KÖKTÜRKÇE DERS
NOTLARI
-GRAMER ÖZETİSÖZ YAPIMI
-Orhon Türkçesinde iki türlü gövde vardır: yalın(birincil) gövdeler, türeme (ikincil) gövdeler.
Yalın gövdeler ab “av” ,taş “dış”,käl- “gelmek” gibi daha fazla çözümlenemeyen gövdelerdir.
- Türeme gövdeler yalın gövdelerden ya ekleme ya da birleştirme yoluyla elde edilen
gövdelerdir: abla- “avlamak”, taşık- “çıkmak”, kälür- “getirmek”, yir-sub “bölge ,ülke” (yir
“yer,toprak”, sub “su ırmak”)
-Orhon Türkçesi biçim bilgisi önemli özelliklerinden biri yakın kavramları belirten ad ve
eylem gövdelerinin kesin olarak birbirinden ayırt edilmesidir.
-Eş sesli ad ve eylem gövdeleri son derece azdır: āç “aç” ve āç- “acıkmak”, karı “yaşlı” ve
karı- “yaşlanmak”.
-Türetme ekleri dörde ayrılır:
 Addan ad türeten ekler
 Addan eylem türeten ekler
 Eylemden ad türeten ekler
 Eylemden eylem türeten ekler
1) ADDAN AD TÜRETEN EKLER
{+A}:Eski verme –bulunma durumu eki:
Üzä “üstte yukarıda” < *üz “üst, üst taraf”
Kiçä “akşamleyin” <*kēç “geç, geç vakit”
{+AK}:
çorak “çorak, tuzlu ve kuru toprak”<* İran. şōr “tuz”
irkäk “erkek” <*irk “koç”
{+An}:
yärgän “kestane rengi (at donu)”<yägir “ceylan”
{+(X)Ç}:Küçültme ve sevgi sözcükleri türetir:
ataç+ım “babacım”<ata “baba”
içiç+im “ağabeyciğim”<eçi, içi “ağabey”
{+çI}:meslek mensubu ya da bir işi sürekli yapan anlamında adlar türetir:
bäd(i)zçı “ressam heykeltıraş”<bädiz “resim, heykel”
äbçi “eş, zevce”< äb “ev”
/+çıg/. Yalnız şu sözcükte:
Andınç(ç)ıg “olağanüstü, harika, şaşılası”<*adınç+sıg “korkunç”
/+daş/.
kadaş “kardeş, yakın akraba”, kagadaş[kādaş]ay.<*kā “aile”
/+däm/. yalnız şu sözcükte:
Ärdäm “erdem, yiğitlik, cesaret” <är “erkek”
{+dXn}
kur(ı)dın. “batıda” <*kurı “arka,batı”
“önde, doğuda”<*öŋ“ön, ileri”
{+gAç}:küçültme eki:
ıgaç “ağaç” <ı “orman”<*ī
{+gArU} yönelme durumu eki:
Yüg(g)ärü “yukarı” <*yüg “yüksek yer”
Kurıgaru “batıya doğru, batıda” <*kurı “arka, batı”
{+gU}. Nitelik adları türetir:
başgu “alnı beyaz akıtmalı”<baş
nägüdä “nerede” sözcüğündeki nägü “ne”<nä
/+k/yalnız şu sözcükte:
İlk “ilk,birinci olarak”<*il “ön”
/+ka/ verme-bulunma durumu eki. Yalnız şu sözcükte:
arka “arka, geri”<*ār
{+kAn}yalnız ünvanlarda ve özel adlarda:
Tarkan “yüksek bir rütbe” <*tar
Kadırkan “Kingan dağları”<*kadır “sert, sarp”
{+kI},{+g} Altlık, ilişkinlik sıfatları türetir:
İçäki “içerdeki, saraya mensup”<içrä “içinde”
biryäki “güneydeki”<biryä “güneyde”
çölgi “bozkırdaki
{+kIñA} Küçültme isimleri türetir. Yalnız şu sözcükte:
azkıña “azıcık, (nüfusu)pek az”<āz “az”
{+I} Renk adları türetir:
kızıl “kızıl, kırmızı”<*kız “sıcak”
yaşıl “yeşil”<yāş “yaş,taze”
{+IIg}”sahip olan” anlamında sıfatlar türetir:
atlıg “atlı süvari”<at
{+IXK}:özlük “şahsi kişiye ait”
eşilik “hanım olmaya layık,hanım olacak olan” <*eşi “hanım”
{+mAk}
köküzmäk”göğüs zırhı”<*köküz
{+mAn}:Küçültme sıfatları türetir:
ataman”yüksek, baş(unvan)”<ata “baba”
/+un/ topluluk eki.Yalnız şu sözcükte:
bodun “boylar, kabileler, halk”<bod “kabile”
{+(X)nç}sıra sayıları eki:
törtünç “dördüncü”<*tört “4”
{+rA}yer zarfları türetir:
asra “aşağıda”<*as “aşağı,alt”
{+sIg}benzerlik sıfatları üretir:
yılsıg “refah içinde, zengin”<*yal
{+sIz},{sUz}.yokluk sıfatları türeten ek:
aşsız “yiteceksiz, yemeksiz”<āş “yiyecek, yemek”
{+Aş}
künäş “gün işığı, güneşli yer”<kün “gün”
{+(X)ş}
agış “servet, hazine”<agı “ipekli kumaş”
/+t/ eski çokluk eki(?):
sıgıt “yas, ağıt, ağlama”<*sıgı
{+tI},{+dI} İsimden zarf türetir.
amtı”şimdi”<*am “şu an”
2) ADDAN EYLEM TÜRETENLER
{+A-}.daha çok geçişsiz türetir:
ata-“unvan vermek, tayin etmek”<āt “unvan”
{+(A)d-}geçişsiz eylemler türetir:
başad- “başında olmak, kumanda etmek”<baş
{+(A)r-}
taŋlar- “şafak sökmek, tan ağarmak”<*taŋla “şafak vakti”
{+dI-}
udı- “uyumak”<ū “uyku”
{+gAr-}.geçişli eylemler türetir:
taşgar- “(orduyu sefere) çıkarmak”<taş “dış”
{+I-}Daha çok geçişsiz eylemler türetir:
tokı- “dövmek, savaşta mağlup etmek”<*tok yansıma
{+(Ik-}Geçişsiz eylemler türetir. bk.{+gAr-}
taşık-“çıkmak”<taş “dış”
{+kA-}:
yarlı(k)ka-“(tanrı), buyurmak, emretmek”<*yarlıgka<*yarlı “buyruk, emir”
{+rA-}Yansıma eylemler türetir:
Yaŋra-“çınlamak”<*yaŋ, yansıma
{+IA-}
abla- “avlamak”<ab “av”
{+(X)rkA-}
tokurkak sözcüğündeki *tokurka- “kendini tok sayma”<tok
{+sIrA-}.Bir şeyden yoksun olmak anlamında eylem türetir.
ilsire- “ülkesiz kalmak”, kagansıra-“hakansız olmak, hakansız kalmak”
{+U-}
yaru- “ışımak, aydınlanmak”<*yar
3) EYLEMDEN AD TÜRETEN EKLER
{-A}.Eylem zarfı eki :
tapa “-a doğru”<*tap- “bulmak”
{+DAçI}Gelecek zaman eylem sıfatı:
kältäçi “gelecek olanlar”<käl- “gelmek”
{+Dok}Geçmiş zaman eylem sıfatı:
bardok “varılan, gidilen”<bar- “gitmek, varmak”
{-(X)g}Eylem sonucunu bildiren isimler türetir:
bitip “yazı”<bitti- “yazmak”
{-gA}
kısga “kısa”<*kıs- “kısaltmak, daraltmak”
{-gAn}
kopgan “kapan, yakalayan”<*kap-
{-(X)gmA}Eyleyici adları türeten ek:
bitigmä “yazan”<bitı
{-gU }Eylem ve eyleyici adları türeten ek:
kor(ı)gu “muhafız”<*korı- “korumak”
{-gUçI}Eyleyici adları türeten ek:
ayguçı “kağan danışmanı ve sözcüsü<ay- “söylemek, hükmetmek”
{-gUlUk}Eylem adları türeten ek:
topulguluk “delmek”<topul
{-I}
kalı “kalıntı, artık”<*kāl- “kalmak”
{-(U)k}Eylem sonucu adlar ve nitelikler türetir:
bädük “büyük”<bädü- “büyümek”
/ -kun/
buz[k]u[n+ça] “bozgun gibi, fırtına gibi”<buz-“ bozmak, tahrip etmek”
{-(X)I}
tükäl “tam, tamam”< tükä- “bitmek, tükenmek”
{-(X)m}
barım “mal, mülk, servet”<*barı- “tutmak, elde etmek”
{-mA}
yälmä “keşif müfrezesi”<yäl-“(at)dörtnala gitmek”
{-mAk}
armakçısın sözcüğündeki armak “aldatmak”<*ar-
{-mAn}
tuman “duman, sis”<tu- “kapanmak”
{-miş}Geçmiş zaman eylem sıfatı türeten ek:
kalmiş “(hayatta) kalanlar”<*kāl-“kalmak”
{-(X)n} Eylem sonucu adlar türeten ek:
bulun “tutsak, esir”<bul-“elde etmek, ele geçirmek”
{-(X)nç}
busanç “acı, keder”<*busan-“kederlenmek”
{-(X)nçU}Eyleyici adları türeten ek:
ögrünçü “sevinç, neşe”<ögür-,ögir-“sevinmek”
/-p/Eylem zarfı eki(?):
kop “tümüyle, tamamıyla”<*ko-“koymak, bırakmak”
{-sIk}Gelecek zaman gereklilik eylem adları eki:
āsçık “mutlak acıkacak olma”<āç-“acıkmak”
{-(X)ş}
süŋüş “savaş”<*süŋ-“mızraklamak”
{-(X)z}:
baz”bağımlı, tabi”<bā-“bağlamak”
4) EYLEMDEN EYLEM TÜRETEN EKLER
{-d-}.Pekiştirme çatıları eki
tod-“doymak”<*to-
{-gUr-} Ettirgen çatılar türetir:
tirgür-“diriltmek, canlandırmak”<tir-“yaşamak”
{-(X)k-}
kork-“korkmak”<*karu-“korumak”
{-(X)I-}Edilgenlik çatı eki:
yubul-“yuvarlamak”<*yub-“yuvarlamak”
{-IA-}Sıklık çatısı eki:
kunla-“sürekli çalmak, yağmalamak”<*kun-“çalmak”
{-(X)n-}.Dönüşlü ve edilgen çatı eki:
kılın”yaratılamak, doğmak”<kıl-“yapmak, etmek”
{-(X)r-}.Orta çatı eki
yagru “yakın” sözğündeki yagur-“yaklaşmak”<*yaklaşmak”<*yagu-
{-(X)ş-} İşteşlik çatışı eki:
sözläş- “konuşmak”<*sözlä
{-(X)t-} Ettirgen çatı eki:
agıt-“(dağa kaçırtmak,sürmek)”<ak “yukarı çıkmak,yükselmek”
{+tUr-} Ettirgen çatı eki:
irtür-“eriştirmek”<ir-, er-“erişmek, varmak”
{+t(X)z-} Ettirgen çatı eki:
altız-“aldırtmak, yakalatmak”<*al-
{-Ur}.Ettirgen çatı eki:
sökür-“(diz) çökertmek<*sök-“çökmek”
{-(X)z-}.Ettirgen çatı eki:
utuz-“oyunda yenilmek”<ut-“oyunda yenmek”
BAĞIMLI BİRLEŞİKLER
Bağımlı birleşiklerin şu türleri vardır:
 Birleşik adlar
 Birleşik zarflar
 Birleşik eylemler
1)BİRLEŞİK ADLAR
Birleşik adlar iki türlüdür.
a)Niteleme birleşikleri:
kara köl “kara göl”
b)Nesneli birleşikler
eletmiş yabgu ünvanı <el etmiş “kabileleri örgütlemiş
2)BİRLEŞİK ZARFLAR
Birleşik zarflar aslında sontakılı öbeklerdir:
Büntäg+i “böylesi <* bunıtäg “bunun gibi, böyle”
3)BİRLEŞİK EYLEMLER
Birleşik eylemler iki türlüdür:
 Bir ad ya da sıfat ile bol-, kıl- ve kış- yardımcı eylemlerinden oluşan birleşik eylemler
 Bir eylem zarfi ile onu izleyen bir tasvir eyleminden oluşan birlesik eylemler
a)Ad ya da Sıfat + Yardımcı Eylem
Bunlar da iki türlüdür:
1.Ad ya da Sıfat + bol- “olmak”
kagan bol- “hakan olmak”
2.Ad ya da Sıfat + kıl- ya da kış-“birlikte kılmak”
kul kıl “köle yapmak”
b)Eylem Zarfı + Tasvir Eylemi
Bu tür birleşik eylemler genellikle ünlülü bir eylem zarfı ile onu izleyen bar-, ber-, ıd-, elt-,
kal-, köl-, kar- ve u- eyleminden oluşur.
1)Genellikle ünlülü eylem zarfı + bar- “ gitmek”. Bu birleşik eylemin tamamlandığını
belirtir.
yok bal-u bar- “yok olup gitmek”
{-(X)p} ekli eylem zarfı ile:
täz- ip bar-“kaçıp gitmek”
2)Ünlülü eylem zarfı + ber-~bir-“vermek”. Bu birleşik eylemin bir başkası yararına
yapılmış olduğunu belirtir:
al-ı-bir- “alıvermek”
3)Ünlülü eylem zarfı+ıd-“göndermek”. Eylemi pekiştirir:
yitür-ü ıd-“kaybedivermek, yitirivermek”
4)Ünlülü eylem zarfı + elt-/ilt-“iletmek, göndermek”. Eylemi pekiştirir:
sür-ä elt-“sürüvermek”
5)Ünlülü eylem zarfı + kal-. Eylemin sürüp gittiğini ya da gideceğini belirtir:
yat-u kal-“yata kalmak, uzun süre yatmak”
6)Ünlülü eylem zarfı + käl-. Bu da eylemin sürüp gittiğini ya da gideceğini belirtier:
yür-ä käl-“yürüyüp gelmek”
7)Ünlülü eylem zarfı + kör-“görmek”. Eylemin gecikmeden, çabucak yapılması isteğini
belirtir (yalnız buyurma kipinde):
yäl-ü kör! “Çabuk (atları) dörtnala sürün!”
8)Ünlülü eylem zarfı + u-“yapabilmek, gücü yetmek, muktedir olmak”.Bu birleşik eylemin
yapılabileceğini, bunun için yeterli gücün bulunduğunu bildirir:
artat-ı u-“bozabilmek, yıkabilmek”
9)Ünlülü eylem zarfı + yorı- “yürümek”.Bu birleşik de eylemin uzunca bir zaman sürüp
gittiğini bildirir:
ud-u yorı-“ uzun süre izlemek”
AD ÇEKİMİ
Orhon Türkçesinde adlar başlıca kişi (iyelik) ve ad durumu için çekimlenir. Adlar
ayrıca sayı (çokluk) ve bağlama (ekleme) için de çekimlenir.
ÇOKLUK
Orhon Türkçesinde adlar genellikle sayı için çekimlenmez.Yalın durumda bir ad hem
tekil hem de çoğul görevinde olabilir: ol at “o at” at yätä “ atları yederek”
Bununla birlikte Orhon Türkçesinde belirli adlara eklenip topluluk adaları türeten
ekler ile çokluk ekleri de yok değildir. Bu topluluk ekleri şunlardır: {+IAr}, {gUn}, {+An},
{+(x)t} ve {+s}
{+IAr}:Bu ek Orhon Türkçesinde daha çok sınırlı sayıda kişi ve akrabalık adlarına, bir de
bäg sözcüğüne eklenir:
aga+nar “ağabeyler” egeçi+ner “ablalar”
äkälär-im “ablalarım”
{+IAr} eki şu örnekte tañ “tay” sözcüğüne eklenmiştir:
tañlar-ım “taylarım”
{+gUn} Bu ek şu topluluk adlarında görülür:
iniygün-güm “ erkek kardeşim”
{+An}: oglan-ım “oğullarım”<ogul, ogıl
{+(X)+}: oglı+ “oğullar” <ogıl
Bu ek /n/ ile biten ünvanlara eklendiğinde /n/ ünsüzü düşer:
tigit “prensler” <tigin
/ts/:Belki yalnız oglıti kagan bolmiş ärinç “oğulları hakan olmuş şüphesiz” cümlesine koşut
olarak kullanılmış olan inisi kagan bolmiş ärinç cümlesinde geçen şu örnekte: in(i)s+i “erkek
kardeşleri”<ini
İYELİK
Orhon Türkçesinde adlar kişi içinde çekimlenir, başka bir deyişle, adlar sahip olan kişiyi
belirten iyelik ekleri alırlar:
İyelik ekleri şunlardır:
1.kişi tekil:{+(X)m},1. kişi çoğul:{+(X)mXz}
2.kişi tekil:{+(X)ŋ},2. kişi çoğul :{+(X)ŋXz}
3.kişi tekil ve çoğul :{+(s)i}, seyrek olarak {+(s)I}
Birinci ve ikinci kişi tekil ve çoğul iyelik ekleri ile ünsüzle biten bir sözcük arasında bulunan
bağlama ünlüsü ünlü uyumu kurallarına uyar.Üçüncü kişi iyelik ekinin yalın durumunda
görünmeyen,fakat bu eki almış sözcüğe ad çekim ekleri eklendiğinde beliren bir sonses /n/
ünsüzü vardır.
{+(X)m} ekli iyelik gövdeleri için örnekler:
bäg+im “ beyim”, bäglär+im “beylerim”
{+(X)mXz} ekli iyelik gövdeleri için örnek:
el+imiz “ülkemiz”
{+(X)ŋ} ve {+(X)g} ekli iyelik gövdeleri için örnekler:
kan+ ıŋ “kanın” ödgü +g “kazancın”
{+(X)ŋ(X)z} ekli iyelik gövdeleri için örnek:
oglan(ı)ŋ(ı)z+da “oğullarınızdan”
{+(s)I} ekli iyelik gövdeleri için örnekler:
atı+si “yeğeni” yagı+si “düşmanı”
BAĞLAMA(BİRLEŞTİRME)
Orhon Türkçesinde adlar bağlama(birleştirme) için de çekimlenebilir. Aynı yapı ve görevde
iki sözcük {+ıI} eki ile birleştirilir. Bu ek her iki ada eklenir.
Bu gramer kategorisinin Orhon Türkçesinde pek yaygın olmadığı anlaşılıyor; çünkü bu ekle
birleştirilmiş adlar oldukça azdır:
AD DURUMLARI
Orhon Türkçesinde dokuz ad durumu vardır. Bunlar yalın durum, ilgi durumu, belirli nesne
durumu, verme-bulunma durumu, bulunma-çıkma durumu, yönelme durumu, eşitlik durumu,
araç durumu ve birliktelik durumudur.
YALIN DURUM
Yalın durum eksizdir, gövde ile bir ve aynıdır. Bir adın yalın durumu şu görevde bulunur:
1)bir cümleciğin ya da cümlenin öznesi olur:
bir atlıg barmiş “bir atlı gitmiş”ä
2)Bir cümleciğin ya da cümlenin yüklem adı olur:
anta kisrä inisi kagan bolmiş ärinç “Ondan sonra erkek kardeşleri hakan olmuşlar,
şüphesiz”
3)Bir cümleciğin ya da cümlenin belirsiz nesnesi olur:
üç otuz balık sıdı:”(Hakan) yirmi üç şehir tahrip etti.
4)Bir sontakı ile zarf tümleci oluşturur:
ol sub kudı bardımız “o ırmak boyunca aşağı doğru gittik”
5)Bir eylemin yerini ya da zamanını bildiren zarf tümleci olur:
Ötükän yiş olorsar… “Ötüken dağlarında oturusanız…”
6)Üçüncü kişi iyelik eki almış bir adın iyelik niteleyicisi olur:
biziŋ sü at-i “bizim ordu(nun) atları”
İLGİ DURUMU
İlgi durumu ünsüzle biten gövdelerde {+Iŋ}, ünlü ile bitenlerde ise {+nIŋ} biçimindedir. Bu
ek artlık- önlük uyumuna (damak uyumuna) girer ise de düzlük- yuvarlaklık (dudak
uyumuna)girmiyor gibidir.
Bir adın ilgi durumu üçüncü kişi iyelik eki almış bir addan önce belirli iyelik niteleyicisi
olarak görev yapar.
/+(n)ŋ/:
türük bodun +ıŋ ilin törösin… “Türk halkının devletini ve törelerini…”
/+ıg/: Şu örnekte bodun sözcüğü ilgi durumu ekini bu biçimde almış olmalı: diye”
/+ın/:İlgi durumu eki şu örnekte de ikinci kişi iyelik ekinden sonra /+ın / biçimindedir:
İgidmiş bilgä kaganıŋ+ın sabi almatin “Seni besleyip doyurmuş olan akıllı hakanlarının
sözlerini dinlemeden…”
Aşağıdaki örnekte ilgi durumu eki, iyelik öbeğinin sahibini gösteren söz öbeğinin her iki
üyesine de eklenmiştir:
tadık+ıŋ çor+ıŋ boz[at] “Tadık Çor’un boz(atı)”
BELİRLİ NESNE DURUMU
Orhon Türkçesinde belirli nesne durumu eki iyelik eksiz gövdelerde {+(X)g}, iyelik ekli
gövdelerde de {+(I)n} biçimindedir. Belirli nesne durumu çok seyrek olarak {+nI} eki ile de
kurulur. Belirli nesne durumunda adlar belirli nesneyi gösterir.
{+(X)g}:
Kırgız +ıg uka basdımız “Kırgızları uykuda bastırdık”
{+(I)n} eki iyelik gövdelerine eklenir.
Ek ile gövde sonu ünsüzü arasına giren bağlama ünlüsü genelikle artlık-önlük uyumuna
girmez,Şu örnekler bu gerçeği kanıtlamaya yeter:
/UGI-mn/olgum+in “oğlumu”
Tekil birinci kişi iyelik eki almış sözcüklerde:
bu sabım+in ädgü +i eşit “sözlerimi iyice işitin”
tekil ikinci kişi iyelik eki almış sözcüklerde:
bilmädȏküg+in üçün “bilmediğim için”
Nesne durumu eki, üçüncü kişi iyelik eki almış sözcüklerde, doğal olarak; yalnızca, /+n/ dir.
äbi+n barımı+n “evlerini ve mallarını”
{+nI} bu ek birkaç örnekte görülür:
yoguŋ koragıŋ+nı”cenaze törenini”
VERME-BULUNMA DURUMU
ORHON Türkçesinde adların verme- bulunma durumu genlikle {+kA} eki ile kurulur. Tekil
birinci ve ikinci kişi iyelik eki almış sözcükler {+A} ekini alır. Üçüncü kişi iyelik ekli adların
verme- bulunma durumu ise {+ŋA} ekiyle kurulur.
-{+kA}:
atıg ı+ka bayur ärtimiz “atları ağaçları bağlıyorduk”
-{+ŋA}, üçüncü kişi iyelik ekinden sonra verme- bulunma durumu eki {+ŋA} biçimindedir.
Bu biçim hiç kuşkusuz daha eski bir {+n+gA} ya da {+n+kA} biçiminden geliyor olmalıdır.
kurıgaru kün ba+sıkı +ŋa “Geride gün batısına (kadar)
-{+A} çok eski verme-bulunma durumu eki {+A} tekil birinci ve ikinci kişi iyelik eki almış
adları eklenir.
a)Tekil birinci kişi ekli sözcüklerde:
olortokum+a “(tahta) oturduğumda”
b)Tekil ikinci kişi ekli sözcüklerde :
äbiŋ +ä kirtäçi sän “evine gideceksin”
-Verme –bulunma durumunda bir adın şu görevleri vardır:
1)Eylemin kendisine doğru işlendiğini gösteren nesne olur:
äb+kä tägdöküm” karargaha vardım”
2)Eylemin kimin yararına işlendiğini gösteren zarf tümleci olur:
ülgän at+ka işig küçüg berti “Büyük unvan sahibine hizmet etti”
3)Bir sontakı ile zarf tümleci olur:
kurıgaru tämir kapıg+ka tägi sülädemiz “Batıda Demir Kapı’ya sefer ettik”
4)Eylemin işlendiği yeri gösteren zarf tümleci olur:
Tabgaç ili +ŋä kılıntım “Çin’de doğdum”
5)Eylemin işlendiği zamanı gösteren zarf tümleci olur:
Kırgızıg u+ka basdımız” Kırgızları uykıda bastırdık”
6)Eylemin işlenme süresini gösteren zarf tümleci olarak:
Bir yıl+kat ört yolı süŋüşdüm. “bir yıda dört kez savaştım.”
BULUNMA-ÇIKMA DURUMU
Orhon Türkçesinde adların bulunma-çıkma durumu {+DA} ekiyle kurulur. Ünlü ile biten
gövdelerle /r, l, n/ dışındaki ünsüzlerden biriyle biten kök ve gövdelerde bu ek genellikle
/+dA/ biçiminde, /r, l, n/ ünsüzlerinden sonra ise /+tA/ biçimimdedir.
Adların çıkma durumu çok seyrek olarak /+tAn/ eki ile de kurulur.
1)/+dA/:
Beş balık+da “Beş balık’ta”
äb+dä “yurtta”
2){+tA}:
İl+tä “ülkede”
3){+tAn}.Birkaç yer zarfında görülür:
taşdın+tan “dışarıda”
4)Bulunma-çıkma durumunda bir adın şu görevleri vardır:
a)Eylemin işlendiği yeri belirten zarf tümleci olarak:
kara köl+tä süŋüşdümüz “Kara Gölde savaştık”
b)Eylem sürecinde nesnenin içinde bulunduğu durumu gösteren zarf tümleci olarak:
Kırgız bodunyo u+da basdımız “Kırgız halkını uykuda bastırdık”
c)Bir eylemin başlangıç noktasını gösteren zarf tümleci olarak:
köz+dä yaş kälsär tida, köŋül+tä sıgıt kälsär yanturu sakıntım “Gözler(im)den yaşlar (onları),
gönül(üm)den feryat etmek gelse (onları) geri döndürerek yas tuttum”
d)Bir sontakı ya da son takı görevinde bir ad ile zarf tümleci olarak:
yabız yablak bodun+ta üzä olurtun “yoksul ve sefil bir halk üzerine hükümdar oldum”
e)Adların bulunma-çıkma durumu karşılaştırma yapmak içinde kullanır:
ütükän yış+da yig idi yok ärmiş “Ötüken dağlarından daha iyi (bir yer) asla yok imiş”
Orhon Türkçesinde adların yönelme durumu şu eklerle kurulur:
{gArU}, {ŋArU}, {+ArU}, {+rA} Yönelme durumun da bir ad, eylemin kendisine doğru
işlendiğini gösteren zarf tümleci olarak kullanılır.
1) {+gArU} Bu ek yalın ad gövdelerine eklenir:
ol yer+gärü barsar, türük bodun, ölteçi sän “o yerlere doğru gidersen (ey) Türk halkı,
öleceksin!”
2) {+ŋArU} Daha eski bir {- n+gArU}biçiminden gelişmiş olan bu biçim üçüncü kişi
iyelik eki almış adlara eklenir:
yeri+ŋärü subı+ŋaru kontı “Kendi topraklarına ve sularına kondu”
3){+ArU}.Bu ek tekil birinci kişi iyelik eki almış sözcükler eklenir:
Basmıl yagıdıp äbim+ärü bardı “Basmıllar bize düşman olup benim yurduma doğru gittiler.”
4){+rA}.Bu ek şu örneklerde bulunur:
Tarduş şad+ra udı yañdımız “(Düşmanı) Tarduş şadına doğru sürüp dağıttık”
EŞİTLİK DURUMU
Adların eşitlik durumu {+çA} ekiyle kurulur. Bir adın eşitlik durumu eşitlilk-karşılaştırma,
yaklaşıklık, görecelik zarfları olarak görev yapar.
1)Eşitlik- karşılaştırma karşılaştırma görevinde:
buzkun+ça kälir ärtimiz “fırtına gibi geliyorduk”
2)Sayıca yaklaşıklık zarfı görevinde:
älig +çä är tutdumuz “elli kadar asker yakaladık”
3)Görecelik zarfı görevinde:
köŋlüŋ+çä uduz “Dilediğin gibi sevket!”
ARAÇ DURUMU
Adların araç durumu {+(X)n} ekiyle kurulur. Başka bir değişle gövde ile ek arasındaki
bağlama ünlüsü dudak uyumuna uyar: okun “ok ile”
Adların araç durumu eylemin hangi araçla işlendiğini, kiminle işlendiğini nasıl ya da hangi
şartlar altında işlendiğini ve ne zaman işlendiğini gösterir.
1)Eylem aracı:
[usı ] süŋüg+ün açdımız “uykularını mızraklar(ımız)la açtık”
2)Eylemin kiminle birlikte işlendiği:
kaganım+ın sü eltdimiz “Hakanımla birlikte ordu sevkettik”
3)Eylemin işlenme tarzı:
anta ötrü oguz koptın kälti “Ondan sonra oğuzlar hep birlikte geldiler”
4)Bağlaç görevinde:
İngäk köläk +in toglada oguz kälti “İngeg gölcüğü ile Tola ırmağından oğuzlar(üzerimize)
geldi”
5)Eylemin işlendiği zaman:
kış+ın kıtañ taga sülädim “Kışın Hıtaya doğru sefer ettim”
BİRLİKTELİK DURUMU
Adların birliktelik (comitative)durumu {+ıIgU} ekiyle kurulur.
Orhon Türkçesinde seyrek olarak kullanılan bu ad durumu eylemin kiminle birlikte işlendiğini
gösterir.
törtini +Ugü ärtimiz bizni ärklig adırtı “Biz hep birlikte dört erkek kardeştik. Bizi (yeraltı
tanrısı) Erklig ayırdı”
Birliktelik eki {+ıIgU}, Uygurca’da {+ıIUgUn} biçimindedir.
ZAMİRLER
KİŞİ ZAMİRLERİ
Orhon Türkçesindeki gerçek kişi zamirleri şunlardır: bän~män “ben”, sän “sen”, biz(çekimde
bizim +), siz üçünçü kişi zamiri yoktur. Bu görevi işaret zamiri ol “o, onlar” görür.
Kişi zamirlerinin çekimi adlarınkinden biraz farklıdır. Bu farklılık çekim eklerinden değil de
zamirlerin çekim gövdelerinde ve onlardan meydana gelen değişikliklerden kaynaklanır:
Yalın durum: bän~män, sän, biz, siz
İlgi durumu: bäniŋ~mäniŋ, bizin, sizin
Nesne durumu: bini, sini, bizni
Verme-bulma durumu: baŋa~maŋa, saŋa, biziŋä
Bulma-çıkma durumu: bizintä, sizdä
Yönelme durumu: baŋaru
1)Yalın durumdaki kişi zamiri cümlenin öznesi olarak ya da yüklem bağlayıcısı olarak
kullanılır:
a)Cümlenin öznesi olarak:
bän äbgäru tüşäyin “ben karargaha ineyim”
b)Yüklem bağlayıcısı olarak:
bän ança termän “ben şöyle diyorum”
2)İlgi durumu(sıfat olarak):
bäniŋ bodunun anta ärür “Benim halkım orada olacaktır.”
3)Belirli nesne durumu:
sini Tabgaçıg ölürtäçi tirmän “Seni, Çinliler öldürecektir derim.”
4)Verme-bulunma durumu:
kop maŋa körti “Hepsi bana tabi oldu.”
5)Bulunma-çıkma durumu:
Ötükän eli sizdä “Ötüken ülkesi sizin elinizde”
6)Yönelme durumu:
bög[ü] kagan baŋaru ança yıdmiş “Bögü Hakan bana böyle (bir mesaj) iletmiş.”
İŞARET ZAMİRLERİ
Orhon Türkçesinde iki işaret zamiri vardır: bu ve ol “o”. Sonuncu zamir üçüncü kişi zamiri
olarak da kullanılır.
İşaret zamirlerinin çekim gövdeleri de sırasıyla bun+ve an+ şeklindedir.
Yalın durum: bu, ol
İlgi durumu
Nesne durumu: bunı, anı
Verme-bulma: aŋar(<*an+gar)
Bulunma-çıkma durumu: bunta, anta
Yönelme durumu: aŋaru(<*an+garu)
Eşitlik durumu: burça, ança
Araç durumu: anın
İşaret zamirlerinden türemiş öbür sözcükler de şunlardır:
Antag “onun gibi, öyle”~antäg<*anı täg, büntäg+i*böylesi<*buntäg<*bunı täg
1)Yalın durum:
a)Gösterme zamiri olarak:
burdok yirdä ädgüg ol ärinç”Gittiğin yerlerde (tek) kazancın şu oldu”
b)Gösterme sıfatı olarak:
bu süg elt tidi “Bu orduyu sevket dedi”
c)Ol zamiri yüklem bağlayıcısı olarak da kullanılır:
añıp ädgü ol “(Bu fal) çok iyidir.”
2)Nesne Durumu:
anı ayıtayin tip sülädim “Onu sorayım diye sefer ettim”
3)Verme Durumu:
aŋar körü biliŋ “ona bakın ve öğrenin”
4)Yönelme Durumu:
aŋaru sülämäsär koçan (n) äŋ ärsär ol bizni…ölürtäçi-k-ök
“ona karşı bir sefer düzenlemez isek ne zaman olsa o bizi…öldürecektir”
5)Araç Durumu:
anın barmiş “o (yol) ile gitmiş”
PEKİŞTİRME-DÖNÜŞLÜLÜK ZAMİRLERİ
Pekiştirme-dönüşlülük zamirleri şunlardır: käntü “kendi”, özüm “kendim”, özi “kendisi,
kendileri” bunlar daha çok bir adı ya da başka bir zamiri pekiştirmek için kullanılır:
1)Käntü “kendi”
ädgü eliŋä käntü yaŋıltıg “iyi ülkene kendin ihanet ettin”
2)Özüm “kendim”, özi “kendisi, kendileri”
bän özüm tabgaç iliŋa kılıntım “ben kendim Çin egemenliği döneminde doğdum”
el täbär özi kälti. “vali kendisi geldi”
Bir pekiştirme zamiriyle pekiştirilen ad ya da kişi zamiri çoğu kez kaldırılır. Bu durumda
pekiştirme zamirleri kişi zamirleri görevini üstlenirler.
1)özüm “kendim, ben”:
özüm karı botlum ulug botlum “ben yaşlandım, ihtiyar oldum.”
2)özi “kendisi, onlar”:
ekisin özi altızdı “ikisini (de) kendisi tutsak aldı”
3)käntü bodunum “kendi halkım”
käntü bodunum “kendi halkım”
SORU ZAMİRLERİ
Soru zamirleri şunlardır: İnsanlar için käm “kim?”, nesneler için nä ve nägü
“ne?” Runik metinlerde bu zamirlerin şu çekimli biçimleri ve türevleri tespit edilmiştir:
kämkä “kime?”, näkä “niye?, niçin?”, nägüdä “nerede?” nätäg “nasıl?”näçük “nasıl?”, nälüg
“niçin?”
1)käm “kim?”
kämkä ilig kazganur män “kimin için ülkeler fethediyorum?”
2)nä “ne?”
bän saŋa nä ayayin “ben sana (daha başka) ne diyeyim?”
3)näkä “niçin?”
näkä täzär biz “niye kaçıyoruz?”
4)nä täg “nasıl?”
ägni nätäg “(çadırın) çatısı nasıl?”
5)nägü “ne?”
kün orta yürütüp tün orta kanta nägü dä bulgay ol “(Aygırda meme arayan köy tay memeyi
güpegündüz yitirip gece yarısı nerede bulacak?)
6)nä çök “nasıl” <*näçä ök:
otsuz subsuz katlı uyun nä çök yarıyın “otsuz ve susuz nasıl hayatta kalabilirim, nasıl dolaşır
ve gezerim?”
7)nälök “niçin?” <*nälä ök:
kanıgı nälök älgöy ol “Yavuklusu niçin ölecek?”
-nä zamiri niteleyici olarak ve zarf görevinde de kullanılır.
1)Niteleyici olarak:
nä kaganka işig küçüg birür män “Hangi hakana hizmet ediyorum?”
2)Zarf görevinde:
az teyin nä basınalım “az olduğumuz için ne diye yenilelim?”
-Soru edatından sonra kullanıldığında nä zamiri olasılık bildirir: önrä kıtañda biryä tabgaçda
kurya kurdınta yırya oguzda eki üç biŋ sümüz kältäçimiz bar mu nä “Doğuda Kıtay’dan
güneyde Çin’den batıda batıdan kuzeyde de Oğuzdan gelebilecek iki üç bin kadar askerimiz
var mı ne?”
-Orhon Türkçesinde şu soru sözcükleri de vardır: kanı “nanı”, kanta “nerde?”, kantan
“nereden?”, kaçan “ne zaman?”, kança “nereye?” katlı “nasıl?” Bu soru sözcükleri arkaik
soru zamiri *ka(n)’ın çekimli biçimleri ya da türevleridir.
1)kanı “nanı?, nerede?”
İlig bodun ärtim ilim amtı kanı “Devleti olan bir halk idim, Devletim şimdi nerede?”
2)kanta “nerede?”<*kan+ta
Kün orto yürütüg tün orta konta nägüdä bulgav ol “(onu) gün ortasında yitirip gece yarısı
nerede bulacak?”
3)kantan “nereden?”<*kan+ta
yaraklıg kantan kälig yaña eltdi,süŋügülüg kantan käligän sürä eltdi. “silahlı (düşman)
nereden gelip de seni bozguna uğrattı ve dağıttı. Mızraklı (düşman) nereden gelip de (senin
yurdundan) sürüp kaçırttı?”
4)kança “nereye?”
idişimtä ayakımta öŋi kança barır män “kap kacaklarımdan ayrı gidiyorum?”
5)kaçan “ne zaman”
6) katlı “nasıl?”
Otsuz subuz katlı uyın, nä çök yorıyın “otsuz ve susuz nasıl yapayım, nasıl gezip dolanayım?”
BELİRSİZLİK ZAMİRLERİ
Belirsizlik zamirleri ya da bunlar gibi kullanılan sözcükler şunlardır:
Büntäg “böylesi”, kamag “her şey”, kamagı “hepsi”, bari “hepsi” ve näŋ “hiç, herhangi bir”
1.büntägi “böylesi, bunun gibisi”<*buntagi<*bunu tägti
Näŋ yerdäki kaganlıg bodunka büntägi bar ärsär nä buŋi bär ärtäçi ärmiş. “Herhangi bir
ülkedeki hakanlı bir halkın böylesi bir (yöneticisi) olursa (onun) ne sıkıntısı olacakmış(ki)?”
2.kamag “her şey”:
kamag üzä yoruk boltı “Her şeyin üzeri aydınlık olur”
Belirsizlik zamiri kamag sıfat olarak da kullanılır:
türük kara kamag bodun “Bütün Türk avam tabakası”
3.kamagı “hepsi<kamag+ı:
kamag yeti yüz är bolmiş “Hepsi yedi yüz kişi olmuş”
4.barı “hepsi”<bār+ı:
[kar]luk tirigi barı türgişkä käl[ti] “Karlukların sağ kalanların hepsi Türgişlere geldi”
5.näŋ “hiç, herhangi bir”:
Ötükän yir olusub arkış tirkiş ısar näŋ buŋug yok “Ötüken ülkesinde oturup oradan kervanlar
gönderirsen hiç derdin olmaz”
Yinelemeli olarak:
näŋ näŋ sabım ärsär bäŋgü taşka urtum “(söylenecek) ne kadar sözüm var ise (hepsini bu)
ebedi taşa vurdum”
Daha önce gelen kaçan “ne zaman?” ile daha sonra gelen ärsär “ise” sözcüğü ile birlikte “ne
zaman olsa, er veya geç” anlamına gelir:
Kaçan (n)äŋ ärsär bizni…ölürtäçi-ök “(O), er veya geç bizi mutlaka öldürecektir.”
SAYILAR
ASIL SAYILAR
Asıl sayılar (1-10 arası sayılar ve onluklar,yüzlükler vb.) şunlardır:
Bir, eki, üç, tört, beş~biş, altı, yeti~yiti, säkiz, tokuz, on, yegirmi~yigirmi, otuz, kırk, älik,
altmış, yetmiş, säkiz on, tokuz on, yüz, bıŋ~ biŋ~miŋ, bir tümän
ONLUKLARARASI SAYILAR
Onluklararası sayılar bir sonraki onluğa atılacak adımlar olarak düşünülür ve buna göre
adlandırılır.
1.10-20, 20-30 ve 30-40 arası sayılar:
Bir yegirmi “11”, eki yegirmi “12”, üç yegirmi “13”, tört yegirmi “14” , biş yigirmi “15”, altı
yegirmi “16”, yeti yegirmi “17”, bir otuz “21”, tokuz otuz “29”, bir kırk “31”.
2- Yenisey yazıtlarında seksene kadar olan ara sayılarında aynı biçimde adlandırıldığı
görülür.
Eki ălig “41”, yeti yetmiş “67”, tokuz säkiz on “79”.
3- Asıl Orhon Yazıtlarında otuzdan sonraki syılar genellikle katmanlı yapılardır. Bu yapılarda
artukı “fazlası, artı” sözcüğü birleştirici olarak kullanılır:
Otuz artukı säkiz “38”, kırk artukı yeti “47”
NİTELEME YAPILARI
“80” ve “90” onlukları ile yüzler ve binler niteleme yapıları ya da öbekleridir:
Säkiz on “80”, biş yüz “500”, yeti biŋ “7000”, bir tümän “10,000”
Yüzlükler ve binlikler arasındaki sayılarda katmanlı yapılardır:
Bir tümän artukı yeti biŋ “17.000”
Asıl sayılar şu görevlerde kullanılır:
1- Bir ad ya da başka bir sayının niteleyicisi olarak:
Bir atlıg barmiş “bir atlı gitmiş”, yeti yüz “700”
Aşağıdaki örnekte asıl sayılar ile bunların nitelediği isim arasında sayıca uygunluk vardır:
Tokuz ärän “dokuz adam”
2- Üçünci kişi iyelik ekiyle ad olarak:
Ekisin özi altızdı “ikisini (de) kendisi aldırttı”
3- Eylemin süresini ya da sıklık derecesini gösteren bir zarf tümleci olarak:
Kültigin bir kırk yaşayur ärti “prens Kül (o zaman) otuz bir yaşında idi”
4- Bir cümlenin yüklem adı olarak:
Biz eki biŋ ärtimiz “biz iki bin idik”
KESİR SAYILARI
Runik metinlerde geçen tek kesir sarısı yarım, yarı, bir çiftin teki anlamındaki sıŋar
sözcüğüdür.
[sıŋ]ar süsi äbig barkik yulgalı bardı, sıŋar süsi süŋüşgäli kälti “ordularının yarısı bizim
evlerimizi barklarımızı yağmalak için gitti, öbür yarısıda savaşmak için üzerimize geldi”
Meyun çor yazıtında bu sözcük üçüncü kişi iyelik eki ile kullanılır:
Sıŋarı bodun içigdi sıŋarı b[odun…] “halkın yarısı bana tabi oldu, öbür yarısıda …”
YAKLAŞIKLIK SAYILARI
Yaklaşıklık sayıları ya eklenme yöntemiyle ya da söz dizimlik yöntemle oluşturulur
1- Yaklaşıklık sayıları eşitlik durumu eki {+çA} ile ifade edilir:
äligçä är tutdumuz “elli kadar adam tuttuk”
2- Yaklaşıklık sayıları söz dizimi yolu ile de ifade edilir:
Korugu eki üç kişiligü täzip bardı “kale muhafızı (?) iki üç kişi ile kaçıp gitti”
SIRA SAYILARI
Sıra sayıları şunlardır:
İlki “birinci” (<il+ki), äŋ ilk~äŋ ilki, ekin~ekinti “ikinci”, üçünç “üçüncü”, törtünç
“dördüncü”, bişinç “beşinci”, onunç “onuncu”, bir yegirminç “on birinci” vb.
Sıra sayıları niteleyici ve zarf tümleci olarak kullanılır:
1- Niteleyici olarak:
İlküsü “birinci ordu”
2- Bir zarf tümleci olarak:
Äŋ ilki togu balıkda sünüşdüm “ilk önce Togu Balık’ta savaştım”
TOPLULUK SAYILARI
Topluluk sayıları {+AgU(n)} eki ile oluşturulur:
İkägü “iki parça” (<*ekagü), içägü “üçü birlikte”, üçägün “üçü(müz)”
1- buçägü “bu üçü birlikte” (<bu üçägü) sözcüğü içindeki üçägü:
üçägün kabışıp sülälim “(biz) üçümüz birleşilip ordu sevk edelim”
2- Topluluk sayısı ikägü sözcüğü “ikisi birlikte” değil “iki parça” anlamındadır.
Eçin kagan eli komşag boltokınta, bodun ilig ikäg[ű] boltokınta “amacam hakanın devleti
sarsıldığında, halk ve hükümdar iki parça olduğunda (izgil halk ile savaştık).
KATLAMA SAYILARI
Bir eylemin belirli bir zaman süresi içerisinde kaç kez yapıldığında belirten katlama sayıları
Orhon Yazıtlarında söz dizimi yolu ile yani asıl sayı + yolı ya da asıl sayı + kata söz öbekleri
ile ifade edilir:
Tört yolı “dört kez”, beş kata “beş kez”
1- Asıl sayı + yolı (<yōl “yol, sefer” + üçüncü kişi iyelik eki):
Altı yolı süŋüşdüm “altı kez savaştım”
2- Asıl sayı + kata (< kata- “katmak, ilave etmek”):
Üç kata tägzinti “… üç kez dolandı”
3- “kez” anlamındaki kata sözcüğü sıra sayısı ile de kullanılabilir:
İkinti kata “ikinci kez”
4- Asıl sayılar tek başlarına da katlama sayısı olarak kullanılabilirler:
İlimdä tört tägzindim “ilimde dört (kez) dolandım.”
BELİRSİZLİK SAYILARI
Belirsizlik sayıları, başka deyişle, belirsiz miktarları ifade eden sözcükler şunlardır: az “az”,
azça “biraz”, azkıña “pek az, azıcık” üküş “pek çok”
Belirsizlik sayıları niteleyici ad ya da zarf olarak kullanılabilirler.
1- Niteleyici olarak:
az bodunug üküş kıtlı “az halkı çoğlattım”
2- Ad olarak:
azıg üküş kıtlı “(Amcan Hakan) azı çok yaptı”
3- Zarf olarak:
biryä tabgacıg, öŋrä kıtaŋıg, yırya oguzug üküş ök ölürti “(ilteriş, hakan olup ) güneyde
Çinlileri, doğuda Kıtayları, kuzeyde (de) Oğuzları pek çok öldürdü”
biŋ yıllık tümän künlük bitigimin bälgümin anta yası taşka yaratıtdım “Bin yıllık on bin
günlük yazıtımı ve damgamı orada yassı taş üzerine yazdırttım”
Bu gösterme zamirinin eşitlik durumu olan bunça “bunca, bu kadar” sözcüğü de belirsizlik
sayısı görevi ile kullanılabilir: bunça matı bäglär “…bunca sadık beyler ..”
ZARFLAR
YER ZARFLAR
Orhon Türçesinde yer zarfları şu eklerle türetilir {+A}, {+DXn}, {+gArU}, {+rU} ve
{+DA}.
Eski verme- bulunma durumu eki {+A} ,ile türetilmiş yer zarfları şunlardır:
üzä “yukarıda, üstte”, biryä “güneyde”, kurya “batıda”
-üzä “yukarıda, üstte”<*üz “yukarı, üst”
üzä kök täŋri asra yagız yer kılın togda… “Yukarıda mavi gök aşağıda kara toprak
yaratıldığında…”
-biryä “güneyde”<*biriyä<* biri “bu yan, güney “:
biryä tabgaç bodun yagı ärmiş “Güneyde Çin halkı (bize) düşman imiş”
-yırya, yıryä “kuzeyde” <* yırıya <*yırı “o yan, kuzey”:
yırya baz kagan tokuz oguz bodun yagı ärmiş “Kuzeyde(bize) bağımlı Hakan Dokuz Oğuz
halkı düşman imiş”
-kurya “geride, batıda” < *kurıya < *kurı “geri. Batı”
Üç Karluk…kırya on ok(a) kirti. “Üç Karluk’lar batıda On-Ok’lara tabi oldular”
-{+A} ekli yer zarflarına {+kI} eki de eklenebilir. Bu ekle türeyen sözcükler niteleyici olarak
kullanılır.
biryäki bodun kuryakı yıryakı öŋräki bodun kälti “Güneydeki halklar batıdaki, doğudaki ve
kuzeydeki halklar (üzerimize) gediler”
-{+DXn} eki ile türetilmiş yer zarfları şunlardır:
Öŋdün “doğuda, doğuya”, kur(ı)dın “batıda, batıdan”
Bu zarflar ad ve niteleyici olarak da kullanılır.
1- Yer zarfı olarak:
kur(ı)dın sog(u)d örti “batıda (sağdlar) ayaklandı”
2- Ad ve niteleyici olarak:
ötükän kedin uçınta “Ötüken (dağlarının) batı ucunda”
- Yönelme durumu eki {+gArU} ile türetilmiş yer zarfları şunlardır:
ilgärü, kurıgaru~kurgaru
-ilgärü “ileri, öne doğru, doğuya doğru” < *il “ön”:
İlgärü şantuŋ yazıka tägi sülädim “doğuda Şantung ovasına kadar sefer ettim”
-kurıgaru, kurgaru “geriye doğru, batıya doğru” < *kurı “geri taraf, batı”:
kurgaru… tämir kapıgka tägi sülädim “batıda Demir Kapı’ya kadar sefer ettim”
-birgărü “güneye doğru, güneyde” < *biri “bu yan, güney”
birgärü tabgaç tapa “Güneyde Çin’e doğru…”
-yırgaru “kuzeye doğru, kuzeyde” < *yırı “kuzey”
yırgaru oguz bodun tapa “kuzeyde Oğuz halkına doğru”
-yok(k)aru “yukarı doğru” < *yokgaru < *yok “yokuş, tepe”
yok(k )aru ot yetä yadagın ıgaç tutunu agturdum “ (Askerleri), adları yederek, yayan ve
ağaçlara tutana tutana yukarı ağdırdım”.
-yüg(g)ärü “yıkarı doğru” < *yüg “üst, tepe, yukarı”
1- türük bäglär bodun ögirip säbinip taŋıtmış közi yüg(g)ärü körti “tahta oturduğumda,
ölecekmiş gibi düşünceli olan Türk beyleri (ve) halkı kıvanıp sevinip yere eğilmiş gözleri
yukarıya baktı”
2- {+gArU} ekli zarflar niteleyici olarak da kullanılır:
birgärü uçı “güney ucu” ilgärü uçı “doğu ucu”
- {+rA} eki ile türetilmiş yer zarfları şunlardır:
asra “aşağıda, altta”, içrä “içinde”, taşra “dışta, dışarıda”
- asra “aşağıda, altta” < *as “alt, dip”:
üzä täŋri basmasar asra yir tälinmäsar “yukarıda gök çökmedikçe, aşağıda yer
delinmedikçe…”
-içrä “içte, içerde, içinde; gizli”
1- sagır içrä älik iyik kirmiş “(bu arada) av avlanının içine yaban geyiği girmiş” vb.
2- içrä zarfı niteleyici olarak da kullanılır:
apa tarkangaru içrä sap idmiş “Apa Tarkan’a gizli mesaj göndermiş”
Bu zarfa {+kI} eki de eklenebilir:
anta içräki bodun kop maŋa körür “bu sınırlar içindeki halklar hep bana tabidir”.
-
taşra “dışarı- dışarıya, dışarıda” < taş “dış”
içrä aşsız taşra tansuz “karnı aç, sırtı çıplak”
-öŋrä “ön tarafta, ileride, doğuda” < öŋ “ön”
öŋra täliş bägIär “doğudaki TäIiş beyleri”.
-kisrä ~kesrä “gerdi, arkada, batıda; sonra”<*kē+s “arka, geri”
Kendinden önceki anta “ondan” sözcüğü il birlikte cümle bağlayıcısı işinide görür:
kisrä başı kälti “ondan sonra (onların) başı geldi”
-{+rU} ekiyle türetilmiş yer zarfları şunlardır: kirü~kerü “geri, geriye doğru, batıya doğru”
ve bärü “beri, bu yana doğru”
-kirü~kerü “geri, geriye doğru, batıya doğru”<*kē+rü
kerü barıgna bardı “geri gitmek isteyenler gitti”
-bärü “beri, bu yana doğru”<*bä+rü
mançud saka täzik tokar… anta bärüki asok başlıg sogdak bodun başlı “Mançudlar, Sakalar,
Tacikler, Toharlar… onlardan daha berideki Aşog başlı Soğd halkı…”
-{+DA} ekiyle türetilmiş yer zarfları şunlardır:
bunda “burada(<bun+ta) ve anta “orada” (<an+ta)
-bunta “burada, bu yerde”
örgin bunta et(it)dim “otağ(ımı) burada kurdurtdum”
-anta”orada, o yerde”
ol sök anta yok kışdımız “ O orduyu orda yok ettik”
-Başka bir yer zarfı da eylemden türeme tägrä sözcüğüdür. tägrä “dört bir yandan, etrafta”
<*tägir-“çevirmek, kuşatmak”:
yagımız tägrä o çok täg ärti “Düşmanlarımız dört bir yan(ımız) da ocak gibiydi”
-Öbür yer zarfları kanı “hani?, nerede?”kanta “nerede?”, kantan “nereden?” ve nägüdä
“nerede”.
ZAMAN ZARFLARI
Zaman zarfları şu eklerle türetilir: {+A}, /+tüz/, {+(X)n} ve /+tı/
Aslında ad olan kün “gün” ve tün “gece” sözcükleri tek başlarına zarf olarakta kullanılır:
1){+A} ekiyle türetilen tek zaman zarfı kiçä (<*keç+ä) “akşamleyin” dır.
2)/+tüz/ bu ak yalnız küntüz “gündüz” sözcüğünde görülür.
tün udımatı küntüz olurmadı “gece uyumadan, gündüz oturmadan”
3)Araç durumu eki {+(X)n} ile türetilmiş zaman zarfları kışın, küzün
4)/+tI/ bu ek yalnız amtı “şimdi” zarfında görülür.
ilig bodun ärtim ilim amtı kanı “Devleti olan bir halk idim, devletim şimdi hani?”
TARZ ZARFLARI
1-{+çA}
ança “öylece, şöyle” <*an+çan
bän ança ter män “ben şöyle diyorum”
yiçä “birkez daha”<*yun+i “2b”
yiçä işig küçüg birgil “tekrar bana hizmet et!”
2-{+DI}
ädgüti “iyice”< ädgü “iyi”
bu sabımın ädgüti eşid katıgdı tiŋla “bu sözlerimi iyice işit ve sıkıca dinle”
katıgdı, katıgtı “sıkıca, iyice, çok”<katıg “sıkı, katı”
katıgdı bā “sıkıca bağla”
yegdi “daha iyi(biçimde)” <yeg “daha iyi”
yaraklıgdı “silahlı olarak” <yaraklıg “silahlı”
3-{+(X)n}
Yadagın, yalaŋın, yegin
[yir] sayu barmiş bodun ölü yitü yadagın yalaŋın kälti “(Tahta çıktığımda) her yere gitmiş
olan halk öle yite yayan yapıldag dönüp geldi”
MİKTAR ZARFLARI
-kop “hep, tümüyle”<?ko- “koymak, bırakmak”
-kopın “hep birlikte, toptan” <kop+a araç durumu eki
-tükäti “tümüyle, tamamıyla” <tükä-i
-bunça “bunca, bu kadar”<bun+ça
-ança “onca, o kadar”<an+ça
külnça “nice, pek çok”<*nän+çä (nä zamir n’si-eşitlik durumu)
-buŋsız “eksiksiz, fazla fazla”<buŋ “eksiklik”+sız
-kalısız “eksiksiz”<*kālı “kalan, artık”+sız
-kärgäksiz “gereğinden çok”<kärgäk+siz
-sansız “sayısız”<sān “sayı”+sız
-üküş “çok”
-antag “onca, o kadar”<anı täg “onun gibi”
-ärtiŋü “pek,pek çok”<ärtin- “geçmek, ileri gitmek”+gu
-takı “daha”<*tak- “takmak”
-idi “hiç”
-kiçig “az, pek az, hiç”
-näŋ “hiç”
KARŞILAŞTIRMA ZARFLARI
Orhon Türkçesinde kullanılan tek karşılaştırma zarfı üstünlük derecesini kuran “äŋ” zarfıdır.
-äŋ ilk togu balıkda süŋüşdümüz “ilk olarak Tagu Balık’ta savaştık”
SAYI ZARFLARI
-başlayu < *başla- “başlamak”
-ulayu < *ula- “birleştirmek” < *ul “temel, esas, başlangıç”
-yana<yan-“dönmek”
SORU ZARFLARI
Çok eski *ka soru zamirinden türemiş olan kaçan “ne zaman” soru zarfı yalnız kaçan näŋ
ärsär “ne zaman olsa, er ya da geç” söz öbeğinde geçer.
SON TAKILAR
YALIN DURUMU YÖNETEN SON TAKILAR:
-āra, ara “arasında” [<ār- “arasından geçmek, içinden geçmek”]
-birlä “ile, ile birlikte”<* bir+lä
-kudı “aşağı, (bir ırmağın) aşağı mecrası boyunca”<*kud- “dökmek”
-sayu “her…”<*sā- “saymak”
-tapa “-a doğru, yönünde”< tap- “bulmak, arayıp bulmak”
-täg “gibi”
-üçün “için, nedeniyle, olduğundan, uğruna”
-uzä “üzerine, üzerinde”<*üz “üst”+cie
NOT:Son takı üzä bulunma-çıkma durumunu da yönetir.
-(e)y(i)n “izleyerek, ardı sıra”<*ey- “izlemekt, takip etmek”
VERME-BULUNMA DURUMUNU YÖNETEN SON TAKILAR:
Adların verme-bulunma durumunu yöneten tek son takı tāgi “-a kadar” son takısıdır.
[<täg- “değmek, varmak, erişmek, ulaşmak”]
BULUNMA-ÇIKMA DURUMUNU YÖNETEN SON TAKILAR:
-ötrü “sonra”<*ötür- “geçirmek”
-kisrä “sonra”
-üzä “üstüne, üzerine; -a göre, gereğince”
-adın “başka”[<ad- “farklı olmak,değişik olmak”]
-öŋi “ayrı, başka” [<öŋ- “farklı olmak, değişik olmak”]
-ıngaru “itibaren, sonra, öte”[<*ın+garu]
AD KÖKENLİ SONTAKI
Yan sözcüğü Tonyukuk yazıtında hiçbir ek almaksızın bulunma-çıkma adlardan sonra uyuma
giren bir ek-sontakı olarak da kullanılmıştır.
BAĞLAÇLAR
SIRADAŞ BAĞLAÇLAR
-azu “veye, yoksa, yahut” (=tuva, azı, ay.<*āz- “azmak, yoldan çıkmak”)
-artukı “fazlası, artı”(<artuk+ı <*art- “artmak, çoğalmak”)
-takı “ve, dahi” (<*tak-)
-udu “ve” (<* ud- “takip etmek, izlemek”)
-ulayu “ve” (<*ula- “birleştirmek”)
-yämä “ve, dahi,…da”(<*yäm- “ilave etmek, izlemek”
YAN CÜMLE BAĞLAÇLARI
-üçün “için”
-tiyin “diye, için, amacıyıla ”<*tē-yin
-tip “diye, için, amacıyla”<*tē-p
EDATLAR
PEKİŞTİRME EDATI ok/ök
Pekiştirme edatı ok/ök bir zamiri,bir zarfı ya da bir eylemi pekiştirir.
1)Pekiştirilen sözcük bir zamir:
özüm ök kagan kışdım “Onu ben kendim hakan yaptım”
2)Pekiştirilen sözcük bir zarf:
biryä tabgaçıg öŋrä kıtañıg yırya oguzyo üküş ök ölürti “Güneyde Çinlileri, doğuda Kıtayları,
kuzeyde(de) Oğuzları pek çok öldürdü”
3)Pekiştirilen sözcük bir son eylem:
Otuz yaşımda, äsizim ä,kıt(t)im ök “Otuz yaşımda, ne yazık, gittim (işte)!”
NOT:Pekiştirme edatı ok/ök ünlü ile biten bir sözcüğe eklendiğinde ünlüsünü yitirir:
Bini oguzug ölürtäçi-k tirmän “Ben Oğuzu mutlak öldürecektir diyorum”
ärinç EDATI
Kuvvetli bir olasılık bildiren bu edat bugünkü Türkçeye “büyük bir olasılıkla, heralde,
muhakkak ki, şüphesiz ki” diye çevrilebilir. Genellikle {-mIş} ekli tanık olunmamış geşmiş
zamanla, seyrek olarak da {-DI} ve {-DOk} ekli geçmiş zamanlarla kullanılır.
Ärinç edatının ad yüklemleri ile de kullanıldığı olur.
1){-mIş} ekli geçmiş zamanla:
Buyrukı yämäbiligsiz [ärmiş] ärinç yablak ärmiş ärinç “Kumandanları da akılsızmışlar
şüphesiz kötüymüşler şüphesiz”
2){-DI} ekli geçmiş zamanla:
[özümin ol täŋrı] kagan olortdı ärinç “beni, o Tanrı, hakan olarak tahta oturttu şüphesiz”
3){-DOk} ekli geçmiş zamanlarda:
anta kisrä inisi eçisin täg kılınmadok ärinç aglı kaŋin täg kılınmadok ärinç “Ondan sonra
erkek kardeşleri ağabeyleri gibi yaratılmamışlar şüphesiz, oğulları babaları gibi
yaratılmamışlar şüphesiz.”
4)Ad yüklemi ile:
Bardak yirdäg ädgüg ol ärinç “Gittiğin yerlere kazancın şu (oldu) şüphesiz ki”
ÜNLEMLER
SESLENME ÜNLEMLERİ
-Asıl Orhon yazıtlarında kullanılan tek ünlem sana yerleştirilen alä seslenme ünlemidir.
bäglärım ä ter ärmiş biz az biz teyin kork[maŋ] “Ey beylerim ! der imiş biz azız diye
korkmayın”
ACINMA ÜNLEMLERİ
-äsiz (krş. mk äsiz, äsiz .”yazık!”: ässiz anıŋ yiğitlik! “yazık onun gençliği!”
-äsiz ä:
öz yerim ıduk yerim äsiz ä “Öz ülkem, kutsal ülkem, ne yazık!”
-äsizim (krş. Kutadgu Bilig : esizim “Eyvah! Ne yazık!”
- äsiz ä:
-yata, yıta “Eyvah! ne yazık”(krş. Yak. sata “düş kırıklığı”<*yata)
+Yazıtlarda seyrek olarak kullanılan acınma ünlemleri şunlardır:
ıg(krş. mk ıgla- “ağlamak”<ıg+la-) -ıyu “Hey hat!”
-kı “ney!” “krş. mk ki ay, kıkır- “bağırmak, haykırmak”)
-yıtu “hey hat!”(krş, yatı)
ÜNLEM GÖREVİNDE ADLAR
-acıg,acıg “ne acı!”
-bagır “ne acı! ne yazık!”
-buŋ a “ne dert ! ne acı!”
-köñig “ne acı!”(<*köñ-“yanmak”)
-okuz “kötü talih, kaza, kader”(krş. Kırg. okus ay)
-yabız “ne kötü!”
FİİL ÇEKİMİ
1-FİİL ADLARI
Eylem (fiil) adları adların tüm özelliklerine sahiptir, adlar gibi çekimlenirler. Öte yandan,
onlar adları üstünde, eylem biçimleridir; başka bir deyişle, onlar ya eylem (hareket) sürecini
(eylem adları) ya da eylemi yapanı (eyleyici adlar) ifade eder. Eylem adlarının çoğu niteleyici
(sıfat-eylem) olarak da kullanılır. Bazı eylem adları yüklem görevinin de görür.
Eylem adları {-gUIUK}, {-gUaI}, {-mAkçI} ve {sIk} ekleri ile kurulur.
{-gUIUK} EKLİ EYLEM ADI:
Bu eylem adı iş oluş ve eylem bildirir.
yuyka kalın boslar topul-guluk alp ärmiş, yinçgä yogan boslar üz-gülüg alp ärmiş “yufka
kalın olursa (onu ) delmek zor imiş, ince yoğun olursa (onu) kırmak zor imiş”
{-gUçI} EKLİ EYLEM ADI:
{-gU} ekli eylem adından {+çI} ekiyle türetilmiş bu eylem adı eyleyici adı olarak görev
yapar.
Kagani alp ärmiş ay-guçu+si bilgä ärmiş “Hakanları yiğit imiş, onun sözcüsü ve
başdanışmanı da akıllı imiş”
bark it-güçi “bina yapımcısı, mimar”
{-mAkçI} EKLİ EYLEM ADI:
{-mAk} ekli eylem adından {+çI} ekiyle türetilmiş bu eylem adı da eyleyici adı olarak
kullanılır:
ar-makçı “aldatan, aldatıcı”
{-sIk} EKLİ EYLEM ADI:
{-sIk} ekli eylem adında gelecek zaman – gereklilik anlamı vardır:
{-sIk} ekli eylem adları ad ve niteleyicisi olarak kullanılır:
1)Ad olarak: kün tuk-sık “gün doğusu, gün doğar tarafı”
2)Niteleyici olarak:
İt tut-sık yir ötükän yış ärmiş “devlet kurulacak yer (devlet sahibi olunacak) yer Ötüken
dağları imiş”
{-sIk} ekli eylem adlı yüklem olarak da kullanılır.
{-(I)gmA} EKLİ EYLEM SIFATI:
{-(I)gmA} ekli eylem sıfatı eyleyici adı olarak kullanılır. “eylemleri ya da işi yapan, eden”
anlamındadır. Bu eylem sıfatı hem niteleyici hem de ad olarak kullanılır:
1)Niteleyici Olarak:
İl ber-igmä täŋri “(onlara) devlet vermiş olan Tanrı”
2)Ad Olarak:
Udı-gma+g odguru “uyuyanları uyandırarak”
{-(X)r} ve {-Ar}EKLİ EYLEM SIFATI:
“Yapar, eder” anlamındaki bu eylem sıfatı seyrek olarak niteleyici genellikle de yüklem
göreviyle kullanılır:
1)Niteleyicisi Göreviyle:
Kör-ür közüm körmäz täg bil-ir biligim bilmäz täg boltı “Gören gözlerim görmez gibi, eren
aklım (da) ermez gibi oldu”
2)er- “erişmek, gelmek” eylemi ile bar- “varmak, gitmek” eyleminin {-Ur} ekli sıfatları zıt
anlamlı bir öbek oluşturur:
Kül tigin yiti otuz yaşıŋa Karluk bodun er-ür bar-ür ärkli yagı boltı “Prens Kül yirmi yedi
yaşında (iken) Karluk halkı (serbestçe) gelir gider (hareket eder) bir düşman oldu”
3)Bu eylem sıfatı {+çA} ekini de alabilir:
Öŋräki är yugurça (<* yugur-ur +ça),dıp “Öncü askerleri (karları) yoğucasına yürütüp”
Bar Yüklem Adı
“Var, vardır” anlamındaki “bar” yüklem adı da büyük bir olasılıkla –r ekli bir şimdiki zaman
eylem sıfatıdır:
Bar baş “ormanlı zirve, ormanlı doruk”
{-mAz} EKLİ EYLEM SIFATI
{-mAz} ekli eylem sıfatı {-(X)r} ve {-Ar} ekli eylem sıfatının olumsudur. Niteleyicisi olarak
kullanılır.
Bilig bil-mäz kişi “cahil kişiler”
{-DOk} EKLİ EYLEM ADI
{-DOk} eki /l/, /n/ ve /r/ den sonra –tok/-tök biçimini alır.
Tek istisna bar- “gitmek” eylemidir.
{-DOk} ekli eylem adı genellikle ad ve geçmiş zaman eylem sıfatı olarak kullanılır.
1)Eylem Adı Olarak:
Taŋri yarlıkadogin üçün “Tanrı lutfettiği için”
2)Geçmiş Zaman Eylem Sıfatı Olarak:
Sançdok yer “(düşman) murakladığımız yer”
{-mIş} EKLİ EYLEM ADI
{-mIş} ekli geçmiş zaman eylem adı ad ve eylem sıfatı olarak kullanılır:
1)Ad Olarak:
Ida taşda kalmışi kubranip yeti yüz boltı “Dağda bayırda kalmış olanları toplanıp yedi yüz
(kişi) oldu”
2)Eylem Sıfatı Olarak.
Yir sayu barmiş bu[dun] “her yere gitmiş halk”
{-DAçI} EKLİ EYLEM SIFATI
{-DAçI} ekli gelecek zaman eylem sıfatı, yüklem dışında eyleyici adı ve niteleyici olarak da
kullanılır.
1)Niteleyici Olarak:
Öltäçi bodunug tirgürü igi(t)tim “(aksi halde) ölecek olan halkı dirilttim ve doyurdum”
2)Eyleyici Adı Olarak:
İküş öltäçi anta tirildi “(aksi halde) ölecek olan birçok kişi orada hayatta kaldı”
{-gAn} EKLİ EYLEM SIFATI
{-gAn} ekli eylem sıfatı hem şimdiki zaman hem de geçmiş zaman anlamlıdır:
Äsnägän bars män “esneyen parsım(ben)”
Kapgam kagan “Kapgan Hakan”
{-(X)glI}EKLİ EYLEM SIFATI
Yatıglı “yatan”
Udıgma+g odguru yatıglı +g turguru yoruyur män “Uyuyanları uyandırıp yatanları kaldırıp
yürürüm”
Ärkli
{-(X)lI} yalnızca ärkli eylem sıfatında bulunur.ärkli <*är-igli
Bu sözcük hem eylem sıfatı hemde zarf olarak kullanılır:
1-Eylem sıfatı olarak “olan”
Yuyka ärkli topulgalı ucuz ärmiş yinçgä ärkli+g üzgäli ucuz “yufka olanı delmek kolay
imiş, ince olanı kırmak kolay”
2-Zarf olarak “iken”
Kiçä yar(u)k batar ärkli süŋüşdüm “akşamleyin güneş batar iken savaştım”
EYLEM ZARFLARI
ÜNLÜLÜ EYLEM ZARFLARI
Ünlülü eylem zarfları {-A}, {-I} ve {-U} ekleriyle türetilir.
Bu eylem zarfları asıl eylem ile aynı zamanda meydana gelen bir eylem ifade eder.
1-{-A}: Bu eki alan eylemler şunlardır: aç-, aş-, bas- “basmak, baskına uğratmak”, bıç~biç“biçmek”, bintür- “bindirmek”, ägir- “çevirmek, kuşatmak”, käç- “geçmek”, oz- “ileri
gitmek, geçmek, kaçmak; kazanmak, kurtulmak”, sanç- “mızraklamak, sık-“sıkmak”, sür-,
tıd- “engel olmak” tik- “dikmek”, tog- “aşmak, üzerinden geçmek”, tut-, uç-, yan- “dönmek”,
yañ-“hezimete uğratmak, dağıtmak, yaymak”, vb.
2-{-I}:Bu eki alan eylemler şunlardır: artat- “bozmak”, ıçgın- “elden çıkarmak, yitirmek”
(~ıçgın-u) it- “düzenlemek, düzene sokmak”, töküt- “döktürmek”, yügürt- “akıtmak”, yapıt“yaptırmak”, yüzüt-“(birini) yüzdürmek”, vb.
3-{-U}:Bu eki alan ekler şunlardır: adrıl – “ayrılmak”, ay- “söylemek”, başad- “ baş olmak,
önder olmak”, bol- “olmak”, äbir- “çevirmek”, ärt- “geçmek”, eşid- “işitmek”, ıçgın- “elden
çıkarmak, yitirmek”, itin- “kendine çeki düzen vermek”, vs.
Altun yışıg aş-a [är] tiş ügüzüg käç-ä yarıdım “Altay Dağlarını aşarak, İrtiş ırmağını geçerek
yürüdüm.”
Kuş oglı uç-a āztı kiyik oglı yügür-ü āztı “Kuş yavrusu uçarak yolunu kaybetti, geyik yavrusu
da uçarak yolun u kaybetti.”
Sontakıların ve bağlaçların çoğu aslında ünlülü eylem zarflarıdır:
tapa “-a doğru”<tap-“bulmak”, tägi “-a kadar”<täg-i “erişmek, varmak”, azu “veya,
yoksa”<āz-“yoldan çıkmak, sapmak”, vb.
{-yU } eki ünlü ile biten eylem kök ve gövdelerine eklenir. Bu eylem zarfı da asıl eylemle
aynı zamanda işlenen bir eylemi ifade eder:
kül tigin yadagın apla-yu tägi “Prens Kül yayan olarak atılıp saldırdı.”
{-(X)p} EKLİ EYLEM ZARFI
Bu eylem zarfı asıl eylemden önce işlenmiş bir eylemi ifade eder.
tokuz oguz bodun yerin subin ıd-ıp tabgaçbaru bardı “Dokuz Oğuz halkı yerini yurdunu
bırakıp Çin’e doğru gitti.”
{-(X)pAn} EKLİ EYLEM ZARFI
Bu eylem zarfı {-(X)p} eylem zarfının genişletilmiş biçimidir.
utru talım kara kuş kap-upan barmiş “Karşıda bir kartal havalanıp gitmiş”
{-(X)yIn} EKLİ EYLEM ZARFI
Görevi ünlülü eylem zarfı ile aynı olan bu zarfı için pek az örnek vardır.
Ötükän yerig konmiş te-yin eşidip… “(Türk hakanı) Ötüken ülkesine yerleşmiş diye işidip…”
{-mA+I(n)} EKLİ EYLEM ZARFI
Bu eylem zarfı ünlü eylem zarfları ile {-yU}, {-(X)p}, {-(X)pAn} ekli eylem zarflarının
olumsuzu olarak kullanılır.
Kamşayu u-matın turur “harekt edemeden duruyor.”
{-gAlI} EKLİ EYLEM ZARFI
Bu eylem zarfının iki farklı görevi vardır: 1.asıl eylemin amacını ifade etmek; 2.asıl eylemin
başlangıç noktası olan bir eylemi ifade etmek
1-Asıl eylemin amacı:
Asın-galı tüşürtümüz “(Dağa) tırmanmak için (askerleri atlarından)indirdik”.
2-Asıl eylemin başlangıç noktası:
türk bodun kılın-galı türk kagan olor-galı şantuŋ balık(k)a taloy ügüzkä tägmiş yok ärmiş
“Türk halkı yaratılalı, Türk hakanı tahta oturalı Şantung (ovası) şehirlerine ve büyük denize
kadar gittiği(hiç) olmamış”
{-sAr}EKLİ EYLEM ZARFI
{-sAr} ekli eylem zarfı şart eylem zarfıdır. İki görevi vardır: 1.Asıl eylemin hangi şart ya da
şartlar altında işlendiğini belirtmek; 2.Asıl eylemin hangi durumlarda ve ne zaman işlendiğini
belirtmek
1- Asıl eylemin hangi şartlar altında işlendiğini belirtmek:
Ötükän yış olor-sar bäŋgü il tuta olortaçı sän “Ötükün dağlarında oturursan sonsuza kadar
devlet sahibi olarak oturacaksın.”
2-.Asıl eylemin hangi durumlarda ve ne zaman işlendiğini belirtmek:
Öd täŋri ay-sar kişi oglı kop olgäli törümüş “zaman tanrısı buyurunca insanoğulları hep
ölümlü yaratılmış.”
{-çA}EKLİ EYLEM ZARFI
Bu eylem zarfı asıl eylemden önce işlenen ya da oluşan bir eylemi belirtir:
Ulug olgum agrıp yok bol-ça kug söŋünüg balbal tikä birtim “Büyük oğlum hastalanıp yok
olunca, General Kuyu (onon kabrine) taş heykel olarak dikiverdim”
{-gInçA}EKLİ EYLEM ZARFLARI
Bu eylem zarfı asıl eylemin işlenmesi için geçecek zaman sınırını belirtir:
Tokuz kat üçür güŋ topul-gınça täritzün “Dokuz kat keçen delininceye kadar terlesin.”
{-kAn}EKLİ EYLEM ZARFI
Bu eylem zarfı asıl eylemin işlenme zamanını belirtir:
Tanım tüsi takı tükämäz+kän “Tenimin tüyleri henüz bitmemişken…”
ärkli “iken”
Donmuş eylem sıfatı ärkli “iken”{-(X)r}, {-Ar} ekli eylem adları ile bir zarf öbeği oluşturur.
Böyle bir söz öbeği asıl eylem işlendiğinde yürürlükte olan bir eylemi belirtir.
tuk taşık-ar ärkli yälmä äri kälti “Sancak çıkar iken öncü birliklerinden bir adam geldi”
SON EYLEM BİÇİLERİ
BİRİNCİ SON BİÇİMLER
BUYURMA KİPİ
Buyurma kipi bir ya da daha çok kişiye verilmiş kesin bir buyruğu belirtir. Buyurma kipinin
iki türü vardır: 1.normal buyurma, 2.pekiştirmeli buyurma. Normal buyurma kipinin özel bir
eki yoktur, eylem kök ve gövdesiyle bir ve aynıdır. Pekiştirmeli buyurma ise {-gIl}ekiyle
kurulur
1.Normal Buyurma:
bu süg elt “bu orduyu sevket”
2.Pekiştirmeli Buyruk:
Sabımın tükäti eşid-gil “Sözlerimi sonuna kadar iyice işitin!”
Buyurma kipinin çoğu ikinci kişi biçimi{-(X)ŋ} ekiyle kurulur:
bunı körü bil-iŋ “Bu (yazıtları) görün ve (iyi) öğrenin.
Buyurma kipinin 3. kişisi {-zUn} eki ile kurulur.Bir örnekte bu ek /-çun/ olarak geçer:
Türük bodun yok bolma-zun bodun bol-çun tiyin… “Türk halkı yok olmasın (yeniden) halk
olsun diye…”
GÖNÜLLÜLÜK KİPİ
Gönüllülük kipi birinci kişi ve kişilerin bir eylemi işlemek isteğinde olduklarını belirtir. Tekil
birinci kişi eki {­(A)yIn}, çoğul birinci kişi eki de {­(A)lIm} dır. Bu ekler ünlüyle biten eylem
kök ya da gövdelerine eklendiğinde ön ses ünlüleri düşer.
1- TEKİL BİRİNCİ KİŞİ: bän äbgärü tüş­äyin “ben karargaha ineyim!”
2- ÇOĞUL BİRİNCİ KİŞİ: usar idi yok kış-alım “mümkünse tamamı ile yok
edelim!”
KESİN GEÇMİŞ ZAMAN
Kesin geçmiş zaman geçmişte başlamış ve bitmiş bir eylemi belirtmek için kullanılır. Kesin
geçmiş zaman eylemin özne tarafından işlendiğini ya da ona tanık olduğunu anlatır. Kesin
geçmiş zaman eki iyelik ekleri almış {­D} ekidir. Başka bir deyişle, ekler tekil birinci kişi için
{­DXm}, çoğul birinci kişi için {­DXmXz}, tekil ikinci kişi için {­DXŋ} ya da {­DXg}, çoğul
ikinci kişi için {­DXŋXz} ya da {­DXgXz} ve tekil ve çoğul üçüncü kişi için de {­DI} dır.
Bu eklerin ön sesi olan ötümlü /d/ dişsili /l/, /n/ ve /r/ ünsüzlerinden sonra ötümsüzleşerek /t/
olur. Başlıca istisnalar asıl Orhon Yazıtları için bar-eylemi, Yenisey yazıtları için de adrıl- ve
ardın- eylemleridir. Bu eklerdeki kişi eklerinden (iyelik eklerinden) anlaşılacağı üzere kesin
geçmiş zaman biçimi aslında eylem kök ve gövdelerinden {­d} eki ile türetilmiş bir eylem
adıdır: bardın<*barıd+ım, bar-dıŋ<*barıd+ıŋ, bardı<barıd+i, vb.
1- TEKİL BİRİNCİ KİŞİ EKİ: {­DXm}
Susin sanç-dım yabrıd-dım “(orada) askerlerini mızrakladım ve bozguna uğrattım”
Pekiştirme Eki ok/ök ile:otuz yaşımda äsizim ä,kit-(t)im ök “otuz yaşımda, ne yazık gittim
işte!”
2- ÇOĞUL BİRİNCİ KİŞİ EKİ: {­DXmXz}
Bir yılka beş yolı süŋüş-dümüz “bir yılda beş kez savaştık”
3- TEKİL İKİNCİ KİŞİ EKİ: Kültigin ve Bilge Kağan yazıtlarında {­DXg} biçiminde,
öbür yazıtlar ve metinlerde de {­DXŋ} biçimindedir:
Kanıŋin kodup içik-diŋ “hanını bırakıp (Çin’e) bağımlı oldun”
4- ÇOĞUL İKİNCİ KİŞİ EKİ: Kültigin ve Bilge Kağan yazıtlarında {­DXgXz}, öbür
metinlerde ise {­DXŋXz} biçimindedir:
Kültigin yok ärsar kop öltäçi är-tiniz “prens kül olmasaydı hepiniz ölecek idiniz”
5- TEKİL VE ÇOĞUL ÜÇÜNCÜ KİŞİ EKİ: {­DI}
Türk bodun öl-ti alkın-tı yok bol-tı “Türk halkı öldü, mahvoldu, yok oldu”
Pekiştirme Edatı ok/ök ile:
Yañdok yolta yämä ölti-kök “bozguna uğrayıp dağılanlarda yollarda ölüp kaldılar
İKİNCİL SON BİÇİMLER
EYLEM ADI+İYELİK ADI
{-DOk} EKLİ GEÇMİŞ ZAMAN
{-DOk} ekli eylem adları tekil ve çoğul 3. kişi için yüklem olarak da görev yapar. {-DOk} ekli
geçmiş zaman yalnız bir örnekte tekil 1. kişi için kullanılmıştır:
äbkä täg-dök+üm “Karargaha vardım”
{-DOk} eki genellikle olumsuz eylem gövdelerine eklenir. Böylece oluşan
{-mAdOk} eki {-mIş} ekli geçmiş zamanın olumsuz karşılığı görevini yüklenir:
Kamış ara kalmiş täŋri una-madok “(Bir kız köle) kamışlar arasında kalmış; fakat Tanrı bunu
doğru bulmamış.”
{-sIk} EKLİ GELECEK ZAMAN
{-sIk} ekli gelecek zaman eylem adı yüklem olarak da kullanılır. Bu yüklem gelecekte mutlak
işlenecek bir eylemi belirtir. Yalnız 2. kişi biçimi için örnekler vardır:
türük bodun öl-sik+ig “(Ey) Türk halkı, mutlak öleceksin!”
EYLEM SIFATI+KİŞİ ZAMİRİ
GENİŞ ZAMAN-ŞİMDİKİ ZAMAN
/-r/, /-Ir/, /-Ur/, /-Ar/ ve /-yUr/ ekli geniş zaman-şimdiki zaman eylem sıfatı sona alınmış kişi
zamirleri ile geniş zaman-şimdiki zaman kipini kurar.
Geniş zaman-şimdiki zaman kipinin olumsuz biçimi {-mAz} ekli eylem sıfatı ile onu izleyen
bir kişi zamirinden oluşur 3.kişi zamirsizdir.
1.TEKİL BİRİNCİ KİŞİ:
bän ança te-r män “Ben şöyle diyorum.”
2.ÇOĞUL BİRİNCİ KİŞİ:
näkä täz-är biz “Niye kaçıyoruz?”
3.ÇOĞUL İKİNCİ KİŞİ:
…tägdökin türük bäglär kop bil-ir siz “(Prens Kül’ün…-na ok) değdiğini, Türk beyleri hep
bilirsiniz”
4.ÇOĞUL ÜÇÜNCÜ KİŞİ:
Uça umatın olor-ur “Uçamadan oturuyor”
NOT:3.kişi şimdiki zaman yüklemine ol zamiri de eklenebilir:
Känäki näläk taŋgay, künäşkä olor-ur ol “Kovası niçin donacak(mış)? Güneşde duruyor”
bar YÜKLEMİ
“Var, mevcut” anlamındaki bar sözcüğü /-r/ ekli çok eski bir eylem sıfatı olmalıdır.
Genellikle yüklem olarak kullanılır.
azu bu sabımda igid bar gu “Yoksa bu sözlerimde,yalan var mı?”
{-mAz} EKLİ OLUMSUZ BİÇİMLER
Şimdiki zamanın olumsuzu {-mAz} eki ile kurulur:
1.TEKİL İKİNCİ KİŞİ:
āçsar tosık ö-mäz sän bir todsar āçsık ö-mäz sän “Acıkırsan düşünmezsin, bir (de) doyarsan
acıkacağını düşünmezsin.”
2. ÜÇÜNCÜ ÇOĞUL KİŞİ:
ädgü bilgä kişig ädgü alp kişig yarıt-maz ärmiş “(Çinliler) iyi ve akıllı kişileri, iyi ve yiğit
kişileri ilerletmez imiş.”
{-DAçI} EKLİ GELECEK ZAMAN
{-DAçI} ekli gelecek zaman eylem sıfatı sona alınmış kişi zamirleri ile birlikte gelecek zaman
kipini oluşturur. 3.kişi biçiminde zamir yoktur.
1.ÇOĞUL BİRİNCİ KİŞİ:
tabgaç oguz kıtañ buçägü kabış(s)ar kal-taçı biz “Çinliler Oğuzlar ve Kıtaylar, bu üçü
birleşirlerse (biz) naçar kalırız”
2.TEKİL İKİNCİ KİŞİ:
Ol yergärü bar sar türük bodun öl-täçi sän “o yere gidersen (ey) Türk halkı öleceksin!”
3.ÇOĞUL İKİNCİ KİŞİ:
bödkä körügmä bäglär gü yaŋıl-taçı siz “Bu dönemde (tahta) sadık olan beyler, (sizler) mi
ihanet edeceksiniz?”
4.ÜÇÜNCÜ ÇOĞUL KİŞİ:
Sü yorılım te däçi “Sefere çıkalım! Diyecektir.”
NOT:{-DAçI} ekli gelecek zaman yüklemine ok/ök pekiştirme edatı bir ya da iki kez
eklenebilir:
bini oguzug ölür-täçi-k “Beni, Oğuz’ u öldürecektir.”
{-mIş} EKLİ GEÇMİŞ ZAMAN
{-mIş} ekli geçmiş zaman eylem sıfatı daha çok yüklem olarak kullanılır. Bu geçmiş zaman
öznece tanık olunmamış bir eylemi belirtir.
Özne daima 3. kişidir.
1.ÖZNE ZAMİRSİZ ÜÇÜNÇÜ KİŞİ:
Terilip yetmiş är bol-miş “Toplanıp yetmiş er olmuş”
2.ŞU ÖRNEKTE ÖZNE, BÜYÜK BİR OLASILIKLA, TEKİL BİRİNCİ KİŞİDİR:
beş yegirmi är ölür-miş m[än] “On beş (düşman) askeri öldürmüşüm ben.”
{-çI}EKLİ GELECEK ZAMAN
Runik harfli metinlerde pek seyrek olarak geçen {-çI} ekli son biçim eylemin gelecekte
olacağını belirtir. Bu ek daha çok olumsuz eylem gövdelerine eklenir.
tägmä-çi män “Hücum etmeyeceğim”
{-gAy}EKLİ GELECEK ZAMAN
{-gAy}ekli gelecek zaman yalnız Irk Bitik’de ve öbür Tun-huang yazmalarında geçer.
Könäki nälök toŋ-gay “Kovası niçin donacakmış?”
BİRLEŞİK EYLEM BİÇİMLERİ
SÜREKLİ GEÇMİŞ ZAMAN I
Sürekli geçmiş zaman şimdiki zaman eylem sıfatları ile är- yardımcı eyleminin{-DI}ekli
geçmiş zaman biçiminden oluşur. Bu kipin olumsuzu da {-mAz} ekli eylem sıfatı ile kurulur.
Bu biçim genellikle geçmişte bir zaman noktasında oluşmakta olan bir eylemi belirtmek için
kullanılır. Aynı biçim, geçmişte uzunca bir süre mevcut olan bir durum ya da eylemi
belirtmek için de kullanılır:
1.OLUMLU:
kül tigin bir kırk yaşa-yur är-ti “Prens Kül (o zaman) otuz bir yaşında idi”
2.OLUMSUZ:
inisi eçisin bil-mäz är-ti oglı kaŋin bil-mäz är-ti “Erkek kardeşler ağabeylerini bilmez idi,
oğullar babalarını bilmez idi.”
SÜREKLİ GEÇMİŞ ZAMAN II
Bu kip şimdiki zaman eylem sıfatına är- yardımcı eyleminin{-miş}ekli geçmiş zaman
biçiminin eklenmesiyle kurulur. Bu kip geçmişte tanık olunmamış sürekli eylemlerle adet
haline gelmiş eylemleri anlatmak için kullanılır:
1.OLUMLU:
añıg bilig anta ö-yür är-miş “(Çinliler) fesatlıklarını (ancak) o zaman düşünürlermiş.”
2.OLUMSUZ:
ädgü bilgä kişig ädgü alp kişig yarıt-maz är- miş “Gerçek akıllı kişileri,gerçek yiğit kişileri
ilerletmez imiş.”
UZAK GEÇMİŞ ZAMAN
Uzak geçmiş zaman {-miş} ekli geçmiş zaman biçimine är- , yardımcı eylemin geçmiş zaman
biçimlerini eklenmesiyle kurulur.
Bu kip geçmişte meydana gelen bir eylemden önceki eylemi anlatmak için kullanılır.
1.-miş+är+i, vb. :
alp är biziŋä täg-miş är-ti “Yiğit askerler bize saldırmıştı.”
2.-miş+ärmiş:
adıglı toŋuzlı ārt üzä sokuş-imiş är-miş “Bir ayı ile bir domuz bir dağ geçitinde karşılaşmışlar
imiş.”
Bu son biçim, cümlede bir eylem sıfatı öbeğine dönüştüğünde yardımcı är- eylemi de yerini
bol- “olmak” eylemine bırakır:
şad atıg anta ber-miş bol-tokda tokuz oguz atig yagı ärmiş bädük ärmiş “(Hakan) Şad
unvanını (ona) orada verdiğinde (harf vermiş olduğunda) Dokuz Oğuzlar ve Atigler (bize)
düşman imiş.
GERÇEKLEŞMEYEN GELECEK ZAMAN
Gerçekleşmeyen gelecek zaman {-DAçI} ekli eylem sıfatına är- yardımcı eyleminin geçmiş
zaman biçiminin eklenmesiyle oluşur. Bu kip gelecekte gerçekleşmesi beklenen, fakat
gerçekleşmeyen bir eylemi anlatır.
türük bodun adak kamşat(t)ı yablak bol-taçı är-ti “Türk halkının ayakları dolaştı, kötü olacak
idi.”
GERÇEĞE AYKIRI ŞARTLAR
Gerçeğe aykırı şartlar asla doğru ya da gerçek olmayan ya da gerçekleşmeyecek olan
varsayımlı eylemler ve durumlardır. Varsayımlı ya da gerçeğe aykırı şart içeren yan cümle
şart eki {-sAr} ile kurulur. Varsayımlı şartın ana cümlesinin yüklemi ise {-DAçI} ekli gelecek
zaman eylem sıfatına är- yardımcı eyleminin geçmiş zaman biçimlerinin eklenmesi ile
oluşturulur.
kül tigin yok är-sär kop öl-täçi ärtigiz “Prens Kül olmasaydı hepiniz ölecek idiniz.”
Download

KÖKTÜRKÇE DERS NOTLARI