2014 DERSİM DÖNEMSEL YAZ PROJESİ VE BENİM İÇİN DERSİM
Merhabalar, adım Pınar Çilenger, Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği 4. sınıf
öğrencisiyim ve yaklaşık bir senedir de Toplum Gönüllüsüyüm. Dönemsel duyurusunu
gördüğümde beni en çok heyecanlandıran kesinlikle başvurmalıyım dediğim dönemseldi
Dersim dönemseli ama heyecanım kadar soru işaretlerim de oluşmuştu acaba Muğla’dan
Dersim’e kaç saatte nasıl gidebilirdim, o yola dayanabilir miydim gibi sorular.
Bir süre bu soruları düşündüm tabi bir de ailemin nasıl bir tepki vereceği kısmı vardı acaba
gitmem onlar için sorun olacak mıydı diye ama bu konuda korktuğum gibi olmadı durum,
benim düşüncemin aksine ailem oldukça olumlu yaklaşıp kararı bana bıraktı. Ben de bu
süreçte kafamdaki soru işaretlerini bir kenara bırakıp bu fırsat bir daha eline geçmez yap bir
çılgınlık dedim kendime ve başvurumu yaptım. Dersim’i anlatılan tarihsel hikâyelerden az
çok biliyordum ve o hikâyelerin yaşandığı yerleri bizzat giderek görme imkânımın olabilecek
olması heyecanıyla başvuru sonucumu beklemeye başladım.
Tam yok beni çağırmayacaklar galiba dediğim anda bir telefon ve seni Dersim’e davet
ediyoruz cümlesini duymak heyecanımı kat be kat arttırdı. Bir yandan gideceğim 25 saatlik
yolu diğer yandan da orada tanışacağım güzel insanları ve o kültürü orada tadacak olmayı
düşündüm. Neyse ki 16 Temmuz günü önce Muğla’dan İzmir’e geçtim ve oradan da diğer 3
gönüllüyle 22 saat yolculuğumuz başladı ve 22 saatin sonunda diğer gönüllülerle buluşarak
dönemsel sürecine başladık. Adım attığım ilk anda iyi ki gelmişim bu 25 saate değdi dedim.
Benim doğuya olan ilk yolculuğum ve ilk kamp deneyimimdi ve oldukça güzel hatta
muhteşem denilebilecek bir hafta geçirdim.
Dersim beklediğimden çok daha güzeldi, insanlarıyla doğasıyla adeta beni şaşırttı ve büyüledi
diyebilirim. Orada aldığımız ekoloji ve barış temalı eğitimler, Cem evinde dedelerle olan
sohbetimiz, yerel halkla olan 38 Dersim olayları, Alevilik, inanç ve ziyaret yerleri hakkındaki
sohbetlerimiz, kendi aramızda bu konularla ilgili görüşlerimizi paylaşmamız bana çok şey
kattı diyebilirim. Hiçbir zaman önyargılı olmamıştım ama özellikle Alevilik konusunda eksik
ve yanlış bildiğim çok şey olduğunu fark ettim ve bu eksikleri tamamlamak ve yanlış
bildiklerimi düzeltmek beni çok mutlu etti. Benim için yeni bir kültürü yerinde yaşayarak
halkıyla iç içe olarak öğrendim.
Bunlara ek olarak Munzur gözelerine, Ana Fatma’ya olan ziyaretlerimizde beni oldukça
etkiledi. Dersim’de geçirdiğim bu bir haftadan sonra burada yaşadıklarımı herkese anlatmayı,
insanları oraya gidip görmeleri için ikna etmeyi kendime bir görev olarak benimsedim,
insanlar oraya ve insanlarına olan önyargılarını yıkmalı ve benim de buna bir katkım olmalı
diye düşünüyorum ve bunun için elimden gelen her şeyi yapacağıma dair kendime söz
verdim.
Dersim benim için böyleydi ve benim için mükemmel bir başlangıçtı, kesinlikle bir kez daha
orayı görmem gerek diye düşünüyorum, orada tanıştığım insanlarla tekrar görüşeceğime ve
oradaki paylaşımlarımızın üstüne bir şeyler daha katmış olarak daha güzel sohbetler
edeceğimize inanıyorum. Bana bu güzel bir haftayı yaşama imkânını verdiği için öncelikle
Toplum Gönüllüleri Vakfı’na, Dersim TOG örgütlenmesine ve misafirperverlikleri için
Dersim halkına teşekkürlerimi iletiyorum.
Download

Yazının Tamamı için Tıklayınız.