İŞKODRA MUHASARASI
1
BAKİ SARISAKAL
İŞ KODRA MUHAS ARASI 1
Avusturya-M acaristan Devlet Fehimesi İşkodra Konsolosunun Refikası M adam
Hadertenas Fon Zambadrak İşkodra M uhasarası Esnasında 10 Ekim 1912’den 23 Nisan
1913’e kadar Olan Hatırasından:
9 Ekim 1912:
Küçük Karadağ’ın büyük cüreti. Türkiye’ye bu sabah resmen ilanı harp haberi, işte
kazayı yırtan ve müthiş, mevhuf askerler tevellüt eden üç top sesi. İlanı harp! Asla ciddi
telakki edilemeyen Karadağ tehdidinin nekahati şu k anlı tarz ve şekle bürünerek zuhuru şehir
ahalisini hatta bizi heyecanla karışık hayretlere ilga etti. İşkodra’nın Şimalinde sakin Katolik
olan Dağlıların, Karadağlılarla mütemadiyen Türkiye üzerine hareketlerine mani olmak için
iktiza eden tedbire tevessül olunuyor. Baş M etropolit bu anasır üzerindeki nüfuzundan bir
defa daha son ve kati bir teşebbüs icrası için müteveccihen hareket etti. Asayiş bozulmuş,
memlekette iade-i sulh ve sükûnet ve temini huzur için İstanbul’dan gönderilen heyeti
mahsusa buraya vasıl oldu. Heyetin gelmesi pek geç. Artık işler bitti. Yapılacak hiçbir şey
yok. Kızgan kalktı. Çorba kotarıldı. Şimdi de çal kaşık edilecek.
Çetine
10 Ekim 1912:
Hariçle yalnız bir telgraf hattından ibaret olan haberleşmemiz dünden beri kesildi.
Zevcim, Arnavutluk Dalmaçya’sında işleyen Loyt Kumpanyası için …..gidebilecek bir tatar
tedarik ve taharrisiyle uğraşacak. Diğer konsoloslarında aynı tarz ve emvale tevessül
edeceklerini zannediyordum. Karadağlılar henüz Anamelit’te bulunuyorlar.
Bila şerait teslim olmayı emniyeti can, ırz ve malları için arzu etmeyen biçare fakir,
bedbaht halkın köyleri, taş bağlamış bir kalp hissiyle ateşe veriliyor. Hiçbir muvaffakiyet
gösteremeden avdet eden Baş M etropolit birçok vartalardan atlamış, itlaf olunmasına ramak
kalmış.
Çetine
Zevcim, İstanbul’dan gelen heyet başkanı Nazım Paşa ile Çetine Sefir sabıkı Sadrettin
Beyin ziyaretlerini kabul etti. Türkler daima olduğu gibi soğukkanlılıklarını muhafaza
ediyorlar. Onlar, cidden şayanı emsal bir vakar ve sükûnetle vesait müdafaanın tertip ve
ihzarıyla iştigal ediyorlar.
Duruzo
Bütün gün devam eden
top sesleri uzaktan uzağa
işitiliyor. Anamelit’te keşif
bir duman tabakası ortaya
çıktı. Karadağlılar Tarabuş’un
beri cihetinde bulunuyorlar.
Şervika ahalisi hicret ediyor.
Sugay yanıyor.
Katolik
Heyeti Ruhaniyesi huf ve
helecan içinde şehirdeki bütün
Hıristiyanların
katledilmesi
suretiyle cevap verilmesini
intaç edecek bir Karadağ
hücumundan tevhiş ediliyor.
Cizvitlerin reisi, Katoliklerin
himayesi için icap eden
kuvvetin
AvusturyaM acaristan’dan sürat celbini
talep ediyor.
11 Ekim 1912:
Balkanlarda Sınırlar
Tarabuş istihkâmının
arkasında toplar görülüyor,
yanan
köylerin
semaya
magdur halkın ahını isal eden
ateş,
duman
sütunları
görünüyor.
Ben
merdatiliklerin
reisi
komşum
(Prenik
Biyapdude) Paşa ailesinin
nezdine gittim. M üşarileyha
şehri terk etmiştir. O şimdi ya
Viyana’da veya İtalya’da
bulunuyor. Burada kalan
validesi ile teyzezadesi reis
aileden daha ziyade cesarete
sahip olduklarını evzah ve
edvarıylai her halleriyle ihsas
ediyorlar. Şimdi yanarlında
bulunduğumbu ailenin metin,
hakim kalesine çıktım. Şehre,
etrafa, Tarabuş’a her yere
vasıh ve mükemmel nezareti
olan bu noktadan, derin bir
teessürle Küplüku, Karıçıka,
Posof,
Rayipa
vesair
M üslüman köylerinin ateşler
içinde kavrulmakta olduğunu
gördüm.
Osmanlı Hükümeti, İtalya ile sulh akdi imzaladığı, Yunanistan’ında Osmanlı
Devletine ilanı harp ilan eylemiş olduğu haberi ağızdan ağıza devrediyor.
Şimdi saat akşamın beşi Zogvay’da muharebe başladı. Akıbetinin neye yol açacağı
henüz meçhul. Fasılasız top sesleri ve tüfek ateşi. Kazım Paşa mahiyetinde buraya gelen ve
M itroviçe’de rastladığımız eski dostlarımızdan Sadrettin Bey saat dört ila beş arasında bize
teşrif etmiş idi. Sadrettin Bey endişe ile: “ Biz hazırlanmadık, Onlar ise bu akşam şehre
yürüyeceklerdir.” Diye şiddetli heyecan altında söy leniyordu. Elinde fesi bizi terk etti.
Yekdiğerini vali takip ediyordu. Başı açık, saçları karışmış, fikri perişan uzaklaştı.
Karadağlılar bu kadar suhulet ve süratle şehri zapt edebilecekler mi? Bu mümkün mü?
12 Ekim 1912:
Vatanın fedakârı, ateş hamiyetle, pür galeyan parlak müdafii Alay Kumandanı
Saadettin Bey dünkü muharebede rütbe-i şahadete mazhar oldu.
Mitroviça
Öz anası, kara toprak kendi uğrunda kanının akıtan bu muazzez vücudu bu gün
sinesine çöküyor. Yıkanmadan, mübarek kanıyla, libasıyla ağuş turaba bir sükun ve huzur
dindarane ile teslim merasimi hitam buldu.
Karadağlılar Boyana Nehrini geçtiler. Hudut komiseri Sadrettin Beyle, Haydar Bey
akşam yemeğini bizde yediler. Evvelki ziyarette münkesir alamid olduğunu izrarda istical
eden Haydar Bey talihi harp ve galibenin Türk gazenferlerine teveccühünden yeni bir cesaret,
taze bir şetaret iktisap eylemiş, selamet ve ümit zaferle memlü bütün kuvveyi fikriyesini
vatanın o müdafaası hususunda iktiza eden nekatın tahakkümüne gayet muntazam bir
müdafaa planının ihzarına hasretmiş gibi görünüyordu.
Download

İşkodra Müdafası 1