188
Şubat2015
19 Şubat
Milli Eğitim Vakfı
Kuruluş Günü
28 Şubat
Sivil Savunma Günü
Ayın Fotoğrafı: Dilek TUAÇ
ayın
fotoğrafı
etkinliği
Seçiciliğini Ali Rıza AKALIN’ın
yaptığı ve konusunun “Portre”
olduğu Ocak ayı AFE’ye 101
fotoğraf ile 21 kişi katılmıştır.
Başarılı Fotoğraf: Nazan GÜNERİ
Ayın fotoğrafı:
Dilek TUAÇ
Başarılı Fotoğraflar:
Emine ÖZKAVAK
Fedai COŞKUN
Ümmü Nisan KANDİLCİOĞLU (2)
Nazan GÜNERİ
Sergilemeler:
Atila YALÇIN
Bilal ESKİOĞLU
Emine ÖZKAVAK
Eren ALPAY (2)
Hamiyet İLHAN
Hasan ÖZCAN
Mustafa BAYRAM
Nazan GÜNERİ
Sadık ACAR (2)
Mehmet ABDURREZZAK (2)
Gizem FUKUL
Seraceddin AYYILDIZ (2)
Ş. Emrah ARIKAN
Dilek DEVE
Fatma GÖKMEN
Ümmü Nisan KANDİLCİOĞLU
Başarılı Fotoğraf: Ümmü Nisan KANDİLCİOĞLU
Başarılı Fotoğraf: Fedai COŞKUN
Başarılı Fotoğraf: Ümmü Nisan KANDİLCİOĞLU
Başarılı Fotoğraf: Emine ÖZKAVAK
ayın
portfolyosu
Ümmü KANDİLCİOĞLU
“Gaziantep”
Değerlendirmesini Sami
TÜRKAY, Volkan AYKUT, Selma
SEYİTDANLIOĞLU’nun yaptığı ve
konusunun “Gezi” olduğu ocak ayı
PODE’ye 10 portfolyo katılmıştır.
Ayın portfolyosu’na Ümmü
KANDİLCİOĞLU’na ait “Gaziantep”
adlı portfolyosu seçilmiştir.
Başarılı portfolyo olarak Mehmet
ABDURREZZAK’ın Adım Adım
Gezdim​adlı portfolyosu seçilmiştir.
1. Düzey:
Temel Fotoğraf Bilgisi Semineri
Genel Makro FotoğrafçılıkSemineri
Pazartesi, Çarşamba Günleri: 19.00-21.00
Cumartesi, Pazar Günleri: 12.30-14.30
Süre : 5 Hafta
Eğitmenler: Göker MÜFTÜOĞLU - İlker ŞAHİN
Süre : 5 hafta
seminer
programları
> Program
> Fotoğrafa Giriş
> Fotoğraf Makineleri
> Objektifler
> Değişkenler Arası Bağıntılar
> Işık
> Kompozisyon
> Yardımcı Ekipmanlar
2. Düzey:
Fotoğraf Uygulama Semineri
Eğitmen: Mehmet UÇAR
Asistan: Nuran AKTEMUR
Süre : 5 hafta
Cumartesi veya Pazar Günleri
Süre
: 4 Hafta
> Program
> Dijital Fotoğrafçılık
> Sahada Çekim Uygulamaları
> Çekim Teknikleri
> Fotoğraf Okuma
3. Düzey:
Temel Dijital Fotoğraf
Düzenleme Semineri
Eğitmen: Mehmet TEZCAN
Asistan: Müge KUDAY
Süre
: 5 Hafta
> Program
> Temel Dijital Fotoğraf Düzenleme Bilgileri
> Temel Dijital Fotoğraf Düzenleme İşlemleri
> İleri Dijital Fotoğraf Düzenleme İşlemlerine Giriş
> HDR görüntüsü oluşturma
> Dijital Fotoğraf Sunum Teknikleri
> Arşivleme ve yedekleme
> Fotoğrafları baskı formatlarına göre
ayarlanma
> Program
> Makro Fotoğraf Ekipmanları
> Yardımcı Ekipmanları
> Sahada ve İç Mekanda Makro Çekim
Teknikleri
> Makro Fotoğrafta Işık ve Kompozisyon
Genel Doğa Fotoğrafçılığı
Semineri
Eğitmen: Tansu GÜRPINAR
Asistan: Akif GÖKYOKUŞ, Hasan ULUSOY
Süre : 5 hafta
> Program
> Doğa tanımı
> Doğanın biyolojik öğeleri
> Bitkiler (Flora), Hayvanlar (Fauna)
> Doğada yaşama eğitimi
> Doğa fotoğrafı ve çeşitleri
> Türkiye Doğası Üzerine Temel Bilgiler
> Işık, Çeşitleri, Kullanım Alanları, Ölçümü ve Yorumu
Fotoroman Atölyesi
Eğitmen: Nurhan Han ERDEM, Neşet ERDEM
Süre : 8 hafta
> Program
> Öykü Oluşturma
> Karakter Yaratma
> Olay Örgüsü ve Gelişimi
> Zaman ve Mekan Belirleme
> Çekim Planlaması Detayları
> Foto Tretman
> Fotoğraf Çekim Tekniklerini Kullanarak, Öykünün Anlatılması
FSK 16.
Genel Kurulu Yapıldı
Fotoğraf Sanatı Kurumu’nun 16.
olağan genel kurul toplantısı 18 Ocak
2015 tarihinde FSK salonunda gerçekleştirildi. Yapılan seçimler sonucunda
Yönetim kurulu, denetleme kurulu ve
TFSF’de FSK’yı temsil edecek delegeler belirlendi.
FSK 16. DÖNEM YÖNETİM KURULU
1-Akif GÖKYOKUŞ
2-İlker ŞAHİN
3-Hasan ULUSOY
4-Necip EVLİCE
5-Mehmet UÇAR
6-Vacit ARMAN
7-Canan ŞAHİN NAÇ
YÖNETİM KURULU-YEDEK
1-Selma SEYİTDANLIOĞLU
2-Atila YALÇIN
3-Bülent YILMAZ
4-Mehmet YAŞA
5-Handan GÜLER
DENETLEME KURULU
1-Dursunali SARIKOÇ
2-Sami TÜRKAY
3-Duygu Nazire KAŞIKÇI
DENETLEME KURULU-YEDEK:
1-Prof Dr Ayla SAN
2-Prof DR Necdet Şükrü ALTUN
3-Şaban KARAKOÇ
TFSF DELEGELERİ
1-Sami TÜRKAY
2-İlker ŞAHİN
3-Fikret ÖZKAPLAN
4-Duygu Nazire KAŞIKÇI
5-Necip EVLİCE
TFSF-DELEGELER-YEDEK
1-Yunus TOPAL
2-İlkay TOKAÇ
3-Mehmet TEZCAN
4-Müge KUDAY
5-Nurhan HAN ERDEM
Ayın Seçicisi ve Konusu
Yazı: Dr. Ömer GEMİCİ (BASAF-FSK)
1949 baharında Boyabat’ta,
anamın deyişiyle
“kabak selinden
bir yıl sonra
bademler çiçek açarken”
doğmuşum.
İlkokul
ana
kucağı, baba
ocağında.
Sonrası hep
gurbet: Gölköy İlköğretmen Okulu, İstanbul Yükseköğretmen Okulu, İÜ Fen
Fakültesi koridorları…
68 Kuşağı’nın en delifişek günleri... İlk
fotoğraf makinem Kiev, yıl 1969. Fakülte
bitti “haydi Anadolu’nun tozlu yollarında
o uçtan bu uca; Arhavi, Ankara, Kozluk;
1978’de Balıkesir’e atanarak yerleşme.
1995’te Balıkesir Üniversitesi Sinema ve
Fotoğrafçılık Topluluğu/SİFOT’u kurma
görevi verilir. Grup BASAF’a katılınır.
Necatibey Eğitim Fakültesi fizik öğretim
üyesi olarak öğretmenlik; SİFOT akademik danışmanı ve aktif bir Grup BASAF,
BASAF (Balıkesir Fotoğraf Sanatı Derneği) kurucu ve yönetim kurulu üyesi
olarak fotoğrafçılık yaşamımı gençlerle
birlikte sürdürdüm (1995-2007). BAÇEV
(Balıkesir Çağdaş Eğitim Vakfı) kurucu
ve yönetim kurulu üyesi olarak gençlere
hizmet ürettim, destek sağladım (19962005). “Kendime yetmek ve öğrencilerimi eğitmek için çıktığım yolda” 34 yılın
ardından 2007’de emekli oldum.
pekiştirir. Diyafram açıklığı da bir başka
etkendir. Kısık diyafram açıklığı net alan
derinliğini artıracağı için konu fotoğrafta
derinlemesine izlenebilir.
Öğretmenin emeklisi olmadığı içindir ki
derneklerimizin fotoğraf eğitimi etkinliklerinde görev alıyor; ülkemin fotoğraf
geleceğine TFSF/Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu) eğitim ve yarışma birimlerinde katkı vermeye çalışıyorum.
Perspektif; çizgi ve renk perspektifi olarak ikiye ayrılır.
Perspektif
Çıplak gözle bakıldığında üç boyutlu
olan görünüm alanı fotoğrafta iki boyutlu olarak kayda geçirilmiş olur. İzleyiciye, üçüncü boyutu algılatmak için çaba
gösterilmesi gerekir. Bu iş çizgilerle yapılabileceği gibi renkler ve dokularla da
olabilir.
Fotoğrafta; derinliğin, bütünlüğün, sürekliliğin, renk, biçim ve çizgilerle ya da
fotoğraf makinesi aracılığıyla elde edilmesinde izlenen yöntemlere perspektif
denir.
Fotoğrafta perspektif kimi kez sadeleştirme kimi kere de yoğunlaştırma için
kullanılır. Tonlar, biçimler fotoğrafçı ya
da izleyiciden uzaklaştıkça silikleşir ve
küçülür. Odak uzaklığı perspektifin biçimlenmesinde etkindir. Kısa odak uzaklıkları konu içeriğindeki objeleri birbirinden uzaklaştırarak derinlik duygusunu
Çizgisel perspektifte tek, çift ya da üç
kaçışlı uygulamalar sıklıkla kullanılır.
Tek kaçışlı perspektif; mekâna ya da düz
bir yüzeye tam karşısından bakıldığında
kullanılır. İki paralel çizgi ufukta tek bir
noktada birleştiğinde oluşur. Kaçış noktası ufuk çizgisiyle perspektif çizgisinin
birleştiği noktadır.
İki kaçışlı perspektifte, fotoğraf düzleminde yer alan geometrik cismin açılı
pozisyonlarda görünmesi sonucunda
çizgiler ufuk çizgisinde iki noktada birleşir.
Üç kaçışlı perspektifte, dikdörtgen ya da
kare prizmanın hiçbir ayrıntısı fotoğraf
düzlemine paralel değildir.
Ayrıca açısal, odaksal, ters ve negatif
perspektif uygulamaları da vardır.
Renk perspektifinde; arka plan konumu için belirsiz çizgiler, anlaşılması güç
şekiller, grileşmiş ton değerleri, basit
dokular ve nötralize olan renkler; ön
planda ise belirgin çizgiler, keskin hatlı
biçimler, doygun renkler, pürüzlü dokular kullanılır.
ÜYE TOPLANTISI
Mehmet ABDURREZZAK
Seracettin AYYILDIZ
“ İstek ve Öneriler”
PAZAR
PAZARTESİ
ÇARŞAMBA
CUMA
Saat:19.00
FSK
PERŞEMBE
CUMARTESİ
FOTOĞRAF SERGİSİ AÇILIŞI,
FOTOĞRAF GÖSTERİSİ
ve SÖYLEŞİ
ve SÖYLEŞİ
“Kuş fotoğrafçılığı; kompozisyon ve
keskinlik”
SALI
Aykut FIRAT
PAZAR
Nazan GÜNERİ
Saat:19.00
Ali ŞENEL
Fatma GÖKMEN
ÇARŞAMBA
CUMA
Saat:19.00
Eren ALPAY
CUMARTESİ
PAZARTESİ
SİNEMA ÜZERİNE SÖYLEŞİ
GÜNÜBİRLİK FOTOĞRAF GEZİSİ
Abant
“Love Story”
PERŞEMBE
Sadık ACAR
SALI
Saat:19.00
Bülent SEYİTDANLIOĞLU
Yer belirtilmedikçe etkinlikler FSK Salonu’nda gerçekleştirilecektir.
Etkinlik takviminde oluşabilecek değişiklikleri FSK Haber Grubu’ndan veya www.fsk.org.tr adresinden öğrenebilirsiniz.
FSK Haber Grubu’na üye olmak için [email protected] adresine boş bir e-posta gönderiniz.
İlker ŞAHİN
Sami TÜRKAY
PAZAR
Takvimde yer alan fotoğraflar, Ayın Fotoğrafı Etkinliği’nde sergilemeye değer görülmüştür.
Atila YALÇIN
KONAKLAMALI FOTOĞRAF GEZİSİ
PAZARTESİ
CUMARTESİ
“Kapadokya”
PERŞEMBE
Ş. Emrah ARIKAN
ÜYELERDEN
KISA GÖSTERİLER
AYIN FOTOĞRAFI
ETKİNLİĞİ (AFE)
Konu: “Şehirde Kış”
SALI
Saat:19.00
Göker MÜFTÜOĞLU
İlker ŞAHİN
Sami TÜRKAY
PAZAR
CUMA
Saat: 19: 00
FSK Üyeleri
Ümmü Nisan KANDİLCİOĞLU
PAZARTESİ
ÇARŞAMBA
Hamiyet İLHAN
Saat:19.00
CUMARTESİ
Hasan ÖZCAN
PORTFOLYO ETKİNLİĞİ (PODE)
“Perspektif”
Ömer GEMİCİ
PERŞEMBE
Hasan ULUSOY
Atila YALÇIN
SALI
Saat:19.00
FOTOĞRAF SERGİSİ AÇILIŞI,
FOTOĞRAF GÖSTERİSİ ve
SÖYLEŞİ
CUMA
Saat:19.00
Mustafa BAYRAM
Yusuf Seki
Şahin ATAR
ÇARŞAMBA
Emine ÖZKAVAK
Yazı: Ali ŞENEL
MTF Nedir ?
Bir lens almaya karar verirken sıkça
karşımıza çıkan bir grafik görürüz. Bu
grafiğe MTF grafiği denilmektedir ve
grafik tüm değişkenlerden uzak bir ortamda lensi üreten firmanın bizzat kendisi tarafından yapılan bir testtir. MTF
grafikleri lenslerin optik performanslarını kişisel görüşler, fotoğraf makinelerinin özellikleri, yazılım veya diğer faktörler gibi subjektif değerlere göre değil
teorik eşitliklere göre hesapladığı için
son derece tercih edilen bir yöntemdir.
Peki, MTF nedir? MTF; Modular Transfer Formula’nın kısaltmasıdır başka bir
ifadeyle bir objektifin optik performans
potansiyelinin ölçüsüdür ve lenslerin
çözünürlük ve kontrast değerlerini gösterir.
MTF Grafiği Nasıl Okunur?
Grafikteki y ekseni (dikey eksen) lensin
ışık geçirgenliğini gösterir. Buradaki
maksimum değer “1.0” dır. Bu değer
%100 ışık geçirgenliğini ifade eder. Fakat cam %100 şeffaf olmadığı için buradaki %100 geçirgenlik değeri de hiçbir
zaman 1.0 olmaz. Ama 1.0 değerine en
yakın değerler doğal olarak en iyi sonucu göstermektedir.
MTF Nedir ?
Nasıl Okunur ?
x ekseni (yatay eksen) ise görüntünün
merkezden kenarlara doğru olan mesafesini gösterir. Yani en alt sol köşedeki
“0 (sıfır)” lensin merkezini temsil eder
ve alt eksen boyunca uzanan numaralar
görüntünün kenarlardan uzaklığını milimetreler halinde ifade eder.
Ayrıca lensin keskinlik ve karşıtlık
(kontrast) kalitesini ölçebilmek için özel
bir kart kullanılır ki burada iki ayrı çizgi düzeni vardır. Bu çizgi düzeneklerinin
her ikisi de köşegene dik ve paralel olmak üzere yine iki ayrı düzendedir. Birincisi kalın çizgilerden oluşur ve 1mm
alan içerisinde köşegene dik ve paralel
olmak üzere 10 adet çizgi içerir. Bu çizgiler lensin kontrast gücünü ölçmede
kullanılır. İkincisi ise ince çizgilerden
oluşur ve 1mm alan içerisinde köşegene
dik ve paralel olmak üzere 30 adet çizgi
bulunur. Bu çizgiler ise lensin keskinliği
ölçmede kullanılır.
Tam kare algılayıcı (Full Frame) yani
35mm film boyutundaki algılayıcıların
boyutu 24 x 36mm’dir, bu da algılayıcının
yaklaşık 44mm’lik bir köşegene sahip
olması demektir. MTF grafiğinde yatay
düzlemde değerler 0 (sıfır) dan başlar
ve 22 de biter. 0 (sıfır) noktası lensin
merkezini temsil ettiğinden en uç değer
44/2 den 22mm’dir. Merkez noktası yani
0 (sıfır) noktası genel olarak en keskin
noktadır. Köşelere gittikçe optik başarım
düşer ve grafikte eğri, düşey eksende
1.0 den aşağıya doğru iner. Bu grafiklerde rahatlıkla görülebilir.
Yukarıdaki şekilde buraya kadar yazdıklarımızı ayrıntılı olarak görebilirsiniz.
Tam da burada vurgulamam gereken
bir noktada şudur ki; Şekilde de görüldüğü gibi APS-C sensörlerin (kroplu
sensörler) köşegen uzunluğu 44mm değil, yaklaşık olarak 28mm olduğundan
28/2=14mm gibi maximum bir değere
ulaşırız. Yani croplu bir gövde kullanıyorsak bu gövdede kullanacağımız lens
için grafikteki yatay eksende 15mm değerinden sonrasına bakmanın bir anlamı yoktur. Çünkü sensör 14mm de sona
ermektedir. Grafiklerde görüleceği üzere genel olarak lenslerin 15mm değerinden sonra grafik değerleri çok daha
hızlı düşmektedir.
Şimdi de en sık kullanılan lenslerin kendi üreticilerinin MTF grafiklerine bir göz
atıp nasıl okunacağını değerlendirelim.
Nikon AF-S 50mm f/1.4 G
Mavi düz çizgi: En açık diyaframda kö-
Yeşil düz çizgi: En açık diyaframda köşegene paralel çizgilerden hesaplanan
keskinlik değerleri
Yeşil kesikli çizgi: En açık diyaframda
köşegene dikey çizgilerden hesaplanan
keskinlik değerleri
Kırmızı düz çizgi: En açık diyaframda köşegene paralel çizgilerden hesaplanan
kontrast değerleri
Kırmızı kesikli çizgi: En açık diyaframda
köşegene dikey çizgilerden hesaplanan
kontrast değerleri
MTF Grafiği İle Bokeh Etkisini Anlamak
şegene paralel çizgilerden hesaplanan
keskinlik değerleri
Mavi kesikli çizgi: En açık diyaframda
köşegene dikey çizgilerden hesaplanan
keskinlik değerleri
Kırmızı düz çizgi: En açık diyaframda köşegene paralel çizgilerden hesaplanan
kontrast değerleri
Kırmızı kesikli çizgi: En açık diyaframda
köşegene dikey çizgilerden hesaplanan
kontrast değerleri
Canon EF 50mm f/1.4 USM
Siyah, kalın, düz eğri: En açık diyaframda köşegene paralel çizgilerden hesaplanan kontrast değerleri
Siyah, kalın, kesikli eğri: En açık diyaframda köşegene dikey çizgilerden hesaplanan kontrast değerleri
Lensler fotoğrafın net olan kısmın dışında kalan alanda bir bulanıklık etkisi (bokeh) oluştururlar. Bu etki ne kadar yumuşak ve estetik olursa fotoğraflarınız o
kadar güzel görünür. Bokeh etkisini de
Siyah, ince, düz eğri: En açık diyaframda MTF kartlarından anlamamız mümkünköşegene paralel çizgilerden hesapla- dür. Kesik çizgiler ile düz çizgilerin granan keskinlik değerleri
fikteki eğrilerinin bir birine yakın olması
Siyah, ince, kesikli eğri: En açık diyaf- lensin daha güzel bokeh oluşturması
ramda köşegene dikey çizgilerden he- anlamına gelmektedir.
saplanan keskinlik değerleri
Son olarak bir uyarıda bulunmak istiMavi, kalın, düz eğri: f/8’de köşegene
paralel çizgilerden hesaplanan kontrast değerleri
Mavi, kalın, kesikli eğri: f/8’de köşegene dikey çizgilerden hesaplanan kontrast değerleri
Mavi, ince, düz eğri: f/8’de köşegene paralel çizgilerden hesaplanan keskinlik
değerleri
Mavi, ince, kesikli eğri: f/8’de köşegene
dikey çizgilerden hesaplanan keskinlik
değerleri
Sigma 50mm f/1.4 DG EX HSM
yorum; MTF grafikleri değişkenlerden
tamamen bağımsız olarak yapılan teorik bir testtir. Bu nedenle bir objektifin
gerçek gücünü ölçmede ve farklı lensleri kıyaslamada kullanılabilir. Diğer
taraftan fotoğraf kalitesini lensin takılı
olduğu gövdenin kalitesi, ışık koşulları,
hava durumu ve hatta konunun kendisi bile etkilemektedir. Bu nedenle MTF
grafiği başarılı olan lenslerin kullanıcı
görüşlerini de okuyarak; sağlamlığı, AF
hızı, kullanım rahatlığı vs. gibi özellikleri hakkında da bilgi sahibi olmak doğru
ürünü almak adına faydalı olacaktır.
Yazı: Selma Seyitdanlıoğlu
Uzun ve kavurucu sıcaklardan sonra, şehre
yine sonbahar geldi. Ağaçlardan dökülmüş
yapraklar sarıdan kırmızıya çalan renkleriyle ayaklarımın altında savruluyor. Hava kasvetli grinin koyu tonlarında gezinip duruyor.
Ben yine sokaklardayım, yürüyorum. Şehrin kenar mahallerine götürüyor ayaklarım
beni. İtiraz etmiyorum. Karşı koymuyorum.
Umarsız, duygudan yoksun, hiçbir şey hissetmeden öylece yürüyorum. Hiç olmadığım
kadar uysal ve sakinim, bir o kadarda sessiz.
Şehrin insanı çıldırtan kaosundan kaçmak
istediğimde nedense hiç bilmediğim, görmediğim, kıyıda köşede kalmış, terkedilmiş,
bırakılmış ve unutulmuş mahallelerine gidiyorum.
Ayaklarım yine beni öyle bir yere götürüyor.
Asfalt dökülmeye bile değer görülmemiş
dar sokaklara varıyorum. Sokağın iki yanında birbirine bakan evler o kadar eski ve
iğreti duruyor ki, insan her an üzerine yıkılacaklarmış hissine kapılıyor. Garip bir his
çöküyor üzerime. Kimbilir neler gördü bu
evler, ne kavgalardan çıktı. Belki de dünyanın bütün yükünü taşıdılar. Dökülmüş duvar
boyalarıyla, yorgun bitkin halleriyle zamanın
acımasızlığını ilk anda onlar çarpıyor yüzüme. Küçücük camlarında, kocaman çiçekli,
yapraklı perdeler artık solmuş, eski canlılıklarından eser yok. Bir zamanlar nasılda
baktırıyorlardı kendilerine. Camlarda asılı
duran perdeler, yarı açık yarı kapalı halleriyle hem varlar hem yoklar.
Dalmışım düşüncelere. Ne arıyorum bu bilmediğim sokaklarda, ne görmek, ne duymak istiyorum? Yürüyorum umarsızca.
Birden irkiliyorum. Sesler geliyor çok yakınlardan; bağırışlar, neşeli gülüşler, küfürler.
Havanın kasveti birden dağılıyor. Seslerin
geldiği arka sokaklara doğru yürümeye başlıyorum. Sonra onları görüyorum. Çocuklar
futbol oynuyor. Kimbilir hangi futbolcunun
adını aldılar. Hepsinin suratında bir futbolcu
edası var. Gözlerimin içi gülmeye başlıyor,
dudaklarıma bir tebessüm yerleşiyor.
Nasılda neşeliler, çocuk olmak varmış şimdi ya; biz hiç büyümeyeceğiz zannetmiştik.
Zamanı durdurabilseydik keşke. Kiminin kazağı sökülmüş, kiminin pantolonu yırtılmış,
kiminin ayakkabısı delinmiş; olsun varsın ne
olmuş ki, şimdi kazanmaktan daha büyük
dert olabilir mi?
Yüzlerindeki mutluluğu görünce yüreğim
dinginleşiyor, huzur kaplıyor içimi. Birazdan
sıkılacaklar, saklambaç, belki de istop oynayacaklar. Şu oyunlar var ya şu oyunlar, şimdi
baldan daha tatlı geliyor. Ben de neşeleniyorum onlara bakarken.
Sonra birden aklıma geliyor. Niye gelmiştim
buraya? Belki de çocukluğumu özlemiştim.
İşten eve dönerken her akşam uzaktan gördüğüm şehrin dışına atılmış bu mahalleler
bende hep merak uyandırmıştı. Çocuklar
mutlu muydu? Şimdi daha iyi anlıyorum, ben
çocukluğumu aramaya gelmişim buralara.
Ve acı bir gülümseme beliriyor yüzümde,
benden çok daha mutluydular.
Bu ruh haliyle etrafıma bakarken karşı sokaktan zayıf, tuhaf yürüyüşlü bir oğlanın top
oynayanların yanından ilgisizce geçip gittiğini farkediyorum. Düşünceler içinde, beni ve
etrafını görecek hali yok; hızlı hızlı yürüyor.
Bir gariplik var halinde. O da çocuk değil mi?
Hemen oyuna katılsa, topun peşinden koşsa ya. İlgilenmiyor kimseyle, ellerini cebine
sokmuş, başı dik karşıya bakarak yürüyor.
Yüzü donuk, ifadesiz. Ne düşünüyor acaba?
Çocukları sokakta bırakarak peşine düşüyorum. Etraf olabildiğince sessizleşiyor yine.
Epeyce yürüdükten sonra duruyor, arkasına
dönerek bana bakıyor. Sonra tekrar yürümeye devam ediyor.
Nasıl anladı onu izlediğimi? Tedirgin oldu
mu? Korktu mu? Hiç belli etmiyordu. Yürüyorduk beraber bir farkla, o önde ben arkada. Yine kendime sorular sormaya başlıyorum. Niye bu çocuğun peşinden gidiyorum?
Bu çocuk nereye gidiyor? Bilmiyorum.
Soru sormayı bırakıyorum, gidiyorum işte
yolun bizi götürdüğü yere, nereye varacağını
bilmeden.
Bakışları öyle etkilemişti ki beni, kendimi
alıkoyamıyorum onu takip etmekten. Tekrar baksın istiyorum o gözler. Öyle mağrur,
öyle korkusuz ve gururlu. Fakat bakışlarında
kendisinin bile göremediği sitem ve hüznü
hissediyorum. “Neden?” dercesine haykırıyordu gözleri. Çocuktu o daha. Yaşıtları bir
topun peşinde deli gibi koştururken, o haya-
tın peşinden koşuyordu. Hayat onu öyle bir hırpalamıştı
ki, gözleri hiç akmayan yaşlarla doluydu. Ağlayamazdı o,
ağlamak ona yakışmazdı. Erkek adamdı o. Olur muydu
hiç öyle şey. Ağlamak kızlara yakışırdı. Kolu kırıldığında;
anası, babası veya ağabeyleriyle hastaneye varmışlarsa,
çektiği acıdan gözlerinden sicim gibi yaşlar akmışsa bile,
ses çıkartmamıştır gururundan; öyle geldi bana. Gözyaşlarını kimseler görsün istemezdi, güçlüydü çünkü o; böyle sezinledim halinden.
Peşi sıra yürürken böyle şeyler düşündüm kendi içimden. Mahalleyi öylece dolaşırken çocuğun arkasından,
hislerimin beni yanıltmadığı yargısına varmaya başlıyorum neredeyse; Bakıyorum, bir an arkasına dönüp sertçe
bana bakıyor ve “ne diye peşimden geliyorsun be kadın?”
diye soruyor sanki ve çakılıp kalıyorum olduğum yerde.
Duvarın bir taşla kapatılmış kovuğundan büyüklerin taşıdığı soğuk demiri
çıkardı. Anlatıya göre; “delikli demir
çıktı, mertlik bozuldu” demiş ya koç
Köroğlu, işte o demirden. Yine o sert
bakış yerleşti yüzüne. Anladım ki, elindeki soğuk demirden alıyordu bu cesareti.
“Git” diye işaret etti bana bakışlarıyla;
O’nu orada bırakıp uzaklaştım.
Daha sonra birkaç kez daha gittim o
mahalleye. Küçük dükkânlardan birine girerek onu tarif ettim; adını bilen
yoktu. Mahalleye yeni gelmişlerdi. Sokağın sonundaki viran evde yaşamışlar
Omuz sallıyorum ve onu ne için izlediğimi bilmediğimi bir süre, sonra çekip gitmişler. Nereye
söylemeye çalışıyorum.
gittikleri belli değil.
“Bırak peşimi, gelme! Varacağım bir yer yok benim” der
gibi bana. Bir şey söyleyemiyorum; yürüyoruz tekrar, o
önde ben arkada.
Ayrılıyorum oradan, yürüyorum. Öylece bırakmıştım onu. Başka bir hayat nasıl olur hiç bilmeden, bildiği tek
hayatın bu olduğunu sanarak yaşayıp
gidecekti. Onyedisine bile gelmeden
göçüp gidecekti belki bu dünyadan,
gözlerindeki o mağrur bakışla.
Yine düşüncelere dalıyorum. Doğarken
seçme şansımız olsaydı nasıl bir hayat
seçerdik? Bazılarımızın seçme şansı,
doğmayı bırakın, yaşarken bile olmadı.
Bizler, bizim için yazılmış rolleri oynadık hep. Kimimiz iyi olduk, kimimiz
kötü. Kimimiz iyiliği savunduk, kimimiz
var olmak için yok etmeyi doğru saydık; ama hep oynadık, hep başrollerdeydik ve hayat kocaman bir tiyatro
sahnesiydi bizim için.
“Gelme, fena yaparım yoksa” mı dedi bana? Ürperdim,
durakladım bir daha.
“Konuşalım biraz” demek istiyorum; dilim dönmüyor, ses
tellerim iflas etmiş sanki.
“Ne konuşacağız?” diyor gözleri.
“Hiç, öylesine işte” demek istiyorum, ama iç sesimden
başka ses işitemiyorum.
Yaşam onu hem bedenen, hem ruhen hırpalamış besbelli. Buydu onu böylesine olgunlaştıran. Kendinden emin,
onurlu bir edayla yürümeye devam ediyor. Belli ki o çocukluğunu çoktan geçmiş, çocuk olmadan adam olmuştu.
Murat Azaklı
fotoğraf malzemeleri
Bana bakarken dudaklarında bir tebessüm belirdi, sonra
bir gülücük, sonrada kocaman bir gülüş; öyle algıladım.
Öyle büyüktü ki gülmesi, o güldükçe ben küçüldüğümü
hissettim. Gözlerindeki cesaret neydi öyle? Nasıl bir güven duygusuydu bu, nereden alıyordu bu kadar gücü?
Nihayet duvarları yıkılmış taştan bir evin önünde durdu;
döndü, bu denli cesur duruşunun sebebini anlattı bana;
ama hiç konuşmadan.
A. Konur sokak 27/3 Kızılay/Ankara T.0312 4175212 @.[email protected]
Fotoğraf, Kanvas, Fotoblok, Lamİnasyon, Poster
“Sanatsal Çalışmaların Uğrak Yeri”
Slayt-Negatif Banyo
Sergi Fotoğraf Baskıları
Selanik Caddesi, No: 27/B Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 418 05 58 pbx Fax: 0312 418 17 56
[email protected]
www.firatcolor.com
Fotoğraf Makinesi ve
Lens Bakımında Kampanya
@FSKDernegi
30 TL
FSKDernegi
FOTOĞRAF SANATI KURUMU BÜLTENİ • Sayı: 188 • Şubat 2015
Yayın Sahibi
Akif GÖKYOKUŞ
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Canan ŞAHİN NAÇ
Yayın, Yönetim ve Yazışma Adresi
Fevzi Çakmak 1 Sk. No: 22/2 Kızılay-Ankara
Tel: 0312 230 4616 Fax: 0312 229 47 17
e-posta: [email protected] - [email protected]
Tasarım
Hangar Marka İletişim Reklam
Hizmetleri Yayıncılık Ltd. Şti.
Tel: 0312 425 07 34
Baskı
Öncü Basım Yayım Tanıtım Ltd. Şti.
Kazım Karabekir Caddesi
Ali Kabakçı İşhanı
No: 85/2 İskitler/Ankara
Tel: 0312 384 31 20
Bağış ve Aidat Ödemeleri İçin Hesap No
TÜRKİYE İŞ BANKASI
Yenişehir Şubesi Ankara
Şube Kodu: 4218 Hesap No: 3292782
IBAN:TR30 0006 4000 0014 2183 2927 82
Yayın Türü: Yerel Süreli
Bültende geçen yazıların ve
fotoğrafların sorumluluğu
yazarlarına ve sahiplerine aittir.
Yayın Şekli: Aylık Türkçe
Baskı Tarihi: 27 Ocak 2015
ISSN 2148-5275
Ücretsizdir.
2000 adet basılmıştır.
Adres: Necatibey Cad. Kerem Han
No: 21
Kat: 1 Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 232 10 77
İbrahim Garipoğlu: 0544 780 83 51
Download

Şubat2015