme­
lerin incelenmesine geçebiliriz.
V.2.Bankaların Mevduatlarındaki Gelişmeler
Bundan önceki alt-bölümde, 1980-1988 döneminde Türk Bankacılık Sistemi içinde
yer alan bankaların özkaynaklanndaki gelişmeleri, hem cari fiyatlar hem de reel fi­
yatlar açısından inceledik. Bu alt-bölümde ise, yine banka kaynakları arasında yer
alan banka mevduatlarındaki gelişmeleri incelemeye çalışacağız. Mevduattaki ge­
lişmeleri üç ana başlık altında incelemeyi uygun bulduk:
a) Mevduat ana grupları itibariyle gelişmeler. Burada konuya, bankacılık siste­
minde yer alan tüm bankalar açısından yaklaşılmaktadır;
b) Özel sermayeli ulusal ve yabancı ticaret bankalarının mevduatlarındaki geliş­
meler (yine mevduat ana gruplan itibariyle). Burada amaç, daha dinamik bir yapıya
sahip olduğunu gördüğümüz bu banka gruplanndaki gelişmeleri diğer gruplarla kar­
şılaştırabilmektedir.
c) Tasarruf mevduatının vadeler itibariyle dağılımındaki gelişmeler. Burada amaç,
toplam mevduatlar içinde önemli bir yere sahip olan tasarruf mevduatlanndaki geliş­
melerin incelenmesi ve izlenen faiz politikalarının tasarruf mevduatının dağılımı üze­
rindeki etkilerinin saptanmasıdır. Şimdi, bu konulann incelenmesine geçebiliriz.
V.2.1.Mevduat Ana Grupları İtibariyle Gelişmeler (Tüm Bankalar)
1980-1988 döneminde banka mevduatlarındaki gelişmeler Tablo 5/A ve Tablo
5/B'de yer almaktadır. Gelişmelerin iki tablo halinde ele alınmasının nedeni, 1985
yılından başlayarak "mevduat sertifikası" ve "döviz tevdiatı"na ilişkin verilerin ayrı­
ca yayınlanmaya başlamış olmasıdır. Karşılaştırma olanağı sağlamak için Tablo 5/A'da
1979 yılına ait rakamlar da yer almaktadır.
E
n
QJ
evi
£2 o S cvTS
2i!
^
co
co S od n evi
É
in
2
s-
g^o
í^co
in
CO
CM
CM
2
o
S2
I
in
cd
o
CM
(O
İS
CM ^
n
in !
;
o
fe
CM
evi
CO
CM
CO
co
00
CD
o
O
in
c\J
c M ¿ c MrviZ : c• irTk) i í.• i : R. Ñ
i5 CJ)
co
00
00
00
O)
CM
O
00
il
o
00
II
00
00
o> Oí
op
E
(O
VJ/
•
O r o" CTtt
^ io>r 2 I
S CO Si
Q rs. J5 o
o
o
o
o
co
LO
CO
CO
o
LO
^
LO
oy
CD iri
00
cvj
s
co
LO
3S ^ R
<
O
O)
" r i c ö I S CT)
— JS
10
§ w
00
? Î O)
05 op
« e
£ 0 )
2?C m
^— D
.S
£
g
O
0)
"i E
CM co evi
(O
0> !
CU
00
CO
s
CT)
00
G)
v.2.1.1.Cari Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 5/A'nın ilk sütununda görüldüğü gibi, 1979 yılı sonunda 237.200 milyon TL.
olan tasarruf mevduatı 1980 yılı sonunda % 62'lik bir artışla 383.100 milyon TL'ya,
1980 sonu rakamıyla karşılaştınidığında 1988 yılı sonunda da % 3218'lik bir artışla
12.711.313 milyon TL'ya çıkmıştır.^ Diğer bir deyişle 1980-1988 döneminde tasarruf
mevduatı cari fiyatlarla yaklaşık 33 misli artmıştır. Tablodan da görüldüğü gibi tasar­
ruf mevduatı 1981 yılında cari fiyatlarla dönemin rekor artış hızını göstermiş (yaklaşık
% 135), 1983 yılında bu artış hızı % 28'e kadar gerilemiş, 1988 yılında ise artış hızı
yeniden toparlanarak % 83'lere ulaşmıştır.
Tablo 5/A'nın ikinci sütununda yer alan ''resmi kuruluşlar mevduatı" en yüksek
artış hızlannı 1981 (% 87) ve 1987 (% 69) yıllannda göstermiş, 1988 yılında ise cari
fiyatlar cinsinden bile bir gerileme göstererek (1987'ye göre % 34 bir azalışla) yakla­
şık 1.5 trilyon TL'ya düşmüştür. Bu rakam, 1980 yılı sonu rakamıyla karşılaştınidığın­
da, anılan dönemde resmi kuruluşlar mevduatının cari fiyatlarla yaklaşık 18 misli art­
tığı anlamına gelmektedir
Ticari kuruluşlar mevduatı ise. Tablo 5/A'nın 3. sütununda görüldüğü gibi, aynı
dönemde 23 misli artarak yaklaşık 6.5 trilyon TL'ya ulaşmıştır Ticari kuruluşlar mev­
duatı, cari fiyatlarla en yüksek artış hızlarını 1980 (% 84), 1981 (% 63) ve 1987 (%
62) yıllarında göstermiş, artış hızı 1988 yılında % 26'ya kadar gerilemiştir
Tablo 5/A'nın 4. sütununda yer alan "bankalararası mevduat", 1981 yılında %
96, 1982 yılında % 98 gibi yüksek artışlar gösterdikten sonra, artış hızı 1983'te %
17'ye gerilemiş, 1985 yılında ise % 115'lik rekor bir artış gösterdikten sonra artış hızı
1988 yılı sonu itibariyle yeniden % 60'lara gerilemiştir 1980-88 döneminde bu mev­
duat türü 57 misli bir artış göstermiştir
Tablo 5/A'nın 5. sütununda yer alan "diğer" mevduat (Tablo 5/B'de "sair" mev­
duat), 1980-1988 döneminde en büyük artışı gösteren mevduat türü olmuştur 19801985 yıllan arasında Türkiye Bankalar Birliği Yayınlan'nda "diğer" başlığı altında tasnif
edilen bu mevduat türü, dönemin başlarında tutar olarak pek büyük meblağlara ulaş­
mazken, 1986'dan sonra Türkiye Bankalar Birliği Yayınlan'nda "sair mevduat" adı
altında tasnife tabi tutulmuş ve meblağ olarak da büyük boyutlara ulaşmıştır "Diğer"
mevduattaki gelişmeleri, bu anlatılanlar çerçevesinde iki alt döneme ayırarak ince­
lersek, bu mevduat türünün 1980-1985 döneminde yaklaşık 8.5 misli artarak yaklaşık
23 milyar TL'ye ulaştığını, 1986-1988 döneminde ise artışın 7 misli olmasına karşın
meblağın büyük boyutlarda artarak 3.7 trilyona eriştiğini söyleyebiliriz.
Tablo 5/B'de, Tablo 5/A'da yer almayan iki mevduat türündeki gelişmeler de yer
almaktadır Bu mevduat türleri "Mevduat Sertifikası" ve "döviz tevdiatı"dır Tablonun
2. sütununda yer alan "mevduat sertifikası", 1985-1988 döneminde % 87 oranında
artarak 1988 sonu itibariyle 1.25 trilyon TL'ya ulaşmıştır Mevduat sertifikasındaki ge­
lişmelerde ilginç bir nokta, bu mevduat türünün 1988 yılında, bir önceki yıla göre %
10'luk bir azalma göstermiş olmasıdır
Tablo 5/B'nin 1. sütununda "döviz tevdiaf'ına ilişkin rakamlar 1986 yılından iti­
baren yer almaktadır Buna göre 1986-1988 döneminde "döviz tevdiatı" yaklaşık 3,5
misli artarak 9,4 trilyon TL'ya ulaşmıştır Bu mevduat türündeki artış 1987 yılında %
115'e ulaşılan artış hızı 1988 yılında % 68'lere gerilemiştir
(1) Hem Tablo 5/A hem de Tablo 5/B'de yer alan mevduat ana gruplannın analizi, iki tablo birlikte ele alı­
narak yapılacaktır.
Tablo 5/A ve 5/B'nin son sütunları, tüm banka gruplarına ait toplam mevduattaki
gelişmeleri vermektedir. Rakamlann gösterdiği gibi toplam mevduatlar 1980-1988 dö­
neminde 47 misli artarak 1988 yılı sonu itibariyle 38,4 trilyon TL'ya ulaşmıştır. Toplam
mevduatın cari fiyatlarla en çok arttığı yıl, % 100'ün üzerinde bir artışın gerçekleştiği
1981 yılı olmuştur. 1986 yılı da toplam mevduatın hızla arttığı yıllardan biridir. Bu yıl
içinde mevduatlar toplam % 80 oranında bir artış göstermiştir. 1988 yılında ise artış
oranının % 59'lara gerilediği görülmektedir. Bu artış oranlannın, cari fiyatlarla oldu­
ğu unutulmamalıdır.
Tablodaki rakamlar da göstermektedir ki, toplam mevduatlardaki artış esas ola­
rak tasarruf mevduatındaki artışlar tarafından belirlenmektedir. Tasarruf mevduatı,
hem büyüklük olarak hem de artış hızı bakımından, toplam mevduattaki artışları en
çok etkileyen mevduat türüdür. 1988 yılında tasarruf mevduatı, toplam mevduat için­
de % 33 ile en yüksek paya sahiptir. Tabloların gösterdiği ilginç bir gerçek de, 1986
yılından itibaren önem kazanan döviz tevdiatının toplam mevduatlar içinde 2 önemli
paya sahip olan mevduat türü olmasıdır.
V.2.1.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Mevduat ana gruplanndaki gelişmelerin reel fiyatlar cinsinden incelenmesi, bu
tür hesaplamalar rakamlan enflasyonun etkisinden arındırdığı için kuşkusuz daha
yararlıdır. Cari fiyatlarla mevduat rakamların, söz konusu yılın enflasyon oranıyla deflate edilmesi yoluyla bulunan reel rakamlar, her yıl için o yıla ait rakamın altında pa­
rantez içinde verilmiştir. Tabloda aynca, 1980 yılı fiyatlanyla 1988 yılı sonunda çeşitli
mevduat türlerinin hangi değerlere ulaştığı da verilmektedir. Şimdi, çeşitli mevduat
türlerindeki reel gelişmeleri ayrı ayrı inceleyebiliriz.
Tasarruf Mevduatı: Enflasyon oranının % 90.3 olduğu 1980 yılında tasarruf mev­
duatının reel anlamda azaldığı görülmektedir. 1981 yılında ise tasarruf mevduatı reel
anlamda % 75 oranında bir artış göstermiştir. 1983 yılında da reel bir artış olmadığı
görülmektedir. 1986 ve 1987 yıllan da tasarruf mevduatının reel anlamda azaldığı yıl­
lar olmuştur. 1988 yılında ise % 60.8 oranındaki enflasyona karşın tasarruf mevduatı­
nın reel olarak arttığı görülmektedir (7.905.313 TL. > 6.929.239 TL). Gelişmeleri 1980
rakamları ile ifade edersek, 1980-1988 döneminde tasarruf mevduatının reel anlam­
da yaklaşık 4 misli arttığını söylemek olanaklıdır (Tablo 5/B, son satır).
Resmi Kuruluşlar Mevduatı: Bu mevduat türü de 1980 yılında reel anlamda bir
düşüş gösterdikten sonra 1981-1987 döneminde reel anlamda devamlı olarak artış
göstermiş, 1988 yılında ise önemli oranda bir reel düşüşle dönemi tamamlamıştır.
1980 yılı fiyatlarıyla ifade edildiğinde ise, analiz döneminde bu mevduat türünün yak­
laşık % 12 oranında arttığı görülmektedir. Bu, resmi kuruluşlar mevduatının 19801988 döneminde reel anlamda pek bir artış göstermediği anlamına gelmektedir.
Ticari Kuruluşlar Mevduatı: Bu mevduat türü 1980, 1981, 1983, 1984 ve 1988
yıllarında reel anlamda azalma göstermiş olmakla beraber 1980 yılı fiyatları ile ifade
edildiğinde yine de yaklaşık % 44 oranında bir artış göstermiştir.
Bankalararası Mevduat: Bu mevduat türü de, enflasyon nedeniyle 1980, 1983,
1984,1987 ve 1988 yıllannda reel anlamda bir artış gösterememiştir. Fakat 1981,1982,
1985 ve 1986 yıllarında görülen gelişmeler azalışlan fazlasıyla telafi etmiştir. 1980
fiyatlanyla bankalararası mevduatın 1980-88 döneminde yaklaşık 3.6 misli arttığını
söyleyebiliriz. Bu, önemli sayılabilecek bir reel artış ifade etmektedir.
Mevduat Sertifikası: Bu mevduat türü, 1986 ve 1988 yıllarında reel anlamda
azalma göstermiştir. 1988 yılında mevduat sertifikasının reel anlamda % 50 oranında
azaldığını söylemek mümkündür. Tabloda 1980 yılı fiyatlarıyla 1988'de mevduat ser­
tifikasının hangi değere ulaştığı yer almakla beraber, buradaki gelişmeyi 1985 fiyatlan ile irdelemek daha anlamlı olacaktır kanısındayız. Gelişmeyi bu açıdan inceledi­
ğimizde 1985 fiyatlarıyla mevduat sertifikalarının değerinin 1988'de yaklaşık % 25
oranında azaldığını söyleyebiliriz.
Döviz Tevdiatı: Bu mevduat türü son yıllarda önemi gittikçe artan bir mevduat
türüdür ve toplam mevduatlar içindeki payı giderek artmaktadır Hesaplamalar bu
mevduat türünün reel anlamda da hem 1987 hem de 1988 yılında arttığını göster­
mektedir. Bununla beraber 1988 yılında gerçekleşen reel artışın pek öyle fazla olma­
dığını da vurgulayarak belirtmekte yarar vardır. 1986 fiyatlarıyla ifade ettiğimizde ise
1986-88 döneminde döviz tevdiatı hesaplan değerinin yaklaşık % 70 oranında arttığı­
nı söylemek olanaklıdır.
Toplam IMevduat: Toplam mevduatlardaki gelişmeler Tablo 5/A ve 5/B'nin son
sütununda yer almaktadır. Rakamlar incelendiğinde, toplam mevduatın reel anlam­
da yalnızca 1980 ve 1988 yıllarında düşme gösterdiği, diğer yıllarda ise toplam mevduatlann enflasyon oranından daha fazla arttığı görülmektedir. Toplam mevduatlar
reel anlamda en çok 1986 yılında artmış ve artış oranı % 41'e ulaşmıştır. Bunu sırasıy­
la 1981, 1982 ve 1985 yıllanndaki reel artışlar izlemiştir.
1980 yılı fiyatlan ile 1988 yılında toplam mevduatların hangi değere ulaştığını araş­
tırdığımızda, 1980 yılına göre 1988 yılında toplam mevduatların yaklaşık 3 misli arttı­
ğını söyleyebiliriz. Diğer bir deyişle, 1980-1988 döneminde toplam mevduatlar reel an­
lamda üçe katlanmıştır Bu, önemli bir reel mevduat artışına işaret etmektedir. Yuka­
rıda sunduğumuz analiz, bu artışta en büyük payın (toplam mevduatlar içindeki pa­
yının da büyük olması gözönüne alındığında) tasarruf mevduatlanna ait olduğunu
göstermektedir. Artışta etkili olan ikinci mevduat türü "bankalararası mevduat" ola­
rak gözükmektedir.
V.2.2.Özel Sermayeli Ulusal ve Yabancı Ticaret Bankalarının
Mevduatlarındaki Gelişmeler (Mevduat Ana Grupları İtibariyle)
Mevduatlardaki gelişmeleri tüm bankalar açısından inceledikten sonra, aynı ge­
lişmeleri bu kez de özel sermayeli ulusal ve yabancı ticaret bankalan açısından ince­
lemenin yararlı olacağını düşündük. Bunun nedeni, özellikle tasarruf mevduatının bü­
yük kısmının esas olarak ticaret bankalannda toplanmakta oluşudur. Yukanda ince­
lediğimiz Tablo 5/A ve 5/B ile aşağıda yer alan Tablo 6/A ve 6/B'nin karşılaştıniması
bu konuda yeterince aydınlatıcı olacaktır.
V.2.2.1.Cari Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 6/A ve 6/B'nin ilk iki sütununda, ulusal ve yabancı ticaret bankalannda top­
lanan tasarruf mevduatının 1980-1988 döneminde ne şekilde geliştiği görülmektedir.
Rakamlar, tasarruf mevduatının, ulusal ticaret bankalannda, 1981 yılında, bir önceki
yıla göre cari fiyatlarla % 146 oranında büyüdüğünü göstermektedir. Aynı yıl, yaban­
cı bankalardaki tasarruf mevduatı da % 114 oranında artmıştır. 1981 yılı, tasarruf mev­
duatının ticaret bankalarında rekor düzeyde arttığı bir yıl olmuştur. Tasarruf mevdua­
tının cari fiyatlarla önemli oranda arttığı bir diğer yıl 1988 yılıdır. Bu yıl içinde tasarruf
mevduatı ulusal ticaret bankalarında % 88, yabancı ticaret bankalarında ise % 104
oranında artmıştır 1980 yılı sonuna göre 1988 yılı sonunda tasarruf mevduatı, özel
ulusal ticaret bankalannda yaklaşık 30'a, yabancı ticaret bankalannda ise yaklaşık
31'e katlanmıştır.
Resmi mevduattaki gelişmelere gelince; özel ticaret bankalarında toplanan res-
cvTfe in Si k: 5
ra
J
í ^ Q îTï^LO i C « íS't:- í
JO!
ì
c
Cd
m
^
0) (O
>0) 3
5 5
VW
ü
^
5 IO
S
'^í- d O)
co
TO
<P «*?
G^Ş
5
Œ
g 3 9ş5şfege§SsS|
© (d
Sc
S
-lili
|Í5
=0
CD CM 60 1^ <Q
00 ios: ^ «o od o j¿ CD o 00 10
0
E
0
O
12
ICD
D
1
o w
o
d
1 s
s i
ö
00,00 cşj^-^
^
^
Ü
c
fe
Ë
CVJ
Ö
LO
CM
CM
^ 1
oô
<N
iriîo
CD
53
Ë
Q.
H-
Ss
Í0
3
(O
1
in 2
CD
r>-;
ÇO
RÇM;=^LO
00
o
lO
U Í <YS co îc^ co
N
i
LO
lllll
<S e
c u .
(ñ
o
o
II
Ü
C5^§5
^ l O :
CM
H
O)
H
CO
o
lO
o
LO
00
S ^
CO 00
is
I
co
00
•s S
sisifi
CO
s
^
LO
O)
d
CD
3
CD
CO.
loS
co
CM
CM
CD
CO
LO
CM
S o > ö S L f 5 2J
H-
CO
CD
2Ì O'SS CO
CD
T3
CO
^I
2
CO
JO
CO ^
S
CO CM ^
CM
^
^
CM ^
CO
CD
•
CM^
iiif
Ss
O ) ü< o
CM
c
CD
CD
O
O
O
o
CO CD
00
00
o
00
00 00
G) G)
CO
CM
IC:)
•
00
CO
^
CD
00
O)
fe
C:)
00
00
'N
II
o
00
00 00
mi kuruluşlar mevduatı, toplam resmi kuruluşlar mevduatının küçük bir kısmını oluş­
turmaktadır Tablo 5/A ve 5/B'de yer alan rakamlarla karşılaştırıldığında. Tablo 6/A ve
6/B'deki rakamlar, özel ticaret bankalarının toplam resmi kuruluşlar mevduatı içinde­
ki payının yıllar içinde giderek çok azaldığını açık bir şekilde göstermektedir Bu mevduatlardaki gelişmeler ise yıllar içinde şöyle olmuştur: Tablodaki rakamlar, özel ulu­
sal ticaret bankalarındaki resmi mevduatların 1980-1984 döneminde bir artış göster­
diğini, 1985 yılındaki bir düşüşten sonra bu mevduat türünün 1986 ve 1987 yıllannda
yeniden arttığını, 1988 yılında ise çok büyük oranda bir düşüşle 1981 yılı değerinin
bile altına düştüğünü göstermektedir Yabancı bankalardaki resmi kuruluşlar mev­
duatının ise önemsenmeyecek kadar küçük olduğu, 1984 yılı sonu itibariyle 206 mil­
yon TL'ya çıkmış olan meblağın 1988 yılı sonunda 31 milyon TL.ya kadar gerilediği
görülmektedir Özetle, resmi kuruluşlar mevduatının gerek özel-ulusal gerekse ya­
bancı bankalar açısından pek önemli bir mevduat türü olmadığını ve öneminin de
yıllar içinde giderek önemli oranda azaldığını söyleyebiliriz.
Ticari kuruluşlar mevduatı toplamının yarıdan fazlası 1980-88 döneminde özel
ticaret bankalarında toplanmıştır Özel ulusal ticaret bankalarında toplanan ticari ku­
ruluşlar mevduatındaki artışın en yüksek olduğu yıllar 1981 (% 70) ve 1987 (% 72)'dir
1988 yılı artış oranı ise % 12'ye kadar gerilemiştir 1980-1988 döneminde özel-ulusal
ticaret bankalarındaki ticari kuruluşlar mevduatının cari fiyatlarla 18 misli arttığını gö­
rüyoruz. Yabancı bankalara gelince, bu bankalardaki ticari mevduat da 1980-1988
döneminde yaklaşık 26 misli artarak 163 milyar T L y a ulaşmıştır Yabancı bankalar­
daki ticari kuruluşlar mevduatı özellikle 1987 ve 1988 yıllannda önemli oranlarda art­
mış, artış oranlan 1987'de % 71, 1988'de ise % 83 olmuştur
Tablo 5/A ve 5/B ile karşılaştınidığında Tablo 6/A ve 6/B'deki rakamlar, "bankalararası mevduaf'm büyük kısmının da esas olarak özel ticaret bankalarında toplandı­
ğını göstermektedir Bu mevduat türü, özel-ulusal ticaret bankalannda 1980-88 dö­
neminde cari fiyatlarla 46.4 misli bir artış göstererek 1988 yılı sonu itibariyle yaklaşık
2 trilyon T L y a ulaşmıştır Artışın en yüksek olduğu yıllar yaklaşık % 100 ile 1981, %
102 ile 1985 yılı ve % 135 oranındaki artışla 1986 yılıdır 1987 yılında hemen hemen
hiçbir artış olmadığı görülmekte, 1988'de ise artışın yeniden bir sıçrama yaparak %
63'e çıktığı izlenmektedir
Yabancı bankalarda toplanan "bankalararası mevduaf'a gelince, bu mevduat
1980-1988 döneminde yaklaşık 120 misli artarak 1988 yılı sonu itibariyle 574 milyar
TL'ya ulaşmıştır Bu artışta, anılan dönemde Türkiye'deki yabancı banka sayısının hızla
artmış olmasının da kuşkusuz önemli bir payı olmuştur Tabloda görülebilen ilginç
bir gelişme, 1982 yılında yabancı bankalardaki "bankalararası m e v d u a f ' m cari fiyat­
larla dahi bir önceki yıla göre önemli oranda bir azalış göstermiş olmasıdırTablodaki
rakamlar, ayrıca, 1986 yılında yabancı bankalardaki bu mevduat türünün büyük bir
sıçrama göstererek bir önceki yılın yaklaşık 6.5 katı bir değere ulaştığını, onu izleyen
yıllarda da % 50'nin üzerinde artışlar gösterdiğini göstermektedir
Mevduat sertifikasındaki gelişmeler Tablo 6/B'de yer almakta ve veriler 1986 yı­
lından başlamaktadır Tablo 5/B ile karşılaştırıldığında, mevduat sertifikası toplam de­
ğeri içinde özel ticaret bankalannm payının bir hayli yüksek olduğu (örneğin 1988
yılında toplamın % 72'si) görülmektedir 1986 yılı sonu ile 1988 yılı sonu arasında
özel ulusal ticaret bankalarındaki mevduat sertifikası toplam değeri % 50 oranında
artarken, aynı dönemde yabancı bankalardaki mevduat sertifikası artış oranı % 178
gibi yüksek bir orana ulaşmıştır
İlgili tablolar karşılaştınidığında, "döviz tevdiaf'mm büyük kısmının da özel tica-
ret bankalarında toplandığı görülecektir. Tablo 6/B'deki rakamlar, özel-ulusai ticaret
bankalanndaki "döviz tevdiat" tutannın 1986-1988 döneminda cari fiyalarla % 269
oranında artarak 5.6 trilyon TL'ya ulaştığını göstermektedir. Aynı dönemde yabancı
bankalardaki gelişme % 282 oranında olmuş ve meblağ 426 milyar TLya ulaşmıştır.
Tablo 6/A ve 6/B'deki rakamlar "sair mevduaf'taki artışların esas olarak 1986'dan
sonra önem kazandığını göstermektedir. Bu mevduat türü de 1986-1988 döneminde
özel-ulusal ticaret bakalarında (cari fiyatlarla) % 262 oranında, yabancı ticaret ban­
kalarında ise % 168 oranında artış göstermiştir.
Tablo 6/A ve 6/B birlikte ele alındığında, özel-ulusal ticaret bankalanndaki top­
lam mevduatın 1980-1988 döneminde 39 misli, yabancı ticaret bankalannda ise yak­
laşık 78 misli arttığını görmekteyiz. Artışın en yüksek olduğu yıllar % 85 ile 1986 yılı
ve % 109 ile 1981 yılıdır. 1983 yılı ise toplam mevduat artışının nispeten düşük oldu­
ğu bir yıl olarak göze çarpmaktadır.
V.2.2.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Tasarruf mevduatındaki artışlan, yıllık enflasyon oranlannın etkisinden anndırarak incelediğimizde; özel ulusal ticaret bankalanndaki tasarruf mevduatının 1980,1983,
1986 ve 1987 yıllannda, yabancı ticaret bankalarında ise 1980,1986 ve 1987 yıllann­
da reel fiyatlarla düştüğünü görmekteyiz. 1981 yılında ise, hem özel-ulusal hem de
yabancı ticaret bankalarında toplanan tasarruf mevduatı reel anlamda önemli artış­
lar göstermiştir (sırasıyla % 83 ve % 55).
Tasarruf mevduatının 1988 yılı sonunda ulaştığı değerleri 1980 yılı fiyatlan ile ifa­
de ettiğimizde ise, 1980-1988 döneminde ulusal bankalarda toplanan tasarruf mev­
duatının reel anlamda yaklaşık 1.8 misli, yabancı bankalarda toplanan tasarruf mev­
duatının ise yaklaşık 2 misli artmış olduğunu söyleyebiliriz.
Resmi mevduattaki gelişmelere gelince, bu mevduat türü, ulusal bankalarda 1980,
1984,1985,1987 ve 1988 yıllannda reel anlamda artmayıp azalmıştır. 1985 ve özellik­
le de 1988'de gözlenen reel düşüşler önemli boyutlardadır (1988 yılında, resmi kuru­
luşlar mevduatının cari fiyatlar cinsinden de önemli oranda düştüğünü burada anım­
samakta yarar vardır.)
Ulusal ticaret bankalarındaki ticari mevduat, 1980,1983,1984 ve 1988 yıllannda
enflasyon oranlarının altında bir gelişme göstermiş, 1988 yılında reel gerileme % 30'a
ulaşmıştır. Yabancı ticaret bankalarında da 1980, 1984 ve 1986 yılları reel anlamda
bir artışın gözlenemediği yıllar olmuştur. 1980 yılı fiyatlarıyla ifade edildiğinde, 1988
yılında ticari kuruluşlar mevduatı özel-ulusal ticaret bankalannda 1980 yılı değerinin
% 33.3, yabancı bankalarda ise % 64.3 oranında üzerine çıkmıştır.
Bankalararası mevduattaki reel gelişmelere gelince: Ulusal bankalardaki ban­
kalararası mevduatın 1980,1983,1984 ve 1987 yıllannda, yabancı bankalardaki mev­
duatın da 1980,1982 ve 1988 yıllarında enflasyona yenik düştüğü görülmektedir. Bu­
na karşın, bankalararası mevduat hem ulusal hem de yabancı bankalarda büyük re­
el artışlar göstermiştir. (Yabancı bankalardaki bankalararası mevduatın 1928 yılında
reel anlamda bir hayli düştüğü de tablodaki rakamlardan anlaşılmaktadır). 1980 yılı
fiyatları ile ifade edildiğinde, ulusal bankalardaki bankalararası mevduat 1980-88 dö­
neminde (reel anlamda) yaklaşık 3'e, yabancı bankalarda ise 7.5'e katlanmıştır. Enf­
lasyona karşı gerçekleştirilen bu artışlar, önemli artışlardır.
Tablo 6/B'deki rakamlara mevduat sertifikasındaki gelişmeleri incelemek ama­
cıyla baktığımızda, bu mevduatlann her iki banka grubunda da 1987 yılında reel an-
lamda arttığını, 1988 yılında ise azaldığını görmekteyiz. 1986 fiyatlan ile ifade eder­
sek, 1986-1988 döneminde mevduat sertifikası toplam değerinin ulusal bankalarda
% 45 oranında düştüğünü, yabancı bankalarda ise % 1.5 oranında arttığını söyle­
mek mümkün olmaktadır.
Ulusal ticaret bankalanndaki döviz tevdiat hesaplannın toplam değerinin reel an­
lamda 1987 yılında artış gösterirken 1988 yılında düşüş gösterdiğini, yabancı banka­
larda ise bu mevduat türündeki artışların her iki yılda da enflasyona galip geldiğini
görmekteyiz. 1986 fiyatları ile ifade edildiğinde 1986-1988 döneminde ulusal ticaret
bankalarındaki mevduat sertifikalan toplam değerinin (reel anlamda) % 35 oranında
arttığını, yabancı bankalardaki artış oranının ise % 40'a ulaştığını söyleyebiliriz.
Toplam mevduatlardaki reel gelişmelere gelince: Özel ulusal ticaret bankalann­
daki toplam mevduatlar reel anlamda 1980, 1983 ve 1988 yıllannda artış değil azal­
ma göstermiştir. Diğer bir deyişle, bu banka grubundaki toplam mevduatlar, analiz
dönemimizin büyük kısmında (yani yukandaki üç yıl dışında) reel anlamda artış gös­
termiştir. 1980 yılı fiyatlan ile ifade edildiğinde ise, 1980-1988 döneminde toplam mev­
duatlar özel-ulusal ticaret bankalarında, reel anlamda yaklaşık 2.5 misli artmıştır. Ya­
bancı bankalardaki reel artış ise yaklaşık 5 misli olmuştur.
V.2.3.Tasarruf Mevduatının Vadeler İtibariyle Dağılımı
1980-1988 döneminde tasarruf mevduatının vadeler itibariyle dağılımı, aşağıda
Tablo 7'de gösterilmiştir. Tabloda vadeli, vadesiz ve toplam mevduatların hem tutar­
larına, hem de vadeli ve vadesiz mevduatların toplamı içindeki yüzde paylarına yer
verilmiştir. Tablo, toplam mevduatların vadeli ve vadesiz mevduatlar arasındaki dağı­
lımında 1980-1988 döneminde meydana gelen gelişmelerle ilgili ilginç eğilimlere işaret
etmektedir. Açıkça görüldüğü gibi, dönem boyunca uygulanan faiz politikasındaki de­
ğişmelerin doğrudan bir sonucu olarak, vadesiz mevduatın toplam mevduat içinde
1980 yılında % 51 olan payı, 1988 yılında % 15'e kadar gerileme gösterirken vadeli
mevduatın payı % 49'lardan % 85'lere tırmanmıştır. Bunun, çok çarpıcı bir değişme
olduğu açıktır. Özetle, 1980'ler, vadeli mevduatlann altın yıllannı yaşadığı yıllar ol­
muştur. Bu durum, mevduatlarda gerek cari gerekse reel fiyatlarla meydana gelen
değişmelerde de yansımasını bulmaktadır.
Vadesiz mevduatlar 1980-1988 döneminde cari fiyatlarla 9,5 misli artarken vade­
li mevduatlar aynı dönemde 58 misli artmıştır. Tablo, vadeli mevduatların 1981,1985
ve 1988 yıllarında cari fiyatlarla önemli oranlarda arttığını göstermektedir. 1984 ve
1986 yıllannda ise vadeli mevduatlar hemen hemen hiç artmamıştır.
Tablo 7 ayrıca enflasyonun vadeli ve vadesiz mevduatlardaki gelişmeleri ne yönde
etkilediği konusunda da bize ipuçları vermektedir. Tabloda, parantez içindeki rakam­
lar bize, vadeli mevduattaki artışlann, 1983, 1984, 1986 ve 1987 yıllannda enflasyon
artış hızlanndan daha düşük olduğunu göstermektedir. Buna karşın, 1980 yılı fiyatla­
rı ile ifade edildiğinde, vadeli mevduatlann 1980-1988 döneminde reel anlamda yine
de yaklaşık 3,7 misli arttığını söylemek olanaklıdır. Bu artışta, vadeli mevduatlarda
1981, 1982 ve özellikle de 1985 yılında meydana gelen reel artışlann katkısı vardır.
Vadesiz mevduatlar ise, 1981,1982,1985 ve 1988 yıllarında enflasyon oranlanndaki artıştan daha yavaş bir hızla artmıştır. Özellikle 1985 yılı, hem cari fiyatlarla hem
de doğal olarak reel fiyatlarla vadesiz mevduat değerinin önemli oranda düştüğü bir
yıl olmuştur. 1980 yılı fiyatlan ile ifade edildiğinde de, vadesiz mevduatlann reel an­
lamda yaklaşık % 40 oranında azaldığını söylemek mümkündür.
CVJ
^
00
CO
ililii
1
O
O
CM
^
1
!
^
«
E
E
oo"
ü
c
(O
8
00
00
I
3
o
o
C3
(O
c
LO
lO
00
o
o
OQ
o
mi
S
O
CO
2
CM 5 CM g
I ¿ CM 21: C3)
E
+
o
o
CM
00
c
CO
CQ
in
T
# 1 ? ^
P5
8
I
CO
E
0
CO
75
íp O) ;
1
£
CM
E
c
'c>
I
„
S
G
8
^
8
LO
LO
T-
O)
>o
LO
00
o
O
C
O
E
CO
O
E
O
c
O
0
a3
(O in
CO
•D
o
o
CO
c
o
^
^ o T - Oleo ^
•O
c
N
LU
Q
^
_
-J
UJ
Q
^
¡
2
<
-J
o.
R
CO
LU
-I
LU
Q
3
Q.
CO
c
I
CO
I
V.S.Türkiye Cumhuriyet lUlerkez Bankası'nın Bankacılık Kesimine
Açtığı Kredilerdeki Gelişmeler
Bundan önceki alt-bölümlerde, banka kaynaklarındaki gelişmeler, bankalann özkaynaklarındaki ve bankaların mevduatlanndaki gelişmeler açılanndan incelenmiş­
ti. Buradaki alt-bölümde ise, bankalann kaynaklarındaki gelişmeler. Merkez Banka­
sı'nın bankacılık kesimine açtığı kredilerdeki gelişmeler açısından incelenecektir.
Aşağıda Tablo 8'de, Merkez Bankası'nın 1980-1988 döneminde bankacılık kesi­
mine açtığı kredilerdeki rakamsal gelişmeler yer almaktadır. Bundan önceki altbölümlerde olduğu gibi, buradaki alt-bölümde de gelişmeler hem cari hem de reel
fiyatlar cinsinden ele alınacaktır.
V.S.I.Cari Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 8'de, Merkez Bankası'nın bankacılık kesimine açtığı kredilerin tanm kredi­
leri, sanayi kredileri, esnaf ve sanatkâr kredileri, dışsatım kredileri ve ticaret kredileri
arasındaki dağılımı ele alınmıştır Gelişmeleri, bu kredi alt gruplannda meydana ge­
len değişmeler açısından ele almakta yarar vardır.
Tanm kredileri, 1980 yılında, Merkez Bankası'nın o yıl verdiği toplam kredilerin
yaklaşık % 17'sini oluşturmakta ve yaklaşık 25 milyar TL. ya ulaşmakta iken, 1981
yılı hariç 1986 yılı sonuna kadar cari fiyatlarla bile bir hayli düşüş gösterdikten sonra
(1986 yılı sonu itibariyle meblağ yaklaşık 5,5 milyara kadar düşmüştür) 1987 yılından
başlayarak yeniden önem kazanmaya başlamış ve tutar olarak 614 milyar TLya, oran
olarak da verilen toplam kredilerin % 35'i düzeyine ulaşmıştır. Tablodaki rakamlar,
1980-1988 döneminde tanm kesimine açılan krediler konusunda izlenen politikada
meydana gelen dramatik değişmeyi çok iyi vurgulamaktadır 1982-86 döneminde, ve­
rilen toplam kredilerin yaklaşık % 1'ine kadar düşen tanm kesiminin payı, 1987'de
başlayan politika değişikliği sonucu, toplam kredilerin % 35'i düzeyine ulaşmıştır. Bu
gelişmeler sonucu, 1980-88 dönemi bir bütün ofarak ele alındığında, tarım kredileri­
nin cari fiyatlarla yaklaşık 25 misli arttığı görülmektedir.
Sanayi kredileri, aynı dönemde, tarım kredilerine göre çok daha istikrarlı bir ge­
lişme göstermiştir. 1980 yılı sonu itibariyle, toplam krediler içinde % 35 olan sanayi
kredilerinin payı, 1988 yılı sonunda % 46'lara yükselmiştir. Anılan dönemde sanayi
kredilerinin, cari fiyatlarla, yaklaşık 16 misli arttığını söylemek mümkündür
Esnaf ve sanatkâr kredilerine gelince, bu krediler, 1980-88 döneminde, cari fiyat­
larla, yaklaşık 8 misli artmış, bu kredilerin, verilen toplam krediler içindeki payı da
% 5'den % 3,3'e gerilemiştir.
1980-1988 döneminde, verilen toplam krediler içindeki payı önemli oranda aza­
lan bir kredi türü de dışsatım kredileri olmuştur. Bu kredilerin toplam krediler içinde
% 32,5 olan payı dönem sonunda % 14,5'e gerilemiştir Bu krediler, anılan dönemde
ancak 5 misli bir artış gösterebilmiştir Tablodaki rakamlar, dışsatıma verilen krediler­
de izlenen politikada da, analiz dönemimizde önemli bir düşünce değişikliği olduğu­
nu göstermektedir Verilen kredi toplamlarına bakıldığı zaman, 1984-86 döneminde
dışsatım kesiminin neredeyse gözden çıkanidığına bile hükmetmek olanaklı gözük­
mektedir. 1986 yılı sonu itibariyle, dışsatım kredilerinin, toplam krediler içindeki payı
% 0,8'e kadar düşmüştür Bu düşüşün, dışsatımın en çok özendirildiği bir döneme
rastlamış olması düşündürücüdür ve izlenmek istenen politikalar ile uygulamalar ara­
sındaki çelişkilerden önemli bir tanesine işaret etmektedir.
li
II
g
o ? 00
co
co
gI «¿¿I
co
CD
ipIiSililif
Èpp|i|||i|
0)
'"5
00fcvj ö> 5
eg
f
1
ö P (
o
=
c
m
co
Í^. f^<x) tr^o
§®
^<D
ÍTPH-
E
w pu?
«>
Ê
c
0)
(0
CM
00 ^ l O f^Ç£> ^ C V J ;z^<D
s.
t
CVI
)5)
ri '2^
x:
co
1
co
co
JO
E
i5
S
CÔ
•c
Ş,
c
E
CM
3
Ü
co
Rè-
?
di
E
co
Si.
o
Ì2
O)
co cô
IO
Si
1 Si
co
ce
J¿
c
s
E
1
:3
E
OD
¿
I
I t1z
Ü
co
e
c
(0
03
c
(/)
LU
_
B
s
1980-1988 döneminde, Merkez Bankası'nın bankacılık kesimine açtığı kredilerle
ilgili bir diğer ilginç gelişme de ticaret kredilerinde olmuştur. Tablodaki rakamlar, anı­
lan dönemde ticaret kredilerinin cari fiyatlarla bile ancak % 15 kadar arttığını göster­
mektedir. 1980-1983 döneminde ise artışın % 518 olduğu görülmektedir. Diğer bir
deyişle, ticaret kredileri ile ilgili olarak izlenen politikalarda, 1983 yılında dramatik bir
düşünce değişikliği olmuştur ve rakamlar bu düşünce değişikliğinin hâlâ devam etti­
ğini göstermektedir.
Tüm kredileri biriikte ele aldığımızda gelişmeleri şu şekilde özetlemek mümkün­
dür: 1980-1988 döneminde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bankacılık kesi­
mine açmış olduğu krediler yaklaşık 17 misli artmıştır. Yukandaki açıklamalanmız,
bu artışta en önemli paylann tarım ve sanayi kredilerinde olduğunu göstermektedir.
1988 sonu itibariyle, bu iki kesime verilen kredilerin toplam krediler içindeki payının
% 81 olduğu görülmektedir. Bu payın, 1980 yılında % 51 olduğu gözönüne alınırsa,
1980-88 döneminde, Merkez Bankası'nın bankacılık kesimine verdiği kredilerde ağır­
lığın açık bir şekilde tanm ve sanayi kredileri lehine kaydınidığını söylemek müm­
kündür.
Gelişmeleri reel fiyatlar cinsinden incelemenin, izlenen politikalarda meydana
gelen değişmeleri daha gerçekçi ve çarpıcı bir şekilde ortaya koyacağını belirterek
" r e e l " analizimize geçebiliriz.
V.3.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 8'de cari fiyatların altında parantez içinde verilen rakamlar, sözkonusu yı­
lın enflasyon oranı ile deflate edilmiş rakamları (yani o yıla ait olan ''enflasyondan
arındınimış" -reel-rakamları) vermektedir. 1979 yılı rakamı ile karşılaştınidığında, 1980
yılına ait reel rakam, 1980 yılında tarım kredilerinin reel anlamda azaldığını göster­
mektedir. Diğer bir deyişle, 1980 yılında cari fiyatlaria meydana gelen artış, enflas­
yon artış hızının gerisinde kalmıştır. Tablodaki rakamlar tanm kredilerinin 1981,1982,
1984,1985 ve 1986 yıllannda da reel anlamda artmayıp azaldığını göstemrıektedir. 1982
yılında meydana gelen reel azalışın nedeni, bu yıl da tanm kredilerinin cari fiyatlaria
bile büyük bir azalış göstermiş olmasıdır. 1987 yılı, tanm kesimine açılan kredilerin
hem cari hem de reel fiyatlaria büyük oranda artış gösterdiği bir yıl olmuştur. Tablo­
daki rakamlar, reel anlamda artışın 1988 yılında da, aynı büyük oranda olmasa da
yine de önemli bir oranda sürdüğünü göstermektedir. 1980 yılı fiyatlan ile ifade edildi­
ğinde ise, 1980-88 döneminde kredilerin reel anlamda % 55 oranında arttığını söyle­
mek mümkündür.
Sanayi kredileri, tanm kredilerinin aksine, 1980-1983 dönemindeki 4 yılda reel
anlamda artışlar göstermiştir. 1984 ve 1985 yıllan ise reel anlamda düşüş yıllan ol­
muştur. 1986 yılında sanayi kredileri reel anlamda % 33'lük bir artış gösterdikten sonra,
1987 yılında hemen hemen sabit kalmış, 1988 yılında ise reel anlamda yine bir dü­
şüş göstererek dönemi kapatmıştır. 1980 yılı fiyatları ile ifade edildiğinde ise sanayi
kredilerinin 1980-88 döneminde reel anlamda artmayıp aslında azaldığını görmekte­
yiz. Sanayi kredilerine ilişkin olarak yukanda cari fiyatlaria yaptığımız analiz gözönü­
ne alınırsa, reel fiyatlaria ortaya çıkan bu gelişmenin çok çarpıcı olduğunu söyleyebi­
liriz.
Esnaf ve sanatkâr kredileri, 1980, 1982 yıllan ve 1984-1988 dönemindeki yıllar­
da (yani 1981 ve 1983 yılları dışında) reel anlamda azalış göstermiştir. Bu kredilerin,
1980-88 döneminde cari fiyatlaria bile pek bir artış göstermediği olgusu anımsanırsa, reel fiyatlaria ulaşılan bu sonucu doğal karşılamak gerekir. 1980 yılı fiyatlan ile
ifade edildiğinde ise, esnaf ve sanatkâr kredilerinin analiz döneminde % 50 oranın­
da azaldığı görülmektedir.
Dışsatım kredilerindeki gelişmelere gelince, bu krediler de 1980-1988 dönemin­
de reel fiyatlarla ifade edildiğinde ilginç bir gelişme çizgisi izlemiştir. Bu krediler 1982
yılında reel anlamda önemli bir oranda azaldıktan sonra (% 30), 1983 yılında yakla­
şık % 41 oranında artmış, 1984-86 döneminde özellikle 1984 yılında önemli düşüşler
gösterdikten sonra 1987 ve 1988 yıllarında reel anlamda yine önemli artışlar göster­
miştir. Reel fiyatlarla ifade edilen gelişmelerdeki bu büyük dalgalanmalar, anılan yıl­
larda dışsatım kredilerinin cari fiyatlarla da büyük dalgalanmalar göstermesinin do­
ğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. 1980 yılı fiyatları ile ifade edildiğinde ise
dışsatıma verilen kredilerin 1980-1988 döneminde reel anlamda 1980 değerinin yak­
laşık 1/3'ü değerine gerilediğini görmekteyiz. Dışsatımın özendirilmeye çalışıldığı bir
dönemde dışsatıma verilen kredilerin satınalma gücü itibariyle % 65'lere varan geri­
lemeler göstermiş olmasını açıklamak güçtür.
Ticaret kredileri, 1980 ve 1981 yıllarında enflasyon oranının altında bir artış gös­
termiş, 1982 ve 1983 yıllannda reel anlamda önemli sayılabilecek artışlar gösterdik­
ten sonra, 1984 yılında bu kredilerin cari fiyatlarla büyük bir düşüş göstermiş olması­
nın da bir sonucu olarak reel anlamda yaklaşık 9 misli azalmış, 1985 ve 1986 yıllann­
da meydana gelen artışlar ancak enflasyon oranında olmuş, dönemin son yılı olan
1988 yılında ise ticaret kredileri hem cari hem de ve özellikle de reel fiyatlarla önemli
oranda bir düşüş göstermiştir. 1980 yılı fiyatları ile ifade edildiğinde ise, ticaret kredi­
lerinin 1980-88 döneminde gösterdiği gerileme çok daha çarpıcı boyutlardadır. 1988
yıl sonunda ticaret kredilerinin temsil ettiği satın alma gücü 1980 yılındaki ticaret kre­
dilerinin temsil ettiği satın alma gücünün yaklaşık 13.6'da biri kadardır. 1980-1988 dö­
nemi Merkez Bankası açısından özellikle ticaret kredilerinin gözden çıkanidığı bir dö­
nem olmuştur.
Tüm kredileri birlikte ele aldığımızda. Merkez Bankası'nın bankacılık kesimine
açtığı krediler 1982, 1984 ve 1985 yıllannda (1984 yılındaki azalış önemli bir oranda
olmak üzere) reel anlamda azalmış, diğer yıllarda ise artmıştır. 1980 yılı fiyatları ile
ifade edildiğinde, 1988 yılında toplam kredi tutannın ulaştığı değerin reel anlamda
1980 değerinin % 27 altına düştüğü görülmektedir. Bu, tanm kredilerinde 1980-88
döneminde gözlenen reel artışın, diğer kredi türlerinde gözlenen reel azalışların et­
kisini tümüyle ortadan kaldıramadığını göstermektedir. Özet olarak söylemek gere­
kirse, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bankacılık kesimine açtığı krediler 19801988 döneminde reel anlamda artmamış, tersine % 27'lere varan bir oranda azal­
mıştır. Bu, banka kaynaklan içinde Merkez Bankası kredilerinin toplam payının ve
ağırlığının 1980-88 döneminde azaldığı şeklinde de yorumlanabilir.
V.4.Banka Kaynaklarının Dağılımı
1980-1988 döneminde özkaynaklann, mevduatlann ve Türkiye Cumhuriyet Mer­
kez Bankası'nın bankacılık kesimine açmış olduğu kredilerin, bankalann toplam kay­
naklan içindeki paylannın ne şekilde bir gelişme izlediği aşağıda Tablo 9'da yer al­
maktadır.
Tablonun açıkça gösterdiği gibi bankaların toplam kaynaklannın en önemli öğe­
si mevduatlardır. Mevduatlann toplam kaynaklar içindeki payı, 1980-88 döneminde
% 77,4 ile % 88,6 arasında bir dalgalanma göstermiştir. 1986 yılından başlayarak,
mevduatlann toplam kaynaklar içindeki ağırlığında hafif bir düşme eğilimi başlamış
gibidir.
Banka özkaynaklarının, bankaların toplam kaynakları içindeki payı ise % 7 ile
IO
00
i
I
ou
CD
LO 0 0
s 1
O
S
LQ
CO O )
S »O
co CM
CD
B
ß
• cvi
C3>
CO
il
LO
>5)
CD
(D
Q
#1
F:
#
^8
co
00
»-
^
ß
o> Q ë
j2 5
o
ro
1-
CJ)
O
jS
VCO h fc: LO
00 00
_Ç0 LL
5
00
CM
CD
'it
co
Osi
-Ci
iS
83
.3
s
f2S
-"5
O
CT)
O
a>
CO
00
»-
8
C3> C35
O CD
00 O
g
g
c
(0
m
I
O
(0
c
C
I5
Œ
co
co
0
x:
C
0
"S
0
il
o
•o
E V O
CO
_o
o
00
n
CO
J-
CD
.co
l O LO
co
lO
CO _iO >_ i5 T3
N Q . co Q . o
i5 ^
CL<j'
^ i5
N
1 - i5 '"u
ΠCO Q . 2
I
IŞ O
^
O
p
O
Cû O ^ O
i5 ^
Q.<-
Ë E -
O .
o
J3
% 13 arasında bir dalgalanma göstermiştir. 1980'de % 7 olan pay 1984'de % 13'e
çıktıktan sonra 2 yıl için yeniden düşme eğilimine girmiş, 1988 yılında ise eğilim ye­
niden artma yönünde yön değiştirmiştir. Bankaların toplam kaynakları içinde mevduatlann payı ağırlığını aşağı yukan korurken, ağırlığını giderek kaybeden öğe Merkez
Bankası'nm bankacılık kesimine açtığı krediler olmuştur. Bu kaynağın payı, 1980 yı­
lında % 14,4 iken 1988'de % 4'e kadar gerilemiştir. Paydaki dramatik düşüşün 1984
yılında başladığı görülmektedir. Bu yılın, banka özkaynaklannın toplam içindeki pa­
yının en çoğa ulaştığı yılla aynı yıl olması dikkat çekicidir.
VI.BANKALARIN KAYNAK KULLANIMINDAKİ (AKTİFLERİNDEKİ)
GELİŞMELER
Yukarıdaki sayfalarda banka kaynaklarındaki, bir diğer deyişle banka bilançolannın pasifinde yer alan ögelerdeki (bu öğelerden en önemlilerindeki) gelişmeleri ele
aldık. Aşağıdaki sayfalarda ise, banka bilançolannın aktifinde yer alan öğelerden biri
olan ve banka kaynakları içerisinde en önemli kullanım yerini oluşturan kredilerdeki
gelişmeler ele alınacaktır.
VI.I.Banka Kredilerindeki Gelişmeler
Banka kaynaklannın en önemli kullanım yeri banka kredileridir. Banka kredileri­
nin 1980-1988 döneminde gösterdiği gelişmeleri, iki başlık altında ele almayı uygun
bulduk. Bunlardan birincisi, dört grup altında topladığımız bankalann verdiği kredi­
lerin yıllar içinde gösterdiği gelişmelerin incelenmesi,^ diğeri ise kredilerin sektörler
itibariyle dağılımının gösterdiği gelişmelerin incelenmesi ile ilgilidir.
VI.I.LÇeşitli Banka Gruplarının Verdiği Kredilerdeki Gelişmeler
Banka kredilerindeki gelişmeler, dört banka grubu açısından ele alınmıştır. Bu
banka grupları şunlardır: 1) Kamusal sermayeli bankalar, 2) Özel sermayeli ulusal
ticaret bankaları, 3) Yabancı bankalar, 4) Kalkınma ve yatınm bankaları.
Bundan önceki analizlerde olduğu gibi, buradaki analizimizi de cari ve reel fi­
yatlar cinsinden ayn ayrı ele alacağız. Analize, gelişmelerin cari fiyatlaria ele alınma­
sı ile başlayalım.
Vl.l.l.l.Cari Fiyatlarla Gelişmeler
Aşağıda Tablo 10'un ilk satırında görülebileceği gibi, kamusal sermayeli banka­
lann verdiği krediler, 1980 yılı sonunda yaklaşık 526 milyar TL. iken, 1988 yılı sonun­
da, yaklaşık 25 misli bir artışla, 13 trilyon T L y a ulaşmıştır. Tablodaki rakamlar, aynca,
kamusal sermayeli banka grubunun verdiği kredilerin, toplam kredi hacminin yakla­
şık yansını oluşturduğunu da göstermektedir. Bu gruptaki bankalann payı, 1980 yı­
lında % 56 iken, kademeli bir düşüşle 1988 yılı sonunda % 47'ye gerilemiştir.
Verilen toplam banka kredileri içinde ikinci ağıriıklı banka grubu özel sermayeli
ulusal ticaret bankalan grubudur. Bu grubun toplam krediler içindeki payı, 1980 yı­
lında % 38 iken 1982 yılında % 45'e kadar yükselmiş; izleyen yıllarda ise derece de­
rece % 36'ya kadar gerilemiştir. Ulusal ticaret bankalannın verdiği krediler, 1980-1988
döneminde cari fiyatlaria yaklaşık 28 misli bir artış göstermiştir.
(1) Sözkonusu dört grup bankanın verdiği krediler toplamına Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın verdiği
dolaysız kredileri de eklersek genel kredi stoğunu elde ederiz. Aşağıda, banka kredilerindeki gelişme­
lerden hemen sonra, genel kredi stoğundaki gelişmeler de kısaca ele alınacaktır.
#1
K
5
^
#1
S
5
"
8
II | | İ |
5
Cö
0)
2*.
^
"
o>
CSI
p s ^ s
i2^l
8
f2
o
Sä
8
o>
co
Q ın
LO
CO
s
co
İPÎ i
evi
#1
CM
^
8
H
=
İpi
i lili
<N
CÔ oö
"
CD
IO
00
CO
CM
8
Si
8
8
S
g
IO
O
m
m
#
ii 5
70
(0
I
E
io
3
I
E
CO c5
^ "CO
II
c
JO
CO
AS CI
S o
Oh­
«5
E
lì
CO
CD
ß
ô
C
(D
O
CO
Ü
1^
i
1
i
Ş
CO z:
E
C
CO
i?
C
CO
CÛ
Œ
.O
H=
"Ô
C
CD
O
I
Verilen toplam banka kredileri içinde en düşük paya sahip olan banka grubu,
yabancı bankalar grubudur. Bu grubun payı, (grup içindeki bankalann sayısı 19801988 döneminde 5'e katlandığı halde, 1980 yılında % 2 iken 1988 yılında ancak %
3'e çıkabilmiştir. 1985 yılı, bu grubun payının % 4 ile en yükseğe çıktığı yıl olmuştur.
Tutar olarak ise, yabancı bankalann verdiği krediler 1980-1988 döneminde 47 misli
artmıştır.
1980-1988 döneminde, bankalann verdiği krediler açısından en ilginç gelişmeyi,
kalkınma ve yatınm bankalan grubu göstermiştir. Bu grubun toplam kredileri içindeki
payı 1980 yılında % 4 iken, 1986 yılından başlayarak bir sıçrama göstermiş ve 1988
yılında % 14*e kadar yükselmiştir. Bu gelişme, toplam krediler içinde payı giderek
azalan kamusal sermayeli bankaların yerinin, kalkınma ve yatınm bankaları tarafın­
dan doldurulduğu olgusuna işaret etmektedir. Tablodaki rakamlar, bu gruba giren ban­
kaların verdiği kredilerin 1980-88 döneminde 93 misli arttığını göstermektedir. Artı­
şın en büyük olduğu yıl, 1986 yılı olmuştur. Bu yıl, bu gruba giren banka sayısının
arttığı bir yıl olduğu için (bu konu, evvelce, şube sayılanndaki gelişmelerin ele alındı­
ğı bölümde açıklanmıştı), verilen toplam kredilerdeki artışın, gruptaki banka sayısın­
daki artıştan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Aynı yıl, kamusal sermayeli bankaların
verdiği kredilerin azalmış olması da aynı nedene bağlanmalıdır (O gruptaki banka
sayısı azaldığı için, verilen toplam kredi miktarı da doğal olarak azalmıştır. Diğer bir
deyişle, 1986 yılında yapılan tanıma ilişkin değişiklikler, bu iki gruba giren bankalann
verdiği toplam kredi tutarlarını etkilemiştir.)
Bu dört gruba giren bankaları bir bütün olarak ele aldığımızda, verilen toplam
kredilerin 1980-1988 döneminde yaklaşık 29 misli arttığını söyleyebiliriz. Toplam kre­
dilerin en çok arttığı yıl % 77'lik artışla 1986 yılıdır.Bu yıldan sonra toplam kredi artış
hızının 1987 yılında % 62'ye, 1988 yılında da % 48'e gerilediği görülmektedir. Kredi
toplamındaki artışların da azalışların da esas olarak kamusal sermayeli bankalardan
(kalkınma ve yatınm bankalan dahil) kaynaklandığını söylemek mümkün gözükmek­
tedir.
VI.1.1.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 10, banka kredilerindeki reel gelişmeler konusunda da bizi aydınlatmakta­
dır. Tabloda, parantez içinde verilen rakamlar incelendiğinde, kamusal sermayeli ban­
kaların verdiği kredilerin 1982,1984 ve 1988 yıllannda reel anlamda azaldığını söyle­
mek mümkündür. Diğer bir deyişle, bu yıllarda, bu grubun verdiği kredilerdeki artış
hızı, enflasyon artış hızının gerisinde kalmıştır. 1980 yılı fiyatlan ile ifade edildiğinde
ise, kamusal sermayeli bankaların verdiği krediler, 1980-88 döneminde reel anlamda
yaklaşık % 56 oranında artmıştır. (Tablonun son sütunundaki rakam ile, tablonun ilk
sütunundaki rakamı karşılaştınnız).
Özel sermayeli ulusal ticaret bankalarının verdiği krediler ise 1983,1984 ve 1988
yıllannda reel anlamda bir artış gösterememiştir. Kredilerin reel anlamda en çok art­
tığı yıl ise % 38 ile 1986 yılıdır. 1980 yılı fiyatlarıyla ifade edildiğinde, analiz dönemin­
de özel sermayeli ulusal ticaret bankalarının verdiği krediler yaklaşık % 76 oranında
bir artış göstermiştir.
Yabancı sermayeli bankaların verdiği krediler ise tüm dönem boyunca her yıl
reel anlamda artış göstermiştir. Diğer bir deyişle, yabancı sermayeli bankaların ver­
diği kredilerin yıllık artış hızı, dönem boyunca her yıl yıllık enflasyon hızının üzerinde
olmuştur. 1980 fiyatlan ile ifade edildiğinde de, bu gruptaki bankalann verdiği kredi­
lerin reel anlamda % 197 oranında bir artış gösterdiğini söylemek mümkün olabil-
mektedir. Bu durumu ile yabancı bankalar, verilen kredilerdeki gelişmeler açısından,
bankacılık sistemimiz içinde ilginç bir yere sahiptir.
Kalkınma ve yatınm bankalannın verdiği kredilerdeki gelişmelere gelince, bu grup­
taki bankaların verdiği kredilerin, 1985 yılı dışındaki yıllarda reel anlamda artış gös­
terdiğini söyleyebiliriz. Reel anlamdaki artış 1986 yılında en çoğa ulaşmış ve oran
olarak % 340 düzeyini bulmuştur. Bu büyük orandaki artış, 1986 yılında bu gruba
giren banka sayısının artmış olmasının doğal bir sonucudur. (Aynı yıl, krediler aynı
nedenle cari fiyatlarla da % 461 oranında artmıştır). 1980 fiyatlan ile ifade edildiğin­
de, bu gruptaki bankaların verdiği kredilerin, analiz dönemimizde yaklaşık altıya kat­
landığını görmekteyiz.
Tüm bankalar birlikte ele alındığında, banka kredileri toplamının 1984 ve 1988
yıllannda reel anlamda bir artış gösteremediğini, dönemin diğer yıllannda ise, kredi
artış hızının, enflasyon artış hızından daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. 1980 fi­
yatlan ile ifade edildiğinde ise, tüm bankalann verdiği krediler toplamının 1988 yılın­
da ulaştığı değerin, 1980 yılındaki değerin % 86 üzerinde olduğunu görmekteyiz. Di­
ğer bir deyişle, anılan dönemde banka kredileri toplamı reel olarak % 86 oranında
artmıştır.
Özetle söylemek gerekirse, 1980-88 döneminde tüm bankalann verdiği krediler­
deki genel reel artış, ilk iki gruba giren bankaların verdiği kredilerdeki artış oranın­
dan daha yüksek olmuştur. Ortalama artış hızının yüksek olması, yabancı bankalar­
la, kalkınma ve yatınm bankalarının verdiği kredilerin artış hızının önemli boyutlara
ulaşmış olmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu, önemli bir sonuçtur.
Vİ.1.2.Genel Kredi Stokunda Gelişmeler
Evvelce de belirtildiği gibi. Tablo 10'da yer alan banka kredileri toplamına, Mer­
kez Bankası'nın dolaysız kredilerini eklediğimiz zaman, ekonominin "Genel Kredi
Stoku"nu elde ederiz. Aşağıdaki tablo (Tablo 11), bu amaçla hazırlanmıştır.
Tablodan da izlenebileceği gibi, ekonominin genel kredi stoğu, 1980-1988 döne­
minde cari fiyatlarla yaklaşık 24 misli bir artış göstermiştir. Reel fiyatlarla ifade edildi­
ğinde, genel kredi stoğunun 1984 ve 1988 yıllarında reel anlamda bir artış göstere­
mediği görülmektedir. Bunun böyle olması bir bakıma doğaldır, çünkü evvelce de be­
lirtildiği gibi, aynı yıllarda banka kredilerinin toplamı da reel anlamda artmamıştır. 1980
yılı fiyatları ile ifade edildiğinde ise, genel kredi stoğu, 1988 yılında 1980 yılı değerine
göre yaklaşık % 50 oranında (reel) bir artış göstermiştir. Banka kredileri toplamının
aynı dönemde reel olarak % 86 oranında arttığı anımsanacak olursa, genel kredi sto­
kundaki artışın ancak % 50'lerde kalmış olması, Merkez Bankası dolaysız kredileri­
nin 1980-1988 döneminde, 1980 fiyatları ile artmayıp azalmış olması ile açıklanabilir.
Tablodaki rakamlardan da hesaplanabileceği gibi. Merkez Bankası dolaysız kredile­
ri, anılan dönemde, 1980 fiyatları ile % 42 oranında bir azalma göstermiştir. Bu azal­
ma, genel kredi stoğundaki reel anlamdaki artışı frenleyip aşağıya çekmiştir.
Tablo IVde yansımasını bulan ilginç bir nokta da, M.B. dolaysız kredilerinin, ge­
nel kredi stoğu içindeki payının yıllar içinde giderek azalmış olmasıdır. Bu pay 1980
yılı sonu itibariyle % 28 iken 1988 yılı sonu itibariyle % 10,7'ye kadar düşmüştür. Di­
ğer bir deyişle, 1980-88 döneminde, banka kredilerinin ekonominin genel kredi sto­
ğu içindeki ağırlığı giderek artmıştır.
Şimdi 1980-1988 döneminde banka kredilerinin sektörler itibariyle dağılımının
ne şekilde bir gelişme gösterdiğinin incelenmesine geçebiliriz.
Tablo: 11
Genel Kredi Stoğundaki Gelişmeler
(Cari ve Reel Fiyatlarla) (Milyar TL)
(Reel Değerler Parantez İçinde Verilmiştir)
Yıllar
1980
1981
1982
1983
1984
1985
1986
1987
1988
1980=100
1988=
M.B. Dolaysız
Kredileri
367
(193)
496
(370)
578
(454)
645
(504)
565
(386)
931
(657)
1.265
(992)
2.270
(1.630)
3.359
(2.089)
Banica
Kredileri Toplamı
943,2
(495,7)
1.616,0
(1.205,1)
2.550,5
(1.760,5)
2.985,0
(2.330,3)
3.918,3
(2.676,4)
6.506,9
(4.592,0)
11.517,2
(9.033,0)
18.709,6
(13.431,1)
27.750,7
(17.258,0)
Genel Kredi
Stoğu
(212)
(1.752,5)
(1.964,6)
1.310,2
(688,5)
2.112,0
(1.575.1)
2.828,5
(2.220,5)
3.630,0
2.834,3)
4.483,2
(3.062,4)
7.437,9
(5.249)
12.782,2
(10.025,0)
20.979,6
(15.061,1)
31.109,7
(19.347,0)
Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Yayınları ve Tablo 10'daki rakamlardan yararlanılarak düzenlenmiştir.
VI.1.3.Kredilermin Sektörler İtibariyle Dağılımındaki Gelişmeler
Kredilerin sektörler arasındaki dağılımındaki değişmeler, aşağıda Tablo 12'de yer
almaktadır. Tabloda yalnızca tutarlara yer verilmiş, yüzde dağılımların tabloyu karmaşıklaştıracağı düşüncesi ile yüzde dağılımlara yalnızca önemli olduğunun düşünül­
düğü noktalarda metin içinde yer verilmiştir. Yıllar içinde tanım ve tasnif usullerinde
meydana gelen değişiklikler nedeniyle de, tablonun üç alt-tablo şeklinde düzenlen­
mesi uygun bulunmuştur.
Tablo 12-A'da, kredilerin çeşitli sektörler arasındaki dağılımı, 1979 ve 1980 yıllan
için verilmiştir. 1979 yılına tabloda yer verilmesinden amaç, hem karşılaştırma olana­
ğı sağlamak, hem de 1980 yılında sektörlere verilen kredilerin o yıl içinde reel olarak
artıp artmadığını hesaplayabilmektir.
Tabloda görüldüğü gibi, 1980 yılında kredilerden en çok yararlanan sektörler, sı­
rası ile, sanayi ve madencilik sektörü, tarım sektörü,'iç ticaret sektörü ve dış ticaret
sektörüdür. Sanayi ve madenciliğin toplam kredilerden aldığı pay % 39, tarımın aldı­
ğı pay ise % 26'dir. İç ticaret ve dış ticaret de, toplam kredilerden, sırasıyla, % 18
ve % 10 pay almışlardır.
Sektörlere verilen krediler, reel gelişmeler açısından incelenirse,^ 1980 yılında,
yalnızca, dışticaret, içticaret ve bankalararası kredilerin reel anlamda arttığı, diğer
sektörlere verilen kredilerin ise, cari fiyatlarla bir önceki yıla göre bir artış göstermiş
olmasına karşın, reel anlamda artmadığı görülmektedir. Tablo, ayrıca, sektörlere ve­
rilen toplam kredilerin de 1980 yılında reel anlamda artmadığını göstermektedir.
Sektörler
Tarım
Tablo: 12/A
Kredilerin Sektörler İtibariyle Dağılımı
Cari ve Reel Fiyatlarla
(Milyon TL)
Yıllar
1979
121.414
Sanayi ve Madencilik
İnşaat-Konut
192.786
9.139
Dışticaret
31.832
Içticaret
72.734
Mahalli İdareler
Muhtelif
Bankalararası
Toplam
9.067
24.635
1.277
462.884
D.Y.B. Kredileri
79.059
Genel Toplam
541.943
1980
221.551
(116.422)
334.267
(175.653)
15.462
(8.125)
85.905
(45.142)
153.795
(80.817)
11.573
(6.081)
28.612
(15.035)
3.946
(3.074)
855.110
(449.348)
88.131
(46.312)
943.241
(495.660)
Not: Parantez içindeki rakamlar, cari rakamların, her yıla ait enflasyon oranları ile deflate edilmesi ile elde
edilen rakamlan vermektedir.
Kredilerin sektörler itibariyle dağılımında 1981-1985 döneminde meydana gelen
gelişmeler Tablo 12-B'de yer almaktadır. Bu tabloda, krediler bir bütün halinde ele
alınmayıp, ihtisas kredileri ve ihtisas-dışı krediler şeklinde bir sınıflandırmaya tabi tu­
tulmuş, sektörler de, kredilerden yararlanma şekline göre bu krediler arasında dağı­
tılmıştır.
Tablodan açıkça görüldüğü gibi, ihtisas kredilerinin büyük bir kısmı tanm sektö­
rüne gitmektedir. Tarım sektörünün toplam ihtisas kredilerinden aldığı pay 1981 yılın­
da % 75,6 iken bu pay 1985 yılında % 54,7'ye inmiştir. Rakamlar, 1981-85 dönemin­
de, tarım sektörünün yararlandığı kredilerin yaklaşık 3 misli arttığını göstermektedir.
Reel gelişmeler açısından incelendiğinde ise, kredilerin, 1982 ve 1984 yılında reel
anlamda artmadığını görmekteyiz.
(1) Tablo 12, bir bütün halinde, bundan önceki tablolardan daha karmaşık bir yapıya sahip olduğu için,
bu tabloya ilişkin "cari" ve "reel" fiyatlarla analizlerin birlikte ele alınması daha uygun bulunmuştur.
Mesleki krediler, ihtisas kredileri içinde ikinci sırayı almaktadır. Bu kredilerin, top­
lam ihtisas kredileri içindeki payı 1981-85 döneminde % 14 civannda kalmıştır. Aynı
dönemde mesleki kredilerin yaklaşık dört misli arttığı görülmektedir. (Bu artışın cari
fiyalarla olduğu unutulmamalıdır.)
İhtisas kredileri altbaşlığı altında yer alan diğer sektörlerin, toplam ihtisas kredi­
lerinden aldığı pay oldukça küçük olduğundan, bu sektörlerin tek tek incelenmesinde
bir yarar görmüyoruz. Tablo 12-B bu konuda yeterince aydınlatıcıdır. İhtisas kredileri
toplamındaki gelişmeleri ise kısaca şöyle özetlemek mümkündür: Toplam ihtisas kre­
dileri, 1981-85 döneminde cari fiyatlarla yaklaşık 4 misli artmıştır. Reel anlamda ise
bu kredilerin 1982 ve 1984 yıllarında artmadığı görülmektedir. 1985 yılında ise ihtisas
kredileri reel anlamda % 25,6 oranında artmıştır.
Tablo 12-B'de, ihtisas kredileri dışında kalan kredilerdeki gelişmeleri de incele­
mek mümkündür. Bu krediler, 1981-85 döneminde cari fiyatlarla 4,3 misli artmıştır.
Reel anlamda incelendiğinde ise, ihtisas-dışı kredilerin 1984 yılında artmayıp azaldı­
ğı, 1985 yılında ise reel artış oranının % 20 olduğu görülmektedir.
Tablodaki rakamlar, ihtisas-dışı kredilerden en fazla payı sanayi ve madencilik
sektörünün aldığını, onu sırayla dış ticaret ve iç ticaret sektörlerinin izlediğini göster­
mektedir. Bu sektörlerin toplam ihtisas-dışı kredilerindeki payı 1981 yılında sırasıyla
% 49,7; % 24,3 ve % 16,4 iken bu paylar 1985 yılında yine sırasıyla % 47,6; % 22,4
ve % 16,2 olmuştur. Bu dağılımda dikkat çeken bir nokta, 1981-85 döneminde, dışticaret sektörünün kredi payının, iç ticaret sektörünün kredi payını aşmış olmasıdır.
(1980 yılında iç ticaretin payı, dış ticaretin payından daha fazla idi.)
Tablo 12-B'de Devlet Yatırım Bankası'nın (DYB) verdiği krediler de yer almakta­
dır. Bu krediler 1981-85 döneminde yaklaşık 2,5 misli artmıştır. Reel gelişmeler açı­
sından incelendiğinde ise, DYB kredilerinin 1983 ve 1984 yıllannda enflasyon ora­
nından daha az arttığını, 1985 yılında ise ancak enflasyonun etkisini bertaraf edecek
kadar bir artış gösterdiğini söyleyebiliriz.
Tablo 12-B'nin en alt satırında verilen kredilerin genel toplamı yer almaktadır.
Bu genel toplam içinde değişik kredi türlerinin paylan incelendiğinde, şunlan söyle­
mek mümkündür: Toplam krediler içinde ihtisas kredilerinin payı 1981 yılında % 27,8
iken bu pay 1985 yılında % 26,9'a gerilemiştir. İhtisas-dışı kredilerin, toplam payı, ih­
tisas kredilerinden daha fazladır. Bu kredilerin toplam içindeki payı 1981 yılında %
63,9 iken bu pay 1985 yılında % 68'e yükselmiştir. DYB kredilerinin payı ise 1981 yı­
lında % 8,2 iken 1985 yılında % 5'e gerilemiştir. Krediler genel toplamındaki geliş­
meler de özetle şöyledir: 1981-85 döneminde değişik sektörlere verilen krediler ge­
nel toplamı, cari fiyatlarla yaklaşık 4 misli artmıştır. Reel anlamda ise, toplam kredi­
ler yalnız 1984 yılında enflasyon oranının altında bir artış göstermiştir. Diğer bir de­
yişle, toplam kredilerin 1981-85 döneminde reel anlamda bir artış gösterdiğini söyle­
yebiliriz.
Kredilerin sektörler itibariyle dağılımında 1986-1988 döneminde meydana gelen
değişmeler Tablo 12-C yardımı ile incelenebilir. (Bu tabloda uygulanan sınıflandır­
manın, Tablo 12-B'deki sınıflandırmadan bazı noktalarda aynidığı görülmektedir. Bu
yıllardaki gelişmelerin ayrı bir tablo yardımı ile incelenmesinin nedeni de budur). Tab­
loda görüldüğü gibi, ihtisas kredilerinden tarımın aldığı pay 1986 yılında % 58 iken
bu pay 1988 yılında % 56'ya gerilemiştir. Gayrimenkule verilen kredilerin, toplam ih­
tisas kredileri içindeki payının tanmdan sonra ikinci sırada yer aldığı görülmektedir.
Gayrimenkul kredilerinin payı 1986'da % 26 iken bu pay 1988'de % 27,6'ya yüksel-
1 ^ CM
IliPPPI
il
: CM
ig
in
C4
00
CM
co
00
SfüSgSírcol^^g
ocô2Scos!i2r--o>h:
lO ^
CO CM
?
CD ^
r-
^
^
ili
oc
13
C
(D
E
CM
C
(0
2^
N
C
m
0
o
X
<
II
Is
il
II
ce
LU
*Û
^!
^;
^
52
T-
co
LO
1
Cl
IT)
00
O)
if
if
00
CO
O)
iPPIiliPliPi
CVJ
CM
CO
CO
^ S ^
8
T--
ii
00 CO
CVJ
§1
S SS g S ^ S fe
in
S i 2 00
evi
CM
00
evi
il m ı II Is li 11^
-
00
li?
CVJ
LU
-J
û
m
oc
evi
00
2
^
co
s
Ü
c
CD
ff
co
ü
2co
ü
co
2
£5
_Ç0
E
co
c
co
co
evi
co
co
N
JO
co
c
co
CD
IO
E
JO
>ö)
b
CD
ce
LÜ
-J
Û
UJ
Tablo: 12-C
Kredilerin Sektörler İtibariyle Dağılımı
Cari ve Reel Fiyatlarla (Milyon TL) - (1986-88)
(Reel Değerler Parantez İçinde Verilmiştir)
1980=100
1988=
1986
1987
1988
1.773.227
(1.390.766)
791.732
(620.966)
431.901
(338.746)
58.610
(45.969)
3.055.470
(2.396.447)
2.758.843
(1.980.505)
1.639.104
(1.104.884)
686.096
(492.531)
59.699
(42.856)
5.043.742
(3.620.777)
4.498.136
(2.797348)
2.194.613
(1.364.809)
1.163.687
(723.686)
91.448
(56.871)
7.947.884
(4.942.714)
(284.059)
1.313.465
(1.030.169)
91.779
(71.984)
3.076.976
(2.413.315)
651.628
(511.081)
1.836.274
(1.440.215)
58.511
(45.891)
2.103.161
(1.509.807)
104.742
(75.192)
3.657710
(2.625.779)
1.061.404
(761.955)
4.426.095
(3.177383)
40.546
(29.107)
3.462.063
(2.153.024)
162.472
(101.040)
4.329.977
(2.692.772)
1.157.346
(719.743)
6.723.090
(4.181.026)
110.849
(68.936)
(218.631)
6.919
(5.427)
1.770.844
(1.388.897)
6970.122
(5.466.762)
99.892
(71.710)
4.285.657
(3.076.566)
11.353.112
(8.150.116)
54.943
(34.169)
6.557298
(4.077.922)
15.834.948
(9.847604)
C.KALKINMA VE YATIRIM
BANKALARI
1.491.584
(1.169.870)
GENEL TOPLAM
11.517176
(9.033.079)
2.312.750
(1.660.266)
18.709.604
(13.431.158)
3.967878
(2.467.586)
27750.710
(17257.904)
•JSAS KREDİLERİ
1. Tarım
2. Gayrimenkul
3. Mesleki
4. Denizcilik
A. Toplam
(138.591)
(73.487)
(5.775)
B.İHTİSAS KREDİLERİ
DIŞINDA KALAN KREDİLER
1. İhracat
2. İthalât
3. İşletme
4. Yatırım
5. Diğer
a) Bankalar
b) Kalkınma ve
Yatırım Bank.
c) Diğer
B. Toplam
(10.260)
(273.440)
(73.087)
(424.566)
(7.000)
(3.470)
(414.096)
(999.984)
(250.573)
(1.752.470)
mistir. Tablo, mesleki kredilerin ve özellikle de denizciliğe aynlan ihtisas kredilerinin
bir hayli düşük olduğunu göstermektedir. Örneğin, denizciliğin payı 1986'da yakla­
şık % 2 iken bu pay 1988'de % 1'e kadar düşmüştür.
Rakamlar, 1986-88 döneminde tarım sektörüne verilen kredilerin cari fiyatlarla
yaklaşık 2,5 misli arttığını göstermektedir. Reel anlamda da tarım kredilerinin aynı
dönemde az da olsa artış gösterdiği görülmektedir. İhtisas kredilerini bir bütün ola­
rak ele alırsak, bu kredilerin 1986-88 döneminde cari fiyatlarla 2,6 misli arttığını he­
saplayabiliriz. Reel anlamda ise, ihtisas kredilerinin 1986 ve 1987 yıllannda arttığını,
1988 yılında ise artışın enflasyonun etkisini ortadan kaldıramadığını görmekteyiz.
İhtisas dışı krediler, 1986-88 döneminde cari fiyatlarla yaklaşık 2,3 misli artmış­
tır. Reel anlamda ise, bu kredilerin de 1986 ve 1987 yıllannda arttığını 1988 yılında
ise bir miktar azaldığını görmekteyiz. Bu kredilerin, ihtisas-dışı krediler toplamı için­
deyi payı 1986'da % 44 iken bu pay 1988'de % 27,3'e gerilemiştir. Aynı dönemde,
işletme kredilerinin reel anlamda da önemli sayılabilecek oranlarda düştüğünü gör­
mekteyiz.
İhtisas-dışı kredilerden ikinci büyük payı ihracatın aldığı görülmektedir. İhraca­
tın, bu grup kredilerindeki payı 1986'da % 18,8 iken bu pay 1988'de o/o 21,8'e yüksel­
miştir. Bu gelişme, kuşkusuz, bu dönemde uygulanan ihracatı teşvik politikalannın
bir sonucudur. İhracata verilen krediler reel anlamda da artmaktadır. İthalat kredileri­
nin toplam içindeki payı ise hem çok azdır hem de reel anlamda giderek azalmakta­
dır.
1986-88 döneminde yatırım kredilerinin de cari fiyatlarla yaklaşık iki misli arttığı
görülmektedir. Bu artışa karşın, yatınm kredileri 1988 yılında reel anlamda % 32 ora­
nında azalmıştır.
Tablo 12-C'de, kalkınma ve yatırım bankaları ayrı bir alt-başlık altında yer almak­
tadır. Bu alt grubun verdiği krediler 1986-88 döneminde 2,6 misli bir artış göstermiş­
tir. Cari fiyatlarla meydana gelen bu artış, bu grubun verdiği kredilerin bu dönemde
reel anlamda da artmasına yol açmıştır.
Tablo 12-C'nin en alt satırında, kredilerin ''genel toplam"ına ilişkin rakamlar yer
tır. Reel anlamda ise, bu kredilerin de 1986 ve 1987 yıllannda arttığını 1988 yılında
bir artış göstermiştir. Reel terimlerle ifade edildiğinde ise, krediler genel toplamının
1986 ve 1987 yıllannda arttığı, 1988 yılında azaldığı görülmektedir.
Kredilerin sektörler itibariyle dağılımındaki gelişmeleri bir de 1980-1988 döne­
mini bir bütün olarak ele alarak yapmakta yarar vardır. Fakat bu konudaki bilgiler üç
ayrı tabloda dağınık halde bulunduğu (ve dönem içinde tanımlar ve sınıflandırmalar
değiştiği) için, sağlıklı bir karşılaştırma ve analiz yapmanın pek kolay olmayacağı da
açıktır. Biz bu nedenle, gelişmeler hakkında kabaca da olsa bir fikir verebilmek için,
Tablo 12'nin her üç alt-bölümünde de yer alan alt-sektörlere ait gelişmelere işaret
etmekle yetineceğiz.
İlgili tablolardan görülebileceği gibi, tanm sektörüne tahsis edilen kredi miktan,
1980-1988 döneminde cari fiyatlarla 20,5 misli bir artış göstermiştir. Bu kredilerin kre­
diler genel toplamı içindeki payı 1980 yılında % 23,5 iken 1986 yılında % 16,2'ye düş­
müştür. 1980 yılı fiyatlan ile ifade edildiğinde, tanma verilen kredilerin 1980-88 döne­
minde % 28,2 oranında arttığını söylemek mümkün olmaktadır.
Dış ticaret sektörünün, toplam kredilerden aldığı paydaki gelişmelere gelince (Tab­
lo 12-C'de dış ticaret sektörüne ait rakamı bulmak için ihracat ve ithalat için verilen
rakamlar toplanmıştır): Dış ticaret sektörünün toplam kredilerden aldığı pay 1980 yı­
lında % 9,1 iken bu pay 1988 yılında %13'e çıkmıştır. 1980-88 döneminde dış ticaret
sektörüne verilen krediler cari fiyatlarla 42 misli artmıştır. 1980 yılı fiyatlan ile ifade
edildiğinde de, dış ticaret sektörüne verilen kredilerin reel anlamda yaklaşık 2,7 mis­
li arttığını söylemek mümkün olabilmektedir. Bu artıştan esas yararlanan sektör ihra­
cat sektörüdür. İhracatın her türlü olanaklarla teşvik edildiği bir dönemde bunun böyle
olması da doğaldır. Aslında olaya bu açıdan bakıldığında, verilen kredilerdeki reel
artış oranının yeterli olmadığını söylemek bile mümkündür.
Tablo 12-A ve Tablo 12-C karşılaştırıldığında, yukandaki sektörler dışında, 198088 döneminin bütünü açısından karşılaştırması yapılabilecek başka bir sektörün ol­
madığı görülecektir. Verilen kredilerin genel toplamlan açısından bir karşılaştırma ya­
pıldığında ise şunlan söylemek mümkün olabilmektedir: 1980-88 döneminde sektör­
lere verilen krediler genel toplamı, cari fiyatlarla yaklaşık 29,5 misli bir artış göster­
miştir. 1980 yılı fiyatlan ile ifade edildiğinde de bu artışın % 86 oranında olduğu gö­
rülmektedir.
VII.BANKALARİN KÂRLARINDAKİ GELİŞMELER
Bundan önceki bölümde, "Banka Aktiflerindeki Gelişmeler" başlığı altında "Ban­
ka Kredilerindeki Gelişmelerdi, dört grup altında topladığmız tüm bankalar açısın­
dan ve kredilerin sektörler arası dağılımı yönünden inceledik. Bu arada genel kredi
stoğundaki gelimeler üzerinde de durduk. Bu bölümde ise, banka kârlan üzerinde
duracak ve 1980-88 döneminde bankaların net kârlarının ne şekilde bir gelişme gös­
terdiğini incelemeye çalışacağız.
Bankaların net kârlarındaki gelişmelerin incelenebilmesi açısından önce bankala­
nn 'Toplu Gelir Tablolan"nın incelenmesinde yarar vardır. Biz, bankalann toplu gelir
tablolarını; (a) tüm bankalar, (b) özel sermayeli ulusal ticaret bankaları ve (c) yabancı
bankalar açısından ele almayı uygun bulduk.
VIL1.Bankaların Toplu Gelir Tabloları ve Net Kârlarındaki
Gelişmeler (Tüm Bankalar)
Bankaların net kârlarının 1980-88 döneminde ne şekilde bir gelişme gösterdiği,
önce tüm bankalar açısından ele alınacaktır. Tablo 13 bu amaçla düzenlenmiştir. Bun­
dan önceki bölümlerde olduğu gibi, bu alt bölümde de analiz, hem cari hem de reel
fiyatlar cinsinden yapılacaktır. Analize başlamadan önce, Tablo 13 ve onu izleyen iki
tablo için geçerli olacak bazı ön bilgiler vermekte yarar vardır: Tablolann ilk satınnda
yer alan "net faiz geliri" rakamı, bankaların "faiz gelirleri" ile "faiz giderleri" rakam­
ları arasındaki farka eşittir. "Toplam faiz dışı gelirler" rakamı; kredilerden alman üc­
ret ve komisyonlan, bankacılık hizmetleri gelirlerini, net kambiyo kârlannı ve iştirak
ve kuruluşlardan alınan kâr paylarını içermektedir. "Toplam faiz dışı giderler" raka­
mı ise; personel giderleri artı amortisman ve karşılıklar artı vergi ve harçlar artı veri­
len ücret ve komisyonlar toplamına eşittir. Net faiz gelirleri toplamına, faiz dışı gelir­
ler toplamını ekleyip faiz dışı giderler toplamlannı çıkardığımız zaman "vergi ve ola­
ğanüstü gelirler öncesi kâr" rakamını elde ederz. Bu rakama, "diğer gelirler" ve " d i ­
ğer giderler" arasındaki farkı eklediğimizde ise "vergi öncesi kâr" rakamına ulaşılır.
"Vergi öncesi kâr" rakamından "vergi karşılığı" rakamını düştüğümüzde ise "net kâr"
rakamı elde edilir. Biz, esas olarak 1980-88 döneminde bankalann "net kâr"lannın
ne şekilde bir gelişme çizgisi izlediğini görmek istemekle beraber, bu arada, net kâ­
ra ulaşılmasının ardında yatan öğelerin ne şekilde geliştiğinin incelenmesinin de ya­
rarlı olacağı düşüncesi ile, bu ögelerdeki gelişmeler üzerinde de kısaca durmayı ya­
rarlı görmekteyiz. Bu incelemenin bizi çeşitli gelişmeler konusunda aydınlatacağını
umuyoruz.
Vll.l.l.Cari Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 13'te görüldüğü gibi, net faiz gelirleri, 1980-88 döneminde cari fiyatlarla
yaklaşık 43 misli artarak 1988 sonu itibariyle 2,6 trilyon TUye ulaşmıştır. Rakamlar
bize, net faiz gelirlerinin 1982 yılında cari fiyatlarla bile mutlak rakam olarak geriledi­
ğini, 1984 yılında bir sıçrama yaparak arttığını, esas büyük ve sürekli sıçramanın ise
1985 yılı ile birlikte başladığını göstermektedir.
"Faiz dışı gelirler toplamı", 1980-1982 dönemi ile 1987-1988 döneminde "faiz
dışı giderler toplamı" rakamlannın gerisinde kalmış, bu olgu da sonuçta hem "vergi
ve olağanüstü gelirler öncesi kâr"ın hem de doğal olarak "net kâr"m sözkonusu dö­
nemlerde baskı altında kalmasına ve yeterince artmamasına neden olmuştur. Bu du­
ruma karşın, faiz dışı gelirler toplamının 1980-88 döneminde 38 misli, faiz dışı gider­
ler toplamının ise 25 misli arttığını görüyoruz. Bu gelişmelerin ise, dönem içinde kâr­
ların artışı yönünde bir etki yapacağı açıktır.
Yukanda açıklanan gelişmelerin net etkisi, yansımasını "vergi ve olağanüstü ge­
lirler öncesi kâr" rakamlanndaki gelişmelerde bulacaktır. 1980-88 döneminde vergi
ve olağanüstü gelirler öncesi kârlar, cari fiyatlarla 93 misli gibi çok büyük bir artış
göstermiştir. Bu kârlar, 1982 yılında, cari fiyatlarla bile mutlak bir düşüş göstermesi­
ne karşın, özellikle 1984 yılında büyük bir sıçrama yapmış, 1988 yılı sonu itibariyle
de 2,2 trilyon TL düzeyine ulaşmıştır.
"Vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kâr" rakamına, "diğer gelirler" ile "diğer
giderler" arasındaki net farkı eklediğimizde "vergi öncesi kâr" rakamını elde ederiz.
(Tablodaki rakamlann incelenmesi, 1984,1985,1986 ve 1988 yıllannda "diğer giderler"in "diğer gelirler"i aştığını ortaya koymaktadır. Durumun böyle olması, bu yıllar­
da, "vergi öncesi kâr"lar ve bunun bir sonucu olarak da "net kâr"lar üzerinde bir
baskı oluşturmuş ve bu kârlann olabileceği düzeyin altında gerçekleşmesine yol aç­
mıştır.) Vergi öncesi kârlar, 1980-88 döneminde, cari fiyatlarla yaklaşık 61,5 misli ar­
tarak 1988 yılı sonu itibariyle yaklaşık 2 trilyon TL'ye ulaşmıştır. Rakamlann incelen­
mesi vergi öncesi kârların, 1982 ve 1983 yıllan dışındaki yıllarda her yıl ortalama yak­
laşık % 100 civarında arttığını ortaya koymaktadır. Bu durum, 1980-1988 döneminde
vergi öncesi kârların reel fiyatlarla da oldukça büyük oranlarda artmış olduğunun ipuç­
larını vermektedir. (Bu konuyu aşağıda yeri gelince ele alacağız.)
Bankaların net kâr rakamlarına ulaşmak için "vergi öncesi kâr" rakamlanndan
"vergi karşılığı" rakamlarını düşmemiz gerekmektedir. Bankalann vergi karşılıklan,
1980-88 döneminde cari fiyatlarla yaklaşık 19 misli artmıştır. Vergi öncesi kârlar yak­
laşık 61 misli artarken, vergi karşılıklarının sadece 19 misli artmış olması, bankalann
net kârlannın doğal olarak bir hayli büyük bir oranda artmış olması sonucunu doğu­
racaktır. Nitekim, gerekli hesaplamalar yapıldığında, 1980-1988 döneminde banka­
lann net kârlarının cari fiyatlarla yaklaşık 88 misli artmış olduğu görülmektedir. Ra­
kamlann incelenmesi, 1984 yılının, bankalann net kârlannın cari fiyatlarla en yüksek
oranda artmış olduğu yıl olduğunu göstermektedir. O yıl bankalann net kârlan, 1983
yılı net kânna göre yaklaşık üç misli bir artış göstermiştir. 1981, 1985, 1986, 1987 ve
1988 yıllannda da bunlann net kârlan, bir önceki yıla göre yaklaşık % 100 oranında
artmıştır.
Bankaların vergi karşılıklarının gerek oran olarak gerekse 1980-88 döneminde
gösterdiği düşük artış hızı bakımından, bankacılık sistemimizin tipik ve ilginç nitelik­
lerinden birisi olduğuna işaret ettikten sonra, net kârlardaki gelişmelerin reel fiyatlar
açısından incelenmesine geçebiliriz.
VII.1.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 13'ün ilk satınnda, net faiz gelirlerindeki reel gelişmeler incelendiğinde,
bankalann net faiz gelirleri artışının 1982 yılında enflasyon oranının bir hayli gerisin­
de kaldığını ve bu nedenle de reel fiyatlarla büyük bir düşüşün gerçekleştiğini, 1985
yılında ise bir miktar reel düşüşten sonra, net faiz gelirlerinin 1986 yılında reel fiyat-
larla % tOO'ü aşan bir artış gösterdiğini, bu artışın daha küçük oranlarda olmakla
beraber 1987 ve 1988 yıllarında da sürdüğünü görmekteyiz. 1980 yılı fiyatlan ile ifa­
de edildiğinde de net faiz gelirlerinin yaklaşık 2,7 misli arttığını hesaplamak müm­
kündür. Bu, önemli sayılabilecek bir reel artış oranıdır.
"Vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kârlar", 1982 yılında reel anlamda büyük
bir düşüş gösterdikten sonra 1983 yılında bir önceki yıla göre reel anlamda yine bü­
yük bir artış göstermiş, bu yıldan sonra da vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kârlar­
daki nominal artışlar sürekli olarak yıllık enflasyon oranlannın üzerinde gerçekleş­
miştir 1980 yılı fiyatları ile ifade edildiğinde, analiz dönemimizde vergi öncesi kârla­
rın yaklaşık 6 misli arttığını hesaplamak mümkündür. Reel fiyatlarla gerçekleşen bu
artış çok önemli oranda bir artıştır
Vergi öncesi kârlardaki gelişmeler incelendiğinde, bu kârlann 1982 ve 1985 yıl­
larında reel anlamda bir miktar azaldığını, dönemin diğer yıllarında ise bir miktar art­
tığını görmekteyiz. 1980 yılı fiyatlan ile bir karşılaştırma yapıldığında, 1988 yılında vergi
öncesi kârlann, 1980 yılı değerinin yaklaşık 4 katına ulaştığı hesaplanabilmektedir.
Vergi öncesi kârların, reel anlamda, vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kârlardan daha
az artmış olmasının nedeni, 1980-88 döneminde bankalann "diğer gelirler"inin " d i ­
ğer giderleri"nden daha yavaş bir hızla artmış olmasıdır. (Diğer gelirler cari fiyatlarla
yaklaşık 54 misli artarken, diğer giderler yaklaşık 92 misli artmıştır).
"Vergi karşılığı" rakamlanndaki gelişmeler oldukça ilginçtir Bankalann vergi karşılıklannın, dönemin 4 yılında (1981, 1984, 1985 ve 1987 yılları) reel anlamda artma­
yıp azaldığı görülmektedir 1986 yılı ise bankalann vergi karşılıklannın reel anlamda
oldukça önemli sayılabilecek bir oranda arttığı bir yıl olarak göze çarpmaktadır. 1980
yılı fiyatlan ile ifade edildiğinde ise, vergi karşılıklannın 1980-88 döneminde çok az
(% 21,6 oranında) arttığını görmekteyiz. Bu gelişme, bankalann vergi yüklerinin ne
denli düşük olduğunu ve bu eğilimin artarak sürdüğünü açıkça ortaya koymaktadır.""
Vergi karşılıklannın 1980-88 döneminde reel anlamda önemsiz kabul edilebile­
cek bir oranda artmış olması, bankalann net kârlarının 1980-88 döneminde reel an­
lamda önemli bir oranda artmış olacağının ipuçlarını vermektedir. Nitekim, 1980 yılı
fiyatları ile hesapladığımızda, 1988 yılı net kâr tutannın 1980 yılı değerinin 5,5 katı
olduğunu görmekteyiz. Diğer bir deyişle, bankalar, 1980-88 döneminde, enflasyo­
nun etkisinden anndırılmış net kâr tutarlarını 5,5 misli artırabilmişlerdir. Bu artış ora­
nının önemli bir artış oranı olduğu yadsınamaz.
Bankaların net kârlarının 1980-88 döneminde ne şekilde bir gelişme gösterdiği­
ni incelemiş bulunuyoruz Şimdi aynı gelişmelerin, özel sermayeli ulusal ticaret ban­
kaları bünyesinde ne şekilde cereyan ettiğini görmeye çalışalım.
VII.2.Özel Sermayeli Ulusal Ticaret Bankalarınm Toplu Gelir
Tabloları ve Net Kârlarındaki Gelişmeler
Bundan önceki alt-bölümlerde olduğu gibi analizimizi önce cari fiyatlar cinsin­
den yapalım.
VII.2.1.Cari Fiyatlarla Gelişmeler
Ulusal ticaret bankalarının toplu gelir tabloları Tablo 14'de yer almaktadır Bu tab(1) Bankaların, vergi matrahının hesabında ticari kazançlarından indirdikleri devlet tahvili ve Hazine Bo­
nosu faizlerine uygulanan vergi kesinti oranının sıfırdan 1988 yılı için % 5'e yükseltilmesi, bankaların
ayırdıkları vergi karşılıklarını bir ölçüde etkilemiştir.
I I I
s
a>
CM
+
11
^
7^
i s
CM
i
Si
c
«1
§it
o
o
•D
0)
iSi
M S
a S
X
?gEo3 5 ^ ? ^ E o ^ $ ^ S '
3
S
llilflllflll?
CO O
i5
as
ir
(0
§1 §1
^1
§
+
CO
2.
^
M
T C
CM
1
! CVJ
f2 ^
S
O) ,
S
s-
UJ —..
T
! CO
» CD
*C3)
'-E.
00
c
C
O
CD
^
^
."2
O
>C3)
b
-55
:(§
>g)
12
^
I
fi
s
o>
E
c
Q.
co
II
+
I 0>
2
«
E
co
•e
co
5>
o
c
4 II
l
o
.TI
mi
m ^^
isti
g"?
s - ^
g-g s
ce
Q.
Il l |
s
« iZ
0)
il li l i isil^lllflil
> ^ !^ fo
5 | e
(0
^1
?l
^51 ^1
;^
lP^7E|ET^'Tf9^
li
?è §è 7I
I
t
m
«
g
t5
CD
§2
Oo
,aj
E©
1 CD
= ®
ri
SS"
5
5=tj
,8. .S,
b
b
2
li
c
I
lodaki rakamlardan hesaplanabileceği gibi, ulusal ticaret bankalannın net faiz gelir­
leri, 1980-88 döneminde cari fiyatlarla yaklaşık 38 misli bir artış göstermiştir. Büyük
orandaki bu artışa karşın bu bankalar grubunun net faiz gelirlerinin, 1982 yılında,
bir önceki yıla göre cari fiyatlarla bile yaklaşık 3,5 misli azaldığı görülmektedir. Bu
yıl ve 1985 yılı hariç tutulursa, bu bankalann net faiz gelirlerinin dönemin hemen her
yılında önceki yıla göre % 100'ün üzerinde bir artış gösterdiğini tablodan izlemek
mümkündür.
Tüm bankalar için olduğu gibi bu bankalar grubu için de, faiz dışı giderler topla­
mının, dönemin bazı yıllarında (1980,1981,1982 ve 1987 yılları) faiz dışı gelirler top­
lamından daha büyük olduğunu görmekteyiz. Bu durum, bankaların vergi ve olağa­
nüstü gelirler öncesi kârlarının, anılan yıllarda olabileceğinin altında gerçekleşmesi­
ne neden olmuştur. Bunun etkisi en bariz olarak 1982 yılında görülmüştür. Bu yıl da,
bu bankalar grubunun vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kârlarının, bir önceki yılın
toplam tutarının çok altında bir değere, yaklaşık 1,5 milyar TL mertebesine, geriledi­
ğini görmekteyiz. Bu yıldan sonra ise bu bankaların vergi ve olağanüstü gelirler ön­
cesi kârlannın büyük bir toparlanma göstererek 1988 yılı sonu itibariyle 1,2 trilyon
TL'ye ulaştığına şahit olmaktayız. Bu son rakam, 1980-88 döneminde, ulusal özel ti­
caret bankalannın bu anlamdaki kârlannın cari fiyatlarla yaklaşık 63 misli arttığı an­
lamına gelmektedir.
Bankalann vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kâr rakamlarına, diğer gelirler ve
diğer giderler arasındaki farkı eklediğimizde, bankaların vergi öncesi kâr rakamlannı
elde ederiz. Özel-ulusal ticaret bankalannın vergi öncesi kârlarının 1980-1982 döne­
minde nisbeten düşük oranlarda arttığını, 1983-1988 döneminde ise artış oranının,
1985 yılı dışında her yıl yaklaşık % 100'ler civannda gerçekleştiğini görmekteyiz.
Vergi karşılıklannın tüm bankalar için olduğu gibi bu bankalar grubu için de çok
yavaş bir şekilde arttığını ve 1980-88 döneminde artışın ancak 14 misli olduğunu gör­
mekteyiz. Aynı dönemde fiyatlann yaklaşık 16 misli arttığı anımsanırsa, vergi yükü­
nün bu dönemde bu banka grubu için gerçekte 1980 yılının gerisine düştüğünü söy­
lemek mümkündür. Aslında bu durum, bankacılık sistemimizin tipik özelliklerinden
birisidir.
Yukanda özetlenen tüm gelişmelerin özeti, yansımasını, "net kâr", rakamlann­
daki gelişmelerde bulmaktadır. 1980-88 döneminde, ulusal-özel ticaret bankalannın
net kârları cari fiyatlarla yaklaşık 104'e katlanmıştır. Bu rakama bakarak, bu bankalar
grubunun net kârlannı 1980-88 döneminde çok büyük boyutlarda artırdıklannı çok
rahatlıkla söyleyebiliriz.
VII.2.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Özel-ulusal ticaret bankalarının net faiz gelirleri toplamı. Tablo 14'teki rakamlar
yardımıyla hesaplanabileceği gibi, 1981,1982 ve 1985 yıllannda reel anlamda bir azal­
ma göstermiş, bu reel azalma 1982 yılında çok büyük boyutlarda olmuştur. 1983 ve
1984 yıllannda ise bu bankalar grubunun net faiz gelirlerinin reel anlamda bir hayli
toparlandığı görülmektedir. Bu toparlanma 1985 yılında yerini bir gerilemeye terketmiş olmakla beraber, dönemin geri kalan yıllannda bu bankalar grubunun net faiz
gelirlerini enflasyon oranının üzerindeki oranlarda artırdıklarını görmekteyiz. 1980 yılı
fiyatlan ile hesaplandığında ise bu bankalann net faiz gelirlerini reel anlamda yakla­
şık 2,5 misline katladıklannı söyleyebiliriz.
Vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kârlar, o yıl net faiz gelirlerinin de bir önceki
yıla göre mutlak rakam olarak da yaklaşık % 300 oranında düşmüş olması ve faiz
dışı gelirler toplamının faiz dışı giderler toplamının gerisinde kalması nedenleriyle,
1982 yılında reel fiyatlarla bir önceki yıla göre çok büyük oranlarda düşmüştür. Reel
anlamdaki bu büyük orandaki düşüş, 1983 yılında yerini bu kez çok büyük oranda
bir artışa terk etmiştir. Bu reel artış, daha düşük oranlarda olmakla beraber 1984 ve
1985 yıllannda da devam etmiş, 1986 yılında gözlenen küçük denebilecek orandaki
bir reel gerilemeden sonra, dönem, yine reel artışlarla sürmüştür. 1980 yılı fiyatlan
ile ölçüldüğünde, bu anlamdaki kârlann, 1988 yılında 1980 yılı değerinin 4 katına çık­
tığını görmekteyiz.
"Diğer gelirler" eksi "diğer giderler" farkının "vergi ve olağanüstü gelirler ön­
cesi kâr" rakamlanna eklenmesi ile bulunan "vergi öncesi kâr"lar, 1981,1982 ve 1985
yıllarında enflasyona yenik düşmüş, dönemin diğer yıllarında ise bu gruba giren ban­
kalann vergi öncesi kârları toplamı, sürekli, enflasyon oranının üzerinde artmıştır. 1980
fiyatları ile hesaplandığında, 1988 yılında vergi öncesi kârların ulaştığı değerin, reel
anlamda, 1980 yılı değerinin yaklaşık 4 katına ulaştığını görmekteyiz.
Vergi karşılıklannın 1980 yılı fiyatlan ile ifade edilmesi, bu karşılıkların reel değe­
rinin, 1988 yılında, 1980 yılının gerisine düştüğünü göstermektedir. Diğer bir deyişle,
bu bankalar grubunun vergi yükü 1980-88 döneminde reel anlamda artmamış, azal­
mıştır. Bu olgunun, yansımasını, özel-ulusal ticaret bankalannın elde ettikleri net kâr­
larda bulacağı açıktır. Nitekim, Tablo 14'deki rakamlar yardımı ile yapılacak bir he­
saplama, 1980-88 döneminde, özel-ulusal ticaret bankalarının net kârlarını reel an­
lamda 6,6 misli artırdıklannı ortaya koymaktadır. Özetle, 1980'li yıllar, bu grupta: yer
alan bankaların geneli için, net kârlardaki gelişmeler açısından son derece parlak
yıllar olmuştur.
VII.S.Yabancı Bankaların Toplu Gelir Tabloları ve Net Kârlarındaki
Gelişmeler
1980-1988 döneminde Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı bankaların net kâr­
larındaki gelişmeler Tablo 15 yardımı ile incelenebilir. Bu gelişmeleri önce cari fiyat­
lar, daha sonra da reel fiyatlar cinsinden inceleyelim.
VII.3.1.Cari Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 15'in ilk satırındaki rakamlardan kolaylıkla hesaplanabileceği gibi, yaban­
cı bankaların net faiz gelirleri, 1980-88 döneminde cari fiyatlarla yaklaşık 64 misli art­
mıştır. Bu artışta kuşkusuz, bu dönemde Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı ban­
ka sayısının 5 kat artmış olmasının da büyük katkısı vardır. (Banka sayısındaki bu ar­
tışın etkisi buradaki tüm analiz boyunca hatırda bulundurulmalıdır.) Tablodaki rakam­
lardan görülebileceği gibi, yabancı bankaların net faiz gelirleri, 1981 yılında yaşanan
mutlak anlamdaki bir gelir düşüşünün dışında, her yıl yaklaşık % 100 oranında bir
artış göstermiştir. Tablo 13 ile karşılaştırıldığında, yabancı bankalann, tüm bankala­
nn net faiz gelirleri içindeki payının, 1980 yılında % 3,1 iken 1988 yılında % 4,6'ya
yükseldiği görülmektedir. (Özel-ulusal ticaret bankalarının payı, tüm dönem boyun­
ca, aşağı yukan toplamın % 50'si civarında seyretmiştir.)
Tablo 15'i, önceki iki tablo ile karşılaştırdığımızda, yabancı bankaları, Türkiye'­
deki diğer banka gruplanndan ayıran bir özelliği saptamak mümkün olmaktadır: Tablo'
15'de görüldüğü gibi, yabancı bankaların faiz dışı gelirler toplamı, tüm dönem bo­
yunca, sürekli, faiz dışı giderler toplamından fazla olmuştur. Bu durumun, bu banka
grubunun kârlarını olumlu yönde etkileyeceği açıktır. Nitekim, 1980-1988 döneminde
yabancı bankaların "vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kâr"lannın 78 misli gibi bü­
yük bir oranda artması bunun bir göstergesidir. (Önceki tablolarla ilgili olarak yaptı-
co
<
M
C
O
co
^
S s
?è ?i 7Ì
00
00
ITI
ni!
Ì 2 Ì Ì |
75 S ^
c 5^ 0)
(0
S o5 2
C? IO
<P 00
2:5
reo j ; ; ^
+ ZI.
I
+ 3^
Tisi.
^5
ilil^lilflil
CD UL 0)
i l -
(0
+ 2!.
I
ca
c
I
Il II g| | | ^ I I | | p | | | I
I
+
^
I
CD
l ì
.21
a>
b
9 - 5>>
i 2 q
»2q
+
.§,
b
w
o
m
^
g
m
à
i 2
N a>
I
+
co.
CI
O
t ; I
>
2
ğımız açıklamalarda, tüm bankaların "vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kâr"lannın
1980-88 döneminde cari fiyatlarla 93 misli, özel-ulusal ticaret bankalannın kârlannın
ise 63 misli arttığını belirtmiştik. Bu gelişmeler, kamusal sermayeli ticaret bankaları­
nın bu anlamdaki kârlarının, özel sermayeli bankaların kârlarından daha hızlı arttığı­
nı ve genel artış hızını yukanya çektiğini ima etmektedir.)
Yabancı bankalann "diğer gelirler"i ile "diğer giderler"inin gelişimi incelendi­
ğinde; 1980 ve 1982 yıllan ve 1985-1988 döneminde "gider"lerin "gelir"leri aştığı
görülmektedir. Bu durumun, "vergi öncesi kâr'Nan ve "net kâr"lan olumsuz bir yön­
de etkileyeceği açıktır. Durum böyle olmasaydı, kârlar kuşkusuz daha yüksek olabi­
lecekti. Buna karşın, 1980-88 döneminde yabancı bankalann vergi öncesi kârlarının
cari fiyatlarla yaklaşık 78 misli artabildiği görülmektedir. Vergi karşılıklarının aynı dö­
nemde ancak 44,5 misli artmış olması, yabancı bankaların net kârlarının anılan dö­
nemde 95 misli gibi büyük bir oranda artması sonucunu doğurmuştur. Bu artış ora­
nı, tüm bankalar genelinin net kârlarının ortalama artış oranının üzerindedir. (Tüm
bankalar açısından net kârlar 1980-88 döneminde 88 misli artmıştır.) Özel-ulusal ti­
caret bankalarının net kârlarının aynı dönemde 104 misli arttığı anımsanırsa, bura­
dan, kamusal sermayeli ticaret bankalarının ve genelinde tüm kamusal sermayeli ban­
kalann net kârlannın aynı dönemde bir hayli düşük bir oranda artmış olduğu sonu­
cunu çıkarabiliriz. Buradan, kamusal sermayeli bankalarda, 1980-1988 döneminde
"diğer giderlerdin "diğer gelirlerdi bir hayli aşmış olması gerektiği sonucuna da ula­
şılabilir.
VII.3.2.Reel Fiyatlarla Gelişmeler
Tablo 15'de cari fiyatlarla gelişmeleri gösteren rakamlar, her yıla ait enflasyon
oranları ile deflate edilip reel rakamlara dönüştürüldüğünde, cari fiyatlarla yaptığımız
yukandaki analizin şu şekilde değişikliklere uğradığı görülmektedir:
Yabancı bankalann net faiz gelirleri, 1981 yılı dışında, dönemin her yılında enf­
lasyon oranının üzerinde bir artış göstermiştir. 1980 yılı fiyatlan ile ifade edildiğinde
ise, 1988 yılı net faiz gelirleri toplamının, 1980 yılı toplamının 4 misline çıktığını he­
saplamak mümkündür. Anılan dönemde yabancı banka sayısının 5 misline yakın bir
artış gösterdiği anımsanırsa, yabancı bankaların net faiz gelirlerinde görülen reel an­
lamdaki bu artışın aslında pek büyük olmadığı sonucuna varabiliriz.
Yabancı bankalann "vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kâr"lan, tüm dönem bo­
yunca enflasyon oranının üzerinde artışlar göstermiştir. Reel anlamdaki bu artışın
en büyük olduğu yıl olarak 1988 yılı göze batmaktadır. O yıl, bu anlamdaki kârlar reel
olarak % 46 oranında artmıştır. Diğer yıllarda reel artışlar daha mütevazı ölçülerde
fakat istikrarlı olmuştur. 1980 yılı fiyatlan ile ifade edildiğinde, bu anlamdaki kârlann,
1980 yılı değerinin 5 katına çıktığı görülmektedir.
Yabancı bankaların "vergi öncesi kâr"ları da tüm 1980-88 dönemi boyunca reel
anlamda artışlar göstermiştir. Reel anlamda artışın en çok olduğu yıl yine 1988 yılı
olmuştur. 1980 fiyatlan ile ifade edildiğinde, vergi öncesi kârlann da anılan dönemde
5 katına çıktığını görüyoruz. Aynı dönemde vergi karşılıkları ise ancak 2,5 misli bir
artış göstermiştir. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak da, yabancı bankaların net kâr­
larının 1980-88 döneminde reel anlamda 6 kat arttığını hesaplamak mümkün olmak­
tadır. Bu artışları hesaplarken ve yorumlarken 1980-88 döneminde Türkiye'de faali­
yette bulunan yabancı banka sayısının yaklaşık 5 misli arttığını unutmamak gerekti­
ğini anımsatarak bu konudaki yorumlarımızı noktalıyoruz.
VIII.ÖZET VE SONUÇ
Bu çalışmada, Türk Bankacılık Sistemine ilişkin çeşitli büyüklüklerde (özellikle
parasal büyüklüklerde) 1980-1988 döneminde meydana gelen gelişmeler incelenmiş
ve eğilimler saptanmaya çalışılmıştır.
Esas olarak 7 ana bölümden oluşan çalışmanın Birinci Bölümünde Türkiye'de
faaliyette bulunan bankalar ele alınmıştır. Buna göre, 1988 yılı sonu itibariyle Türki­
ye'de biri emisyon bankası, 33 tanesi ulusal ticaret (mevduat) bankası, 19 tanesi ya­
bancı banka ve 7 tanesi de kalkınma ve yatırım bankası olmak üzere toplam 60 ban­
kanın faaliyette bulunduğu görülmektedir. Ulusal ticaret bankalanndan 25 tanesi özel
sermayeli, 8 tanesi kamusal sermayelidir. Yabancı bankalardan 4 tanesi, "Türkiye'­
de kurulmuş yabancı banka", 15 tanesi "Türkiye'de şube açan yabancı banka" sta­
tüsündedir. Türkiye'de bankacılık faaliyetleri 1863 yılında kurulmuş biri ulusal biri ya­
bancı iki bankanın faaliyete geçmesi ile başlamış, 1980'li yıllar banka (özellikle ya­
bancı banka) sayısının hızla arttığı yıllar olmuştur. Yabancı bankalann, 8 tanesi 1988
yılında olmak üzere 16 tanesi 1980 sonrası dönemde faaliyete geçmiştir.
İkinci Bölümde, daha sonraki bölümlerde ele alınan gelişmelerin daha sağlıklı
bir şekilde yorumlanmasına olanak sağlanması amacıyla, 1980-1988 döneminde uy­
gulamaların içinde cereyan ettiği yasal çerçeve, ana çizgileri ile ve kronolojik bir sıra
izlenerek ele alınmış; özellikle mevduatın büyüklüğü ve vade yapısı üzerindeki etki­
lerinin saptanması amacıyla faiz politikasında meydana gelen değişikliklere değinil­
miş; munzam karşılık ve disponibilité oranlannda yapılan değişikliklere de aynca yer
verilmiştir.
1980-1988 döneminde bankalann şube sayısında meydana gelen değişmelerin
ele alındığı Üçüncü Bölümde, çeşitli banka gruplannın izlediği şube politikalan irdelenmeye çalışılmış; bu bağlamda, kamusal sermayeli bankalann şube sayısının anı­
lan dönemde yaklaşık % 20 bir artış göstermesine karşın, özel sermayeli ulusal tica­
ret bankalarında bu artışın ancak % 2.5 düzeyinde kaldığı, yabancı bankalarla kal­
kınma ve yatırım bankalarında ise toplam şube sayılarının hemen hemen hiç artma­
dığı saptanmıştır. Tüm bankalar birlikte ele alındığında, toplam şube sayısının % 10
dolayında arttığı görülmekte ve banka şube sayısındaki artışın esas olarak Türkiye'­
nin önde gelen mevduat bankalarınca gerçekleştirildiği gözlenmektedir. Gelişmele­
re, bankalanmızın "dışa açılması" açısından bakıldığında ise, bu konuda pek bir ba­
san sağlanamadığını söylemek mümkündür: Yurt dışında 1988 sonu itibariyle T.İş ve
Ziraat Bankalarının 7'şer şubesi olduğu görülmektedir. Ziraat Bankası'nın bu şube­
lerinden 4 tanesi 1980 öncesinde Kıbrıs'ta açılmıştır.
Çalışmanın Dördüncü Bölümünde, bankaların personel sayısında meydana ge­
len gelişmeler ele alınmıştır. 1980-88 döneminde, toplam banka personelinin yandan
fazlasının (% 54.4'ünün) kamusal sermayeli bankalarda, yaklaşık % 40'ının ise özel
sermayeli ulusal ticaret bankalarında çalıştığı görülmektedir. Tüm bankalar birlikte
ele alındığında, toplam personel adedi % 21.3 oranında artmıştır. Artış oranı, kamu-
sal sermayeli bankalarda (toplam banka sayısı azaldığı halde) % 36.7, özel sermaye­
li ulusal mevduat bankalarında % 11.8, yabancı bankalarda ise % 52.5 olmuştur. Özel
sermayeli ulusal ticaret bankalannda yüksek tahsilli oranı ortalama % 23 iken, ka­
musal sermayeli bankalarda bu oran % 16'dır. Şube başına düşen personel adedi­
nin tüm bankalar için genel ortalaması 25 kişidir ve analiz döneminde şube başına
personel adedinin tüm banka gruplanrida yükseldiği izlenmektedir.
Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümler, çalışmanın temel nitelikteki bölümlerini oluş­
turmaktadır. Bu bölümlerde gelişmeler hem cari fiyatlar, hem de analizi ve karşılaştırmalan daha sağlam temellere dayandırabilmek amacıyla reel fiyatlar cinsinden ele
alınmıştır.
Bankalann kaynaklanndaki gelişmelerin ele alındığı Beşinci Bölüm, esas olarak
üç alt-bölümden oluşmaktadır. Bu alt-bölümlerin ilkinde, bankalann özkaynaklanndaki gelişmeler ele alınmıştır. Tablo 4'de özeti verilen incelemeler, ticaret bankalan
genelinde öz kaynaklann 1980-1988 döneminde cari fiyatlarla 67 misli arttığını gös­
termektedir. Bu grup içinde yer alan özel sermayeli ulusal bankalarda artış 130 misli
iken, kamusal sermayeli bankalarda 39 misli, yabancı bankalarda ise 134 misli ol­
muştur. Kalkınma ve yatınm bankalannda ise artış 53 mislidir. Bu son grupta yer alan
kamusal sermayeli bankaların hem grup özkaynak toplamı içindeki payı, hem de öz­
kaynaklann artış hızı, aynı gruptaki özel sermayeli bankalardan daha fazla olmuştur.
MB'nin özkaynaklannın ise aynı dönemde ancak 16 kat arttığı görülmektedir.
Bankaların özkaynaklarındaki gelişmeleri reel fiyatlarla (1980 fiyatlarıyla) ifade
ettiğimizde, kamusal sermayeli ticaret bankalarının özkaynaklannın 1980-88 döne­
minde 2,5 misli arttığı, aynı artışın özel sermayeli ulusal ticaret bankalannda 8 misli,
yabancı bankalarda ise 8,5 misli olduğunu söylemek mümkün olmaktadır. Kamusal
sermayeli kalkınma ve yatırım bankalarında özkaynaklar reel anlamda 4 misli artar­
ken, özel sermayeli kalkınma bankalannda b u artış 1.5 misli olmuştur. TCMB'nin ise
aynı dönemde özkaynaklarını ancak % 9.5 oranında artırdığı görülmektedir. Tüm ban­
kalar birlikte ele alındığında, analiz döneminde özkaynaklann 1980 fiyatlarıyla 4 mis­
li arttığını hesaplamak mümkündür.^ Bu artışta ağırlığın, özel sermayeli ulusal tica­
ret bankalarında olduğunu söyleyebiliriz.
Beşinci bölümün ikinci alt-bölümünde, bankalann mevduatlannda meydana ge­
len gelişmeler önce mevduat-ana-gruplarındaki gelişmeler açısından (ve Tablo 1 yar­
dımıyla) ele alınmıştır. Buna göre ve cari fiyatlarla ifade edildiğinde, 1980-88 döne­
minde tasarruf mevduatı 33 misli, resmi kuruluşlar mevduatı 18 misli, ticari kuruluş­
lar mevduatı 23 misli ve bankalararası mevduat 57 misli artış gösterirken, mevduat
sertifikası 1985-88 döneminde % 87 oranında, döviz tevdiatı ise 1986-88 döneminde
3.5 misli artış göstermiştir. Toplam mevduatlar ise 47 misli artmıştır. Bu artışta en bü­
yük pay, hem büyüklük hem artış hızı olarak tasarruf mevduatının olmuştur.
Aynı gelişmeleri reel fiyatlar açısından incelediğimizde, tasarruf mevduatının 198088 döneminde 4 misli, bankalararası mevduatın 3.6 misli arttığı, resmi kuruluşlar ve
ticari kuruluşlar mevduatlannın artış oranlannın ise, sırasıyla % 12 v e % 44 olduğu
görülmektedir. Mevduat sertifikası, 1985 fiyatlan ile % 25 oranında döviz tevdiatlan ise
% 70 oranında bir artış göstermiştir. Mevduatlar toplamı ise yaklaşık 3 misli artmıştır.
Bu artışta en büyük katkının tasarruf mevduatında olduğu görülmektedir.
(1) Yukarıda ifade edilen reel artışlar, özkaynaklarda bazı yıllarda reel anlamda azalışlar meydana gelmiş
olmasına rağmen gerçekleşmiştir.
Toplam mevduatlar açısından önemi ve diğer banka gruplan ile bir karşılaştırma
olanağı sağlamak amacıyla, özel sermayeli ulusal ve yabancı ticaret bankalannın mev­
duatlarındaki gelişmeler Beşinci Bölümde aynı bir alt-başlık altında incelenmiştir. İn­
celemeler, tasarruf mevduatın ulusal bankalarda cari fiyatlarla 30, yabancı bankalar­
da 31 misli artış gösterdiğini\ ticari kuruluşlar mevduatının ulusal bankalarda 18, ya­
bancı bankalarda da 26 misli arttığını; büyük kısmı bu bankalar grubunda toplanan
döviz tevdiatının ise 1986-88 döneminde ulusal bankalarda % 269, yabancı banka­
larda ise % 282 oranında artış gösterdiğini göstermektedir. Olaya toplam mevduat­
lar açısından baktığımızda ise, toplam mevduatlann, ulusal bankalarda 39 misli, ya­
bancı bankalarda 78 misli arttığı görülmektedir.
Aynı gelişmeleri reel fiyatlarla incelediğimizde, tasarru mevduatının ulusal ban­
kalarda 1980 fiyatlan ile 1.8 misli, yabancı bankalarda 2 misli; ticari mevduatın ulusal
bankalarda 3 misli, yabancı bankalarda 7.5 misli arttığını söylemek mümkün olmak­
tadır. Mevduat sertifikası ise 1985-88 döneminde ulusal bankalarda % 45 oranında
azalırken, yabancı bankalarda % 1.5 oranında artmış; döviz tevdiatı ise 1986-88 dö­
neminde ulusal bankalarda % 35, yabancı bankalarda % 45 oranında artış göster­
miştir. Toplam mevduatlar ise 1980-88 döneminde ulusal bankalarda 2.5'e, yabancı
bankalarda ise 5'e katlanmıştır.^
Tasarruf mevduatmın vadeler itibariyle dağılımı, Beşinci Bölümde ayn bir alt başlık
altında ele alınmıştır. İncelemeler, 1980-1988 döneminde mevduatın vade yapısında
dramatik boyutlu değişiklikler olduğunu göstermekte ve vadeli mevduatın toplam için­
deki payının 1980'de % 49'dan 1988'de % 85'e çıkmış olduğu görülmektedir. Bir di­
ğer deyişle, 1988'li yıllar, vadeli mevduattaki gelişmelerin döneme damgasını vurdu­
ğu yıllar olmuştur. Vadesiz mevduatlar cari fiyatlarla 9.5 misli artarken vadeli mevdu­
at 58 misli artmış; 1980 fiyatlanyla ifade edildiğinde ise, vadesiz mevduat % 40 ora­
nında bir azalma gösterirken vadeli mevduat yaklaşık 4'e katlanmıştır. {^)
Beşinci bölümün 3. alt-bölümünde, bankaların özkaynaklar ve mevduatlardan
sonra üçüncü en önemli kaynağı olan TCMB kredilerindeki gelişmeler ele alınmıştır.
Bu kredilerden tarım kredileri, analiz dönemimizde cari fiyatlarla 25 misli bir artış gös­
termiş ve toplam içindeki payı 1982-86 döneminde ortalama % 1 iken 1987-88 döne­
minde % 35'lere çıkmıştır. Toplam içinde ikinci sırayı alan sanayi kredileri 16 misli
bir artış göstermiş; toplam içindeki payı 1980'de % 32.5 olan dışsatım kredileri ise
ancak 5 misli artarak 1988 yılında toplam içinde ancak % 14'lük bir paya sahip ola­
bilmiştir. Tanm ve Sanayi kredileri birlikte ele alındığında, 1980 yılında toplam içinde
% 51 olan pay 1988 yılında % 81'e çıkmıştır.
Aynı gelişmeleri 1980 fiyatlan ile ifade ettiğimizde, tanm kredileri dışında diğer
tüm kredilerin 1980-88 döneminde gerçek anlamda artmadığı görülmektedir: Tanm
kredileri % 55 oranında artmış, buna karşın sanayi kredileri, esnaf ve sanatkar kredi­
leri (% 50 oranında), dışsatım kredileri (% 65 oranında), ticaret kredileri (14 misli)
azalmıştır. Toplam olarak ifade edildiğinde de, TCMB'nin bankalara açtığı kredilerin
(1) Tasarruf mevduatındaki gelişmeler incelenirken, 1985 yılından itibaren mevduat sertifikası ile diğer
kuruluşlar mevduatının (sair mevduatın) tasarruf mevduatı dışında gösterildiği dikkate alınmalıdır.
(2)1988 yılında mevduat sertifikası ve resmi kuruluşlar mevduatındaki azamalarla sair mevduatlardaki
(diğer kuruluşlar mevduatındaki) büyük artışlar tümüyle tanım veya kapsam değişikliğinden kaynak­
lanmıştır. Ekim 1988'e kadar resmi kuruluşlar mevduatı kapsamında yer alan sosyal güvenlik kurum­
ları mevduatının daha sonra sair mevduat kapsamına alınması mevduat bileşimini etkilemiştir. Döviz
tevdiat hesaplarındaki artış ise esas olarak T.C.'nin değer yitirmesi ve vadeli tasarruf mevduatı faizinin
yeterli olmaması ile ilişkilidir.
1980-1988 döneminde reel anlamda % 27 oranında azaldığı görülmektedir. Bu aza­
lış, bankaların toplam kaynakları içinde TCMB kredileri payının da azalması sonucu­
nu doğurmuştur Bölüm V.4'te görülebileceği gibi, bankalann toplam kaynaklan için­
de mevduatın payı 1980-88 döneminde % 74.4 ile % 88.6 arasında yeralırken, özkay­
naklann payı % 7 ile % 13 arasında bir dalgalanma göstermiş, MB kredilerinin payı
ise sürekli düşerek % 14.4'den % 4'e kadar gerilemiştir.
Çalışmanın Altıncı Bölümünde, banka kaynaklan içerisinde en önemli kullanım
yerini oluşturan kredilerdeki gelişmeler üç alt-başlık altında analiz edilmiştir. İlk altbaşlık altında, bankalar dört gruba ayrılarak her grubun verdiği kredilerdeki gelişme­
ler hem cari hem reel fiyatlar cinsinden ele alınmaktadır. Buna göre, toplam krediler
içinde payı 1980'de % 56'dan 1988'de % 47'ye düşen kamusal sermayeli bankaların
verdiği krediler aynı dönemde cari fiyatlarla 25 misli bir artış gösterirken, özel ser­
mayeli ulusal ticaret bankalarının verdiği krediler 28 misli artmış fakat verilen kredi­
ler toplamı içindeki payı % 38'den % 36'ya gerilemiştir. Yabancı bankaların verdiği
krediler ise 47 misli artmış, toplam içindeki payı % 2'den % 3'e çıkmıştır. Krediler
açısından en dinamik görünüş sergileyen banka grubunun kalkınma ve yatınm ban­
kalan olduğu görülmektedir Bu banka grubunun verdiği krediler cari fiyatlarla 93 misli
artmış ve bu hızlı gelişmenin bir sonucu olarak da verilen kredilerin toplam içindeki
payı % 4'den % 14'e çıkmıştır. Dolayısıyla, banka kredilerinde meydana gelen geliş­
melerin esas olarak kalkınma ve yatırım bankaları dahil kamusal sermayeli bankalar
tarafından belirlendiğini söylemek mümkündür Reel terimlerle ifade edildiğinde, top­
lam kredilerin 1980-88 döneminde % 86 oranında arttığı görülmektedir. Banka grup­
ları içinde en yüksek reel artış, kalkınma ve yatırım bankaları kredilerinde gözlenmiş,
bu bankaların verdiği krediler 1980-88 arası 6'ya katlanmıştır. İkinci en yüksek artış
oranı % 197 ile yabancı bankalar tarafından gerçekleştirilmiştir. Özel ve kamusal ser­
mayeli ulusal ticaret bankalarının verdiği krediler ise sırasıyla % 76 ve % 56 oranlannda artmıştır
Bankaların verdiği kredi toplamına, MB dolaysız kredilerini eklediğimizde eko­
nominin genel kredi stoğu elde edilir. Genel kredi stoğundaki gelişmeler, Bölüm
Vl.1.2.'de ele alınmıştır 1980-88 döneminde genel kredi stoğu, cari fiyatlarla 24 misli,
reel fiyatlarla % 50 oranında artmıştır. Bu artışın oldukça düşük olmasının nedeni,
aynı dönemde MB dolaysız kredilerinin reel anlamda % 42 oranında düşmüş olma­
sıdır. MB kredilerinin toplam genel kredi stoğu içindeki payı 1980'de % 28 iken bu
pay 1988'de % 10.7'ye kadar gerilemiştir. Diğer bir deyişle, 1980-88 döneminde ban­
ka kredilerinin ekonominin genel kredi stoğu içindeki payı ve ağırlığı giderek artmış
ve stoktaki gelişme esas olarak banka kredileri tarafından belirlenmiştir.
Altıncı Bölüm, banka kredilerinin sektörel dağılımındaki gelişmelerin ele alınması
ile son bulmaktadır. Rakamlar, 1980-88 döneminde krediler genel toplamının cari fi­
yatlarla 30 misli (reel olarak % 86 oranında) arttığını, tarım sektörü kredilerinin top­
lam içindeki payının % 23.5'dan % 16.2'ye gerilediğini, bu gerilemenin bu sektöre
verilen kredilerin reel olarak % 28.2 artmış olmasına karşın gerçekleştiğini; dış tica­
ret sektörünün payının ise % 9.1'den % 13'e yükseldiğini ve sektöre verilen kredile­
rin reel anlamda yaklaşık 3'e katlandığını (bu artıştan esas olarak ihracat sektörü ya­
rarlanıyor) göstermektedir.
Çalışmanın Yedinci Bölümü'nde banka kârlanndaki gelişmeler, çeşitli banka grup­
lannın "toplu gelir tablolan" yardımı ile analiz edilmiştir Bu yolla, yalnızca bankala­
rın net kârlanndaki gelişmeleri değil; faiz gelirlerindeki, vergi ve olağanüstü gelirler
öncesi ve vergi öncesi kârlarındaki ve vergi karşılıklanndaki gelişmeleri de incele-
mek ve net kârdaki gelişmelerin esas olarak nelerden kaynaklandığını yorumlamak
olanak dahiline girmektedir.
Tüm banka gruplan birlikte ele alındığında, bankalann net faiz gelirlerinin cari
fiyatlarla 43 misli, faiz dışı gelirlerinin 38 misli, faiz dışı giderlerinin ise 25 misli arttığı
görülmektedir. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, vergi ve olağanüstü kârlar 93 mis­
li, vergi öncesi kârlar da 61.5 misli bir artış göstermiştir. Vergi karşılıklan ise cari fiyat­
larla bile ancak 19 misli a r t m ı ş \ bunun bir sonucu olarak da net kârlar 88 misli bir
artış gösterebilmiştir. Reel fiyatlarla ifade ettiğimizde ise, net faiz gelirlerinin 2.7 mis­
li, vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kârlann 6 misli, vergi öncesi kârlann 4 misli,
vergi karşılıklannın % 21.6 arasında ve bunlann bir sonucu olarak da net kârlannın
5.5 misli arttığını hesaplamak mümkün olmaktadır.2
Aynı gelişmeler, özel sermayeli ulusal ticaret bankalan açısından incelendiğin­
de, cari fiyatlarla net faiz gelirlerinin 38 misli, vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kâr­
ları 63 misli (bu rakam, yukarıda tüm bankalar için verilen rakamlarla karşılaştırıldı­
ğında, kamusal sermayeli bankalarda bu kârların daha büyük bir oranda artmış ol­
duğuna işaret etmektedir), vergi karşılıklannın 14 misli,, net kârlann ise 104 misli art­
tığı görülmektedir. Reel fiyatlarla ifade edildiğinde ise, net faiz gelirlerinin 2.5 misli,
vergi ve olağanüstü gelirler öncesi kârlarla vergi öncesi kârların 4'er misli arttığını,
vergi karşılıklannın ise reel anlamda düştüğünü söylemek mümkün olmaktadır. Bu
gelişmelerin bir sonucu olarak da, net kârlar bu banka grubunda reel olarak 6.6 misli
gibi çok büyük bir artış gösterebilmiştir. (Bu son rakam, özel sermayeli bankalardaki
net kâr artış oranının, kamusal sermayeli bankalar grubundakinden daha fazla oldu­
ğunu ima etmektedir.)
Yabancı ticaret bankaları grubunda ise net faiz gelirleri cari fiyatlarla 64 misli
artarken (ki bu artış sonucu bankalar grubunun tüm bankalar toplam faiz gelirleri için­
deki payı % 3.6'dan % 4.6'ya yükselmiştir), vergi ve olağanüstü gelirler öncesi ve
vergi öncesi kârlar 78'er misli, vergi karşılıkları 44.5 misli, net kârlar da 95 misli artış
göstermiştir. Reel fiyatlarla ifade edildiğinde ise bu artışlar yukarıdaki sıra ile 4 misli,
beşer misli, 28 misli ve 6 mislidir. (Bu artışlan yorumlarken, 1980-88 döneminde ya­
bancı banka sayısının yaklaşık beşe katlandığını gözönüne almak doğru olacaktır).
Özetlen[iek gerekirse, verilen rakamlar karşılaştınidığında, net kârlardaki gelişmeler
açısından en başarılı performansın özel sermayeli ulusal ticaret bankaları tarafından
gerçekleştirildiğini söylemek mümkün olabilmektedir.
(1) Bankaların, vergi matrahının hesabında ticari kazançlarından indirdikleri devlet tahvili ve Hazine Bo­
nosu faizlerine uygulanan vergi kesinti oranının sıfırdan 1988 yılı için % 5'e yükseltilmesi, bankaların
ayırdıklan vergi karşılıklarını bir ölçüde etkilemiştir.
(2) Son üç yıldır bankaların net kârlarında gözlenen artışta, kredi faiz ve komisyonlarının serbest bırakıl­
masının yanısıra, bankalann yararlandıklan vergi bağışıklıklan nedeniyle bankaların fiilen ödedikleri
vergilerin çok düşük düzeyde kalması da kuşkusuz rol oynamaktadır. (Kredi faizlerindeki serbesti, ban­
kalar lehine faiz marjını yükselttiği ölçüde özsermaye kârlılığını artıracaktır.)
KAYNAKLAR
ABAÇ, S., 1982'de Türk Mali Sistemi, RAPOR, Nisan 1983.
AKGÜÇ, Ö., 3182 Sayılı Bankalar Kanunu'nun Getirdiği Başlıca Değişiklikler, Banka ve Ekonomik YorumJar, Haziran 1985.
AKGÜÇ, Ö., Bankaların Denetimi ve Uluslararası Karşılaştırma, teksir.
AKGÜÇ, Ö., Banka ve Ekonomik Yorumlar dergisinde her yıl "... Bankalar, Mevduat ve Krediler" başlığı
altında yayınlanan çalışmaları.
AKGÜÇ, Ö., Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi, T.İş Bankası Kültür Yayınlan, 4. Baskı, Yonca Matbaası,
1984, Ankara.
BABAKUŞ, s., "1 Temmuz Bankacılığı" ve Bazı Sonuçlar, RAPOR, Temmuz 1983.
BAŞBUĞ, F.Y., Bankacılıkta Devlet Etkinliğinin Artma Dönemi Başlıyor, Dünya Gazetesi, 1.8.1983.
BAŞBUĞ, F.Y., Yabancı Bankalar Neler Götürüyor? Banka ve Ekonomik Yorumlar, Eylül 1985.
BEKÇİOGLU, s., Ticari Bankalar ve Finansal Kontrol, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Haziran 1988.
BERK, N., Dış Kredi İlişkileri Açısından "Bankacılığın Dışa Açılması", Para ve Sermaye Piyasası, Ağus­
tos 1985.
ÇELEBİCAN, G., Türk Bankacılık Sistemi, Dış Ticarette Durum, Bankacılık Özel Sayısı, Mayıs 1987, No.4,
ss.26-27.
ÇİLLER, T.-ÇİZAKÇA, M., Türk Finans Kesiminde Sorunlar ve Reform Önerileri, İstanbul Sanayi Odası,
Araştırma Dairesi, Yayın No: 1989/7. Ekonomik Bülten, Özel Ek, Türk Bankacılık Sistemi, 2.5.1988,
istanbul.
EKREN, N., Gelişmekte Olan Ülkelerde Yabancı Bankalann Bankacılık Sektörüne Etkileri, Banka ve Eko­
nomik Yorumlar, Aralık '1985.
GÜNEŞ, H., Türk Mali Sisteminde Parasal Kontrol (1970-1988), I.T.O. için yapılan ve yayınlanma aşama­
sında olan bir çalışma.
GÜRLESEL, C.R, Dünya Bankacılığının Vergi Yapısı ve Türk Özel Ticaret Bankalan, Dünya Gazetesi,
22.10.1988.
GÜRLESEL, C.R, Bankacılıkta Sermaye Yeterliliği ve Dünya Bankacılığında Önemli Bir Adım, Dünya Ga­
zetesi, 6.9.1988 ve 7.9.1988.
G Ü V E N , Ö., AT ve Türkiye'de Bankacılık. Uyumla İlgili Sorunlar, TÜSİAD, Yayın No TÜSİAD-T/88.12.120.
İLYAS, A.İ., Banking in Turkey, ICOC, Publication No: 1987-8 ve 1989-18.
IMBA-48, 1983'de Bankacılık Sektörünün Analizi.
İ.T.O., Bankacılık Kesiminin Türkiye Ekonomisine Etkisi, Seminer ve Panel, 2 Temmuz 1983, İstanbul.
KANDİLLER, R., Türk Bankacılık Sektöründeki Son Gelişmeler, Türkiye Bankalar Birliği Yayınları, No.
141, Konferanslar Serisi, No: 43.
KAZGAN, G., Ekonomide Dışa Açık Büyüme, Altın Kitaplar Yayınevi, Bilimsel Sorunlar Dizisi, İstanbul,
1985 (1. Basım)
KORUM, U., Türk Finans Sektörünün Dışa Açılması, Uyumla İlgili Sorunlar ve Öneriler, TÜSİAD, Yayın
No: TÜSİAD-T/89.4.127.
ÖZEL, M., Tasarruf Sahibi, Bankacı, Banker ve 24 Ocak, Yeni İş Dünyası, Mart 1983.
PARASIZ, İ., Türk Ekonomisindeki Uluslararası Bankacılık Olgusuna ilişkin Bir Değerlendirme, Para ve
Sermaye Piyasası, Ağustos, 1985.
SAĞCAN, M., Karşılık Kararnamesi ve Bankacılık Sistemimiz, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Temmuz 1988,
ss. 47-51.
TEOMAN, Ö., Bankalarca Ayrılması Gereken Karşılıklar Hakkında Yeni Düzenlemeler, Dünya Gazetesi,
3.5.1988.
TOPÇU, M., Bankalar Kanunu'nun 38. Maddesi, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Kasım 1984.
TOPRAK, M., Temmuz Bankacılığının Rakamsal ve Uygulama Açısından Değerlendirilmesi, Dünya Ga­
zetesi, 30.9.1985.
TUNCER, S., Islami Esaslara Göre Çalışan Faizsiz Bankacılık, RAPOR, 13.3.1985.
Download

1 - ITO