Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 9/3 Winter 2014, p. 771-776, ANKARA-TURKEY
BEKRİ MUSTAFA FIKRALARININ ÜSTÜNLÜK KURAMI
BAĞLAMINDA İNCELENMESİ*
Hilal Gaye İNCE**
ÖZET
Bekri Mustafa, Osmanlı İmparatorluğu’nun Sultan IV. Murat
döneminde yaşamış bir fıkra kahramanıdır. Sözlü edebiyatta fıkralarıyla
yer bulmuş ve günümüze kadar da fıkraları hem anlatılmış hem de
yazılı kaynaklarda yerlerini almıştır. Bekri Mustafa; yasağı çiğnemesi,
otoriteye başkaldırması ve sarhoş olması dolayısıyla etrafı tarafından
hor görülmüş, aşağılanmış, yaşadığı döneme ve çevreye göre küçük
düşürücü bir özellik olan sarhoşluk ve içkiye düşkünlük gibi özelliğe
sahip
olmasından
dolayı
başından
geçen
olayları
mizaha
dönüştürmüştür. Ancak o, fıkralarında hazırcevaplılığı ile bu durumun
üstesinden gelmiştir. Bu nedenle günümüz gülme kuramlarından olan
üstünlük kuramına göre Bekri Mustafa fıkralarının okunması
mümkündür. Henri Bergson’un ve John Morreall’ın “gülme” hakkındaki
tespitlerinden yola çıkarak, kişinin kendini karşıdakinden üstünlük
görmesi sebebiyle oluşan mizahın Bekri Mustafa fıkralarının temelini
oluşturduğu görülmüştür. Morreall’ın ele aldığı “Üstünlük Kuramı”na
göre üstün olma düşüncesinin kendini başkalarıyla kıyaslamakla, kendi
kendine gülmekle ve saçmalık ve zayıflıklara gülmekle oluştuğu göz
önüne alınarak Bekri Mustafa fıkraları incelenmiştir. Bekri Mustafa
fıkralarındaki gülünç durum, toplumun ona baskısına ve onun toplum
içindeki aykırı duruşuna rağmen onun üstün olmayı seçmesinden
kaynaklanmıştır. Toplumun bir bireyi olan Bekri Mustafa’nın
fıkralarındaki başkaldırışı, onun üstünlük zaferi duyma isteğine
bağlılığı ve özlemiyle ilişkilendirilmiştir. Bekri Mustafa’yı yıllar boyunca
hafızalarda tutan sebepler üstünlük kuramı bağlamında ele alınmıştır.
Ayrıca bu çalışmada Bekri Mustafa fıkralarıyla ilgili ulaşılabilecek
kaynaklar belirtilmiş ve onlarla ilgili inceleme yapılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Bekri Mustafa fıkraları, gülme kuramları,
üstünlük kuramı, fıkra, mizah.
*Bu
makale Crosscheck sistemi tarafından taranmış ve bu sistem sonuçlarına göre orijinal bir makale olduğu
tespit edilmiştir.
** Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi, El-mek: [email protected]
772
Hilal Gaye İNCE
AN ANALYSIS ON SUPERIORITY THEORY IN THE CONTEXT
OF BEKRİ MUSTAFA JOKES
ABSTRACT
Bekri Mustafa was a hero of joke who lived during the period of
Sultan Murad IV of the Ottoman Empire. He took place in the oral
literature with his jokes and his jokes have been presented orally as
well as in the written sources. He has been humiliated due to his
features as violating the bans, uprising to the authority and being
drunk. He transformed the events that he faced owing to his
drunkenness and intemperance in to humor. However, he has overcome
these situations with his repartee. Therefore, it is possible to read Bekri
Mustafa’s jokes accordance to the superiority theory which is one of the
present-day theories of laughing. Setting the argument with using the
determinations about "laughing" by Henri Bergson and John Morreall,
the humor that has been occuring due to thinking oneself superior from
the others is the essential of Bekri Mustafa's jokes. In this article, Bekri
Mustafa's jokes has been analyzed by considering the " The Theory of
Superiority " of Morreall which states the idea of being distingue rises
up by comparing himself with other people, laughing at himself and
laughing at nonsense and weaknesses. The funny conditions at Bekri
Mustafa’s jokes are based on his choices of being superior in spite of
the social pressure on him and his contradictious standing point in the
social life. The uprising in the jokes of Bekri Mustafa, who is a member
of the society, has been associated with his devotion and longing
towards desire of victory and having the superiority. In this study, the
reasons that hold Bekri Mustafa in the memories for years are
discussed in the context of superiority theory. In addition, the sources
which can be reached about Bekri Mustafa’s jokes has been cited and
these sources has been analyzed.
Key Words: Bekri Mustafa jokes, theories of comedy, the theory of
superiority, joke, humor.
Bekri Mustafa, Osmanlı İmparatorluğu’nun Sultan IV. Murat döneminde yaşamış bir fıkra
kahramanıdır. İçki yasağının var olduğu bir dönemde içkiye düşkünlüğü, sarhoşluğu ve bu hâlinin
ortaya çıkardığı mizahî yanıyla dikkati çekip ün salmıştır. Sözlü edebiyatta fıkralarıyla yer bulmuş
ve günümüze kadar da fıkraları hem anlatılmış hem de yazılı kaynaklarda yerlerini almıştır.
Bekri Mustafa fıkraları ile ilgili ulaşılabilen en eski kaynak Himmetzâde’nin neşrettiği
1927 basımlı Bekri Mustafa adlı fıkra kitabıdır. Himmetzâde, kitapta fıkralara geçmeden önce
Bekri Mustafa’nın hayatını anlatır. Himmetzâde’ye göre Bekri Mustafa’nın bir diğer özelliği de
“Karagöz oyunlarında gör[ülen]” bir tip olmasıdır (Himmetzade, 1927: 3). Türk Ansiklopedisi’nin
“Bekri Mustafa” maddesinde ise “Bekri Mustafa, IV. Murad devrinde, saray nedimi meddah
Tıflî’nin İstanbul hayatından alıp anlattığı maceraların tespitiyle meydana gelmiş olan bir çeşit
realist halk hikâyesi olan Hançerli Hânım’da vakanın ikinci derece kahramanları arasında görülür”
denmektedir (Türk Ansiklopedisi cilt 6, 1953: 31). Hem Türk Ansiklopedisi’nin “Bekri Mustafa”
maddesinden hem de Abdülkadir Emeksiz’in Bir İstanbul Kahramanı Bekri Mustafa adlı kitabında
Bekri Mustafa’nın Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâmesi’nde de adının geçtiği belirtilir. Emeksiz, bu
konuyla ilgili şu bilgiyi verir:
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 9/3 Winter 2014
Bekri Mustafa Fıkralarının Üstünlük Kuramı Bağlamında İncelenmesi
773
Seyahatname’de Bekri Mustafa’dan dolaylı olarak bahsedilmektedir. Hasanzâde isimli
taklit ustası bir sanatçının Karagöz oyununda Murad Han huzurunda gerçekleştirdiği taklitler
sıralanırken, bunlar arasında “Bekri Mustafa” taklidine de yer verilir. (Emeksiz, 2010: 1)
Bekri Mustafa fıkra tipinin bir halk hikâyesi olan Hançerli Hânım’ın kahramanlardan biri
olması ve Bekri Mustafa’dan Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde de bahsedilmesi; Bekri
Mustafa’nın bilinen bir fıkra tipi olduğunu göstermektedir.
Günümüzde Bekri Mustafa ile ilgili yapılmış en kapsalı çalışma Dr. Abdülkadir Emeksiz’in
Bir İstanbul Kahramanı Bekri Mustafa adlı kitabıdır. Emeksiz, kitabında Bekri Mustafa’nın
hayatına, fıkralarının tasniflerine, başlıca gülme kuramlarına, Bekri Mustafa fıkralarının diğer fıkra
tipleriyle ilişkilerine ve kitabın sonunda Bekri Mustafa’nın fıkralarına yer vermiştir. Yaygın bir
fıkra tipi olarak görülen Bekri Mustafa hakkında kapsamlı bir çalışmanın daha önceki yıllarda var
olmaması, 2010 yılı basımlı bu eserin önemini de ortaya koymaktadır.
Ferit Devellioğlu’nun Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat’ine göre “bekrî”, “çok içki
içen, sarhoş” anlamına gelmektedir (Devellioğlu, 2010: 92). İçkiye bağımlı hâlleriyle bu unvanı
alan Mustafa, fıkralarındaki konularda da içkinin, sarhoşluğun ağırlıklı olduğu görülür. Tahir Galip
Seratlı’nın Mizahımızın Üç Ustası adlı kitabına göre Bekri Mustafa’nın dönemin içki yasağında
ceza almayıp, “padişahtan başını kurtar[dığı]” söylenmektedir (Seratlı, 2004: 191). İçkisiz günü
geçmeyen Mustafa’nın başına gelen olaylar dönemin İstanbul yaşantısı hakkında okuyucusuna
bilgiler verir. Bekri Mustafa; yasağı çiğnemesi, otoriteye başkaldırması ve sarhoş olması
dolayısıyla etrafı tarafından hor görülmüş, aşağılanmıştır. Ancak o, fıkralarında hazırcevaplılığı ile
bu durumun üstesinden gelmektedir. Bu nedenle günümüz gülme kuramlarından olan üstünlük
kuramına göre Bekri Mustafa fıkralarının okunması mümkündür.
Hobbes’a göre mizah, bazılarının veya bizim daha önceki halimizle ve başkalarıyla
kendimizi kıyasladıktan sonra kendimizi aniden daha üstün görmemizden doğar (Morreall, 1997:
11). Bekri Mustafa’nın; yaşadığı döneme, siyasi ve toplumsal çevreye göre küçük düşürücü bir
özellik olan sarhoşluk ve içkiye düşkünlük gibi bir özelliğe sahip olmasından dolayı, başından
mizahî olaylar geçmektedir. Bekri Mustafa fıkralarında, başlangıçta Bekri Mustafa’nın
sarhoşluğundan doğacak bir mizahın oluşacağı izlenimi var olsa da, sonunda Bekri Mustafa sarhoş
olsa da, kendini diğer fıkra kişilerinden üstün bir konuma koyar ve onunla alay edenlerden kendini
üstün ve güçlü hissetmesiyle mizahı ortaya çıkarır.
Hasan Hüseyin Derin’in Bekri Mustafa Fıkraları adlı eserindeki “Küfelik Sarhoş” adlı
fıkra, bir gülme kuramı olan üstünlük kuramı bağlamında incelenebilir:
Vaktiyle İstanbul’da fazla sarhoş olanları küfelerle evlerine taşırlarmış. Bekri Mustafa
böyle bir gün küfelik sarhoş olmuş. Küfenin içinde eve doğru giderken yolda yatan bir sarhoş
görerek küfeciyi dürtmüş.
—Bak ulan sarhoşa bak. Yerlerde yatıyor. (Derin, 1965: 4)
Bu fıkrada Bekri Mustafa, sarhoş olup ayakta duramayacak hâle gelerek evine
dönememesiyle acınacak ve aşağılanacak duruma düşmüş olsa da küfede ve yerde yatan sarhoşa
göre yüksekte olmasıyla kendini diğer sarhoştan üstün görmektedir. Morreall “Alay etmenin
mizahtaki çeşitli modern biçimler içinde vardığı nokta, kendi kendine gülmektir” der ve ekler:
“Rapp, kendi kendimize güldüğümüzde, üstünlük duygusunu hâlâ taşıdığımızı söyler” (Morreall,
1997: 14). Bekri Mustafa da bu fıkrada küfelik olma durumunda bile kendisindeki yücelik
duygusunu terk etmeyişi “kendini bilmezlik” hâli olarak düşünülebilir. Alaycı gülmeye de girebilen
bu fıkrada Bekri Mustafa, başkasının eksikliği ve talihsizliği üzerinden zevk alındığını da
hissettirmektedir.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 9/3 Winter 2014
774
Hilal Gaye İNCE
Ayrıca Morreall, “bir kişinin kendisini iyi hissetmesinin o kişinin kendisiyle ilgili olarak
mutlaka iyi şeyler hissettiği anlamına gelmeyeceği olgusunu göz önünde bulundurmak önemlidir”
der (Morreall, 1997: 12). Bundan hareketle yukarıda alıntılanan fıkrada da Bekri Mustafa’nın
kendisini iyi hissettiği ile ilgili bir ifade bulunmadığı görülebilir.
1957 yılında Hadise Yayınevi tarafından neşredilen ve yazarı belli olmayan Sarhoşlar Şahı
Bekri Mustafa’daki “Öldükten Sonra Aramamak İçin!..” adlı fıkrada Bekri Mustafa, içkiyi niçin
çok içtiğini açıklar. Bekri Mustafa, sarhoşluğunu bir mantığa dayandırır ve çok içmenin kendine bir
üstünlük getireceğini düşünür. “Öldükten Sonra Aramamak İçin!..” adlı fıkra üstünlük kuramı
bağlamında incelenmesi olanaklı olan bir diğer fıkradır:
Bir gün ahbaplarından biri Bekri Mustafa’ya sorar:
—Niçin bu kadar içiyorsun?
Bekri Mustafa cevap verir:
—Öldükten sonra kıyamete dek bekleyeceğimi düşünerek şimdiden fazla içiyorum ki
sonradan aramayayım!.. (Sarhoşlar Şahı Bekri Mustafa, 1957: 72)
Bekri Mustafa, örnekteki fıkrada içkiye olan merakının nedenini mantıklı bir açıklama
yapmaya çalışarak durumu meşru kılmaktadır. O anki durumunun bir üstünlük sağlayacağı
düşüncesiyle içmeye devam ettiği anlaşılır. İçki içme alışkanlığına bir sebep bulması, hatta
geleceğini düşünerek üstünlük durumunun devamının sağlanması çabası vardır. Bekri Mustafa;
içinde bulunduğu toplumun dinî kurallarına ve ahlaki düzenine uymayarak, durumunu mantığa
uygun hale getirmeye çalışmaktadır. Bekri Mustafa’nın cevabı toplumun dini inancına göre
aykırıdır. Bu aykırılığın giderilememesi durumunda ve toplumun Bekri Mustafa üzerine yarattığı
baskı karşısında, Bekri Mustafa toplumdan uzaklaşır. Bekri Mustafa’nın bu hâli Bergson’un Gülme
adlı kitabındaki tespitine uyar:
“Toplumdan uzaklaşan herkes gülünç olur, çünkü komik büyük ölçüde toplumdan
uzaklaşmadan doğar. Bizi güldüren şeylerin genellikle başkalarının kusurları olduklarını
söyleyebiliriz. Bu kusurlar insanların ahlaka aykırılıklarından daha çok toplumdaki
aykırılıklarından kaynaklanmaktadır. (Bergson, 1996: 73).”
Fıkranın dönemine ilişkin bilinen tarihî bilgiden yola çıkarak toplumsal aykırılık ile ilgili
çıkarım yapılabilir. Çünkü IV. Murat’ın koyduğu içki yasağı ile içki içilemeyen ortamın oluşması,
yasağın içkiye düşkün insanların içkiden yoksun kalmalarına neden olmasıyla yasaktan öncesine
göre bir toplumsal aykırılık görülmektedir. Bu durum Bekri Mustafa’nın da toplum içindeki
durumunu ve konumunu açıklayabilmektedir. Hobbes’tan alıntı yapan Morreall, “saldırıdan yoksun
gülmenin kişilerden soyutlanmış saçmalıklara ve zayıflıklara yönelmiş ol[duğunu]” belirtmektedir
(Morreall, 1997: 21). Bekri Mustafa da, yukarıda verilen fıkralarda da görüldüğü gibi, düşkün
hâliyle, saldırı ve şiddet olmaksızın o anki aykırı durumundan bir anlam arama çabası içine
girdiğinden Morreall’ın belirttiği gibi zayıflığı benimsemiş görünür. Ancak bu zayıflık kısa
sürelidir. Çünkü her halükarda kendisini diğerlerinden üstün görme çabasıyla soyutlamaktadır.
Münir Nurettin Yurdatap’ın Bekri Mustafa’nın Lâtifeleri adlı kitabındaki “Dünya dönüyor”
fıkrasında Bekri Mustafa’nın mizah yönünün bilgiyle harmanlandığı görülür:
Bekri Mustafa, bir akşam yine adam akıllı kafayı tütsülemiş yalpa vura vura ve güç halle
Balıkpazarı’ndan Yenicamiin karşısındaki karşısındaki dükkânların önüne gelebildi. Sırtını bir
duvara dayayarak durdu.
Bu sırada yanından geçen bir bekçi orada kimi beklediğini sordu. Bekri:
—Evimi bekliyorum, diye cevap verdi.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 9/3 Winter 2014
Bekri Mustafa Fıkralarının Üstünlük Kuramı Bağlamında İncelenmesi
775
Bekçi hayrette kalmıştı; Bekri’nin bu sözünden bir şey anlamamıştı.
—Arkadaş! dedi. Ben bu laflardan bir şey anlamadım. Senin evin bir araba veyahut bir
merkep değil ki buraya gelsin.
Bekri; müstehzi bir tavırla başını salladı:
—Senin bir şeyden haberin yok. Yahu hiç kitaplardan okumadın mı: Üzerinde yaşadığımız
dünyanın döndüğünden haberin yok mu?
Bekçi meraktan çatlayacaktı:
—Ondan haberim var amma, senin dediğin ile ne münasebeti var?
Bekri kızmıştı:
—Hâlâ mı anlayamadın? Dünya dönüyor. Evet. Bunu işittiğim zaman ben de
inanamamıştım. Fakat bilhassa bu akşam dünyanın hakikaten döndüğünü görüyorum. Mademki
dönüyor mahallemiz de, evimiz de dönecek, nerede ise önümden geçecek o zaman oraya kadar
gitmektense hemen evimize dalarım. […] Ben evimin geçmesini bekliyorum. (Yurdatap, 1942: 45)
Yukarıdaki fıkra da “Üstünlük” kuramı bağlamında açıklanabilir. Sarhoşluğu sebebiyle
yürüyemeyen Bekri Mustafa, coğrafya bilgisiyle bekçiden üstün olduğunu vurgulama çabası içine
girmiştir. Dünyanın döndüğü bilgisini öyle bir anlatır ki bekçiyi bu imkânsız olaya inandırır.
Sonuç:
Yasağa başkaldıran duruşuyla ve yasak yüzünden başına gelen olaylarla duruşunu
değiştirmeyen Bekri Mustafa, içkiye düşkünlüğünün bir aykırılık olarak görülmemesi gerektiğini,
olaylarda aşağılanması gereken kişi olması gerekirken, üstün konuma geçmesiyle vurgulamaktadır.
Bekri Mustafa fıkralarını, gülme kuramlarının yalnızca bir tanesi olan “Üstünlük” kuramıyla
açıklamak elbette ki tek başına fıkraların tamamını değerlendirmek için yeterli değildir. Ancak
alıntılanan fıkralarda görülen üstün gelme durumu, fıkraların bu kuramla incelenebilmesinin
mümkün olduğunu gösterir. Dönemin toplumunda Bekri Mustafa’nın konumundaki ve Bekri
Mustafa’nın kişilik özelliğindeki aykırılıktan doğan olaylar, fıkralarda Bekri Mustafa’nın kendisini
toplum içinde üstün görme çabası içine girmesine sebep olmuştur. Bir yandan içkiye duyulan istek
ve bir yandan da yasağın varlığı hatta o dönemki toplumun genelinin kurallara riayeti ile Bekri
Mustafa’nın kurallara boyun eğmemesi mizahı ortaya çıkarmıştır ve Bekri Mustafa, yıllar boyunca
bu başkaldıran özelliğiyle hafızalarda yer etmiştir. Toplumun bir bireyi olan Bekri Mustafa’nın
fıkralarındaki bu başkaldırışı, onun üstünlük zaferi duyma isteğine bağlılığıyla ve özlemiyle
ilişkilidir.
KAYNAKÇA
BERGSON, Henri (1996). Gülme. Çev: Yaşar Avunç. İstanbul: Ayrıntı Yayınları.
“Bekri Mustafa”. Türk Ansiklopedisi (c 6, s. 31) (1953). Ankara: Milli Eğitim Basımevi.
Himmetzâde (1927). Bekri Mustafa. İstanbul: İkdam Matbaası.
DERİN, Hasan Hüseyin (1965). “Küfelik Sarhoş”. Bekri Mustafa Fıkraları. İstanbul.
DEVELLİOĞLU, Ferit (2010). “Bekrî”. Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Ankara: Aydın
Kitabevi.
EMEKSİZ, Abdülkadir (2010). Bir İstanbul Kahramanı Bekri Mustafa. İstanbul: Mühür Kitaplığı.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 9/3 Winter 2014
776
Hilal Gaye İNCE
MORREALL, John (1997). Gülmeyi Ciddiye Almak. Çev: Kubilay Aysevenler, Şenay Soner.
İstanbul: İris Yayıncılık.
Sarhoşlar Şahı Bekri Mustafa, (1957). Hadise Yayınevi.
SERATLI, Tahir Galip (2004). “Bekri Mustafa”. Mizahımızın Üç Ustası. İstanbul: Selis Kitaplar.
YURDATAP, Münir Nurettin (1942). Bekri Mustafa’nın Lâtifeleri. İstanbul: Sinan Matbaası.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 9/3 Winter 2014
Download

Bekri Mustafa Fıkralarının Üstünlük Kuramı