Birleşik Haziran Hareketi, Bülten 3, 7 Şubat 2015
13 Şubat:
Bitmeyecek kavga!
1
3 Şubat Uyarı Boykotu
öncesindeki son kritik günlere
giriyoruz.
İki haftalık bir aradan sonra
okullar açılmış olacak ve yeniden
okullara döndüğümüz bir çalışma
başlayacak. Son dört gün...
Bu ‘son dört gün’den hemen
önce ise İstanbul’da büyük mitinge
katılacağız.
Kültür merkezlerinde, konser
salonlarında, çalışmaya destek
veren kafelerin, kültürevlerinin,
tiyatroların oda ve salonlarında
boykot günü alternatif eğitim
çalışmaları, gösteriler için
hazırlıklar hızlandı. Meclislerimiz
pek çok yerde bunları yapıyor.
Belirli merkezlerde eğitimi
fiilen durduracak şekilde liseler
örgütleniyor.
Hazirancı öğretmenlerin
sendikalarına yaptıkları baskılar
sonuç veriyor. Boykot, öğretmenler
cephesinde yararlanabileceğimiz
bir günlük iş bırakma şemsiyesine
de sahip artık.
İstanbul Kadıköy’de 8 Şubat
Pazar günü yapılacak miting
Valiliğe kabul ettirildi. ‘Belirlenmiş
miting alanı’ dayatmasından
vazgeçmek zorunda kaldılar.
Kitlesel bir katılımı sağlamak
açısından önemli bir engel daha
aşılmış oldu.
Artık 13 Şubat sonrasını da
düşünmeye başlayabiliriz. Uyarı
boykotunun başarı ölçütü ne
olacak? Bu soruya sağlıklı bir yanıt
vermek gerekir. Açıktır ki, başarı
ölçütü toptancı değerlendirmelerle
ortaya çıkmayacaktır.
Büyük kentlerde, Haziran
eylemlerinde de önemli bir güç
göstermiş olan semtlerde eğitimi
durma noktasına getirdiğimiz
yeterli sayıda örnek yaratmamız
bir ölçüt olacaktır.
Ülke geneline yayılan bir
uyanıklığı yaratmamız, eğitimde
dinselleştirme dayatmalarına karşı
yaygın bir tepkinin ortaya çıkması
bir ölçüt olacaktır. Bazı noktalarda
çok güçlü, bazı noktalarda ise bir
onur mücadelesinden ibaret de
olsa...
Çalışmanın geleceğe kalıcı
ilişkiler, büyümüş bir Haziran
hareketi ve yeni dostlar
kazandırması çok önemli bir ölçüt
olacaktır.
AKP, çocuklarımıza, onların
aklına, eğitime saldırmaya devam
edecek. Kesin olan bir şey var ki,
biz de direnmeye, izin vermemeye
devam edeceğiz.
13 Şubat Uyarı Boykotu bize
aynı zamanda yaz sonunda yeni
eğitim yılı başlarken harekete
geçireceğimiz bir kitlesel gücün
yeni unsurlarını kazandırmış
olacak.
Barikatı büyüteceğiz.
Bitmeyecek bir kavganın önemli
bir etabında tüm Hazirancılara
kolay gelsin.
AKP Türkiyesi: Yurt çapında OHAL
A
KP iktidarının halka yeni bir
saldırı olarak gündeme getirdiği
“iç güvenlik paketi” ile hukuksuzluk
olağanlaşacak ve ülke çapında
olağanüstü hal ilan edilecektir.
Polisi, vali ve kaymakam gibi
devlet görevlilerini olağanüstü
yetkilerle donatmak üzere
meclise getirilen tasarı, keyfi
gözaltılara, yargıyı devreden
çıkartan “güvenlik” uygulamalarına
yol verirken, gözaltı süresinin
uzatılması, gözaltına alınanların
avukat ve aileleri ile görüşmelerinin
sınırlandırılması gibi uygulamalarla
polis devletine mutlak geçişi
gündeme getirmektedir.
Valilere ve kaymakamlara
verilen yetkiler OHAL yetkileridir.
Bu paketin neden gündeme
getirildiğini iyi biliyoruz.
AKP ve Tayyip Erdoğan’ın
saltanat rejimi ömrünü
doldurmuştur. Bir gün daha ayakta
kalabilmek için yapmayacakları
şey yoktur.
Bu nedenle, Haziran eylemleri
sırasında diktatörün “Benim polisim
destan yazıyor” diyerek teşvik ettiği
polis terörü iyice dizginlerinden
boşaltılıyor.
Birleşik Haziran Hareketi
olarak, toplumsal muhalefetin tüm
unsurlarının, halk muhalefetinin
bütün kurum ve kuruluşlarının bu
gelişme karşısında harekete
işçiler değil MESS
diz çökecek!
2
Geçit vermeyeceğiz!
geçmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bunun için üzerimize düşeni
yapmaya, birlikte AKP’nin olağan
faşizminin karşısına dikilmeye hazırız.
9 Ocak’ta başlayan metal grevinin
Bakanlar Kurulu kararıyla ertelenmesi
işçilerin beklemediği bir şey değildi. Erteleme
kararı direnen işçileri bozguna uğratmadı.
Tersine. Kararın ardından patronlar işçileri
hemen çalıştırmaya başlayamayacaklarını
anladılar ve haftasonunu idari izinle idare
etmek zorunda kaldılar.
Pazartesi fabrikalara dönen işçilerse
direnişi orada sürdürdüler. “Grevi
yasaklayarak fabrika önlerinden fabrika içine
ve sokaklara taşıdınız” diyen işçiler AKP
binalarına yürüyüşler düzenlediler.
Turgut Özal’ı içinden çıkarmış, 12 Eylül
Tasarının Meclis genel kuruluna
ineceği gün halkımızın da tepkisini
göstereceği gün olmalıdır. Bunun
için harekete geçeceğiz, harekete
geçenlerle buluşacağız.
darbesinin temeli sayılan patron sendikası
MESS ilk defa üyesi olan patronların sendika
ile sözleşme yapabilmek için MESS’den
istifa etmesine tanık oldu.
Daha grev yasaklanmadan 6 fabrikada
patron MESS’den ayrılıp sözleşmeyi
imzalamıştı.
Grev yasaklama kararının ardından
işçilerle “daha uygun” koşullarda anlaşmak
isteyen patronlara örneğin DEMİSAŞ’ta
işçilerin verdiği yanıt kesindi: MESS’den ayrıl
öyle gel.
Haziran meclisleri grevci işçilerin yanında,
onların yolunda olmaya devam edecek.
Pek çok çevre ve
şahıs HAZİRAN’ın
seçimdeki tavrına
dair spekülasyon
yapıyor ama bir sorun
var: Birleşik Haziran
Hareketi henüz bir
seçim tavrı açıklamadı!
Bizim bir mücadele
takvimimiz ve
gündemimiz var.
13 Şubat Uyarı
Boykotu’nun
ardından, Yürütme
Kurulu Sekretaryası
tüm Türkiye’deki
meclislerimize tartışma
çerçevesi ve toplantı
yönetim ve karar
yöntemleri ile ilgili
bir metin ulaştırarak
tartışmaları başlatacak.
21-22 Şubat
haftasonunda
yoğunlaşacağını tahmin
ettiğimiz demokratik
tartışma toplantılarının
ardından Haziran
Türkiye Yürütme
Kurulu 28 Şubat -1
Mart haftasonunda
toplanarak tartışmaları
değerlendirecek.
Download

Bitmeyecek kavga! - Birleşik Haziran Hareketi