614807 >
Hazine'den 14 ay vadeli ihale
Hazine, gelecek hafta devlet tahvili
ihalesi düzenleyecek. Hazine Müsteşarlığının internet sitesinde yer
alan duyuruya göre,
17 Şubat'ta gerçekleştirilecek ihalede, 14 ay
(420 gün) vadeli, kuponsuz devlet
tahvilinin ilk ihracı yapılacak.
771301
1301-6148
9
ISSN
EPİAŞ'ın yönetimi belli oldu
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi'nin (EPİAŞ) Yönetim
Kurulu başkan ve üyelerini belirledi. EPDK'dan yapılan açıklamada, bugün yapılan kurul toplantısında alınan karara göre, EPİAŞ'a bağımsız üye olarak
atanan Hasan Hüseyin Savaş'ın yönetim kurulu başkanı olarak görev yapacağı bildirildi. Açıklamaya göre, Türkiye Elektrik İletim AŞ'yi (TEİAŞ) temsilen Abdülkadir Ongun ve Hüseyin Semih Yıldırım, Borsa
İstanbul'u temsilen Talat Ulussever ve Mustafa Kemal Yılmaz yönetim kurulu üyeliklerine atandı.
15 ŞUBAT 2015 PAZAR
www.hurses.com.tr
GÜNLÜK BAĞIMSIZ TİCARİ EKONOMİ VE POLİTİKA GAZETESİ
Yıl: 37 Sayı: 13155
Fiyatı: 25 KURUŞ
‘Kalkınmacı Merkez Bankası önerisi’
SETA Ekonomi Direktörü Ünay, "Türkiye'nin makroekonomik stratejileriyle uyumlu, büyüme dostu,
istihdam dostu, yatırım dostu ve kalkınmacı bir merkez bankacılığı çerçevesine ihtiyacı var" dedi.
İSTANBUL, AA
'Türkiye geç kalmadan küresel
trendi yakalamalı'
S
iyaset, Ekonomi ve Toplum
Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Direktörü Sadık Ünay,
Türkiye'nin, makroekonomik stratejileriyle uyumlu, büyüme, istihdam ve
yatırım dostu kalkınmacı bir merkez bankacılığı çerçevesine ihtiyacı olduğunu belirtti. Sadık Ünay, SETA tarafından yayınlanan "Türkiye'nin
'Kalkınmacı Merkez Bankası' İhtiyacı" başlıklı analizde, son günlerde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası (TCMB) yönetimi arasında
özellikle faiz indirme kararları üzerinden açığa çıkan fikir ayrılığının temellerinin, "neoliberal ve kalkınmacı
merkez bankacılığı" yaklaşımları arasındaki teorik ayrışmaya dayandırılabileceğini ifade etti.
Küresel ekonomik kriz öncesinde
dünyada tek geçer akçe olarak görülen neoliberal merkez bankacılığı
yaklaşımı ve onun enflasyon kontrolü önceliğinin, kriz sonrasında gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan
ülkelerde artan oranda sorgulandığını anlatan Ünay, bu bağlamda Arjantin ve Bangladeş örneklerinde özellikle gelişmekte olan ülkelerin kendi sosyal ve ekonomik ihtiyaçları bağlamında şekillenen yeni ve daha geniş kapsamlı merkez bankacılığı çerçeveleri ortaya çıktığına işaret etti.
Ünay, küresel ekonomik kriz öncesi ve sonrasında hızlı ve kesintisiz
büyüme ivmesi yakalayan Türkiye
ekonomisinin, özellikle Gezi Parkı
eylemleri ve 17-25 Aralık süreçlerini
Dolayısıyla geçen aylarda Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan
Yapısal Dönüşüm Programı'nın önemli
finansal ayaklarından biri olan Merkez
Bankası yasasının yeniden ele alınmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Ünay,
"7 Haziran seçimlerinden sonra ekonomi yönetiminde gerçekleşmesi muhteizleyen dönemde TCMB'nin telaşla
yaptığı faiz artırımları sonucu büyüme ivmesini nispeten kaybedip yüzde 3-4 arasında bir büyüme oranına
çakılı kaldığını öne sürdü.
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarla vurgu yaptığı faiz
indirimlerinin, ekonomik dinamizmin
yeniden kazanılması ve yatırım-üretim ortamının canlandırılması için hayati bir önem arz ettiğini vurgulayan
Ünay, "Doğru zamanlamayla yapıldığında bu faiz indirimleri makroekonomik ve finansal istikrar öncelikleri ile de çelişkili değil. Diğer bir açıdan, Erdoğan'ın merkez bankacılığı
yaklaşımı yükselen ekonomilerde giderek öne çıkan ve ekonomik büyüme, istihdam, yatırım, rekabetçilik,
sosyal adalet gibi konuları da kapsayan yeni nesil merkez bankacılığı
anlayışına daha yakın bir yerde duruyor" yorumunu yaptı.
Sadık Ünay, diğer taraftan TCMB
yönetiminin, TCMB Kanunu'ndaki
"fiyat istikrarını sağlamak ve bununla çatışmadığı durumlarda büyümeyi gözetmek" şeklindeki esnek ifadelerden de faydalanarak klasik neoliberal bir pozisyona çakılı olarak kalmayı tercih ettiğini belirtti.
Söz konusu yaklaşımın, kendi
dar alanında legal sorumluluklarını
yerine getirdikten sonra inisiyatif almaktan kaçınan klasik bir bürokratik
refleksi yansıttığını ifade eden Ünay,
şunları kaydetti:
"Gerek Erdem Başçı'nın, gerekse
TCMB yönetimindeki değerli ekonomistlerin mesleki ve profesyonel
yeterlikleri tartışma götürmez. Ancak
Türkiye'nin yükselen piyasa niteliğiyle ve ekonomisindeki yapısal dönüşüm ihtiyaçlarıyla uyumlu bir merkez
bankacılığı vizyonuna sahip olmamaları eleştirilebilir. Banka yasası ne
olursa olsun, hükümetin büyüme,
istihdam ve yatırımları artırma önceliklerine destek verecek koordinasyon görevlerini yapmakta Merkez Ban-
A
kası'nın çok daha proaktif ve sorumluluk alan bir tarzda davranabileceği ortada.
Buna rağmen neoliberal jargonu
harfiyen takip edip kurumun misyonunu 'enflasyon kontrolü' ve 'fiyat istikrarı' ile kısıtlamak; bir de öngörülen ve gerçekleşen enflasyon oranlarına ya da döviz kuru tahminlerine bakıldığında bu noktada dahi başarısız
olmak; pek kabul edilebilir değil.
Türkiye'nin makroekonomik stratejileriyle uyumlu, büyüme dostu, istihdam dostu, yatırım dostu ve kalkınmacı bir merkez bankacılığı çerçevesine acilen ihtiyacı var."
Ünay, kamuoyuna yansıyan tartışmaların temel nedeninin, siyasi
iradenin zihnindeki makroekonomik
yönetim felsefesi ile merkez bankası
yönetiminin neoliberal yaklaşıma
dayalı ve büyük finans çevrelerini önceleyen politika öncelikleri arasındaki makasın giderek açılması olduğunu ifade etti.
evsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi, geçen yılın son çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 artış gösterdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),
2014 yılının aralık ayı ve 4. çeyreğine ilişkin sanayi ciro endeksi verilerini açıkladı.Buna göre, mevsim ve
takvim etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi, geçen yılın
son çeyreğinde, bir önceki çeyreğe
göre yüzde 1,1 arttı. Söz konusu dönemde madencilik ve taşocakçılığı
sektörü endeksi yüzde 1,7 azalırken,
imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,2 artış gösterdi.
Takvim etkisinden arındırılmış
toplam sanayi ciro endeksi ise geçen
yılın 4. çeyreğinde, 2013'ün aynı
çeyreğine göre yüzde 6,9 artış gösterdi. Aynı dönemde madencilik
ve taşocakçılığı sektörü endeksi
yüzde 1,7 azalırken, imalat sanayi
sektörü endeksi yüzde 7,3 artış kaydetti.Takvim etkisinden arındırılmış
M
Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi
borcu 2014 aralık ayında bir önceki yıl sonuna göre
11.5 milyar dolar artarak 167.5 milyar dolar oldu.
Uluslararası Bankacılık'tan
sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
Hülya Kefeli, Akbank olarak Türk
bankalarının yurtdışı sermaye
piyasası işlemlerine öncülük
etmeyi sürdürdüklerini belirtti.
kbank, Türkiye'de ipotek teminatlı konut kredilerini teminat göstererek
TL cinsinden uzun vadeli tahvil ihraç
eden ilk banka oldu.Akbank açıklamasına
göre, geçtiğimiz yıl aralık ayı içerisinde
Türkiye'nin ilk İpotek Teminatlı Menkul Kıymet (İTMK) Programını kuran Akbank, Avrupa Yatırım Bankası'na (AYB) yapılan yaklaşık 410 milyon lira tutarında 5 yıl vadeli
ihraçla program kapsamındaki ilk ihracını
tamamladı.
Uluslararası Bankacılık'tan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hülya Kefeli konuya
ilişkin değerlendirmesinde, Akbank olarak
Türk bankalarının yurtdışı sermaye piyasası işlemlerine öncülük etmeyi sürdürdüklerini belirtti. Kefeli, şunları aktardı: "AYB'ye
yaptığımız ihraç ile İTMK Programımız
kapsamındaki ilk ihracı gerçekleştirdik. İhracın Eurobond'larımıza göre 3 basamak daha yüksek kredi derecelendirme notuna
ulaşarak A3 ratingi alabileceği bir yapı
oluşturduk. Gerçekleştirdiğimiz ihraç, teminatlı yapısı nedeniyle daha düşük maliyetlerle borçlanmamıza olanak sağladı. 2013
yılında çok doğru bir zamanlama ile Türkiye'den yurtdışına ilk TL Eurobond ihracını
gerçekleştirmiştik. Bu ikinci uzun vadeli TL
ihracımız oldu." İstanbul'da yapılan son G20 toplantılarında altının çizildiği gibi gelişmekte olan ülkelerde KOBİ'lerin ekonomik
ANKARA, AA
Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam
sanayi ciro endeksi, geçen yılın son çeyreğinde, bir
önceki çeyreğe göre yüzde 1.1 arttı.
Özel sektörün kredi borcu arttı
Akbank'tan
İTMK ihracı
FİNANS SERVİSİ
Sanayi ciro endeksi arttı
mel görülen görev değişimlerinin ardından bu yöndeki gayretlerin sıklaştığını izleyeceğiz. Küresel eğilimler kalkınmacı merkez bankacılığının yeni
araçlar ve kurumsal desteklerle güçleneceği yönünde. Türkiye de çok geç
kalmadan bu küresel trendi yakalamalı"
değerlendirmesinde bulundu.
zel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 2014
aralık ayında bir önceki yıl sonuna
göre 11,5 milyar dolar artarak 167,5 milyar
dolar oldu.Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası (TCMB), 2014 yılı aralık ayına ait
özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi
borcuna ilişkin gelişmeleri yayımladı. Geçen
yıl aralık sonu itibarıyla, özel sektörün yurt
dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu,
2013 sonuna göre 11,5 milyar dolar artarak
167,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.
Borçluya göre dağılım incelendiğinde,
2014 yılı aralık ayında bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 5,9 milyar
dolar, tahvil ihracı biçimindeki
borçlanmalarının ise
5,5 milyar dolar
arttığı gözlendi.Aynı dönemde,
bankacılık dışı finansal kuruluşların
kredi biçimindeki borçlanmaları 1,5 milyar dolar
azalırken, tahvil stoku ise 1,5
milyar dolar artarak 3 milyar dolara
ulaştı. Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 814 milyon dolar azalırken, tahvil
stoku ise 1,7 milyar dolar artışla 5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde, aralık sonu itibarıyla tahvil hariç toplam kredi borcunun
yüzde 89,1'ini oluşturan özel alacaklılara
olan borcun bir önceki yıl sonuna göre 3,4
milyar dolar arttığı; yüzde 10,9'unu oluşturan resmi alacaklılara olan borçların ise 515
milyon dolar azaldığı gözlendi. Finansal olmayan kuruluşların, 2014 yılı aralık sonu
Ö
değer zincirine katılımları ile gayrisafi milli hasılatın gelişmesi arasında bir paralellik
bulunduğunu anımsatan Kefeli, yatırım atmosferini güçlendirecek, altyapı ve KOBİ yatırımlarını teşvik edecek uygulamaların
önem kazandığını kaydetti. Avrupa Yatırım
Bankası'na, Akbank'ın programına gösterdikleri ilgi ve destek için teşekkür eden Kefeli, "İTMK alt yapısı ilk olarak 2007'de yapılmış ancak hayata geçirilememişti. Sermaye Piyasası Kurulu'nun attığı adımlar sayesinde ülkemizde dünya standartlarında bir
İTMK düzenleme altyapısı kuruldu. AYB'nin desteği ile de 8 yıldır beklenen ihraç
hayata geçirilmiş oldu. Piyasaların uygun olması halinde İTMK Programımız altında yeni bir piyasa ihracı da önümüzdeki dönemde planlarımız arasında" dedi.
Avrupa Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Pim van Ballekom ise değerlendirmesinde İTMK'nin yenilikçi bir seçenek
olarak yaygınlık kazanacağına inandığını belirterek, şunları kaydetti: "Avrupa Birliği'nin bankası olarak, AB üyesi olmayan ülkeler arasında en yüksek tutarda finansman
sağladığımız ülke olan Türkiye'ye güçlü
desteğimizi göstermeye hazırız. Bugün, çığır açıcı bir işleme, Türkiye'deki ilk İpotek
Teminatlı Menkul Kıymet ihracına yatırım
yapıyoruz. Bu işlemin AYB ve Akbank arasındaki örnek işbirliğinin göstergesi olmasından dolayı ayrıca mutluluk duyuyorum."
(Finans Servisi)
‘Türkiye eğlenceli bir
ülke olmaktan çıkıyor’
RUSYA’daki olası yüzde 25'lik
kaybı örtmenin mümkün olduğunu belirten TUROB Başkanı Timur Bayındır "İstanbul'a
gelen Rus turistlere, özel müze girişlerine indirim yapılabi Haberi 2’de
lir" dedi.
itibarıyla yabancı ticari bankalardan sağlamış oldukları kredi stoku 2013 yıl sonuna
göre 867 milyon dolar azalarak 33,5 milyar
dolara indi. Türkiye'de yerleşik bankaların
yurt dışı şube ve iştiraklerinden sağlamış oldukları krediler ise 316 milyon dolar artarak 20,7 milyar dolar seviyesine yükseldi.
Döviz kompozisyonuna bakıldığında,
özel sektörün yurt dışından sağladığı
167,52 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 60,9'u dolar,
yüzde 31,5'ini avro, yüzde 5,9'unu Türk Lirası ve yüzde 1,7'sini ise diğer döviz cinslerinden oluştu.
Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcunun,
aralık sonu itibarıyla sektör
dağılımı incelendiğinde, toplam
borcun yüzde
50,3'ünü oluşturan finansal olmayan
kuruluşların yurt dışından sağladığı 84,2
milyar dolar tutarındaki borcun, yüzde
57'si hizmetler sektörü, yüzde 42,5'i sınai
sektörleri ve yüzde 0,5'i de tarım sektörü tarafından kullanıldı.
Aralık sonu itibarıyla, özel sektörün
yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç), 2013 yıl sonuna
göre 3 milyar dolar artarak 44,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Borçluya göre dağılım incelendiğinde ise 2013 yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 854 milyon, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları ise 85
milyon dolar artış gösterdi. (İstanbul, aa)
sanayi ciro endeksi de 2014'te, bir
önceki yılın ortalamasına göre yüzde 12,8 arttı. 2014 yıllık ortalamasında, önceki yılın ortalamasına
göre madencilik ve taşocakçılığı
sektöründe yüzde 4,8, imalat sanayi sektöründe ise yüzde 13,1 artış
gözlendi.
Mevsim ve takvim etkisinden
arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi, geçen yılın aralık ayında, bir
önceki aya göre yüzde 2,7 arttı.
Söz konusu dönemde madencilik ve
taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde
3,9 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksinde yüzde 3 artış yaşandı. Takvim etkisinden arındırılmış
toplam sanayi ciro endeksi de aralıkta, 2013'ün aynı ayına göre yüzde 7,6 yükseldi. Aynı dönemde madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 4,6 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 8 artış
kaydetti. Ana sanayi grupları (MIGs)
sınıflamasına göre, 2014 yılı aralık
ayında, bir önceki aya göre en yüksek artış yüzde 7,1 ile sermaye malı imalatında gerçekleşti.
BANKACILIK SEKTÖRÜ
MEVDUATLARI ARTTI
sektöründeki toplam mevduat, 6
Bankacılık
Şubat ile biten haftada yüzde 1,59 artarak 1
trilyon 76 milyar 239 milyon 606 bin liraya yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
(TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri'ne
göre, bankacılık sektöründeki toplam mevduat
6 Şubat ile biten haftada yüzde 1,59 arttı. Söz konusu haftada 1 trilyon 76 milyar 239 milyon 606
bin liraya yükselen bankacılık sektörü toplam
mevduatlarında, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 12,84'lük artış kaydedildi.
Aynı dönemde, bankalardaki TL cinsi mevduat yüzde 0,93 artışla 652 milyar 613 milyon
464 bin liraya, yabancı para (YP) cinsinden mevduat da yüzde 2,28 artışla 372 milyar 132 milyon 377 bin liraya yükseldi. Yıllık bazda bakıldığında, 6 Şubat ile biten haftada bankalardaki TL cinsi mevduat yüzde 13,86 ve yabancı para mevduat da yüzde 8,83 arttı.
Bankalararası mevduat ise bir önceki haftaya oranla yüzde 5,32 artışla 51 milyar 493 milyon 765 bin lira oldu. Yurt içi yerleşiklerin
mevduat bankalarındaki toplam TL mevduatı 6
Şubat ile biten haftada yüzde 0,96 artarak 604
milyar 839 milyon 813 bin liraya yükseldi. Yurt
içi yerleşiklerin mevduat bankalarındaki toplam
YP mevduatı ise yüzde 2,53 artarak 317 milyar
326 milyon 230 bin lira oldu.
Bankalardaki TL mevduatının 613 milyar 433
milyon 315 bin lirası mevduat bankalarında, 39
milyar 180 milyon 149 bin lirası katılım bankalarında bulunuyor. YP mevduatın ise 346 milyar
317 milyon 877 bin lirası mevduat bankalarında, 25 milyar 814 milyon 500 bin lirası da katılım bankalarında tutuluyor. (İstanbul, aa)
1930’dan
‘Meksika’da
Türkiye için
fırsatlar çok’
Haberi 3’te
EGİAD Türkiye’de
bir ilki başlattı
Nostaljik tramvay 101 yaşında
Haberi 8’de
Haberi 5’te
Günümüze
AYLIK YAPI-TASARIM-KENT KÜLTÜRÜ DERGİSİ
Download

15 Subat.s1