Camii
ves Türbesi
Y. Mimar A. SAIM ÜLGEN
Ankaralını en büyük vc güzel bir Türk
jbidesidir. Tezkeret ül-Ebniyede yazılı oluşuna
nazaran M i m a r S i n a n'm eseridir. Türk
mimarisinin klâsik devri binalarından madullur. Istanbulda, Bursa, Edirne ve sair mühim
şehirlerde gördüklerimiz kadar nev'i şahsına
münhasır ve nefis âbidelerimizden sayılamaz.
Bu eserin Türk mimarî tarihi bakımından
yapılacak b i r tasnifte 1 inci sınıf binalar
arasında mevki ihraz edebilecek güzel taraf­
ları vardır. Fakat bunlar bir fevkalâdelik ifa­
de etmiyorlar. Hattâ binayı teferrüatile tav­
sif ettiğimiz zaman göreceğimiz veçhile bazı
zayıf noktalan da vardır. Bundan dolayı binanm bizzat Mimar Sinan tarafından yapıl­
madığı belki direktifi üzerine talebelerinden
biri tarafından inşa edildiği tahmin olunabi­
lir.
Halihazırda etrafını kuşatan ihata du­
varı bulunmayan Cenabı Ahmed Pa§a Camii,
yakın zamanda mahalle arasında açılmış bir
meydancığın ortasmdadır. Sol tarqfta türbesi
vardır. Evvelce dergâh iken bugün depo ola­
rak istimal edilen tekke binasının karakteris­
tik bir noktası olmadığı da; i l k nazarda belli
oluyor.
Cami dahiien 13 m. 90 santim dıl'ında
murabba plânlı, orta Iroy bir eserdir, ö n ü n d e
üç açıklıklı bir son cemaat mtıhall i vardır k i
üstü kubbelerle örtülmüştür. Camiin üstünde
büyük bir kubbe vardır. Sağ tarafında harice
doğpu çıkıntılı bir kaide üzerine minare otur­
tulmuştur. Camiin önündeki meydancıktan son
cemaat mahalline ve o cepheye bir göz atıl­
dığı anda insana çok munis b i r çehre ile gü­
lümseyen âbideye dikkatli bakarsak son ce­
maat meıhalli kubbesi ve büyük kubbe mih­
verleri birbirlerinin üstüne intibak ettiği hal­
de cümle kapısının bu hattın üzerinde bulun­
madığı; yani kapının biraz sağa doğru kaçık
inşa edildiği görülür. Mütenazır hissi veren
monümantal b i r yapıda bu aks kaçıklığı bir
maksada mebiıi yapılmış ise mazur görülebi­
l i r . Aksi takdirde înşaî bir kusur olacağı bedihidir. Bu fark yüzünden kapının i k i tarafın­
daki mesafeler müsavi olmadığı gibi son ce­
maat revakının bir kemeri pencere üstündeki
sağır kemer alınlığını katetmekte ve lak kapı­
nın taç kısmı çarpık ve kesik görünmektedir.
Bunlar ise güzellik bakımından birer hata­
d ı r ; fakat mimar tek minare inşasında zuhur
eden müvazenesizliği örtmek için i l k bakışta
ğörülemiyecek bu gibi kusurları nazarı itiba­
ra almamış olabilir. Diğer âbidelerinde hat­
tâ üçüncü sınıf basit çatılı binalarında da bu
gibi aksaklıkları bertaraf edecek çareleri bul­
muş olan Sinan'ın bu camiin inşasında Ankaraya gelmediği akla yakın görünüyor. Ce­
nabı Ahmed Paşa camiinin son cemaat mahal­
l i revak kemerleri de klâsik eb'addan ayrımışlardır. Nİsbeten zayıf bünyeli olan kemer çi­
zimleri ve eski sütun başlıkları da nazari öl­
çülere pek uygun görünmüyorlar. Bu başlık­
lar son yıllarda yapılan tamirde değiştiril­
miştir.
Cümle kapısını çerçeveleyen hendesî tez­
yinat tersim bakımından güzel ve hatasızdır.
Camiin dahilinden buraya ikişerden dört pen­
cere açılmıştır. Kapının i k i tarafında her yer­
de görülen normda i k i höcre vardır. Kapı
kemeri, kitabe, islalâktillerin eb'al, nisbet ve
çizilişleri de.normaldir. Revakm ortasındaki
kubbe diğer i k i cenahtakilere nazaran daha
yüksek ise de bu fark yalnız mainî bir kasnağa
oturtulmasından neş'et etmiştir. Bu kasnak,
murabba bir kaideden daireye geçmek husu­
sunda Türkler tarafından muvaffakiyetle lal*
bik edilen bir inşaat sistemidir^
Camiin diğer üç cephesine de dörder
pencere açılmıştır, B H peneerelerin aralıkları
her üç duvarda da b«fk« başkadır; fakat bu
fark ne hariçten ne de dahilden belli olmaz.
Çünkü binanın dahilî eb'adi fazla geniş ol-
222
A. ÖAIM
madığından her üç cepheyi kirden görebilmek
imkânı yoktur. Hariçten ise yine her üç cep­
henin ayni zamanda görülmesi mümkün olmadığma göre fazla tetkik ve mukayeseye vc
her jeyden evvel dikkate ihîiyaç gösteren İMI
hal pek rasyonel ve geniş bir görüşün ifade­
sidir. Şöyle k i : Kapıdan cami Jıarimiiıe giriJdiği zaman sağ taraftaki müezzin mahfili lam
rüyete mini olduğundan pencerelerin aralık­
ları yakınlaştınlroıştır. Bu ittirazMzlığa mi­
nare kaidesinin hariçte bir çıkıntı le^kil et­
mesi ve binaya muttasıl bulunduğu kısmın
sağır inşa edilmesi sebep olmuştur. Halbuki
mukabilindeki cephede minare çıkınlısına
muadil hiç bir fazlalık bulunmadığından ha­
riç ve dahilden mütenazır ve muntazam mesa­
felere taksim edilen pencereler arasında daha
geniz mesafeler zuhur ettiğinden ortaya bir
dolap ilâve edilmiş, bu taksimat mihrap du­
varı aks aralıklarına uydurulmuştur. Bu ca­
miin eb'adına nazaran duvarları fazla kalın
görülüyorsa da kubbeyi tutan trompların vr
kemerlerin hizasında bu kalınlık azaltılmış­
tır. Büyük kubbenin istinat etliği ka.xnak. dört
kemer köşe boşluklarını örten dilimli tromp­
lara ve bunların arMuni» zuhur eden .«ekiz
adet U l î alikaya oturmaktadır. Kubbe kasııağmda 16 pencere vardır. Kubbenin canibi il'
melerine mukabil ufak dayama kemerleri in­
şa edilmiştir.
ULOtn
Minare merdiveninin kapısı (lalıile. mü­
ezzin mahfili altındaki maksureye anılmışı,,•_
.Müezzin mahfilinde, minarcninkine nmliasıl
diğer bir merdivenle çıkılır.
Minare nazik ve mcvzumlnr. Şerefeni,,
alt kısmı istalâklilsizdir. Gerek kaidede. ji«Tek
gövdede mulür vc Icxyinal yoksa <la küiNÜ j-,.
zerinde hir kitabe takf^imalı yapılmışiır.
Cami dahilinde mevcut mcnlıer. milual)
ve müezzin mahfili mermerden işlenmiş •;ii>;el
mimarî parçalardandır.
Cami harimindeki te/.yinal reslorasyoı,
esnasında yapılmıştır, fakat fa/.lu nıübaiûğahdır.
Gerek cami. gerek lürlıe, ke.<n)c Ankar.ı
taşından çok dikkatli bir işçilikle inşa edil­
mişlerdir.
Conabt Ahıneıl
1*»K» t t t r b c H l . - Sekiz
olarak
doğrudan doğruya duvarlar üstüne b i n d i r i l ­
miş olup tamamen sağırdır. Bundan dolayı
türlıe dahilinde duvarlardan kubl>eyc peçilir
keıı hafif meyilli alikacıklar vücude pel mis
lir. TürİKî külle itibarile fazla a l ı m l ı değilse
se nishetleri yerindedir, mihrab duvarı sağır
olmak üzere fi cepheye pencere ve birine de
kapı açılmış olan duvarların yukarı kısımla­
rında kemerli tepe |>encereleri v a r d ı r .
dıiriı bir binadır. Kul»l>c kasnaksız
t?
I
o
r
o
o
'5)
•
3
I
-a
o
I
I
I
3 — C e n a b ı A h m e t P a j a c a m i i n i n cepheden
(Vakıflar
U. M.
gorünütU
Fotoğraf Arjivi. Foto
İhsan
GüvVer
4 — C*<Mbi A h m t t P a n c ş m i i n i n arkadan
attrünikıU
(Vakıflar U. M. Fototrai AcfivL Poto İbaan Ottrktm)
İt
İv .
âl
il
m
5 — C*n«bi A h m « t P « t a eamii
madhali
(VakifUr U. M. Fotofraf Arjivi. Foto thsan Gürken»)
6
— Conabi
Ahm«t
Paşa
camii
kapın
üz«rind«ki
kitaba
(Valuflar U. M. Fotoğraf
Arfivi: Foto ths»n
Gürkem)
7 — C e n r b i A h m e t P » | a c a m i i , M i h r a p va Minberin g » r ü n U | U
( V a k ı f l a r U . M . F o t o ğ r a f A r ş i v i : Foto !. G ü r k e m )
8 — Ccnabi Ahmet P a u ı camii m i i t u i n m a h f e l i n i n
goriiniifu
(VakıHar U. M . Fotoiraf
A r ş i v i : F o t o ». G ü r k e m »
9 — Canabî
avluda
Ahmat
bulunan
Pata
TUrbasi
barakalar
edilmadan
10 — C a n a b i
Ahmrt Paıa
(Cami
i l a tüıht
kaldırılmadan
camii revak
va
aratmdaki
tUrba
tamir
önca).
kubbelerinin
ve t a m i r d e n
k a l d ı r t ı l m ı ş olan barakalardan b i r i n i n minareden
lonra
gSrUnütU
avludan
Download

Camii ves Türbesi