iBN TAGR)BERD)
tabın
845-874 (1441-1469) arasını ele
alan bölümünü neş r etmiş (I-lV, Berkeley
1930-1942), ardından bunu İngilizce'ye çevirmi ştir (History of Egypt, Connecticut
1967); tamamı ise İzzeddin Muhammed
Kemaleddin tarafından yayımlanmıştır
(Beyrut 1990). 6. Mevridü'l-letaie iimen
veliye 's-saltana ve'l-l.Jilaie. Hz. Peygamber'den itibaren ei-Melikü'z-Zahir Çakmak'ın oğlu ei-Melikü'I-MansGr Osman'ın
saltanatının sonuna kadar geçen sürede
halifelik ve sultanlık yapmış olan 143 şah­
sın hal tercümesini içine alır. İstanbul küt üphanelerinde çeşitli yazmaları bulunan
eseri Joseph D. Cariyle neşretmiş (Cambridge 1792), ikinci bir neşri Nebil Muhamm ed Abdülaziz Ahmed tarafından yapıl­
mıştır (Kahire 1997). İbn Fehd Muhibbüddin (ö. 954/1547), Menhelü':v?.araie adlı
kita bını bu eserin zeyli olarak hazırlamış­
tı r. Brockelmann. Hasan et-TGIGni'ye (ö.
923/1517) ait en-Nüzhetü 's-seniyye ii
af.Jbôri'l-l.Juleia' ve'l-mülCıki'l-Mışriyye
adlı kitabın Mevridü'l-letate'nin muhtasarı olduğunu kaydetmektedir ( GAL
Suppl., ll, 39). 7. el-BaJ:ırü'z-zal.Jir ii 'ilmi'l-eva'il ve'1-eval.Jir. Hz. Adem'den
müellifin zamanına kadar gelen bir umumi tarihtir. Yıllara göre düzenlenen eserde Sayrafi'nin Nüzhetü'n-nüius ve'1-ebdan ' ı eleştirilmiştir. Hatib ei-Cevheri ise
İbn Tağriberdi'nin bu kitabı , kendisinin
Nüzhe'yi telife başladığını duyunca ele
aldığını söyler (İnba'ü'l-heşr, s. 178). Eserin bazı kısımları günümüze ulaşmış olup
bunlardan 32-71 (652-690) yılları arasını
konu alan kısmının ya2ma nüshası Paris
Bibliotheque Nationale'de (nr. 1551 ), Mı­
sır topografyası hakkında geniş bilgi veren lll. cildinin yazması ise Darü'l-kütübi'I-Mısriyye'de bulunmaktadır (Abbas elAzzavl, l, 248). 8. Nüzhetü'r-re'y ii't-tôril.J . On ciltten fazla olduğu bilinen ve yıl,
ay, gün tertibine göre hazırlanan bu eserin sadece 678-747 (1279-1346) yıllarını
kapsayan IX. cildi günümüze ulaşmış olup
yazma bir nüshası Oxford Bodleian Li-·
brary'dedir (Şakir Mustafa, lll, 172) . 9.
Menşe'ü'l -letate ii men ve1iye'1-l.JiWie . Mısır'ın en eski dönemlerinden 719
(1319) yılına kadar gelen eserin bir nüsh ası Paris Bibliotheque Nationale'de (nr.
1770) kayıtlıdır (Brockelmann, GAL, ll. 52).
1O. es-Sükkerü '1-}fö.Q.ıJ:ı ve'l- 'ıtrü'l-ia­
'i]J. Müellifin tasawufi şiirlerini içine alır.
Brockelmann bir nüshasının Escurial Library'de (nr. 367) bulunduğunu zikretmiştir (a.g.e., ay.) .
İbn Tağriberdi'nin kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: el-Beşare
ii tekmili 'l-İşare (Zehebl'nin el-İşare'si­
ne zeyil olarak hazırlandığı, 700-870 [ 1300-
388
14661 yılla rı arasını ele aldığı belirtilmektedir); Te]Jôriiü ev1adi'l-'Arab ii'l-esma'i't-Türkiyye; e1-İntişar li-Lugati'tTatôr; lfilyetü 'ş-şıiat ii'l.Jtilafi'1-esma'
ve'ş-şına'at (Şiirlerle süslenmiş tarihive
edebi bir eser olduğu söylenmiştir); elEnvarü 'z-zahire ii'1-kevakibi't-tahire;
Nüzhetü '1-elbab ii'l.Jtilaii'l-esma' ve '1e1}fdb. Bunlardan başka onun mOsiki ve
matematiğe dair birer kitabından da bahsedilmektedir.
BİBLİYOGRAFYA :
İbn Tağriberdl, el-Menhelü 'ş-şa{f, Nuruosma·
niye Ktp., nr. 3429,11, vr. 495'-496b; a.mıf .. enNücümü'z-zahire, Kahire 1929-56, neşredenin
girişi; a.e. (nşr. M. Hüseyin Şemseddin). Beyrut
1992, neşredenin girişi, I, 3-54; a.mlf .. f:lavadişü'd-dühür, Kahire 1960, ll, 118; Kalkaşendl,
Şubf:ıu '1-a'şa, IV, 180-184; Hatlb ei-Cevherl.
Nüzhetü'n-nüfüs ve'l-ebdan rı tevarf/Ji'z-zaman (nşr. Hasan Habeşl), Kahire 1971, ll, 320-
321; a.mıf., İnbii'ü '1-heşr bi-enba'i'l-'aşr(nşr. Hasan Habeşl), Kahire 1970, s. 175-182; Sehavl, eçiQav'ü'l·lami', Kahire 1954, ll, 163, 164, 202; X,
305-308; İbn iyas, Beda'i'u 'z-zü hür, ll, 118; Keş­
fü'z-zunün, ll, 1932; İbnü'I-imad, Şqerat, VII,
317-318; Şevkanl. ed-Bedrü't-(ali', ll , 351-352;
Amar Emile, "La valeur historique de l'ouvrage
biographique intitule Al-Manhal as-safi", Melanges Hartwig Derenbourg (ed. E. Leroux),
Paris 1909, s. 245-254; Brockelmann. CAL, ll,
51-52; Suppl., ll, 39-40; a.mıf., "Ebü'l-Mehasin", İA, IV, 90; Hediyyetü '1-'arirın, ll, 560;
izaf:ıu'l-meknün, ll, 19 ; M. Mustafa Ziyade, elMü'errii)ün fi Mışr [ı'l-karni't-tasi'i'l-hicri, Kahire 1954, s . 26-36; Zirikll. el-A'Liım, IX, 295;
W. Pop per, "Sakhawi's Criticism of Ib n Taghri
Birdi", Studi Orientalistici in Onoredi Giorgio
Levi Della Vi da, Roma 1956,11, 371-389; a.mlf.,
"Abu'l-Mal).asin", EJ2 (İng.), ı, 138; Kehhale.
Mu 'ce mü '1-mü'ellirın, XIII, 282; C. Zeydan,
A.dab (Dayf), lll, 194-196; Abbas ei-Azzavl, etTa' rif bi'l-mü'errii)in rı 'ahdi'l-Mogol ve't-Türkman, Bağdad 1376/1957, I, 245-248; M. Abdullah inan. Mü'erril)ü Mışri'l-İslamiyye, Kahire
1388/1969, s. 114-126; D. p_ Littıe. An Introduction to Mamluk Historiography, Wiesbaden
1970, s. 87-92; Şakir Mustafa. et-Taril)u'l-'Arabi ve'l-mü'errii)ün, Beyrut 1990, lll, 169-172;
Mustafa Çuhadar, Ebu '1-Mehasin Cemalüddin
Yusuf bin Tağribirdi, Hayatı , Eserleri, Şahsi­
yet! ve Eserlerinin istanbul Kütüphanelerinde
Bulunan Yazmalarının Tavsi/i (doktora tezi,
1991), EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü; Ahmad Darrac, "La vie d'Abu'l-Mahasin Ibn Tagrt Birdi et
son oeuvre", Als/., Xl (1972), s. 163-181; V. F.
Büchner. "Tanrı", İA, XI, 705, 707; M. Asaf Pikret, " İbn Tagrlbirdl", DMBİ, lll, 152-153.
~
ı
L
ı
MusTAFA ÇuHADAR-
İsMAiL YiöiT
İBN TARAR
(bk. MUMAen-NEHREVANl).
İBNTARHAN
-,
_j
-,
(bk. İBNÜ ' s-SÜVEYDI).
L
_j
ı
İBN TAVÜS
c.,".9.9ı.ı::. 0!'l
Radıyyüddin
Ali b. MO.sa
b. Ca'fer b. TaVO.s
(ö. 664/1266)
L
imamiyye alimi.
_j
15 Muharrem 589 (21 Ocak 1193) tarihinde Hille'de doğdu. Nesebi baba tarafından Hz. Hasan'a, anne tarafından Hz.
Hüseyin'e ulaştığı için "Zü'l-hasebeyn"
diye anılmıştır. Irak'ta VII ve VIII. (XIII ve
XIV.) yüzyıllarda çok sayıda alim yetiştiren
ve nakibüleşraflık görevini yürüten bir
aileye mensuptur. Babaannesi, Şia ' nın
önde gelen alimlerinden Ebu Ca'fer etTGsi'nin kızı veya torunudur. ibn TavGs.
ilk öğrenimini babası Sa'düddin Musa ve
anne tarafından dedesi Verram b. Ebu
Firas en-Nehai'nin gözetiminde yaptı . Yetişmesinde en etkili kişinin dedesi olduğu­
nu belirten İbn TavGs, kendisinden Şeyh
Müfid'in el-Mu]fni'a adlı eserini okumuş
ve naklettiği pek çok rivayeti ona dayandırmıştır. Ayrıca Es'ad b. Abdülkahir eiİsfahani, Hüseyin b. Ahmed es-SGravi. Taceddin Hasan b. Ali ed-Derbi, Sedidüddin
Salim b. MahfGz ve Kemaleddin Haydar b.
Muhammed ei-Hüseyni gibi alimlerden
icazet aldı. Öğrenimini tamamladıktan
scinra ailesiyle birlikte Hille'den ayrılarak
Bağdat'a yerleşti ve hac farizasını eda
maksadıyla ayrılmasının (627/1230) dışın­
da yirmi yıla yakın bir süre burada kaldı.
Bağdat'ta Nizamiyye ve Müstansıriyye
medreselerindeki fakihlerle irtibat kurup
fikri tartışmalarda bulunan İbn TavGs, Şii
veya Şii sempatizam olan yüksek dereceli
devlet görevlileriyle tanışma fırsatı elde
etti. Özellikle Abbas! vezirlerinden ibnü'IAikami, kardeşi ve oğlu ile yakın ilişki kurdu; büyük ihtimalle onlar vasıtasıyla Halife Müstansır- Billah'ın teveccühünü kazandı. Halife kendisine bütün Talibiler'in
nakibüleşraflığını. ayrıca vezirlik ve Moğol sultanına elçi olarak gönderilme gibi
görevler teklif ettiyse de İbn TavGs bu görevleri kabul etmedi. Moğollar Horasan'ı
işgal edip Bağdat'a yöneldiklerinde önceki düşüncesinden vazgeçmiş olmalı ki bir
heyet teşkil edip Moğol sultanıyla görüş­
mek istediğini halifeye bildirmiş, ancak
bu isteği kaqul edilmemiştir.
İbn TavGs, büyük bir ihtimalle 640
(1242) yılında Bağdat'tan ayrılarak Hille'ye gitti. üç dörtyıllık bir ikametten sonra Necef'e, 649'da (1251) Kerbela'ya, 652
(1254) yılında da Samerra'ya geçti. Burada çok kalmayıp aynı yıl Bağdat'a döndü. M oğollar'ın Bağdat'! kuşattığı sırada
iBN TEYMiYYE, Fa hreddin
orada bulunan İbn Tavus çeşitli sıkıntıla­
ra katlanmak zorunda kaldı. Hülagu'nun
Müstansıriyye alimlerine yönelttiği, "Kafir fakat adil olan bir sultan mı, yoksa
müslüman fakat zalim olan sultan mı
daha üstündür?" şeklindeki soruya birincisinin lehinde fetva veren İbn Tavus'un
bu suretle işgalci kuwetlerin gönlünü aldığı, birçok insanın canını ve malını kurtardığı nakledilmektedir. İbn Tavus. 661
(1263) yılında nikabetü't-Talibiyyln görevini üsttendi ve bunu ömrünün sonuna
kadar sürdürdü. Genellikle kabul edilen
rivayete göre S Zilkade 664 (8 Ağustos
1266) tarihinde vefat etti ve Necef'te
defnedildi. Yetiştirdiği çok sayıda öğren­
ci arasında İbnü'l-Mutahhar el-Hilll, Gıya­
seddin Abdülkerlm AI-i Tavus. Cemaleddin Yusuf b. Hatim eş-Şaml. Ali b. lsa elErblll ve Hasan b. Davud el-Hilll sayılabi­
lir. Şii kaynaklarında zahid, müttaki, hatta keramet sahibi bir kişi olarak nitelendirilen İbn Tavus daha çok fıkhl yönüyle
tanınmıştır. Onun aynı zamanda tarihçi
ve edebiyatçı olduğu nakledilirse de günümüze ulaşan eserlerinden anlaşıldığına
göre genellikle, imamlardan gelen nakiller çerçevesinde derleme eserler telif etmiştir. Ailesinden kendisine 700 kitaplık
bir kütüphane kaldığı bilinmektedir.
Eserleri. İbn TavGs'un sayısı elli dokuz
olarak tesbit edilen eserlerinin bir kısmı
şunlardır: 1. el-Mühimmat ii şaldf:ıi'l­
müte'abbid ve 't-tetimmat. Şeyhüttaife
Ebu Ca'fer et-TGsi'nin Mişbdf:ıu '1-müteheccid el-kebir adlı kitabının tekmilesi
olan eser hadisler çerçevesinde ibadetler.
ahlaKi davranışlar. öğüt ve ikazları ihtiva
eder. Beş ve on ciltlik versiyonları bulunan eserin bazı bölümleri değişik isimlerle neşredilmiştir (Kohlberg.A Medieval
Muslim Scholar, s. 49-5 ı) . 2. Felaf:ıu's­
sa'il ve necaf:ıu'l-mesa'il. Bir önceki eserin günlük ibadetlerle ilgili bölümünden
ibaret olan iki ciltlik bir çalışmad ı r (Tahran 1382/1962; Necef 1385/1965). 3. elİ~bdl bi'l-a'mali'l-f:ıasene. el-Mühimmat'ın beş ciltlik versiyonunun IV. cildini teşkil eden eser. yılın belirli günlerinde yapılması gereken ibadetleri konu edinmiştir (Tahran ı 3 ı 2, ı 3 ı 4, ı 390/
ı 970, ı 407/1 987) . 4. el-Eman min a]]tari'l-esfar ve'l-ezman. Sefere çıkan kimsenin ibadeti. giyimi. karşılaşacağı zorluk
ve hastalıkları konu alan bir seyahat rehberi mahiyetindedir (Necef ı 370/195 ı;
Beyrut 1408/1 988; Kum 1409). Eser. Ali b.
Hasan ez-Zevarl (ez-Zivarl) tarafından X.
(XVI.) yüzyılda Neşrü'l-eman fi'l-esfar
'ani'l-evtan ismiyle Farsça'ya çevrilmiş-
tir. s. Muf:ıasebetü'n-nefs. Muhammed
b. Tahir b. Muhammed'in Tenbihü'r-ra~ıdin adlı kitabıyla birlikte Necef'te (ts .)
ve Muf:ıasebetü'l-meld'iketi'l-kiram
adıyla Hadi Hasan el-Kubeysl tarafından
( Türaşüna, sy. 45-46 [Kum ı 4 ı 7J. s. 32 ı386) yayımlanmıştır. 6. Cemalü'l-ü sbu ' .
Haftalık ibadetlere dairdir (Tahran ı 303,
ı 330, ı 4 ı 2). 7. et-Tara'if ii ma'rifeti me~ahibi't-tava'if. Sünnlliğe karşı reddiye
mahiyetinde olup büyük ihtimalle takıy­
ye gereği "zimmet ehlinden Abdülmahmud b. Davud" takma adıyla kaleme
alınmıştır (Tahran 1320; eserin yazma
n ü s haları ve üzerinde yapılan çal ı şmalar
için bk . Kohlberg, A Medieval Muslim
Scholar, s. 57-58). 8 . el-Ya~in ii imreti
Emiri'l-mü'minin 'Ali b. Ebi Talib . Müellifin son eserlerinden olup M. Kazım elKütübl tarafından yayımlanmıştır (Necef
1369/ 1950; Beyrut 1410/ 1989). 9. et-Tu-.
raf mine'l-mena~ıb fi ?;ürriyyeti'l-etayib (et-Tura{ mine'l-enba'i ve'l-mena/!:ıb
{f şerefi seyyidi'l-enbiya' ve 'ıtretihi'l-eta­
yib). Bir önceki kitabın tekmilesi olup
Hz. Peygamber'in ailesi hakkında bilgi ve
onun Hz. Ali'ye vasiyetini ihtiva etmektedir(Necef 1349/1931. 1369/1950). 10.Ferecü'l-mehmum fi tari]]i 'ulema'i'n-nücum. Muhammed Kazım tarafından neş­
redilmiş (Kum, ts . [Darü'z-zehairJ) , ayrıca
Zeina Matareser üzerinde bir doktora çalışması yapmıştır ( 1987, NewYork University). 11. el-LehUf (el-Melhüf) 'al a (fi)
~atle't-tufUf. Kerbela hadisesini ele alan
eserin birçok baskısı yapılmıştır (Tahran
1271,1287, 1365;Sayda 1329;Necef1369,
1385; Beyrut 1979). 12. el-Meldf:ıim ve'lfiten ii ?:Uhuri'l-gö.'ibi'l-munta?:ar. On
ikinci imarnın zuhuruna dair Şii rivayetlerini ihtiva eden bir çalışmadır (Necef
1365, 1368, 1384; Beyrut 1398, 1408) . 13.
Fetf:ıu '1-ebvab. İstihareye dair bir risaledir (Beyrut 1989). 14. Mişbdhü 'z-za'ir.
Sefer ve ziyarette ilgili genel bilgilerden
sonra Hz. Peygamber. Ehl-i beyt mensupları, on iki imam ve diğer bazı faziletli şa­
hısların kabirierini ziyaret etmenin ada bı
hakkındadır(Kum 1417). 1S.Keştü'l-ma ­
J:ıacce. Müellifin hayatı. düşünceleri ve
kütüphanesinde yer alan eseriere dair
önemli bir kaynaktır (Necef 1370/1950).
16. el-İbane ii ma'rifeti'l-]]izane. Kütüphanesinde bulunan kitap ların katalog udur. 17. Sa'dü 's-sü'ud. Bir önceki
eserin tekmilesidir (Kum 1365, 1369; İbn
TavOs'un eserlerinin bir li stesi ve yazma
nüshaları için bk. Koh lberg,A Medieval
Muslim Scholar, s. 26-66; M. Hasan Ali
Yas1'n, s. 200-207).
BİBLİYOGRAFYA :
İbn lnebe. 'Umdetü't-talib, Beyrut, ts. (Daru
mekteb eti ' l-hayat). s. 220; Keş {ü'?·?Unün , 1,
116; ll, 1911; Meclisi. Bif:ıarü '1-envar, Beyrut
1403/1983, IV, 37-45; Hansari, Ravzatü 'L-cennat, s. 392-396; Hediyyetü 'l-'ari{in, l, 71; Abbas el-Kummi. el-Feua'idü 'r-Ral:auiyye, Tahran
1327 hş.,I, 330-338; Brockelmann, GAL Suppl.,
ı , 911-913; Name-i Danişveran-ı Naş ıri, Kum,
ts. (Darü 'l-fikr). s. 161-178; Aga Büzürg-i Tahrani. e?-~erf'a ila teşanf{i 'ş-Şf'a, Beyrut 1403/
1983,1, 58, 127, 222; ll, 343; V, 129, 170, 236;
X, 75; A'yanü'ş-Şi'a, VIII, 358; Etan Kohlberg,
A Medfeval Muslim Sc ho lar at Work Ib n Ta ·
wiis and his Library, Leiden 1992, s. 26-66;
a.mlf.. "'Ali b. Musa 1bn ']awüs and his Po1errıic Against Sunnisrn", Religionsgesprache im
Mittelalter(ed. Bemard Lewis - Fri edrich Niewöhner). Wiesbaden 1992, s. 325-350; a.mlf., "Ebn
Tawüs", Elr., VIII, 55-58; Salihiyye, el-Mu'cemü'ş-şamil, lll, 483-485; Resül Ca'feriyan. Mfras-ı İslami-yi lran, Kum 1375 hş., lll, 159-196;
M. Hasan Ali Yasin. "es - Seyyid 'All Ali Tavus" ,
MMİ/r., XII (1965) , s. 192-213; Zeina Mat ar,
"Sorne Additions to the Bib1iography of M edieva1 lslarnic Astronomy fr om the Faraj a1 Mahrnürn of ıbn Tawüs", Ar. O, LVII/4 ( 1989 ),
s. 319-322; "İbn ravus", DMT, ı , 345-346; Hüseyin Yüsuf EşkürJ. "A1ü Tavus" , DMBİ, ll , 53 ~
55 .
~
M USTAFA
Öz
İBN TAYFÜR, Ahmed
(bk. İBN EBÜ TAHiR).
L
ı İBN TAYFÜR es-SECAVENDi
1
(bk. SECA.VENDİ, Muhammed b. TayfO.r).
L
ı
~
İBN TEYMİYYE, Fahreddin
...,
(~ı.J-!'~~~~)
Ebu Abdiilah Fahruddln
Muhammed b. el-Hadı r
b. Muhammed el-Harran!
(ö. 622/1225)
L
Hanbeli fakihi, hatip ve müfessir.
~
542 yılı Şaban ayında (Ocak 1148) Harran'da dünyaya geldi. Öğrencilerinden Yaküt el-Hamevi ise Re'sül'ayn ile Rakka arasında bulunan Bacedda köyünde doğdU­
ğunu söyler (Mu'cemü'l-büldan, I, 3 ı 3).
Kaynaklarda İbn Teymiyye lakabıyla anıl­
ması konusunda çeşitli rivayetler mevcuttur. Bunlardan birine göre dedesi Muhammed'in hac yolculuğu sırasında Teyma'da dikkatini güz(!( bir kız çocuğunun
çekmesi ve eve döndüğünde bir kızının
doğduğunu görünce onu kucağına alarak,
"Ey Teymiyye. ey Teymiyye (Teymalı) !"diye
hitap etmesi, diğer bir rivayete göre ise
Muhammed'in annesinin adının Teymiyye olmasıdır (Sıddlk Hasan Han, s. 125;
389
Download

TDV DIA