Meclisi Mebusan
t : 14
31 Mayıs 1330 (1914)
C : 1
H ü k ü m , iktisabı katiyyet edinceye kadar m a d r u p veya mec­
maddede on günden aşağı veya o n günden yukarı kaydı yok­
r u h u n bu kabil d a r p ve cerh davalarından feragati, h u k u ­
tur. O n günden aşağı hastalığı ve ceraimi şikâyetnameye ta­
ku umumiyye davasının sükûtunu müstelzimdir.
lik ettik. Bir de akrabaya hakkı feragat verdik. Tadil ettiği­
miz m a d d e d e iki kayıt var. Şimdi H ü k ü m e t şikâyetnameye
A L Î G A L İ P E F E N D İ (Karesi) — Efendim, bu m a d dei kanuniyye ile sulh mahkemelerinin imdadına yetiştiğin­
den dolayı nezarete teşekkür ederim. Hakikaten pek ziya­
de istifade görüldü. Ç ü n k ü , m a l u m u aliniz, bu gibi ufak
tefek d a r p ve cerh davalarında, muahheren müşteki veya
müddei vazgeçiyor. Huzuru hakime geliyorlar, rica ediyor­
lar; davamızdan vaz geçiyoruz, sulholduk, bizi sulh et di­
yorlar. Eğer b u m a d d e olmasaydı pek müşkil bir mevkide
kalacaktık. Şimdi, bendenizin arz etmek istediğim, bu mad­
talikin mazarratını anlamış, şifahen şikâyet v u k u u n d a da
dava istima edilsin demiş. Yani bir adım geriye gitmiş. Di­
ğer cihetten ise bir adım ileriye gitmiştir. Yani hakkı fera­
gati sırf akrabaya değil, başkalarına da teşmil eylemiş. Ba­
na göre d a r p ve cerh davalarını şikâyetnameye ithal, eyle­
mek katiyen bizim ahvale muvafık değildir. Bu İtalya ka­
nunlarından alınmış bir kayıttır; hatta Fransa'da da yok­
tur. Fakat İtalyan ahalisi ile bizim ahali beyninde beynessema vessemek fark vardır.
dede m a l u m u aliniz, on günden az darp ve cerh davaların­
da eğer müşteki davasından feragat ederse, hukuku u m u ­
Siz bilesiniz ki bizim bu memleketin köşesi bucağı de­
miyye sükût edecektir. Halbuki, maddei asliyenin fıkrai ahi-
rebeylik döküntüsü ile doludur. Bunların a d a m dövmek,
resinde katil maksadiyle olmayarak, mücerret ihafe için de
ötedenberi adetleri, beyliklerinin nişanesidir. Bu m a d d e o
diğerine silah çekerse, orada bir haftadan altı aya kadar ha­
beylerin elini kolunu aşmıştır. N e için? Ç ü n k ü evvela hu­
pis olunur deniyordu. Bu maddei kanuniyyede bu cihet hak­
kuku umumiye memurlarının korkusundan bir dereceye ka­
kında sükût etmiş. Filhakika, teşhiri silahtan dolayı da sulh
dar kimseye pek teaddi edemezdi. Fakat bu m a d d e cezasız
etmeklik veyahut müddeinin feragati ile vaz geçmek pek uy­
kalacağım temin eylemiştir; çünkü pek muzırdır. Mağdur
mayacak ise de iyi düşünülürse, hasbel beşeriyye bu gibi
şikâyet etsin denilecek. Bizim bey, ağa, paşa kendisinin ce­
haller vuku bulur şeylerdendir. Bu fıkrada cezayi nakdî di­
zasız kalması tarafım bilir. Kendi cürmünü cezasız bırak­
yor. Nasılsa zabıta görmüş, bir zabıt varakası tanzim etmiş.
m a k için başka bir c ü r ü m işler. Sen şekva edersen şöyle ya­
parım, böyle yaparım dedikçe müddei gidemez. Bunun bü­
Şimdi geliyorlar, a m a n efendim, biz kavga etmedik di­
yük mahzuru budur. Binnetice sabittir. Bu m a d d e hâlâ şim­
yor, inkâr ediyor. Silah çekenden müşteki olacak zatın hiç
diye kadar devam ediyor. Acayip haller vuku buluyor. Bi­
şikâyeti yok. M a d d e d e böyle bir şey yok. Bu hususta m a -
risi alamelainnas diğerini dövüyor. Polis m e m u r u n u n ilk
hakimde hâkimler müşkil bir mevkidedir. Bu meselenin bir
vazifesi mütecavizi yakalamak olduğu halde elini kolunu
parça düşünülmesini istirham ediyorum. Bendeniz eğer ka-
bağlayıp duruyor. Seyirci oluyor. Bir de o n günden eksikte
abil ise, b u maddeye katil kasdıyla olmayıp, mücerret iha­
mi iyi olacak, yoksa o n günden ziyadede mi iyi olacak; bu
fe için teşhiri silah eden kimseler hakkında müddeinin, da­
da onların elinde iş çevirmeye vesile oluyor. Ç ü n k ü evvel
vasından feragati h u k u k u umumiyyenin sukutunu müstel-
be evvel b u n u n takdiri kaabil değil. Bendeniz diyorum ki;
zim olur suretinde bir fıkra ilavesini teklif ediyorum. ("Bir
bu mahaziri def için b u şikâyetname kaydını b ü t ü n b ü t ü n
takrir veriniz" sesleri) Takririm var, izah ediyorum. Bu mad­
kaldırmalı. Bir cihet d a h a var. Akrabaya hakkı feragat ver­
dede zikrolunan alatı cariha nedir? Cerh ne cihetten vuku
meli. O n d a ailenin şirazei intizamını muhafaza fikri mah­
bulmuş? Mesela; sopa ile mi vuku bulan d a r p ve cerhten
fuzdur. Maslahatı a m m e vardır. Fakat alelıtlak o n günden
dolayı feragati, yoksa bıçakla mı, yoksa itivermiş, düşmüş
aşağı iyi olacak d a r p ve cerhi şikâyetnameye talik etmek
de yaralanmış, b u n d a n dolayı vukua gelen darp ve cerhten
büyük mahsuru daidir.
feragatiyle h u k u k u umumiyye sükût ediyor. Bu cihet tas­
rih edilmemiş, onun için bendeniz bir takrir yazdım. E n ­
cümen düşünür. Heyeti Umumiye de tabiî bu cihet hakkında
da h a k i m e n a beyanı fikreden olursa bu cihet ıslah olunur.
Efendiler, hatırıma bir şey geliyor : Zannedersem ye­
di sekiz sene evvel Mısırda bir vaka olmuştur. Oranın en
büyük bir paşası en mütenefiz ve mütemeddini adiyen bir
kimseyi darp eylemişti, her türlü çare ve vesaiti istimal ede­
A R T İ N B O Ş G E Z E N Y A N E F E N D İ (Halep) — Efen­
rek onu k u r t a r m a k istediler. Fakat Mısır Adliyesi o n u n ya­
dim, Ali Galip Efendi Biraderimiz m a d d e n i n bir menfaa­
kasından t u t u p getirdi; celbeyledi, üç ay hapseyîedi. Bu
tini gösterdi. Filvaki doğrudur. Ben de tasdik ediyorum. Bi­
müddette hapiste kaldı; fakat zannederim müteessiren de
liyoruz ki, b u m a d d e n i n sırf bu faydası vardır, başka bir
vefat eyledi. B u n u n nas üzerinde ne b ü y ü k tesiri olmuştur.
faydası yoktur. Yani hâkimleri ağırlıktan, meşakkatten kur­
K a n u n u n zayıflardan, zalimlerden ziyade kaviler hakkın­
tarmak; fakat b u maddenin mazarratlarını da ben izah ede­
da icrasında hüsnü tesir hâsıl oluyor. Bendeniz, bu on g ü n
ceğim. Bu m a d d e n i n pek b ü y ü k mazarratı vardır. Biz b u
ve şikâyetname kaydının kaldırılmasını ve akrabasına hak¬
maddeyi d ö r t sene evvel bu Mecliste tadil ettik. Bizim eski
kı feragat verilmesi kaydının ilavesini teklif ediyorum.
254 —
T B M M KÜTÜPHANESİ
Download

C : 1 Hüküm, iktisabı katiyyet edinceye kadar madrup veya mec