2014-2015
ÖZEL TARKMANÇAS ERMENİ İLKOKULU
REHBERLİK SERVİSİ
KASIM AYI BÜLTENİ
“Bir
çocuk için annesi ve babası dünyayı temsil eder. Çocuk, annesi ve babası nasıl davranıyorsa,
dünyadaki herkesin de aynı şekilde davranacağını düşünür.” M.Scott Peck
Yapılan araştırmalar anne-babaların çocuk yetiştirme tutumlarının çocuklar ın kişilik özellikler ine ve
davranışlarına yansıdığını göstermektedir. Bu ayki bültenimizde farklı anne-baba tutumları ile bu tutumkişilik üzerindeki etkilerine değinmek istemekteyiz.
“DEMOKRATİK ve HOŞGÖRÜLÜ ANNE-BABA TUTUMU”
Bu tarz tutumu benimseyen aileler çocuklarına öncelikle birey olarak kabul eder ve onların fikirleri- ne,
kararlarına saygı gösterirler. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk, anne ve babası tarafından desteklenirken aynı zamanda sınırlarını da bilir. Çünkü ev ortamındaki kurallar ve sınırlar herkes tarafından hep
birlikte demokratik bir ortamda belirlenirken kuralların mantığı açıklanır. Çocuk nerede ve hangi durum
da nasıl davranması neyi yapıp neyi yapmaması gerektiğini bilir.Yine bu tarz bir ortamda çocuklar küçük
yaşlardan itibaren sorumluluk almaya hazır hale getirilmiştir. Aile üyeleri arasındaki ilişkide koşulsuz
sevgi, saygı,güven ve tutarlılık vardır.
Eşler kendi aralarında da demokratik bir anlayışa sahiptirler ve çocuğun yetiştirilmesinde ortak ve
istikrarlı bir tutum sergilerler. Çocuğun başarıları ve çabaları fark edilerek takdir edilir. Ceza yerine
olumlu davranışlar pekiştirilir veya ödüllendirilir. Çocuk beklenmeyen davranış sergilediğinde ise olum
suz davranışının sonuçlarını hatasını farkına vararak kabul eder.
Böyle bir ortamda yetişen çocuklar benlik saygıları ve özgüvenleri belirgin şekilde gelişir. Karar verebilme ve problem çözebilme yetilerine sahiptirler. Sosyal ortamlarda rahat ve bağımsızdırlar. Kendi haklarına ve başkalarının haklarına karşı duyarlı ve adalet duygusu gelişmiş, duygusal açıdan da mutlu ve dengeli bireylerdir.
“AŞIRI KORUYUCU ANNE-BABA TUTUMU”
Bu tarz tutumu benizseyen aileler çoğunlukla çocuklarının kendilerinden bağımsız bir birey olduğunu
kabul etmeyip,onları kendilerine bağımlı kılacak şekilde zemin hazırlarlar. Böyle bir ortamda çocuğa
sorumluluk verilmediği gibi çocuğun yapabileceği işleri de aile üstlenmekte, çocuğun adına karar
verilmektedir. Ailelerin çocuklarını dış çevreye karşı aşırı korumacı ve tehlikelere karşı abartılı tavırlar
sergilemektedirler. Ne yazık ki bu eğitim sistemi ile büyüyen bir çocuk bulunduğu tüm çevrelerde ve insanlarla olan ilişkilerinde ailesinden gördüğü aşırı ilgi ve korumacı tutumu bekler. Beklediği davranış
şeklini göremediğinde ise üzülür ve sosyal çevreye uyum sağlamada güçlük çeker. Bağımlı bir kişilik
yapısı geliştirmeleri büyük olasılık olan bu çocuklar aynı zamanda bağımsız olarak karar verebilme becerileri zayıf, özgüvenleri düşük bireyler olarak yetişkinliğe geçerler.
“MÜKEMMELİYETÇİ ANNE BABA TUTUMU “
Bu tutumu benimseyen ailelerde aşırı sevgi, koruyuculuk ve vericilik vardır. Çocuktan beklenenler
çoğunlukla çocuğun yaşından ve yapabileceklerinden daha yüksektir. Anne ve babalar kendi gerçekleştiremedikleri hayallerini çocukları üzerinden gerçekleştirmeyi hedeflerler. Katı kurallar ve esnekliği
olmadığı bir anlayış hakimdir. Bu tarz ailelerde hatalar tepkilere yol açar. Çocuğa sevgi ile birlikte aynı
zamanda şu alt mesaj da beraberinde verilir :“Başarılı olursan seni daha da çok severiz”.
Mükemmelliyetçi aile ortamında yetişen çocuklar aşırı titiz ya da çok dağınık olabilirler. Hatalara karşı
toleransları zayıftır. Yakaladıkları başarıların tadını çıkaramayan, hırslı, sosyal ilişkileri zayıf ve
kompleksli bireyler olma ihtimalleri yüksektir.
“ SERBEST BIRAKAN ANNE-BABA TUTUMU
(YOĞUN İLGİ, YETERSİZ KONTROL)
Bu tutumu sergileyen ailelerde çocuğa aşırı sevgi verilirken, disiplin, sınırlar ve kurallar neredeyseyoktur. Çocuk nerede nasıl davranacağını bilemez. Ailenin merkezinde olan çocuk aynı zamanda evin
hakimidir. Bu tarz aileler çocuğun yaşının ve gelişim düzeyinin üzerinde kararlar aldırabilirler. Böyle
bir ortamda yetişen çocuk girdiği sosyal ortamlarda kurallara uymada, dürtülerini kontrol
etmede ve sorum-luluk almada güçlük çeker.
“ SERBEST BIRAKAN– İHMALKAR ANNE-BABA TUTUMU
(YETERSİZ İLGİ, YETERSİZ KONTROL)
Çocuk için karşılanması en zor olan anne-baba tutumudur. Çocuğun yaptıklarını hoş görmekle boş
vermenin genellikle birbirine karıştırıldığı bu tutumda çocuk görmezden gelinmekte fiziksel ve duygusal
anlamda yalnız bırakılmaktadır. Bu çocuklar , dikkat çekebilmek sevgi ve ilgi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yanlış arkadaşlıklar ve uygunsuz ortamlara girebilirler agresif veya saldırgan tavırlar sergileyebilirler. Belirgin bir hedefleri olmadığından anı yaşamaya eğilimlidirler.
“ AŞIRI BASKICI ve OTORİTER TUTUM”
Bu tarz ailelerde korkuya ve itaate dayalı bir anlayış halimdir. Aile çocuğun hakimidir. Kurallara
kesin itaat beklenir ve çocuğa yapılan geri bildirimlerde övgüden çok eleştiri vardır. Ödülden çok cezanın
belirgin olduğu bu aile tiplerinde çocuğun söz veya karar alma hakkı yoktur. Çocuğun duygu ve
düşünceleri bastırılmaktadır. Çocuk bu davranış biçiminden dolayı ailesinin sevgisini hissedemez. Aşırı
baskıcı ve otoriter tutumun sergilendiği ailelerde yetişen çocuklar pasif agresif tavırlar, aşırı hassas ve
itaat etmeye yatkın özellikler gösterebileceği gibi pasif agresif ya da saldırgan tavırlar da yine bu
çocuklarda gözlenebilir.
“TUTARSIZ ANNE-BABA TUTUMU”
Bu tutumu benimseyen aileler aslında yukarıda açıklanan tüm tutumları karmaşık ve belirsiz olarak
sergilerler.Anne ve babalar aynı davranışı kimi zaman normal karşılarken kimi zamanda çok sert tepkiler
vererek çocuğu cezalandırabilirler. Bu durum daha çok anne veya babanın o anki psikolojik durumu ile
ilintilidir. Anne veya baba yorgun veya sinirliyse herhangi bir zamanda normal olan davranış o an için
kabul görmeyen bir davranıştır. Bu durumda çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu kavrayamamaktadır.Anne-babaların da kendi aralarında tutarsızlıklar görülmektedir.Çocuğun eğitilmesinde her iki ebeveyn farklı disiplin modelleri denediklerinden çocuk o an için kim tarafından ihtiyacı karşılanacaksa ona
yakınlık gösterebilir. Ayrıca bu tür ailelerde çocuktan beklenenler konusunda da tutarsızlıkların sıklıkla
görülebilmektedir. Çocuğuna sürekli olarak televizyonun zararlarını anlatıp çocuğun televizyon izlemesini kısıtlarken, ebeveynlerin kendilerinin sıklıkla televizyon izleyip çocuğa yasaklamaları bu duruma verilebilecek örneklerden biridir. Bu çocuklar ailelerinden gördükleri tutarsızlığı hayatlarına yansıtırlar.Çoğunlukla kararsız,dikkat çekmeye çabalayan, kimi zaman ılımlı ve uyumlu,kimi zaman da sinirli ve
uyumsuz olabilirler.
Çocuk yetiştirmede öncelikle “nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyorum” sorusunun cevabını netleştirilmeli ve çocuğun kişiliğini,başarılarını ve duygusal-sosyal yaşantılarını pozitif etkileyecek olumlu davranış modelleri sergilenmelidir.
Aylin ALTINTOPUZ
Psikolojik Danışman ve Rehber
Yararlanılan Kaynaklar:
Yavuzer, Haluk, Çocuk Psikolojisi, Remzi Kitabevi, İstanbul, 14. Basım, 1997
Yavuzer, Haluk, Ana-Baba ve Çocuk, Remzi Kitabevi, İstanbul, 6 Basım,1993
Yörükoğlu, Atalay, Çocuk Ruh Sağlığı, Özgür Yayınları, İstanbul, 1996
Download

2014-2015 Okul Öncesi ve İlkokul Kasım Ayı Rehberlik Bülteni