KAN VE KAN ÜRÜNLERİ
TRANSFÜZYONU
BEŞİRE BABACAN
Sağlık
Slayt Arşivi
http://hastaneciyiz.blogspot.com
KAN TRANSFÜZYONU
• Kan yada kan ürünlerinin
(plazma,eritrosit,trombosit vb) tedavi
amacıyla intravenöz yolla dolaşıma
verilmesidir.
KAN TRANSFÜZYONUNDA AMAÇ
• Kan kaybını yerine koymak,
• Kardiak debiyi arttırmak,
• Kan elemanlarını tamamlamak,
• Pıhtılaşma faktörlerini ve bağışıklık
cisimlerini yerine koymak
• Hemopoetik organları uyarmaktır.
KAN TRANSFÜZYON
ENDİKASYONLARI
• Akut kan kaybı: Travma veya cerrahi
nedeniyle gelişen akut kan kaybının
replase edilmesi tranfüzyon
endikasyonudur. Normal kişide
cerrahi kanama, kan volümünün
%30’u veya daha fazla ise
transfüzyon gerekir.
• Oksijen taşıma kapasitesinin arttırılması: Anemi
özellikle akut oldudunda kanyn oksijen
kapasitesini düşürür. Akut anemi veya büyük
cerrahi girişimleri yapılacak hastalarda kanın
oksijen taşıma kapasitesini artırmak için tam kan
veya tercihen eritrosit süspansiyonu verilmelidir.
• Pıhtılaşma mekanizmasını düzenlemek: Bunun
için tam kan veya taze donmuş plazma verilir.
• Hipoproteinemiyi düzeltmek: KC hastaları, Nefrit,
Ülseratif kolit, Mide kanserlerinde kullanılır.
• Enfeksiyon hastalıkları septisemi, bakteriemi de
gelişen eritrosit yıkımı karşılamak için gerekebilir.
TAM KAN
• Tanım:Donörden alınıp işlem görmeksizin
kullanılan kandır.
• Hacim:450ml(+-%10)
• İçerik:Eritrosit,plazma,lökosit ve trombosit
ile pıhtılaşma faktörleri
• Ortalama hematokrit:%36-37
• Saklama:1-6 c de kan saklama
dolaplarında
• Raf ömrü:35 gün
• 24 saatten daha kısa sürede beklemiş tam
kana TAZE TAM KAN denir.
ERİTROSİT SÜSPANSİYONU
• Çiftli torbaya alınan tam kandan santrifüj
ve ekstraktör yardımıyla hazırlanan
eritrosit konsantresidir.Santrifüj sonrası
eritrosit içerisinde plazmanın ¼ ü bırakılır.
• Hacmi:250-350 ml
• İçerik:Eritrosit,plazma yada ek solüsyon,
lökosit ve trombosit
• Ortalama Hematokrit:% 70-80
• Saklama:1-6 c de kan saklama
dolaplarında
• Raf ömrü:35 gün
YIKANMIŞ ERİTROSİT
SÜSPANSİYONU
• Devamlı akım hücre yıkama cihazları veya
manuel olarak serum fizyolojikle
eritrositlerin yıkanmasıyla elde edilen
üründür.
• Hacmi: 180ml-200ml
• İçerik:Trombosit ve plazma proteinlerinin
bir kısmı, lökositlerin %70-80 i temizlenir,
eritrositlerin %10-20 si parçalanır.
• Ortalama hemotokrit:% 75
• Saklama:1-6 c de kan saklama
dolaplarında
• Raf ömrü : 24 saat
TROMBOSİT SÜSPANSİYONU
• Alındıktan sonra en geç 6-8 saat içerisinde
•
•
•
kullanılmak üzere, tam kandan ayrılan
trombositten zengin plazmanın yeniden santrifüj
edilmesiyle elde edilir.
Hacmi :50-70 ml
İçerik:az miktarda eritrosit ve lökosit ile 50-70 ml
otolog plazma içerir.
Saklama:20-24 c de raf ömrü:6-8 saat
LÖKOSİT SÜSPANSİYONU
• Santrifüj yardımıyla tam kandan ayrılarak
yada aferez cihazlarıyla hazırlanabilir.
• Hacmi:200-250ml
• İçerik:granülosit, lenfosit,trombosit ve bir
miktar eritrosit içerir.
• Saklama :20-24 c de
• Raf ömrü:6-8 saat
TAZE DONMUŞ PLAZMA
• Tam kanın 6-8 saat içinde, 2-6 c de
santrifüj edilmesi ile hazırlanan taze
plazmanın dondurulması ile elde edilir.
• Hacmi:200-250ml
• İçerik:Koagülasyon faktörleri, globülin ve
albümin içerir.
• Saklama:Saklandığı ısıya göre değişir.-30 c
de 1 yıldır.
TRANSFÜZYONDAN ÖNCE YAPILMASI
GEREKEN TESTLER
• 1. Alıcı ve verici kanlarının gruplarının
tayini
• 2. Alıcı ve verici kanları arasında çapraz
karşılaştırma
(crossmatching) (kan uygunluk testleri)
NOT:
Kan ve kan komponentlerinin
kullanımında cevaplanacak sorulardan en
önemlileri hastanın gerçekten tranfüzyon
ihtiyacının varlığı, hangi ürünün seçileceği,
ne kadar kullanılacağı ve bu
transfüzyondan beklenen yarar ve zararın
ne olduğudur.
• Hala tüm dünyada en iyi merkezlerde ki
transfüzyona bağlı ölümlerin bile en
önemli nedeni yanlış kan ürün
kullanımlarından kaynaklanmaktadır.
Transfüzyon öncesinde bu tip hataları
önleyecek son kontrolü yapmak kanı takan
hemşirelerin en önemli görevidir.
Kan transfüzyonu öncesi hemşirelerin
yapması gerekenler:
• Öncelikle Dr. Orderi olmadan kesinlikle
transfüzyon işlemi başlanmamalıdır.
• Daha sonra hastaya kan verileceği konusunda
yeterli bilgi verilmeli ve tedaviyi kabul veya red
etmesi veya alternatif bir yaklaşımı tercih
etmesi konusunda aydınlatılmalıdır. Bu seçim
tercihlerin yer aldığı bilgilendirme formunda
işaretlenmelidir.
• Bilgilendirme esnasında kan
transfüzyonunun gerekliliği ve riskleri
hastanın anlayabileceği bir dilde kendisine
aktarılmalı, transfüzyona altenatif tedaviler
hakkındaki soruları yanıtlamalıdır. Eğer
hasta kan ürünlerinin transfüzyonuna
karşıysa bu konudaki gerekçesi ve
ayrıntıların hasta dosyasına kaydedilmesi
doğru olacaktır.
• Hastanın veya hasta yakınlarının kan transfüzyonu onam
formunu imzalamadan yani yazılı olarak onayı alınmadan
kesinlikle transfüzyon yapılmamalıdır. İmzalana formun
bir nüshası hastaya verilir. Diğer nüshası da hasta
dosyasına konulur.
• Transfüzyon yapılacak damar yolu önceden açılır, akım
problemi olup olmadığı kontrol edililir
• Erişkinlerde eritrosit süspansiyon infüzyonu için genellikle
20 numara ya da daha kalın intraket seçilirken,
çocuklarda 22 numara ve ince olanlar tercih
edilmemelidir. Bu ince iğne ile infüzyonlarda akım
problemi olabilir, infüzyon süresi uzayacak ve basınç
olduğu için hemoliz artacaktır.
 Kan torbasını oda ısısında 30dk. dan fazla
bekletmeyin.

Hastanın venine damla damla giren kan
hemen ısındığı için normal hızda verilen kanı
ısıtmanız gerekli değildir.
 Fazla miktarda kanın kısa sürede verildiği masif
transfüzyonlarda, tam kan değişimi yapılan
hastalarda transfüzyon öncesi kanı ısıtabilirsiniz.
 Kanı ısıtmak için, radyatörün üstünde ya da
sıcak suda bekletme gibi, ısının kontrol
edilemediği yöntemleri kesinlikle kullanmayın.
• Transfüzyon öncesinde son kontrolü yapan
ve kanı takan hemşirenin bir başka
hemşire eşliğinde mutlaka cross-match
kağıdını da kontrol etmesi gerekir.
• Kan transfüzyon onam formunu ve kan
transfüzyon formunu 2 hemşire ile kontrol
edilir ve gerekli bilgiler yazılır.
• Hastaya verilecek kan üzerindeki adı,
soyadı, dosya numarası, ve kan etiket
numarası diğer hemşire ile kontrol edilir.
Kan transfüzyon takip formuna kaydedilir.
• Bu formun bir nüshası kan bankasına
gönderilir. Diğeri de hasta dosyasına
konulur.
• Herhangi bir farklılık oldugunda kan
transfüzyonu başlanmadan kan bankasına
geri gönderilir.
• Hastanın transfüzyon işleminden önce vital bulguları
•
•
•
•
alınır.
En önemli bulgu ateştir.
Ateşi yüksek olan hastalarda transfüzyon yapılmaz.
Hastanın ateşi Dr. İstemine göre düşürüldükten sonra
başlanır.
Eğer ateşli bir hastaya kan verilirse kan transfüzyonun ilk
alerji belirtisi olan ateş göz ardı edilmiş olunur.
Hastanın vital bulguları hemşire izlem formuna kan takip
formuna kaydedilir.
 Kanı
diğer sıvıların verildiği yoldan vermeyin
transfüzyon için ikinci bir intravenöz yol açın.
 Filtrenin etkin görev yapması ve kanın doğrudan filtreye
damlamasına bağlı hemoliz gelişmesini önlemek için,
setin filtre kısmını tümüyle kan ile doldurun.
 Kan transfüzyonu sırasında asepsi kurallarına uyun.
AIDS ve hepatit gibi kan aracılığı ile bulaşan
hastalıklardan korunmak amacıyla eldiven giyin elinize
kan bulaşırsa hemen yıkayın.
• Hastaya transfüzyon sırasında herhangi bir
kaşıntı, solunum sıkıntısı, çarpıntı huzursuzluk,
döküntü olursa vakit kaybetmeden haber
vermesi söylenir. Böyle durumlarda kan
transfüzyonu vakit geçirmeden durdurulur ve
kan kan bankasına incelenmek üzere gönderilir.
• Hastanın bu durumu doktoruna bildirilir gerekli
uygulamalar yapılır.
• Olası reaksiyonları gözleyebilmek için
transfüzyonun ilk 1 saatinde çok yavaş infüzyon
ile kan verilir ve ilk 1 saatte 25-50 ml kan
verilmesi gerekir.
• Eğer reaksiyon izlenmezse infüzyon hızı
planlanan şekilde ayarlanmalı ve
transfüzyon bitene kadar hasta alerji
açısından sık sık kontrol edilmelidir.
• Transfüzyonun 15. dakikasında tekrardan
vital bulgu takibi yapılır.Herhangi bir
durum değişikliğinde transfüzyona ara
verilir.
• Hasta özellikle ilk 30 dk içinde ciddi
transfüzyon reaksiyonları açısından
yakından izlenmelidir. (nabız hızı, kan
basıncı, solunum hızı, ateş, cilt
döküntüleri, idrar çıkışı).
• Genellikle önerilen infüzyonun 1-3 saatte
olması, 4 saati geçmemesidir. Ancak kalp
yetersizliği olan yada hemoglobin düzeyi
<5gr/dL olan olgularda 3-5 ml /kg 3-4
saatten uzun sürede önerilmektedir. Açılan
ve kullanılan bir kan ürünün 24 saat içinde
tüketilmesi önerilir. Daha uzun kullanımda
daima kontaminasyon riski vardır.
• Transfüzyon bitiminden hemen sonra ve 4
saat sonra bu veriler açısından hasta bir
kez daha incelenmelidir. Hastada yolunda
gitmeyen bulgu soruşturulmalıdır. Örneğin
uyuşma kramp gibi şikayetler sitrat
toksisitesine ikincil gelişen hipokalseminin,
bel ve sırt ağrısı uygunsuz kan
transfüzyonunun ilk bulgusu olabilir.
 Kan ürünleri ile birlikte hastaya verilmesi uygun olan
tek sıvı % 0,9 luk sodyum klorürdür. Bu sıvı dışında
başka bir sıvı kan ürünleri ile birlikte hastaya
vermeyin. % 5 dextroz gibi solüsyonlar hemolize,
kalsiyum içeren solüsyonlarda sitratlı kanla beraber
hortumda koagülasyona neden olurlar.
 Kan ürünlerine ilaç eklenmemelidir. Çünkü ilaçların pH
ları yüksek olabilir ve hemoliz gelişebilir. Herhangi bir
reaksiyon geliştiğinde ilaca mı transfüzyona mı bağlı
olduğunu anlamak mümkün olmayabilir.
• Hangi tip olursa olsun filtrelerin
haznelerinde kan biriktiğinden ve bu
alanda bakteri üremesi için iyi bir ortam
oluştuğundan, dört saatten daha uzun
transfüzyon pek önerilmemekte ya da
uygulanacaksa infüzyon setlerinin
değişiminin uygun olacağı belirtilmektedir.
Kan ve kan ürünlerinin kullanımı ve
sorunlar
İmmünolojik transfüzyon reaksiyonları
sınıflarsak:
1. Hemolitik transfüzyon reaksiyonları
2. Transfüzyona bağlı hemolitik olmayan ateş
reaksiyonları
3. Ürtiker ve anafilaktik reaksiyonlar
4. Transfüzyon sonrası immünite değişiklikleri
5. Transfüzyona bağlı graft versus host
hastalığıdır.
İmmünolojik olmayan transfüzyon
reaksiyonları ise:
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
Hiperkalemi
Sitrat toksisitesi
Hipotermi
Dolaşım yüklenmesi
Post Transfüzyon Purpurası
TRALI (Transfüzyonla İlişkili Akciğer Hasarı)
Transfüzyona bağlı geliºen hemosiderozisdir.
Böyle bir tablo ile Yada şüphesi
durumunda takip eden hemşire:
1. Hemen transfüzyonu durdurur ilgili hekime
haber vermeli,
2. Hastaya serum fizyolojik takarak damar yolunun
açık kalmasını sağlamalı
3. Etiket, form ve uygunluk test kağıtlarını bir kez
daha kontrol eder ve bu kağıtları saklamalı,
4. Hemen kan bankasını olaydan haberdar etmeli
5. Hastadan en kısa sürede bir kan örneği alarak
olası testler için hazır tutmalı
6. Kan torbası,infüzyon seti ve ilişkili etiket
ve formları istendiğinde kan bankasına
iletmek üzere saklamalı
7. Hastadan idrar ve kan örneği alarak
biyokimyasal tetkikler için ayırmalıdır.
Her türlü kan komponentinin
transfüzyonu sırasında ya da hemen
sonrasında belirgin bir neden olmaksızın
vücut ısısının 1 C dan daha fazla artması
durumuna transfüzyona bağlı hemolitik
olmayan ateş reaksiyonu denilmektedir.
Transfüzyonlarda en sık rastlanılan
komplikasyonlardandır. Ateş reaksiyonu
olan olgularda transfüzyona ara vererek
hastaya Dr. İstemine göre parasetamol
verilir, hasta rahatlatılır ve en geç 1 saat
içinde transfüzyon tekrar başlatılır.
Kan komponentlerinin transfüzyonu
sonucunda alerjik reaksiyonlar da sık
rastlanılan yan etkilerdendir. Genellikle kan
komponentlerinde bulunan plazmadaki
proteinlere karşı gelişir.
En sık deri reaksiyonlar; ürtiker ve
anjioödem şeklinde rastlanırken nadiren
hırıltılı solunum, nefes darlığı, yaygın
ürtiker, obstrüktif larenks ödemi, şok,
aritmi bilinç kaybı gibi daha ağır tablolarla
da karşılaşılabilir.
En hafif şekilde bile olsa hemen
transfüzyon durdurulmalı ve tedavi
planlanmalıdır. Lokal hafif lezyonlarda oral
antihistaminik verilmesi yeterlidir, ileri
solunum sıkıntısı ve patolojilerinde
salbutamaol ve inhale yada intra venöz
steroidler ve hatta adrenalin (0,01mg/kg)
tedaviye eklenmelidir.
• Sonuç olarak
• Hastada gerçekten transfüzyon ihtiyacı var mı?,
• Eğer varsa gerek duyulan komponent hangisi?,
• Verilecek kan veya kan ürününün hastaya yararı ve
zararı göz önüne alınarak transfüzyona karar
verilmelidir.
Sağlık
Slayt Arşivi
http://hastaneciyiz.blogspot.com
Download

document