BAŞKANDAN
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
Tahsin ÖZTİRYAKİ
İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
2014
sektörümüz
ve ihracatımız
için iyi bir
yıl olmasını
diliyorum
T
ürkiye’nin 2013 yılı ihracatını
değerlendirerek söze başlamak
gerekirse, demir ve demir dışı metaller
sektörü ihracatımız, 2013 yılında
bir evvelki yıla göre yüzde 5,5’lik bir
artışla 6,99 milyar dolar olarak gerçekleşti. Sektör
ihracatımızın toplam ihracatımızdaki payı ise
yüzde 4,5’tir. Bunun içinde, 2,33 milyar dolar payla
ihracatımızda Alüminyum Ürünler en büyük payı
alıyor, 1,66 milyar dolarla Demir Çelik Mamuller
ikinci, 1,58 milyar dolarla Metal Ürünler üçüncü
ve 1,3 milyar dolarla Bakır Ürünler dördüncü
sırada yer almakta olup temel mal gruplarımızın
hepsinde miktar ve değerde geçmiş döneme göre
artış yaşandı.
2013 yılı için sektör hedefimiz 7 milyar dolardı,
fakat 6,99 milyar dolar ile bu hedefin küçük bir
miktar altında ihracat gerçekleştirdik. Yine de
gelişmiş ekonomilerin, 2008’den beri kriz yaşadığı
ortamda yaşanan tüm politik sorunlara rağmen
Türkiye ekonomisinin, benzeri diğer ekonomilere
nazaran krizden çok daha az etkilendiğini
söylemek mümkün.
Ülke ekonomimizin güçlenmesinin yolu
ihracattan, ihracatı geliştirmenin yolu da yola
çıktığımız ilk günden beri üzerinde durduğumuz;
AR-GE, inovasyon, tasarım, markalaşma ve katma
değer kavramlarından geçer. Ülkelerdeki refah ve
yaşam standardı, rekabet gücü artarsa yükselir.
Günümüzde şirketler ancak yenilikçi bakış açıları
ve inovatif ürünleri sayesinde birbirleriyle rekabet
edebilir hale geldi.
İMMİB olarak bu anlamda, bugüne kadar 35
binden fazla üye firma çalışanına dış ticaret, sektör,
iş güvenliği ve kişisel gelişim konularında 14 bin
saat eğitim verdik.
Endüstriyel Tasarım eğitimi almış ara elemanlar
yetiştirerek tasarıma verilmesi gereken değerin
temelini inşa ederek İMMİB Erkan Avcı Teknik ve
Endüstri Meslek Lisesi’ni açtık.
İMMİB olarak, AB Mevzuatı Uyum Şubemiz ve
İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) kapsamında,
geçtiğimiz yıl 7 milyon avro bedelli 9 proje
başlattık.
Bu projelerden biri olan, Hızlı Prototipleme
Merkezimizin açılışını geçtiğimiz günlerde Dış
Ticaret Kompleksi’nde yaptık. Bu merkez sayesinde
öğrenciler ve sanayiciler yeni tasarımlarının
prototiplerini üretebilecekler, ürünlerinin
potansiyel kullanıcı testlerini yaptırabilecekleri
ortak kullanım alanına kavuşarak maliyetlerini
düşürebilecekler.
Sanayici, öğrenci, iş adamı, tasarımcı ve
akademisyen birlikteliğiyle yakaladığımız
sinerjinin de desteğiyle, farklı sektörlerimizde
düzenlediğimiz birbirinden inovatif yarışmalarla
birçok projeyi hayata geçirdik.
Bu sene 10’uncusunu gerçekleştireceğimiz İMMİB
Endüstriyel Tasarım Yarışması kapsamında üç
binden fazla sayıda proje başvurusu almanın
heyecanı, doğru yolda yürüdüğümüzü gösterdi ve
bu sene ilk defa Plastik ve Metal Ambalaj Tasarım
Yarışması organizasyonu çalışmalarına başladık.
Tasarım Yarışmalarının yanı sıra, sanayici ve
akademisyenlerimizi buluşturduğumuz AR-GE
Proje Pazarı etkinliklerini düzenliyoruz. Her
biri kendi alanına ciddi katkılar sağlayan bu
etkinliklerimiz sayesinde, raflarda bekleyen projeler
hayata geçme fırsatı buluyor.
Geleneksel hale gelen ve katılımları her sene
katlanarak devam eden, Metalik Fikirler AR-GE
Proje Pazarı ile iki yılda 933 proje başvurusu alarak
bu sene daha büyük bir heyecanla 3’üncüsünün
hazırlıklarına başladık.
Geçen sene, “10 Şehir 10 Üniversite” projesiyle
Anadolu’daki üniversitelerimizi gezerken Atatürk
Üniversite’mizin bünyesinde bir Metalürji
Laboratuvarı olmadığını ve öğrencilerimizin
okulların mühendislik bölümlerinden mezun olup
iş hayatı sürecine girdiklerinde pratik anlamda
eksik kaldıklarını gözlemledik.
Çok değerli hocalarımızın bu konudaki
çalışmaları ve istekleri doğrultusunda, Metalürji
Laboratuarımızın açılışını yaptık.
Bu laboratuar tüm öğrencilerimize projelerini
deneyerek, yanılarak, geliştirerek yenilik üretme
fırsatı sağlayacak.
Dileriz ki bu cihazlar sayesinde, çelik ürünleri ve
diğer metallere yönelik testler ve AR-GE faaliyetleri
yürütülecektir.
500 milyar dolarlık ihracat hedefinde
Birliğimize düşen pay olan 25 milyar dolarlık
hedefimize doğru, sanayici, akademisyen,
öğrenci dayanışmasıyla hep beraber ve en
önemlisi eğitimle, yeniçağın gerektirdiği eğitim
tekniklerini kullanarak yol alacağımıza inanıyorum.
2014 yılının sektörümüz ve ülkemiz ihracatı
açısından hedeflerimizin üzerinde rakamlar
gerçekleştireceğimiz bir sene olmasını diliyorum.
1
İÇİNDEKİLER
İÇİNDEKİLER
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
İmtiyaz Sahibi
Coşkun Kırlıoğlu
Yönetim Yeri
Çobançeşme Mevkii Sanayi Cad.
Dış Ticaret Kompleksi 34350
20
Yenibosna - İstanbul
Tel: (0212) 454 00 00
Faks: (0212) 454 00 46
[email protected]
4
Yayın Kurulu Başkanı
Tahsin Öztiryaki
15
Yayın Kurulu
Çetin Tecdelioğlu, Ayşegül Çapan,
Aynur Ayhan, Fatih Özer,
Muharrem Kayılı, Özlem S. Erkan,
Özgür İnan, Müge Ataçkarapınar
48
52
40
Yapım
Genel Yönetmen Gürhan Demirbaş
Genel Yönetmen Yardımcısı Eser Soygüder Yıldız
55
7
Görsel Yönetmen Yavuz Karakaş
42
Grafik Tasarım İlknur Özen
Editör Arzu Demirezen
1 BAŞKANDAN
40 SANAYİNİN SESİ
46 MAKALE
4 HABER
Seykoç Alüminyum Genel Koordinatörü
Mustafa Çığlı bu sayıda Sanayinin Sesi’nin
konuğu oldu.
Dünya Gazetesi Köşe Yazarı
Rüştü Bozkurt’un bu ayki köşe
yazısının başlığı: “Kalkınma
merdivenleri.”
Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü
ve İDDMİB’in desteğiyle kurulan,
Mühendislik Fakültesi Metalürji
ve Malzeme Mühendisliği Öğrenci
Laboratuvarı’nın açılışı gerçekleşti.
30 KAPAK KONUSU
Avrupa ekonomisinde 2014’de canlanma
bekleniyor olmasının ihracat açısından
ümit verici olduğuna değinen
ekonomistler, Türkiye’de yüksek faiz ve
kurdan KOBİ’ler, sanayi, konut, bankacılık,
hane halkları gibi tüm kesimleri olumsuz
etkileyeceğine dikkat çekti.
2
42 İNOVASYON
Metal Şekillendirme Mükemmeliyet
Merkezi(MŞMM) 9 Nisan 2010 tarihinde
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve
Kalkınma Bakanlığı’nın makine teçhizat
ve ATILIM Üniversitesinin altyapı desteği
sonucu hizmete girdi.
44 FABRİKA TANITIMI
Bağlantı elemanları sektörünün tasarımda
iddialı firmalarından Çebi Kilit Fabrika
Tanıtımı bölümümüzün konuğu oldu.
Düzeltmen Editör Ersel Ergüz
52 ALTERNATİF PAZARLAR
Türkiye’nin son dönemde gözlerini
diktiği pazarlardan biri olan Endonezya,
Malezya ve Singapur Türk Mutfak Eşyaları
Sektörü’nün de dikkatini çekti.
48 ENDÜSTRİYEL TASARIM
Endüstriyel Tasarım bölümümüzün bu
ayki konukları dünyanın en önemli tüketici
ürünleri fuarlarından biri olan Ambiante
2014’e katılan endüstriyel tasarımcılar
oldu. Çağlar Alkan, Ceren Demirağaç
ve Adem Önalan, fuarla ilgili görüşlerini
bizlerle paylaştı. Tasarımcılar yeni trendler
ve Türk üreticilerine yönelik görüşlerini de
aktardılar.
56 KANUN DEĞİŞİKLİKLERİ
Fotoğraflar Murat Güney, Damla Salor
Reklam Rezervasyon Nazlı Demirel
Tel: (0212) 440 27 69
[email protected]
İletişim
Yazı işleri: (0212) 440 27 83
Pazarlama: (0212) 440 27 65
[email protected]
Baskı
Dünya Yayıncılık AŞ
Globus Dünya Basınevi
100. Yıl Mahallesi 34204 Bağcılar/İstanbul
Tel: (0212) 440 24 24
3
HABERLER
HABERLER
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
“Hızlı Protipleme
Merkezi” açıldı
İDDMİB’den
Hayata geçirilen “Hızlı
Prototipleme Merkezi”
ile sanayiciler ürünlerinin
prototiplerini ürettirebilecek ve
yeni geliştirilen ortak kullanım
alanına kavuşarak maliyetlerini
düşürebilecekler.
4
a
oğr fl
y Fot
İ
ne
stanbul Demir ve Demir Dışı Metaller
İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim
Kurulu Başkanı Tahsin Öztiryaki,
2023 yılındaki 25 milyar dolarlık
hedefe ulaşabileceklerini belirterek,
“Bu işin ruhu Türkiye’de, daha fazla mal
yapmak, daha çok üretmek, daha ucuza
üretmekten geçmiyor. Bu işin ana fikri
katma değer ürün yapmaktan, tasarım
yapmaktan, AR-GE yapmaktan ve yeni
fikirler yaratmaktan geçiyor” dedi. Atatürk
Üniversitesi Rektörlüğü ile İDDMİB’in
desteğiyle kurulan, Mühendislik Fakültesi
Metalürji ve Malzeme Mühendisliği
Öğrenci Laboratuvarı’nın açılışı Kültür
Merkezi Mavi Salon’da gerçekleşti.
Aynı zamanda TİM İnovasyon Komitesi
Başkanı olan Öztiryaki, konuşmasında,
kurdukları laboratuvarla verimli ve önemli
bir hizmet yaptıklarının farkına bir kez
daha vardıklarını söyledi. Laboratuvarın,
metalürji alanındaki bir açığı kapatacağını
ifade eden Öztiryaki, şunları kaydetti:
“Biz 2023 yılındaki 25 milyar dolarlık
hedefimize ancak söylediklerimizi
yaparak, ulaşabileceğimize inanıyoruz. Bu
işin ruhu, daha çok ürün üretmek, daha
ucuza ürün üretmekten geçmiyor. Bu işin
ana fikri katma değer ürün yapmaktan,
tasarım yapmaktan, AR-GE yapmaktan ve
yeni fikirler yaratmaktan geçiyor. Başka
türlü 500 milyar dolar ihracatı yapamayız.
Başka türlü biz, yaşam seviyesi yüksek
gençler, yaşam seviyesi yüksek çalışanlar,
yaşam seviyesi yüksek bir Türkiye
t Gü
İDDMİB YÖNETİM KURULU
BAŞKANI ÖZTİRYAKİ,
2023 YILINDA 25 MİLYAR
DOLARLIK İHRACAT HEDEFİNE
ULAŞABİLECEKLERİNİ, BUNUN
YOLUNUN DA KATMA DEĞERLİ
ÜRETİM YAPMAK OLDUĞUNU
SÖYLEDİ.
: Mu
ra
Atatürk Üniversitesi’ne
laboratuvar desteği
ar
yaratamayız. Yani çok çalışarak, çok ürün
yapmayacağız. Çok çalışarak, yenilikler de
yapmaya çalışacağız. İDDMİB olarak buna
hizmet etmeye çalışıyoruz.”
Öztiryaki, “Hep beraber, tasarımın,
AR-GE’nin nasıl yapılacağını, dünyada
nasıl rekabet yapabileceğimizi,
dünyada bu yaptıklarımızı nasıl hayata
geçirebileceğimizin çabası içerisindeyiz.
Üyelerimizin her biri bir yerde bunun için
çalışıyor” diye konuştu.
“SANAYİCİ İLE ÜNİVERSİTENİN
BİR ARADA OLMASI LAZIM”
Üniversite-sanayi işbirliğinin bir model
olduğunu vurgulayan Öztiryaki, “Ama
bu modeli harekete geçirmenin şekli,
sanayici ile üniversitenin bir arada olması,
öğrencilerle temas edebilmesi. Bunu çok
iyi başarabilmemiz lazım” dedi. Atatürk
Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Hikmet Koçak
da Erzurum’un geçmişte eğitim, ticaret
merkezi ve kültür başkenti olduğunu
belirterek, stratejik konumu olduğunu
söyledi. Açılışını yaptıkları laboratuvarın
önem arz ettiğini belirten Koçak, “Tabii
bilgi üretmek, uygulama alanı olan
yerde bunun sonucunun alınması
gerekiyor” dedi. Konuşmaların ardından,
Mühendislik Fakültesi bünyesinde kurulan
laboratuvarın açılışı yapıldı.
E
lektrik Elektronik ve Hizmet
İhracatçıları Birliği (TET), İstanbul
Demir ve Demir Dışı Metaller
İhracatçıları Birliği (İDDMİB)
ve İstanbul Kimyevi Maddeler
ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB)
ortaklığında yürütülen “Hızlı Prototipleme
Projesi” başladı. İstanbul Kalkınma Ajansı
(İSTKA) tarafından sürdürülen ve 2012
Yılı Yaratıcı Endüstrilerin Geliştirilmesi
Mali Destek Programı kapsamında hibe
alan projesinin Mayıs tamamlanması
planlanıyor.
Proje ile yüksek katma değer üreten,
yaratıcı endüstri hizmetlerine
odaklanarak bölge sanayisinin küresel
rekabet edebilirliğine katkıda
bulunulması hedefleniyor.
“Hızlı Prototipleme Merkezi”
ile sanayiciler ürünlerinin
prototiplerini ürettirebilecek
ve yeni geliştirilen
ortak kullanım alanına
kavuşarak maliyetlerini
düşürebilecekler. Böylece
potansiyeli yüksek ürünlerin
piyasaya girişi
kolaylaşacak. Merkezin
hedefinde, elektrikelektronik ürünler,
er
metalden mamul ürünler
ve plastikten mamul
ren
ürünlerde faaliyet gösteren
ar ile
üretici ve ihracatçı firmalar
zmanlar,
bu sektörlerde çalışan uzmanlar,
sesi öğrencileri
üniversiteler ve meslek lisesi
nda
yer alıyor. Proje kapsamında
ğünde
oluşturulan ekip öncülüğünde
tasarım ve mühendislik öğrencilerine
yönelik çalışma grupları düzenleniyor.
Bu workshop’larla hem prototiplemenin
rkındalığı sektör
ulaşılabilirliği hem de farkındalığı
de artıracak.
ve eğitim düzeyinde
an ürünler ise
Tasarımı yapılan
ir araya getirilecek
katalogda bir
getirilecek.
Merkezin açılış ise 19
Şubat 2014 tarihinde Dış
Ticaret Kompleksi’nde
gerçekleştirildi. Açılış
ardından ana teması
prototipleme süreci olan altı
adet Workshop düzenlenecektir.
RI
TARİH VE KONULA al Aletler
WORKSHOPLARIN Mart
Medik
4-5
1.Grup
El Aletleri
11-12 Mart
2.Grup
Ambalaj
25-26 Mart
3.Grup
Medikal Aletler
n
1-2 Nisa
4.Grup
El Aletleri
8-9 Nisan
5.Grup
balaj
15-16 Nisan Am
6.Grup
l Program
28-29 Nisan Gene
Ortak Program*
5
İHRACATIN YILDIZLARI
İHRACATIN YILDIZLARI
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
F O T O Ğ R A F L A R : M U R AT G Ü N E Y
İ S T A N B U L
İhracatın yüzde 30’unu
İMMİB yapıyor
İ
stanbul Maden ve Metaller İhracatçı
Birlikleri (İMMİB) tarafından bu
yıl 7’ncisi düzenlenen “İhracatın
Yıldızları 2013” ödül töreni yapıldı.
Törene Ekonomi Bakanı Nihat
Zeybekci, Türkiye İhracatçılar Meclisi
(TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi,
İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı
Birlikleri (İMMİB) Koordinatör Başkanı
Tahsin Öztiryaki ve çok sayıda ihracatçı
katıldı. Ödül töreni öncesinde konuşan
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’de
siyasetçiler arasında en ihracatçı siyasetçi
olduğunu söylerken, TİM Başkanı Mehmet
Büyükekşi ise ihracatçının 2014 yılında 470
bin ek istihdam yaratmayı hedeflediğini
dile getirdi. İMMİB Koordinatör Başkanı
Tahsin Öztiryaki ise İMMİB’in Türkiye
ihracatının yüzde 30’unu gerçekleştirdiğini
söyledi.
TÜRKİYE İHRACATLA BÜYÜYECEK
Anne ve babasının tarlada çalıştığını
anlatarak, “Ben bir amele çocuğuyum”
diyen Zeybekci, Türkiye’nin kalkınma
ve büyümesinin sağlam temellere
oturmasının ihracat sayesinde olacağını
ifade etti. Türkiye’nin 2023 hedeflerine
ulaşamasa bile bu konuda büyük mesafeler
kat edeceğini aktaran Zeybekci, ancak
hedefe ulaşılacağına inandığını söyledi.
Son Japonya ziyaretinde mevkidaşı ile 1
Haziran’da Türkiye-Japonya arasında serbest
ticaret anlaşması imzalanması adına resmi
görüşmelerin başlaması için karar aldıklarını
bildiren Zeybekci, mart ayında söz konusu
anlaşmanın çerçevesinin çizileceğini
belirtti. Singapur ile de dünyada, iki
ülke arasında en sınırsız serbest ticaret
anlaşmasına doğru yürüme konusunda
karar aldıklarını belirten Zeybekci, bu
konuda ilk görüşmelerin başladığının
altını çizdi. 15-17 Nisan tarihleri arasında
Türkiye ile Malezya arasında da bir serbest
ticaret anlaşması imzalanacağı bilgisini
veren Zeybekci, İran’ın ise Türkiye için tarihi
bir fırsat olduğunu belirterek, “Avantajlı
olduğumuz, yarışa bir kaç adım önden
başlayabileceğimiz bir coğrafya. 10 yıllık
bir süreç vardı. İran ile 150’nin üzerinde
üründe serbest ticaret anlaşması imzalandı.
Bir yıl sonra, 2015’te 35 milyar dolarlık bir
ihracat hedefi ortaya koyuldu.”
“GÜMRÜK BİRLİĞİ
ANLAŞMASI UPDATE EDİLMELİ”
Bakan Zeybekci, Türkiye ile AB arasındaki
Gümrük Birliği Anlaşması’nın “update”
edilerek bir üst seviyeye çıkarılması
gerektiğini de belirtti. 28 Şubat - 1
Mart tarihleri arasında Türkiye’nin, AB
İSTANBUL MADEN VE METALLER İHRACATÇI BİRLİKLERİ İMMİB TARAFINDAN BU YIL YEDİNCİ KEZ VERİLEN İHRACATIN YILDIZLARI 2013
ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU. DÜZENLENEN TÖRENE EKONOMİ BAKANI NİHAT ZEYBEKCİ, TİM BAŞKANI MEHMET BÜYÜKEKŞİ, İMMİB
KOORDİNATÖR BAŞKANI TAHSİN ÖZTİRYAKİ VE ÇOK SAYIDA İHRACATÇI KATILDI.
6
ile Gümrük Birliği Anlaşması’nı yeniden
müzakere etmeye başlayacağını aktaran
Zeybekci, bundan sonra da serbest
ticaret anlaşmaları ile ilgili haksız
uygulamalara son vermeyi umut ettiklerini
söyledi. Hindistan’a yaptıkları geziden
de bahseden Zeybekci, Hintli firmalara
kendilerini Türkiye’de görmek istediklerini
söylediklerini kaydetti. Zeybekci,
Türkmenistan’da Türk müteahhitlerin
geçen yıl aldığı ihale tutarının 10,6 milyar
dolar olduğu bilgisini verdi. Macaristan
gezisine de değinen Zeybekci, Macaristan
Başbakanı’nın söylediği “Biz yönümüzü
batıdan daha çok doğuya çevirdik. Doğuya
döndüğümüzde de parlayan bir yıldız
görüyoruz, o da Türkiye” sözlerini dile
getirdi. Zeybekci, “Kervanın bu yüküyle çok
uzun yolculuklara çıkmamız yani 500 milyar
dolarlık ihracat yolculuğuna çıkmamız
pek olası görmüyoruz” şeklinde konuştu.
Zeybekci, Türkiye’nin bu günlere buralara,
fasoncu bir kabiliyetle geldiğine dikkati
çekti. “Bu ülkede kriz çıkmaz, çıkmayacak”
diyen Zeybekci, “Ne yapsalar, ne etseler
boş. Ve biz şu an kamu maliyesi olarak,
kamu borçlanma ihtiyacı olarak AB’nin 28
ülkesinin 25’inden iyiyiz” ifadelerini kullandı.
“Biz kendi kendimize bir şey yapmazsak,
başkaları bize bir şey yapamaz” diyen
Zeybekci, son süreci sağlıklı bir doğum
süreci olarak gördüğünü söyledi. 2014’ün
2013’ten çok daha iyi olacağını vurgulayan
Zeybekci, AB’deki toparlanmanın Türkiye’ye
pozitif etkileri olacağını, AB’de tüketimin
yüzde 1 artmasının Türkiye’de yüzde
4’lük bir ihracat artışına sebep olduğunu
dile getirdi. Zeybekci, 2015 yılı için ise
çok daha pozitif olduklarını söyledi.
Türkiye ekonomisinin geneli itibarıyla
değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen
Zeybekci, FED’in yaptığı değerlendirmede
Türkiye’nin cari açıkla ilgili tek bir unsur
üzerinden değerlendirilmesinin, FED
Başkanının ülkelerin isimlerini zikrederek
açıklama yapmasının alışılmış bir şey
olmadığını dile getirdi.
İSTİHDAMI ARTIRACAĞIZ
“En ihracatçı siyasetçi ödülü”nü Zeybekci’ye
veren Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı
(TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ise
2014 yılına ihracatta rekorla başladıklarını
belirterek, “Ocak ayında mal ihracatımızı
yüzde 9,6 artırarak 12 milyar dolar ile
Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık” dedi.
Büyükekşi, bu yıl hedeflenen 166,5 milyar
dolarlık ihracat rakamına ulaşabileceklerine
inandıklarını kaydetti. “İhracatçı Eğilim
Anketi” sonuçlarını açıkladıklarını anımsatan
Büyükekşi, “İhracatçılarımız yeni pazarlarda
açılımlar yapacak. Yatırım alanlarını
genişletecek ve ek istihdam yaratacak.
İhracatçılarımız bu yılın ilk çeyreğinde
67 bin, yılın tamamında 470 bin ek
istihdam hedefliyor” dedi. Gerek kredi
kartlarındaki taksit sınırlaması, gerekse
tüketici kredilerindeki sınırlamanın iç
piyasadaki büyümeyi bundan sonra daha
sınırlı kılacağını vurgulayan Büyükekşi,
ihracatla büyümek ve ihracat odaklı üretim
stratejisinin de bundan sonra sürdürülebilir
büyümeye ciddi katkı sağlayacağını dile
getirdi. “Bu yıl ihracatçıların yılı olacak”
diyen Büyükekşi, son dönemde yaşanan
finansal piyasalardaki dalgalanmalara işaret
ederek, şunları kaydetti:
“Kısa vadeli dalgalanmalar olabilir. Ama
biz uzun vadeli hedeflere odaklanalım. Bu
dalgalanma yavaş yavaş duruluyor. Her
platformda yüksek kuru savunmadığımızı,
tam tersi rekabetçi, öngörülebilir kura
ihtiyacımız olduğunu söyledik. İhracatımız
da bu kısa vadeli dalgalanmalara göre
değil, tamamen 2023 hedeflerine
odaklanacak.”
Büyükekşi, bu yıl ayrıca Anadolu’da da
inovasyon haftaları gerçekleştirmek
istediklerini ifade etti.
İHRACATIN YÜZDE 30’UNU BİZ YAPIYORUZ
İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı
Birlikleri (İMMİB) Koordinatör Başkanı Tahsin
Öztiryaki de bünyesinde 22 bini aşkın üyesi
bulunan İMMİB’in Türkiye’nin ihracatının
yüzde 30’unu gerçekleştirdiğini söyledi.
Türkiye’nin ilk bin ihracatçı firması arasında
İMMİB’in 456 firması, ilk 10 içerisinde ise
sekiz firması olduğunu belirten Öztiryaki,
Türkiye genelinde ise Turquality ve Marka
Destek Programında yer alan 139 firmanın
50 tanesinin yani yüzde 36’sının İMMİB
firmaları olduğunu kaydetti. 2013 yılında
en fazla ihracat yapan firmalara ödüllerini
Bakan Zeybekci, TİM Başkanı Büyükekşi
ve Birlik Başkanları ile birlikte takdim etti.
56 ürün kategorisinde 168 adet ödülün
dağıtıldığı gecede Türkiye geneli en fazla
elektrik-elektronik ihracatı yapan firmalar
Vestel, Arçelik ve BSH Ev Aletleri oldu. Daha
sonra da birlik üyeleri Bakan Zeybekci’ye
“En ihracatçı siyasetçi ödülü” verdi.
7
HABER
HABER
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
için talep var
E
tarafından yapıldı. Toplantıda küme
ihracatının değerlendirilmesi, Meksika,
Panama Kolombiya ile Gana, Güney Afrika
heyeti ve Endonezya, Malezya, Singapur ön
heyeti ile ilgili bilgi aktarıldı.
RAKAMLAR KADAR YARATILAN SİNERJİ ÖNEMLİ
Toplantıda konuşan İDDMİB Yönetim
Kurulu Başkanı Tahsin Öztiryaki, Mutfak
UR-GE’nin rakamsal olarak başarılara
imza attığını hatırlatarak, “Asıl önemlisi ise
kümede yer alan firmaların sinerjisi oldu”
dedi. İkinci Mutfak UR-GE’nin kurulmasına
yönelik talebin olduğunu dile getiren
Öztiryaki, ikinci UR-GE için çeşitliliği gözden
geçireceklerini söyledi. Örnek olarak bıçak
üreten firmaları gösteren Öztiryaki, “Daha
önceki UR-GE kümesinde yer almayan
firmalara ağırlık vermeliyiz” dedi. Kümede
yer alan firmaların her türlü taleplerini
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
oradan da yüklüyorlar. Limanın genel
müdürü yaş ortalamasını 8-12 yaş arasına
çekmeye çalıştıklarını çünkü çocukların
sürati ve konsantrasyonun çok yüksek
olduğunu söyledi. Farklı bir ülke ve
Singapur, Malezya’dan daha önemli.”
Gana, Güney Afrika ziyaretlerine Gabon’un
da eklenmesini isteyen Öztiryaki, Şubat
ayından itibaren THY’nin Gabon’a uçuş
gerçekleştirdiğini ve Senegal, Gana ve
Gabon’un Batı Afrika’nın önemli ülkeleri
olduğunu insanların Gabon’da ticaret
yapmaya başladığını söyledi.
Mutfak
UR-GE’nin ikincisi
konomi Bakanlığı
tarafından, İstanbul Demir
ve Demir Dışı İhracatçıları
Birliği (İDDMİB), İstanbul
Kimyevi Maddeler ve
Mamülleri İhracatçıları
Birliği (İKMİB) ve
Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) işbirliği
ile yürütülen Mutfak Eşyaları Sektörü
Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi
Projesi (UR-GE) değerlendirme toplantısı
yapıldı. Bugüne kadar proje kapsamında
yapılan çalışmaların yanı sıra 2014’te
planlanan faaliyetler küme firmalarına
aktarıldı. Toplantıya İDDMİB Yönetim Kurulu
Başkanı Tahsin Öztiryaki, İKMİB Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı Necmi Sadıkoğlu,
İMMİB Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Özer,
ZÜCDER Genel Sekreteri Alper Gökay ve
Genel Sekreter Yardımcısı Sibel Palacıoğlu
katıldı. Çalışmalarla ilgili sunumlar ise
İDDMİB Metaller Sektör Şubesi Mutfak URGE Sorumlusu Havva Deniz ve Globrand
Danışmanlık’tan Metin Çobanlıoğlu
İ H R A C A T Ç I L A R I
yerine getirmek için çalışacaklarını söyleyen
Öztiryaki, “İMMİB gibi bir Birliğin altındayız.
Bu anlamda isteklerinizi yerine getirecek
gücümüz var” diye konuştu.
Mutfak UR-GE’nin gerçekleştirdiği ön heyet
ve heyetlerle ilgili görüşlerini de ileten
Öztiryaki, Endonezya, Malezya, Singapur’u
değerlendirdi. Özellikle Singapur’un önemli
bir ülke olduğuna vurgu yapan Öztiryaki,
şunları söyledi:
“Singapur o bölgenin reexport bölgesi.
Limanından bir örnek vermek istiyorum.
Dünyanın en büyük ikinci limanını işleten
14-18 yaş arası çocuklar. Limanı bir oyun
edasıyla işletiyorlar. Hepsinin elinde bir
joystick. Bütün gemiler bütün konteynerler
numaralı ve hepsi oyuncak. Konteynerleri
kamyona yüklüyorlar, gemiye götürüp
KÜME FİRMALARIN İHRACATI
BİR YILDA YÜZDE 16 ARTTI
İDDMİB Metaller Sektör Şubesi Mutfak
UR-GE Sorumlusu Havva Deniz, UR-GE’de
yer alan küme firmaları ve sektör ihracatının
karşılaştırmasıyla sözlerine başladı.
UR-GE Gtip’leri bazında küme firmalarının
da dahil olduğu toplam sektör ihracatının
2012 yılında 1,140 milyon dolar olduğunu
belirten Deniz, küme firmalarının
ihracatının ise aynı dönemde 95 milyon
dolar olarak gerçekleştiğini dile getirdi.
2013 yılında toplam sektör ihracatının
1, 269 milyon dolar olduğunu ve küme
firmaları ihracatının 110 milyon dolar olarak
gerçekleştiğini söyleyen Deniz, “Küme
firmalarının ihracatı 2013 yılında 2012 yılına
göre yüzde 16 oranında artış gösterdi”
dedi. Deniz, 2014 yılında Güney Afrika
- Gana, Endonezya-Malezya-Singapur
ve Avustralya-Yeni Zelanda heyetlerinin
düzenleneceğini söyledi ve ardından
gerçekleştirilen ziyaretlerle ilgili firmalara
bilgi verdi.
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
MEKSİKA, PANAMA, KOLOMBİYA
Meksika’nın başkenti Meksiko City’de
perakende ve toptancı satış kanalları
ziyaret edilerek pazardaki rakip ürünlerin
kalite ve fiyatları hakkında bilgi edinildi ve
heyete katılan firmalar ikili görüşmelerde
en az 10 firma temsilcisi ile görüşme
gerçekleştirdi. Panama’da ise var olan
pazar imkanları özellikle de yıllık 10 milyar
dolar dolayında ticaret hacmine sahip olan
Colon Serbest bölgesindeki dağıtıcılar ile
görüşmeler yapıldı. Heyetin son durağı
olan Kolombiya’da ise ülkenin en önemli 15
firmasının satın alma yetkililerinin katıldığı
iş görüşmelerinde her bir katılımcı ortalama
sekiz iş görüşmesi gerçekleştirdi.
ENDONEZYA, MALEZYA, SİNGAPUR
Uzak Doğu menşeli ürünler ile rekabet
etmenin zor olduğu Endonezya’da üst
gelir grubunda rekabet imkanının daha
yüksek olduğu dikkate çekiyor. Başkent
Jakarta’nın bir bölümü alt gelir grubuna
hitap eden mağazalar ile doluyken başka bir
bölümünde lüks mağazaların, markaların
yer aldığı alışveriş merkezleri karşınıza
çıkıyor ve birçok department store ve
süpermarketlerde Türk ürünleri ciddi
bir raf alanıyla yer alıyor. Malezya’da ise
department store yetkilileri ile görüşmeler
gerçekleştiren heyet, Malezya’nın
Endonezya’dan daha iyi bir pazar olduğunu
tespit etti. Heyetin son durağı olan
Singapur diğer iki ülkeye göre refah
düzeyi daha yüksek. Trader bir ülke olarak
tanımlanabilen Singapur’da halkın büyük
çoğunluğu expat.
İDDMİB YÖNETİM KURULU
BAŞKANI TAHSİN ÖZTİRYAKİ,
İKİNCİ MUTFAK UR-GE
KURULMASINA YÖNELİK
TALEBİN OLDUĞUNU DİLE
GETİRDİ. ÖZTİRYAKİ, İKİNCİ
UR-GE DE ÇEŞİTLİLİĞİ GÖZDEN
GEÇİRECEKLERİNİ VE İLKİNDE
BULUNMAYAN ALT SEKTÖRLERİ
DAHİL EDECEKLERİNİ
VURGULADI.
8
9
HABER
HABER
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
ihracatında ise çelik inşaat demirleri, diğer
çelik ürünleri, doğaltaş ve seramik ürünleri,
alüminyum çubuk ve profiller ile cıvata,
somun ve vida gibi bağlantı elamanları
gruplarının ilk sıraları aldığını görüyoruz.
Türkiye, ABD, Çin, Meksika, Japonya, Tayvan,
Almanya, İtalya ve Güney Kore’nin ardından
yapı malzemeleri sektöründe Kanada’ya
en fazla ihracat yapan ülkeler arasında
dokuzuncu sırada yer alıyor. Ziyaretimiz
sırasında Ontario Eyaleti Müteahhitler
Birliği ve Ontario Eyaleti Mimarlar Birliği’nin
de aralarında bulunduğu kuruluşlar
ile yaptığımız görüşmelerde gerekli
standartları sağlayabilen firmaların Kanada
pazarında şanslarının olduğu, fuarların
firmaların tanıtımları açısından önemli
olduğu yönünde izlenimler edindik.”
e
v
a
d
Kana yapı malzemeleri
Katar önemli pazar
n
i
ç
i
ı
r
a
l
a
m
fir
TÜRKİYE’NİN KATILIMI YETERLİ DEĞİL
Fuara Türk firmalarının katılımının
yetersiz olduğunu vurgulayan Urfalılar,
İDDMİB’in 2014’te fuara milli katılım
gerçekleştireceğini öngördüğünü belirtti.
Bunun olumlu bir gelişme olduğunu
sözlerine ekleyen Urfalılar, “2014 ve 2015’te
potansiyeli yüksek ancak yeteri kadar
değerlendiremediğimiz Kanada, Meksika,
Güney Kore ve Çin gibi ülkelere milli katılım
organizasyonları yapmayı planlıyoruz” dedi.
YENİ PAZARLARA AÇILMALIYIZ
Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar dolar
ihracat hedefine ulaşmak için katma
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
URTİM 2014’TE YÜZDE
2025 BÜYÜMEYİ HEDEFLİYOR
İDDMİB Yönetim Kurulu Üyelliğinin yanı
sıra Yöneticisi olduğu Urtim Kalıp ve İskele
Sistemleri’nden bahseden Urfalılar, insan
kaynağına önem veren bir şirket olduklarını dile
getirdi. Urfalılar, “200 çalışanımızın yüzde 30’u
mühendis. İnşaat, restorasyon, tersaneler ve
rafinerilerin teknik çözüm partneri olarak hizmet
veriyoruz” dedi. 2013 yılını yüzde 15 büyüme
ile kapattıklarını ve 2014 yılında yüzde 20-25
arasında büyümeyi hedeflediklerini söyleyen
Urfalılar, üretimin yüzde 60’ını 25 ülkeye ihraç
ettiklerini anlattı. İhracat pazarlarının basında
Rusya, Azerbaycan, Irak, Türkmenistan ve
Katar’ın geldiğini belirten Urfalılar, “Rusya’da
ve Romanya’da kurduğumuz Urtim Rusya ve
Urtim Romanya şirketleri kendi bölgelerindeki
ülkelere satış yapıyor. 2014’ deki hedeflerimizin
başında, ihracat pazarlarımıza yeni pazarlar
eklemek ve 2014’deki, büyümemizi ihracat odaklı
yapmak bulunuyor. Sektörde lider olan firmamız,
sektörün güçlenmesi ve dünya firmalarının Türk
firmalarını tercih etmeleri adına çeşitli sektörel
çalışmalar yürütüyor” diye konuştu.
değeri yüksek ürünlere ve yeni pazarlara
yönelmesi gerektiğini belirten Urfalılar,
1,47 dolar olan kilogram başına ihracat
değerinin, 2023 yılında 3 dolar/kg’a
çıkarmak için Kanada’nın yüksek alım
potansiyeli ve kaliteli ithalat talebiyle hedef
pazar olduğunu söyledi. Kanada’nın aynı
zamanda inşaat sektöründeki ivmeyi
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
sürdürecek politikalarının olduğunu
hatırlatan Urfalılar, “Kanada’dan, ABD başta
olmak üzere Amerika kıtasındaki ülkelere
ulaşabiliriz” dedi.
KATAR İLE TİCARİ İLİŞKİLERİ
GELİŞTİRMEK İÇİN ADIM ATILDI
Öte yandan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin
(TİM) potansiyel pazar niteliğindeki
ülkelere gerçekleştirilen Ticaret Heyeti
programlarına da değinen Urfalılar bu
kapsamda 10-13 Aralık 2013’te Ekonomi
Bakanlığı koordinasyonu ile Katar, Doha’ya
21 kişilik ‘‘İnşaat Malzemeleri Sektörel
Ticaret Heyeti’’ gerçekleştirdiklerini
söyledi. İkili iş görüşmelerine Doha
Ticaret Müşaviri Mustafa Güleç’in de
katıldığını belirten Urfalılar, “Sayın Güleç,
Katar’ın küresel krizden etkilenmeyerek
büyümesini sürdüren tek ülke olduğunu
ve Katar’da gerçekleşecek 2022 Dünya
Futbol Turnuvası nedeniyle stadyum, otel
ve metro yatırımlarının yapılacağını dile
getirdi” diye konuştu. İkili iş görüşmelerinde
katılımcıların yaklaşık 150 Katarlı firma
yetkilisiyle görüştüğünü dile getiren
Urfalılar, ayrıca tesis ziyaretleri yaptıklarını
da belirtti. Urfalılar, heyetin başarılı
geçtiğini vurgulayarak, “İhracat imkanları
değerlendirildi. Ticari bağlantıların
geliştirilmesi için adımlar atıldı. Katar’ın
inşaat malzemeleri talebi dikkate alınarak
ve çeşitlilik artırılarak bu organizasyonların
tekrarlanmasında fayda görülüyor” dedi.
İDDMİB YÖNETİM KURULU ÜYESİ SERDAR
URFALILAR KANADA’DA GERÇEKLEŞTİRİLEN CONSTRUCT INTERNATIONAL
FUARI’NA KATILIM VE TİM’İN KATAR ‘‘İNŞAAT MALZEMELERİ SEKTÖREL
TİCARET HEYETİ’’ ZİYARETİYLE İKİ ÜLKENİN ÖNEMLİ POTANSİYELE SAHİP
OLDUĞUNU GÖRDÜKLERİNİ SÖYLEDİ.
K
anada Toronto’da
gerçekleştirilen 2013 Construct
International Fuarı’nın Türk yapı
sektörü için önemli olduğunu
belirten İstanbul Demir ve
Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği
(İDDMİB) Yönetim Kurulu Üyesi Serdar
Urfalılar, fuara iki Türk firmasının katıldığını
ancak bunun yeterli olmadığını söyledi.
04-06 Aralık 2013’te 25’inci kez düzenlenen
ve 450 firmanın katıldığı Construct
10
International Fuarı’nı 25 bin kişi ziyaret
etti. Fuar bu yıl 3-4 Aralık 2014 tarihlerinde
yine çok önemli bir fuar olan IDEX Kanada
Mimarlık ve Dizayn fuarı ile eş zamanlı
gerçekleştirilecek.
KANADA’YA İHRACATTA 9’UNCU SIRADAYIZ
Kanada’nın 25,8 milyar dolarlık yapı
malzemeleri ithalatına karşılık Türkiye’nin
2012 yılında 327 milyon dolarlık ihracat
gerçekleştirdiğini hatırlatan Urfalılar, bu
rakamların iki ülke arasındaki potansiyeli
yansıttığını söyledi. Fuarın Kanada pazarına
giriş açısından önemli olduğunu dile
getiren Urfalılar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kanada’nın en fazla ithalat yaptığı ürün
gruplarına baktığımızda çelik boru ve
profiller, demir çelik, cıvata ve somunlar,
metal bağlantı elemanları, elektik sigorta
ve kondaktörler, prefabrik ürünler ile
iklimlendirme ürünlerinin ön plana
çıktığı görülüyor. Türkiye’nin Kanada’ya
11
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
AVRUPA’NIN İKİNCİ FUARI OLDUK
TÜSİD Başkanı Uğur Atalay da fuarın
büyüklüğüne dikkat çekerek, “10 yıllık bir
çalışmanın sonucunda Hostec by Tusid
Fuarı’nı dünyanın gıpta ettiği bir fuar haline
dönüştürdük” dedi. Fuarı düzenlerken
Avrupa’nın ikinci büyük fuarı olmayı
hedeflediklerini hatırlatan Atalay, “Bugün
bu hedefimizi gerçekleştirdik. Bundan
sonra yeni yönetim Hostech by TUSİD’in
Avrupa’nın ve dünyanın gıpta ettiği global
fuar olmasını amaçlamalıdır. Bundan
sonraki hedeflerimiz bunu başarmak için
olmalı” diye konuştu.
600 KİŞİLİK ALIM HEYETİ
Sektörün 21’inci kez bir araya geldiğini
belirten CNR Holding CEO’su Cem
Şenel ise fuarın 60 bin metrekare alanda
,
e
in
f
e
d
e
h
t
a
c
a
r
ih
3
2
0
2
9 milyar dolar da endüstriyel mutfaktan gelecek
O
tel, restoran, gastronomi
ve mutfak ekipmanları
alanında Avrupa’nın
ikinci büyük fuarı olan
CNR Hostech by Tusid
bugün başladı. CNR
EXPO Yeşilköy’de 12-16 Mart 2014 tarihleri
arasında düzenlenen fuarın açılışına Türkiye
İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve
İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller
İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Tahsin
Öztiryaki, TÜSİD Başkanı Uğur Atalay ve
CNR Holding Fuarcılık Grubu CEO’su Cem
Şenel katıldı.
TURİZM HAMLESİ SEKTÖRÜ
YUKARILARA TAŞIDI
Sine Fuarcılık A.Ş tarafından Endüstriyel
Mutfak, Çamaşırhane Servis ve İkram
Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları
Derneği (TUSİD) desteğiyle düzenlenen
fuarın açılış töreninde konuşan Tahsin
Öztiryaki, “5-10 firma ile başladığımız fuarı
bugün Avrupa’nın ikinci en büyük fuarı
12
haline getirdik” dedi. Öztiryaki, TİM’in 2023
yılında hedeflediği 500 milyar dolarlık
ihracat hedefini hatırlatarak şöyle konuştu:
“Bu hedefe İDDMİB olarak 25 milyar
dolar ihracat desteği sağlamayı
hedefliyoruz. Bunun 8-9 milyar doları
endüstriyel mutfaktan gelecek. Bu fuarı
düzenlememizdeki en büyük etkenlerden
biri de bu hedefe destek sağlamak.”
TURİZME 1 MİLYAR DOLARLIK DESTEK
Endüstriyel mutfak sektörünün turizm
sektörüne olan katkısına da değinen Tahsin
Öztiryaki, “1980’lerde başlayan turizm
hamlesi bizim sektörü de yukarılara taşıdı.
İki sektör karşılıklı birbirine fayda sağladı.
Bugün endüstriyel mutfak sektörü turizme
1 milyar dolar katkı sağlıyor” diye konuştu.
Yıllardır bu sektörün içinde olduğunu
belirten Öztiryaki, 250 metrekarelik
alanda yapılmaya başlanan ve bugün 60
bin metrekare alana ulaşan Hostech By
TUSİD’de bulunmaktan gurur duyduğunu
söyledi. Öztiryaki, “5-10 firmayla başlayan
fuara bugün dünyanın her yerinden gelen
katılımcılar oluyor. Öte yandan geçen
Kasım ayında İtalya’daki Host Fuarı’nda
Türkiye, en çok firmayla katılım sağlayan
ülkeler arasındaydı. Bu önemli fuarda
ülkemizi 53 firmayla temsil ettik” dedi.
ARGE’YE HİZMET ETMELİYİZ
İDDMİB’in 2023 yılında ihracat hedefinin
25 milyar dolar olduğunu hatırlatan
Öztiryaki, bunun içinde cam, seramik,
elektrikli ev aletleri ve endüstriyel mutfak
ekipmanlarının yer aldığını söyledi.
Endüstriyel mutfağın bugün 4 milyar dolar
ihracat yaptığını belirten Öztiryaki, “2023
yılı hedefimiz ise 9 milyar dolar ihracat
gerçekleştirmek. Bu yıl Türkiye turizmde
dünya 6’ncısı oldu. Bu nedenle durmadan
çalışmalı ve AR-GE’ye hizmet etmeliyiz.
İhracat hedeflerimize markalı ürünlerle
ulaşabiliriz. Sektör, yaşam kültürüne paralel
olarak gelişiyor. Biz dünyanın Çin’i değil,
Avrupalı bir ülkesi olmalıyız” dedi.
500’ün üzerinde firmanın katılımıyla
düzenlendiğini belirterek, Danimarka,
Azerbaycan, Belçika, Arabistan, Tunus,
İngiltere, İspanya gibi çok sayıda ülkeden
600 kişilik alım heyetinin de fuara
geleceğini aktardı.
Tasarruflu yeşil ocaklar,
dünyad
a ilk kez CNR Hostech by Tusid’de
CNR Hostech by Tusid, Öztiryakiler firması
tarafından TÜBİTAK desteği ile üretilen ve
hidrojenle çalışan yeni teknoloji cihazlara ev
sahipliği yapıyor. Dünyada ilk kez sergilenen
teknoloji, yüzde 33’e varan oranda tasarruf
sağlıyor. Endüstriyel mutfak sektöründe çığır
açacak yeni teknoloji ve tasarımlara, Avrupalı,
Rus ve Araplar büyük ilgi gösterdi.
Öztiryakiler’in, TÜBİTAK ve Yıldız Teknik ve
Sakarya Üniversitesi işbirliğinde ürettikleri
hidrojen teknoloji ocaklar, tasarruflu olması
yanında çevreci yanıyla da dikkat çekti.
Gaz kullanımına göre yüzde 33 daha fazla
tasarruf sağlayan ocak, çevreye salgılanan
karbondioksit ve atığın da önüne geçiyor.
ÇEVRECİ HİDROJEN
TEKNOLOJİSİ İLK KEZ SERGİLENDİ
Teknolojnin ilk kez fuarda sergilendiğini belirten
İDDMİB Başkanı ve Öztiryaki Endüstriyel Mutfak
Yönetim Kurulu Başkanı Tahsin Öztiryaki,
“Hidrojen geleceğin teknolosi. Bu teknoloji
gaz yakan bütün cihazlar için uygulanmalı”
dedi. Mutfakların renklendiğini belirten
Öztiryaki, artık klasik renklerin terk edildiğini
mutfaklarda lacivert renginin trend olacağını
söyledi. Öztiryaki, endüstriyel mutfaklarda
yeni tasarım ve teknolojilerin sektörün önünü
açacağını aktararak, “Yalnız ocaklarımızda
değil, bulaşık makinesi ve buzdolaplarımızı da
yeni teknoloji ve tasarımlarla buluşturduk. Yeni
tasarım ve teknoloji olan bulaşık makinelerimiz
aracılığıyla enerji ve deterjan tüketiminde
yüzde 10 tasarruf elde ettik” dedi. “En az
elektrik tüketen buzdolaplarını da Türkiye’de
ilk kez CNR Hostech by Tusid’de” sergiliyoruz
diye konuşan Öztiryaki, “Poliüretan yalıtım
malzemesi kullandığımız dolaplar 160 watt
elektrik harcıyor. Yani iki ampül gücüyle sanayi
tipi buzdolabını çalıştırabiliyorsunuz. Türkiye’de
ilk kez Öztiryakilerin kullandığı bu teknolojilerin
en önemli yanı çevreci ve tasaruflu olmasıdır.
Bunlar gerçekten endüstriyel mutfaklar için çığır
açıcı cihazlar. Fuarda ürünlerimize Avrupa
ülkelerinin, Rusya ve Arabistan’ın ilgisi büyük
” dedi.
UZAKTAN YÖNETİLEN BÜFE
CNR Hostech by Tusid’de ilgi çeken bir başka
yeni teknoloji de uzaktan yönetilebilen
büfe sistemi oldu. Dünyada ilk kez üretilen
teknoloji olan kontrol edilebilir büfe, Evinoks
firması tarafından tasarlandı. Kontrol
edilebilir büfe, bilgisayarlar aracılığıyla
yönetiliyor. Yönetici oturduğu yerden büfenin
ışığı, ısısı ve yemeklerin azlığı, çokluğunu
kontrol edebiliyor. Firma yetkilileri, kontrol
edilebilir büfe ile ihracatlarında ciddi artışlar
sağladıklarını belirttiler.
13
KISA KISA
KISA KISA
İ S T A N B U L
Irak’la
n
a
an
ş
a
y
para transferi sorunu çözüldü
E
konomi Bakanı Nihat Zeybekci,
Irak tarafından gümrük
uygulamalarında yapılan
değişiklikle para transferinde son
dönemde yaşanan sorunun, 26 Ocak’ta
çözüme kavuşturulduğunu bildirdi.
Bakan Zeybekci, Irak’a gerçekleştirilen
ihracattan ve halihazırda bu ülkede
yürütülen işlerden kaynaklanan alacakların
Türkiye’ye transferinde, Irak tarafından
gerek bankacılık sistemine ilişkin getirilen
kısıtlamalar gerek gümrük uygulamalarında
yapılan değişikliklerle Türk firmalarının
sıkıntı yaşadıklarını anımsattı. Bu sıkıntıların
Bakanlığa aktarıldığını belirten Zeybekci,
“Iraklı yetkililerle yaptığımız yoğun
temaslarla, Irak tarafından gümrük
uygulamalarında yapılan değişiklik
sebebiyle para transferinde son dönemde
yaşanan sorunu, 26 Ocak 2014 tarihinde
çözüme kavuşturduk” bilgisini verdi.
İsrail’e ihracatımız yüzde 13 arttı
İ
srail’e yaptığımız ihracat 2013 yılında bir
önceki yıla göre yüzde 13 yükselerek
2,35 milyar dolar olarak gerçekleşti.
2013 yılında İsrail’in en fazla ithalat
yaptığı 10 ülke içinde Türkiye’den yapılan
ithalattaki artış oranı, diğer ülkelerden
yapılan ithalattaki artışlara göre en yükseği
oldu ve Türkiye İsrail’in en fazla ithalat
yaptığı dokuzuncu ülke konumunu korudu.
2013 yılında İsrail’in Türkiye’den yaptığı
ithalatta en fazla yer tutan kalemlerden,
makineler ithalatı yüzde 14,3 artarak 392
milyon dolara, nakil vasıtaları ithalatı yüzde
52 artarak 376 milyon dolara, adi metaller
ve adi metallerden eşya ithalatı yüzde 3
artarak 522 milyon dolara ulaştı. Bu üç
kalem İsrail’in Türkiye’den yaptığı toplam
ithalatın yaklaşık yüzde 55’ini oluşturuyor.
Ayrıca plastik ve plastik mamulleri ithalatı
yüzde 14,3 artışla 169 milyon dolara ulaştı.
14
2013 yılında, hazır gıda, meşrubat, tütün
ürünleri ithalatındaki yüzde 64,7 oranındaki
artış sevindirdi.
Buna ek olarak, ahşap, kağıt ve karton
ürünleri ithalatında 2012 yılında bir önceki
yıla göre oluşan yüzde 30 düşüş frenlendi
ve ülkemizin bu ürünlerdeki ihracatı
2013 yılında 2012 yılına göre yüzde 17,5
oranında artış gösterdi.
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Tercihli Ticaret
Anlaşması imzalandı
HANGİ ÜRÜNLERDE İNDİRİM VAR
İran’ın, Tercihli Ticaret Anlaşması ile
Türkiye’ye tarife indirimi sağlayacağı
ürünler arasında; temizlik ürünleri, ilaç,
kozmetik, plastik malzemeler, orman
ürünleri, tekstil, hazır giyim, ev tekstili,
mobilya, çelik ürünleri, demir ve demir-dışı
metaller, buzdolabı, bulaşık makineleri
gibi beyaz eşya ürünleri, klimalar ve
elektrik-elektronik ürünleri gibi bir çok
ürün yer alıyor. Söz konusu ürünlerde
2012 yılında Türkiye’nin dünyaya ihracatı
38,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu
rakam Türkiye’nin aynı yıl gerçekleştirdiği
toplam ihracatın yüzde 25,5’ine karşılık
geliyor. Ayrıca, Tercihli Ticaret Anlaşması
kapsamında İran’ın Türkiye’ye tarife indirimi
yapmayı kabul ettiği sanayi ürünlerinde
2012 yılında Türkiye’nin İran’a ihracatı
yaklaşık 830 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile birlikte
bu ürünlerde ihracatımızın üç yılda iki
katına çıkması bekleniyor.
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
artırılması olduğu belirtilerek, her iki
ülke yararına katma değer yaratacak
yapının oluşturulması, iş adamları
arasında işbirlikleri ve ortaklıklar kurulması
ve üçüncü ülkelerde ortak girişimler
yapılması gerektiği ele alındı. Ayrıca, iki
ülke iş adamlarının yakın işbirliği için
ticaret ve alım heyetleri ile iş konseyleriyle
sürdürülen temasların güçlendirilmesi
kararlaştırıldı.
Türkiye-İran
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın
ocak ayında Tahran’a gerçekleştirdiği
ziyarette, Türkiye ile İran arasında 10
yıldır müzakereleri süren tercihli ticaret
anlaşması imzalandı. Anlaşmayı, iki ülke
Başbakanları huzurunda Ekonomi Bakanı
Nihat Zeybekci ile İran Sanayi, Madenler
ve Ticaret Bakanı Mohammad Reza
Nematzadeh imzaladı. Türkiye-İran Tercihli
Ticaret Anlaşması ile Türkiye’nin bazı tarım
ürünlerinde İran’a tarife indirimi vermesi,
buna karşılık İran’ın ise sanayi ürününde
Türkiye’ye tarife indirimi sağlaması
kararlaştırıldı.
Y A Y I N I
Türkiye
Hindistan
ikili ilişkileri geliştirilecek
E
konomi Bakanı Nihat Zeybekci ile
Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı
Anand Sharma, 10’uncu Dönem
Türkiye-Hindistan Ekonomik
ve Teknik İşbirliği Karma Komitesi (KEK)
Protokolünü imzaladı. Toplantıda, TürkiyeHindistan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık
Anlaşması, hizmet ticareti, müteahhit,
müşavirlik hizmetleri, yatırımlar, gümrükler,
ticaret önlemleri alanlarında işbirlikleri
ile enerji, ulaştırma, turizm, bilim ve
teknoloji, sağlık, tarım ile eğitim alanları
değerlendirildi. Ziyarete İMMİB Genel
Sekreter Yardımcısı Fatih Özer de katıldı.
İKILI TICARETTE DENGELER GÖZETİLECEK
İki ülke arasındaki ticaret hacminin gerçek
potansiyeli yansıtmadığı dile getirilerek,
2013 Ocak-Kasım döneminde TürkiyeHindistan dış ticaret hacmi 6,3 milyar
dolara ulaştığı vurgulandı. Türkiye’nin
ana amacının ikili ticaretin artırılmasının
da ötesinde iki ülkenin ortak hareket
edebilecekleri pek çok sektörde yatırımların
BAKAN ZEYBEKCİ’DEN
HİNTLİ FİRMALARA DESTEK SÖZÜ
İki ülke ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesini
sağlayacak anlaşmanın müzakerelerinin
2014 yılı içinde başlatılması kararlaştırılarak,
Türkiye ve Hindistan’ın nükleer enerji
düzenleyici kurumları arasında işbirliği
yapılması konusu da gündeme geldi.
Ekonomi Bakanı Zeybekci, akşam verilen
yemekte enerji, petro-kimya, kozmetik,
tekstil, lastik, motosiklet imalatı, inşaat
ve madencilik sektörlerinde faaliyet
gösteren ve toplam ciroları 126 milyar
dolar düzeyindeki 12 şirketin yetkilileri
ile görüştü. Zeybekci, yemeğe katılan,
TATA Power, Polyplex, Hero Moto Corp,
Dabur, FACOR, RRB Energy Limited, GMR
Group, STC, TATA Sons, Apollo Tyres,
CESC şirketlerinin yetkililerine Türkiye’ye
gösterdikleri ilgiden memnuniyet
duyduğunu ifade etti. Zeybekci ayrıca
Hintli şirketlere Ekonomi Bakanlığının
başta yatırım teşvikleri olmak üzere her
türlü desteği sağlayacağını vurguladı.
Hindistan’da Türk firmalarının hali hazırda
215 milyon dolar yatırımı bulunurken, 2002’
den bu yana Hindistan’dan Türkiye’ye 102
milyon dolarlık doğrudan yatırım girişi oldu.
İKİ ÜLKE TİCARETİ İVME KAZANACAK
Türkiye-İran Tercihli Ticaret Anlaşması, yeni
dönemde, iki ülke arasındaki ekonomik
ilişkilere ivme kazandıracak ve ekonomik
işbirliğini güçlendirecek. İki ülkenin
önümüzdeki dönemde artan ekonomik
işbirliğinin de temelini oluşturacak.
15
ŞİKAGO
TİM
İ S T A N B U L
Firmalar, TİM İnovalig’de
yarışacak
T
ürkiye İhracatçılar Meclisi
(TİM), Türkiye’nin ilk inovasyon
geliştirme programını hayata
geçiriyor. Türkiye’nin yaratıcılık
potansiyelini katma değere
dönüştürmeyi hedefleyen TİM, uluslararası
danışmanlık firması A.T. Kearney işbirliğiyle
inovasyon ligi ‘İnovalig’in kurulduğunu
açıkladı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi,
inovasyon şampiyonlarının belirleneceği
İnovalig’in araştırma geliştirme (ARGE) kültürünün yerleşmesine katkı
yapacağını belirterek, “Türkiye’de ARGE’nin AR’ı var, GE’si yok. İnovalig, bu
GE’yi ortaya çıkaracaktır” dedi. Rekabetçi
ortamda tutunabilmek için inovasyonun
sürdürülebilir olması gerektiğinin altını
çizen Büyükekşi; İnovasyon Komitesi
Başkanı Tahsin Öztiryaki, Komite üyesi
Ömer Burhanoğlu ve İnovalig’in kuruluşu
için işbirliği yapılan AT Kearney üst düzey
yöneticilerinin katıldığını toplantıda,
yapılan çalışmalarla ilgili ayrıntıları basınla
paylaştı.
OYUNUN KURALI İNOVASYON
Yüksek katma değer, inovasyon ve
AR-GE ile ilgili toplantıların kendisini
heyecanlandırdığını belirten Büyükekşi,
pazara yenilikçi ürünler sürmenin artık
başarının gereksinimi haline geldiğini
kaydederek, “Bugünün rekabetçi
ortamında tutunmak için tüm iş süreçlerine
inovasyonu getireceğiz. Artık oyunun
kuralı inovasyondan geçiyor. Şirketler
ya inovasyonla oyunu kazanıyor ya da
kaybediyor” dedi. Büyükekşi, İnovalig’in
üç yılda tüm Türkiye’de yaygınlaşmasını
hedeflediklerini dile getirdi.
TÜRKİYE İHRACATÇILAR
MECLİSİ (TİM) İNOVASYON
KÜLTÜRÜNÜN YERLEŞMESI
VE BUGÜNÜN REKABETÇI
ORTAMINDA TUTUNABILMEK
IÇIN İNOVASYON LİGİ KURDU.
İNOVALIG’DE FİRMALARIN
ÜRÜNLERİ DEĞİL, YAPILARI
YARIŞACAK. SON BAŞVURU
TARİHİ 31 MAYIS OLAN
İNOVALIG’DE BİRİNCİ
OLANLAR, AVRUPA İNOVASYON
ŞAMPİYONLARI LİGİ’NDE
TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK.
FİRMALAR İÇİN ULUSLARARASI BİR ŞANS
Basın toplantısına katılan İnovasyon
Komitesi Başkanı Tasin Öztiryaki
ise İnovalig’in, firmalar için
kendilerini uluslararası standartta
değerlendirebilecekleri bir şans olduğunu
söyledi. Öztiryaki, “Firmalar kamuoyu
önünde itibar kazanacak” dedi. Komite
Üyesi Ömer Burhanoğlu da, 2023 hedefi
için ihtiyaç olunan sıçramanın dünya
standartında inovasyon ile mümkün
olacağını kaydetti. Burhanoğlu, “ İnovalig
ile Türkiye’nin inovasyon haritasını da
çıkartacağız” diye konuştu.
2023 ihracat stratejisi Sanayi Sektör Liderleri Toplantısı
Türkiye’nin 2023 İhracat Stratejisinin 26 sektördeki
çalışmalarını değerlendirme toplantısı yapıldı.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve sektör proje
liderlerinin katıldığı toplantıda 2013 yılı ve 2014
yılı planlamalarını değerlendirildi. TİM Başkanı
Mehmet Büyükekşi, bu toplantıyla sektörlerin
spesifik sorunlarına çözüm bulabilmek ve katma
değeri artıracak önceliklerin belirlenmesini
hedeflediklerini söyledi.
16
TİM Başkanı Büyükekşi, 2023 Türkiye İhracat
Stratejisi Sektör Liderleri Toplantısı için Strateji
Ofisi tarafından hazırlanan sunumu sektör
temsilcileriyle paylaştı.
Makine ve Aksamları, Mücevher, Otomotiv
Endüstrisi sektörü dışında diğer tüm sanayi
sektör Başkanları 2013 yılı değerlendirmesi, 2014
yılı hedeflerini ve yapılması planlanan eylem
maddelerini anlattı.
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
İDDMİB ’den Chicago’ya satış noktası
İ
stanbul Demir ve Demir Dışı
İhracatçıları Birliği koordinasyonunda
“Türk Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörü
Chicago Satış Noktası” projesi
bilgilendirme toplantısı yapıldı.
İDDMİB, ABD’de yerleşik 444 LOFT
International Business Development
ile birlikte yürüteceği ve üyelerinin ABD
pazarına coğrafi uzaklık nedeniyle ürün
sevkiyatında yaşanan hacim ve termin
sorunlarını ortadan kaldırarak, ABD’de
yerleşik yapı üzerinden müşteri ilişkilerini
yönetebilmelerini hedefliyor. 444 Loft
firması uzmanlarının yaptıkları sunumda,
ABD’de yerleşik satın almacıların, firmalarına
mal temini sağlayan ihracatçılardan
beklentileri ve anında geri bildirim, hızlı
sipariş temini temeline dayanan bu
beklentilerin gerçekleştirilmesinde, ABD’de
Türk firmalarının oluşturacağı yerleşik
satış noktasının avantajları paylaşıldı.
Chicago’nun tüm eyaletlere sevkiyatta
kilit konumda olduğunu da dile getiren
uzmanlar, ürün grubu açısından birbirini
tamamlayan firmaların yer aldığı böylesi
bir yapılanmanın Türkiye-ABD ticaretinin
geliştirilmesinde önemli rol oynayacağı
belirtildi. Katılımcıların da görüş, öneri ve
sorunlarını aktardıkları toplantıda, İDDMİB
üyeleri gerek pazar, gerekse projenin
detayları hakkında bilgi aldılar.
FIRSATLAR ANLATILDI
Toplantıya katılan Ekonomi
Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü
İhracatı Geliştirme Uzmanı Zeynep
Taştepe Bilgi, ABD pazarındaki fırsatlar ve
ticaretin geliştirilmesi ile ilgili bir sunum
yaptı. Bilgi, ABD dış ticaret istatistikleri,
Türkiye-ABD dış ticaret rakamları ve
aralarında Türkiye’nin bulunduğu 131 adet
Gelişmekte Olan Ülkeye toplam 3 bin 474
üründe ABD pazarına gümrüksüz giriş
imkanı sağlayan Amerika Birleşik Devletleri
Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GTS)
programı ile ilgili bilgi aktardı. Ayrıca ev ve
mutfak eşyaları sektörü bazında istatistikler,
ihracat potansiyeli olan ürün grupları
İDDMİB, “TÜRK EV VE MUTFAK EŞYALARI SEKTÖRÜ CHİCAGO SATIŞ
NOKTASI” PROJESİ İLE ÜYELERİNİN ABD PAZARINA COĞRAFİ UZAKLIK
NEDENİYLE ÜRÜN SEVKİYATINDA YAŞANAN HACİM VE TERMİN
SORUNLARINI ORTADAN KALDIRMAYI HEDEFLİYOR.
ve pazara giriş önerileri ve Ekonomi
Bakanlığı’nın destekleri de Bilgi’nin
sunumunda yer aldı.
ABD DÜNYANIN EN BÜYÜK EKONOMİSİ
ABD’nin 15,7 trilyon dolar GSYİH ile
dünyanın en büyük ekonomisi olması
nedeniyle Türkiye için de önemli bir pazar
olduğunu dile getiren Zeynep Taştepe
Bilgi, “ABD 2,3 trilyon dolar ithalat ile
dünyanın en büyük pazarıdır” dedi. ABD’nin
tüm ülkelerden ithalat yaptığını sözlerine
ekleyen Bilgi sözlerini şöyle sürdürdü:
“ABD’nin en büyük tedarikçilerinin Çin,
Kanada ve Meksika olduğu görülüyor.
Bu ülkelerin ABD pazarındaki payları
yüzde 10 ile yüzde 20 arasında değişiyor.
Türkiye’nin payı ise maalesef yüzde
1’den küçük. ABD’nin en çok ithal ettiği
sektörler petrol ve doğalgaz, makine,
elektrikli makine ve ulaşım araçlar. ABD
aynı zamanda hazır giyim, tıbbi cihazlar ve
demir-çelik sektörlerinde de önemli ithalat
gerçekleştiriyor. Türkiye-ABD arasındaki
ticaret verilerine baktığımızda genel olarak
Türkiye aleyhine bir durum söz konusu.
2012 yılında Türkiye ABD’ye 5,6 milyar
dolar ihracat, ABD’den de 14,1 milyar dolar
ise ithalat gerçekleştirdi. 2013 yılında ise
ihracat sabit kalırken ithalatımız 12,6 milyar
dolara geriledi. Türkiye ile ABD arasındaki
ticaret hacmi artış eğiliminde olmakla
birlikte, potansiyelinin çok altında. ABD
ülkemizin en fazla ihracat yaptığı 9’uncu
ülkedir. 2012 yılında ülkemizin toplam
ihracatının yüzde 3,7’si ABD’ye yapıldı.
Ülkemizden ABD’ye en çok demir-çelik ve
ulaşım araçları ihraç edilmektedir. Makine,
hazır giyim, doğal taşlar ve ev tekstili de
ABD’ye ihraç ettiğimiz diğer önemli ürün
grupları.”
Türkiye’nin, ABD’nin ithalatında çok az
paya sahip olmasına rağmen spesifik
ürünlerde pazarda üst konumda olduğunu
dile getiren Bilgi, “Örneğin, ABD bakır
tel ve kabloları en çok Türkiye’den ithal
ediyor. Aynı şekilde demir-çelik çubuk ve
kurutulmuş meyvede de ülkemiz ABD’nin
en büyük tedarikçisi konumunda. Yaprak
tütün, demir-çelik filmaşin ve halılarda ise
ülkemiz ABD’nin ikinci büyük tedarikçisi”
diye konuştu.
17
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
ÖTV
İ S T A N B U L
Üretime
RE İLİŞKİN
YAKIT VE TÜREV ÜRÜNLE
ÖT V SİSTEMİNDE AKAR
TA GEÇİRİLECEĞİ
Nİ KOLAYLIKLARIN HAYA
TEMİNAT SİSTEMİNDE YE
ŞEK, ÖT V
E BAKANI MEHMET ŞİM
MÜJDESİNİ VEREN MALİY
EDİ.
A GÖNDERİLDİĞİNİ SÖYL
LIĞ
AN
AK
ŞB
BA
İN
İ’N
İĞ
GENEL TEBL
YİCİLERİN
RLÜĞE GİRMESİYLE SANA
ŞİMŞEK, TEBLİĞİN YÜRÜ
ECEĞİNİ VURGULADI.
SIKINTILARININ GİDERİL
M
aliye Bakanı Mehmet
Şimşek, ÖTV’ye ilişkin
sanayicilerin uzun
zamandır beklediği
bazı düzenlemelerin
hayata geçirileceği
müjdesini verdi. Şimşek, yapılacak
değişikliklerle sanayicilerin akaryakıt
ve türev ürünleri ithalatında ÖTV için
18
mevcut sistemde verdikleri teminatlarla
ilgili yaşanan sıkıntıların giderileceğini
bildirdi. Konuya ilişkin ÖTV Genel Tebliği,
Başbakanlığa gönderilmek üzere,
Şimşek tarafından imzalandı. Özellikle
son dönemde hız kazanan teknolojik
gelişmeler çerçevesinde teminata ilişkin
işlemlerin elektronik ortama taşınmasının
gündeme geldiğini ve konu üzerinde
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile mutabakata
varıldığı bilgisini veren Şimşek, şunları
kaydetti:
“Bugüne kadar birçok alanda
mükelleflerimizin iş yapmalarını
kolaylaştırmak için adımlar attık. İş yapan,
ülkenin istihdamına katkıda bulunan,
vergisini veren mükelleflerimizin, işlerini
mümkün olduğunca kolay ve daha hızlı
yapabilmeleri için birçok işlemi internet
ortamına taşıdık. Şimdi bu düzenlemeyle
yine böyle bir adım daha atıyoruz.
Mevcut sistemde ithalat sırasında ÖTV
uygulanmayan akaryakıt ve türevleri için
alınan teminat ve ithal edilen mal bilgilerini
içeren bilgi formu ile teminatın çözümüne
yönelik bilgi formu, kağıt üzerinde
düzenlenerek gönderilmekteyken, bu
formlar artık elektronik ortama taşınacak.
Bu da sanayicilerimizin iş yükünü önemli
ölçüde hafifletecek.”
TEMİNATTA KOLAYLIK
Ayrıca teminat verilmesi işlemine de
kolaylık getirdiklerini belirten Şimşek,
“Sanayicilerimiz mevcut sistemde her bir
gümrük beyannamesi kapsamı ÖTV tutarı
için münferit teminat verebileceklerken,
yapacağımız değişiklikle akaryakıtlar
ile yalnızca antrepo ve transit rejimleri
kapsamındaki türev ürünleri ithal edenler,
birden fazla ithalat işlemini kapsayacak
şekilde teminat da verebilecekler” diye
konuştu. Bakan Şimşek, bu şekilde birden
fazla ithalat işlemi için verilen teminatın,
çözülme aşamasına geldiğinde yeni ithalat
işlemlerinde de kullanılabileceğini bildirdi.
FİNANSMAN MALİYETLERİ AZALACAK
Sanayide girdi olarak kullanılan türev ürünler
için ithalat sırasında verilen teminatın,
bu ürünlerin imalatta kullanımıyla vergi
dairesinden alınacak nakit iade tutarı için
de kullanılmasını sağlayacak tek teminat
uygulamasına geçileceği müjdesini de veren
Şimşek, “Söz konusu mallar için mevcut
sistemde 2 lira teminat verilirken, teminatın
1 liraya düşürülmesi anlamına geliyor. Sonuç
olarak, bu değişikliklerle idari işlemler için
geçen süreler kısalacak, iş yükü hafifleyecek
ve sanayicilerimizin finansman maliyetleri
azalacak” diyerek sözlerini tamamladı.
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
İran ile
ihracatta
yeni
dönem
İhracat Genel
Müdürlüğü’nden alınan
yazıda, Tahran Ticaret
Müşavirliğimizin bir yazısına
atıfla, İran tarafından İthalatı
Yasak 10’uncu Kategoride
yer alan ürünler listesi
dahilinde ithalatı yasak
kalemlerdeki uygulamanın
İran Bakanlar Kurulu’nun 9
Şubat 2014 tarihi itibarıyla
aldığı bir kararla kaldırıldığı
ve anılan tarih itibarıyla söz
konusu ürünlerin ithalatının
serbest bırakıldığı ifade
ediliyor.
Yazıda devamla, İran Sanayi,
Maden ve Ticaret Bakanlığı
Ticareti Geliştirme Kurumu
Başkan Yardımcısı Mehdi Mir
Ebu Talibi tarafından yapılan
basın açıklamasında;
-9 Şubat 2014 tarihi itibarıyla
10’uncu Kategori’de yer
alan ürünlerin ithalatının
yapılması durumunda
gerekli dövizin söz konusu
ürünlerin ithalatçıları
tarafından temin edilmesi
gerektiği,
-Söz konusu ürünlerden
tahsil edilecek gümrük
vergilerinin, mevcut
düzenlemelerdeki oranların
iki katına çıkarılması
suretiyle tahsil edileceğinin
ifade edildiği, bildiriliyor.
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
Yılda en az
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
10
fuara katılın
İDDMİB TARAFINDAN
DÜZENLENEN DIŞ TİCARET
BİLGİLENDİRME SEMİNERİ’NDE
İHRACATI GELİŞTİRMEK İÇİN
GEREKLİ OLAN SUNUMLAR
EKONOMİ BAKANLIĞI İHRACAT
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YETKİLİLERİ
TARAFINDAN YAPILDI.
İ
stanbul Demir ve Demir Dışı Metaller
İhracatçıları Birliği (İDDMİB) üyelerini
bilgilendirmek için düzenlediği
seminerlerine devam ediyor. Ekonomi
Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü
yetkilileri tarafından verilen Dış Ticaret
Bilgilendirme Semineri’nde İDDMİB
üyeleri mevcut uygulamalar hakkında
bilgilendirildi. Seminere çok sayıda İDDMİB
üyesi katıldı.
Seminerde konuşan Ekonomi Bakanlığı
İhracat Genel Müdürlüğü Daire Başkanı
Ahmet Şevket Yurt, firmaların bir yılda en
az 10 fuara katılmaları gerektiğini vurguladı.
İhracatçılara çevre, tasarım, marka ve
fuar destekleri gibi 14 kalemde destek
verdiklerini belirten Yurt, amaçlarının
KOBİ’lerin ellerinden tutarak okyanusa
açılan firmalar haline getirmek olduğunu
söyledi. Yapılan destekleme çalışmalarının
sonuçlarını aldıklarını da dile getiren Yurt,
“2011 yılında ihracat birim değerimiz
1,47 kg/dolardan, 2012 yılında 1,57 kg/
dolara çıktı. Turquality programında ise bu
rakam 2,14 kg/dolara yükseldi” dedi. Ülke
pazarlarına giriş çalışmaları kapsamında 44
hedef ülke belirlendiğini anlatan Yurt fuar
destekleri ile ilgili şu bilgileri verdi:
“Hiç ihracat yapmayan firmalara da
kullandırabileceğimiz imkanlar var.
Çünkü biliyoruz ki doğru fuarı seçtiğiniz
zaman ihracat şansını yakalayabilirsiniz.
Desteklerden üreticiler, pazarlamacılar,
organizatörler ile sivil toplum kuruluşları
faydalanabilir. Bireysel ve milli katılımla Türk
ihraç ürünleri, sektörel Türk ihraç ürünleri,
yabancı katılımlı sektörel fuarlar için ayrı
ayrı uygulanan destekler söz konusu.
Bazı ülkelerde gerçekleştirilecek fuarlara
organizatörler aracılığı ile katılmak daha
uygun olabilir. Örneğin Afrika ülkelerine
bireysel katılımda sıkıntı yaşayabilirsiniz.”
BU YIL 241 PRESTİJLİ FUARA DESTEK
“Oturmuş pazarlarda elde edemeyeceğiniz
pazarları gelişmemiş ülkelerde fuarlar
aracılığı ile sağlayabilirsiniz” diyen 2011
yılında fuar desteklerine Prestijli Fuar
Desteği’nin de eklendiğini dile getirerek,
50 bin dolara kadar yüzde 50 oranında
destek sağlandığını ve takvim yılında
sadece bir olan desteklenecek fuarın ikiye
yükseltilmesi için çalışıldığını belirtti.
Seminerde ayrıca Ekonomi Bakanlığı
İhracat Genel Müdürlüğü’nden Dış Ticaret
Uzmanı Mehmet Fatih Yüce, Turquality
ve Markalaşma, Hukuk Müşaviri Müge
Selçuk, İhracat Mevzuatı, Şube Müdürü
Hakan Murat Önder, Dahilde ve Hariçte
İşleme Rejimleri, İhracatı Geliştirme
Uzman Yardımcısı Gözde Eroğlu,
Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin
Desteklenmesi ve İhracatı geliştirme
Uzmanı Sedat Ürey İş Dünyası İçin Ticari
Bilgiye Erişim konularında birer sunum
yaptılar.
19
HABER
HABER
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
Ambiante’ye
HOMI Fuarı’ndaydık
Türk Ev ve Mutfak Eşyaları Pazarlama takımı (UR -GE) projesi çerçevesinde 19-22 Ocak 2014 tarihleri arasında İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen
HOMI/Milano fuarına info stand ile katılım sağladık. 1964’ten bu yana MACEF adı altında düzenlenen ve 2012 yılından itibaren HOMI-Yeni Macef
konseptiyle yenilenen fuar, ihracatçı Türk firmalarımızın, gerek İtalyan gerek uluslararası diğer ülke satın almacılarıyla buluşmaları açısından olumlu
bir organizasyon oldu. Mutfak ve Ev Eşyaları kategorisinde altısı UR-GE firmaları olmak üzere 20 Türk firması fuara katıldı. 2012 yılında 100 bin
metrekare alanda toplam 1592 firmanın katıldığı fuarı 88 bin 658 kişi ziyaret etti. Fuarda ev eşyaları, iç tasarım, mutfak ürünleri, parfüm, kişisel
bakım ürünleri, moda, takı, hediyelik eşya, bahçe ürünleri, çocuk stil ürünleri, ev tekstili ve hobi firmaları ürünlerini sergiledi.
Hisar
’dan çay tutkunlarına iki inovatif ürün
20
H
isar Studio ürünü “TeaLove” demlik, kendinden süzgeci ve
düşmeyen kapak özelliği ile fonksiyonlu ve kullanışlı hale getirildi.
“TeaLove” Çaydanlık ve Demlik Seti sıra dışı modeliyle kullanım
kolaylığı ve şıklığı bir arada sunuyor. Kendinden süzgeçli demliği
sayesinde çay servisi yapmak kolaylaşırken aynı zamanda
düşmeyen kapak tasarımıyla da istenmeyen kazaların önüne geçiyor ve çay
servisinin kolaylıkla ve keyifle yapılmasını sağlıyor.
GÖRÜNMEZ ÇAY KAZALARINA HİSAR’DAN ÇÖZÜM
Hisar, patentli inovatif ürünlerine bir yenisini ekledi ve Aqua, yapışmaz çay
tabağı ile tabak ve bardağın birbirine yapışmasını önleyerek oluşabilecek tüm
kazaların önüne geçti. Böylece Hisar, tüketicilerin çay keyiflerinin bozulmasına
neden olabilecek bir ihtimali daha ortadan kaldırdı. Aqua yapışmaz çay tabağı,
zıt ısıların teması ile sıcak bardağın tabağa yapışması sonucu
tabağın yere düşmesine, çayın dökülmesine izin vermiyor. Tüm Hisar
mağazalarında yerini alan bu yeni ürünler çay tutkunu tüketicileri bekliyor.
19’uncu kez katıldık
İ
MMİB olarak 7-11 Şubat 2014
tarihleri arasında fuar alanının 3.0,
5.0 ve 10.1 hollerinde toplamda 70
katılımcı ile 19’uncu kez Ambiente
Fuarı’nda bulunmanın gururunu
yaşadık. Metalden ve plastikten
mamul ev gereçleri ile hediyelik
eşya ürünleri sergileyen Türk milli
katılımcıları rekabetçi fiyatlarıyla kaliteli
ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu.
İMMİB info stantlarında sektörle ilgili
broşürler ve Turkish Kitchenware dergisi
ziyaretçilere dağıtıldı. Türk firmalarının
iletişim bilgilerinin yer aldığı CD Katalog
da satın almacıların ilgisini çekti. Fuar
alanında çeşitli mecralarda ve fuarın
içinde hizmet veren shuttle bus’ların
üzerine milli katılım organizasyonunu
tanıtan reklamlar verdik ve böylece İMMİB
olarak Türk firmalarına olan farkındalığı
artırmada çok başarılı bir çalışmaya imza
attık. Milli katılım haricinde fuar alanının
birçok holünde de bireysel olarak fuara
katılan 48 firma Türkiye’nin Ambiente
Fuarı’nda katılımcı olarak ilk 10’un içinde
olmasına büyük katkı sağladı.
21
SEKTÖR
SEKTÖR
İ S T A N B U L
Kalıp sektörü,
yurtdışı odaklı
büyümeyi hedefliyor
Dünya genelinde pazar büyüklüğü
70 milyar dolar olan kalıpçılık sektörü,
Türkiye’de önemli gelişmelere imza
atıyor. İhracatı 400 milyon dolar civarında
olan Türk kalıp sektörü, 2020 yılında
bu miktarı 2 milyar dolara çıkarmayı
hedefliyor. Otomotiv ve beyaz eşya gibi
sektörlere paralel gelişen Türkiye kalıp
sektörü, geçen yılı yüzde 15 büyümeyle
geride bıraktı. Bu yıl iç piyasada daralama
yaşayan sektör, son yıllarda büyümede
elde ettiği istikrarı korumak istiyor. Geçen
yılın sonunda yaşanan sıkıntılar, mevcut
ekonomik durum, iç piyasada özellikle
22
ticari araçlarla ilgili yapılan ÖTV değişlikleri
gibi etkenler otomotiv sektörünü olumsuz
etkilerken, yaşanan bu gelişmelere bağlı
olarak otomotiv sektörünün bu yıl yaklaşık
yüzde 25 oranında daralması ve bunun
da kalıp sektörüne olumsuz yansıması
ancak sektörün yine de 2014’ü büyümeyle
geride bırakacağı bekleniyor. Sektör
temsilcilerine göre, bu büyümedeki temel
etken Almanya gibi yurtdışı kaynaklı
projeler olacak. Şu anda yerli üreticilerin
elinde bu yılın ilk yarısını yoğun şekilde
geride bırakacak projelerin olduğuna ve
ilk yarıyılın hareketli geçeceğine dikkat
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
OTOMOTİV VE BEYAZ EŞYA
BAŞTA OLMAK ÜZERE BİRÇOK
SEKTÖRE PARALEL GELİŞEN
TÜRKİYE KALIP SEKTÖRÜ, 2013’Ü
YÜZDE 15 BÜYÜMEYLE GERİDE
BIRAKTI. SEKTÖRÜN 2014 HEDEFİ
İSE YURTDIŞI KAYNAKLI DEVAM
EDEN PROJELERLE BÜYÜMEK.
Editör İshak Sevgin
Dünya Gazetesi Araştırma Servisi
çeken sektör aktörleri, ancak iç pazardaki
daralmadan dolayı yılın ikinci yarısıyla
ilgili bir öngörüde bulunmanın çok zor
olduğunu belirtiyor. Ayrıca dövizdeki
artışı ihracat yapan firmalar için avantaj
oluştururken uzmanlara göre, bu durum
yatırım hazırlığında olan ya da yatırım
kararı almış firmaları olumsuz yönde
etkiliyor. Kalıp sanayinde kullanılan
takım tezgâhları ile yazılımların daha
çok yurtdışı kaynaklı olduğunu anlatan
sektör aktörleri, bu nedenle yaşanan döviz
artışının sektörün gündemindeki yatırımları
erteleyebileceğine dikkat çekiyor.
‘KALIPÇILAR VADİSİ’ SEKTÖRÜN
REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK
Otomotiv ve beyaz eşya sanayilerinin sahip
olduğu potansiyeli iyi değerlendirerek
dünyanın önde gelen kalıpçılarından
olmayı planlayan Türkiye, bu hedef
doğrultusunda projelerini hayata geçiriyor.
Sektör için en önemli projelerin başında
gelen ‘Kalıpçılar Vadisi’yle Türkiye kalıp
üreticileri ihracatta rekabet avantajı
yakalamak istiyor. Ulusal Kalıp Üreticileri
Birliği’nin (UKUB) geliştirdiği ‘Kalıpçılar
Vadisi projesi, 350 milyon dolarlık yatırımla,
350 dönüm arazide 2016 yılında Yalova’da
faaliyete geçecek. 71 adet büyük ölçekli
kalıp fabrikasının ve 40 ila 50 civarında
da küçük ölçekli kalıp firmasının faaliyet
göstereceği Vadi’de AR-GE merkezi, çıraklık
eğitim merkezi, tersine mühendislik
merkezi, simülasyon ve optimizasyon
merkezi ile kalıpçıların işletme maliyetlerini
de düşürecek ortak kullanım merkezi
bulunacak. Vadi’nin faaliyete geçmesiyle
sektördeki firmaların yatırım ve işletme
maliyetlerini düşürerek, uluslararası rekabet
gücünü artırması bekleniyor.
İHRACATIN YÜZDE 80’İ
ALMANYA’YA YAPILIYOR
UKUB’tan alınan bilgilere göre, 10 bin
civarında firmanın faaliyet gösterdiği
Türkiye kalıpçılık sektöründe yaklaşık 120
bin kişinin de istihdam edildiği tahmin
ediliyor. 10 bin civarındaki firmanın 230
tanesi UKUB üyesi. UKUB üyesi 230 firmanın
pazar büyüklüğü yaklaşık 500 milyon avro
olurken, Türkiye kalıpçılık sektörünün sahip
olduğu toplam büyüklüğün ise yaklaşık
3,1 milyar avro olduğu tahmin ediliyor. Şu
anda toplam 400 milyon dolar civarında
ihracat yapan Türkiye kalıp üreticileri 2020
yılında bunu 2 milyar dolara çıkarmayı
hedefliyor. Üretiminin yüzde 60’ını ihraç
eden üreticiler, en çok ihracatı da yüzde
80’lik bir oranla Almanya’ya yapıyor.
Sektörün en büyük ihracat kalemini
plastik enjeksiyon kalıpları oluştururken,
bunun temel nedeni otomotiv sektöründe
kullanılan plastik parça oranının artması.
İhracatın yanı sıra Türkiye, kullandığı
kalıpların yüzde 60 ile yüzde 70’ini ise
ithal ediyor. İthalat edilen kalıpların büyük
çoğunluğu Çin’den gelirken, son dönemde
Çin’de artan birim maliyetlerinden dolayı
buradan alınan kalıplarda azalma var. İç
pazarda kalitesiz ürünlerin önüne geçmek
için belli ülkelerden alınan düşük kaliteli ve
düşük maliyetli ürünlerin önüne geçilmesi
gerektiğine dikkat çeken sektör temsilcileri,
bu noktada düşük kaliteli kalıpların
Türkiye’ye girişine vergi uygulanabileceği
ya da kotaların artırılabileceği önerisinde
bulunuyor. Ayrıca kalıbı üretene değil
de kalıbı yerli firmalardan alan üreticiye
teşvik verilebileceğini de anlatan sektör
temsilcilerine göre, verilecek desteklerle
Türkiye’deki yerli kalıpçılık ulusal ve
uluslararası alanda daha da gelişecek.
23
PİYASALAR ve ÜRÜN ANALİZİ
PİYASALAR VE ÜRÜN ANALİZİ
İ S T A N B U L
fiyatı
aşağı yönlü seyrediyor
Artan kaynaklarla bakır
D
ünya nüfusundaki artış
küresel tarım sektörü için
büyüme vadederken,
emtialar arasında en çok
yükselen kahvenin fiyatı
yılbaşından bu yana
yüzde 80,1 değer kazandı. ABD Merkez
Bankası’nın (FED) geçen yılın mayıs ayında
tahvil alımlarında azaltmaya gitmesinin
ardından, gelişmekte olan ülkelerde
hızlanan sermaye çıkışlarının yanı sıra,
yatırımcıların güvenli liman arayışlarına
paralel olarak emtialar yıla iyi başladı.
Yılbaşından bu yana genel olarak pozitif
seyir izlenen emtia fiyatlarında özellikle
kahvedeki hızlı yükseliş dikkati çekerken,
13 emtiadan sadece 4’ünde değer kaybı
yaşandı. Bakır fiyatları yıla iyi başlamasına
karşın, dünyanın en büyük bakır tüketicileri
arasında yer alan Çin ekonomisine ilişkin
endişelerin artması, emtianın fiyatında
son günlerde düşüşü hızlandırdı. Bu yıl
en iyi performans gösteren ilk 3 emtia
arasında, kahvenin fiyatı yılbaşından bu
yana yüzde 80,1 değer kazanırken, bunu
yüzde 13 ile mısır ve yüzde 11,7 ile altın
takip etti. Paladyumun fiyatı yüzde 8,5,
soya fasulyesinin fiyatı yüzde 8,4, pamuğun
fiyatı yüzde 8,2, platinin fiyatı yüzde 7,9,
gümüşün fiyatı yüzde 7,7 ve buğdayın fiyatı
yüzde 6,3 arttı. Buna karşın, alüminyumun
fiyatı yüzde 0,5, brent petrolün varil fiyatı
yüzde 2,2, kurşunun fiyatı yüzde 5,5
gerilerken, en büyük düşüşü ise yüzde 8,7
ile bakır kaydetti.
EMTİALAR YATAY SEYREDİYOR
Emtia fiyatlarının 2014 yılındaki seyrine
ilişkin değerlendirmelerde bulunan
Goldman Sachs Emtia Araştırmaları Başkanı
Jeffrey Currie, bu kış piyasaları çarpan
soğuk hava şokunun ardından, ABD’de
doğalgaz fiyatlarının yılbaşından bugüne
24
Goldman Sachs Emtia Araştırmaları Başkanı
Currie: “Yüksek faiz oranları nedeniyle altın,
artan kaynak nedeniyle bakır ve Güney
Amerika’da beklenen rekor soya fasulyesi üretimi
nedeniyle ise soya fasulyesinde yıl boyunca daha
önemli aşağı yönlü bir yapı görüyoruz”
kadar geçen sürede neredeyse yüzde 10
arttığını vurgulayarak, ancak bu hareketin
şaşırtıcı bir şekilde tarihteki örnekleri kadar
büyük olmadığını söyledi. Buna ek olarak
gelişen piyasalardaki karmaşanın, hisse
senedi ve döviz piyasalarında oldukça
büyük satışlara yol açtığını kaydeden
Currie, yılbaşından bu yana emtiaların ise
yatay seyrettiğini ifade etti.
Currie, özellikle petrolün hava ve
gelişmekte olan piyasalardaki olayları
çoğunlukla dikkate almadığını belirterek,
“Piyasa tepkisinin olmaması için güçlü
nedenler olduğuna inanıyoruz. Kayaç gazı
devrimiyle gelişen piyasa tüketicilerinin
marj hareketlerinin bir sonucu olarak,
daha yatay küresel petrol arz eğrisi ve
yapısal olarak düşük volatilite göreceğiz.
Ancak gelişen piyasalarda devam
eden adaptasyona, emtia fiyatları daha
derinleşerek tepki verebilir. Altın, bakır,
demir, soya ve platinde daha fazla ayarlama
gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.
Currie, Goldman Sachs olarak yaptıkları
bir analizi de paylaşarak, gelişmekte
olan piyasa ekonomilerini daha esnek
(cari açıkları daha iyi yönetilebilir
görünen) ve daha hassas (cari açıkları
daha az sürdürülebilir görünen) olarak
grupladıklarını ve kaldıraçlarına baktıklarını
anlattı. Talebin fiyat ve gelir esnekliği
tahminlerinde, emtiaların “daha hassas”
grupta yer alan ve gelişen piyasalardan
daha fazla etkilendiğini belirten Currie,
şunları kaydetti:
“Söz konusu grupta yer alan ülkeler talep
tarafında altın ve arz tarafında bakır, demir,
soya ve platini içeriyor. Bu durum, bu
piyasalarda mevcut düşüş tahminimizi
güçlendiriyor. Daha da önemlisi çok düşük
fiyat esnekliği verilen bu hassas gelişen
piyasalar grubu, petrol piyasası için sadece
küçük bir etkiye sahip. Bunun, 2013 yılı
sonundaki rekor düşük mevsimsel ham
petrol stoklarıyla birlikte petrolün neden
son gelişen piyasalardaki çalkantıya bu
kadar tepkisiz olduğunun önemli bir
nedeni olması muhtemel...”
Yüksek faiz oranları nedeniyle altın,
artan kaynak nedeniyle bakır ve Güney
Amerika’da beklenen rekor soya fasulyesi
üretimi nedeniyle ise soya fasulyesinde
yıl boyunca daha önemli aşağı yönlü bir
yapı gördüklerini ifade eden Currie, bunun
da emtialar için gelecek 12 ayda yüzde
3 zarar beklentilerini yansıttığını belirtti.
Portföy dağılımı açısından bakıldığında,
kendilerinin hala 2014 yılında emtiaların
tutulmasını tavsiye ettiklerini dile getiren
Currie, “Diğer finansal varlıklarla azalan
ilişkiler ve emtialardaki düşük volatilite,
mevcut konjonktürde beklenmelidir ve
her zaman stratejik emtia hikayesinin
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
bir parçası olmuştur. Emtiaları bir
portföyde tutmanın faydalarının hala
geçerli olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle
iyi dengelenmiş bir portföyde emtia
tutulmasını şiddetle öneririz” dedi.
Citigroup Küresel Piyasalar Emtia Stratejisti
Doshi: “Makroekonomik dalgalanmalar, 2014
yılında özellikle gelişen piyasalar üzerindeki
talep büyümesini engellemeyi sürdürebilir”
EMTİA İÇİN TALEPTE BİR YAVAŞLAMA
HENÜZ GÖRMÜYORUZ
Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole
Hansen de emtiada önemli rol oynayan
Çin ekonomisinin, geçen yıldan bu
yana yavaşladığını ve ülkenin “müthiş
büyüklükteki” borçlarla mücadele ettiğini
belirterek, “Bu süreç eğer dikkatli bir şekilde
yönetilmeseydi, hisse senedi ve emlak
piyasası gibi diğer varlık sınırları üzerinde
dikkati çekti. 2012 yılı başlangıcı ve daha
çok 2013 yılına ışık tutan somut dengelerin,
yeni arzın meyvelerinin gelecek birkaç
yıl üzerinde dip fiyatları işaret ettiğini
vurgulayan Doshi, “Bu hali hazırda
gelişmekte olan ve gelişmiş piyasalardaki
düşük enflasyon unsurlarında ilerleme
sağlıyor. Bu yıl geniş oranda küresel stok
fazlası veren hububat fiyatları, muhtemelen
üreticiler aleyhinde tüketicilere destek
olunmasını sağlayacak, ticaret seviyesi
büyük olasılıkla yoğun olmaya ve gelecek
birkaç çeyrekte düşük seyretmeye devam
edecek” değerlendirmelerini yaptı.
Doshi, yılbaşından bu yana alüminyum
fiyatlarında zayıflama görüldüğünü, bakırın
ise dünya piyasalarında bir kenara atıldığını,
Çin’de enerji için yeni bütçelere rağmen
altyapı harcamalarının pozitif görünüme
sahip olduğuna işaret etti.
Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Hansen: “Şu
an için Çin’in emtia talebi, küresel fiyatları
desteklemeye devam ediyor ve bu görünümün
değişmesi için şu anda görülenden daha büyük
bir yavaşlama ya da krizden geçmesi gerek”
çok önemli negatif etkiye sahip olabilirdi.
Şimdiye kadar bu belirsizliğin altın üzerinde
büyük bir pozitif etkisi oldu. Çin’de birçok
yatırımcı hisse senedi ve emlak piyasası
gibi alternatif yatırımlar için güvenli liman
arıyorlar. Bunun dışında, emtia için talepte
bir yavaşlama henüz görmüyoruz” dedi.
Çin’de ocak ayında birçok kilit özelliğe
sahip emtiaların ithalatının sürpriz yükseliş
gösterdiğini anımsatan Hansen, şunları
kaydetti:
“Ham petrol ithalatı yıllık bazda yüzde
12 oranında ve soya yüzde 24 oranında
tırmanışa geçerken, hem demir hem
de bakır ithalatı rekor seviyeye yükseldi.
Şu an için Çin’in emtia talebi, küresel
fiyatları desteklemeye devam ediyor ve
bu görünümün değişmesi için şu anda
görülenden daha büyük bir yavaşlama ya
da krizden geçmesi gerek. Bunun yanında,
güçlü yükselen endüstriyel metaller
dışında, özellikle kakao, kahve, soya ve mısır
gibi tarım emtiaları ile değerli metaller yıla
güçlü bir başlangıç yaptı.”
ALÜMİNYUM FİYATLARINDA ZAYIFLAMA
Citigroup Küresel Piyasalar Emtia Stratejisti
Aakash Doshi ise 2014 yılında emtia
fiyatlarının, vadeli işlemlerde yaşanan
ortalama yüzde 5-10 düzeyindeki düşüş
nedeniyle kapsamlı olarak azalmasının
beklendiğini belirtti. Doshi, genişleyen
stokların, petrol, endüstriyel metaller
sektörü ve ham maddelerde önemli
dengelerin gevşemesine yol açtığını
kaydederek, aynı şekilde makroekonomik
dalgalanmaların da 2014 yılında özellikle
gelişen piyasalar üzerindeki talep
büyümesini engellemeyi sürdürebileceğine
13 emtianın yılbaşından bu
güne fiyat değişimleri şöyle;
EMTİALAR
Son değer
Fark (%)
Kahve
203,40
80,08
Mısır
477,00
13,03
Altın
1347,28
11,74
Paladyum
776,60
8,46
Soya Fasulyesi
1422,50
8,38
Pamuk
91,59
8,21
Platin
1480,65
7,86
Gümüş
20.975
7,72
Buğday
643,25
6,28
Alüminyum
0,7908
-0,48
Brent Petrol
108,13
-2,22
Kurşun
0,9418
-5,49
Bakır
30.531
-8,65
25
PİYASALAR ve ÜRÜN ANALİZİ
PİYASALAR VE ÜRÜN ANALİZİ
İ S T A N B U L
PİYASALARDAN KISA KISA ...
Kardemir, kütük fiyatlarında artışa gitti.
Kardemir’in internet sitesinde açıkladığı yeni listeye göre, fiyatlar 10 dolar/ton yukarı çekildi.
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
önceki aya
tları şubat ayında bir
yurt içi üretim fiya
tal
ı ayına göre
me
ayn
n
ana
in
yılı
e’n
eki
önc
Türkiy
di. Aynı sektörde bir
ter
gös
ış
(TÜİK) yapılan
art
9
dan
0,2
u’n
göre yüzde
e İstatistik Kurum
ı
de 15,01 arttı. Türkiy
eraller imalat fiyatlar
min
er
üretim fiyatları yüz
diğ
n
aya
ı ayda metalik olm
ayi (Makine ve
san
a
eşy
tal
açıklamaya göre, ayn
me
en,
ık yüzde 14,00 artark
Aynı ayda
aylık yüzde 2,39, yıll
15,93 artış gösterdi.
de 1,81, yıllık yüzde
yüz
de 13,43 arttı.
ık
yüz
ayl
ık
riç)
yıll
0,
Ha
at
2,0
Teçhiz
ık yüzde
imalat fiyatları ayl
ri
nle
ürü
çuk
kau
plastik ve
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
a
e yeni bir fabrika inş
i Gerdau, Arjantin’d
Brezilyalı çelik dev
milyon dolarlık
,2
193
nde
leti
eya
ta Fe
edecek. Şirket, San
dı. Fabrikanın
inşa edeceğini açıkla
yatırım ile fabrikayı
ilk üretimine
ve
ası
650.000 ton olm
talebin
yıllık kapasitesinin
r. Şirket piyasadan
iyo
len
bek
ası
lam
i.
2016 yılında baş
mak istediğini belirtt
yap
ırım
yat
için
artamasını beklediği
Kardemir’in ürün fiyatları şu şekilde:
ÜRÜN ADI KDV HARİÇ KDV HARİÇ
19.03.2014 21.03.2014
DÜZ YUVARLAKLAR TL/TON
Ø 12-14-16 MM. 1276 1276
Ø 18-20-22 MM. 1276 1276
Ø 150 MM. (SAE 1040, C45) 645 US$+KDV 645 US$+KDV
Ø 150 MM. (SAE 1040, C45) (2.SINIF) 620 US$+KDV 620 US$+KDV
NERVÜRLÜLER TL/TON
Ø 12-14-16 MM. 1259 1259
Ø 18-20-22-25-32 MM. 1259 1259
NERV. YUV. (MUH. BOY. 12 - 25) 1199 1199
PROFİLLER AVRO/TON
NPI - NPU (160) (STD.) 440 440
NPI - NPU (160) (2. SINIF) 415 415
IPE - NPI - NPU (180 - 300) (STD.) 445 445
IPE - NPI - NPU (180 - 300) (2. SINIF) 420 420
IPE - NPI - NPU (320 - 550) (STD.) 485 485
IPE - NPI - NPU (320 - 550) (2. SINIF) 460 460
HEA / HEB (120-260) (STD.) 465 465
HEA / HEB (120-260) (2. SINIF) 440 440
HEA / HEB (220-260) (STD.) 485 485
HEA / HEB (220-260) (2. SINIF) 460 460
KÜTÜK US$/TON
130X130X6-12 M. S235JR 507 517
130X130X6-12 M. III - A 512 522
130X130X6-12 M. S185/MELEZ 502 512
150X150X6-12 M. S235JR 507 517
150X150X6-12 M. III - A 512 522
150X150X6-12 M. S185/MELEZ 502 512
BLUM 615 625
180X180X18 MM S355JR (STD.) 520 520
180X180X18 MM S355JR (2.SINIF) 505 505
200X200X16 MM-24 MM S355JR (STD.) 520 510
200X200X16 MM-24 MM S355JR (2.SINIF) 505 505
200X200X16 MM S355J2 (STD.) 545 545
200X200X16 MM S355J2 (2.SINIF) 530 530
MADEN DİREĞİ TL/TON
G1 110 - MADEN DİREĞİ 1.420 1.420
G1 140 - MADEN DİREĞİ 1.445 1.445
KOK VE YAN ÜRÜNLERİ TL/TON
DÖKÜM KOK(US$+KDV) 375 375
METALURJİK KOK(US$+KDV) 350 350
KREOZOT 785 785
KATRAN BOYASI 827 827
ZİFT 615 615
YOL KATRANI 716 716
PRES NAFTALİN 800 US$ 850 US$
PİKLER US$/TON
H1 PİKİ 485 485
H2 PİKİ ÖZEL 480 480
H2 PİKİ 475 475
H2 PİKİ YÜK. KÜKÜRTLÜ 465 465
Ç1 PİKİ 435 435
Ç2 PİKİ 420 420
Ç1 PİKİ YÜKSEK KÜKÜRTLÜ 410 410
Ç2 PİKİ YÜKSEK KÜKÜRTLÜ 400 400
KÖŞEBENTLER AVRO/TON
150X150X15 MM S235JR (STD.) 485 485
150X150X15 MM S235JR (2. SINIF) 460 460
150X150X15 MM S355JR (STD.) 500 500
150X150X15 MM S355JR (2.SINIF) 475 475
jing Antaike,
taller bilgi şirketi Bei
lündeki demir dışı me
5,6 artışla
tro
de
kon
yüz
let
e
dev
gör
’in
Çin
geçen yıla
ır katot üretiminin
bak
ır katot
’de
bak
Çin
’in
Çin
nda
yılı
2014
irdi. 2013 yılında
asını beklediğini bild
yılında bakır katot
4
201
6,6 milyon ton olm
u.
old
ton
ışla 6,256 milyon
na yükselmesi
üretimi yüzde 10 art
10 milyon ton civarı
ise yüzde 11,1 artışla
de 6,5 artışla
yüz
ise
inin
etim
üretim kapasitesini
bakır tük
2014 yılında Çin’in
e,
aik
Ant
r.
iyo
.
len
bek
min ediyor
sine ulaşacağını tah
8,7 milyon ton seviye
26
OKSİJEN VE YAN ÜRÜNLERİ TL/TON
OKSİJEN AZOT TÜP/ADET 50,85 50,85
ARGON TÜP/ADET 67,80 67,80
OKSİJEN (SIVI) 60 US$ 60 US$
AZOT (SIVI) 70 US$ 70 US$
ARGON (SIVI) 270 US$ 270 US$
CURUF DEĞERLENDİRME TESİSİ ÜRÜNLERİ TL/TON
SUNİ KUM ( 0-10 MM ) 4,24 4,24
SUNİ MICIR ( 10-50 MM ) 6,36 6,36
ilerinin büyümede
klanan dış ticaret ver
Çin’de haftasonu açı
ı yaşayan bakırda,
kıs
bas
ış
sat
etmesi ile
yavaşlamaya işaret
perakende
ve
tim
klanan sanayi üre
a
bu baskı bugün açı
. 13 Mart’ta Asya’d
yor
edi
am
dev
e
likt
satış verileri ile bir
bakır fiyatı Haziran
eli
vad
ay
3
E
LM
rde
gerçekleşen işlemle
lere yakın hareket
ülen en düşük seviye
2010’dan bu yana gör
0,56 düşüşle
de
yüz
a
lard
bakır şu sıra
ediyor. 3 ay vadeli
r.
üyo
gör
m
seviyesinden işle
6461,12 dolar/ton
enmiş
K’nın soğuk haddel
Rus çelik üreticisi MM
azaldı. MMK,
atı
kiy
sev
ri
nle
ürü
yassı çelik
göre
inde bir yıl öncesine
Ocak-Şubat dönem
soğuk
ton
0
.00
253
k
ere
yüzde 7 düşüş göster
atı
çelik ürünleri sevkiy
haddelenmiş yassı
ti.
leş
gerçek
i
ginleştirme cevher
nan krom cevheri zen
ve Denetim
dan yapılması planla
İzin
afı
esi
tar
.
rm
A.Ş
ndi
m
erle
Kro
Değ
Eti
resel Etki
tarafından
süreci başladı. Çev
uruya göre, Şirket
projesi ile ilgili ÇED
sitesinde yer alan duy
et
i
ern
her
int
cev
ün
m
ü’n
kro
lüğ
Genel Müdür
yapılması planlanan
Karayolu üzerinde
ine sunulan dosya PTD
iliğ
Val
zığ
Elazığ ilindeki Bingöl
Ela
rak
ola
heri projesi ile ilgili
ddesi doğrultusunda
zenginleştirme cev
etmeliği’nin 17. ma
i Değerlendirmesi Yön
Etk
el
ı.
res
lad
Çev
baş
sı
eci
sya
Do
kin ÇED Sür
bulundu Projeye iliş
incelendi ve uygun
eşme yavaş
çelik piyasasında iyil
Küresel paslanmaz
afından
tar
.
Ltd
l
ona
ati
Intern
seyrediyor. MEPS
ayında
k
oca
’da
upa
göre, Avr
yayınlanan rapora
adı.
ra faaliyetler yavaşl
son
n
ıkta
and
yaş
yoğunluk
enen stoklarını
tük
iler
etic
tük
ve
Distribütörler
ser
k için yeterince iyim
yeniden canlandırma
ğına
ıştı
sık
ın
rın
rjla
ma
lar kar
gözükürken, stokçu
ere
gel
ter
gös
uz
lar. Olums
dair şikayet ediyor
kısa vadede
z çelik piyasasının
rağmen, paslanma
r.
iyo
len
bek
si
me
izle
pozitif bir seyir
P Billiton, demir
madencilik şirketi BH
Dünyanın en büyük
gerileyeceği
e
sin
iye
dolar/ton sev
Piyasada
cevheri fiyatının 80
bulduğunu bildirdi.
ük
düş
çok
n
leri
yönündeki tahmin
fiyatlarda böyle bir
un
bun
ak
anc
nu
bir arz fazlası olduğu
n BHP Billiton’un
lemediğini ifade ede
düşüş getirmesini bek
n, “Bizim uzun
lso
Wil
my
Jim
ü başkanı
demir cevheri bölüm
ünde. Kısa
yön
ğı
aca
fiyatları güçlü kal
vadeli beklentimizi
r, ancak bunun son
bili
ola
üş
düş
bir
vadede fiyatlarda
fiyat seviyelerine
minlerde ifade edilen
günlerde yapılan tah
tahmini biraz
ar
dol
80
,
rum
ünmüyo
kadar süreceğini düş
n bu yana
nda
aşı
yılb
i
her
u. Demir cev
düşük” diye konuşt
Şu sıralarda
r.
üyo
gör
ton fiyatla işlem
ortalama 125 dolar/
da.
ton
ar/
seviyesi olan 104 dol
ise 8 ayın en düşük
ldı. Brezilya bir
ında yüzde 3,1 aza
i ocak ayında yıl baz
tim
üre
i. Öte yandan
ayi
tird
leş
san
çek
tal
i ger
Brezilya’nın ana me
metal sanayi üretim
ndan
yüzde 2,8 artış ile ana
tistik Bürosu tarafı
ise
İsta
e
gör
Çin
tı.
aya
art
eki
1,7
önc
yüzde
oldu.
k-Şubat döneminde
ton
Oca
i
yon
tim
mil
2
üre
2,2
ik
i
çel
Çin’in
de çelik üretim
e, belirtilen dönem
açıklanan verilere gör
acatı OcakÇin’in nihai çelik ihr
bazında
yıl
e
ind
em
Şubat dön
yüzde 26,3 arttı.
11,57
Çin yılın ilk iki ayında
ik ihracatı
çel
ai
nih
ton
yon
mil
gerçekleştirdi.
demir
Japon fabrikalar tel
ırmaya
ihraç fiyatlarını art
lar,
karar verdi. Fabrika
ihraç
önümüzdeki ay için
ton zam
fiyatlarına 30 dolar/
yapacak.
asa stratejisti Evan
i etkileyebilir. IG piy
, maden şirketlerin
mü
ünü
talarda madencileri
gör
haf
i
k
her
ece
cev
gel
Demir
lüğün
fiyatlarındaki güçsüz
i
her
cev
fiyatlarda iyileşme
ir
n
ları
dem
t
as, tüccar
Lucas, spo
ceğini söyledi. Luc
ede
am
dev
eye
olumsuz etkilem
erini ifade etti.
en
kinli davranabilecekl
arı görerek 17 ayın
gözlenene kadar tem
düşüşle 104,70 dol
8,3
de
yüz
dün
ı
fiyatlar
i
her
cev
ir
dem
t
Spo
iledi.
düşük seviyesine ger
çelik üreticisi
Tayvan’ın en büyük
ation (CSC), yılın
por
Cor
el
Ste
na
Chi
tlarını sabit
ilk yarısı için çelik fiya
kladı. Şirket
açı
ını
dığ
nla
tutmayı pla
ve Çin hariç
p
tale
lü
Japonya›dan güç
is onarımlarından
Asya ülkelerinde tes
di.
dolayı bu kararı ver
r levha üretimi
Güney Kore’nin ağı
ında yüzde 10 arttı.
baz
yıl
nda
ayı
k
oca
Birliği (KOSA)
ik
Çel
ve
ir
Dem
Kore
verilere göre, ağır
nan
kla
açı
n
tarafında
ayda 837.600
len
irti
bel
levha üretimi
ton oldu.
an-Şubat
cevheri ihracatı Nis
Hindistan’ın demir
tan
üş gösterdi. Hindis
düş
6
27,
de
yüz
e
dönemind
afından açıklanan
tar
nu
syo
era
Fed
Mineral Sanayi
irtilen dönemde
cevheri ihracatı bel
verilere göre, demir
n ihracat 4,6
nda
anı
lim
p
adi
u. Par
12,5 milyon ton old
n
nda
limanı
milyon tona ve Haldia
tı.
1,8 milyon tona çık
27
İHRACAT DEĞERLENDİRME
İHRACAT DEĞERLENDİRME
İ S T A N B U L
Demir ve demir dışı metaller
ihracatı
Şubat ayında
%4,73 arttı
Nurbahar EKİNCİ
İDDMİB Metaller Şubesi Seiktör Uzmanı
DEMİR VE DEMİR DIŞI
METALLER İHRACATI
ŞUBAT 2014’TE 145,1
MİLYON KG KARŞILIĞI 583,5
MİLYON DOLAR OLARAK
GERÇEKLEŞTİ. 2013 YILI AYNI
DÖNEME KIYASLA SEKTÖR
İHRACATI MİKTARDA YÜZDE
2 VE DEĞERDE YÜZDE 4,73
ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ.
28
ÜLKE GRUBU DEĞERLENDİRMESİ
2014 yılı Şubat ayında Demir ve Demir Dışı
Metaller sektör ihracatının ülkeler itibariyle
dağılımı incelendiğinde Almanya 67,74
milyon dolarla ilk sırada alırken, Almanya’yı
sırasıyla Irak, İtalya, Fransa ve İngiltere takip etti.
Bu dönemde ihracat gerçekleştirilen
ilk 20 ülke arasında en fazla artış yüzde
45,31 ile Belçika’yla kaydedildi. İspanya ile
olan ihracatımız da bir önceki yılın aynı
dönemine kıyasla yüzde 43,98’lik bir değer
artışı yakaladı. Irak ve Amerika Birleşik
Devletleri de yüzde 29,49 ve 24,49’luk
değer atışlarıyla Belçika ve İspanya’nın
ardından ihracatımızın artış kaydettiği
önemli pazarlar oldu.
Mısır ve Suudi Arabistan gibi Orta Doğu
ülkeleri de 2014 yılı Şubat ayında geçen
yılın aynı dönemine göre yüzde 29,54
ve yüzde 21,38’lik değer artışlarıyla
ihracatımızın önemli kalemlerini oluşturdu.
İhracat değerinin büyük olduğu ülkeler
arasında, 2014 yılı Şubat ayında bir önceki
yılın aynı dönemine kıyasla ihracatımızda
azalış yaşadığımız ülkeler içinde Rusya
Federasyonu değerde yüzde 26,29 ve
Ukrayna yüzde 20,5 oranındaki azalışlarla
başı çekti. 2014 yılı Şubat ayında Ukrayna’da
patlak veren olaylarlar söz konusu ülkeye
yapılan ihracatımıza yansıdı ve geçen yılın
aynı dönemine göre değerde yüzde 20,5
oranında bir ihracat kaybı yaşandı. 2014
Şubat ayı ihracatımızda bir diğer dikkat
çeken ülke ise değerde yüzde 17,86’lık
kayıp ile Libya oldu.
ÜRÜN GRUBU DEĞERLENDİRMESİ
Toplam Demir ve Demir Dışı Metaller sektör
ihracatı içinde Alüminyum Grubu yüzde
9,15 artış sonucu 199,7 milyon dolarlık
ihracat ile ilk sırada yer aldı ve toplam
sektör ihracatı içindeki payı yüzde 33,18
olarak gerçekleşti.
Bu ürün grubunu yüzde 15,46 artış, 144,2
milyon dolar değer ve yüzde 24,57 payla
Demir Çelikten Eşyalar izledi. Yüzde 4,87
artış, 114,26 milyon dolar değer ve 20,85
payla Bakır Ürünler üçüncü sırada yer
alırken, 116,1 milyon dolar değer ve yüzde
10,84 oranında azalışla Metallerden Çeşitli
Eşyalar Ürün Grubu ise yüzde 19,84 payla
dördüncü sıraya yerleşti.
ALÜMİNYUM ÜRÜNLERİ
2014 yılı Şubat ayında, geçen ayılın aynı
dönemine kıyasla sırasıyla miktarda yüzde
15,79 ve değerde yüzde 9,15 oranında
artışla 54 milyon kg karşılığı 199,7 milyon
dolar olarak gerçekleşti. Bu ürün grubunda
Alüminyum Çubuk & Profiller 51,6 milyon
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
dolarla ilk sırada yer alırken, Alüminyum
Sac & Levha 40,15 milyon dolarla ikinci
oldu. Alüminyum alt gruplarının tamamına
yakınında bir önceki yıla göre artış
görülürken alüminyum külçede 2013 yılı
aynı dönemine göre miktarda yüzde 49,44
azalış ve değerde de yüzde 53,10 azalışla
1,92 milyon kg karşılığı 4,20 milyon dolar
ihracat meydana geldi. Alüminyum hurda
ihracatı ise geçen yıl aynı döneme kıyasla
miktarda yüzde 215,77 artış ve değerde de
yüzde 195,16 artışla 1,27 milyon kg karşılığı
1,98 milyon dolar olarak gerçekleşti.
BAKIR ÜRÜNLERİ
2014 yılı Şubat ayı itibariyle, 2013 yılı
aynı döneme kıyasla bakır ürünler
grubu ihracatımız miktarda yüzde 19,39
oranında artarak 15,28 milyon kg olarak
gerçekleşirken, değerde yüzde 4,87
oranında artarak 114,26 milyon dolar oldu.
2013 yılında bakır alt ürün gruplarından
bakır örme halatlar miktarda yüzde 20,15
oranında artışla 4,6 milyon kg, değerde ise
yüzde 9,24 oranında artarak 38,5 milyon
dolarla bakır grubunda en fazla ihracatı
yapılan ürün grubu oldu. 2014 Şubat
ayında Bakır Ürünleri grubunda en fazla
ihracatı yapılan ikinci mamul grubu bakır
teller olup, miktarda yüzde 3,40 azalışla 4,13
milyon kg, değerde ise yüzde 12,32 azalışla
32,65 milyon dolar olarak gerçekleşti.
DEMİR ÇELİKTEN EŞYALAR
2014 Şubat ayında, Demir Çelikten Eşyalar,
2013 yılının aynı dönemine göre miktarda
yüzde 10,01 artarak 46,1 milyon kg,
değerde de yüzde 15,46 oranında artarak
144,2 milyon dolar oldu. Demir Çelik Soba
ve Ocaklar ürün grubunun Demir Çelikten
Eşyalar ihracatı içindeki payı şubat ayında
yaklaşık olarak yüzde 17,91’e ulaştı. Bu
ürün grubundaki ihracatımız bir önceki
yıla göre miktarda yüzde 24,60 artışla
6,25 milyon kg, değerde ise yüzde 27,28
oranında artarak 26,25 milyon dolar olarak
gerçekleşti. Şubat ayı itibarıyla Mutfak
Eşyaları Grubu, Demir Çelik Ürünler Mal
Grubu ihracatında 2013 senesinde olduğu
gibi 2’nci büyük kalem olarak yer aldı.
Demir Çelik Mutfak Eşyaları’nın, Demir
Çelik Ürünler içindeki payı yüzde 16,56’dir.
Mutfak Eşyaları ihracatımız ise 2013 yılı
aynı dönemine göre miktarda yüzde 9,50
değerde yüzde 15,12 oranında artarak
4,97 milyon kg karşılığı 25,42 milyon dolar
olarak gerçekleşti. Demir Çelik Döküm
Mamullerinin 2014 Şubat ayında, Demir
Çelikten Eşyalar ihracatı içindeki payı ise
yaklaşık olarak yüzde 11,74 oldu. Demir
Çelik Döküm Mamulleri ihracatımız
da 2013 yılının aynı dönemine kıyasla
miktarda yüzde 10,5 oranında artarak 7,41
milyon kg, değerde ise yüzde 7,29 oranında
artarak 16,4 milyon dolar oldu.
METAL EŞYA ÜRÜN GRUBU
2014 Şubat ayında, metallerden imal
edilmiş çeşitli eşyalardan (metal el aletleri,
matkap torna uçları, kilitler, hediyelik
eşyalar, mobilya vs.) oluşan Metal Eşya
Grubu ihracatımız, miktarda yüzde 31,25
değerde de yüzde 10,84 oranında azaldı.
Bunun sonucunda da, bu grupta 26,47
milyon kg karşılığı 116,1 milyon dolarlık
ihracat yapıldı.
Metal Eşya Grubu’nda, en fazla ihracat
Metal Mobilya Ürün Grubu’nda miktarda
yüzde 2,06 değerde de yüzde 5,16’lık
artışla 8,37 milyon kg karşılığı 34,14
milyon dolar olarak gerçekleşti. Binalar ve
Mobilyalar İçin Çeşitli Donanımlar, bu ürün
grubunun en büyük ikinci ihracat kalemi
olup, 2014 Şubat ayında bir önceki yılın
aynı dönemine göre miktarda yüzde 5,01
değerde de yüzde 15,35 oranında artışla
6,59 milyon kg karşılığı 32,93 milyon dolar
olarak gerçekleşti.
29
KAPAK KONUSU
KAPAK KONUSU
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
30
K
üresel krizin çıkışında dünya
ekonomisinin büyüme
deseninin hâkim unsuru,
gelişmekte olan ülkeler
oldu. Kriz çıkışında daha
yüksek büyüme performansı
sergileyen başta Çin ve Hindistan olmak
üzere bu grubun önde gelen ülkeleri,
resesyon koşullarını görece daha çabuk
aşarak yüksek büyüme hızlarına çıktı.
Buna karşılık gelişmiş ülkeler grubunda
hem resesyondan çıkış hem de büyüme
hızları açısından bir zafiyet olduğu
görüldü. Dönemin gözlemcileri, büyüme
desenindeki bu farklılaşmayı, gelişmekte
olan ülkelerin dünya ekonomisinde
“öncülüğü ele geçirmesi” şeklinde
A Y L I K
Bu gelişmeler ışığında 2013 yılında
Türkiye’nin yüzde 4’lük ılımlı ve dengeli
büyümeyi başardığını söyleyen Bahçeşehir
Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Zümrüt
İmamoğlu, iç talep kaynaklı bu büyümeye
en önemli katkının tüketimden geldiğini,
özel yatırımlarda artışın sınırlı olduğunu
dile getirdi.
nasıl geçti
2014’te
bizi ne
bekliyor
ZOR BİR YILI GERİDE BIRAKTIK
DERKEN EKONOMİSTLER 2014
YILI İÇİN KÖTÜMSER BİR TABLO
ÇİZDİ. AVRUPA EKONOMİSİNDE
2014’DE CANLANMA
BEKLENİYOR OLMASININ
İHRACAT AÇISINDAN ÜMİT
VERİCİ OLDUĞUNA DEĞİNEN
EKONOMİSTLER, TÜRKİYE’DE
YÜKSEK FAİZ VE YÜKSEK KURDAN
KOBİ’LER, SANAYİ, KONUT,
BANKACILIK, HANE HALKLARI
GİBİ TÜM KESİMLERİ OLUMSUZ
ETKİLEYECEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ.
B İ R L İ Ğ İ
2014 büyümesi
için ihracat
artışları kritik
öneme sahip
2013
?
İ H R A C A T Ç I L A R I
yorumladı. 2013, bu desenin yeniden
değişmeye başladığı bir yıl oldu.
DÜNYA EKONOMİSİNİ
GELİŞMİŞ ÜLKELER SÜRÜKLÜYOR
Gelişmekte olan ekonomilerde büyüme
yavaşlarken, gelişmiş ülkelerde tersi
gözlendi. ABD başta olmak üzere gelişmiş
ülkelerde büyüme hızları, kendi ölçeklerine
göre yükseldi. Daralmayı bütünüyle
aşamamış olan Avrupa Birliği’nde yıl
sonuna doğru büyümede hızlanma
işaretleri ortaya çıktı. Böylece, dünya
ekonomisinin esas sürükleyici gücünün
gelişmiş ülkeler olduğu şeklindeki
geleneksel yargı yeniden taraftar
kazanmaya başladı.
Zümrüt İMAMOĞLU
BÜYÜMEYE DESTEK
ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE GELDİ
Kamu harcamalarının büyümeye katkısının
yılın ilk yarısında oldukça yüksek olduğunu
ancak üçüncü çeyrekte bu katkının
negatife döndüğünü hatırlattı. İmamoğlu,
sözlerini şöyle sürdürdü:
“Net ihracattan büyümeye destek
ancak üçüncü çeyrekte ithalatın
düşmesi sayesinde geldi. İhracatta
2013 yılında sınırlı artışlar gözlemlendi.
İthalat artışları ise ağırlıklı olarak altın
ithalatından kaynaklandı. Altın hariç cari
açığa bakıldığında 2013 yılındaki ılımlı
büyümenin cari dengeyi bozmadan, hatta
bir miktar aşağıya çekerek gerçekleştiği
görülüyor. Üçüncü çeyrek sonunda cari açık
GSYH’ın yüzde 7,2’si olarak gerçekleşirken,
altın hariç cari açık oranı yüzde 6,2 oldu.
2013’te küresel koşullardan büyümeye
destek geldiğini söylemek mümkün
değil. Avrupa’da, Almanya ve İngiltere’de
ancak yılsonuna doğru hızlanan büyüme
Türkiye’nin ihracatına çok büyük katkılar
yapmadı. Amerikan Merkez Bankası’nın
Mayıs ayının sonlarından itibaren yarattığı
belirsizlik ortamı öngörülebilirliği azaltarak,
yatırım ortamının iyileşmesine izin vermedi.
Yılın ilk yarısında oldukça gevşetilen para
politikası, Amerika kaynaklı belirsizlikler
nedeniyle ikinci yarıda sıkılaştırılmak
zorunda kalındı. Bunu takiben yükselen
faizler kredi genişlemesini sınırlayıcı bir
rol oynadı ve iç talebin yüksek oranda
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
artmasını engelledi. Mali politika da
benzer şekilde yılın ilk yarısında büyümeyi
destekleyici yönde gevşek tutuldu, özellikle
yatırım ve inşaat harcamalarında yüksek
artışlar gözlemlendi. Yılın ikinci yarısında
ise bütçe hedefini yakalamak amacıyla
harcamalar azaltıldı ve daha sıkı bir mali
politikaya geçildi. Bu gelişmeler ışığında
2013 yılında Türkiye yüzde 4’lük ılımlı ve
dengeli büyümeyi başardı. Ancak ekonomi
2014 yılına zorlu bir başlangıç yaptı.”
AVRUPA EKONOMİSİNİN
ANLANMASI ÜMİT VERİCİ
Aralık ayı sonunda 2014 yılı büyümesini
etkileyecek iki önemli gelişmenin
yaşandığını vurgulayan İmamoğlu, ilkinin
Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) tahvil
alımlarını azaltma kararı, ikincisinin ise
17 Aralık tarihinde başlayan yolsuzluk
operasyonu ve neden olduğu siyasal
belirsizlikler olduğunu dile getirdi.
Her iki gelişmenin kurda büyük baskı
yarattığına dikkat çeken İmamoğlu, Merkez
Bankası’nın faizleri yükselterek kur kaynaklı
krizin önüne geçtiğini belirtti. İç talebin
ise siyasi belirsizlikler, artan kur ve faiz
nedeniyle baskı altında kalmaya devam
ettiğini aktaran İmamoğlu, “Bu durumda
2014 büyümesi için ihracat artışları kritik
öneme sahip olacak. Avrupa ekonomisinde
2014’de canlanma bekleniyor olması
ihracat açısından ümit verici, ancak
oluşabilecek yeni belirsizlikler ve sermaye
akımlarında yeni dalgalanmalar büyümeyi
olumsuz etkileyebilir” diye konuştu.
YÜZDE 4’LÜK BÜYÜME HEDEFİNE
ULAŞMAK MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR
İçeride ekonomik reformların hala
hükümetin ajandasında durduğuna da
vurgu yapan İmamoğlu, özellikle işgücü
piyasasına yönelik reformların hayata
geçirilememesinin uzun vadeli büyüme
oranlarını kısıtlayıcı etken olmaya devam
edeceğini belirtti. Önümüzdeki iki yılın
seçimlerle geçirileceği düşünüldüğünde
bu reformların 2015 ve sonrasına
kalmasının muhtemel olduğunun altını
çizen İmamoğlu, “Bu koşullarda 2014 yılı
için Orta Vadeli Program’da hedef olarak
belirtilen yüzde 4’lük büyümeye ulaşmak
da maalesef mümkün görünmüyor” dedi.
31
KAPAK KONUSU
KAPAK KONUSU
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
2014
sürprizlere
açık
ismet DEMİRKOL
2014’te,
bütçede işler
2013 gibi iyi
gitmeyebilir
Naki BAKIR
32
Dünya Gazetesi Yazarı Naki Bakır, 2014
yılında bütçede işlerin 2013’teki gibi
iyi gitmeyebileceğine dikkat çekti.
Bakır, geçen yıl merkezi yönetim bütçe
gelirlerinin önceki yıla göre yüzde 17,1
oranında net 57 milyar lira artarak 389,4
milyar, bütçe harcamalarının ise yüzde
12,7 oranında 46 milyar liralık net artışla
407,9 milyar lira olduğunu ve 18,4 milyar
liralık bütçe açığı verildiğini hatırlattı. Bu
rakamlara göre 34 milyar dolardan revize
edilen 19,4 milyar doların belirlenen bütçe
hedefinin de altında kalındığını söyleyen
Bakır, “Geçen yıl bütçe açığındaki yüzde
37,3’lük küçülmede, tüketimden alınan
dolaylı vergilerdeki tahsilat artışı önemli rol
oynadı” diye konuştu.
İç talebin, özellikle ikinci çeyrekten itibaren
büyümeye katkı verdiğini ve dolaylı
vergi artışı yoluyla bütçe dengelerinin
iyileştirilerek, devletin iki yakasını bir araya
getirildiğini söyleyen Bakır, sözlerini şöyle
sürdürdü.
“2013’te bütçeyi asıl olarak tüketim
vergileri iyileştirdi. 2013’te gelir ve
kurumlar vergisi gibi (doğrudan) vergilerde
tahsilat yüzde 8,6 artışla 100,4 milyar
lira olurken; KDV, ÖTV gibi tüketimden
alınan (dolaylı) vergilerdeki tahsilat yüzde
21 artarak 221,4 milyarla hedefin çok
üzerine çıktı. Doğrudan vergi tahsilatı
başlangıç hedefiyle uyumlu olurken,
dolaylı vergilerde gerçekleşme hedefi
fazlasıyla aşıldı. Toplam bütçe gelirinde
önceki yıla göre yaşanan artışın 47 milyarı
vergi gelirlerinden; bunun da 39,3 milyarı
dolaylı vergi tahsilatındaki artıştan geldi.
Doğrudan vergilerde yıllık artış 7,9 milyar,
bütçenin diğer gelir kalemlerindeki toplam
artış ise 9,6 milyar lira oldu.”
TÜM KESİMLER ETKİLENECEK
2014’te ise FED’in “parasal sıkılaştırma” ile
gelişmekte olan ülkelerden sıcak parayı
çekmesi ve iç siyasetteki gelişmelerin
etkisiyle Türkiye’de “yüksek faiz ve yüksek
kur düzeyi” şeklinde yeni bir sürece
girildiğine dikkat çeken Bakır, bu sürecin,
KOBİ’ler, sanayi, konut, bankacılık, hane
halkları gibi tüm kesimleri olumsuz
etkileyeceğine vurgu yaptı. Bu etkilerin
bütçe performansına da yansıyacağını
dile getiren Bakır, “Tüketimde yaşanacak
daralma, bütçenin ana motoru olan dolaylı
vergi gelirini düşüreceği için yıllık 387
milyar liralık bütçe geliri hedefine ulaşmayı
zorlaştıracak. Tüketimden alınan dolaylı
vergilerle iki yakayı bir araya getirmek
2013’teki gibi kolay olmayacak” dedi.
BÜTÇEDE ZOR YIL YAŞANACAK
Reel sektör firmalarının mali yapısında
yaşanacak olumsuzlukların da diğer vergi
gelirlerini olumsuz etkileyeceğini aktaran
Bakır, yeni faiz platosunda kamunun
borçlanma maliyetlerinin ve faiz yükünün
artacağını vurguladı. 2014 için öngörülen
406,6 milyar dolarlık bütçe harcaması
öngörüsünün büyük olasılıkla aşılacağını
anlatan Bakır, bu durumun 2014 için
33,2 milyar lira ile başlangıçta zaten
yüksek düzeyde öngörülen bütçe açığı
hedefinin de aşılmasına yol açabileceğine
dikkat çekti. Bakır, ekonomide yerinden
oynayan taşların kısa sürede tekrar yerine
oturtulamaması halinde diğer makro
ekonomik göstergelerde olduğu gibi
bütçede de zor bir yıl yaşanacağının altını
çizdi.
Sanayi üretiminin, 2013’ün ilk altı ayında
beklenen ivmeyi göstermediğini ancak
üçüncü çeyrekte, 2012 senesine göre
aylık ve yıllık bazda artış kaydettiğini
hatırlatan Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim
Üyesi Dr. İsmet Demirkol, 2014’te iç
talebin zayıflamasının düşük büyümeyi
beraberinde getireceğini ve sanayi
üretiminde, özellikle, Merkez Bankası’nın
faizleri artırmasıyla, ilk çeyrekte üretim ve
tüketimde ivme kaybı görülebileceğini
belirtti. 2013 yılı sanayi üretimini çeyrek
bazda inceleyerek yorumlayan Demirkol,
2012 birinci çeyrekte yüzde 3,9 olan üretim
artışının, 2013 yılı birinci çeyreğinde yüzde
1,3 seviyelerine gerilediğini aynı şekilde
2012 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 3,6
olarak gerçekleşen üretimin, 2013 ikinci
çeyreğinde gerilemeye devam ederek
yüzde 3,2’de kaldığını hatırlattı. 2012’nin
üçüncü çeyreğinde yüzde 1,9 olan üretim
artışının 2013 üçüncü çeyreğinde özellikle
Eylül ayındaki sanayi üretimindeki aylık
bazda yüzde 5,8’lik artışın ve dış talebin
pozitif katkısıyla yüzde 3,7’lik üretim artışı
yakalandığını söyleyen Demirkol, şunları
dile getirdi:
“Böylece ilk altı aylık sanayi üretimindeki
gerileme üçüncü çeyrek sonunda yükselişe
geçti. 2012 yılı ilk dokuz ayında hatırlarsanız
sanayi üretim artışı yüzde 3,1 oldu. 2013
yılında ise yukarıda çeyrek bazda ifade
edilen rakamlarda da görüldüğü gibi, ilk
iki çeyrekteki sanayi üretim rakamlarındaki
düşüşün de etkisi ile dokuz aylık artış
yüzde 2,8 olarak gerçekleşti. Son çeyrek
ile birlikte 2013 yıl sonu büyüme hedefi
yüzde 4 oldu. Avrupa’daki borç krizinin
çözülememesi, ekonominin yüzde - 0,4’lük
daralması, FED’in Mayıs ayında ki tahvil
alımlarını azaltabileceği mesajı ve 2013
senesinde iç talepdeki kredi genişlemesinin
beklentilerin çok ötesinde yüzde 30
seviyelerine yükselmesine rağmen dış
talebin pozitif katkısının ılımlı da olsa ancak
2013 senesi üçüncü çeyreğinde görülmesi,
33
KAPAK KONUSU
KAPAK KONUSU
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
mücadele etmeye devam edecek gibi
gözüküyor. Merkez Bankası’nın, radikal
ancak geç aldığı faiz kararı, enflasyon
ve fiyat istikrarının kontrolü ile özel
sektörün kısa vadede önünü görmesi
açısından önemliydi. Ancak hazinenin
önümüzdeki aylarda açacağı borçlanma
ihaleleri ile bankaların kredi maliyetlerinin
yükselmesi nedeni ile özel sektörün yatırım
maliyeti ve tüketicilerin taşıt, konut gibi
kredi maliyetleri yükseleceğinden, iç
talepte kısmi bir daralma ve Üretici Fiyat
Endeksi’nde (ÜFE) artış olma ihtimali
doğdu.”
YABANCI SERMAYE GELİRSE İVME ARTAR
Sanayinin ekonominin dinamosu
olduğunu hatırlatan Demirkol, sanayi
üretimindeki artışla, ekonomik büyüme,
istihdam ve verimliliğin de artacağını
belirtti. 2014 yılında küresel ekonomik
risklerin devam etmesine rağmen,
Türkiye’nin FITCH ve Moody’s tarafından
verilen yatırım yapılabilir ülke kategorisinde
olduğuna dikkat çeken Demirkol, 2013
yılında, doğrudan sermaye girişlerinin
beklentilerin altında kaldığını, 2014 yılında
ise 20-30 milyar dolar doğrudan yabancı
yatırım gelmesi halinde sanayi üretiminin
ivme kazanacağını aktardı.
Ekonomide
daralma
iç talebe dayalı büyümeyi devam
ettirdiğinden, sanayi üretiminin ilk altı ayda
zayıf seyretmesine neden oldu.”
İHRACATÇI AVRUPA’DA PAZAR KAYBEDEBİLİR
Demirkol, 2014 yılına, özel sektörün 143
milyar dolara ulaşan kısa vadeli dış borcu,
yüzde -7,4’ü aşan Cari İşlemler Dengesi/
GSYH ve 61 milyar dolar civarında cari açık
ile yüzde 7 seviyelerinin üzerinde enflasyon
ve yüzde 12,6 seviyelerine gerileyen
tasarruf göstergeleri ile girdiğimizi belirtti.
2014 yılında, iç talepte daralma, düşük
büyüme beklentileri, sermaye çıkışları,
artan dolar talebi ile kurun yükselmesi
34
durumunda, ara malı ithal eden sanayici
açısından girdi maliyetlerinin yükseleceğini
söyleyen Demirkol, “2013’te yüzde - 0,4
daralması beklenen Avrupa ekonomisinin,
2014 de arzu edilen büyüme ivmesini
yakalayamaması durumunda Türk
ihracatçısı, Avrupa’da pazar kaybedebilir”
dedi.
İran ile yapılan anlaşmanın altı aylık
kısa süreyi kapsaması, Türk sanayisi için
ekonominin ilk altı ayında pozitif etki
yaratacağını dile getiren Demirkol, “2014’te
iç talebin zayıflaması, düşük büyümeyi
beraberinde getireceğinden sanayi
üretiminde, özellikle, Merkez Bankası’nın
faizleri artırmasıyla ilk çeyrekte üretim
ve tüketimde ivme kaybı görülebilir”
yorumunda bulundu. Demirkol, sözlerini
şöyle sürdürdü.
“Doların Ocak ayında 2,39’u görmesi
sonrası, Merkez Bankası’nın faiz artırım
kararıyla, doların yükselişi hafif de olsa
yavaşladı. Ancak, FED’in tahvil alımlarını
azaltma kararını Şubat ayından geçerli
olmak üzere 10 milyar dolar daha arttırması
ve Mart 2014 sonrası tahvil alımlarını
azaltma kararına devam edeceği beklentisi,
gelişen ülkelerdeki sermaye çıkışlarının
devam etmesiyle, Türkiye önümüzdeki
süreçte yüksek faiz ve döviz kuru riski ile
Ekonomist Şefik Ergönül ise 2014 yılında
iç tüketimin kısıtlanacağı beklentilerinin
gerçeğe döndüğünü ve taksitli satışlarda
taksit sayılarının aşağı çekildiğini
hatırlatarak sözlerine başladı. Buna
neden olarak, Türkiye’nin çok önemli bir
yapısal eksikliği olan, iç tasarruf açığının
kapatılmaya çalışılmasını gösteren Ergönül,
sözlerini şöyle sürdürdü.
“Yıllardır tasarruf açığını finansal dış kaynak
kullanımı ile borç alarak kapatan Türk
ekonomisinin bu yarasının kapatılmasının
zamanı gelmiş ve geçmişti. Bu tedbir yeterli
olacak mı derseniz, faizlerin artırılmasıyla
birlikte, “Akmasa da damlar “ diye cevap
verebiliriz. İyi haber, iç tasarrufun artırılması.
Bu taraftan baktığımızda iyi gibi görünen
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
bu tedbirin, iç talep daralmasını
da beraberinde getireceği
ve sonuç olarak piyasada
sıkıntı yaratacağı da kötü
haber. Öte yandan
Dünya Bankası ve
önde gelen mali
değerlendirme
kuruluşları da Türkiye
için büyüme ve
GSYH tahminlerini
revize ederek aşağı
çekti. Ekonomimizin
kırılganlığının,
ülkemizin
jeopolitik
konumuyla
daha da
hassas bir
hale geleceği
de belirtiliyor. Nakit ve stok
yönetiminde dikkatin en üst
seviyeye çıkarılması gereken
bir dönemden geçtiğimiz aşikar.
Alacakları mümkün olduğunca kısa
sürelere ve ödemeleri de tam tersine
olabildiğince uzun sürelere yaymaya
çalışmak gerek de bunu herkes yapmaya
çalışacağı için farklı çözümlere yönelmekte
fayda var.”
KOBİ’LER İHRACATA YÖNELİRSE SIKINTI AŞILIR
Bu sıkıntıyı aşmak için ekonominin
önemli oyuncuları olan KOBİ’lerin ihracata
Şefik ERGÖNÜL
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
yönelmesi gerektiğini vurgulayan
Ergönül, batı piyasalarında beklenen,
ekonomilerdeki durgunluktan çıkma
eğilimlerinin mutlaka dikkate alınması
gerektiğini de belirtti. İhracatçılara,
geleneksel olarak ihracat yaptığımız
AB pazarının dışına çıkma eğiliminin
hızlandırılması ve yeni pazarların dikkatle
ele alınmasını tavsiye eden Ergönül,
uluslararası kuruluşlar tarafından
büyüme tahminlerinin yukarı doğru
revize edildiği Afrika ekonomilerine
yönelmenin oldukça cazip bir seçenek
olduğunu dile getirdi. Güçsüz görünseler
de yerel üretim araçlarının azlığının bu
ekonomileri, her türlü mal ve hizmet
tedariki açısından dışarı bağımlı kıldığını
bildiren Ergönül, “Ayrıca pazarın kalite ve
çeşit açısından beklentileri üst seviyede
değil. Bu KOBİ’lerimiz için rahat hareket
edebilecekleri pazarlar olarak görünüyor”
dedi. Ancak, KOBİ’lere uluslararası
ticaret bilgilerinin eksik taraflarını hızla
tamamlamaya çalışmalarını öneren
Ergönül, bunun yeni girecekleri pazarlarda
karşılaşacakları riskleri yönetebilmelerini
sağlayacağını dile getirdi.
35
KAPAK KONUSU
KAPAK KONUSU
İ S T A N B U L
Suat TEKER
2014’e iyi bir
giriş yapmadık
Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Suat Teker, 2013 yılı ilk yarısında, altın
fiyatlarının düştüğünü ve bu gerilemenin,
tüm dünyadaki ekonomik ve siyasi
güven ortamının yeniden tesis edilmeye
başladığını gösteren önemli bir işaret
olduğunu hatırlatarak sözlerine başladı. Yıl
ortasına doğru, İstanbul’a yapılacak üçüncü
havaalanının 25 yıllık kira bedelinin 22
milyar avroya ihale edildiğini belirten Teker,
yine aynı tarihlerde Türkiye’nin IMF’ye olan
borcunun son taksitini törenle ödediğini
dile getirdi. 2013 yılının ikinci yarısında,
ilk yarısındaki güzel havanın dağılmaya
başladığını anlatan Teker, sözlerini şöyle
sürdürdü:
“Aralık ayı Türkiye için büyük bir kaosun
başlaması olarak görülebilir. Mevcut
ekonomik dengelerin korunarak yerel
seçimlere yaklaşıldığı bir ortamda, 17
Aralık operasyonlarıyla bir anda büyük
bir ekonomik belirsizlik ve siyasi gerginlik
hâkim oldu. Son birkaç yıldır aynı kur
bandında dalgalanan dolar ve avro
yılsonunu rekor kırarak kapattı. Borsa
36
İstanbul, son iki yıldaki kazanımlarını birkaç
haftada eritti.”
2014 TÜRKİYE İÇİN KRİTİK BİR YIL
2014’ün siyasetle ilgili pek çok sorunun
cevabının alınması bakımından Türkiye
için kritik bir yıl olacağını sözlerine ekleyen
Teker, ekonominin de siyasete göre
belirlendiğini hatırlattı. 2014’e ekonomik
açıdan iyi bir giriş yapmadığımızı dile
getiren Teker, “Yıla bir belirsizlik dönemi ile
başladık ve bu dönem 30 Mart seçimlerine
kadar sürecek gibi” dedi. Birçok ekonomist
gibi 2014 yılının zor geçeceği görüşüne
katıldığını belirten Teker, Türkiye’nin en
önemli sorunlarından biri olan işsizlik ile
ilgili görüşlerini şöyle aktardı:
“Türkiye’deki işsizlik sorunu sadece son
yıllarda ve bu hükümetin yüzleştiği bir
sorun değil. Gençler arasında işsizlik
oranı yüzde 25 civarında seyrediyor.
İşsizlik konusunda, uzun vadeli yapısal
çözüm getirmek üzere, stratejik master
planı yapılması gerekiyor. Bu planın
hazırlanmasında, Devlet Planlama Teşkilatı
(DPT), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, sanayi
ve ticaret odaları, YÖK ve üniversiteler
birlikte çalışmalı. Bu plan öncelikle
Türkiye’nin geleceğini projelendirmeli.
İstihdam edilmek üzere hangi nitelikte
ve ne sayıda yetişmiş elemana ihtiyaç var
sorusunun yanıtı önemli. En az 20 yıl, ileriyi
planlayan bir yükseköğretim master planı
da ayrıca YÖK tarafından yapılmalıdır.”
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
Dünya Bankası
r
Raporu
e
l
i
t
n
e
l
k
e
B
k
i
m
Ekono
D
ünya Bankası Küresel
Ekonomik Beklentiler
Raporu’nda, zengin
ekonomilerdeki
ivmeye bağlı
olarak daha güçlü
büyüme beklentisi
ortaya konuldu. Raporda, Türkiye’nin
2014’te 4,5 ve 2015’te 4,7 büyümesinin
öngörüldüğü yer aldı. Dünya Bankası, Ocak
2014 “Küresel Beklentiler Raporu” (GEP)
bilgilerini yayımladı. Raporda, “Bu yıl dünya
ekonomisinin, gelişen ülkeler ve yüksek
gelirli ülkelerde büyüme verilerinin yukarı
ivmesi ile güçleneceği öngörülürken,
beş yıllık global finansal krizin ardından
nihayet dönüşün başladığı görülüyor”
ifadesi kullanıldı. GEP raporunda, Çin’in
güçlü büyümesinin devam edeceği
belirtilirken, Amerikan Merkez Bankası’nın
(FED) parasal teşvikte çekilmeye gitmesi
sonucu, global faizlerin yükselmesine
bağlı olarak büyümelerde dalgalanmalar
yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.
Geçen yıl 2,4 olarak gerçekleşen küresel
büyümenin 2014 yılında 3,2 olarak
gerçekleşeceği tahmin edilen raporda,
2015 ve 2016 yılı büyüme rakamlarının ise
sırasıyla 3,4 ve 3,5 civarında sabitlenmesinin
beklendiği kaydedildi.
Dünya Bankası Grup Başkanı Jim Yong
Kim, yüksek gelirli ve gelişmekte olan
ekonomilerde büyümenin güçleneceği
öngörüsüyle aşağı yönlü risklerin küresel
ekonomik toparlanmayı tehdit etmeye
devam ettiğini belirterek, gelişmiş
ekonomilerin performasının ivme
kazandığını ve bunun gelecek aylarda,
gelişmekte olan ülkelerdeki güçlü
büyümeyi destekleyeceğini kaydetti. Jim
Yong Kim, bununla birlikte, yoksulluğun
RAPOR, GENEL ANLAMDA 2014 VE TAKİP EDEN YILLAR İÇİN POZİTİF
VERİLER ORTAYA KOYSA DA GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN DAHA
ÖNCEKİ TAHMİNLERE GÖRE DAHA DAR BİR BÜYÜME YELPAZESİ
ÖNGÖRÜYOR. RAPORA GÖRE, GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN,
2014’TE ORTALAMA 5,3 BÜYÜME TAHMİN EDİLİRKEN, BU RAKAM
2015’TE 5,5, 2016’DA İSE AZ FARKLA 5,7’YE YÜKSELİYOR.
azaltılmasını hızlandırmak, yeni iş
sahalarının oluşturulmasını desteklemek
ve sosyal güvenlik ağlarını sağlamlaştırmak
gerektiğini vurguladı.
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE
BÜYÜME HIZI YAVAŞ
GEP raporu, genel anlamda 2014 ve
takip eden yıllar için pozitif veriler ortaya
koysa da gelişmekte olan ülkeler için
daha önceki tahminlere göre daha dar
bir büyüme yelpazesi öngörüyor. Rapora
göre, gelişmekte olan ülkeler için, 2014’te
ortalama 5,3 büyüme tahmin edilirken,
bu rakam 2015’te 5,5, 2016’da ise az farkla
5,7’ye yükseliyor. Bu kategorideki büyüme
öngörüleri 2003-2007 arasındaki “patlama
dönemine” göre 2,2 puan gerisinde kalsa
37
KAPAK KONUSU
da bu durumun sorun teşkil etmeyeceği
ifade edildi.
YÜKSEK GELİRLİ EKONOMİLER
İÇİN DÖNÜM NOKTASI
Dünya Bankası verilerine göre, 2014’te
zengin ekonomiler için daha güçlü
büyümeler yaşanacak. 2013’te 1,8 büyüyen
ABD, 2014’te bu oranı 2,8’e taşıyacak.
Dünya Bankası Başekonomisti Kaushik Basu
da bu konuyla ilgili, “Beş yıldır ilk kez, yüksek
gelirli ekonomilerde, kendi kendini idame
ettiren bir toparlanma belirtileri başladı.
Onlar şimdi, gelişmekte olan ülkelere,
küresel ekonomideki büyümenin ikinci
motoru olarak katılacaktır” diyerek görüş
bildirdi.
ABD’nin yüksek gelirli ülkeler içinde,
büyüme göstergelerinin en hızlı iyileştiği
ülke olmasına ayrıca vurgu yapıldı. Doğu
Asya ülke verilerine de değinilen raporda,
Çin için 2014 yılında 7,7 ile büyüme hızını
koruyacağı belirtildi. Çin ekonomisinin,
takip eden iki yıl içinde ise 7,5’e düşmesi
öngörüldü.
Avro Bölgesi de büyüme trendine girdi
Dünya Bankası raporu, iki yılın ardından
Avro Bölgesi için de büyüme tahmininde
bulundu. Buna göre, Avro Bölgesi, 2014’te
1,1 büyümeyle başlayacağı yolculuğuna,
2015’te 1,4, 2015’te ise 1,5’lik büyümeyle
devam edecek. Bunun yanında raporda,
38
bölge için birtakım tehlikelerin devam
ettiğine, bazı ülkelerde hala kişi başına
düşen gelirde azalma yaşandığına dikkat
çekildi.
TÜRKİYE DE ÖNÜMÜZDEKİ
3 YILDA BÜYÜYECEK
Dünya Bankası raporundaki verilere göre
Türkiye de 2014’te büyüme beklenen
ülkeler arasında yer aldı. 2013’te 3,6
büyüyen ülke ekonomisinin, 2014’te
4,5 ve 2015’te 4,7’lik bir büyüme seyri
içinde olacağı kaydedildi. Avrupa ve Orta
Asya bölgesi özelinde geçen yıllardaki
ihracat rakamlarına da atıfta bulunan
raporda, Türkiye’nin ihracat rakamlarının
Rusya’ya göre yüksek seyrettiği bildirildi.
Küresel ticaretteki toparlanmaya
rağmen, Avrupa ve Orta Asya bölgesinin
ihracat performansında, geçen yıllarda
dalgalanma oluştuğu belirtilen raporda,
“Rusya’da ihracattaki büyüme oranları zayıf
kalsa da Romanya, Litvanya ve Türkiye’nin
ihracat rakamları ise oldukça yüksek
gerçekleşti. Türkiye, Güney Kafkasya’dan
Çin ise Orta Asya’dan ihracat için en başta
gelen destinasyon olmaya devam ediyor”
değerlendirmesi yapıldı.
Ortadoğu ekonomileri depresyonda
Dünya Bankası’nın raporunda, Suriye’deki
iç savaşın, Mısır ve Tunus gibi ülkelerde
yaşanan politik sorunların neticesinde,
Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki
gelişmekte olan ekonomilerin
depresyondan kurtulamadığını belirtildi.
Bu sorunların, bölgedeki Lübnan ve Ürdün
gibi ülkelere sıçrama ihtimalinin ise petrol
ithal eden ülkeler ile yapılan ticareti sekteye
uğrattığı kaydedilirken, İran’a uygulanan
yaptırımların petrol ihraç eden ülkeleri de
olumsuz etkilediği bildirildi. Bu bölgenin
2014 büyüme rakamları ise 2,8. 2015’te
yüzde 3,3 ve 2015’te yüzde 3,6 büyüme
öngörülen Ortadoğu ve Kuzey Afrika
bölgesinin bu oranlarla potansiyelinin
altında kaldığı ifade edildi.
SANAYİNİN SESİ
SANAYİNİN SESİ
Seykoç
İ S T A N B U L
S
eykoç Alüminyum Genel
Koordinatörü Mustafa Çığlı bu
sayıda Sanayinin Sesi’nin konuğu
oldu. Eylül ayında Alüminyum
Servis Merkezi adını verdikleri Gebze’deki
yeni fabrika binalarına taşındıklarını
belirten Çığlı, Akıllı Raf Sistemi ile firmaların
istediklerin ürünlerin en kısa süre içinde
ulaştırıldığını söyledi. 2014 yılında bir
önceki yıla göre yüzde 25’lik büyüme
hedeflediklerini belirten Çığlı, “Birçok firma
son gelişmelerle hedeflerini revize etti ama
biz etmedik. En azından ilk çeyreği görmek
istiyoruz. Yüzde 25 olmasa bile en azından
yüzde 15 büyüyeceğimizi ön görüyoruz”
dedi. Çığlı ile Seykoç Alüminyum’un
hedeflerini ve sektörü konuştuk.
Seykoç Alüminyum’dan
bahsedebilir misiniz?
Seykoç ,Türkiye alüminyum sektörüne
alaşımlı alüminyum tedarikçiliği yapıyor.
Fabrikamızı “Alüminyum Servis Merkezi”
olarak adlandırıyoruz. Dünyada 20
ülkede 40 firmayla çalışıyoruz. Amerika,
40
Avrupa’dan tutun Avustralya’ya kadar
bütün üretici ülkelerle ortak çalışmalar
yapıyoruz. Ürünlerimizin yaklaşık yüzde
30’u savunma sanayinde, yüzde 20-25’i
havacılık sanayinde, yüzde 20’ye yakını ise
otomotiv, tanker, silo, sanayinde tüketiliyor.
Kalan kısmı ise makine ve kalıp sanayine
gidiyor. Şirketimizde bir servis merkezimiz,
iki şubemiz ve bir tane irtibat ofisimiz
bulunuyor. Kurulu kadromuz yaklaşık 80
kişi. Bu kadro içinde 15-16 kişiye yakın
mühendis var. Hemen hemen Türkiye’deki
bu işi yapıp bu kadar mühendisleri bir
arada bulunduran tek firmayız diyebilirim.
Neden böyle bir yapılanmaya
ihtiyaç duydunuz?
Sattığımız ürünler klasik alüminyum ürünler
değil. Mühendislik gerektiren ürünler. Bu
nedenle satış yapan personelin sattığı
ürünün bilincinde olması, mühendislik
süreçlerini bilmesi ve müşterileri bu
bilgilere göre yönlendirmesi bizim için
çok önemli. Çünkü konum itibarıyla
üretici olmasak bile birçok firmayla ortak
f
a
R
ı
Akıll mi ile
Siste
sektöre
hızlı ürün
tedarik
ediyor
ilişkilerimiz söz konusu. Yeni yeni projeler
üretiyoruz.
Yeni projeler derken, üretim anlamında
mı çalışmalarınız var?
Evet üretim anlamında. Bir nevi alüminyum
ihtiyacı olan firmaların AR-GE çalışmasını
beraber yapıyoruz. En uygun alaşım,
en uygun malzeme, en uygun teknik
değerlere göre müşterilerimize ön çalışma
yapıyoruz diyebiliriz.
Üretim yerine Eylül ayında taşındığınızı
öğrendik. Bu yatırım ile ilgili bilgi
verebilir misiniz?
Bu yatırım planlamasını 2011 yılında
yaptık. 2012’inin sonuna doğru açmayı
düşünüyorduk ama bazı aksaklıklardan
dolayı 2013’ün Temmuz ayında
tamamladık ve eylül ayında da fabrikamızı
taşıdık. Yaklaşık yatırım miktarı 5-6 milyon
avro arası. 3-4 milyon avroluk bir yatırımı da
önümüzdeki iki veya üç yıl içinde başka bir
lokasyonda yapmayı planlıyoruz.
Yeni yatırımda üretim ya da satışa katkı
sağlayacak yenilikler var mı?
Biz 2004 yılında kurulduk. O yıllarda
alüminyum tercihi bu kadar olmasa da yine
de vardı. O zaman yaptığımız meslek biraz
daha mağazacılık usulüydü. Yıllar içinde
kendimizi geliştirerek profesyonel olduk.
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
Profesyonellik, daha kurulu, otoriter bir
sistemle çalışmak, yeni kesim makineleri
almak gibi değişimleri içeriyor. Şu anda
elimizde üç hassas kesim makinesi var.
Yaklaşık 20’ye yakın da kesim makinelerimiz
var. Bu sektör için iyi bir makine parkına
sahibiz. Bunun yanında fabrikamızda
Akıllı Raf Sistemleri söz konusu. Bu sistem
malzemelerin uygun şekilde istiflenmesi,
adreslenmesi ve istenildiği zaman vakit
kaybetmeden teslim edilmesini sağlıyor. Raf
sistemine uygulayacak yeni tesisatlar aldık.
Şu andaki mevcut raflarımız dokuz metre.
Dokuz metreye kadar malzeme istifliyoruz.
Kurulu stok kapasitemiz 2 bin 500 ton. Her
daim 2 bin 500 ton stokla dönmekteyiz.
Alüminyum için ciddi bir rakam.
İhracatçının zamanında mal temin
edememekten kaynaklanan sıkıntıları
olduğu sık sık dile getiriliyor. Seykoç’un
bu konudaki yaklaşımı nedir?
Sattığımız alüminyum endüstriyel ürün.
Bugün sipariş verirsiniz ürün beş ay sonra
elinize gelir. Çünkü istenen özelliklere göre
kesilmesi işlenmesi gerekir. Bu beş aylık
süreyi absorbe edecek kadar stoklamak
durumunda kalıyoruz. Ürünlerimizi yurt
dışından getirir, stoklarız. Müşteri talep
ettiği anda teslim ederiz. Bu da tabii ki
kullanıcı firmaların ekstra zaman kaybı,
ekstra stoklama ile finansman kaybı
yaşamaması sağlar. Şu anda kayıtlı 12 bin
müşterimiz var. Savunma sanayi, hem son
kullanıcılar hem devlet kullanıcıları, hem
alt tedarikçileri ile işbirliğimiz söz konusu.
Bu firmalara ürün vermek çok kolay değil.
Çünkü hem sattığınız ürünün hem de
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
yönetim şeklinin bir standardı olması
lazım. Bunun çerçevesinde hali hazırda
ISO 9001 2008 kalite yönetim sistemine
sahibiz. Bu senenin sonuna doğruda AS
9120 Kalite Sertifikasına sahip olacağız.
Tamamıyla bu kurumlara malzeme
satmak profesyonellikle elde edilir. Çünkü
sattığınız ya da aldığınız ürünler endüstriyel
kullandığınız ürünler önemli.
Firmanızın orta ve uzun
vadeli planlaması var mı?
Seykoç Alüminyum’un şöyle bir özelliği var.
Tamamen hedeflerle yönetilen bir şirketiz.
2013’te bu fabrika yatırımı yaptığımız
zaman planlamasını 2010 yılında yaptık.
2015-2016 yılında ne yapacağımız şu anda
bellidir. Bizim üç, beş senelik orta ve uzun
vadeli planlarımız söz konusu. 20162017 yılında Gebze’de yeni tesis açmayı
planlıyoruz. Açacağımız tesis sattığımız
ürünlere katma değer yaratacak. Mesela
ince levhalarda lazer, plazma, rulolarda
boy açma, kesme, dilimleme, hepsini
aynı tesis içine yapamıyoruz. Onlar çok
ayrı kavramlar. 2015’te 2016’nın sonuna
doğru yeni bir yatırımla bu işlemleri orada
yapacağız. Bu da yaklaşık 10 milyon avroluk
bir yatırım olacak.
Firmanızın 2014 hedefleri neler?
Seykoç Alüminyum olarak 2014 yılında
yaklaşık yüzde 25’e yakın bir büyüme
hedefi öngörüyoruz. Tabii yaşanan
piyasadaki dalgalanma müşterinin
nezdinde olumsuz etki yaratmasına
rağmen hala bu hedefimizden şaşma söz
konusu değil. 2013’te 7 bin 500 ton üretim
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
ve satış yaptık. Bu rakamı 2014’te 10 bin
tona çıkarmayı hedefliyoruz. Birçok firma
hedeflerini revize etti ama biz etmedik.
En azından ilk çeyreği görmek istiyoruz.
Revize etsek dahi büyüme yüzde 25
olmayabilir ama en az yüzde 15 büyümeyi
ön görüyoruz. Bunun iki sebebi var. Birincisi
Türkiye’deki alüminyumlu alaşım işini
yapan çok profesyonel firma yok. İkincisi
ise Türkiye’de alaşımlı alüminyum pazarının
sürekli gelişiyor olması.
İhracat rakamlarınız ile
ilgili bilgi verebilir misiniz?
İhracat olarak bizim toplam satışımızın
yüzde 15-20 arasında değişiyor. İhracat
bölgelerimiz ise Balkan ve Orta Doğu
ülkeleri. Eskiden Suriye de vardı. Yaklaşık 2
bin tonluk bir ihracatta söz ediyoruz.
Sektörünüzün en önemli sorunu nedir?
Sektörün en önemli sorunu ham madde
temininin inanılmaz zorlaşması. Dünyadaki
alüminyum fiyatlanma endeksi Londra
Metal Borsası’nda (LME) belirlenir. LME’nin
borsa bazında düşük kalmasından dolayı
alüminyum ham madde üreticileri borsa
fiyatıyla zarar ediyorlar. Bu da ham madde
üreticilerinin kapasitelerini düşürmesine
ya da fabrikalarını kapatmalarına sebep
oluyor. İkinci konu ise Türkiye’deki toplam
alüminyum sektöründe yüzde 100 dışa
bağımlılık söz konusu. Fiyat endeksinin tam
oluşmaması, ham maddenin zamanında
temin edilememesi, temin edilen ham
maddenin fiyatının yüksek olması
alüminyum sektöründeki sorunlar olarak
sıralayabiliriz.
41
İNOVASYON
İNOVASYON
İ S T A N B U L
Atılım Üniversitesi
PROF. DR. BİLGİN KAFTANOĞLU
Metal Şekillendirme Mükemmeliyet Merkezi Bşk.
M
etal Şekillendirme
Mükemmeliyet
Merkezi(MŞMM)
9 Nisan 2010
tarihinde Devlet
Planlama
Teşkilatı (DPT) ve
Kalkınma Bakanlığı’nın makine teçhizat
desteği ile ATILIM Üniversitesinin altyapı
desteği sonucu hizmete girdi. Merkez
kuruluşundan bu yana, akademik ve
sanayi projelerine destek verdi ya da bizzat
yürüttü. DPT ve Kalkınma Bakanlığı’nı,
MŞMM’nin çalışmalarını başarılı gördüğü
için 2012 yılında ikinci faz ile desteklemeyi
sürdürdü. MŞMM altyapısı, insan kaynakları
ve sunduğu hizmetler ile ilgili bilgiler websitesinde www.msmm.atilim.edu.tr sürekli
güncellenerek veriliyor.
Metal Şekillendirme Mükemmeliyet
Merkezi bir Türkiye merkezidir ve
ülkemizdeki metal şekillendirme
teknolojisini ve uygulamalarını ileriye
götürme aynı zamanda üniversite, kamu
ve sanayi kesimine metal şekillendirme
alanında hizmet verme misyonuna sahiptir.
ATILIM Üniversitesi, İmalat Mühendisliği
Bölümü üyeleri tarafından kurulan
Merkez’in yönetim kurulu dokuz sanayici
ve altı akademisyen üyeden oluşuyor.
Yönetim kurulu, kuruluş aşamasında da çok
değerli katkılar sundu. Altı akademisyen
42
metal şekillendirme
mükemmeliyet merkezi
üyenin üçü ATILIM Üniversitesinden diğer
üçü de diğer üniversite ve araştırma
kurumları temsilcilerinden oluşuyor.
Ayrıca, Uluslararası Danışma Kurulu’nda
da gelişmiş ülkelerde metal şekillendirme
alanında uluslararası düzeyde tanınan
uzmanlar yer alıyor.
METAL ŞEKİLLENDİRME MÜKEMMELİYET
MERKEZİ’NİN SUNDUĞU OLANAKLAR:
Malzemeler için Mekanik Testler (Çekme,
Basma, Sertlik, Sac Şişirme Testi(Bulge Test),
Nakazima Testi. (FLD için), cupping ve
earing testleri, sürtünme karakterizasyonu,
gerdirmeli ve gerdirmesiz bükümler sonrası
geri yaylanma test düzenekleri.
Metalografik analizler (Numune hazırlama,
optik mikroskop ve taramalı elektron
mikroskobu ile içyapı ve kabayapı
incelemeleri), mikro-sertlik (Vickers)
ölçümleri. Nitel ve nicel görüntü analizleri
-faz analizi, tane büyüklüğü, kaplama
kalınlığı, inklüzyon (kalıntı) sınıflandırılması
ve derecelendirilmesi, dekarbürizasyon
derinliği, bantlaşma derecesi, dendrit
(dallantı) kol açıklığı, kaynak analizi, dökme
demirlerde grafit tipi sınıflandırması,
porosite analizi.
Ölçüm ve analizler ilgili ASTM, DIN, SAE, EN
ISO standartlarına uygun yapılabilmektedir.
Makro-Mikro Kimyasal Analiz (Optik
Emisyon Spektrometresi ve EDS
yöntemiyle)
Yüzey (iç) gerilme analizi. ( X-ışını kırınımı
(XRD))
Sahada yüzey (iç) gerilme analizi.
(Taşınabilir XRD yöntemiyle)
Yüzey altı iç gerilme analizi. ( Delik Delme
ve Lazer girişim paterni analizi yöntemiyle)
Faz ve Kristal yapı analizleri. (XRD
yöntemiyle)
Makro ve mikro kristalografik doku (texture)
analizi. (XRD ve EBSD yöntemleriyle)
Taramalı Elektron Mikroskop (SEM)
incelemeleri; kırılma yüzeyi analizi, hasar
analizi, yüksek çözünürlükte (~2nm
çözünürlük) içyapı (mikro-yapı) analizi, EDS
sistemi yardımıyla noktasal kimyasal analiz,
kimyasal haritalama, değişken vakum
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
özelliği sayesinde yalıtkan, ıslak, biyolojik
numuneleri inceleme imkanı.
Yüksek sıcaklık ve şekil değiştirme
hızlarında mekanik karekterizasyon.
(Şekillendirme dilatometresi ve Gleeble
fiziksel simülatörle)
Yüksek sıcaklıkta az çevrimli yorulma
(Low-cycle fatigue) ve döngüsel plastisite
(cyclic plasticity) testleri. (Gleeble fiziksel
simülatörle)
Isıl işlem ve kaynak süreçlerinin fiziksel
simülasyonu. (Gleeble ve Şekillendirme
dilatometresiyle)
İzotermal (TTT) ve sürekli dönüşüm
(CCT) diyagramlarının çıkarılması.
(Dilatometreyle)
Termal genleşme katsayısı belirlenmesi.
(Dilatometreyle)
Cam geçiş sıcaklığı, erime noktası, Curie
sıcaklığı ve çökelme reaksiyonlarının termal
analizi. (DTA sistemiyle)
GOM-ATOS ile optik ölçüm yöntemiyle
tersine mühendislik, GOM-ARGUS
sistemiyle şekillendirme sonrası genleme
dağılımı ve geometri ölçümü, termal
kamera, Photron Fastcam SA-X2 ile yüksek
hızlı dijital analiz ve karakterizasyon
(2014’ten itibaren), GOM-ARAMIS
sistemiyle şekillendirme esnasında dijital
şekil değiştirme ölçümleri.
Derin-Çekme presinde (400 Ton- tij
milleriyle alttan ikinci etkili) derin-çekme
denemeleri ve kalıp geliştirme.
300 Tonluk Mekanik preste, soğuk/sıcak
şekillendirme (dövme, ekstrüsyon)
80 Tonluk Servo preste bilgisayar denetimli
şekillendirme.
1000 Tonluk ileri ve geri akıtma yapabilen
ekstrüzyon presinde hafif metallerin
ekstrüzyonu üzerine çalışmalar.
Tel erozyon, delik erozyonu ve dalma
erozyon tezgahlarında sert malzemelerin
imalatı.
Abkant preste bükme işlemleri.
Giyotin Makasta saç kesme işlemleri.
3+C-eksenli, dik işleme CNC tezgahında
frezeleme ve adımsal şekillendirme
işlemleri.
Dik işleme CNC tezgahında sürtünmekarıştırma kaynağı. (Friction-Stir Welding)
3 eksenli CNC tornada tornalama işlemleri.
Radyal ve sütünlu matkaplarda delik delme
ve klavuz çekme makinesinde diş açma
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
işlemleri.
10 adet iş istasyonunda bilgisayar destekli
tasarım (CAD), sonlu elemanlar analizi(FEM)
ve diğer bilgisayar uygulamaları. (MARC,
Simufact, FORGE, Deform, Autoform,
PamStamp, LsDyna-DynaForm)
112 çekirdekli HPC bilgisayarda büyük
çapta problemlerin paralel çözümlerinin
elde edilmesi.
Kaplama laboratuvarında, Fiziksel
Buharlaştırma Yöntemi (PVD) kullanılarak
Bor Nitrür, Titanyum Nitrür gibi
kaplamaların yapılması.
Kaplama ve Yüzey Karakterizasyon
laboratuvarında, kaplamalar üzerinde,
kalınlık testi, çizik testi, nanosertlik testi,
Atomik Güç Mikroskopu ile 3 boyutlu
yüzey profili çıkarılması, temas açısı testi,
tribometre testi ve profilometre testi
uygulanabilemesi.
Manyetik Barkhausen gürültüsü yöntemiyle
tahribatsız taşlama hataları tespiti, içyapı
analizi, sertlik tayini, kalıntı gerilme tespiti.
(yöntem kalibrasyon numunesine ve/veya
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
ölçümlerine ihtiyaç duymaktadır.)
MŞMM’NİN SUNDUĞU OLANAKLARLA HANGİ
DESTEKLERİNDEN YARARLANILABİLİNİR?
TUBITAK bilimsel Projelerinde ortak veya
hizmet alımı olarak destek alabilirler.
TEYDEB Projelerinde hizmet alımı olarak
destek alabilirler.
SANTEZ Projelerinde ortak veya hizmet
alımı olarak destek alabilirler.
Avrupa Birliği Projelerinde ortak veya
hizmet alımı olarak destek alabilirler.
İsteyen firmalara eğitimler verilebilir,
prototip üretimi, ön-seri-üretimi, “Sonlu
Elemanlar Analizi ile Yapısal Analiz”, “Metal
Şekillendirme, Isıl İşlem-Kaynak” ve duruma
özel geliştirilecek modüllerle simülasyonlar,
“Bilgisayar Destekli Tasarım” (CAD)
yapılabilir.
İşbirliği yapılacak firmalar ile önceden bir
planlama ve protokol yapılacaktır. Fikri
mülkiyetler konusu bu protokolde yer
alacaktır. Deneysel çalışmalar, MŞMM
uzmanları gözetiminde yürütülecektir.
43
FABRİKA TANITIMI
FABRİKA TANITIMI
İ S T A N B U L
BAĞLANTI ELEMANLARI SEKTÖRÜNÜN TASARIM KONUSUNDA EN İDDİALI
FİRMALARINDAN BİRİ OLDUKLARINI SÖYLEYEN ÇEBİ KİLİT SATIŞ VE PAZARLAMA
MÜDÜRÜ RUŞEN KELEŞOĞLU, TASARIMI BİR KURUM KÜLTÜRÜ OLARAK
ALGILADIKLARINI DİLE GETİRDİ.
asla taviz vermeyiz
Ü
NE
RAFL
Y FOT
44
T GÜ
OĞ
MU
RA
AR:
retimlerinin her aşamasında
tasarıma önem veren Çebi
Kilit bu ayki Fabrika Tanıtımı
bölümümüzün konuğu oldu.
Mobilya kulp ve düğmeleri, bağlantı
elemanları, elbise askıları, cam masa
tablaları için flanş ve bağlantı elemanları,
kapı kolları ve genç mobilyaları için
aksesuarları tasarım odaklı ürettiklerini ve
bundan asla taviz vermediklerini belirten
Çebi Kilit Satış ve Pazarlama Müdürü Ruşen
Keleşoğlu, tasarımın kurum kültürünün
en önemli parçası olduğunu söyledi. Öyle
ki fuarlarda dağıtılan promosyonların,
hediyelerin bile tasarım ürünü olduğunu
anlatan Keleşoğlu, “Bir promosyonu böyle
tasarlayan firma ürünü nasıl tasarlar”
algısı yaratmak istediklerini ve bunu
başardıklarını söyledi. 2013 yılı hedeflenen
beklentiler doğrultusunda kapattıklarını
belirten Keleşoğlu, 2014 hedeflerinin ise
ciroda yüzde 15 artış olduğunu dile getirdi.
Çebi Kilit hakkında bilgi
verebilir misiniz?
Çebi 1979 yılından bugüne kadar mobilya
kulp ve düğmeleri, bağlantı elemanları,
elbise askıları, cam masa tablaları için
flanş ve bağlantı elemanları üretiyor.
1998 yılında çocuklar firmalarını babadan
devralıyor. Her zaman kalite odaklı bir firma
oldu, hiçbir zaman fiyat odaklı bir firma
olmadı. Başarısında kalifiye üretim gücü,
yetenekli tasarım grubu, satış ve pazarlama
gücü ve tüm Türkiye’ye yayılan dağıtım
ağı büyük rol oynuyor. Ürünün kalitesi,
uluslararası akreditasyon kuruluşu LGA
Test and Certification Institute tarafından
verilen LGA Quality Certificate ve TSE
Yönetim Sistemleri ve İSO belgelerinin
güvencesi altında. Ayrıca en son modern
teknolojilerin kullanımı, entegre üretim
tesisleri, üretim süreci ile ürün işlevselliğine
yönelik AR- GE çalışmaları, sürekli eğitim
ve çevre duyarlılığı şirketin kalite anlayışını
yansıtıyor. 250 ana modelden üretilen
binlerce ürünle kullanıcıların ihtiyaçlarına
cevap verebiliyoruz. Müşterilerimizle ilgili
sıkıntılarda bedel ödememiz gerekiyorsa
bu bedeli bir ödüyoruz. Hem bayilerimiz
hem kullanıcılarımız açısından durum
böyle. Bir kullanıcı bize ulaşıp “Evimdeki
10 tane kapı kulpundan biri kırıldı” dediği
zaman 10 ürünün tamamını bedelsiz
değiştiririz. Kimden, nereden, ne zaman
aldığı önemli değil. Müşteri memnuniyetini
de had safhada tutarken aradaki esas
müşterimiz olan bayiye de dikkat ederiz.
Üretiminizle ilgili bilgi alabilir miyim?
Üretimimizi iki ayrı fabrikada olmak üzere
20 bin metrekare alanda gerçekleştiriyoruz.
Hedefimiz önümüzdeki iki yıl içinde
Çanakkale OSB’de 60 bin metrekare arazi
üzerine, 25 bin metrekare kapalı alana,
konumuzla ilgili en motdern tesisi kurmak.
Şu anda enjeksiyon polisaj makinelerimizin
bir kısmı ana merkezimizde. En önemlisi
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
sektörümüzde olmayan Türkiye’de kulpta
sadece bizim kullandığımız polisaj robotları
ana merkezimizde bulunuyor.
Polisaj nedir?
Metal ürünün kalıptan çıktıktan sonra
üzerinin tamamen pürüzsüz olması için
yapılan bir nevi zımpara. Hassas bir iş ve
kalifiye eleman bulmakta zorlandığımız bir
alan. Tesisimiz havalandırma konusunda
hassas davranmasına karşın maalesef tozu
yok etmek mümkün değil. Bu nedenle
ciddi maliyet olmasına rağmen polisaj
robot yatırımı yaptık. Ancak yine de bir
robot 24 saat çalışırsa üç kişinin işini
yapabiliyor.
Yatırımı neden Çanakkale’de yaptınız?
Üretimimizde çevresel faktörler önemli.
Şu anda üretim yaptığımız tesis şehrin
içinde kaldı ve bu nedenle belediye
ile ilgili sorun yaşıyoruz. İmalatımız AB
normlarına göre yapıldığı için filtreler,
havalandırma çok iyi çalışıyor ama yine
de sorun yaşıyoruz. İstanbul’a yakın
istediğimiz büyüklükte arazi bulamadık.
En yakın OSB Çanakkale’de olduğu için
burayı seçtik. Çalışan bulma açısından da
Çanakkale bakir ve son dönemde gelişime
açık olan bir yer. Çanakkale’deki yatırımımız
yaklaşık 10 milyon dolara mal olacak. 2014
yılında inşaatının bitmesini ve 2015 yılının
sonunda da inşaat tamamlanmasını ve
faaliyete başlamayı hedefliyoruz. Buradaki
iki fabrikaları boşaltacağız. Yönetim yerimiz
İstanbul olacak ana binamızda yönetim ve
satış pazarlama bulunacak. Yatırımla birlikte
teknolojilerin bir kısmı da yenilenecek.
Kaç kişi istihdam ediyorsunuz?
Çebi Kilit’te yaklaşık 400 kişi çalışıyor. Bunun
büyük bir kısmı yani yaklaşık 150-160 kişi
kadar polisajcılardan oluşuyor. Polisajda
yaşanan en küçük hatada ürün çöpe
gider. Bunun için insan gözünün ve elinin
hassasiyetine ihtiyacımız var. Bizim için
kalite çok önemli. Her ürün tek tek kontrol
edilir.
Firmanızın tasarıma bu kadar önem
vermesinin altında yatan nedir?
Firmanın şu anki sahiplerinin genç
olmasının bunda etkisi var. Bir defa
kendileri zevkli ve tasarıma önem veriyorlar.
Tasarımla ilgili eğitimleri yok. Ancak ikisi
de üniversite mezunu. Sanatla ilgilenen
belli görüşleri olan kişiler. Göz zevkleri,
kalite anlayışları gelişmiş. Öyle ki bizim
fuar stantlarında gelen ziyaretçilerimize
vermek için yaptırdığımız küçük hediyeler
bile çok önemlidir. Geçen yıl fuarda kahve
dağıttık. Kahvenin isim hakkını aldık. “Hatır”
kahvesi. Kahveyi de özel olarak getirttik.
İnanılmaz ilgi gördü. Bu yıl 2014 ZOW
Fuarı’nda üzerinde İstanbul manzaraları
olan cep telefonu kabı dağıtacağız. Baskı
için gereken makineyi satın aldık. Bizim
için tasarım ve kalite bu denli önemli. “Bir
promosyonu böyle tasarlayan firma ürünü
nasıl tasarlar” algısını yaratmak istiyoruz.
İhracatınızla ilgili bilgi verebilir misiniz?
47 ülkeye ihracat yapıyoruz. İhracatımız
cironun yüzde 40’ı gibi. 2012-2013 yılları
çevre ülkelerdeki siyasi krizlerden dolayı
arzu ettiğimiz seviyey e ulaşamadı.
İç piyasada da endüstriyel üreticilerle
çalışıyoruz. Kalite üreten mobilyacının yolu
mutlaka Çebi ile kesişir.
2014 yılı beklentileriniz ne yönde?
Biz bir yıl önceden satış yapıyoruz. Şu
an 2014 satışlarını bitirdik. Bağlantılı, ön
ödemeli çalışıyoruz. Rakamlara baktığınız
zaman 2014’ü 2013’ten iyi kapattık. 2013
yılını hedeflenen beklentiler doğrultusunda
kapattık ve 2014 yılında genel ciroda yüzde
15-20 arasında artış bekliyoruz.
45
MAKALE
MAKALE
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
Kalkınma merdivenleri
K
RÜŞTÜ BOZKURT
Dünya Gazetesi Yazarı
GELİRİNİ 10.000 DOLARIN
ÜSTÜNE ÇIKARAN
TOPLUMLARDA KÖKLÜ
DEĞİŞMELER YAŞANIYOR.
OLİMPİYATLARA EV SAHİPLİĞİ
YAPMA İSTEĞİ GÜÇ KAZANIYOR.
KALİTELİ OTOMOBİLLERE OLAN
TALEP ARTIYOR. HAVAALANLARI
VE HIZLI DEMİRYOLU SİSTEMLERİ
GÜNDEME GELİYOR. AYRICA
HAVA VE SU KİRLİLİĞİ, ÇEVRE
DUYARLILIĞI DA BU AŞAMADA
TOPLUMSALLAŞIYOR; KİTLE
DESTEĞİNİ KAZANIYOR.
46
uşkusuz çok yazdığım
konulardan biri bu:
Kenichi Ohmae’nın, “Ulus
Devletin Sonu ve Bölgesel
Ekonomilerin” yükselişi
kitabındaki bir analiz.
Ohmae, bir toplumda
kişi başına gelir 1.500 ile 3.000 dolar
arasında ise insanların motosiklet almaya
yöneldiklerini anlatıyor. Bu düzeyin
altındaki gelire sahip insanlar ise bisiklet
almakla yetiniyor.
Kişilerin gelirleri 3.000 doları aştığında,
otoyol sistemleri, kentsel demiryolu
bağlantıları, gelişen ticaret sistemini
yaşatacak yapılar, içme suyu ve elektrik
kullanımında yaygınlaşma, iletişim ve finans
sistemi ile bağlantıların güçlenmesi süreci
başlıyor.
Gelirini 10.000 doların üstüne çıkaran
toplumlarda köklü değişmeler yaşanıyor. Bu
aşamada olimpiyatlara ev sahipliği yapma
isteği güç kazanıyor. Kaliteli otomobillere
olan talep artıyor. Havaalanları ve hızlı
demiryolu sistemleri gündeme geliyor.
Ayrıca hava ve su kirliliği, çevre duyarlılığı
da bu aşamada toplumsallaşıyor; kitle
desteğini kazanıyor.
Esasen Ferid Zekeriya’nın kalkınma
merdivenlerinin demokratik rejimi
yaşatmayla ilgili boyutunu da bu yazıda
aktarmak istiyordum. Kısa mesaj, kısa yazı
modasına çarptığımız için o analizle ilgili
bilgileri gelecek yazıya bıraktım.
Ohmae’nin analizinden çıkarılması gereken
dersleri özetlemeye çalışalım.
Ekonominin iyileşmesi ve gelir
düzeylerimizin artması, tüketici olarak
hepimizin değer ve davranışlarını
değiştiriyor. Son 30 yıla bilinçli tanıklık eden
hepimiz Ohmae’nin analizinin ülkemizde
de yaşandığını gözlemledi: Otomobillerin
kalitesi bütün dünya gibi ülkemizde de
arttı. Olimpiyatlar için yarışıyoruz; sonuç
alamadık ama kararlılıkla talebimizi
sürdürüyoruz. Havaalanı yatırımlarında
hızlandığımız anlatmak için söze gerek
var mı? Hızlı demiryolu yapımıyla üç ana
kentimizin arası bağlanıyor. Hava kirliliği
ve temiz su talebimiz toplumun bütün
kesimlerinde önem kazanıyor vb.
Çok fazla “sonuçlar üzerinde” tartışıyoruz.
Hedefler üzerinde odaklanmalıyız, 5 yıllık
bir plan hazırlayarak, “orta gelir tuzağının”
da kritik eşiği olan 17.000 dolarlık kritik gelir
eşiğini aşmalıyız. Hedeflerimizi araştırmaya
dayalı “süreçleri” tartışarak belirlersek,
yeraltı ve yerüstü kaynakları, fiziki sermaye
stokunu, insan kaynağımızı ve teknolojiyi
daha iyi kullanarak hedefe ilerleyebiliriz.
O zaman, teknolojik altyapıda 144 ülke
içinde 44’üncü ülke olmaktan kurtuluruz.
O zaman, altyapılarda 144 ülke içinde
51’inci sırada olma ayıbını yaşamayız.
O zaman, finans piyasaları gelişmişliğinde
144 ülke içinde 44’üncü olmanın vasatlığını
aşarak daha iyi yerlere gelebiliriz.
FERİD ZEKERİYA’NIN
ANALİZİ
Benzer bir analizi Ferid Zekeriya da
Özgürlüğün Geleceği/ Yurtta ve Dünyada
Liberal Demokrasi kitabında yapıyor.
Kişi başına 1.500 dolar gelir düzeyine erişen
demokratik ülkelerde rejimin yaşatılması
şansı sekiz yıl. Gelir düzeyi 1.500 doları ile
3.000 dolar düzeyine çıkınca demokratik
rejimin yaşatılması şansı 18 yıla çıkıyor.
Kişi başına gelirin 6.000 dolar düzeyine
çıkarmış ülkelerde demokratik rejimin yok
olma olasılığı 1/500 gibi bir oran.
Bir toplum kişi başına gelir düzeyini 9.000
doların üzerine çıkarmışsa işler daha da iyi...
Kişi başına geliri 9.000 doları aşan 32 ülkede
demokratik rejimin yaşama süresini 736 yıl
olarak hesaplıyor. Tersine yoksul 39 ülkede
demokratik rejimleri sürdürebilme başarısı
gösterilemiyor.
Ekoloji, ontoloji, epistemoloji, aksiyoloji,
siyaset, hukuk ve ekonomi hayatı
yönlendirir. Akışkanların arttığı çağımızda
bu bileşenler arasında ekonominin ağırlığı
bir hayli arttı.
Kalkınma merdivenlerinde gelir düzeyi
bağlantısını kendi gözlemlerimizle de test
edebiliriz.
Ülkemiz 6.000 dolar eşiğini aştığında,
ithal ikameci dönemin sıraya girilen
otomobillerinden lüks otomobillerini
geçişişin hep birlikte tanığıyız.
Ülkede kişi başına gelir düzeyi 10.000
dolar eşiğine yaklaştıkça olimpiyatlara ev
sahipliği yapma isteğimiz bir hayli güçlendi.
Şimdi ülke olarak olimpiyatlara ev sahipliği
yapmak için ulusal gündemler belirliyoruz.
Ohmae’nin yıllar önce işaret ettiği
havaalanları yapımı ve hızlı tren yatırımları
da yine aynı eşikte gündemin ilk sıralarına
oturdu.
Söz konusu gelir eşiğinde “vesayetten
kurtulma” söylemleri ve eylemleri
toplumsal tartışmaların gündeminde
ağırlıklı biçimde yer aldı.
Ohmae ve Zekeriya’nın analizlerinden yola
çıkarak ülkemizin orta ve uzun dönemli
gündemine ilişkin tahminler yapabiliriz.
Otoyol ve bölünmüş yol yapımı, siyasi
görüşlerden bağımsız olarak gelecek
yılların da ilgi alanı olacak. Mevcut yollara
yeni yollar eklenecek, var olanların da
kaliteleri artırılacak.
Geç kaldığımız, gelişmekte olan ülkelerle
karşılaştırdığımızda bir hayli geride
olduğumuz hızlı tren yolu yatırımları önce
ana merkezleri birleştirecek, sonra da
ülkenin diğer yerlerine uzanacak.
Türkiye’nin uluslararası kurumlara katılma, o
kurumlarda kendi yurttaşlarının yöneticilik
yapmasını sağlaması hızla gelişecek.
Uluslararası kuruluşları yöneten, onların
kararlarını ve standartlarını belirlemede
etkili olan yurttaşlarımızın sayısı artacak.
Sivil toplum örgütlerinin kolektif kaynaklara
ve siyasi iradelere bağımlılıkları azalacak,
kendi bütçeleri ile programlarını yürürlüğe
koyan, kamuoyunu etkilemede daha güçlü
sivil toplum örgütleri oluşacak.
Eğitim sistemi, klasik ve katı programlardan
kurtulacak, esneklik ve hız ihtiyacını
karşılayabilmek için proje-odaklı eğitim
uygulamaları yaygınlaşacak.
Toplumun gelir düzeyine göre
farklılaşması, iş bulma imkanları ve işsizlik
sorunları, emek-sermaye eksenli siyaset
planlamasını, yaratıcı-girişimci eksenli
siyasete kaydıracak. Doğuştan kazanılan
değerler üzerine yapılan pragmatik siyaset
planlaması yerini sivil inisiyatiflerle geniş
ittifaklara dayanan, çok sesli, çok kültürlü
ama, merkez düşüncesi olan ve merkezi
örgütlenmesinin yönlendiriciliğini de
meşrulaştırarak kitlelere kabul ettiren yeni
bir siyasi yapılanma ortaya çıkacak.
YAŞAM KAOS DEĞİL
Ünlü bilgin Carl Sagan, “Yaşamda hiç bir
şey değişmemiş olsaydı, her şey sabit
kalsaydı bilime ihtiyaç olmazdı” diye açıklar.
Eğer her şey hiç anlaşılmayacak kadar
karmaşıklık içinde bir kaos ortamında
olsaydık yine bilim yapılamayacağının altını
çizer. Çabalayanın, gereğini yerine getirenin
geleceği öngörebildiği bir dünyada
yaşadığımızı, o nedenle bilimin çok önemli
öngörme ve önlem alma aracı olduğunu
anlatır. Bu denemede iş insanlarına bir çağrı
yapmak istiyorum: İşlerimizi alışkanlıkla
değil, analizle yaparsak, karmaşıklık
ortasında birçok şeyin öngörülebilir
olduğunu hepimiz kendi deneyim ve
birikimlerimizden biliriz.
Entelektüel korkaklığı, iş çevresindeki hızlı
değişme ve kaosun sırtına yüklememeliyiz.
Yaşadığımız evreni anlamaya, dünyayı
iyi okumaya, ülkemizi bilmeye ve işimizi
anlamaya çaba gösterirsek, sağlıklı bir
gelecek öngörebilir ve işlerimizi daha etkin
yapabiliriz.
47
ENDÜSTRİYEL TASARIM
ENDÜSTRİYEL TASARIM
İ S T A N B U L
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
Çağlar Alkan
AMBİENTE TİCARET FUARI 2014
TREND RAPORU
Dünyanın 89 ülkesinden 4 bin
724 katılımcının marka ve
ürünlerini sergilendiği, 161
ülkeden 144 bin konuk ve
satın alma ajanın ziyaret ettiği Ambiente
2014 Fuarı büyüklüğü, katılımcı ve ziyaretçi
sayısı ve titiz organizasyonuyla ticarete yön
veren en iyi fuar olma unvanını sonuna
kadar hak ediyor. Bu denli büyük rakamların
telaffuz edildiği bir organizasyonda ticaret
trendlerinin ayrıntılı olarak okunması çok
önemli. Fuar kapsamında bu trendleri ürün,
sunum, pazarlama ve konumlandırma
başlıkları altında incelemek, Türk şirketlerinin
dünyada markalaşma serüveninde gerek
bireysel gerekse milli katılım platformunda
oldukça faydalı olacaktır.
“Yükte hafif, pahada ağır ihracat” hedefi
ancak markalaşmakla, marka olmakta inovatif
ürünlerle yola çıkıyorsanız mümkün. Hali
hazırda milyonlarca markanın var olduğu
dünyada ise alternatif ürünlerle tüketicilerin
zihnine ulaşmak oldukça güç. Bu noktada
katma değerli ürünlerin marka kimliği
yaratmakta kilit faktör olduğu, bu markaların
ve bulundukları salonların ziyaretçi
sayılarından anlaşılıyor. Ürün inovasyonunda
öncü markalara; Tidy ve d+ markalarıyla
Japan Jetro, Eva Solo, Koziol, Royal Vkb,
Troika, Joseph&Joseph, Curver, Gefu, Kuhn
Rikon,Kela, Adhoc,Moha of Switzerland en iyi
örnekler.
Markalaşmada ürün inovasyonu kadar
sunum tekniklerine de özen göstermek
gerekiyor. Böyle büyük ve kalabalık bir
fuarda ziyaretçileri standınıza çekecek
çok az vakit ve fırsat
var. Şirketinizi, ürünlerinizi,
alternatiflerinden farkını ve üstünlüklerini
kısa zamanda ve net bir şekilde anlatmanız
gerekiyor. Sunumunuzu hazırlarken
insanların değişen alışkanlıklarını yeniden
değerlendirmek, güncellemek şart oluyor.
Dijital teknolojiler; tablet bilgisayar,
videolar ve açıklayıcı görsel öğeler
kullanmak ziyaretçilerin işini kolaylaştırıyor.
Unutmayalım ki Twitter sayesinde 140
karakterden fazlasını okumayı sevmiyor,
Instagram ve Vine sayesinde resim ve 20
saniyeden kısa videolarla bir mesajı almayı
tercih ediyoruz. İlk sunum sonrasındaysa
detaylı ikinci sunumu görmek akılda
kalmakta avantaj sağlıyor. Öte yandan,
ürettiğiniz ürün markette kimi hedefliyorsa,
stant sunumunuzun da odaklandığınız
hedef kitleye, hedef kitlenin alım gücü
ile hayat tarzına uygun ve ürününüzün
tasarımını destekleyecek şekilde olmasına
dikkat etmek gerekiyor.
Pazarlama ve konumlandırma ise
Türk şirketlerinin markalaşmasında
ve hedeflenen ihracat rakamlarına
ulaşmasında en önemli role sahip. Bu
konuda Arzum markası çok başarılı bir
çalışma gerçekleştirdi. Sergi alanının
birçok noktasına “Türk kahvesi deneyimini
Arzum’la yaşayın” panolarını
yerleştirerek ziyaretçilerin zihnine
bildikleri, tanıdıkları “Türk kahvesi”
üzerinden ulaşmayı başardı. Bu çalışma
düşük maliyetle başarılı pazarlama ve
konumlandırma çalışmasına iyi örnek
oluşturuyor.
Milli katılım sloganı “Made In Turkey” ise
oluşturulmak istenen ülke ve Türk markası
imajını yeterince desteklemiyor. “Made In
China” yı çağrıştırması ve Çin malı algısının
düşük fiyatlı ve düşük kaliteli olarak
zihinde yer etmesi, Türk şirketlerinin katma
değerli ve yüksek kaliteli ürün üretme
çabalarını yeterince vurgulayamıyor.
Gelecek yıllarda İstanbul markası
üzerinden bir konumlandırma yapılması
dünya pazarında İstanbul bir marka şehir
olduğu ve tüm dünyada yüksek bilinirliğe
sahip olduğu için pazarlamada avantaj
sağlayabilir. Ziyaretçilerin ve satın alma
ajanlarının zihnine İstanbul gibi bir şehir
üstünden ulaşmak daha kolay, kalıcı ve
pozitif olabilir.
Türk şirketlerinin hem bireysel hem milli
katılım düzeyinde ürettikleri ürünlerin
AMBIANTE 2014
Endüstriyel tasarımcı gözüyle
48
inceleyerek araştırma yapmak benim için
önemli deneyim oldu. Fuarın özellikle
genç tasarımcılar ve öğrenciler için
katma değerlerini çok iyi anlatacak
bir pazarlama ve konumlandırma
stratejisiyle böyle fuarlarda katılım
göstermeleri ihracat hedefleri ve ülke
imajı açısından çok iyi değerlendirilmesi
gereken bir fırsattır. Bunun için çok iyi
hazırlanılmalı, ürün tasarımcılarının,
sanayicilerin, pazarlamacıların bir arada
bulunduğu ekiplerden yararlanılmalıdır.
Konumlandırmanın her şirketin başarılı
marka olmasında en önemli role sahip
olduğu unutulmamalıdır.
Ceren Demirağaç
FRANKFURT MESSE AMBİENTE 2014
Almanya Frankfurt’ta gerçekleştirilen
Ambiente Fuarı’nda birçok ülkeden
katılan firmaların yeni trend ürünlerini
firmalarla görüşme fırsatı sunması ve ürün
tasarımında ve ev dekorasyonundaki son
yenilikleri trendler hakkında araştırma
yapabilmesi açısından inanılmaz
büyüklükte ve zenginlikte merkezi bir
platform olduğunu düşünüyorum.
Fuarda ağırlıklı olarak elektrikli aletler, cam
ürünler, masa dekorasyon ürünleri, mutfak
eşyaları, çatal bıçak, saatler, hediyelik
49
ENDÜSTRİYEL TASARIM
ENDÜSTRİYEL TASARIM
İ S T A N B U L
eşyalar, tekstil ürünleri, plastik el sanat
ürünleri, ev dekorasyonu, masa süsleri, ev
mobilyaları sergilendi.
Bütün firmaların birbirinden farklı tasarım
çizgilerini bir anda incelemek oldukça
keyifli ama aynı zamanda yorucuydu.
German Design Award ve 2014 yılının
en son trendleri sergi alanları fuarın en
çok beğendiğim bölümleriydi. İMMİB
Endüstriyel Tasarım Yarışması’nda
aldığım birincilik ödülü ile gezmeye hak
kazandığım bu fuarı görmekten çok
mutluyum. Fuarı gezmede İMMİB ekibinin
yardımları ve desteği için teşekkür etmek
istiyorum. Kesinlikle bütün tasarımcılara
fuarı gezmelerini, gidenlerin tekrar
gitmelerini tavsiye ediyorum. Umarım,
seneye Frankfurt Messe’deki bu önemli
50
fuarı tekrar gezme fırsatım olur.
En önemli tüketim malları fuarı olarak
bilinen Ambiante’de gezerken sadece
ürün alanına göre değil stil ve piyasa
segmentlerine göre de gezme imkanına
sahip olabiliyorsunuz. En çok beğendiğim
ürünlerden biri SILO firmasına ait masa
üstü mangal seti oldu. Bahçede ya da
piknik yaparken kullanılabilen bu ürün
yeterli miktarda kömür ile ister tek kişilik
ister daha fazla kişi için pişirme imkanları
sunuyor. Ayrıca modern mutfak için en yeni
ürünlerden yardımcı malzemelere kadar
eksiksiz hazırlanan bölümleri incelemek
yeni trendler hakkında farklı bir bakış açısı
kazanmama yardımcı oldu. İç tasarım,
mobilya ve dekorasyon dünyasında en
zevkli tasarımlar, en etkileyici sunumlar,
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
en ilham verici yaşam alanlarını görme
imkanına sahip oldum. Living bölümünde,
tasarım odaklı ve duygusal aksesuar ve
ürünlerden, iç ve dış süslemeler ve toptan
alıcılar için büyüleyici kişisel ürünlere kadar
olan bütün trendleri görmek mümkündü.
Adem Önalan
AMBIENTE 2014 RAPORU
Dünyanın en büyük tüketici ürünleri
fuarlarından biri olan Ambiente 2014’de
dünyanın her ülkesinden yoğun katılım
vardı. Asya’dan, Avrupa’dan ve hatta
Amerika’dan büyük ölçekteki firmaların yanı
sıra küçük ölçekteki firmaların, girişimcilerin
de katılması Ambiente’nin ev ve mutfak
eşyaları, dekorasyon ve hediyelik ürünler
sektörleri için ne kadar önemli bir fuar
olduğunun göstergesiydi.
Ambiente 2014; inovasyon, tasarım,
markalaşma ve pazarlamanın firmalar için
ne denli etkili olduğu hakkında ipuçları
verdi. Tasarımı etkin kullanan, markalaşan
ve sunum kalitesine önem veren firmaların
oluşturduğu “kalite” algısı ve gördüğü
yoğun ilgi örnek teşkil edecek nitelikteydi.
Özellikle tasarım ve pazarlama ikilisi,
rekabeti o kadar etkileyen faktörler ki;
ucuz malzeme ve oldukça kolay üretim
yöntemleri kullanılarak üretilen, aslında
fonksiyonel olarak çok da yenilikçi olmayan
ürünlerin pazarlama ve belli sunum
yöntemleriyle oluşturabildikleri “kalite”
algısı şaşırtıcıydı. Renkli keçelerden mutfak
ürünleri üreten “Daff” firması ile paslanmaz
çelikten CNC kesim ile üretilen kase satan
“Design in Steel” firması örnek verilebilir.
Daff, renkli keçe kullanarak çok temel
katlama ve dikiş yöntemleriyle epey basit
ve aslında o kadar da şaşırtıcı olmayan
fonksiyona sahip ürünleri ancak güçlü
pazarlama ve sunum tekniği ile başarılı
şekilde satabiliyor. Aynı şekilde Design
Steel firması da CNC kesim sonrası metali
kesim noktalarından kıvırarak ürettikleri
metal kaseleri üst sınıf ürünler olarak
pazarlayabiliyor. Pazarlama unsurlarına ve
üretim maliyetlerine tüm ürün tasarımı
sürecinde her daim önem verilmesi bu tür
neticeleri doğuruyor.
Fuarda genel itibarıyla üst sınıf ürünlerde
üretim ve malzeme kalitesi ön planda iken
orta seviye ürünlerde renk ve malzeme
çeşitliliği ön plandaydı. Aynı zamanda
orta ve düşük gelirli kullanıcılara hitap
eden mutfak ürünlerinde istiflenebilir,
depolamayı ön planda tutan ürünler
hayli fazlaydı. Bu yaklaşım küçülen yaşam
alanları ile beraber mutfakta depolamanın
ürünlerde önemli bir kriter olduğunu
gösteriyor. Almanya ve Batı Avrupa firmaları
yenilikçi ve fonksiyonerliğin daha ön
planda tutulduğu ürünlerle katılırken, bir
Alman firması olan Koziol gibi, İskandinav
firmaları Nordik gibi daha ziyade form
ve estetiğiyle dikkat çekiyor. Hatta
promosyonlarını da bu yönde yapıyorlardı.
Bu örnek olarak Normann Copenhagen
gösterilebilir.
Öte yandan Japonya’nın bu yıl partner
ülke olması fuara ayrı bir sinerji ve
dinamizm getirdi denilebilir. Oldukça
uzaktaki bir kültürün ürünler üzerindeki
etkisini görmek, kültürün ürünleri nasıl
şekillendirdiğini, arz-talep üzerindeki
etkisini anlamak açısından önemliydi.
Ancak bu ülkeden katılımın da çok
yüksek olduğunu söylemek zor. Özellikle
mutfak eşyaları üreten büyük firmaların
pek katılmadığı söylenebilir. Tabi bunun
sebebi Avrupa ve Uzak Doğu’nun mutfak
kültürlerinin epey farklı olmaları ve
Uzak Doğu mutfak ürünlerinin Avrupalı
kullanıcılara pek hitap etmemesinden
kaynaklanıyor olabilir. Mutfak ürünleri
sektöründen katılan Japon firmalarının
çoğunun bıçak firmaları olmaları da
bununla açıklanabilir.
Tasarım ödülleriyle de ürün kalitelerini
pekiştiren firmaların ödül logolarını
pazarlama unsuru olarak kullanmaları,
German Design Award ve Design
Plus ödüllerinin de fuar süresince
sergilenmesinin de inovasyona ve iyi
tasarıma ne derece önem verildiğinin
kanıtıydı. Firmalar artık inovatif fikirlerin
peşinde koşuyor ve sahip oldukları
yenilikçi fikirleriyle övünüyor ve bu şekilde
markalaşmaya çalışıyorlar. Aynı zamanda
Ambiente bünyesinde, firmaların fikirlerini
korumalarına yardımcı olmak ve kopyacılığı
caydırabilmek için fuar içerisinde kopya
ürünlerin orijinal üretimleriyle birlikte
teşhir edildikleri “Innovation vs Imitation”
adında bir bölüm de vardı. Taklitçilikle bir
yere varılamayacağı, tek çıkış noktasının
inovasyondan geçtiği artık aşikar.
51
ALTERNATİF PAZARLAR
ALTERNATİF PAZARLAR
İ S T A N B U L
k
a
z
U
u
ğ
o
D
’nun
sacayağı Endonezya,
Malezya, Singapur
TÜRKİYE’NİN SON DÖNEMDE
GÖZLERİNİ DİKTİĞİ ÖNEMLİ
PAZARLARDAN BİRİ OLAN
ENDONEZYA, MALEZYA VE
SİNGAPUR TÜRK EV VE MUTFAK
EŞYALARI SEKTÖRÜNÜN DE
DİKKATİNİ ÇEKTİ. İDDMİB
UR-GE PROJESİ KAPSAMINDA
UZAK DOĞU’NUN SACAYAĞINA
ÖN İNCELEME ZİYARETİ
GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
HAVVA DENİZ
İDDMİB Metaller Sektör Şubesi/
Mutfak UR-GE Proje Sorumlusu
stanbul Demir ve Demir Dışı Metaller
İhracatçıları Birliği, Türk Ev ve Mutfak
Eşyaları Sektörü UR-GE projesi
çerçevesinde Uzak Doğu pazarında
potansiyel olarak belirlenen
Endonezya, Malezya ve Singapur’a
yönelik olarak bir ön inceleme ziyareti
gerçekleştirdik. Ön inceleme ziyaretine
Mutfak UR-GE Proje Danışmanı Metin
İ
52
Çobanlıoğlu ile küme firmalarından 3d
Dekoratif Eşya Sanayi’nin sahibi Hakan Gani
Dönmez eşlik etti.
7 Aralık’ı 8 Aralık’a bağlayan gece saat
00.40’da kalkan uçağımız yaklaşık 13,5
saatlik uçuş sonrası aynı akşam saat
19.15’te Jakarta’ya indi. Türk Hava Yolları
Jakarta’ya Singapur üzerinden uçuyor ve
bu uçuş süresine Singapur’daki 45 dakikalık
duraklama da dahil.
ENDONEZYA BÜYÜK PAZAR
Endonezya’daki ilk günümüzde programa
Ticaret Müşavirimiz Okan Öztürk’ü
ofisinde ziyaret ederek başladık. Okan
Bey, Endonezya’nın 250 milyon nüfusu
ile büyük bir pazar olduğunu, nüfusun
alt gelir grubu için Uzak Doğu menşeli
ürünler ile rekabet etmenin zor ancak üst
gelir grubunda rekabet imkanımızın daha
yüksek olduğunu belirtti. Jakarta’daki retail
tourumuza Uzak Doğu ürünlerinin satıldığı
ve içinde küçük dükkanların yer aldığı
bir iş hanıyla başlayarak, farklı kalitelerde
ürünleri inceleme imkanı da bulduğumuz
süpermarket zincirleriyle devam ettik.
Jakarta’da en büyük sorun trafik, retail
tour sırasında bizi en fazla zorlayanların
başında trafik geliyordu. Şehrin bir bölümü
alt gelir grubuna hitap eden mağazalar
ile doluyken başka bir bölümünde lüks
mağazaların, markaların yer aldığı alışveriş
merkezleri karşınıza çıkıyor. Hemen her
alışveriş merkezinin içinde mutfak eşyaları
satan bir mağazaya rastlayabiliyorsunuz.
Jakarta’da birçok department store ve
süpermarketlerde Türk ürünlerinin ciddi bir
raf alanıyla sergilendiğini gözlemledik.
MALEZYA’NIN GELİR DÜZEYİ
ENDONEZYA’DAN YÜKSEK
Programımızın ikinci durağı olan
Malezya’ya geçmek için sabah otelden
çıkarak 09.55 uçağı ile Kuala Lumpur’a
hareket ettik. İki saatlik uçuş sonrası
otele giriş yaptık ve daha önce randevu
aldığımız department store yetkilileri
ile görüşmelerimizi gerçekleştirdik.
Projemizle yakından ilgilenen yetkililer,
gerçekleştireceğimiz ikili görüşmeleri
programına katılabileceklerini bildirdiler.
Malezya’daki ikinci günümüzde yine farklı
segmentlerdeki mağazaları ziyaret ettik
ve ikili iş görüşmeleri için muhtemel otel
alternatiflerini araştırdık. Ardından Ticaret
Müşavirliğimizi ziyaret ederek hep birlikte
ikili iş görüşmelerini organize edebilecek
firmalar ile görüştük. İncelemelerimiz
ve Ticaret Müşavirimiz Esat Durak’tan
aldığımız bilgiler ışığında Malezya’nın
Endonezya’dan daha iyi bir pazar olduğunu
söyleyebiliriz. Halkın gelir düzeyi daha
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
yüksek ve Endonezya’ya göre gelir daha
homojen olarak dağılmış durumda.
Mağazalarda bilinen tüm markaları
görebiliyorsunuz. Küme firmalarının
Malezya pazarında da başarılı olabileceğini
düşünüyoruz.
HALKIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU EXPAT
13 Aralık 2013 günü Singapur için sabah
Kuala Lumpur’dan ayrıldık ve öğleden
sonra Singapur a vardık ve ilk olarak
Ticaret Müşavirliğimizi ziyaret ettik.
Ardından alışveriş merkezlerindeki mutfak
eşyaları mağazalarını inceledik. Alışveriş
merkezlerinde çıta daha da yükseldi,
Singapur’da Malezya’dan daha da lüks
mağazalar gördük. Programın son günü
Singapur’da endüstriyel / HORECA ürünlerin
de satıldığı birkaç mağazada incelemelerde
bulunduk. Ardından Holland Village
bölgesindeki birkaç farklı ve küçük butik
mağazayı ziyaret ettik ancak bu mağazaların
hacimleri çok küçüktü. Son olarak China
Town’a gittik ve burada sıra sıra ithalatçıların
dükkanlarının bulunduğu sokağı görme
fırsatımız oldu. Singapur trader bir ülke,
hatta çoğumuzun bildiği gibi şirket gibi
yönetilen bir yapısı var. Halkın büyük
çoğunluğu expat, refah düzeyi çok yüksek.
SEKTÖR TEMSİLCİLERİMİZİN GÖRÜŞLERİ
HAKAN GANİ DÖNMEZ:
Endonezya 17 bin 500 den fazla adadan oluşan, 30’dan fazla bölgesi bulanan yaklaşık 250 milyon nüfuslu
bir ülke. Uçakla en uzak iki ada altı saat, G20’de ve bölgenin en büyük ekonomisi, insanın aklını karıştıracak
kadar çok saçmalıkların olduğu ülke. Yer altı zenginlikleri çok çok fazla ve turizm çok hızlı gelişiyor. Çinliler
ve Hintliler ticarete hakim durumda. Aslında gerek çok düşük kaliteli ürünlere talep, gerek fiyatların
ucuzluğu gerekse de yerli imalatın olması işimizi çok zorlaştırıyor. Ancak çok fazla expat olması ve gelir
seviyesi yüksek olan halkında bulunmasından dolayı bizlerin de Avrupalı üretici olmamızdan kaynaklanan
ve özellikle yeni modeller ile satış şansımız yüksek. Bu segmentteki potansiyel hali hazırda ihracat
yaptığımız birçok ülkeden daha fazla olduğunu düşünüyorum. Malezya ise Endonezya’nın günümüz tabiri
ile iki tık üstü. Daha modernleşmiş, sistemleri oturmuş yerli imalat güçlü olmasına rağmen pazarda bütün
Avrupalı rakiplerimiz var ve pazar payları yüksek gözüküyor, dolayısıyla bu kalite gurubunda daha uygun
fiyatlar ile satış şansımız var. Singapur, ayrı bir dünya. Ufak ama marka olmuş bir ülke, kendi ihtiyaçları
dışında bölge ticaretinde söz sahibi. Özetle üzerinde durulduğunda ciddi potansiyeli olan ve mutlaka
hedeflenmesi gereken pazarlar.
GENEL DEĞERLENDİRME
Genel olarak her üç pazarın da Türk mutfak eşyaları için potansiyel olabileceğini düşünmekteyiz. Özellikle
melamin ürünler, plastik, cam, metal mutfak eşyaları için iyi bir pazar var. HORECA ürünler de şansı
olan kalemlerden. Firmalarımız açısından da bu ülkelerin Uzak Doğu’ya yakınlığı kendilerini ürkütebilir
ama ciddi bir pazar potansiyeli mevcut. Pazardaki mevcut firmalarımızın başarılarını örnek alarak diğer
firmalarımızın da pazara girmeleri mümkün gözüküyor.
53
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
İ S T A N B U L
İranlı
işadamları pazarlık
etmekten ve imtiyaz almaktan
memnun olurlar
P
Pers Ülkesi olarak anılan İran
1979 yılında Şahın ülke dışına
sürülmesinin ardından İslam
Cumhuriyeti ismini aldı. İran
bugün aşırı derecede, politik
otoriteyi din temelleri üzerine
oturtan teokratik bir devlet sistemiyle
yönetiliyor. Bir grup İranlı öğrencinin 4 Kasım
1979-20 Ocak 1981 tarihleri arasında ABD
Büyükelçiliğini işgal etmesi sonucunda ABD
İran ilişkileri geriledi. İran’ın coğrafi olarak
göç yollarının kesiştiği noktada bulunması
nedeniyle nüfusu homojen değildir.
Nüfusunun yarısından fazlası Fars kökenlidir,
dörtte birlik kısmı ise Azerilerden oluşur.
Dağlardan ve yüksek tepelerden göçen etnik
göçebe nüfusun içinde Kürtler, Lurs, Qashqai
ve Bakhtiari’ler bulunur. Kuzey bölgelerinde
ise Türk ve Tatarların etkileri görülür. Araplar
güney doğuya hakimdir. Tarihleriyle bağı
kopmayan ülkelerin başında gelen İran’da
idari değişiklikler ülkenin ticarette farklı
bir konumda olmasını sağladı. Ticarette
komşu ülkelerinin yanında yaşam tarzı
olarak kendisiyle çok zıt ülkelerle de ticaret
yapan İran, yaşam tarzı, örf ve adetlerini
göstermeye çalışır.
İRAN’DA İŞLER KİŞİSEL
İLİŞKİLERLE YÜRÜTÜLÜR
İran’a gelirken iki şeyin çok iyi bilinmesinde
fayda var. İşin başarılması karşılıklı
oluşturulan etkili ilişkiye ve iyi sunulan
teklife bağlıdır. İran’da işler kişisel ilişkilerle
BU BÖLÜMÜMÜZDE YİNE ULUSLARARASI TİCARETTE KÜLTÜR
KONUSUNDA ÇALIŞMALARI YAPAN MARMARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL
BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU DIŞ TİCARET ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ.
DR. MEHMET MELEMEN’İN “ULUSLARARASI TİCARET KÜLTÜRÜ”
KİTABININ İRAN İLE İLGİLİ BÖLÜMÜNÜ PAYLAŞACAĞIZ.
54
yürütülür. Birçok iş yeri aile işletmesidir. Hatta
devlet dairelerinde bile arkadaşlık ve dostluk
ilişkilerinin kurulması gerekebilir. Eğer İran’da
etkili görevlerde arkadaşlarınız var ise onları
da işin içine dahil etmekten çekinmeyiz.
İlk toplantıda her iki tarafın birbirlerini iyi
şekilde tanımasına imkan verilmelidir. Eğer
aranızda iyi bir iş ilişkisi oluşturulursa işle
ilgili konulara hızlı şekilde girebilirsiniz.
İranlı işadamlarının bazıları sahip oldukları
gücü yansıtmadan kendilerini olabildiğince
zayıf gösterebilmektedir. Diğer bir İranlı
işadamı kesimi ise güçlerinin zayıflığını
göstermemek için kendilerini olabildiğince
güçlü göstermeye çalışabilmektedir. İranlı
iş adamları kurnaz yapıdadırlar. Pazarlık
etmekten ve karşısındaki kişiden imtiyaz
almaktan çok hoşlanırlar. Bu yüzden
uzun görüşmeler için kendinizi hazırlıklı
tutmanızda fayda vardır. Teklifinizin karşılıklı
olarak her iki tarafın da lehine olacak şekilde
hazırlanmasında fayda vardır. Yapılan
tekliflerin değerlendirilmesi ve karar verme
süreci biraz yavaş işleyebilir.
D E M İ R
V E
D E M İ R
D I Ş I
M E T A L L E R
KARARLAR YAVAŞ ALINIR, ENDİŞELENMEYİN
İlk önce daha az kıdemli olan aile üyeleri
veya devlet memurlarıyla görüşmeniz daha
yüksek ihtimal dahilindedir. Ancak size
karşı bir güven oluştuğu zaman teklifinizin
uygulama değeri var ise daha üst seviyedeki
kişilerle görüşme imkanı olacaktır. Kararların
yürütülmesi çok yavaş olacaktır. İranlıların
kırmızı çizgileri ve katmanlara ayrılmış
bürokrasisi sizi çok bekletir, hatta bıktırabilir.
Fazla zıtlaşmadan uygulayacağınız baskı,
işlerin hızlanmasına yardımcı olabilir. Bu işleri
yapabilmenizin en etkili yolu da nüfuzlu bir
kişinin bu işleri hızlandırmasını sağlamanıza
yardımcı olmasıdır. İranlılar işle ilgili durumu
değerlendirmek için görüşmelere en üst
seviyelerde başlayacaktır. Görüşmelere
başlamadan önce hedef fiyatlar tespit
edilmelidir. Karşı muhatabın ilgisini çekecek
İ H R A C A T Ç I L A R I
B İ R L İ Ğ İ
A Y L I K
anlamlı ödünler vermek üzere de yavaş bir
tempoda hareket edilmelidir. Eğer bir şey
veriyorsanız, bunu çok zorlanarak verdiğinizi
ve karşı taraf için bir iltimas geçtiğinizi
belirtebilirsiniz. Ayrıca siz de bir şey
verdiğinizde sadece bir kez olmak üzere karşı
tarafın da bir ödünde bulunması gerektiğini
söyleyebilirsiniz. Görüşmelerinizde teslim
tarihlerini fazla öne sürmeyiniz veya
baskı uygulayacak şekilde satış taktiği
uygulamayın. Bu geri tepebilir, sabırlı olun.
SAYGI VE PARASAL OLMAYAN
TEŞVİKLER ÖNEMLİDİR
Görüşmeler esnasında her zaman parasal
konulara odaklanılması gerekmeyebilir.
Güç, etki, onur, saygı ve parasal olmayan
teşvikler gibi konuları işlemek daha faydalı
İSRAİL HASSASİYETİ ANLAŞMA İPTAL ETTİRDİ
Türk enerji şirketi yetkilisi İranlı El-Tahran Doğalgaz şirketi ile görüşmek üzere İran’a gidiyor. Görüşme Nevruz
sonrasındaki Cuma gününe denk geldiği için görüşme Cumartesi gününe erteleniyor. Cumartesi gün otelinden
ayrılan Türk yetkili Tahran’daki bir halk gösterisi nedeniyle görüşmeye geç kalıyor. Bu durum Türk yetkiliyi
endişelendirmesine karşın İranlı yetkililer bu durumu hiç önemsemiyorlar. Toplantı başladığında Türk yetkili
yapılan ikramları ve özellikle çayın çok koyu olması nedeniyle kabul etmiyor ve bu durum İranlı yetkililer
tarafından hoş karşılanmıyor. Ancak yine de görüşmeler sürüyor, hatta teknik ve ticari tüm detaylarda anlaşma
yapılarak karara varılıyor. Görüşme sonrasında akşam çıkılan yemekte Türk yetkili sabahki halk gösterisi ile
ilgili sorular soruyor ve bunun İsrail’i protesto etmek için yapıldığını öğreniyor. Türk yetkili İranlıların İsrail ile
ilişkilerinin hassasiyetini bilmediği için yazılım ve teknik konuda İsrailli bir bilişim firmasına ortak olduklarını
ve çözümler geliştirdiklerini anlatıyor. Ancak bu durum İran firması için kabul edilemez olduğundan ertesi gün
Türk yetkiliyle yapılan görüşmede anlaşmanın feshedildiği ilan ediliyor.
Y A Y I N I
•
O C A K - Ş U B A T
2 0 1 4
•
S A Y I :
2 5
olabilir. Kartvizitler Farsçadır. Kartvizit
değişimi orta ve üst düzey yöneticiler
arasında yapılmaktadır. Yemek konusunda
oldukça hassas olan İranlılar iş konularını
yemek yerken görüşmeyi tercih ederler.
Karşı tarafı tanıma için yemeklerin en
uygun ortamı sağladığına inanırlar. İran
konukseverliğine göre yemeği ısmarlayan
kişi hesabı öder. Hesabın paylaşılması asla
kabul edilmez. Hesabı ödemek için teklifte
bulunabilirsiniz, bu nazik bir hareket olarak
kabul edilir ancak size kesinlikle hesap
ödettirilmez. En iyi politika konukseverlikleri
için teşekkürlerinizi iletmek ve birkaç gün
sonra kendilerini yemeğe davet etmektir.
Randevular önceden telefonla ya da yazılı
olarak alınmalıdır. İran’a vardıktan sonra da
onaylatmak ve yerinizi bildirmek için tekrar
aramanızda fayda vardır. Randevularınızı dört
ile altı hafta öncesinden onaylatmanızda
fayda var. Çalışma günleri Cumartesi ve
Perşembe günleri arasında saat 09.00
ile17.00 arasındadır. Öğle tatili için bir
saat kadar ara verilir. Cuma günleri tatil
günüdür. Bugün hiçbir iş yapılmaz. Eğer
devletle ilgili bir iş yapılıyorsa, beklemeyi
öğrenmenin faydası olacaktır. Yönetim ve
bürokrasi konusunda karışık bir yapıları
vardır. Topluluk içinde İslam dinini, rejimini,
devlet politikalarını ve uluslararası ilişkileri
eleştirecek herhangi bir yorum yapmaktan
kaçınılmalıdır.
55
KANUN
Eximbank’tan Niyet Mektubu
Türk Eximbank, yurtdışında iş üstlenecek
veya uluslararası ihalelere katılacak
Türk firmalarına, finansal destek
sağlayabileceğini ifade eden “Niyet
Mektubu” verebilir. Niyet Mektupları kesin
bir taahhüt içermez, açılabilecek olası bir
kredinin koşulları da resmi başvurunun
yapılacağı tarihteki şartlar dikkate alınarak
belirlenir. Niyet Mektupları’nın geçerlilik
süresi altı ay olup, projedeki gelişmelere
bağlı olarak ilave süre verilebilir. Başvuruda
bulunacak firma, yazılı talebini, proje/
mal ihracatı ile ilgili genel bilgileri içeren
“Niyet Mektubu Başvuru Formu (Proje)”
veya “Niyet Mektubu Başvuru Formu (Mal
İhracatı)” ile birlikte Başvuru Formunda
belirtilen ekleri ve Niyet Mektubu
başvuru ücretinin ödendiğine dair
Banka dekontunu Türk Eximbank’a
sunar. (Proje veya Mal ihracatı ile
ilgili formun doldurulduktan sonra
kaydedilebilmesi için, Adobe Reader’ın
son versiyonunun bilgisayarınızda yüklü
olması gerekmektedir. (Söz konusu
programa http://get.adobe.com/reader/
bağlantısından ulaşabilirsiniz.)
BAŞVURU ÜCRETİ ÖDEMELERİ:
13.01.2014’ten itibaren yapılacak niyet
mektubu başvurularında, 200 TL başvuru
ücreti alınmaktadır. Niyet Mektubu talep
eden firmalar, ilgili banka şubesine başvuru
ücretini öderken firma ismi ile birlikte
ödemenin Niyet Mektubu talebine ilişkin
olduğunu belirtmelidir. Ödemeye dair
dekontun bir nüshası başvuru evrakıyla
birlikte ibraz edilmelidir. Başvuruları
reddedilen firmalara, başvuru ücreti iade
edilecektir.
Niyet Mektubu başvuru ücretinin
ödeneceği Banka Hesap Bilgileri ise
şöyledir:
T.C. Ziraat Bankası A.Ş.
Ümraniye Şubesi, IBAN TR76 0001 0007
1799 9003 0250 37.
Özbekistan ihracat yapanların dikkatine
Taşkent Ticaret Müşavirliğimizden alınan 14
Şubat 2014 tarihli ve 29550706/300 sayılı yazıda,
Özbekistan Bakanlar Kurulu’nun 5 Şubat 2014
ve sayılı “İthal Edilen Tüketim Mallarının Bazı
Çeşitlerinin Etiketlenmesi ve Gümrük İşlemlerinin
Geliştirilmesi Hakkında Karar” ile devlet dilinde
zorunlu etiketlenmeye tabi ithal edilen bazı tüketim
mallarının etiketlenmesi ve gümrük işlemlerinin
yapılmasına ilişkin kuralların onaylandığı ifade edildi.
Söz konusu kurallara göre, Bakanlar Kurulu’nun
13 Mayıs 2013tarihli, “Özbekistan Cumhuriyeti’ne
Tüketim Malları İthalatının Geliştirilmesine İlişkin
Ek Tedbirler Hakkında Kararı”nın 1 No.lu ekinde yer
alan ve tüketiciler için perakende satışa çıkarılan
tüketim malları, devlet dilinde zorunlu etiketlemeye
tabi kılınıyor. Devlet dilindeki etiketlemenin tam
ve tüketici için doğru bilgileri içermiş olması ve
etiketlemede üretici tarafından diğer dillerde
hazırlanan etiketlerde olmayan bilgilerin yer
almaması gerekiyor.
Yeni kurallara göre, ithalatçının, zorunlu etiketlemeye
tabi ürünlerin Özbekistan hududuna getirilmeden
56
önce devlet dilinde etiketlenmesi gerektiği hususunu
kontratın imzalanma aşamasında göz önünde
bulundurulması, şayet ürün devlet dilinde zorunlu
olarak etiketlenmemiş ise söz konusu ürünlere
gümrük yetkilileri tarafından ithalat rejiminde işlem
yapılmaması hükme bağlandı. Devlet dilindeki
zorunlu etiketlemenin tam ve doğru bilgileri
içermesinden ithalatçı ve sertifika kurumları sorumlu
tutuluyor.
Bu çerçevede, Özbekistan hükümeti devlet dilinde
zorunlu etiketlemeye tabi ürünler listesine 44 ürün
dahil etti. Listede etler ve yenilen sakatatlar, yenilen
sebzeler, bazı kök ve yumrular, süt ürünleri, kuş ve
kümes hayvanlarının yumurtaları, tabii bal, yer fıstığı,
hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar ve bunların
parçalanma ürünleri, hazır yemeklik katı yağlar, şeker
ve şeker mamulleri gibi tüketim malları yer alıyor.
Bunun dışında, çikolatadan ve kakaodan hazırlanan
gıda mamulleri, eczacılık ürünleri, dişçilik
müstahzarları, dikiş ve çamaşır makineleri,mikrodalga
fırın ve diğer çeşitli tüketim malları Özbek dilinde
zorunlu olarak etiketlenmeye tabi kılınıyor.
Download

İndir - İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri