on-kapaki-ici-arka-kapak-ici51:Layout 1 13.08.2014 21:10 Page 1
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 1
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 2
İÇİNDEKİLER
4-5
İmtiyaz Sahibi:
Murat UZUN
Gsm.: 0555 553 20 72
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Ahmet ERGUN
Gsm.: 0505 423 12 17
ANKARA-İSTANBUL
YHT HATTI’NA
MUHTEŞEM AÇILIŞ
Editör
Ahmet ERGUN
18-19
Muhabir
Abuzer TAŞTAN
Halkla İlişkiler Müdürü
Melek ALTUNDAŞ
Grafik Tasarım
EYLÜL GRAFİK-Satı GÖKÇE
Tel: (0212) 252 62 57
YAYIN TÜRÜ
Ulusal Süreli Yayın - Aylık
2
20-21
Basım Yeri
ANKA Matbaacılık LTD.ŞTİ.
FSM DEMİRBAŞ
İçindekiler
Yönetim Yeri
Tarlabaşı Bulvarı Kalyoncu
Kullu Mh. Gönül Apt. No.:242
Kat: 2 Daire: 2
34435 Beyoğlu/İSTANBUL
Tel&Fax : 0212 361 45 29
E-mail:
[email protected]
NAKLİYECİLERİN
TERCİHİ DE
Mavi Marmara Ulaşım A.Ş.’den
Semazen Gösterisi Eşliğinde
İftar Yemeği
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 3
Esnafa Bir Darbe Daha
S
on 3 yıldır halk otobüs esnafı büyük sıkıntılar yaşıyor.
Her geçen gün artan maliyetlere karşın düşen hasılatlar esnafın ve bu sektörde çalışan herkesin zorluklar çekmesine neden oluyor. Oysa ki belediyeler toplu ulaşım hizmetini
layıkı ile yapamadığı geçmiş dönemlerde vatandaşları modern taşımacılıkla tanıştıran halk otobüs esnafıdır. Günümüze baktığımızda ise bozulmuş ve çökmekte olan bir camia
olarak anılmaktadır bu sektör…
İşte bu çöküşün asıl sorumlusu asla esnaf değildir! Çünkü
bu esnaf artık kazanamıyor. Bu sektör yerel ve ulusal siyasete
alet ediliyor. Her gün sayısız ücretsiz kartlar dağıtılıyor ve birçok şehirde anlamsızca ölü hatlar ve saatlerde sırf siyasi çıkarlar uğruna çalıştırılıyor. ÖTV ve KDV’li mazot alımı ile
çalışan araçlara kamu hizmeti yaptırılıyor. Bir de böylesi bir
baskıya karşın onları temsil edenlerin beceriksizliği de eklenince esnaf gününü dahi kurtaramaz hale geldi.
Geçtiğimiz bayram İstanbul’da çok acı bir kazaya şahit
olduk. Yanan bir otobüste 4 vatandaşımız can verdi. Sonrasında Kabataş durağında ki kazada da çok sayıda yaralı ve
genç bir kızın bacağını kaybetmesi ile sonuçlanan acı bir
kaza daha yaşandı. Fakat bu kazalar sebep değil sadece bir
sonuçtur. Kazanamayan araçlar gerekli bakımlarını yapamamış olabilir. Yeterli şoförler istihdam edememiş olabilir. Hepsi
doğrudur. Ancak bunun nedeni yerel ve ulusal siyasete esnafın alet edilmesidir.
Ayrıca yangın haberinden önceki 2 haftaya dikkat çekmek isterim. Daha öncesinde başlanan bu propaganda yangınla beraber devam etmiş, Kabataş kazası ile daha da
büyümüş ve sonrasında da uzunca bir süre sürdürülmüştür.
Şunu herkes bilmelidir. Trafikte her gün sayısız kaza yaşanmaktadır. Bu kazalara taksiden dolmuşa, minibüsten otobüse, kamyondan binek araca kadar herkes karışmaktadır.
Bu kazalar önceki yıllarda da hep yaşandı. Lakin birileri sadece bu dönemde halk otobüsü kazalarını öne çıkarmaya çalışmaktadır. Hatta belediyenin ve en komiği servis otobüsü
kazalarını bile halk otobüsü gibi sunulması ise art niyetin ve
bazı hesapların planlandığına dair şüpheler uyandırmaktadır.
En güzel siyaset toplu ulaşım ile sağlanır lakin güzel olması için önce o esnaf kalkındırılmalıdır. Kazanan esnaf elbet
vatandaşa mutlu yolculuklar vaat eder.
MURAT UZUN
34-35
USULSÜZ KART KULLANIMI ARTIYOR!
SİSTEM ÇÖKÜK
ZAMANLAMA DA MANİDAR
30-31-32
MODERN
DÖNEL KAVŞAKLAR
24-25-26
editörden
Bir ihtimal daha var;
O da yürümek mi dersiniz?
3
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 4
ANKARA-İSTANBUL YHT HATTI’NA
MUHTEŞEM AÇILIŞ
“
Ankara-İstanbul YHT hattının Eskişehir-İstanbul bölümü, devletin
zirvesinin katıldığı törenlerle hizmete açıldı. Ankara-İstanbul YHT
hattı açılışı için Ankara’dan Yüksek Hızlı Tren ile yola çıkan Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve kabine üyelerinin ikinci
adresi Bilecik oldu. Erdoğan, Ankara-İstanbul hattında hizmet vermeye başlayan Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile yaptığı yolculukta Eskişehir’in ardından
Bilecik Tren İstasyonu'nda vatandaşlara seslendi.
K
onuşmasına, Bilecik ve Bilecik'in ilçesindeki vatandaşları
selamlayarak başlayan Erdoğan, ''Alperenler serdarı Ertuğrul Gazi'yi Bilecik'te bir kez daha hürmetle, minnetle
yad ediyor, mekanı inşallah cennet olsun diyorum. Ertuğrul Gazi'nin
oğlu Osman'a 'beni üz, ama Şeyh Edebali'yi üzme' dediği Osmanlı
cihan devletinin manevi mimarı muhterem Şeyh Edebali'yi rahmetle
ve minnetle yad ediyor, Allah onlardan razı olsun diyorum. Dursun
Fakı'yı, Mihalgazi'yi, Söğüt'teki Alperenleri hürmetle anıyor, Allah
hepsinden razı olsun diyorum'' dedi.
Bundan 13 yıl önce 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurduklarını
ve ülke ile millet için kutlu bir yolculuğa çıktıklarını anlatan Erdoğan,
4
şunları kaydetti: ''Biz büyük bir dava çınarının mirasçısı olarak, emanetçisi olarak bu kutlu yolculuğa çıktık. O dava çınarı, Selçuklu çınarıdır, o dava çınarı Osmanlı çınarıdır, o büyük dava çınarı Türkiye
Cumhuriyeti çınarıdır. Selçuklu'nun büyük sultanı Alparslan bizim
rehberimiz oldu. Bilecik'te, Söğüt'te ilk tohumları atan Ertuğrul Gazi,
Osman Gazi, onların hocası Osmanlı'nın gönül mimarı Şeyh Edebali
rehberimiz oldu. Biz onların mirasını, onların emanetini, onların dava
şuuru ve dava ahlakını kendimize azık edindik. Onların ufkunu kendimize ufuk edindik, onların hayallerini, hedeflerini, onların medeniyet muhayyilesini kendimize rehber olarak edindik. Allah'a
hamdolsun, asırlar içinde yaşanan onca zorluğa rağmen işte bugün bu-
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 5
radayız, dimdik ayaktayız. Ve o büyük insanların hatıralarını en güçlü şekilde yaşıyoruz.
Onların emanetine sımsıkı sahip çıkıyoruz.
Onların yolundan, izinden gidiyor, onların
tavsiyeleriyle bu yolda yürüyoruz. Onlar hep
büyük düşündü, bizler de büyük düşünüyor,
büyük adımlar atıyoruz. Ertuğrul Gazi'den,
Osman Gazi'den, Orhan Gazi'den bugünlere
ulaşan dava sancağını gururla, onurla, şerefle
taşıyoruz.''
Bugün, bu kadim tarih içinde, bu kadim
medeniyet yolculuğunda çok önemli bir anı,
muhteşem bir töreni yaşadıklarını belirten
Erdoğan, 2009 yılında Cumhuriyetin başkenti Ankara'yı Türk dünyasının başkenti Eskişehir'le
hızlı
tren
aracılığıyla
kucaklaştırdıklarını, Ankaralı Hacı Bayram
Veli'yi Eskişehir'de Yunus Emre'yle buluşturduklarını söyledi. Ardından 2011 yılında bu
hatta, Anadolu Selçuklu devletinin kadim
başkenti Hz. Mevlana'nın şehri Konya'yı da
yine Ankara'yla kucaklaştırdıklarını ifade
eden Erdoğan, ''Şimdi bugün bu modern ve
kadim başkentleri, bu ulu insanları, Bilecik'le
Ertuğrul Gazi'nin, Şeyh Edebali'nin, Dursun
Fakı'nın şehriyle kucaklaştırıyoruz. Adeta
Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet yolculuğunu hızlı tren hatlarıyla çok anlamlı bir şekilde farklı bir boyuta taşıyoruz'' şeklinde
konuştu.
Ankara İle Bilecik Arası 1 Saat
47 Dakikaya Düşüyor
Eskişehir'de az önce Ankara-İstanbul
Yüksek Hızlı Tren'in (YHT) açılışı yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, Bilecik'te şu an açılışı yaptıklarını, buradan İstanbul'a geçip
orada açılışı tamamlayacaklarını söyledi.
Bugün yapılan açılış ile Ankara-Bilecik arasının, bir saat 47 dakikaya düştüğünü bildiren
Erdoğan, vatandaşlara seslenerek, ''Nasıl iyi
mi? Size bu yakışır, bu millete bu yakışır''
dedi. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam
etti: ''Ankara'dan inşallah binlerce yolcu yüksek hızlı trene binecek, Bilecik'i, Ertuğrul
Gazi'yi, Şeyh Edebali'yi, Dursun Fakı'yı ziyaret edecekler. Bilecikli kardeşlerim hızlı
trene binecek, bir saat 47 dakikada Ankara'ya
ulaşacaklar. Bitmedi, Konya'nın tarihi ve
manevi havası ile Bilecik'in tarihi ve manevi
havası, bu açtığımız hatla 2 saat 11 dakikaya
düşecek. Eskişehir, artık 32 dakika. İstanbul
bu hat sayesinde 1 saat 48 dakika. Rabbime
hamdolsun, dağları deldik dağları, toplam 41
kilometre uzunluğunda 31 tünel yaptık. 15
kilometre uzunluğunda 27 viyadük yaptık.
Bilecek'i bugün itibariyle sapa bir şehir, ulaşılması güç bir şehir olmaktan çıkardık. İnşallah hem Türkiye'nin hem dünyanın
şehirlerine yakınlaştırdık. Bilecik'e yalnız bir
de ayrımcılık yaptık. Hızlı trenin her şehirde
bir istasyonu var ama Bilecik'te Merkez ve
Bozüyük olmak üzere iki istasyon var. Çok
da modern, çok da estetik. Mimari tasarım
olarak çok farklı. Yakında Bursa'yı da Bilecik'te bu hatta bağlıyoruz. Ardından Edirne'den
Kars'a
kadar,
Kayseri'den
Şanlıurfa'ya, Denizli'den Antalya'ya kadar bu
ağı genişleteceğiz.''
Bu Rüyaların, Hayallerin Peşine
Düştük
Kendilerinin Türkiye için, ülke ve millet
için hayal kurduklarını belirten Erdoğan,
''İşte bugün o büyük hayali gerçeğe dönüştürüyoruz. Unutmayın, Osmanlı Cihan devletinin büyük yolculuğu Şeyh Edebali'nin bir
rüyasında tecelli etmişti. İşte biz bu rüyaların, bu hayallerin peşine düştük ve Türkiye'yi
bu günlere taşıdık'' dedi
Gelişmiş ülkelerde ne varsa Türkiye'nin
de çok hızlı şekilde o imkanlarla buluştuğunu
dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin 81 vilayetinin modern okullarla, hastanelerle, baraj,
konut, bölünmüş yollarla, hızlı tren hatlarıyla
buluştuğunu söyledi. ''Bölünmüş yolları görüyorsunuz değil mi? Nasıl? Şu Bilecik'ten
Sakarya'ya geçerken o tüneller nasıl?" diye
soran Erdoğan, ''Oralar çile yoluydu, çile,
oralar ölüm virajıydı ölüm, ama şimdi bunların hiçbirisi kalmadı'' şeklinde konuştu.
Gerilimin ve çatışmanın, içine kapalı,
pasif ve gündemi belirlenen Türkiye dönemlerinin geride kaldığını vurgulayan Erdoğan,
"Şimdi istikrar var. Güven var. Şimdi önünü
görebilen öncü bir Türkiye var. Şimdi gündemi belirlenen değil gündem belirleyen bir
Türkiye var. Allah'a hamdolsun, yeniden Alparslan'ın, Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin, Fatih'in izinden yürüyen bir Türkiye
var" diye konuştu.
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 6
MİNİBÜSLERİN YENİ HATLARI
KURA İLE BELİRLENDİ
A
nkara Büyükşehir Belediye Encümen Toplantısı’nda
noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekiminde;
ulus-içaydınlık-site yıldız hattında çalışan 62 minibüsten 12’si başka hatlara kaydırıldı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümen Toplantısı’nda noter huzurunda yapılan kura çekimiyle; Ulus-İçaydınlık-Site Yıldız hattında
çalışan 62 minibüsten 12 tanesi başka hatlara kaydırıldı. Büyükşehir
Belediyesi Genel Sekreteri Asım Balcı başkanlığında yapılan toplantıda, UKOME kararı gereğince, 62 minibüsten 12 tanesinin başka hatlara kaydırılması için kura çekimi yapıldı. Ankara 1.Noteri İsmail
Altuntaş huzurunda yapılan kura çekiminin ilkini Genel Sekreter Asım
Balcı yaptı. Encümen üyeleri ve minibüs esnafı tarafından yapılan kura
çekimleri ile ilk önce diğer hatlara kaydırılacak 12 adet minibüsün
plaka numarası belirlendi, daha sonra ise bu 12 adet minibüsün yeni
güzergah hatlarının tespiti için kura çekildi.
Ya p ı l a n
kura çekilişinin ardından,
Ulus- İçaydınlık, Site Yıldız
hattında çalışan 62 adet minibüsten 12 tanesi Ulus-Abidinpaşa, UlusAkdere, Ulus-Mamak-Kayaş, Ulus-Sanatoryum, Ulus-Gölbaşı, UlusAktepe, Ulus-Hasköy, Ulus-Balgat, Kızılay-Dikmen, Kızılay- Balgat
(100.Yıl), Kızılay – Sokullu- Öveçler ve Keçiören-Ostim hatlarına
kaydırılmış oldu.
Kura çekilişi sonucu plakası okunan esnaf büyük bir sevinç yaşarken, Asım Balcı “hem sizler için hem belediyemiz için hem de Ankara
için hayırlı olsun. Sizlere bol bereketli kazançlar diliyorum” diye konuştu.
BU OTOBÜS'TE YANGIN VAR
Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, yangına
müdahale ve güvenlik eğitim faaliyetlerini eski bir otobüsten dönüştürülen ev maketinde gerçekleştiriyor.
Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Eğitim ve Halkla
İlişkiler Amiri Yasin Öz, yangın önleme ve yangına müdahale konusunda sürekli olarak eğitim ve tatbikat çalışması yaptıklarını ifade ederek, "Gerek şehir merkezinde gerekse de Büyükşehir Belediyesi
sınırlarına dahil olmasıyla birlikte ilçelerde yangın tatbikatları yapıyoruz
ve eğitici faaliyetlerde bulunuyoruz. Başta okullar olmak üzere kamu
kurum ve kuruluşlarında gerçekleştirdiğimiz bu faaliyetlerde bir yandan
yangın önleyici tedbirleri anlatırken bir yandan da bir yangınla karşılaşıldığında neler yapılması gerektiğini uygulamalı olarak gösteriyoruz.
Bu amaçla da Büyükşehir Belediyemizin kendi atölyesinde ürettiği ve
bir evin içerisinde yangına sebep olabilecek tüm unsurların yer aldığı
bir otobüsü kullanıyoruz. Mutfaktaki ocaktan, çöp kutusundan, televizyondan ve elektrik panosundan çıkan yangınların gösterildiği bu otobüsle tüm şehri dolaşıyor ve hemşehrilerimize buralarda çıkacak bir yangına nasıl müdahale edeceklerini uygulamalı olarak anlatıyoruz" dedi.
OTOBÜSÜM KAÇ DAKİKA SONRA GELECEK
İzmir'de kentin 110 noktasında oluşturulan “akıllı durak” sistemi sayesinde yolcular, artık binmek istedikleri otobüsün kaç dakikalık mesafede olduğunu öğrenebiliyor.
Yaklaşan otobüslerin kaç durak mesafede bulunduğunu gösteren “akıllı durak” uygulamasıyla toplu ulaşıma kolaylık getiren İzmir Büyükşehir Belediyesi
ESHOT Genel Müdürlüğü, yolcularına sunduğu bu konforu bir adım daha ileriye taşıdı. 110 noktada uygulanmaya başlanan ve büyük beğeni toplayan akıllı durak
sistemi geliştiren ESHOT, artık yaklaşan otobüsün kaç
dakika uzakta olduğunu bilgisini de dijital ekranlarda
paylaşacak. Akıllı duraklar aynı zamanda duraktan geçen
otobüs hatlarının numaralarını, gidiş yönlerini, son durak
isimlerini ve gelen aracın fiziksel engellilerinin kullanımına uygun olup olmadığını da gösteriyor.
ESHOT Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde
(www.eshot.gov.tr) “Yolcu Bilgilendirme” başlığı altından seçilen bölümde akıllı duraklarda paylaşılan bilgiler
yer alıyor. Sistem sayesinde İzmirliler, binmek istedikleri
otobüsün kaç dakika uzakta olduğunu evlerinden çıkmadan da bilgisayarlarından öğrenebiliyor.
6
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 7
7
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 8
TEMSA SAFİR İLE TAM 1.5 MİLYON KM
“
1.5 milyon km yol yapan Safir kaptanına Temsa’dan ödül verildi. Metro
Turizm’in filosunda yer alan 34 UHF 64 plakalı 2011 model Safir otobüs, motor kapağı açılmadan 1 milyon 592 bin 500 km yol yaptı.
A
racın bakımlarının tamamını
Temsa yetkili servislerde yapıldığını belirten Kaptan Mehmet Çalıkuşu, “Aracı sıfır km’den itibaren ben
kullanıyorum. Bu süreç içerisinde tek bir kez
bile yolda kalmadım. Güven içinde Safir aracı
kullandım. Yetkili servislerde de bakımını yaptırma konusunda titizlikle durdum” dedi.
1.5 milyon km yol yapan 34 UHF 64 plakalı 2011 model Safir aracın kaptanı Mehmet
Çalıkuşu’nu Temsa, düzenlenen bir törenle
ödüllendirdi. Tören 4 Temmuz Cuma günü İstanbul Otogarı’ndaki Metro Turizm yazahanesinde gerçekleştirildi. Törene Metro Turizm
Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Ayyıldız, Genel
Müdür Yardımcısı Eylem Öztürk, Temsa Genel
Müdürü Dinçer Çelik, Pazarlama ve Satış Direktörü Murat Anıl, Bölge Satış Yöneticisi Baybars Dağ ve Kurumsal İletişim Yöneticisi Ebru
Ersan katıldı.
Metro Turizm ile iş ortaklığımızdan çok
memnunuz
Törende konuşma yapan Temsa Genel Müdürü Dinçer Çelik, Metro Turizm’i araç müşterisi olarak değil iş ve çözüm ortağı olarak
gördüklerini belirterek, “Metro Turizm’in 1400
araçlık filosunda 345 Safir aracımız, 225 de
Prestij aracımız hizmet veriyor. Metro Turizm’in filosundaki Safir aracımızın motor kapağı açılmadan 1.5 milyon km yol yapması bu
iş ortaklığının ne kadar doğru bir şekilde işlediğinin de göstergesi. Metro Turizm’in yöneticilerine başta Metro Holding Yönetim Kurulu
8
Başkanı olmak üzere sayın Galip Öztürk ve
Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Şenol
Ayyıldız’a bizlerle sürdürdükleri bu iş ortaklığı
için teşekkür ediyoruz. Bu iş ortaklığının büyüyerek devam edeceğine inanıyoruz. Şehirlerarası yolcu taşımacılığının gizli kahramanları
da kaptanlarımızdır. Onlar binlerce insanımızı
sevdiklerine, işlerine güven içinde taşımanın
sorumluğunu taşıyorlar. Bizde gizli kahramanlarımızdan 1 milyon 592 bin 500 km yol yapan
Safir aracımızın kaptanımız Mehmet Çalıkuşu’nu Cumhuriyet altını ile ödüllendirmek istedik. Kaptanımıza bundan sonraki iş hayatında
başarılar diliyoruz. Sezonun tüm sektör için kazasız ve bol kazanç içinde geçmesini diliyorum” diye konuştu.
Yetkili servislerin önemi büyük
Temsa Pazarlama ve Satış Direktörü Murat
Anıl, şehirlerarası otobüs sektörünün yaz sezonu ile yoğun bir çalışma ortamına girdiğini
belirterek, “Kaptanlarımız bu yoğun dönemde
zorlu koşullar altında, taşıdıkları canların sorumluluklarını bilerek hizmet veriyorlar. Metro
Turizm de bizim yıllardır iş ortaklığı içerisinde
olduğumuz ve bu iş ortaklığından büyük mutluluk duyduğumuz bir firma. Türkiye’nin en
büyük otobüs filosuna sahip Metro Turizm her
yıl büyüyen hedefleriyle sektörde öncü olmaya
devam ediyor. Safir aracımızın 1 milyon 592
bin 500 km yol yapması sektörün ihtiyaçlarına
yönelik doğru ürünleri pazara sunduğumuz
noktasında bizi sevindiriyor. Burada en önemli
noktalardan birinin bu aracın bakımlarının ta-
mamının Temsa yetkili servislerinde yapılmış
olması. İş süreçlerinin aksaksız işleyebilmesinde yetkili servislerde bakım ve onarım yapılmasının önemi büyük. Kaptanımız Mehmet
Çalıkuşu bu zorlu iş sürecinde kazasız ve belasız ve motor kapağı dahi açmadan aracını kullandığı, yetkili servislerde bakımlarını
yaptırdığı için de tebrik ediyoruz. Tüm sektörümüze kazasız, belasız bol kazançlı bir sezon
diliyorum” dedi.
Üç yılda bir kez dahi yolda bırakmadı
İstanbul-Hatay hattında son iki yıldır düzenli sefer yapan 54 yaşındaki kaptan Mehmet
Çalıkuşu, 2011 model Safir aracı sıfır km’den
itibaren kullanmaya başladığını belirterek, “Bu
süreç içerisinde en çok aracımın periyodik bakımlarına dikkat ettim. Aracı da itina ile kullandım. Tek bir kez bile arıza yapıp, yolda
kalmadık. Safir aracın motorunun dayanıklılığı,
çekiş gücünün yüksekliğinden çok memnun
kaldım. Kaptanlarla aramızda dile getirdiğimiz
bir söz vardır: Aracın yiğitliği kışın belli olur.
Safir aracımda kışın o zorlu süreçlerinde, hep
çok verimli şekilde kullanabildim. Özellikle
kışın Safir aracımın kullanımında tadına doyum
olmuyor. Yakıtta cimri oluşu da bizleri mutlu
ediyor. Ayrıca İstanbul Otogarı’ndaki Temsa
Yetkili Servisi Brey Otomotiv’in patronundan
kapısındaki bekçiye kadar bize karşı ilgisi çok
güzeldi. Onlara da Metro Turizm firma yöneticilerime verdikleri destek için, Temsa’ya böyle
güzel bir araç ürettiği için de teşekkür ediyorum” dedi.
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 9
KIRAÇ TURİZM’DEN
50 SAFİR VE
50 PRESTİJ SİPARİŞİ
2
014’te otobüs satışlarında büyük başarılara imza atan
Temsa, 2015 siparişlerini almaya başladı 2015 yılına yönelik ilk siparişini Metro Turizm’den 50 Safir otobüs ile
alan Temsa, ikinci siparişi Antalya bölgesinin önemli firmalarından Kıraç Turizm’den 50 Safir ve 50 Prestij olarak aldı.
Bu yıl otobüs teslimatlarını hız kesmeden sürdüren ve yılın ilk 6
ayında toplam otobüs pazarında yüzde 36’lık paya ulaşan Temsa, 2015
yılına yönelik siparişlerini de almaya başladı. Kıraç Turizm Yönetim
Kurulu Başkanı Mehmet Kıraç, bu yılın bekledikleri seviyede geçtiğini belirterek, “2015 yılında turizm alanında daha iyi hizmet verebilmek için yeni otobüs yatırım sürecini de başlattık. 50 Safir ve 50
Prestij siparişini teslim almamızla birlikte filomuzdaki otobüs sayısı
350’ye çıkacak. Biz Temsa ürünlerinden hem yakıt tüketiminde sağladığı avantajlar hem de müşterimizi memnun eden konforlu seviyesi
ile yatırım tercihimizi hep Temsa yönünde kullanıyoruz. Temsa sevgisi bizde bir başka. Hedefimiz, firmamızı bu alanda en iyi noktaya
taşımak” dedi.
100 adetlik sipariş mutluluk verici
Temsa Pazarlama ve Satış Direktörü Murat Anıl, “Kıraç Turizm
bizim filo müşterilerimiz arasında çok değer verdiğimiz bir şirket.
Bize olan güvenine her zaman layık olmak için çaba gösteriyoruz. Filosunun tamamının Temsa markalı ürünlerden oluşması bizim için çok
gurur verici. 2015 yılına yönelik turizm sektörü nereye gidiyor, stratejiler neler olmalıyı konuşurken bir baktık ki 100 adetlik bir siparişe
yönelik anlaşmayı yapmış olduk. Yıl başından itibaren araçların teslimatı yapılmaya başlayacak. Her zaman müşterilerimizin ihtiyaçlarına uygun ekonomiklikte ve konfor seviyesinde araç üretimine
odaklandığımız için başarı da bu strateji doğrultusunda geliyor. Bundan mutluyuz” diye konuştu.
Kıraç Turizm’in 50 Safir ve 50 Prestij siparişine yönelik anlaşma
Temsa’nın Adana fabrikasında Genel Müdür Dinçer Çelik’in katılımıyla imzalandı.
TEMSA VE METRO TURİZM İFTARDA BULUŞTU
hedefler doğrultusunda her yıl hizmet ağımızı bununla birlikte filomuzu büyütmeye devam ediyoruz.
Büyüyen yatırımlar ve kaliteli hizmet anlayışı ile de
taşıdığımız yolcu sayısını her yıl daha da artıyoruz.
Bu yıl Ramazan ayı geçmiş yıllara göre daha yüksek
bir yolculuk talebi ile geçiyor. Bayram sürecinde
yeni rekorlara imza atmaya hazırlanıyoruz. Elde ettiğimiz başarıda acentelerimizin ve iş ortağımız olarak gördüğümüz üretici dostlarımızın da emeği var.
Temsa ile 4 yıldır çok olumlu bir iş ortaklığı içindeyiz. Araçların işletme sürecinde sağladığı avantajlar,
yolcumuzun Safir araçlardan duyduğu konfor bizim
filomuzdaki Temsa markasının büyümesine de katkı
yapıyor. Temsa yöneticilerine verdikleri destek için,
acentelerimize de özverili çalışmaları için teşekkür
ediyorum. Şimdiden tüm ülkemizin Ramazan Bayramını kutluyorum” dedi.
Temsa’nın Metro Turizm yöneticilerine ve acentelerine yönelik
geleneksel olarak düzenlediği iftar yemeğinin 4’üncüsü 17 Temmuz
Perşembe akşamı Adana’da Park Zirve tesislerinde gerçekleştirildi.
İftar yemeğine Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Ayyıldız
ile Metro Turizm’in acentelerinden oluşan 300 kişilik bir davetli topluluğu
katıldı. İftar yemeğinde bir konuşma yapan Metro Turizm Yönetim Kurulu
Başkanı Şenol Ayyıldız, Bu yıl belirledikleri 25 milyon yolcu hedefine
adım adım ilerlediklerini belirterek, “Sayın Galip Öztürk’ün bizlere çizdiği
İş Ortaklığımız Büyüyerek Devam Edecek
Temsa Pazarlama ve Satış Direktörü Murat Anıl
da yaptığı konuşmada, Türkiye’nin en büyük araç
filosu ve en çok yolcu taşıyan firması olan Metro
Turizm ile 4 yıldır iş ortaklığı adını verebilecekleri
çok güzel bir işbirliği içinde olduklarını belirterek,
“Bu süreç içerisinde Metro Turizm’in filosundaki
Safir ve Prestij araç sayımız sürekli yükseldi. Şu an Metro Turizm filosunda 345 Safir, 225 Prestij aracımız hizmet veriyor. Biz inanıyoruz ki,
bu iş ortaklığı yeni siparişlerle daha da büyüyecek. Markamıza duydukları
güven için öncelikle Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Galip
Öztürk, Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Ayyıldız ve ekibine
teşekkür ediyoruz. Ülkemizin ve sektörümüzün Ramazan Bayramını kutluyorum. Sektörümüze bu bayram sürecinde kazasız ve bol kazançlar diliyorum” dedi.
9
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 10
İstanbul Büyükşehir Belediyesi kuruluşu İSPARK, yeni tekne
parklar, helikopter pistleri ve cep otogarlarını
hayata geçirmek için çalışmalarına hız verdi.
İSPARK TRAFİĞE ÇÖZÜM ARIYOR
Otoparkçılık alanında yaptığı çalışmalarla yurt içi ve dışında model
alınan İSPARK, yeni projeleri hayata geçirmek için start verdi. İSPARK
Genel Müdür Yardımcısı Nurettin Korkut, proje kapsamında yapılacak olan
tekne park, heliport ve cep otogarı alanları havadan inceledi. Korkut’a Marina ve Heliport İşletmeleri Müdürü Selman Cebeci ile Taksi Minibüs ve
Otogar İşletmeleri Müdürü Samet Aslan’da eşlik etti. Sektörün önde gelen
firmalarıyla da görüşmelerde bulunan İSPARK heyeti ortak işbirliği ve
projeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Metropol trafiğine havadan çözüm
İSPARK,Heliport projesi ile dünyanın en büyük metropollerinden biri
olan İstanbul’da trafiğe havadan çözüm sunuyor. Kısıklı ve Kadıköy’de
açılan pistler trafiğin yoğun olduğu ana arterlerde helikopterlerin iniş ve
kalkışları için alternatif bir çözüm olarak hizmet veriyor. Projenin kent genelinde trafiğin yoğun olduğu her iki yakada transfer merkezi sayılabilecek
noktalarda yaygınlaştırılması için çalışmalar devam ediyor.
Sektör temsilcilerinin de yer aldığı heyetle heliport projesine uygun
alanları Korkutve beraberindekiler havandan inceledi. Kısa zamanda
Sütlüce, Maslak, Yenikapıve Maltepe dolgu alanları heliport pistlerinin
kullanıma açılması hedefleniyor.
Tekne Parklar 2015’e yetişecek
İSPARKdört noktada yapacağı tekne park projesini kısa zamanda hayata geçirmek için çalışmaları tamamladı. İSPARK Genel Müdür Yardımcısı Nurettin Korkut ve ilgili yöneticiler Kuruçeşme, Bebek, Paşabahçe ve
Beykoz’da incelemelerde bulundu. İstinye ve Tarabya’da 400 kapasiteli
tekne parkları hizmete açan İSPARK, kısa zaman da bağlama kapasitesinin
artırılması için yoğun bir şekilde çalışıyor. Türkiye marina kapasitesinin
10
yüzde 20’si karşılayan İstanbul’da, yaklaşık 7 bin dolayında tekne ve yat
bulunuyor. Bağlama kapasitesinin yaklaşık 5 bin dolayın da olduğu kentte
mevcut alanlar hızla gelişen sektör dikkate alındığında talebi karşılayamıyor.
İSPARK,deniz trafiğindeki yoğunluğu azaltmak amacıyla 10 ayrı noktada tekne park yapmak için fizibilite çalışmalarını tamamladı. 2015 yılının
ilk yarısında Kuruçeşme, Bebek, Paşabahçe ve Beykoz tekne parklar hizmete açılacak. Marmara ve Karadeniz kıyılarında deniz taşıtlarının park
sorununa modern ve çevreci bir çözüm üretmek amacıyla başlatılan projeyle deniz turizmi ve ticaretine katkı sağlanacak.
Harem, Ataşehir Cep Otogarına taşınacak
İlk uygulaması Alibeyköy’de başlatılan ve çok büyük ilgi gören cep
otogarı projesi yaygınlaştırılacak. TEM ve bağlantı yollarına yakın noktalarda hizmete açılan cep otogarının ikincisi Ataşehir’de yapılacak. Projenin
bir an önce başlatılması için çalışmalar hızlandırıldı. Projenin yapılacağı
alan havadan incelenerek proje detayları ve yapılacaklar masaya yatırıldı.
Ataşehir Cep Otogarı'nın hizmete girmesiyle yıllardır Harem'de hizmet
veren, filmlere konu olan Harem Otogarı da tarihe karışacak. Ataşehir Otogarı, yolculara modern tesislerde hizmet verecek. Yolcuların daha kısa sürede ulaşmasını sağlamak amacıyla uygun servis güzergahları da
belirlenecek.
Yılda yaklaşık 50 milyon yolcuya hizmet vermek üzere planlanan otogar ayda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak. Yolcuların daha rahat ve zamanında seyahat etmeleri amacıyla da teknolojik sistemlerle takip ve kontrol
yapılacak. Ayrıca sosyal donatı ve sosyal kullanım alanları da vatandaşların
hizmetine sunulacak.
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 11
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:07 Page 12
HÜSEYİN ÖZBEK
GİTAŞ A.Ş. BAŞARDI
SÜRDÜRÜLEBİLİR ULAŞIM VE
KALİTELİ HİZMET İÇİN
KURUMSALLAŞTI
“
İstanbulluları CNG’li otobüslerle tanıştıran Gitaş A.Ş.
(Gaz İşletmeleri ve Taşımacılık Anonim Şirketi) kurumsallaşarak büyümeye devam ediyor. Gitaş, İstanbul’da
40 yıllık mazisi olan halk otobüsçülerinin başaramadığı kurumsallaşmayı 2 yıl gibi kısa bir sürede hayata geçirdi. Başarısının
sırlarını sektöre hayat verme adına dergimiz ile paylaştı.
G
İTAŞ’ın İstanbul’da Cng’li araç filosunu ilk başlatan firma olduğunu
vurgulayan GİTAŞ yöneticisi
YAVUZ Çimen, Biz bu işe başladığımızda herkesin kafasında çok fazla soru işareti vardı.
Kayseri, Ankara gibi illerde Cng’li otobüsler
çalışıyordu ama İstanbul bambaşka bir şehir.
Nüfus 17 milyondan fazla, bir ucundan diğer
ucuna gitmek saatler sürer. Burada Hüseyin
Özbek faktörü ortaya çıktı. Kendisi geçmişteki
işlerinde yaptığı gibi yine derin bir araştırmaya
girdi. Otobüs firmaları ile görüştükten sonra
2012 Kasım ayında CNG’li otobüsleri teslim almaya karar verdi. O zamana kadar dolum istasyonların da tamamlanması gerekiyordu. Biraz
rötarlı da olsa Sayın Belediye Başkanımız
Kadir Topbaş’ın tanıtımında bulunduğu 42 oto-
12
büsten oluşan ilk Cng’li otobüs filosundaki
araçların 24 tanesi şirketimize aitti.
Biz CNG’li araç filosu ile şehiriçi taşıma
işini yapan ilk firmaydık. Bu nedenle ilk etapta
kurumsallaşma adına çok şey yapamadık. Başlangıçta önemli olan işin işleyebilmesi otobüslerin çalışmasıydı. Neler yaşacağımızı birlikte
görelim dedik. Zaman geçtikçe geleneksel yöntemlerle bir şeyler yerine oturdu. Tabi bir takım
sorunlar oldu. Çalışanların geleneksel yöntemlerde işe bakış açıları, disiplin, verimlilik ve işe
yaklaşımları farklı oluyor. Profesyonellik fazla
olmuyor. Bu süre zarfında GİTAŞ olarak biz filomuzu da büyüttük. Başka bir ihale açıldı, oradan da bir 25 araç daha geldi. Bu süreçte
şehiriçi taşıma işi yapan işletmeciler de araştırmaya, sorgulamaya başladılar ve sonuçta Cng
YAVUZ ÇİMEN
pazarı açıldı. Bizim dışımızda da bu araçları
alanlar oldu. Biz bu 25 araçlık takviyeden sonra
kurumsallaşmanın kaçınılmaz olduğunu gördük. Çünkü geleneksel yöntemlerle böyle bir işletmeyi uzun soluklu yönetemezsiniz.
Sürdürülebilir ulaşım için kurumsallaşma kaçınılmazdı.
Kurumsallaşma, işletmenin bireylere bağlı
kalmadan faaliyetlerini yerine getirebilmesidir.
Başlangıçta yönetimde bu işi yüklenen kişilere
çok fazla yük binmişti. Biz öncelikle teşhis
koyup nerdeyiz, ne yapabiliriz üzerine durduk.
Biz işin dışına çıkıp gözlemledik. Nerede sıkıntılar var, hatalar nerede ortaya çıkıyor gibi sektörü tanıma adına çalışmalar yaptık. Gördük ki;
iş bırakmalar, servis sıkıntısı, kazalar, raporlar
gibi problemler çoktu. Bir yerden başlamamız
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 13
gerekiyordu. 1 Kasım 2013’te Yönetim Kurulu Kararı ile ben kurumsallaşmanın hayata geçirilmesi ile görevlendirildim. İlk başta bir ekip oluşturdum. Ekibi toparlamamız bir buçuk ay sürdü. Faaliyet gösterdiğimiz
üç bölge için tecrübe sahibi kişilere gerek şirket bünyemizden gerekse
transferlerle sıkı mülakatlardan sonra bölge sorumlusu olarak görev verdik. Yeni sistemde izinler, arızalar bölge sorumlularına bildirilecek dedik.
İdareci olarak belirlediğimiz bölge sorumluları daha önce arabalardan
şoför olarak çalışan kişiler olduğu için bazı çatlak sesler çıktı. Şoförler
bize bazı sorunlar çıkardı; iş yavaşlatma, işe gelmeme gibi. Yöneticilerin
arkasında olduk. Sabır gösterdik, çok dikkatli hareket ettik. Anlık kararlar
vermedik. Ama aldığımız kararların uygulanmasında da kararlılık gösterdik. Gerektiğinde maddi kaybı göze alarak kararların uygulanmasında
manevi boyutu ön planda tuttuk. Çalışanlarımıza neden böyle olması gerektiğini tekrar tekrar anlattık. İşin başında olduk. İşin takipçisi olmazsanız
da başarısız olursunuz. Biz bunları yaptık ve başarılı olduk. Klasik işveren
mantığı ile baksaydık; arabam yürüsün de ne olursa olsun derdik. İşin başında karşı olanlar bile artık; bir sıkıntı yaşadığımızda bizi dinliyor çözüm
buluyorsunuz diyerek taktir etmeye başladılar.
Kurumsallaşmanın GİTAŞ’a getirdiği artılar nelerdir?
İnsanlar ticaret yaparak bir şekilde para kazanırlar. Biz farklı olmak
istedik. Mali kazancı ön planda tutmadık. Eşek ölür semeri, insan ölür
eseri kalır. Bunun bir katma değeri var. Dizel araç almadık, geleneksel
yönetmelerle devam etmedik. Örnek bir işleteme olmak istiyorsanız bir
takım giderleriniz olacak. Bizimle aynı işi yapanlar aynı parayı kazanıyor
gibi görülüyorlar. Biz erguvan işletmecileri ile bir araya gelince hep bir
takım doğru işler yapmak istiyoruz. Havuz kuralım, yek pare güç olalım,
bakım ve onarımı birlikte yapalım, maliyetleri aşağıya çekelim istiyorlar.
Ama bu birkaç kişinin ben başa geçeyim, bir şeyler yapalım, herkes benim
arkamdan gelsin demesiyle olmaz. Herkesin taşın altına elini sokması gerekiyor.
VERİMLİLİK YÜZDE 80’LERE ÇIKTI
Kurumsallaşma ile birlikte personel sayımız arttı. İdari ekip bir maliyet gibi görünüyor ama kazanımlarımız tabiî ki daha fazla. Çünkü günü
birlik düşünmüyoruz.100’den fazla şoförümüz var. 20 kişi civarında serviste çalışan personelimiz bulunuyor. 10 civarında da hukuk danışmanından insan kaynaklarına ve bölge sorumlularına kadar idare personelimiz
mevcut. Sadece maliyetleri düşünseydik bu sayı çok daha aşağıya alabilirdik. Ama biz verimi artırmak için idari personel sayısını artırıyoruz. İş
güvenliği, iş sağlığı olsun her türlü desteği alıyoruz.
Çalışmalarımızın sonucu olarak servis kayıpları yüzde 70 oranında
azaldı. Trafik cezalarını aşağı çektik. Yine kaza oranlarında ciddi bir
düşüş var. Biz bu yola çıkmadan önce verimlilik yüzde 25-30 civarında
seyrederken şimdi yüzde 80’lere çıktığını söyleyebilirim.
SON DÖNEMDE YAŞANAN KAZALARDA DA BAKIM VE
ONARIMIN ÖNEMİNİ GÖRDÜK
Bakım onarım olamazsa olamazdır. Son dönemde yaşanan talihsiz
olayları biliyorsunuz. Ben idare ederim, araç biraz daha idare etsin mantığı
bu üzücü olaylara neden olabiliyor.
Alibeyköy’de yaşanan sıkıntıdan sonra diğer işletmeciler mağdur olmasın diye bizim otobüslerle beraber yaklaşık 100 araca istasyonumuzda
Cng dolumu yapıyoruz. Otomatik yıkama sistemi ile 5 dakikada dış yı-
kama yapılıyor. Keza yine servisimiz müdahale edilebilecek, yapılabilecek
her konuda dışarıdan gelen araçlara yardımcı olabiliyor.
Bilgilendirme sistemi ile arkadaşlarımıza hız yapmayacaksınız ve kırmızı ışıkta geçmeyeceksiniz diyoruz. Bir ışıkta yapılan kazanın geri dönüşü olmaz. Bir yolcu fazla alacağız diye trafik kurallarını ihmal etmenin
anlamı yok. Biz o gün bir yolcu eksik alalım ama siz işinizi hakkınızla
yapın. Sektör kazanır biz de kazanırız. Beşiktaş’ta o yokuşta bir şoförün
4 tane ışık cezası geldi.Ne oluyor dedik biz ona. Tam sarı yanarken geçtik,
polis vardı gibi bahaneler sundu. Bunun kayıtları var. Şoför arkadaşlarımızdan bazıları araçta sigara içebilmek için için kameralarla oynuyor. Kurumsal olarak denetim yaparsanız ve şoförlere kurallarınızı anlatırsanız
bunlara daha dikkat ediyorlar. Araçta bir arıza olduğunda anında size bildiriyorsa raporlama daha kolay oluyor. Servislere bakıyorsunuz şoförün
art niyetli olup olmadığını tespit edebiliyorsunuz.
Toplu taşıma yıllarca devlet tarafından yapılmış ama halk otobüslerinin de ciddi bir payı var. İnsanlar hep şikâyet ediyor ama bir şeylerin düzelmesi gerekiyor. Teknolojinin gelişmesi ile akıllı bilet ve online takip
sistemleri geldi. Ama çok daha iyi yerlerde olmak gerekiyor. Bunun için
çok çalışmak gerekiyor. İşletmecilerin tabi ekonomik olarak kendilerini
çevirebilmesi lazım. Bu işe girerken araştırmasını çok iyi yapmalılar.
Maya olmadan yoğurt yapamazsınız. Bir takım işletmeciler ben uğraşmam, benim uğraştığım yeter diyor. Servisle uğraşmaktan kaçan filo sahibi işletmeler trendi gördükçe garaj, servis ve kurumsallaşmanın olmazsa
olmaz olduğunu görmeye başladılar. Buraya gelip bizi ziyaret edenler bizi
örnek alıyor.
İleride ne gibi çalışmaları yapmayı hedefliyorsunuz?
Hüseyin Özbek ve ekibi olarak geçmişte askeri projeler üzerine çalışmalarımız var. Bu alanda da ilk kez yapılan işleri yatık. Savunma sanayi
alanında ciddi atılımlarımız bulunuyor. Dışa bağımlılıktan Türkiye’nin
kurtulması gerekiyor. O dönem TUBİTAK ve pek çok kuruluşla ortak istişarelerimiz oldu. Bizi ziyaret ettiler. Bizim amacımız ülkeye katma değer
katacak işler yapmak. Kendi bünyemizi geliştirerek farkı sektörlere atılmak istiyoruz.
AKİL İNSANLAR HEYETİMİZ OLMALI
2000 halk otobüsü ve 1000 erguvan ile İstanbul şehiriçi ulaşımına
hizmet veren özel sektörün kazançlar konusunda ciddi sıkıntıları var.
Siz giderleri düşürerek kazanç gelirlerini artırdınız. Bu konuda mağdur olan esnafa ne tavsiye edersiniz?
Bu işin başında olan karar alıcı kişilerin esnafın durumunu çok iyi anlaması ve görmesi lazım. Biz burada İstanbul halkına hizmet vermek için
varız. Son dönemde yaşanan kazanalar hepimizi derinden üzdü. Bunlarım
önüne geçilebilmesi için denetim sisteminin çok katı olması yetmez. İş-
13
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 14
Bize sübvanseler veriliyordu, o da bitti. Şimdi sübvansenin başladığı
dönemden daha az para kazanıyoruz. 6 ay bize sübvanse verilirken sürenin
sonunda bir iyileştirme yapılacak denildi. İETT ve Ego gibi kurumlarda
nasıl yapılıyor bu iş, ne kadar kazanıyorlar bir baksınlar sonra bize baksın
ve nasıl bu işe dayanabildiğimizi görsünler. İflas eden arkadaşlarımız var.
Açıkçası Otobüs A.Ş Genel Müdürü ve İETT Genel Müdürü gibi sorumlu,
sektörü bilen kim varsa bu işte bir şeyler yapılsın diye ellerinde geleni
yapıyorlar. Ama bir yerde bu çalışmalar bir noktadan sonra tıkanıyor. Nedenini kimse bilmiyor.
letmecilerin sıkıntılarına kulak verilmeli. Karar mekanizmaları bizimle ilgili kararları alırken esnafın sıkıntılarını çok ciddi manada analiz etmeli,
beklentilerine kulak vermesi gerekiyor. Karar alıcılar ve işletmeciler bir
araya gelmeli. Ama birkaç kişi ile değil, ben bu işleri çok iyi biliyorum
diye geçinen insanlarla bu iş olmuyor. Bu işi yapan, bu işe emek vermiş
akil insanlar heyeti olması gerekiyor. 65 yaş uygulaması ile birlikte kimliğini gösterip geçen 65 yaş altı insanlarda var. Şoför tek tek buna bakamıyor. Karar alıcı bunu getirmiş, uygulamak zorundayız. Bir gelir kaybı
var, bu kayıp nasıl ortadan kalkacak diye düşünmeliyiz.
HÜSEYİN ÖZBEK
Sıkıntılar neler şuanda Hüseyin Bey. 2012 de bu işe girdiniz. O
zaman şimdi 65 yaş yasası gibi bir çok sıkıntı yoktu. Bugünün şartları
o zaman geçerli olsaydı bu işe girer miydiniz?
Bugünün şartları ile girerken çok düşünürdük. Biz bu işe başlamadan
biletlere 2 yıl zam yapılmamıştı. Heyecan ile bu işe girdik. Yine zam yapılmadığı gibi bir yıl sonra 65 yaş üstü yolcunun bedava taşınması kanunlaştı. Biz de kanun gereği bu yolcuları bedava taşımaya başladık. Asıl
sorun bundan sonra başladı, 6. ayda biletler 2.15 kuruş oldu, yüzde 10
civarında bir zam yapıldı. Beklentiler hak edişlerde yüzde 10 civarı bir
artıştı fakat bizim 6 aydan beri hak edişler ayda 500 lira azala azala 28
bin civarına düştü. Altıncı ayda zam yapılmasına rağmen bu ayki ortalamamız 26,500 lira. Bu paranın 17-18 bin lirası mazot, dizel kullanan arkadaşlarım için söylüyorum. Esnaf şoför parası mı ödeyecek, araç bakımın
mı yapacak yoksa borçlarınızı mı ödeyecek! Bu işte bir yanlışlık var. Yaşlıların taşınması çok sosyal, herkesin desteklediği bir düşünce ama bu sosyal devlet tarafından karşılanması gerekir. Benim 65 yaş üstü herkesi
taşımaya gücüm yetmez. Bu kanunsa devlet taşısın bu yolcuları. Biz özel
işletmecilere bunu yaptırmak haksızlık. Biz sadece yaşlıları taşımıyoruz.
İnsanları sabah işine, akşam evine yetiştirirken de kamu vazifesi yapıyoruz.
40 BİN LİRANIN ALTINDA BU İŞ YAPILAMAZ
Bu işin aylık 40 bin lira gelirin altında yapılaması mümkün değil. Bir
tane Allah’ın kulu çıksın bu iş yapılır diyen. Bu işi bilen bürokratlar gelsin
bu paranın altında bu iş klimalı, alçak tabana araçlarla yapılabilir desin,
biz razıyız. Herkes bu işin maliyetini biliyor. Bu işin bu rakamın altında
yapılamayacağı herkes tarafından biliniyor ama biz neden bir şeylere zorlanıyoruz.
Çözüm çok basit; KDV ve ÖTV de iyileştirme ile 65 yaş üstü taşıdığımız yolcuların hak edişini versinler. Biz kamuya hizmet ediyoruz. İETT,
belediye ne yapıyorsa ben de onu yapıyorum. Ne eksik ne fazla, demek
ki ben de kamu görevi yapıyorum. O zaman sen de sosyal devlet olarak
benin sıkıntımı göz ardı edemezsin, beni sübvanse etmelisin.
Hizmet sektöründe işinizi layığı ile yapmak zorundasınız. Ama hizmetin karşılığını alamazsanız ya kaliteyi düşürmek zorunda kalırsınız ya
da bu işi bırakmalısınız. Hizmet kalitesini düşürürsek biz zarar ederiz.
Yolcular bizi tercih etmez ve araçlarımız çalışamaz hale gelir. Ama bundan
kesinlikle kamu zarar görecektir. Bizim ödediğimiz vergilerin haddi hesabı
yok, biz kamu yararına çalışıyoruz. Devlet bizim bu yararlarımızı göz
önüne alıp ücretsiz taşıdığımız yolcuların ödemesini yapmalıdır. Avrupa
Birliği Normları bunu gerektiriyor. Biz birçok kalemde yolcuyu bedava
taşıyoruz. Çalışma şartlarımız çok ağırlaştı. Devlet biz öldükten, işletmelerimiz battıktan sonra mı bu paraları bize ödenecek. Bir çözüm bulunmalıdır. Şehiriçi toplu taşıma sektöründe kalite isteniyorsa bu kadar
yıpratılmamalıyız.
14
KALİTEYİ Mİ DÜŞÜRELİM, OTOBÜSLERİ Mİ SATALIM?
Bu koşullar altında bizden nasıl bir hizmet bekleniyor anlamak mümkün değil. Ne yapalım; klimaları mı kapatalım, yolcuları minibüsler gibi
ya da eski halk otobüsü sisteminde olduğu gibi mi taşıyalım! Ama biz kaliteli hizmet vermek istiyoruz. Kamu ve siyasetin bizden şimdiye kadar
istediği de bu. Vermek istediğimiz kaliteli hizmetin karşılığında biz zengin
olalım istemiyoruz. Sadece bu iş yürütülebilir seviyeye gelsin istiyoruz.
Kimse darılmasın gücenmesin. Sayın Belediye Başkanımız Kadir Topbaş’a kadar herkesin önünde bu iş hangi şartlarla yapılabilirin bilgisi var.
Biri çıksın desin; 40 bin liranın altında bu iş yapılır, ispat etsin, biz de bu
düzene razı olalım. Günümüz şartlarında 15 yılda bu iş sübvanse etmeyi
bırak, 6 ay, en geç 1 sene içersinde, bir otobüs ile bu işe girmiş bir adam
bütün varını yoğunu bırakır gider.
İşin sorumluları artık sorunumuza bir çözüm bulmalıdır. Biz kalite
düşsün istemiyoruz. Otobüs A.Ş çok güzel bir proje, hizmet kalitesini artırdı. Bunun devamı için bir takım çalışmalar yapılmak zorundadır. İşin
başındakiler sorunu çözmek için ciddi çabalar sarf ediyorlar ama güçlerinin bittiği bir yer var. Bir yerde aşılamayan engeller var. Bu aşılamayan
engelleri yaratanlar çözülürse sadece İstanbul’da değil tüm Türkiye’de
kalite artar. Raylı sistemde çok iyi yatırımlar yapılıyor. Çok kaliteli hizmetler var. Ama bunu destekleyen lastikli ulaşım şirketlerinin kalitesi iyi
olmazsa genel manada bir kaliteden bahsetmek mümkün olur mu?
SIKINTILARIN TEMELİNDE VİZYONSUZ HALK OTOBÜSÜ YÖNETİCİLERİ VAR
Halk otobüsü şirketleri zamanında kurumsallaşmalarını tamamlamış olsalardı sektörde bugün yaşanan sıkıntılar olur muydu?
Halk otobüslerinin durumu da çok kötü. Onlar yıllardan beri bu işin
içindeler. Şuanda yaşanan sıkıntıların temelinde halk otobüsçülerine karşı
geçmişten gelen ön yargılar var. Halk otobüsçüleri, kurumsallaşmaya ön
ayak olamamış, ileri görüşlülük sahibi olmayan yöneticiler yüzünden itibar kaybına uğramış. Açık konuşmak gerekirse şehiriçi ulaşımda özel sektör İstanbul Otobüs A.Ş Projesi İle prestijini geri kazanmaya başlandı.
Halk otobüsçüleri, daha önceden bunun farkına varabilecek, vizyon sahibi
yöneticiler ile, tek bir birlik, tek bir sistemde bu hizmetleri toplanabilseydi
bugün bunları yaşamazdık. Bizim çekiğimiz sıkıntıların raporlamaları yapılırdı.
Bu işin bir an önce bir sonuca erişmesi için camiadaki bazı işletmecilerin bir araya gelip vizyon sahibi olmayan yöneticilerden kurtulması
gerekiyor. Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz. Bu işi İETT den öğreniyoruz. Onlar bize çok iyi bir örnek. Halk otobüsü işletmecileri de önlerindeki
bu örneğe bakarak bir an önce vizyonlarını belirlemeli ve tek çatı altında
bu işi yapmalıdırlar.
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 15
MAN Sınıfının En Ekonomik Otobüsünü
“
Türkiye’de Üretti
Alman devi MAN, Ankara’daki fabrikasında yine çok iddialı ve yepyeni bir otobüs üretti.
Türkiye’deki taşımacılık sektörünün ihtiyaçları dikkate alınarak yapılan çalışmalar sonunda
üretilen NEOPLAN Tourliner EfficientLine, sınıfının en ekonomik otobüsü oldu. MAN Kamyon
ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Kazım
Tuncay Bekiroğlu, “Yeni otobüsümüz, Türkiye
koşulları için özel olarak tasarlandı. Müşterilerimiz yolcularına hem NEOPLAN prestijini yaşatacak, hem daha çok kazanacak” dedi.
3 asra yakın geçmişiyle dünyanın en köklü
markalarından olan MAN, 1966 yılında Almanya
dışında ilk fabrikasını kurduğu Türkiye’deki faaliyetlerine iddialı projelerle devam ediyor. Ağır ticari araç segmentinde Türkiye’de ulaştırma
sektörünün gözdesi olan MAN, son modeli NEOPLAN Tourliner EfficientLine ile farkını bir kez
daha ortaya koydu. Sektörün ihtiyaçlarının incelenmesiyle başlayan ve çok titiz uzun bir çalışmanın ardından imalatı tamamlanan NEOPLAN
Tourliner EfficientLine otobüsler yollara çıktı.
Yakıt tüketimini minimuma indiren otomatikleştirilmiş şanzıman, verimi maksimuma çıkaran
daha güçlü motor hacmi, çok daha hafif alüminyum alaşımlı özel jantlar, koyu yan camlar ile fark
yaratan MAN NEOPLAN Tourliner Efficientline
sınıfının en ekonomik aracı unvanını aldı.
MAN, İstanbul’da düzenlediği organizasyonla yeni NEOPLAN Tourliner EfficientLine’ı
gazetecilere tanıttı. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Kazım Tuncay Beki-
roğlu ile Satış ve Pazarlama Direktörü Eren Gündüz’ün de aralarında bulunduğu yöneticilerin katıldığı program Tuzla’daki Autodrom’da
gerçekleştirildi. Sektörün nabzını tutan gazeteciler
MAN NEOPLAN Tourliner EfficientLine’i yakından inceleme ve özel pistte test etme imkanı
buldu. MAN ve sektörle ilgili son gelişmelerin değerlendirildiği sohbetin ardından iftar yemeği yenildi.
Şimdilik sadece Türkiye’de
MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel
Müdürü Kazım Tuncay Bekiroğlu, “Yeni otobüsümüz, sektör oyuncularının tüm ihtiyaçları dikkate alınarak Türkiye koşulları için özel olarak
tasarlandı” dedi. Bekiroğlu, “NEOPLAN Tourliner EfficientLine, şimdilik sadece Türkiye piyasasına sunulacak. MAN’ın sağlamlık ve
mükemmeli yakalayan kalitesinin yanında işletme
maliyetlerinin düşüklüğüyle öne çıkan bir model
oldu. Müşterilerimiz yolcularına hem NEOPLAN
prestijini yaşatacak, hem daha çok kazanacak”
diye konuştu.
Gazeteciler yakıtta cimri otobüsü test etti.
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 16
THY
“AVRUPA’NIN
EN İYİ
HAVAYOLU
ŞİRKETİ”
“
Dünya’nın "En İyi Business
Class İkram Servisi", "En İyi
Business Class Özel Yolcu Salonu İkramı" ve "Güney Avrupa’nın En İyi Havayolu Şirketi" ödülleri de
yine bu yılki değerlendirme sonuçlarına
göre Türk Hava Yolları’nın.
Havacılık sektörüne yönelik araştırmaları ticari kaygılardan bağımsız gerçekleştiren, sektörel bazda dünya çapında saygı
duyulan ve performans temelini esas almak
suretiyle her yıl düzenli olarak havayolu şirketlerini ödüllendiren ‘Skytrax Yolcu Tercih
Ödülleri’, geçtiğimiz üç yılda olduğu gibi bu
yıl da Türk Hava Yolları’nı,"Avrupa’nın En
İyi Havayolu Şirketi" olarak ilân etti.
Son yıllarda, uzun menzilli uçuşlarının
tamamı ve diğer dış hat uçuşlarının belli bir
bölümünde Business Class yolcularına
‘Flying Chef’ hizmeti sunan Türk Hava Yolları, dünya sıralamasında "En İyi Business
Class İkram Servisi" ödülüne ve yine geçtiğimiz aylarda yenileyerek genişlettiği özel
yolcu salonu "Turkish Airlines Lounge İstanbul"da yolcularının beğenisine sunduğu
farklı ve zengin ikram hizmetiyle de "En İyi
Business Class Özel Yolcu Salonu İkramı"
ödülüne lâyık görüldü. Başarılı ikram iştiraki
Turkish DO & CO tarafından hazırlanan,
gerek uçak içi, gerek özel yolcu salonunda
yolculara takdim edilen ikram konsepti bu
başarıda önemli bir etken.
Türk Hava Yolları, bu yıl da elde ettiği
ödüllerle havayolu yolcularının nezdinde tercih sebebi olma yönündeki başarısını bir kez
16
daha tescil etmiş oldu. Bugün, Hampshire,
Farnborough Airshow’da açıklanan ödüller,
Skytrax CEO’su Edward Plaisted tarafından
Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr.
Temel Kotil’e takdim edildi.
Türk Hava Yolları 2007 yılında, dünyanın saygın denetleme ve danışmanlık kuruluşlarından biri olan Skytrax tarafından
yapılan denetlemeler sonucunda 4 yıldızlı
havayolu şirketi statüsünü kazandı. Daha
önce yapılan denetlemede 3 yıldız elde eden
Türk Hava Yolları, havacılık sektörünün yakından takip ettiği listede, yolcu memnuniyeti ve yüksek kalite odaklı geliştirdiği
yenilikçi hizmet anlayışı sayesinde 4 yıldız
ile önemli bir pozisyon kazanmış oldu.
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 17
AKHİSAR’DA
TOPLU TAŞIMACILIĞA DÜZENLEME
Manisa Ulaşım Daire Başkanı Mümin Deniz “Belediye ulaşımla alakalı her türlü sorunu birer birer ele alarak şehir içerisindeki toplu taşımacılık düzenlemesini elden geçireceğiz” dedi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Mümin Deniz
ve Manisa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Akhisar Koordinatörü
Doğan Ensivri’nin katılımları ile Akhisar Belediyesi bünyesinde olan Yeni
Garaj ve Köylü Garajı’nın devir işlemleri tamamlandı.
Ulaşım Daire Başkanı Mümin Deniz yaptığı açıklamada; “Biliyorsunuz 5216 sayılı yasa ile terminaller büyükşehirlere devredildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak bugün Akhisar terminalinin gerek otomasyon
sistemlerinin gerekse personel katılımlarını tamamladık. Bugün itibariyle
devir teslimi yapıldı. Bundan sonraki süreçte elektronik sistemleri, personel sistemlerini Büyükşehir Belediyesi’ne devredecekler. Bundan sonra
buradaki eksiklikler sıkıntıları elimizden gelen her şekilde çözeceğiz. Buradaki toplu taşımacılık olsun, gerek şehir içi servis taşımacılığı olsun,
ulaşımla alakalı her türlü sorunu birer birer ele alarak şehir içerisindeki
toplu taşımacılık düzenlemesini elden geçireceğiz” diye konuştu.
ANTBİS AĞUSTOS’TA BAŞLAYACAK
Eğitim Kültür İnşaat Ticaret
Limited Şirketi) tarafından işletilmesine karar verildiğini
duyurdu. Sistemin tam kapasite ile çalışıp, hizmet verebilmesi için yasal işlemlerin
sürdüğüne dikkat çeken yetkililer, ANTBİS’in en geç Ağustos ayı ortasında hizmete
açmayı planladıklarını vurguladı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirdiği
‘ANTBİS’ Ağustos ortalarında hizmete başlayacak. ANTBİS Büyükşehir Belediyesi şirketi olan ANSET
tarafından işletilecek.
Özellikle yerel ve sosyal medyada
çıkan ANTBİS uygulamasından vazgeçildiği iddiaları üzerine açıklama
yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi
yetkilileri, projeden vazgeçilmediğini
belirtti. ANTBİS’in fiziksel ve teknik
kurulumunun yapıldığı, ancak sistemin
henüz açılmadığını belirten yetkililer,
ANTBİS’in 5216 sayılı yasanın 26’ncı
maddesi çerçevesinde Büyükşehir Belediyesi’nin 16.06.2014 tarih ve 311
sayılı kararıyla 10 yıllığına, belediye
şirketi olan ANSET (Antalya Sağlık
DENEME
SÜRÜŞÜ YAPILMIŞTI
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Batı
Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA)
2012 Yılı Teklif Çağrısı döneminde
AR-GE ve Yenilikçilik Odaklı Sanayi’nin Desteklenmesi Mali Destek
Programı’na başvurusu yapılan “Antalya Bisiklet Sistemi” (ANTBİS) projesi kabul edilmişti. Yürütülen proje
kapsamında Büyükşehir Belediyesi
önü, Doğu Garajı, Milli Egemenlik,
Atatürk Parkı, İl Sağlık Müdürlüğü
önü ve Konyaaltı Meydanı’nda olmak
üzere 6 istasyonun kurulumu yapılmıştı. 40 bisiklet, 40 bisiklet park yeri
ve 6 terminalinin (kiosk) bulunduğu
bisiklet sistemi için farklı zamanlarda
deneme sürüşleri yapıldı. Ancak 2014
yerel seçimleri öncesi gerçekleştirilen
deneme sürüşünün, kamuoyuna açılış
olarak lanse edildiği anlaşıldı.
ADANA'DA OTOBÜSÇÜLER
BELEDİYEDEN ZAM TALEP ETTİ
A
dana Özel Halk Otobüsçüleri Esnaf Odası Başkanı Niyazi Göğer, Adana
Minibüsçüler Odası Başkanı
Nihat Sözütek, Adana Büyükşehir
Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’yü ziyaret etti. Toplu taşıma esnafının ve kent içi ulaşım
sorunlarının görüşüldüğü ziyarette, toplu taşıma esnafı yöneticileri zam isteğinde bulundu.
Sözütek, “Ankara ve İstanbul’da Zam Yapıldı, Adana’da da
Yapılsın”
Zammın sıkıntılı bir ifade olduğunu kabul ettiğini belirten Nihat
Sözütek, “Vatandaş açısından
zammı tefaffuz etmek bile problem
oluşturuyor. Bununla beraber toplu
taşımada İstanbul’da yüzde 10, Ankara’da yüzde 15 oranında zam yapıldı. Zaten onlar uzun süredir 2
buçuk liradan, bazı yerlerde 2 lira
75 kuruştan toplu taşıma gerçekleştiriyordu. Bizde halk otobüslerinde
ve dolmuşlarda sivil ücret 1 lira 75
kuruş. Belediye de 1 lira 30 kuruşa
toplu taşıma hizmeti veriyor” dedi.
Adana Büyükşehir Belediye
Başkanı Hüseyin Sözlü de, zam teklifini aldıklarını ve değerlendireceklerini söyledi. Başkan Hüseyin
Sözlü, “Halk nezdinde baktığımızda
zam, sıkıntılı bir ifade, sıkıntılı bir
kavram. Tabii ki sizler de esnafsınız
ve dövize endeksli yakıt fiyatları,
araç, yedek parça fiyatları yüksek.
Her ne kadar enflasyon düşük gösteriliyor olsa da sıkıntı veriyor. Teklifinizi alıp değerlendireceğiz.
Nihayetinde işletmeci olarak biz de
varız işin bir tarafında. Halk nezdinde baktığınızda zam sıkıntılı bir
ifade, sıkıntılı bir kavram.
TUZLUÇAYIR’A OTOBÜS SEFERLERİ BAŞLADI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı
Melih Gökçek, Tuzluçayır’da EGO otobüslerine karşı marjinal
gruplarca düzenlenen
saldırı, tahrip, yakma
ve gasp olayları nedeniyle iptal edilen seferlerin,
muhtarların
başvurusu üzerine yeniden başlatılacağını
duyurdu.
Sabah saatlerinden
itibaren de Tuzluçayır bölgesine EGO otobüs seferleri yeniden başlatıldı.
Twitter hesabından duyurduğu müjdeli haberin yanı sıra belge ve fotoğraflarıyla birlikte belediye otobüslerine karşı Tuzluçayır bölgesinde yapılan
saldırıları düzenleyenlerin, tespit edildiğini ve 2’sinin tutuklandığını bildiren
Başkan Gökçek, bunlara destek veren, halkı tahrik eden ve eylemlere katılan
CHP milletvekilleri Hüseyin Aygün ve Mahmut Tanal hakkında da suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
Fotoğrafları Ve Belgeleriyle Suç Duyurusu
Tuzluçayır’da 8 Haziran’da "terörist" gruplarca 2 EGO otobüsünün kullanılamaz hale getirildiğini ve yakıldığını hatırlatarak, fotoğraflarını paylaşan
Başkan Melih Gökçek, twitterdaki açıklamalarına “Bunun üzerine arabalarımızın ve halkımızın can güvenliği için bu hatlarda servislere ara verdik” ifadeleriyle başladı.
Ardından da halk evlerinin kanunsuz bir şekilde eylemlere başlayarak,
Kızılay’da otobüs “gasp” ettiğini fotoğraflarıyla birlikte takipçileriyle paylaşan
Başkan Gökçek, “Bir aydır bağırıp duruyorlar ve halk iltifat etmiyor. Olayı
eylem için kullanıyorlar. Polis ve medya bu kanunsuz eylemcileri bir bir tespit
etti” twitini attı.
17
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 18
NAKLİYECİLERİN TERCİHİ DE
“
FSM DEMİRBAŞ
İstanbul’da evden eve ve şehirlerarası
nakliye yapan şirketlerin bir araya gelerek kurduğu İstanbul Evden Eve Nakliyeciler Derneği (İSTEEND) üyeleri ile
FSM Demirbaş Otomotiv’in ev sahipliğini yaptığı
iar organizasyonunda bir araya geldi.
F
SM Demirbaş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Demirbaş’ın da tavsiyesi ile kurulan İSTEEND Derneği’nin Başkanı
Davut Ukan; Biz sektördeki evden eve nakliye firmaları olarak güç
birliği yaptık ve dernekleştik. Amacımız, hem kayıt dışıyla mücadele etmek,
hem de sektörümüzdeki standartların uygulanmasına katkıda bulunmak. İftar
programına büyük destek veren FSM Demirbaş yönetim kurulu Başkanı Mustafa Demirbaş’a huzurlarınızda teşekküllerimi iletiyorum. Ulaştırma Bakanlığından büyük destek aldıklarını belirten Ulkan Evden Eve nakliyeciler
sektörüne bir standart getirmek istediklerini kamu ve özel kurumlar ile koordine içinde iş birliği yaparak ülke ekonomisine katkı sağlamak istediklerini
söyledi.
FORD VE TEMSA İLE YOLA DEVAM
İftar buluşmasında misafirlerine seslenen FSM Demirbaş Otomotiv Yö-
18
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 19
netim Kurulu Başkanı Mustafa Demirbaş “1991 yılında BMC ve Nissan bayisi olarak otomotiv sektörüne girdik.1999 yılına kadar sadece
Ankara da faaliyetlerde bulunduk.1999 yılında İstanbul’da da ofis açarak özel halk otobüsü sektöründe faaliyet göstermeye başladık. Özel
halk otobüsü olan arkadaşlar bizi o tarihten beri tanırlar. Bayiliğini
yapmış olduğumuz firma ekonomik nedenlerle kapandı. İnşallah tekrar açılır. FSM olarak biz de 2013 Mart ayında Temsa otobüsleri Türkiye bayiliği ve 2013 Aralık ayında da Ford Truck Kocaeli bayiliğini
aldık. Bundan sonra üretimleri Türkiye de yapılan iki güzide marka
ile sizlere İstanbul, Ankara ve Kocaeli illerinde hizmet vermeye çalışacağız. Temsa marka otobüsleri Sancaktepe ve Tem otoyolunun kenarında bulunan 11.000 metre karelik tesisimizde, Ford marka
kamyonları da Kocaeli Kartepe D100 karayolu üzerinde bulunan
12.750 merte kare açık 3.000 bin metre karesi kapalı olan ve inşaatı
devam eden 4S plazada hizmet vereceğiz. İzmit tesisimiz Ağustos ayı
içerisinde hizmete girecek. Açılışını da inşallah hepimiz yapacağız.
NAKLİYECİLERE ÖZEL KAMPANYA
İstanbul evden eve nakliyeciler derneği başkanı olan Davut Bey
ile otobüs alışverişimizden dolayı tanışıyoruz. Kendisi bizim Ford Bayisi olduğumuzu görünce sizin camiadan bahsetti. Sizlerde çok araç
olduğunu bizim ne yapabileceğimizi sordu. Ben de tek başınıza bir
şey olmaz ancak bir araya gelirseniz bir kampanya yapabileceğimizi
söyledim. Bu konuşmamızdan 3-4 ay sonra bana yeni oluşumunuzdan
bahsetti. Ve bizden derneğiniz için bir kampanya yapmamızı rica etti.
Biz de sizler için FSM Demirbaş olarak bir kampanya yaptık. İnşallah
hayırlı olur. Bu kampanyamızda bize destek veren Akbank’a ve kampanyayı yürütecek olan Ihlamurkuyu Şubesi Müdürü ve personeline
ayrıca Ford Otosan yetkililerine çok teşekkür ediyorum.
FSM DEMİRBAŞ’I TERCİH ETTİLER
Ford Kamyon bayiliğini almış olduğumuz bu 7 aylık sürede bizden ilk parti 50 adet ikinci parti 40 adet olmak üzere toplamda 90 adet
kamyon alımı yapan Kar Grup firmasının sahibi Sayın Osman ÜÇÜNCÜ’ye ve oğulları Şenol ve Erol Üçüncü Beylere, yine bu süre zarfında hem arkadaşım hem müşterim olan Gökay Madencilik sahibi
Şükrü Teneş Bey’e, Özkartallar sahibi Muhibbi Kartal Bey’e, Netlog
Lojistik sahibi Şahap Çak Bey’e, Uğur Nakliyat sahibi İbrahim Ayılmazdır Bey’e, Aybir Nakliyat sahibi Adem Ayılmazdır Bey’e, Yine
bu sürede firmamızı ve Ford araçlarımızı tercih eden ve Kocaeli’nde
bulunan Karser İnşaat, Birlik Lojistik, Göğüser İnşaat, Gürbulak Nakliyat, İzaydaş, Kavanlar İnşaat, Hedef Trans, FMY Yaşaroğlu Hafriyat, Özalp Temizlik firması sahiplerine huzurlarınızda teşekkür
ediyorum.
19
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 20
Mavi Marmara Ulaşım A.Ş.’den
Semazen Gösterisi Eşliğinde İftar Yemeği
“
Özel Mavi Marmara Ulaşım A.Ş. 4.geleneksel iar programını
Karsan sponsorluğunda Beylikdüzü Kaya Ramada Otel’de gerçekleştirdi. Davete katılan yüzlerce halk otobüsçüsü ve sektör
temsilcileri Semazen gösterisi eşliğinde iarını açtı.
20
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 21
M
avi Marmara Ulaşım A.Ş. iftarına; İETT yetkilileri,
TÖHOB ve Özel Halk Otobüsü şirket başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, FSM Demirbaş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Demirbaş, Erguvan ve Özel Halk
Otobüsleri işletmecilerinin yanı sıra bir çok özel kurum ve bankanın
temsilcileri katıldı.
Mavi Marmara Ulaşım A.Ş Başkanı Ramazan Gürler; Orta Doğu
ve Filistin’de yaşanan olaylardan dolayı zor durumda olan Müslüman
kardeşlerimizin acısını paylaşıyoruz. Gönül isterdi ki tüm Müslümanlar bizim gibi mutlu ve huzurlu iftar sofralarında buluşma fırsatına
erişsin. Düzenlediğimiz bu iftar sofrasına sponsor olan Karsan firmasına ve diğer tüm sponsorlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum, dedi.
Başkan Gürler daha sonra salonda bulunan herkesin yaklaşan Kadir
Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı da tebrik etti.
İstanbul’daki yoğun trafik yüzünde iftar davetine geç katılmak zorunda kalan Karsan Araç Satış Müdür Selim Aydınlıoğlu ise “Karsan
ailesi olarak halk otobüsçü esnafı ile böyle bir organizasyonda bulundukları için mutluluk duyduklarını söyledi. Karsan’da ciddi yenilikler
var, yakın zamanda bu yenilikleri otobüsçülere tanıtacağız” diyerek
sözlerine son verdi.
21
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 22
“OTOBÜS A.Ş.
ŞOFÖR DERNEĞİNİ TANIMIYOR”
“
Son dönemde ardı ardına gelen otobüs kazaları ile medyada
geniş yer bulan ve İstanbul’da Otobüs A.Ş. şoförleri tarafından kurulan Erguvan Şoförleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Murat Özdemir Otobüs A.Ş.’nin kurum olarak
kendilerini tanımadığını söylüyor.
D
erneğin kuruluş amacının şoförler arasında yardımlaşma ve dayanışma sağlamak olduğunu vurgulayan
Erguvan Şoförleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Murat Özdemir, “Sadece Otobüs A.Ş.bünyesinde
çalışan şoförlere ait bir dernek değiliz. İstanbul’da taşıma işi
yapan bizim gibi 10 bin şoför var. Biz onların da sesi olmak için
bu derneği kurduk. Çok sayıda üyemiz olsun ve onlara inandırıcı
gelelim istedik. Bu yüzden aylık 10 lira bir aidat bedeli belirledik. Tüm resmi kurum ve kuruluşlarla yazışmalarımızı tamamladık. Onlardan gelecek cevapları bekliyoruz. İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı ile yaptığımız
toplantıda bizden şoförler adına ne istediğimizi sordular, biz de
bunları madde madde belirledik ve onlara sunduk. En kısa zamanda çalışmalarımızın karşılığını alacağımızı umuyoruz” diyor.
Başta İstanbul Otobüs A.Ş. olmak üzere birçok kişi ve kurumun kendilerin karşı olduğunu belirten Murat Özdemir “Otobüs
A.Ş. ye defalarca kez randevu ve toplantı talebinde bulunduk.
Hiç birinde bize geri dönüş yapılmadı. Kendileri ile bir tek Taşıtlar Daire Başkanlığında bir toplantıda bir araya geldik. Bizden
beklentilerini, bizim onlardan isteklerimizi sunduk” diyor.
22
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 23
Sumitomo
Pazar Liderliğini Hedefliyor
“
TSM Global Turkey Sumitomo Construction Machinery ile Türkiye
pazarında Dünyada paletli ekskavatör ve asfalt serme makinesi üretiminde söz sahibi Sumitomo markası, TSM Global Turkey Sumitomo Construction Machinery çatısı altında Türkiye’de satılmaya başlıyor. 400 yıllık
geçmişe sahip Japonya’nın 3’üncü büyük holdingi Sumitomo, pazar liderliğini hedefliyor.
S
umitomo Grubu, Türkiye pazarının potansiyelini değerlendirmek
üzere eşine az rastlanan bir ortaklıkla iş makineleri pazarında lider olmayı hedefliyor. Sumitomo markası, bu ay itibariyle
yüzde 90’ı yabancı, yüzde 10’u Türk ortaklık
yapısına sahip TSM Global tarafından pazarlanacak. 120’den fazla ülkede varlığını sürdüren ve ABD, Çin, Endonezya ve Japonya
gibi pazarlarda satış, servis ve yedek parça
hizmeti veren Sumitomo’nun ürün portföyünde 7 tondan 85 tona kadar paletli ekskavatör ve 6 ile 9 metre olmak üzere iki ayrı
modelde asfalt serme makinesi bulunuyor.
Sumitomo İş Makinaları Başkan Yardımcısı ICHIRO SHIMADA , “Japonya’nın en
büyük 3 grubundan biri olarak kimyadan endüstriye, otomotivden finans sektörüne, madencilikten ağır sanayiye kadar geniş bir
yelpazede faaliyet gösteren bir grubuz. Bu
grubun en değerli parçalarından biri olan Sumitomo İş Makineleri, paletli ekskavatör ve
asfalt finişerini üretmek üzere 1963 yılında
Sumitomo Ağır Sanayi çatısı altında kuruldu.
Ürünleri tüm dünyada kalite, yakıt tasarrufu
ve çevreci teknolojileriyle bilinen Sumitomo
İş Makinaları olarak Türkiye’deki faaliyetlerini profesyonel iş ortağı ile yürütmeye karar
verdik” dedi.
Türkiye’deki varlıklarıyla Türkiye ile Ja-
ponya arasında güçlü bir ticaret köprüsü kuracaklarına inandıklarını belirten ICHIRO
SHIMADA, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Finansal yapımız, profesyonel yaklaşımımız ve ürünlerimizin kalitesiyle Türkiye’nin
2023 hedeflerine destek vermek için buradayız. Ürünlerimiz 1991 yılından bu yana Türkiye’de satılıyor ve pazarda bilinen, tercih
edilen bir markayız. Türkiye’de son 10 yılda
inşaat ve madencilik sektörü çok büyük gelişim gösterdi ve bunun gelecekte de süreceğini öngörüyoruz. Varlığımızla Türkiye’nin
altyapısının geliştirilmesine katkı sağlamakla
kalmayacağız, aynı zamanda yapılacak olan
yatırımlarla Türkiye’yi Sumitomo İş Makinalarının bölge üssü haline getireceğiz. Irak,
İran Azerbaycan, Gürcistan, Kırgızistan,
Türkmenistan ve Özbekistan pazarlarını artık
TSM Global Turkey Sumitomo Construction
Machinery şirketinden yöneteceğiz.”
Taner SÖNMEZER: Hedefimiz Sumitomo’yu Türkiye’de lider yapmak
TSM Global’in CEO ve ortağı Taner
Sönmezer, “22 yıllık sektör tecrübem ve 15
yıllık Sumitomo deneyimimle bu büyük grubun yöneticisi ve ortağı olmaktan gurur duyuyorum. Köklü geçmiş ve kurumsal
kimliğe sahip Sumitomo markası, dünyanın
her yerinde müşteriye sağladığı güven ve
desteğin yanı sıra üstün satış sonrası hizmet-
leriyle bilinir. TSM Global’in kurulmasıyla
birlikte Türkiye’de büyük hedeflere doğru
yürüyeceğiz. Hedefimiz bu markayı Türkiye’de 1 numara yapmak...
Yıl sonuna kadar bayilerimizle birlikte
500 kişilik bir aile olmayı planlıyoruz. Kısa
sürede Türkiye’nin büyük şehirlerinde bayi
ve servis yapılanmamızı tamamlayacağız. Bu
sayede Türkiye’de hâlihazırda kullanılmakta
olan 3.000 adedin üzerindeki iş makinemize
daha iyi servis hizmeti verebileceğiz” dedi.
Orta vadede Türkiye’de Pazar liderliğini
hedeflediklerini dile getiren Sönmezer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda paletli ekskavatör pazarında yüzde 12’lik payımızı kısa
sürede geliştirebileceğimize inanıyoruz.
2023 hedefi doğrultusunda Türkiye büyük
projelere imza atıyor.
2023 hedeflerine emin adımlarla koşarken, ülkemizin gelişimine ve büyük yatırımlarına Sumitomo İş Makinalarının güç ve
performansı ile katkı sağlamak istiyoruz.
Aynı zamanda enerji tasarruf ödülü kazanmış
olan Sumitomo ekskavatörlerinin en çevreci
olması da ülkemiz insanına olan saygımızı
gösteriyor.
23
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 24
EMBARQ Türkiye
Sürdürülebilir Ulaşım Derneği
Celal Tolga İMAMOĞLU
[email protected]
MODERN
DÖNEL
KAVŞAKLAR
Tolga İMAMOĞLU
Ulaştırma Yüksek Mühendisi
“
Modern dönel kavşaklar kendilerine özgü yapıları nedeniyle güvenliği
artırmaktadırlar. İyi tasarlanmış bir modern dönel kavşak yüksek hızları önlemekte, çatışma sayılarının sayısını azaltmakta, hız farkları
ve hız değişikliklerini azaltarak kazalardaki yönsel ve kütlesel etkileri en aza
indirmektedir. Geleneksel dur kontrollü ve sinyalize kavşaklarda dik açı ile kavşağa giriş, sola dönüş ve kafa kafaya çarpışma tipleri yaygın olan çarpışma tipleridir. Bu tip çarpışma tiplerinde direkt olarak ve yüksek hızla kavşağa girildiği
için çarpışma şiddeti yüksek olmaktadır. Modern dönel kavşaklarda bu tip ciddi
çarpışma tipleri tüm araçlar aynı yönde seyahat ettiği için büyük oranda elimine edilmektedir. Sinyalize ve kontrolsüz kavşakların modern dönel kavşaklara dönüştürülmesi ile kavşaklara giriş hızı düşürülmekte; sürücülerin hız
yapması ve kırmızı ışıkta ani duruşları engellenmekte olduğu için muhtemel
çarpışmaların şiddeti azaltılmaktadır.
24
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 25
EMBARQ Türkiye
Sürdürülebilir Ulaşım Derneği
Dönel kavşaklar dairesel kavşaklar olmasına rağmen tüm dairesel
kavşaklar dönel kavşak olarak adlandırılamaz. Dönel kavşaklar, özel
tasarım ve trafik kontrol özelliklerine sahiptirler.
Trafik çemberlerinde kavşağa girişler dur yada sinyal kontrolleri
ile yapılmakta veya giriş yapan araçlara öncelik vermek suretiyle yapılmaktadır. Yine trafik çemberlerinde ana hareketler için düz bir koridor sağlanması nedeniyle dönüş platformu içinde de yüksek hız
yapılması için imkan sağlanmaktadır. Trafikçemberleri ile karşılaştırıldıklarında genelde modern dönel kavşakların en önemli özelliği
kavşağa giren araçların kavşak içindeki araçlara yol vermesi ve kavşağa yaklaşım ve girişte trafik akımının doğrultusunda sapma sağlanarak giriş ve sirkülasyon hızlarının kontrol altına alınabilmesidir.
Tasarım esaslarının Türkiye şartlarına uygun hale getirilerek Türkiye'de de uygulanmaya başlanması ve bu konuda kapsamlı standartlar hazırlanması uzun birsüreç gerektirse de Modern dönel kavşaklar
artık ülkemizde de bir kavşak alternatifi olarak tartışılır hale gelmiştir.
Modern Dönel Kavşakların Genel Tanımı
Modern dönel kavşaklar trafiğin merkezi bir ada etrafında ve yalnızca saat yönünün tersi yönünde hareket ettiği yönlendirilmiş kavşaklar olup; kavşak yaklaşımına giren bütün taşıtların dönel ada
çevresinde seyreden taşıtlara yol vermesi prensibine göreçalışan bir
kavşak tipidir.
Modern dönel kavşaklarda taşıtların kavşağa girişçıkışında ve
kavşak içinde hızlar önemli ölçüde azaltılabildiğinden ve kesişmelerkaldırılabildiğinden dolayı trafik güvenliği önemli ölçüde artmaktadır.
Kavşağa giriş-çıkış çapı ve dönüş uzunluklarının azalması, taşıt
işletme hızının düşmesi, kavşak içindeki taşıtların durma ve park etmesinin kısıtlanması ve yaya hareketlerinin kontollü hale getirilmesi
güvenliği artırmaktadır.
Bu kavşakların işletme ve tasarımı iki temel prensibe dayanır;
 Kavşak yaklaşımına giren bütün taşıtların dönel ada çevresinde seyreden taşıtlara yol vermesi prensibi vardır. Bu uygulamada,
serbest trafik akımını sağlamak ve trafik kapasitesini artırmak için girişte “Yol ver” işareti kullanılır. Bu tip kavşakların tasarımında,
örülme hareketleri tasarım veya kapasite kriteri olarak dikkate alınmaz.
 Transit trafiğin kavşak bölgesini doğrusal veya buna yakın bir
hat ile geçmesineizin verilmeyip, girişteki yönlendirme adaları ve
merkezi dönel ada vasıtasıyla uygun dairesel yörüngeler ile trafiğin
sağa saptırılması prensibi uygulanır.
Celal Tolga İMAMOĞLU
[email protected]
Modern dönel kavşaklar da her yaklaşım kolundan kavşağa giren
araçların kavşak içinde dönüş yapan araçlara yol vermesi gerekir ayrıca aracın dönel kavşağı geçebileceği hız sağ giriş kurbunun güzergahına göre merkez adanın konumu ile kontrol edilir.
Diğer bazı önemli özellikleri şu şekildedir;
• Dönüş platformu üzerinde durmaya ya da park etmeye izin verilmez,
• Merkez ada üzerinde yaya hareketlerine izin verilmez,
• Trafik adalarına gerek vardır.
İşleyiş
Sağa dönüş
Kavşağa sağdan yaklaşılır, kavşak içinde sağda kalınır ve kavşak
sağdan terkedilir. Kavşağa yaklaşırken ve kavşak içinde sağ sinyal
yakılmalıdır
Düz-ileri
Kavşağa sağ şeritten yaklaşılır ve kavşak içindeyken bu şeritte
kalınır .Trafik yoğunluğu veya yoldaki bir engel sebebiyle sağ şerit
tıkandığı takdirde, kavşağa sol şeritten yaklaşılır ve kavşak içinde sol
şeritte kalınır. Her iki durumda da, istediğiniz çıkıştan öncekini gecince sağa dönüş sinyali yakılır. Dönel kavşağa yaklaşırken sinyal yakılmasına gerek yoktur.
Karakteristikleri
Diğer dönel kavşaklarla (trafik çemberleri) ile karşılaştırıldıklarında genelde modern dönel kavşakların en önemli özelliği girişte yol
verme ve Şekil 2.1’de gösterildiği gibi trafik akışında sapma olmasıdır.
25
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 26
EMBARQ Türkiye
Sürdürülebilir Ulaşım Derneği
Celal Tolga İMAMOĞLU
[email protected]
Sola dönüş ve U - dönüşü
Dönel kavşağa girmeden önce sola dönüş sinyali yakılarak sol şeritten kavşağa yaklaşılır ve sinyal vermeye devam edilir, yönelmek istenilen
çıkıştan öncekini geçince sağa dönüş sinyali yakılırak kavşaktan çıkılır, eğer U dönüşü yapılmak istenirse yine sol şeritte kalmaya devam edilir
ve düz ileri giden araçlar gibi sağa sinyal verilerek kavşak terkedilir.
Modern Dönel Kavşakların Geometrik Yapısı
Dönel kavşaklar, özel tasarım ve trafik kontrol özelliklerine sahiptirler. Buözellikler; giren trafiğin dur kontrollü, yaklaşımların kanalize ve
sirkülasyon yapılan yoldaki hızın 50 km/saat’ten düşük olmasıdır
Modern Dönel Kavşak Tipleri
Modern dönel kavşaklar bulundukları yer, şerit sayısı ve boyutlarına göre altıya
ayrılmaktadır
• Mini dönel kavşaklar,
• Kentsel kompakt dönel kavşaklar,
• Kentsel tek şeritli dönel kavşaklar,
• Kentsel çift şeritli dönel kavşaklar,
• Kırsal tek şeritli dönel kavşaklar,
• Kırsal çift şeritli dönel kavşaklar.
İkiden fazla yaklaşım şeridi olan dönel kavşaklar mevcut olsa da kullanımlarının sınırlı olmaları nedeniyle bu tez çalışmasında değinilmemektetir. Fakat açıklanan tasarım prensiplerinin büyük bir çoğunluğu bu kavşaklar için de geçerlidir.
Yarı şehirleşmiş bölgelerdeki modern dönel kavşaklar da şehir içi kavşaklar gibi tasarlanmalı ancak, kırsal bölgelerdeki dönel kavşakların
yaklaşımlarındaki yüksekhızlara karşı alınması gereken tedbirleri de içermelidir.
Ayırıcı ada yapıldığında hemzemin bir yaya geçidi de inşa edilmelidir. Ayrıca körler ve engelliler için kolaylaştırıcı önlemler ve yaya rampaları vs sağlanması trafikgüvenliği açısından uygun tedbirlerdir.
26
01-27-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:08 Page 27
Özulaş İftarında
Yaz Yağmuru Sürprizi
“
Anadolu Isuzu, Özel Halk Otobüsçüleri şirketlerinin iarlarına sponsor olmaya devam ediyor. Özulaş A.Ş. iarınında ana sponsorluğunu üstlenen Anadolu Isuzu, davette kent içi toplu taşıma aracı Citiport ve Novo’yı halkçılara
bir kez daha tanıttı. İarın davetsiz misafiri ise ezan okunmadan kısa bir süre önce
başlayan yaz yağmuruydu.
M
altepe sahilinde bulunan Cevahir Asya Hotel’in
açık alanına hazırlanan iftar sofralarında yaz yağmuru sürprizi yaşansa da katılım oldukça yoğun
oldu. Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih Tamay
ve yetkilileri, Özulaş Yönetim Kurulu Başkanı Göksel Ovacık ve
yönetimi, İETT yöneticileri, Otobüs A.Ş. yöneticileri, İstanbul
Özel Halk otobüsleri şirketleri ve Erguvan Otobüs Dernekleri Yöneticileri, otobüs üreticisi firma temsilcileri, bankacılar, sigortacılar ile Özulaş A.Ş esnafının yanı sıra bir çok davetli katıldı.
Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih Tamay ise,
iftarların önemine ve dayanışmayı arttırıcılığına değindi. Elimizden geldiğince bu iftarlara sponsor oluyoruz olmaya da devam
edeceğiz diyen Tamay davete katılan herkese teşekkür etti.
Özulaş AŞ. Başkanı Göksel Ovacık ise yaptığı konuşmada;
iftar programına katılan tüm misafirlerine yönetim kurulu adına
şükranlarını sundu ve otobüs camiası adına birlik ve beraberlik
mesajları verdi.
27
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 28
“ANADOLU ISUZU 12 METRE OTOBÜSÜ İLE
ÖZTAŞ İFTARINDA”
“
İstanbul’da çalışan Özel halk otobüsü şirketlerinden ÖZTAŞ ULAŞIM A.Ş. üyeleri ANADOLU ISUZU tarafından verilen geleneksel iar yemeğinde sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Halk otobüsçüsü esnafı iardan önce Anadolu Isuzu
12 metre otobüsünü inceleme fırsatı buldu.
28
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 29
A
nadolu Isuzu sponsorluğunda Bostancı Greenpark Otel’de
gerçekleşen Öztaş iftarına İETT yetkilileri, Çayırova Belediye Başkanı Orhan Keskin, Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih Tamay ve ekibi, ZF Services Türk adına Ali Oruç,
Atilla Hassas ve Fatih Uzun, FSM Demirbaş Yönetim Kurulu Başkanı
Mustafa Demirbaş, Özel halk otobüsçüsü şirketleri temsilcilerinin yanı
sıra Öztaş Ulaşım A.Ş. esnafı ve sektörden yüzlerce davetli katıldı.
Öztaş Ulaşım A.Ş. Başkanı Cemal Soydaş; “Daveti gerçekleştirmelerinde katkıda bulunan Anadolu Isuzu markası adına Satış ve Pazarlama
Direktörü Sayın Fatih Tamay’a ve her zaman esnafın yanında olan
FSM Demirbaş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Demirbaş
başta olmak üzere diğer otobüs markalarının temsilcilerine, İETT yetkililerine, davete katılamayıp kendilerine mesaj ileten tüm kurum ve kuruluş yetkilerine teşekkür etti. Soydaş bu yıl içerisinde tekrar Hacca
gideceğini söyleyerek tüm dostlarından helallik istedi.
Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih Tamay ise özel
halk otobüsü şirketlerinin iftarlarına sponsorluk yapmaya devam edeceklerini söyleyerek. Bu tip organizasyonlarda daha fazla destekleyici
olmasının gerekliliğinin altını çizdi. Gazze’de yaşanan olaylara duyduğu
üzüntüyü halkçılarla paylaşan Tamay, Ramazan bereketinin herkesin
üzerinde olmasını diliyor ve hepinizin yaklaşan bayramını kutluyorum,
diyerek sözlerini noktaladı.
29
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 30
C1869 Nevzat Ataş
“Can güvenliğimiz yok”
Vatandaşların başkalarına ait kartları kullanması bizi rahatsız ediyor. Adam
gayet sağlıklı olmasına rağmen almış birinden özürlü kartını, onunla seyahat
ediyor. Hani desen ihtiyacı var, parası yoktur, öyle bir tipte değil. Bir sürü
böyle örnek var. Kontrol etmek zor, kontrol etmeye kalktığımızda bize zorluk
çıkarıyorlar. Bazen yolcularla ciddi boyutlarda tartıştığımız bile oluyor.
Esnafa Bir Darbe Daha
USULSÜZ KART KULLANIMI ARTIYOR!
Özel halk otobüsü esnafı başkalarına ait indirimli veya ücretsiz kartlarla otobüslere binen yolculardan yana dertli. Otobüsçüler,
Usulsüz kart kullanan birini tespit edince elinden kartı almaya çalışıyoruz. Kimi zaman yolcuyla bu yüzden tartışıyoruz. Bizi
tehdit edenler bile oluyor. Arkamızda da kimse yok. Ne yapacağımızı şaşırdık… Bu bir nevi hırsızlıktır. Fakat ne hikmetse yaptırımları çok düşük! Bu yüzden esnaf mağdur oluyor, diyor. Esnaf; okullar tatile girdikten sonra öğrenci pasoların elden ele
dolaştığını ve ücretsiz kartlarını başkalarına satanlar yüzünden aylık gelirlerinde ciddi bir düşüşler olduğunu söylüyor.
1553 Kazım Atıcı
“Otobüslerin aylık zararı ciddi boyutlarda”
Vatandaş kartına ne bakabiliyorsun, ne alabiliyorsun. Adama akbiline
baka bilir miyim diyorsun. Göstermiyor ve üstüne üstlük şoföre hakaret ediyor. Biz hiçbir şey diyemiyoruz. Kart basınca ekranda fotoğrafta çıkmalı ve
fotoğraflarda güncel olmalıdır. Ücretsizleri ve usulsüz kart kullananları toplarsak araç başı aylık esnafın 3 bin TL zarar ettiğini görüyoruz.
A195 Hüsnü Küçük
“Cüzdandan kartı çıkarmadan okutuyorlar”
Adam cüzdandan okutuyor, nerden bileceğim ben o kimin kartı. Yolcu
bizi tehdit ediyor, bize kim sahip çıkacak. Pasolardaki resimler çok eski
oluyor. Adama, abi bu sen misin, dediğin zaman da tartışma oluyor. Şoförler
İstanbul trafiğinde bir de bunun stresini çekiyor. Yetkililerin bu işe bir
çözüm bulması gerekiyor.
30
B1913 Hüseyin Akdoğan
“Kimlik göster, geç uygulamasının kalkması gerekiyor”
Diyelim ki; adamın kartına el koyduk. Kim var arkamızda, hiç kimse…
Adam şikâyet etse hemen rapor bize yazılıyor. Yaptırımlar zaten düşük. Kimlik göster geç uygulamasının kalkması gerekiyor. Bir kere başkasının kartını
kullanan biri yakalayınca o kişiye ve kartın sahibine bir daha kart verilmesin.
Şoförlerin trafik saatinde bunu denetlemesi zaten zordur. Adam cüzdanla
basıp hemen arka tarafa geçiyor.
B173 Zübeyir Göktaş
“Bizi şikâyet eden her vatandaşla yüzleşmek istiyoruz”
Sayın Başbakanımız söz verse de bizim mağduriyetler giderilmedi. Esas
mağduriyetimiz 65 yaş tanımlandı ama o kartları kendileri kullanmıyor. Evdeki herhangi birine veriyor. Kendi kimliği ile otobüse biniyor. Biz bunu
yapan birini yakalayıp kartına el koysak hemen İETT mesaj atıyor “Ben 65
yaşındayım veya özürlüyüm… Şoför beni otobüsten zorla indirdi. Kartıma el
koydu” diyor. İETT’de vatandaşla bizi yüzleştirmeden rapor kesiyor.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 31
A285 Hasan Hüseyin İnce
“Daha teknolojik bir sistem gerekiyor”
65 yaş üstü ücretsiz, engelli ve indirimli öğrenci kartları usulsüz kullananları yakalıyoruz. Bazen yolcu bizi tehdit etse bile topluyoruz. Ama
bunun daha pratik bir yolu olmalıdır. Vatandaş diyelim okutuyor kartı, sende
görüyorsun, bu adam bu kartın sahibi değil. Bu kart okuyuculara öyle bir
sistem getirilmeli ki şoför bu kişinin arkasından bir tuşa basarak bunu filo
merkezine anında “İşte bu kodlu kart usulsüz kullanılıyor” diye bildirebilmelidir. Sistemde adamın kim olduğu tespit edilecek. İlk seferinde gerekirse
kişi uyarılacak, ikincisinde direk kartı iptal edilecek. Başka türlü bununla
başa çıkmak zordur.
A400 Kamuran Can
“Ücretsiz yolcular parmak izi sistemi ile yolculuk etsinler”
Az önce ben usulsüz kart kullanan bir yolcu yakaladım ama kartını alamadım. Adamla tartıştık, ama kartını vermedi. Bir de beni şikâyet etse biliyorum ki ben haksız çıkacağım. İki durak sonra indi otobüsten her gün böyle
vakalarla karşılaşıyoruz. Biz diyoruz ki bu ücretsiz kart kullananlar için parmak izi sistemi olsun. Yoksa başkasına ait kartları kullananlara baş edemeyiz.
Para kazanamıyoruz. Senet ödeyemiyoruz. 65 yaş yasasından sonra aylık 3
bin lira zarar eder duruma geldik. Esnaf mağdur, vatandaştan biraz anlayış
bekliyoruz.
C113 Yıldıray Erikçi
“Öğrenciler tatile giderken pasolarını ailelerine bırakmışlar”
Yaz tatili geldi. Öğrenciler tatile giderken pasolarını ailelerine bırakmışlar. Bu yüzden ücretsiz ve indirimli kartların usulsüz kullanımı da arttı.
Bizim ekranlarda vatandaş akbil basarken yazı çıkıyor. Yaşlı kartı diyelim;
adama bakıyorsun 18 yaşında! Bir şey söylediğim zaman “Benim ailemin
kartı kullanamam mı, şehir dışından geldim o yüzden kullanıyorum…” gibi
bahaneler üretiyorlar. Bu bir nevi hırsızlıktır. Kart toplamaya kalktığımız
zaman da kavga çıkarıyorlar. Usulsüz kart kullanımının cezai yaptırımlarının daha sert olması gerekiyor.
B172 Nihat Durak
“Otobüslerde kartları kontrol eden biri olmalı”
Herkes başkasına ait bir kart almış eline, otobüslere keyfine göre biniyor.
Adam bize kartını ne göstermek, ne de vermek istiyor. Tartışmalar oluyor. Şirketler bize bu konuda yardım etmelidir. Arabada denetim olacak ve tespit edilen
kartların hepsi anında toplanacak. Bu belki de en sağlam yöntemdir. Kartını başkasına veren kişilerin kartları iptal edildikten sonra bir daha indirimli veya ücretsiz
kart alma hakkı olmaması gerekiyor.
B001 Mehmet Tünüklü
“Adam akbili okutup hemen arka tarafa geçiyor. Nasıl peşinden gideceğiz”
Adam bana “Kardeşimin kartını kullanıyorum, sana ne oluyor” diyor.
Direksiyon başında uğraşamıyoruz. Adam akbili basıp hemen arka tarafa geçiyor. Nasıl peşinden gideceğiz! Bu bence bir suçtur. Başkasına ait kartlarla
seyahat edenlerin kullandıkları kartı direk iptal edilmesi ve bir daha o kart
sahibine kart verilmemesi gerekiyor.
C393 Turan Kaya
“Adam evinde oturuyor, torunu onun ücretsiz pasosu ile seyahat ediyor”
Usulsüz kart kullanımın önüne geçemiyoruz. Kullanandan kart alınca tartışmalar oluyor. Kimisi polis kartı, kimi arkadaşına ait bir kartı kullanıyor. 65 yaş
üstü kartları usulsüz kullananların hadi hesabı yok. Adam evinde oturuyor, torunu
onun ücretsiz pasosu ile seyahat ediyor. Nasıl başa çıkarız bilmiyoruz. Bu resmen
esnafın hakkını yemektir. Allah korkusu olmalı insanlarda, ne yapsak boş…
31
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 32
B016 Cemallettin Varlı
“Usulsüz kart kullanımının suç olduğuna dâhil kamu spotu reklamı olmalıdır”
Biz vatandaşa; kartınıza bakabilir miyiz, dediğimizde direk bize hakaret ediyorlar. Bazen kavga çıkarıyorlar. Kartını vermemek için otobüsten
inip kaçanlar var. Ücretsiz kartını camdan yakınına veriyor oda başka bir
araca bedava biniyor. Bu kartlar cihazlara okutulunca fotoğrafta çıkmalıdır.
Belki bu biraz caydırıcı olur. Hatta televizyonda başkasının kartını kullanmak suç, şoförle ilişkilere dikkat edilmesi ve başkalarına ait kartların kullanımının suç olduğuna dâhil kamu spotu reklamı olmalıdır.
C197 Ömer Algül
“Usulsüz kart kullananların kartı iptal edilsin”
65 yaş üstü vatandaşlar toplanıp bir yere gitse, en basitinden bir çay içse
sonra 65 yaş üstü olduğuna dair kartı gösterip para vermeden çıksa mekândan, kimse kabul eder mi? Fakat bizde özel sermayeyiz ama bu bize yapılıyor,
sizce reva mı? Onlar suyu bile bedava vermeyi kabul etmezken, biz mazota
kabul ettik. Bu usulsüz kullanılan kartların tamamen iptal edilmesi gerekiyor.
Arabanın kodu belli, çalıştığı yer belli. Ben kart aldım diye adam bana bıçağı
çekti, kim bana sahip çıkacak…
C240 Şemsettin Alabaş
“Vatandaş akbil basınca bizim ekranlarda fotoğrafı çıksın”
Hayır, bunlarla başa çıkamazsın ki! Bunların kökünü kesmenin yolu
buradaki sistemin değişmesidir. Mesela kart basınca ekranda sahibinin fotoğrafı çıksın. Adam akbil basıyor, yetersiz bakiye diyor. Cebinden bir kart
daha çıkarıyor, bakıyor oda yetersiz, sonra bir kart daha çıkarıyor, indirimli
basıyor. Bakıyorsun 45 yaşında adam. Bir de cüzdandan “iki kart tuttuk yetişmedi o yüzden bunu bastım” diyor. Ne diyebilirsin. Bunun gibi bir sürü
örnekleri var.
32
C213 Erhan Kılıç
“ücretsiz kartlarını başkasına kiraya veren bile varmış”
Bu kartların şikâyet kurumunda sürekli şoför hatalı bulunuyor. Yolcuya hiçbir
yaptırım yok, hep biz suçluyuz. Türlü türlü vakalar ile karşılaşıyoruz. Kendi kızı
ve oğlunun öğrenci akbilini kullananlar, başkasına ait ücretsiz kartları kullananlar
var. Zaten kimse akbilini cüzdandan çıkarmıyor. Biz bununla baş edemiyoruz.
Bu kartların usulsüz kullananlara geri verilmemesi gerekiyor.
C022 Serdar Bozbay
“Kart dolum merkezlerinde akbiller kontrol edilmeli”
65 yaş yasasından sonra esnafın ciddi bir zararı var. Bir de usulsüz kart
kullanımı arttı. Öğrenci kartlarını artık herkes kullanıyor. Kart dolum merkezlerinde de bunların denetimi yapılması gerekiyor. Biz ücretsiz taşımaya
karşıyız. Bir de usulsüz kart kullanan birini yakalasak tartışma oluyor. Bazen
vatandaşla yumruk yumruğa girer duruma geliyoruz. Bu sistemde indirimli,
gazi, ücretsiz ve 65 üstü yazısından başka kimlik karşılaştırılması yapılmalı,
kişinin fotoğrafı da yüklenmelidir.
C196 Yusuf Uluman
“Ücretsiz yolcu taşımak istemiyoruz”
Şu anda ağlanacak durumdayız. 5 kuruş para kazanmıyoruz. Keyfi keder
gidip geliyoruz. Kimseye de bir şey diyemiyoruz. Belediye gibi mazotu indirimle
alamıyoruz. 15 Bin Lira mazot parası ödemişim iki ayda 23 bin lira kazanmışım.
5 bin TL de şoföre, 2 bin TL kazanmadığım paraya vergi ödüyorum. Bana ne kalıyor! Bir de bana araba değiştir diyorlar. Ben ücretsiz kimseyi taşımak istemiyorum. Ya bana mazotu indirimli vereceksiniz ya da benden böyle bir şey
istemeyeceksiniz. Bayramlarda, okul açılınca bir hafta herkesi onun harici, özürlüsünü devlet memurunu bedava taşıyorum. Elin oğlu 250 bin TL verip keyfine
aldığı yata koyduğu mazotu benden ucuza alıyor. Buna bir çözüm bekliyoruz.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 33
İZMİR ULAŞIMI DEĞİŞİYOR
“
İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü tarafından devreye alınan “Ulaşım
Sisteminin Yeniden Tasarımı” projesi etkilerini göstermeye başladı. Raylı sisteme yönelen
yolcu sayısı artarken, kent içi trafikte önemli ölçüde rahatlama görüldü. ESHOT yetkilileri,
uyum sürecinin ardından yeni sistemin avantajlarının daha net bir şekilde görüleceğini dile getirdi.
K
ent içindeki trafik yoğunluğunu azaltmak, duraklarda bekleme süresini kısaltmak
ve
toplu
ulaşımda
alternatifleri artırmak amacıyla devreye alınan
“Ulaşım Sisteminin Yeniden Tasarımı” projesinde
hedefler bir bir gerçekleşiyor. 4 yıllık akademik
çalışma ve akıllı kart biniş verilerinin analiziyle
oluşturulan yeni sistemle birlikte ilk günden itibaren kent merkezlerindeki önemli arterlerde trafik
akışı rahatladı. Basmane ve Gümrük’te sona eren
otobüs hatlarının kaldırılarak ring seferlerinin getirilmesi, bu bölgede geçmişte yaşanan karmaşanın
da sona ermesini sağladı. Uzun hatların hareket saatlerinin sarkması nedeniyle yaşanan belirsizliğin
ortadan kalkmasıyla birlikte duraklarda uzun süreli
beklemeler sona erdi.
Sistem oturuyor
“Ulaşım Sistemi’nin Yeniden Tasarımı Projesi”nin uyum aşamasında yaşanabilecek sorunlara
karşı ESHOT Genel Müdürlüğü “sahada tam
kadro” olarak görev yaptı. Aktarma merkezlerinde
hazır tutulan otobüslerle her türlü aksamaya anında
müdahale edildi. Buralarda görevli personel, vatandaşları doğru otobüslere yönlendirmek, hat ve
güzergâhlardaki değişiklikler hakkında bilgi vermek için tüm gün görev yaptı. Duraklara, ulaşım
araçlarına, aktarma istasyonlarına bilgilendirme
afişleri asıldı, broşürler dağıtıldı. Alanında uzman
personel, ESHOT Genel Müdürlüğü Halkla İletişim Merkezi’nin 320 0 320 numaralı telefonunu
arayan vatandaşların yeni sisteme ilişkin tüm sorularını yanıtladı. İlk gün belli merkezlerde yaşanan yoğunluk ve küçük çaplı karışıklıklar,
vatandaşların yeni sisteme alışması nedeniyle
ikinci gün tekrarlanmadı.
Aksaklıklara anında müdahale
ESHOT Genel Müdürlüğü yetkilileri, sistemin
henüz adaptasyon sürecinde olduğunu belirterek,
“Toplu ulaşımda alışık oldukları düzenin değişmesi nedeniyle, tedirginlik ve rahatsızlık duyan
hemşerilerimiz de, birkaç günlük uyum sürecinin
ardından, bu sistemin avantajlarını somut olarak
görecektir. Elbette bazı noktalarda aksamalar yaşanabilir. Tüm bölgelere ilişkin veri akışlarını de-
taylarıyla inceliyoruz. Aksaklıkların olduğu yerlerde anında müdahale ediyoruz” dedi.
Daha az hat, daha çok sefer
Yeni ulaşım sistemiyle birlikte raylı sistem
kullanımı daha aktif bir hale getirildi. İZBAN’ın
yolcu sayısı daha ilk günden yüzde 4 oranında
arttı. ESHOT Genel Müdürlüğü’nün yeni düzenlemesi sonrasında hat sayısı ise 341’den 287’ye,
trafikteki otobüs sayısı 1.488’den 1.396’ya düştü.
Buna karşılık “daha fazla sefer” yapılması sağlandı. Günlük servis sayısı 12 bin 379’dan 13 bin
884’e yükseldi.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 34
EMBARQ Türkiye
Sürdürülebilir Ulaşım Derneği
HANDE KÜÇÜKCOŞKUN
“
"Kent içinde ulaşımınızı/hareketliliğinizi ne ile sağlıyorsunuz?" diye
sorsalar, aklınıza önce ne gelirdi?
Araba, otobüs, metro, belki de bisiklet mi?
Peki bir seçenek olarak yürümek de aklınıza gelir miydi? Git gide motorlu taşıtlara
bağımlı hale gelen kentlerde bir ulaşım
türü olarak yürümek artık uzak bir ihtimal
haline geldi. Öyle ki en basit tabiriyle
ekmek almaya bile artık arabayla gidilir
oldu. Yürümenin bu kadar sıra dışı hale
geldiği kentlerde dolayısıyla yayalaştırma
projeleri de pek rağbet görmüyor.
Bir ihtimal daha var;
O da yürümek mi dersiniz?
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 35
EMBARQ Türkiye
Sürdürülebilir Ulaşım Derneği
HANDE KÜÇÜKCOŞKUN
Tarihi Yarımada'nın Yayalaştırma Süreci
en yoğun olduğu bölgelerden birini teşkil ediyor. Gerek kentli kesim,
gerekse öğrenci ve işletmecilerin en yoğun kullandığı ulaşım türleri
arasında tramvay ve/veya otobüs yer alıyor. Bunu vapur takip ediyor.
Ancak çoğunlukla işletme sahipleri olmak üzere küçük bir kesimin
halen kendi aracını kullanarak Tarihi Yarımada'ya ulaştığını söylemekte fayda var.
Ne var ki yayalaştırma projeleri yürüyerek ulaşımı sürdürülebilir
kılmanın en etkili yollarından bir tanesi. Türkiye'de parmakla gösterilecek yayalaştırma projelerinden en geniş çaplısının ilk adımları
2005 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından atıldı. İstanbul
Tarihi Yarımada Yayalaştırma Projesi; Eminönü Meydanı ve çevresinin yayalaştırılması, Ayasofya Meydanı yayalaştırılması ve Gülhane
Parkı'nın trafiğe kapatılmasıyla başladı. Proje, 2010 yılında Fatih Belediyesi tarafından Sultanahmet Meydanı ve civarında devam ettirildi.
Dünyanın en yaşanılabilir kentlerinden biri olan Kopenhag'ı Kopenhag yapan Danimarkalı kentsel tasarım firması Gehl Architects ile birlikte önce bölge kullanıcıları üzerinde bir araştırma yapıldı; Tarihi
Yarımada'da sürdürülebilir ulaşımı mümkün kılacak ve kentsel yaşam
kalitesini yükseltecek, kolay erişilebilen bir bölge için öneriler geliştirildi. EMBARQ Türkiye ve Gehl Architects'in ortaklaşa hazırladığı
"Herkes İçin Erişilebilir Bir Kent" raporunda, yayalara odaklanan bir
bölgede öncelikle verilen tavsiyeler arasında sakinleştirilmiş bir trafik,
rahat yürünebilecek alanlar yer alıyor.
Tarihi Yarımada'da önce 90 sokakla başlayan yayalaştırma projesi,
2013'ün sonunda 295 sokağı buldu. Tarihi Yarımada Yayalaştırma Projesi kapsamında EMBARQ Türkiye Haziran 2014'te "Tarihi Yarımada
Yayalaştırma Projesi Mevcut Durum Analizi" raporunu yayınladı. Yapılan anket çalışmalarının sonuçlarına göre, günde yaklaşık 2,5 milyon kişinin gezdiği Tarihi Yarımada'da yayalaştırma projesinden
memnuniyet oranı yüzde 80 civarında seyrediyor.
Tarihi Yarımada'ya nasıl ulaşıyorlar?
Araç trafiğine kapatılan Tarihi Yarımada, farklı ulaşım türlerinin
Yayalaştırma projelerinin faydaları
Yayalaştırma projelerinin faydaları aslında pek azımsanacak gibi
değil. Akla ilk gelen fayda, kuşkusuz artan fiziksel aktiviteyle gelen
halk sağlığında iyileşme. Halk sağlığında iyileşme sadece artan fiziksel aktiveteden kaynaklanmıyor; aynı zamanda yollardan çekilen motorlu araçlar sayesinde hava kalitesinde de kayda değer bir iyileşme
gözleniyor. Sera gazı salınımının azalması ise gene halk sağlığına
olumlu etkiler arasında sayılabilir.
Yayalaştırma projeleri bölge ekonomisinde de canlanma yaratıyor.
Önceden araç trafiğinden dükkanları fark edemezken, yayalaştırmayla
birlikte insanlar bölgede sosyalleşerek çevrelerine de daha dikkat eder
hale geliyorlar. Hong Kong'da yapılan yayalaştırma çalışmasının akabinde bölgenin emlak piyasasında kiralarda net yüzde 17'lik bir artış
görüldü. İstanbul Tarihi Yarımada'da yapılan yayalaştırmanın sonrasında Laleli Bölgesi'nde yer alan işletmelerinin cirosunun yüzde 25
arttığı öne sürülüyor.
Artan yol güvenliği ise yayalaştırma projelerinin bir diğer faydası
olarak karşımıza çıkıyor. Bölgede azalan motorlu taşıt sayesinde trafik
çarpışması riski çok daha az seviyeye çekiliyor. Bununla birlikte mekanın kullanıcıları, yayalaştırma sonrası yolların yayalar için daha güvenli hâle geldiğini düşünmektedir.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 36
İBB’DE 7 BİN 200 ÇALIŞANA TOPLU SÖZLEŞME
İ
ETT Genel Müdürlüğü ile KİPTAŞ,
HALK EKMEK, HAMİDİYE ve
AĞAÇ AŞ’deki toplam 7 bin 200 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Sözleşmeyle çalışan İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’ne bağlı İETT Genel Müdürlüğü
ile KİPTAŞ, HALK EKMEK, HAMİDİYE
ve AĞAÇ AŞ’deki toplam 7 bin 200 işçiyi
kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı.
Törende konuşan Hayri Baraçlı, bazı nedenlerden dolayı geciken toplu sözleşmenin
farklarını imza öncesinde işçilere yansıtarak
mağdur etmemeye özen gösterdiklerini belirterek, “Toplu sözleşmede testere modelini uyguladık. Keser olup hep kendimize
yontmadık. Rende olup da sırf karşıya vermedik. Her iki tarafa da işçi ile kurumlarımıza
eşit davranmaya önem verdik. Hedefimiz çalışanlarımızla birlikte mutlu bir aile oluşturabilmek” diye konuştu.
İstanbul’u geleceğe götüren bir belediyecilik ve kardeşlik ruhuyla çalışmaya devam
edeceklerini ifade eden Hayri Baraçlı, Başkan
Kadir Topbaş’ın işçi ve memurları gözeten
inisiyatifiyle rahat bir toplu sözleşme hazırladıklarını söyledi. “Elimizdeki imkanlarla en
iyi toplu sözleşmeyi gerçekleştirdiğimiz kanaatindeyim. Bir lira eksik, bir lira fazla pazarlığı yapmaktansa verimliliği ön plana
çıkartan bir yönetim anlayışımız var” diyen
Baraçlı, toplu sözleşmenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına hayırlı olmasını
diledi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan
da toplu sözleşmede ilk kez 6’şar aylık zam
yapılmasını ve oranların yüksek olmasını
olumlu bulduklarını belirterek, “İyi bir toplu
iş sözleşmesine imza attığımızı düşünüyorum.
Avrupa’da son yıllarda çalışanlar mevcut haklarını korumaya çalışırken biz geliştiriyoruz.
Bu sözleşmenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin diğer şirketlerinde de uygulandığını
öğrenmekten mutluluk duydum. Sözleşmesinin bütün belediye çalışanlarına hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
Hizmet İş, Öz Gıda-İş ve Öz Orman-İş
sendikalarıyla imzalanan 2 yıllık sözleşmenin
ilk yılında çalışanlara 6’şar aylık yüzde 7, toplam yüzde 14 zam yapıldı. Çıplak ücret dışındaki yemek ve sosyal yardım gibi ek
ödemelere de ücret artışı oranında zam yapıldı. İkinci yılda ise çıplak ücretler enflasyon
oranında arttırılacak. Buna göre, İETT’de
aylık ortalama net maaşı (yüzde 20 gelir vergisi kesintisiyle) 2 bin 170 lira olan bir işçinin
maaşı 2 bin 323 liraya yükseldi. Sözleşmeyle
ortalama bir işçinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi kurumlarına maliyeti 7 bin 204 liradan 8 bin 15 liraya yükseldi.
İETT, Yüksek Hızlı Trene Entegre Otobüs Seferlerini Belirledi
İstanbul-Ankara arası mesafeyi 3.5 saate indirecek olan YHT hattına
entegre edilen otobüs hatlarını belirledi.
İETT, Pendik Yüksek Hızlı Tren İstasyonu’na kolay ulaşım için
Anadolu ve Avrupa yakasından toplam 9 hattı bu istasyona entegre etti.
Yeni düzenlemelerle birlikte YHT İstasyonu’na; Metro, Metrobüs,
Marmaray ve deniz yoluyla ulaşım imkanı sağlandı. İstasyona yeni
İETT durakları da yapıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT Genel Müdürlüğü, İstanbulAnkara arası mesafeyi 3.5 saate indirecek olan YHT hattına entegre
edilen otobüs hatlarını belirledi. Türkiye’nin 70 yıllık hayali Ankaraİstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı 25 Temmuz Cuma günü açılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT Genel Müdürlüğü,
36
Metro, Metrobüs, Marmaray ve Deniz Ulaşımı Bağlantısı sağlandı
Yeni kurulan KM20 numaralı hat ile Hızlı Tren İstasyonu’ndan Sabiha Gökçen Havaalanı ve Kartal Metro bağlantısı sağlandı. Mevcut
bulunan 16 numaralı (Pendik – Kadıköy), 16D numaralı (Pendik – Kadıköy), 17 numaralı (Pendik – Kadıköy) ve 222 numaralı (Pendik –
Kadıköy) hatları ile Kartal, Maltepe, Kadıköy ilçeleri ve Kadıköy
Vapur İskelesi entegresi yapıldı.
132P numaralı (Veysel Karani – Sultanbeyli - Kartal) ve 132V numaralı (Basra Caddesi - Sultanbeyli - Kartal) hatları ile Sultanbeyli ilçesine bağlantı sağlanırken 16A numaralı (Pendik - Harem) hattı ile
D–100 karayolu bağlantılı hatlarla Uzunçayır Metrobüs, Harem, Üsküdar Marmaray ve deniz ulaşımı entegresi oluşturuldu. 251 numaralı
(Pendik- Şişli) hattı ile de Avrupa yakası bağlantısı sağlandı.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 37
İETT OTOBÜS KAZALARI İÇİN DÜĞMEYE BASTI
Son günlerde kazalarla gündeme gelen özel halk otobüsleriyle
ilgili İETT Genel Müdürlüğü’nde toplantı yapıldı.
Toplantıda, ‘Mevcut şoför sertifikalarının güncellenerek yenilenmesi, çalışan yaklaşık 4 bin şoförün psikoteknik muayene ve
güvenli sürüş eğitiminden geçirilmesi, mevzuatta belirlenen hız
sınırlarının AKYOLBİL sistemi ile denetlenmesi’ gibi önemli karalar alındı.
İşte Alınan Kararlar
Dün yapılan toplantıya İETT Genel Müdürü Mümin Kahveci, yardımcıları, Özel Halk Otobüsü Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanları
katıldı. Toplantı sonucunda 4.08.2014 tarihi itibariyle acil olarak aşağıdaki önlemlerin uygulanmasına karar verildi.
- Mevcut şoför sertifikaları güncellenerek yenilenecek.
- Çalışan yaklaşık 4 bin şoför, psikoteknik muayene ve güvenli
sürüş eğitiminden geçirilecek.
- Mevzuatta belirlenen hız sınırları AKYOLBİL sistemi ile denet-
lenecek.
- Manevi hali riskli görülen şoför, o gün trafiğe çıkarılmayacak.
- Yılda bir kez yapılan araç muayeneleri, gerektiği hallerde zaman
aralığı gözetmeksizin tekrarlanacak.
- 4. Ağustos.2014 tarihi itibariyle tüm evrak ve belge kontrolleri
yapılacak.
- Şoförlerin algı yönetimi, trafik kuralları, psikoteknik ve halkla
ilişkiler konularında sürekli hizmet içi eğitime tabi tutulmaları sağlanacak.
- Şoförlerin mevzuatta belirlenen çalışma süreleri AKYOLBİL
sistemi ile denetlenecek.
- Araçların servis sonrası bırakıldığı alanlar kontrol edilerek denetim altına alınacak.
- Tip onay belgesi olmayan araçlardaki tadilatlar incelenecek.
- Merkez peronlarda Emniyet, İETT ve Özel Halk Otobüsü Şirketleri tarafından denetimler gerçekleştirilecek.
FOTOĞRAF YARIŞMASI İLE NOSTALJİK YOLCULUK BAŞLIYOR
İETT ilginç bir yarışmayla nostaljik
ve modern İstanbul’u buluşturmaya
hazırlanıyor. Düzenlenen fotoğraf yarışmasıyla İstiklal Caddesi’ndeki nostaljik tramvay geçmişle bugün arasında
bir köprü olacak.
İETT’nin kurulduğu 1871 yılından itibaren İstanbul’un simgelerinden biri olan
nostaljik tramvayın geçirdiği değişimler,
İstiklal Caddesi’nin dünü ve bugünü çekilen fotoğraflarla gün yüzüne çıkacak.
Fotoğrafçılardan www.tanidikmigeldi.com web sitesinde ve afişlerinde yer
alan ya da kendi arşivlerinde olan fotoğraflardaki yerlerin şimdiki durumlarını
çekmeleri, veya fotoğrafta yer alan kişilerle aynı pozu vererek nostaljik fotoğrafları yeniden canlandırmaları isteniyor.
İstanbul’un son yüzyılda geçirdiği değişimlerin kayda düşüleceği yarışma bir
görsel bellek oluşturmayı hedefliyor.
Amatör ve profesyonel tüm fotoğrafçıların
katılabileceği yarışmada katılım şartları
web sitesinde yer alıyor.
Her hafta www.tanidikmigeldi.com
web sitesi üzerinden yapılacak oylamada
en yüksek oyu alan çalışma İETT'ye ait
toplu ulaşım araçlarındaki ve istasyonlarındaki LCD ekranlarında ve resmi sitede
yayınlanacak. Haftanın kazananına özel
olarak yaptırılan nostaljik tramvay rölyefi
hediye edilecek. Yarışma 12 Eylül tarihinde sona erecek. Sonuçlar ise 15 Eylül
tarihinde açıklanacak. Sekiz hafta sonunda en çok beğeni alan çalışmanın sahibine Ipad hediye edilecek. Projede yer
alan eserler Cer Atölyesi’nde düzenlenecek sergide ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.
37
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 38
KAYSERİ’DE RAYLI SİSTEME BÜYÜK YATIRIM
“
Kayseri Raylı Sistemi'nde kullanmak üzere 30 yeni araç alımını içeren sözleşme düzenlenen törenle imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet
Özhaseki tarafından yapılan anlaşmayla Kayseri'deki şehir içi ulaşıma yaklaşık 125 milyon TL'lik bir yatırım olacak.
30 raylı sistem aracı alınması için düzenlenen imza töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, 30 aracın yaklaşık bedelinin 42 milyon avro civarında olduğunu, bunun da yaklaşık
125 milyon lirayı bulduğunu söyledi. Raylı sistemin Kayseri'de nerdeyse 30 yıldır konuşulduğunu dile getiren Başkan Özhaseki, "Benden
önce birçok belediye başkanı arkadaşımız Kayseri'ye raylı sistemi getirebilmek amacıyla uğraşmışlar. Doğru bir uğraş, çünkü büyüyen şe-
hirlerde insanların taşınması işini özel araçlarla sağlayamazsınız. Tüm
dünya bunu erkenden görmüş ve onun için de raylı sisteme geçmiş.
Bizim gibi nüfusu 1 milyon civarında olan şehirlerde, hatta bizden daha
büyük 2-3 milyon olan şehirlerde ulaşımda tramvaylar geçerli. Ne
zaman ki bazı hatlarda aşırı yüklenmeler olur, nüfus 5-10 milyonu bulur
ve bir istikamete giden yolcu sayısı birkaç misli artarsa o zaman yerin
altına inmek, metro yapmak gerekir. Ancak bizim gibi nüfusa sahip ya
da 3-4 milyon olan şehirlerde bizim yaptığımız sistem geçerli. Şükür
gayret ettik, Allah bize başarmayı nasip etti ve raylı sistem Kayseri'ye
geldi. İlk etapta 17 kilometrelik bir hatla başladık. Daha sonra 17 kilometrelik iki hattı bitirdik. En son Talas hattı bitmek üzere. Üç aylık bir
süre içinde çalıştırmaya başlarız. Araç sayımız ilk etapta 22'ydi. Sonradan 16 araç daha aldık ve 38 oldu. Sonra 30 araçlık daha ihale yaptık.
Şimdi de bunun sözleşmesini imzalıyoruz. Çünkü raylı sistem gittikçe
genişleyecek ve yeni hatlar açılacak" dedi.
YERLİ YAPIM VE YERLİ MALI
Konuşmasında gurur duyulması gereken iki noktanın altını çizen
38
Başkan Özhaseki sözlerini şöyle sürdürdü: "Eskiden raylı sistem konusunda birçok işi yabancılar yaparken şimdi artık bildiğimiz iş haline
geldi. Gururla söylüyorum şu anda Talas hattındaki raylı sistem güzergahında bizim arkadaşlarımız, bizim mühendislerimiz çalışıyor. Kayserili çocuklar inşa ediyorlar. Hem de çok hızlı yapıyoruz. Yine
şükrediyorum, raylı sistem aracı konusunda iddialı Türkler çıktı. İhalemizi yerli firma kazandı. Anlaşmanın hayırlı olmasını diliyorum."
Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ile yüklenici firma 30 aracın alımı için yapılan sözleşmeyi imzaladı.
ÜRETİM KAYSERİ'DE OLABİLİR
Başkan Mehmet Özhaseki açıklamaları sırasında raylı sistem araçlarının üretiminin Kayseri'de olabileceğini dile getirdi. Konuyla ilgili
açıklamalar yapan firma yöneticisi üretim yeri olarak Ankara'yı planladıklarını belirterek, "Sincan Organize Sanayide bir planlama içindeyiz. Ancak orada başka bir proje ile ilgilendiğimiz için bu işi Kayseri'ye
getirme imkanımız çok yüksek. İlk başta üreteceğimiz bir iki aracı, Almanya'da üretmemiz gerekiyor, çünkü testlerini orada yapacağız. Fakat
geri kalanları ya Ankara ya da Kayseri'de üreteceğiz. Bunun cevabını
net olarak Eylül ayında verebileceğimizi söyleyebilirim" diye konuştu.
BANLİYÖ PROTOKOL AŞAMASINDA
Raylı sistem araçlarının imza töreninde bir soru üzerine banliyö
hattı konusunda da açıklamalar yapan Büyükşehir Belediye Başkanı
Mehmet Özhaseki, Devlet Demiryolları ile protokol aşamasına geldiklerini söyledi. Banliyö hattının Yeşilhisar'dan şehir merkezine, merkezden de Sarıoğlan'a ulaşacak bir hat olduğunu ifade eden Özhaseki,
"Anlaşmamıza göre hattı Devlet Demiryolları hazırlayacak. Araçları da
biz alacağız ve işleteceğiz. Onlar bir sene içinde hattı hazırlarlar. Sonra
da biz çalıştıracağımız araçları ayarlarız. DDY'de bazı araçlar var, onları
rektefiye ederek çalıştırmayı düşünüyoruz. Banliyö hattı Kayseri için
yeni bir açılım olacak. Belki de şehre göçü önleyecek ve o ilçelerimize
can verecek" dedi.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 39
LASTİK BASINÇ KONTROL SİSTEMİ
ZORUNLU HALE GELİYOR
Brisa, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde Tip Onay Belgesi’ne (Type Approval Certificate) sahip 1,3 tonun altındaki M1
ve N1 sınıfına ait hafif ticari araçlarda 1 Kasım’dan itibaren zorunlu olacak lastik basınç kontrol sistemi düzenlemesine destek veriyor.
Lastik basınç izleme sistemi, yeni tip onay alacak M1 ve N1 araçlarda 1 Kasım 2012’den itibaren zorunlu olarak uygulanıyor. Tip onayı
mevcut M1 ve N1 yeni araçlarda ise 1 Kasım 2014’te zorunlu olacak
uygulamayla standart hale getirilen lastik basınç kontrol sisteminde sürücü, lastik basınçlarındaki azalmayı veya havası hızla inen bir lastiği ekranında anında görüp, gerekli müdahaleyi yapabiliyor.
Brisa Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Levent Akpulat, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Brisa olarak güvenli bir
sürüşün lastikte başladığını biliyoruz. Bu doğrultuda, yola çıkacak sürücüleri araç ve lastik bakımlarını düzenli yaptırmaları konusunda sürekli
uyarıyor ve farkındalığı güçlendirmek amacıyla IDO İskeleleri başta olmak üzere çeşitli alanlarda etkinlikler düzenliyoruz. Uzun zamandır yaratmaya çalıştığımız bu bilinçle paralel olanbu yasal düzenlemeyi, sektörün oyun kurucularından biri olarak destekliyoruz” dedi.
PİRELLİ 2014 YARIYIL FİNANSAL SONUÇLARINI AÇIKLADI
segmentteki büyümesini yüzde 40 olarak belirledi. Türk Pirelli, karlılığının
yüzde 60’ını premium segment satışlarından elde ediyor.
Mete Ekin : “Premium stratejimiz ile doğru yoldayız”
Türkiye lastik pazarının yaklaşık 21 milyon adet olduğunu belirten Türk
Pirelli CEO’su Mete Ekin, “Otomotiv pazarının yüzde 50’lik bir diliminin 15
inç jant ve üzerindeki araçların oluşturduğunu düşündüğümüzde, Premium
segmente yönelik stratejimizin doğru olduğunu gördük. İlk altı ay sonunda
elde ettiğimiz rakamlar da bunun bir göstergesi” dedi.
Türkiye’de premium segmentte yüzde 20 pazar payı ile lider olduklarını
ifade eden Mete Ekin “Tüm dünyada premium segment, diğer segmentlere
göre 3 kat daha hızlı bir büyüme gösteriyor. Biz de stratejimizi buna göre belirledik ve 2014 yılının ilk 6 ayında hem bu segmentteki büyüme trendimiz,
hem de kış lastikleriyle ilgili yönetmeliğin kamuoyunda bilinçli davranışı beraberinde getirmesi ile karlılığımızı yüzde 100 artırdık” dedi.
Sektöründeki konumunu güçlendiren Türk Pirelli, 2014 yılının ilk
yarıyılında 617 milyon TL’lik ciro elde etti. Ocak-Haziran döneminde,
bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla cirosunu yüzde 10 oranında artıran
Türk Pirelli, faiz ve vergi öncesi karını ise geçen yıla oranla yüzde 100
artırdı.
Türk Pirelli’nin ilk altı ayda elde ettiği başarının arkasında premium segmentte yakalanan ivme yer alıyor. 2014 ilk altı ayı itibarıyla premium segmentte yüzde 30 büyüme kaydeden Türk Pirelli, 2014 yılı sonu için bu
“Şartları zor olsa da 2014 sonunda pazar büyür”
2014 yılının, seçimler, ÖTV artışı, otomotiv sektöründeki daralma ve
kredi kartlarıyla yapılan alışverişlere yönelik sınırlamaların etkisiyle zor bir
yıl olduğunu söyleyen Mete Ekin, “Ancak böyle zor koşullarda hep söylediğimiz gibi, tüketicilerimiz yeni otomobil alımı yapmasalar da güvenlikleri açısından hayati önem taşıyan lastiklerini yenileyeceklerdir. Tüm bunların
ışığında ve artan kış lastikleri bilincinin etkisiyle, 2014 yılında öngörümüz
pazarın ortalama yüzde 3 oranında büyüyeceği yönünde. Türk Pirelli olarak
2014 yılında, premium segment ve kış lastiklerindeki büyümemizin etkisiyle
ciromuzun yüzde 8 artışla 1,3 milyar TL’ye ulaşmasını hedefliyoruz’’ dedi.
CONTİNENTAL, 2015 ASYA KUPASI’NIN RESMİ SPONSORU OLDU
Continental, sponsorluğunu üstlendiği dünya çapındaki futbol organizasyonlarına 2015 Asya Kupası’nı da ekledi.
Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) ile bir işbirliği anlaşması imzalayan dünyanın en büyük uluslararası lastik tedarikçisi Continental, önümüzdeki yıl 9-31 Ocak tarihleri arasındaAvustralya’da düzenlenecek 2015
Asya Kupası’nın resmi sponsoru oldu. Continental, 2015 Asya Kupası
sponsorluğu ile Asya Pasifik Bölgesi’ndeki uluslararası futbol organizasyonuna ilk kez sponsorluk desteğinde bulunuyor.
Düzenlendiği 1956 yılından beri bölgesinde önem kazanmaya başlayan ve kıtanın en büyük futbol organizasyonu haline gelen Asya Kupası’nın önümüzdeki yıl 2,5 milyar kişi tarafından izleneceği öngörülüyor.
Eleme turuna Asya kıtasından 46 ülkenin katılacağı turnuvaya sponsorluk
desteği veren Continental, bölgedeki farkındalığını ve premium marka
imajını artırmayı hedefliyor.
2014 FIFA Dünya Kupası’nın da resmi sponsorları arasında yer alan
Continental; UEFA Şampiyonlar Ligi (1995–2000), 2006 FIFA Dünya Kupası, EURO 2008, 2010 FIFA Dünya Kupası™ ve UEFA EURO 2012’nin
de destekçileri arasında yer almıştı.
39
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 40
TAV GAZİPAŞA HAVALİMANI’NIN
KAPASİTESİNİ ÜÇE KATLADI
T
AV Havalimanları’nın gerçekleştirdiği yatırımla Antalya Gazipaşa Havalimanı terminal
binası üç kat büyütüldü ve aprona yeni
park alanları yapıldı. Pist uzatma çalışmalarıysa devam ediyor. Alanya ve çevresinde
turizmin gelişmesine önemli katkı sağlayan
meydan, yenilenen yüzüyle yeni havayollarını karşılamaya hazırlanıyor.
TAV Havalimanları tarafından işletilen
Antalya Gazipaşa Havalimanı, üç kat büyütülen 6 bin 400 metrekarelik yeni terminal binası ve park kapasitesi iki kat artırılan
apronuyla Akdeniz Bölgesi’nin yeni uçuş
merkezi olmaya hazırlanıyor. Gerçekleştirilen
büyütme çalışmalarıyla kapasitesi yılda 1,5
milyon yolcuya çıkarılan Gazipaşa Havalimanı’ndan halen dokuz ülkedeki 19 noktaya
sefer düzenleniyor. Havalimanının pistinin
2500 metreye uzatılması için sürdürülen çalışmaların da yılsonuna kadar tamamlanması
planlanıyor.
TAV Gazipaşa İşletme Koordinatörü
Cengiz Aşıklı, “Gazipaşa Havalimanı destinasyon ağını her geçen gün genişleterek bölgeye ve ülke turizmine katkı sağlamaya
devam ediyor. 2013’te havalimanımızda yaklaşık 363 bin yolcu ağırlamıştık. 2014’ün ilk
yarısında yaklaşık 250 bin yolcuya ulaştık.
Gerçekleştirdiğimiz büyüme çalışmalarıyla
havalimanımızın kapasitesi yılda 1,5 milyon
yolcuya ulaştı. Yakında THY de İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Gazipaşa’ya haftada 14
sefer uçmaya başlayacak. Diğer havayollarının var olan ve eklenecek uçuşlarıyla Gazipaşa Havalimanı Akdeniz’in yeni çekim
merkezi olacaktır. Gazipaşa’nın hak ettiği
yere gelmesi için desteğini esirgemeyen başta
hükümetimiz ve Ulaştırma Bakanlığı’mız
olmak üzere; DHMİ, SHGM, yerel yöneticilerimiz, havayollarımız, turizm sektöründeki
paydaşlarımız ve bölge halkına teşekkür ediyoruz” dedi.
Gazipaşa Havalimanı’ndan Almanya’nın
Düsseldorf, Frankfurt, Leipzig, Köln, Stuttgart ve Münih; Hollanda’nın Amsterdam ve
Rotterdam; Norveç’in Oslo, Stavanger ve
Bergen; Danimarka’nın Kopenhag ve Billund; İsveç’in Stockholm ve Göteborg; Finlandiya’nın Helsinki, Litvanya’nın Vilnius,
Belçika’nın Brüksel ve Lübnan’ın Beyrut
kentlerine olmak üzere 9 ülkede 19 noktaya
doğrudan uçuşlar gerçekleştiriliyor. Ayrıca
Pegasus Adana bağlantılı olarak İran’ın başkenti Tahran’a uçuyor.
HAVACILIK REKORA GİDİYOR
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) tarafından hazırlanan raporda,
Türkiye'de havacılık sektörünün tarihi bir
büyümeye imza attığına işaret edildi. Birliğin Sivil Havacılık Meclisi Sektör Raporunda, Türkiye'de 2003'te başlatılan
bölgesel havacılık politikası kapsamında
son 10 yılda ticari uçuş sayısının yüzde 168,
taşınan yolcu sayısının yüzde 233 ve taşman kargo miktarının da yüzde 126 artış
kaydettiği belirtildi.
Türkiye’de 2003'te başlatılan bölgesel ha-
40
vacılık politikası kapsamında son 10 yılda ticari
uçuş sayısı yüzde 168, taşınan yolcu sayısı yüzde 233
ve taşınan kargo miktarı da
yüzde 126 artış kaydetti.
2013 sonu itibarıyla Türkiye'nin filosunda toplam bin
260 uçak bulunuyor.
Sivil hava ticari taşımacılık faaliyetlerinin 100. yılının kutlandığı 2013'te, dünya
çapında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 5
artışla 3.1 milyar yolcu taşımacılığı gerçekleşti.
Kapasite Her Yıl Artıyor
Türkiye'de 2012'de 946 bin 897 olan ticari
uçak trafiği geçen yıl yüzde 11.9 artışla 1 milyon 59 bin 391'e, 624 bin 58 ton olan kargo
trafiği yüzde 17.3 artışla 731 bin 962 tona,
131 milyon 29 bin 516 olan iç hat-dış hat toplam yolcu sayısı da yüzde 14.5 artışla yaklaşık
150 milyona ulaştı.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi
(DHMİ) Genel Müdürlüğü kısa dönem tahminlerinde ise bu yıl yolcu sayısının 166.5
milyona, uçak trafiğinin 1.6 milyona ulaşacağı
öngörülüyor. Söz konusu dönemde hava yolu
şirketlerinin uçak sayısı 370'ten 385'e, toplam
koltuk kapasitesi 65 bin 208'den 66 bin 539'a,
kargo taşıma kapasitesi ise 1 milyon 264 bin
513 kilogramdan 1 milyon 682 bin 663 kilograma ulaştı.
Bir önceki yıl yolcu bazında Avrupa sıralamasında altıncı olan Türkiye, 2013'te İtalya'yı geride bırakarak beşinci sıraya yükseldi.
İç hat yolcu trafiği, geçen yıl bir önceki yıla
göre yüzde 17.7 artışla 76.1 milyona, dış hat
ise yüzde 11.7 artışla 73.2 milyona yükseldi.
İç hatlarda altı hava yolu şirketince, yedi merkezden toplam 52 noktaya, dış hatlarda ise 15
merkezden 236 noktaya sefer yapıldı. Böylece, iç hat uçuşlarına beş, dış hat uçuşlarına
44 yeni nokta eklenmiş oldu.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 41
ORDU HAVALİMANI TÜRKİYE PRESTİJ PROJESİ OLACAK
O
rdu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz,
"Ordu-Giresun Havalimanı Türkiye'nin prestij projesi olacak. Böyle deniz üzerine yapılan başka bir havalimanı Avrupa'da dahi yok" dedi.
Gülyalı’da düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin prestij projelerinden biri olan ve Türkiye’de ilk kez denize
dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı’nın benzerinin
Avrupa’da dahi olmadığına vurgu yapan Başkan Enver Yılmaz,
Ordu’nun da bu proje ile birlikte artık bir marka il olacağını söyledi.
Havalimanı İle Ordu Artık Kabuğunu Kıracak
Konuşmasında, 732 bin nüfusuyla Ordu’nun yeni kurulmuş ama,
prestij Büyükşehirlerden bir tanesi olduğunu belirten Başkan Enver
Yılmaz, seçim öncesinde verilen her sözün arkasında olduklarını ve
2 yıllık süre içerisinde ortaya çıkarılacak hizmetlerle birlikte, Ordu’nun artık kabuğunu kıracağını söyledi. Başkan Yılmaz Büyükşehir
olmanın Ordu’ya büyük faydalar sağlayacağını da ifade ederken, “
Önümüzdeki süreçle beraber, havalimanımızla birlikte, Ordumuz kabuğunu kıracak ve Türkiye’de parmakla gösterilen vizyon bir Büyükşehir olacak demiştik. Gülyalı ilçemize, Türkiye’de ve Avrupa ‘da
tek, Dünyada 2. denizi doldurmak suretiyle havalimanımız yapılıyor.
Bu havalimanı çok az bir süre içinde teslim edilecek. 138 kamyon 3
yıldır gece gündüz demeden taş çekiyor. Üst yapı ihalemiz ise tamamlandı. Üst yapı ihalesindeki hukuki aksaklıklar nedeniyle biraz zaman
kaybettik, çok şükür ki beklediğimiz tarihlerde açılışını gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
TÜRK HAVA SAHASINA TALEP İKİYE KATLADI
Ukrayna-Rusya arasındaki gerginlik başta olmak üzere, bölge
ülkelerinde yaşanan istikrarsızlık ve güvenlik riskleri, Türkiye
hava sahasına olan talebi artırdı. Türk hava sahasını kullanan
uçakların sayısı son bir haftada yüzde 30 artış gösterdi. Türkiye
hava sahasını kullanan günlük transit uçak trafiği 850'den 1.100'e
çıktı.
Ukrayna ve Rusya arasında yaşanan gerilim, Ukrayna hava sahasında emniyet risklerine neden olunca havayolu şirketleri rotalarını
Türk hava sahasından geçecek şekilde belirlemeye başladı. Bunun sonucunda Nisan-Temmuz ayından itibaren Türk hava sahasını kullanan
transit uçak trafiği sayısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde
15'lik artış gerçekleşti.
Malezya uçağının Ukrayna'da düşürülmesiyle Türk hava sahasındaki uçak trafiği daha da yoğunlaştı. Devlet Hava Meydanları İşletmesinin verilerine göre, uçağın düşürülmesinden önce Türk hava
sahasını kullanan transit uçak trafiği sayısı günlük 850 iken uçağın düşürülmesinden sonra bu rakam ortalama 1.100'e çıktı. Başka bir ifadeyle olayın ardından Türk hava sahasındaki trafik yüzde 30 arttı.
"Türkiye hava sahası küresel ölçekte güven veriyor"
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havacılıkta dünyanın en önemli aktörleri
arasında yer alan Türkiye'nin, hava sahasını güvenli bir şekilde sevk
ve idare etme konusunda parmakla gösterilen bir ülke haline geldiğini
söyledi. Geçen yılsonu itibariyle toplam 1 milyon 223 bin 795 hava
aracının Türk havalimanlarına iniş/kalkış yaptığını, transit uçak trafiği
sayısının ise 281 bin 178 olarak gerçekleştiğini anlatan Elvan şunları
kaydetti:
"2014 yılının ilk 6 aylık verileri incelendiğinde, 352 bin 828 iç
hat, 262 bin 317 dış hat olmak üzere toplamda 615 bin 145 olarak gerçekleşen iniş/kalkış trafiklerinin sayısında geçen yılın aynı dönemine
göre yüzde 10,8'lik bir artış görülüyor. Bu yılın ilk 6 aylık döneminde
gerçekleşen trafik sayısı ise 147 bin 620 oldu. Her geçen gün artan
hava trafiğine rağmen uçakların sevk ve kontrollerini yapacak altyapı
ve tecrübeye sahibiz. Yaşanan gelişmeler Türkiye hava sahasının, artan
uçak trafiğine rağmen küresel ölçekte güven telkin ettiğinin en büyük
göstergesi. Hava sahasının yönetiminde fedakarca çalışarak uçakların
güvenli bir şekilde sevk ve idaresini sağlayan Devlet Hava Meydanları
çalışanlarına teşekkür ediyorum."
41
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 42
İSTAB ÜYELERİ
İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU
“
İstanbul
Taşımacılar Birliği
Derneği (İSTAB),
Anadolu
Isuzu
sponsorluğunda Cemile Sultan Korusu'nda iar yemeği
verdi. İar davetine
katılım her yıl olduğu gibi bu yılda
artarak devam etti.
42
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:15 Page 43
İ
stanbul Taşımacılar Birliği Derneği Başkanı Ali
Bayraktaroğlu İSTAB’ın kurulduğu günden bu
güne 22 yıldır sürekli büyüdüğünü dile getirerek
“Yıllardır İSTAB bayrağını ileri taşımak için çalışan
bütün başkanlara, bütün yönetim kurullarına, teşekkür
ediyorum. İSTAB olarak öncelikli hedefimiz, üyelerimizin de desteğiyle teslim aldığımız bayrağı, biraz daha
ileriye taşımak. Siz değerli üyelerim ve Isuzu ailesi ile
bu sofrada olduğum için çok mutluyum” dedi.
Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih
Tamay ise İSTAB’ın yeni Başkanı Ali Bayraktoroğlu’na
konuşması için teşekkür ettikten sonra çalışmalarında
başarılar diledi. Fatih Tamay “İSTAB ile yıllar önce başladığımız ve her yıl devam ettiğimiz iftar programlarına
devam ediyoruz. Otobüs camiasının, turizm, şehirlerarası ve servis taşımacıları için bereketli, kazasız, belasız
günler dilerim. Bugün burada bizi yalnız bırakmayan
tüm dostlarımıza teşekkür ediyor, Anadolu Isuzu ailesi
adına, Ramazanınızı ve yaklaşan Ramazan Bayramınızı
kutluyorum ” diyerek noktaladı.
43
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:16 Page 44
Doc.Dr.Haluk Akpinar
SAĞLIK
ROBOTLA PROSTAT AMELİYATI
“
Günümüzün kabusu prostat kanseri; erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olarak biliniyor. Ülkemizde her yıl 100 bin sağlıklı erkekten
31’ine prostat kanseri tanısı konuyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2008 yılı
verilerine göre ise ABD’de erkekler arasında görülen en sık kanser açık ara prostat kanseri olarak görülüyor. Liv Hospital Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Haluk Akpınar, prostat kanserinde robotik cerrahi hakkında bilgi veriyor.
PROSTAT KANSERİNİN
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Prostat kanserinin belirtileri hastalığın evresine göre değişmekle beraber;
• Başlangıç aşamasındaki hastalık hiçbir
bulgu vermez.
• Tanı çoğunlukla yükselen kan PSA değeri
sonrası yapılan biyopsi ile konulur.
• İleri evrelerde ise idrar yollarındaki tıkanmaya bağlı sık idrar, idrarda yanma, gece idrara kalkma gibi prostatizm belirtileri
görülür.
• Yayılmış hastalıkta ise kemik ağrısı, kansızlık, halsizlik, gibi yakınmalar olabilir.
• Kesin tanı prostattan biyopsi alınıp mikroskopla patolojik inceleme yapılarak konulur.
44
Prostat kanseri ameliyatı ülkemizde yaygın olarak açık mı kapalı mı
yapılıyor?
Radikal prostatektomi adı verilen
prostat kanseri ameliyatı ülkemizde daha
çok açık yöntemle yapılıyor. Fakat ülkemizde robotik cerrahi yapan merkezlerin
sayısı ve robotik ameliyat sayısı hızla
artış gösteriyor. Üroonkoloji Derneği ve
robot kayıt verilerinden çıkarımla ülkemizdeki radikal prostatektomi operasyonlarının yüzde 25-30’unun robotla
gerçekleştirildiği söylenebilir.
Robotik cerrahinin prostat kanseri
ameliyatındaki üstünlüğü nereden geliyor?
Ameliyat robotu ilk olarak kalp cerrahisi hedeflenerek geliştirildi. Fakat sahadaki kullanımı sonrası özellikle radikal
prostatektomi yapmaya çok uygun ol-
duğu görüldü. Dar alanda ve derin bölgelerde rahatça çalışılabilmesi, üç boyutlu
yüksek görüntü kalitesi ve yüksek hareket
kabiliyeti nedeniyle robot prostat kanseri
cerrahisinde hızla popüler oldu. Ben kendi
pratiğimde robotu en sıklıkla prostat kanseri tedavisinde kullanıyorum.
Ameliyat sonrasında sorun görülür
mü?
Yapılan bilimsel çalışmalarda robotik
radikal prostatektomi sonrası idrar kaçırmanın daha az olduğu, ameliyat sonrası
erken dönemde görülebilen bu şikâyetin
özellikle genç hastalarda daha hızlı düzeldiği bildiriliyor. Ameliyat öncesi cinsel
fonksiyonları normal olan hastalarda kanser evresi de gözetilerek sinirler korunduğunda ereksiyon yeteneği de büyük ölçüde
korunabiliyor.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:16 Page 45
YAZ MEVSİMİ EL VE AYAK KIRIKLARINA
DAVETİYE ÇIKARIYOR
Ç
ocuk kemiklerinin elastik olduğunu, bu yüzden de düşme,
çarpma gibi olası bir travmada
oluşabilecek kırığın hemen fark edilmediğini
söyleyen Liv Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü El ve El Bileği Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ayhan Kılıç “Bazı kırıklar
hafif şişlik, üzerine basmakla gelişen hassasiyet ve ağrı dışında bulgu vermez. Yaşanan
travma sonrasında el ve ayak hareket ettirebilse de bu kırık olmadığı anlamına gelmez.
Düşme sonrasında topallama ve ağrı varsa,
bunu kırık olarak kabul edip atele alarak
birkaç gün sonra tekrar muayene edilmesi
ve röntgenin tekrarlanması gerekebilir”
diyor.
Çocuklar yaralanmalara karşı savunmasızdır
Çocukların kemik ve eklem yapıları erişkinlerden oldukça farklıdır. Doğal olarak yaralanmaları ve bunlara karşı gelişen reaksiyonları
da… Bedensel denge gelişiminin devam ediyor
olması, oyuncu ve araştırmacı doğaları onları
yaralanmalara karşı daha da savunmasız kılar.
Bu bakımdan kemiksel bütünlüğün bozulması
maalesef sıkça görülür.
Özellikle kırılan kemiğin büyümeye devam
etmesi ve hatta kırığı izleyen aylarda büyümenin daha da hızlanması nedeniyle çocuk kırık-
ları erişkinden oldukça farklıdır. Çocuk kemikleri daha elastiktir bu nedenle akordeon gibi
kendi içine katlanabilir. Torus tipi olarak adlandırılan bu kırıklar genellikle hafif bir şişlik, üzerine basmakla gelişen hassasiyet ve ağrı dışında
bulgu vermez. Eller ve ayaklar gibi vücudun uç
organları kullanılabilir, hareket ettirilebilir. Yine
kemiği saran zarımsı örtünün daha kalın olması
nedeniyle gelişen yeşil ağaç tipi kırıklarsa erişkinlerinkine göre daha az ayrışırken, torus kırıklarına göre daha belirgin şişlik ve ağrı oluşur.
Ancak yine de uç organlar hareket ettirilebilir.
İhmal edilirse kısalık oluşabilir
Kemiği saran kalın örtünün hücreden zengin yapısı aynı zamanda kaynamanın da kısa
sürede olmasını sağlar. Örneğin, yetişkin birinde 3-4 aydan önce kaynamayan uyluk kemiği kırığı yeni doğan bebekte 2-3 haftada
kaynayabilir. Bu nedenle çocuk kırıkları sıklıkla
cerrahi dışı (alçı, atel, splint, bandaj vs.) yöntemlerle tedavi edilirler. Öte yandan ihmal edilen ve büyüme kıkırdağının etkilendiği
kırıklarda şekilsel bozukluklar, dönüklük (rotasyon) ve kısalık oluşabilir. Yanlış veya kötü
kaynama olarak adlandırılan durumlar erişkinlerden daha iyi tolere edilse de çoğu zaman cerrahi ikincil girişimler müdahaleler kaçınılmaz
olur.
Çocukla iyi iletişim kurmak gerekir
Travma geçirmiş çocuğun değerlendirilmesi güçtür. Yaralanma birden fazla yerde olabilir. Çocukla iletişim kurmanın zorluğu
sebebiyle bazı kırıklar gözden kaçabilir. Çocuk
kırıkları bazen çekilen radyografilerde bile görülemeyebilir. Özellikle yüksekten düşme sonrası ayak ya da ayak bileğindeki ayrılmamış
kırıklar çekilen grafilerde tam olarak izlenmeyebilir. Unutulmamalıdır ki, eğer bir çocuk
düşme sonrasında topallıyorsa ve ağrısı olduğunu belirtiyorsa bunun kırık olarak kabul edilerek atele alınıp birkaç gün sonra tekrar
muayene edilmesi ve filmin tekrarlanması gerekebilir. Geç çekilen grafilerde kırık hattı belirgin hale gelir ve tanı konması kolaylaşabilir.
Tedavi sonrası takip gerekir
Bununla beraber çocukluk dönemi kırıkları
tedavi sonrasında da dikkatle takip edilmelidir.
Bazı kırıklar ise daha en başından cerrahi düzeltme ve tespit gerektirir. Açık(kanlı) veya kapalı(kansız) ameliyat gerektiren bu kırıklardan
bazıları şöyledir; ayrışmış humerus kondil (makara) kırıkları, suprakondiler humerus (dirsek
üstü) kırıkları, radius alt uç veya baş-boyun kırığı, kırıklı çıkıklar, bazı uyluk ve kaval kemik
kırıkları, eklemleri ve epifizi(büyüme tabakası)
ilgilendiren kırıklar.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:16 Page 46
Allison’dan, Otobüs İşletmecilerine
İftar Yemeği
“
İstanbul Toplu Ulaşım Otobüsçüler Derneği üyeleri
(İSTOD), Özel Halk Otobüsü ve Erguvan Otobüs işletmecileri Allison Transmission Türkiye'nin ev sahipliğinde Üsküdar Katibim Restaurant’ta yapılan iar yemeğinde bir araya geldi.
46
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:16 Page 47
A
llison Transmission Türkiye'nin
ev sahipliğinde Üsküdar Katibim Restaurant’ta yapılan İftar
davetine; İSTOD yöneticileri, İstanbul Otobüs A.Ş. işletmecileri, FSM Demirbaş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa
Demirbaş , Özel Halk otobüsleri şirket başkanları ve Allison Transmission distirbütörü
İlkerler MSS çalışanları katıldı.
Allison Transmission Türkiye, İş Geliştirme Yetkilisi Sercan Tepeli davete katılan
herkese teşekküllerini sunarak başladığı konuşmasında “Allison Şanzıman olarak yıllardır tüm dünyada ticari araçlar için tam
otomatik şanzıman üretiyoruz. Türkiye ise
bizim için çok önemli bir bölgedir. Teknolojimiz ve sunduğumuz avantajlarla, tüm dünyada toplu taşıma alanında da önemli bir yere
sahibiz. Toplu taşımacılık işletmelerinin beklentileri ve ihtiyaçları doğrultusunda sunduğumuz tam otomatik şanzımanlarımız ile
hem operasyon hem de maliyet avantajları
sağlıyoruz. Bugün burada sizinle olmaktan
duyduğumuz memnuniyeti dile getirmek istedim. Ramazan ayı bereketinin üzerimizden
eksilememesini temelli ediyorum” dedi.
28-48-sayi51:Layout 1 15.08.2014 13:16 Page 48
YERLİ ÜRETİME
“TOPBAŞ” DOPİNGİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yerli tramvay ve metro vagonu
üretiminde yerli sanayiciyi destekleyecek. İstanbul Ticaret Odası
Meclis Başkanı Şekib Avdagiç İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
ürettiği yerli tramvayda katkısı olan yerli sanayicilerle birlikte İBB
Başkanı Kadir Topbaş'a teşekkür ziyaretinde bulundu.
Avdagiç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraklerinden Ulaşım
AŞ'nin öncülüğünde üretilen yerli tramvay sayesinde bu sektörde iş
yapan yerli sanayicilerin güç kazandığını belirtti. Yerli firmaların uluslararası alanda söz sahibi olmaya başladığını belirten Avdagiç desteklerinden dolayı Başkan Topbaş’a teşekkür etti.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirten Başkan Kadir Topbaş da
İstanbul'da raylı sistem yatırımlarına hız verdiklerini belirterek, “Yerel
seçim sürecinde raylı sistem hedeflerimizi açıkladık İstanbul Büyükşehir
Belediyesi metro yatırımı yapan Dünya'daki tek belediye... Biz vagon
üretimi noktasında yerli firmaların önünü açmak için elimizden gelen
desteği vereceğiz ve bizimle iş yapacak olan yabancı firmalara da üretimde yerli payının yüksek tutulacağını vurgulayacağız” diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında belediye başkanı
seçilmesiyle İstanbul'un büyük bir atılım sürecine girdiğini, daha önce
çek karnesi dahi alamayan belediyenin her alanda öncü konuma yükseldiğini vurgulayan Başkan Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak
süs bitkiciliği ve çiçek üretiminin yanı sıra 3 bin tane yerli otobüs alımıyla da ülke ekonomisine büyük güç verdiklerini söyledi.
Topbaş, tramvay ve metro vagonu üretiminde de yerli firmaları desteklemeye devam edeceklerinin altını çizdi. “Yüzde Yüz İstanbullu” sloganıyla raylara inen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yerli tramvayı
Başkan Topbaş tarafından Şubat ayında tanıtılmıştı.
PİRELLİ FORMULA 1’DE DEVRİM YARATACAK
Formula 1’in resmi lastik tedarikçisi Pirelli, gelecek dönemde yarışlarda kullanılması düşünülen, İzmit Fabrikası’nda ürettiği yeni 18
inç’lik lastikleri ilk kez test etti. Silverstone Pisti’nde gerçekleşen testlerin, Formula 1 lastikleri ile normal yol lastikleri arasındaki teknoloji
transferini daha da geliştirmesi hedefleniyor.
İngiltere’de bulunan Silverstone Yarış Pisti’nde gerçekleşen sezon içi 3.
testte, Lotus Formula 1 takımının E22’si ile piste çıkan yedek pilot Charles
Pic, 18 inç’lik lastiklerle izleyenleri oldukça etkiledi. Pirelli’nin 2010 yılında
Formula 1’in resmi lastik tedarikçisi olmasından bu yana desteklediği 18 inç
ölçüsündeki lastik fikri, modern pazar trendlerini yansıtırken, daha büyük ölçüde lastiklerin kullanılmasıyla, Formula 1 lastikleri ile normal yol lastikleri
arasındaki teknoloji transferinin daha da geliştirilmesi hedefleniyor.
14 turluk testte, yeni tasarlanan lastiklerin mevcut 13 inç’lik Formula 1
lastikleri ile aynı performans ve dayanıklılık standartlarına sahip olduğu görüldü. Silverstone’da test edilen lastiklerin taban genişlikleri 13 inç’likler ile
birebir aynı, çapı ise, 30 milimetre daha fazla olmasına rağmen, daha ince
yanaklara sahip olduğu için iki farklı ölçüdeki lastiğin de ağırlıkları aynı.
“Yarış ve yol lastikleri arasındaki bağı kuvvetlendirir”
Bugün artık 18 inçlik lastiklerin bile standart otomobillerde kullanılmaya başlandığını söyleyen Pirelli Motor Sporları Direktörü Paul Hembery “Bu lastikler,
markamızın Premium stratejisi kapsamında Pirelli mühendisleri tarafından geliştiriyor. Eğer takımlar bu yönde ilerlememizi isterse, kısa sürede bu lastikleri
hazır edecek teknolojiye sahibiz. Bu lastiklerden daha iyi bir performans önceliklerimiz arasında yer almasa da, yeni lastikler beklentilerimiz ile paralel sonuç
verdi. Bu nedenle Formula 1 yarışlarında çok önemli bir dönemeçte olduğumuzu söyleyebiliriz” dedi.
HER ŞEY CAN GÜVENLİĞİ İÇİN
Şehiriçi otobüs işletmesini bünyesine devraldığı günden bu yana hizmet içi eğitim çalışmalarına ayrı bir önem veren Denizli Büyükşehir Belediyesi, otobüs işletmesi bünyesindeki görevli şoför ve saha personeli için eğitim programı düzenledi.
Denizli Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletmesi bünyesinde görevli şoför ve saha
personeline, Denizli İl Emniyeti Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü işbirliği ile düzenlenen programda eğitim verildi. Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube
Müdürlüğü Şehir İçi Ekipler Amiri Mithat Tüzüner tarafından verilen eğitime, yaklaşık
250 personel katıldı. Otobüs işletmesi bünyesinde görev alan şoför ve saha personeline,
özellikle şehir içi trafikte seyrederken dikkat edilmesi gereken kurallar anlatıldı. Vatandaşların can güvenliğinin her şeyden önemli olduğu vurgulanan eğitimde; trafik kuralları,
yolcu indirme-bindirme, takip mesafesi, kavşaklarda geçiş önceliği, dönüş kuralları,
yolcu taşıma kuralları ve toplu taşıma araçlarına özgü kurallarla ilgili teorik ve görsel
bilgi verildi.
Her alanda olduğu gibi ulaşımda da eğitime büyük önem verdiklerini belirten Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, “düzenlediğimiz eğitim çalışmaları
periyodik olarak devam edecek. Temel önceliğimiz hemşerilerimize güvenli ve kaliteli
ulaşım hizmeti sunmak” diye konuştu.
48
on-kapaki-ici-arka-kapak-ici51:Layout 1 13.08.2014 21:10 Page 2
Gülmece
Alman Vatandaşı
Uzun çabalar sonucunda Alman vatandaşlığına kabul edilen genç, babasına sürpriz yapmak
için sevinç içinde eve koşmuş:
- Baba, bak Alman vatandaşıyım artık...
Birinci kuşak milliyetçilerden olan baba çok sinirlenir:
- Ulan soysuz, hangi yüzle gider de Alman vatandaşı olursun" diye gürlerken oğlunun suratına bir de Osmanlı tokadı
akşeder... Koşa koşa geri dönen oğlan bir yandan da şöyle
söyleniyormuş:
- Şu hale bak yaa, Alman vatandaşı olalı bir saat geçmedi
Türklerle başım belaya girdi...
Ne Koysaydım?
Adam sünnetçi dükkânının vitrinine şemsiye koymuş, biri
de merak etmiş :
-Yahu sünnetçi vitrininde şemsiyenin işi ne be?
Sünnetçi fena fena bakmış:
-Yani vitrine ne koysaydım?
Horlamaya Kesin Çözüm
Bir gemici geç vakit otele gelmiş. Yer olup olmadığını sormuş:
“İki kişilik bir odada tek yatağım var” demiş resepsiyon
görevlisi, “Ancak pek tavsiye etmem. Çünkü öteki yatakta
fena halde horlayan bir delikanlı yatıyor."
"Ziyanı yok", demiş gemici, “Verin bana o yatağı..." Ertesi
sabah gemici hesabı ödemeye indiğinde otelci sormuş:
"Nasıl uyuyabildiniz mi?"
"Çok güzel uyudum" demiş gemici.
"Yanınızdaki müşteri hiç horlamadı mı?"
“Hiç horlamadı..."
"Ama nasıl olur?"
"Odaya girince yanağından ‘merhaba güzel çocuk’ diye
bir makas aldım. Sabaha kadar gözlerini kırpmadan yatakta
oturdu."
At Ne Zaman At
Birinci sınıf öğrencisi okuldan dönünce annesine :
- Bugün öğretmen bize atlardan söz etti. Ama ben atın ne
olduğunu hala anlayamadım, dedi.
- Neden? diye sordu annesi.
- Öğretmen, atın yavrusuna tay, dişisine kısrak, erkeğine
aygır derler, dedi.
- Bunda anlaşılmayacak ne var çocuğum?
- Peki anneciğim, ne zaman ata at diyorlar?
Önde Yer Var mı?
Sol gözü takma olan adam otobüse binmişti. Otobüs kalabalık hava sıcaktı. Bir süre sonra sıcaktan bunalan, terleyen
ve canı sıkılan adam, takma gözünü çıkardı, havaya atıp tut-
maya başladı. Durumun biraz
sonra farkına varan yanında oturanlar dehşetle irkildiler :
- Ne oluyor yahu!
Adam gayet sakin gözü atıp tutmaya devam ederek cevap
verdi:
- Hiç, burada canım sıkıldı da ön taraflarda yer var mı diye
bakıyordum!...
Kimse Oturmuyorki
Seyahatten dönen adam arkadaşına yakınıyordu :
- Birader perişan oldum, felaket bir tren yolculuğu geçirdim.
Arkadaşı merakla:
- Hayrola ne oldu?
- Trende yerim tersti başım döndü, midem bulandı, yahu.
- Aman be kardeşim, insan karşısındakine rica edip yer
değiştirir...
- Benim de aklıma geldi gelmesine ama karşımda kimse
oturmuyordu ki!
Mail
Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına
girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir… Tam bu sırada farklı bir yerde kadın,
kocasının cenaze töreninden
evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu
yere yığılıp kalır.Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime: Sevgili karıma
Konu: Yeni ulaştım.
Tarih: 11 Ağustos 2014
“Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada
bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz.Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin
buraya
geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı
dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not: Burası çok sıcak.
Evlendim
Oğlu Temele sordu:
-Puba, gençken çok kizla çiktun mi?
-Evet uşağum.
-Peçi hiç hata ettun mi?
-Ananla evlendum...
FSM DEMİRBAŞ OTOMOTİV TEMSA Yetkili Satıcısı
Download

EMBARQ Türkiye