148
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
ORTA ASYA ÜLKELERİNDE DIŞ BORÇLARIN NİTELİĞİ
Yusuf Bayraktutan*
Yüksel Bayraktar**
Giriş
1980’lerden itibaren, merkezi planlamadan piyasa ekonomisine yönelen ve
yaygın olarak “geçiş ekonomisi” biçiminde anılan ülkeler birçok makroekonomik
sorunlarla karşılaşmışlardır. Bunlar içinde, özellikle vergileme, harcama ve borçlanma
konularının yer aldığı kamu maliyesi çok önemlidir. Çünkü devlet, piyasa ekonomisinin
oluşturulması sırasında aktif görevler üstlenmektedir. Ekonomik ve mali yapıdaki
dönüşümler kaynak yetersizliği ve piyasa ekonomisi kültürünün olmaması, devleti çok
önemli hale getirmektedir. Bu ekonomilerde görülen enflasyon, bütçe açıkları, işsizlik,
yetersiz büyüme ve yolsuzluk sorunlarının çözümü, özellikle kamu maliyesinin disiplin
altına alınmasından geçmektedir.
Gelişmekte olan ülkeler ile geçiş ekonomilerinde piyasa ekonomisine geçiş
sürecinde hukuki-kurumsal düzenlemelerin yapılması çok kolay olmamıştır. Nitekim
örnekler incelendiğinde, bu süreçte makroekonomik istikrarsızlıkların ve özellikle
borçlanma sorunlarının ortaya çıktığı görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, 1980’li
yıllarda serbest piyasa ekonomisinin oluşturulma çabaları yanında, dışa açılma
politikalarının uygulanması, bu ülkelerde uzun yıllara yayılan önemli ekonomik ve
sosyal krizler oluşmasına neden olmuştur.
Devletin piyasa ekonomisinin oluşturulmasında aktif olarak görev alma
zorunluluğu, kamu mali yapısının da önemle incelenmesini gerektirmektedir. Zira
enflasyon ve bütçe açıkları, piyasa ekonomisinin oluşturulması ve dışa açılma
politikalarına eşlik etmiştir. Serbestleşme politikalarının uygulamaya başlandığı 1980'li
yıllarda birçok gelişmekte olan ülkede yüksek dış borç seviyelerine ulaşılmıştır. Bu
ülkelerdeki ekonomik istikrarsızlık ve mali disiplinsizlik, serbestleştirme politikalarının
etkileri ile daha derinleşmiştir. Farklı ekonomik, sosyal ve siyasi yapılarına rağmen bu
ülkelerin ortak paydası, yüksek oranlı enflasyon baskısı, istikrarsızlık, yüksek
borçluluk, yetersiz gelirin yol açtığı kamu mali krizleri ve Uluslararası Para Fonu
(IMF) ile yapılan istikrar programı düzenlemeleridir. Geçiş ekonomilerinde, durum
biraz daha farklıdır.
Geçiş ekonomileri geniş anlamda eski sosyalist planlı ekonomilerin piyasa
mekanizmasına geçişlerini ifade etmektedir. 1990’lı yıllar eski Sovyetler Birliği
ülkeleri ile Doğu Bloku ülkelerinin piyasa ekonomisini tesis etme çabaları ile geçmiştir.
Uygulama sonuçlarına bakıldığında, Orta Asya ülkelerinin diğerlerine göre piyasa
ekonomisine geçiş koşullarında daha fazla zorlandıkları gözlenmektedir. Bu çalışmada,
dış borçlanma kavramı ve teorik çerçevesi ana hatlarıyla ortaya konduktan sonra, Orta
Asya ülkelerinde, dış borçlanma ihtiyacının zaman içindeki seyri, dış borçların nicelik
ve niteliği (kaynakları, vade yapısı, vb) değerlendirilecektir.
*
Doç. Dr., Kocaeli Üniversitesi, İktisat Bölümü, Türkiye
Arş. Gör., Kocaeli Üniversitesi, İktisat Bölümü
**
149
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
1. Dış Borç Kavramı
Borçlanma kavramı temelde iç borçlanma ve dış borçlanma şeklinde tasnif
edilmektedir. İç borçlanma temelde yurt içi piyasada yer alan gerçek kişilerden, mali
kuruluşlardan, ticari bankalardan ve merkez bankasından yapılan borçlanmaya dayanır.
Dış borçlanma ise, yurt dışı piyasada özel veya uluslararası mali kuruluşlardan, yabancı
ülkelerden veya IMF, Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası vb. kuruluşlardan
alınan borçları içermektedir. İç borçlanma, yurtiçi kaynaklardan sağlandığı için milli
gelirde miktar yönünden bir değişiklik meydana gelmez. Bununla birlikte, iç borçlanma
aracılığıyla atıl fonların üretime dahil edilmesi, bayındırlık ve alt yapı yatırımları gibi
uzun dönemde ülkenin üretim gücü üzerinde pozitif etki meydana getirebilecek alanlara
kanalize edilmesi durumunda iktisadi kalkınma ve büyüme üzerinde pozitif bir etkiye
neden olur.
Dış borçlanma, bir ülkenin belli bir süre sonunda, anapara ve faiziyle birlikte
geri ödemek kaydıyla, dış kaynaklardan elde edilen dış borçlar değişik şekillerde tasnif
edilebilir. Dış borçlar vade yapılarına göre, kısa, orta ve uzun vadeli olarak;
borçlularına göre, “kamu kesimi-özel kesim borçları”; alacaklıklılarına göre, “çok
taraflı – iki taraflı”; koşullarına göre, “resmi (dış yardım niteliğinde) – ticari (piyasa
koşullarına göre) krediler; kullanım biçimlerine göre, “bağlı-serbest krediler” ve
“program-proje kredileri” gibi tasniflere ve bunların alt sınıflandırmalarına gitmek
mümkündür. Bu sınıflandırmalardan görüldüğü üzere herhangi bir ülkenin temin
edeceği dış borçlar, hem miktar, hem de taşıdığı özellikler açısından iç ve dış ekonomik
ve politik faktörden etkilenmektedir.212
Dış borçlanma ise, askeri, iktisadi ve siyasi amaçlara bağlı olarak
alınabilmektedir. Dış borçların alınması esnasında yurt içi piyasada yaşanan döviz girişi
nedeniyle bir ekonomik canlanmaya yol açmakla birlikte; borçların geri ödenmesi
esnasında ekonomik değişkenler üzerinde olumsuz bir etkiye neden olabilmektedir.
Diğer bir ifadeyle, dış borç alınması durumunda kısa dönemde iktisadi değişkenler
üzerinde olumlu bir etki; uzun dönemde ise, olumsuz bir etki meydana gelebilmektedir.
Kuşkusuz, dış borçlanma sonucunda elde edilen kaynakların hangi alanlara aktarıldığı
burada belirleyicidir.
2. Dış Borçlanmanın Yaygınlaşması, Nedenleri ve Sonuçları
Gelişmekte olan ülkeler için dış borçlanma yoluna gidilmesi, dış borç
kullanımının arttığı dönemde ülke içinde artan kaynak girişine paralel olarak bir
rahatlama yaşanmasına rağmen net dış borç ödeme dönemlerinde alınan borçlar faiziyle
geri ödendiği için milli gelirde azalma meydana gelmektedir.213 Bu açıdan uluslararası
mali piyasaların en önemli sorunlarından biri, uluslararası borçlanmadır. Dış borçların
sürekli olarak artan bir şekilde birikmesi ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınması
önünde bir engel teşkil etmesi konuyla ilgili olarak ortaya çıkan endişelerin artmasına
neden olmuştur.214
Uluslararası özel sermaye piyasalarından gelişmekte olan ülkelere doğru
gerçekleşen fon akımları, 1973-1981 yılları arasında hızlanmıştır. 157 gelişmekte olan
212
Hüseyin Avni EGELİ, “Türkiye’nin Dış Borç Yapısının Analizi (1980-1990)”, Ankara Üniversitesi Siyasal
Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt: 47, Sayı: 3, Yıl: 1992, s. 124.
213
Levent Gökdemir ve Suzan Ergün, “Dış Borçlanmanın Ekonomik Büyümeye Etkisi: Borç Eşikleri ve Optimum
Borçlanma”, Finans-Politik & Ekonomik Yorumlar, Sayı: 488, Kasım 2004, s. 74.
214
John Kaminarides and Edwards Nissan “Uluslararası Borçlanmanın Küçük Ülkelerin Ekonomik Kalkınması
Üzerindeki Etkileri” (Çev. Haluk Egeli), Maliye Yazıları, Sayı: 45, Ekim-Aralık 1994, ss. 65-66.
150
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
ülkenin ticari banka kaynaklarından sağladığı net kaynak 1972 yılında 4,8 milyar
doların üzerindeyken, ticari bankalar tarafından sağlanan kaynaklar artış göstermiş ve
1981’de 29 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır. Bu borçlanma (ya da borçlandırma)
dalgasının başlangıç tarihi genellikle 1973-1974 yılları arasında yaşanan birinci petrol
şoku olarak kabul edilmektedir. Etkisini kaybetmesi ise, ikinci petrol şokunun uyardığı
1979-1982 dünya bunalımı ve 1982 borç krizi ile ilişkilendirilmiştir.215 Özellikle
1980’li yılların başlarında uluslararası borç krizlerinin çıkmasıyla birlikte dış borç
sorununa artan ilgi, farklı gruplardaki ülkelerin borç yükünü azaltmaya yönelik Brady
Planı, Baker Planı gibi çabalara girmelerine neden olmuştur.216 Bu planlar çerçevesinde
Dünya Bankası’nca borçların geri satın alınması (buy – back), borçların ayni olarak
ödenmesi, borç – doğa değişimi (debt – nature swap) borç – özsermaye değişimi gibi
borçların yeniden yapılandırılmasına yönelik yöntemlere başvurulmuştur. Bu
yöntemler, borçlu ülkelerin borç yüklerinin ağırlığına, ödeme güçlerine ve tercihlerine
bağlı olarak geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Bazı ülkeler bu yöntemlerden yalnızca
birine, bazı ülkeler ise, birden fazla borçlanma tekniğine başvurmuştur.
Borç azaltma tekniklerinin yaygınlaşmasına paralel olarak, azaltılan borçların
toplamında hızlı bir artış görülmüştür.217 Bu yöntemler, çok borçlu ülkelere borçlarını
bir iskonto üzerinden geri almalarını veya tahvil borçlarını tahvil ve hatta mal gibi diğer
varlıklara dönüştürme imkanı verdi.218 1981-1982 yılları arasında borçlarını ertelemek
zorunda kalan ülkelerin sayısı, geçmiş 25 yılda borçlarını ertelemek zorunda kalan
ülkelerin sayısına eşitti. 1981’de 11 ülke, 1982’de 12 ülke alacaklı ülkeler veya özel
bankalarla anlaşma yoluna gitti. 1981’de 2,4 milyar dolar borç ertelenirken, ertelen
borç miktarı 1982 ve 1983’de 30 ülkenin 100 milyar dolarlık borcu ertelendi. 1984’de
ise, 20 ülke için 110 milyar dolarlık borç ertelemesi gerçekleştirildi.219 Bu gelişmelere
özellikle 1990’lardaki finansal krizlerinde eklenmesiyle birlikte ciddi borç sorunu ile
karşı karşıya olan ülkelerin borçlarını etkin ve adil bir biçimde yeniden yapılandırmak
için uluslararası bir mekanizmaya ihtiyaç olduğu açık bir biçimde ortaya çıkmıştır.
Diğer bir ifadeyle, gelişmekte olan ülkelerin dış borçlarının düzenli bir şekilde yeniden
yapılandırılmasına yönelik ortaya çıkan tartışmalar, gelişmekte olan ülkeler açısından
hayati öneme sahip olan uluslararası finansal mimari temelinde ileri sürülmüştür.220
Gelişmekte olan ülkelerin bu denli büyük kurtarma operasyonları gerektiren borç
krizleriyle karşı karşıya kalması, dış borç olgusuna yönelik ilginin artmasına neden
olmuştur.
Dış borçlanmanın nedenlerinin anlaşılması önemlidir. Klasikler, borçlanmanın
nedeni olarak savaş ve olağanüstü bayındırlık harcamalarını göstermiştir. Modern
maliye anlayışı, dış borçlanma nedeni olarak ekonomik unsurlara ağırlık verir. Bu
bağlamda temel dış borçlanma nedenlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Ödemeler
dengesi açığı, tasarruf açığı, milli geliri arttırmak, fiyat istikrarını devam ettirmek, gelir
dağılımını yeniden düzenlemek, dengeli bölgesel gelişmeyi sağlamak221, borç geri
215
Günar Evcimen, “1970’lerin Borçla Büyüme Stratejisi : Borç Devresi Hipotezi ve 1970’li Yılların Borç Birikim
Kalıpları”, Journal of Economics and Administrative Studies, Volume: 4, Number: 2, Summer 1990, p. 261.
216
Mark J. Ellyne, and Hans Flinc, “Dış Borç Ölçümünde Sorunlar” (Çev. Engin Öner), Atatürk Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Sayı: 1-2, 1992, s. 135.
217
Suat Oktar, “Azgelişmiş Ülkelerin Dış Borç Tekniklerinin Azaltılmasında Yeni Bir Teknik: Borç-Özsermaye
Değişimi”, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Sayı: 1, Yıl: 29, Ocak 1992, s. 49.
218
Suat Oktar, “Borç-Özsermaye Değişiminin Etkisi”, İktisat ve Maliye Dergisi, Sayı: 12, Aralık 1989, s. 477.
219
Okan H. Aktan, “Gelişmekte Olan Ülkelerde Dış Borç Bunalımı ve Türkiye”, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 3, Sayı 1-2, 1985, s. 45.
220
Nilgün Erdem, “Dış Borç Çıkmazı: Dış Borç Sorunu Çözülür mü?”, İktisat İşletme ve Finans, Yıl: 19, Eylül
2004, ss. 26-27.
221
Tülay Evgin, “Dış Borçlarımız”, Hazine Dergisi, Sayı: 4, Ekim 1996, s. 71.
151
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
ödemeleri, savunma giderlerinin finansmanı, büyük yatırım ve reformların finanse
edilmesi, kaynak dağılımında etkinlik sağlanması, savaş, doğal afet olağanüstü
durumların finanse edilmesi, konjonktürel gelişmelerden (petrol krizi gibi) ortaya çıkan
dengesizlikler.
Belirtilen nedenler arasında en fazla öne çıkan, ödemeler dengesi
problemleridir. Ödemeler dengesinde sorunlar yaşayan ülkeler, milli gelir seviyesini
azaltma, ithalatı kısıtlama, devalüasyon ve finansman politikası gibi bir takım önlemler
alırlar. Ancak gelişmekte olan ülkelerde, zaten düşük milli gelir düzeyini daha aşağıya
çekmek oldukça zordur. Yine, gelişmekte olan ülkelerde üretim için gerekli olana ara
malları yoğun biçimde ithalat edildiği için ithalatı azaltmaya yönelik önlemler, ülkenin
üretim düzeyinin azalmasına yol açabilmektedir. Devalüasyon uygulamasının,
gelişmekte olan ülkelerce yoğun biçimde başvurulmasına rağmen, etkin olduğunu ifade
etmek oldukça güçtür. Benzer olarak finansman politikası ise, ülkenin rezervleri ile
ilgilidir. Eğer ülkenin altın rezervleri yeterli düzeyde değilse ya da atıl tutuluyorsa,
ödemeler dengesi problemini ortadan kaldırmak için etkin bir yöntem olmayacaktır. Bu
durumda, gelişmekte olan ülkeler için dış borçlanma özellikle ödemeler dengesi
problemlerini gidermekte kullanılan önemli bir finansman aracı olmaktadır.222
Gelişmekte olan ülkelerde dış borçlanma ve dış borç yönetiminin en önemli sorunu,
ödemeler dengesinin cari işlemler açısından sürdürülebilir bir büyüklükten çıkmasıdır.
Bu bakış açısı, dar olarak nitelendirilse de, sorunun ödemeler dengesinden
kaynaklandığı ve döviz sorunu olduğunun altını özenle çizmektedir.223 Zira, büyük mali
açıkların, ciddi oranlara varan dış borçla kapatıldığı bugün bilinen bir gerçektir.224
Dış borçlanma ile ilgili olarak üzerinde durulması gereken bir diğer konu,
borçların geri ödenebilmesi (solvency) ve kredibilite sorunudur. Dış borçların geri
ödenebilme kabiliyeti, faiz dışı cari işlemler dengesi, reel faiz oranları, GSMH’nın
büyüme hızı ve dış borcun başlangıçtaki düzeyi gibi etmenler tarafından
belirlenmektedir. Geri ödeme yeteneğinde daha önemli görülen kredibilite ise, makro
iktisadi politikalar bağlamında ülkenin etkinliğine bağlı olarak değişmektedir. Doğal
olarak, bir ülkenin ekonomik göstergeleri olumlu ve ekonomi yönetimi uluslararası
alanda güven veriyor ise, kredibilitesi yüksek olacaktır. Ayrıca kredibilite üzerinde,
ülkeye borç veren kurum, banka ve ülkeler tarafından yapılan değerlendirmeler ve
ülkenin borçları geri ödeme isteğinin sürekliliği de önemli bir faktördür.225
Kredibilitenin dış finansman maliyetinden, yerel politikadan ve ekonomik yapılardan
etkilendiğini işaret eden çalışmalar da mevcuttur.226 İlerleyen kısımda ele alınacak dış
borç rasyoları da kredibilite değerlendirilmesinde dikkate alınmaktadır.
Dış borçlanmanın kuşkusuz, ekonomi üzerinde bazı etkileri söz konusu
olacaktır. Dış borçlanmanın, reel ekonomi, kamu ekonomisi ve ödemeler dengesi
üzerinde bazı etkilerinin ya da ekonomik, mali, sosyal ve siyasi etkilerinin olması
beklenir. Bu etkileri şu şekilde açıklamak mümkündür.
Gelişmekte olan ülkeler, dış borçlanmaya, milli gelirin arttırılması ve kalkınmanın
sürdürülmesi gibi amaçlarla başvurmak suretiyle reel ekonomiyi etkilemeye
222
Engin Öner, “Türkiye’nin 1981-1990 Dönemindeki İç ve Dış Borç Durumu”, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Sayı: 1-2, 1992, ss. 146-147.
223
Gazi Erçel, “Türkiye’nin Dış Borç Birikiminin Kaynakları”, Maliye Yazıları, Sayı: 36, Temmuz-Eylül 1992, s.
7.
224
Mansur Küçük, “Dış Borç Ödeme Güçlüklerinin Kaynakları”, Hazine ve Dış Ticaret Dergisi, Sayı: 5, 1990/1, s.
56.
225
Erçel, a.g.m., s. 14.
226
Ömer Veysel Çalışkan, “Dış Borçlanma Kapasitesi Yaklaşımları ve Türkiye’de Dış Borçlanmanın Sınırı”,
Ekonomik Yaklaşım, Cilt: 12, Sayı: 40, Yıl: 2001, s. 77.
152
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
çalışmaktadır. Bu durumun temel nedeni, ülkedeki tasarruf düzeyinin hızlı kalkınma
için gerekli olan yatırım düzeyinin altında oluşmasıdır. Dış borçlanmanın reel ekonomi
üzerindeki etkisi, dış borç yoluyla sağlanan kaynakların nasıl kullanıldığına bağlı
olarak fiyatlar üzerinde de kendini göstermektedir. Dış borç yoluyla sağlanan fonlar,
doğrudan doğruya mal ve hizmet ithali için kullanılırsa, kısa vadede üretim artışına
benzer bir artış meydana getirerek, yurtiçindeki toplam arzın artması ile
sonuçlanacaktır. Ancak, dış borçların geri ödenmesi ile, büyümeye aktarılacak fonlarda
bir azalma meydana gelecektir. Diğer taraftan, dış borç yoluyla sağlanan kaynakların
doğrudan doğruya yurt içi mal ve hizmetlerin tüketimi yoluyla piyasalara aktarılması
durumunda, fiyatlar genel düzeyinde artış meydana gelecektir. 227
Yine dış borçlar başlangıçta bir ülkede belli zamanlarda kullanılacak kaynak
miktarında artış meydana getirecekken, anapara ve faiz ödemelerinin gerçekleştirme
aşamasında ihracatın arttırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk ise, ihracat
üzerinde aşırı bir isteklilik ve rekabet gücünün eşit olmamasından dolayı
olumsuzluklara yol açabilir.228 Zira, dış borçların geri ödenmesi aşamasında, ülke
ekonomisinden yurtdışına kaynak transferi söz konusu olmaktadır. Yurt dışına yapılan
kaynak transferi hem para arzını, hem de yurt içi tasarruf düzeyini azaltmaktadır.
Yurtiçi tasarruf düzeyinde meydana gelen azalma ise, sermaye arzının azalmasına
neden olmakta ve kalkınmanın finansmanı olanaklarında azalmasına yol açmaktadır.
Şayet, dış borçlanma yoluyla temin edilen kaynakların kullanıldığı alanlardan elde
edilen getiriler, anapara ve faiz geri ödemelerini karşılayamazsa, net kaynak
transferinde dönüşmektedir.229
Kamu kesimi açıklarının dış borçlanma ile finanse edilmesi durumunda ise, hem
kamu ekonomisi, hem de bütün ekonomi üzerinde bazı etkiler meydana gelecektir.
Kamu kesimi üzerindeki etkiler, yapılacak harcamanın türüne göre, kısa ve uzun
vadede değişik biçimde ortaya çıkmaktadır. Dış borçlanma yoluyla sağlanan fonların,
cari harcamaların finansmanında kullanılması durumunda kısa dönemde enflasyonist
bir etki meydana gelirken; yatırım harcamalarına yönlendirilmesi durumunda ise,
yatırımların niteliği önem kazanmaktadır. Diğer taraftan dış borçlanma yoluyla
sağlanan fonlarla gerçekleştirilen yatırımın üretime yönelik olması durumunda, uzun
dönemde milli gelir üzerinde pozitif bir etki meydana getirirken; alt yapı yatırımlarına
kanalize edilmesi durumunda kısa vadeli olarak istihdamı arttırıcı etkilerin ortaya
çıkması beklenir.
Dış borçlanma yoluyla sağlanan kaynakların ödemeler dengesi üzerinde de
etkisi söz konusudur. Cari işlemler dengesi ve dış borç stokunda ortaya çıkan artma ve
azalma arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Daha açık bir ifadeyle, dış borç
stokunda meydana gelen yıllık artışlar, cari işlemler dengesinde karşılığını açık olarak
bulmaktadır. Yani, cari işlemler dengesindeki açığın finanse edilmesi için uluslararası
rezervlerin değişmediği varsayımı altında, dış borç sokunun artması gerekmektedir. Dış
borç stokunda meydana gelen artışlar ise, ödemeler dengesinin kısa ve uzun vadeli
sermaye hareketleri kısmında etkiye neden olmaktadır.230
227
M. Coşkun Cangöz, “Dış Borçların Makroekonomik Dengelerle Etkileşimi”, Hazine Dergisi, Sayı: 4, Ekim
1996, ss. 1-4.
228
Tülay Evgin, “Dış Borçlanma ve Dış Borçlarımızda Yapılan Düzenlemeler”, Ekonomik Yaklaşım, Cilt: 7, Kış
1996, s. 19
229
Hilmi Ünsal, “Kamu Finansman Aracı Olarak Dış Borçlanma ve 1994 Sonrası Türkiye Uygulaması”, İktisat
İşletme ve Finans, Yıl: 19, Haziran 2004, s. 96
230
Cangöz, a.g.m., ss. 4-9.
153
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Dış borçlanmanın mali etkileri, kamu mali kesimi üzerinde ortaya çıkmaktadır.
Gelişmekte olan ülkelerin en temel problemlerinden birisi kalkınmanın finansmanı için
gerekli olan iç kaynak yetersizliği olduğu için borçların alınış aşamasından artan
finansal imkanlarla kamu yatırımları ve ilave diğer ödemeler gerçekleştirilmektedir.
Bununla birlikte dış borç faiz ödemelerinin gün geçtikçe artması, bütçe üzerindeki faiz
baskını arttırmakta ve bütçe politikalarının hedefinden sapmasına neden olmaktadır.231
Diğer bir ifadeyle, bütçe açıklarını kapatmak için borçlanma yolunu tercih eden bir
devlet, çıkardığı tahvillerin faizlerini yükseltmek zorundadır. Faiz oranlarının yükselme
eğilimine girmesi, faiz ödemelerinin bütçe harcamaları içindeki payının yükselmesine
neden olmakta ve bu durum ise, bütçe açıklarını arttıran bir sebep olmaktadır. Yine,
faiz oranlarında meydana gelen artış, yatırım ve tüketim harcamalarını olumsuz
etkilemektedir.232 Uluslar arası mali piyasalarda faizler genel seviyesinde meydana
gelen dalgalanmalar, gelişmekte olan ülkelerin borç yükünü arttırmakta ve ekonomik
istikrar ve uyum programı uygulamalarını olumsuz etkilemektedir. 233 Mosley
tarafından yapılan bir çalışmada, 83 gelişmekte olan ülkenin büyümesi ile dış borçları
arasında olumsuz, 37 ülke için ise, olumlu bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Bu
tespitten hareketle, yoksul ülkelerin gelirlerinin çok daha üzerinde dış borç aldıkları ve
bundan dolayı da çok düzeyde tasarruf yaptıkları sonucuna ulaşmışlardır.234 Dolayısıyla
gelişmekte olan ülkeler dış borç bulma açısından yeterince alternatife sahip olmadıkları
için birçok kez piyasada mevcut olan kredilerle yetinilmekte ve kredinin faiz riskini
belirme imkanı söz konusu olmamaktadır. Bu nedenle dalgalanmaların mali riskini
yönetmek, son derece önemlidir.235 Borç yönetiminin önemine dikkat etmek açısından
bazı yazarlar, borç yönetiminin bir bilim olmanın ötesinde bir sanat olduğunu ileri
sürmüşlerdir. Henry C. Murphy, borç yönetiminin bir sanat olduğunu ileri sürmekte ve
bazı ilkeleri sıralamaktadır. Buna göre, devlet borçları ekonomiye en az zarar, en
yüksek fayda sağlayacak şekilde yönetilmeli; borç yönetimi, borç tahvillerini ellerinde
bulunduran kişi ve kurumların ihtiyaçlarına uygun olmalı ve borçlanma en düşük
maliyetle gerçekleştirilmelidir.236
Dış borçlanmanın siyasi etkileri, alacaklı ülkelerin vermiş oldukları borçlar
karşılığında, borçlu ülkelerin kendi istedikleri politikaların uygulanmasını ve devam
ettirilmesine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle dünyanın siyasi olarak
kutuplaştığı ve bloklara ayrılmanın yoğun olduğu dönemlerde, gelişmiş ülkeler
gelişmekte olan ülkeleri kendi taraflarına çekmek amacıyla gelişmekte olan ülkelere
uygun koşullarda finansman olanakları sağlamışlardır.
Dış borçlanmanın sosyal etkileri ise, borçların alınış aşamasında, anapara ve faiz
ödemelerinin yapıldığı aşamada sosyal refah ve gelir dağılımında ortaya çıkan etkileri
olarak kendini gösterir. Dış borçlanma yoluyla temin edilen kaynakların verimli yatırım
alanlarına aktarılması durumunda meydana getirilen ilave katma değerler, üretimin ve
istihdamın arttırılmasına yol açmak suretiyle kişi başına milli gelirde artışa yol açar.
Dolayısıyla sosyal refah üzerinde olumlu bir etki meydana getirir. Özellikle kalkınma
için dış borçlanma yoluyla sağlanan kaynaklar uzun vadeli ve düşük faizli program ve
proje kredilerinden oluşursa, ülke ekonomisi açısından pozitif etkiler meydana
231
Ünsal, a.g.m., s. 96.
Evgin, “Dış Borçlanma ve Dış Borçlarımızda Yapılan Düzenlemeler”, s. 22.
233
Eşref Ayaş, “Modern Dış Borç Yönetimi Nedir?”, Hazine ve Dış Ticaret Dergisi, Sayı: 1, Yıl: 1993, s. 9.
234
Mehmet Kara, “Türkiye’nin Ekonomik Büyüme Sürecinde Dış Borç Çıkmazı”, Erciyes Üniversitesi İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Sayı: 18, Yıl: 2002, s. 49.
235
Eşref Ayaş, a.g.m, s. 10.
236
Aktaran, İlhami Söyler, “Türkiye’nin Dış Borçlarının Ekonomik Açıdan Değerlendirilmesi (Rasyo Analizleri)”,
Maliye Dergisi, Sayı: 137, Mayıs-Ağustos 2001, s. 18.
232
154
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
gelecekken, dış borç anapara ve faizlerinin geri ödenmesi aşamasında ise, yurt dışına
kaynak transferi dolayısıyla olumsuz bir etki meydana gelebilir.237
3. Borçluluk Kriterleri
Ülkelerin borçluluk düzeyleri ile ilgili olarak analiz yapabilmek için özel bazı
finansal kriterlere bakılması gerekmektedir. Dünya Bankası ve IMF tarafından borçlu
ülke, dört borç göstergesinden üçünün belirli bir seviyeyi aşması durumunda çok borçlu
ülke olarak kabul edilmektedir. 238 Dış borçlanmanın miktar ve koşullarındaki
gelişmeleri ifade eden dış borç göstergeleri ile açıklanan rasyo analizleri, borç veren
kreditör ülke veya özel finans kuruluşları açısından borç verilecek ülkenin
güvenilirliğini ve borcu geri ödeyebilme kapasitesini öngörebilmek bakımından önem
arz etmektedir. Rasyolar, ülkelerin dış borç kapasitelerinin sınırlarının belirlenmesinde
ve ülkelerin dış borçlarının geri ödenmesi esnasında yaşanabilecek bir olumsuzluğun
öngörülmesi açısından önemli bir değerlendirme kriteri olarak kullanılmaktadır.239 Dış
borç rasyoları tanımlayıcı bir faktör olarak ifade edilirse, geçmiş dönemlerde yapılmış
olan dış borçlanmanın miktar, yapı ve koşullarındaki gelişmeleri yansıtmaktadır. Dış
borç kapasitesinin ölçülmesinde, dış borçlardaki gelişmelerin miktarını tespit etmekte
ve ülkeler arası ve ülke içi analizlerin yapılmasında önemli bir gösterge olarak
kullanılmaktadır.240 Temelde kabul edilen dört borç göstergesi bulunmaktadır:
3.1. Toplam Dış Borç / GSYİH Rasyosu
Bu rasyo, ülke tarafından gerçekleştirilen katma değerin, dış borçları karşılama
oranını veya dış borç miktarının milli gelire nispetle ulaştığı büyüklüğü
göstermektedir.241 Bu rasyo, ülkenin kredibilite ölçümünde kullanıldığı gibi, risk ve
borç yükü analizlerinde de genel bir kriter olarak değerlendirmeye alınmaktadır. IMF
ve Dünya Bankası tarafından yapılan değerlendirmelere göre, toplam dış borç
miktarının GSYİH’ye oranı % 50’nin üzerinde ise, bu ülke çok borçlu ülke olarak kabul
edilmektedir. Eğer toplam borç miktarının GSYİH’ye oranı % 30 ile % 50 arasında ise,
ilgili ülke orta borçlu ülke olarak kabul edilmektedir.
3.2. Toplam Dış Borç / İhracat Miktarı
Bu rasyo, bir ülkenin borçluluk durumunu göstermektedir. Zira, dış borç ödeme
kapasitesini belirleyen ihracat miktarıdır. Dolayısıyla dış borç ödeme kapasitesini
gösteren ihracat gelirlerinin toplam borç stoku üzerindeki uzun dönemli etkilerini
göstermesi açısından önemlidir. Toplam borç miktarının ihracata oranı % 275’den
büyük ise ilgili ülke, borçluluk düzeyi açısından çok borçlu ülke olarak kabul
edilmektedir. Eğer bu rasyo, % 165-% 275 aralığında ise, ilgili ülke orta borçlu ülke
olarak kabul edilmektedir. Bu oranın yükselmesi, borçlu ülkeler açısından olumsuz
237
Ünsal, a.g.m., ss. 96-97.
Erçel, a.g.m., s. 14.
239
Çalışkan, a.g.m, s. 73.
240
Söyler, a.g.m., s. 19.
241
Bülent Gedikli, “Türkiye’de Dış Borçlar Sorunu ve İktisadi Büyüme”, Maliye Dergisi, Sayı: 124, Ocak-Nisan
1997, s. 24.
238
155
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
olarak
değerlendirilirken;
değerlendirilmektedir.242
küçülmesi
olumlu
bir
gelişme
olarak
3.3. Toplam Dış Borç Servisi / İhracat Miktarı
Borç servisi, borçların anapara ve faiz geri ödemelerini ifade etmektedir. Bu
rasyo, dış borç geri ödemelerinin ödemeler bilançosu üzerinde oluşturduğu yükü ifade
etmektedir.243 Diğer bir ifadeyle, bu rasyo bir ülkenin ihracat gelirlerinin ne kadarının
yalnızca dış borç ödemesine gittiğini göstermektedir.244 Dış borç karşılama oranı olarak
da adlandırılan dış borç servisi rasyosu, dış borçlanma dahil ülkenin uluslararası likidite
sorunlarının analizinde önemli bir rol oynamaktadır. Diğer bir ifadeyle, ülkenin ihracat
gelirlerinin ne ölçüde dış borçlanma giderlerine ayrıldığını ifade eden bu rasyo, borç
yükünün ölçümünde etkin bir kriter olarak kullanılmaktadır. Dış borç servisi
rasyosunun büyük değerler alması, ülkenin ihracat gelirlerinin dış borç giderlerini
karşılama oranının azaldığı anlamına gelmektedir. Yani, borçlu ülkenin dış borç
yükümlülüklerini yerine getirmede zorlanacağı anlamına gelmektedir. Tersine, dış borç
servisi rasyosunun küçük değerler alması, ülkenin ödemeler bir iyileşme ve buna bağlı
olarak da ülkenin dış borç ödeme gücünde bir artış olduğu anlamına gelmektedir. Borç
servisinin ihracata oranı % 30’un üzerinde ise, ilgili ülke çok borçlu olarak kabul
edilmektedir. Eğer borç servisinin ihracata oranı % 18-%30 aralığında ise, ilgili ülke
orta borçlu ülke olarak kabul edilmektedir. % 30’un üzerindeki bir dış borç servisi
rasyosu, potansiyel olarak tehlikeli bir durum olarak görülmektedir.245
3.4. Faiz Servisi / İhracat
Bu rasyo, maliyet veya çok borçluluğun ölçülmesi için dikkate alınmaktadır.
Borç faiz geri ödemelerinin ihracata oranı % 20’den büyükse ilgili ülke çok borçlu
olarak; % 12-%20 aralığında ise, orta derecede borçlu olarak kabul edilmektedir. Bu
rasyo açısından aynı zamanda dış borç faiz servisi ve ihracatın artış hızına da bakmak
gerekmektedir. Dış borç faiz servisinin artış hızı, ihracatın artış hızından daha yüksek
ise, ülke ekonomisi açısından olumsuz bir gelişme olarak kabul edilmektedir. Bu
durum, dış borç kullanımlarının ağırlıklı olarak ülkenin yatırım ve ihracatını arttırıcı
alanlarda kullanılmamasından kaynaklamaktadır. Diğer bir ifadeyle, dış borçlanma
sonucunda elde edilen kaynaklar, ülke yatırımlarından çok dış borç geri ödemeleri gibi
başka alanlara aktarılmış veya dış borçlanma sonucu elde edilen kaynakların ihracatı
arttırıcı katkısı, nispi olarak dış borçlanmanın maliyetinin altında gerçekleşmiştir.246
Bu dört borç göstergesinden üçünün belirlenen eşik değerlerin üzerinde olması
durumunda ilgili ülke çok borçlu sayılmaktadır.247 Borçluluk göstergeleri, çok borçlu
değerlerinde olan bazı ülkeler uluslar arası finans pazarlarında gösterdikleri performans
nedeni ile borç krizine girmemişlerdir. Diğer taraftan, çok borçlu ülkelerin ekonomileri
nitelik ve çeşitleri bakımından geniş farklılıklar göstermektedirler. Orta gelir
242
Evgin, “Dış Borçlarımız”, ss. 77-78.
M. Ali Bilginoğlu ve Ekrem Dönek, “Gelişmekte Olan Ülkeler (GOÜ)’de Dış Borç Sorununun Nedenleri ve
Bugünkü Boyutu”, İşletme ve Finans, Sayı: 112, Yıl: 10, Temmuz 1995, s. 37
244
Emel Yurt, “1980 ve Sonrasında Türkiye’nin Dış Borçlanmasında Ülke Riskindeki Gelişmeler”, Banka ve
Ekonomik Yorumlar, Sayı: 1/2, Yıl: 30, Ocak/Şubat 1993, s. 60.
245
Evgin, “Dış Borçlarımız”, s. 78.
246
Evgin, “Dış Borçlarımız”, s. 79.
247
Saadet Deniz, “Dış Borç Sorunu ve Borç Stratejisinde Son Gelişmeler”, Hazine ve Dış Ticaret Dergisi, Sayı: 5,
1990/1, s. 9.
243
156
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
düzeyindeki ülkelerin büyük kısmı ise, özel kreditörleredir. Düşük gelirli ülkelerin
borçları ise, daha çok resmi kreditörleredir.248
4. Orta Asya Ekonomilerinin Dış Borç Stokunun Yapısı ve Borçluluk
Kriterleri Açısından Değerlendirilmesi
4.1. Dış Borç Stokunun Yapısı
Bir ülkenin dış borç yapısı, ülkenin dış borç stokunun büyüklüğünü, zaman içinde
seyrini, borçlanmanın hangi kesimler tarafından yapıldığını, borçların vadesini ve
kimlerden borç alındığını ifade etmektedir.249 Orta Asya ülkelerinin dış borçları,
aşağıda bu açılardan değerlendirilecektir.
Tablo-1’den izleneceği gibi, Orta Asya ülkelerinde, bağımsızlığı takip eden
süreçte, kamu gelirlerinin GSYİH’ya oranı, genel olarak düşüş sergilemektedir. Toplam
harcamalarda da, devletin ekonomik yaşamdan çekilmesine paralel olarak bir azalma
görülmektedir. Buna karşın mali denge/GSYİH oranında zaman içinde genel bir
düzelme gözlenebilmektedir. Tablo-2’de gösterildiği gibi, bu ülkelerin tamamında,
toplam borç stoku düzenli olarak yükselmiştir.
Tablo-1: Kamu Finansman Göstergelerinin GSYİH’ya Oranı
Toplam Gelir
Toplam Harcamalar
Mali Denge
1990
1995
2000
2006
1990
1995
2000
2006
1990
1995
2000
2006
Kazakistan
31,7*
19,6
22,9
23,1
38,2*
25,7
22,2
21,2
-6,5*
-4,0
-0,1
0,8
Kırgızistan
26,8
16,7
14.2
21.9
37.1
27.8
18.0
22.5
-8.2
-11.5
-2.0
-0.2
Tacikistan
26.7 ** 10.0
14.1
17.6
58.1 **
17.4
14.7
19.0
-31.4
**
-7.4
-0.6
0.4
l 1.7
**
0.4
-0.3
0.0 l
-2.9
-1.0
-1.3
Türkmenistan 21.0**
20.5
23.5
22.2
l
19.3 **
20.1
23.9
22.2
Özbekistan
29.7
28.0
19.5
-
32.6
28.9
20.8
-
-
Kaynak: Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007, s. 146. * 1991 verilerine
göre, ** 1992 verilerine göre, *** 1994 verilerine göre
248
249
Evgin, “Dış Borçlanma ve Dış Borçlarımızda Yapılan Düzenlemeler”, s. 24.
Ünsal, a.g.m., ss. 97-98.
157
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo-2: Toplam Dış Borç Miktarı (ABD Doları-Milyon)
1995
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Kazakistan
3750
12433
14887
17981
22767
32812
43354
Kırgızistan
609
1827
1717
1851
2024
2107
2032
Tacikistan
634
1034
1058
1142
1152
910
1022
Türkmenistan
402
2549
2285
1978
1704
1481
4226
Özbekistan
1799
4634
4877
4921
4833
4226
4798
Kaynak: Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007, s.152.
Tablo-3, Tacikistan dışında toplam dış borç servisinde çok önemli artışlar
olduğunu yansıtmaktadır. Tacikistan dış borç servisi 70-90 milyon dolar arasında göreli
istikrar sergilerken, Kırgızistan’da 2, Türkmenistan ve Özbekistan’da 3 kat artış
yaşanmış; Kazakistan’da ise 1995’te 235 milyon dolar olan toplam dış borç servisi
düzenli artışlarla 2005 yılında 13 milyar dolara ulaşmıştır.
Tablo-3: Toplam Dış Borç Servisi (ABD Doları-Milyon)
1995
2000
2001
2002
2003
2004
2005
Kazakistan
235
3371
3354
4107
5302
8774
13181
Kırgızistan
60
173
177
129
163
161
127
Tacikistan
0
79
63
96
82
98
79
Türkmenistan
104
468
541
550
483
402
307
Özbekistan
245
883
862
810
871
788
760
Kaynak: Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007, s. 153.
Tablo-4: Kısa Dönemli Borcun Uzun Dönemli Borca Oranı
2001
2002
2003
2004
2005
Kazakistan
2,9
3,1
3,8
3,4
2,6
Kırgızistan
65,2
70,2
77,3
82,8
89,5
Tacikistan
86,0
79,5
88,8
91,8
92,3
Türkmenistan
28,6
34,1
43,4
49,4
53,0
Özbekistan
34,2
35,8
36,2
37,6
37,9
Kaynak: Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007, s. 155.
158
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo-4 ve Tablo-5’ten dış borçların vade yapıları incelendiğinde, Kazakistan
kısa dönemli borçlarının uzun dönemli borçlarına göre çok küçük bir orana tekabül
ettiği; bu açıdan 2. sırada Özbekistan ve 3. sırada Türkmenistan’ın yer aldığı;
Kırgızistan ve Tacikistan kısa dönemli dış borçlarının uzun dönemli dış borçlarına
oranının zamanla artarak % 90 düzeyine ulaştığı görülmektedir. Öte yandan, uzun
vadeli borçlar içinde kamu ve kamu garantili dış borçlar payının, Kazakistan’da
1992’den 2006’ya kadar düzenli ve yüksek oranlı düşüşlerle % 3 düzeyine inmesine
karşın, bu oranın Özbekistan’da % 85, diğer ülkelerde % 90 civarındaki değerini hala
koruduğu görülmektedir.
Tablo-5: Toplam Dış Borcun Yüzdesi Olarak Uzun Dönemli Dış Borcun Dağılımı
Kamu ve Kamu Garantili Borçlar
1992
1995
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
Kazakistan
100
97
32,1
26,2
20,1
17,1
10,9
6,1
3,4
Kırgızistan
100
100
80,8
84,5
84,8
88,6
91,6
91,1
88
Tacikistan
100
100
89,2
87,7
91,2
93,9
96,3
96,8
96,7
Türkmenistan
100
100
99,2
98,6
97,1
96,9
96,7
96,4
99,5
Özbekistan
100
98,9
89,2
91
90,9
89,0
88,8
86,8
84,9
Garanti Edilmemiş Özel Borçlar
Kazakistan
0
3,5
67,8
73,7
79,8
82,8
89
93,9
96,5
Kırgızistan
0
0
19,1
15,4
15,1
11,3
8,3
8,8
11,9
Tacikistan
0
0
10,7
12,3
8,8
6,1
3,6
3,1
3,2
Türkmenistan
0
0
0,07
1,3
2,8
3,0
3,2
3,6
0,05
Özbekistan
0
1,0
10,8
8,9
9,0
10,8
11,2
13,1
15,0
Kaynak: Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007.
Kamu garantili uzun vadeli borçlar, alacaklılar açısından değerlendirildiğinde,
Tacikistan ve Kırgızistan için çok taraflı, Türkmenistan ve Özbekistan için iki taraflı
borçların uzun dönemli borçlar içinde ağılık taşıdığı gözlenmektedir (Tablo-6).
159
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo-6: Alacaklılar Açısından Kamu ve Kamu Garantili Uzun Dönemli Borcun Yapısı
(%)
Çok Taraflı Borçlar
1992
1995
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
Kazakistan
0
13,3
13,5
12
10,5
8,6
5,8
2,4
1,3
Kırgızistan
33,9
25,5
47,9
52,4
53,8
56,2
58,7
60
56
Tacikistan
0
0
21,9
30,5
31
39,7
62,7
63,7
62
Türkmenistan
0
15,1
2,1
2,9
3,3
3,2
3,6
4,5
4,1
Özbekistan
0
17,1
11,4
12,9
13,4
13,5
16,3
19,1
21,4
İki Taraflı Borçlar
Kazakistan
38
64,7
6,5
4,7
4,0
4,2
3,4
2,6
1,5
Kırgızistan
66
74,4
30,4
29,8
30,4
31,9
32,5
31
32
Tacikistan
100
88,4
61,3
57,1
55,2
53
32,1
31,8
3,4
Türkmenistan
0
41,7
34,5
40,4
47
56,5
63,9
70,8
74
Özbekistan
100
54,3
39
38,6
39,9
39,2
39,9
39,6
40,5
Özel Borçlar
Kazakistan
61,6
18,4
11,9
9,4
5,4
4,3
1,6
1,1
0,6
Kırgızistan
0
0
2,4
2,3
0,6
0,4
0,4
0
0
Tacikistan
0
11,5
6
0
5,1
1,1
1,3
1,3
0,5
Türkmenistan
100
43,1
62,6
55,3
46,7
37,2
29,2
21
21,3
Özbekistan
0
27,4
38,6
38,4
38,4
36,4
32,9
28,0
23
Kaynak: Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007.
Tablo-7’de sunulan toplam kamu ve kamu garantili borçların kaynaklarına göre
dağılımı incelendiğinde, Kazakistan ve Türkmenistan’ın farklı karakteri dikkati
çekmektedir. Kazakistan’da, 1992’de, % 38 olan resmi kreditör payı zamanla düzenli
biçimde artarak, 2006’da % 82’ye ulaşmış; Türkmenistan’da ise, aksine düzenli bir
artışla 2000 yılında % 78 oranına ulaşılmıştır. Kırgızistan ve Tacikistan verileri, ilginç
biçimde pek bir değişim sergilemez ve % 100 oranını sürdürürken Özbekistan’da,
başlangıçta % 100 olan resmi kreditörler ağırlığının göreli bir istikrarla % 60-70
bandında seyrettiği görülmektedir.
160
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo-7: Toplam Kamu ve Kamu Garantili Borçların Kaynaklarına Göre
Dağılımı (%)
Toplam Resmi Kreditörler
1992
1995
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
Kazakistan
38,3
80,9
62,7
63,9
72,1
75,1
85
81,7
82,4
Kırgızistan
100
100
97
97,2
99,2
99,4
99,6
100
100
Tacikistan
100
88,4
93,3
100
94,4
98,8
98,5
98,6
99,4
Türkmenistan
0
56,8
36,9
43,8
51,8
61,6
69,7
78,1
78,5
Özbekistan
100
72,3
56,6
57,7
58,6
59,1
62,8
67,7
72,9
Toplam Özel Sektör Kreditörleri
Kazakistan
61,7
19,1
37,2
36,1
27,9
24,8
14,9
18,3
17,6
Kırgızistan
0
0
2,9
2,7
0,7
0,5
0,4
0
0
Tacikistan
0
11,5
6,7
0
5,5
1,1
1,5
1,3
0,5
Türkmenistan
100
43,1
63
56,1
48,1
38,4
30,2
21,9
21,4
Özbekistan
0
27,7
43,4
42,2
41,4
40,8
37,1
32,3
27,1
Kaynak: Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007.
Borçlular ve alacaklılar açısından dış borç stoku, borç yönetim politikasının
hazırlanması ve uygulanması açısından önemli bir göstergedir. Borçlular açısından dış
borçlar hangi kurumun ne kadar borcu olduğunu gösterirken, alacaklılar açısından dış
borcun alındığı kurumları göstermektedir.250
4.2. Borçluluk Kriterleri Açısından Dış Borçların Değerlendirilmesi
4.2.1. Toplam Dış Borç/GSYİH Rasyosu
IMF ve Dünya Bankası tarafından yapılan değerlendirmelere göre, toplam dış
borç miktarının GSYİH’ye oranı % 50’nin üzerinde ise, bu ülke çok borçlu ülke olarak
kabul edilmektedir. Eğer toplam borç miktarının GSYİH’ye oranı % 30 ile % 50
arasında ise, ilgili ülke orta borçlu ülke olarak kabul edilmektedir. Kazakistan,
Kırgızistan ve Tacikistan çok borçlu ülke kategorisinde yer almaktadırlar (Tablo-8).
250
Ünsal, a.g.m., s. 98.
161
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo-8: Toplam Dış Borcun GSİYH’ya Oranı
1995
Ortalama
2002
2003
2004
2005
2006
2007
(Proj.)
76,5
74,3
76,4
76,2
83,1
82,6
1998-2002
Kazakistan
18,6
65,8
Kırgızistan
117,5
103,5
95,3
82,1
73,0
64,7
Tacikistan
110,9
83,5
55,3
50,4
40,9
49,4
Türkmenistan
41,3
13,3
9,0
5,4
3,3
2,0
Özbekistan
32,2
41,9
36,0
30,2
24,5
20,5
Kaynak: IMF, Regional Economic Outlook: Middle East and Central Asia. Washington, D. C.:
International Monetary Fund, May 2007, s. 51; Asian Development Bank, Key Indicataros 2007,
Volume 38, 2007, ss. 249.
4.2.2. Toplam Dış Borç / İhracat Miktarı
Toplam borç miktarının ihracata oranı % 275’den büyük ise ilgili ülke,
borçluluk düzeyi açısından çok borçlu ülke olarak kabul edilmektedir. Eğer bu rasyo, %
165-275 aralığında ise, ilgili ülke orta borçlu ülke olarak kabul edilmektedir. Orta Asya
ekonomilerinin, bu açıdan sıralanışı, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve
Türkmenistan biçimindedir (Tablo-9).
Tablo-9: Toplam Dış Borcun* İhracata** Oranı
2001
2002
2003
2004
2005
Kazakistan
141,9
151,0
149,4
142,1
138,6
Kırgızistan
296,1
273,5
245,6
185,9
159,8
Tacikistan
-
134,7
100,9
61,7
59,1
Türkmenistan***
87,2
69,3
53,9
42,8
22,1
Özbekistan***
178
191,2
151,9
113,4
88,8
Kaynak: Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007, s. 157. *Toplam dış borç
kavramı, kamu ve kamu garantili uzun dönemli borç, garanti edilmemiş özel borçlar, kısa dönemli
borçlar, kullanılan IMF kredileri ve uzun dönem borçları üzerindeki faiz gecikmelerini kapsamaktadır. **
Mal ve hizmet ihracatına referans yapılmaktadır. *** Dış borçların ihracata oranı alınırken, ödemeler
dengesindeki ihracat rakamlarından yararlanılmıştır.
162
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
4.2.3. Toplam Dış Borç Servisi / İhracat Miktarı
Borç servisinin ihracata oranı % 30’un üzerinde ise, ilgili ülke çok borçlu olarak
kabul edilmektedir. Eğer borç servisinin ihracata oranı % 18-30 aralığında ise, ilgili
ülke orta borçlu ülke olarak kabul edilmektedir. % 30’un üzerindeki bir dış borç servisi
rasyosu, potansiyel olarak tehlikeli bir durum olarak görülmektedir.251 Tehlike olarak
nitelenen durum, yakın dönemler için, sadece Kazakistan’da görülmektedir (Tablo-10).
Tablo-10: Borç Servisinin İhracata Oranı
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
(Proj.)
Kazakistan
32,0
34,5
35,2
36,2
37,1
25,6
32,8
Kırgızistan
30,5
19,0
23,1
22,9
17,3
10,9
-
Tacikistan
7,0
11,3
12,0
3,0
11,3
7,4
6,2
Türkmenistan**
13,6
8,4
11,6
9,6
5,6
0,0
-
Özbekistan**
31,5
30,3
20,8
17,1
14,1
11,3
-
Kaynak: Asian Development Bank, Asian Development Outlook 2008, China: Hong Kong, 2008, s.
298; Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007, s. 155.
Sonuç
1990’lı yıllar eski Sovyetler Birliği ülkeleri ile Doğu Bloku ülkelerinin piyasa
ekonomisini tesis etme çabaları ile geçmiştir. Uygulama sonuçlarına bakıldığında, Orta
Asya ülkelerinin diğerlerine göre piyasa ekonomisine geçiş koşullarında daha fazla
zorlandıkları gözlenmektedir. Genel olarak, geçiş ekonomileri enflasyonu kontrol altına
almakla birlikte, yetersiz üretim imkanlarına sahip olmaları ve devletin yapı ve
işleyişini piyasa mekanizmasına uyumlaştıramaması nedeniyle önemli kamu maliyesi
sorunları yaşamışlardır. Kamu açıkları ve dış borçlar özellikle vurgulanmalıdır.
Dış borçlar, bir ülkenin, belli bir süre sonunda, anapara ve faiziyle birlikte geri
ödemek kaydıyla, ülke dışından sağladığı kaynaklardır.
Dış borçlar, vade yapılarına göre, kısa, orta ve uzun vadeli; borçlularına göre,
“kamu kesimi-özel kesim borçları”; alacaklıklılarına göre, “çok taraflı – iki taraflı”;
koşullarına göre, “resmi– ticari krediler; kullanım biçimlerine göre, “bağlı-serbest
krediler” ve “program-proje kredileri” vb biçimlerde sınıflandırılmaktadır.
Bu sınıflandırmalardan görüldüğü üzere, herhangi bir ülkenin temin edeceği dış
borçlar, hem miktar, hem de taşıdığı özellikler açısından iç ve dış ekonomik ve politik
faktörden etkilenmektedir.
Borçların çevrilebilmesi açısından önem arz eden, kısa vadeli borçların uzun
vadeli borçlara oranı, Kazakistan’da düşük iken Kırgızistan ve Tacikistan’da yüksektir.
Kazakistan’da garanti edilmemiş özel borçlar ağırlıktayken diğer cumhuriyetlerde
251
Evgin, “Dış Borçlarımız”, s. 78.
163
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
kamu veya kamu garantili borçlar ağırlık taşımaktadır. Kırgızistan, bütünüyle resmi
kaynaklardan borçlanırken diğer ülkelerde de kamu borçlarının % 80 oranında resmi
kaynaklardan olduğu gözlenmektedir. Toplam dış borcun GSYİH’ya oranı
Kazakistan’da en yüksek; bu oranın düzenli olarak düştüğü Kırgızistan 2. sırada ve 3.
Tacikistan’ı Özbekistan ve Türkmenistan izlemektedir. Dış borcun ihracata oranı
bakımından büyükten küçüğe sıralama Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan
ve Türkmenistan biçimindedir. Borç servisinin ihracata oranında başı Kazakistan
çekmekte; bu ülkeyi Özbekistan ve Kırgızistan izlemektedir.
Sonuç olarak, kamu açıkları ve ödemeler bilançosu performansı yanında
kalkınma amaçlı yatırımlar ve özel sektör ilintili dış kaynak kullanımları, ülke dış
borçlanmasını etkilemekte; olası riskleri önlemek bakımından, vade yapısı, dış
borçlanma maliyeti ve dış kaynağın döviz kazandırıcı alanlarda kullanımı önem arz
etmektedir.
KAYNAKÇA
AKTAN, Okan H. “Gelişmekte Olan Ülkelerde Dış Borç Bunalımı ve Türkiye”,
Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 3, S: 12, 1985, ss. 45-71.
Asian Development Bank, Asian Development Outlook 2008, China: Hong Kong,
2008.
Asian Development Bank, Key Indicataros 2007, Volume 38, 2007.
AYAŞ, Eşref. “Modern Dış Borç Yönetimi Nedir?”, Hazine ve Dış Ticaret Dergisi,
Sayı: 1, Yıl: 1993,ss. 9-13.
BİLGİNOĞLU M. Ali ve Ekrem Dönek. “Gelişmekte Olan Ülkeler (GOÜ)’de Dış
Borç Sorununun Nedenleri ve Bugünkü Boyutu”, İşletme ve Finans, Sayı: 112,
Yıl: 10, Temmuz 1995, ss. 31-43.
CANGÖZ, M. Coşkun. “Dış Borçların Makroekonomik Dengelerle Etkileşimi”,
Hazine Dergisi, Sayı: 4, Ekim 1996, ss. 1-28.
ÇALIŞKAN, Ömer Veysel. “Dış Borçlanma Kapasitesi Yaklaşımları ve Türkiye’de Dış
Borçlanmanın Sınırı”, Ekonomik Yaklaşım, Cilt: 12, Sayı: 40, Yıl: 2001, ss. 7388.
DENİZ, Saadet. “Dış Borç Sorunu ve Borç Stratejisinde Son Gelişmeler”, Hazine ve
Dış Ticaret Dergisi, Sayı: 5, 1990/1, ss. 7-12.
EGELİ, Hüseyin Avni “Türkiye’nin Dış Borç Yapısının Analizi (1980-1990)”, Ankara
Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt: 47, Sayı: 3, Yıl: 1992, ss.
123-138.
ELLYNE, Mark J., and Hans Flinc. “Dış Borç Ölçümünde Sorunlar”, (Çev. Engin
Öner), Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 9,
Sayı: 1-2, 1992, ss. 135-141.
ERÇEL, Gazi. “Türkiye’nin Dış Borç Birikiminin Kaynakları”, Maliye Yazıları, Sayı:
36, Temmuz-Eylül 1992, ss. 7-21.
164
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
ERDEM, Nilgün. “Dış Borç Çıkmazı: Dış Borç Sorunu Çözülür mü?”, İktisat İşletme
ve Finans, Yıl: 19, Eylül 2004, ss. 25-38.
EVCİMEN, Günar. “1970’lerin Borçla Büyüme Stratejisi: Borç Devresi Hipotezi ve
1970’li Yılların Borç Birikim Kalıpları”, Journal of Economics and
Administrative Studies, Volume: 4, Number: 2, Summer 1990, pp. 261- 280.
EVGİN, Tülay. “Dış Borçlanma ve Dış Borçlarımızda Yapılan Düzenlemeler”,
Ekonomik Yaklaşım, Cilt: 7, Kış 1996, ss. 15-33.
EVGİN, Tülay. “Dış Borçlarımız”, Hazine Dergisi, Sayı: 4, Ekim 1996, ss. 71-88.
GEDİKLİ, Bülent. “Türkiye’de Dış Borçlar Sorunu ve İktisadi Büyüme”, Maliye
Dergisi, Sayı: 124, Ocak-Nisan 1997, ss. 24-38.
GÖKDEMİR, Levent ve Suzan Ergün. “Dış Borçlanmanın Ekonomik Büyümeye
Etkisi: Borç Eşikleri ve Optimum Borçlanma”, Finans-Politik & Ekonomik
Yorumlar, Sayı: 488, Kasım 2004, ss. 67 – 75.
IMF, Regional Economic Outlook: Middle East and Central Asia, Washington, D.
C.: International Monetary Fund, 2007.
KAMINARIDES, John, and Edwards Nissan. “Uluslararası Borçlanmanın Küçük
Ülkelerin Ekonomik Kalkınması Üzerindeki Etkileri” (Çev. Haluk Egeli), Maliye
Yazıları, Sayı: 45, Ekim-Aralık 1994, ss. 65-74.
KARA, Mehmet. “Türkiye’nin Ekonomik Büyüme Sürecinde Dış Borç Çıkmazı”,
Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Sayı: 18, Yıl:
2002, ss. 45-62.
KÜÇÜK, Mansur. “Dış Borç Ödeme Güçlüklerinin Kaynakları”, Hazine ve Dış
Ticaret Dergisi, Sayı: 5, 1990/1, ss. 56-57.
OKTAR, Suat. “Azgelişmiş Ülkelerin Dış Borç Tekniklerinin Azaltılmasında Yeni Bir
Teknik: Borç-Özsermaye Değişimi”, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Sayı: 1, Yıl:
29, Ocak 1992, ss. 49-57.
OKTAR, Suat. “Borç-Özsermaye Değişiminin Etkisi”, İktisat ve Maliye Dergisi, Sayı:
12, Aralık 1989, ss. 477- 482.
ÖNER, Engin. “Türkiye’nin 1981-1990 Dönemindeki İç ve Dış Borç Durumu”,
Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Sayı:
1-2, 1992, ss. 145-155.
SÖYLER, İlhami. “Türkiye’nin Dış Borçlarının Ekonomik Açıdan Değerlendirilmesi
(Rasyo Analizleri)”, Maliye Dergisi, Sayı: 137, Mayıs-Ağustos 2001, ss. 18-23.
UNCTAD
Handbook
of
Statistics,
http://www.unctad.org/Templates/Page.asp?intItemID= 1890&lang=1/12.07.2008.
ÜNSAL, Hilmi. “Kamu Finansman Aracı Olarak Dış Borçlanma ve 1994 Sonrası
Türkiye Uygulaması”, İktisat İşletme ve Finans, Yıl: 19, Haziran 2004, ss. 93106.
YURT, Emel. “1980 ve Sonrasında Türkiye’nin Dış Borçlanmasında Ülke Riskindeki
Gelişmeler”, Banka ve Ekonomik Yorumlar, Sayı: 1-2, Yıl: 30, Ocak/Şubat 1993,
ss. 59-68.
Download

indirmek için tıklayınız