"$
$#
TÜBİTAK’ın üniversiteleri
girişimcilik ve yenilikçilik
göre sıraladığı
performanslarına
“Girişimci ve Yenilikçi Üniversite
İzmir Ekonomi Üniver Endeksi”nde
(İEÜ) 35. sıradan 28’e yüksel sitesi
erek bir başarıya daha imza attı
Tunç ailesinin acı günü
KGK=K<HKGL7JHJBI8J?I 85
XUNVYW>[email protected]
2OWNY<KSA9KSYXHXIWMVY(OWU
<KSA9KSY>[email protected]
PGSYBWUAWQTWFNVUVTPVCY%WANVHVOVE
=X.NXY+VIMX9PXY=XMXNRSRYQXMIWPWS
(OWUYY<KSA9KSY,#Y>WSXEWLVSW
2EOVUYQXOKJMKSKSYNXSRSORF
LVOXTXURYQXNRTPRCYBJ9KDFL6>J
Atila: Bir alo
deyin hemen
gelelim!
[email protected]@9KL7JHJBI8J?I+L=K3>[email protected]
[email protected]
[email protected];DH;H;<;EBKCILCKD;?KH
[email protected]>K8KL:FCKELCA:AC
:K$HFLKC?KCHFCHKGFL2JDJE
:/0DJCLI:IEL5@$>KEL/0AD
)CI=I6LL?I?>JDIEIL=K3HK>>F
JEL3HJGIL.ABAGHA<A6EJ IXHTR
WQV?TWUDYIJEKQYQXTPRUROPXSDYMJTPXQV
AKQKUXYQXPXUY?WQYAJQYLJUKSX
XSRSPXYOGPX=XTWYWPVMJUCY:XFQXSR
[email protected];
OREPXSYBWTWSYFVQXMWNTWUVYXSRSPXYBV;
PWUOWQYVAVSYAXTRFRMJUCY8S>XQ
LXPW>WYFVQXMWNTWUWYB6UWYAXTRFRTOX;
MX>XQDYBGSYVAVSPWYVTAWOVEVS
NXOXORSPXYBWEW>WQYJTXSYWQV?TWUYQ;
WSPVYB6UPGQTWUVYXQLXQTRQTXURYPX
=VAIVUY?UJLWPGUYBWUWQOWQLVEVS
BVPWUW>WQTWUCY:KYLVLNWOVSYAXTRFOXLR
VAVSYP6UPWUYQVFVPWSYJTKFXSY3YXMUR
WQV?YQKUPKQYPWPVCYBJ9KDFL%6BJ
[email protected]>ICL!K<HFCL!JE6IE
<GUQVMWYBWSWTVSPWYMX?NRHRY/8VTW
7XHTRHRY)[email protected]
!6EGOY*JTTXUR/YQJSKYIXFTRQTR
XUXFNRUOXLRYNXOXOTXSPRC
[email protected]
1WOJQUXNVQY7XHTRQY7WSY%WSWT
:XFQXSRY<JBXSY1WOVU>XSD
8UXFNRUOXOREPXYPJHKOYVESVDYLGN
VESVYBVIVYMXLXTY=XQTXURSRYQRLRNTRYJ;
TXUXQYQKTTXSXIVTPVQTWUVYJUNXMX
ARQORFNRUCY'WYMXERQYQVYIKYLWIW?TW
IVUYAJQYXSSWYIWIWHVSVDYXSSWYLGNGS;
PWSYOX=UKOYQXTXUXQYIGMGNOWQNW;
PVUCY:VUYAJQYXSSWYXPXMRYPXYIK
LRQRSNRTXUYSWPWSVMTWY=XOVTWYQXTOXQ;
NXSYQJUQOXQNXPRUYPWPVCY#6BK
!! !
!! ! !! ! performanslarına göre sıralayarak,
üniversiteler arası girişimcilik ve yenilikçilik merkezinde rekabetin artmasına
katkı koyuyor. Biz klasik bir eğitim ile
standart üniversite mezunları yetiştirmek
için bu üniversiteyi kurmadık. Amacımız
bu üniversitede ülkemizin ihtiyacı olan
girişimcileri yetiştirmektir.” dedi
devamı 16’da
7 Temmuz 2014 Pazartesi
www.sondakikagazetesi.com
%!&")'%&)(!')($#(())%$&&
%!&")'%&)(!')($#(())%$&& &)"%'#'
&)"%'#' )($)#'"())
$%!&)"'
)($)#'"())
$%!&)"' '
' )($()!#
)($()!#
Sürdürülebilir
Sürdürülebilir kalkınma
kalkınma ilkeleri
ilkeleri doğrultusunda
doğrultusunda ‘Sağlıklı
‘Sağlıklı
Kentler’
Kentler’ yaratmak
yaratmak hedefiyle
hedefiyle çalışan
çalışan İzmir
İzmir Büyükşehir
Büyükşehir
Belediyesi,
Belediyesi, projelerinin
projelerinin meyvesini
meyvesini aldı.
aldı. Büyükşehir,
Büyükşehir, Dünya
Dünya
Sağlık
Sağlık Örgütü
Örgütü 6.
6. evresine
evresine Avrupa’da
Avrupa’da ilk
ilk seçilen
seçilen kentlerden
kentlerden
biri
biri olmayı
olmayı da
da başardı
başardı ve
ve Avrupalı
Avrupalı 99 kentten
kentten biri
biri oldu
oldu
"" "#LNXUV=TWUVYXUXLRSPXY1GSMXY7XHTRQ
([email protected][email protected]
GMWYJTXSY2EOVUDY<GUQVMWY7XHTRQTRY5WSNTWU
:VUTVHV9SWYGMWY,#YQWSNYXUXLRSPXSY17(9SGS
<GUQVMWYVAVSYIWTVUTWPVHVY0-YQWSNYQJNXLRSXYBVUOWMW
=XQYQXEXSXUXQY-40,;[email protected]?X
7XHTRQTRY5WSNTWUY8HRYXUXLRSPXQVYMWUVSV
LXHTXOTXFNRUPRCY2TQYJTXUXQY2EOVU9VSYQXIKTYWPVTPVHV
CYXE9XY<GUQVMW9PWSY:KULXY:GMGQFW=VUDY<UXIEJS
:GMGQFW=VUDY%6T>GQDY2LNXSIKTY5XPRQ6MDY2EOVU
5XUFRMXQXDY5RURQQXTWDY:KULXY'VTG.WUDY:KULXY&L;
OXSBXEVDY)LQVFW=VUY<[email protected]@WY:KUPKU
[email protected]
7)5+ FXSNVMWTWUVSPWYQKTTXSPRHRYWTWQNUVHVS
MGEPWY349LVSVYQKUX>XHRYUGEBXUYNGUIVSVYVTWYQWSPV
GUWNW>WQCY"YOVTMJSY#34YIVSY<+9MWYYOXTYJTX>XQYUGE;
BXUYNGUIVSVYY3D3YMRTPXYQWSPVSVYXOJUNVYWPW>WQCY
5AGCL1K2IHIL9JL&JGGK2IL7IHIDHJGL4@<;E
7KCFDL1JGEJ<[email protected]
[email protected][email protected]=KL4K?KL>K?KGF?FLIHJL8@<;E
=KCFDHKGBKL=JHHIL=IGL?AGJL:KHF3>F<FEFL=JH
-JHJ8JEL2JCIDHJGJL2JG2KE-IL=IGLJ<I>ID
?AGJIEBJEL-J:DJBJEL8@<;EL=KCFD
;[email protected]?FL9JGIHJ=IHJJ<IEIL=J
HIG>JGJC+L,,5K?KGFLIHJLJ<I>ID?I0
;0DKEHFCHKGFEL/EALK:FHDKC>KBFG,,LBJBI
5AGCL1K2IHI @WY$WUUX=VY:VTVOTWUY*JHKS
:XQROY1WUSWHVY:XFQXSRYUJ.CY1UC
*JUBXS>RDY//*WSVYNXLXURYVTWYMJHKS
IXQROTXUPXYIWTTVYIVUYLGUWYAXTRFNRHRSRYIWT;
BWTWMWSYIXERY=WQVOTWUWY=WU=XSBVYIVUYWHVNVO
LGUW>VSPWSYBWAOWPWSYMJHKSYIXQRO
[email protected]>WQNVUCY<XLXUR
VTWYWHVNVOLVEYKEOXSTRQTXURSY6SG
XARTOXQNXPRUCY<GUQVMW/PWYWSY.XETXYVLNVLSXV
[email protected]?NXYKEOXSTRQ
XTXSRDY=XLNXYLXHTRHRYXARLRSPXSYWSY6SWOTV
XTXSTXUPXSYIVUVYJTXSDYMJHKSYIXQRO
JTOKFNKUCY)LXLYNW=TVQWYOW@>KNYMJHKS
IXQROYWHVNVOYQKUXTTXURSRSYIM;?XLLYWPVTWUWQ
WHVNVOLVEYQVFVTWUWYVLNVLSXVYJTXUXQYPV?TJOX
PXHRNRTOXLRPRU//YPWPVCYBJ9KDFL#6BK
1AE8KL!K<HFCLG-A>[email protected]?XY7XHTRQTR
[email protected];
[email protected]"YMRTRSPXYNXOXO;
TXSXSY?UJWSVSDY-40,-40YMRTTXURSRYQX?LXMXSY C
[email protected]=WPW.TWMWS
QWSNTWUDYIKYXHXYGMWYJTXUXQYIWTVUTWSWSYXSXYNWOXTXU
[email protected]
[email protected]>V;
SVYNXQV?YWPWUWQYNXOXOTXSRMJUCYTKLTXUXUXLR
7XHTRQTRY5WSNTWUY8HR9SXY2EOVU9TWYIVUTVQNWY1UWLPWSD
[email protected][email protected]&LN.JTP
[email protected]@WYY+JPEYQWSNTWUVYPWYBVUPVC
BJ9KDFL%6BJ
! Erdo侃an'ın 3
çocuk talebi
lafta kaldı!
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
tarafından açıklanan araştırmada böylelikle
İzmir Ekonomi Üniversitesi Ege Bölgesi’nden 38,95’lik puanla listeye giren tek vakıf
üniversitesi olmayı, üst sıralara yükselerek,
sürdürdü. İzmir Ekonomi Üniversitesi
Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş,
"Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi,
üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik
GEBXUYNGUIVSVMTWY2:)<&'9KSYMRTTRQY0YOVTMJS
,,4YIVSY<+9MWYKTXFXSYWTWQNUVQYNGQWNVOVSPWSY44YIVS
<+YQXUYWPW>[email protected]?UJWSVSYMXNRUROYOXTVMWNVSVY3D3
MRTPXYXOJUNVYWPW>WHVYIVTPVUVTPVCYYBJ9KDFL%6BJ
#$$#$"
"!
"! #$$#$"
$#"$$# $
$
$#"$$#
"
" $#$#!$
$#$#!$
$#$#!$#
!$#"!
!$#"! "!#!
"!#!
&*.*'I4)5L7(4'(.
I:IEL/HADAEJLBKHF3
Serbest dalış rekortmeni milli sporcu Cenk Devrim Ulusoy, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda 146 metre
derinliğe dalarak dünya rekoru kırmayı deneyecek
Ulusoy, "Ekip olarak buna inandık ve tek nefeste
146 metreye inmeyi hedefledik. Bu, serbest dalış
tarihinin bu zamana kadar yapılmış en büyük derecesi olacak. Dalış sırasında nabzımı dakikada 2324'e kadar düşürebiliyorum. Bu da o derinlikte çok
ciddi bir risk taşıyor. Kalbim durma noktasına
kadar gelebilir. Fiziksel olarak biraz şanslıyım.
Ciğer kapasitem 13,5 litre. Bunun 8,7'sini kullanabiliyorum. Hiç hazır olmadan bana 'nefes tut' deseniz, 6 dakika tutabilecek durumdayım" dedi.
devamı 16’da
SAYFA 02
MAVI
KIRMIZI SARI
7 Temmuz 2014 Pazartesi
Binlerce insanın buluşma noktası
İzmir Saat kulesi
Bugünkü
Bugünkü yazımda
yazımda sizlere
sizlere İzmir'imizin
İzmir'imizin simge
simge yapılarını
yapılarını kısaca
kısaca anlatmak
anlatmak istedim.
istedim. Her
Her gün
gün gelip
gelip geçgeçtiğimiz
tiğimiz Konak
Konak Meydanı,
Meydanı, Saat
Saat Kulesi,
Kulesi, Konak
Konak Camii
Camii ve
ve Salepçioğlu
Salepçioğlu Camii'ni
Camii'ni tanıtmaya
tanıtmaya çalışacağım
çalışacağım
Kadir Demirel
İzmir’in simge yapılarından biri olan “Saat Kulesi” yapılışından günümüze İzmirlilerin buluşma noktalarından biri olmuştur.
Konak Meydanı’nda bulunan ve İzmir’i gezmeye görmeye gelenlerin,
önünde sayısız anı fotoğrafı çektirdiği
bu nadide eser, II. Abdülhamit'in tahta
çıkışının 25. yılı şerefine, 1901 yılında
Sadrazam Mehmet Said Paşa tarafından
Alman Konsolosluk binasını yapan mimara yaptırılmıştır. 25 metre yüksekliğindedir. Kulenin saati Alman İmparatoru II.
Wilhelm'in İzmirliler’e armağanıdır.
Çok eskiden, İzmir Konak Meydanı’ndaki
Saat Kulesi, Sarıkışla önünde bulunuyordu.
Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25.
yılında eski sadrazamlardan ve İzmir Valisi
Kıbrıslı Kamil Paşa tarafından (1901) tarihinde yaptırılmıştır. Kıbrıslı Kamil Paşa’nın
oğlu Bahriye Mirlivası Sait Paşa ve Belediye
Reisi Eşref Paşa’dan oluşan bir komisyon
kulenin yapımını üstlenmiştir. Kulenin yapımından önce İstanbullu kuyumcu
Zingulli Usta tarafından kulenin küçük bir maketi yapılmıştır. Buradaki
Fransızca bir kitabeden mimarının İzmirli S.Raymond olduğu öğrenilmektedir. Kulenin il ismi
Hamidiye Kulesi idi.
Saat Kulesi’nin
kaidesi beyaz mermerden,
diğer bölümleri kesme taştan
yapılmıştır. Dört basamaklı, haç biçiminde
bir platform üzerinde 25 m. yüksekliğinde,
sekizgen kaideli ve dört katlı bir yapıdır. Buradaki sekizgenin dar kenarlarında dörder küçük sütun üzerine oturan sebillere yer verilmiştir. Bu sebiller at nalı kemerli olup, baldaken biçimindedir ve üçer çeşmesi ile kurnası, ortasında da fıskiyeleri bulunmaktadır. Bu fıskiyelerden iki tanesi günümüze gelememiştir. Baldakenlerin üzeri kubbelerle örtülmüştür. Sebiller
arasında kalan dört cepheye de at nalı şeklinde
kemerler ve demir şebekeli açıklıklar bırakılmıştır. Ayrıca tümünün üzerini bir saçak örtmüştür.
Saat Kulesi’nin sekizgen kaidesi üzerinde
sütunlu bir galeri ile onun da üzerinde köşeleri
pahlanmış kare prizma şeklinde gövde bulun-
maktadır. Bu gövde oldukça zarif başlıklı küçük kubbeli kaideli sütunların birbirlerine bağlanması ile üç dilimli bir görünüm kazanmıştır.
Buradaki galeri ve çeşmelerde kullanılan yeşil
ve pembe renkli sütunlar Marsilya’dan getirilmiştir. Bu sütunların başlıkları ve köşeleri
bitkisel süslemelerle bezenmiştir.
Gövdenin dört bir yönüne at nalı kemerli küçük pencereler açılmıştır. Bunların üzerinde doğu ve batı yönlerinde küçük birer Osmanlı arması, kuzey ve batı
yönlerinde de Sultan II. Abdülhamit’in tuğraları kabartma olarak yerleştirilmiştir. Bununla beraber Cumhuriyetin ilanından sonra, 1927 yılında çıkan “Milli ve Resmi binalarda kullanılan tuğra ve methiyelerin kaldırılmasını” içeren kanun nedeni ile buradaki
tuğra ve armalar kaldırılmış, yerlerine ay yıldız kabartmaları konulmuştur.
Kulenin 12 küçük sütun üzerine oturan dördüncü katı ana gövdeden çok daha dardır ve
üzerini ay şeklinde alem olan metal bir kubbe
örtmektedir. Bu bölümde günümüzde çalışmayan saatin çanı bulunuyordu. Ancak bu bölüm
1974 depreminde yıkılmış ve 1976’da onarılmıştır.
Saat Kulesi’nin gövdesi içlerinde beş kollu
yıldızların bulunduğu baklava dilimleri ile doldurulmuştur. Gövdenin üst bölümü üç sıra mukarnasla genişletilmiş ve buraya 75 cm. çapında, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in hediyesi
olan dört saat konulmuştur. Bu saatlerin mekanik bölümleri demir köşebentler ve döküm
ayaklar üzerine oturtulmuştur. 22 dişli çarktan
oluşan saat parçaları üzerinde 1901 tarihi görülmektedir. Topkapı Sarayı Müzesi'nde bu saat
kulesinin gümüş bir maketi bulunmaktadır.
Saat Kulesi’nin önüne 1974 yılında İlk
Kurşun Anıtı yapılmıştır.
Yalı Camii
Konak Meydanı'nda, çinileri ve sekizgen planıyla dikkatleri çeken, İzmir'in
en zarif camilerinden Yalı (Konak) Camii, Mehmet Paşa kızı Ayşe Hatun tarafından 18.yüzyılda yaptırılmıştır. Sekizgen planlı caminin mimarisinde kesme taş kullanılmıştır. Harim ile dış cephelerde yer alan çiniler, 19. yüzyıl Kütahya çini geleneğinin en güzel örneklerini yansıtmaktadır.
Salepçioğlu Camii
Son derece zarif bir yapı tarzına sahip olan Salepçioğlu Camii Kemeraltı'nda, Salepçioğlu sokağında bulunmaktadır.1906 yılında Salepçizade Hacı
Ahmet Sait Efendi tarafından İzmir'in
en büyük kubbeli camisi olarak yaptırılan cami, ince yapılı, zarif bir minareye
sahiptir. Caminin dış duvarları mermer
ve yeşil taşlarla kaplı olup büyük kubbesi altın varakla işlenmiş olan caminin
son cemaat yerinde üç kubbesi bulunmaktadır. İzmir'in en nadide camileri
arasında yer almaktadır.
Salepçioğlu İş Hanı’nın arkasında
bulunan camiyi Salepçioğlu Hacı Ahmet Efendi 1906 yılında yaptırmıştır.
Caminin dış duvarları mermer ve
yeşil renkte taşlarla kaplanmıştır. Önündeki son cemaat yeri dikdörtgen planlı
olup, oldukça küçüktür. Üzeri üç küçük
kubbe ile örtülmüştür. Son cemaat yerinin duvarları da mermerle kaplanmıştır.
Giriş kapısının sağ ve solundaki merdivenlerden üst kattaki kadınlar mahfiline
çıkılmaktadır.
İbadet mekânı kare planlı olup, üzeri
pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür.
Kubbenin içerisi kalem işleri ile bezenmiştir. Bezemede kırmızı,
yeşil ve kahverengi ön plana
çıkarılmıştır. Mihrap beyaz
ve gri renkte mermerden yu-
varlak bir niş şeklindedir. Minber de
mermer olup, üzeri geometrik desenlerle
bezelidir. Caminin içerisi alt ve üstte iki
sıra pencere ile aydınlatılmıştır.
Caminin minaresi yapı ile bağlantısı
olmayacak şekilde kuzeydoğuda, taş bir kaide üzerinde, yuvarlak gövdeli ve
tek şerefelidir.
Minare oldukça
zarif ve ince bir
görünümdedir.
Bu minare 1927
ve 1974 yıllarında onarılmıştır.
Yıl: 3
. Sayı: 970 . 7 Temmuz 2014 Pazartesi
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilcisi
Sedat KAYA
05326601776
[email protected]
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
717
Temmuz
2014Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
FETHİYE YETİŞTİRME YURDU:
KIZ İSTEMEDİĞİ İÇİN AİLESİYLE
GÖRÜŞTÜREMİYORUZ
F
ethiye Yetiştirme Yurdu Müdürlüğü yetkilileri konuyla ilgili, " Bu anneyle ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü raporunda Ailenin kızı koruyamayacağı ve annenin
çocukla sağlıklı iletişim kuramadığı için görüş-
türemiyoruz. Anne buraya kızını görmeye geldi.
Bizde anneyle görüştürmek istedik ancak kız
annesiyle görüşmek istemedi.
Çocuk Kuruma Kanununa göre kız görüşmek istemediği için bizde zorla görüştüremeyiz.
Yasalar bize neyi veriyorsa onu uyguluyoruz.
Kızı kaçıran bir adamdan bahsediliyor ama biz
adamı hiç görmedik.
Kızı çarşıda hiç kimseyle görüştürmüyoruz."
açıklamasında bulundu.
YURTTA KALAN KIZINI GÖREMEYEN ANNE: Yanmaktan son
Tek isteğim bana
sesini dinletsinler
Geçtiğimiz yıl 35 yaşındaki bir adamla kaçan ve bulunduktan sonra Muğla'da yetiştirme yurduna yerleştirilen kızı
Fatımatüzzehra Ural’dan (17) bir yıldır haber alamadığını söyleyen anne Hasibe Ural, "Kızım uyuşturucu kullanıyor
mu, ölü mü, yaşıyor mu? Bilmiyorum, haberdar değiliz. Tek isteğim kızımın sesini bana dinletsinler." dedi
E
skişehir'de Hasibe Ural isimli anne,
geçtiğimiz yıl 35 yaşındaki bir adamla
kaçan ve bulunduktan sonra Muğla'da
yetiştirme yurduna yerleştirilen kızı
Fatımatüzzehra Ural’dan (17) bir yıldır haber alamıyor. Ural, kızının yaşayıp yaşamadığından habersiz olduğunu söylüyor. Kızının
kendisine gösterilmesi için çalmadık kapı bırakmayan anne, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na da başvurmasına rağmen bir sonuç elde edemediğini ifade ediyor. Ural, “Kızım uyuşturucu
kullanıyor mu, ölü mü, yaşıyor mu? Bilmiyorum,
haberdar değiliz. Tek isteğim kızımın sesini bana
dinletsinler." dedi. Ülkemizde her yıl sayıları artmakta olan kayıp ve evden kaçan çocukların ailelerinin yaşadıkları yürek burkuyor. Eskişehirli
Fatmatüzzehra Ural'da, 16 yaşındayken geçtiğimiz yıl 15 Haziran 2013'te 'anneanneme gidiyorum' diye evden ayrıldı ancak sonra bir daha eve
dönmedi. Kızının anneannesine gitmediğini öğrenen anne Hasibe Ural durumu hemen polise bildirdi. Kızının kayıp ilanını yetkililere veren Ural,
aylar sonra Muğla'dan kendisini güvenlik görevlisi olarak tanıtan birinin aradığını ve kızının bulunduğunu, çocuklarının ailesini istemediği için yurda gönderildiğini söyledi. Eşiyle birlikte kızını almaya giden anne Ural’a kızları yurt görevlilerince
15 dakika görüştürüldü. Velayetleri kendilerinde
olmasına rağmen kızları istemediği için Fatımatüzzehra ailesiyle Eskişehir’e dönmedi.
Anne Ural, kızının daha önce aynı sitede
B.E.(35) adlı adamla kaçtığını öğrendiklerini, 3 ay
sonra jandarmanın kızlarını bu şahsın evinde bul-
duğunu anlattı. Küçük yaştaki kızını kaçıran B.E.
hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını belirten Anne Ural, "Kızımın kullanmış olduğu telefon hattı ile B.E., arasındaki telefon görüşmelerinde ve mesajlaşma kayıtlarında kızıma hakaretlerde bulunduğu ve emirler verdiği sim kartta
mevcut olmasına rağmen adama bir şey yapılmıyor." diye konuştu. Kızının Muğla’da yurtta kaldığını aktaran Anne Ural, şöyle dedi: "Kızımı zorla
tuttuklarına inanıyorum. Bir yıl geçti. 'Kızınız sizi
istemiyor kızınızı size veremeyiz.' diyorlar. Biz
oradan ayrıldık. Sonra nerede olduğunu telefonla
öğrendik. Fethiye'de bir BSRM evinde kalıyormuş. Telefon açtım ‘kız istemiyor’ diye görüştür-
mediler. Her şeyden korkuyorum. Uyuşturucu mu
kullandırıyorlar, satıyorlar mı, öldürdüler mi? Nasıl güveneyim ben. Ölü mü sağ mı onu da bilmiyorum. Bana kızımın sesini dinletsinler, bir görüntüsünü göstersinler en azından yaşadığını bileyim." şeklinde konuştu.
Kızını almak için girişimlerini sürdürdüğünü
aktaran Anne, ‘Kızımı istiyorum’ diye dilekçeyle
Fethiye’deki ilgili yurda başvurduğunu, ancak
kendilerine hiç bir haber verilmediğini söyledi.
Ural, "Sosyal Hizmet Uzmanı raporunda, ' ailenin
bir sıkıntısının olmadığını, aile ortamının müsait
olduğunu kızın kaldığı kurum kızı annesine gösterecek." raporu verildiğini iddia ediyor.
Kızını kaçıran B.E.’yi araştırdıklarını belirten
Anne, "Adam, uyuşturucu satıcısıymış. Adamı inceledik bütün arkadaşları 15-16 yaşında. Ben nasıl güveneyim. Ben bu şahsın kızıma her şeyi yaptığına inanıyorum. Bu adam kızıma uyuşturucu
mu kullandırdı, kızımı mı sattı mı, kötü yola mı
düşürdü, ne oldu? Bana ilgili yurt görevlileri tarafından hiç bir bilgi verilmedi ve verilmiyordu."
ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na başvurduğunu ancak bakanlıktan da bir netice alamadığını aktaran Ural, şunları kaydetti: "Niye benim
çocuğumu benden alıyorlar. Ben bunu anlamıyorum. Yurttaki çocukları ailelerine vermeye uğraşıyorlar, onlara koruyucu aile bulmaya çalışıyorlar
ama devlet benim çocuğumu alıyor. Allaha şükür
evim var, iki çocuğum daha var niye devlet benim
çocuğumu elimden alıyor bana bunu açıklasınlar."
(CİHAN)
anda kurtuldular
A
ydın'ın Efeler ilçesinde bir evde çıkan yangında 4 kişilik aile yanmaktan son anda kurtuldu. Olay, sabaha
karşı Köprülü Mahallesi 1647 Sokak No 21'deki 3 katlı binanın 2. katında meydana geldi. Uykudayken alevleri fark
eden aile üyeleri, yangını önce kendileri söndürmeye çalıştı.
Başarılı olamayınca binayı terk ederek itfaiyeye haber verdiler. Olay yerine gelen itfaiye ekibi, yangını diğer katlara sıçramadan söndürdü. Mehmet İmeç’e ait dairenin oturma odasında elektrikten çıktığı tahmin edilen yangında ev kullanılamaz
hale geldi. Yangından kurtulan aile, kaldırımda oturarak alevlerin söndürülmesini bekledi. Yanan dairenin üst katında balkonda yatan bir genç de balkondaki perdelerin tutuşmasıyla
yanma tehlikesi atlattı. Yangında alt kattaki daire yanarken, üst
kattaki dairenin balkonunda da perdeler yandı. Olayda her
hangi bir yaralanma yaşanmadı. Yanan dairenin üst kat komşularından yaşlı bir bayan fenalaşınca ambulansla hastaneye
kaldırıldı. Polis yangınla ilgili soruşturma başlattı. (CİHAN)
Yol verme
kavgasında
levyeler konuştu
K
ağıthane’de yol vermeme sebebiyle çıkan tartışmada
sürücüler levye ve demir çubuklarla kavga etti. Korku
dolu anlar cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Çağlayan’da yol vermeme nedeniyle iki araç sürücüsü arasında yaşanan sözlü tartışma taraflar arasında kavgaya dönüştü. Sinirlerine hakim olamayan taraflar otomobillerinin içindeki levye ve demir çubuklarla birbirlerine
saldırdı. Kavga, çevrede
korku ve paniğe sebep oldu. Kavganın ortasında kalan bir kadın korku dolu
gözlerle tarafları ayırmaya
çalıştı. Kavgayı vatandaşlar güçlükle ayırdı. Yaşananlar çevreden geçmekte
olan bir vatandaş tarafından kaydedildi. Tarafların
kavgası polis gelmeden
sona erdi. (CİHAN)
Bornova'da viyadük eylemi
B
Tunç ailesinin
acı günü
Karabağlar Belediyesi AK Parti
Meclis Üyesi İmet Tunç’un ağabeyi
Ömer Tunç’un cenaze töreni ve defni dün gerçekleştirildi. Geçtiğimiz
hafta Libya’da hayatını kaybeden
Ömer Tunç’un (49) cenazesine İzmir kamuoyunun tanınmış simaları
katıldı.
İzmir’de yaşayan Mardinli tanınmış ailelerinden Tunç ailesinden
Siraç Tunç’un oğlu, AK Parti Karabağlar Meclis Üyesi İmet Tunç’un
ağabeyi Ömer Tunç’un cenaze namazı dün Eski Çamlık Mahallesi
Mevlana Camii’nde kılındı.
İzmir Mardinliler Federasyonu
(İMAF) Genel Başkanı Mehmet
Şakin Irmak, Mardinliler Vakfı
(MAR-VAK) Başkanı Rasim Kahraman, AK Parti Eski İl Başkanı
Ömer Cihat Akay, AK Parti Karabağlar İlçe Başkanı Erol Körüklü,
CHP Karabağlar İlçe Başkanı Polat
Manduz’un yanı sıra iş ve siyaset
dünyasının önemli temsilcilerinin
katıldığı cenaze törenine İzmir’deki
sivil toplum kuruluşu temsilcileri de
katıldı. Öğle namazının ardından
kılınan cenaze namazında Tunç ailesinin dostları yan yana saf tuttu.
Namazdan sonra, cenaze BucaKaynaklar Mezarlığı’na defnedildi.
AK Parti Karabağlar Meclis Üyesi
İmet Tunç, cenazeye katılan herkese
teşekkür ederek, “Bu acılı günümüzde bizi yalnız bırakmayan dostlarımıza ve hemşerilerimize teşekkür ederim. Allah hepinizden razı
olsun” dedi.
(HABER MERKEZİ)
ornova'da bir grup vatandaş yapımı devam eden İzmir - İstanbul Otoyolu'nun
projesinde hatalar bulunduğunu iddia
ederek projenin kendilerini mağdur
edeceği gerekçesiyle basın açıklaması yaptı. Doğanlar semtinde bir kamyon garajında toplanan
vatandaşlar, yola ilişkin imar planı haritaları ve
benzeri projelerden olumsuz etkilenen binaların
fotoğraflarını basın mensuplarına gösterdi.Grup
adına açıklama yapan Avukat Kemal Turan, otoyol projesinin Doğanlar-Naldöken-Belkahve geçişinin viyadük değil tamamen dolgu olarak yapılmasının planlandığını, bu konuda yaptıkları
basın açıklamaları sonrası Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yolun üçte ikilik kısmının viyadüğe
çevrilmesine karar verdiğini belirtti. Bunun bölge
halkının mağduriyetini gidermediğini, yolun tamamının viyadükle geçilmesi gerektiğini anlatan
Turan, viyadük yapılmaması nedeniyle semtin
önemli ulaşım yollarından 1550 sokağın tamamen kapanacağını, otoyol kenarında kalan evlerin 18 metre yüksekliğindeki duvara bakacağını,
buradaki mülklerin değer kaybına herhangi bir
çözüm öngörülmediğini ifade etti.
İzmir-Çeşme Otoyolu'nun Balçova girişinde
de yolun sağında kalan evlerin büyük değer kaybına uğradığına dikkati çeken Turan, "Planlarda
hatalar düzeltilmezse aynı hata burada da tekrar-
lanacaktır. Bine yakın insanın yaşadığı bölgedeki
evler neredeyse tamamen değer yitirecektir" dedi.
Karayolları'nın yaptığı proje revizyonuna rağmen
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin planı onaylamayı geciktirdiğini de iddia eden Turan, bu nedenle
imar planının iptali için İdare Mahkemesi'ne açtıkları davalarda bölgenin plansız olarak değer-
lendirildiğini, bilirkişi heyetinin de hak kaybı öngörmediğini savundu. Bölgede evleri bulunan vatandaşlar da bilirkişi heyetlerinin otoyolun geçeceği farklı yerlerdeki mülklere daha yüksek oranda değer azalışı kararı verdiğini savunarak haksızlığın giderilmesini istediklerini belirttiler.
(AA)
Karasu’da 20 günde 213 kişi boğulmaktan kurtardı
Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı cankurtaran timi, deniz sezonunun
açıldığı 14 Haziran’dan bu yana Karasu, Kocaali ve
Kaynarca ilçelerinde 213 kişiyi boğulmaktan kurtardı. Tim sabah 09.00 ila 18.00 saatleri arasında,
hafta sonları ise 09.00 ila 19.00 saatleri arasında görev yapıyor. Boğulmalara karşı tam donanımlı
ekipmana sahip 30 kişiden oluşan cankurtaran timi,
16 gözetleme kulesi, 5 jet ski ve 2 ATV ile Karasu,
Kocaali ve kaynarca sahilinde hizmet veriyor. Tim,
14 Haziran’dan bu yana Karasu sahilinde 180, Kocaali 20, Kaynarca 13 olmak üzere toplam 213 kişiyi boğulmaktan kurtardı.
Cankurtaran tim sorumlusu Şaban Küçükos-
man, yaklaşık 20 kilometre sahil şeridinde görev
yapan timin 16 gözetleme kulesi ve 5 jet ski yardımıyla sahilde boğulmalara karşı gözetleme yaptığını söyledi. Küçükosman, "Sezon açılışından bu yana 213 kişiyi boğulmaktan kurtardık. Ekibin hepsi
konusunda eğitim almış sertifikalı kişilerden oluşuyor." dedi. (CİHAN)
7 Temmuz 2014 Pazartesi
Otomobil Satış ve Satınalma Direktörü Melih Mutlu,"Yeni otomobil pazarıyla ikinci el
otomobil pazarında bu iki bayram arasında hareketlenmenin artacağını ve insanların
ertelenen taleplerini bu aralıkta, yaz ortasında gerçekleştireceğini düşünüyorum"dedi
Otomotiv sektörü yılın ilk yarısında yüzde 25
oranında daralırken, ikinci el araç satışları
geçen yıla oranla sınırlı da olsa arttı. Sıfır otomobil pazarı, kurdaki oynaklık, ÖTV ve kredi sınırlandırması gibi düzenlemelerinin de
etkisiyle irtifa kaybını sürdürürken, Ramazan
Bayramı öncesi ikinci el otomobil
satışlarında hareketliliğin daha da artması
bekleniyor.Otomol Satış ve Satınalma Direktörü Melih Mutlu, AA muhabirine otomotivde
ikinci el piyasalarında yaşanan gelişmeleri
ve bayram öncesi durumu değerlendirdi.İkinci el otomobile olan ilginin bu yıl da artarak devam ettiğini belirten Mutlu, "Bizlerin
satış oranları 0 araç satışına oranla oldukça
fazla. Bizde sıfır otomobil pazarında görülen
yüzde 25'lik yüzde 26'lık bir pazar daralması
olmadı" dedi. Kilometresi düşük ve fiyat olarak daha cazip durumdaki ikinci araçların
kurdaki dalgalanmadan etkilenmediğini, arz
ve talebe göre kendi fiyat mekanizmasını
hareket ettirdiğini anlatan Mutlu, sıfır ve ikinci el araç pazarına ilişkin şu karşılaştırmaları
yaptı:"İnsanlarda bir miktar kampanya beklentisi var. Bakıyoruz ki sübvansiyonlar ve finansal yapılardan dolayı çok fazla kampanyalar olacakmış gibi görünmüyor. Çünkü
kur belli bir yere oturdu artık o banttan geri
gelmiyor. Ama bizlerin, ikinci elcilerin
maliyetleri kura endeksli değil, sonuçta otomobil bizde ithal edilmediği, kullanıcılardan
alındığı ve satıldığı için bizde kura bağımlı
bir yapı yok.Biz tamamen araçları alım
maliyetlerimize ve takas oranlarımıza göre
fiyatlıyoruz. Bu anlamda şu an bizim
fiyatlarımız sıfır otomobil pazarına kıyasla
oldukça uygun. Ama yeni otomobil pazarıyla
ikinci el otomobil pazarında bu iki bayram
arasında hareketlenmenin artacağını ve
insanların ertelenen taleplerini bu aralıkta,
yaz ortasında gerçekleştireceğini
düşünüyorum."Türkiye'de geçen yıl ortalama 100 bin aracın satışının kurumsal ikinci
el noktalarından gerçekleştiğini anımsatan
Mutlu, araç alacakların kurdaki artış ve MTV
düzenlemesi gibi gerekçelerle ikinci el otomobile yöneldiğini söyledi. Mutlu,
"Takasların gerçekleşmemesi ve yeni araç
alımı olmamasından dolayı oyuncular pazarda yeni araç tedarik imkanı bulamadılar.
Bununla birlikte ramazan etkisi, MTV etkisiyle birlikte yaza yaklaştıkça bir miktar
daralma oldu. Fakat biz ramazanın ikinci
haftası içerisinde pazarda yeniden bir
hareketlenme, gelişme bekliyoruz" diye
konuştu.Hareketliliğin bayram yaklaştıkça
artacağını belirten Mutlu, şöyle devam
etti:"Ramazan Bayramı'nın biz ikinci el otomobilcilerin satışlarındaki etkisi oldukça fazla. Genel alışkanlık ve geçen sene verilerine baktığımızda satışlarda ortalama yüzde
35-40'lar aralığında bir artış söz konusuydu
mekanizmasının daha çok arz ve taleple ilgili
olduğunu söyleyen Mutlu, "Bizdeki satışlar
kurdan çok arz talep dengesiyle alakalı. Otomobillerin şu anda stok adetleri yeterli. Bundan dolayı fiyatlarda çok büyük bir yükselme yok, aynı bantta seyrediyor. O nedenle bizim fiyatlarımız piyasa fiyatlarından
oldukça makul şu anda" değerlendirmesini
yaptı.Nisan ayı sonunda yürürlüğe giren
Ramazan Bayramı yaklaştıkça. Bu yıl aynı
canlılığı bekliyoruz. Zaten insanlar bu sene
ramazanın ilk günlerinin MTV dönemine
denk gelmesinden dolayı alımlarını bir miktar ertelediler. Bunu müşteri taleplerinde
görebiliyoruz."Merkez Bankası'nın 0,75 baz
puanlık faiz indiriminin de sektöre olumlu
etkileri olduğuna değinen Mutlu, "Faiz indiriminin etkilerini gördük ama tabii ki faizlerdeki bir miktar daha düşüş sektörü çok daha
hareketlendirecektir" dedi.Satışların ve fiyat
Yeni Tüketici Yasası'yla tüketicinin otomotivde garanti üstüne garanti kazandığını anlatan Mutlu, şunları aktardı:"Getirileri çok fazla. İnsanlar karşılarında kurumsal bir
muhatap görmek istiyorlar. Alım
tamamlandıktan sonra da kontakta
olacakları, sorunlarını anlatabilecekleri insanlar arıyorlar. Bu çok doğal. İkinci el
araçlarda otomobil teknolojisinin
gelişmesiyle birlikte araçlar o kadar komplike hale geldiler ki, bazı arızaları tespit et-
mek ve öngörmek kimi zaman mümkün
olamıyor.Ama bu getirilen garanti
uygulaması, güven uygulamasıyla, otomobil
sahibi olacak insanlar artık çok rahat bir
şekilde kurumsal yapılardan bu otomobillerin alışverişini yapabilirler. Sonuç itibariyle
dışarıdan alınan garanti hizmetleriyle birlikte
satıcı firmaların verecekleri garantiler
birleştiğinde otomobilleri çok keyifli kullanmak için hiçbir engel kalmıyor."DOD Satış
ve Pazarlama Müdürü Gökhan İncekara da
ikinci el otomobil pazarındaki büyümenin
hafif tempoda da olsa devam ettiğini söyledi. Geçen yılın ilk 6 ayındaki satışlarının daha çok 20-30 bin lira bandındaki araçlarda
görüldüğünü ama bu yıl 30-40 bin liralık
araçların ön plana çıktığını aktaran İncekara,
"Bu piyasanın artmasının göstergesi olduğu
gibi insanların araç için artık daha fazla para
verdiğinin de bir göstergesi. Mesela geçen
sene 60 bin liranın üzerinde araçların satış
payı bizde yüzde 13'ten bu sene yüzde 19'a
çıkmış" bilgisini verdi. İncekara, şunları kaydetti:"Binek segmentideki satışlar geçen
seneye oranla yüzde 5 civarında artmış durumda. Toplam pazarda da yüzde 3'lük bir
büyüme var. Bu tabii ilk 2-3 ay biraz daha
fazlaydı çünkü orada yeni araçlardaki ÖTV
artışları çok fazla yansımamıştı ikinci el
araçlara, zamanla artık ikinci elde de
araçların azalması, müşterilerin birazcık daha bilinçlenmesiyle orada da birazcık daha
yükselme oldu.
"Yıl sonunda ikinci el pazarında yüzde 6-7
gibi bir büyüme rakamına ulaşılacağı tahminini paylaşan İncekara, "Büyüme biraz
düştü ama hala geçen seneye oranla artış
söz konusu. Yıl sonunda da el değiştiren
araç sayısında yüzde 6-7'lik bir artış bekliyorum. 3,6 milyon civarında da toplam ikinci el
satış adedi gerçekleşir diye tahmin ediyorum" diye konuştu.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan otomobil müşterisi Mehmet Alas ise yaz aylarının
gelmesiyle ikinci el otomobilde fiyatların
arttığını söyledi.Kardeşine ikinci el bir otomobil almak için pazar araştırması yaptığını
kaydeden Alas, "Bahar ve yaz aylarının
gelmesiyle ikinci el araçların fiyatı biraz daha yükseldi. Bunda ÖTV'nin artması ve
döviz kurundaki hareketlilik nedeniyle sıfır
araç fiyatlarının yükselmesini etkili buluyorum" yorumunu yaptı. (AA)
Türkiye Fortune 500 listesinde Mersin’in en büyük Türkiye’nin de 150. büyük firması olarak yer alan Aves, 30
milyon Dolarlık ayçiçekyağı üretim tesisi ile Irak’ta gıda üzerine yapılan en büyük yatırımı gerçekleştiriyor
2JVQWPX<UWUZXUZHJPJQZ>YNZYPEWEXQPYFSZRXOYVWQEW9
TXVWUOXUZKTYUZ=AXL?Z=AVMDY<[email protected]
TXVWZYVYLSUOYZPXVZYTYUZ/XVLWU<OXQWZPYRSVSNSUOYUZLKUVY
7VHWT<OXZOXZ)ZNWTPKUZ0KTYVTSQZHWVZPYRSVSNYZWNIY
YRSPKVGZ'VYQ<[email protected]
YPEWEXQPYFSZVY:WUXZAXZOKTMNZRXLWLWUWUZHMZPSTSU
LKUZEXPVXFWUOXZ:[email protected]
DTYUTYUSPKVGZ2JVQWPX<OXZAXZPMVRZOSBSUOY
@XVEXQTXBRWVXCXQTXVWZPXUWZPYRSVSNTYVTY
&4(<OYZHWRQWLXTZPYFZJVXRWNWUOX
QJVXLXTZKPMUCMTYVZYVYLSUOYZPXV
YTNYPSZ>XOX:TXOWQTXVWUWZHXTWVRXU
=AXLZ7UXV1W?Z.YFZAXZ3SOYZ5YUYPW
[email protected]?
"TQXNWIWUZXUZHJPJQZ>YN
YPEWEXQPYFSZWR>YTYRESLSZQKUM9
[email protected]/XVLWU<OX
:[email protected]@VXZPYF
RXLWLWNWITXZHWVTWQRXZPYFZJVXRWNWUX
HYBTYOSQGZ"5Y:PY!ZNYVQYTSZJVJU9
TXVWNWITXZOSBZDYIYVOYZKTOMFM
QYOYVZWEZDYIYVOYZOYZXRQWUTWFWNWIW
YVRSVNYQZWLRWPKVMIGZ=FSVTSQTSZKTYVYQ
$VRYOKFMZAXZ0KFMZ=AVMDYZJTQXTXVWUX
W>[email protected]'VYQ<SUZPSTTSQ
)44G444ZRKUZPXNXQTWQZPYFZRJQXRWNWZHM9
TMUMPKVGZ+MUYZQYVBSTSQZHMZQKUMOYZQMVMTNMB
HWVZLYUYPWTXVWZKTNYOSFSZWEWUZPYFZW>RWPYCSUSU
RYNYNSUSZWR>YTZXRNXQRXTXVGZ7VHWT<OXZ:[email protected]
RXLWNWITXZHYBRYZ'VYQZKTNYQZJIXVXZOWFXVZ$VRYOKFM
JTQXTXVWUXZPYDRSFSNSIZW>VYCYRSZYVRSVNYPSZDTYUTSPKVMIGZ'9
VYQ<[email protected]
HWTZRXLWLWNWIZPSTOYZ4ZHWUZRKUZVY:WUXVWZAXZ(4ZHWUZRKUZOY
OKTMNZQYDYLWRXLWUXZLY>WDZKTYCYQGZ+WVZ2JVQZ:WVNYLSZK9
TYVYQZ'VYQ<RYZH;PTXZHWVZPYRSVSNSZ>[email protected]@M9
[email protected]?Z=AXLZ7UXV1W?Z.YFZAX
3SOYZ=G,G<UWUZHJUPXLWUOXZHMTMUOMFMZ=AXLZ3VMD<MU
[email protected]
NXUQMT?ZTWNYUZAXZRXVNWUYTZKDXVYLPKUTYVS
YTYUTYVSUOYZ:YYTWPXRZ@;LRXVXUZBWVQXRTXVWPTX
@JETJZHWVZPYDSPYZLY>WDZKTOMFMUM
L;PTXPXVXQZ"2JVQWPX<OXQWZ(4
BWVQXRWNWIZPYUSUOYZ#MLPY?Z-LAWEVX
AXZ0MHYW<OXZRWCYVW
PYDSTYUNYTYVSNSIZHMTMUMPKVG
3XERWFWNWIZPSTZ5WTKDW<OXZ)44ZHWU
7MVKZPYRSVSNTYZQJLDXZOKTMN
:YHVWQYNSISZ>[email protected]
RYUHMT<OYZHWVZYTSBAXVWB
NXVQXIWUWUZKVRYFSPSI?Z/XVLWU<OX
;UXNTWZYVLYZPYRSVSNTYVSNSIZAX
)Z>WLLXLWUWZ=NXVWQYTSZOJUPYCY
JUTJZOXDKTYNYZBWVQXRWZZ59
2=#<YZLYRRSFSNSI?ZDXRVKTZRJVXATXVW
AXZHWRQWLXTZPYFZOXDKTYNYZBWVQXRWNWI
AYVGZ=PUSZYUOYZ&[email protected]
HKBYTRSNZAXZPJQTXNXZPYDYHWTXCXFWZO9
XUWIZDTYR:KVNMUYZLY>WDZ2JVQWPX<OXQWZRXQ
RXLWLZKTYUZ5=*=Z=G,GZWTXZOXZ>XNZPXVXTZ>XN
OXZMTMLTYVYVYLSZDXRVKTZRWCYVXRWZPYDYUZ:WVNYTYVY
>[email protected]
OSBSUOYZPYDRSFSNSIZRJNZEYTSBNYTYVTYZ=UYOKTMZWULYUSUSU
@[email protected]
PYBSPKVMIG!ZBXQTWUOXZQKUMBRMGZ 8TYLRWQZ5YUYPWCWTXVWZ6XOXVYLPKUMZ8 =5670
.;URGZ*VTGZ+BQGZ5XTEMQZ=QLKP?ZZ8TYLRWQZ5YUYPWCWTXVW
0XVUXFWZ8=307#Z.;URGZ*VTGZ+BQGZJLXPWUZ5X9
[email protected]
7378 =507#Z.;URGZ*VTGZ+BQGZ7VKTZ8YQLMZWTX
.;URGZ*VTGZ+BQGZ.VOGZ6YRW>Z*XEXCW?Z-6=,Z3XUXT
/JOJVJZ/X>NXRZ,YQWVZ%VL<JZIWPYVXRZXRRWG&4()
PSTSUOYZJEJUCJLJZOJIXUTXUXCXQZKTYUZ8 =527Z
8TYLRWQ?Z=NHYTY1ZAXZ2XQUKTK1WTXVWZ6MYVSZ>YQQSUOY
@;[email protected]
QYOYVZPYDSTYUZEYTSBNYTYVZAXZHMUOYUZLKUVYZWITXUXCXQ
PKTZ>YVWRYLSZOYZEWIWTOWG-6=,Z3XUXTZ/JOJVJ
/X>NXRZ,YQWVZ%VL?Z-6=,ZKTYVYQZ;UCXTWQTWZ>XOX9
:TXVWUWUZ2JVQZDTYLRWQZAXZYNHYTY1ZZLXQR;VJUJUZRWCYVW
@XTWBWNWUXZ8TYLRXC>Z6MYVSZYVYCSTSFSPTYZQYRQSZQKPNYQ
KTOMFMUMZL;PTXOWG%VLZL;ITXVWUXZB;PTXZOXAYN
XRRW"[email protected]<WUZDTYLRWQZLXQR;VJUXZP;UXTWQ
DKRYULWPXTWUWUZ8TYLRWQ?Z=NHYTY1ZAXZ2XQUKTK1WTXVW
6MYVSZWTXZYESFYZESQYCYFSUYZWUYUSPKVMIGZ-QWZPSTOSV
OJIXUTXUOWFWNWIZ8TYLRXC>Z6MYVS<UOYZ>XUJIZPKTMU
EKQZHYBSUOYPSIGZ6MYVSNSIZQYRSTSNCSZAXZIWPYVXREWZK9
TYVYQZOY>YZWPWZUKQRYTYVYZRYBSUYHWTWVGZ6MYVSNSISU
[email protected]
EYTSBSPKVMIGZ8TYLRWQZLXQR;VJUOXUZOXZ:MYVTYVSUYZLY>WD
ESQNYLSUSZHXQTWPKVMIG!%VL?Z8TYLRXC><[email protected]
PSTTYVZWEWUZMNMRZAXVXUZHWVZ:MYVZKTOMFMUYZOYZOWQQYR
EXQRWGZ8TYLRWQZLXQR;VJZRXNLWTCWTXVWZOX?ZPYDRSQTYVS
QKUMBNYTYVOYZLXQR;VZYOSUYZ:MYVYZOXLRXQZAXVOWQTXVW9
[email protected]
=NHYTY1?ZDTYLRWQ?ZQYMEMQ?ZDKTPXLRXV?ZDACZQYDS9
DXUCXVXZDVK:WTTXVW?ZHKVMZJVXRWNZRXQUKTK1WTXVWZAX
[email protected];UJBJNZLWLRXNTXVWZAX
[email protected]>Z6MYVS?ZWQW
[email protected]
YPSUOYZLXQR;VXZP;UXTWQZKTYVYQZOJIXUTXUXUZ:MYVYZP9
XVTW?ZPYHYUCSZ(Z:WVNYZQYRSTNSBRSGZ6MYVS?
2JVQWPX<UWUZZWTWUOXUZDVK:XLPKUXTZYTSCSZIWPYVXRZXO9
XVQXUZ&ZJTQXOXUZQKUMQZYFSVTYUNSBRSGZ
7 Temmuz
2014Perşembe
Pazartesi
1Şubat 2013
EWE Turkey Holding Genel Müdürü Acar,"Türkiye şu anda sadece bölgesinin değil,
dünyada da büyüme kaydeden en büyük pazarlarından biri. Türkiye bu tempoyla giderse,
önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın en büyük üç gaz pazarından biri olacak"şeklinde konuştu
1(1V7GQMUKV)FPOSR?V#URUPVHOHQHV3UMSQV%TISV8DTQA
47HQMSKUVCGVTROTVJTOUDUVE;[email protected]
EHKHIUVMTKOUOURVURVEHKHMV:TBTQPTQNROTRVESQS=V7HQMSKU
EGVLUI:FKPTV?SOUQJUAV;RHIHBOUMSVKNPPTQOTV8>QG:T6RNRVUR
EHKHMVH<V?TBV:TBTQNROTRVESQSVFPTDTM4VOUOS=88
IG9TESQSRSRVURUQ/SV:SKTJTJNRTVSPSCMSRVJFQGPTQNRNVKTRNLPTKTR
8DTQAV1(1V7GQMUKV)FPOSR?VFPTQTMV7HQMSKU6OUVURUQ/S
[email protected]?IURLSROUA
KTLNQNIPTQNRNRVOU>[email protected]=8DTQAV1(1
7GQMUKV)FPOSR?6SRV?U<URV-VKNPVS<SROUV,00VISPKFRVPSQT
CUEUMUVKTLNQNINV?UQ<[email protected],5-0,
O;[email protected]?TRSMVEHKHIUJS
TITDNKPTV-00VISPKFRVPSQTRNRVHBUQSROUVKURSVKTLNQNI
KT:ITKNV:PTRPTONMPTQNRNVT<[email protected]?TB
:SKTJTJNVMTRGRGROTV;R?;QHPURVJUQEUJLPUCIUVLTM>SISRSR
FPOGM<[email protected];BUPPSMPUVTQB
LTQT2NROTMSVPSEUQTPSBTJKFRVJHQUDSRSRVJHQUMPSPSM
MTBTRITITJNV>UVJNRNQPNVMTPITJNRNRAV:SKTJTRNRV?UPSCSISRS
[email protected];[email protected]:SKTJTJNROTVSPM
LTQS2UPUROSQIUVO;RUISRSV4JTRDNPN4VFPTQTMVRSLUPUROSQUQUMA
CGRPTQNVMTKOULLS 4SJTRJVE;P?UPUQSROUMSVKT:NJTPV>UVLTQS9S
2TQMPNPNMPTQVSPUVOU>TIVUOURVS9TPUVJHQU<PUQSVRUOURSKPU
[email protected];RUISAV1RUQ/SV+SKTJTJN
.HBURPUIUVGQGIGV1+.VS<SRVBFQPGVESQVOHBURPUIU
JHQUDSKOS=V3GVO;[email protected]
JFRG<PTQPTVMTQCNPTCLNM=V&MSRDSVLTQS2UVO;RUISROUAVFPGCTR
LUDQHEUPUQV>UV:SKTJTV?UQ<[email protected]?UQUMPS
SKSPUCLSQIUPUQSRVKT:[email protected]=VUQSIPSPSMV>U
MTPSLUAVLTQS2UPUQPUVIGLPTMTV;OHPPUROSQSPIUPS=V1RUQ/S
TPLKT:NJNRTVKT:[email protected];RPUROSQSPIUJSA
HPMURSRVGBGRVO;RUIOUVQU2T9NV>UVUMFRFISJSRSR
QUMTEUL<[email protected]<NJNROTRVEUPSQPUKSDSVESQV;RUIUVJT9S:=48QB
:[email protected]>UVMGQVOTP?TPTRITPTQNRNRA
[email protected]
?ULSQURV8DTQAVEGVRFMLTOTV3FQGV)TLPTQNVSPUV+ULQFPV7TCNIT
8RFRSIV"SQMULS6RSRV3'78"VITPSKULVUJTJPNV2SKTLPTRONQIT
:FPSLSMTJNRTVO;RIUJSRSRV;[email protected]>GQ?GPTON=8DTQA
URUQ/SOUMSVKTLNQNIVT<[email protected]@HROUVSJUVKTLNQNIPTQN
LULSMPUKUDUMV2SKTLVJSRKTPPUQSRSRAV:SKTJTVOSRTISMPUQS
S<UQSJSROUVFPGCITJNRNRAV<;BHPIUJSV?UQUMURVURVEHKHMVJFQGR
[email protected]<UMLS=%TISV8DTQAVFQLGRUV*00VPSJLUJSROU
SPMV,06OTVURUQ/SVCSQMULPUQSRSRV<[email protected]@GRTVSCTQUL
UOUQUMAVURUQ/SVCSQMULPUQSRSRVOHRKTOTV9U:VHJLVJNQTPTQOTVKUQ
[email protected]=&[email protected][email protected];P<UMVUMFRFISJSRSR
URUQ/SVJUML;QHRHVMFRJFPSOTJKFRTVJU>[email protected]
8DTQAV47HQMSKU6OUVJFRVKNPPTQOTV?UQ<UMPUCURV;BUPPUCLSQIUV>U
JUQEUJLPUCIUVGK?GPTITPTQNVRULSDUJSROUVKURSVEHKHM
CSQMULPUQVFPGCITKTVETCPTON=V1RUQ/SVLTPUESVKHMJUMVFQTROTVTQ5
LTDTMV>UVKTMNRV?UPUDUMLUVOUVEGVLQUROVOU>TIVUOUDUM=V.T9T
<FMVJTKNOTVKUQPS5KTETRDNVURUQ/SVCSQMULSRSVPSJLURSRVHJL
JNQTPTQNROTV?;[email protected]=8DTQA
7HQMSKU6RSRVOHRKTOTVURV9NBPNVEHKHKURVURUQ/S
:[email protected],0VKNPOT
KT:NPTRVKTLNQNIPTQPTVKNPPNMV?TBVLHMULSIV9TDISRSRV-0VISPKTQ
IULQUMH:VJU>SKUPUQSROURV*5*0VISPKTQVIULQUMH:VETRONRT
[email protected]=7HQMSKU6OUVEHKHIUV:FLTRJSKUPSRSRV<FM
[email protected]
[email protected]:URULQTJKFRVFQTRPTQNRNRVFPOGM<TVOHCHMVJU5
>[email protected]>GQ?GPTON=8DTQAV?UPUDUMVO;RUIOUV,0
[email protected]@N
;R?;QHJHROUVEGPGRTQTMAVC;KPUVOU>TIVULLS 48KRNVCUMSPOU
UPUMLQSMVJUML;QHROURVOUVLTPU:VTQLNCNRNRVOU>[email protected]
;R?;QHKFQGB=VHMJUMVLTPU:VTQLNCNV>UV?UPUDUMLUMSV:FLTRJSKUP
EHKHIUV7HQMSKU6KSV<FMVDTBS:VESQV:TBTQV9TPSRUV?ULSQUDUM=
7HQMSKUVCGVTROTVJTOUDUVE;[email protected]
OURVOHRKTRNRVURVEHKHMV:TBTQPTQNROTRVESQS=V7HQMSKUVEG
LUI:FKPTV?SOUQJUAV;RHIHBOUMSVKNPPTQOTV8>QG:T6RNRVUR
EHKHMVH<VV?TBV:TBTQNROTRVESQSVFPTDTM=V7HQMSKURSRVUR
EHKHMV:TBTQPTQOTRVESQSV9TPSRUV?UPIUJSAVLUMVETCNRTVKTETRDN
KTLNQNIDNPTQNV<UMIUMVS<[email protected]=V+SKTJTV>UVKTLNQNI
MFCGPPTQNRNRVOT9TVOTVSKSPUCLSQSPIUJSV?UQUMSKFQ=4%TISV8DTQA
[email protected]?TBV3FQGV)TLLNV+QF/UJS6RSRV788+
[email protected]?TB
LTPU:[email protected]?ULSQOS=3GRGR
KTRNROTAV7HQMSKU6RSRV?TBVLUOTQSMSROUVGJKT6KT
[email protected]@NRTVOSMMTLSV<UMURV8DTQAV4788+V>UVEURBUQSV:QF5
/UPUQVMTKRTMV<[email protected]<FM
QT9TLPTLTDTMV>UVJLQTLU/SMV;RUISRSVOT9TVOTVFQLTKT
! !!
!
!! !! Yeni Bir Hayat Genel Müdürü Akaydın,"2012-2014 yılları arasında Türkiye'den
yaklaşık 200 civarında girişimci Ankara Anlaşması ile İngiltere'de kendi işlerini açtı
Yurt dışı yaşam, sağlık ve eğitim
merkezi Yeni Bir Hayat Genel Müdürü
Şevki Akaydın, 2012-2014 yılları arasında
Türkiye'den yaklaşık 200 civarında
girişimcinin Ankara Anlaşması ile İngiltere'de kendi işlerini açtığını söyledi.AA
muhabirinin sorularını yanıtlayan Akaydın,
Ankara Anlaşması'nın 1963 yılında Türkiye
ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında
imzalandığını, söz konusu anlaşmanın
bazı maddelerinin Türk vatandaşlarına İngiltere'de özel haklar sunduğunu, ama
bunun kamuoyunda yeterince
bilinmediğini kaydetti.Anlaşmaya göre 18
yaşından büyük her Türk vatandaşının İngiltere'de kendi işini açma ve yerleşme
pazarlama faaliyetleri yürütebilecek kadar
bir nakit birikiminin Türkiye'deki banka
hesabında bulunması gerekir. Gayrimenkul, tapular ve araç ruhsatı gibi nakit
olmayan mal varlıkları sayılmaz. İşini
yürütecek, müşterileri ile anlaşabilecek
düzeyde İngilizce bilgisinin olması gerekir.
Bu ise ortanın üzerinde İngilizce düzeyine
denk gelir. Bu şartları sağlayan kişi için bir
başvuru dosyası açılıyor. Bu dosya içinde
yapmayı planladığı işle ilgili detaylı bir İngilizce iş planı hazırlanıyor. Başvuru
dosyasında ayrıca kişinin eğitim, iş
tecrübesi ve maddi durumu hakkında da
bilgiler veriliyor. Başvuru dosyası bir kapak yazısı ile Türkiye'deki İngiltere
hakkını elde edebildiğini hatırlatan
Akaydın, bu maddenin uzun yıllar boyunca İngiltere tarafından uygulanmadığını,
ancak 2000'li yıllarda Türkler tarafından
açılan davaların sonucunda İngiltere'nin
bu maddeyi uygulamak zorunda kaldığını
söyledi.Anlaşmanın uygulanmaya
başlandığı ilk yıllarda 2-3 bin pound gibi
düşük sermaye ile bazı iş dalları üzerinden İngiltere'ye çok sayıda başvurular
olduğunu ve bunların büyük bir kısmının
da olumlu sonuçlandığı bilgisini veren
Akaydın, "Ankara Anlaşması'nın uygulanmaya başlandığı 2006 ile 2011 yılları
arasında bu tarz başvurular ile yaklaşık 6
binden fazla Türk'ün adaya yerleştiği tahmin edilmektedir" dedi.Ankara
Anlaşması'ndan faydalanmak isteyen
Türkler'in mutlaka İngiltere'de kendisine
ait bir iş kurmayı hedeflemesinin
gerektiğini vurgulayan Akaydın, sözlerine
şöyle devam etti:"Bireyler, Ankara
Anlaşması ile İngiltere'de bir işe girerek
çalışamaz. Yapmayı düşündüğü işle ilgili
gerekli eğitim, diploma veya sertifikalara
sahip olmalıdır. Bu işle ilgili Türkiye'de belirli bir tecrübesinin olması başvurusunun
olumlu sonuçlanması için yardımcı olur.
İşini kurabilecek, işi ile ilgili tanıtım ve
elçiliğine sunuluyor."Şevki Akaydın, İngiltere'de kendi işini kurmak isteyen
Türkler'in en az 10-15 bin pound gibi nakit
bir sermayelerinin olması gerektiğini
söyledi. Buna ilave olarak kişinin kendisi
ve ailesini geçindirecek kadar da ek bir
paraya sahip olması gerektiğini aktaran
Akaydın, "Bu parayı kişi bankadan veya 3.
şahıslardan borç alamaz. Mutlaka kendi
birikimi, bir mal varlığının satışı gibi
kaynağı belirli bir yöntemle elde edilmiş
olması gerekir" dedi.
Birçok ülkenin iş kurmak isteyen
girişimcilere bu hakkı sunduğunu
anımsatan Akaydın, Ankara Antlaşması'nı
Türkler açısından cazip kılan unsurun,
sermaye konusunda bir alt limit
bulunmaması olduğunu kaydetti. İş kurmak isteyen girişimciler için ABD'nin 150
bin dolar, Kanada'nın 400 bin dolar,
Almanya'nın ise 150 bin avro minimum
yatırım tutarı istediği bilgisini veren
Akaydın, İngiltere'nin de Türkiye dışındaki
diğer ülke vatandaşlarına girişimci vizesi
vermek için minimum 200 bin pound
yatırım yapma mecburiyeti getirdiğini, ancak bu rakamın Ankara Anlaşması
sayesinde Türkler için 15 bin pound
olduğunu dile getirdi.Avrupa pazarına
açılmak isteyen iş adamlarının bu
anlaşmaya rağbet gösterdiğine işaret eden Akaydın, buradaki şirketleri ile İngiltere pazarına girmek isteyen iş adamları
için Türk devleti tarafından ciddi
teşviklerin de mevcut olduğunu ifade etti.Akaydın, 2012-2014 yılları arasında
Türkiye'den yaklaşık 200 civarında
girişimcinin Ankara Anlaşması ile İngiltere'de kendi işlerini açtığını söyledi.Ortalama bir iş dalının İngiltere'de ilk yılında
30 ile 40 bin pound arasında ciro yaptığını
belirten Akaydın, "İkinci yılla birlikte bu
rakam 60-75 bin pound aralığına ve üzerine ulaşıyor. Ortalama karları ise yıllık minimum 25 bin pound civarında" dedi.İngiltere'de küçük çaplı işletmelerin yıllık 77
bin pound ciroya kadar olanlarının KDV
ödemediği bilgisini paylaşan Akaydın,
ayrıca 32 bin poundluk net kara kadar da
sadece yüzde 20 vergi ödendiğini, 32 bin
ile 150 bin pound arasındaki karlar için
vergi oranının ise yüzde 40 olduğunu dile
getirdi.İngiltere'de şahıs şirketi kurmanın
da çok kolay olduğunu, bunun için
yalnızca, kişinin kendi adına bir vergi
numarası alması gerektiğini kaydeden
Akaydın, "Başka hiçbir kuruluş işlemi
yapılmıyor. Online form doldurarak birkaç
saat içinde bu vergi numarasını alarak
işini başlatabiliyor" şeklinde
konuştu.Akaydın, Ankara Antlaşması ile
İngiltere'de iş kurmaya ilişkin şu bilgileri
verdi:"Sadece başvuru sahibi değil tüm
ailesi de İngiltere'ye yerleşim hakkı alıyor.
Eşi dilediği iş yerinde çalışmak üzere
genel çalışma iznine sahip oluyor. Yani bir
işe girerek çalışabilir. Başvuru yapılırken
eşi ile ilgili hiçbir ön şart aranmıyor. İngitere’de eğitim ve sağlık ücretsiz. Tüm
aile bireyleri olarak İngiltere'ye adım
attıkları ilk günden itibaren bu haktan
ücretsiz olarak yararlanıyorlar. Çocuklar
lise sona kadar ücretsiz okuyabiliyor. İngiltere, İskoçya ve Galler'de diledikleri her
yere yerleşebilirler. İstedikleri zaman İngiltere dışına seyahat edebilirler. Hiçbir
kısıtlamaya tabi değiller.
Kişinin bu kurduğu işi 4 yıl boyunca
yürütebilmesi gerekiyor. Dilerse sektör ve
iş dalı değişikliği yapabilir. 4 yıl sonunda
tüm aile olarak İngiltere'de daimi oturum
sahibi oluyorlar. 4. yılın sonunda dilerse
işini kapatabilir ve bir işe girerek maaşlı
çalışabilir. 5. yılın sonunda tüm aile olarak
İngiliz vatandaşı olmaya hak kazanarak
Avrupa Birliği pasaportu alıyorlar.
Başvuru işlemleri çok hızlı sonuçlanıyor.
Ortalama 2 gün içinde dosyası hazırlanıp,
elçilik tarafından onaylanıyor. Onaylandığı
gün İngiltere'ye gitmeye hak kazanıyorlar.
Başvurular Türkiye içinden yapılıyor.
Sonuç alıncaya kadar kişinin buradaki iş
ve ev düzenini bozması gerekmiyor."(AA)
<[email protected]?TB
KTJTJNVQU2FQIPTQNROTVESQVKT>TCPTITRNRVJ;BVMFRGJG
FPOG@GRGVEUPSQLUQUMAV3'78"6NRVTKQNCLNQNPITJNVJHQUDSRSRVESQ
TRV;RDUVLTITIPTRITJNV?UQUMLS@SRSV>UV1RUQ/SV+SKTJTPTQN
&CPULIUV8RFRSIV"SQMULS6RSRV1+&8"V2TTPSKULUV?U<SQSPIUJS5
RSVSJLUOSMPUQSRSVJ;KPUOS=UQTPLNVOF@TP?TBVOU:FPTITVLUJSJ5
PUQSRSRVKULUQJSBPS@SRSAV47HQMSKUVURUQ/SV:SKTJTPTQNRNR
KGIGCTMVMTQRN4VCUMPSROUVRSLUPUROSQURV8DTQAVTQB
?H>URPS@SRSRVJT@PTRITJNVS<SRVCTQLVFPTRVOU:FPTIT
KTLNQNIPTQNRNRVLUC>SMVUOSPIUJSVS<SRVEUPPSVTONIPTQNRVTLNPITJN
?UQUMLS@SRSVS2TOUVULLS=1(1V7GQMUKV)FPOSR?V#URUPVHOHQH
3UMSQV%TISV8DTQAV)FPOSR?6SRVSCLSQTMVCSQMULPUQSROURV1(1
1RUQ/S6RSRAVFQLGRUV*00VPSJLUJSROUV-*=VJNQTOTRV=VJNQTKT
KHMJUPIUPUQSRUVSPSCMSRVSJUVCGRPTQNVJ;KPUOS
4#U<URVKNPV1(1VURUQ/SVS<SRVTQLTRVSCV9TDISRUVMTQCNRVF:5
UQTJKFRUPVTRPTIOTV9TLTJNBVESQVKNPON=V3GVETCTQNAVUMSESR
KULMSRPS@SAV;B>UQSPSV<TPNCITJNV>UV7VOUJLUMPSVJHQU<PUQ
JTKUJSROUVUPOUVUOSPOS=V1(1V1RUQ/S6OUV?UQ<UMPUCURVTQLNCNR
OTVMTLMNJNKPTAV1(1V7GQMUKV)FPOSR?6SRV-0,-VKNPNROTVUPOU
ULLS@SV!VISPKFRVPSQTPNMVMFRJFPSOUVDSQFAVMTLPTRTQTMVLF:PTI5
OTV-0,!VKNPNROTV-VISPKTQVPSQTKTVGPTCLN=V.S@UQVSCLSQTMPUQSRVOU
KHMJUMV:UQ2FQITRJV?;JLUQIUJSVRULSDUJSROUV1(1V7GQMUK
)FPOSR?AV-0,-6OUV-AVISPKTQVIULQUMH:VFPTRVMFRJFPSOUV?TB
LUOTQSMV9TDISRSAV?U<URVKNPVJFRGVSLSETQSKPUV!AVISPKTQVIU5
LQUMH:UV<NMTQONV>UVEGVQTMTIV7HQMSKUVOF@TP?TBVLHMULSISRSR
KHBOUVSRUVOURMV?UPSKFQ=4
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, verilecek teşviklerin hazinenin, devletin
sırtına yük getirmeyeceğini, önce
yatırım, üretim ve ihracat ardından da
teşvik geleceğini söyledi
$UKEUMDSAV.URSBPSV%TRTKSDSAV7HDDTQV>UV&CV8OTIPTQN
+PTL2FQIG6RGRVTIPNMV'2SJ6LUVOHBURPUOS@SVLF:PTRLNV;RDUJS
ETJNRVT<NMPTITJNVKT:LN=V7HQMSKU6OUVLUMJLSPV>UVMFR2UMJSK5
FRGRVESRPUQDUVKNPONQVFPOG@GRGAVESRPUQDUVKNPVOTVFPTDT@NRN
MTKOUOURV$UKEUMDSAV4%TOUDUV2FQITLNAVCUMPSAVIFOTAVITQMT
>UVMTLITVOU@UQSVOU@SCUDUMLSQ=V7TESVMSV.URSBPS6OUVETCMT
JUML;QPUQSRVFPITJNRNV>UVFPGCITJNRNVJFRGRTVMTOTQVOUJLUM5
PSKFQGB4VOUOS=V.URSBPS6OUV,*VKNPV;RDUVLF:PTIVS9QTDTLAVSJLS95
OTIV>UVUMFRFISRSRVKHBOUV06SRSVLUMJLSPSRVLUIJSPVULLS@SRS
EUPSQLURV3TMTRV$UKEUMDSAVC;KPUVMFRGCLG V43G?HRVEGRGR
KHBOUV06PTQNRVTPLNROTVOHCLH@HRHVESPSKFQGB=V3GVJHQU<LU
E;KPUVOU>TIVUOUDUMLSQ=V.URSBPSVETCMTVJUML;QPUQUV?U<UQUM
ETCMTVJUML;QPUQOUV;RUV<NMTDTM=VULTPOUAVIUQIUQOUA
ITOUROUAVLQT>UQLUROUAVUPUMLQSMLUAVKHMJUMVLUMRFPF/SVHQHR5
PUQSROUVDTIV>UVDTIVUCKTOTAVLGQSBIOUAVJT@PNMVLGQSBISROUA
LTQNIV>UVLTQNITVOTKTPNVJTRTKSOU=V.URSBPSVEHLHRVEG
T>TRLT/PTQNVOU@UQPUROSQUDUM=4V&JLS9OTIOTV4KHBV?HPOHQUR4
JUML;QPUQSV<FMV2TQMPNVTP?NPTONMPTQNRNVJ;KPUKURV$UKEUMDSA
7HQMSKUVS9QTDTLVMFIESRTJKFRGROTVKHMJUMVLUMRFPF/SKS
KHBOUV!6PHMVFQTRNROTRVKHBOUV-06PUQVJU>SKUJSRUVLTCNITM
BFQGROTVFPOGMPTQNRNVS2TOUVULLS=7HQMSKU6RSRV?UPUDU@SROUVSJ5
LS9OTIAVISPPSV?UPSQAVMTPMNRITAVEHKHIUV>UVEGVTPTRPTQNRVHB5
UQSRUVSRCTTVUOSPURVMTPSLUV>UVLUMRFPF/SVTRPTKNCNRNRV9TMSI
FPTDT@NRNVMTKOUOURVS9TLV$UKEUMDSAV43GVTRPTKNCPT
ESPSROS@SV?SESV8Q5#UVOUJLUMPUQSV>TQON=V8Q5#UVOUJLUMPUQSROU
*0VMSCSPSMVJNRNQV>TQON=V"SIOSVEGVJNRNQNV!06TVOHCHQOHM=
7HQMSKU6RSRVLTITINROTV,*0V8Q5#UVOUJLU@SVTPNRINC=V3G
JFRVOUQUDUVDNPNBVESQVMN:NQOTRITONQ=V3GVESRPUQUV9TLLTVFR
ESRPUQUV<NMITPNONQ=V'RGRVS<SRVJNRNQNV!0VKT:LNM=V"SIOSV8Q5
#U6KUV>UQOS@SISBVOUJLU@SVTQLNMVIFOTV>UVLTJTQNITVOT
>UQUDU@SB4VOUOS=&9QTDTLVKT:TDT@NRNVJ;KPUKURV9UQMUJSV*=
E;P?UVLUC>SMPUQSROURVKTQTQPTRONQITKTDTMPTQNRNVJ;KPUKUR
3TMTRV$UKEUMDSAVVC;KPUVMFRGCLG 48ITVEUPSQPSVISMLTQ
MQSLUQPUQSVMFKTDT@NB=V'VMQSLUQPUQSVEUPSQPSVJHQUVS<SROUVLTT95
9HLVUOURPUQUAVS9QTDTLNV?UQ<UMPUCLSQIUMVCTQLNKPTV*=VE;P?U
LUC>SMPUQSROURVKTQTQPTRITJNRTV2NQJTLVKTQTLITMVS<SRVHB5
UQSROUV<TPNCNKFQGB=VTRSV9UQV2NQJTLLTVESBVKTLNQNIPTQNINBN
OUJLUMPUIUMV>UVLUC>SMVULIUMVSJLSKFQGB=V3T9TRUVTQNKFQGB
MNJTDTJN=V3GV>UQSPUDUMVLUC>SMPUQOUV9TBSRURSRV>UKTVOU5
>PULSRVJNQLNRTVKHMV?ULSQUDUMVLUC>SMPUQVOU@SPOSQ=VRDU
KTLNQNIAVHQULSIAVS9QTDTLV>UVFROTRVJFRQTVLUC>SMV?UPUDUM=
3GVITRLNMPTV<TPNCTDT@NB=4V$UKEUMDSVAGI9GQETCMTRPN@N
JU<SIPUQSKPUVSP?SPSAV43GVJHQU<LUMSVTJNPV9UOU2SISBA
GI9GQETCMTRNVTOTKNINBNV7HQMSKUVGI9GQSKULSV.U5
>PULS6RSRV,-=VGI9GQETCMTRNVFPTQTMVJU<LSQIUMLSQ=V)UOU5
2SISBVEGOGQ=V'ROTRV?TKQNV:TQLSISBSRVJ;KPUOS@SVEHLHR
UISQPUQUVSLTTLVUOUQSBV>U
>UQOS@SVEHLHRV?;QU>PUQS
JFRGRTVMTOTQVKUQSRUV?U5
LSQSQSB4VOUOS=V7F:PTRLNKT
.URSBPSVTPSJSV8EOHPMT5
OSQV.UISQAV.URSBPS
3HKHMCU9SQV3UPUOSKU
3TCMTRNV'JITRV$FPTRA
.URSBPSV7SDTQULV'OTJN
3TCMTRNVUDOULVBUQA
.URSBPSV%TRTKSV'OTJN
3TCMTRNVH/OTLVU<UDSA
.URSBPSV&9QTDTL<NPTQ
3SQPS@SV3TCMTRNV%HPUK5
ITRVFDTJUQLVSPUVJS>SP
LF:PGIVMGQGPGCGVLUIJSP5
DSPUQSVMTLNPON=V
Temmuz
2014
Pazartesi
71Şubat
2013
Perşembe
Torba Yasa Tasarısı ile bedensel engelliler hakim ve savcı da olabilecek
AK Parti Sosyal İşler Başkan Yardımcısı Murtaza Yetiş, "Engelli dostu binalar
geliyor. Engelliler için iş ve meslek danışmanları istihdamı sağlanacak” dedi
0*DC?6AD)9:4C@D(3@B?DC3<C>DC?;5=.5:PWCU
/OPIVMVTW2RSSUKCUNRSRW2LQKV?VW5UKRG>W//WML@VDRQRTRT
JHQLSVQPTPWIVTPKSVQNUT>W/8W&VQKRWRNKROVQPWO;TUMRTOUWUT:
FUSSRSUQUWI;TUSRNW@UMWIVJVSWOE?UTSUMUSUQW@UMWOUWLIFL:
SVMVWV<PJPTOVTW<HNW;TUMSRWVOPMSVQWVKPSOPBPTPWJ;ISUOR=
5UKRG>WVQKPNWMUC?LVKWV<PJPTOVTWNUTORSUQRTUWKVSU9
FUSMUORBRTRWJ;ISUOR=WW.RQWUTFUSSRTRTWIV9VMVIVAVBP>
NPJPKSVTVTW@UQ@VTFRWDRQWRGWVSVTWHSL9WHSMVOPBPTV
DVNKPNSVQPTPWVTSVKVTW5UKRG>W72UC?LVKVWF;QU>WUTFUSSRSUQ
NVIMVNVM>WCVSR>WMRSSUKCUNRSR>WDVGDVNVT>
ALM@LQDVGNVTPWHSVDRSRQWVMVW@VNRMWCUWJVCAP
HSVMPIHQOL=W%058W8VTLTL*TOVWDLWI;TOUWDRQWOE?UT:
SUMUWCVQOP=W2UASRJWKVKRSUWFRQMUOUTW<PNVQPSMVJPW9SVT:
SVTVTW4HQDVW5VJVW4VJVQPJP*TOV>WDUOUTJUSWUTFUSSRSUQRT
@VNRMWCUWJVCAPWHSMVJPTVWRMNVTWCUQRSRIHQ=W.LWOE?UTSU:
MUTRTWOUWIVJVSVGMVJPISVWUTFUSSRSUQRTW;TETOUWIVJVSWDRQ
UTFUSWNVSMVIVAVN=W.LW<HNW;TUMSRWDRQWVOPMWHSVAVN7WOU:
OR=W4EQNRIU*OUWUTFUSSRSUQWNHTLJLTOVWVJPSWV<PSMVJP
FUQUNUTWDHILKLT>WLSVGPSVDRSRQSRNSUWRSFRSRWHSOLBLTVWRGVQUK
UOUTW5UKRG>WNVMLJVSWVSVTSVQ>WDRTVSVQWCUWIV9PSVQPTWR<:
SUQRTOUWFUQUNWMRMVQRW@VJJVJRIUKWFUQUNJUWIV9PSVQPT
O;TEGEMETOUWI;TUKRARW@VJJVJRIUKRTOUWVGPSMVJPWFUQUNUT
JHQLTSVQWHSOLBLTLWNVIOUKKR=W7'TFUSSRSUQW5VJVJP*TOV
LSVGPSVDRSRQSRNWR<RTWDUGWIPSSPNWDUNSUMUWJEQUJRWNHTLSOLWVT:
AVNW@UQ@VTFRWDRQWAU?VRWMEUIIROUWHSMVOPBPWR<RTW4EQNRIU
DLWNHTLOVWJPTP6KVWNVSOP7WORIUTW5UKRG>WWLSVGPSVDRSRQSRN
NHTLJLTOVWDUSUORIUSUQ>WNVMLWNLQLMWCUWNLQLSLGSVQWR<RT
KVTPTVTWJEQUTRTW-13-WIPSPW4UMML?WVIPTOVWOHSOLBLTL>
IUTRWOE?UTSUMUISUWUNJRNSRNSUQRTWFROUQRSMUJRWR<RTWDRQ
IPSSPNWJEQUWNHTLSOLBLTL>WDLWJEQUTRTWJHTLTOVW@UQWRSOUWR:
?SUMUWNLQLSLWHSLGKLQLSOLBLTLWVTSVKKP=
1DD45@5>CD<C;C?D68=D69$@7D
7@C35=DC?C%@C?5>;CD;,>838=D:C@C>C.C<
!SSUQOUWDRQWCVSRWIVQOPMAPJPTPTWDVGNVTSPBPTOV>WRSFRSRWNV:
MLWNLQLMSVQPWCUW048*SVQOVTWHSLGVTWWR?SUMU
NLQLSSVQPTPT>WKEMWVSVTSVQPWRTAUSUIR9WLIFLTJL?WIUQSUQSU
RSFRSRWFUQRWDRSORQRMWIV9KPBPTPWNVIOUOUTW5UKRG>WCUQRSUT
JEQUTRTWJHTLTVWNVOVQWUNJRNSRNSUQRTWFROUQRSMUMUJR
@VSRTOUWAU?VRWMEUIIROUWLIFLSVTOPBPTPWJ;ISUOR=W5UKRG>
7!TVTPIHQLMWNRW3:3>WIPSWR<UQRJRTOUW@UMUTW@UMUTWKEM
HQKVNWNLSSVTPMWVSVTSVQPTOVW<HNW;TUMSRWO;TEGEM
JVBSVTVAVN=W-13WIPSPTVWNVOVQWKEMWKH9SLWLSVGPM
VQV<SVQPTOVWO;TEGEMWJVBSVTVAVN=W4EMWHKHDEJ>WMRTRDEJ
CUWORBUQWLSVGPMWVQV<SVQPTOVWUTFUSSRIUWLIFLTWGUNRSOU
O;TEGEMEWAROORWMVSRIUKWFUKRQUAUN=W-13WIPSPWJHTLTOV
KEMWKH9SLWLSVGPMWVQV<SVQPTOVWO;TEGEMEWIVNVSVMPG
HSVAVBP?7WOUOR=
12>-B@@AD;9:672D'A>C@C?D-B@A49?
5UKRG>W@VSUTWE?UQRTOUW<VSPGKPNSVQPWIUTRWDRQW@V?PQSPBPT
HSOLBLTLWDUSRQKUQUN>W7UTFUSSRWOHJKLWDRTVSVQ7
LIFLSVMVJPTPTWE<WVIVBPWHSVAVBPTPWDRSORQOR=W7'TFUSSR
OHJKL7WDRTVTPTWDRQRTARWVIVBPTPTW;?UTORQRARWHSVAVBPTPWDU:
SRQKUTW5UKRG>WDRTVTPTW9QUJKR"WVQKPQVAVNW<VSPGMV
IV9PSVAVBPTP>W@UMWDRTVTPTWLSVGPSVDRSRQSRNWCUWNLSSVTPM
V<PJPTOVTW7UTFUSSRWOHJKLWDRTV7WJVIPSVAVBPTP>WWJHTQVNR
VOPMOVWOVWDLWNHTLOVWJUQKR6RNVWVSVTWDRTVSVQWCU
RGSUKMUSUQUWCUQFRWVCVTKV"PWJVBSVTVAVBPTPWJ;ISUOR=WW5UKRG>
7UTFUSSRWOHJKL7WDRTVTPTW6R?RNRWIV9PJPTPTWUTFUSSRSUQUWLI:
FLTWHSMVJPTPTW@P?SVTOPQPSVAVBPTPWCUWRGSUKMUTRTWUTFUSSR
RJKR@OVMPTPWVQKPQVAVBPTPWNVIOUKKR=
12*B>;A>ADA3BD4C?C=C&DA::B66A?B>D4C<@C35=2
'TFUSSRSUQRTW9HKVTJRIUSRTUWLIFLTWRGWVSVTSVQP
EQUKRSMUJRTOUWJPNPTKPWIVGVTOPBPTVWRGVQUKWUOUTW5UKRG>
G;ISUWNHTLGKLW7'TFUSRSUQ>WRJKR@OVMOVWIVWFVSHGWEQUK:
MUN>WKV@KVWHILTAVNWIV9MVNWFRDRWFUQRWOUTRSUDRSUAUN
VSVTSVQVWI;TSUTORQRSRIHQWIVWOVWNVMLOVWNUTORSUQRTOUT
IUKUQRTAUWIVQVQSVTPSMVOVTWI;TUKRARTRTWTUFVKR6
RIRTRIUKRISUWVMVWNUTORSUQRTRWRGUWIVQVMV?W@RJJUKKRQUTWDRQ
IVNSVGPMWCVQ=WTEME?OUNRWJEQU<KUWVSPGMVWCUW0HJIVS
,ECUTSRNW.VNVTSPBPWRSUWIV9PSVTW<VSPGMVISV>WUTFUSSRSUQ
R<RTWUNWRGWCUWMUJSUNWOVTPGMVTSVQPWRJKR@OVMPWJVBSVTVQVN
NVMLWNLQLMSVQPTOVW<VSPGVTWUTFUSSRSUQRTWVSOPNSVQP
UBRKRMWCUWDUAUQRSUQRTUWF;QUWTVJPSWOV@VWCUQRMSRWHSVQVN
OUBUQSUTORQRSUAUBRTUWRSRGNRTWOVTPGMVTSPNW@R?MUKRWCUQU:
AUN=W.;ISUAU>WHWUTFUSSRWJHJIVSWVTSVMOVWOVWKVKMRTWHSV:
AVN>W;?FECUTRWFUSRGUAUN>WKEMWKH9SLMLWV<PJPTOVTWOVWUT:
FUSRTRTWIENWHSVQVNWF;QESMUJRTUWJHTWCUQRSMRGWHSVAVN=7
5UKRG>WWUTFUSSRSUQRTWKVIRTRTOUWNHSVISPNSVQWJVBSVTMVJP
VMVAPISVWWNPJVWDRQWJEQUW;TAUWIVJVW<PNVQPSOPBPT
@VKPQSVKVQVN>WVTAVNWDVNVTSPNSVQPTWNUTORTRW@V?PQSVMVMVJP
TUOUTRISUWRJKUTUTWIUQSUQUWKVIRTWNHTLJLTOVWJV@VOV
JPNPTKPWIVGVTOPBPTPWNVIOUKKR=W/RSUWCUW0HJIVSW&HSRKRNVSVQ
.VNVTSPBPWOPGPTOVNRWDVNVTSPNSVQWNUTORTRWDLWOE?UTSUM:
UIUW@V?PQSVMVOPBPTPWDUSRQKUTW5UKRG>WNHTLISVWRSFRSRWUNJRN:
SRNSUQRTWFROUQRSMUJRWR<RTW<VSPGMVSVQWIV9PSVAVBPTPWJ;ISUOR=
KR?MWNHTLJLTOVWKUOVCRWIVNSVGPMWCUWQU@VDRSRKVJIHTLT:
OVWJHQLTSVQWHSOLBLTVWRGVQUKWUOUTW5UKRG>WW-13WIPSPTOV
@V?PQSVTVTW7KR?MW'ISUMW&SVTP7TPTWIVIPTSVTOPBPTPWVT:
AVNW@VIVKVWFU<RQRSMUJRTOUW@UTE?WVOPMWVKPSMVOPBPTP>
&SVT*PTPW@VIVKVWFU<RQRSMUJRTOUWRSFRSRWNLQLMSVQSV
F;QEGUQUNW@P?SVTOPQMVNWRJKUORNSUQRTRWR6VOUWUKKR=W5UKRG>
JHJIVSWOUJKUNSUQUWVIQPSVTWNVITVBPTWNUTORWO;TUMSUQRTOU
3>-WMRSIVQWSRQVOVTW-WMRSIVQVW<PNKPBPTPW@VKPQSVKVQVN>
VIQPAVWUTFUSSRSUQRTWW;?USWUBRKRMRWCUWQU@VDRSRKVJIHTLTVWOV
<HNWAROORWRMNVTWJVBSVTOPBPTPWJ;ISUOR=W.LWVSVTOVW@UM
UQNUTWMEOV@VSUWL?MVTPW@UMWOUWNVITVGKPQMV
JPTP6SVQPTOVWUTFUSSRSUQUWIVQOPMAPW;BQUKMUT
DLSLTOLQLSMVJPTOVWIUKUQRTAUWUBRKRMSRWRTJVT
DLSLTMVOPBPTPWDUSRQKUTW5UKRG>WDLWNHTLSVQOVWOVWDV?P
<VSPGMVSVQWIV9PSOPBPTPWJ;ISUOR=WW
1(<AD4B>AD<A6C$
5UKRG>W/8W&VQKRW0HJIVSWRGSUQW.VGNVTSPBPWHSVQVNWDV?P
IVIPTSVQW<PNVQOPNSVQPTPWDUSRQKUQUN>W7311W0HQLOVW'TFUSSR
@VNSVQP7WNRKVDPISVWUTFUSSRSUQRTWJHQLTSVQP>WR@KRIV<SVQPWCU
DLTSVQVWTVJPSWLSVGVWNHTLJLTOVWQU@DUQWNRKV9WTRKUSRBRTOU
HSOLBLTLWJ;ISUOR=/8W&VQKRWRNKROVQPTVWNVOVQW7'TFUSSR
8VTLTL7WHSMVOPBPTP>W-13WIPSPTOVWMUC?LVKPTWF;?OUT
FU<RQRSORBRTR>W3-WIPSOVWIVJVSWOE?UIOUW<HNW;TUMSR
OUBRGRNSRNSUQWIV9PSOPBPTPWDUSRQKUTW5UKRG>W7'TFUSSR
2UC?LVKP7WNRKVDPTPTWOVWIVNPTOVWIVIPTSVTVAVBPTPWDRSORQ:
OR=WW5UKRG>W7'TFUSSRIUWDVNPGPWNVTLTUTWOUWOUBRGKRQORN=W'T:
FUSRTWNRGRTRTWNUTORJRTOUWHSVTWUNJRNSRNWIVWOVWJHQLTWHS:
MVNKVTW<PNVQP9>W<UCQUJUSWLTJLQSVQOVTWNVITVNSVTVTWOL:
QLMWHSVQVNWHQKVIVWNHIOLN=W.UOUTJUSWUTFUSSRTRT
QVM9VJPTPWCUWORBUQWVQV<SVQPTPWNHIOLBLTL?OVWHTLTWR<RT
UTFUSSRSRNWNVSNMPGWHSLIHQ7WOUOR=W"00!
!$&$(#&$'& ()#!
!
(''(&#"$")%(#)$'%($%)&"'"
42.214#3*3.43(/+&/-/4$2
-)3.,14'0112)$2*01042"0.
3.(/*,1,4'011043$,.+34#3*3./
-+2)4/1+3/.4&2$313+3-/40-
)2+0%124!(*0%24#!%!*4'0112)
'2&10-04#3*3.1//.34%3/1/4- (,
.2("2-04$2(0
8QVLJJ:2V66URW)UFMVTTW,MD%W W#H=
RQNUKRTRTW5LTVTRJKVTWKUMJRSARJRWRMRKQRJW&V:
9V@QRJKHJ+LT>W31WMRSIHTW/CQHWKLKVQPTOVNRWKH9<L
JRJKUMSUQRWR@VSUJRTRTW8QVLJJ:2V66URW)UFMVTT
,MD%W W#H=WGRQNUKRTUWCUQRSMUJRWR<RTW5LTVTRJKVT
0VCLTMVW.VNVTSPBP+TPTWUJNRW0RSV@SVTMVW,UTUS
2EOEQWUNRSRW/TKHTRJW8VTKVJ+VW1WDRTWVCQH
QEGCUKWCUQORBRWROORVJPWE?UQRTUW/SMVTIVWUOUQVS
#LM@LQRIUKRW0VCAPSPBPTPTWNHTLISVWRSFRSRWRTAUSUMU
DVGSVKKPBPTPWORSUWFUKRQUTW4VTQPNLSL>WQEGCUK
JNVTOVSPTPTWHQKVIVW<PNMVJPTPTWVQOPTOVTW5L:
TVTRJKVT+OVW0VCLTMVW.VNVTSPBP+TPTWUJNR
0RSV@SVTMVW,UTUSW2EOEQWUNRSRW/TKHTRJW8VTKVJ>
JRSV@SVTMVW9QHFQVMSVQPWNVQGPSPBPTOVWIHSJL?SLNWCU
QEGCUKKUTWKUMRTWUKKRBRWWMRSIHTWVCQHILW5L:
TVTRJKVTW2UQNU?W.VTNVJP+TVWRVOUWUKKRBRTRWJ;ISUOR=W
4VTQPNLSLWGLWJHQLSVQPWI;TUSKKRWW:W8QVLJJ:MV66UR
UFMVTTWFMD@W WAH=WVOSPWGRQNUKWCUW4EQNRIU*OUNR
NVQOUGWNLQLSLGLWNQVLJJWMV66URWUFMVTTWJVCLT:
MVWKUNTHSH"RSUQRWJVT=WCUWKRA=WV=G=WRSUWRSFRSRWHSVQVNW3
HAVNW-11(:3WKUMML?W-13(WKVQR@SUQRWVQVJPTOV
2/0/8>W.VGDVNVTSPNWCUW4EQNRIUW#LM@LQRIUKR
JVCAPSPNSVQPTVWIV9PSVTWR@DVQSVQWDLSLTMVNKVWMPOPQ$
:W.LSLTMVNKVIJV>WR@DVQSVQWRSUWRSFRSRWHSVQVNW@VT:
FRWKVQR@SUQOUWIVJVSWJHQLGKLQMVSVQWDVGSVKPSMPGKPQ$W:
5VJVSWJHQLGKLQMVSVQPTWVNPDUKSUQRWTUSUQORQ$
:W8QVLJJ:2V66URW)UFMVTTW,MD%W W#H=WVOSP
GRQNUKWCUW4EQNRIU+OUNRWNVQOUGWNLQLSLGLW8QVLJJ
2V66URW)UFMVTTW0VCLTMVW4UNTHSH"RSUQRW0VT=WCU
4RA=W/==WRSUW3WAVNW-11(3W4UMML?W-13(WKVQR@:
SUQRWVQVJPTOVWRM?VSVTVTWNHQLMVSPW?PQ@VWJV@R9WKUN:
UQSUNSRWCUW9VSUKSRWVQV<SVQWVSPMWJ;?SUGMUSUQRTRTWKVM
KVQR@SUQRWTUSUQORQ$
:W!M?VSVTVTW@UQWDRQWJ;?SUGMUWDV?PTOV
J;?SUGMUWDUOUSWKLKVQSVQPWTUWNVOVQOPQ$
:W8QVLJJ:2V66URW)UFMVTTW,MD%W W#H=WVOSP
GRQNUKWRSUWCUW4EQNRIU+OUNRWNVQOUGWNLQLSLGLW82)
/==WOUTW3WAVNW-11(3W4UMML?W-13(WKVQR@SUQR
VQVJPTOVWJVKPTWVSPTVTWNHQLMVSPW?PQ@VWJV@R9WKUNUQ:
SUNSRWCUW9VSUKSRWVQV<SVQPTWVOUKSUQRTRTWNHQLMVSP
?PQ@VWJV@R9WKUNUQSUNSRWCUW9VSUKSRWVQV<SVQPTWMHOUS:
SUQRTUWF;QUWOVBPSPMPWTUORQ$
:W3WAVNW-11(3W4UMML?W-13(WKVQR@SUQR
VQVJPTOVNRWO;TUMOUW8QVLJJ:2V66URW)UFMVTT
,MD%W W#H=WVOSPWGRQNUKWCUW4EQNRIU+OUNRWNVQOUG
NLQLSLGLW8QVLJJW2V66URW)UFMVTTW0VCLTMV
4UNTHSH"RSUQRW0VT=WCUW4RA=W/==+IUWJVKPTWVSPTVT
NHQLMVSPW?PQ@VWJV@R9WKUNUQSUNSRWCUW9VSUKSRWVQV<SVQ
VSPMSVQPWR<RTWIV9PSVTW;OUMUSUQRTWKH9SVMWKLKVQPWTU
NVOVQOPQ$W:W3WAVNW-11(3W4UMML?W-13(WKVQR@:
SUQRWVQVJPTOVNRWO;TUMOUW8QVLJJ:2V66URW)UF:
MVTTW,MD%W W#H=WVOSPWGRQNUKWCUW4EQNRIU+OUNR
NVQOUGWNLQLSLGLW8QVLJJW2V66URW)UFMVTTW0VCLT:
MVW4UNTHSH"RSUQRW0VT=WCUW4RA=W/==+IUWNHQLMVSP
?PQ@VWJV@R9WKUNUQSUNSRWCUW9VSUKSRWVQV<SVQWVSPMSVQP
OPGPTOVWDVGNVWVSPMSVQ>W9QH"USUQWR<RTWOUW;OUMUSUQ
IV9PSOPIJVWIV9PSVTW;OUMUSUQRTWKLKVQSVQPWTU
NVOVQOPQ$WOUMUSUQW@VTFRWMVS>WVQV<>WEQET>
@R?MUKWVSPMSVQPWCUW9QH"USUQWR<RTWIV9PSMPGKPQ$W
"(0!
% ($)%)('%)'%$'()(
CHP Genel Sekreteri İstanbul Milletvekili
Gürsel Tekin, kaçırıldıktan 23 gün sonra
serbest bırakılan TIR şoförünün, 'IŞİD'e olan
borç yüzünden kaçırıldıkları' açıklamasının
kafaları karıştırdığını söyledi. Tekin,
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na,
"IŞİD'e herhangi bir borç ya da fidye
ödemesi yapılmış mıdır? Şoförlerin
kurtarılması için IŞİD ile yeni bir anlaşma
yapılmış mıdır?" diye sordu. Gürsel Tekin,
TIR şoförlerinin borç yüzünden kaçırıldığı
iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı'na taşıdı. Dışişleri Bakanı Ahmet
Davutoğlu'nun cevaplaması istemiyle yazılı
soru önergesi veren Tekin; kamyon
şoförlerinin, ailelerine kavuşmalarının tüm
ülkede büyük bir sevince neden olduğunu ifade etti. Tekin, "Hükümetinizin daha önce
IŞİD'e TIR'larla malzemeler taşıdığına dair
uluslararası kamuoyunda çeşitli haberler
çıktı ve bu konuda ciddi iddialar ortaya
atılmıştır. Şoförlerden birinin yaptığı
açıklamada, borçlar yüzünden rehin
tutulduklarını söylemesi, kafa karışıklığına
neden olmaktadır." dedi. -TIR şirketinin
IŞİD'e olan borçları nedir? -IŞİD terör örgütü
ile Hükümetiniz arasında herhangi bir TIR'la
taşıma konusunda yazılı ya da sözlü bir
sözleşme yapılmış mıdır? Şoförlerin borç
nedeniyle kaçırılması ile bu konunun bir ilgisi var mıdır? -Şoförlerin kurtarılması için
IŞİD ile yeni bir anlaşma yapılmış mıdır?
(CİHAN)
)()
'%&!)(##(
&&'"
Bağımsız Milletvekili Hakan Şükür,
bir gazetede "İşte cemaate operasyonun talimatı!" başlığı ile yer alan
haberi gördüğünde “Bir dejavu hissi
yaşadım ne yalan söyleyeyim.” dedi
Hakan Şükür, resmi Twitter
hesabı üzerinden Ankara
Cumhuriyet Başsavcısı Serdar
Coşkun’un talimatı üzerine, Emniyet
Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele
Dairesi Başkanı Turgut Aslan’ın, 30
ilin emniyet müdürlüğüne Anayasal
Düzene Karşı İşlenen Suçlar
Soruşturma Bürosu'nca yürütülen
soruşturma kapsamında, talep
edilen tüm bilgi ve belgelerin en kısa
sürede gönderilmesini istediği belgeyi yayınlayarak, açıklamalarda bulundu. “Dejavu hissi dememi
açayım.” diyen Hakan Şükür, şöyle
devam etti: “2002 yılıydı 28 Şubat
devam ediyordu. DGM savcısı N. M.
Yüksel, beni ifadeye çağırmıştı, sebepse ‘Hizmet Hareketi’. Bugün
görüyorum ki 28 Şubat ve o dönemin baskı unsuru DGM'lerinin yerini
ve zihniyetini kendini dindar diye
tanımlayan bir iktidar almıştı. 28
Şubat'ta kendisini öteki, mazlum olarak gören bugünün muktedirleri, kendileri devlet olunca derin zulmü
evlat edinip nüfuslarına aldılar. 28
Şubat'ın mağduru Müslümanlardı.
Dünün mazlum Müslümanları artık
iktidarda. Şimdi onların zulmettiği,
yeni bir mazlum Müslüman topluluk
var. ‘Cemaate Operasyon Belgeleri’nin her satırına bakın; buram buram 28 Şubat kokuyor! Peki bugün
yaşanılanların o gün
yaşanılanlardan farkı ne?”
“BAŞBAKAN, 28 ŞUBAT VE DGM'DE DURUŞUMU ÖVMÜŞTÜ”
Hizmet Hareketi'ne iftira, kumpas
kurmanın ilk bakışta kolay gibi
gelebileceğine işaret eden Şükür,
“Çünkü kıyamet kopmadı şeytan
azapta. Ama yarın... Ah o yarın...Bu
zulüm-mazlum ilişkisinin sonunda
kim biter, kim kalır; Allah bilir... Ve
hiç kuşkunuz olmasın, zamanı
gelince de ömrü yetene gösterir!!!
Son not! Başbakan Erdoğan
milletvekilliği teklif ederken, 28
Şubat ve DGM'de duruşumu
övmüştü. Elhamdülillah hala aynı yerde ve mazlumlayız." diye ifade etti.
(CİHAN)
'2&10-4,43)34% ,.
31/+34)2+ -,.34"0(2&2*
D/B==7&+;CD6C6A@BD-A?B=B4B>D#BDD/B==7&+C
<C;C?D%C@53=CD<C?C?5DC@C>DB.@A:+6BD'7DC6C
A@<D9@C?C<D(%A3@B?AD*9=A:49>7+>;CD<C'7@DB;A@B>
#BD<C=7947>;CD2,&8=D)8?B.ADC<B6A2D9@C?C<
'A@A>B>DD=C;;B@A<D/B?,?8>D)9>CD?;A?A@=B:A
#BD/9$@7=:C@D868>@B3=B>A>D8%@B>;A?A@=B1
:A>BDCA?D*C>7>D/C:C?5:5D-,?838@B.B<
/C:C?54CD-,?B>W.VNVTSVQW8LQLSL>W<;?EM
JEQUARTUWRSRGNRTWFUQUNSRWNVQVQSVQPWVSMVIVWIUKNRSR
NPSPTPIHQ=W%ENEMUKWJRSV@WDPQVNVTW;QFEK
MUTJL9SVQPTPTWUCUWO;TEGSUQRWRSUWJHJIVSWIVGVMV
NVKPSPMWCUWLILMSVQPTPTWKUMRTRWR<RTWFUQUNSRWKUODRQ:
SUQRWVSVAVN=WWUQRSUTWF;QUCSUQRWIUQRTUWFUKRQUT
NRGRSUQRTW@LNLNR>WROVQRWCUIVWAU?VRWJHQLMSLSLBL
OHBMVIVAVN=WW;?EMWJEQUARWNV9JVMPTOVWIV9PSVT
<VSPGMVSVQPTWNHHQORTVJIHTLWCUWJUNQUKVQIVW@R?MUK:
SUQR>W8VMLWE?UTRWCUW,ECUTSRBRW2EJKUGVQSPBP
KVQV6PTOVTWIEQEKESUAUN=W&SVTWCUW.EK<UW8HMRJI:
HTL*TOVW0HMV*OVNRW6VARVTPTWVQOPTOVTWMVOUTARSUQU
I;TUSRNWOE?UTSUMUSUQWCUWNVMLWVSVAVNSVQPTPT
IUTROUTWIV9PSVTOPQPSMVJPTPWR<UQUTW7!GW8VTLTLWRSU
.V?PW8VTLTWCUW8VTLTW%ENMETOUW8VQVQTVMUSUQOU
UBRGRNSRNW5V9PSMVJPTVWVRQW8VTLTW4VJVQPJP7TPT
F;QEGMUSUQRTUWOUCVMWUORSUAUN=W8HMRJIHTOVNR
<VSPGMVSVQPTWKVMVMSVTMVJPTPTWVQOPTOVTW,UTUS
8LQLS*VWFUSUAUNWHSVTWKVJVQPTPT>W7;?EMW0EQUAR
&VNUKR7TRTWIVJVSVGMVJPTOVTWJHTQVWVQVWCUQRSMUOUT
F;QEGMUSUQRTUWFU<RSMUJRW9SVTSVTPIHQ=W2UASRJ>WDLWR:
NRWKVJVQPTPTWIVJVSVGMVJPTPTWVQOPTOVTWKVKRSUWFRQUAUN=
1D)9=CD<9=A:49>7D;A>@B=B@B?A>AD:8?;8?B.B<
2VTRJV*TPTW0HMVW!S<UJRTOUW2UIOVTVW,USUT
8V?VW.VGKVWSMVNW?UQUW2VOUTW8V?VSVQPTPT
/QVGKPQPSVQVNW.LW0UNK;QOUW/SPTMVJPW,UQUNUTW!G
0VBSPBPWCUW!GW,ECUTSRBRW4UODRQSUQRTRTW.USRQSUTMUJR
/MVAPISVW8LQLSVTW2UASRJW/QVGKPQMVW8HMRJIHTL
OVWNHTLISVWRSFRSRWORTSUMUSUQRTRWJEQOEQUAUN=W"00!
SAYFA 7
SONDAKiKA GAZETESİ >>
7 SİYASET
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
717
Temmuz
2014Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
Hem cumhurun başı olacaksın hem de
YAN GELİP YATACAK MISIN?
"Devletin en tepesindeki makama kimin geleceğini belirlemek, elinde silah olanların değil, elinde
güç olanların değil, seçkinlerin değil, para babalarının değil bizzat milletin uhdesindedir"
Ali
GÜRBÜZ
aligurbuzgayrımenkul@gmail.com
BU ARALAR
Türkiye Cumhuriyet devleti kurulduğundan
bu yana sıkıntılardan kurtulma yolunda istikrar sağlayamadı. Burada en büyük sebeplerden birisi, yönetime talip olanlar ve
bunlara çanak tutanlar. Adını ne koyarsanız
koyun ülkede ne zaman istikrar yol almaya
başlasa, siyasi kulvarlarda koşamayan,nefesleri yetmeyen,akılları geri vitesle birinci
vites arasında gidenlerin kavrayamama
sıkıntıları var.Askeri vesayetler bu cahiller
ordusunun can simidi olunca işleri hayli kolaylaşır olmuştu. Beyaz yakalarıyla dış
ülkelerde,geçmişin vurguncularının çocukları,anadolu insanını kesinlikle parlamento
yada iş dünyasında istemez olmuşlardı.Bazı
gayretli anadolu çocukları,dipten aldıkları
sufi sohbetlerin etkisiyle, yahutta aldıkları
müsbet ilimlerin tesiriyle bu işlerin bir
yanından tuttular. Sonrasında halkın
tevecühü ve bu kadroların başarılı olması,
İstanbul baronlarının işine gelmedi.
Anadolu türküleriyle batı müziği karşı
karşıya geldi,dededen babadan terbiye alanlar ile,yabancı dadıların yetiştirdiği çocukların mücadelesi başladı. Tüm ülkenin
nimetlerini kendilerine helal kabul
edip,kalanların ise gariban ve yoksulun yetinmesi yönünde lütuf görenlerin baskısı pek
işe yaramadı. Gelinen noktalar ve alınan
sonuçlar,dış ülkelerde bol paralı alınan
eğitimlerin daima bu ülkenin yönetiminde
tek nokta olamayacağını gösterdi. Anadolu
insanının sofrasına
oturamayanların,boğazın serinliğinde
yedikleri yemekle,o insanların sorunlarını
çözemediğini açıkça ilan etti. En büyük
sanayi devlerini bünyesinde bulunduran istanbul beyliği,anadoludan gelen ayak seslerinde rahatsız oldu. Anadolu sermayesinin
ön saflarda yer almasına en iyi çare olarak,
ülke siyasetinin askeri vesayetle bariyerlenmesi gerekir düşüncesinde olanların tek
kurtuluş umudununda ortadan kalkması, bu
insanların moralini çok fazlaca bozmaya
yetti. O zaman ne yapmalı idi? Karanlık
tapınaklarında bir eli daima araplar üzerinde olan İngiliz şovalyeriyle temas etmek,A.B.D denilen dipsiz devletle yakınlaşmak,İsrail gibi canilerle iş tutmak
gerikirdi. Terör örgütleri türetip,bu ülkeye
30 yıl kan kusturanlar, bu oyunun tutmadığınıda gördüklerinde, iş kalmıştı cahil
ve vicdansız saltanat düşkünü, babadan
kalan saltanat sevdalısı komşulara. Onlara
verilen ara gazları,saltanat aşkı,koltuk sevdası,zevk sefa ve alem düşkünlüğü, bu tabansız komşuları tahrik etmeye yetiyordu.
Komşuların sivrilttiği kazıklar elbet bir gün
kendilerine batacak,bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu komşuların akılsızca yaptıkları işler,bazı akbaba zihniyetli terörist
bakiyelerinin bağımsızlık ilan edeceği noktalara gelmişti. Akıllarınca bu ülkede
siyaset çatısı kurmaya başlayan dış odaklar,
içerideki taşeronlarının yardımına ihtiyaç
duyarak yeniden kiremit döşemeye
kalkıştılar. Lakin şunu asla unutmayalım
bu millet eski millet değil, bu devlet eski
devlet değil. Hele yöetimin çatısında olan
kiremitler yağmurda,karda,doluda,fırtınada
yerinden fırlayacak olan kiremit değil. Eli
mala yada keser tutmayı zor becerenlerin
kuracağı çatılar bu ülkenin üstünü kapatmaya yetmez. Aynı çatı ustalarına soruyorum şimdi kendi adaylarını bu ülkeyi
yöeneten parti bulsaydı, ilk işleri ahlatlı
beldeki mahkemenin önünde çadır kurmak
olurdu. Şimdilerde ise merkez bankasına
yapılan dış kökenli baskılarla faizlerin daha
fazla düşmesini engellemek ama, bu aralar
bu planında işe yaramayacağını herkes
görecek. Akıllıca hareket edip, öfke nöbetlerine kapılmadan,akıncı ruhun etkisinde
kalmadan, çok çalışıp çok üretip, bilgece yol alarak kalkınarak maddi ve manevi gücü
yakalamak lazım.
Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladıktan sonra ilk mitingini Samsun'da gerçekleştiren Erdoğan,
"Kusura bakmasınlar cumhurbaşkanlığı makamı yapılan ve yapılacak olan havalimanlarını da takip eder, yolları da takip eder, milletin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü de takip eder" dedi
C
umhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kusura bakmasınlar cumhurbaşkanlığı makamı yapılan ve yapılacak olan
havalimanlarını da takip eder, yolları da takip
eder, milletin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü de takip eder. Yani cumhurun başı olacaksın... Yan
gelip yatacaksın, böyle şey olur mu?" dedi. Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası dolayısıyla Samsun Cumhuriyet
Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuşan Erdoğan, Türkiye'de halkın vekillerini seçtiğini, vatandaşın tercihi doğrultusunda hükümetleri belirlendiğini anımsatarak, cumhurbaşkanı belirlemenin de vatandaşın hakkı olduğunu
söyledi. Erdoğan, "Devletin en tepesindeki makama kimin
geleceğini belirlemek, elinde silah olanların değil, elinde
güç olanların değil, seçkinlerin değil, para babalarının değil bizzat milletin uhdesindedir" ifadesini kullandı. Bugüne
kadar halkın cumhurbaşkanı seçmesine izin vermediklerini, çünkü kendilerinden önceki iktidarların millete güvenmediğini, milletin tercihlerine itibar etmediklerini, milletin
seçtiği hükümetin üzerine devletin temsil eden bir güç olarak cumhurbaşkanını koyduklarını anlatan Erdoğan, vatandaşın seçtiği hükümetlerin karşısına devleti temsil eden
cumhurbaşkanının bir güç olarak yer aldığını kaydetti.
karıldığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Ben aranızdan ayrılmıyorum. Hizmetlere ara vermiyorum. Yolculuğumuza mola vermiyorum. Dinlenmeye çekilmiyorum.
Tam tersine sizlere, aziz milletime, ülkeme daha iyi hizmet
edebilmek için bir üst makama aday gösteriliyorum, olay
budur. Birlikteliğimiz, beraberliğimiz, yol arkadaşlığımız,
muhabbetimiz aynı şekilde devam edecek. Sizlerle yine bir
arada olacağız. Başbakanlıkta nasılsak göreceksiniz Cumhurbaşkanlığında da öyle olacak her saniyemizi başbakanımızla bakanlarımızla bürokratlarımızla teknokratlarımızla
bir arada geçirecek milletimize ve ülkemize hizmetle geçireceğiz. Samsun'un en basit meselesinden en büyük projesine kadar her derdi yine benim derdim olacak, gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü biz o makamları istirahat makamları olarak görmüyoruz. Sorumluluk mesuliyet makamları olarak gördük. Böyle görüyoruz, böyle göreceğiz. Türkiye'yi inşallah şaha kaldırmaya devam edeceğiz. Türkiye'yi çok daha büyüteceğiz."
Türkiye'nin 2023 hedeflerine doğru hızla yol aldığını
dile getiren Erdoğan, ihracat hedeflerinin çekirdeğini oluşturacak projeyi Samsun'da hayata geçireceklerini söyledi.
Samsun'da yapılacak Uluslararası Lojistik Merkezi için
Bakanlar Kurulu kararını çıkardıklarını aktaran Erdoğan,
merkezin, Tekkeköy ilçesi sınırları içerisinde yapılacağını,
altyapı çalışmalarının
sürdüğünü
ifade etti.
- "Türkiye ayakları üzerinde güçlü duruyor"
Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde güçlü durduğunu
vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güçlüyüz.
İşte ilk çeyrekte bütün Avrupa sıfırın altında büyüme kaydederken biz 4,3 büyüme kaydettik. Türkiye büyüyor, halkıyla büyüyor, çiftçisiyle büyüyor, memuruyla büyüyor, işçisiyle büyüyor, milletiyle büyüyor, inanarak büyüyor. Bunu özellikle görmenizi istiyorum. Değerli kardeşlerim, size
şunun sözünü veriyorum, cumhurbaşkanlığım süresince
Samsun'a yapılan yapılmakta olan tüm yatırımların, tüm
projelerin takipçisi olacağım. Hiçbir temel yarım kalmayacak. Kardeşlerim, şunu da bilmenizi istiyorum, bu kardeşinizin inancında, bu kardeşinizin değerlerinde ayrımcılık
olmadı, olmayacak. Bize çok hakaretler ettiler, bize çok
yanlışlar yaptılar. İşte şu anda bunlar hep bir aradalar. Şunu
da söyleyeyim. Bu paralel yapı denilen olayı da onu da
yolda bırakmayacağım. Ona da aynen devam edeceğim.
Niye? Milli güvenliğimizi tehdit oluşturan bu yapıyı biz bu
ülkede derdest edeceğiz. Bunun başka çıkışı yok. Vatanımız için milletimiz için bunu yapacağız. El ele vereceğiz,
omuz omuza vereceğiz ve bunu gerçekleştireceğiz. Şunu
unutmayın, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber
olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. İşte 10 Ağustos inşallah bunun mührü olacaktır buna inanıyorum."
-"CHP, MHP cumhura reis seçmenin değil,
statükoya bekçi seçmenin derdindeler"
CHP'nin cumhurbaşkanını halkın seçmesini olanak
- "Erdoğan Milletin adamı"
sağlayan halk oylamasına da "hayır" dediğini anımsatan
Bu arada, Erdoğan'ın yerel seçimlerde de kullandığı
Erdoğan, şunları kaydetti: "Şimdi hangi yüzle bunlar hal"Ben aranızdan
platform, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Erdoğan'ın
kın karşısına gelecekler. Halka hangi yüzle bizim adayımız
seçimlerde kullanacağı logoyla süslendi. Fonda "Milli İraayrılmıyorum. Hizmetşudur, oyunuzu ona verin diyecekler. Siz, halkı reddettiniz,
de Milli Güç, Hedef 2023, Hedef 2053, Hedef 2071" yalere ara vermiyorum. Yolhalktan nasıl olacak da oy isteyeceksin? Çünkü bunlar
zıları yer aldı. Mitingin gerçekleştirileceği Cumhuriyet
hep halkın efendisi olduklarını iddia ettiler. Biz ise halculuğumuza mola vermiyoMeydanı'na eşi Emine Erdoğan'la gelen Başbakan Erkın hizmetkarı olduğumuzu ortaya koyduk, ispatladık.
platforma çıkarak vatandaşları selamladı. Mirum. Dinlenmeye çekilmiyorum. doğan
1938'den bu yana başlatmış oldukları millet düşmanting alanında "Erdoğan Milletin adamı", "Sayın
lığını bugünlere kadar taşıdılar. Şu anda da ne diyorTam tersine sizlere, aziz milletime, Başbakanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız İstiklar, 'cumhurbaşkanı siyasetin dışından olsun'. Yanıülkeme daha iyi hizmet edebilmek lalden İstikbale Samsun Mitingimize Hoşgeldina MHP'yi de aldı, bazı zavallı figürleri de aldı,
"Sen Nereye Biz Oraya", "Onlar 'Artık
için bir üst makama aday gösterili- niz",
adeta milletle, milli iradeyle alay ediyorlar. CHP,
Muhtar Bile Olamaz' Dediler, Sen Sakın Kader
MHP cumhura reis seçmenin değil, statükoya bekyorum, olay budur. Birlikteliğimiz,
Deme, Kaderin Üstünde Bir Kader Vardır",
çi seçmenin derdindeler, bunu artık başaramaya"Samsun sana inanıyor", "Cumhurun Dik Duberaberliğimiz, yol arkadaşlığımız,
caklar, bu millet artık her seviyede, her kademede
ruşlu Reis'i Hoşgeldiniz" şeklindeki afiş ve panmuhabbetimiz aynı şekilde devam
belirleyicidir. Bu ülkeye istikameti sizler çiziyorkartlar dikkati çekti.
sunuz, sandığa gidiyor sadece vekilleri, hükümeti
Miting alanına gelen vatandaşlara Türk
edecek"
değil, artık cumhurbaşkanını belirliyorsunuz."
bayrağının yanı sıra, Başbakan Erdoğan'ın cumBirilerinin "cumhurbaşkanlığı makamı yol yaphurbaşkanı seçim çalışmaları için hazırlanan loma makamı değil, köprü yapma makamı değil, haProjenin takipçisi olacağını belirten Erdoğan, bu uluslargonun bulunduğu bayrak ve şapka dağıtıldı. Mitinge
valimanı yapma makamı değil" diyebileceğini belirten Er- arası lojistik merkezle Samsun'un ülkenin kuzey-güney,
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gıda, Tarım
doğan, "Kusura bakmasınlar cumhurbaşkanlığı makamı
doğu-batı eksenlerinde oluşacak uluslararası yük koridorve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Gümrük ve Ticaret
yapılan ve yapılacak olan havalimanlarını da takip eder,
larında başlangıç noktası olacağını kaydetti. Samsun'a yaBakanı Hayati Yazıcı, AK Parti TBMM Grup Başkanvekiyolları da takip eder, milletin birliğini, beraberliğini, bütün- pılan ve yapılacak yatırımları da anlatan Erdoğan, 12 yılda li Nurettin Canikli, AK Parti Genel Sekreteri Haluk İpek,
lüğünü de takip eder. Yani cumhurun başı olacaksın... Yan
şehre, ulaştırma ve haberleşme, toplu konut, orman ve su
AK Parti İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmagelip yatacaksın, böyle şey olur mu? Bunu yapacağız, biz
işleri, gıda, tarım ve hayvancılık, eğitim, sağlık gibi alannı Binali Yıldırım, milletvekilleri, İstanbul Büyükşehir Bebunu bu dönemde Sayın Gül ile nasıl yaptıysak bundan
larda 12,5 milyar liralık destek ve yatırım yaptıklarını anlediye Başkanı Kadir Topbaş ve Samsun Büyükşehir Belesonra da yapacağız. Unutmayın; durmak yok, yola devam. lattı. Samsun'a 107 trilyon maliyetle yapılan 34 bin seyirci diye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz katıldı. Öte yandan, ErYolculuğumuz devam ediyor" diye konuştu. Erdoğan,
kapasiteli stadyumun yüzde 35'inin bitirildiğini, gelecek yıl doğan, mitingin ardından, Antalya'da 2008 yılında trafik
başbakanlığı döneminde nasıl reformlar yaptıysa, Türkistadın tamamlanacağını da ifade eden Erdoğan, "Ben de
kazası sonucu felç olan, kimliği tespit edilemediği için
ye'yi nasıl yüksek seviyelere ulaştırdıysa cumhurbaşkanlıSamsun'a diyorum ki bak önümüzdeki yıl çıkacaksınız.
Umut adı verilen Rus genci ve bakıcısı Gülsüm Kabadayı
ğı döneminde de Türkiye'yi daha yüksek hedeflere doğru
Sahada çıkıp ben koşacak değilim orada da siz koşacaksıile bir süre görüştü. (AA)
ve kararlı yürüyüşle devam edeceğini kaydetti.
nız, işi bitireceksiniz" dedi.
2023 hedeflerini halkın seçtiği cumhurbaşkanıyla daha
da güçlü şekilde gerçekleştireceklerini belirten Erdoğan,
ekonominin daha da büyütüleceğini, dış politikada çok daha aktif olacaklarını, kardeşliğin daha da yüceltileceğini,
birlik, istikrar ve güven içinde bugüne kadar olduğu gibi
Türkiye'yi daha da büyüteceklerini anlattı. Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası için ilk mitingi Samsun'da yapmalarının tesadüf olmadığını, ilk miting için Samsun'un bilinçli olarak seçildiğini ifade eden Erdoğan, "Samsun, ilk çok
partili seçim denemesinde, 1930'da CHP karşısındaki adaya yüzde 80'in üzerinde oy vermiştir, bunu biliyor musunuz? Hem de bağımsız. Samsun, Ali Fuat Başgil gibi bir
yürekli insanı yetiştirmişti. Samsun, her zaman demokrasinin yanında, özgürlüklerin, milli iradenin yanında oldu. 10
Ağustos'ta da Samsun inşallah kutlu başlangıcın hakkını
verecek, Ali Fuat Başgil'e yapılanların hesabını sandıkta
çok güçlü şekilde soracaktır" diye konuştu.
Erdoğan, vatandaşlardan 10 Ağustos'ta mutlaka sandığa gitmelerini rica ederek, tatilde olanları da bulundukları
yerlerde oy kullanabiliyorlarsa kullanmalarını istedi. Gençleri, kadınları ve erkekleri ayrı ayrı sandığa giderek, oylarını kullanmaları konusunda uyaran Erdoğan, "Türkiye'de
10 Ağustos'ta tarih yeniden yazılacak, bu yeni tarihi sizler
yazacaksınız, sizler mührünüzü vuracak yeni Türkiye'yi
daha güçlü bir zeminde inşa edeceksiniz" ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası dolayısıyla Samsun Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuşan Erdoğan, 30 Mart'taki yerel seçimlerde Samsun'un tarih yazdığını, kendisinden bekleneni yaptığını, büyükşehirde ve ilçelerde AK Parti'yi tercih ettiğini söyledi. Erdoğan,
verdiği yüzde 55'lik destek dolayısıyla Samsun'a teşekkür
etti. Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili farklı dedikodular çı-
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
8 GÜNCEL
717
Temmuz
2014Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
Sabit
İNCE
Tüm Yerel Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı
Hakan Kıran, İzmir Büyükşehir Belediyesi
İZSU ve ESHOT Genel Müdürlüğündeki yaklaşık 5 bin 300 belediye çalışanını ilgilendiren
toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin
fiyaskoyla sonuçlandığını ileri sürerek Tüm Bel
sabitince1@hotmail.com
ATATÜRK'E
DİNSİZ DİYEN
KÜSTAHLARA..
Bornova’da toptan çözüm
B
ornova Belediyesi, başta yol ve kaldırımlar
olmak üzere sorumluluğundaki kamusal
alanlarda ortaya çıkan küçük çaplı aksaklıkları hemen çözmek için ‘Toptan Çözüm Ekibi’ sistemini başlattı. Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı
ekipler, bozuk kaldırımdan, yoldaki çukura kadar
pek çok soruna anında müdahale ediyor. Bornova
Belediyesi vatandaşların günlük yaşamlarını daha
sorunsuz hale getirmek için, tamir ve bakım hizmetlerini hızlandıracak yeni bir sistemi devreye soktu.
‘Toptan Çözüm Ekibi’ adıyla Bornova Belediyesi
Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı 5 ayrı ekip oluşturuldu. Her birinde 4 işçinin yeraldığı ekipler, başta
kaldırım ve yol tamirleri olmak üzere pek çok sıkıntıyı çözmek için şikayet konusu bölgeye hızlı bir
Oysa gerek Atatürk'ü yakından tanıyan kişilerin aktardıkları bilgiler, gerekse
Atatürk'ün hayatını anlatan güvenilir kaynaklar incelendiğinde, Atatürk'ün materyalist, din karşıtı olmak bir yana, aksine
sarsılmaz bir Allah inancına sahip, Kuran-ı
Kerim'i kendisine rehber edinmiş samimi
bir Müslüman olduğunu gördük.
Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı yıllarında
da namaz kılacaktır. Örneğin, TBMM’nin
açıldığı 23 Nisan 1920’de Ankara’da Hacı
Bayram Camii’nde öğle ve cuma namazlarını kılmış, 7 Şubat 1923’te de Balıkesir
Paşa Camiinde minbere çıkıp “Allah birdir,
Şanı büyüktür. Hz Muhammed O’nun kulu
ve elçisidir” diye söze başlayarak hutbe
vermiş ve cemaatle birlikte namaz kılmıştır.
(Atatürk ile Allah arasında - Sinan Meydan,
İnkılap Yayınları)
Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nın amacını, İslâm'ın kurtuluşu olarak nitelemiştir. Bu
amaç için savaşan Türk ordusunun başarısı
için dua edilmesini istemiştir.
Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında camilerde Kur'an ve Sahih-i Buhâri okunmasını
istemiştir.
Atatürk'ün, 21 Nisan, 1920'de Heyet-i Temsiliye adına yayınladığı Tamim'de şu açıklamalara yer verilmiştir: TBMM'nin açılış
günü, Hacıbayramı Veli Camii Şerifinde
Cuma namazı kılınarak, Kur'an ve namazın
nurlarından feyz alınacaktır."
şekilde ulaşıyor.
Çözüm için bir telefon yetiyor
Tamir işlerini kısa sürede yapabilmeleri için
gereken aletlerin sürekli hazır bulunduğu araçlarla
sorunlu bölgeye giden ekipler, Bornova Belediyesi’ne iletilen şikayetler doğrultusunda gün içinde pek
çok noktada tamirat yapıyor.
Mobil yapılanma
Toptan Çözüm Ekibi’nin kurulmasının ardından
Bornova 1 Sokak’ta yapılan parke taş onarımını
yerinde denetleyen Bornova Belediye Başkanı
Olgun Atila, “Amacımız vatandaşlarımızın evlerine
işlerine giderken karşılaştıkları aksaklıkları en kısa
sürede gidermek. Bunun için daha mobil bir
yapılanmaya gittik. Hazır ekipler vatandaşlarımızdan gelen şikayetleri anında gidermek için çalışıyor.
Ancak sadece şikayetlere göre çalışılmayacak, gün
içinde ilçemizin tamamında gezecek olan ekipler
kendi gördükleri aksaklıkları da hiçbir prosedür
gerekmeksizin giderecekler. Bu sistemin çalışması
için dörder kişiden oluşan 5 ayrı ekip kurduk” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Gaziemirli çocuklara
‘BİR AVUÇ MAVİ’
Atatürk’ün dindar olmadığını söyleyenlere
Gazi’nin hayatından bazı bölümler aktarmak faydalı olacak bence;
Suudi Arabistan yönetimi Vahabi inancı
gereği tüm mezarları düzenleyip yok ederken, Atatürk eğer Hz.Muhammed
(sav)’in mezarına dokunurlarsa askerleriyle
savaşmaya geleceğini bildirmiş ve böylece
Hz. Muhammed (sav)’in mezarının
kalmasının sağlamıştır...
Kuran’ın Türkçe mealini TBMM’ye yaptırmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nı devlet içine
yerleştirmiştir.
Aydın din adamı yetişsin diye imam Hatipler açmıştır.
Anıtkabir’de sergilenen cep Kur’an’ını hep
üzerinde taşımıştır.
Döneminde Milli Eğitim Bakanı’nın getirdiği ateist fikirler işleyen bir kitabın
okullarda okutulmak istenmesinden dolayı
şiddetle bakanı eleştirmiş ve kitabın yazarı
olan öğretmenin de meslekten uzaklaşırılmasını istemiştir.
İslam dini kurallarına göre defnedilmesini
vasiyet etmiştir.
Atatürk Edirne’de fırka kumandanı olarak
görev yaptığı sırada cuma namazlarını Selimiye Camii’nde kılmıştır. Burada yine bir
cuma namazında tanıştığı bir hafızla
arasında şöyle bir konuşma geçmiştir:
“Oğlum terbiye görmüş güzel bir sesin var.
Okuduğun ezanı çok beğendim ve duygulandım. Seni tebrik ederim. Oğlum
Edirne’de kaldığımız süre içinde ben cuma
namazına hangi camiye gidersem sen de o
camiye gelecek ve iç ezanı okuyacaksın...”
(Atatürk ile Allah arasında - Sinan Meydan,
İnkılap Yayınları)
SONDAKiKA GAZETESİ >>
College of Europe’a
yüzde 100 burs ile
kabul edildi
İzmir Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden bu sene mezun
olan Yiğit Yamanlar, Avrupa Birliği
üzerine eğitim veren ve Avrupa
çapındaki en prestijli kurumlardan
biri olan Avrupa Koleji’nin Yüksek
Lisans programına yüzde 100 burs
ile kabul edildi. Türkiye’nin dört bir
yanından öğrencilerin başvurduğu
ve yalnızca 53 kişinin mülakata
kabul edildiği program için Yamanlar, eğitime layık bulunan 10 kişiden biri oldu.
İzmir Üniversitesi’ndeki eğitimini
yüzde 100 burslu olarak sürdüren
ve kısa süre önce mezuniyet sevinci
yaşayan Uluslararası İlişkiler
bölümü öğrencisi Yiğit Yamanlar,
Avrupa Birliği üzerine eğitim veren
Avrupa çapındaki en prestijli kurumlardan biri olan College of Europe’un (Avrupa Koleji)Yüksek
Lisans programına yüzde 100
burslu olarak kabul edildi. 53
kişinin kabul edildiği mülakat sonrası eğitim almaya hak kazanan 10
Türk genci arasında yer alan Yamanlar, bir yıl boyunca AB’nin
ekonomik bütünleşme süreci, kurumları, genişleme süreci ve ortak
politikaları konularında eğitim alacak.
Avrupa Koleji’nin sınavını kazanmasında İzmir Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde almış
olduğu AB ile ilgili derslerin ve
öğretim üyelerinin akademik yönlendirmesinin büyük etkisi
olduğunu ifade eden Yamanlar,
“Avrupa Koleji’nin Yüksek Lisans
programından başarı ile mezun
olanlar AB kurumlarında çalışma
şansı buluyor. Mezunların pek çoğu
Dışişleri Bakanlıkları, elçilikler,
daimi temsilcilikler ve özel şirketlerde görev yapıyor. Hedefim,
ileride ülkemi AB konusunda yurt
dışında başarı ile temsil etmek”
diye konuştu.
(HABER MERKEZİ)
Yazın tatil yapma şansı bulamayan çocuklar,
belediye tarafından hayata geçirilen ‘Bu Çocuklar
Bizim Projesi’ kapsamında denizle buluşuyor,
gönüllerince bir gün geçirmenin keyfini çıkarıyor.
Eğitime büyük önem veren Gaziemir Belediye
Başkanı Halil İbrahim Şenol, her fırsatta çocukların
yanında olmaya devam ediyor. Gaziemir Belediyesi
Gençlik ve Eğitim Merkezi’nde (GAZİGEM) verilen eğitimle öğrencileri sınavlara hazırlayan, kırtasiye seti yardımıyla okula ‘merhaba’ diyen
öğrencilerin yanında olan ve okulların tüm
ihtiyaçlarını karşılayan Başkan Şenol, tatilde de
çocukları unutmuyor. Yazın tatil yapma ve karnelerini kutlama şansı bulamayan çocuklar,
belediyenin düzenlediği ‘Bu Çocuklar Bizim Projesi’ kapsamında denizle buluşuyor.
Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile Kültür ve
Sosyal İşler Müdürlüğü’nün ‘Çocukları denizin
mavisiyle buluşturuyoruz’ sloganıyla birlikte hazırladıkları proje kapsamında her gün farklı bir mahalleden, 9-14 yaş arası çocuklar Özdere’deki
Arkadaş Plajı’na götürülüyor. Mahallerinde bulunan
semt evinden yola çıkan çocuklar, görevlilerin kontrolünde denize girerek doyasıya eğleniyor.
Başkan Şenol’a teşekkür
Projeyi 2009 yılından bu yana yürüttüklerini dile
getiren Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim
Şenol, “Çocuklar bizim için çok değerli. Aydınlık
Türkiye’nin aydınlık yüzleri olacak çocuklarımızın
hayatlarına katkı koymak için çalışıyoruz. Düzenlediğimiz kültür ve doğa gezileri ile çocuklarımızın
gelişimlerine katkı koyuyoruz” dedi. Eğitimli ve
sağlıklı insanların yaşadığı bir kent yaratmak için
çalıştıklarının altını çizen Başkan Şenol, çocukları
geleceğe hazırlarken onların sosyalleşmesini de göz
önüne altıklarını anlattı. Karnelerini kutlamanın ve
deniz keyfi sürmenin mutluluğunu yaşayan çocuklar, kendilerini ziyaret eden Başkan Şenol’la bol bol
fotoğraf çektirerek, teşekkür etti.
(HABER MERKEZİ)
Sen yöneticilerini eleştirdi. Sendika Şube
Merkezinde yönetim kurulu üyeleri ile birlikte
basın toplantısı düzenleyen Kıran, TİS
görüşmelerini yürüten yetkili sendika Tüm Bel
Sen'in 1 No’lu şubesini eleştirdi. Bu sendika
yöneticilerinin "görüşmelerde bir arpa boyu
mesafe kat edilemediklerini" ve "tıkanan
süreçte kendisini çalışıyor göstermek adına
eylemler yaptıklarını" iddia eden Kıran, imzalanan toplu sözleşmede 40 gün olan hastalık raporu süresinin 15 güne düşürülmesi gibi bazı
hak kayıplarının da yaşandığını savundu. Tüm
Bel Sen yöneticilerinin siyaseti ön planda tuttuklarını ileri süren Kıran, "Emek örgütleri
siyasetin arka bahçesi değildir. Bazı şubeler
emekçilerin sorunlarını bir kenara bırakıp,
siyasi içerikli açıklamalarda bulunuyor. Asıl
sorun bu açıklamaları kabul etmesek bile sö-
zleşme bahanesi ile ilgili sendikaya dayanışma
aidatı ödemek zorunda kalmamız" diye
konuştu. Kıran, kendi sendikalarının belediye iş
yerlerindeki faaliyetlerini engellediği gerekçesiyle de Tüm Bel Sen'in tavrını eleştirdi.
(AA)
Büyükşehir’den
BİR İLK DAHA
Dünya Sağlık Örgütü
Avrupa Sağlıklı Kentler
Ağı 6. Faz’ına Türkiye’den
seçilen ilk belediye, İzmir
Büyükşehir Belediyesi oldu.
İzmir bu seçimle, Avrupa’daki 9 kentten biri
olmayı da başardı
İ
zmir Büyükşehir Belediyesi, gerçekleştirdiği projelerle Dünya Sağlık
Örgütü (DSÖ) Avrupa Sağlıklı Kentler
Ağı 6. Faz’ına (evre) Türkiye’den
seçilen ilk belediye oldu. Sürdürülebilir
kalkınma ilkeleri doğrultusunda kentlilere yüksek standartlı bir yaşam sağlamak ve ‘Sağlıklı
Kentler’ yaratmak hedefiyle çalışan Büyükşehir Belediyesi, aynı zamanda Dünya Sağlık
Örgütü 6. evresine Avrupa’da ilk seçilen
kentlerden biri olmayı da başardı. DSÖ Uluslararası Sağlıklı Kentler Ağı’nın 6. evresine
İzmir’le birlikte Almanya’nın Dresden,
Letonya’nın Riga ve Jurmala, Litvanya’nın
Klaipedia, Rusya Federasyonu’nun Cherepovets, Norveç’in Ostfold County, Bulgaristan’ın Dimitrovgrad ve Polonya’nın Lodz
kentleri girmeye hak kazandı.
İzmir’in yeri sağlam
2009-2013 tarihleri arasında Dünya Sağlık
Örgütü Avrupa Sağlıklı Kentler Ağı 5.evresine
üye olan İzmir, bir adım sonrasında Türkiye
Sağlıklı Kentler Birliği’ne üye 49 kent arasından DSÖ’nün Türkiye için belirlediği 12 kent
kotasına girmeye hak kazanarak 2014-2018
döneminde Avrupa Sağlıklı Kentler Ağı
arasındaki yerini sağlamlaştırdı. İlk olarak
İzmir’in kabul edildiği 6. Faz’a Türkiye’den
Bursa Büyükşehir, Trabzon Büyükşehir, Göl-
cük, İstanbul Kadıköy, İzmir Karşıyaka,
Kırıkkale, Bursa Nilüfer, Bursa Osmangazi,
Eskişehir Tepebaşı, Yalova ve Burdur
belediyeleri de başvurdu.
SONUÇ ODAKLI ÇALIŞMA
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Sağlıklı
Kentler Ağı, beşer yıllık dönemlerle gelişen fazlardan (evre) oluşuyor. 5. evresi 2013 yılında
tamamlanan projenin, 2014–2018 yıllarını
kapsayan 6. evresi başladı. Her dönemde
‘sağlıklı kent’ olmayı hedefleyen kentler, uluslararası bu ağa üye olarak belirlenen ana
temalar çerçevesinde sonuç odaklı çalışmalar
gerçekleştiriyor. DSÖ Sağlıklı Kentler Ağı’na
üyelik, resmi bir başvuru sürecini takip ederek
tamamlanıyor.
Bugüne kadar belirlenen
konu ve dönemler şöyle:
1. Faz (1987-1992): Projede 35 kent yer
aldı. Genel strateji, proje sınırlarının
genişletilmesi, kentlerin sağlık hedefleri ile ilgili yeni metotların geliştirilmesi ve tanıtılması
oldu.
2. Faz (1993-1997): 39 kentin yer aldığı projenin bu evresinde kent sağlık planları ve halk
sağlığı politikalarının geliştirilmesine odaklanıldı.
3. Faz (1998-2002): 50 kentin yer aldığı projenin temel hedefi, Sağlık 21 ve Gündem 21
temelli politikaların üretilmesi ve kent sağlık
gelişim planları oldu.
4. Faz (2003-2008): 75 kentin yer aldığı projenin bu evresinde sağlıklı şehir planlaması,
sağlıklı yaşlanma, sağlık etki değerlendirmesi
ile aktif yaşam ve fiziksel aktivite olmak üzere
4 ana tema belirlendi.
5. Faz (2009-2013); 84 kentin yer aldığı 5.
Faz’ın genel konusu, sağlık ve tüm yerel sağlık
politikalarında eşitlik olarak uygulandı.
(HABER MERKEZİ)
İZBETON, tükettiği elektriğin yarısını üretecek
İ
zmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İZBETON, şantiyelerinde
kullandığı elektriğin yüzde 50’sini kuracağı rüzgar türbini ile kendi üretecek. 3
milyon 950 bin TL’ye mal olacak rüzgar
türbini 5,5 yılda kendini amorti edecek.
Çevre yatırımlarıyla dikkat çeken İzmir
Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir ve
sürdürülebilir enerji kullanımında da
yatırım yapmaya hazırlanıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İZBETON, şantiyelerinde kendi
ürettiği elektriği kullanacak. Enerji
Piyasası Denetleme Kurulu’nun çıkardığı
Lisansız Yenilenebilir Enerji yönetmeliğinin ardından proje hazırlayan İZBETON, kuracağı 1 megawatt gücündeki
rüzgar türbiniyle şantiyelerinde kullandığı
elektriğin yüzde 50’sini karşılayacak.
Yıllık 700 bin lira kar edecek
Rüzgar türbininin en verimli kullanılacağı yer için alan çalışmasına başlayan
İZBETON, rüzgar ölçümleri yapıldıktan
sonra sistemin hayata geçmesi için start
verecek. Kısa sürede tamamlanması hedeflenen projeyle yenilebilir ve
sürdürülebilir enerji üretimi konusunda
önemli bir adım atılmış alacak. 3 milyon
950 bin liraya mal olacak rüzgar
türbiniyle İZBETON’un yıllık 1 milyon
440 bin TL’ye ulaşan elektrik tüketiminden 700 bin TL kar edeceği ve projenin
yatırım maliyetini 5,5 yılda amorti edeceği bildirildi. (HABER MERKEZİ)
İlk yıl; Tıbbi Görüntüleme Teknikleri, Optisyenlik, Odyometri, Anestezi, Fizyoterapi,
Tıbbi Laboratuvar Teknikleri, Ağız ve Diş
Sağlığı, Elektronörofizyoloji ile Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümlerine öğrenci
alan Sağlık Hizmetleri MYO, bunlara İlk ve
Acil Yardım, Ameliyathane Hizmetleri, Nükleer Tıp Teknikleri ve Radyoterapi bölümlerini
ekledi. Şifa Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO’na, YÖK bu sene açılan yeni bölümlerle birlikte 485 kişilik kontenjan açmış oldu.
Şifa Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek
Yüksekokulu’nun, çağın gerektirdiği sağlık iş
gücünü yetiştirmek için modern ve çağdaş
eğitim öğretim ortamına sahip olduğunu belirten Şifa Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO
Müdürü Yrd. Doç. Dr. Muhittin Akyıldız,
“Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuz,
Şifa Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi
Buca Şubesi ile birlikte Buca Sağlık ve Eğitim
Kampüsünde faaliyet gösteriyor. Kampüsümüz; 45 bin metrekare açık, 10 bin metrekare kapalı alana sahiptir. Öğrencilerimiz
burada, doğa ve tarihi dokuyla iç içe bir ortamda eğitim alıyorlar” dedi.
TÜRKİYE’DE SADECE İKİ TANE VAR
Sağlık Hizmetleri MYO’nun ilk yılında
yüzde 100 tercih edildiğini ifade eden
Akyıldız, “Tercih ve yerleştirme oranlarından
aldığımız güvenle bu yıl 4 yeni bölüm daha
açtık. Bunlardan Nükleer Tıp Teknikleri, bu
alanda Türkiye’deki ikinci, vakıf üniversiteleri
arasındaki ilk programdır” şeklinde açıklamada bulundu. Şifa Üniversitesi SHMYO
öğrencilerinin, kurum bünyesinde bulunan
TUNÇ DEVRİ
İmet
TUNÇ
imettunc@gmail.com
BU NE YAMAN
ÇELİŞKİ!
Söze nerden başlayacağımı bilmiyorum. Aziz Kocaoğlu ve Ekrem Demirtaş’ın incileri üzerine
yazalı daha 24 saat olmadı. Benim gibi edebiyattan
ve müzik dinlemekten epey uzaklaşan birisine
şarkılı-şiirli zamanlar hatırlatıp duruyorlar. Kocaoğlu-Demirtaş ikilisinin Menderes’teki konuşmaları ve konuşmaları arasında tezatlık, ‘bu ne
yaman çelişki’ türünden şarkı sözlerini hatırlattı
bana.
Öncelikle Aziz Kocaoğlu’nun konuşmasının orta
yerinden başlayalım.
İzmir’in kalkınması, gelişmesi, zenginleşmesinin
formülü, Ege Bölgesi’nin tekrar eskisi gibi ticaret
merkezi olmasında, limanın büyümesinde, lojistik
üssü olmasında, hizmet sektöründe, turizmde,
kültür-sanatta, fuarcılıkta yatıyor.
Buca’da yeşil alan
ve park seferberliği
B
uca Belediye Başkanı Levent Piriştina,
yeşil alan ve park seferberliği başlattı.
İlçede yeşile kazandırılabilecek alanları
gezen Piriştina, “Nefes alacak mekan sayısını
artırmak istiyoruz” dedi.
Başkan Yardımcıları ve Fen İşleri
Müdürlüğü yetkilileri ile ilçe turuna çıkan Levent Piriştina, ilk olarak Tınaztepe Kampüs Alanı
karşısındaki Hacı Bektaş-ı Veli Sokağı’nda bulunan alanı inceledi. Bu alana öğrenci yurdu
yapma fikri üzerinde yoğunlaştıklarını belirten
Piriştina, nedeninin üniversiteye yakınlığı
olduğunu dile getirdi. Ardından Doğuş Caddesi
üzerinde bulunan ağaçlık alanı gezip rekreasyon
alanına dönüştürme kararı aldıklarını ifade eden
Piriştina, sonrasında Begos ile Adatepe Mahalle-
si’nin yan kısmında bulunan bir bölümü ağaçlandırma sahası olan 600 dönümlük alanı inceledi. Bölgede sıra dışı ve büyük bir proje
yapılması gerektiğini kaydeden Piriştina, bunun
üzerinde çalışacaklarını söyledi. Ardından
Gaziler Mahallesi 1080 Sokak’ta bulunan spor
alanını inceleyen buraya da teknik ekiple birlikte
tenis kortu, basketbol sahası gibi spor alanları
kurma kararı aldıklarını kaydeden Başkan Piriştina, son olarak Yenigün Mahallesi’nde bulunan 14 dönümlük alanı inceledi. Bu alana da
tema parkı yapma kararı aldıklarını söyleyen Piriştina, ‘’Tüm bu yatırımları en kısa zamanda
hayata geçireceğimizden hemşehrilerimizin en
ufak bir şüphesi olmasın” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Engelleri aşan işbirliği
U
rla Rotary Kulübü ile Yılay Hakan
Çeken Kız Teknik ve Meslek Lisesi el
ele vererek bedensel engelli dört
vatandaşın yüzünü güldürdü. Toplanan mavi
kapaklar sayesinde ikisi akülü olmak üzere
toplam dört engelli
sandalyesi ihtiyaç
sahiplerine teslim
edildi. Yılay Hakan
Çeken Kız Teknik
ve Meslek Lisesi’nin bahçesinde
düzenlenen törene
Yılay Hakan Çeken
Kız Teknik ve
Meslek Lisesi
Müdürü Raziye
Tandoğan, Urla Rotary Kulübü Başkanı
Turgut Yemişçi ile
öğretmenler ve Urla
Rotary Kulübü
üyeleri katıldı.
Toplumsal yardımlaşma ve dayanışma
bilinci içinde biriktirdikleri 100 bin
mavi kapakla ikisi akülü olmak üzere toplam
dört sandalye alarak ihtiyaç sahibi vatandaşları
tekerlekli sandalye sahibi yaptıklarını ifade
eden Yılay Hakan Çeken Kız Teknik ve
Meslek Lisesi Okul Müdürü Raziye Tandoğan
sandalyeleri bağışlayan Binnaz Kayayurt’a da
teşekkür etti. Tandoğan, tek tek toplanan mavi
kapaklar sayesinde dört kişinin yaşamlarını
kolaylaştırmalarına yardımcı oldukları için
çok mutlu olduklarını belirterek, “Tekerlekli
sandalyeler sayesinde dört vatandaşımızın
yüzünü güldürdük.
Eğitim ve sivil toplum
kuruluşu işbirliğinde
iki yıldır sürdüğümüz
çalışmalar sayesinde
çevremize olumlu
katkılarda buluyoruz.
Anlamlı bir işbirlikteliğini başarmanın
hazzını yaşıyoruz.
Proje ortağımız Urla
Rotary Kulübü
Başkanı Turgut
Yemişçi ve
bağışçımız Binnaz
Kayayurt’a teşekkür
ederiz” diye konuştu.
Teslim töreninde
zaman zaman duygusal anlar da
yaşandı. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında toplanan mavi kapaklar sayesinde
sandalyelerine kavuşan bedensel engelli
Batuhan Elçim (13), Mustafa Dalak (34),
Elmas Bulut (38) ve Cemile Erdem’in (76)
mutluluğu yüzlerine yansıdı.
(HABER MERKEZİ)
ŞİFA, 13 BRANŞTA SAĞLIK TEKNİKERİ YETİŞTİRECEK!
Şifa Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO, sağlık
sektörünün ara eleman ihtiyacını gözeterek 4
yeni bölüm açtı. Böylece şimdiye kadar
Türkiye’de sadece bir üniversitede bulunan
Nükleer Tıp Teknikleri Bölümünün ikincisi,
Şifa Sağlık Hizmetleri MYO bünyesinde eğitim
vermeye başlıyor
Hızlı bir gelişme gösteren sağlık sektörü,
her geçen gün daha fazla ala elemana
gereksinim duyuyor. Tıp, Diş Hekimliği ve
Sağlık Bilimleri fakülteleri ile Türkiye’nin
sağlık profesyonellerini yetiştiren Şifa Üniversitesi, ara eleman ihtiyacına katkıda bulunma
adına geçtiğimiz yıl Sağlık Hizmetleri Meslek
Yüksekokulu’nu hizmete açtı. İlk yılında 9
bölüme 237 öğrenci kabul eden Sağlık
Hizmetleri MYO’na, sektörün ihtiyaçları
doğrultusunda 4 yeni bölüm daha ilave edildi.
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
Temmuz
2014 Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
9 GÜNCEL 717
Tüm Yerel Sen'den Tüm Bel Sen'e sert eleştiri
İNCE ZIMBALAR
Uzun zamandır Atatürk'ün din anlayışı,
islam hakkındaki fikirleri ve uygulamaları
konularında bir derleme yapmak ve buradan sizinle paylaşmak istiyordum. Geçen
gün bir bir sosyal paylaşım sitesinde kendini Yazar zanneden bir zavallının Anıtkabir ve Atatürk hakkında yazdıklarını
okuyunca da bu yazıyı öne almaya karar
verdim. Bu arada böyle bir derleme yaparken karşıma sanki benim söyleyeceklerimi bir araya toplamış bir yazı çıktı. En ince
detayına kadar inceledim ve gördüm ki,
benim bunları derlememe gerek bile
kalmamış. Benim değinmek istediğim tüm
konuları bir güzelce toplamış. O zaman
artık benim böyle bir derlemeye ihtiyacım
da kalmamış oldu. Şimdi Didem Rahvancı'nın bu güzel derlemesini gelin beraber okuyalım. Ve Atatürk'e "dinsiz",
"beton kemal", "anıtkabir putu" gibi utanmadan ve alçakça saldırıp, kendilerini din
sözcüsü zannedenlere ne kadar güzel bir
cevap olacak göreceksiniz..
"Uzun yıllardır bazı ideolojik çevreler
dindar olmak ile Atatürkçü olmayı sanki
birbirlerine tamamen zıt kavramlarmış gibi
anlatmaya çabalarken, Atatürk’ü de dine
karşı, materyalist bir kişi gibi göstermeye
çalıştılar.
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
uluslararası akreditasyona sahip üniversite
uygulama ve araştırma merkezlerinde klinik
uygulama yapabilme fırsatına sahip olduğunu
anlatan Akyıldız, “Öğrencilerimiz uygulama ve
staj derslerini; Şifa Üniversitesi’nin İzmir’in
değişik semtlerine yayılmış 13 hastane ve polikliniğinde yapabiliyor. Öğretim görevlilerimizin büyük kısmının aktif olarak
hastanelerimizde çalışan hekimlerimizden
oluşması, öğrencilerimize kendi bilgi ve
deneyimlerini aktarmaları noktasında büyük
bir avantaj oluşturuyor” dedi.
MYO ÖĞRENCİSİNE BAŞARI BURSU
Akyıldız, ayrıca öğrencileri başarıya motive
etmek için hiçbir vakıf üniversitesinde verilmeyen akademik başarı bursu verdiklerini de
sözlerine ekledi. (HABER MERKEZİ)
Aziz bey, bu sözleri söylüyor ancak; 30 Mart’ta
rakibi olan Binali Yıldırım’ın “35 İzmir 35 Proje”
ilgili ataklarından biri olan Çandarlı Limanı’nı
takip etmiyor sanırım. Çandarlı Limanı dünyanın
en büyük 10 limanı arasında çoktan yerini alırken;
Aziz Bey, limanın büyümesinden söz ediyor.
Doğrusu merak ediyoruz. Aziz Kocaoğlu ve ekibi
hatta partisi Çandarlı gibi dev bir proje altına girebilir mi ve yönetebilir mi? Cevabını 10 yıldır
İzmir’de belediye hizmetleri alan halkımızın taktirine bırakıyoruz.
Gelelim, Menderes’te Aziz Kocaoğlu ve Ekrem
Demirtaş arasındaki çelişkiye….Bakınız Aziz bey,
komşu kentlerle İzmir arasındaki teşvik adaletsizliğinin giderilmesi gerektiğini savunuyor. Ardından ekliyor:
İzmir’in yeri yok; havzayla, tarım alanıyla
sıkışmış. Hiç değilse zorlayarak yarattığımız 13
OSB’nin doluluk oranı belirli bir seviyeye gelinceye, altyapısı bitmiş, dünya kadar para harcanmış
OSB’lerimiz üretir hale gelinceye kadar yapın
bunu.
Aziz Kocaoğlu, apaçık teşvik istiyor ve durumun
adaletsiz yürüdüğünü savunuyor. Diğer konuşmacı
Demirtaş ise, Kocaoğlu’nun yanıldığını ortaya
koyan şeyler söylüyor. Şüphesiz bunun farkında
değil. Okuyalım:
“Yer seçimi için ovayı düşünmedik, bir tek metrekaresi bile tarım arazisi değildir. Altyapısı biraz
pahalıya mal oldu ama bin yıllarca bile elde edilemeyecek tarım arazilerini sanayi arazisine
dönüştürmedik.Bugün bölgede 105 firmada 4 bin
kişi çalışıyor. 173 firmanın da inşaat ruhsatı aldı.
Önümüzdeki yıl, 250’den fazla fabrika göreceğiz.
Burada bir de teknopark açacağız. Bu bilim
parkıyla böylece AR-GE gibi en önemli bu konuyu
da çözmüş olduk. 2023 yılına kadar kurum ve gelir
vergisi ödemeyecekler.
O bölgenin yani Tekeli ve Develi köyleri arasında
kalan bölgenin bir dönem çok ciddi bir tarım
arazisi olduğunu ve bu noktanın salatalık deposu
denilebilecek berekette olduğunu hatırlatalım.
Ancak konumuz bu değil. Demirtaş konuşmasında, oraya gelecek olan bazı işletmelerin
aslında teşvik kapsamına giren işlemlerden faydalanacağını söylüyor. Ortada zaten bir teşvik
olduğu aktarılmış oluyor. Aziz bey, bu teşvikten ya
haberdar değil ya konuşmak istemiyor. Sonuçta,
Demirtaş ile son günlerde İzmir İl Özel İdare malları konusunda epeyce yol arkadaşlığı yapan Kocaoğlu, bir türlü aynı frekansı tutturamıyor.
Aslında ikili arasındaki vahim kopukluk önceki
gün İZTO’da yapılan toplantıdaki konuşmada
açığa çıkmıştı. Gazetecilerin gözünden kaçan bu
ayrıntıyı aktaralım.
Kocaoğlu, İl Özel İdaresi’nin taşınmazlarının devrine dair istedikleri evrakların 24 gün sonra İzmir
Valiliği tarafından kendilerine gönderildiğini açıkladıktan sonra, Demirtaş şöyle bir ifade kullandı:
İl Özel İdare’nin İzmir’in 30 ilçesinde toplam 1704
taşınmaz var. Bunların içerisinde turizm tesisleri,
hizmet binaları, lojman, okul, arsa, tarla, iş
merkezi, türbe, dükkan, muhtelif bina, iş merkezi,
sulama göleti, sosyal tesis, gençlik merkezi, sağlık
tesisi, şantiyeler varmış. “Mış” diyorum çünkü bu
mallar nerede, nereye verildi bilmiyoruz. Bunların
tam listesi bizde yok.
Oysaki bu konuşmadan hemen önce Kocaoğlu, listenin ellerine ulaştığını söylüyor. Demirtaş herhalde konuşmayı dinlemiyor. Asıl vahim tarafı da,
listenin kendilerine ulaştığını söyleyen Kocaoğlu’nun, adeta arabulucu olarak valiliğe gönderdiği ekibin içinde yer alan Demirtaş’a listeyi vermediği
anlaşılıyor. 24 günde teşrif eden listeyi acaba Kocaoğlu ne zaman Demirtaş’a sunup bu teşrifi
yaygınlaştıracak, doğrusu merak ediyoruz.
48 saat içinde bize iki yazı konusu sunan Aziz Kocaoğlu ve şürekasına teşekkür borçluyuz. Ancak,
kamuoyuna yansıyan, İl Özel İdaresi’nin mallarını
savunurken epeyce, çelişki yüklü konuşmalar yaptıklarıdır. Biz buradan dostça söyleyelim: Bu kriz
değil; dünyanın sonu hiç değil a dostlar. Sakin ve
tane tane konuşun lütfen…
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SON DAKİKA GAZETESİ,
HALI SAHA TURNUVASINDA
KAMİL KOÇ'A FORMA
SPONSORU OLDU
Ege'nin Sesi Son Dakika gazetemizin yazarlarından Sedat Kaya ile Kamil Koç Denizli
Otogar Müdürü Orhan Şahin'in öncülüğünde
halı saha maçı düzenlenmiştir.Bu tür sosyal
aktiviteler de firma çalışanlarının birbirleriyle daha güzel vakit geçirmeleri ve kaynaşmaları çalışma potansiyellerini de artırmaktadır...
Kamil Koç Denizli otogar Müdürü Orhan Şahin sosyal aktiviteleri ile ilgili Sedat
Kaya'ya kısa bir röportaj verdi...
"Ulaşımın öncü firması Kamil Koç olarak bu tür sosyal sorumluluk içeren projelerin hep ilklerini başardığımız için mutluluk
duyuyoruz. Siz değerli Son Dakika gazetemizin değerli yazarı olarak birebir takip ettiğiniz 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk
Bayramında Kamil Koç ile seyahat eden çocuklarımızın ulaşımla ilgili hayal ettiklerini
resimleyerek her ilin otogarında çocukları-
mızın yaptığı resimler sergilendi. Ege'nin en
modern otogar özelliğini taşıyan Denizli ilimizde de ve yeni açılması ile birlikte büyük
katılımla çocuklarımızın resimlerini 6 gün
boyunca sergileyerek mutluluklarına ortak
olduk. Halı saha maçlarında arkadaşlarımızın giymesi için forma jestinde bulunan Son
Dakika gazetesinin yetkililerine tüm çalışma
arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum..."
Kamil Koç Otogar bölüm sorumlularından Erdal Selim ise " Bu tür organizasyonların çalışma arkadaşlarımızın birbirleri ile yoğun bir tempodan 1 saatte olsa görüşüp zaman geçirmeleri bizim için çok önemli ve bu
organizasyonu düzenleyen öncelikle otogar
müdürümüze teşekkürlerimizi sunuyorum.
Bu tür organizasyonların verimli bir çalışmaya da yer açtığını gözlemleyebiliriz..."
Halı saha maçında güzel bir vakit geçiren
Kamil Koç çalışanları saha içerisinde birbirleri ile yaptıkları güzel espri ve şakalarla da
dışarıda izleyen izleyicilerin büyük bir beğenisini topluyorlar...
Son Dakika gazetesi olarak, halı saha
maçında oynayan oyuncularımızın Erdal Selim,Yakup Demir,Deniz Celen, Emrah Onay,
Hüseyin Sakızlı, Bayram Şahin, Hüseyin Aytaç, Serdar Bayur,Tahsin Hozer, Halit kardeşlerimizin de hayatlarında sağlık ve başarılar diliyoruz. (HABER MERKEZİ)
10 DENİZLİ HABERLERİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
797Temmuz
2014Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
Zolan: “ Tarihe
tanıklık ettik”
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adayı gösterilmesiyle ilgili düşüncelerini
paylaştı. Başkan Zolan, Ankara'da tarihe tanıklık ettiklerini söyledi
B
aşbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adayı
gösterilmesiyle ilgili Ankara
dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, o
gün orada tarihe tanıklık ettiklerini söyledi.
Ankara'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adayı yapılmasıyla
ilgili törende bulunduklarını ifade eden
Başkan Zolan, “Çok güzeldi ve duygulu
anlar yaşadık. Onurlandık, gururlandık.
'Cumhurbaşkanlığını hak eden kimdir?' diye geriye dönüp baktığınızda en başta Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan
geliyor. Çünkü 13 yıl önce bu ülke IMF'ye
avuç açıyordu. Bu ülke maaş ödemek için
IMF'ye avuç açıyordu. Şimdi IMF'ye borç
veriyor. 13 yıl önce bu ülkenin vatandaşlarının cenazeleri hastanede rehin kalıyordu.
Ama bugün istediği hastaneye, özel hastanelere dahi gidebiliyor. Denizli'yi istemi-
yorsa başka illerdeki hastanelere de rahat
bir şekilde gidebiliyor” dedi. Başkan Zolan, “Geçmişte İzmir'e, Ankara'ya, Antalya'ya nasıl giderdik? Artık çok şükür duble
yollarımız oldu. Tüm Türkiye böyle büyüdü güzelleşti. Denizlimizin 10 yıl önceki
belediye noktasına baktığımızda o günden
bugüne geldiği nokta da belli. Bu işler başarıldıysa, taş taş üstüne konulduysa tabi ki
önce Allah'ım sonra liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın belediyecilik anlayışı var. O
hizmetkarlık ruhuyla ülkemiz bir başka boyuta geçti” diye konuştu.
Cumhurun başkanı
Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı
noktasında Türkiye'yi hayal edilemeyecek
noktalara götüreceğine ve ülkenin daha da
iyiye gideceğine inancının sonsuz olduğunu vurgulayan Başkan Zolan, “Genel başkanlıktan ayrılması üzüntü veriyor ama gittiği yer yine bu millete ve bu ülkeye daha
da iyi hizmet etme yeri. Kendisini ülkeye
adamış, vakfetmiş bir liderimiz, Başbakanımız var. Ben kendisine başarılar diliyorum, tebrik ediyorum. İnşallah ülkem daha
iyiye, daha güzele gidecek” dedi. Dün tarihe tanıklık ettiklerini yineleyen Başkan Zolan, şöyle konuştu: “Orada Başbakanımızla
birlikte o duygulu anları, üzüntüyü, sevinci,
hepsini birlikte yaşadık. Allah hayırlısını
eylesin inşallah. Tabi ki en son sözü halk
söyleyecek. Ama cumhurbaşkanını bu kez
halk belirleyecek. Zaten cumhur demek
halk demektir. Halkın başkanı, cumhurun
başkanı olacak inşallah. İnşallah daha güzel
hizmetler olacak.” (HABER MERKEZİ)
Gönül sofrası bu kez Eskihisar'da kuruldu
D
enizli Büyükşehir Belediyesi'nin her gün
kentin farklı bir mahallesinde kurduğu iftar sofrası Eskihisar'da düzenlendi. Mahalle iftarı programında Eskihisarlılarla buluşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan,
birlik ve beraberlik mesajı vererek, Eskihisar'a artık iki noktadan hizmet verileceğini söyledi. Başkan Zolan," Eskihisar Mahallesi'ne hem büyükşehir olarak biz hem de Merkezefendi İlçe Belediyesi hizmet verecek. Mahalle için ne gerekiyorsa yapılacak" dedi.
Denizli Büyükşehir Belediyesi her gün sürdürdüğü mahalle iftarı programını bu kez Eskihisar Mahallesi'nde düzenledi. İftar sofrasında Eskihisarlılar ile bir araya
gelen Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ve
eşi Berrin Zolan yoğun ilgi
ile karşılandı. Eşi Berrin Zolan ile birlikte tek tek vatandaşların Ramazan'ını kutlayan Başkan Zolan, iftar
sonrası yaptığı konuşmada
birlik ve beraberlik mesajı
verdi. Ramazan ayının güzellikleriyle geldiğini kaydeden Başkan Zolan, "Ramazan
güzellikleriyle yaşanıyor. Denizlimizde Ramazan'ın geldiği her yönüyle belli oluyor. Yıllardan beri yapmış
olduğumuz bu mahalle iftarlarında, yine sizlerle
aynı sokakta, aynı sofrada buluşmak ve aynı lokmayı paylaşmak için geldik. Sizler de bizim bu davetimizi kırmadınız, bizimle aynı sofrada oldunuz.
Ben sizlere de çok teşekkür
ediyorum. Allah birliğimizi
daim eylesin" dedi. Başkan
Zolan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birlik beraberlik içinde,
Denizli ve ülkemiz daha iyiye,
daha güzele gidecek. Hep bu yönde dua edeceğiz. İnşallah Allah'ım
dualarımızı kabul eylesin."
İki koldan hizmet
Denizli'nin artık büyükşehir olduğunu hatırlatan
Başkan Zolan, "Artık iki noktadan hizmet alacaksınız. Eskihisar Mahallesi'ne hem büyükşehir ola-
rak biz hem de Merkezefendi İlçe Belediyesi hizmet verecek. İnşallah Eskisar'ın dertlerini, taleplerini, arzularını, isteklerini; baştan aşağı ne gerekiyorsa, el ele tutuşacağız, kol kola gireceğiz, birbirimize sımsıkı sahip çıkacağız ve hep birlikte yerine getireceğiz" dedi.
Herkesin birbirini sevmesi gerektiğini ifade
eden Başkan Zolan, "Ne demiş Yunus Emre, 'Yaratılanı sevdim yaratandan ötürü', yaratandan ötürü herkes herkesi sevsin" şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından vatandaşların taleplerini dinleyen Başkan Zolan, fotoğraf çektirmek isteyenleri de kırmadı. (HABER MERKEZİ)
Genç Denizli Tiyatro Kulübü Ramazan'a renk katıyor
R
amazan ayında tüm ilçelerde
sahne alması planlanan Denizli Büyükşehir Belediyesi Genç
Denizli Tiyatro Kulübü'nün ilk durağı
Bekilli oldu. Oyunlarıyla Ramazan'a
renk katan Genç Denizlililer performanslarıyla göz doldurdu.
Denizli Büyükşehir Belediyesi
Genç Denizli Tiyatro Kulübü, geçmiş
Ramazanları aratmamak için farklı
bir program hazırladı. Tiyatro gösterileriyle Ramazan'a renk katacak Genç
Denizli Tiyatro Kulübü'nün tüm ilçelerde sahne alacağı belirtilirken, ilk
oyun Bekilli ilçesinde sahneye kondu.
Genç Denizli Tiyatro Kulübü kursiyerlerinin hazırladığı, yönetmenliğini Hediye Uğan ve Ozan Özdemir'in
yaptığı “Tahir ile Zühre” ve “Kanlı
Nigar” adlı oyun izleyicilerden tam
not aldı. Sahne ve kostümleriyle profesyonel tiyatrocuları aratmayan
Genç Denizlililer yaklaşık 2 saat süren oyunlarıyla geceye renk kattı.
Geçmiş Ramazanları aratmayan
gösterilerin Bekilli ilçesi ile başladığı
ifade edilirken Ramazan ayı boyunca
toplam 17 ilçede de sahne alacağı
kaydedildi. Genç Denizlililer eğlenceli zaman geçirmek için ilçelerdeki
gösterilerine tüm vatandaşları davet
etti. (HABER MERKEZİ)
Denizlililer Adalet ve
İncilipınar'a akın ediyor
Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin
Ramazan ayı boyunca düzenlediği
birbirinden farklı etkinlikler vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor.
Adalet ve İncilipınar Parkı'nda düzenlenen etkinliklerde binlerce vatandaş gönüllerince eğleniyor.
Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı Ramazan etkinlikleri
tüm hızıyla sürüyor. Etkinliklerin değişmez
adresi olan İncilipınar ve
Adalet Parkı’nda her gün
farklı sanatçılar, gösterileri
ile Denizlililere
unutulmaz bir
gece yaşatıyor. Ramazan etkinliklerinin İncilipınar Parkı'nda düzenlediği etkinliğinde sanatçı Yunus
Çoban sahne aldı. Ekibiyle birlikte
tasavvuf müziği konseri ve şiir dinletisi sunan Yunus Çoban vatandaşlardan büyük alkış topladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı semazen ekibi eşliğinde
şiir okuyan Yunus Çoban, büyük
beğeni topladı. Gecenin sonunda
ise Denizli Büyükşehir Belediyesi
Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa
Gökoğlan, sanatçı Çoban'a plaket
takdim etti. Genel Sekreter Yardımcısı Gökoğlan, burada yaptığı konuşmada,
vatandaşların
Ramazan'ını
kutlayarak, “Ramazan ayı boyunca değerli sanatçılarımız bize
misafir olacak.
Burada gönül
birliği yapıyoruz
ve bundan çok
mutlu oluyoruz.
Herkese teşekkür ediyorum”
dedi. Öte yandan
Adalet Parkı'nda
düzenlenen etkinlikte ise, Denizli
Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı sanatçıları tasavvuf müziği
konseri sundu.
Adalet Parkı'nı dolduran vatandaşlar semazen gösterileri ve birbirinden güzel tasavvuf müziği eserleri ile gecenin tadını çıkardı.
(HABER MERKEZİ)
SAYFA 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
11 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
717
Temmuz
2014Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
İktidar atanmışlardan
seçilmişlere geçiyor
Mehmet
BARLAS
SABAH GAZETESİ
"Bir ülkeyi seçilmişler mi yoksa atanmışlar mı
yönetiyor" sorusuna cevap bulmak çok zor değildir.
Seçilmişler halka sundukları ve seçim yolu ile kabul edilen vizyonlarındaki hedefe ulaşabilmek
için, toplumu ve devleti yönlendirirler. Atanmışlar
ise ülkeleri yönetmezler idare ederler... İdare edenler toplumun değil, kendilerini atayanların beklentilerine öncelikle cevap vermeye çalışırlar...
Atanmışlar genelde statükonun bekçileridir.
Seçilmişler ile atanmışlar arasında bir de "Zaman"a dönük algılama farkı vardır...
Seçilmişler için başarının değerlendirileceği zaman süresi, ilerideki ilk seçime kadardır.
Atanmışlar ise bu zaman süresini "Emeklilik"
tarihine dayarlar. Başarı bu süreyi problemsiz atlatmaya bağlıdır.
Çağı gecikmeli izledik
Seçilmişler ile atanmışlar arasında pratik ve
teorik açıdan tabii ki sayısız fark vardır... "Poli-
tokrasi" ile "Bürokrasi" arasındaki farkları enine
boyuna irdeleyen Max Weber, bu konuya eğilen
teorisyenlerden sadece biridir. Ancak bu farkların
bizim toplumsal yaşamımıza yansımasının en dramatik sonucunu "Cumhuriyetin değerleri" olarak da
ifade edilen ideolojik ve pratik bir çerçeve içinde,
çağı gecikmeli izlememizde bulabiliriz.
Adına "Demokrasi" desek bile seçilmişlerin iktidarda bulundukları dönemlerde "Bürokratik oligarşi" çeşitli vesayet kurumları ile ülkeyi de,
toplumu da yavaşlatıyorlardı.
Örneğin Türk ekonomisinin ve Türk lirasının,
koruma ve kambiyo duvarları ile dünyadan kopuk
olduğu dönemlerde, siyasi ve ekonomik zaman
kavramları da dondurulmuştur. Ülkeyi yönetenlerin
başarı ölçülerinde, global kriterler devre dışı tutulmuştur. Ülkenin başkenti ile en büyük kenti arasında hâlâ hızlı tren olmamasını kimse eleştirmemiş ve
kimsenin aklına "Fransa'daki, Japonya'daki trenler
neden bizde yok" demek gelmemiştir.
Kökten devletçilik
Zaman kavramının önemini kaybettiren ortamın
bir diğer sorumlusu da her alandaki "Kökten devletçilik"tir. Siyasi iktidarlar da, idare de ve hatta
özel sektör de, rekabeti dünya ile yarışmak olarak
değil, devlet bütçesinden nemalanmak biçiminde algılamışlardır.
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Örneğin Türk özel sektörünün otomotiv
endüstrisi, dünya pazarlarına satış yapmak için
değil, devletin araç alımlarından daha fazla pay almak için yarışmışlardır.
"Zaman"ı ucu açık bir kavram gibi gören siyaset,
idare ve ekonomi anlayışı, önce Turgut Özal'ın
1980'lerdeki yeniden yapılanma programı ile sonra
da Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne girdiği 1995'ten
beri değişmeye başladı.
Siyasi rekabet eksiği
Ama geçmişten kalan bir başka özürlü anlayış,
hâlâ gündemde... Bu da en fazla siyasetteki yaklaşımlarda görülüyor.
Örneğin siyasetteki rekabet anlayışının eksikliği
ne yazık ki bugünkü muhalefetin tutumu yüzünden
hâlâ eskisi gibi... İktidarın karşısına projelerle çıkıp
siyasi rekabetin yaratacağı sinerjileri aramak yerine,
atanmışlara hoş görünmeye çalışılan bir rejim kavgasını topluma "Siyaset etmek" biçiminde sunmak
alışkanlığı sürüyor.
Halkın cumhurbaşkanını da seçeceği önümüzdeki dönemde, devlet ile hükümet zıtlaşması yanında,
atanmışların seçilmişler karşısındaki son vesayetçi
ağırlıkları da buharlaşacaktır... Dilerim sade Tayyip
Erdoğan değil tüm cumhurbaşkanı adayları, olayın
ve değişimin çapının farkındadır. 06.07.2014
Abdurrahman
DLPAK
YENİ AKİT GAZETESİ
SARAÇHANE’DEYİZ
6 Temmuz’a kadar Saraçhane Rabia nöbeti tutuyoruz..
Aradan bir yıl geçti ve şark cephesinde yeni bir durum
yok..
Sisi ve Esed hâlâ yerinde duruyor.
Libya’da Bingazi bölgesinde bir general yönetime el koydu..
Irak’ta Arap aşiretlerinin ayaklanmalarının ardından ŞiiSünni gerginliği tırmanıyor..
Ve İsrail boş durmuyor..
Ramazan’da yine bir bahane buldular ve saldırıyorlar..
Sisi komik bir seçimle kendini Cumhurbaşkanı ilan etti..
Suudi kıralı da onu alnından öptü..
Darbenin yıldönümünde yine Mısır’da meydanlar ve caddeler hareketli idi..
Mısır’daki kukla mahkeme arkası arkasına idam ve ağır
hapis cezaları vermeye devam ediyor..
Bölgedeki gelişmelere tepki sadece İstanbul’da değil elbette.
Cuma günü ben Urfa’da olacağım. Pazar günü Bursa’da
olacağız.. Urfa’da en büyük şehir meydanının adı Rabia
Meydanı oluyor.. Artık Rabia’nın yeni bir anlamı var.. Tarihten gelen bir isim olarak Rabiatül Adeviye’ye bir gönderme
bu ad, aynı zamanda Mısır’da direnişin sembolü olan Rabia
Meydanı’na bir atıf var..
Onun ötesinde evrensel farklı, yeni bir anlamı var. Adaletten, barıştan, özgürlükten yana yeni bir dünyanın mümkün
olduğunu ifade ediyor..
İnsanlığın 4. evresini, Kızılderili, kara derili, sarı derili ve
beyaz derilileri ile bütün renkleri ile insanlığı temsil ediyor..
4 evre derken, Hz. Adem’den Hz. Nuh’a 1. evre, Hz.
Nuh’tan Hz İbrahim’e 2. evre, Hz. İbrahim’den Hz.
Muhammed’e 3. evre ve Hz. Muhammed’den sonraki zaman
dördüncü evre..
Bizler ahirzaman peygamberinin ümmetiyiz..
Rabia adı çok tutu. Sosyal mediada yüzmilyonlarca kez
kopyalandı.. İnsanlar kız çocuklarına Rabia adını verdiler..
Rabia bir logo, bir marka oldu. R4bia şeklinde bir yazım şekli var.
Rabia Meydanı ve Tahrir Meydanı iki sembolik meydan
adı Mısır’da. Ama artık dünyanın dört bir yanında bu isimle
anılan meydanlar, caddeler, parklar, kültür merkezleri var..
İstanbul’da Esenler’de bir meydan adı mesela Rabia, Şanlıurfa da bunlardan biri. Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde
100 dönümlük arazide inşaatına başlatılan parka, Rabia ismi
verilecekti.
Rabia bugün İslam dünyasında vahdetin, diriliş, uyanış ve
direnişin bir sembolü haline geldi.. Bu durumun kimilerinin
canını sıktığını biliyorum.. İslam ve Müslümanlarla ilgili her
olumlu şey birilerinin canını sıkmaya devam ediyor..
Ümid ederim diğer STK’lar ve Mediamız da bu günlerde
bu konuyu gündemde tutarlar. Ramazan ayıdır, zaten her gün
bir yerlerde bir takım etkinlikler oluyor.. Parti, platform,
herkes bir şey yapabilir..
Unutmadan söyleyeyim, bu sene, tüm il ve ilçelerde,
bayram namazı, kadın-erkek, çoluk-çocuk, en merkezi ve en
büyük camilerde ve camilerden taşan cemaat meydanlarda eda edecek bayram namazını.. Derneklerimizin bu konuda
şimdiden duyurularını yapması ve hazırlıklarını gözden
geçirmeleri gerekir..
Bugün meydanlara toplanan insanlar aslında 3 Temmuz
2013 tarihinde, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin darbe yaparak
Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi devirmesi ve yönetime el koymasını protesto ediyorlar..
Mısır’da seçimle iktidara gelen Muhammed Mursi yönetiminin, askeri bir darbe ile devrilmesi sonucu halkın, darbeye
karşı başlattığı pasif direnişin ardından 16 Ağustos 2013 tarihinde darbeciler Rabia Meydanı’nda katliam yaptılar.. Binlerce kişi hayatını kaybetti..
Bir algı operasyonu olarak kutuplaşma
Gülay
GÖKTÜRK
BUGÜN GAZETESİ
Hükümet muhalifi kalemler birbirleriyle yarışa
girmiş halde hükümet politikalarının ve Erdoğan’ın söyleminin Türkiye’yi ne kadar hızla ve
tehlikeli bir şekilde kutuplaştırdığını, düşman
kamplara böldüğünü anlatıyorlar her gün. İçlerinde bu gidişle yakında iç savaş başlayacağı kehanetlerinde bulunanlar bile var.
Kutuplaşmanın “tehlikeli boyutlara ulaştığını”
göstermek için bir de araştırma yapılmış.
BİLGESAM’ın yaptığı araştırmanın sonuçlarına
dikkatlice baktım. Araştırmaya göre, her dört kişiden biri Alevi’yle ya da Kürt'le evlenmek istemiyormuş. Ankete katılanların yüzde 34’ü bir Kürt’ün
Türkiye’de başbakan ya da cumhurbaşkanı olmasından rahatsızlık duyacağını söylüyor, yüzde
10’u da bir Kürt’le birlikte yaşamayı problem olarak görüyormuş. Bir Alevi’nin başbakan olmasına problem olarak bakanların oranı yüzde 21;
Aleviler’le bir arada yaşamayı problem olarak
görenlerin oranı ise yüzde 4.5’miş.
Bence bu sonuçlarda bir ilginçlik yok. Hatta tam
tersine, oldukça olumlu sonuçlar. Asıl ilginç olanı
bu sonuçların gazetelerde “Türkiye’de kutuplaşmanın ulaştığı tehlikeli nokta” başlığıyla verilmesi...
Yükselen tehlike
Hani bu yoruma bakan da geçmişte Türkiye’de
Kürt-Türk ayrımı diye bir şey yoktu; Türkler bir
Kürt’ün (Kürt kimliğiyle) cumhurbaşkanı olmasını
dünyanın en normal şeyi olarak görürdü;
Kürtler’le ya da Aleviler’le kız alıp kız verme
konusunda en ufak bir sorun yaşanmazdı sanacak.
Maksat “kutuplaşıyoruz” söylemini pompalamak
olunca, işte böyle oluyor. Nuh nebiden bu yana
yaşanan ayrımcılıklar bugün “yükselen tehlike” olarak sunulabiliyor.
Evet, Türkiye’de bugün etnik ya da mezhepsel
temelde değil ama AK Parti karşıtlığı-taraftarlığı
temelinde oluşan ciddi bir sosyal-siyasal kutuplaşma var.
Ama bunun sebebi, iktidarın ayrımcı politikalarından ziyade, eski imtiyazlı sınıfların “eşit” sayılmayı “ayrımcılık” olarak algılamasından geliyor.
90 yıl boyunca kendileri lehine uygulanan ayrımcılıkları o kadar “doğal” buluyorlar ki fark bile etmiyor; şimdi bu pozitif ayrımcılığın ortadan kalkmasını “ayrımcılık” olarak görüyor ve kutuplaşmadan söz ediyorlar.
Bu konuyu daha uzun yazmak isterdim. Ama
bugün yerim dar. O yüzden sözü Liberal Düşünce
Topluluğu’ndan Ufuk Coşkun’un geçenlerde Milat Gazetesi’nde yayınlanan yazısından bir alıntıyla bitireyim:
“Türkiye’nin AK Parti ile kutuplaştığı dolayısıyla
Tayyip Erdoğan’ın ülkenin kutuplaşmasında etkin
rol oynadığı yönünde ilginç bir algı operasyonu
yürütülmektedir. Ülkenin Ermenilerini, Alevilerini, Müslümanlarını, Kürtlerini vs. dışlayan, yasak
getiren ve yok sayan zihniyetin hüküm sürdüğü bir
dönemde; dindar kızların başörtüsü yasağı yüzünden en temel hakları ellerinden alınırken, Kürtler
anadillerinden mahrum bırakılırken, insanlara kamu kurumlarında üçüncü sınıf insan muamelesi
yapılırken, tek kutuplu Kemalist zihniyet toplum
üstünde varlığını ağır bir biçimde hissettirirken,
bürokratik kesim hükümet temsilcilerine ayar vermeye kalkarken sorun yoktu. Yani gerek kadim
sorunlarımızın çözümünü gerekse dış politikamızın seyrini başkalarının belirlediği tutsak bir
politik zihinle lütfettikleri oranda belirlemeye
kalkışsaydık eğer, bugün ifade edildiği gibi “tek
adam” marifetiyle oluşan bir kutuplaşmadan, diktatörlükten bahsedilmeyecekti.” 06.07.2014
Amerika ve Batılı ülkeler darbeye darbe, darbeciye darbeci diyemediler. Nobel Barış Ödülü verdikleri Baradey’i darbecilere müşavir atayan Batılı ülkeler, İsrail’in yanında yer
aldılar. İsrail ve Suudi Arabistan ve bazı Arap emirlikleri Sisi
darbesine destek verdiler.. İslam İşbirliği Konferansı
gelişmeler karşısında sessizliğe bürünürken, ne Arap Birliği
ve ne de Afrika Birliği ve tabi ne ABD ve ne de AB bu konuda sadra şifa bir adım attı..
Haksızlıklar karşısında susanlardan olmamak için, en
azından zalimlere karşı dilimizle ve kalbimizle öfkemizi dile
getirerek safımızı belirlemek için meydanlarda olmamız
gerek..
Bugünlerde meydanlardayız, ama asıl Rabia katliamının
yapıldığı 16 Ağustos’ta da, bayramdan ve Cumhurbaşkanlığı
seçiminden hemen sonra yine meydanlarda olacağız.. Onu da
şimdiden not edelim..
Rabia artık sadece Mısır’la ilgili ve sınırlı bir olay değil..
Müslümanlar arası ittihad, erdemli insanlar ve mazlumlarla
ittifak, yeryüzünde değer üreten herkesle meşru zeminde,
nimet ve külfet dengesine dayalı bir itilaf ve müellefetül klûb
hareketidir..
Bugünlerde bölgedeki krize ek, durumdan vazife çıkartan
İsrail yeniden Kudüs’e, Gazze’ye ve Filistinli kardeşlerimize
saldırmaya başladı..
Yine akıl karıştıran bir soru değil mi? Madem bu Arap
aşiretleri ve IŞİD Irak’ta bunları yapabiliyor, dün neden
Suriye’de Esed’e karşı başarılı olamadılar.. Suriye’nin
arkasında İran varsa, Irak’ın arkasında yok mu? IŞİD Irak’ta
Arap aşiretlerini, görmedikleri ve tanımadıkları bir halifeye
biat etmeye çağırıyor.. Yakında Irak’taki muhalefet cephesi
IŞİD’le çatışmaya başlarsa şaşmamak gerek.. Bunun anlamı
şu, Irak’ta kriz derinleşecek.. Bu şartlar altında Türkiye’deki
Cumhurbaşkanlığı hayati bir önem kazanıyor.. Görünen
gerçeklerin ötesinde, görünmeyen gerçekleri anlamak için
feraset sahibi olmamız gerekiyor. Selam ve dua ile..
06.07.2014
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
717
Temmuz
2014Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
POLİKLİNİK TELEFONLARI
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
Eşek sırtında elektrik üretimi
İzmir Damızlık Koyun
Keçi Yetiştiricileri Birliği,
alt yapı hizmetlerinin bulunmadığı kırsal, dağlık
bölgelerde hayvancılık
yapanlar ile çobanlara
güneş enerjisinden elektrik üreten sistemi hayata geçirdi. Birlik Başkanı
Türer: "Bu projeyle birlikte artık dağın başına
da ağıllara da teknoloji
girdi" dedi
İ
zmir Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, alt yapı hizmetlerinin bulunmadığı kırsal, dağlık bölgede hayvancılık
yapanlar ile çobanlara güneş
enerjisinden elektrik üreten sistemi hayata geçirdi. Yerine göre
yerleşik, yerine göre de seyyar
olarak eşek sırtında taşınabilen
sistem sayesinde çobanlar cep
telefonlarını, diz üstü bilgisayarını şarj edip radyo dinleyebiliyor,
elektriğin her türlü nimetinden
faydalanabiliyor. İzmir Damızlık
Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği
Başkanı Özer Türer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birkaç ay
önce özellikle kırsaldaki üreticiler
ve çobanlar için güneş enerjisinden elektrik üreterek hem hayatlarını kolaylaştırmak hem maliyetleri azaltmak hem de verimliliği arttırmak için proje çalışması
başlattıklarını, bunu özel bir firmayla birlikte hayata geçirdiklerini anlattı.
Ulaşımın olmadığı, kimsenin
çıkamadığı yerlerde, meralarda
yapılan küçükbaş hayvancılığın
orada çalışanlar için bazı sıkıntılara neden olduğunu, insanların
elektriğe, elektrik kullanımıyla
sağlayabileceği birçok faydaya,
televizyon izleme gibi sosyal yaşama ihtiyaç duyduğunu dile getiren Türer, bunu da güneş enerjisinden elektrik üreterek sağladıklarını kaydetti. Güneş enerjisiyle elektrik üretiminin çok kolay ve basit bir yöntemle gerçekleştirildiğini, üretim alanının büyüklüğüne ve ihtiyaca göre bir,
iki, 5, 10 güneş panelinin kurularak 1-10 kilovat arasında elektrik
üretiminin gerçekleştirilebileceğini dile getiren Türer, aküde depolanan enerjinin kullanıma hazır
hale geldiğini ifade etti.
Ağılın çatısına veyahut herhangi bir yerine kurulan sistem
sayesinde hemen elektrik üretimine geçilebildiğini ve hayatın
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
kolaylaştığını belirten Türer, şöyle konuştu: "Bu projeyle birlikte
artık dağın başına da ağıllara da
teknoloji girdi. Kırsalda, alt yapı
hizmeti olmayan yerlerde kurulan bu sistem sayesinde verimlilik, süt ürünlerinin kalitesi de arttı. Çünkü eskiden işletmede elektrik olmadığı için süt saklanamıyordu. Şimdi güneş enerjisiyle
sağlanan elektrik sayesinde soğutma tankları, süt depolama
tankları alındı. Süt gayet iyi bir
şekilde muhafaza edilmeye ve tüketiciye kadar sağlıklı şekilde
ulaşması sağlandı. İşletmenin
geceleri aydınlatması sağlandı,
televizyon, buzdolabı gibi elektrikli aletlerle yaşam kolaylaştırıldı. Çalışanların sıcak suyla banyo
yapması sağlandı. Ayrıca hayvanların doğum mevsiminde kırsalda
elektrik olmadığı için doğumu
göremediğiniz, farkedemediğiniz
ölümler yaşanıyor. Bu da işletmeye zarar demek. Geceleri aydınlatmada tüp kullanılıyordu ki bu
da ayrı bir masraftı. Bu proje sayesinde işletmenin maliyetleri de
azaltıldı. Sabaha kadar aydınlatma sağlandı. Bu sayede hırsızlıklardan, yabani hayvanlardan, bir
hayvanınızın ağıldan kaçmasından korunuyorsunuz.
En önemlisi de bizim üreticilerimizin iletişim problemi. Herkesin cep telefonu var. Dağda yaşayan, kırsalda yaşayan çobanların
da bu sorunu var. Dağda, kırsaldaki üreticilerimizin 4-5 hatta 10
tane telefon bataryası olanlar
var. Bunlar 10-15 günde bir şehire inip şarj edebiliyorlar, iletişim
sorunu yaşıyorlar. Şimdi bu sorun
da kalkmış oldu, güneş enerjisinden elde edilen elektrikle şarj
edebiliyorlar."
- KARAKAÇAN SIRTINDA
ELEKTRİK SANTRALİ
Güneş enerjisini elektriğe
dönüştüren sistemin seyyar olarak da kullanılabildiğini dile getiren Türer, "Üreticilerimiz mevsime göre yer değiştiriyorlar. Bu
bölgede ot bitti mi başka bölgeye
gidiyorlar. Onların kullandıkları
daha küçük panel. 1-2 panel ve
bataryasıyla birlikte yanlarına
alıp götürebiliyorlar. Ulaşamadığımız, taşıyamadığınız yerlerde
eşekle taşıyabiliyorsunuz. Teknik
kurulumu da çok basit, alıp, taşıyıp kurabiliyorsunuz. Öyle bir
profesyonelliğe de gerek yok"
dedi. Devletin kırsal kalkınma
desteklerinin içine güneş enerjisi
sistemini de almasının sevindirici
bir gelişme olduğuna dikkati çe-
Avşar Palmiye
Cinebonus
Cinebonus
Cinebonus (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
ken Türer, sistemi kullanan üretici sayısının her geçen gün arttığına işaret etti.
- YENİ NESİL ÇOBAN ÇANTASI
Güneş enerjisi sistemini üreten firmanın genel müdür yardımcısı Uğur Polat ise, İzmir Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri
Birliği'nin isteği üzerine şebekenin olmadığı yerlere elektrik götürmeye başladıklarını anlattı.
Ar-Ge çalışmaları sonucunda üreticilere hitap edecek şekilde tasarımlarda bulunduklarını, "Çoban
Çantası", "Göçer Set", "Çiftlik Seti" diye 8 ayrı model ürettiklerini
belirten Polat, "Çoban Çantası"
setinin tamamen portatif olduğunu ve istenilen yere taşınabildiğini kaydetti. 2500-3 bin lira civarında olan yeni nesil çoban çantasına şarj cihazı, iki tane priz ve
radyo eklediklerini ifade eden Polat, şunları söyledi:
"Çobanlarımız bundan oldukça memnunlar. Elektriğin olmadığı yerde günde 5-6 saat televizyon izleyebiliyor ve dünyadan haberleri oluyor. Radyosunu açıp
müziğini dinleyebiliyor. Telefonunu şarj edebiliyor, ayrıca bilgisayar tablet alanlar da oldu onu da
kullanabiliyor. Sürüsünü görmesi
için aydınlatma büyük önem taşıyor. O ihtiyacını da karşılıyor. Bu
setin ilk teslimatında aracın çıkmadığı bir yere eşekle taşıdık.
Daha sonra çoban bunu her yere
eşeğiyle götürmeye başladı. Eşeğin heybesine aküyü koyuyor, semere de paneli sarıyor. Gittiği
yerde hem şarjını yapıyor hem de
ihtiyaçlarını görüyor. Çok da maliyetli birşey değil."
- AĞILA TEKNOLOJİYİ GETİRDİ
Seferihisar ilçesi kırsalındaki
ağılında 500 keçisi bulunan İbrahim Özoğul ise ağılına kurdurduğu güneş enerjisi sisteminden oldukça memnun olduğunu dile
getirdi. Eskiden karanlıkta olduklarını, elektrikli hiçbir şeyi yapamadıklarını, sütlerini sağdıktan
sonra hemen arabayla mandıraya
götürmek zorunda olduklarını
anlatan Özoğul, "Bu sistemden
sonra çiftliğimizin komple aydınlatmasını yaptık. Buzdolabımız,
televizyonumuz çalışıyor. Süt soğutma tankı aldık ve sütümüzü
muhafaza etmeye başladık. Eskiden taşıma suyu kullanıyorduk
şimdi hidroforla her yere otomatik su veriyoruz. Ayrıca 6'lı sağım
makinesi aldık. Keçileri daha önce elle sağıyorduk şimdi sağım
makinesiyle. Çok büyük rahatlama sağladık" dedi. (AA)
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Günde bir avuç tüketilen
kuruyemiş kanseri önlüyor
Beslenme ve diyette önemli yere sahip bütün kuruyemişlerden bir avuç tüketilmesini öneren Diyetisyen
Kandıralı, "Kuruyemişler kolesterol seviyesinin düzenlenmesine, daha iyi bir kalp sağlığına, ağırlık kontrolüne ve
hatta kanser riskinin azaltılmasına yardımcıdır" diye
konuştu
Diyetisyen Şebnem Kandıralı, damak tadı ve beslenmede önemli yere sahip kuruyemişler hakkında bilgiler
verdi. Kandıralı, "Kuruyemişlerin içerdikleri omega 3, lif
ve protein ile de iştahı bastırıp, tok hissetmenize yardımcı
olurlar. E vitamininden zengin oluşları katarakt ve yaşa
bağlı makula dejenerasyonu riskini azaltır, demansla (bunama) mücadelede etkilidir ve sağlıklı bir cilt için gereklidir."
diye konuştu. Diyette yapılabilecek en iyi kuruyemiş tercihinin badem, fındık, kaju, Antep fıstığı, ceviz ve yerfıstığıdır diyen Şebnem Kandıralı şunları ifade etti: "En
düşük kalorili fındıkgillere badem ve Antep fıstığı girmektedir. Bademin 28 gramı (1 avuç) 160 kalori içerir. Yaklaşık
23 adet badem 6 gram protein ve 14 gram yağ içerir. Antep
fıstığının da 49 adeti 160 kalori olup 6 gram protein ve 13
gram yağ içerir. Bunları çiğ veya kuru kavrulmuş olarak
tüketebilirsiniz. Farklı aromalarla tatlandırılmış ambalajlı
ve yağda kavrulmuş olanlardan sakının. Kavrulmuş olanlar
hidrojene veya omega 6 gibi sağlıksız yağlar ile işlemden
geçmiş olabilir ve yüksek sıcaklıklarda besin değerleri kaybolabilir. Kaju fıstığının 18 tanesi 165 kaloridir ve 13 gram
yağ içerir. Demir ve çinkodan zengindir. Demir minerali
oksijeni tüm hücrelere taşır, anemiyi (kansızlık) önler,
çinko minerali de bağışıklık sistemi ve göz sağlığı açısından önemlidir. Kaju aynı zamanda iyi bir magnezyum kaynağıdır, hafızayı geliştirir ve yaşa bağlı hafıza kayıplarından korunmada rol oynar. Antep fıstığı sağlıklı sinir sistemi
ve kaslar için potasyum içerir ve iyi bir B6 vitamini kaynağıdır, ruh halini iyileştirir ve bağışıklık sistemini destekler. Fındık yüksek oranda tekli doymamış yağ asidi (MUFA) içerir. Kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada ve
Tip 2 diyabetle mücadelede etkilidir. Fındığın 20-21 tanesi
180 kalori civarındadır ve 17 gram yağ içerir."
Kalp dostunun en iyi kabuklu yemişin ceviz olduğunu
belirten Kandıralı, "Bütün fındıkgiller kalp sağlığına dost
omega 3 yağ asidi içerirken ceviz yüksek oranda alfa
linoleik asit (ALA) içerir. 14 tane yarım ceviz 185 kaloridir
ve 18 gram yağ ve 4 gram protein içerir. Alfa linoleik asitin
kalp aritmilerini (kalp ritminde düzensizlik) düzenlemede
yardımcı olduğu ileri sürülmektedir. İspanya’da 2006’da
yapılan bir çalışmada cevizin damarlarda inflamasyonun
(iltihap) ve oksidasyonun azaltılmasında yağlı bir öğün
aldıktan sonra tüketildiğinde zeytinyağ kadar etkili
olduğunu gösterilmiştir." dedi. Beyin fonksiyonları için en
iyi kabuklu yemişin ise yer fıstığı olduğunu söyleyen
Kandıralı, "Folattan zengindir. Bilişsel gerilemeyi önleyerek beyin gelişimine katkı sağlar. Özellikle vejetaryenler
ve hamile kadınlarda doğumla çocukta oluşabilecek anomalileri önlemek için folat takviyesi açısından önemli bir
kaynaktır. Yaklaşık 28 adet kabuksuz fındık 170 kaloridir, 7
gram protein ve 14 gram yağ içerir." diye konuştu.
En kötü kuruyemiş tercihinin pikan (pikan cevizi) ve
macadamia fındığı olduğunu belirten Diyetisyen Kandıralı,
"Macadamia fındığının 10-12 tanesi 2 gram protein ve 21
gram yağ içerir. Kalp dostu tekli doymamış yağ asidinden
(MUFA) zengindir. Pikanın 18-20 tane yarımı ise 3 gram
protein ve 20 gram yağ içerir. Her biri 200 kalori olup protein oranları düşük ancak yağ oranları yüksektir. Yinede iyi
fındıkgiller arasına girerler. Aralarındaki kalori farkı yaklaşık 40 kalori kadardır. Pikan cevizi bir çeşit bitki steroidi
olan beta sitosterolden zengindir, prostatla ilgili sorunları
hafifletmeye yardımcıdır. Prostat sağlığı için bir diğer
önemli besin brezilya cevizidir (kestane) selenyum içerir.
Sadece bir tanesi bile günlük ihtiyacı karşılamaya yeterlidir
.Yüksek miktarda selenyum almak tehlikeli olduğundan
porsiyon miktarını aşmayın . Brezilya cevizinin 5-6 tanesi
yaklaşık 190 kaloridir ve 4 gram protein, 18-19 gram yağ
içerir." şeklinde konuştu.
Kuruyemiş tüketimi ile ilgili Kandıralı, "Yapılan ara
öğünlerin kalorisi 100-200 kaloriyi geçmemelidir. Kabuklu
yemişlerde çiğ ve tuzsuz olanları tüketin yağda ve aşırı
kavrulmuş olanları tüketmeyin, paketin tamamını
bitirmeyin, yiyeceğiniz miktara avuç içinizi baz alarak
dikkat edin. En iyi besleyici ve sağlıklı ara öğün karışımları
fındıkgiller, kuru meyve ve yağlı tohumları birlikte içerenlerdir (badem, kabak çekirdeği ve vişne kurusu vb.). Karbonhidratlı bir besin alırken (bir meyve veya meyve suyu
vb.) beraberinde kabuklu yemiş tüketimi şekerin yıkılmasını geciktirir ve sindirimi yavaşlatır, daha uzun süre
tokluk sağlar ve kan şekerini dengelemeye yardımcı olur.
Besin çeşitliliği her besin grubunda önemlidir. Kuruyemiş
tüketiminde de çiğ ve tuzsuz olanlar ağırlıklı olarak tercih
edilmesi gerekenler olarak karşımıza çıksa da karışık olarak tüketilmeleri en iyi besin öğelerini ve antioksidanları
sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.
(CİHAN)
13 SAĞLIK
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
717
Temmuz
2014 Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
İftarda hızlı yemek
reflüyü tetikliyor
G
astroenteroloji Uzmanı Doç. Dr.
Karabulut, "İftarda aşırı miktarda,
hazmı zor gıdaların hızla
tüketilmesi reflü hastalığını tetikler. Yemekleri iyi çiğnemeli. Ağır,
yağlı gıdalardan kaçınılmalı. Aşırı kahve ve
sigara tüketilmemeli" dedi. İftarda yemekleri hızlı yemenin reflüye neden olabildiği bildirildi.
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Laika Karabulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, orucun, beden ve ruh dengesini sağlayan bir ibadet
olduğunu söyledi. Orucun insan iradesini
güçlendirdiğini belirten Karabulut, şöyle devam
etti: "Günümüzde en sık rastlanılan mide
hastalıklarının başında reflü gelmektedir. Uzun
açlığı takiben iftarda aşırı miktarda, hazmı zor
gıdaların hızla tüketilmesi sonucunda, gerek midenin boşalma zamanının uzaması gerekse
mide asitleri reflü hastalığını tetikler. Bütün
bunların yanında hızlı ve fazla tüketilen gıdanın
arkasından gelen uyku hissi ve uzanmak reflünün artışını kaçınılmaz hale getirir. Sonuç olarak iftarda hızlı yemek yemek reflüyü tetikliyor."
Karabulut, herhangi bir hastalığı olanların
ramazanda biraz daha dikkatli davranması
gerektiğini ifade etti. Reflü hastalarının ramazanda kendilerine daha fazla hassasiyet
göstermesini
isteyen Karabulut, "Reflü hastalarının günde ortalama bin 500, 2 bin kalori
alabilecek şekilde beslenmesi gerekir. Yemekleri iyi
çiğnemeli, hızlı yemek yenilmemeli. Ağır, yağlı gıdalardan kaçınılmalı. Aşırı kahve ve
sigara tüketilmemeli. Hatta,
sigara hiç kullanılmamalıdır"
diye konuştu.
"Açlık değil, bedenin
dinlenmesi"
Karabulut, orucun en önemli
tarafının manevi huzurun bedendeki
organlara yansıması olduğunu söyledi.
Orucun açlık olarak değil, bedenin dinlenmesi olarak algılanması gerektiğini
dile getiren Karabulut, açlığa bağlı
sinirlilik ve huzursuzluk artışının mide asidi, mide bağırsak fonksiyonları üzerine
negatif etkisi olabileceğini ifade etti.
Karabulut, reflü ya da farklı sağlık sorunları yaşayan kişilerin, oruç tutmadan önce
şikayetlerini doktorlarla paylaşması gerektiğini kaydetti. (AA)
Beslenmede
kalite dönemi
GKTAEM Kalite ve Teknoloji Bölüm Başkanı Karaduman, "Artık, insanların ne yedikleri
değil, içlerinde ne olduğu çok önemli. Burada gerek buğdayda gerek baklagillerde
bazı içeriklerin değerlendirilmesiyle ilgili çalışmalar yapmaktayız" dedi
Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (GKTAEM) Kalite ve Teknoloji Bölüm
Başkanı Dr. Yaşar Karaduman, yaptıkları araştırmalarla sadece verim değil, beslenme yönünden de
üstün çeşitlerin geliştirilmesini hedeflediklerini
bildirdi. Karaduman, AA muhabirine yaptığı açıklamada ürünlerin kalite ve teknolojik özelliklerini
belirlerken, verim, fizyolojik özellikler, hastalık
parametrelerinin yanı sıra sanayici ve tüketicinin
isteklerini de dikkate aldıklarını söyledi. Geliştirilen çeşitlerin, önce un fabrikaları ve değirmenlerin
daha sonra fırıncı, yufkacı ile bisküvi sanayinin
istediği özellikte olması gerektiğini dile getiren
Karaduman, şöyle konuştu: "Biz ağırlıklı olarak
buğday konusunda olmak üzere ıslah materyallerinin kapsamlı kalite analizlerini değerlendiriyoruz. Bölümümüzde yılda yaklaşık 5-6 bin adet ekmeklik ve makarnalık buğday materyali değerlendirilmekte. Islah kademeleri öncelikli olarak
erken kademeden, son kademeye kadar, 15 yıllık
süreci almakta, en erken kademelerde oldukça az
materyalimiz var. Bunlara 'bebek' diyebiliriz. Burada hassas bir şekilde değerlendirilmesi gerekmekte
daha sonra ileri kademelerde bölgelere götürmek
suretiyle kapsamlı olarak değerlendiriyoruz."
-Ekmeklik ve bisküvilik
buğday kalitesini inceliyorlar
Bölümlerine, gözlem bahçesi kademesinden,
çeşit tescil aşamasına kadar gelen ürünlerin ilk olarak numune kabullerini ve kodlamasını yaptıklarını anlatan Karaduman, şunları kaydetti: "Daha
sonra temizleme işlemi yapılıyor. Ardından analiz
ve öğütmeye uygun hale getiriyoruz. Öğütme işleminde 'un' ve 'kırma' dediğimiz 'tam buğday un' olmak üzere iki ürün elde etmekteyiz. Yaptığımız
analizler buğdaya göre değişmekte. Burada protein
miktarı, sertlik, rutubet değerlerine bakıyoruz. Da-
ha sonra gluten dediğimiz protein özellikleri değerlendirilmekte. Ekmekliğin yanı sıra bisküvilik buğday kalitesini de ayrıntılı şekilde inceliyoruz.
Hamur özelliklerine de bakıyoruz. Hamur su opsiyonu, stabilizesi, hamur yumuşaması gibi parametreler elde ediyoruz. Daha sonra bunların hepsi
toplanmakta ve ıslah bölümüne aktarılmakta, burada bizden gelen değerlere ve tarladan elde ettiği
verilere bakarak, materyal gözlenmekte ve üst
kademeye seçilecek ürünün bu şekilde değerlendirilmesi yapılmaktadır."
-"Beslenme kalitesiyle ilgili
çalışmalara başladık"
Beslenme kalitesiyle ilgili olarak da çalıştıklarına dikkati çeken Karaduman, şöyle devam etti:
"Bu oldukça önemli bir parametre çünkü artık, in-
sanların ne yedikleri değil, içlerinde ne olduğu çok
önemli. Burada gerek buğdayda gerek baklagillerde bazı içeriklerin değerlendirilmesiyle ilgili
çalışmalar yapmaktayız. Çalışmalarımızda, özellikle diyet lifi, antioksidan, mineral madde içerikleri
gibi bileşenleri kullanarak başta kanserin oluşmasının önlenmesi, kalp krizi riskinin azaltılması
gibi birçok fayda sağlanıyor. Bunlar değerlendirilerek, veriler ıslah bölümüne aktarılıyor, yetiştirilecek çeşitlerde sadece verim veya ürün kalitesi
değil, beslenme özellikleri yönünden de üstün
materyalin geliştirilmesi hedefleniyor."
Arpada da maltlık ve yemlik çeşitleri üzerinde
kalite arttırıcı çalışmalar yaptıklarını bildiren
Karaduman, laboratuvarlarının özel sektörden gelen talepler doğrultusunda analizlere açık olduğunu
sözlerine ekledi. (AA)
İftar sofrasında tatlı ve meyve için saat bekleyin
İftar sonrası hemen tatlı veya meyve tüketimine geçilmemesini
isteyen Dr. Ahmet Öksüzkaya, “Ara verilmeden tatlı tüketilecek olursa kan şekerinin hızlı yükselmesi sonucu aniden yorgunluk hissi oluşur, uyuklama hali yaşanır. Sonrasında ise
kan şekeri çok düşer, yeniden tatlı tüketme isteği artar. Bu şekilde bir beslenme döngüsü fazla enerji alım nedeniyle kilo
aldırır" dedi. İftar sofralarını süsleyen tatlı ve meyvelerin
yemekten en az bir saat sonra tüketilmesinin faydalı olduğu
bildirildi. Ara verilmeden yapılacak tüketimin kam şekerinin
hızla yükselmesini ve sonrasında aniden yorgunluk hissi,
uyuklama hali yaşandığına dikkat çekildi. Kayseri İl Sağlık
Müdürü Dr. Ahmet Öksüzkaya, Ramazan ayında oruç tutanların iftar yemeği sonrasında oluşan bazı şikayetlerinin nedenleri ve nasıl önlemler alacağı ile ilgili bilgiler verdi. İftar sonrası hemen tatlı veya meyve tüketimine geçilmemesini isteyen
Dr. Ahmet Öksüzkaya, “En azından 1-1.5 saat ara verilmelidir.
Bu ara verilmeden tatlı tüketilecek olursa kan şekerinin hızlı
yükselmesi sonucu aniden yorgunluk hissi oluşur, uyuklama
hali yaşanır. Sonrasında ise kan şekeri çok düşer, yeniden tatlı
tüketme isteği artar. Bu şekilde bir beslenme döngüsü fazla enerji alım nedeniyle kilo alımına yol açar.” dedi.
İftardan 1 saat sonra yapılacak hafif tempoda 30-45
dakikalık yürüyüş öneren Dr. Ahmet Öksüzkaya, yürüyüşün
kan şekerimizi normal sınırlarda tutmaya yardımcı olduğunu
hatırlattı. Dr. Öksüzkaya, “Yürüyüş sonrasında da ara öğün
tüketmek, gün boyunca yavaşlayan metabolizmamızı desteklememize yardımcı olur. Bu öğünde süt, yoğurt, kefir, ayran ve
meyvelerden ya da sütlü tatlılardan (dondurma, sütlaç,
muhallebi, güllaç) veya meyveli tatlılardan tercih edilebilir.
Hamur tatlılarından mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır.
Hamur tatlıları daha yoğun kalori içerirler. Ayrıca, yanma gibi
mide şikâyetlerine neden olabilirler.” uyarısında bulundu.
(CİHAN)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
7 Temmuz
Pazartesi
20132014
Perşembe
14 GÜNCEL7 7ubat
Askerî casusluk davası sanığı Korkmaz
Yaptıklarımdan hiç
pişmanlık duymadım
Askeri casusluk davasından tahliye olan Korkmaz, “Davaya neden girdiğim, nasıl girdiğim belli değil. Sanırım davaya renk katmak istediler, ondan
kattılar, çünkü renkli bir yaşantı, çok fazla asker arkadaş; bunu kullanarak basında çok farklı bir algı oluşturacaklarına inanıyorlardı.” dedi
İ
zmir’de görülen, askerî gizli belgeleri
ele geçirme ve bulundurma, tehdit ve
şantajla askerî bilgi ve belgeleri sızdırma davasında tutuklu sanık Narin Korkmaz tahliye edildi. İzmir 5. Ağır Ceza
Mahkemesi'nde görülen, beşi muvazzaf ve
10'u tutuklu 357 sanıklı davada dün bütün tutuklu sanıklar tahliye edilmişti. 785 gün sonra
tahliye edilen Korkmaz, yaşanan süreci
"kumpas" olarak değerlendirdi. Narin Korkmaz, görme engelli babası Atilla Korkmaz’ın
genel başkanı olduğu Engelleri Aşanlar
Derneği’nde babası ve annesiyle basın
toplantısı düzenledi. Askeri casusluk davasında neden tutuklandığını bilmediğini ifade eden Korkmaz, “Davaya neden girdiğim, nasıl
girdiğim belli değil. Sanırım davaya renk
katmak istediler, ondan kattılar, çünkü renkli
bir yaşantı, çok fazla asker arkadaş; bunu
kullanarak basında çok farklı bir algı oluşturacaklarına inanıyorlardı.” dedi.
‘BELGELERİ BULANLAR,
ORAYA KOYANLARDIR’
Evinde askeri bilgi ve belge bulunmadığını iddia eden Narin Korkmaz, “O belgeleri almadım, evimde bulunmuyordu. Evimde belgeleri bulanlar, onları oraya koyanlardır. Bu bir kumpas zaten, bunu biliyoruz.
Ben sadece bir atlama taşı olarak kullanıldım.
Yani sadece asker arkadaşlarımdan dolayı,
askerlere karşı olan hayranlığımdan ötürü
beni atlama taşı olarak kullanarak, üzerimden
diğer askerlere ulaşıldı. Tasfiye amaçlı bir operasyondu.” diye konuştu. Dava kapsamında
tutuklanan hayat kadınlarının hiçbirini tanımadığını belirten Narin Korkmaz, “İlk önce
vatan haini olarak tabii içeriye girdik. Koğuşta birtakım insanlar tarafından aşırı psikolojik
baskıya maruz kaldık. İdari memurlar tarafından psikolojik baskıya maruz kaldık. 26 ay
suçsuz yere içeride kalmak, hiç de tahmin
edebileceğiniz bir şey değil. Potansiyel suçlularla aynı yerde kalıyorsunuz. Sağ odanızda
çocuğunu öldüren var, sol odanızda kaynanasının derisini yüzen var. İster istemez psikolojiniz olumsuz etkileniyor. Ben sonunda
beraat edeceğime inanıyorum.” dedi.
‘GEÇ DE OLSA ADALET TECELLİ ETTİ’
Adaletin geç de olsa tecelli ettiğini
söyleyen Korkmaz, “Bize bu kumpası kuranlar, bize bu oyunu oynayanlar bizim yaşadıklarımızı yaşamadığı müddetçe, adli makamlar
girdiğimde kamuflaj giymek, bir arkadaşım
tarafından yapılmış bir jestti, beni mutlu etme
amaçlı yapılmıştı, çok sevdiğimi bildiklerinden dolayı. Neticede ben yasal olmayan
yollardan girmedim, nizamiyede nüfus
kâğıdınızı veriyorsunuz, içeriye giriyorsunuz.
Ziyaretçi kayıt defterine kayıt yapılır, o şekilde girersiniz ama ben yasadışı yollardan, tel
örgülerden atlayarak çıkıp gönderden bayrak
indirmedim.” diye konuştu.
u
ld
u
r
u
v
a
'y
K
S
T
e
b
r
a
d
Başbuğ: Asıl
t savaşında çok güçlü
hbarat savaşı. İstihbara
rne
ge
Or
li
ek
em
nı
lazım. İstihbarat ohbarata sahip olmanız
Eski Genelkurmay Başka sıyla ilgili oisti
Milli İstihbarat
dava
ak zayıfsınız. Özellikle
al İlker Başbuğ, Balyoz
lar
vu
ne
eri
etl
vv
hlı ku
sivillere verilmesi bu
larak "Darbe aslında sila
Teşkilatı'nın tamamen
fi
de
he
nin
rbe
da
da
yoruz. Ama MİT'te
ruldu. Operasyonun ya
doğal, buna karşı çıkmı
ğ,
şbu
Ba
di.
de
i"
ası lazım. Bu
'yd
olm
eri
etl
zin
Türk Silahlı Kuvv
sizin de ünitelerini
Yüzyılın En
.
"20
Silahlı Kuvvetleri
rk
de
Tü
vin
ile
ate
İT
san
M
bir
Bodrum'da
başarılamadı.
r
erö
"T
l",
ihbarat açısınİst
ma
dı.
Ke
ki köprü zayıfla
da
sın
Büyük Lideri: Mustafa
ara
rşı
Ka
rada dış istihbarattan
"Suçlamalara
n MİT'e bağlısınız. Bu
Örgütlerinin Sonu" ve
da
raBu
ı.
ad
zal
arattan bahsediyolarını im
Gerçekler" isimli kitap
bahsetmiyorum. İç istihb oynuyor, nasıl
z
lyo
Ba
ğ,
şbu
le
Ba
da söyleşiye de katılan
rum. Oynanan oyunu kim n size kim vereetvv
Ku
lı
ah
Sil
rk
nu
Tü
Bu
k
r?
davasıyla ilgili oyara
oynuyor, kimler va
muz var."
lıksız yakalandığını ileri'nin bu sürece hazır
cek burada bir boşluğu
lı Kuvvetleri
ah
ında doğru okuyaSil
an
rk
Tü
zam
rı
kü
ün
yla
"Ç
ola
i.
zı
Ba
fade ett
i
ğin
ece
bil
ola
ğ, "Askeri yargı da
şbu
ma
Ba
nla
dıklarını belirten
böyle haince bir pla
ma
lku
ini
ler
de
lı değildi. Askeri yargı
ezdi" ifa
düşünemedi, düşünem
bu konuda tam hazırlık
:
rdü
dü
sür
le
şöy
rla karşı karşıya
nı
lanan Başbuğ konuşması sınız. Başlangıçta
bir anda bambaşka olayla
sız
lık
zır
.
"Bazı konularda ha
kaldı" diye konuştu
metrik, psikolojik
vvetlerinde önemli
bizim tabirimizle bir asi
- "Kara, hava, deniz ku
k
ço
ele
cad
mü
nla
unu görüyorsunuz"
hareket yürütüldü. Bunu rsanız bu bir isti- kadroların tasfiye olduğ
ka
ba
e
ün
zor bir olay. İşin öz
karşısına çıkmadığı sürece vicdanımız rahat etmeyecek.” dedi. En çok vatan hainliğiyle suçlanmasına üzüldüğünü aktaran Korkmaz,
“Vatanını çok seven bir insan olarak vatan
hainliği ile suçlanmaya üzüldüm.” dedi. Tutuklu kaldığı süre boyunca çok kitap
okuduğunu belirten Korkmaz, “Haddinden
fazla okudum. Ülkemin tarihini çok fazla
okudum, çünkü tarih her zaman tekerrürden
ibarettir.” diye konuştu.
Tahliye olur olmaz, denizi çok sevdiği
için sahile gittiğini ifade eden Korkmaz,
“Hiçbir zaman yaptıklarımdan pişmanlık
duymadım ama yaptığım hatalardan ders
çıkardım. Keşke yaşıtlarıma göre bu kadar
hareketli yaşantım olmasaydı. Bundan sonra
biraz daha sakin biraz daha durgun, cep telefonu kullanmadan bir yaşantı. Bu saatten sonra istesem de askerlerle yakınlaşamam herhalde, onlar benden kaçarlar. Askerlere
çocukluktan beri hayranlığım var. Benim
dayım da askerdir. Psikolojik bir saplantı haline gelmiş, bir ifademde de geçmişti. Benim
özel tapelerimi dinleyenler, zaten özel hayatın
gizliliğini ihlâldir, benim tapelerimi dinleyenler, bu yetmezmiş gibi onu iddianameye koyanlar, TRT spikerleri tarafından okutanlar, on-
ne ağır bir darTürk Silahlı Kuvvetleri
süren Başbuğ, şunları
benin vurulduğunu öne
çıkıyor karşınıza.
kaydetti: "Ağır bir fatura 'ne baktığınız zaeri
etl
vv
Özellikle Deniz Ku
İleride komuta
man ciddi bir darbe var. ecek, geleceği
fi ed
makamına gelecek, ter
olduğunu görüyore
fiy
açık personelin tas
n en büyük kapsamsunuz. Yazıktır bu. Bugü 0 kişiyi silahlı
ır. 24
lı dava Balyoz davasıd
eden bir operasyon.
e
fiy
kuvvetlerinden tas
değerli arkadaşlar.
Baktığınız zaman hepsi
ak? Seneler alır. İnBunu ordu nasıl kapatac
kolay yetişmiyor.
an
İns
san en önemli silah.
alır. Bir tane deniz
İnsanın yetişmesi yıllar
r yapamazsınız.
yüzbaşısını alıp komodo nde önemli
eri
etl
vv
Kara, hava, deniz ku
u görüyorsunuz.
un
uğ
old
e
fiy
kadroların tas
etl
vv erine vuruldu.
Darbe aslında silahlı ku
nin hedefi Türk
rbe
da
Operasyonun ya da
(AA)
Silahlı Kuvvetleriydi."
larda gram vicdan olduğuna inanmıyorum.”
dedi.
ASKERÎ ALANLARA GİRME İDDİASI
Narin Korkmaz, kamuflaj elbiselerle
askeri tesislere rahatça girip çıktığı iddialarıyla ilgili şunları söyledi: “Askeri alanlara o
kadar rahat girip çıkıyorsun diye bir şey yok.
Dayım da asker. Sonuçta dayımın Özdere’de
yazlığı var. Kendisi her zaman kampa gider,
bütün gününü kampta geçirir. Onun yanına
gittiğim zaman dayımla birlikte kampa gidiyorum. Kuzeninizle, bir arkadaşınızla girebilirsiniz, bu o kadar şey değil. Sadece oraya
‘OKULUMA DEVAM EDECEĞİM’
Kendisinin davada hedef olmadığını
söyleyen Narin Korkmaz, bundan sonraki amacının okulunu bitirmek olduğunu belirterek, “Ben bir hedef değilim. Ben bir atlama taşı olarak kullanıldım. Amaç, askerleri
tasfiye etmekti. Yerine gelecek olan kişilere yer açmaktı. Nitekim amaçlarına ulaştılar.
Davada yargılanan birçok sanık ordudan
ayrıldı. Bundan sonraki hayatımda üniversiteye geri döneceğim. Eylül ayında kaydımı
yenileyip okuluma geri döneceğim. Okulumu
bitirdikten sonra vatanıma milletime kaldığım
yerden hizmet etmeye devam edeceğime inanıyorum. Fransız Dili Edebiyatı benim
bölümüm. Aynı zamanda Adalet Meslek
Yüksek Okulu okuyorum. Hukuka geçiş yapmayı planlıyorum. Gerçi adaletin olmadığı bir
ülkede hukuk okumanın bir anlamı yok ama
en azından haklarımı öğrenmek istiyorum.
Ben kimseden özür beklemiyorum, kimseye
de özür dileme gibi bir zorunluluğum yok.
Neticede bunun bir oyun olduğu belli. Kimse
benim yüzümden alınmadı, ben hiç kimse
yüzünden alınmadım. Bunu kurgulayanlar bu
şekilde seçmişler, böyle öngörmüşler.” dedi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Askerî gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme
ve bulundurma suçlamasıyla 49'u muvazzaf
asker ve 79'u tutuklu 357 sanık hakkında iddianame hazırlanmış, sanıklar hakkında 2 yıl ile
müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti. Suç örgütünden ele geçirildiği iddia
edilen belgelerde bürokrat, devlet adamı,
asker ve MİT mensubu yüzlerce kişiye ait
fişleme bilgileri bulunmuştu. TMK 10. maddesiyle görevli İzmir 12. Ağır Ceza
Mahkemesi'nde 2013 Nisan ayında görülmeye başlanan, özel yetkili mahkemelerin kapatılmasıyla 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde
görülmeye devam eden davada, bugüne
kadar 69 kişi tahliye edilmişti. (CİHAN)
Soldan sağa:
1. Devinim. – Panama’nın plaka işareti. 2. Salıverme. –
Kara batmamak için ayağa takılan örgülü ayaklık. 3. Ten
üzerine giyilen iç çamaşırı. 4. Bir yerde oturma, eğleşme. –
Evcil bir geyik türü. 5. Çok zayıf. – Bayat olmayan. 6. İki
tarla arasındaki sınır. – Çocuk sahibi olmuş erkek. 7. Kaba
bir seslenme sözü. – Sidik torbası. 8. Suçu bağışlama. – Eski dilde kurtuluş, reha. 9. Giyecekleri tanıtmak amacıyla
mankenlerin yaptığı gösteri. – Gözleri görmeyen. 10. Hitit.
– İnanç, iman. 11. Cerahat. – Kobaltın simgesi. 12. Arapçada birinci tekil şahıs, ben. – Altın ve gümüş eritilen kabın
içine konan çerçeve. 13. Kiloamperin simgesi. – Artvin yöresinde oynanan bir halk oyunu. 14. Özenli, düzgün. – Fayda. 15. Ustalık, hüner, marifet. 16. Bir göz rengi. – Parola. –
Tibet öküzü. 17. Bezekçilikte kullanılan mavi yeşil dalgalı
sedef. 18. Tehlikeli akıl hastası. – Notada durak işareti. 19.
Bıçak bileme aleti. – Para birimimiz. 20. Doğu Anadolu’da
bir göl. – Yakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır gübresi.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. Eşi görülmemiş, olağanüstü. – Türlü renkte kareli kumaş. – Fakat, lakin. 2. Gerekenden eksik. – Mısır mitolojisinde insan ruhu. – 1908–1985 yılları arasında yaşamış ünlü
kadın tarih profesörümüz. – Bir nota. – Utanma, utanç duyma. 3. Alakok. – Kuruma, bozulma gibi nedenlerle malda
görülen eksilme. – Kalın ve kaba kumaş. – İsyan eden, baş
kaldıran. 4. Seyrek dokunmuş bir tür delikli kumaş. – Nikelin simgesi. – Tanrıtanımaz, dinsiz. – Gizli görevli, casus. 5.
Kesintilerden sonra geriye kalan miktar, safi. – Aslı pikrik
asit olan patlayıcı madde. – At üzerinde oynanan bir tür
spor. 6. Seçkin. – Serçegillerden, ötücü bir kuş. – Eski dilde
ölümsüz, ölmez. 7. Madeni ip. – Gam, keder. – Saygınlık,
prestij. – Yayvan sepet. 8. Balıkla beslenen bir deniz kuşu.
– Halayık. – Belirti, nişan, alamet. 9. Peru’nun plaka işareti.
– Namaza çağrı. – Serüven. – Öküz yemliği. 10. Gelenek. –
Güzel sanatların dokuz perisinden biri. – Uzak. – Gözü
açık, uyanık.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
717
Temmuz
2014 Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
Balıkesirspor, Sporting Braga’dan Cohelho’yu renklerine bağladı
Balıkesir durmuyor
S
por Toto Süper Ligin yeni ekibi Balıkesirspor,
geçen sezon Portekiz ligi ekiplerinden Sporting
Braga'nın formasını giyen savunma oyuncusu Nuno
Andre Cohelho'yu renklerine
bağladı. Balıkesirspor,
transfer çalışmaları
kapsamında Gençlerbirliği forması giyen Ante Kulusic,
Manisaspor'dan Bülent
Cevahir ve Şanlıurfaspor'un başarılı
stoperi Abdülhamit
Yıldız ile de anlaştı.
38 yıl aradan sonra Süper Lige yükselen Balıkesirspor,
transfer
çalışma-
SENTETİK KÖPÜK KONSANTRESİ ALIMI
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SATINALMA DAİRE BAŞKANLIĞI MAL
ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
SENTETİK KÖPÜK KONSANTRESİ ALIMI alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine
göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
:2014/74214
1- İdarenin
a) Adresi
: CUMHURİYET BULVARI No:1 K:4 35250 KONAK/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası
: 2322931391 - 2322934246
c) Elektronik Posta Adresi
: satinalma@izmir.bel.tr
ç) İhale dokümanının
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
görülebileceği internet adresi (varsa)
2- İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı
: SENTETİK KÖPÜK KONSANTRESİ ALIMI 30000 KİLOGRAM
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri
: İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI
MERKEZ AMBARI 7000 SOK. NO:42 KARŞIYAKA/İZMİR
c) Teslim tarihi
: KÖPÜK YAPICI MADDELER, YÜKLENİCİ İLE İDARE ARASINDA
SÖZLEŞMENİN İMZALANMASINDAN İTİBAREN 20 (YİRMİ) TAKVİM
GÜNÜ İÇERİSİNDE TESLİM EDİLECEKTİR.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Cumhuriyet Bulvarı No:1 Kat:4 Oda No: 429 Konak/İZMİR)
b) Tarihi ve saati
: 21.07.2014 - 10:00
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre
Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk
ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin
yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir
Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil
Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Yetkili satıcılığı veya imalatçılığı gösteren belgeler:
a) İmalatçı ise imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler,
b) Yetkili satıcı veya yetkili temsilci ise yetkili satıcı ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge veya
belgeler,
c) Türkiye'de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarıdaki belgelerden biriyle birlikte sunduğu
serbest bölge faaliyet belgesi,
İsteklilerin yukarıda sayılan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunması yeterli
kabul edilir. İsteklinin imalatçı olduğu aşağıdaki belgeler ile tevsik edilir.
İsteklinin imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler ise şunlardır:
1) İstekli adına düzenlenen Sanayi Sicil Belgesi,
2) İsteklinin üyesi olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenen Kapasite Raporu,
3) İsteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenen İmalat
Yeterlik Belgesi,
4) İsteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından aday veya istekli adına düzenlenmiş ve teklif
ettiği mala ilişkin Yerli Malı Belgesi,
5) İsteklinin alım konusu malı ürettiğine ilişkin olarak ilgili mevzuat uyarınca yetkili kurum veya
kuruluşlarca düzenlenen isteklinin üretici veya imalatçı olduğunu gösteren belgeler,
İsteklilerin yukarıda sayılan belgelerden birini sunması yeterli kabul edilir.
4.3.2.
4.3.2.1. Standarda ilişkin belgeler:
Standarta ilişkin belgeler:
İstekliller; köpük yapıcı maddeye ait TS EN 1568-2 belgesini teklifleri ile birlikte vereceklerdir.
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı İZMİR BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYESİ SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Cumhuriyet Bulvarı No:1 Kat:4 Oda No: 425
Konak/İZMİR) adresinden satın alınabilir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak
indirmeleri zorunludur.
8.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SATINALMA DAİRESİ
BAŞKANLIĞI (Cumhuriyet Bulvarı No:1 Kat:4 Oda No: 425 Konak/İZMİR) adresine elden teslim
edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu,
üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim
fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat
vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Sondakika 7/7
Basın: 7593
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
larını sürdürüyor. Kırmızı-beyazlı
ekip, geçen sezon Portekiz ligi
ekiplerinden Sporting Braga'nın
formasını giyen 28 yaşındaki savunma oyuncusu Nuno Andre
Cohelho işe 3 yıllığına anlaşma
imzaladı. İmzanın ardından Nuno
Andre Cohelho sağlık kontrolünden geçti.
Kırmızı-beyazlı transfer komitesi geçen sezon Spor Toto Süper
Lig ekiplerinden Gençlerbirliği
forması giyen Ante Kulusic ile ya-
pılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya vardı. 28 yaşındaki savunma oyuncusu Kulusic, kendisini kırmızı-beyazlı renklere bağlayan 3 yıllık sözleşmeye imza
attı. Balıkesirspor ayrıca, PTT 1.
Lig takımlarından Manisaspor ile
yaptığı anlaşma sonrasında bonservisleri alınan 3 oyuncudan Bülent Cevahir ile 3 yıllık sözleşme
imzaladı. Transfer çalışmaları
kapsamında Şanlıurfaspor’un başarılı stoperi Abdülhamit Yıldız
ile 2 yıllık anlaşma sağlandı. 28
yaşındaki Abdülhamit Yıldız 2 sezondur Şanlıurfaspor forması
giyerken, öncesinde Kasımpaşaspor'u Süper
Lige çıkaran kadroda yer almıştı.
(CİHAN)
İmzayı Galatasaray'a,
stresi Altınoluk'ta attı
Trabzonspor'un milli futbolcusu Olcan Adın Galatasaray'a imzayı attıktan sonra soluğu Altınoluk'ta aldı.
Galatasaray, Trabzonspor'un milli
futbolcusu Olcan Adın ile 4 yıllık
anlaşmaya varıldığını borsaya bil-
dirdi. Sarı-kırmızılı ekip Olcan transeferi için 4 milyon Euro ödeyecek.
Olcan Adın,cimboma imzayı attıktan sonra soluğu ailesinin bulunduğu Balıkesir'in Edremit ilçesi Altınoluk mahallesinde aldı. Bu sabah
İstanbul Yenikapı'dan Bandırma'ya
gemi ile gelen Olcan Adın, oradan
ailesinin bulunduğu Altınoluk'a geldi.
Ailesiyle Altınoluk'ta hasret gideren Galatasaray'ın çiçeği burnundaki yeni transferi Olcan Adın daha
sonra Altınoluk'ta arkadaşlarıyla
birlikte denizin keyfini çıkardı.
Burada Galatasaraylı taraftarlarla hatıra fotoğraf çektiren Olcan
Adın, basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı. Ünlü futbolcu Olcan Adın, kulübün izni
olmadığı gerekçesiyle soruları
cevapsız bıraktı.
Olcan Adın'ın yerine babası Şerafettin Adın, basının sorularını
yanıtladı. Baba Adın, "Gayet iyi
bir transfer. Aslında daha önce
gelmesi lazımdı. Şartlar bunu
gösterdi. Şimdi oldu; iyi oldu."
ifadelerini kullandı.
Olcan'ın sarı - kırmızılı takıma
transferi hakkında kendisinin
fikrini alıp almadığı yönündeki
soruya ise Baba Adın, "Galatasaray'a transfer olurken bana
sormasına gerek yok. Neden bana sorsun ki. Gideceği yeri biliyordu. Kararını kendisi veriyor.
Burak ve Selçuk'la genç milli takımdan beri arkadaşlar. Onlar
kanka gibi bir şey. Onların
transferde etkisi olup olmadığını
bilmiyorum. Ama onlarla farklı
bir diyalogu var. 16 yaşından
beri genç milli takımdan beri
beraberler." cevabını verdi.
(CİHAN)
Akhisar, ligin ikinci yarısı
yeni stadında oynayacak
Akhisar Belediye Meclisi, Başkan
Salih Hızlı'ya Akhisar Belediysepor’un yeni stadının inşaatı için 25
milyon TL daha kredi kullanma yetkisi verdi.
İlk etapta 10 milyon TL kredi
alan belediye, 29 milyon 980 bin
TL'ye mal olacak stadı 23 Ocak
2015'te açmayı planlıyor.
İnşaatın aksama olmadan devam
ettiğini belirten Başkan Hızlı, “Daha önce aldığımız 10 milyon TL
kredinin 6 milyon TL'lik kısmını,
yüklenici firmaya hak ediş olarak
ödedik. İller Bankası'na 25 milyon
TL kredi için başvuracağız.” dedi.
Spor Toto Süper Lig'de iki sezondur Manisa 19 Mayıs Stadı'nı
kullanan Ege temsilcisi Akhisar Belediyespor için İnönü Mahallesi'nde
yapılan stat, UEFA kriterlerine uygun olacak. Projede 2 bin kişilik
spor salonu da yer alıyor.
2 Eylül 2013'te yüklenici firmayla sözleşmesi yapılan stat ve
spor salonu projesi, 500 iş günü
içinde tamamlanacak. CİHAN)
Mahmut Uslu: Gruptan
lider çıkmamız gerekiyor
Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri
ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu,
Euroleague'de Fenerbahçe'nin gruptan lider olarak çıkmaları gerektiğini söyledi.
Uslu, FBTV'ye Kadınlar Euroleague’de B Grubu’nda Bourges Basket, Famila Schio, Imos Brno, Kayseri KASKİ, Avenida, Energa Torun
ve Nadezhda ile mücadele edecek
takımın durumunu değerlendirdi.
Mahmut Uslu, "Bu gruptan birinci
çıkmamız gerekiyor. Buradan birinci çıkarsak final four bizim için garanti gözüküyor.
Değişen statü gereği bu yıl oynanacak final four bence daha heyecanlı ve daha iyi olacak. Final foura
gittiğimiz takdirde bu sene şampiyonluğu elde etmemiz lazım." diye
konuştu.
Fenerbahçe’nin 4-5 yıldır Avrupa’da zirveye oynadığını kaydeden Uslu, "Önemli olan oralarda olmak.
Son 4-5 senedir buralarda yer
alıyoruz. İyi takımlar kumaya çalışıyoruz. Ben inanıyorum ki bu sene
yine final oynarsak, kupayı alırız."
ifadelerini kullandı. (CİHAN)
SAYFA 16
Cumhuriyet
Bayramı'nda
rekor için
dalacak
Serbest dalış rekortmeni milli sporcu Cenk Devrim Ulusoy, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda 146 metre derinliğe dalarak dünya rekoru kırmayı deneyecek.
Spor hayatına 5 yaşında Galatasaray Kulübü'nde başlayan Cenk Devrim Ulusoy, kulüp müsabakalarının yanı
sıra 9 yaşında seçildiği milli takımla yurt içi ve yurt dışında 600'den fazla madalya kazandı. 2003 yılında serbest dalış branşına geçiş yapan 41 yaşındaki sporcu, kariyeri boyunca 40'ın üzerinde Türkiye, 11 resmi dünya ve
2 resmi Avrupa rekoru kırdı. Bunun yanı sıra 2 dünya, 1
Avrupa şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği ile çok sayıda
Türkiye şampiyonluğu elde eden Ulusoy, yeni bir rekoru
kırmaya hazırlanıyor.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Antalya'nın Kaş
ilçesinde 146 metre derinliğe ulaşarak Kanadalı sporcu
William Winram'a ait 145 metrelik rekoru geçmek için
hazırlıklara başlayan Ulusoy, çalışmaları, hedefi ve rekor
denemesinin tehlikeleri hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
29 Ekim tarihinin anlamına vurgu yapan Cenk Devrim Ulusoy, bu günü özel bir dereceyle taçlandırmak istediklerini anlatarak, şunları kaydetti:
"Ekip olarak buna inandık ve tek nefeste 146 metreye
inmeyi hedefledik. Bu, serbest dalış tarihinin bu zamana
kadar yapılmış en büyük derecesi olacak. Riskli bir metre ama ekibimiz çok iyi. Bu tarz bir dalışta öncelikli düşünmemiz gereken güvenliğimiz. Kendimizi artık ekibe
teslim etmiş bulunuyorum. 15 Temmuz'da çalışmalara
başladıktan sonra 1 ayda hedeflediğimiz bir derinlik var.
Bu ekibin moral ve motivasyonunu artıracak. Bunun ardından dalışa 2,5 aylık bir süre kalacak. Bu zamanın sonunda da inşallah hedeflediğimiz rakama ulaşacağız."
- "Kalbim durma noktasına gelebilir"
Deneyimli sporcu, dalış sırasında vücudunun her santimetrekaresine 15 kilogram basıncın geleceğini anlatarak, hayati riskinin bulunduğunu aktardı.
İyi ve güvenli bir dalış için hem fiziksel hem de zihinsel olarak hazır olması gerektiğini bildiren Ulusoy,
"Vücudun her bir santimetrekaresine 15 kilogram basınç
gelecek. Çok ciddi bir olay. Bunun için hem mental hem
de fiziksel olarak hazırlanmam gerekiyor. Orada karanlık
daha da karanlık oluyor. Tek bir desteğiniz var o da bir
kılavuz ipi. Eşitlemeler çok hızlı oluyor. Bunlar içinde
bir eşitlemeyi kaçırırsam vertigoya girme riskim var. O
anda istemsiz olarak vücut pusulasını kaybediyor" diye
konuştu.
Sığ suda bayılma riskinin bulunduğunu belirten Cenk
Devrim Ulusoy, buna rağmen çok iyi bir kurtarma ekibine sahip olduğu için kendisini çok rahat hissettiğini dile
getirerek, "Dalış sırasında nabzımı dakikada 23-24'e kadar düşürebiliyorum. Bu da o derinlikte çok ciddi bir risk
taşıyor. Kalbim durma noktasına kadar gelebilir. Neler
olacağını bilemiyorum. Bunu başaracağımıza inanıyoruz. Beni tanıyanlar benden daha da fazla inanıyor. Bu
bana çok ciddi bir özgüven sağlıyor" ifadelerini kullandı.
- "Suyun altında 8,5 dakika nefessiz kalabiliyorum"
Normal bir insanda 3-4 litre olan ciğer kapasitesinin
kendisinde 13,5 litre olduğunu anlatan Ulusoy, kulak yapısı ve üst solunum yolları gibi birçok fiziksel avantaja
sahip olduğunu vurguladı.
Rekortmen dalışçı, serbest dalışta beden ile beynin
belli oranda çalıştırmasının zorunluluğuna işaret ederek,
şöyle devam etti:
"Ben, fiziksel olarak biraz şanslıyım. Ciğer kapasitem 13,5 litre. Bunun 8,7'sini kullanabiliyorum. Hiç hazır
olmadan bana 'nefes tut' deseniz, 6 dakika tutabilecek durumdayım. Kandaki hemoglobin değerlerim, yaşıma göre normal bir insanınkinin çok çok üzerinde. Kulak iç yapısı ve üst solunum yollarında ciddi avantajlarım var. Bu
özelliklerimi sonuna kadar kullanacağım. Suyun altında
8,5 dakika nefessiz kalabiliyorum. Dalmayı çok seviyorum. Suyun altını artık evim gibi görüyorum. Bu da bana
ayrı bir motivasyon sağlıyor."
Dalış sırasında güvenlik önlemlerinin alınmasının
önemine değinen Cenk Devrim Ulusoy, şu ifadeleri kullandı: "Güvenliğimizi sağlayacak ekip bu konuda çok
deneyimli. 146 metre gibi ciddi bir dünya rekoru kıracağız ama beni 146 metrede bekleyen arkadaşlarımız da
Türkiye'de tüple inilen en büyük derinliğe ulaşmış olacak. Bu anlamda da bir rekor kırılacak. Güvenlik ekibimiz, karışım gaz kullandığı için benim 4,5-5 dakikada
inip çıktığım mesafeyi, 9-10 saatte tamamlayacak. O anı
hep beraber yaşayacağız ama rekoru kırmama 1 saniye
gibi kısa bir süre tanık olacaklar. Bu noktada çok büyük
fedakarlık yapıyorlar. Herkes üzerine düşen görevi yapmaya gayret gösteriyor."
- "Rekorları kendi evimde kırmayı tercih ediyorum"
Türkiye'nin 3 tarafının denizlerle çevrili olduğunu
anlatan Ulusoy, bugüne kadar kırdığı bütün rekorları yurt
içinde gerçekleştirdiğini kaydetti.
Türkiye'deki su ve kurtarma kalitesinden bahseden
rekortmen sporcu, "Onun için rekorları kendi evimde kırmayı tercih ediyorum. Bundan sonrası için de 5 yıllık bir
planım var. 146 metre hedefini tamamladıktan sonra Çanakkale Zaferi'nin 100. yılı etkinlikleri kapsamında farklı
branşta ciddi bir dünya rekoruna imza atmayı düşünüyoruz. Buna 'Hedef 200' adını verdik. Aslında 200 metrenin
üstünü hedefliyorum ama ekibim şimdilik 200 metreye
izin veriyor" şeklinde konuştu. (AA)
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
www.sondakikagazetesi.com
7 Temmuz 2014 Pazartesi
İZMİR EKONOMİ,
YENİDEN İLK 50’DE
TÜBİTAK’ın üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıraladığı “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi”nde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) 35. sıradan 28’e yükselerek bir başarıya daha imza attı
B
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan araştırmada böylelikle İzmir Ekonomi Üniversitesi Ege Bölgesi’nden 38,95’lik puanla listeye giren tek vakıf üniversitesi olmayı, üst sıralara yükselerek,
sürdürdü
İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş, listenin 2012’den
bu yana hazırlandığına ve her yıl en girişimci
ve yenilikçi 50 üniversite içerisinde Ege Bölgesi’ndeki tek vakıf üniversitesi olarak yer alma
onurunu yaşadıklarına dikkat çekti. Başkan Demirtaş, “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi, üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik
performanslarına göre sıralayarak, üniversiteler
arası girişimcilik ve yenilikçilik merkezinde rekabetin artmasına katkı koyuyor. Biz klasik bir
eğitim ile standart üniversitesi mezunları yetiştirmek için bu üniversiteyi kurmadık. Kuruluşumuzda bu üniversitede ülkemizin ihtiyacı
olan girişimcileri yetiştirmeye soyunduğumuzu
belirtmiştik. Bunu yenilikçi bir anlayış ile yapacaktık, son açıklama da bunu başardığımızı
gösteriyor. Yılların emeği bu sıralama ile yeniden tescil edilmiştir” dedi.
‘Girişimcilik zorlu bir kulvardır’
İş arayan değil, iş kuran mezunlar yetiştirmenin haklı gururunu yaşadıklarını belirten
Başkan Demirtaş, şunları söyledi:
“Girişimcilik, zorlu bir kulvardır. Girişimcilik kulvarında öğrencilerimizin “İzmir Ekonomi Üniversitesi” farkını yaratmalarını bekledik.
Kuşkusuz bu başarıda öğrencilerimizin daha
okurken şirket kurmasını, iş sahibi olmasını
sağlayan çok önemli projeleri gerçekleştiren
Embriyonix birimimizin büyük katkısı var.
Embriyonix özellikle teknoloji ve tasarımla ilgili projeleri geliştirip iş kurulmasını ve yatırımcı bulmasını hızlandırıcı bir merkezdir. Bir
kısmı; henüz öğrenciyken milyon dolarları bulan şirket değerlerine ulaştı, bir kısmı; aile şirketlerine sahip çıktı, bir kısmı da; büyük riskleri
sıfır sermaye ile göze alıp girişimci oldu. Girişimci ve yenilikçi listesinde her yıl bizleri daha
yukarılara taşıyan tüm İEÜ Ailesini tebrik ederim.”
‘Stratejimize göre ilerliyoruz’
İEÜ Rektörü Prof. Dr. Oğuz Esen de Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile üniversitelerin, bilimsel ve teknolojik araştırma
yetkinliği, fikri mülkiyet havuzu, işbirliği ve etkileşim, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü ile
ekonomik katkı ve ticarileşme boyutları altında
23 göstergeye göre sıralandığına işaret etti. 144
üniversitenin değerlendirmeye alındığı çalışmada 28. sıraya yükselmelerinde gelecek stratejilerini yoğun çalışmalarla belirleyerek kararlılıkla ilerlemeleri olduğunu kaydeden Prof. Dr.
Esen, “Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Yetkinliğinde 6,8, Fikri Mülkiyet Havuzunda 5,6,
İşbirliği ve Etkileşimde 14,4, Girişimcilik ve
Yenilikçilik Kültüründe 7,8, Ekonomik Katkı
ve Ticarileşmede 4,3 puan aldık. Böylelikle
Ege Bölgesi’nden 38,95’lik toplam puanla listeye giren tek vakıf üniversitesi olduk” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
Demokratik Sağlık Sen: Aile sağlığı
elemanının annelik hakkı elinden alınıyor
T
ürkiye genelindeki 4 bine yakın aile sağlığı elemanının çalışma koşullarını mercek altına alan
araştırma sonuçlandı. Araştırma sonuçlarına göre, aile hekimlerinin yanında sözleşmeli olarak çalışan
ebe, hemşire, acil tıp teknikerliği (ATT) bölümleri mezunu aile sağlığı elemanlarının bir çoğu, doğum izni ve
süt izni kullanımında sorunlar yaşıyor. Bu yüzden bir
çok anne adayı hamile kalmak istemezken, bebeği
olanlar da yavrularını emziremeden büyütmek zorunda kalıyor.
Demokratik Sağlık Sen’in Türkiye genelinde yaptığı 'Aile Sağlığı Elemanlarının
Sorunları ve Çözüm Yolları' konu başlıklı
araştırması tamamlandı. Çalışmaları hakkında bilgi veren Demokratik Sağlık Sen
Genel Başkanı Togan Demircan, yasalarda
‘Aile Sağlığı Elemanları’ ismiyle tanımlanan sağlık çalışanlarının, özlük hakları noktasında bir çok sorunları bulunduğunu söyledi. Araştırmalarını, Türkiye genelindeki
temsilci ve üyeleri ile yaptıkları birebir gö-
rüşmeler neticesinde tamamladıklarını anlatan Demircan, aile hekimlerinin görev yaptığı aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile sağlığı elemanlarıya ilgili
çalışmanın sonuçlarını açıkladı.
Demircan, sonuçları şöyle özetledi: “‘Kamu dışı’
statüsünde çalışan aile sağlığı elemanları, iş güvencelerinin olmaması nedeniyle bir çok konuda mobbinge
maruz kalmaktadırlar. Görevleri olmayan işleri yapmak zorunda bırakılmaktadırlar. Hastalanmaları
halinde rapor almalarına rağmen
izin kullanmalarına izin verilmemektedir. Kendilerine nöbet, eğitim vb gibi durumlarda kamudaki kurallar uygulanırken; yer değişikliği söz konusu olunca ‘kamu dışı’ bir görevdesiniz, yapamazsınız’ denmektedir. Araştırmamızda doğum izni, süt izni
gibi yasal haklarını kısıtlı olarak
kullanabildikleri ortaya çıkmış-
tır. Ne yazık ki bu sebeple bir çok anne bebeğini, anne
sütünden mahrum kalarak büyütmektedir. Bir çok anne
adayı da bu sıkıntılar nedeniyle hamile kalmaktan
korkmaktadır. Aile sağlığı elemanları, yıllık izin kullanmaları aşamasında da sorunlar yaşamaktadırlar. Yıllık izin yazmalarına rağmen bir çoğunun iznini kullanamadığı görülmüştür. Gerekli gereksiz konularda birim amirleri tarafından haklarında tutanak tutulmaktadır. Bu işlemler, motivasyonlarının düşmesine neden
olmaktadır.”
“İVEDİ OLARAK KADRO VERİLMELİDİR”
5258 sayılı Aile Hekimliği’ne tabi kamu personeli
olmayan aile sağlığı elemanı olarak hizmet veren sağlık çalışanlarının, kamu kurumlarında çalışan sağlık
görevlileri ile eşit iş yaptıklarını anlatan Demircan,
“Arkadaşlarımız, kadro verilmemesi nedeniyle bir çok
sorun yaşamaktadırlar. Toplu Sözleşme Masası’nı sadece Hükümet’ten üç beş kuruş zam koparma yeri olarak görenler de bu vebale ortaktır. Kadroya kavuşmaları halinde yaşadıkları sorunların ortadan kalkacağına
inanıyoruz.” diye konuştu. (CİHAN)
Torba yasa tasarısındaki 'yoğun bakım'' maddesi
UZMANLIĞI BİTİRECEK!
Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği
Başkanı Prof. Dr. Yorgancı, ''Yeni tasarı ile yoğun bakımlarda belli bir süre çalıştığını belgeleyen bazı hekimlere
herhangi bir eğitim sürecinden geçmeden yoğun bakım
uzmanlık diploması verilebilecektir. Tasarı ile eğitimsiz
uzmanlıkların önü açılmaktadır'' dedi
Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği (TDCY) Başkanı Prof. Dr. Kaya Yorgancı, Torba
Yasa tasarısı ile yoğun bakımlarda belli bir süre çalıştığını belgeleyen bazı hekimlere herhangi bir eğitim sürecinden geçmeden yoğun bakım uzmanlık diploması verilebileceğini belirterek, ''Tasarı ile eğitimsiz uzmanlıkların
önü açılmaktadır'' dedi. TDCY Başkanı ve Hacettepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yorgancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni Torba Yasa tasarısı içinde yoğun bakımları ilgilendiren önemli maddelerin yer aldığını belirtti. Bu maddelere göre, yoğun bakımlarda belli bir süre
çalıştığını belgeleyen bazı hekimlere herhangi bir eğitim
sürecinden geçmeden yoğun bakım uzmanlık diploması
verilebileceğini ifade eden Yorgancı, mevcut yasa ve yönetmeliklere göre, tüm tıpta uzmanlık alanlarında uz-
manlık diplomasının, Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık
Kurulunun (TUK) belirlediği şartlarda verilirken, yeni tasarı ile eğitimsiz uzmanlıkların önünün açıldığını savundu.
Türkiye'de yoğun bakım uzmanlık dalının ilk kez
2002 yılında Tıpta Uzmanlık Tüzüğü ile ihdas edildiğini
ve üç kez istisnai olarak yoğun bakım diploması verildiğini hatırlatan Yorgancı, ''Bu tasarı ile dördüncü kez istisnai olarak yoğun bakım diploması verilmesi söz konusudur. Ne yazık ki Ülkemizde en fazla istisnai yoldan
diploma verilen tıpta uzmanlık alanı, hasta sağlığı açısından en önemli alanlardan biri olan yoğun bakım olmuştur. Dünyada böyle istisnai bir uygulamanın örneği bulunmamaktadır'' görüşüne yer verdi.
-200'ün üzerinde hekimin yoğun bakım diploması var
Türkiye'de halen 200'ün üzerinde hekimin yoğun bakım diploması olduğunu, 2012'den itibaren de 100'ün
üzerinde hekimin yoğun bakım eğitimine başladığını belirten Yorgancı, iki yıl içerisinde yeni alınan yan dal araştırma görevlileri ve mezun olanlarla birlikte yoğun bakım uzmanı sayısı 700'ün üzerine çıkacağını, bu sayının
da Türkiye için ilk etapta yeterli olduğunu söyledi.
Basında yer aldığı gibi 3-4 bin uzmana gereksinim
duyulduğu bilgisinin gerçekçi olmadığını savunan Yorgancı, ''Türkiye'de Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2. ve
3. basamak yani gelişmiş düzeyde yaklaşık 7000 yoğun
bakım yatağı vardır. Bu 100 bin popülasyon için 10 yatak demektir ki, sadece 2. ve 3. basamak yatak sayımız
Kanada, İngiltere gibi ülkelerin tüm yoğun bakım yatak
sayılarından daha fazladır. Yatak sıkıntısı çekilmesinin
nedeni Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bir çalışmada
da gösterildiği gibi yatakların yaklaşık yüzde 20'sinin uygunsuz kullanımı, yani çeşitli nedenlerle gereksiz yatışlardır'' şeklinde konuştu. Yorgancı, şunları kaydetti: ''Halen yoğun bakımlarda en büyük eksiklik doktor değil,
hemşiredir. Tam tersine, yetkin olmayan kişilerin uzmanlığı altında hasta sağlığı tehlike altına girecektir. Bir kişinin kendisi veya yakınları için yoğun bakımlarda yatış ve
tedavi ihtiyacının her yaşta, her yerde ve her an ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Kuzey Amerika ve Avrupa
Birliği ülkeleri başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde yoğun bakım tek bir ana dal içerisinde yer almayan bağımsız bir bilim alanıdır ve yoğun bakım uzmanlık belgesi
alabilmek için ana daldan bağımsız formal bir eğitim ve
sınavlardan geçmek gerekmektedir. Ülkemizde yoğun
bakım hizmetleri ilk defa değil, onlarca yıldır sunulmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir tehlike söz konusu değildir. Esas tehlike mevcut yoğun bakım eğitim kurallarının
by-pass edilerek eğitimsiz kişilere istisnai olarak diploma
dağıtılmasıdır'' (AA)
Download

için ölümüne dalış! için ölümüne dalış!146 metre