$
!! !!
Hacettepe Teknokentinde faaliyet
gösteren Türk mühendisler, kara,
deniz ve hava araçlarına radara yakalanmama özelliği kazandıran özel
bir teknoloji geliştirdi. Dünyada bir
ilk olma özelliği taşıyan anti-radar
özellikli kumaş, tank ve insansız hava araçları radara karşı koruyor
0+.**
*(/*!*!3!)* +KKGT>JAL41?AJFJHL6FCL?K:=HBKL?KHK>TL<TFCJAGJFTHDJHL&[email protected]@TLJHJG
%6D6F6LOBTALR;A6FC7L)L>EGDEFLFKDKFDKL41F6HBJ;GTC
[email protected]@TGJFTL6;JFTHJL5KGE<[email protected]
>EGDKLDKL,"/LDJ?AJ9T>GJLKHAT-FKDKFL1;JGGTCGTL(4T;GJBJLK9E([email protected]@AT0GJFTHTL3K<KFE>GKL4JGT<ATFDTCGJFTHTL3TGDTFDT8L&6H>KDKL3=LC=BK<GKFEHLKHAT-FKDKFL1;JGGT9THTL?K9GK>K3TGJHL6GCJGJFTHL'?FKTGL:JL$/&[email protected]=9=HKLT<KFJALJDJH
R;A6FC7L(&6H>KL0K;KFEHELJGGJFTHDJL3=G=HD=FKHL3=L6GCJGJFTHLKFDEHDKHL6FCT>JLDJLKHAT-FKDKFL1;JGGTCGTLC=BK<GKFE
>[email protected]=(LDJDT8L)*"+'#()+
11 Nisan 2014 Cuma
www.sondakikagazetesi.com
%%#$%#%#
! ! $%$%#
*!& &($*&%(/JGJDI>[email protected]@[email protected]=L=GK<EBLKGKHEHDK
DKLJHLCKGIAJGIL2I;BJAIL:JFBJCLI5IHL4K>FJAL41?AJFDICGJFIHIL3JGIFAJHL/K<[email protected](,@[email protected]@36?
<@[email protected]=H.KL3=L1HJBLCKAL3JLCKALKFAE>@F8L'<AJ
3=LHJDJHGJLDJL2JBL>@G.=GKFEBE;EHL:J
:KAKHDK<GKFEBE;EHL.KHL:JLBKGL46:[email protected]=BKC7L2JBLDJL>[email protected]=H?=;L3IFL<JCIGDJ
2I;BJAL:JFBJ?IHIL?K9GKBKCLI5IHL+KFCGELJ9IAIB
[email protected];JHGI>@F=;(LDJDI8L"9IAIBJLCKAEGKH
3JGJDI>JL<@+1FGJFIHIHL)-))LKFK?EL0=KHLKGBK?E
DICCKAL5JCAI8L)*"+'#()+
Gaziemir Uluslararası Çocuk Şenliği’nin 17’ncisi,
21-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Gaziemir ile özdeşleşen şenliğe, bu yıl Azerbaycan, Bulgaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,
Litvanya, Makedonya, Romanya, Rusya, Çek
Cumhuriyeti ve Çin'den çocuklar gelecek. 2’de
!!!
"
İzmir Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı
Ahmet Yapıcı, balık neslinin hızlı bir şekilde tükendiğini
belirterek, "Aşırı avcılığı engellemek zorundayız. Aksi
halde gelecek nesil balığı fotoğraflarda görecek” dedi
15 Nisan'da başlayacak av yasağı öncesi sezonun son günlerini yaşayan Egeli balıkçılar,
umduklarını bulamadı. İzmir Balık Hali'ne giren balık
miktarının gerilemesi nedeniyle pazarda oluşan
boşluğu çiftlik balıkları doldurdu. Sardalya ve hamsi
dışında tüm balık türlerinde geçen yıla göre fiyat
artışları gözlendi. En çarpıcı artış ise barbun, lüfer
ve palamutta yaşandı. İzmir Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet
Yapıcı, bu yıl özellikle barbun, çipura, sargoz gibi dip balıklarında
önemli gerileme görüldüğünü
ifade etti. Yapıcı, aşırı avcılık
konusunda acilen tedbir
alınması gerektiğini belirterek
yetkilileri duyarlı olmaya
çağırdı.
! !
Mardin-Ömerli-Alıçlılı Köyü
Derneği Gençlik Kolları Başkanı
Tunç, “Yaşadığımız kente katkı
sunarken, Mardin’i ve
köyümüzü de unutmuyoruz. Çünkü geçmişi
olmayanın geleceği de
yoktur. Mardinliler, artık
İzmir’de her alanda
kendini ifade eden
önemli bir topluluktur.
Sadece İzmir değil her
büyük ilde önemli bir unsur haline geldik” diye
konuştu. devamı 6 ’da
Sardalya ve hamside geçen yıla göre çok büyük bir
düşüş yaşanmadığını söyleyen Başkan Yapıcı, şu
değerlendirmede bulundu: "Aşırı avcılığın engellenmesi ve piyasaya denge getirilmesi için tekne başına
av kotası uygulaması getirilmesini talep ediyoruz. Mevcut durumda her tekne sürüyü saptadığında kapasitesinin çok üzerinde bir balıkla karaya dönüyor. Hale
çok miktarda balığın girmesi fiyatların maliyetin de
altına inmesine neden oluyor. Ancak bu vatandaşa
yansımıyor. Çünkü bu balıkların büyük bölümü yem
fabrikalarına gidiyor. Her tekneye günlük kota verilirse
hem piyasa korunmuş olur hem aşırı avcılığın önüne
geçilmiş olur" dedi. Baytemir ise, bu sezon Hal
piyasasında barbunun kilogramının 100 lira, lüferin 65
liraya kadar çıktığını, tekirin ise kasasının 350-400
liraları gördüğünü ifade etti. 16’da
$!"$"%#
$(++'+ +%#!)+ <KI3JL>K<KHDE9EHELIGJFI
?6FJHL6FCL"9IAIBLJHL=3JL/K<CKHEL&JBIF7
#,@BJDIL:[email protected]>K<KHE>@F8L*K;EGEL?EHK:DKH
)LKGKHGKF7L?1;G6L?EHK:KL4IFBJL2KCCELCK;[email protected]>K;EGEL?EHK:EHLB6GKCKAAKL2I53IFL
J2JBBI>[email protected]?ELDJDI8L)*"+'#()*
""$!"$%"
$%!"+($* *)&* /K<CKHE
[email protected]@:KL,K>BKCKBEL&F8L,KDFILKHKH E
;I>KFJALJAAI8L/K<CKHL$AIGK7L#'G5JBI;
6HI:JF?IAJL:JL?KHK>I?I>GJL1HJ
5ECE>@F8L/I;[email protected]@?LKDI?I7
*J<IG@:KL!1>6967LAKFI2ILJ:GJFIL:[email protected];JGGICGJFI
[email protected]@:K HEHLK>HEL;KBKHDKL3IFLA=FI;BLCJHAI
@GBK?ELI5IHL5KGE<K.K9E;8LDJDI8L)*"+'#()*
!
Tire
e büyüyen
d
il
k
e
ş
ir
b
adını
a hızlı
Son yıllard İş Adamları Derneği a, yardım
e
s
v
ı
i
yan ır
Sanayic
işkilerinin iyor. TSİAD,
il
iş
ı
s
ra
ra
lük ed
ulusla
iri olan
na da öncü
çalışmaları n fakir ülkelerinden b sını
Afrika’nın e det su kuyusu açılma eliler 1 ve
Çad’da iki a an su kuyularına “Tir 6’da
ıl
1
sağladı. Aç adları verildi. devamı
“
2
Tireliler
!!! $&%()!*'('&%
% %JF?IHL'DBKH>=FD=L:JL1;[email protected]>JH
CKGJ.IL%=FKAL,=GJ7L)L>[email protected]?EHDKL+JG5
CKGEH.K7L>K<[email protected]@[email protected][email protected]@F=HLAK:?I>J?ILIGJL3K<GKDE9ELFJ?IBGJ
K<AE8L*K<[email protected]@[email protected]=HGKFLHJDJHI>[email protected]@9KL4IAAI9IHIL:=F4=GK>KH
,=GJ7L(*KCGK<ECLLK>L2K?AKHJDJLAJDK:IL41FD6B8L&@[email protected]=HLAK:?I>J?I>GJLFJ?BJ
3K<[email protected]<AIFDIB8L'GCLJAK0AKL=+KCL5I;IBGJF
>K0E>@[email protected]>1HJGDIB8LJ?IBL5I;JFJCL2JBL>K<KDE9EB
?ECEHAEGKFDKHL=;KCGK<E>@F=B7L2JBLDJL?AFJ?LKAE>@F=B(LDJDI8LL)*"+'#()+
# !%%#$%!
1*!* ,%'+($++! #-# ';BTF DJL41F6GJHLK?CJFNL3TG4TL:JL3JG4JLJGJL4J5TFBJLDK:K?E
CK0?KBEHDKLJGJL4J5TFTGJHLSSQLCGK?1FLT5THDJCT
PL3THL.T:KFEHDKCTL3TG4TL:JL3JG4JHTH7L';BTF
=B2=FT>JALK:.EGE9E [email protected]=GA=?=HDKL4T;GTGTCLDJ9JFGJHDTFBJ?THTL>K0AE8L'H.JGJBJ-
HTHLKFDEHDKHL';BTFL=B2=FT>JAL/K<?K:.EGE9E HKL41HDJFTGJHL>K;EDK7L#'H.JGJHJHL3JG4JGJFDJH7LDJ:GJATHL46:JHGT9THJLTGT<[email protected]=9=L3JGTFATGJHGJFTHLT+<[email protected]?ELT5THL3K<?K:.EGE9EHE;.K
4JFJCGTLAJD3TFGJFTHLKGEHBK?EHEHL=>[email protected]
DJ9JFGJHDTFTGBJCAJDTF8LDJHTGDT8L)*"+'#(2*
SAYFA 02
KIRMIZI SARI
MAVI
11 Nisan 2014 Cuma
GAZIEMIR’de
şenlik başlıyor
GAZİEMİR
ULUSLARARASI
N
ÇOCUK ŞENLİĞİ’Nİ
17’NCİSİ, BU YIL
21-27 NİSAN
TARİHLERİ
ARASINDA
GERÇEKLEŞTİRİLECEK.
Gaziemir ile özdeşleşen ve dört yıldır profesyonel bir anlayışla organize edilen
şenliğe, bu yıl Azerbaycan, Bulgaristan , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Litvanya,
Makedonya, Romanya, Rusya, Çek Cumhuriyeti ve Çin'den çocuklar gelecek
9
ülke ve üç ilden 300’e yakın konuk
çocuğun katılacağı 17. Gaziemir Uluslararası Çocuk Şenliği 21 Nisan’da başlıyor. Son 4 yıldaki çalışmalarla
markaya dönüştürülen şenlikte bu yıl
Sıla, Mor ve Ötesi, Murat Dalkılıç, Mabel
Matiz ve Niyazi Koyuncu sahne alacak.
Bilişim ve Teknoloji temalı şenliğin bu
yılki onur konuğu il ise Kars. Gaziemir
Uluslararası Çocuk Şenliği’nin 17’ncısı,
bu yıl 21-27 Nisan tarihleri arasında
gerçekleştirilecek. Gaziemir ile
özdeşleşen ve dört yıldır profesyonel bir
anlayışla organize edilen şenliğe, bu yıl
Azerbaycan, Bulgaristan (2 ekip), Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Litvanya,
Makedonya, Romanya, Rusya, Çek
Cumhuriyeti ve Çin ile ülkemizden
Balıkesir, Manisa ve onur konuğu il olarak Kars’tan çocuklar gelecek.Şenliği
dört yıldır şarkısı, logosu ve maskotu ile
marka haline getirmeye çalıştıklarını ifade eden Gaziemir Belediye Başkanı
Halil İbrahim Şenol, “Önce ‘Yurtta barış,
dünyada barış’, daha sonra ‘Çevre ve
sağlık’, önceki yıl ‘Bilinçli çocuk, mutlu
gelecek’ geçen yıl ‘Eğitim ve sağlık’
temalarını kullandık. Bu yılki şenliğin
teması ise, ‘Bilişim ve Teknoloji’ olarak
belirlendi” dedi. Şenliğin dünya gençleri
arasında kültürel kaynaşma sağladığını ifade eden Başkan Şenol, şenliğe katılan
ülkelerin kültürel materyallerini bu yıl
açtıkları Gaziemir Uluslararası Çocuk
Şenliği Kültür Evi’nde sergilediklerini sözlerine ekledi.
GAZİEMİR GÜCÜNÜ GÖSTERDİ
Dört yıldır “Gücünü göster Gaziemir”
sloganıyla
başlatılan kampanyaya ilçe
esnaf ve
sanayicisinin
şenliğe sponsor
olup büyük
destek verdiğini
de anlatan
Başkan Şenol,
sözlerini şöyle
sürdürdü: “Bu kampanya ile esnafı,
sanayicisi, işadamı; kısacası yaşamını bu
kentte kazanan herkesi, ‘görkemli ve
dünyaya örnek’ bir şenlik yaratmaya
çağırdık. Çok büyük bir katılım oldu ve
herkes az ya da çok demeden gücü
ölçüsünde maddi ve manevi destek verdi.
Tüm sponsorlarımıza teşekkür ediyorum.
Gaziemir
gücünü gösterdi.”
Şenlikte ‘ünlüler geçidi…’
17. Gaziemir
Uluslararası
Çocuk Şenliği’nde bu yıl
da adeta ünlüler geçidi yaşanacak. Şenlikte;
Sıla, Mor ve Ötesi, Murat Dalkılıç, Mabel
Matiz sahne alırken, Kazım Koyuncu Anma gecesinde Niyazi Koyuncu sahne alacak. Onur Konuğu il olan Kars’la ilgili
‘kültür gecesi’ gerçekleştirilecek.
Şenliğin geçmişi hakkında
İlki, 1996 yılında gerçekleştirilen
Gaziemir Uluslararası Çocuk Şenliği,
1999 yılında deprem felaketi ve 2003’teki
Irak Savaşı dışında, 16 yıldır gerçekleştiriliyor. Şenliğe bugüne kadar 23 ayrı ülkeden 6 bine yakın konuk çocuk katıldı. Şenliğin şarkısı, logosu ve maskotu da bulunuyor. Gaziemir’in yüzde 65’ini
kaplayan ormanlık alanlarda yaşayan sincaplar, dört yıldır şenliğin maskotu olarak
kullanılıyor. Bugüne kadar şenliğe katılan
ülkeler ise şöyle; Azerbaycan, Kırgızistan,
Bulgaristan, Makedonya, Çek
Cumhuriyeti, Türkmenistan, Gürcistan,
Moldova, Rusya, Ukrayna, Macaristan,
Yugoslavya, Romanya, Bosna Hersek,
KKTC, Polonya, Slovakya, Litvanya,
Tataristan, Kuzey Osetya, Yunanistan,
Hindistan ve Almanya. Şenliğe 2010 yılından itibaren ülkemizden de konuk iller
davet ediliyor. (HABER MERKEZİ)
Şairimiz
şiirimiz
Sabit İnce
HARUN YİĞİT
1961 yılının mayıs ayında Konya, Ilgın, Beykonak Kasabasında doğdu. İlk ve orta öğrenimini
kasabasında tamamladıktan sonra 76/77 öğretim
yılında Ilgın Endüstri Meslek Lisesi ne başladı. O
yıllarda gelişen siyasi çalkantıdan payına düşeni
alan Yiğit, okulu bırakmak zorunda kaldı. 1977
Mart’ında Almanya’ya ebeveyninin yanına işçi
ailesi olarak gitti. Küçük yaşlarda resim sanatına
ilgi duyan Yiğit, Büyük çabalar sonunda 1982
yılında Hannover Türk evinde ilk resim sergisini
açtı. Bunu daha sonra başka sergiler izledi. Almanya’nın değişik kentlerinde 50’nin üzerinde
resim sergisi açtı. Resim sanatının aracılığı ile
tanıdığı sair Can Yoksul, Osman Dağlı gibi şahsiyetlerden Edebiyat (Şiir) üzerine eğitici bilgiler
edinerek şiir yazmaya başladı. 1991 yılında ölçülü
uyaklı şiir stiliyle yazdığı ilk şiir kitabı Gurbet
Türküleri’ni ‘’özel baskı’’ yayınladı. 1986 yılında
İsviçre’nin Basel kentinde düzenlenen ‘’Barış Yılı
Sanat Yarışması’’ da resim dalında ikincilik ödülü,
1996 Almanya’da Sesimiz dergisinin düzenlediği
şiir yarışmasında üçüncülük ödülü , 2002 Konya,
Ilgın Beykonak Eğitim ve Öğretim Vakfı’nın
düzenlediği şiir yarışmasında birincilik ödülü ve
2002 Almanya Vupertal’da düzenlenen üçüncü
Aşıklar Bayramı’nda birincilik ödülleri aldı. 1993
yılından 2000 yılına kadar Hürriyet gazetesinde
serbest muhabir olarak çalıştı. Muhabirliğe üç yıl
ara verdikten sonra tekrar bölgesinde serbest
muhabir olarak gazeteciliğe başlayan Yiğit Halen
bir fabrikada işçi olarak çalışmanın yanı sıra resim, şiir, yontu çalışmalarını da sürdürmektedir.
2003 Kasım ayında ikinci kitabı Duy Yunus Emre
Yalçın Yayınları tarafından yayınlandı…
SABİT İNCE'YE Ne zamandır saz çalarsın Hele
bir çal bu meydana Bilirim ki söz bulursun Güzel
söz bul bu meydana Ustam akla sitem etme Efkarlanıp sakın gitme Sende söz çok sakın yatma
Ustam gel dal bu medana Ceylan hoca kelin kaşır
Köroğluna bizi taşır Antalya da hala üşür Ateşi ol
bu meydana Klavuzun olamam ki Sensiz bugün
dolamam ki Yollar uzak gelemem ki Beni de al bu
meydana Ayna tarak versem sana Sen de kelsin
kızma bana Tara kelin yana yana Sen de ser çul
bu meydana Zor sanattır şu ustalık Çırak olmak
hoş üstelik
Şiir bizde bir hastalık Dilimiz bal bu meydana
Sabit incem namın yüce Harun sende hece hece
Yaşayasın nice nice Sendedir el bu meydanda...
Çocuklar bu
150 yıllık tarihi binada kitap okuma keyfi
sergide güneşin B
faydalarını
öğrenecek
B
erlin Humboldt Üniversitesi ve Neues
Universum Çocuk Müzesi “İşte GüneşHere Comes The Sun” resim sergisine
Ege Üniversitesi ev sahipliği yapacak.
Almanya Federal Cumhuriyeti Bilim ve
Araştırma Bakanlığı, “Kültürler Arası Diyalog
ve Anlayış İçin Ernst Reuter Girişimi” kapsamında Goethe-Institut ve Türk-Alman
İşadamları Kültür Vakfı tarafından desteklenen “İşte Güneş-Here Comes The Sun” resim sergisi, İstanbul ve Ankara’dan sonra 17
Nisan 2014’te saat 14:00’da, Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsünde sanat
severlerle buluşacak.
İşte Güneş-Here Comes The Sun sergisi, çoğunlukla 7-14 yaş arası çocuk ve
gençlere yönelik. Öğrenci sınıflarının,
ailelerinin ve/veya gençlerin sergiyi ziyareti
yaklaşık bir saat sürüyor. Her istasyonda olası soruları yanıtlayabilecek bir gözetmen
bulunuyor.
Özellikle çocuk ve gençlerin güneşin
gücü ve güneşten elde edilen diğer enerji
türleri hakkında bilgi edinebilmesi eğlenceli
bir şekilde anlatılacak.
Sergi girişi ücretsiz olup, hafta içi organizasyon kurulu tarafından belirlenen günlerde (Pazartesi, Salı, Perşembe ve Cuma)
saat 09:00 ile 17:00 arasında açık kalacak.
Sergi, Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü bahçesinde kurulan çadırda düzenlenecek.
Sergi süresince, ilköğretim okullarına
yönelik bir adet ödüllü resim yarışması
düzenlenecek ve serginin sosyal aktivitesi olarak uçurtma festivali gerçekleştirilecek.
(EGE AJANS)
odrum'da yaklaşık 150 yıl önce
Rumlar tarafından yapılan, 1955
yılından bu yana kütüphane olarak
hizmet veren Cevat Şakir İlçe Halk
Kütüphanesi, kitapsever misafirlerine
hizmet vermeye devam ediyor. Taş duvar ustalarının maharetli ellerinde şekil
alan, ahşabın ince işçiliğiyle süslenen,
1914 yılından önce ev olarak kullanıldığı sanılan bina, Milli Mücadele
döneminde karargah, Cumhuriyet
döneminde Halkevi olarak kullanıldı.
Küçük pencerelerinden, Bodrum'un
simgesi haline gelen ve 1406-1523 yıllarında St. Jean Şövalyeleri'nce yaptırılan Bodrum Kalesi görülen binada
38 bini aşkın kitap bulunuyor.
Kütüphane Müdürü İbrahim Öztürk,
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
1953 yılında Hazineye devredilen binanın 1955 yılında Milli Eğitim Bakanlığınca bin 200 kitapla halk kütüphanesi olarak hizmete açıldığını söyledi.
Yıllara direnen binanın 1981 yılında
Kültür Bakanlığına tahsis edildiğini anlatan Öztürk, "İkinci derece eski eser olarak tescillenen bina, Kültür ve Turizm
Bakanlığına bağlı Bodrum İlçe Halk
farklı konu başlıklarında eserler bulunduğunu kaydetti. Öztürk, kütüphaneden 2013 yılında 42 bin 834 kişinin
yararlandığı dile getirerek,
"Kütüphanemizin 3 bin 700 üyesi bulunuyor. Üyelerimiz yıl içerisinde 11
bin 450 kitap alarak evlerinde okumuş.
Ayrıca okuyucularımız, kütüphanemizde yer alan kamu internet erişimi sisteminden yararlanabiliyor" diye konuştu.
Kütüphanesi adıyla faaliyetlerine devam ediyor" dedi.
Kütüphanenin açık raf sistemi ile
okuyucuya hizmet verdiğini bildiren
Öztürk, kütüphanede felsefe, psikoloji,
din, toplum bilimleri, dil bilimi, doğa
bilimleri, matematik, güzel sanatlar,
edebiyat, coğrafya ve tarih olmak üzere
Yemen'de restorasyon
bekleyen Osmanlı türbesi
Y
emen'in Taiz şehrinde, 1581
yılında dönemin Osmanlı valisi Hüseyin Bin Hasan Paşa'nın
ölümü üzerine kabrinin üstünde inşa edilen ve "Hüseyin Kubbesi" adı
verilen türbe, restorasyon için ilgi
bekliyor. Tarihte birçok medeniyete
şahitlik etmiş, Arap Yarımadası'nın
güneybatısında yer alan Yemen'de,
Osmanlı devrinden kalma birçok
eser bulunuyor. 1581 yılında türbe
olarak inşa edilen Hüseyin Kubbesi
de bu eserlerden biri olma özelliğini taşıyor.
Yemen'de görevlendirilen Osmanlı
valisi Hüseyin bin Hasan Paşa'nın
vefatının ardından 1581 yılında
Paşanın kabrinin üzerine bir kubbe
inşa edildi. Aradan geçen yüzyıllar
neticesinde eski görkemini kaybeden kubbe, bakımsızlık nedeniyle
restorasyona muhtaç hale geldi.
Yemenli arkeolog El-İz Maslah,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Osmanlı devrinde Hüseyin bin
Hasan Paşa, Taiz'e vali olarak geldi.
Vefatının ardından kabrinin üzerine
bu kubbe inşa edildi. Aynı yerde
ayrıca başka bir Osmanlı ağasının
da kabri bulunuyor" dedi.
Hüseyin bin Hasan Paşa'nın iyi bir
vali olduğunu dile getiren Maslah,
Hüseyin Paşa'nın Taiz'de yol ve
medrese yaptırdığını ifade ederek
kabrinin bulunduğu kubbenin yıllardır ihmal edildiğini belirtti.
Maslah, "Kubbe, 1900'lü yıllarda
bir dönem silah deposu ve yakıt deposu olarak kullanıldı. Böyle kötü
kullanımlar kubbenin zarar görmesine ve bakımsız kalmasına yol
açtı. Bazı yerlerinde çatlaklar,
yarıklar açıldı. Restorasyon yapılması gerekiyor" diye konuştu.
(AA)
Yıl: 3
- Yaz aylarında turistlerin uğrak
noktası kütüphane
İnsanlara okuma alışkanlığı
kazandırmak, kitap okumayı
sevdirmek için var olan kütüphanenin
turistlere de hizmet verdiğini anlatan
Öztürk, şöyle devam etti: "Taş ve
ahşabın muhteşem uyumuyla donanmış sahil kenarındaki binamız, turistler
tarafından da sıkça ziyaret ediliyor. İlçeye gelen turistlere bölgeyi tanıtan harita, fotoğraf ve kitaplarla rehberlik
hizmeti de vermiş oluyoruz. Bina, özellikle yaz aylarında turistlerin uğrak
noktalarından biri haline geliyor."
(HABER MERKEZİ)
. Sayı: 883 . 11 Nisan 2014 Cuma
İmtiyaz Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
Yazı İşleri Müdürü
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Salih ASLAN
Denizli Temsilcisi
Sedat KAYA
05326601776
[email protected]
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
11
17Nisan
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
Genelkurmay’dan
ifşa olmasın uyarısı
İzmir Cumhuriyet Savcılığı’nın talebini değerlendiren Genelkurmay Başkanlığı, "İncelenen belgelerden, devletin güvenliğine ilişkin olduğu belirtilenlerin ifşa olmaması için başsavcılığınızca gerekli tedbirlerin alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir" diyerek uyarıda bulundu
Genelkurmay Başkanlığı, İzmir’de
görülen askerî bilgi ve belge ele geçirme
davası kapsamında ele geçirilen 664 klasör
içindeki 35 bin civarındaki bilgi ve belgenin, İzmir Cumhuriyet Savcılığı’nın talebi
doğrultusunda gizlilik değerlendirmesini
yaptı. İncelemenin ardından İzmir
Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen
yazıda, “İncelenen belgelerden, devletin
güvenliğine ilişkin olduğu belirtilenlerin
ifşa olmaması için başsavcılığınızca gerekli tedbirlerin alınmasının uygun olacağı
değerlendirilmektedir.” denildi. İzmir 12.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülürken özel
yetkili mahkemelerin kapatılmasıyla 5. Ağır
Ceza Mahkemesi’ne devredilen, 49’u muvazzaf 357 sanıklı davada, ele geçirilen 35
bin civarındaki belge, incelenmesi için
Genelkurmay Başkanlığı’na gönderildi.
TMK 10. maddesiyle görevli savcılığın
talebi üzerine Genelkurmay, asker sanıklardan ele geçirildiği iddia edilen belgelerin
gizlilik değerlendirmesini yapmak üzere
kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı,
Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve
Genelkurmay Adli Müşavirliği temsilcilerinden oluşan bir inceleme heyeti kurdu.
İstihbarat, harekât, lojistik, elektronik harp,
muhabere, adli ve teknik konularda uzman
üç albay, beş yarbay, 11 binbaşı ve bir
yüzbaşıdan oluşan heyette kurmay,
mühendis, pilot ve Özel Kuvvetler ihtisaslı
personeli görev yaptı. Heyetin, şüphelilerin
isimlerinden etkilenmemesi ve objektif inceleme yapabilmesi amacıyla belgelerin
numaralandırıldığı, incelemelerin bu isimsiz ve numaralı belgeler üzerinde yapıldığı
belirtildi. Genelkurmay’a gönderilen belgelerden 589 adedinin, Balyoz davası kapsamında mahkeme tarafından sanık ve
sanık avukatlarına dağıtıldığı için inceleme
dışında tutulduğu ifade edildi. Değerlendirme yazısında ayrıca incelenen belgeler arasında Harp Akademileri sınavlarına hazırlık için kullanılan dökümanların da
bulunması sebebiyle aday subayların her
ne kadar hukuki olmasa da uygulamada sınava hazırlanmak için bu türden dökümanları işyerlerinde ve evlerinde bulundurduğu
şeklinde bir fiili durumun söz konusu
olduğu belirtildi.
YARGILAMA YAPMA GÖREVİNİN
ASKERÎ YARGI MAKAMLARI
Genelkurmay Başkanı adına Adli
Müşavir Dr. Hakim Albay Muharrem Köse
imzasıyla 9 Aralık 2013 tarihinde İzmir
Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen ve
dava dosyasına giren yazıda, söz konusu
dökümanların asker sanıklar hakkında
başsavcılıkça yapılan soruşturma kapsamında yapılan aramalar sonucunda ev
ve işyerlerinde elde edilmiş olmasının,
görev sebebiyle ve görevlerinden dolayı elde etmiş olabilecekleri ifade edildi. Değer-
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
lendirme yazısının sonunda ise şunlar
kaydedildi: “TCK'nın 327 ve 334'üncü maddelerinde düzenlenen suçlar bakımından,
Askeri Ceza Kanunu'nun (ASCK) 54'üncü
maddesindeki atıf nedeniyle bu suçların
askeri suç haline getirildiği, dolayısıyla
Askeri Mahkemelerin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 9'uncu maddesi uyarınca, asker kişilerin bu suçları işlenmesi durumunda ve ayrıca TMK 10'uncu
maddesinde askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtildiğinden, asker kişilerin bu suçlarının
askeri yargının görev alanına girdiğinin kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Nihai değerlendirme yetkisi adli
makamlara ait olmakla birlikte, asker kişilerin işyeri ve şahsi bilgisayarlarında ele
geçirilen askeri belgelerin, yargılamaya
konu suç örgütüne verilmiş olduğuna ilişkin delil bulunmamakta ise bu belgelerin
askeri birlik dışına çıkarılması sebebiyle
gerçekleşen suçlar konusunda asker kişiler hakkında yargılama yapmakla görevli
makamın ASCK 54'üncü maddesi uyarınca
askeri yargı olacağı, ayrıca bunun dışında
belgelerin askeri birlik dışına çıkarılmasının ASCK 87'nci maddesince düzenlenen 'Emre İtaatsizlikte Israr' suçu gibi başka askeri suçları da oluşturabileceği
gözönüne alındığında, yargılama yapma
görevinin askeri yargı makamları olacağı
kıymetlendirilmektedir." (CİHAN)
Polis eşleri
özlük hakları
için yürüdü
İzmir'de polis eşleri, şehitler ve polislerin özlük haklarının iyileştirilmesi
talebiyle yürüyüş düzenledi. Yürüyüş ve slogan atmaya yabancı oldukları görülen polis eşleri, kafiye tutturmakta zorlandı.
İzmir'de Polis Haftası törenlerinin ardından
polis eşleri yürüyüş yaptı. Cumhuriyet
Meydanı'nda biraraya gelen hanımlar,
büyük bir Türk bayrağı açtı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polislerin eşleri, “Polis eşleri, şehitlerimiz ve özlük hakları için yürüyor”, “Polis 3600 ek gösterge
hakkını istiyor” pankartlar taşıdı. Kortej
oluşturarak yürüyüşe geçen eşler, "Polis de
insan, polis de baba", "Polise uzanan eller
kırılsın" gibi sloganlar attı. Sloganları söylemekte zorlanan polis eşleri, Konak Meydanı'na kadar yürüdü. Burada grup adına
basın açıklaması yapan Rana Aydemir, İl
Emniyet Müdürlüğü'nde çalışan bir polisin
eşi olduğunu, fazla mesai, maaş, emeklilik
ve özlük hakları gibi çalışma şartlarının iyileştirilmesini istedi. Polis eşleri ve aileleri
olarak fedakârca çalışan eşlerine her türlü
desteği verdiklerini ifade eden Aydemir,
polislerin aile içinde yakinen yaşadığı sıkıntıları gündeme taşımak istediklerini, bu sebeple böyle bir eylem yaptıklarını kaydetti.
Polislerin gece gündüz demeden kamu
düzenini korumak için haftada 60 saat
çalıştığını belirten Aydemir, şöyle konuştu:
"Ek görevlere giden polislerimiz, evlerini ve
ailelerini unutmaktadırlar. Bu şartlar altında
çalışan polislerimizin aldığı maaş ise emeğinin karşılığı olmayıp zarzor
geçindirmektedir.’’ (CİHAN)
MUTFAK TADİLAT VE ONARIM İŞİ YAPTIRILACAKTIR
UYGULAMA VE ARAŞTIRMA HASTANESİ YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI
EGE ÜNİVERSİTESİ
SORUŞTURMA İZNİ
VERİLMEDEN
TAHKİKAT YAPMASI
YASALARA AYKIRI
Adana’da dinleme iddialarıyla ilgili tutuklanan 2’si emniyet müdürü 1’i komiser 6
polisin yakınları adliye önünde açıklama yaptı. Komiser F.M.nin avukatı Aykut Gül, tutuklanan polis memurlarınca kanuna aykırı bir
dinleme yapılmasının söz konusu olmadığını
belirterek, dinlemelerin hepsinin yasal
mahkeme kararlarına dayandığını bildirdi.
Gül, “Mahkemelerin vermiş olduğu kararlar
dışında herhangi bir dinleme yapılmamıştır.
Hakim ve savcıların dinlendiğine dair dosya
kapsamında hiçbir delil, belge emare bulunmamaktadır.” dedi. Gül, tutuklamaya itiraz
için hazırlık yaptıklarını söyledi.
Gül, Adana Adliye Sarayı önünde, tutuklanan polis
memurlarının aileleri ve yakınları ile birlikte açıklama
yaptı. Gül, polis memurlarının Terörle Mücadele Şubesi'nde ifadesinin alınmasına tepki gösterdi. Soruşturma
kapsamında müvekkillere isnat edilen suç ve suçlara ilişkin hukuki bir nitelendirme yapılmadığını anlatan Gül,
iddia edilen eylemlerin görev suçu niteliğinde olduğunu
yetkili makamlarca soruşturma izni verilmeden savcılık
tarafından tahkikat yapılmasının yasalara aykırı olduğuna
dikkat çekti. “Gazete kupürleri hangi yasa hükmüne göre
yasal soruşturma dayanağı yapılmaktadır.” diye soran
Gül, müvekkillere sorulan soruların özünde ulusal bir
gazetenin haberlerinin yer aldığını hatırlattı. Gül, “Bu
gazete dinleme haberlerini nereden, nasıl almıştır.
Haberin kesin ve doğru olduğu nereden bellidir.
Demokratik hukuk devletlerinde gazete haberleri ile
soruşturma açılabilir mi?” diye sordu. Gün, dinleme iddialarıyla ilgili gerçekleştirilen tutuklamaların hukuki olmaktan çok siyasi olduğunu, bunun soruşturmadan ve
içeriğinden rahatlıkla anlaşılabileceğini bildirdi. Soruşturmanın ve verilen tutuklamaların hukuk devleti ilkesi ve
evrensel hukuk değerleri ile yakından uzaktan alakası ol-
madığını vurgulayan Gül, “Bir gazetenin haberi ile yıllarını milletin güvenliğine, asayişine adamış, insanların
huzur ve güveni için gece gündüz çalışmış, tatil bilmemiş
bu insanları, harcamaya kalkmak nasıl bir izandır, nasıl
bir insaftır. Herkesin hoyratça kullandığı masumiyet karinesi nerede kaldı.” diye konuştu. Bazı gazetelerin sevinç
naraları atarak olayı aslı astarı olmayan bir noktaya çekmeye çalıştıklarını ifade eden Gül, “Olayın ‘Paralel
yapıya operasyon’ gibi mesnetsiz sözlerle ifade edilmeye
çalışılmasını anlamak mümkün değildir. Kamuoyu bilsin
ki, müvekkillerimizin yasadışı hiçbir eylemleri yoktur.”
dedi. Gül, mesnetsiz haberlerle ilgili tüm yasal haklarını
kullanacaklarını bildirdi. Gül, soruşturmanın dinlemelerle ilgili olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “En ufak
bir örgüt, yapı veyahut buna benzer bir uygulamayla ilgili olarak herhangi bir soruşturma, soru veyahut herhangi bir buna benzer bir ifade bulunmamaktadır. Kamuoyuna yansıyan bir takım dinlemeler ortaya çıkmış ve bu
dinlemelerle ilgili bir soruşturma açılmıştır. Bu soruşturma kapsamında hukuka aykırı bir şekilde bir süreç
yürütülmektedir.”
HAKİMİN FACEBOOK SAYFASI
Polislere tutuklama veren nöbetçi mahkeme hakiminin Facebook sayfasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye yönelik eğilimi olduğu yönündeki iddiasıyla ilgili soruya ise avukat Aykut Gül, “Öyle bir
duyum aldım. Ama görmedim. Biz şu anda itiraz
dilekçelerimizin çalışmasını yapmaktayız. Tüm bu
hususlara değineceğiz. Bunu da bir duyum olarak biz de
duyduk. Amma velakin görmediğimiz için net bir şey ifade edemiyorum. Ama buna benzer vahim iddiaları biz
de duyduk.” diye cevap verdi.
Bu arada Adana CHP milletvekili Turgay Develi
Twitter hesabından hakimi tarafsızlığını koruyamadığını
ileri sürerek kınadı. Develi, hakimin yaptıkların anlatmak
için Türkçede kelime bulmakta zorlandığını belirterek,
"Hakimin böyle bir davranışta bulunması adalet
mekanizmasının nasıl bozulduğunu ortaya koyuyor.’’ dedi. (CİHAN)
EÜ HASTANESİ MERKEZ MUTFAK TADİLAT VE ONARIM İŞİ yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
İhale Kayıt Numarası
: 2014/40525
1-İdarenin
a) Adresi
: ANKARA CAD. 35100 BORNOVA/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası
: 2323430663 - 2323730083
c) Elektronik Posta Adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
internet adresi
2- İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı
: 1 ADET TADİLAT VE ONARIM
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanın içinde bulunan idari şartname
den ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer
: Ege Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi
: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır.
c) İşe başlama tarihi
ç) İşin süresi
: Yer tesliminden itibaren 160 (Yüzaltmış) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: Ege Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Döner Sermaye İşletme
Müdürlüğü (İhale Salonu )Bornova-İZMİR
b) Tarihi ve saati
: 09.05.2014 - 10:00
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sanatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale
tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler
ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 80 oranından az
olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
4.4.
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
11.06.2011 tarih ve 27961 sayılı yapım işlerinde iş deneyiminde değerlendirilecek benzer işlere dair tebliğde
yer alan BIII veya CII grubu işler benzer iş olarak değerlendirilecektir
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
İnşaat Mühendisliği, Makine Mühendisliği yada Mimarlık
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı Ege Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Bornova-İZMİR adresinden satın alınabilir.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
7.2.
8.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Ege Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Döner Sermaye İşletme
Müdürlüğü Bornova-İZMİR adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da
gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle
anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 150 (Yüzelli) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.
Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
Sondakika 11/4
Basın:4386
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
11 Nisan 2014 Cuma
Vergi Denetim Kurulu müfettişlerinin geçen yıl incelemeye aldığı mükelleflerin, yaklaşık 53,7 milyar
liralık geliri devletten kaçırdığı belirlendi. Hesapları incelenen 71 bin 352 mükellefin kişi başına ortalama gelir kaçağı 752 bin 256 lira olarak hesaplandı. En fazla vergi borcu KDV ve ÖTV'de çıkarıldı
Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu,
2013 yılı vergi denetimleri incelemeye
alınan mükelleflerin toplam 53 milyar 674
milyon 958 bin 984 liralık geliri devletten
kaçırdığını ortaya koydu. Vergi Denetim Kurulu, geçen yıl 71 bin 352 mükellefi incelemeye tabi tuttu. Kurul, 2011 yılında 16 bin
267, 2012 yılında ise 46 bin 845 inceleme
yapmıştı. Bu verilere göre, kurul
müfettişlerinin vergi incelemelerinin sayısı
2011 yılına göre yaklaşık 4,5 kat arttığı
dikkati çekti. Geçen yıl müfettişler
tarafından yürütülen vergi incelemeleri
sonucunda 185 bin 36 rapor düzenlendi.
Söz konusu raporların 144 bin 547'sini
vergi inceleme, 16 bin 228'ini vergi tekniği,
12 bin 421'ini vergi suçu, 11 bin 413'ünü
görüş ve öneri, 427'sini de diğerleri
oluşturdu. Denetimlerde 53 milyar 674 mily-
on 958 bin 984 liralık gelirin devletten
gizlendiği anlaşıldı. İncelemeye alınan 71
bin 352 mükellef bazında bakıldığında,
mükellef başına ortalama gelir kaçağı 752
bin 256 lira olarak belirlendi. Vergi
müfettişleri, incelemeler sonucunda ortaya
çıkan 53,7 milyar liralık gelir için mükelleflere 8 milyar 561 milyon 313 bin 250 lira
vergi borcu çıkardı, 19 milyar 86 milyon 884
bin 477 lira da ceza kesti.
- En fazla kaçak nerede
Vergi türleri itibarıyla bakıldığında,
damga vergisinde 28 milyar 227 milyon 169
bin 653 lira, Katma Değer Vergisinde (KDV)
7 milyar 341 milyon 473 bin 802 lira, kurumlar geçici vergisinde 4 milyar 288 milyon
173 bin 336 lira, kurumlar vergisinde 3 milyar 611 milyon 848 bin 486 lira, gelir vergisi
stopajında 2 milyar 780 milyon 790 bin 643
lira, banka ve sigorta muameleleri vergisinde (BSMV) 1 milyar 729 milyon 497 bin
961 lira matrah farkı bulundu. Öte yandan
geçici gelir vergisinde 1 milyar 195 milyon
740 bin 550 lira, gelir vergisinde 692 milyon
410 bin 441 lira, Özel Tüketim Vergisinde
(ÖTV) 576 milyon 602 bin 754 lira, kurumlar
vergisi stopajda 880 milyon 139 bin 67 lira,
diğer vergilerde de 2 milyar 351 milyon 112
bin 291 liralık matrah farkı ortaya çıkarıldı.
Denetimler soncunda ortaya çıkan yaklaşık
8,5 milyar liralık vergi borcunun yüzde
44'ünü KDV, yüzde 30'unu ÖTV, yüzde 7'sini
kurumlar vergisi, yüzde 5'ini kurumlar geçici vergisi, yüzde 4'ünü gelir vergisi stopaj,
yüzde 3'ünü gelir vergisi, yüzde 3'ünü diğer
vergiler, yüzde 1'ini geçici gelir vergisi,
yüzde 1'ini BSMV, yüzde 1'ini damga vergisi, yüzde 1'ini de kurumlar vergisi stopaj
oluşturdu. Vergi borcu KDV'de 3 milyar 750
milyon 769 bin 267 lira, ÖTV'de 2 milyar 571
milyon 361 bin 540 lira, kurumlar vergisinde
597 milyon 221 bin 130 lira, kurumlar geçici
vergisinde 417 milyon 619 bin 880 lira olarak tespit edildi.
- Tarhiyat Öncesi Uzlaşma
Bu arada geçen yıl Tarhiyat Öncesi
Uzlaşma (TÖU) komisyonlarına yapılan
başvurular sonucunda toplamda tarhiyat
öncesi uzlaşmaya konu olan 1 milyar 549
milyon 420 bin 358 liralık vergiden, 860 milyon 357 bin 318 liralık kısmı uzlaşmaya girdi. Bu tutarın da 725 milyon 155 bin 936
liralık kısmında uzlaşma sağlandı. TÖU'ya
konu olan 2 milyar 373 milyon 432 bin 278
liralık ceza tutarının 1 milyar 498 milyon 935
milyon 120 liralık kısmı uzlaşmaya girdi. Bu
tutarın 90 milyon 813 bin 677 liralık
kısmında uzlaşma sağlandı. (AA)
&&,(+,,*(,$,#,%&+ !'
)(&$)()*+$, ,,+,"*"(#"
İnteraktif Pazarlama Zirvesi (İPZ) Anadolu etkinliklerinin üçüncüsü İzmir’de düzenlendi. Zirvede, dijital
yaşamın müşteriler üzerindeki etkilerinden teknolojik trendlere, internete bağlı olarak gelişen yeni iş
yapış biçimlerinden geleceğin markalarına kadar interaktif pazarlamaya dair bütün konular ele alındı
+#,0+*'*,%$;WMT1TNVRWM:SGFGLGSWIKSMKCK
VBVSNV1RVQPSW2SVMHRK5MVOTWFTQOUNRUQUWVONVQPRLVIPSPWMUINUO7
RULUOWVLVAPJRVWVSVWI?HSIHQRKCKSKWGINRUSMTCTW60,
2SVMHRK;WJU?JUSTWLVQOVRVQRVWEKRKFLVJVWMUBVLWUMTJHQ>
4K=GSUWOVMVQWETSRUQAUW?VDVQRVLVW?QH9UIJHSURTSTWBUWJG7
[email protected]
TROTW/VDTVSNU?5NUWMGDUSRUSUSW60,W2SVMHRKWUNOTSRTORUQTSTS
[email protected]>WTIIHNURW4GJGOW&9UI5NU
MGDUSRUSUSWBUW=GSWEHJKWMUBVLWUMUSWUNOTSRTONUWMT1TNVR
?VDVQRVLVWOHSKIKSMVWJVFVSVSWIHSW=URTFLURUQWLVIVJV
JVNPQPRPQOUSWKDLVSWOHSKFLVAPRVQ;WNTAVQUNTWO:ONUSWMUCTFNTQUS
JUSTWNUOSHRH1TRUQWBUW=URUAUCTSWTFWLHMURRUQTW<VOOPSMVW=GS7
[email protected]>W
..W8GQOTJUW4VFOVSPWBUW.VQOUNTS=W8GQOTJUW/USUR
3VJPSW3:SUNLUSTW/GSIURTW"DUSW'AVOHCRK5SKS;W-6DLTQ
U<TQWBUW0QH9TRW2QVFNPQLVIP-WEVFRPORPWOHSKFLVIPJRV
EVFRVJVSWUNOTSRTONUW8GQOW8URUOHLW4VNP7W4:R=UW.GMGQG
3GAURW3VFVQ;WVQVFNPQLVRVQRVWTR=TRTWETR=TWVONVQMP>W3VFVQ;W8GQO
8URUOHLWHRVQVOWMT1TNVRWMGSJVSPSWUSWJUSTWTLOVSRVQPSPWBU
<VROPSWT<[email protected]<TDLUNRUQTSTW8GQOTJU5STS
M:QNWETQWO:[email protected]@VRPFNPORVQPSP
BUWEKWMHCQKRNKMVW60,W2SVMHRKWUNOTSRTORUQTSUWVSVWI?HSIHQ
HRVQVOWMUINUOWBUQMTORUQTSTWI:JRUMT>W3VFVQ;W*8GQOW8URUOHL
HRVQVOWOUSMTLTDT;WOKQKLIVRWLGFNUQTRUQTLTDTSWNUOSHRH1T
HQNVCPWHRVQVOWOHSKLRVSMPQPJHQKD>W60,5STS;WE:R=ULTDMUOT
('465RUQWEVFNVWHRLVOWGDUQUWNGLWTFRUNLURUQUWMUCUQ
OVNVAVCPSV;WTSNUQVONT9W?VDVQRVLVWVRVSPSMVOTW9PQIVNRVQPS
2SVMHRK5MVWMHCQKWETQWFUOTRMUWVSRVNPRLVIPSPSWMVWGROULTDTS
UOHSHLTOWOVROPSLVIPSVWEGJGOWETQWOVNOPWIVCRVJVAVCPSV
TSVSPJHQKD>)WMTJUWOHSKFNK>W8GQOW8URUOHLW('46WVNPFW#T7
QUON:QGW&IQVWTLFUOWTIUWMT1TNVRWM:SGFGLGWBUWEKWIGQUATS
=UNTQMTCTWVBVSNV1WBUW9PQIVNRVQPWVSRVNPQOUSWEKWVRVSMVW8GQO
[email protected]
@:DGLWBUWIUQBTIRUQW<VOOPSMVWMVWETR=TWBUQMT>W
6SNUQVONT9W?VDVQRVLVWVRVSPSMVOTW=URTFLURUQTSWBUWUSWJUST
NQUSMRUQTS;WU7NTAVQUNNUSWQUORVLAPRPOWBUWMT1TNVRWJVJPSAPRPCV
OVMVQWEGNGSWVJQPSNPRVQPJRVWURUWVRPSMPCPWUNOTSRTCU;W6DLTQWBU
@UBQUITSMUW9VVRTJUNW=:INUQUSWFTQOUNRUQWEGJGOWTR=TW=:INUQMT>
GSUJNW#UBQTL;W2QDKW(G9GSMGQ;WVOVSW4VJGR=US;W8KS@
/GSEUJ;W&ITSW6LUQWBUW2NP9WSVRMPW=TETWOHSKRVQPSMVWKDLVS
TITLRUQTSWOHSKFLVAPWHRVQVOWJUQWVRMPCPWDTQBUMUW*/URUAUCTS
EGJGOWLVQOVRVQPWTSNUQSUNNUSWMHCVAVO);W*0VDVQRVLVSPS
JV?PWNVFRVQP);[email protected]#T1TNVRRUFLU);W*6SNUQSUNRU
<[email protected]);*6SNUQSUNNUW<UL
LVQOVWTLV1PSVW<ULWMUWIVNPFWVQVFNPQLVJVWJ:SURTOWOVL?V7
SJVRVQWSVIPRWJV?PRPQ)WBU*HOVIJHSEVDRPWIHIJVRWLUMJV
KJ=KRVLVRVQP)W=TETWEVFRPORVQWURUWVRPSMP>W
&(/)!
MKJMKCKSKWI:JRUMT>W,TQBUSTSW('46+RUQWEVFNVWHRLVO
GDUQUWNGLWTFRUNLURUQUWMUCUQWOVNVAVCPSVWTSVSMPCPSPWVSRV7
NVSW3VFVQ;WTSNUQVONT9W?VDVQRVLVWVRVSPSMVOTW9PQIVNRVQPS
2SVMHRK+MVWMHCQKWETQWFUOTRMUWVSRVNPRLVIPSPSWGROU
[email protected]=KRVMP>
6SNUQSUNTSW<[email protected]
9VMUWUMUSW3GAURW3VFVQ;WFKSRVQPWI:JRUMTW-4KWJPR
8GQOTJU+JUWTSNUQSUNTSWOKRRVSPRLVJVWEVFRVLVIPSPSW$
JPRPSPWOKNRKJHQKD>W/USTFWEVSNW8GQOTJU+JUW$ WJPRPSMV
=URMT>W6SNUQSUNWIHSWMUQUAUWJUSTWVLVW<VJVNPLPDMV
[email protected]>W
.-0+-#.%0*0(--$.'.,0"-,-$'..
.GINUFVQW3VQMPLAPIPWT<VNW0VOMTR;WEUITATRUQ
[email protected]<VJBVSRVQMVW:[email protected]?QHERUL7
TSTSWFV?W<VINVRPCPWHRMKCKSKWEURTQNUQUO;WFV?
<VINVRPCPWLGAVMURUITSUWJ:SURTOWEKWIUSUOTW<UMU7
9RUQTSTSWETQWNUOWVFPIPDW<VJBVSWOVRLVLVIPSVWJ:SU7
RTOWHRMKCKSKWI:JRUMT>WT<VNW0VOMTR;WRKIVR
(PQLPDPW&NW(HSIUJT5STSW$>W'RVCVSW/USURW(KQKR
8H?RVSNPIPSVWOVNPRMP>W8H?RVSNPMVWOHSKFVSW0VOMTR;
EUITATRUQWSHONVIPSMVWUSW:[email protected]?QHE7
RULTSTSWFV?W<VINVRPCPWHRMKCKSKWOVJMUNNT>W0VOMTR;
FKSRVQPWI:JRUMTWW%5V?W<VINVRPCPWLGAVMURUITSU
J:SURTOWHRVQVOWEKWIUSUOTW<UMU9TLTDWFKWETQWNUO
VFPIPDW<VJBVSWOVRLVIPS>[email protected]
[email protected]
ATMMTWETQWUOHSHLTOWOVJEVWIUEU?WHRVSWETQW<VINVRPO
[email protected]@[email protected]
VFPLPDWBVQ>W8VLVLUSWOUSMTWVFPLPDWOUSMTWUS7
[email protected]
EVCPFPORPOW=GAGSMUSWETQWUSMTFULTDWJHO>W
4KSKWIHSEV<VQWMVWOKRRVSMPOWEKWVFPJPWETDW<VRV
OKRRVSPJHQKDW:DURWNVOT?RUQTSTWJV?NPQPJHQKD
EVCPFPORPORVWTR=TRTWNUINRUQTSTWJV?NPQPJHQKD>W4KQVMV
ETQWUOITORTOWI:DWOHSKIKWMUCTR>W2FPSPSWLTONVQP
[email protected]?QHERULWJHOWHSKWMVWNVLVLUS
@:DMGOW9VDRVIPWTRUWVFPWURTLTDMUWLUBAKN>W6FT
OKRRVSLVIPSVWIPQVW=URTJHQWEKWSHONVMVWITDRUQTSWMU
=:QUETRUAUCTWETQWUOITORTOWBVQIVWRGN9USWETDUWTOVD
UMTSWETDUWETRMTQTSWBUWSUQUMUWVOIVLVLPDWHRKJHQIV
HQVJVWETDWLGMV<VRUWUMURTL>WGSOGWETDTLW<UMU7
9TLTDWVQNPOW2SVMHRK5JKW8QVOJV5SPSWINVNGIGSUWSU
OVMVQWIGQUMUWOVBKFNKQVETRTQTD>W%5W
*%+)()%!$#,'+')*,%&+,,*(,$,+&*) &
+#,0+*'*,%0MUINUCTJRUWMGDUSRUSUSW-6SNUQVONT9
0VDVQRVLVW,TQBUITW2MVSVMHRK-WUNOTSRTCTSMUWTFRUNLURUQTS
TSNUQSUNTWBUWMT1TNVRWNUOSHRH1TJTWOKRRVSVQVOWTFRUQTSTWSVIPR
EGJGNUAUORUQTSUWMVTQWETR=TRUQWBUQTRMT>WWTIIHNURW4GJGO
&9UI+NUW-#:[email protected]
DTQBUMUWNTAVQUNTWO:ONUSWMUCTFNTQUSWJUSTWNUOSHRH1TRUQWBU
=URUAUCTSWTFWLHMURRUQTW<VOOPSMVWOVNPRPLAPRVQVWETR=TWBUQ7
TRMT>[email protected]
!W4:R=UW.GMGQGW3GAURW3VFVQ;WWI?HSIHQWHRVQVOWMUINUO
BUQMTORUQTW6SNUQVONT9W0VDVQRVLVW,TQBUITW2SVMHRK
UNOTSRTRTCTSTSW6DLTQ+MUWJV?PRLVIPSMVSWLULSKSTJUN
;!WLTRJVQWMGSJVWSG9KIKSKSW$;WLTRJVQPWTSNUQSUNT
OKRRVSPJHQ>W&NOTSWBUWUNOTRTWETQWSG9KINVSWEV<IUMTJHQKD>
#GSJVWNTAVQUNTSTSWJGDMUW!;+GWU7NTAVQUNWOVSVRPJRV
JV?PRPJHQ>W3PRRPOW!WNQTRJHSWMHRVQWHRVSWEKW?VJW<[email protected]
=GSWVQNPJHQ>-W.VQOUNTS=W8GQOTJUW/USURW3VJPSW3:SUN7
LUSTWBUW..W8GQOTJUW4VFOVSPW/GSIURTW"DUS
'AVOHCRKWTIUWTSNUQSUNTWQUURWIUON:[email protected]<TRWUMUS7
RUQTSW9VQORPRPORVQWHRKNKQVQVOW:[email protected];WMT1TNVRWMGSJVSP
QUMMUNLUSTSWLGLOGSWHRLVMPCPSPWOVJMUNNT>
//!
)&0""/0(//)/
[email protected]:SAURTORUQTSTSWEGJGOEVFW<VJBVSRVQ
HRMKCKSKWEURTQNUSW0VOMTR;W%5"SAURTCTLTDWFKWVSWMV
EGJGOEVFWMVWHSKWT9VMUWUMUJTLWNVRU?WUNNTCTSTD
[email protected]@TSMUWVFPWNULTSTSMUWETQWIPOPSNP
JHO>55WMUMT>[email protected]@VRPFVSWETQWVFP
HRMKCKSKWHQVMVWETQWIPOPSNPRVQPSPSWOVRLVMPCPSPWVS7
RVNVSW0VOMTR;W%5J=KRVLVJPWMVWTSFVRRV<W<U?WETQ7
RTONUWJV?VRPL>W"[email protected]=US@
<VJBVSRVQPW$ W=GSWVQVWTRUWNUOQVQWVFPRVSLVIPWLUIU7
[email protected]<KIKIRVQMVSWETQWNVSUIT;WH
OHSKMVWMVWTSFVRRV<[email protected]
[email protected];WEKSK
[email protected]
OVJP?WHRVSWFV?W<VINVRPCPSPW?QHERULWHRLVONVS
[email protected]@[email protected]
OVBKFVAVCPD>W%5WFUORTSMUWOHSKFNK>W &(/)!
,%%,"
"(,*+! %!,+,*"'#,'+$)$''+#'#
Rusya’nın başşehri Moskova’da düzenlenen
Moskova Ayakkabı, Çanta ve Aksesuarları
Fuarı (MOSSHOES)'na katılan İzmir Ticaret
Odası (İZTO) üyeleri, yeni siparişlerle döndü.
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem
Demirtaş, Türkiye’nin Rusya’ya en fazla deri
ürünleri ihracatı yapan ülkelerden birisi
olduğunu belirterek, “Rusya, sektör için çok
önemli bir pazar. Üyelerimizin katılımını oda olarak şemsiye stantla organize ettiğimiz
Moskova Ayakkabı Fuarı’nda da Türk ürünleri
büyük ilgi gördü.” dedi. Fuarı değerlendiren
Demirtaş, Rusya’da deri ürünleri ve ayakkabı
pazarının bütün dünyadaki üreticiler için son
derece cazip olduğunu söyledi. Gerek soğuk
iklim şartları gerekse bu tip ürünlerin bir statü
sembolü olarak görülmesi sebebiyle Rusya
pazarının devamlı büyüdüğünü dile getirerek,
“Alım gücünün artması da pazarı büyütüyor;
kişi başına yıllık üç ayakkabı tüketimiyle 2,25
olan dünya ortalamasının çok üzerinde.
Sadece ayakkabı pazarı, 19 milyar dolara
ulaşıyor. Rusya’da tüm deri ürünlerinin ulaştığı
toplam büyüklük ise 60 milyar dolar.” şeklinde
konuştu. Rusya’nın en fazla deri ürünleri ithal
ettiği ülkeler sıralamasında Türkiye’nin
dördüncü, ayakkabı ithalatında ise altıncı
sırada olduğunu kaydeden Demirtaş, en fazla
ayakkabı ihracatı yapılan ülkenin de Rusya
olduğunu aktardı: “Görüldüğü gibi bizim için
önemli olan bu pazarda yüksek bir yerimiz var
ama oran olarak baktığımızda ise yeterli değil,
çünkü Rusya’nın deri ürünleri ithalatında
yüzde 60,4 ile en büyük tedarikçisi olan Çin,
ayakkabı ithalatında da yüzde 64 ile pazar lideri. Buna karşın ülkemiz de dahil tüm ülkelerin
Rusya pazarından aldıkları oran yüzde 10’un
altında. Bu oranı arttırmak için İzmirli üreticilerin Rusya pazarına açılmasına yönelik
çalışmalarını destekliyoruz. İzmir, ayakkabı
sektöründe Türkiye’nin en önemli kentlerinden
birisi. Çin tehdidini atlatıp artık kalitede İtalya
ile yarışan üyelerimiz var. Üyelerimizi yeni
pazarlara taşımak için tüm imkanlarımızı
kullanıyoruz. Bu amaçla üyelerimizin 24-27
Mart 2014 tarihleri arasında Moskova’da
düzenlenen MOSSHOES–Moskova Ayakkabı,
Çanta ve Aksesuarları Fuarı'na katılımı için
şemsiye stant organizasyonu düzenledik. 120
metrekarelik standımızda, 20 üyemiz ürünlerini sergiledi. Ege Ayakkabı Sanayicileri Derneği
de fuar öncesinde ciddi bir hazırlık yaptı.
Katılan firmalarla ilgili 'www.izmirshoes.com'
isimli bir site kurdu ve siteyi fuardan önce
alıcılarla paylaştı. Ziyaretçilere İzmir’i tanıtıcı
dokümanlar, incir, Türk kahvesi dağıtıldı.”
Toplam 450 firmanın katıldığı fuarı, büyük
çoğunluğu Beyaz Rusya, Kazakistan, Rusya ve
Ukrayna’dan olmak üzere 12 bine yakın profesyonel ziyaretçi gezdi. (CİHAN)
Nisan 2013
2014 Perşembe
Cuma
111Şubat
" #!""#""!#
"#!##!
Kenya Cumhurbaşkanı Uhuru Kenyatta, Türkiye’nin önde gelen şirketlerini ülkesine enerji ve imar yatırımı
yapmaya davet etti. Kenyatta, tarım, üretim ve iletişimin de gelir getiren alanlardan olduğunu dile getirdi
"!# !
" Tüketiciler Derneği (TÜDER)
Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulunun (BDDK) kredi kartına taksit sınırlaması getirmesine ilişkin,
"Bazı bankalar, tek çekimle alışveriş
yapan müşterilerinin cep
telefonlarına ve elektronik posta
adreslerine mesaj göndermek
suretiyle belli bedel karşılığında yine
taksitlendirme yapabiliyor" dedi.
Ağaoğlu, yaptığı açıklamada,
uygulamanın, tüketici cephesinde ilk
bakışta olumlu gibi görünmesine
rağmen bazı bankaların BDDK'nın
kararını hiçe sayarak taksit yasağını
delebildiğini öne sürdü. Kredi
kartıyla alışverişin BDDK'nın
yayımladığı verilere dahil
edilemediğini öne süren Ağaoğlu,
"Gıda, kuyumculuk, akaryakıt ve cep
telefonu sektöründe taksitli alışveriş,
yasaklanmış olmasına rağmen bazı
bankalar, tek çekimle alışveriş yapan
müşterilerinin cep telefonlarına, elektronik posta adreslerine mesaj göndermek suretiyle belli bedel
karşılığında taksitlendirme yapabiliyor. Banka, kredi kartıyla alışverişi, bir
nevi tüketici kredisine dönüştürmüş
olmaktadır" diye konuştu. Ağaoğlu,
taksitle alışverişin görünürde
azalmasına rağmen farklı şekilde
sürdüğünü iddia ederek, haberleşme
sektöründe faaliyet gösteren
firmaların taahhütlü abonelik
karşılığında 24 aya kadar taksitle cep
telefonu satabildiğini dile getirdi.
"BDDK, yaptığı düzenlemeyi gözden
geçirip, tüketicilerin birçoğunun
borçlanmalarını önleyecek tedbirler
almalı" diyen Ağaoğlu, şunları kaydetti: "Kredi kartıyla yapılan
alışverişlerde taksit yasağı getirdiği
sektörlerle ilgili kredi kartının tek
çekimlik borcunu taksitlendirmesi
halinde, bunu yapan finans kurumuna yaptırım uygulamalıdır. Kuyumculuk ve cep telefonu sektöründe 4
veya 6 taksite imkan sağlanmalı,
böylece kaçak yollara yönelinmesi
önlenebilir. Daha önce taksitle cep
telefonu almış tüketicilerin taksitleri
bitmeden yeniden cep telefonu
almaları kısıtlanabilir." (AA)
29<80#5#"70<467076-<1/-/6/<75.A_T^Y^?X[W^[
T]YT\C_]W\Z][_>OYV<A][U^_.L_AQ[P]U\_(YT^V_>QCZ^[TXPX
,\ZTQ[_(T]ZBW]_U^CXZWXK_A][U^_RSHRYM^LV^[X_HRYR
A][U^TT^B[X[_VQ[RV_QZWRJR_QCZ^[TXU^_5VQ[QS\_=^V^[X
'\H^T_%]UM]VD\_\Z]_6\ZZ\_5J\T\S_=^V^[X_'^M\_3EGX_W^
V^TXZWXK_>QCZ^[TXW^_A][U^_E]_>OYV\U]_W\U^ZQFR[R[_@[]<
S\[]_\L^Y]T_]W][_A][U^TT^I_+9;;0BW^_3MWRZZ^H_"OZI
A][U^BU^_F]ZW\K_([R[_T]S^PZ^YX[X[_^YWX[W^[_>,
RD^VZ^YX_'^\YQM\_,^E^Z\S^[XB[^_W^H^_DQV_RJY^Y_QZWRK
A][U^BU^_>OYV\U]BW][_F]Z\L_F\W\LZ]Y_^YTTXK_3S^_MR[Z^Y
QZRYV][_\V\_OZV][\[_M\Y_M\Y\[]_T\G^Y]T\_^YTTXK_&R_^[
RMRWRS_E]_WR^Z^YXS_M][\S_>OYV\U]BU]_F]Z\L\S\[
^YWX[W^[_U^TXYXS_E]_T\G^Y]TT]_^YTXL_H^SZ]P\_QZS^PXWXYK*_\<
?^W]Z]Y\[\_VRZZ^[WXK_A][U^_\Z]_>OYV\U]B[\[_:;_^[Z^LS^
C^Y^?Z^WXJX[X_^[Z^T^[_A][[email protected]]_W]E^S_]TT\#_
+=R[Z^Y_\D\[W]_][_SOH\S\_U^TXYXSX_T]LE\V_]W][_E]_VQ<
YRU^[_^[Z^LS^UWXK_3[Z^LS^_A][U^_E]_>OYV\U]BU]
U^TXYXSZ^YX_Y^H^T_VXZ^G^VTXYK_=\Y_W\J]Y_^[Z^LS^_U^VX[W^
T^S^SZ^[^G^VI_Q_W^_D\?T]_E]YF\Z][W\YS]_\Z]_\ZF\Z\K_=R
^[Z^LS^_VRLVR_UQV_\V\_OZV]W][_U^TXYXSGXZ^YX[_U^Y^YX[^
QZ^G^VK_A][U^B[X[_>OYV\U]_\Z]_QYT^VZXJX_U][\_W]J\ZW\YK
=\N_T^Y\H\_M\Y_QYT^VZXJ^_H^U^T_E]Y\UQYRNK_=\N\S
QYT^VZXJXSXN_:K_^PY^_W^U^[XUQYK_(_W@[]S_>OYV\U]BW][
A][U^BU^_S^Z_F]Z\UQYWRK_=\NI_LR_^[_MR_WQJ^Z_QZ^[
QYT^VZXJX_U][\W][_H^U^T_E]YS]_F^UY]T\[W]U\NK_=RY^W^_]Z<
W][_F]Z][_H]Y_L]U_U^CXZ^G^VI_>OYV\U]BW][_U^TXYXSGXZ^Y
\D\[_A][U^BW^_Y^H^T_M\Y_QYT^S_QZ^G^VK_-;_S\ZUQ[R[
MRZR[WRJR_A][U^I_U][email protected]]_E]_]VQ[QS\V_U^CX
\T\M^Y\_\Z]_:9;_S\ZUQ[_M\Y]U]_H\T^C_]W\UQYK_([email protected]][\[
T^S_UOY]J\[W]_QTRYRUQYK_ZV][\[_S^W][_E]_][]Y8\
U^T^VZ^YX_W^_E^YK_+_&R_^[_A][U^BW^_][]Y8\_^DXJX_QZWRJR[^
T]S^P_]W][_HRYR_A][U^TT^I_+ZV]S\N\[_UONW]_2;<24B\
]Z]VTY\J]_]Y\L]M\Z\UQYK_=R_QY^[X_UONW]_$;B]_F]T\YS]
[\U]T\[W]U\NK_=RY^W^_>OYV\U]BW][_U^TXYXSG^Z^Y_\D\[
\SV[Z^Y_E^YK_=\NI_>OYV\U]BW][_L\YV]TZ]Y\[_OZV]S\N]
F]Z\C_][]Y8\_OY]T\S\S\N]_V^TXZS^Z^YX[X_T^Z]C_]W\UQYRNK
\[]_OZV]S\NW]_UQZ_E]_?\M]Y_QCT\V_^WX[^_U^TXYXS
\SV[Z^YX_E^YK_AQ[RT_E]_QT]Z_^DXJXSXN_E^YK_>OYV\U]BW][
SOT]^HH\TZ]Y_OZV]S\N]_F]Z\C_MR_^Z^[Z^Y^_W^_]J\Z]M\Z\YK+
W]W\K_A][U^_RSHRYM^LV^[XI_T^YXSI_OY]T\S_E]_\Z]T\L\SW]
U^TXYXSZ^Y^_^DXV_QZWRVZ^YX[X_M]Z\YTT\K_
,314*818+*:<,4':38,4+28<
& <8284< &&<)4*+<2:3
5VQ[QS\_=^V^[X_'\H^T_%]UM]VG\_\P]_>OYV\U]B[\[
3?Y\V^_OZV]Z]Y\[]_MOUOV_@[]S_E]YW\J\[\_ERYFRZ^WXK_%]U<
M]VG\I_+>OYV\U]B[\[_V^Y^_VXT^U^_T\G^Y]T\_9;;9BW]_2_S\Z<
U^Y_WQZ^Y_\W\I_LR_^[_92_S\ZU^Y_WQZ^YX_^LTXK_.HY^G^TXSXN_:I
S\ZU^Y_WQZ^Y_\W\I_LR_^[__V^T_^YTXC_:-I9_S\ZU^Y_WQZ^YX_MRZ<
WRK_.TH^Z^T_W^_:I9_S\ZUQ[_WQZ^Y_\W\I_LR_^[_0I2_S\ZU^Y
[email protected]*_^DXVZ^S^Z^YX[W^_MRZR[WRK_A][U^_\Z]
\HY^G^TX[_:4_S\ZUQ[_WQZ^YW^[_:-4_S\ZUQ[_WQZ^Y^I
\TH^Z^TX[_9_S\ZUQ[_WQZ^YW^[_:4_S\ZUQ[_WQZ^Y^_F]ZW\J\[\
^VT^Y^[_%]UM]VG\I_LR[Z^YX_V^UW]TT\#_+=\NI_MR[R_>OYV\U]
E]_A][U^B[X[_WRYRSZ^YX[[email protected]]_U]T]YZ\[email protected]
9;:4_PQ[R_\T\M^Y\_\Z]_H]W]?_QZ^Y^V_4;;_S\ZUQ[_WQZ^Y
H]W]?_VQURUQYRNK_=RY^W^_H]S_>OYV\U]B[\[_\HY^G^TX[X
^YTXYS^UX_H]S_A][U^B[X[_S][?^^TZ]Y\[\_^YTXYS^
W]YW\[W]U\NK_>]VPT\ZI_T^YXSI_][]Y8\I_S^W][G\Z\V_E]_[^VZ\U]
^Z^[X[W^_U^TXYXS_\SV^[Z^YX_PR[^[_A][U^BUX_>OYV\U]BW][
U^TXYXSGXZ^YX[_T^[XS^Z^YXI_QY^W^_?^^Z_QZS^Z^YX_^WX[^_]Z\S<
\NW][_F]Z][\_U^C^G^JXNK*_5VQ[QS\_=^V^[XI_>OYV\U]BW][
SOT]^HH\TZ]Y\[_WO[U^W^_MOUOV_M^L^YXZ^Y_]ZW]_]TT\J\[\
A][U^B[X[_U][\W][_U^CXZ^[WXYXZS^PX[W^_@[]SZ\_YQZ
QU[^U^M\Z]G]J\[\[email protected]]Y\[]_]VZ]W\K__6\ZZ\_5J\T\S_=^V^[X
'^M\_3EGX_W^_HRYR_A][U^TT^BU^_>OYV\U]BU]_E]YW\J\
@[]SW][[email protected]_T]L]VVOY_]TT\K_>OYV<A][U^_.L_AQ[P]U\
>QCZ^[TXPXB[W^_H]W\U]_T^VW\S\[\[_^YWX[W^[_A][U^TT^B[X[
[email protected]]E]_F]Z\L\[\[_:K_P][]P\_WQZ^UXPXUZ^_C^PT^_V]P\ZW\K_
'4:+
Vodafone Türkiye, bölgedeki 9 ile birden hizmet verecek olan Diyarbakır Santral Merkezi’ni, 19
milyon TL’lik yatırımla hayata geçirdi. En son teknolojiye sahip cihazların kullanıldığı Diyarbakır
Santral Merkezi ile bölgede çok daha hızlı, kaliteli ses ve data hizmeti sağlanmış olacak
1!75.7!7<MOUOS]P\[]_C^Y^Z]Z_QZ^Y^V_^YT^[
SOLT]Y\_\HT\U^DZ^YX[^_SOV]SS]Z_G]E^C_E]Y]M\ZS]V
\D\[_T]V[QZQ8\I_PQPU^Z_E]_H\NS]T_^Z^[Z^YX[W^
WRYS^VPXNX[_U^TXYXSZ^Y_F]YD]VZ]LT\Y][_QW^?Q[]
>OYV\U]I_7\[email protected]]P]Z
V^ZVX[S^U^_W]PT]J\[\_POYWOYOUQYK_:0_S\ZUQ[_>!BZ\V
U^TXYXSZ^_VRYRZ^[_7\U^YM^VXY_1^[TY^Z_6]YV]N\I_=^T<
S^[I_&^[ZXRY?^I_1\\YTI_&XY[^VI_6^Z^TU^I_5Z^NXJI
6^YW\[_E]_3WXU^S^[_QZS^V_ON]Y]_TQCZ^S_0
L]H\YW]_H\NS]T_E]YS]U][email protected]]W]V\_TOS_\Z<
Z]Y\_T]V_D^TX_^ZTX[W^_TQCZ^U^[_S]YV]NI_>OYV\U]BW]_][
UQJR[_TY^?\J\[_T^LX[WXJX_4_S]YV][email protected]]ZZ\J\
T^LXUQYK__5[_PQ[_T]V[QZQ8\U]_P^H\C_G\H^NZ^YX[
VRZZ^[XZWXJX_7\U^YM^VXY_1^[TY^Z_6]YV]N\B[W]I
T]V[QZQ8\Z]Y\_VRZZ^[XZ^Y^V_SOLT]Y\Z]Y]_DQV_W^H^_HXNZX
E]_V^Z\T]Z\_H\NS]T_PR[RZ^G^VK_6]YV]NW]_PR[RZ^[
,7_P]P_V^Z\T]P\I_P]P\[_V^YLX_T^Y^?^_DQV_W^H^_[]T
\Z]T\ZS]P\[\_P^JZ^U^[_E]_VRZZ^[XGXZ^Y^_DQV_W^H^
WQJ^Z_M\Y_P]P_W][]U\S\_PR[^[_M\Y_T]V[QZQ8\_QZ^Y^V
W\VV^T_D]V\UQYK_>QCZ^S_9K9;;_S]TY]V^Y]_V^C^ZX
^Z^[^_P^H\C_QZ^[_P^[TY^ZI_^U[X_^[W^_2K4_S\ZUQ[
^MQ[]U]_H\NS]T_E]YS]_V^C^P\T]P\[]_P^H\CK_AQ[RUZ^
\ZF\Z\_7\U^YM^VXYBW^_M^PX[_S][PRCZ^YXUZ^_M\Y_^Y^U^
F]Z][_QW^?Q[]_>OYV\U]_.GY^_ARYRZR_=^LV^[
^YWXSGXPX_,^P^[_1O]ZI_PQ[_2_UXZW^_7\U^YM^VXYB^
U^VZ^LXV_-4_S\ZUQ[_>!_U^TXYXS_U^CTXVZ^YX[[email protected]]W\K
1R]ZI*_=RFO[]_V^W^Y_\ZW]_20_M^U\_\Z]_:99_V\L\U]
WQJYRW^[_\PT\HW^S_P^JZ^YV][I_WQZ^UZX_\PT\HW^S
P^UXSXN_-$$B]_RZ^LTXK__7\U^YV^YT_^WXUZ^_MRY^W^V\
SOLT]Y\Z]Y\S\N]_^E^[T^8ZX_T^Y\?]Z]Y_PR[WRVK_7\J]Y
U^[W^[_\Z\S\NW]_E][email protected]]S\NW]_PQPU^Z_CYQ8]Z]Y\S<
\N\_W]_@[]SP]W\VK_65=<35_\LM\YZ\J\[W]
UOYOTTOJOSON_"]Z]G]J]_.ZV_3WXS_YQ8]P\B
V^CP^SX[W^_9;;0_UXZX[W^[_MRFO[]_7\U^YM^VXYBW^
:;_^[^PX[X?XSXNW^_:K0;-_DQGRJR[_V^Z\T]Z\_QVRZ
@[G]P\_]J\T\S_^ZS^PX[^_W]PT]V_E]YW\VK=\ZF\P^U^Y
=\ZS]U][_A^ZS^U^G^VB_CYQ8]P\_V^CP^SX[W^_W^
7\U^YM^VXYBW^_0K20;_F][G\S\N]_OGY]TP\N_M\ZF\P^U^Y
]J\T\S\_P^JZ^WXVK*_.?^W]Z]Y\[\_VRZZ^[WXK_
*:,(3():3()(
<:3,:3:1<
28:)<828'81
7\U^YM^VXYBW^_U^TXYXSZ^YX[X[_^YT^Y^V_W]E^S
]W]G]J\[\_ERYFRZ^U^[_,^P^[_1O]ZI_7\U^YM^VXY
1^[TY^Z_6]YV]N\B[\[_^DXZXLX[X_F]YD]VZ]LT\YS][\[
SRTZRZRJR[R_U^L^WXVZ^YX[X_M]Z\YTT\K_1O]ZI*:0_S\ZUQ[
>!BZ\V_U^TXYXSZ^_H^U^T^_F]D][_S]YV]N\S\NI
>OYV\U]BW]V\_][_UQJR[_TY^?\J\_T^LXU^[_S]YV]NZ]Y\S<
\NW][_M\Y\_QZ^G^VK_A]P\[T\P\N_MOUOS]S\N]_C^Y^Z]Z_Q<
Z^Y^VI_>OYV\U]B[\[_H][email protected]]P\[\_V^CP^U^[
U^TXYXSZ^YXSXN^_^Y^ZXVPXN_L]V\ZW]_W]E^S_]W]G]J\NK
>OYV\U]B[\[_W\8\T^Z_W@[OLOSO_\D\[_\ZH^S_E]Y][
T]V[QZQ8\Z]Y\_PR[S^UX_POYWOY]G]J\NK*_W\U]_VQ[RLTRK__
'4:+
9590.; U^L^[^[_WQ[_QZ^UX_[]W][\UZ]_S]UW^[^_F]<
Z][_N^Y^YX[I_PQJRV_H^E^U^_W^U^[XVZX_?X[WXV_D]L\TZ]Y\
U]T\LT\Y\ZS]P\UZ]_^N^ZTXZ^M\Z]G]J\_M]Z\YT\ZW\K_X[WXV
3Y^LTXYS^_.PT^PUQ[R_6OWOYO_"@VH^[_AXNXZGXI_2;
6^YT)T^V\_WQ[_QZ^UX[W^[[email protected]]ZZ\VZ]_?X[WXV
^Z^[Z^YX[[email protected][[email protected]]W\K_ARYRS
QZ^Y^V_?X[WXJX[_PQJRVT^[[email protected]]S]P\[]_U@[]Z\V
^Y^LTXYS^_D^ZXLS^Z^YX_U^CTXVZ^YX[X_^[Z^T^[[email protected]]
VQ[RLTR#_/,^E^Z^YX[_PXG^V_F\TS]P\[W][_WQZ^UX_?X[WXV
]YV][_RU^[WX_E]_WQ[_Y\PV\UZ]_UON_UON]_V^ZX[WXK_1QJRJ^
W^U^[XVZX_?X[WXV_D]L\TZ]Y\[\[_F]Z\LT\Y\ZS]P\_U@[O[W]
CYQ8]Z]Y\S\NI_D^ZXLS^Z^YXSXN_E^YK_
=R_^L^S^W^_U][\_F]Z\LT\YW\J\S\N_?X[WXV
D]L\TZ]Y\S\NW][_W^H^_@[G]_9;:9_UXZX[W^_T]PG\ZZ][][
)(V^U_9$)_E]_)"\Y]PR[_6]Z]N\)_D]L\TZ]Y\I_TQSMRZ_?X[WXJX[
RU^[S^_W@[]S\[W][_:4_FO[_W^H^_F]D_RU^[S^VT^K_=R
TOYZ]YI_MR_UXZ_S]UW^[^_F]Z][_WQ[_QZ^UX[W^[_]TV\Z][<
S]S]_E]U^_W^H^_^N_]TV\Z][S]_F\M\[email protected]]ZZ\VZ]Y\UZ]_V][<
W\[\[email protected]]YS]VT]K_3Y^LTXYS^_P^H^SXNW^_S]EGRT_QZ^[_MR
?X[WXV_TOYZ]Y\[W]_W\J]Y_?X[WXV_D]L\TZ]Y\[]_[^N^Y^[_M\Y
N^Y^Y_UQVK/__7^H^_@[G]V\_D^ZXLS^Z^YW^_T]PC\T_]TT\VZ]Y\
PQJRJ^_W^U^[XVZX_?X[WXV_T\CZ]Y\[\_5YNRYRS)W^[_F]T\YW\V<
Z]Y\[\_^[XSP^T^[_AXNXZGXI_/=R[R_W^_U\[]_^U[X_L]V\ZW]
S]Z]NZ]S]_D^ZXLS^Z^YXSXNW^_]M]E]U[_QZ^Y^V
VRZZ^[^G^JXN_E]_TQSMRZ_QZPR[I_C^Z^N_QZPR[_MR_?X[WXV
D]L\TZ]Y\[]_PQJRJ^_W^U^[XVZXZXV_F][Z]Y\[\_^VT^YS^UX
CZ^[ZXUQYRNK_=R_?X[WXJX_MOUOTOUQYRNI_S]UE]_E]YW\VT][
PQ[Y^_S]Z]NZ]S]_D^ZXLS^Z^YX[W^_VRZZ^[^G^JXN/_W]W\K
<%<$;-;06;5";;<$#/56;";0<7!.7$#-/%
1QJRJ^_W^U^[XVZX_D]L\TZ]Y\[email protected]]ZZ\VZ]_UOVP]V_Y^VXSZX
[email protected]]Z]YW]V\_D\?TD\Z]Y\[_T]YG\H_]TS]P\[\_\PT]U][_AXNXZGXI
/>]PG\Z_^L^S^PX_W]E^S_]W][_U][\_?X[WXV_D]L\W\S\N_E^YK
=R[R[_W^_][_@[]SZ\[email protected]]ZZ\VZ]Y\[W][_M\Y\_F]D
U^CY^VZ^[S^PXI_M\N_MR_VQ[[email protected]]ZZ\VZ]_UQJR[Z^LS^V
\PT\UQYRN/_W\U]_VQ[RLTRK_AXNXZGXI_WQ[_QZ^UZ^YX[X[_S]U<
W^[^_F]ZW\J\_UXZZ^YW^_^Y^LTXYS^GXZ^Y^_\U\_M\Y_?XYP^T
WQJWRJR[^_\L^Y]T_]W]Y]VI_LR[Z^YX_V^UW]TT\#_/ARYRSR<
SRNW^_WQ[_QZ^UX[W^[_]TV\Z][S]U][_D]L\T_E]_T\CZ]Y\_M]<
Z\YZ]S]V_^S^GXUZ^_M\Y_]V\C_QZRLTRYWRVK_5V\CI_M@ZF]W]V\
?X[WXV_^Z^[Z^YX[X_F]N]Y]V_PQJRJ^_W^U^[XVZXI_F]D_U^CY^V<
Z^[^[_T\CZ]Y\_T]PC\T_]W]G]VK_=\N_MR[Z^YX_VRYRSRSRNW^
^Y^LTXYS^_D^ZXLS^Z^YX[W^I_S]Z]NZ]S]_D^ZXLS^Z^YXSXNW^
]M]E]U[_QZ^Y^V_VRZZ^[^G^JXN_E]_MR_PQJRJ^_W^U^[XVZXZXV
F][\[\_S]Z]NZ]S]_UQZRUZ^_^VT^YS^UX_CZ^[ZXUQYRNK/
<%& <$969<9599<;-;5.7<;6.95;<;695";69%
AXNXZGXI_WQ[_QZ^UX_U^L^[^[_UXZZ^YW^_D\?TD\Z]Y\[
M^HD]Z]Y\[W][_OYO[_^Z^S^WXVZ^YX_\D\[_M^VXSI
FOMY]Z]S]_\LZ]Y\[\_U^CS^V_\PT]S]S]_WRYRSR
QZWRJR[R_M]Z\YTT\K_=R_WRYRSR[_M^HD]Z]Y\[_M\Y_UXZ_PQ[Y^<
V\_OYO[_E]YS]P\_^DXPX[W^[I_OYO[O[_S\VT^YX[X_]TV\Z]S]P\
[]W][\UZ]I_D\?TD\Z]Y\[_U\[]_W]_M^HD]Z]Y\[\[_M^VXSZ^YX[X
U^CS^PX_F]Y]VT\J\[\_W\Z]_F]T\Y][_AXNXZGXI_/O[VO
?X[WXVT^_U^CXZ^G^V_D^ZXLS^Z^Y_M\Y_UXZ_PQ[Y^V\_OYO[O_]TV<
\Z]S]VT]K_=\N_9;:4_UXZX[W^V\_OYO[O_F^Y^[T\_^ZTX[^_^Z<
S^V_\D\[I_V^Z\T]Z\_M\Y_OYO[_^ZS^V_\D\[_9;:-_UXZX[W^_W^
M^HD]Z]Y\S\N\[_M^VXSZ^YX[X_SOSVO[_QZWRVD^
U^CS^ZXUXN/_\?^W]Z]Y\[\_VRZZ^[WXK_::
SAYFA 6
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
6 GÜNCEL 1117Nisan
MAZLUM VESEK
İzmir’e güç veren bir kentiz
Beşir bey, öncelikle bize Alıçlı Köyü ve
derneğiniz hakkında bilgi verir misiniz?
Tabii..Alıçlı Köyü Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı
kadim tarihi bir köydür. Arap kültürünün yoğun
hissedildiği bir köy olmakla birlikte, Mardin’inizin
çok dilli, çok dinli ve çok kültürlü yapısının izlerini
taşır. Köyümüzde Kürtçe, Türkçe ve Arapça
konuşulur. Hıristiyanlık dininin izlerini taşıyan
yapılar var. Köyümüz, Mardin merkeze ve ilçelerine göç vermiştir. Ancak en büyük göçün İzmir ve
İstanbul’a olduğunu söylersek yanlış olmaz.
İzmir’de yaşayan binlerce köylümüzün talebi olarak bu dernek doğdu. 2011 yılında değerli
başkanımız Mehmet Salih Altuğ’un öncülüğünde
derneğimiz kuruldu. Kurulduğu günden beri
dernek sayısını sürekli arttırdı. Kadın ve gençlik
kollarımız her zaman faal oldu. Sevgili kardeşim,
hemşerim Şeyhmus Tunç uzun bir dönem gençlik
kollarımıza başkanlık yaptı. Sağlık problemlerinden dolayı görevi bıraktı. Bu görevi onun
bıraktığı yerden daha da ileriye götürmek için yola
koyulduk.
Gençlik Kolları olarak bugüne kadar neler yaptınız? Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?
Öncelikle gençlerimizi bir araya getirecek kaynaştıracak etkinlikler yapmaya çalıştık. Çiğ köfte
etkinliği, kahvaltılı buluşmalar ve piknikler…Yine
gençlik kolları olarak ailelerimizin de katıldığı bir
Doğal Park gezisi düzenledik. En çok
önemsediğimiz konulardan biri kültür sanat etkinlikleridir. İngilizce kursu başta olmak üzere çeşitli
kurslar düzenledik. Bu kurslarımız devam ediyor.
Yine derneğimizin yöneticisi Yönetmen-yazar
Mehmet Sait Tunç arkadaşımızın belgesel gösterimi ve söyleşisini gerçekleştirdik. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde kadın kollarımızla birlikte bir panel düzenledik. Panele Eğitim Sen’den bir
eğitim uzmanı katıldı. Bu etkinliklerin hepsine çok
ciddi bir ilgi ve katılım gördük. Bundan sonra da,
gençlik kolları eğitsel kurslara devam edecek.
Tabii, turnuvalar, paneller ve farklı buluşmalarımız
da sürecek.
Alıçlı Köyü’yle yani memleketinizle ilişkiniz
nasıl? Derneğin köye katkısı oluyor mu?
Tabii, köye gidip geliyoruz. Oradan kopmuyoruz. Yakın zamanda da gittik. Köy okulumuzu ziyaret ettik. Çocuklarımızın kıyafet sıkıntısı bize
iletildi. Biz de dernek olarak gençlik kolları
öncülüğünde 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda
köyümüze kıyafet göndereceğiz.
Yöresel derneklerin varlığını
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Başka dernekler hakkında
yorum yapmak benim işim
değil. Ancak ben, Alıçlılılar
Derneği’nin varlığını önemsiyorum ve yararlarını
da görüyoruz. Şöyle açıklayayım. Biz öncelikle bir
köy derneği olarak bu ülkenin bir rengini temsil
ediyoruz, yaşatıyoruz. Ama en önemlisi, biz yok
olan bir şeyleri yaşatıyoruz ve bu değerlerin
ölmediğini gösteriyoruz. Nedir bunlar? Büyük şehirlerin bağrına yerleşen insanlarımızın birbirinden haberi yok. Gençlerimiz akrabalarını ve
memleketini tanımadan büyüyor. Biz bunu ortadan kaldırdık. Ekonomik sıkıntılar, siyasi çalkantılar bu memlekette insanları köksüz ve hafızasız
bıraktı. Biz, hemşerilerimizi bir araya getirerek bu
değerleri yaşatıyoruz. Yaşadığımız kente katkı
sunarken, Mardin’i ve köyümüzü de unutmuyoruz.
Çünkü geçmişi olmayanın geleceği de yoktur.
Yani sadece yöre derneği değiliz diyorsunuz…
Elbette…Bizi bir sivil toplum kuruluşunun çağdaş anlamda yapması gerekenleri yapmaya
çalışıyoruz. Tabii eksikliklerimiz de var. Ancak
bunları da gidereceğiz.
Genel anlamda İzmir’de yaşayan Mardinli
hemşerilerinize baktığınızda neler
söylersiniz?
Bizler, binlerce yıllık tarihimiz,
çok kültürlülüğümüz ve en
önemlisi hoşgörü diyarı olarak Mardin, dünyada
örnek bir kenttir. Bugün,
Mardinliler Türkiye’nin en
önemli büyük kentlerinde
hem sosyal hayatın hem
ekonomik hayatın önemli
bir unsurudurlar. Mardinliler gittikleri her kente kültür
olarak da çok şey katmışlardır. Bugün İzmir için de
aynısını söyleyebiliriz.
Mardinliler, artık İzmir’de her alanda kendini ifade eden önemli bir
topluluktur. Ekonomik ve siyasal göçler
Türkiye’yi kimi noktalarda çok zorlamıştır. Ama
Türkiye halkının birbirini tanıması ve kaynaşması
açısından da farklı olumlu sonuçlar yaratmıştır.
Mardinliler bu sürecin en önemli hoş görü ve kaynaşma aktörlerindendir. Hemşerilerimizin kurduğu Mardinliler Vakfı ve bizim de bünyesinde yer
aldığımız Mardinliler Federasyonu kente ve
hemşerilerimize güç katan önemli kuruluşlar olarak da dikkat çekiyor.
Özellikle belirtmek
istediğiniz bir husus var mı?
Gazeteniz aracılığıyla tüm hemşerilerime ve
İzmir halkına sevgilerimi saygılarımı yolluyorum.
Herkese barış ve huzur dolu yarınlar diliyorum.
ve yeni seçilen
ı
n
a
şk
a
B
çe
İl
li
iğ
li
Ak Parti Ç
hızlı başlayan Çiğ
e
v
re
ö
g
i
er
el
y
ü
s
mecli
makamın’ı
n
la
rs
A
n
sa
a
H
ı
n
Belediye Başka
Ziyarette mecliste
da ziyaret ettiler.
anın Çiğli’ye
şm
lı
ça
lu
m
u
y
u
ek
sergilenec
i vurgulandı.Ak
eğ
ec
n
ö
d
i
er
g
k
ra
hizmet ola
er ve seçilen
n
a
K
r
ü
zg
Ö
ı
n
a
şk
Parti İlçe Ba
mına oturan
a
k
a
m
i
er
el
y
ü
s
li
Ak Partili mec
Hasan Arslan’a
ı
n
a
şk
a
B
e
iy
ed
el
Çiğli B
bulundular
tebrik ziyaretinde
9 meclis üyesi çıkaran Ak Parti’nin iki kadın meclis
üyesi Ayşe Küçük ve Yeter Gören Başkan Arslan’a
başarılar dileyerek, çiçek takdim etti.
BAŞKAN ARSLAN; “DEĞİŞİM BAŞLADI”
Çiğli’ye hizmet için önemli bir görev üstlendiklerinin
altını çizen Başkan Hasan Arslan, “Çiğli’deki değişim kısa
zamanda fark edilecek” dedi. Çiğli için kalıcı ve önemli
işler yapmayı hedeflediklerini bunun için de kısa zamanda
belediyeyi toparlamayı planladıklarını belirten Başkan Arslan, “Özellikle imar konularında çalışma yapacağız.
Çiğli’ye güzel bir meydan kazandırmak, başta Köyiçi Mahallesi’nde olmak üzere imar düzenlemeleri yapmak istiyoruz. Ben yıllardır Çiğli’de ikamet ediyorum, bundan sonra
da buradayım. Görevim bitince iyi işler yaptığımızı
görmek isterim” dedi.
Başkan Hasan
Arslan’a AK
Parti ziyareti
“ORTAK AKILLA HAREKET EDECEĞİZ”
Mecliste de ortak akılla hareket etmenin önemini vurgulayan Başkan Arslan sözlerini şöyle sürdürdü; “Tüm
meclis üyelerimizle sorunsuz bir meclis dönemi geçirmek
önemli. Ben diğer partili meclis üyesi arkadaşlarımın da
görüşlerini almak isterim. Uyumlu çalışmanın önemini
biliyorum. Aklın yolu bir. Hep birlikte ilçemiz için en iyisini yapacağız. Ortak akılla hareket edeceğiz.”
erle Çiğli’nin kalkınıp gelişeceğini ifade eden Kaner şöyle
konuştu; “ Çiğli’yi sizinle birlikte kalkındıralım. Biz
Çiğli’yi iyi tanıyoruz ve sıkıntıları biliyoruz. Özellikle imar
konularında yapılacak düzenlemelerle ilçemizin gelişeceğini düşünüyoruz. Hep birlikte ilçemiz için güzel işler yapmaya hazırız” dedi. (HABER MERKEZİ)
KANER; “ÇİĞLİ’Yİ KALKINDIRALIM”
Ak Parti Çiğli İlçe Başkanı Özgür Kaner de, başarılar
dilediği Başkan Hasan Arslan’a, Çiğli’nin menfaati için
birlikte uyum içinde çalışmaya hazır olduklarını söyledi.
Çiğli’nin ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerini ve birlikte
çözüm üretmeye hazır olduklarını belirten Kaner, birlik ve
beraberliğin önemini vurguladı. Birlikte üretilecek projel-
İŞKUR İŞSİZLERİN SESİ OLABİLİYOR MU?
CHP’li Türeli, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanına İŞKUR’un faaliyetleri ile ilgili
yazılı soru önergesi verdi. ANKARACHP İzmir Milletvekili ve Plan ve Bütçe
Komisyonu Üyesi Rahmi Aşkın Türeli,
İŞKUR’un faaliyetlerini Meclis gündemine taşıdı. Türeli, “Ülkemizde istihdamı
artırmak ve bu kapsamda işsizliği azaltmak amacıyla Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)
faaliyet göstermektedir. Bunun yanında, istihdamın korunması, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve işsizliğin önlenmesi
faaliyetlerine yardımcı olmak
ve işsizlik sigortası hizmetlerini yürütmek üzere oluşturulmuş bulunan İŞKUR’un çalışmalarının yetersiz olduğu, işsizliğe çare olacak bir perspektifi taşımadığı ve yetersiz
bir kaynak yapısına sahip bu-
lunduğu gözlenmektedir” diyerek 2003 yılından bu
yana İŞKUR’un faaliyetleri ile ilgili bilgi istedi.Ülkemizin en önemli sorunlarından birinin
işsizlik olduğunu söyleyen CHP’li vekil,
İŞKUR’a 2003 yılından bu yana iş bulmak
için kaç kişinin başvurduğunu ve bunların
kaçının sürekli bir işe yerleştirildiğini öğrenmek istedi. Ayrıca İŞKUR’un dezavantajlı
gruplarla ilgili ne tür çalışmaları olduğunun bilgisini de isteyen Türeli, engelli ve hükümlü işsizlerin durumunu da Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı’na sordu.
CHP İzmir Milletvekili
Rahmi Aşkın Türeli’nin soruları şöyle:2003-2013 döneminde yıllar itibariyle
İŞKUR’a iş bulma umuduyla başvuran kişi sayısı
kaçtır? -2003-2013 döneminde yıllar itibariyle
İŞKUR’a başvuruda bulunanların yaşa, cinsiyete ve
eğitim durumuna göre dağılımları nasıldır?
-2003-2013 döneminde yıllar itibariyle İŞKUR’a
başvuranlardan kaç kişi sürekli bir işe yerleştirilmiştir?
-2003-2013 döneminde yıllar itibariyle İŞKUR’a
başvuran engelli vatandaşlarımızın sayısı kaçtır?
Bunların ne kadarı sürekli bir işe yerleştirilmiştir?
-2003-2013 döneminde yıllar itibariyle İŞKUR’a
başvuran hükümlü vatandaşlarımızın sayısı kaçtır?
Bunların ne kadarı sürekli bir işe yerleştirilmiştir?
-İşsizlikten en fazla etkilenen dezavantajlı gruplardan olan engellilere ve hükümlülere yönelik olarak Bakanlığınızca yürütülen özel çalışmalar veya
programlar bulunmakta mıdır? Varsa bu çalışmalar
nelerdir?
-İşgücü arzı ile işgücü talebi arasında bir aracılık
yapma işlevi gören İŞKUR’un bu faaliyetleri gerektiği şekilde ve yeterli olarak yerine getirdiğini
düşünüyor musunuz? (HABER MERKEZİ)
4 günde bin
kişiyi ağırladı
Yerel seçimlerde yüzde 71’lik
rekor oy oranıyla seçilen Karşıyaka
Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu
Akpınar, mazbatasını alıp göreve
başlamasının ardından ziyaretçi
akınına uğradı. Tebrik için gelenleri
makam odasında ağırlayan Akpınar,
görüşmelerini 15’er dakikalık aralıklarla yaptı. Ziyaretçiler arasında,
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, eski
belediye başkanı ve Bosna- Hersek
Fahri Konsolosu Kemal Baysak, oda
ve dernek yönetimleri, platform temsilcileri başta olmak üzere çok sayıda Karşıyakalı yer aldı. Son 4 günde,
binin üzerinde kişiyi ağırlayan
Başkan Akpınar, makam kapılarının
her zaman açık olacağını söyledi.
SENDİKALAR TAM KADRO
Akpınar’a ilk tebrik ziyareti DİSK
Genel Başkanı Kani Beko, Ege
Bölge Sorumlusu Memiş Sarı ve
şube temsilcilerinden geldi. Sendika
yönetimi, Başkan Akpınar’a yeni
görevinde başarılar diledi. Örgütlenmeye önem verdiklerini söyleyen
Akpınar “Ben salonlardan değil,
alanlardan geldim. Örgütlü toplumu
önemseyen bir insanım. Yeter ki
örgütlü toplum, halkın mutluluğunu
amaç edinsin. Taşeron bir sistem
sorunudur. Ortadan kaldırmak için
birlikte mücadele edeceğiz” dedi.
Tüm-Bel-Sen yönetimi de Akpınar’a
ziyarette bulundu.
BAYSAK DA ZİYARET ETTİ
Karşıyaka eski Belediye Başkanı
ve Bosna- Hersek Fahri Konsolosu
Kemal Baysak da Başkan Akpınar’ın
ziyaretçileri arasında yer aldı. İzmir
Bosna- Sancak Kültür ve Dayanışma Derneği yönetimiyle birlikte
tebrik ziyaretini kabul eden Akpınar
“Kemal Baysak, ilçe tarihinde iz
bırakan bir siyasetçi. Ondan
öğreneceklerimizin üzerine koyarak,
kalıcı hizmetler yapacağız.
Karşıyaka’yı Türkiye’ye ve dünyaya
anlatacağız” dedi. Baysak ve dernek
yönetimi Akpınar’a, tablo, kitap, çini
işlemeli tabak ve Fatih Sultan
Mehmet’in 1463 yılında Bosna’ya
girişindeki beyannamesini hediye
etti. (HABER MERKEZİ)
Aydın Büyükşehir
Belediyesi
Başkanı Çerçioğlu,
mazbatasını aldı
Çerçioğlu: "Tek amacımız var, Aydın halkına hizmet vermek. Geçen 5
yıllık sürede tüm vatandaşlarımıza
adil ve eşit olduk. Önümüzdeki 5
yıllık süreçte de aynı şekilde devam
edeceğiz"
30 Mart seçimlerinde Aydın
Büyükşehir Belediye Başkanlığına
seçilen Özlem Çerçioğlu, mazbatasını aldı.Aydın Adliyesi önünde
partililer tarafından alkışlarla
karşılanan Çerçioğlu'na mazbatasını alacağı İl Seçim Kurulu'na
kadar CHP Aydın İl Başkanı Barkan
Kalınomuz, Efeler Belediye Başkanı
Mesut Özakçan, meclis üyeleri ve
partililer eşlik etti. Çerçioğlu'na
mazbatasını teslim eden İl Seçim
Kurulu Başkanı Hakim Dural Bilir,
Aydın için hayırlı olmasını dileyerek,
"Parti ayrımı yapmaksızın, dil, cins,
ırk farkı gözetmeksizin tüm Aydın
halkına, bizlere en iyi hizmetleri
sunacağına olan inancımı belirtip
tebrik ediyorum" dedi. Çerçioğlu ise
Aydın halkının kendine gösterdiğe
güvene teşekkür etti. Görev süresi
boyunca vatandaşlar arasında
ayrım yapmadan hizmet edeceğini
ifade eden Çerçioğlu, "30 Mart
akşamı söylediğimi tekrarlıyorum,
seçimler geride kaldı. Tüm belediye
meclis üyelerimizle Aydın halkına 5
yıl boyunca hizmet vermek için AKP,
MHP ve CHP'lisi olarak hep beraber
çalışacağız. Tek amacımız var, Aydın
halkına hizmet vermek. Geçen 5 yıllık sürede tüm vatandaşlarımıza adil
ve eşit olduk, önümüzdeki süreçte
de aynı şekilde devam edeceğiz"
diye konuştu.Mazbatasını aldıktan
sonra adliyeden ayrılışında partililerin çiçek ve plaket verdiği
Çerçioğlu, yürüyerek Aydın
Büyükşehir Belediyesi hizmet binasına gitti, yol boyunca vatandaşları selamladı. (AA)
2014 Per
Cuma
11
17Nisan
ubat 2013
embe
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, "Yurt dışındaki veya yurt içindeki okullar eğitim ve kültür
faaliyeti yaptığı sürece, talim ve terbiye faaliyeti yaptığı sürece kimsenin söyleyecek sözü yoktur
ama bunlar bir ideolojik merkez haline getirilirse, hükümet karşıtı propagandanın üssü haline getirilirse sizin muhalif olduğunuz insanların sizinle muafık olmasını bekleyemezsiniz" diye konuştu
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin
Çelik, "Yurt dışındaki veya yurt içindeki
okullar eğitim ve kültür faaliyeti yaptığı
sürece, talim ve terbiye faaliyeti yaptığı
sürece kimsenin söyleyecek sözü yoktur ama bunlar bir ideolojik merkez haline getirilirse, hükümet karşıtı propagandanın üssü
haline getirilirse sizin muhalif olduğunuz
insanların sizinle muafık olmasını bekleyemezsiniz" dedi. Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısının
ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na
yönelik saldırının ardından siyasi parti üyeliklerine ilişkin bir düzenleme olup olmadığı
sorusu üzerine Çelik, meselenin daha hassas
ele alınması gerektiğini, bu düşüncelerini
diğer siyasi partilerle de paylaşacaklarını
söyledi. Anayasa Mahkemesinin Twitter
kararına ilişkin soru üzerine de Çelik, Yüksek
Mahkeme'ye bireysel başvurunun
kaidelerinin, kurallarının belli olduğunu, hangi konularda bireysel başvuru yapılması
gerektiğinin kurallarının da belli olduğunu
belirtti. "Bizim Yüksek Mahkeme'nin itibarını
korumamız gerekiyor ama her şeyden önce
Yüksek Mahkeme'nin bizatihi kendisinin
itibarını koruması gerekiyor" diyen Çelik,
Yüksek Seçim Kurulunun Ankara seçimleri
kararına ilişkin CHP ve Mansur Yavaş'ın
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru
yapacaklarına dair açıklamalarını eleştirdi.
YSK kararlarına ilişkin başka bir merciye
başvurulamayacağının Anayasa hükmü
! ""
!!""
!" !" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nun
74'üncü birleşiminde konuşan Başbakan Yardımcısı
Beşir Atalay, "Çözüm sürecinde kararlıyız. MİT burda
çok önemli görev görüyor." şeklinde konuştu
TBMM Genel Kurulu'nun 74'üncü
birleşimi saat 14.00'te yoklama
yapılarak açıldı. TBMM Başkanvekili
Meral Akşener'in yönettiği birleşimde,
AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin
ile AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan
Kavaklıoğlu'nun TBMM Başkanlığı'na
sunduğu ve komisyonda kabul edilen
'Devlet İstihbarat Hizmetleri ve MİT Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi' genel kurulda
görüşülmeye başlandı. MİT yasasını
eleştiren BDP Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan, "007 yeni Türkiye'nin filmi olacak maalesef." dedi. Korkusunun,
Kılıçdaroğlu'na yumruk atanlara
madalya takılacak olması olduğunu
öne süren Kaplan, "Çünkü onlar vatanmillet için yumruk attığını sanıyor." ifadelerini kullandı. Gizli dinlemelerin
bütün demokratik ülkelerde Meclis
denetimi altında olduğuna dikkat
çeken Kaplan, bu denetim getirilmediği
takdirde yasayı çıkaranların ayağına
dolaşacağını vurguladı ve 'giyotin'
örneğini verdi. CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ da MİT yasasını
eleştirdi. Başbakan Yardımcısı Beşir
Atalay, "Çözüm sürecinde kararlıyız.
MİT de burda çok önemli görev görüyor. Kararlıyız." dedi. MİT'in çalışmaları
hakkında bilgi veren Atalay, büyük
ülkelerin en önemli kurumlarından
birinin istihbarat birimleri olduğuna
dikkat çekti. Teknik istihbarat toplama
kaynaklarının insan istihbarat
toplaması kadar önemli olduğunu vurgulayan Atalay, GES Komutanlığı'nın
MİT'e devredildiğini hatırlattı. Yeni
yasayla birlikte MİT'in yurt dışında
herkesin menfaatine çalışmaları
olacağını belirten Atalay, şu an MİT'in
yaptığı çalışmaların büyük
çoğunluğunun yasalardan ziyade gizli
yönetmeliklerle yürütüldüğüne dikkat
çekti. Bu yasayla birlikte MİT'in,
çalışmalarını yönetmelikle değil yasal
zeminde yürüteceğini dile getiren Atalay, MİT'in saydamlığı açısından da
yasanın çok önemli olduğunu kaydetti.
Atalay, "Bakanlar Kurulu hukuk dışı talimat mı verecek? Hiçbir kurum hukuk
dışı talimatları uygulamaz.
Bakanlar Kurulu da hukuk dışı bir
talimat vermez." diye konuştu.
Basın maddesinin önerilerle yeniden
şekilleneceğini anlatan Atalay, finansal
verilerin güvenirliliği konusunda kamuoyun yanlış bilgilendirildiğini
savundu.
MİT'in istihbari dinlemeyi mahkeme
kararıyla yaptığını öne sürdü. Akşener,
birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak
üzere kapattı. (CİHAN)
olduğunu ifade eden Çelik, "Bu kadar netken,
CHP'liler neredeyse yemek tariflerini
Anayasa Mahkemesine soracaklar, böyle bir
şey olabilir mi" dedi. Bireysel başvuru
hakkının suistimal edilmesi, kötüye
kullanılmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Çelik, "Twitter kararı konusunda
Anayasa Mahkemesi çok büyük bir yanlışa
imza atmıştır. Twitter, uluslararası bir şirket,
ticari faaliyet yapıyor. Yarın Twitter ben kendimi kapatıyorum dese Anayasa Mahkemesi
'Siz, Türkiye'deki ifade özgürlüğünü engellediniz' diye karar mı verecek. Türkiye'deki,
dünyadaki ifade özgürlüğü Twitter ile mi
sınırlı" diye konuştu.Hüseyin Çelik,
"İnsanların haysiyetine, şerefine yönelik
yapılacak yayınlar ifade özgürlüğü
kapsamında kabul edilemez, insanlığa karşı
haysiyet cellatlığı ifade özgürlüğü
kapsamında değerlendirilemez. Twitter,
Türkiye'yi muhattap almıyor. Türk
mahkemelerini ciddiye almayacak, Türkiye'ye
vergi vermeyecek, muhattaplık mekanizması
oluşturmayacak. Bize müstemleke muamelesi yapacak ama Fransa'ya, İngiltere'ye, Almanya'ya, Hindistan'a başka türlü
davranacak fakat bizim mahkemelerden
alınacak kararları uygulamayacak" ifadelerini
kullandı. Twitter'in bireysel hesapları
kapatmayı kabul etmediğini, bu nedenle bu
yola gidildiğini anlatan Çelik, "Anayasa
Mahkemesi, Twitter ile verdiği kararda çok
büyük bir yanlışa imza atmıştır, temenni ederim bir daha böyle bir yanlışa imza atmaz. Yüksek Mahkeme'nin saygınlığını korumak hepimizin görevidir ama öncelikle kendisinin
görevidir" dedi. Hüseyin Çelik, yurt dışındaki
Türk okullarının kapatılıp kapatılmaması
konusunda bir düşünce ya da hazırlık olup
olmadığı sorusu üzerine de şunları kaydetti:
"Bu okullarla ilgili olarak başta
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişleri Bakanı
ve ilgili bütün bakanlar bütün iktidarımız
boyunca bu okullar için adeta şemsiye görevi
görmüştür, bu okullara ihtimam göstermiştir.
Milli Eğitim Bakanlığım döneminde gittiğim
her yerde önce bu okulları ziyaret ettim, 3
çocuğumu bu okullara verdim, bu okular
eğitim ve kültür faaliyeti, talim ve terbiye
faaliyeti yaptığı sürece bunlarla hiç kimsenin
problemi olmaz, ama birileri bu okulları Türk
hükümeti ve AK Parti aleyhtarının üssü haline getirirse orada bir problem var demektir.
Kendi ülkesini bir diktatörlük, kendi ülkesinin
başbakanını bir diktatör olarak takdim eden,
AK Parti'yi, hükümeti El Kaide ile koyun
koyunaymış gibi gösteren, AK Parti hükümetini İrancı diye nitelendiren bir anlayış, bu
okulları da kendi emellerine alet ederse bu
okullarla ilgili beslenen sempatinin antipatiye
dönüşmesinden kimsenin şikayeti olmaz.
Türkiye, İran ile ticaret yapar, doğ alır, petrol
alır, verir. Türk hükümeti İrancı, Rusyacı,
Amerikancı olamaz, Türk hükümeti, bizim
hükümetimiz olsa olsa Türkiyeci olur. Rusya
bizim çok önemli ticari partnerimizdir, bu
Türkiye'yi Rusyacı yapmaz. Selam diye bir
terör örgütü icat edeceksiniz, bazı AK Parti'lileri bununla ilişkilendireceksiniz. Bu
faaliyetle kime selam veriliyor, kimi memnun
etmek için bu yapılıyor? Yurt içindeki okullara
giden milletvekillerimizin çocukları, onların
yakınlarının gittiği sınıflarda bile Sayın
Başbakan ile ilgili, hükümetimiz, iktidarımızla
ilgili öyle laflar edildi ki taşa vursanız, taş
yarılır. Bu söylemler içinde bulunduğunuzda
herkesi sağır, kör kabul etmek hangi
mantığın ürünü."Çelik, İstanbul merkezli
operasyonlarının yapıldığı günden itibaren
son derece hassas dil kullanmaya özen gösterdiklerini, bir mümini küstürmemek için
gayret ettiklerini kaydederek, "Allah'ın rızası
başkasının rızasına dönüştüğü zaman karşı
tarafın oturup bunu seyretmesini bekleyemezsiniz. Yurt dışındaki veya yurt içindeki
okullar eğitim ve kültür faaliyeti yaptığı
sürece, talim ve terbiye faaliyeti yaptığı
sürece kimsenin söyleyecek sözü yoktur ama bunlar bir ideolojik merkez haline getirilirse, hükümet karşıtı propagandanın üssü
haline getirilirse sizin muhalif olduğunuz
insanların sizinle muafık olmasını bekleyemezsiniz" diye konuştu. Bir gazetecinin, CHP
Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in,
Kılıçdaroğlu'na saldıran kişinin Elmadağ
Belediye Başkanı Gazi Şahin ile yakınlığı
olduğunu ve bazı AK Parti milletvekilleriyle
ilişkisi bulunduğunu, saldırı öncesinde banka
kredisinin kapatıldığını ileri sürdüğünü
anımsatması üzerine Çelik, Gürsel Tekin'in
iddialarının doğru olmadığını, Gazi Şahin'in
de o kişiyle yakınlığı olmadığını, tanımadığını
ifade ettiğini söyledi. Hüseyin Çelik,
cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle birlikte etkin bir başbakan ile
cumhurbaşkanının karmaşa ortamı
yaratacağına ilişkin açıklamalar
bulunduğunun anımsatılarak, bu karmaşanın
giderilmesi için bir anayasa değişikliğinin
olup olmayacağı sorusuna da şöyle yanıt verdi: "30 Mart seçimlerini tam anlamıyla
konuşmadan, konuşamadan bunun üzerinde
gerekli tahliller yapılmadan gündemimize nur
topu gibi bir çocuk geldi, cumhurbaşkanlığı
seçimi. Bu konuyu magazinleştirmenin doğru
olmadığını düşünüyorum, bu konuda söylenmesi gereken her şeyi daha önce ifade ettim
ama eğer bir anayasa değişikliği olacaksa
Uzlaşma Komisyonunda bunlar günlerce
konuşuldu, tartışıldı. Seçime az bir zaman
kalmışken, seçim kapıya dayanmışken, böyle
bir düzenleme yapılması gerektiğini birçok
arkadaş ifade ediyor. Ama bu gerçekleşir mi
bundan emin değilim, ben şahsen bu saatten
sonra bir anayasa değişikliği yapılabileceğine
inanmıyorum."AK Parti Genel Başkan
Yardımcısı Çelik, bir gazetecinin TÜRGEV'e
yurt dışından 99 milyon küsur bağışın tek seferde yapıldığı bilgisinin Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç tarafından kamuoyu ile
paylaşıldığını ifade ederek, "Böyle bir bağışın
yapılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz. Bu
paranın ilk önce Sayın Bilal Erdoğan'ın
hesabına, oradan TÜRGEV'in hesabına
aktarıldığı iddiasını nasıl değerlendirirsiniz"
sorusuna da şöyle yanıt verdi: "Bu bağış 100
milyon dolardır. 99,999 falan denilen
bankaların online aktarma yaptıklarında
aldıkları komisyondur, bu 100 milyon dolardır.
Türkiye'de birçok vakıf, dernek var, bunların
hangi ölçülerde bağış alıp alamayacağı
yasalarla belirlenmiştir. Bu vakıf özellikle kız
çocuklarına yurt yapıyor, eğitimi destekliyor.
Yolsuzluk yapmak isteyen birisi, bunu gizli
saklı yapmak isteyen birisi bunu bankalar
aracılığıyla böyle bir şey yapar mı? Bu gönderen belli, alan belli, hangi amaçla
gönderildiği belli. 10 tane Alman vakfı
sayayım, Türkiye'de bazı vakıflarla işbirliği
yapıyorlar. Eğer amaç müşterekse, yapılan iş
makul, meşru ve mantıklıysa gönderen kişi
senden bir şey beklemiyorsa, bu bir beklenti
karşılığı değilse bunu yolsuzluk gibi lanse etmek hangi vicdanla bağdaşır. Vakıf belli, senedi belli, yaptığı faaliyetler belli, yönetim
kurulu üyeleri belli ve Vakıfbank üzerinden
gelmiş, mesele bu kadar açık."Çelik, Bingöl
belediye meclis üyeliğinden istifa eden AK
Partili kadın üyeye ilişkin soru üzerine de
Bingöl Belediye Başkanı Yücel Barakazi'nin
iddia edilen sözlerine ilişkin bir açıklaması,
görüntüsü bulunmadığını söyledi. İstifa eden
kadın üyenin, seçim sürecinde belediye
başkan yardımcısı veya başkan vekili
olacağına dair kendisini şartlandırdığını
böyle olmayınca da istifa yolunu tercih
ettiğini belirtti. İstifa eden kadın üyenin öncelikle parti yönetimiyle durumu paylaşması
gerektiğini ifade eden Çelik, Genel Merkez
teşkilatı ve kadın kollarının bu konuya son
derece hassas davrandığını kaydetti.
Hüseyin Çelik, birkaç il ve ilçeyle sınırlı olarak
YSK'ya itirazların devam ettiğini anımsatarak,
"Demokrasiye, halkın iradesine, sandığın ortaya koyduğu mesaja hepimiz kulak verelim,
hiç kimse mağlubiyetini, mağduriyet
edebiyatıyla örtbas etmeye kalkmasın" diyerek açıklamalarını bitirdi. (AA)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
KÜRESEL-MÜRESEL
Sevim
Varlıklar
Facebook: sevimvarliklar1
Twitter: @sevimvarliklar
17Nisan
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
8 GÜNCEL 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
B
ornova Belediye Başkanı Yüksek Mimar Olgun
Atila, Bornova Kaymakamı Dr. Kadri Canan’ı ziyaret etti. Başkan Atila, Bornova’nın turizm potansiyelini harekete geçireceklerini söylerken,
Kaymakam Dr. Kadri Canan başarı dileklerini iletti.
Bornova Belediye Başkanı Yüksek Mimar Olgun
Atila, Bornova Kaymakamı Dr. Kadri Canan’ı ziyaret
etti. CHP İlçe Başkanı Fatma Doğru ve CHP’li Bornova Belediye Meclis üyelerinin de katıldığı ziyarette
Bornova’da daha iyi hizmetlerin üretilebilmesi için
yapılması gerekenler konuşuldu. Bornova’nın çok dinamik bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Bornova
Elektrikler Kesildi,
Köşemi Yazamadım
30 Mart 2014
-Elektrikler kesildi.
-Oylar sayılıyor.
31 Mart 2014
-Oylar sayılıyor.
-“Yavaş mı, Gökçek mi? Topbaş mı Sarıgül mü?
Yalova kimde, Antalya el değiştirdi”
1 Nisan 2014
-Oylar sayılıyor.
-Bugün değişik birşey oldu: Şakalar yapılıyor.
Tabiki siyasi.
2 Nisan 2014
-Oylar sayılıyor.
3 Nisan 2014
-Oylar sayıl....
Pardon ben hala sayılıyor sandım. Bugün değişik
birşey oldu. Yani bilimsel bir açıklama geldi:
Trafoya kedi girmiş.
-Twitter sessiz sedasız açıldı.
6 Nisan 2014
-Ağrı’da seçimler iptal. Zaten hala Ağrı’nın
seçim sandığı varmayan köyleri var.
-Konak Meydanı’ndan metroya doğru yürüyorum. Her yer çekirdek (çiğdem) pisliği, kösele
ayakkabılarını çıkarıp oturmuş amcalar, ablalar
piknik tüpleri dibinde bacaklarını uzatmış yatıyor.
Keyiflerini kıskanmıyorum haşa! Ama bir de o
sağa sola attıkları plastik şişeler yerden alınsa, o
kağıtlar, torbalar güzelim meydanın görüntüsünü
mahvetmese. Artık birileri insanlara en azından
bunu öğretse?
-Oy sayımı bitti. Her yer leş gibi. Sayın CHP,
AKP, BDP, MHP ve diğerleri. Kutlarım
başarınızdan ötürü ve tüm belediye başkanlarına
yeni dönemde başarılar dilerim. Amma velakin...
***
Türkiye aynı Türkiye. O Hollywood'a taş çıkartacak apokaliptik senaryo dahilinde 30 Mart'a dek
filler tepişti, çimenler ezildi.
Ve aynı çimenlere şimdi, o ezilenler, intikam alır-
Bir yazar olduğunuzu varsayalım: bu hikayedeki
esas hatayı düzeltmek isteseniz, neresinden tutardınız?
***
Seçim her seçimki tutuculuğuyla yine gençlere
yaramadı. Ve ilginç olan şu ki, artık Türk halkı
her yerde siyaset yapıyor. Kahvede, vapurda,
parkta, otobüs beklerken, tuvalette gazete
okurken, kapıcı çöpleri toplarken...Bıraksalar
ülkeyi devralacak bilgi ve donanıma sahip bir
kitle yetişiyor.
Gel gör ki...Hepsi o aslında Konak meydanında ayakkabılarını çıkarıp, sağa sola yediği
yemeğin ambalajını atan, çimde sigara söndüren,
bisikletlerin üzerinde zıplayan kitlenin ta kendisi.
Diyeceğim o ki, Twitter’ım bugünlerde açık
ama çevrem karanlık. Bir de üstüne elektrikler
kesildi, sayamadık oyları. Pardon yanlış oldu,
köşeyi yazamadım diyecektim. Yani trafoya kedi
girdi. Girmiş daha doğrusu.
Yine tek bir suçlu var köşem geciktiyse. Yine tek
bir suçlu var çevremiz kirliyse. Tertemiz bisikletler vandalizme kurban giderse...
Şüphesiz o da kedinin ta kendisi.
Romanya'dan gelen öğrenciler
Aydın'da kuş gözlemi yaptı
D
idim ve Romanya'daki iki okulun ortaklaşa hazırladıkları "Haydi kuşları izleyelim" projesi kapsamında Romanya’dan gelen
öğrenci ve öğretmenleri, Doğanbey köyünde
kuş gözlemi gerçekleştirdi. Didim'deki Esra
Karakaya Anadolu Lisesi ile Romanya Satu
Mare Liceul Teoretic German okulundan 50
öğrenci ve 16 öğretmen, kuş gözlemi ile
kuşları doğal yaşam alanlarında tanıma ve koruma duyarlılığını arttırma amacıyla hazırladıkları "Haydi kuşları izleyelim" projesi
kapsamında Didim'e bağlı Doğanbey köyüne
geldi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 4. Bölge
Aydın İl Şube Müdürlüğü ile Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parklar
Müdürlüğü tarafından karşılanan öğrenci ve
öğretmenlere, Büyük Menderes Deltası ve
Milli Park hakkında bilgi verildi. Orman ve Su
İşleri Bakanlığı 4. Bölge Aydın Şube Müdürü
Nihat Andaç, burada yaptığı bilgilendirme
toplantısında, uluslararası öneme haiz kuş
alanı niteliği taşıyan Büyük Menderes Deltası
ve Bafa Gölü tabiat parkında yapılan gözlem
gezilerinin öğrenciler adına farkındalık anlamında çok şey katacağını ifade etti. Dilek
Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli
Park Müdürü Erdinç Kutsal tarafından da
bölge ve kuş türleriyle ilgili bilgilendirme
sunumu yapıldı. Daha sonra öğrenciler,
bölgede kuş gözlemine katıldı. (AA)
ürk Eğitim Sen İzmir Şube
Başkanı Merih Eyyüp Demir,
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 2014 yılı il ve ilçe ile şube müdürlükleri kadrolarına atama yapılması
için yapılan sınavlarda komedi
yaşandığını iddia etti. Sendika binasında bir basın toplantısı
düzenleyen Demir, “MEB bünyesinde
geçtiğimiz 29 Aralık’ta bir sınav
yapıldı. Bu sınav, MEB taşra teşkilatı
görevde yükselme sınavıydı.
Arkadaşlarımız yazılı sınava girdiler.
Yazılı sınav, sözlü sınava girebilmek
için yapılmış. Yazılı sınavdan 70 alanlar, sözlü sınava girme hakkı kazandı.
Buradaki komedi, yazılı sınavın
mülakatta hiçbir ehemmiyeti olmaması. 70 alınca sadece sözlü sınava
girme hakkı elde ediyorsunuz, burada
torpil devreye giriyor.” dedi.
17Nisan
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
9 GÜNCEL 11
Belediye Başkanı Yüksek Mimar Olgun Atila,
“İlçemiz üniversite ve sanayisiyle öne çıkıyor. Biz,
Homeros Vadisi, Yeşilova Höyüğü, tarihi evleri ve
doğal güzellikleri ile Bornova’nın aynı zamanda bir
turizm kenti olması için çalışacağız. İlçemizin turizm
potansiyelini harekete geçireceğiz.” dedi.
Bornova’yı kendilerine oy verip vermediğine
bakmadan tüm vatandaşlarla birlikte yönetmeyi
amaçladıklarını hatırlatan Başkan Olgun Atila,
“Seçimde vatandaşlarımızın oylarını aldık, şimdi de
fikirlerini alacağız. Güleryüzlü belediyecilik anlayışı
doğrultusunda herkesi kucaklayan bir yapı oluştura-
cağız” diye konuştu. Bornova Kaymakamı Dr. Kadri
Canan da, Bornova Belediye Başkanı Yüksek Mimar
Olgun Atila’yı göreve seçilmesinden dolayı tebrik ederek, hayırlı olsun dileklerini iletti.
Bornova’ya hepbirlikte güzel hizmetler yapacaklarının altını çizen Dr. Kadri Canan, “Bornova
hareketli yapısından dolayı hizmete çok ihtiyaç duyan
bir ilçe. Başkan Atila’ya görevinde başarılar diliyorum” dedi. CHP Bornova İlçe Başkanı Fatma Doğru
da Bornova’da seçim dönemini sıkıntısız atlattıklarını
belirterek, “Güzel bir seçim dönemi geçirdik” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Sağlıkta dönüşüm projesi için
üniversiteye de yetki verilmeli
Sağlıkta dönüşüm programının çok yararlı olduğunu ancak projenin üniversite
ayağında sıkıntılar yaşandığını söyleyen YÖK Üyesi Prof. Dr. M. Murat Tuncer,
“YÖK olarak, üniversiteler olarak yıllardan beri belirtiyoruz: Bu sağlıklı
dönüşüm programı içeresinde üniversiteler ayağında, tıp fakültesi hastaneleri
bazında bazı aksaklıklar var. Üniversiteler bazında eğitim ile birlikte sağlık
uygulamasının da üniversiteye gerekli yetkiler verilerek çözülmesi lazım" dedi
İ
zmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
ve Sağlık Bakanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği “Birlikte Kullanım ve İşbirliğinde Güncel
Yaklaşımlar” sempozyumu İKÇÜ
Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Merkez Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Yurt
genelinden katılımın sağlandığı
sempozyuma YÖK Üyeleri Prof.
Dr. M. Murat Tuncer, Prof. Dr.
Mehmet Emin Yılmaz, Sağlık
Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Uzm. Dr. Zafer Çukurova, Kamu
Hastaneleri Kurumu Başkanı Prof.
Dr. Ali İhsan Dokucu, Türkiye
genelinden Rektörler, Tıpta Uzmanlık Kurulu Üyeleri, Tıp Fakültesi Dekanları ve akademisyenler
katıldı.Sempozyuma katılan
konuşmacılar, birlikte kullanım ve
işbirliğinde güncel durum ve
mevcut modeller, hukuki ve mali
durumlar konularında fikir
alışverişinde bulundu.
“Hükümetin Taviz Vermeyeceğine İnancımız Tam”Sempozyumun açılış konuşmasını
yapan İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı
Prof.Dr.Mehmet Ali Malas, birlikte
kullanım ve işbirliği ile ilgili
2011’de çıkan yönetmelik son-
rasında yükseköğretim kuruluna
ait 15 üniversitenin, Sağlık
Bakanlığı hastaneleri ile birlikte
kullanım protokolü imzalandığını
hatırlatarak bu işbirliğinin 3 yıldır
devam ettiğini belirtti.
“Önümüzdeki süreçte görünen o
ki birlikte kullanım ve işbirliği
devam edecek. Bunda hükümetin
ve yönetici erkin taviz vermeyeceği kesin” diyen Prof.Dr.Malas,
sempozyumu önümüzdeki
süreçte birlikte kullanım ve işbirliği ile birlikte güncel yaklaşımlar
veya bu iş birlikteliğinin değerlendirilmesi amacıyla düzenlediklerini söyleyerek katılan ve
destek veren yetkili kurumlara
teşekkür etti.
“Zorlukları Birlikte Aşacağız”
Açılışta konuşan Sağlık Bakanlığı
Müsteşar Yardımcısı Uzm. Dr.
Zafer Çukurova, birlikte olmanın,
işbirliği ve ortak çalışmanın çok
zor, taraf olmanın çok kolay
olduğu coğrafyada birlikte olmayı
başarma mecburiyetinde olduklarını vurgulayarak, “Ülkemiz insanının kaliteli sağlık hizmetine
her koşulda ulaşması nihai hedefimizdir. Daha kaliteli bir eğitim
amacı ile yapılan işbirliği pro-
'SÖZLÜ SINAVDA TUHAF
TUHAF SORULAR'
MEB atamalarında şaibelerin ayyuka çıktığını, sözlü sınavlarda "tuhaf tuhaf" sorular sorulduğunu ifade eden
Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Demir, “Komedi ve torpiller yaşanıyor. Daha önce atama için yazılı sınavla
sözlü sınavın ortalamasını alıyorduk. Müdür atamalarında ek bir geçmişe dayalı kariyer çalışmalarını
da alarak, bunların toplamını birleştirerek ortaya çıkan
puanla arkadaşların ataması yapılıyordu. Şimdi ne
oldu? Şimdi bu kalktı, insanlara, ‘Sen bir yazılıya gir, 70
al, sözlüye girme hakkı kazan.’ deniyor. Sözlüde de torpil ayyuka çıktı.” şeklinde konuştu. Demir, MEB’deki
atamalarla ilgili müracaatların 4-10 Nisan 2014
arasında yapıldığını, atamaların ise 16 Nisan tarihinde
yapılacağını sözlerine ekledi.
(CİHAN)
M
anisa çevresindeki ormanların
ve Spil Dağı Milli Parkı'nın,
yangın riskine karşı korunması
amacıyla, 2015-2020 yıllarını kapsayan ve 2 milyon 500 bin liraya
mal olacak Manisa Yangına
Dayanıklı Orman Tesisi Projesi
tanıtıldı. Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu, Valilik Toplantı
salonunda Vali Yardımcısı Necmettin Yalınalp başkanlığında toplandı.
Toplantıda, 2013 yılı değerlendirildi, 2014 yılında kamu kurum
ve kuruluşlarının üstleneceği
görevler kararlaştırılarak mevcut
imkanlarla yapılacak etkin mücadeleye ilişkin bilgi sunuldu. Toplantıda
Manisa Orman İşletme Müdürü
Yalçın Akın tarafından, Manisa ili
çevresindeki ormanlar ve Spil Dağı
Milli Parkı'nın, 2015-2020 yıllarını
kapsayacak ve 2 milyon 500 bin li-
İ
“ÜNİVERSİTEYE GEREKLİ
YETKİLER VERİLMELİ”
YÖK Üyesi Prof. Dr. M. Murat
Tuncer ise konuşmasında sempozyumdan çıkacak kararlar ve
somut verilerin işbirliği protokolünün daha verimli ve daha
başarılı bir şekilde yürütmesine
zemin hazırlayacağını ifade etti
ve: “Ülkemizde son 10 yıl içinde
uygulamaya konulan, özelliklede
son 5 yıl içeresinde de fiilen kendisini gösteren sağlıkta dönüşüm
programı kapsamında hakikatten
çok önemli ve başarılı çalışmalar
yapıldı. Sonuçları somut bir şekilde gördük” şeklinde konuştu.
“Ancak şu da bir gerçek; YÖK
olarak, üniversiteler olarak yıllardan beri belirtiyoruz: Bu sağlıklı
Orman yangınlarına
kameralı çözüm arayışı
raya mal olacak Manisa Yangına
Dayanıklı Orman Tesisi Projesi
tanıtıldı. Projenin amacının söz
konusu ormanların yangın riskine
karşı korunması ve çıkması
muhtemel orman yangınlarında
büyük alanların kaybedilmemesi
olduğu vurgulandı.
Yangınlar helikopter
kameralarından izlenecek
Orman Genel Müdürlüğünün
yeni aldığı ve teslimatı bu yıl
yapılacak helikopterler sayesinde
yangınları canlı olarak izleneceğini
kaydeden İzmir Orman Bölge
Müdürü İbrahim Aydın ise "Helikopterlerimize monte edilen kamera sistemi ile orman yangınlarını
internete bağlı bilgisayardan canlı
olarak izleyebilecek teknolojiye
kavuşuyoruz" diye konuştu. (AA)
Manisa'da Hafsa
Sultan alarmı
tokollerinin tıpta uzmanlık
eğitimi başta olmak üzere sağlık
profesyonellerini yetiştirmeyi
hedeflemelidir” şeklinde
konuştu. Ortak çalışma
kültürünü geliştirmenin zorluğuna değinen
Uzm.Dr.Çukurova, buna rağmen
birlikte başarma zorunluluğu nedeni ile bu zorluğun zaman
içerisinde aşılacağına inandığını
belirtti.
dönüşüm programı
içeresinde üniversiteler ayağında,
tıp fakültesi hastaneleri bazında
bazı aksaklıklar var” diyen
Prof.Dr. Tuncer, bu sorunların
aşılması adına bazı adımların
atıldığını hatırlatarak: “Üniver-
TÜRK EĞİTİM SEN ŞUBE BAŞKANI:
MEB atamalarında komedi yaşanıyor
T
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
Bornova’da turizm zamanı
casına pislik bırakıyor. Çünkü herkes
hakettiiği gibi yönetiliyor. O kösele
ayakkabıdan çıkan ayaklar, şehrin ortasındaki piknik tüpü, papatyanın
dibinde sönen izmarit, uçuşan çiğdem
kabukları... İşte onlar anlatsın
Türkiye’nin halini. Siz istediğiniz
belediyeyi alın, insanlarınızın alışkanlıklarını alamazsınız. İstediğiniz yere
hizmet götürün, eğitimsiz hizmetin
erozyona uğrayacağını bilin.
Bir sabah tanık olduğum olay ne
demek istediğimi anlatır belki: İzmir
belediyesinin BİSİM (Kıyı şeridinde
saatlik bisiklet kiralama) uygulamasına ait yepyeni bisikletlerin üzerinde 10 yaşlarında 3-5 çocuk
zıplıyordu. Kilitli bisikletleri sökmek
için adeta kırarcasına hırslıydılar. Yanlarına gittim sordum: “Bu bisikletleri bozarsanız
parasının anne ve babanızın cebinden çıkacağını
biliyor musunuz?” Cevap hazırdı: “Hayır”. Bu
arada bisikletlerden suçlu bir şekilde indiler.
Sabırla açıkladım: “Onlar kilitli. İlla ki binmek isterseniz 2 TL ödemeniz lazım. Gidin iskeledeki
bisiklet istasyonundan nasıl yapıldığını öğrenin”
Ellerini ceplerine attılar. Hepsi ceplerindeki son 1
TL’leri koydu ortaya, ve saydılar. Tüylerim ürperdi onlar parayı denkleştirmeye çalışırken. Akabinde dönüp merakla sordular, “Nerede abla o
istasyon?”... Oysa ki herşey bisikletlerin
yanıbaşında yazılıydı. Panoya baksalar bisikletleri nasıl kullanabileceklerini görecekler, böylece
vandalizme gerek kalmayacaktı. Sırtlarında okul
çantaları vardı, “okuma-yazmaları vardır” diye
tahmin ettim.
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
siteler bazında eğitim ile birlikte
sağlık uygulamasının da üniversiteye gerekli yetkiler verilerek
karşılıklı işbirliği içerisinde değerlendirilmesi gerekir” dedi.Gün
boyu süren sempozyuma katılanlar oturumlarda birlikte kul-
lanımda güncel durum ve mevcut
modeller, birlikte kullanımın
Türkiye’deki geçmişi, hukuki ve
mali durumu, tıp eğitimi ve sağlık
hizmeti sunumu açısından önemi
gibi konularda fikir alışverişinde
bulundu.(HABER MERKEZİ)
Kipa’dan Yalova
Üniversitesi’ne
kütüphane desteği
Gerçekleştirdiği projeler ve etkinlikler
ile eğitim ve meslek hayatlarında
gençlere fırsatlar yaratmayı sürdüren
Kipa’nın “Toplum Elçileri”, Yalova
Üniversitesi Kütüphanesi’ne bağışladığı
kitaplarla öğrencilerin eğitim hayatını
destekliyor. Perakende zinciri Kipa
çalışanlarından oluşan Toplum Elçileri,
bu kez de Yalova Üniversitesi
Kütüphanesine bağışladığı kitaplarla,
sadece üniversiteye değil, Yalova’ya
katkıda bulundu.Yetkililer tarafından
bildirilen ihtiyaç listesi doğrultusunda,
üniversiteye farklı ders konularında
kitap bağışında bulunan Toplum Elçileri,
bu sayede öğrencilerin eğitim hayatını
kolaylaştırmayı hedefliyor. Kütüphanenin aynı zamanda Yalova halkına da
açık olması, Toplum Elçileri’nin
bağışladığı kitaplardan tüm halkın faydalanmasını da mümkün hale
getiriyor.Yalova Kipa İK Şefi Katibe
Atik, Grup Müdürü Süleyman Çotuk ve
Toplum Elçisi Didem Kayıkçı’nın çabalarıyla gerçekleştirilen proje, 10 bin
öğrenciye ve yaklaşık 300 öğretim
görevlisine ev sahipliği yapan Yalova
Üniversitesi tarafından da büyük ilgiyle
karşılandı. Üniversitenin Sosyal Sorumluluk Proje Müdürü Beytullah Demir,
Kipa Toplum Elçileri’nin sağladığı
destekten memnuniyet duyduklarını
ifade ederek, “Üniversite olarak, ilk kez
bir kurumun çalışanlarının gönüllü
faaliyetleri ile böylesi bir etkinliğe imza
attıklarını gördük ve çok mutlu olduk.
Bunun örnek olması ve yaygınlaşması
temmennisi ile, seminer ve konferanslarımızda bahsedeceğiz” dedi.
Kipa Hakkında:Kipa (Kitle Pazarlama,
Lojistik Ticaret, Gıda Sanayi A.Ş.), 24
ilde 190’ı aşan mağazası, 19 noktada 35
AVM’si ve 9 binin üzerinde çalışanıyla
Türkiye’nin en önde gelen perakendeci
kuruluşlarından biridir. İzmir’de 1992
yılında 100 ortaklı bir girişim olarak kurulan Kipa’nın ilk mağazası Bornova
Kipa 1994 yılında faaliyete geçmiştir.
Kısa sürede Ege’nin yıldızı haline gelen
kuruluş, 2003 yılında dünyanın sayılı
perakende zincirlerinden Tesco ile birleşmiş ve Türkiye’nin önde gelen çok
kanallı perakendecileri arasında yerini
almıştır. (HABER MERKEZİ)
l Kültür ve Turizm Müdürü
Erdinç Karaköse, 474. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali'nde Hafsa Sultan'ı
canlandırmak isteyen adayların
başvurusu için standı açtıklarını
söyledi. Karaköse, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, bu yıl 474.'sü
düzenlenecek etkinliğin önemli kişiliklerinden birinin Hafsa Sultan
olduğunu, onun vasiyeti sonucu bu
etkinliğin gelenekselleştiğini belirtti.
Bu yılki etkinlik için "Festivalin
Sultanı Siz Olun" sloganıyla bir
yarışma başlattıklarını ve yarışmaya
başvuranlar arasından festivalde
"Hafsa Sultan"ı canlandıracak
kişinin seçileceğini kaydeden
Karaköse, şöyle konuştu: "Festival,
günümüzde belki de dünyanın en
eski sağlık geleneğini kutlanmasıdır.
Biz de Manisa'daki bilinci arttırmak
ve festivale anlam katmak için Kanuni Sultan Süleyman gibi Osmanlı
İmparatorluğu'nun en önemli kişiliğinin annesi olan Hafsa Sultan'ın
hem bugün gönüllerde yaşamasını
sağlamak, hem de festivalin ilgi ve
heyecanını arttırmak için yarışma
düzenliyoruz. Yarışmaya geçmiş
yıllarda ortalama 150 müracaat
oluyordu. Daha fazla kişiyi dahil
etme düşüncesiyle şehrin işlek caddesinde bulunan il müdürlüğü binası
önüne stant oluşturduk. Bu sayede
yarışmadan haberdar olmayanları
bilgilendirip, müracaatları alıyoruz."
"Hafsa Sultan" yarışmasına başvuruların 15 Nisan'da sona ereceğini
belirten Karaköse, ilk elemelerin
ardından seçimin 19 Nisan'da
gerçekleştirileceğini bildirdi.
474. Uluslararası Manisa
Mesir Macunu Festivali
UNESCO tarafından "İnsanlığın
Somut Olmayan Kültürel Mirası
Temsili Listesi"ne alınan ve bu yıl
474'ncüsü düzenlenecek olan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 21 Mart tarihinde "Mesir
Macunu Karma Töreni" ile
başlamış, 30 Mart'taki yerel seçimler nedeniyle etkinliklerin 22-27
Nisan tarihinde gerçekleştirilmesi
kararlaştırılmıştı. (AA)
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
10 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
11 Şubat
Nisan 2013
2014 Perşembe
Cuma
17
MHP MYK ÜYES
AV.ÖZCAN
PEHL VANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
GLU
https://twitter.com/O_PEHLIVANO
CİNNET HALİ
Elimde bir gazete var. Zonguldaklı şöför Durukan
Akcan, eşi Elif’i, oğlu 8 yaşındaki Resul Kaan’ı,
ve kayınvalidesi Gülcan Açıkgöz’ü öldürüp, kendiside intihar etmiş haberini okuyorum. Büyükçede bir fotoğraf konulmuş. Nereden bakarsanız bakın içler acısı bir durum...
Ancak münferid bir olay değil. Buna benzer aile
faciaları, kadın ve çocuk cinayetleri, emniyet güçlerinin kasdı aşan müdahalesi ile meydana gelen
can kayıpları, tecavüz, şiddet, gasp ve darplar bir
cinnet hali içinde olduğumuzu gösteriyor.
Türkiye’de hissedilir oranda artan gerilim ortamı;
vatandaşta stres, depresyon, psikolojik bunalım
gibi birçok kronik rahatsızlığı tetiklemiş durumda.
Bana diyorlar ki; karamsar tablolar çizmek konusunda pek maharetliymişim! Sizce bunlar karamsarlık mı? Yoksa gerçeklerin kendisi mi?
Suçlar mala karşı işlenmiş olsa, “hadi canım sende” deyip geçiştireceğim. Fakat suçlar genellikle
vücuda karşı işlenmeye meyletmiş durumda...
Acaba 2014’ün Nisan ayı itibarı ile Türkiye’nin
“Suç Atlası” nasıl oluşmuştur? Belki T.C. Adalet
Bakanlığı’ndan bir yetkili yazımızı okurda bir
açıklama yapar!
Türkiye’de 65 binin üzerinde okul var. Bunlara
85 bin civarındaki camilerimizi de ekleyin. Kuran
kurslarını, tarikat ve cemaatlerin dergahlarını,
üniversiteleri düşündükçe bu cinnet halinin niye
önüne geçemediğimizi anlayamıyorum! Demek
ki, suç işlemenin önüne, eğitimle geçemiyoruz.
Ülkemizde her yıl ortalama 50 bin kitap yayınlanıyor. 2013 yılında kişi başına 7.1 kitap düşmüş.
Türkiye’de, ulusal bazda yayın yapan gazetelerin
günlük toplam tirajı 5 milyonun üzerinde... Binlerce dergi, yüzlerce televizyon ve radyoda işin
cabası...
Toplumu aydınlatacak, teskin edecek, suçtan alıkoyacak bu kadar malzeme varlığına rağmen cinnet hali artarak, dehşet bir noktaya gidiyor.
Topluma yansıyanlara göre cinsel suçlarda da, artış var. Küçük yaşlardaki çocukların uğradığı tecavüzler insanlarımızı gün geçtikçe irite ediyor.
Kars’ta olan biteni hep beraber gördük.
Yazıyı okuyanların, kötü örnekler emsal teşkil etmez dediğini duyar gibi oluyorum ama bu konularda iyi emsalde göstermek mümkün değil...
Gidişat iyi değil diyenlere kızmakla içine düştüğümüz suç batağından çıkamazsınız. Hem bakın
hapishanelerde ağzına kadar mahkumla dolu.
Bu cinnet haline karşı yapacağımız tek şey, hastalığın kaynaklarını tespit etmek ve tedaviye başlamaktır.
Hastalığın birinci nedeni; ülkenin kötü yönetiminden dolayı ekonomik sıkıntıların tavan yapmasıdır. Bu nedenle, fakirlik, açlık ve işsizlik çok
yüksek seviyelerdedir.
Sosyal politikalar, külliyen yanlıştır. Türkiye’de
bir zihin ve algı operasyonu ile halkın büyük çoğunluğu sadaka kültürüne mahkum edilmiştir.
İletişim teknolojisi ile insanlarımız içte ve dışta
yüksek refah düzeyinden haberdar olmakta ve
buna kavuşamamanın ezikliğini, nefsinde bir hastalık haline getirmektedir.
Dış güçler ve onların yerli işbirlikçileri sayesinde,
suç ve ceza arasındaki denge bozulmuştur. İşlenen suçlar cezasız kalmakta ve adalet istenilen
hızda gerçekleşmemektedir.
Bir takım güçler, toplumun içinde bulunduğu cinnet halinden, kaos çıkmasının beklentisindedir. O
sebeple gereken yasal ve sosyal tedbirler alınmamaktadır.
Her ne olursa olsun, önümüze değişik isim, neden, şehir ve görüntülerle gelen bu cinayetlerin
mutlaka önüne geçilmelidir. Vücuda karşı işlenen
suçlar en asgari düzeye çekilmelidir. Her halde
pkk terörünü, terör örgütü karşında ezilerek bitirdiğini söyleyenlerin bu cinnet hali karşısında söyleyecekleri ve çözüm önerileride vardır. Hükümet
edenlerden vatandaş olarak çareler bekliyoruz!
Belediye otobüsleri
emin ellerde
Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak her alanda olduğu gibi, kent içi toplu
ulaşım alanında da Denizli halkına en kaliteli hizmeti vermek için gayret
gösterdiklerini belirten Başkan Zolan, "Can güvenliği çok önemli" dedi
G
eçtiğimiz günlerde son model 18
yeni otobüsü Denizli halkının
hizmetine sunan Denizli Büyükşehir Belediyesi, yeni alınan araçlarla ilgili olarak eğitim çalışmalarına ağırlık
verdi. Araçların satın alındığı Otokar firmasına bağlı eğitmenler tarafından gerçekleştirilen eğitimler sayesinde yeni
otobüsler ile daha kaliteli hizmet verilebilecek. Aralık 2013'te kent içi otobüs
hizmetini kendi bünyesine devralan Denizli Büyükşehir Belediyesi, Denizli halkına kusursuz bir hizmet sunabilmek
amacıyla farklı konularda hizmet içi eğitim çalışmalarına büyük önem veriyor.
Bu kapsamda hat, güzergah, güvenli sürüş ve iletişim gibi konulara ilişkin eğitimler verilirken, hizmet filosuna yeni
katılan araçların tanıtımına yönelik geniş
kapsamlı eğitimlerle de hizmet kalitesinin artması sağlanıyor.
211 SÜRÜCÜ EĞİTİM ALDI
Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı, Denizli Büyükşehir Beledi-
yesi Otobüs İşletmesi ve Otokar firması
işbirliğinde düzenlenen eğitim programına 6 grup halinde toplam 211 otobüs sürücüsü katıldı. Büyükşehir Belediyesi'nin
Otokar firmasından satın aldığı 57 adet
Otokar Kent marka aracın tanıtımının
yapıldığı eğitim programı 3 gün boyunca
devam ederken, Otokar Satış Sonrası
Eğitim Birimi uzmanları Mehmet Genç
ve Ekrem Tosun, araçlar hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Teorik ve uygulamalı olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleşen eğitimlerde araçların donanımsal
ve teknik özellikleri anlatılırken, bu araçların nasıl güvenli ve konforlu bir şekilde
kullanılabileceği de pratiğe aktarıldı.
EĞİTİM OLDUKÇA VERİMLİ GEÇTİ
Düzenlenen eğitim programı kapsamında, toplantıya katılan tüm personellere bir de test uygulandı. Aracın teknik
özellikleri, acil durumlarda yapılabilecekler ve konfora yönelik donanımların kullanımı ile ilgili
soruların yöneltildiği testte,
toplantıya katılan tüm sürücülerin 90-100 puan aralığında doğru cevap vermesi
oldukça dikkat çekiciydi. Bu sonuçlar düzenlenen eğitim programının verimli geçtiğini ortaya koyarken,
programa katılan sürücüler de yeni araçla-
rı artık daha rahat ve güvenli bir şekilde
kullanmaya yarayacak bilgiler edindiklerini söylediler.
"HİZMET İÇİ EĞİTİMLER
DEVAM EDECEK"
Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak
her alanda olduğu gibi, kent içi toplu ulaşım alanında da Denizli halkına en kaliteli hizmeti vermek için gayret gösterdiklerini belirten Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, bu amaçla
hizmet içi eğitim çalışmalarına büyük
önem verdiklerini ifade etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletmesi'nin
de bu konuda oldukça hassas davrandığını vurgulayan Başkan Zolan, şunları söyledi: "Eğitim, nerede ve ne konuda olursa olsun bizim için büyük bir öneme sa-
hip. Konu otobüs şoförlüğü olunca bu
önem kat be kat artıyor. İşte bu nedenle
de hem yolcularımızın ve vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak,
hem de yeni araçların sorunsuz bir şekilde hizmet vermesini sağlamak için farklı
eğitim programları düzenliyoruz.
Bu eğitim programını da bu amaçla
düzenledik. Bu konuda bizlere her türlü
kolaylığı sağlayan Otokar Satış Sonrası
Eğitim Birimi ve Denizli Büyükşehir
Belediyesi Otobüs İşletmesi Yönetimi'ne
de teşekkür ediyorum. Hemşehrilerimizin can ve mal güvenliği bizim için her
şeyden önemli. Bu tür hizmet içi eğitim
programlarımız artarak devam edecek.
Halkımızın içi rahat olsun, belediye otobüsleri emin ellerde."
(HABER MERKEZİ)
Alaşehir'e Denizli desteği
A
laşehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyeleri, jeotermal enerji ile
ilgili görüş alışverişinde bulunmak, bu konuda Denizli Ticaret Odası’nın yürütmüş olduğu faaliyetlerle ilgili bilgi alışverişinde
bulunmak üzere Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve
Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Özer’i ziyaret etti.
Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu
üyelerinin de hazır bulunduğu ziyarette,
Alaşehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim
Kurulu Başkanı Mustafa Seyhan, ilçeleri ve
odaları hakkında bilgiler aktardı. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi olması dolayısıyla Başkan Özer’i tebrik eden Başkan Mustafa
Seyhan, özellikle jeotermal alanında Denizli’nin tecrübelerinden faydalanmak istediklerini, bu konuda Denizli Ticaret Odası’nın
yapmış olduğu çalışmalarla ilgili bilgiler almak istediklerini söyledi. Seyhan, “Denizli,
Ege Bölgesi’nde yatırımlarla öncü, girişim-
ci ruha sahip bir şehir. Biz bu öncü şehrimizi Alaşehir olarak kendimize örnek alıyoruz.
Denizli, jeotermalden kaynaklardan sağlık,
enerji ve tarımda alanında faydalanıyor.
Alaşehir’de de özellikle son yıllarda çok sayıda jeotermal kaynak ortaya çıkarıldı. Dolayısıyla bu alanda Denizli’nin tecrübelerinden faydalanmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet
Özer ise Alaşehir ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirterek, “Odamızın da iştirakiyle Türkiye'nin ilk Tarıma Dayalı Sera
İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kuruldu, bu
konuda çalışmalar halen devam ediyor. Ayrıca ilimizde jeotermal kaynaklardan enerji
üretimi, seracılık ve turizm konusunda çok
ciddi faaliyetler gerçekleştiriliyor. Alaşehir
heyetinin de Odamızı ziyaret ederek, görüş
alışverişinde bulunması hem Alaşehir hem
de bölgemiz adına verimli olacaktır.” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Demirci'de korkutan yangın Opr. Dr.Acar'dan acil müdahale dersi
D
Manisa demirci mezitler mahallesi ile Marmaracık mahallesi arasında vadi içerisinde sebebi henüz belli olmayan büyük bir orman yangını çıktı. Manisa demirci orman işletmesinin daha önce planlı yangın söndürme
tatbik planı ile aşırı rüzgara rağmen orman işletme müdürü Mustafa ertem ,orman muhafaza memuru Ahmet
pektaş ve otuz kişilik yangın söndürme ekibiyle büyükbir orman yangını önlenmiş oldu. Saat 14” 30 civarında çıkan yangında can kaybı yaşanmazken otuzbeş kırk dönüme yakın çam ağacı zayi oldu. Olayla ilgili
Manisa demirci ilçe jandarma komutanlığı ile demirci orman işletme müdürlüğü yetkililerinin incelemeleri
devam ediyor. (HABER MERKEZİ)
enizli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği tarafından ‘Acil
Servis’te Karşılaşılan Sorunlar ve Yapılması gerekenler’ konulu ‘Acil Eğitim
Programı’ düzenlendi. Eğitimde konuşan Genel Sekreter Op. Dr. Osman Acar,
Acil Servislerde uygulanan tıbbi hizmetin hayati bir rol oynadığını ve buralarda
çalışan sağlık personellerinin donanımının önemli olduğunu ifade etti. Denizli
Kamu Hastaneler Birliği’ tarafından sağlık alanında hasta ve çalışan güvenliğini
ön planda tutarak kaliteli hizmet vermeyi sağlamak, nitelikli ve eğitimli insan
gücü kapasitesinin artırılmasını sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalar hızla
devam ediyor. Bu kapsamda Birliğe
bağlı yataklı tedavi kurumlarının Acil
Servis hekim ve sağlık personellerine
yönelik iki grup halinde Denizli Devlet
Hastanesi Konferans Salonu’nda Acil
Eğitim Programı düzenlendi. Toplamda
300 Acil Servis çalışanının katıldığı bu
eğitimlerde; Acil Servislerde en sık karşılaşılabilecek hastalık yada yaralanmalar durumunda neler yapılması gerektiği
Denizli Devlet Hastanesi ana branş hekimleri tarafından katılımcılara anlatıldı.
Düzenlenen Acil Eğitim Programı’nda
konuşan Denizli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. Osman Acar,
Acil Servislerin, ani gelişen hastalık, kaza ve yaralanmalarda hastaların sağlık
personeli tarafından tıbbi araç - gereç
desteği ile değerlendirildiği ve ilk yardım, temel yaşam desteği ve ileri kardiyak yaşam desteği hizmetlerinin verilebildiği alanlar olduğunu ifade etti. Acar:
“Denizli Kamu Hastaneler Birliği’ne
bağlı sağlık kurumları Acil servislerinde
karşılaşılabilecek hastalık ve yaralanmalarda yapılması gerekenlerle ilgili faydalı bir eğitim programı gerçekleştirildi.
Yoğun ve yorucu eğitim programına,
katılımcıların aktif ve gönüllü katılımını
görmek, eğitimlerin Denizli Kamu Hastaneler Birliği’ne bağlı farklı kurumlardan gelen sağlık çalışanları arasında işbirliği ve dayanışmanın gelişmesine katkı sağlaması bizleri mutlu etti.
(HABER MERKEZİ)
SAYFA 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
STAR GAZETESİ
Diyelim bir parti binasına bomba atıldı;
eylemci/ler binasını bombalayarak o partiye veya binasına zarar vermeyi mi hedeflemişlerdir, yoksa eylemin kendisinden de
öte bir anlamı var mıdır?
Sorunun ilk bölümüne ‘Evet’, ikinci
bölümüne ‘Hayır’ cevabı vermişseniz, bu
yazının devamını okumasanız da olur.
11
17Nisan
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
Aklımız hep başımızda olsun
Fehmi
KORU
Aslında benzer olaylarla defalarca karşılaştığımız için biliriz de, kolayca etkisi
altına düştüğümüz için her seferinde hatırlatılması gerekir: ‘Siyasi terör’ eylemlerinin amacı, eylemin hedefi olan kişiyle, kurumla, örgütle sınırlı olmak zorunda değildir; çoğu eylemin hedef olarak seçilenden
öte bir veya birkaç amacı vardır...
11 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Çünkü bu yazı ‘terör eylemi’ denilen
olayların ardında çok daha farklı mesajlar
olduğuna inananlar için yazılıyor...
Paris’te PKK’yla irtibatlı olduğu bilinen bir ofiste öldürülen üç kadın olayını
düşünün... Acaba o eylemin hedefi öldürülen üç kadın veya içlerinden bir-ikisi miydi; yoksa çok daha farklı bir sonuç doğurmak için mi sahneye konuldu o eylem?
Aradan bunca zaman geçmesine, bu süre
içerisinde olayı soruşturanların elinde her
türlü bilgi —ve en önemlisi olayın fâili—
bulunmasına rağmen eylemin içyüzünün
aydınlatılmamış olması bile, yeterince bir
fikir veriyor...
Hatırlatmam gerekir mi, bilmem, ama
yine de hatırlatayım: Her eylemin mesajı-
Abbas
GÜÇLÜ
MİLLİYET GAZETESİ
Ülkemizde bilim adına güzel gelişmeler oluyor. Ama ne kadar yeterli, işte o tartışılır. Hiç
yoktan iyidir diyenler çoğunlukta. Yani oldukça
tartışmalı bir konu.
Hele hele bilim toplumu olma konusunda
herkesin hem fikir olacağı ortak bir noktaya
ulaşmak mümkün değil. Çünkü her şeyden önce
kavramlar üzerinde anlaşamıyoruz. Sokağa çıkmanıza gerek yok, üniversite öğrencilerine ya da
bilim insanlarına, sizce bilim nedir diye sorun,
bin çeşit cevap alırsınız. Ve istisnasız cevapların
çok önemli bir kısmı, evrensel değerlere göre
değil, kalıplaşmış ön yargılara göre şekillenir.
nın herkes tarafından bilinmesi gerekmez;
tıpkı her eylemin her zaman amacına ulaşmasının da beklenmeyeceği gibi... Eylemi
planlayan/lar açısından önemli olan, mesajın, muhatabı tarafından alınmasıdır; eylemlerin bazısı planlanan sonuca hizmet etmeyebilir...
Esas konumuza ilişkin soruyu şimdi sorabilirim: CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na Meclis grubu toplantısına girerken
saldırı düzenlenmesi eyleminin amacı ne
olabilir?
Burada kastedilenin yumruk atan kişinin amacı olmadığını herhalde anlamışsınızdır. Eğer eylem saldırganın kendi başına
verdiği bir kararın sonucunda gerçekleşmişse, üzerinde bir dakika bile düşünmeye
değmez. Ancak hedefin siyasi bir kişi olduğuna bakılır, saldırganın da gözaltında siyasi mesajlar verip durduğu —veya verdiği
mesaj dışarıya böyle yansıtıldığı— değerlendirilirse, eylemin bir ‘plan’sonucu gerçekleştiğini düşünebiliriz.
Annesi, saldırganın birileri tarafından
‘yönlendirildiğini’ söylemiş... Psikolojik
bakımdan tahrike gelebilecek, siyasi hassasiyeti yüksek kişilere musallat olan ‘yönlendirici’ aramaya başlamakta yarar var...
Yine de artık bu noktada ‘Ne olabilir bu
siyasi eylemin hedefi?’ sorusunu sorabiliriz...
Türkiye gerilimli bir seçim ortamından
yeni çıktı; daha az gerilimli olmayacağı
Bilim toplumu
olur muyuz?..
Partilerin, üniversitelerin, işadamlarının,
medyanın, sivil toplum örgütlerinin ve diğer
farklı grupların eğitime, ahlaka, insani değerlere,
yargıya, temel hak ve hürriyetlere bakış açısı
neyse bilime bakış açıları da o. Herkes bilime
bile kendi tarafından bakıyor. İşte bu yüzden de
bir türlü yol alamıyoruz, kıyıda köşede bu konuda çok önemli gelişmeler olsa da hak ettiği değeri görmüyor.
Bilim politikası?
Her ülkenin eğitim ve bilim politikası olur.
Partiler üstüdür ve iktidarlara göre değişmez.
Eğer ille de bir revizyon yapılacaksa yine
ortak kararlar alınır.
Ama bizde bırakın devletin eğitim ve bilim
politikasını, iktidarların
bile yok.
Son 11 yılda beş
Milli Eğitim Bakanı değişti. Her gelen kafasına
göre bir politika izledi. Bilim Bakanlığı ise başka bir bakanlığın kuyruğuna eklendi ama ara ki
bulasınız....
Anlayacağınız bu konuda daha çoooooooookkkkk yol kat etmemiz gerekiyor. Bu
arada Üsküdar Üniversitesi’nin beyin konusundaki kararlı açılımlarını da alkışlıyoruz. Bakalım
devamı gelecek mi? Dünyada ses getirecek
mi?... 10.04.2014
belli bir başka seçime doğru yol alıyoruz.
Bir yönüyle huzur içerisinde geçebilir
cumhurbaşkanlığı seçim süreci: Sonuçta
yüzlerce-binlerce aday arasından tercihte
bulunmayacağız; bir tek kişi için oy kullanacağız... Ancak Çankaya sistemin kilidi
olarak düşünüldüğü ve hemen her cumhurbaşkanlığı seçimi yüksek gerilim ortamı
yarattığı için tetikte olmak gerekebiliyor...
Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar gerilimin daha da artacağını düşünmemiz ve
CHP liderinin burnuna atılan yumruğu bu
çerçevede değerlendirmemiz akıllıca olur.
Kıssadan hisse arayanlara bir son söz:
Gerilimin artmasına hazır olalım da, buna
âlet olmaktan uzak duralım. 10.04.2014
Taha
AKYOL
HÜRRİYET GAZETESİ
Düşünmek...
İLAHİYATÇI Prof. İlhami Güler, laikliğin yeni bir türünü düşünmek gerektiğini söylüyor.
Siyasette “dini değer, sembol ve kişilere aleni atıf yapılmamalıdır” diye yazıyor.
Değerli bir düşünür olan Güler’in bu yazısı Star gazetesinin “Açık Görüş” ekinde yayınlandı. Daha çok cemaati
eleştiriyor. Dini değerleri kullanarak siyaset yapmanın
yanlışlığını anlattığı için iktidara yönelik eleştirileri de var.
Din temelli siyasi mücadelelerin tarihte nelere yol açtığını hatırlatan Prof. Güler, son parti-cemaat kavgasının
“bizi laikliğin yeni bir türünü kendi maslahatımız açısından tekrar düşünmeye zorunlu kıldığını” belirtiyor.
Daha önce de değerli yazar Sibel Eraslan, yine Star’da,
parti-cemaat çatışmasını analiz eden makalesinde, “neredeyse laiklik işte bunun için gerekirmiş diyecek noktaya
geldik” diye yazmıştı.
KİN, NEFRET, ŞİDDET
Hemen lehinde veya aleyhinde tavır almadan önce “Niye?” diye düşünmeliyiz. Niye “laikliğin yeni bir türü”, yani bana göre liberal bir laiklik lazım?... Ve niye siyasette
din temelli siyasi kavgalardan sakınmak gerekir?
Evvela radikal ve baskıcı bir laikliğin nasıl toplumsal
çalkantılara yol açtığını hem kendi tarihimizden hem Fransız tarihinden biliyoruz.
Dini söylemle siyaset yapılmasına gelince... Prof. Güler “tarih boyu toplumlara musallat olmuş dinden kaynaklanabilecek totalitarizm, fanatizm ve bağnazlıkları” hatırlatıyor. Din üzerinden siyasi kavga yapmanın, İslam’daki
af, merhamet, sabır, hakkaniyet gibi değerleri unutturduğunu, “kin, nefret, şiddet, iftira, dogmatizm ve bağnazlıkları güçlendirdiğini” söylüyor.
Yaşanan da bu değil mi? Hiç “af, merhamet, sabır, hakkaniyet” değerlerini işitiyor muyuz?
Müzakere toplantıları olması gereken parti grupları bile
öfke gösterilerine döndü.
GERİYE NE KALDI?
Mehmet
BARLAS
SABAH GAZETESİ
Gündemde "Başbakan Erdoğan cumhurbaşkanı
olursa yürütmenin fiili karar vericisiyken Çankaya'da pasif bir konuma girmeyi nasıl kabul edecek"
içerikli tartışmalar var... Bu çerçevede "Cumhurbaşkanı Erdoğan'la tam uyumlu bir başbakanın bulunması"nı, soruna çözüm yolu olarak önerenlerin yorumlarını da dinlemekteyiz.
Aslında Anayasa'nın 104'üncü maddesinde sıralanan cumhurbaşkanının yetkileri listesine bakarsanız, bu yetkilerle donatılmış bir cumhurbaşkanının
aktif olabileceğini de görürsünüz.
Örneğin 28 Şubat post-modern darbesi dönemindeki Cumhurbaşkanı Demirel, TBMM çoğunluğunun belgeli desteğine sahip olmasına rağmen
Tansu Çiller'e başbakanlık görevini vermemiş, azınlıktaki ANAP'ın Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a
görevi vermişti...
YETKİLERDEN BAZILARI
Neticede 104'üncü maddeye göre cumhurbaşkanının yetkileri arasında şunlar da var:
TBMM'yi gerektiğinde toplantıya çağırmak/
Kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM'ye geri
göndermek/ Başbakanı atamak ve istifasını kabul
etmek/ Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna
Sonuçta başbakanları
cumhurbaşkanı atar
başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak/ Silahlı Kuvvetler'in
kullanılmasına karar vermek/ Genelkurmay Başkanı'nı atamak/ YÖK üyelerini ve üniversite rektörlerini seçmek/ Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya
kaldırmak...
Bunlar ve diğer yetkiler "Halk tarafından seçilmiş" ve ayrıca TBMM'nin çoğunluğunun desteğine
sahip bir siyasetçi tarafından kullanıldığında "Başkanımsı" bir cumhurbaşkanı olmak, herhalde mümkündür.
FARKLI CUMHURBAŞKANI
Unutmayalım ki 1982 Anayasası'nın 104'üncü
maddesi, bir anlamda Kenan Evren için yazılmıştı.
Böylece 1961 Anayasası'ndaki "Temsili" ve "Sorumsuz" cumhurbaşkanının yerine, olağanüstü yetkiler tanınmış cumhurbaşkanı geçirilmişti.
1961 Anayasası'nın cumhurbaşkanlarından rahmetli Cevdet Sunay (1899-1982) için anlatılan bir
öyküyü yine hatırlatayım.
Sağlığında kendisi ile birkaç kez kısa süreli görüşme yaptığımda, gülmeyi seven, mizah duygusuna sahip bir kişi olduğunu hissetmiştim. Bu nedenle
"Bu öyküyü kendisi üretip, çevresine anlatmış olabilir" diye de düşündüğüm oluyor.
Sunay binbaşı olduğunda Trabzonlu hemşerileri
gelip, yörelerinin bir sorununu çözmesi için yardım
istemişler. O da "Ben sadece bir binbaşıyım. Bu sorunu çözmeye gücüm yetmez" demiş. Aradan yıllar
geçmiş ve Sunay general olmuş. Hemşeriler yine
aynı sorunu ona getirip yardım istemişler. Bu defa
da "Ben sadece bir generalim. Bu sorunu çözemem"
demiş.
YETKİ ACABA KİMDE?
Cevdet Sunay Genelkurmay Başkanı olduğunda
hemşerileri yine gelmişler, aynı sorunu getirmişler
ona. O da "Ben sadece genelkurmay başkanıyım.
Bu sorunu çözmeye gücüm yetmez" demiş. Sunay
cumhurbaşkanı olunca hemşerileri hemen Çankaya'ya gitmişler. "Senden daha yukarıda görevli yok
devlette. Bu sorunu çöz artık" demişler.
Rahmetli Sunay boynunu bükmüş, iki avucunu
açmış ve "Vallahi ben de öyle sanıyordum ama bu
sorunu çözmeye hâlâ gücüm yetmiyor. Ben sadece
cumhurbaşkanıyım" diye cevap vermiş. 10.04.2014
Örnekleri az değildir; dinsel ya da etnik kimliklerin öfkesiyle siyasi husumetler birleştiğinde, büyük kavgalar çıkıyor. 1970’lerde sağ-sol diye kutuplaşıp birbirimizi öldürdük. O kavgalardan geriye fikir diyebileceğimiz ne kaldı?!
Batı’da liberal, muhafazakâr ve sol partilerin ardında
asırlara uzanan büyük felsefi birikimler vardır. Sözcülerini
dinleyip yazarlarını okuduğunuzda bu derinliği, bu kaliteyi
görürsünüz. Bugün öfkeyle kavga eden kalemşorlarımızdan genç nesillere ne kalacak?!
Tarihte Sünni mezhepler arasında bile kanlı kavgalar
oldu; mezheplerini kabile ruhuyla algıladıkları için.
Aidiyet duygusunun bağnazlık, siyasi rekabetin de kavga haline gelmesinin acı ve kanlı tecrübelerinden artık ders
almış olmamız gerekmiyor mu? Kılıçdaroğlu’na yapılan
çirkin saldırı, kutuplaşmanın nelere yol açabileceği konusunda bizi derinden derine düşündürmelidir.
GÜLER’İN KİTABI
Prof. İlhami Güler’in 2010’da yayınladığı “İlhamiyyât,
Dinî-Teolojik Aforizmalar” adlı iki cilt kitabı dikkat çekicidir. Kitabına şöyle bir ithaf yazmış:
“En iyi olarak bildiğini sandığı şeylerden bile şüphe
edebilme cesaretini gösteren, hakikati elinin altında hazır
değil; onu içinde ve ufuklarda arayan ve vicdanını kolay
kandıramayan herkese...”
Sayın Güler’in kitabından iki paragrafı aktarıyorum size:
“Evliyası, mübarekleri, hazretleri, uluları, önderleri ve
mukaddesleri bol olan toplumlar kolay kolay düşünemezler; düşünce ve değer üretemezler. Çünkü kendileri ‘küçük’tür...”
“Türkiye’de siyaset, ‘millete hizmet’ adı altında kişisel
çıkar, prestij, itibar, makam, ün ve popülerlik için yapılmaktadır. Bundan dolayı da kolayca alışkanlık ve bağımlılık yaratmaktadır. Bırakmak zorunda kalanlar, krize girer...”
Hemen kabul veya reddetmeden, araştırmak ve düşünmek gerekiyor, değil mi? 10.04.2014
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
11
17 Nisan
Şubat 2014
2013 Cuma
Perşembe
POLİKLİNİK TELEFONLARI
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
Suda otomatik
açılan emniyet
kemeri yaptılar
Samsun'da ortaokul öğrencileri, trafik kazalarında emniyet kemerinin açılmaması sonucu yaşanan boğulmaların önüne geçmek amacıyla, nem sensörleri
kullanarak suya düşen araçlarda otomatik açılan emniyet kemeri yaptı
Çarşamba ilçesindeki Gökçeçakmak Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Erhan Özer (13) ile 7. sınıfta okuyan Tunahan Akgün (12), projelerini Milli
Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK işbirliğiyle düzenlenen "Bu Benim Eser-
im" projesi kapsamında hazırladı.
Samsun'daki bölge finalinde "fizik"
alanında birinci seçilen proje, Ankara'da yapılacak finallerde yarışacak.
Öğrencilerden Erhan Özer, yaptığı
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
açıklamada, trafik kazalarında suya
düşen otomobildeki emniyet kemerinin açılmaması sonucu boğulma
yaşanabildiğini belirterek, bir
yakınının bu şekilde yaşamını yitirmesi üzerine projeyle ilgili çalışmaya
karar verdiğini anlattı. Okuldan
arkadaşı Tunahan Akgün ile taşıtlar
suya düştüğünde, otomatik açılarak
hayat kurtarabilecek emniyet kemeri
sistemi oluşturduklarını belirten Özer,
"Asıl amacı hayat kurtarmak olan emniyet kemeri, bazı durumlarda insanın
canına mal oluyor. Biz de böyle bir
sistem geliştirdik. Bu sistemimizin amacı, taşıtlar akarsu, göl, nehir gibi
derin sulara düştüklerinde emniyet kemerinin otomatik açılarak olası can
kayıplarının önüne geçmek" dedi.
"Bebek koltuklarında ve uçaklarda da kullanılabilir"
Tunahan Akgün ise taşıtların suya
düşmesi durumunda en soğukkanlı kişinin bile panikleyebileceğini ve emniyet kemerinin takılı olduğunu unutup boğulma tehlikesiyle karşı karşıya
kalabileceğini aktardı. "Şoförün
aracını pert etmesi kabul edilebilir ama aracın şoförü öldürmesi kabul
edilemez" diyen Akgün, sistemin
çalışma şekline ilişkin şu bilgileri aktardı: "Günümüzde araçların güvenilirliğine çok dikkat edilmekte. Biz de
araçların güvenilirliğini yükseltmek
için bu projemizi yaptık. Nem algılayıcı plakaları kullandık. Suyun
iletkenliğinden yararlanarak emniyet
kemerinin otomatik açılmasını sağlıyoruz. Aracın içi su almaya başlayınca
nem sensörleri devreye giriyor ve emniyet kemeri üzerine yerleştirdiğimiz
düzeneğe kablolar aracılığıyla sinyal
gönderip, kemeri otomatik açıyor. Bu
sistemi aracın 5 farklı yerine yerleştirmeyi düşünüyoruz. Çünkü aracın
farklı şekilde düşebileceğini bilmeliyiz. Bu sistem bebek koltuklarında ve
uçaklarda da kullanılabilir." (AA)
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
Avşar Palmiye
Cinebonus
Cinebonus
Cinebonus (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
13 SAĞLIK
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
11
17Nisan
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
İklim değişikliği solunum ile
kalp damar hastalarını öldürüyor
Türk Toraks Derneği üyesi Prof. Dr. Coşkun, "Sıcaklık dalgalarına bağlı ölüm oranları artmakta, bu özellikle solunum sistemi, kalp-damar hastalıkları ve beyin hastalıklarına bağlı ölümlerdeki artışa etkili olmaktadır" dedi
K
üresel iklim değişikliğinin insan
sağlığını olumsuz etkilediği, özellikle solunum sistemi, kalp-damar ve beyin
hastalıklarına bağlı ölüm oranlarının yükseldiği bildirildi. Türk Toraks Derneği Basın
İlişkileri Sorumlusu ve Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşın
Şakar Coşkun, derneğin 17. Yıllık Kongresi'nin ardından düzenlenen basın toplantısında, küresel ısınma ve buna bağlı iklim ve
çevre değişikliklerinin insan sağlığını ciddi
şekilde tehdit ettiğini söyledi. Özellikle
1960'lı yıllardan sonra küresel ısınmanın
giderek artığını ifade eden Coşkun, "Küresel ısınmada en büyük rolü, karbondioksit,
metan ve nitröz oksit gibi sera gazlarının
düzeylerindeki artış oynamakta, sera gaz
emisyonları son 40 yılda yüzde 70 oranında
artış göstermiştir" diye konuştu.Isı artışının
21. yüzyılın sonunda "2,3- 6 derece" olacağının öngörüldüğünün altını çizen
Coşkun, şunları kaydetti: "Kuzey
yarımküredeki kar örtüsü giderek azalmakta, deniz seviyeleri küresel ölçekte artmaktadır. Sera gaz emisyonunda enerji ve taşımacılık sektörleri büyük rol
oynamaktadır.İklim değişikliği insan
sağlığını doğrudan ve dolaylı yollardan etkilemektedir. Sıcaklık dalgalarına bağlı ölüm
oranları artmakta, bu özellikle solunum sistemi, kalp-damar hastalıkları ve beyin
hastalıklarına bağlı ölümlerdeki artışa etkili
olmaktadır. 2003 yazında başta Fransa'da ve
Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde sıcaklık artışına bağlı olarak 32 binden fazla ölüm olduğu
ortaya kondu. Bu ölümlerin daha çok sıcak
çarpması, ateş ve su kaybından kaynaklandığı, kişide kalp yetmezliği, kronik
solunum hastalıkları ve inme olmasının da
ölümleri artırdığı bulunmuştur. Yine depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklarda da
artış olmaktadır."
-"Bulaşıcı hastalıkların oranı artabilir"
Küresel iklim değişikliğinin, bazı bölgelerde kuraklık, bazı bölgelerde yağış
artışına yol açabildiğine işaret eden Coşkun,
"Bu durum, bir yandan ekosistemde biyolojik çeşitliliği etkileyerek alerjik potansiyeli
yüksek yeni bitkilerin ortaya çıkmasına yol
açarken, çeşitli yeni böcek ve zararlılarla
geçen bulaşıcı hastalıkların oranını artırabilmektedir" dedi.Coşkun, Türkiye'deki
kene ısırığına bağlı hastalıkların ortaya çıkması ve giderek İç Anadolu'ya doğru yayılmasında, sıcaklık değerlerindeki artışa bağlı
olarak bu bölgelerde iklimin daha ılıman
hale gelmesinin rol oynadığını ifade etti.
-"KOAH, her yıl 3 milyon can alıyor"
Dernek Genel Sekreteri Doç. Dr. Hikmet
Fırat, uykuda solunum bozukluğuna dikkati
çekti. Özellikle trafik kazalarında bu durumun önemli bir etken olduğunu ifade eden
Fırat, bu konuda daha geniş tedbirler alınması gerektiğine işaret etti.Derneğin 2.
Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arzu Yor-
gancıoğlu ise KOAH'ın tüm dünyada yaklaşık 50 milyon insanı etkileyen her yıl 3
milyon kişinin ölümüne neden olan ciddi bir
sağlık sorunu olduğunu bildirdi. Erken
tanının önemine dikkati çeken Yorgancıoğlu, "Erken tanı, hastalığa bağlı
sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır" dedi.Yorgancıoğlu, astımın da görülme sıklığının yaşam ve çevre koşullarına bağlı
değiştiğini ifade ederek, Türkiye'de yaklaşık
her 12-13 erişkinden birinin ve 7-8 çocuktan birinin astım hastası olduğunu söyledi.
Derneğin Bilimsel Komite Başkanı Prof.
Dr. Elif Dağlı, göz yaşartıcı gazların kısa ve
uzun dönemde olumsuz etkilerinin ortaya
çıktığını belirterek, "Gözlemlerimiz ve bil-
imsel araştırmalarımız, göz yaşartan gazların kullanımının artık sigara kullanımı ve
hava kirliliğini de geçen bir halk sağlığı
sorunu haline geldiğini vurgulamaktadır. Bu
gazların kullanımının hızla sonlandırılması
önerilmektedir" dedi.Derneğin 1. Başkan
Yardımcısı Prof. Dr. Feyza Erkan da sağlık
politikalarının hekimlere etkisi üzerine yaptığı açıklamada, Tam Gün uygulamasının
başarılı olabilmesi için hekimlere uygun bir
maaş verilmesi gerektiğini ifade etti. Performans uygulamasını eleştiren Erkan, uygulama sonrasında yapılan tetkik sayısının arttığını öne sürdü. Erkan, "Hastanelerin ödenekleri artırılmalı, hekimlerin ücretleri
yükseltilmelidir" dedi. (AA)
Küçük bir ısırık büyük bir tehdit
paraziti taşıyan kanın sağlam kişiye verilmesi, parazit bulaşan iğnelerin batması
veya kullanılması, organ nakli ve gebe
kadınlarda plesanta yoluyla çocuğa geçişle
de bulaşabiliyor.Sıtma riskli ülkeye
gitmeden en az 15 gün önce Sağlık Bakanlığının Seyahat Sağlığı Merkezlerine başvurularak koruma amaçlı ilaç alınabiliyor.
D
ünya Sağlık Örgütüne göre, dünya
genelindeki tüm enfeksiyon hastalık
yükünün yüzde 17’sini sivrisinek, kene,
tatarcık gibi hayvanların sokması veya ısırmasıyla bulaşan rahatsızlıklar meydana getiriyor. Dünyada ölüme en fazla sebep olan
vektörle bulaşan hastalık sıtma iken
havaların ısınmasıyla ortaya çıkan Kırım
Kongo Kanamalı Ateşi Türkiye'de bazı bölgelerde tehdit oluşturuyor
Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya
genelindeki tüm enfeksiyon hastalık
yükünün yüzde 17’sini sivrisinek, kene,
tatarcık gibi hayvanların sokması veya ısırmasıyla bulaşan rahatsızlıklar meydana getiriyor.Dünyada ölüme en fazla sebep olan
vektörle bulaşan hastalık sıtma iken
havaların ısınmasıyla ortaya çıkan Kırım
Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA),
Türkiye'de bazı bölgelerde tehdit oluşturuyor.Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı
Kurumu yetkililerinden aldığı bilgiye göre,
"Dünya Sağlık Günü"nün teması, "Küçük
bir ısırık büyük bir tehdit" sloganıyla vektörle bulaşan hastalıklar olarak
belirlendi.Dünya Sağlık Örgütüne göre
dünya genelindeki tüm enfeksiyon hastalık
yükünün yüzde 17'sini enfekte sivrisinek,
kene, kum sineği (tatarcık) gibi eklembacaklı omurgasızların sokması ya da ısırmasıyla bulaşan rahatsızlıklar
oluşturuyor.Sıtma, dengue, chikungunya,
sarı humma, Japon ensefaliti, lenfatik filariasis, lejmanya, Kırım Kongo Kanamalı
Ateşi (KKKA), tularemi gibi pek çok vektörle bulaşan hastalık insanlar için tehdit haline gelmiş durumda.Dünya Sağlık Örgütü
verilerine göre dünyada ölüme en fazla sebep olan vektörle bulaşan hastalık sıtmadan,
yılda 600 binden fazla insan hayatını kaybediyor.Sıtmaya bağlı ölümlerin yüzde 90'ı
Afrika kıtasının Sahra Çölü'nün altında
kalan bölgede meydana gelirken bunların
yüzde 77'si de 5 yaş altı çocuklarda
görülüyor.Son yıllarda uluslararası seyahat
ve ticaretin artması, iklim değişikliği gibi
çevresel faktörler nedeniyle vektörle bulaşan hastalıklarda artış izleniyor.
-Türkiye'de durum
Ülkede yerli yeni vaka olmamakla birlikte
sadece nüks vakalarla yurtdışı kaynaklı sıtma vakaları görülüyor. Sıtma görülen
ülkelere giden vatandaşlar buralardan paraziti alıp hastalanabiliyor.Sıtma insanlara
çoğunlukla parazit taşıyan sivrisinek sokmasıyla bulaşıyor.Nadiren de olsa sıtma
-Lejmanya
Dişi tatarcıkların sokmasıyla insanlara
bulaşan lejmanya ise ihmal edilmiş ve
bildirimi yetersiz bir hastalık.Hastalık
genellikle yoksul insanları etkiliyor, yetersiz
beslenme, nüfusun yer değiştirmesi, kötü
koşullarda barınma, zayıf bağışıklık sistemi
ve diğer kaynakların yetersiz olmasıyla ilişkilendiriliyor.Ormanların yok edilmesi,
baraj inşası, sulama planları, kentleşme ve
iklim değişikliğinin neden olduğu çevresel
değişimlerle yakından ilişkili olan lejmanya
tedavi edilebilir ve iyileştirilebilir bir
hastalık.Hastalığın sıklığı ve dağılımı,
parazit türlerinin özelliğine, bulaş alanlarının yerel ekolojik özelliklerine ve insan
davranışlarına göre değişiklik gösteriyor. Ev
köpekleri, tilki, gerbil ve çakal rezervuar
konakları arasında yer alıyor.Visseral
(hastalığın en ciddi formu), kutanöz (en
yaygın form) ve mukokutanöz olmak üzere
üç klinik formu bulanan lejmanya, DSÖ
Avrupa Bölgesi'ndeki pek çok ülkede ihmal
edildiği ve bildirimi yetersiz olduğu için
hastalık yükü yeterince önemsenmiyor.En
yaygın form olan kutanöz lejmanya, dünya
genelindeki vakaların yüzde 95'inin sebebini oluştururken bu vakalara esas olarak Akdeniz havzası, Orta Asya, Amerika kıtaları
ve Orta Doğu'da rastlanıyor.İsrail, Türkiye,
Türkmenistan ve Özbekistan bölgede
toplam vaka sayısının yaklaşık yüzde 80'ine
tekabül eden kutanöz lejmanyadan en çok
etkilenen ülkeler.
-Kırım Kongo Kanamalı Ateşi
Türkiye'de havaların ısınmasıyla daha çok
Orta Anadolu ve Orta Karadeniz Bölgesi'nde, yani Kelkit Vadisi başta olmak üzere
Gümüşhane, Tokat, Sivas, Amasya, Çorum
Yozgat, Kastamonu, Karabük ve Çankırı illerinde yoğunlaşan Kırım-Kongo Kanamalı
Ateşi (KKKA), keneler aracılığıyla hayvanlardan insanlara bulaşan mikrobik bir
hastalık.
Hastalık hayvanlarda belirtisiz seyrederken insanlarda öldürücü olabiliyor.KKKA
daha çok kene tutunmasıyla bulaşmakla birlikte kenelerin çıplak elle çıkarılması ya da
ezilmesiyle hasta insanların tükürük ve kan
gibi vücut sıvılarına temas etmekle,
mikrobu taşıyan hayvanların kanları, vücut
sıvıları ve dokularına korunmasız temasla
da geçebiliyor.Tarım ve hayvancılıkla
uğraşanlar, kasaplar, çobanlar, mezbaha
çalışanları, veterinerler, kamp ve piknik yapanlar, bahçe, bağ, tarla, orman ve orman
kenarı tarım arazisi gibi yerlerde korunmasız bulunanlar risk altında.Kene tutunmasından sonra 10 gün içinde, ateş, halsizlik, iştahsızlık, karın ve baş ağrısı, bulantı,
kusma ve ishal şikayetleri ortaya çıkarsa
hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmak
gerekiyor.KKKA hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık
görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar
sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabiliyor.
Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut
sıvılarına veya dokularına çıplak el ile
temas edilmemesi gerekiyor.
Ayrıca, insanların kanlarına ve vücut
sıvılarına da korunmasız, çıplak elle temas
edilmemesi önem taşıyor. (AA)
Alerji deyip geçmeyin
Dünya Alerji Toplantısı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhittin Erel
Amfisi’nde gerçekleştirildi. Oturum
başkanlığını Prof. Dr. Remziye
Tanaç’ın yaptığı toplantıda Prof. Dr.
Nihal Mete Gökmen ve Dr. Aytül Z.
Sin sunum yaptı. “Günlük Yaşamda
Anafilaksi” adlı sunumu yapan Prof.
Dr. Nihal Mete Gökmen, “Anafilaksi, ani olarak gelişen, şiddetli, ölüme
yol açabilen bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. En önemli özelliği ani olarak gelişmesi, önceden tahmin
edilemez olması, hızlı seyirli olması
ve tüm sistemleri etkilemesidir.
Anafilaksinin ses kısıklığı, seste
boğuklaşma hissi, tükürüğünü yutamama hissi gibi bulguları tehlike
sinyalleri veren bulgulardır. Tüm
vücutta yaygın kaşıntı gelişiyor.
Hastada fenalık hissi, gözlerde
kararma oluyor ve hasta düşüyor.
Sonrasında ise acile getiriliyor. Hızlı
bir şekilde tanının konması gerekir.
Hastalar genellikle bir iç sıkıntısı ve
ölüm korkusu ifade ediyorlar. Semptomlar ne kadar kısa sürede ortaya
çıkarsa reaksiyonun da o kadar ciddi
ve şiddetli olacağını düşünmek
gerekir” diye konuştu.Ameliyathanede Anafilaksi konusundaki
farkındalığı arttırmak adlı sunumu
yapan Dr. Aytül Z. Sin, “Farkındalığı arttırmak istiyoruz. Ameliyathanedeki anafilaksi belirtileri, sonraki aşamaları, kimler alerji uzmanlarına yönlendirilmeli konularınıtartışıyoruz. Olgularımız gerçek olgular. Anafilaksi geçiren bir hastaya
alerji testi yapılabilmesi için 4 ile 6
hafta geçmesi gerekiyor” dedi.
(EGE AJANS)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Nisan
2014
Cuma
2013
Perşembe
14 GÜNCEL7117ubat
Avrupa’dan 1 trilyon
avroluk sinyal
Türkiye’ye sermaye
akışını hızlandıracak
C
Kadın belediye başkanının ilk icraatı
KADINLAR İÇİN OLDU
Kadınlara yönelik otobüs seferleri başlattıklarını açıklayan Başkan
Atlı, "Hanımlarımız artık gezmek ya da alışveriş sonrası dönmek
için ulaşım sıkıntısı yaşamayacak" şeklinde konuştu
T
ürkiye'nin ilk başörtülü belediye
başkanlarından biri olan Atlı,
mazbatasını alıp göreve başladıktan sonra kadınlara ilçe içinde hizmet
verecek otobüs seferleri koyarak ilk icraatını gerçekleştirdi. Kadınlar, ilçe içerisinde rahat gezebilmelerini sağlamak
amacıyla konulan otobüs seferlerinden
ilk hafta ücretsiz faydalanacak. Daha
sonra, ulaşım ücreti 50 kuruş olacak.
Fethiye Atlı, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Keban'da yaşayan herkese
eşit yaklaştığını söyledi. Fakat kadınların sıkıntılarını gidermeye bir nebze öncelik verdiğini dile getiren Atlı, kadınların ilçe merkezinde ulaşımda sıkıntı yaşadıklarını vurguladı. Bu nedenle kadın-
lara yönelik otobüs seferleri başlattıklarını açıklayan Atlı, "Gittiğimiz her evde
o şikayet vardı. Kadınlarımızın Keban
şehir içinde ulaşım problemi vardı. Bu
uygulamayı başlattık. İlk bir hafta da ücretsiz olacak inşallah. Bir hafta sonra da
çok cüzi bir miktara, 50 kuruşa gidip gelebilecekler. Hanımlarımız artık gezmelerine ya da Keban'ın içine geldiklerinde
alışverişlerini yapıp evlerine rahatlıkla
gidebilecekler. Artık araç sorunları olmayacak inşallah" diye konuştu.
Otobüs seferlerinin 12.30'da başlayıp
23.00'e kadar devam edeceğini bildiren
Atlı, ikinci icraatlarının ise içme suyu
problemini çözmek olacağını aktardı.
Atlı, kadınlara yönelik üretim ve istih-
dam ağırlıklı projelerinin de bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Keban'ın içinde ya da girişinde belirlenen
yerlere küçük satış yerleri açacağız. Kadınlarımız orada el işi ürettikleri ürünleri, kurutmalık gıda ürünlerini satabilecekler inşallah. Kadınlarımız buraya geldiklerinde şunu söylüyorlar; 'Biz hayatımızda ilk defa belediyeye geldik, burayı
ilk defa görüyoruz. En azından buraya
gelip bir sıkıntımız, derdimiz olduğunda
size rahatlıkla anlatabileceğiz'. O yönden çok mutlular." Fethiye Atlı, belediye
başkanı seçilmesine erkeklerin de en az
kadınlar kadar sevindiğini ve kendisine
destek verdiklerini sözlerine ekledi.
(AA)
Sebze meyve sektörü de "e-ticaret"e yöneldi
Ç
ağın iletişim aracı internet, yaş
sebze meyve pazarlamasında da
önemli rol oynamaya başladı. Türkiye'de örtü altı yaş sebze meyve ve narenciye üretiminde önemli yeri bulunan
Antalya ve ilçelerinde bazı girişimciler,
ürettikleri ürünlerini kurdukları internet
siteleri aracılığıyla tüketicilere pazarlıyor. Bu alanda son yıllarda önemli artış
gözleniyor. Kumluca'da 3 yıl önce kurduğu internet sitesiyle ürettiği ürünleri
tüketicilere pazarlamaya başlayan Os-
man Erdoğan, yaş sebze meyvede herkesin çekingen davrandığı e-ticaretin,
aslında daha güvenli olduğunu söyledi.
Tüketiciye her zaman dürüst davranmak gerektiğini ifade eden Erdoğan,
her alanda olduğu gibi bu alanda da tüketicinin güvenini kazanmanın sektördeki en kalıcı yol olduğunu dile getirdi.
Yıllardır geleneksel olarak sebze ve narenciye ürünleri ürettiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu ürünleri nasıl tüketiciye daha iyi ulaştırabiliriz
arayışı içindeyken internet üzerinden
pazarlamanın potansiyeli bulunduğunu
gördük. Bunun üzerine internet sitesi
kurarak ürünlerimizi buradan pazarlama başladık. Bugün 28 çeşit ürünü internet üzerinden pazarlayabiliyoruz.
Sistemin en önemli özelliği, yetiştirdiğimiz sebze ve meyve çeşitlerini tüketiciye aracısız, taze ve doğal olarak
ulaştırılmasıdır."
Son bir yılda kendilerinin yanı sıra
Kumluca ve Finike ilçelerinde 10'a ya-
kın girişimcinin internet üzerinden sebze ve meyve pazarlamaya başladığını bildiren Erdoğan, ürünlerini talebe göre Türkiye'nin
her yerine sipariş verildiği gün gönderebildiklerini kaydetti.
Erdoğan, son bir yıl
içinde Kumluca'dan yaklaşık
2 bin koliden oluşan 20 ton civarında sebze ve meyve ürününü pazarladıklarına dikkati çekti. (AA)
apital Economics Gelişmekte olan Ekonomiler Ekonomisti Jackson: “Eğer Avrupa Merkez Bankası bu çapta
bir parasal genişleme kararı alırsa, bunun Türkiye’ye sermaye akışını hızlandırmaması için bir neden göremiyorum” dedi. Standardbank Gelişmekte olan Ekonomiler
Başekonomisti Ash ise, “Türkiye’ye sermaye akışlarının
artıracağını düşünüyoruz” dedi
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) uzun süredir mücadele ettiği düşük enflasyonu 0,2 puan yükseltebilmek için 1
trilyon avro değerinde tahvil alımı yapması gerektiğinin
açıklanması üzerine uluslararası ekonomistler Türkiye’ye
olan sermaye akışını hızlanacağı görüşünde birleşti. AA
muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Londra
merkezli Capital Economics’in Gelişmekte olan Ekonomiler Ekonomisti William Jackson, Avrupa Merkez Bankası
bu çapta bir parasal genişleme kararı alırsa, bunun Türkiye’ye sermaye akışını hızlandırmaması için bir neden olmadığını, Fed'in parasal genişleme kararı sonrasında da
böyle olduğunu kaydetti. Türkiye’nin Avrupa’daki talep artışına ek olarak, 1 trilyon avroya yakın bir parasal genişleme programından olumlu etkileneceğini vurgulayan Jackson, “Avrupa Merkez Bankası’nın parasal genişleme kararı
Türkiye’nin kısa vadeli ekonomik büyüme görünümünü
pozitif yönde etkileyecektir. Kısa vadede bu yeni durum
Türkiye’ye olan sermaye akışını artıracaktır” dedi.
Türkiye’ye sermaye akışının hız kazanmasının en belirgin etkilerinin cari açık finansmanı cephesinde görüleceğinin altını çizen Jackson, “Eğer Türkiye’ye sermaye girişleri
hızlanırsa, Türkiye için cari açığının finansmanı daha kolaylaşacak, Merkez Bankası için de faizleri azaltması için
fırsat yaratacaktır” dedi. Toronto Dominion Securities’in
Londra merkezinden Gelişmekte olan Ekonomiler Başekonomisti Christian Maggio ise ECB'nin parasal genişlemeyi
artırabileceğine yönelik haberlere gelişmekte olan ekonomilerin, TL dahil para birimleri ve piyasanın son derece
olumlu yanıt verdiğinin görüldüğünü belirtti.
Maggio, "Gelişmekte olan ekonomiler için pozitif ivme
devam ediyor. ECB’nin parasal genişleme programı gelişmekte olan ülkelerin para birimlerindeki yükselişi artırıyor” dedi. Berenberg Kıdemli Ekonomisti Christian Schulz
ise ECB'nin büyük olasılıkla parasal genişleme yolunu tercih edeceğini belirtti. Bu çapta bir parasal genişlemenin
Avrupa'da tahvil ve hisse senedi piyasasını genişleteceğini
ifade eden Schulz, ekonomiye güvenin de artabileceğini
ancak, ECB'nin 1 trilyon avroluk tahvil alımı yapması durumunda kredilerin genişlemeyeceğini çünkü, Avrupa'nın
finansal sisteminin Amerika'daki gibi sermaye piyasası tabanlı değil banka tabanlı olduğunu dile getirdi.
Bu durumda avronun değer kaybedebileceğini aktaran
Schulz, zayıf bir avronun Türkiye üzerindeki enflasyon
baskısını azaltabileceğini ve Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası'nın da böylece daha fazla hareket alanına sahip
olacağını işaret etti. ING Group Uluslararası Başekonomisti Rob Carnell da ECB'nin 1 trilyon avro gibi büyük
çapta bir parasal genişlemenin Avrupa'da enflasyona yardımcı olabileceğini kaydetti. Zayıf avronun Türkiye için iyi
haber olacağını vurgulayan Carnell, bu durumun Avrupa'ya
yapılacak ihracatı daha rekabetçi hale getireceğini, parasal
genişlemenin Türkiye'ye sermaye girişini destekleyeceğini
ve bu sermaye akışının da cari açığı ve Türk Lirası'nı destekleyeceğini dile getirdi. Standardbank Gelişmekte olan
Ekonomiler Başekonomisti Timothy Ash de Avrupa’daki
ekonomik iyileşme ve talep artışından Türkiye’nin olumlu
yönde etkileneceğini belirterek, “Türk Lirası ve ekonomisi
için son derece yapıcı bir pozisyondayız. Ekonomide yeniden dengelenmenin önümüzdeki aylarda yeniden meyvelerini vererek, Türkiye’ye sermaye akışlarını artıracağını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı da Kayseri’deki bir
toplantıda yaptığı konuşmada Avrupa’daki ekonomik toparlanma ile artan talep artışına işaret ederek, "Bu yıl enteresan bir yıl olacak. İç talep de çekinildiği kadar, endişelenildiği kadar zayıf değil. Fakat dış talepten
olumlu katkı gelebilir. Burada
Avro bölgesi çok önemli.
Oraya yaptığımız ihracat ve
diğer ülkelere yaptığımız ihracat iyi giderse bu sene büyümemiz daha hızlı olabilir. Yüzde 2,5'den daha yüksek
bir büyüme görebiliriz" ifadelerini
kullanmıştı.
(AA)
Türkiye, en hızlı büyüyen
ülke olmaya devam edecek
A
BN AMRO Avrupa ve Orta Doğu Gelişen Piyasalar Kıdemli Ekonomisti
Dijkhuizen, "Türkiye'nin 2014 yılında büyüme hızının bu yılın başlarında beliren
ciddi parasal sıkılaştırma sebebiyle yüzde
3'e düşeceğini tahmin ediyoruz. Ancak yine de yüzde 3'lük büyümeyle Türkiye, gelişmekte olan Avrupa ekonomileri arasında
en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olmaya devam edecek" dedi
ABN AMRO Avrupa ve Orta Doğu
Gelişen Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Arjen van Dijkhuizen, Türkiye'nin 2014 yılında büyüme hızının bu yılın başlarında beliren ciddi parasal sıkılaştırma nedeniyle
yüzde 3'e gerileyeceğini ancak yine de
yüzde 3'lük büyümeyle Türkiye'nin, gelişmekte olan Avrupa ekonomileri arasında
en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olmaya devam edeceğini bildirdi.
Uluslararası finans kuruluşlarının önde
gelen ekonomistleri, yerel seçim sonuçları-
nı siyasi ve ekonomik istikrarın bir yansıması olarak yorumlarken, ülkedeki siyasi
ve ekonomik istikrarın Cumhurbaşkanlığı
ve genel seçimlerle daha stabil hale geleceği görüşünü dile getirdi.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan
Dijkhuizen, TL'nin son zamanlarda değer
kazanmasının ve Türkiye'nin risk priminin
azalmasının AK Parti'nin 30 Mart'taki seçimlerde güçlü performansını yansıttığını
söyledi.
AK Parti'nin Ağustos ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 2015 genel seçimlerinde güçlü bir performans gerçekleştirmek için güçlü bir konumda bulunduğunu aktaran Dijkhuizen, "Ancak burada dikkat edilecek bir husus var ki geçen yıldan
bu yana Türkiye'deki siyasi gelişmeler artan bir kutuplaşmaya işaret ediyor" dedi.
Türkiye'nin 2013 yılında yüzde 4'lük büyüme performansını değerlendiren Dijkhuizen, "Türkiye ekonomisi geçen yıl Fed'in
parasal genişlemesi, siyasi kargaşa, büyük
oranda kısa vadeli sermaye girişleriyle finanse edilen yüksek cari açık gibi büyük
dış dengesizlikler ve Suriye'ye komşuluk
durumlarına karşın oldukça dayanıklı kaldı" değerlendirmesini yaptı.
Geçen yılki yüzde 4'lük büyüme hızının kendi tahminleriyle örtüştüğünü vurgulayan Dijkhuizen, Türkiye'nin 2014 yılında
büyüme hızının bu yılın başlarında beliren
ciddi parasal sıkılaştırma sebebiyle yüzde
3'e düşeceğini tahmin ettiklerini belirterek,
"Ancak yine de yüzde 3'lük büyümeyle
Türkiye, gelişmekte olan Avrupa ekonomileri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olmaya devam edecektir" dedi.
TL'nin son zamanlarda baskı altında
kalmasına ilişkin de Dijkhuizen, Fed'in geleneksel olmayan para politikasıyla ilişkili
olarak TL'nin dalgalı seyredeceğini tahmin
ettiklerini dile getirdi. Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası'nı (TCMB) ocak ayındaki
toplantısında parasal koşulları keskin şekilde sıkılaştırma cesaretinden dolayı takdir
ettiklerini aktaran Dijkhuizen, bu tür adımların TL'nin desteklenmesi ve Türkiye'nin
yumuşak karnı olan cari açığa çare olmak
için gerekli hamleler olduğunu sözlerine
ekledi.
"Siyasi istikrarla piyasa
güven hissediyor
TD Securities Gelişen Piyasalar Kıdemli
Stratejisti Christian Maggio da Türkiye'de
yerel seçimlerden sonra siyasi mevcut durumun istikrara dönüştürüldüğü için piyasanın şimdilik güven hissettiğini söyledi.
Türkiye'de siyasi takvimin yoğun olduğunu ve gelecek Cumhurbaşkanlığı seçiminin yakında dikkatleri siyasi zemine tekrar
çekeceğini vurgulayan Maggio, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti için siyasi sorunların tamamen ortadan kalktığını
düşünmediklerini ifade etti.
Maggio, Türkiye'nin geçen yıl yüzde 4'lük
büyümesinin, Türkiye'nin bu yıl elde edeceği büyüme oranının üzerinde olduğunu
belirterek, "Eğer büyüme oranları sıkı olmaya devam eder ya da daha da sıkılaşırsa
iç pazar etkinliğinde yakında gözle görülür
bozulmalar olabilir. Türkiye ekonomisinin
2015 yılında ise yüzde 2,5'lik büyüme performansı sergileyeceğini düşünüyoruz" dedi.
Maggio, TL'nin bir süre daha baskı altında kalabileceğini ifade etti. Berenberg
Türkiye Ekonomisti Wolf-Fabian Hungerland da Türkiye'de istikrar ortamının geri
döndüğünü ve AK Parti'nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir aday sunacağının
açık olduğunu söyledi. Türkiye'de önümüzdeki aylarda siyasi gündemin oldukça
yoğun geçeceğini vurgulayan Hungerland,
piyasanın siyasi gündemin netleşmesini yakından izleyeceğini kaydetti. (AA)
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
11
17Nisan
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
DEV OPERASYON
A
R
’D
P
O
S
O
N
Z
TRAB
Ligde Avrupa dışında iddiası kalmayan Trabzonspor’da gelecek sezon için operasyon yapılmaya
başlandı. Hami Mandıralı kalırsa, takım boşalıyor.
Kötü bir sezon geçiren Trabzonspor’da gelecek sezon için
takım kurma çalışmaları başladı. Teknik Patron Hami
Mandıralı, takımdan gönderilecek isimler ile
ilgili olarak başkan Hacıosmanoğlu’na brifing verirken, takıma dahil edilmesi
planlanan isimler hakkında da görüş bildirdi.
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
TRABZONSPOR’DA
İKİ KADRO DIŞI
Trabzonspor’da operasyondan nasibini alan iki
isim Colman ve Zokora
oldu. İki yıldız kadro dışı
kaldı.
ÖZEL
HABER
Yavuz
ATALAY
ONUR KIVRAK’IN
GÖNDERİLMESİ GÜNDEMDE
Trabzonspor ile müthiş sezonlar geçiren Milli File
Bekçisi Recep Onur Kıvrak’ın gönderilmesi gündemde. Maddi sıkıntılardan ötürü kazanım elde
etmeye çalışan Karadeniz Ekibi, Onur Kıvrak’ı
göndererek, oradan gelecek olan para ile kulübün mali durumunu düzeltmeye çalışacak.
Kıvrak’ın gönderilmesi halinde ise Trabzonspor kaleci transfer etmeyecek ve
kalesini Fatih Öztürk’e teslim edecek.
Trabzonspor Kulübü,
şike süreciyle ilgili hak
arayışını sürdürüyor
T
rabzonspor yönetimi, devam eden şike sürecinde kulübün hukuka aykırı şekilde haklarından
mahrum bırakıldığı, maddi ve manevi zarara
uğradığını bildirdi. Bu nedenle de UEFA, FIFA, CAS
ve İsviçre Federal Mahkemeleri önünde haklarını korumak ve icra etmek amacıyla, Avrupa’daki iki hukuk
bürosunun desteğiyle çalışmalara devam edildiği kaydedildi.
Bordo-mavili kulübün sitesinden yapılan açıklamada, “Türkiye Futbol Federasyonu; 2010-2011 sezonunda yapılan şike ile ilgili olarak, gerekli kovuşturmayı yapmamıştır. Bu hafta içinde Federasyon başkanının medyada yaptığı açıklamalarla tekrar teyit edildiği üzere; şike konusundaki UEFA ve CAS kararları
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından dikkate alınmamaktadır. Dolayısı ile Türkiye Futbol Federasyonu; UEFA ve FIFA Tüzüklerinden doğan üyelik yükümlülüklerini ihlal etmektedir.” denildi.
Açıklamada, Trabzonspor kulübünün; UEFA,
FIFA, CAS ve İsviçre Federal Mahkemeleri önünde
haklarını korumak ve icra etmek amacıyla, Avrupa’daki iki hukuk bürosunun desteğiyle çalışmalarına
devam ettiği belirtildi. (CİHAN)
Dünya sıralamasında
1 basamak geriledik
F
GELECEK SEZONUN İLK
TRANSFERİ: ORHAdaNtranGsfeÜr polLLitikEa-
“KALIRSAM, TAKIMI BOŞALTACAĞIM”
usunda
Takıma dahil olacak isimler kon
kanı Hacıosmanoğlu’na
Baş
or
nsp
bzo
Tra
sını belirleyerek
mi Mandıralı’nın ilk olarak,
bunu anlatan Teknik Patron Ha
ettiği oyuncularla görüşeceği
milli takımı çalıştırırken tespit
a ise Orhan Gülle geliyor.
öğrenildi. Bu oyuncuların başınd
ile temasa geçecek olan
Elazığspor forması giyen Gülle
r etmesi ise an meselesi.
Trabzonspor’un Gülle’yi transfe
k baktığı da gelen bilgiler
Orhan Gülle’nin bu transfere sıca
arasında.
Bir yandan Avrupa Hesapları yaparken bir yandan da gelecek sezon
için çalışma yapan Hami Mandıralı’nın, yakın çevresine; “Kalırsam takımı
boşaltacağım” dediği iddia ediliyor. Bourcenau ve Bosingwa dışındaki
tüm yabancıları göndereceği öğrenilen Mandıralı’nın, yerlilerden; Mustafa Yumlu, Aykut Demir, Olcan Adın, Yusuf Erdoğan, Özer Hurmacı’ya
kal diyeceği ve diğer yerlilerden kulüp bulmalarını isteyeceği öğrenildi.
Kalmasını isteyeceği futbolcular arasında yer alan Özer Hurmacı’nın
performansını çok beğenen Mandıralı, yönetimden; Özer’in tamamiyle
Trabzonspor’a dahil olmasını isteyecek.
3'ÜNCÜ KARA HAVACILIK ALAY KOMUTANLIĞINA AİT İKİ ADET TRAFO BİNASI YAĞMUR BORUSU DEĞİŞİMİ VE DIŞ
CEPHE BAKIM ONARIMI, KADEME BİNASI ISITMA SİSTEMİ VE İÇ CEPHE TADİLATI, ISITMA MERKEZİ BİNASI SABİT
MERDİVEN YAPILMASI yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale
edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
İhale Kayıt Numarası
: 2014/37090
1-İdarenin
a)Adresi
:9 EYLÜL MAHALLESİ ULAŞTIRMA CADDESİ GAZİEMİR/İZMİR
b)Telefon ve faks numarası
: 0232 251 77 84 DAHİLİ: 3645 - 0232 251 81 13
c)Elektronik Posta Adresi
: egeorihalekom@kkk.tsk.tr
ç) İhale dokümanının görülebileceği : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
internet adresi
2-İhale konusu yapım işinin
a)Niteliği, türü ve miktarı
: YAĞMUR BORUSU DEĞİŞİMİ VE DIŞ CEPHE BAKIM ONARIMI, ISITMA SİSTEMİ
VE İÇ CEPHE TADİLATI, SABİT MERDİVEN YAPILMASI Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer
alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b)Yapılacağı yer
: 3'ÜNCÜ KARA HAVACILIK ALAY KOMUTANLIĞI GAZİEMİR/İZMİR
c)İşe başlama tarihi
: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak işe
başlanacaktır.
IFA Dünya sıralamasında Türkiye 1 basamak
geriledi, İspanya zirvede. Uluslararası Futbol
Federasyonları Birliği'nin (FIFA) Nisan ayı
dünya sıralaması açıklandı.
FIFA'nın internet sitesinde yer alan sıralamaya göre,
711 puanla Türkiye 1 basamak gerileyerek 39. sıraya
düştü.
Son dünya ve Avrupa şampiyonu İspanya,
1460 puanla yine zirveyi kimseye kaptırmadı.
1340 puan toplayan Almanya da ikinciliğini korurken, üçüncü sıraya 1245 puanla Portekiz yükseldi.
Üç basamak birden yükselerek 10. olan Yunanistan ve
15 basamak yükselerek 22. sıraya yerleşen İskoçya en
büyük sürprizi yaptı. (CİHAN)
Sıralamada ilk 10'a giren ülkeler şöyle:
1. İspanya (1460)
2. Almanya (1340)
3. Portekiz (1245)
4. Kolombiya (1186)
5. Uruguay (1181) 9 İtalya (1115)
6. Arjantin (1174) 10 Yunanistan (1082)
6. Brezilya (1174)
8 İsviçre (1161)
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETİ ALINACAKTIR
MTA EGE BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
3-İhalenin
a)Yapılacağı yer
: EGE ORDUSU İHALE KOMİSYON BAŞKANLIĞI NARLIDERE/İZMİR
b)Tarihi ve saati
: 22.04.2014- 10:30
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası veya ilgili Meslek
Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sânatkar odasından veya
ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir
belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya
ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki
görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde
bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren
belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği idari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip
ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya
yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve
düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 70 oranından
az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4.
Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve mimarlık
bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
B-lll
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 30 TRY (Türk Lirası) karşılığı EGE ORDUSU İHALE KOMİSYON
BAŞKANLIĞI NARLIDERE/İZMİR adresinden satın alınabilir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri
zorunludur.
8.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar EGE ORDUSU İHALE KOMİSYON BAŞKANLIĞI NARLIDERE/İZMİR adresine
elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle
anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir,
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.
Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
Özel Güvenlik Hizmet Alımı İşi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile
ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/40579
1-İdarenin
a)Adresi
: İstanbul Cad. No: 63 Bornova/İZMİR
b)Telefon ve faks numarası
: 2323888181 - 2323884901
c)Elektronik Posta adresi
: izmir@mta.gov.tr
d)İhale dokümanının görülebileceği
internet adresi
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu hizmetin
a)Niteliği, türü ve miktarı
: 17.06.2014-16.06.2015 tarihleri arası Bölge Müdürlüğümüz Tesislerinde çalıştırılmak
üzere 15 kişilik Özel Güvenlik Hizmet Alımı işidir. (Silahlı, 13 ' bay-2 bayan) Ayrıntılı
bilgiye EKAP’ta (Elektronik Kamu Alımları Platformu) yer alan ihale dokümanı içinde
bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b)Yapılacağı yer
: MTA EGE BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ - İstanbul Cad. No: 63 Bornova/İZMİR
c) Süresi
: İşe başlama tarihi 17.06.2014, işin bitiş tarihi 16.06.2015
3-İhalenin
a)Yapılacağı yer
: MTA EGE BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ - İstanbul Cad. No: 63 Bornova/İZMİR
b)Tarihi ve saati
: 05.05.2014-09:30
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından, ilk ilan
veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale
tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.3. İhale konusu işin yerine getirilmesi için alınması zorunlu olan ve ilgili mevzuatında o iş için özel olarak düzenlenen
sicil, izin, ruhsat vb. belgeler:
5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun Uygulanmasına
İlişkin Yönetmelik uyarınca İçişleri Bakanlığı'ndan alınan Özel Güvenlik Şirketi Faaliyet İzin Belgesi.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimdeki
görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde
bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren
belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip
ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya
yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve
düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren, standart forma
uygun belge,
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 40
oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler,
4.4.
Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Kamu veya özel sektörde gerçekleştirilen tek sözleşmeye dayalı her türlü özel güvenlik hizmetleri benzer iş olarak
kabul edilecektir.
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 150 TRY (Türk Lirası) karşılığı MTA EGE BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
((Doküman bedeli Kurumumuzun banka hesabına yatırıldıktan sonra temin edilebilir.
(Halk Bankası-Bornova Şubesi IBAN NO:TR90 0001 2009 7140 0005 0000 20 nolu hesaba yatırılacak olup
dekontta İKN belirtilerek aslı idareye teslim edilecektir.)) adresinden satın alınabilir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri
zorunludur.
8.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar MTA EGE BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ - İstanbul Cad. No: 63 Bornova/İZMİR
adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş
kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden
birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (Altmış) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
ç)İşin süresi
: Yer tesliminden itibaren 35 (OTUZBEŞ) takvim günüdür.
Sondakika 11/4
Basın: 4377
Sondakika 11/4
Basın: 4311
SAYFA 16
Felç olan
futbolcu
resimle hayata
TUTUNDU
Bir dönem İzmirspor, Mersin
İdmanyurdu ve Göztepe'de
forma giyen Kule, maç sırasında geçirdiği sakatlık sonrasında felç kalınca, yaşadığı psikolojik sorunları doktorun
tavsiyesi ile başladığı resimle
aştı. Kara kalem çiziminde kendini geliştiren Kule, sergi
açmanın hayalini kuruyor
Bir dönem İzmirspor, Mersin İdmanyurdu ve Göztepe'de forma giyen kaleci Murat
Kule, 20 yıl önce maç sırasında geçirdiği
sakatlık sonrasında felç kalınca, yaşadığı psikolojik sorunları doktorun tavsiyesi ile
başladığı resimle aştı. Kilis Engelliler ve
Dayanışma Derneği'nde sekreterlik görevini
yürüten 44 yaşındaki Murat Kule, Göztepe'de kalecilik yaparken 1990'da Siirtspor'la
yapılan maçta sakatlandı. Bir pozisyon sonrası bel kemiği çatlayan Kule, felç kaldı.
Geçirdiği ameliyatlara rağmen tekerlekli
sandalyeye mahkum olan evli ve iki çocuk
babası Kule, psikolojik sorunlar nedeniyle
gittiği doktorun tavsiyesi üzerine resim
çizmeye başladı. Yaşadığı sıkıntıları resimle
aşan Kule, sergi açmanın hayalini kuruyor.
Kule, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 13
yaşında başladığı futbolda bir süre sonra amatör liglerde mücadele etmeye başladığını
söyledi.
Katıldığı Gaziantepspor seçmelerinde
beğenilince altyapıda kaleci olarak görev
aldığını belirten Kule, "İlk sözleşmemi
1987'de İzmirspor'la yaptım. 6 aylık imza atmama rağmen kadroya giremedim. İzmirspor'un ardından Mersin İdmanyurdu ile anlaştım. Son olarak da Göztepe'ye transfer
oldum" dedi. İki yıl forma giydiği Göztepe'nin 1990'de Siirtspor'la yaptığı maçta
sakatlandığını dile getiren Kule, 3 defa
ameliyat geçirdikten sonra koltuk değneği
ile yaşamaya başladığını anlattı. (AA)
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
11 Nisan 2014 Cuma
www.sondakikagazetesi.com
Türk mühendislerden
görünmezlik teknolojisi
Hacettepe Teknokentinde faaliyet gösteren Türk mühendisler, kara, deniz ve hava araçlarına
radara yakalanmama özelliği kazandıran özel bir teknoloji geliştirdi. TDU Ar-Ge Yöneticisi
Öztürk, "Türkiye, dünya pazarını ellerinde bulunduran ABD ve İsrail'in ardından anti-radar özellikli kumaşları yapabilen üçüncü ülke oldu. Prototiplerini başarıyla hazırladığımız ürünlerimizin
üretim iznini aldıktan sonra yatırımcılarla birlikte seri üretime başlayacağız" diye konuştu
Hacettepe Teknokentinde faaliyet gösteren Türk
mühendisler, kara, deniz ve hava araçlarına radara
yakalanmama özelliği kazandıran özel bir teknoloji
geliştirdi. Anti-radar özellikli kumaş, sabit ve hareket
halindeki tankların ve zırhlı araçların radar ve termal
kameralara yakalanmamasını sağlıyor.
Mühendislerin geliştirdiği insansız hava araçlarının
gövdelerine uygulandığında anti-radar özelliği
kazandıran kompozit malzeme de dünyada ilk olma
özelliği taşıyor. Hacettepe Teknokentinde faaliyet
gösteren Türk savunma sanayi şirketlerinden TDU
Teknoloji Genel Müdürü Ümit Öztürk, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, 10 yıldır radarda görünmezlik
teknolojileri üzerine çalıştıklarını belirterek, son iki yılda da KOSGEB desteğiyle anti-radar özellikli "gizleme
ağı" prototiplerini başarıyla geliştirdiklerini bildirdi.
Geliştirdikleri teknolojinin iki ayrı ürün şeklinde ortaya
çıktığını ifade eden Öztürk, bunlardan birinin radarda
görünmezlik sağlayan kumaş yapılar, diğerinin ise
radara yakalanmayan kompozit malzeme olduğunu belirtti. Kumaş yapıların anti-radar özellikli "gizleme ağı"
olarak bilinen bir yapı olduğunu anlatan Öztürk, ürünün
"görsel", "ayar", "termal" ve "anti-radar" özelliklerine
sahip olduğunu kaydetti. Dünyada bu kumaşların antiradar özelliğini sağlayabilen ülkelerin İsrail ve ABD
olduğuna işaret eden Öztürk, "Dünya pazarını ellerinde
bulunduran bu ülkelerin ardından Türkiye de anti-radar
özellikli kumaşları yapabilen üçüncü ülke oldu" dedi.
Öztürk, anti-radar özellikli kumaşların özel gemoteriye
sahip iplikler kullanılarak yapılan örgü desenlerinin
nanoteknoloji temelli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Ürünümüzü farklı renk ve desenlerde basabiliyoruz. Çöl
rengi, orman yeşili ve bozkır
iklimi için özel renklerde
üretebiliyoruz. Ürün
dayanıklı malzemeden
üretildi. Kumaş, sabit du-
TSİAD, Afrika'da
iki adet su
kuyusu açtırdı
ran tankların ve zırhlı araçların üzerine örtüldüğünde
anti-radar ve anti-termal özellik kazandırıyor. Ayrıca
mobil kamuflaj sistemini de geliştirerek, tank ve diğer
zırhlı araçların hareket halindeyken de radar ve termal
kameralara yakalanmamasını sağladık.
TÜBİTAK'ta yaptırılan testlerde özellikle anti-radar
özellik için gerekli değerlerin çok üzerinde radar soğurma değerlerinin elde edilmesi başarımızı pekiştirdi.
Ürün yüzde yüz yerli imkanlar ve yerli mühendisler
tarafından geliştirildi."
Kompozit malzemeyle
görünmez uçaklar yapılacak
Ümit Öztürk, ikinci ürünleri olan anti-radar özellikli kompozit malzemenin ise dünyada bir ilk
olduğunu belirtti. Bu malzemenin mevcut kullanımdaki anti-radar özellikteki boyalara karşı
üstün özelliklerinin bulunduğuna işaret eden
Öztürk, şöyle konuştu: "Askeri araçlar, antiradar özellik boya kullanılmadan bu malzemeyle yapıldığında büyük avantaj katıyor. İnsansız hava araçlarının gövdelerinin normal
kompozit malzeme ile yapılıp üzerine anti-radar
boya uygulaması dünyada kullanılan geçerli yöntem iken, geliştirdiğimiz kompozitin kullanılması
halinde boya uygulamasının aracın ağırlığını artırması ve atmosferik şartlarda özelliğini kaybetmesi gibi
dezavantajları da ortadan kalkacak."
Prototiplerini ürettikleri bu malzemelerin yerli
savunma sanayine ciddi katkı sağlayacağını vurgulayan
Öztürk, yerli üretimle birlikte kara, hava ve deniz platformlarının dünya pazarındaki rekabet gücünün de artacağını söyledi. Bu malzemelerin yerli ürünlere uygulanması için SSM ve TUSAŞ yanında diğer büyük
savunma sanayi firmaları ile görüşmelerin devam ettiğini ifade eden Öztürk, şunları kaydetti:
Tire Sanayici ve İş Adamları Derneği (TSİAD), üyelerinin topladığı yardımlarla Afrika'nın
en fakir ülkelerinden biri olan ve su sıkıntısı
yaşayan Çad’da iki adet su kuyusu açtırdı. Son
yıllarda hızlı bir şekilde büyüyen Tire Sanayici ve
İş Adamları Derneği (TSİAD), adını uluslararası
iş ilişkilerinin yanı sıra, yardım çalışmalarına da
öncülük ediyor. TSİAD, Afrika’nın en fakir
ülkelerinden biri olan Çad’da iki adet su kuyusu
açılmasını sağladı. Açılan su kuyularına “Tireliler
1 ve Tireliler 2 “ adları verildi. 2013 yılı Kasım
ayında Afrika kıtasına giden ve orada üç ülkeyi
dolaşma fırsatı bulan (TSİAD) üyelerinden
oluşan heyet, bu ülkelerden Mozambik‘te su
kuyusu açılması için Kimse Yokmu Derneği
aracılığı ile harekete geçmiş ve su kuyusunun
açılması için para yardımında bulunmuştu. Bu
yardım çabasının Kimse Yok mu Derneği tarafından Çad’a yönlendirildiği ve Çad’da 'Tireliler 1
ve Tireliler 2' isimli iki adet su kuyusu açıldığı (TSİAD) genel sekreteri Ender Uşgun tarafından
dile getirildi. Çad’ın su konusunda daha büyük
sıkıntı çektiğini, bu yüzden su kuyusu açma projesinin bu ülkeye yönlendirildiğini ,dernek olarak
da bunu onayladıklarını belirtti. (CİHAN)
"Türk Silahlı Kuvvetlerinin sadece multispektral gizleme ağı ihtiyacının yerli olarak giderilmesi halinde
yüz milyon Dolardan fazla bir bedelin yurt dışına çıkmasının engellenecek. Tamamen yerli imkanlarla
üretilen anti-radar özellikli kompozit malzemenin TAI
yapımı ANKA insansız Hava aracında kullanımının
gerçekleşmesi durumunda ANKA rakipleri karşısında
öne çıkacaktır. Prototiplerini başarıyla hazırladığımız
ürünlerimizin üretim iznini aldıktan sonra yatırımcılarla
birlikte seri üretime başlayacağız."
Ümit Öztürk, anti-radar özellikli ürünlerini 24-28
Mart 2014 tarihlerinde Katar'da düzenlenen DIMDEX
fuarında sergilendiğini ve büyük ilgi gördüğünü sözlerine ekledi.
(AA)
Rast gelmeyince "çiftlik" geldi
15 Nisan'da başlayacak av
yasağı öncesi sezonun son
günlerini yaşayan Egeli
balıkçılar, umduklarını bulamadı. İzmir Balık Hali'ne
giren balık miktarının gerilemesi nedeniyle pazarda
oluşan boşluğu çiftlik balıkları doldurdu
"Vira bismillah" diyerek 1 Eylül
günü denize açılan balıkçılar, bu sezon beklediğini bulamadı. Ege'de
balık piyasasının belirlendiği İzmir
Balık Hali'ne yeteri kadar balık
gelmeyince yetiştirme çiftliklerinden
gelen balıklar boşluğu doldurdu.
Balık fiyatlarında en çarpıcı artış,
lüfer, barbun ve palamutta yaşandı.
AA muhabirinin İzmir Balık Hali istatistiklerinden derlediği bilgilere göre
hale giren bir çok balık türünde
önceki sezona göre düşüş görüldü.
Bölgede çokça tutulan sardalya ve
hamsi dışında tüm balık türlerinde
fiyatlar tırmanışa geçti. İzmir Bölge-
si Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği
Başkanı Ahmet Yapıcı, AA
muhabirine yaptığı açıklamada bu
yıl özellikle barbun, çipura, sargoz
gibi dip balıklarında önemli gerileme görüldüğünü ifade etti.
Sardalya ve hamside ise geçen
yıla göre çok büyük bir düşüş
yaşanmadığını ancak piyasanın
dengesiz olması nedeniyle bunun
tüketiciye yansımadığına işaret eden Yapıcı, şu değerlendirmede bulundu:
"Aşırı avcılığın engellenmesi ve
piyasaya denge getirilmesi için
tekne başına av kotası uygulaması
getirilmesini talep ediyoruz. Mevcut
durumda her tekne sürüyü saptadığında kapasitesinin çok üzerinde bir balıkla karaya dönüyor.
Hale çok miktarda balığın girmesi
fiyatların maliyetin de altına inmesine neden oluyor. Ancak bu vatandaşa yansımıyor. Çünkü bu balıkların büyük bölümü yem fabrikalarına gidiyor. Her tekneye günlük kota
verilirse hem piyasa korunmuş olur
hem aşırı avcılığın önüne geçilmiş
olur." İzmir Balıkçı İşadamları
Derneği 2. Başkanı Davut Baytemir
ise geçen yıllara göre İzmir Balık
Hali'ne daha az balığın geldiğini,
bunun fiyatları artırdığını, bu nedenle esnafın daha çok çipura, levrek
ve alabalık gibi yetiştirme balıklara
yöneldiğini ancak bu balıkların da
ihracatının artması nedeniyle son
dönemde fiyatlarında artış yaşnmaya başladığını söyledi.
Piyasada denge yok
Bu sezon Hal piyasasında barbunun kilogramının 100 lira, lüferin
65 liraya kadar çıktığını, tekirin ise
kasasının 350-400 liraları
gördüğünü ifade eden Baytemir,
"Bu fiyatların balıkçı tezgahlarındaki
etiketlere yansıması da tüketici
açısından hoş olmuyor" dedi. Hale
gelen av balıklarının miktarındaki
azalış karşısında Türkiye'nin kültür
balığı üretiminde kapasitesini hızla
artırdığına işaret eden Baytemir,
şöyle konuştu: "Bu durum, halde
yetiştirme balıkların payının artmasıyla sonuçlanıyor. İzmir Hali'nde
her gün belli bir miktar balık alım
satımı olur. Av balığı yeterli gelmiyor-
sa boşluğu çiftlik balığı doldurur."
Sardalya ve hamside ise çok farklı bir gündemin söz konusu
olduğunu, bu balıklarda çok yüksek
miktarda balık avlanmasıyla fiyatların dip yaptığını, bunun önemli
bölümünün balık yemi fabrikaları
tarafından alındığını kaydeden
Baytemir, "Bu balıklarda da fiyatların çok düşmesi üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına
neden oluyor" dedi. Av sezonunun
aynı denizi paylaştıkları Yunanistan'da 15 Mayıs'ta sona erdiğini, Türkiye'de de 1 ay uzatma talep
ettiklerini anlatan Baytemir, daha fazla balık tüketilebilmesi için KDV'nin
yüzde 8'den 1'e indirilmesini istediklerini kaydetti.
Tezgahta çiftlik bereketi
Su Ürünleri Tanıtım Grubu
Başkanı Melih İşliel ise tüm dünyada yetiştirme balıkların payının hızla
arttığını, Uluslararası Gıda
Örgütü'nün (FAO) tahminlerine göre
2018 yılında yetiştiricilik ürünlerinin
avcılık ürünlerinin önüne geçeceği
belirtti. (AA)
Download

emin ellerde - Sondakika Gazetesi