2014
Obezitede Cerrahi Seçenekler
Tufan Ergenç
07.10.2014
Op. Dr. Tufan Ergenç Tarafından Hazırlanan Ücretsiz Sağlıklı Yaşam
Eğitimine Katılmak İçin Tıklayınız.
www.tufanergenc.com
2014
Konu Hakkında Güncel Detaylı Bilgi ve İletişim İçin Lütfen Web
Sitemizi Ziyaret Ediniz.
CERRAHİ SEÇENEKLER
Kilo azaltma ameliyatları 50 yılı aşkın
süredir cerrahlar tarafından çeşitli
şekillerde
uygulanmaktadır.
Geçmişte göz ardı edilen ve bu
ameliyatlar için kritik olan nokta
ameliyatın morbid obez kişilere,
normal kilolu insanlardan çok daha
fazla yük getirdiği gerçeğidir. Açık cerrahi uygulanması nedeniyle
ameliyat sırasında ve sonrasında gelişebilen çeşitli olumsuzluklar
obezite cerrahisinin ilerlemesini yavaşlatmıştır. Ve nihayet obezite
cerrahisi cerrahların laparoskopik cerrahi ile ilgili tecrübelerinin
artmasını beklemek zorunda kalmıştır. Günümüzde obezite cerrahisi
laparoskopik cerrahi ile ayrılmaz bir bütündür. Yani laparoskopi
tecrübesi olmayan bir cerrah bu işe soyunmamalıdır ve hastalar
hekim seçerken doktorunun geçmiş tecrübelerini dikkatle
incelemelidirler.
Ameliyat yöntemlerinin çokluğu kişilerin ameliyat yöntemi seçiminde
sıklıkla kafa karışıklığı yaratmaktadır. Bu nedenle konusunda uzman
bir hekimle mümkünse yüz yüze görüşerek ameliyat tipine karar
verilmelidir.
Laparoskopik Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide)
Laparoskopik tüp mide ameliyatı
obezite cerrahisinde ilk basamak tedavi
olarak uygulanmakta ve popülaritesi
gittikçe artmaktadır. Ameliyat süresinin
kısa olması (ortalama 40 dk.) ve etkin
kilo kaybına bağlı hasta memnuniyeti
oldukça yüksektir. Sindirim sistemi
fizyolojisinde
hiçbir
yapı
değiştirilmeden yalnızca mide hacminin azaltılmasına dayanır.
Genişlemiş midenin yaklaşık % 80 kadarı laparoskopik olarak çıkarılır
ve mide ince bir tüp haline getirilerek ortalama bir barsak çapı kadar
küçültülmüş olur. Ameliyatın laparoskopik yolla uygulanması
geleneksel ameliyat yöntemlerine ait yüksek yara yeri problemleri,
kesi yeri fıtıkları, ameliyat sonrası ağrı ve tromboemboli gibi sorunları
büyük oranda ortadan kaldırır. Günlük hayata dönüşü en hızlı olan
operasyondur.
Tüp mide sadece hacim kısıtlayan bir ameliyattır. Hastalar küçülmüş
yeni mideleri nedeniyle çok daha küçük porsiyonlar ile hızlı tokluk
hissine ulaşmaktadırlar. Ameliyat sonrası hasta uyumu tam
olduğunda oldukça başarılı ve kalıcı sonuçlar alınmaktadır. Hastaların
diyet programlarına uyum göstermeleri tedavinin başarısında en
önemli faktördür.
Tüp mide ameliyatının hiçbir emilim kısıtlayıcı etkisi yoktur. Ancak
yeterli miktarda gıda alınmaması durumunda vitamin ve mineral
eksiklikleri görülebilir. Bu nedenle ameliyat sonrası kişi doktorunun
öngördüğü takip programın dikkatle uymalıdır.
SADI-S (Loop Duodenal switch)
Duodenal switch yönteminin modifiye
edilmiş hali olan SADI-S son yıllarda özellikle
tüp mide sonrası yeterli kilo verimine
ulaşmak
amacıyla
başarıyla
uygulanmaktadır. Bu yöntemde önce mide
tüp şeklinde küçültülür. Devamında ince
barsak mide çıkışının yaklaşık 3 cm
ötesinden bölünür. Böylelikle mide çıkışı
korunarak safra reflüsü ve yiyeceklerin hızlı geçişine bağlı
oluşabilecek sorunlardan kaçınılmış olur. İnce barsak, kalın barsakla
birleştiği noktanın yaklaşık 2,5 metre yukarısından daha önce bölünen
mide çıkışına bağlanır.
Bu şekilde küçülmüş mide nedeniyle gıda alımı azaltılırken, aynı
zamanda ince barsakların yaklaşık yarısı bypass edilerek emilim de
önemli ölçüde azaltılmış olur.
Duodenal Switch, diyabet kontrolü ve kalıcı kilo verimi açısından en
etkin yöntem gibi gözükmektedir. Emilimin ciddi oranda azalmasına
bağlı olarak vitamin, mineral ve özelikle protein alımına özen
göstermek oldukça önemlidir. Ameliyat sonrası bir yıl kadar süren
ishal hastaların en çok bildirdiği şikâyettir.
Gastrik Bypass (Mide bypass’ı)
Gastrik bypass gıda alınımını kısıtlarken
aynı zamanda alınan gıdanın emilimini
bozarak etki yaratmaktadır. Kombine
ameliyatların halen en sık uygulanan
tipidir. Bu operasyonda mide üst bölümü
yaklaşık 30-50 cc kadar bir poş bırakılacak
şekilde ayrılır. İkinci aşamada bu küçük
mide poşuna ince barsak bir kısmı bypass
edilecek şekilde getirilip birleştirilir. Bu yöntemle midenin neredeyse
% 95’lik bölümü devre dışı bırakılır, hastalar çok daha küçük
porsiyonlar ile hızlı bir şekilde doyma hissine ulaşırlar. Aynı zamanda
alınan besinlerin emilimi engellenir.
Ameliyat, emilim kısıtlayıcı etkiye sahip olduğundan vitamin ve
mineral eksiklikler yapması beklenmektedir. Ömür boyu gerekli
vitamin ve mineral desteği alınması gerekecektir.
DİĞER YÖNTEMLER
Daha az tercih edilen diğer operasyonlar
arasında ayarlanabilir gastrik band, gastrik
plikasyon (mide katlama), biliopankreatik
diversiyon, klasik duodenal switch, mini
gastrik
bypass
sayılabilir.
Bu
operasyonların tümü laparoskopik olarak
uygulanabilmektedir fakat bilimsel olarak hiçbirinin diğer yöntemlere
üstünlüğü saptanamamıştır. Bu nedenle artık daha az tercih
edilmektedirler.
Konu Hakkında Güncel Detaylı Bilgi ve İletişim İçin Lütfen Web
Sitemizi Ziyaret Ediniz.
Download

Cerrahi Seçenekler Ücretsiz E-Kitap