ORSAM BÖLGESEL
GELİŞMELER
ORSAM BÖLGESEL
GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
DEĞERLENDİRMESİ
No.9, AĞUSTOS 2014
ÜLKELER ARASI SU
TRANSFERİ PROJELERİ
Taner KİMENÇE
Taner KİMENÇE 1978 yılında
Ağrı’nın Hamur ilçesinde doğdu. 1998
yılında İstanbul Teknik Üniversitesi
Çevre Mühendisliği Bölümü’nden
mezun olmuştur. 2002 yılında, aynı
Üniversitenin Endüstri Mühendisliği
Bölümünde Yüksek Lisans çalışmasını
tamamlamıştır. Çeşitli firmalarda
çalıştıktan sonra 2004 yılında Devlet
Su İşleri Genel Müdürlüğü’nde
Çevre Mühendisi olarak göreve
başlamıştır. 2011 yılında Orman
ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi
Genel Müdürlüğü’nün kurulması ile
birlikte Su Hukuku ve Politikası Daire
Başkanlığı’nda Sınır Oluşturan ve
Sınıraşan Sular Şube Müdür Vekili
olarak çalışmaya başlamıştır. 2014
yılından bu yana aynı Genel Müdürlükte
Havza Yönetimi Dairesi Başkanı olarak
çalışmaktadır.
Yaşayan bütün canlılar için en önemli doğal kaynaklardan biri
su kaynaklarıdır. Hayatın ve canlılığın sürdürülebilirliği suyun
varlığına bağlıdır. Su kaynakları insan ve ekosistem sağlığı ve
kullanımı yanında, ekonomik kalkınma, enerji üretimi, ulusal
güvenlik için birincil derecede öneme sahiptir ve vazgeçilmezdir.
Dünya üzerindeki su varlığı kesin olarak bilinmemektedir.
Ancak yeryüzündeki tatlı su miktarıyla ilgili bilgi vermek gerekirse UNEP’in verilerine göre dünyadaki toplam su miktarı yaklaşık 1,4 milyar km3 olup, bu suyun 1,365 milyar km3’ü
(%97,5) tuzlu su, 0,035 milyar km3’ü (%2,5) ise tatlı su kaynaklarından oluşmaktadır. Tatlı su kaynaklarının ise % 97’si yeraltı sularından oluşmakta iken toplam kullanılabilir ve içilebilir
özellikte tatlı sular % 1’den daha az seviyededir. Bu rakamlar
insanlar için hayati öneme sahip tatlı su kaynaklarının ne kadar
az ve kıymetli olduğunu açıkça göstermektedir.
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
Şekil 1. Tatlı Su Kaynaklarının Durumu
Su kaynakları içme, kullanma, sulama, sanayi sektörleri tarafından kullanılmaktadır.
Dünyada kullanılabilir suyun
%70’i tarımsal sulamada, %22’si
sanayide ve kalan %8’i ise içme
ve kullanma amaçlı tüketilmektedir.1 Dünya nüfusunun her yıl
80-90 milyon kişi artması ve
buna bağlı olarak tarımsal üretim
artışının gıda güvenliği açısından
gerektiği göz önüne alındığında,
suyun en fazla tarım sektöründe
kullanılmasının sebebi açıktır.2
Dünya nüfusunun hızlı artışı, sanayileşme, gıda gereksiniminin artmasıyla yoğunlaşan
tarımsal faaliyetler su kaynaklarına olan talebi daha da arttırmaktadır.
Mevcut durumda su sıkıntısı yaşayan birçok bölgede ayrıca iklim değişikliği ve küresel
ısınma nedeniyle gelecek 20-25
2
yılda ciddi su krizlerinin yaşanması ihtimali ve suyun gelecekteki çatışmaların kaynaklarından
biri olacağı endişesi, birçok platformda su konusunun yer almasını sağlamaktadır.
Bu gelişmeye paralel olarak
son yıllarda su konusu, dünya kamuoyunda ve Birleşmiş
Milletler (BM) dahil olmak
üzere uluslararası ve bölgesel
teşkilatların gündeminde üst sıralarına yerleşmiş durumdadır.
2005-2015 yılları BM tarafından
“Yaşam İçin Su On Yılı” ilan
edilmiştir.
20. yüzyılın başında dünyadaki devlet sayısı 50 civarı iken,
aynı yüzyılın ortalarında 100’ün
üzerine çıkmış, 21. yüzyıl başında ise yaklaşık 200 olmuştur.
Devlet sayısında meydana gelen
bu artış, nehir havzalarının birden fazla devlet tarafından pay-
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
laşılmasına yol açmış, dolayısı
ile sınıraşan nehir havzaları ve
yeraltısularının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Günümüzde,
sınıraşan nitelikte 263 nehir ve
göl ile yaklaşık 300 akifer bulunmaktadır.3 Hem devlet sayısındaki artış hem de su kaynakları
üzerindeki baskılar, sınıraşan su
kavramına yönelik çalışmaların
artmasına yol açmış, ortaya çıkan
ve çıkabilecek sorunlara ilişkin
uluslararası ve bölgesel ölçekli
hukuki düzenlemeler artmış ve
uygulamalar yaygınlaşmıştır.
Su kaynaklarına olan talebi karşılayabilmek için ülkeler
arasında su transfer projeleri
de zaman içerisinde gündemdeki yerini almaya başlamıştır.
Teknolojik gelişmeler ve inşaat
sektöründeki imkanlar arttıkça
geçmişte imkansız olarak görülen veya yapılabilirliği olmayan
projelerin gerçekleştirilmeleri
mümkün olmaktadır.
Bu projeler, ülkeler arasındaki işbirliği konularına hayatın
idamesi açısından vazgeçilmez
olan su konusunu da dahil etmekte olup, hidropolitik alanında yeni ufuklar yaratmaktadır.
Bu çalışmada, sınıraşan nitelikli
su temin projelerinin ilk örneklerinden olan Malezya - Singapur
ve Angola - Namibya projeleri
ele alınacaktır. Bununla birlikte,
Ülkemizden, Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti (K.K.T.C)’ne dünyada ilk kez uygulanan askıda
boru ile su taşınması projesi hakkında da bilgi verilecektir.
1.MALEZYA- SİNGAPUR
SU TEMİNİ PROJESİ
Malay Krallığı, tarih boyunca Portekiz, Hollanda, İngiliz
ve Japonya işgallerini yaşadıktan sonra Malay Federasyonu
özgürlüğünü 1957 yılında ilan
etmiştir. Malay Federasyonunun
istiklalini kazanmasından sonra,
Saravak, Sabah ve Singapur’un
da birliğe katılmasıyla 16 Eylül
1963 yılında Malezya kurulmuştur. Fakat Singapur 9 Ağustos
1965 tarihinde Malezya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir (Şekil 2).
Malezya, güneydoğu Asya’da
Singapur ve Tayland’la komşu olan
bir yarımada ile Endonezya’yla
komşu olan bir adadan oluşmaktadır. 13 devletli federal bir ülke olan
Malezya’nın toplam alanı 330.800
km2, su potansiyeli 580 milyar m3
ve kişi başına düşen yenilenebilir
su miktarı 20.752 m3/kişi/yıl’dır.
Malezya’nın yıllık toplam su tüketimi 13,21 milyar m3 olup, sektörel
olarak %34’ü tarım, %30’u içme
kullanma suyu ve %36’sı sanayi
için su kullanılmaktadır. Su kaynakları açısından zengin bir ülke
olan Malezya’da yıl boyunca yeterli su bulunmaktadır.4
Şehir devlet özelliğine sahip
olan Singapur, doğal kaynaklar
açısından komşularına muhtaç
olan bir ülkedir. Singapur’un
toplam alanı 716 km2, nüfusu
3.844.0004, toplam yıllık yağışı
603 m3 ve kişi başına düşen yenilenebilir su miktarı 172m3/kişi/
yıl’dır.5 Ağırlıklı olarak sanayi ve
Günümüzde,
sınıraşan nitelikte
263 nehir
ve göl ile yaklaşık
300 akifer
bulunmaktadır.
3
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
içme-kullanma amaçlı su tüketimi
yer almakta olup, tarım alanı olmadığı için tarımsal su tüketimi
yok denecek kadar azdır.
İngilizlerin kontrolü altındaki
Boğazlar Hükümeti zamanında
Johor eyaleti Sultanı II. İbrahim
ile Singapur Şehri Belediye
Yetkilileri arasında 5 Aralık
1927 tarihinde ilk su anlaşması
imzalanmış olup, bahse konu an-
390.000 m3 ham su temin etmesine ilişkin ikinci anlaşma imzalanmıştır. Bahse konu anlaşma
50 yıl geçerli olup ham suyun
birim fiyatı 1.000 imparatorluk
galonu (yaklaşık 4.546 litre) için
3 Malezya senti olarak belirlenmiştir. Bu anlaşma 31 Ağustos
2011 tarihinde sona ermiş olup,
su temin sistemi ile ilgili tesisler
Şekil 2. Malezya ve Singapur Haritası
laşma Singapur ve Malezya’nın
bağımsızlıklarını kazanmalarını
müteakip 1961 yılında taraflar
arasında yapılan ikinci anlaşma
ile feshedilmiştir.
Malay Federasyonu ile Singapur arasında 1 Eylül 1961 tarihinde, Tebrau Nehri, Skudai
Nehri, Pontian Rezervuarı ve
Gunung Pulai Rezervuarından
Singapur’un günlük toplam
4
Johor Eyaletine devredilmiştir.
Malay Federasyonu ile Singapur arasında 29 Eylül 1962 tarihinde Sungei Linggui ve Johor
Nehrinden Singapur’un günlük
toplam 1,150.000 m3 ham su temin etmesine ilişkin üçüncü anlaşma imzalanmıştır. Söz konusu
anlaşma 100 yıl geçerli olup ham
suyun birim fiyatı yine 1.000
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
imparatorluk galonu (yaklaşık
4.546 litre) için 3 Malezya senti
olarak belirlenmiştir. Söz konusu anlaşmalara göre, Singapur
Malezya’dan aldığı ham suyu
arıttıktan sonra 68.000 m3/
gün’lük kısmını Malezya’nın
Johor eyaletine satarken, resmi
olmayan anlaşma ile bu miktar
168.000 m3/gün’e kadar çıkmıştır. Arıtılmış suyun birim satış
fiyatı ise 1.000 imparatorluk galonu (yaklaşık 4.546 litre) için
50 Malezya senti olarak belirlenmiştir.6 (Şekil 3)
Malay Federasyonu ile Singapur arasında 1990 yılında
Sungei Linggui nehrinde baraj yapılması ve Johor Nehrinden mevcut durumda çekilen 1,150.000
m3’lük ham sudan daha fazla su
çekimine izin veren dördüncü bir
anlaşma imzalanmıştır. Bahse
konu anlaşma 2061 yılına kadar
geçerli olacaktır.7
Singapur ile Malezya arasında akdedilen anlaşmalardaki en
önemli unsur, suyun toplanması,
iletilmesi ve arıtılması ile ilgili
baraj, boru hatları, pompa tesisleri vb. tesislerin yapımı, işletimi
ve bakımı konularının tamamen
Singapur’un sorumluluğu altında olmasıdır. 1961 ve 1962 anlaşmalarında da taraflar, 25 yılda
bir fiyatın gözden geçirilmesi ve
anlaşmazlık durumunda konuyu
tahkime sunma hakkına sahiptir.
Halihazırda Malezya ham suyun
birim fiyatını arttırmak istemekte ancak Singapur teklif edilen
su fiyatını yüksek bularak bahse
konu fiyata itiraz etmektedir. Bu
sebeple, iki ülke arasındaki su
transferi konusunda bir anlaşmazlık yaşanmaktadır.
Bu gelişmelere paralel olarak
Johor eyaleti de Singapur’dan
içmesuyu temininden 1995 yılında vazgeçmiş, ancak kendi
imkanları ile içmesuyu sağlamak
için yürüttüğü çalışmalar neticesinde su fiyatları %40 oranında
artmıştır.8
Bununla birlikte, ada devlet
olan Singapur’un 633 km2 olan
yüzölçümünü 1990’larda 51.5
km2, 2030 yılına kadar ise kademeli olarak 100 km2 daha büyütmek istemesi üzerine Singapur
ile Malezya arasında Malezya’ya
ait limanların kullanımının kısıtlanması, deniz ekolojisi, Malezyalı balıkçıların gelir kaybı
vb. hususlarda anlaşmazlık ortaya çıkmıştır. 1990’larda başlayan
bu kriz 2005 yılında iki ülkenin
anlaşması ile son bulmuş, uzman
bir grubun konu ile ilgili olarak
çalışması ve bu uzman grubun
hazırlayacağı rapordaki önerilerin taraflarca gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Müteakiben
anılan rapordaki öneriler uygulanmıştır.9
Singapur’un arazi genişletmesi konusunda elde edilen mutabakat, su temini konusu başta
olmak üzere iki ülke arasındaki
Pulau Batu Putih (Pedra Branca)
adası hükümranlık hakkı, gümrük ve tren yolu arazileri, hava
sahası gibi diğer çözümlenmemiş konuların da diplomatik yol-
Singapur ile
Malezya arasında
akdedilen
anlaşmalardaki
en
önemli
unsur, suyun
toplanması,
iletilmesi ve
arıtılması ile ilgili
baraj, boru
hatları, pompa
tesisleri
vb. tesislerin
yapımı, işletimi
ve bakımı
konularının
tamamen
Singapur’un
sorumluluğu
altında
olmasıdır.
5
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
Şekil 3. Malezya – Singapur su temin hatları ve karayolu ulaşımı
larla çözümü konusunda olumlu
ve önemli bir işarettir.
Su temini konusunun en
önemli unsuru her iki ülkenin
de mevcut sistemde birbirine
olan bağımlılığıdır. 2003 yılında
Singapur su ihtiyacının %40’lık
bölümünü Malezya’dan temin
etmekte olup, birinci anlaşmanın 2011 yılında yürürlükten
kalkmasıyla Singapur, yağmur
suyu hasadı, arıtılmış suların
yeniden kullanımı (NEWater
Projesi), tuzsuzlaştırma tesisleri ve su ithalatı ile ihtiyaçlarını
farklı kaynaklardan sağlamak
üzere çalışmaya başlamıştır.
Ancak geleneksel yöntemlerle
kıyaslandığında bu sistemlerin
pahalı birim hacim başına maliyetleri, yüksek enerji talebi ve
arazi ihtiyacı gibi dezavantajları
bulunmaktadır. Ayrıca arıtılmış
6
atıksuların yeniden içme suyu
olarak kullanılması konusunda halkın genel bir isteksizliği bulunmaktadır. Halihazırda
Singapur, iki adet tuzsuzlaştırma tesisi (SingSpring 136.000
m3/gün, Tuaspring 318.500 m3/
gün) ile ihtiyacının %25’ini,
NEWater Projesi kapsamında
arıtılmış suların geri kazanımı
tesisleri ile ihtiyacının %40’ını
karşılamaktadır.10 Singapur ekonomik olarak yeni su tesislerinin
inşa edilmesi ve işletilmesi hususunda yeterli güce sahip olmakla
birlikte, yüksek işletme maliyetlerine sahip söz konusu tesisler
nedeniyle su fiyatları diğer Asya
ülkeleri ile kıyaslandığında daha
yüksektir.11
Bununla birlikte, mevcut
olan su temin projesinin devamının sağlanmasının hem Malezya
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
ve Singapur için hem de doğal
kaynakların ve çevrenin korunması açısından en uygun çözüm
olacağı düşünülmektedir.
2. KUNENE SINIRAŞAN SU
TEMİNİ PROJESİ
(ANGOLA – NAMİBYA)
Angola Cumhuriyeti, Afrika
kıtasının güneybatı bölümünde
yer alan bir ülkedir. Ülke güneyde Namibya, kuzeydoğuda
Demokratik Kongo Cumhuriyeti,
doğuda Zambiya ile komşu
olup ülkenin batısında ise Atlas
Okyanusu yer almaktadır. 15.yy
sonlarına doğru Avrupalılar ve
özellikle de Portekizli denizciler
ile başlayan temasın sonucunda
Portekiz 1483 yılında, günümüzde Luanda’nın bulunduğu sahil
kesiminde ve iç bölgelerde ticaret merkezleri oluşturmuş olup,
Angola bağımsızlığını ancak
1974 yılında kazanmıştır.
Namibya, Afrika kıtasının
güney bölümünde yer almaktadır. Ülkenin batı sınırını tamamen Atlas Okyanusu oluşturmaktadır. Namibya kuzeyde
Angola ve Zambiya, doğuda
Botsvana, güneyde ise Güney
Afrika Cumhuriyeti ile komşu
konumundadır.
Namibya’da ilk yerleşim
17.yy ‘da başlamış olup, bölgeye Portekiz, İngiltere ve
Almanya’dan göçmenler gelmiştir. Namibya, Almanya ve
İngiltere’nin sömürge dönemlerinden sonra bağımsızlığını
1990 yılında kazanmıştır. Güney
Afrika 1994’te Walvis Koyu’nu
Namibya′ya geri vermiştir.
Kunene nehir havzasının
alan olarak %87’si (95.300
km2) Angola’da, %13’ü (14.700
km2) Namibya’da bulunmaktadır. Kunene Nehrinin uzunluğu
1.050 km, havza alanı 106.560
km2, ortalama yıllık deşarjı 5,5
milyar m3, havzada yaşayan toplam nüfus 3 milyon kişi, toplam
hayvan sayısı 3 – 5 milyondur.
Temel su kullanımları ise içmesuyu, tarım, hayvancılık, sanayi
ve hidroelektrik enerji üretimidir.12
Namibya, sınıraşan nehirlerindeki komşuları olan Angola
ve Güney Afrika gibi ülkelerden
gelecek suya ihtiyaç duyan bir
ülkedir. Angola’nın güneyindeki 300.000 kişi ile Namibya’nın
Oshakati ve Oshikango yerleşim
birimlerinde bulunan ve ülke
nüfusunun %40’ını oluşturan
700.000 kişiye içme suyu temini ile doğal hayat ve tarımsal su
ihtiyacı Angola’nın güneyinde
ve Namibya’ya 5 km mesafede bulunan Calueque Barajı ile
sağlanmaktadır. Calueque Barajı
ile Oshakati şehri arasında su
temini 1960 yılında yapılan 153
km’lik mevcut toprak kanal ile
sağlanmaktadır. Ancak, kanaldaki kayıplar, kaçak çekimler ve
ayrıca taşkınlar nedeniyle meydana gelen bozulmalar kanalın
işletilmesi ile ilgili en önemli
sorunlardır.13
Namibya ile Angola arasındaki anlaşmaya istinaden
Namibya,
sınıraşan
nehirlerindeki
komşuları olan
Angola
ve Güney Afrika
gibi ülkelerden
gelecek suya
ihtiyaç duyan bir
ülkedir.
7
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
Şekil 4. Kunene Havzası Haritası ve Proje Alanı
Calueque Barajından 6 m3/sn’lik
bir debi bahse konu kanal vasıtasıyla çekilmekte olup, Calueque
- Oshakati su dağıtım projesine
su sağlanmaktadır. Halihazırda
çekilen miktar 6 m3/sn’den daha
az olmasına rağmen önümüzde-
ki dönemde Namibya bu değeri
12 m3/sn’ye çıkarma niyetini beyan etmiştir.14
Calueque Barajından pompa
ile çekilen sular Angola-Namibya
arasında beton kaplı açık kanal
boyunca transfer edilmekte, sı-
Angola
Oshikango
Okalongo
Ruocana
Olushanana
Eenhana
Onbatantu
Onambutu
N
Ogango
Oshakati
Ondangwa
Okahoa
Okatope
Omaoole
Namibya
Varolan Boru Hattı
Teklif Edilen Boru Hattı
Kanallar
Arıtım İşleri
Şehirler/Köyler
Kırsal Dağıtım Şeması
0
25
50
75
100
Omutsegwonime
an
ha P
Etos
km
Şekil 5. Angola - Namibya arasındaki mevcut su transfer sistemi
8
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
nırı geçtikten sonra bir kısmı
batı yönünde Etunda sulama
alanına ve Ruacana kasabasına
çevrilmekte, diğer kısmı ise doğuya doğru Calueque - Oshakati
su dağıtım projesi kapsamında
Olushandja Barajına çevrilmektedir. Olushandja Barajı stratejik
öneme sahip olup 42 milyon m3
depolama hacminin tamamı bu
kanal vasıtasıyla işletilmektedir
(Şekil 5).15
Bahse konu kanalın etkin ve
verimli işletilmesi amacıyla iki
ülkenin yasalarında düzenlemeler
bulunmaktadır. Ayrıca Kunene
Havzası Daimi Ortak Teknik
Komisyonu 1966 yılında kurulmuş olup, 1991 yılında revize
edilmiştir. Ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmaları ve iç politika
ile ilgili sorunlarını çözmelerini
müteakip kanal ile ilgili çalışmalar hız kazanmıştır. Bu Komisyon
bünyesinde “Calueque Görev
Gücü” oluşturulmuş olup, su
transferi konusunda çalışmalar
yürütülmektedir.
Kunene sınıraşan su temin
projesi, Güney Afrika Kalkınma
Topluluğu (Southern Africa
Development Community SADC) tarafından yürütülen pilot bir projedir. Projenin amacı,
hedef gruba güvenilir, makul fiyatlı ve sürdürülebilir su teminini sağlamak ve SADC bölgesinde sınıraşan su altyapısının geliştirilmesi hususunda iki ülkenin
ortak planlama ve uygulama
yapmasını sağlamaktır. Anılan
proje kapsamında, Angola ve
Namibya’nın sınır bölgelerindeki yerleşim yerlerinde su temini
ve hıfzıssıhha altyapısının geliştirilmesi ve rehabilite edilmesi
amaçlanmaktadır. Bahse konu
projede Alman Yatırım Bankası
(KfW) proje yöneticisi, Alman
Uluslararası İşbirliği Kurumu
(GIZ) ise proje koordinatörü olarak yer almaktadır.16 Söz
konusu projeye, Angola’nın 14
milyon Euro, Namibya’nın ise
1,1 milyon Euro katkı sağlaması
öngörülmüştür.17
Kunene Sınıraşan Su Temin
projesinin işletilmesi Namibya
tarafında “Namibya Su Şirketi
- Namibian Water Corporation
Ltd” tarafından yapılacaktır.
Namibya Su Şirketi 9 Aralık
1997 tarihinde tüm hissesi devlete ait olarak kurulmuş olup,
sanayi kuruluşlarına, belediyelere, Tarım, Su ve Orman
Bakanlığının Köylere Su Temini
Müdürlüklerine ve kırsal alandaki topluluklara su temininden sorumludur. Tam maliyet geri kazanımı ilkesi ile en kaliteli suyu
mümkün olan en düşük fiyata
sağlamaya çalışmaktadır.18
Angola tarafında ise, Kunene
şehrindeki içmesuyu ve atıksu
şebekelerinin işletme ve bakım
hizmetlerini yürüten Kunene Su
ve Kanalizasyon Şirketi (Water
and Sanitation Company of
Kunene) yetkili olacaktır.19
Kunene sınıraşan su temin
projesi iki aşamadan oluşmakta
olup; birinci merhale Angola’da
bulunan dört yerleşim yerinin
Kunene Havzası
Daimi Ortak
Teknik Komisyonu
1966 yılında
kurulmuş olup,
1991 yılında
revize edilmiştir.
9
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
Şekil 6. Kunene Sınıraşan Su Temini Projesi 1. Merhale
kısa dönem ihtiyaçları karşılayacak ara çözüm olarak değerlendirilmekte, ikinci merhale
olan Xangongo Su Temin ve
Hıfzısıhha Planı ile köklü çözüm
sağlanacaktır.20
Kunene sınıraşan su temin
projesinin birinci merhalesi kapsamındaki işler;
- Clueque barajından Ango-
Şekil 7. Kunene Sınıraşan Su Temini Projesi 2. Merhale
10
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
la’nın Santa Clara, Namacunde,
Omupanda ve Ondjiva il merkezlerine mimum 74 m³/saat su
temini sağlzzayan pompa istasyonunun elektrik ve mekanik
ekipmanının yenilenmesi, su ölçüm cihazı montajının yapılması,
Angola’nın Calueque şehrine su
temin etmek üzere içmesuyu arıtma tesisi ve şebekenin yapılması,
-Angola’daki Calueque - Maheneneb arasındaki kanalın rehabilite edilmesi ve sulama için çekilecek suların ücretlendirilmesi,
- Oshakati - Santa Clara arasındaki su iletim kanalının kaplamasının yapılması, Omakango,
Omafo ve Oshakati’deki 3 adet
pompa istasyonunun rehabilite
edilmesi, Indangungu’da yeni
bir pompa istasyonunun kurulması ve 50 km uzunluğunda yeni
bir iletim hattının yapılması,
- Santa Clara - Ondjiva arasında Angola tarafından 2005
yılında yapılan 40 km’lik boru
hattının optimize edilmesi, Santa
Clara’daki pompa istasyonuna
elektrik hattının çekilmesi ve
hattın iki yönde de çalışmasının
sağlanması,
- Santa Clara, Namacunde ve
Omupuanda şehirleri için temel
hıfzıssıhha hizmetlerinin yapılması, Ondjiva şehri için yeni
kanalizasyon şebekesi ve atıksu
arıtma tesisinin dizaynı ve inşaasının yapılmasıdır.
Kunene sınıraşan su temin
projesinin ikinci merhalesinin finansmanı ve uygulaması Angola
tarafından gerçekleştirilecek olup,
bu kapsamda yer alan işler;21
- Calueque barajının 75 km
membasında yer alan Angola’nın
Xangongo bölgesinden su temin
etmek, Xangongo bölgesinde
40.000 m3/gün kapasiteli içmesuyu
arıtma tesisinin yapımı, Xangongo
ile Ondjiva, Namacunde, Santa
Clara ve Chiede yerleşimleri arasında içmesuyu şebeke yapımı,
hattın geçtiği tüm yerleşim yerlerinde ve köylerde yeterli içmesuyu
dağıtım şebekesi ile kanalizasyon
sistemlerinin ve işletilebilir atıksu
arıtma tesislerinin yapımı,
- Xangongo’da yer alan tesislerin elektrik ihtiyacı için
Ruacana hidroelektrik güç ünitesinden Kunene nehri boyunca
yeni hat çekilmesidir.
Kunene sınıraşan su temin projesinin ikinci merhalesi tamamlanınca, Calueque –
Oshakati – Ondjiva – Xangongo
yerleşim yerleri arasındaki içmesuyu temini için önemli bir unsur
olacak ve Namibya ile Angola’da
isale hattına yakın olan şehir ve
köylerin uzun dönem içmesuyu
ihtiyaçlarının karşılanması güvence altına alınacaktır.
Kunene nehir
havzasının
alan olarak
%87’si (95.300
km2) Angola’da,
%13’ü
(14.700 km2)
Namibya’da
bulunmaktadır.
3. KUZEY KIBRIS TÜRK
CUMHURİYETİ (K.K.T.C)’NE
SU TEMİNİ PROJESİ
Anadolu yarımadasının 65 km
güneyinde bulunan ve Akdeniz’in
en büyük üçüncü adası olan Kıbrıs
adasının kuzey kısmında yer alan
KKTC, 1983 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. 3.555 km2 yüzey alanında sahip olan KKTC’de
11
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
2011 yılı nüfus sayımına göre yaklaşık 300.000 kişi yaşamaktadır.
Bilindiği üzere adalar hidrolojik olarak genelde kısıtlı su
kaynaklarına sahiptir. Benzer
şekilde KKTC, etkisinde bulunduğu Akdeniz ikliminden dolayı fazla yağış alamamakta olup,
genellikle sıcak ve kurak hava
şartlarına sahiptir. Son 96 yılda
Lefkoşa’daki yağışlar %25,9
oranında düşmüş olup, aynı zamanda ortalama sıcaklıklarda da
artış meydana gelmiştir. Bu nedenle, evsel, sanayi ve tarımsal
amaçlı su temini %92 oranında
yeraltısularından, %5 oranında
yüzeysel su kaynaklarından, %3
ise tuzsuzlaştırma yöntemi ile
karşılanmaktadır.22
Ülkede içme ve kullanma
suyunun tamamına yakını yeraltısuyu kaynaklarından karşılanmaktadır. Uzun yıllar boyunca
süren yeraltısuyunun aşırı çekimi neticesinde yeraltısuyu kaynakları süratle tuzlanmaktadır.
Bugün itibari ile yeraltısuyunun
kıyı şeridinde tuzlanmaya maruz
kalmayan çok sınırlı bölgeleri
kalmış ve tuzlanma sınırı da kıyıdan kilometrelerce içeri girmiştir. Bu durum Kıbrıs’ın öncelikli
olarak içmesuyuna yönelik tatlı
su ihtiyacını yıldan yıla artırmıştır. Su temininin büyük oranda
yeraltısularından karşılanması
nedeniyle kıyı akiferlerinde tuzlu su girişimleri mevcuttur.23
KKTC’de içme - kullanma
suyu ihtiyacının yanı sıra toprak
kaynaklarının geliştirilmesine
yönelik sulama suyu ihtiyacı da
oldukça yüksektir. Adada yazların uzun ve sıcak, kışların da kısa
ve ılıman geçmesi, ayrıca topraklarının da çok verimli olması
yılda iki veya üç mahsul alınmasına imkan sağlamaktadır. Fakat
ülkede ziraate elverişli arazilerin
toplamı 187.000 ha olmasına
rağmen susuzluk nedeni ile bunun 117.000 ha’ında (%63) ziraat yapılamamaktadır. Ziraat yapılan 70.000 ha’lık arazinin sadece
8.500 ha’ ında sulu ziraat uygu-
Şekil 8. Türkiye- KKTC Su Temin Projesi
12
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
lanmakta olup, geri kalan 61.500
ha’ında nadasa dayalı (%88)
kuru ziraat yapılmaktadır.24
Tarımsal su ihtiyacının karşılanması ve yeraltısuyu akiferlerin beslenimini sağlamak üzere
41 adet depolama tesisi yapılmıştır. Ayrıca Güzelyurt derivasyon kanalı projesine başlanmış,
bununla birlikte sulama sistemlerinin modern sulama sistemlerine dönüştürülmesi neredeyse
tamamlanmıştır. Halihazırda narenciye üretiminin %98’i damla
sulama ile yapılmaktadır.25
Su kaynaklarının etkin ve
verimli kullanılması için alınan
tüm önlemlere rağmen, su kaynaklarının kısıtlı olması ve iklim
değişikliğinin etkisi ile giderek
azalması nedeniyle bir çözüme
ihtiyaç duyulmaktadır. 1990’ların
sonunda Türkiye’den balonlarla
su taşınarak soruna çözüm bulunmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda,
ilk iki yılda yılda 10 milyon m3
suyun KKTC’ye taşınması için
bir Norveç firması ile 1998 yılında anlaşma yapılmıştır. Ancak, taahhüt edilen suyun taşınamaması,
taşınabilen suyun ihtiyacı karşılayamaması, işletme problemleri
nedeniyle taşıma işleminin sürekliliğinin sağlanamaması ve yüksek maliyet nedeniyle bu projeden
vazgeçilmiştir.26
KKTC’deki su sorununa kalıcı ve uzun vadeli bir çözüm olarak bir boru hattı ile Türkiye’den
KKTC’ye içme, kullanma ve
sulama suyu transferinin yapılması gündeme gelmiştir. 27
Mayıs 1998 tarihli Bakanlar
Kurulu Kararnamesi ile Anamur
(Dragon) Çayı’ndan boru ile
KKTC’ye su götürülmesine karar verilmiştir. Bu kararı takiben
projenin fizibilite çalışmalarına
başlanmış ve hazırlanan “Kıbrıs
Su Projesi Fizibilite Raporu”
1999 yılında onaylanmıştır.27
Fizibilite çalışmaları tamamlanan projenin çok kapsamlı ve
uzun süreli arazi çalışmaları tamamlandıktan sonra, uygulama
projelerinin yapım aşamasına
2005 yılında başlanmıştır. Deniz
geçiş kısmının teknik yapılabilirliğini gösteren mühendislik
çalışmalarının 2007 yılında uygun bulunması ve onaylanmasını müteakiben, projenin kara yapıları mühendislik çalışmalarına
başlanmıştır. Hem deniz geçişi
hem de kara yapılarının uygulama projeleri 2011 yılı sonu
itibari ile onaylanmış ve tüm inşaat ihaleleri 2012 yılı içerisinde
gerçekleştirilerek projenin inşaat
safhasına geçilmiştir.28
KKTC’nin 2010 yılında içme-kullanma suyu ihtiyacı 36,12
milyon m3 iken 2035 yılında içme-kullanma suyu ihtiyacının
54 milyon m3’e çıkması öngörülmektedir. KKTC Su Temin
Projesi ile yılda 75 milyon m3 su
transfer edilecek olup, bu miktarın 37,76 milyon m3’ü (% 50,3)
içme-kullanma suyuna ve 37,24
milyon m3’ü (% 49,7) sulama suyuna tahsis edilecektir.29
Dünyada ilk kez uygulanacak
deniz boru hattı ile adaya su sağ-
KKTC, etkisinde
bulunduğu
Akdeniz
ikliminden dolayı
fazla yağış
alamamakta olup,
genellikle sıcak ve
kurak hava
şartlarına sahiptir.
13
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
layacak KKTC Su Temini Projesi
kapsamında 2 adet baraj, toplam
107 km boru hattı ve 2 adet terfi
merkezi bulunmaktadır. Bahse
konu projeyi eşsiz kılan, isale
hattının uygulanmasında dünyada ilk kez uygulanan askıda boru
sistemi kullanılmasıdır. Yaklaşık
80 km boyunca deniz seviyesinin 250 m altında 1,6 m çapında
HDPE boru 500’er m aralıklarla
yapılacak ankrajlarla deniz tabanına sabitlenmektedir. Bu açıdan
değerlendirildiğinde, su transfer
projeleri arasında en sıradışı olan
ve “asrın projesi” olarak nitelendirilebilecek bir projedir.30
Söz konusu proje kapsamında 3 ayrı bölgede eşzamanlı olarak çalışmalar yürütülmektedir;
Projenin gerçekleşmesi ile,
halen yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarının kısıtlı olması sebebiyle su sıkıntısı çekilen KKTC’ye
içme, kullanma ve sulama suyu
temin edilerek 50 yıllık bir pers-
Şekil 9. KKTC Su Temin Projesi Bileşenleri
Proje bileşenleri
Türkiye tarafı
14
Tesisler
• Alaköprü Barajı
• Alaköprü Barajı ile Anamuryum Dengeleme Deposu arasında 21.202 m
uzunluğunda isale hattı
• Anamuryum Dengeleme Deposu
• Deniz girişi Vana Odaları
Akdeniz geçişi
• 80.152 m uzunluğunda yüksek yoğunluklu polietilen boru döşenmesi
KKTC yakası
• Kıbrıs sahilinde Güzelyalı Pompa İstasyonu
• Güzelyalı Pompa İstasyonu ile Geçitköy Barajı arasında 3.250 m
uzunluğunda terfi hattı,
• Temelden 65 m yükseklikte kaya dolgu Geçitköy Barajı,
• Geçitköy Barajı’ nın mansap eteğinde Geçitköy Pompa İstasyonu
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
pektifte içme-kullanma suyu
ihtiyacı karşılanacak ve adanın
en büyük ovalarından biri olan
ancak kuraklıktan dolayı verimli kullanılamayan Meserya
Ovası’nda 4.824 ha’lık bir alanda yapılacak sulu tarım ile yüksek gelir artışları sağlanacaktır.31
Projenin tüm bileşenleri ile ilgili inşaat ihaleleri paketler halinde yapılmış olup, projenin 2014
yılı içerisinde tamamlanarak hizmete açılması öngörülmektedir.32
Bir devletin refah seviyesinin yükseltilmesi, su ve gıda güvenliğinin sağlanması ile doğru
orantılıdır. Bahse konu su transferi, kısıtlı doğal kaynaklara sahip
olan KKTC’nin kalkınmasına da
önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.
4. DEĞERLENDİRME VE
SONUÇ
Bu çalışmada ele alınan Malezya
- Singapur projesi işletme aşamasında olan, Angola - Namibya ile
Türkiye - KKTC projeleri ise henüz
işletmeye alınmamış projelerdir.
Malezya ve Singapur arasındaki su temin projesinde
yaşanan anlaşmazlık temel olarak su fiyatlandırmasına dayanmaktadır. Bu hususun 25 yılda
bir değerlendirileceği 1961 ve
1962 anlaşmaları ile hükme bağlanmış olup, su temini projesi
kapsamında iki ülkenin birbirine bağımlı olması nedeniyle iki
tarafında isteklerini karşılayabilecek ortak bir çözüm için yeni
bir mekanizmanın geliştirilebileceği düşünülmektedir.
Su güvenliği konusunda ülkelerin hassasiyetleri arttıkça
su kaynaklarının geliştirilmesi
amacıyla geleneksel olmayan
yöntemler de önem kazanmaktadır. Su kısıtının yaşandığı denize
komşu olan ülkelerde tuzsuzlaştırma (desalinizasyon) yöntemi
ile ilave su potansiyeli elde edilebilir. Ancak, oluşan membran
konsantreleri, yedek parça ihtiyacı, yüksek enerji talebi, işlenmiş
suyun içilebilir su haline yeniden
getirilmesi, nitelikli insan kaynağı ve daha gelişmiş teknolojiye
ihtiyaç duyulması gibi hususlar
tuzsuzlaştırma tesislerinin işletme aşamasındaki zorluklarını
oluşturmaktadır. Tuzsuzlaştırma
tesisleri ile diğer geleneksel olmayan yöntemlerin en önemli
avantajı ise ülkelere su alanında
bağımsızlık kazandırmasıdır. Bu
bağlamda, ülkelerin ihtiyaçlarının karşılanmasında geleneksel
ve geleneksel olmayan yöntemler arasında avantaj-dezavantaj
değerlendirmesi yapılmalıdır.
Diğer yandan, Angola ile
Namibya arasındaki proje ise
henüz işletmeye alınmamış olup,
işletmesi aşamasında yaşanabilecek gelişmeler önümüzdeki dönemde ortaya çıkacaktır. Ancak
her iki ülkede de uzun süreli
savaş dönemleri nedeniyle günümüze kadar gerçekleştirilen
altyapı tesisleri fiziksel olarak
zarar görmüş, elektro-mekanik
teçhizatın güvenliği sağlanamamış ve yetişmiş teknik personele olan ihtiyaç giderilememiştir.
Su sıkıntısı
yaşanan bölgelere
yönelik hem
karadan hem de
KKTC Su Temin
Projesi’ne benzer
şekilde
denizden
su transferi
sağlanması
amacıyla yeni
projeler gündeme
gelebilir.
15
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
KKTC Su Temin
Projesi ise,
sınıraşan su temin
projeleri alanında
dünyada bir ilk
olup, işletmeye
alındığında bu
projeler için yeni
bir eşik olacaktır.
16
Bununla birlikte, bahse konu projede, Angola ile Namibya arasında Kunene Havzası Daimi Ortak
Teknik Komisyonu’nun revize
edilerek görevlendirilmesi, anılan
Komisyon bünyesinde “Calueque
Görev Gücü”nün oluşturulması,
tesislerin işletilmesi için her iki
ülkede de yetkili otoritelerin belirlenmesi ve yetişmiş teknik personelin teminine yönelik çabalar
işletme sürecinin sağlıklı yürütülme ihtimalini arttırmaktadır.
KKTC Su Temin Projesi ise,
sınıraşan su temin projeleri alanında dünyada bir ilk olup, işletmeye alındığında bu projeler için
yeni bir eşik olacaktır. Daha önce
karada yapılan bu tür projelerin
denizde de yapılabilirliğinin kanıtı olacaktır.
Bu bağlamda, su sıkıntısı yaşanan bölgelere yönelik hem karadan hem de KKTC Su Temin
Projesi’ne benzer şekilde denizden su transferi sağlanması
amacıyla yeni projeler gündeme
gelebilir. Günümüzde çok uluslu
anlaşmalar ile hayata geçirilen ve
birçok ülkeye hizmet eden petrol
boru hatları ülkeler arasındaki
ticari bağların gelişmesi ve daha
da güçlenmesini sağlamaktadır.
Sınıraşan su temin projeleri, ülkeler arasındaki mevcut işbirliği alanlarını genişletebilir ve
daha üst seviyelere çıkarabilir.
Bununla birlikte, küresel iklim
değişikliği nedeniyle muhtemel
senaryolar arasında görülen kitlesel göçler önlenebilir ve toplumların ait oldukları ülkelerde
yerleşik kalmaları ve yaşamlarını
idame ettirmeleri sağlanabilir.
Nüfus artışı, sanayileşme,
gıda talebi, refah seviyesindeki
değişikliklerden dolayı özellikle
su kısıtı olan bölgelerde sınıraşan
su temin projelerinin, daha da
önem kazanacağı düşünülmektedir. Ancak, her havzanın sahip
olduğu özelliklere göre değerlendirilmesi gerektiği gibi her sınıraşan su temin projesi de kendi
özel şartları ile değerlendirilmelidir. Sınıraşan su temin projeleri genel olarak regülatör, baraj,
iletim hattı, pompa istasyonları,
arıtma tesisleri, dağıtım şebekeleri, depo gibi su yapılarını içeren
çok bileşenli projelerdir. Bahse
konu bileşenlerin planlama, projelendirme, inşaat ve işletme aşamalarında koordineli çalışılmalı,
bu doğrultuda anlaşmalarda ilk
yatırım, işletme bakım, birim su
fiyatları, amortisman, olağanüstü
şartlar (kuraklık durumu, iklim
değişikliği, vb.), tarafların sorumlulukları, işletme şartları gibi
hususların tamamı hiçbir muğlaklık kalmayacak şekilde net
olarak yer almalıdır.
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ:
No.9, AĞUSTOS 2014
DİPNOTLAR
Yakış, Y., (2009), Türkiye’ nin
Su konularının Uluslararası Boyutu,
Sınıraşan Sular ve Türkiye, Ed.
Karpuzcu, v.d., DSİ İMİ Dai. Bşk,
s.15-20
1
Çepel, N., (2003), Ekolojik
Sorunlar ve Çözümleri, TÜBİTAK
Popüler Bilim Kitapları, Ankara,
ISBN: 975-403-290-4
2
Transboundary Waters Sharing
Benefits, Sharing Responsibilities
(2008), UNWATER Thematic Paper.
3
www.fao.org/nr/water/aquastat/
main/index.stm (26.02.2014)
4
Diane Segal, 2004, Singapore’s
Water Trade with Malaysia and
Alternatives, Harward University.
5
6
a.g.e
7
a.g.e
8
a.g.e
Rusdi Omar, 2007, MalaysiaSingapore Relations: Issues and
Strategies
9
www.pub.gov.sg (25.02.2014)
10
Diane Segal, 2004, Singapore’s
Water Trade with Malaysia and
Alternatives, Harward University.
11
www.kunenerak.org (28.02.2014)
12
www.kunenerak.org
(28.02.2014) ; Kuiri F Tjipangandjara,
Claueqe Görev Gücü Eş Başkanı,
International Conference on Fresh
Water Governance for Sustainable
Development, 4 - 7 Kasım 2012,
Güney Afrika.
13
www.kunenerak.org (28.02.2014)
14
www.kunenerak.org (28.02.2014)
15
www.giz.de/en/worldwide/14931.html (02.03.2014)
16
Who’s is who of Namibia
Engineering, 2010/11, s.66-69
17
www.namwater.com.na(02.03.
2014)
18
Kuiri F Tjipangandjara,
Claueqe Görev Gücü Eş Başkanı,
International Conference on Fresh
Water Governance for Sustainable
Development, 4 - 7 Kasım 2012,
Güney Afrika
19
Kuiri F Tjipangandjara,
Claueqe Görev Gücü Eş Başkanı,
International Conference on Fresh
Water Governance for Sustainable
Development, 4 - 7 Kasım 2012,
Güney Afrika; Sarah Kig- gundu,
2012, http://www.consultancyafrica.
com/index.php?option=com_content&view=article&id=948:a-review-of-the-trans-boundary-water-and-sanitation-project-phase-1-namibia-and-angola&catid=92:enviro-africa&Itemid=297 (03.03.2014).
20
Kuiri F Tjipangandjara,
Claueqe Görev Gücü Eş Başkanı,
International Conference on Fresh
Water Governance for Sustainable
Development, 4 - 7 Kasım 2012,
Güney Afrika
21
Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş,
K.K.T.C. Su Kanunu ve Politikalar,
Uluslararası Entegre Havza Yönetimi
Çalıştayı, 25-26 Şubat 2014, İstanbul
22
www.dsi.gov.tr (05.03.2014)
23
K.K.T.C. Su Temin Projesi, 2013,
DSİ Destek Hizmetleri Dai. Bşk.
24
Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş,
K.K.T.C. Su Kanunu ve Politikalar,
Uluslararası Entegre Havza Yönetimi
Çalıştayı, 25-26 Şubat 2014, İstanbul
25
www.dsi.gov.tr (05.03.2014)
26
17
ÜLKELER ARASI SU TRANSFERİ PROJELERİ
a.g.e
27
K.K.T.C. Su Temin Projesi,
2013, DSİ Destek Hizmetleri Dai. Bşk.
28
Yakup Başoğlu, DSİ Genel
Müdür Yardımcısı, K.K.T.C. Su Temin
Projesi, Uluslararası Entegre Havza
Yönetimi Çalıştayı, 25-26 Şubat 2014,
İstanbul
29
K.K.T.C. Su Temin Projesi,
2013, DSİ Destek Hizmetleri Dai. Bşk.
30
www.dsi.gov.tr (05.03.2014)
31
Yakup Başoğlu, DSİ Genel
Müdür Yardımcısı, K.K.T.C. Su Temin
Projesi, Uluslararası Entegre Havza
Yönetimi Çalıştayı, 25-26 Şubat 2014,
İstanbul
32
ORSAM, Ortadoğu konusunda faaliyet gösteren tarafsız bir düşünce kuruluşudur.
ORSAM Ortadoğu ile ilgili bilgi kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve bölge uzmanlarının
düşüncelerini Türk akademik ve siyasi çevrelerine doğrudan yansıtabilmeyi hedeflemektedir. Bu amaçlar doğrultusunda ORSAM, Ortadoğu ülkelerindeki devlet adamlarının, bürokratların, akademisyenlerin, stratejistlerin, gazetecilerin, işadamlarının ve
sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin Türkiye’de konuk edilmesini kolaylaştırarak,
yerel perspektiflerin güçlü yayın yelpazesiyle gerek Türkiye gerek dünya kamuoyuyla paylaşılmasını sağlamaktadır. ORSAM yayın yelpazesi içinde kitap, rapor, bülten,
politika notu, konferans tutanağı ve ORSAM dergileri Ortadoğu Analiz ve Ortadoğu
Etütleri bulunmaktadır.
© Bu metnin içeriğinin telif hakları ORSAM’a ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak makul alıntılar ve yararlanma dışında,
hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, yeniden yayımlanamaz. Bu raporda yer
alan değerlendirmeler yazarına aittir. ORSAM’ın kurumsal görüşünü yansıtmamaktadır.
Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM)
Süleyman Nazif Sokak No: 12-B Çankaya / Ankara
Tel: 0 (312) 430 26 09 Fax: 0 (312) 430 39 48
www.orsam.org.tr
18
Download

ÜLKeLer araSI SU TranSFerİ PrOJeLerİ