r
KONYA
MEVLÂNÂ
YAPILAN
SON
HAKKINDA
BAZI
DERGÂHINDA
ONARIMLAR
DÜŞÜNCELER
Prof.
Konya
Selçuk
Üniversitesi
Mühendislik
Dr. Yılmaz
Mimarlık
Mimarlık
ÖNGE
Fakültesi
Bölümü
Başkanı
evlevilik tarikatının merkezi bir asilanc olarak Konya Mcvlânâ Dergâhı, X I I I . yüzyıldan XX.
J - ' A yüzyıla kadar, birçok değişiklikler geçirerek günümüze gelmiş bir yapılar topluluğudur. Tarihî
belgelere göre. Dergâhın nüvesi, Mcvlâna Cclâlcddin Rumfnin türbesinin yapımı ile teşekkül etmiş;
bilâhere KaramanoğuUan ve OsmanoguUan dönemlerinde yapılan değişiklik ve ilâvelerle geniş­
letilmiştir. Çevresi bir ihata duvan ile çevrilmiş olan dergâh, bugün biri Hz. .Mevlâna'ya ait olmak
üzere, muhtelif türbeler, bir semahânc, mescid, şadırvanlı bir iç avlu, derviş odalan, mcydan-ı şerif,
matbah-ı şerif, şeyh dairesi vc hazineden ibarettir. Aneak, dergâhın, evvelce çevresinde yer alan ve
bir selâtîn cami ile bir kütüphane gibi variıgını hâlen sürdüren eserierdcn gayri, Celâliye vakfından bir
hamam, medrese, imaret, muvakkithanc, iki han, dükkânlar vc meşruta evler gibi başka yapılannın
da bulunduğu ve sınırlannm bugünkünden daha geniş bir alanı kapsadığı, yine eski belgelerden
anlaşılmaktadır. Hattâ bunlann bazılannı, gravür veya fotoğraflardan da tesbit etmek mümkündür.
Dergâhın mimarlık ve sanat tarihi yönünden gelişimini vc değişimini konu alan, yeterli bir bilimsel in­
celeme yapılmadığından,(l) tarihî belgelerde adı geçen bu manzumeye ait yapılann yerieri ve sınırlan
kesinlikle tesbit edilememiştir. Bunun en önemli sebebi, bilhassa 1950 İcrden bu yana, mahal' bele­
diyece dergâhın etrafında yol, meydan açma, çevre düzenleme gibi uygulamalar sonunda, birçok
yapının bakiye vc izleri ile biriiklc tamamen onadan kaldınlmış olmasıdır(2).
1982-86 yıllan arasında Kültür Bakanlığı Eski Eserler vc Müzeler Genel Müdüriüğü ile K c ' ;. ı
ve Mülhakatı Eski Eserleri Sevenler Derneğince sağlanan ödcnekleric, Mcvlâna EXirgahmin mııhifl'l
(1) B u k o n u d a y a p ı l m ı ş b a z ı ç a l ı ş m a l a r i ç i n b a k ı n ı z : Ş a h a b c l l i n U z l u k , M e v l a n a n ı n
s.
155-159;
Mehmet
"Konya'da M e v l â n â
ve
Kilabeleriyte
marî
önder.
Dergâhı"
Konya
teşekkülü",
1.
Mevtana
Selâmet
T a r i h i , Konya
Millî
Mevlâna
Şelıri
Konva,
S a y ı : 9, A r a l ı k
1964,
Kongresi
s.
Konya
1962,
1988'de
Kubbe-i Hadra'nın
Prof.
Dr.
Kalem
B.
Karamağaralı'nın
İşleri"
isimli y ü k s e k
s. 4-5;
s.
3-5
Konya
Ali
Saim
ibrahim H a k k ı K o n y a l ı ,
Mayıs
"Mcvlâna
1985,
".Mevlâna
danışmanlığında
Türbesi,
2X2-319;
6 2 9 - 6 9 3 ; H a s a n Ozöncicr,
(Tebliğler)
D o ç . Dr. Hasan Özöndcr'in Küllür Bakanlığmca yayınlanacak
Günüç'ün
1962,
Konya,
Dergahı"
hazırladığı
' Iccn.
A> -fleU-ri
K ü I I ı y c s ' • ••
s.
395-40'
• ı
^
v
isimli kitabı ü c !•,• '!
Mevlâna
Manzümci
lisans tezi dc, h e n ü z y a y ı n l a n m a m ı ş ç a l ı ş m a l a r a
orv-v,
gösterilebilir.
(2) B u g ü n m e v c u t o l m a y a n hamam, imaret ve
y a h , a.e.,
s.
Darülhuffazı
1068;
ve
Mahmul Akok,
Selim
II İmareti",
han i ç i n b a k ı m / / . Mehmet Ö n d e r , a. e., s. 253; I . Hakkı
"Konya'da Ü ç
Türk
tarihi vc
Arkeoloji
mimari eser. A l t ı n a p a K e r v a n s a r a y ı ,
Dergisi,
Savı:
XX-1,
1973.
s. 9-11,
Kor.
Hasbov
27-3f'
319
yapılannda, önemli restorasyon çalışmalan gcrçckleştirilmiştir(3). Bu çalışmalar, genellikle Vaki Har
Genel Müdürlüğü Abide Şubesi teknisyenlerinden, uzman Sayın Yusuf Erdoğan'ın ve Konya Rölövc
ve Anıtlar Müdürlüğü teknisyenlerinin kontrolü altında yürütülmüş; bazı konularda Selçuk Üniver­
sitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yılmaz ÖNGE'nin fikir ve çalışmalanndan faydalanılmıştır. Res­
torasyonlar esnasında meydana çıkan problemleri kısa zamanda ve mümkün olduğu kadar hatasız
çözmek için, Konya Müzesi Müdürü Sayın Erdoğan EROL büyük çabalar sarfetmiştir. Emanet usûlü
ile değişik mücahhit veya finnalara yaptınlan onanmlar arasında, özellikle dergâhın türbe, mescid vc
semahane bloku içinde, kalemkâr Mustafa BAYTAL usla ile ekibinin sıva, nakış, alçı işleri ile ilgili
çalışmaları ayn bir ehemmiyet arzctmektedir. Bu bakımdan, V I I . Vakıf Haftası münasebetiyle,
Mevlânâ Dcrgâhı'ndaki son onanmlar hakkında bazı görüşlerimizi, türbe, semahane vc mcsciddcn
oluşan ana blok uygulamalannı esas alarak belirtmeğe çalışacağız.
1983-84 yıllarındaki restorasyonlarda, Mevlânâ Türbcsi'nin girişindeki Tilâvet Odasından
başlayarak, dergâhın en eski yapılan olan vc Mevlânâ'nın mezannı ihtiva eden Kubbc-i Hadra ile
etrafındaki türbelerde, semahâne ve mescidde, duvar, kemer vc kubbelerin bozuk sıvalan ile bunlann
üzerlerindeki nakışlar, elektrik tesisatı, kapı ve pencere dogramalan, zemin döşemeleri vc bazı sandu­
kalar elden geçirilerek yenilenmiştir. Türbeye girişin sağlandığı Tilâvet Odası tabir edilen ilk b()liim,
ana blokun şadırvan avlusuna açılan batı cephesi boyunca uzatılmış, dört kubbeli revakın güney n i ­
hayetini teşkil çimektedir. Ancak bu bölüm, diğer bölümlerden vc avludan, üstü kafesli, ahşap bir camckânla aynimiştır(4). Güney cephesi dc pencereli kesme taş bir duvaria kapatılmıştır. Revakın ku­
zey nihayetinde de benzeri bir duvar mevcuttur. Dilâtasyon derzlerinden vc duvar örgü larzlanndan,
bu duvarların ana blok duvanna sonradan yanaşunldıgı anlaşılmaktadır. Yani bu revak gerisindeki
yapıya bilâhere eklenmiştir. Nitekim, Tilâvet Odasının duvariannda yapılan sıva raspalan sonunda,
bu ekleme sırasında, evvelce ana yapı blokunun cephesini süsleyen bazı yazılann duvar tarafından
örtüldüğü belli olmuştur. Tilâvet Odasının kubbe pandantiflerinde, etek silmesinde, kuzey vc güney
kemerierinin yanındaki geçiş kısımlannda vc göbeğinde kırmızı boya ile yapılmış bazı basil nakışlar,
restorasyon sırasında muhdes badana ve sıvalann allından çıkartılarak ihya edilmiştir. Sadece, kubbe
eteğinde siyah zemin üzerine yaldızla yazılmış ibareler, son devir ilâvesi olmasına rağmen yerinde
bırakılmıştır. Tilâvet Odasından, türbenin mcdhâli mahiyetindeki Dahil-i Uşşak'a açılan kapı Gümüş
Kapı adını almakladır. X V I . yüzyıla ait gümüş kaplama ahşap kanatlan ihtiva eden bu kapı
boşluğunun, sonradan, orijinal biçimini kaybettiği, iç yüzde duvar sıvasının raspası esnasında varlığı
ortaya çıkan, bir kapı üstü penceresinden anlaşılmaktadır. Cümle kapısı şimdiki durumuna getirilir­
ken, evvelce revaklan ışık alan bu pencere, içi doldurulmak, hattâ bu dolguda eski kafesinin parçalan
da kullanılmak suretiyle iptal edilmiştir. Ana bloka revakın eklenmesi sırasında, kapı hizasındaki
büyük fevkanî pencere dc küçültülmüştür. Bu pencere boşluğunun iç kenariannı süsleyen g e ç devir
nakışlan allından da kırmızı renkli daha eski (muhtemelen X V I I I . yüzyıla ait) kalem işleri
çıkartılmıştır. Dahil-i Uşşak'ın güneyi ile doğu nihayetlerinde yer alan, zeminden bir seki ile yük­
seltilmiş ve kubbelerle örtülmüş bölümler Kubab-ı Aktab adını alır. Kubab-ı Aktab'ın batıda iç av­
luya; güneyde i.se Hasan Paşa Türbesine vc eski Çelebi Dairesine açılan pencerelerinin alınlık seviye­
lerinde, muhlcmclen XIX. yüzyılda bozularak yenilenmiş, cclî yazı kompozisyonlarının allından,
farklı renk ve şekildeki orijinalleri bulunmuştur(5). Bunlardan bilhassa güney pencereleri arasında, alt
(3) E r d o ğ a n E r o l ,
rizm
"Onarılarak hizmete sunulan külıür varlıklarımız. M e v l â n â M ü z e s i " , T . C . K ü l t ü r
Bakanlığı
Eski
Eserler
ve
.Müzeler
Bülteni,
Sayı:
7, T e m m u z - E y l ü l
1^)86,
s.
ve T u ­
20-25.
(4) Giriş cephesindeki kafesin üzerine asılmış bulunan, ahşaptan oyma harflerle y a z ı l m ı ş
J
....
y a z ı s ı n ı n ç ü r ü y e n bazı harfleri vc yaldızı da son onarımlar sırasında y e n i l e n m i ş t i r .
"
•
V;/
(5) Kubab-ı Aktab'ın batı, g ü n e y ve d o ğ u duvarlarında çıkartılan yazılar ve nakışlar Edirne'de E s k i C a m i , M u r a ­
diye C a m i i ve Ü ç ş e r e f c l i C a m i , Bursa'da Ulucami, Yeşil Cami, C e m Sultan Türbesi i ç i n d e k i n a k ı ş l a r l a b ü y ü k
benzerlik g ö s t e r m e k t e d i r .
320
kısmı dıhmlı kemerler ve kandiller, üsl kısmı ise Cihar Yar-ı Gü/.în isimlerini ihıiva eden çiçekli pano
dikkaü çekmekledir. Kubab-ı Aklab'm balı bölümlerinde, üsl pcnecrclerin çerçevelerinde, pandaniifİcrdc, kubbe elek ve göseklerinde, kımıı/.ı-siyah renkle lığlı palmelleri ihıiva eden bordür ve ya/ı pa­
ndan, muhdcs nakışlı sıvalann allından çıkan kalıniılara göre ihya edilmişlerdir. Dahil-i Uşşak'ın or­
tasındaki ayak ile bunun kuzeyindeki ayağın alı kısımlarında, siyah-mavi renkle ccomelrik desenli,
ampir üslûptaki nakışlann allından da, clrailan lığlı palmel ve cedvellerle çevrilmiş, slili/.c nalüralisi
üslûpla çiçekli kompozisyonlar meydana çıkanılmışiır. Bunlarda, serbest bir kompozisyon anlayışı ile
hurma ağacı, vazolu veya vazosuz lâle, gül, karanfil, sümbül demetleri, yan yana, üst üsle
sıralanmışt!r(6). Hattâ bazı çiçek molineri çerçeve dışında da devam cuirilmiştir. Kuzeydeki ayaöın
yüzlerinde ise, benzer motiflerin yanı sıra, geometrik örgülü a.skı motifleri ile kufl yazılı ibâre"îcr
işlenmiştir.
Altında Hz. Mcvlânâ ile oğlu Sultan Veled'in sandukaları bulunan Kubbc-i Hadra ile bunun
kuzeyinde yer alan Post Kubbesinin doğusunda kalan Kubab-ı Aklab bölümlerinin de, balıdakllcr
gibi süslendiği; yazılı ve nakışlı muhdes sıva ve badanalann allından çıkartılan orijinal nakıslardan
anlaşılmaktadır. Ancak doğudaki bölümlerde, doğuya bakan pencerelerin almhklannda yeni bulunan
rumîli kompozisyonlann, batıdakilerdcn farklı olduğu görülmekledir. Bunlar, kompozisyon ve molıf
olarak, daha sonra bahsedeceğimiz, Post Kubbesinin kuzey doğu ve kuzey batı ayaklanndaki
örnekleri hatırlatmaktadır.
Kubbc-i Hadra'nın örttüğü yıldız tonozun ve bunu taşıyan ayaklaria kemcrierin nakışlanna.
son onarımlarda el sürülmemiştir. Bu bölümün güney duvarında, bir kısmı eksik olan kiiabcde.
Türbenin nakışlarını, Sullan I I . Bayczıd zamanında yapan sanalkânn ismi Mcvlevî Abdurrahman bin
MchiTicd cl Halebî şeklinde okunmaktadır(7). Bu kitabenin daha aşağısında bulunan, ahşap lambirlerin çürümüş kısımlan tamir edilirken, muhdes boyalann allından mavi renkle çüılimüş kısımlan tamir
edilirken, muhdes boyalann altından mavi renkle aliigcn ve kınnızı üçgenlerin oluşturduğu, geomelrik bir kompozisyonun mevcudiyeti farkedilmiş ve bunlar ihya edilmiştir.
Kubbe-i Hadra'nın kuzeyindeki Post Kubbesi adı verilen mahal, mukamaslı tavan önüsü vc
tepesindeki aydınlık feneri ile bilhassa dikkaü çeken bir bölümdür. Bu bölümün öriüsünü taşıyan
ayaklardan kuzeydekilerdc, ampir nakışlı muahhar sıvalann allından bazı dilalasyon derzleri ve ilgi
çekici, eski nakışlar çıkmıştır. Kuzey doğu köşedeki ayağın güney yüzüne sonradan eklenen kısmı,
(6) B e n z e r ş e k i l d e y a p ı l m ı ş b a z ı k o m p o z i s y o n l a r a X V I . y ü z y ı l eserlerinde de r a s t l a n m a k l a d ı r . B a k ı n ı z :
Demiriz,
" L ^ Prinlcmps
dans l ' A r i T u r c " , T T O K
Belleteni,
S:i_M:
6 3 / 3 4 2 , A r a l ı k 1978,
\iidiz
s. 4 8 ö . ' i . Kanuı;:
Sultan S ü l e y m a n ' ı n , halen İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e s i ve T o p k a p ı S a r a y l a r ı n d a ı n u h a f a z a edilen 1566 M . tarihli dıvanlarındaki
(Muhibbi
ihtiva
Bakınız:
eder.
İstanbul
1986,
s.
Divanı)
Yıldız
1 6 8 - 1 7 9 , 278,
tezhip ve bezemeler ise bu tür k o m p o / i s v o n l a n n en zengin ö r n e k l e r i n i
Demiriz,
Osmanlı
Kitap
Sanatında
Naıiiralist
Üslupta
Çiçekler.
285-291.
(7) K u b b e - i H a d r a ' n ı n duvar ve a y a k l a n n d a k i n a k ı ş l a r l a , kemer v c tonozundaki nakışlar arasında, barız bir iıslüp
farkı g ö r ü l m e k t e d i r . K e m e r ve tonozdaki n a k ı ş l a r Edirne M u r a d i \ e ve Ü ç ş e r e f e l i C a m i ile Bursa Ş e h z a d e Mus­
tafa ve C e m T ü r b e s i gibi X V . y ü z y ı l eserlerindeki t e z y i n a t ı n k a ı a k l e n s l i k ö z e l i k l e r i n i t a ş ı m a k l a d ı r , l l a i ı â b\ı
n a k ı ş l a r , K u b b e - i H a d r a ' n ı n e v v e l c e d ı ş y ü z ü n ü s ü s l e y e n ç i n i l e r i n n a k ı ş l a n y l a da üsliıp birliği
birliği gösterirler.
(Bakınız:
Yılmaz
Öngc,
l e r ) 3-5 M a y ı s 1985,
"Mevlana
K o n y a , s. 4 0 3 ) .
Türbesinin
çini
t e z y i n a t ı " , 1.
Milli
.Mevlana
Kongresi
rdıili;-
K u b b c - i H a d r a ' n ı n g ü n e y duvarı v c a y a k l a r ı n d a g ı i r ü k n , bir kıs-.nı ka
b a n m a tezyinat ise daha g e ç tarihte, muhtemelen X V I . y ü z ı l m ilk y a r ı s ı n d a y a p ı l m ı ş o l m a l ı d ı r ,
llalopl-
M e v l e v i Abdurrahman, M e v l a n a T ü r b e s i ' n i n alt k ı s m ı n a yeni n a k ı ş l a r yap;u-ken, K u b a b - ı Aktab'm d ı ğ c ı ouvar
ve a y a k l a n n d a k i
daha eski tarihli n a k ı ş l a r ı da elden g e ç i r m i ş t i r . Nitekim benzer bir l u ı u m , lüıbo-ıncscKİ
semahane b l o k u n u n X V I . y ü z y ı l d a b u g ü n k ü g ö r ü n ü m ü y l e ş e k i l l e n m e s i s ı r a s ı n d a , balı cephenin
pencere
a l ı n l ı k l a r ı n a y e r l e ş t i r i l e n X V . y ü z y ı l a ait m o z a y . k ç i n i p a n o l a r ı n k u l l a n ı m ı n d a da k c n d m ı g ö s i c r n ı c K i ç ü . r .
D a h a sonra,
XVHl.
ve X I X . y ü z y ı l l a r d a y a p ı l a n o n a r ı m l a r sırasınd:ıki ilaveler vc d e ğ i ş i k l i k l e r , g c n c i ı ı k ı c
eski n a k ı ş l a r ı n ü z e r i n d e u y g u l a n m ı ş t ı r .
321
ç o k zengin halayı nakışlaria süslcnmişlir. İki köşesi silindirik sütûnçe biçiminde i ş l e n m i ş olan bu
ilâvede, aitûnçclerin ve bunlann arasmda kalan yüzeyin, içleri veya aralan hatayî ve rumîlerlc doldum l m u ş , biribirlerine bağlanan, farklı biçim ve büyüklükte madalyonlaria bezendigi g ö r ü l m e k t e d i r .
Bunlar, Kubbe-i Hadra'mn kuzey yahul Post Kubbcsi'nin güney ayaklanndaki X V I . y ü z y ı l n a k ı ş lanna benzemektedirler. Post Kubbesi'nin kuzey balı köşesindeki ayağa da, sonradan d i ğ e r ayakta
olduğu gibi, bir ekleme yapılmıştır. Bu yüzden eski ayağın güney yüzünü süsleyen orijinal nakışların
orta klanının, bu ek ile örtüldüğü, geç devir sıvalannın raspası sonucu ortaya çıkmıştır. Alt tarafında
geometrik örgüden bir saçak; bunun yukarısında içinde bir vazodan çıkan naturalist çiçekleri ihtiva
eden, kenartan geometrik düğüm motifleriyle süslü, dörtgen bir pano; daha üstte de zemini rumîlerlc
doldurulmuş müsctma yazılann yer aldığı bir başka pano ile bir taç kısmından oluşan bu kompozis­
yon, muhtemelen yine X V I . yüzyılın ilk yansına ait olmalıdır.
Post Kubbesi'nin üst üste sekiz sıra mukamas dizisinden oluşan örtüsü, içbükey profilli bir
kuşak ile başlamaktadır. Bu profil üzerinde, muhdes badanalann alündan, saplan biribirine b a ğ l a n a ­
rak ulanan, palmetli bir saçak motifi meydana çıkartılmışür. tik sıradaki püskül biçimindeki mukarnaslann arasında lâle, sümbül ve çimen motifleri görülmektedir. Sekizgen yıldızlann etrafında geli­
şen, geometrik bir şemaya görc düzenlenen bu örtüde, mukamaslann kcnarian yeşil, mavi vc kırmızı
rcnkle koniurianmış; yanm sekizgen ve yanm dörtgen planlı püsküllerin yüzleri de, m ü n a v e b e l i ola­
rak mavi ve kırmızı ile boyanmıştır. Örtünün son sırasından itibaren, sade bir dışbükey prollllc, se­
kizgen gövdeli, kubbeli aydınlık feneri yükselmektedir. Bu profil ve sekiz yüzdeki pencerelerin etrafı
zenccrck motifleri ile, kubbe ise altıgen bir yıldızın çevresinde, biribirine dolanan, iki renkte rumîlerlc
süslenmiştir.
Scmahâne kısmında yapılan araştırma vc raspalar sonunda, pandantiflerde, elek vc kubbede,
muhdes sıvalann allından çıkartılan orijinal kompozisyonlar fevkâlâdc ilgi çekicidir. Pandantiflerde
san kıvnm dal ve yeşil dolgulu rumî yapraklardan oluşan, kımıızı zemin üzerine, müsenna olarak c c l î
sülüsle yazılmış Allah, Muhammed, Ebubckir, Ömer, Osman, Ali ibareleri, eşine ender rastlanabile­
cek bir kompozisyon meydana geünnekiedir. Kubbe eteğinin içbükey profilinde ise, yine kırmızı ze­
min Özerine beyaz kufi ile yazılmış bir yazı şeridi bulunmaktadır. Kubbe kasnağındaki sekiz pencerenin
etrafi, hatayî motiflerden oluşan bir çerçeve ve u ç l a süslenmiştir. Ancak bu iki parçalı kompozisyon
yanyana gelen pencerelerde, münavebeli olarak kırmızı zemin üzerine beyaz veya beyaz ü z e r i n e
kırmızı desenle tekrarianmıştır. X I X . yüzyılda yapılmış natüralist çiçek vc yaprak motiflerinin allında
bulunan bu kompozisyonlar muhtemelen X V I I I . yüzyıl onanmlanna ait olmalıdır. Restorasyon
sırasında, sonradan konulduklan belli olan ahşap çerçeveli, basil pencere içlikleri yerine, fevkanî du­
var pencerelerinden alman örneğe göre yapılmış, camlı alçı içlikler yerleştirilmiştir. D ı ş yüzlerine de
basil filgözü dışlıklar takılmıştır. Pencerelerin yukansında kalan kubbe yüzeyinde, merkezdeki altı
köşeli bir yıldız kompozisyonu etrafinda gelişen, radyal olarak dizilmiş ve biribirlerine kordonlarla
bağlanmış rozet ve şemselerden oluşan X V I . yüzyıla ait bir tezyinat ağı görülür. Rozet vc ş e m s e l e r i n
içleri ile çevrelerini dolduran rumî ve hatayî moliflcrie, kompozisyon daha zenginliştirilmişiir. T a m
ortada, yanm küre biçimindeki bir kabaranın etrafında, üst baglaniılanyla geometrik bir ö r g ü
oluşturacak biçimde
ibaresi altı defa tekrarlanmıştır. D e ğ i ş i k renkte
çizgilerie tahrillencn vc yer yer gölgelenen bu kubbe kompozisyonunda, üzerleri palmel motifleriyle,
süslenmiş, beşgen piramii biçimindeki kabaralar, içleri kufi ibareler ile doldurulmuş rumîicr dikkat
çekicidir. Kubbe tezyinaünın kcnan, kımıızı renkte püsküllü askı motifiylc saçaklanmışiır. B u da g e ç
devirierin bir eki gibi görünmektedir. Semâhâne kubbesini taşıyan plastr kemerlerin sınıriandırdıgı
duvar yüzlerindeki dörtgen veya çelenk içine alınmış dairevî levhalann, sembollerin X I X . yü/.yılda
yapıldığı bilinmektedir. Nakkaş vc hattat Konyalı Mahbub Efendi'ye ait bu hatıralar aynen korun­
muştur.
322
Semahaneye gore daha sade tutulmuş olan bitişikteki mescid bölümünün duvarlannda, pandanUncnnde ve kubbesinde daha farklı kompozisyonlar yer almıştır. Kubbeyi taşıyan kemerler
arasındaki duvar yüzlerinde, yine Mahbub Elendi'ye ait yazılar ve süslemeler aynen bırakılmış; pandanuncrdcki yazıh madalyonlann muhdcs çerçeveleri, alttan çıkan eski desenlerine uygun olarak ihya
edilmiştir. Kcmcrlenn üzerlerindeki son devir nakışlan da kaldınlarak, tuğla kemerler sıvanmadan
bırakılmış; sadece kemerlerin kaşlannda, sıva altından bulunan basil saçak motifleri yenilenmiştir.
Kubbe e l e ğ i n d e , k ı v r ı m dal ü z e r i n e kufî ile yazılı ( J \ ^ > / \ ^ j y \
Vj
JL^l^y^\vJl\;JW
) ibaresi, kımıızı zemine beyaz ya da beyaz zemine san renkle alterna­
tif olarak bir kuşak hâlinde dolaştınimışiır. Bu kuşağın üst kcnan yanm palmcili bir su, altı da bir
saçak motifi ile süslenmiştir. Daha yukanda, kubbe kasnağının sekiz penceresi ile bunlann arasında,
geometrik motifli basil bir şerit ile içleri yazüı madalyonlar bulunmakladır. Pencerelerin etrafı ve üstü,
semahâneninkindcn daha farklı, bitkisel motifleri ihtiva eden çerçeveler ve tepelikler ile tezyin edil­
mişlerdir. Bunlarda da zemin ve motifler alternatif olarak kımıızı ve beyazla renklendirilmiştir. Mer­
kezinde yine küresel bir kabara bulunan, dairevî göbek kompozisyonu, içleri rumî ve hatayi üslûpla
motiflerle doldurulmuş, çark-ı felek gibi dönen Çin bulullanndan oluşmuş; kenarian da benzer şekil­
de süslenmiş, iri palmeUerle saçaklanmıştır(8). Göbek kompozisyonunun motiflerinde, kırmızı ve
lâcivert zeminler üzerine san, kımıızı, yeşil renkler kullanılmıştır. Mescidin kuzey vc batı duvariannda yer alan alt pencerelerin vc rcvaka açılan kapısının alınlıklan ile üst pencerelerin bitkisel moüfli çer­
çeve ve taçlan, muhdcs badanalar allından çıkan eski örneklere göre ihya edilmiştir. Kuzey duvanna
bitişik, ahşap müezzin mahfilinin döşemesi altında, muhdcs yağlı boyanın raspası sonucu, X V I I I .
yüzyıla ait halayî üslupta nakışlar bulunmuştur. Batıda, harimc açılan minare kapısının üstündeki taş
vaiz kürsüsünün cephelerinde de, sıva ve badanalann allından, geometrik motifli, renkli kompozis­
yonlar çıkartılarak ihya edilmiştir.
Şimdiye kadar tarife çalıştığımız ve 1983-84 yıllannda Mcvlanâ Dergâhımn türbe, mescid vc
semahâne blokunda yapılan araştırmalar, burasının değişik devir ve tarihlerde geçirdiği onanmlara aiL
pek ç o k izi ve bakiyeyi meydana çıkartmıştır. Depremlerin sebep olduğu te'nlikeh durumlara karşı, dış
cephelere yerleştirilen payandalann yanı sıra, içeride de bazı ayak ve kemcrierin yeni ilâvelerle pekiş­
tirilip desteklendiği; yıkılan bazı kısımlann yenilendiği açıkça görülmektedir. Bunlara paralel olarak,
eski yapının nakışlan ile sonradan ilâve veya tamir edilen kısımlara ait tczyinaun biribirine benzeme­
diği; son olarak da yenilenen sıva ve badanalann üzerine, bazı yerlerde attaki orijinal motif vc kompo­
zisyonlardan faydalanmak suretiyle, X I X . yüzyılın ampir üslûbunda, basit, hattâ zevksiz süslemeler
yapıldığı anlaşılmaktadır. Anadolu Türk Nakış Tarihi açısından büyük önem arzeden bu hatıralar,
bazı kısımlarda bulunduktan durumlanyla muhafaza edilmek şartıyla yenilenmişlerdir. Bu yenileme­
nin, genellikle desen ve renk olarak orijinal tezyinata sadık kalınarak ve arada orijinallerinden örnekler
bırakılarak yapılması memnuniyet vericidir. Keza, sıva vc badana raspalan sonucu bulunan yeni
kompozisyonlann kalıplannın alınmış; foioğraflannın çektirilmiş; onanm öncesi ve sonrası durumlannm albümler hâlinde beUricnmiş olmalan, yapılan çalışmanın bilimsel niteliğini ortaya koymak­
tadır. Ancak, bu onanmlar sırasında, onanlan kısımlara kitabe konulmaması ve bazı geç devir
nakışlanma tamamen kaldıniması icnkid edilebilir. Çünkü Sanal ve Mimariık Tarihi araştırmacılan,
burayı gezen ziyaretçiler, değişik dönemlerin nakışlannı mukayese imkânından mahrum bırakıl­
mışlardır. Bu mahzum kısmen telafi etmek için, Mcvlanâ Dergâhının uygun bir bölümünün, şimdiye
kadar yapılmış restorasyonlan, yazılı ve resimli belgelerle; hattâ onanm esnasında yerinden kaidınlması gereken veya onanm sonrasında tekrar yerinde kuUanılamayan malzemelerie açıklayacas bir
onanm müzesi şeklinde düzenlenmesi çok isabetli bir tutum olacaktır.
(8) K o n y a
Sultan S e l i m C a m i i n d e , Mimar Muzaffer
g ö s t e r e n bu n a k ı ş l a r d a , X X . y ü z y ı l ı n i l â v e s i gibi
Bey
tarafmdan y a p t ı r ı l m ı ş n a k ı ş l a r ile y a k m Denzcruk
görünmektedir.
323
TARTIŞMA
B A Ş K A N — Efendim, Sayın Prof. Dr. Yılmaz ÖNGE Beyefendiye teşekkür ediyorum.
B u konuda görüş bildirmek veya soru yöneltmek isteyen var mı?
Buyurun Sayın T U N C E R .
D o ç . D r . O r h a n Cezmi T U N C E R — Yılmaz Bey, mukamas için bir tarih s ö y l e y e b i l i r
misiniz, dönem olarak; post kubbesini örten mukamas için, yaklaşık olarak?
Prof. D r . Y ı l m a z Ö N G E — Efendim, onun tarihini söylediğimiz zaman, zaten anahtar
olarak, manzumenin kronolojik sıralaması çözülmüş yahut aşağı yukan çözümlenmiş olacak. Bunu
söylemek biraz zor, ama 15 inci yüzyılın sonlanndan başlıyor, daha önceye gitmez; 16 ncı y ü z y ı l ı n
sonlanna kadar olan, yani bir yüzyıllık zaman içinde post kubbesinin bugünkü şeklini almış o l m a s ı
mümkündür. Eğer üzerindeki nakışlar da, gerçek, orijinal nakışlanysa, o zaman, 16 ncı yüz yıl i ç i n d e
tarihlemck daha uygun olur.
D o ç , D r . Orhan Cezmi T U N C E R — E v e t , ben de öyle düşünüyorum; teşekkür ederim.
324
Resim 1- Mevlâna Dergâhında türbe, mescid ve semahaneden oluşan ana yapı blı>kunun onarım yıllanndaki genci göriinii^ü
Rcsim2- Kubab-ı AkuKın bau bölümünde ortaya çıkardan yazı ve nakışlar (Onarımdan sonra)
mm
m
Resim 4- Dahil-i Uşşak'ta ona ayağın batı yüzünde
bulunan nakışlar (Onarımdan sonra)
Resim 3- Kubab-ı Akub'm doğu bölümünde yapılan sıva
raspalan sonunda bulunan eski nakışlar (Onanm sırasmda)
Resim 5- Kubbc-i Hadra'nın tonoz ve kcmerlcrindcki nakışl
(Onarımdan sonra)
Resim 6- Kubbe-i Hadra'nm duvar vc ayaldanndaki nak!şk.r (Onarundan so.-,vs%
.yells'^
••'5--'
-iŞr '^^^i;
Renin t- Pes; Kubbcsi'ı
(Cnanmdan sonra)
UiMinJckı
nakıslar
i;
Resim 7- Posl Kubbesinin kuzey doğu ayağında meydana
çıkarılan nakışlann restorasyonu (Onanm su-asmda)
Resim 9- Scmâhânc kubbesinin pandantiflerinde meydana
çıkanlan ya/j kompozisyonlan ve Malıbub lilendi'nın
ya/jlan ( ü n a n m d a n sonra)
Resim 10- Semhâne kubbesinin genel görünüşü (Onanmdan
sonra)
Resim 13- Mescid kubbesinin pandanlillerindeki yeni
tezyinat ve Mahbub Efendi'nin yazılan (Onanmdan sonra)
Resim 11- Nakışlann restorasyonunu yapan Mustafa Baytal
Usu ile makalenin yazan semahâne kubbesinde (Onanm
sırasında)
Resim 14- Mescid kubbesinin genel görünüşü (Onanmdan
sonra)
Resim 15- Mescidde müezzin mahfilinin boyalan alündan
çıkanlan orijinal nakışlar (Onanmdan sonra)
Resim 12- Semahâne kubbe kasnağmda, pencere
kenarlannda, muhdes nakışların alımdan çıkartılan eski
tezyinat (Onanm sırasında)
Resim 16- Mescidde vaiz kürsüsünün reslora edilen tezyinatı
(Onanmdan sonra)
Download

View/Open