Hukuk Bülteni
23 Eylül 2014
TORBA KANUN İLE GETİRİLEN YENİLİKLER
6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun (“Torba Kanun”) 11 Eylül 2014 tarihinde
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Buna göre, Torba Kanun kapsamında yapılan
değişiklikler özet olarak aşağıda sunulmuştur.
I.
MADEN SEKTÖRÜNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERE YÖNELİK DÜZENLEMELER
Torba Yasa ile özellikle 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da meydana gelen maden kazasında hayatını
kaybeden maden işçilerinin aileleri için imkânlar getirilmesi ve yer altı maden işlerinde çalışa işçilerin
çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi amaçlanmıştır. Bültenimizde bu konuyla ilgili ayrıntıya
girilmeyecek olsa da, genel olarak, Torba Yasa ile hayatını kaybeden madencilerin Sosyal Güvenlik
Kurumu’na (“SGK”) olan borçlarının silinmesi ve yakınlarına aylık bağlanması, maden sektöründe
çalışan işçilerin emeklilik yaşının 55’ten 50’ye indirilmesi gibi düzenlemeler getirilmiştir.
II.
İŞ HUKUKUNA YÖNELİK DÜZENLEMELER
i.
Asıl işveren – alt işveren ilişkisi
Torba Kanun, İş Kanunu ile düzenlenen asıl işveren – alt işveren (taşeron) ilişkisine yönelik
düzenlemeler yapmıştır.
Buna göre, İş Kanunu Madde 2 asıl işveren – alt işveren ilişkisini tanımlamakta ve hangi işlerin alt
işverene devrinin mümkün olduğunu belirtmektedir. Alt işverene devredilen işlerin İş Kanunu’nun
öngördüğü kapsamda olup olmadığının denetimini sağlamak için ise İş Kanunu Madde 3 alt işverene
işyerini Bölge müdürlüğüne bildirme yükümlülüğü getirmiştir. Bu sayede, iş müfettişlerince gerekli
görüldüğü takdirde asıl işveren – alt işveren ilişkisinin incelenmesi ve olası bir muvazaanın varlığının
tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bu bağlamda, Torba Kanun ile muvazaalı bir işlemin tespiti hâlinde
müfettişlerce işverenlere tebliğ edilen rapora karşı 6 günlük bir süre öngören eski düzenlemeden farklı
olarak 30 gün içerisinde iş mahkemesine itiraz edilebilme imkânı sağlanmıştır.
Ayrıca itiraz üzerine iş mahkemesinin verdiği kararların kesin olma niteliği kaldırılarak, bu kararlara
karşı Yargıtay nezdinde temyiz yolu açılmış ve kamu idareleri için raporlara karşı itiraz ve itiraz
üzerine verilen kararlara karşı da kanun yoluna gidilmesi zorunlu hâle getirilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler ile asıl işveren – alt işveren ilişkisine yönelik daha etkin bir yargısal denetim
mekanizması kurulduğu görülmektedir.
Torba Kanun ile asıl işverene, alt işverenin işçilere ücretlerini ödeyip ödemediğini denetleme
yükümlülüğü de getirilmiştir. Böylece, asıl işverenler, işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak
resen alt işverenin işçilere ücretlerini ödeyip ödemediğini denetleyecek, ödenmeyen ücretin tespiti
hâlinde alt işverenin hak edişlerinden kesinti yaparak kendisi işçilere ödeme yapmakla yükümlü
olacaktır.
1
ii.
İş güvencesi
İş Kanunu Madde 18’de, 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan
işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından ancak işçinin yeterliliğinden veya
davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe
dayanılarak feshedilebileceğini öngörmektedir. Torba Kanun iş güvencesini düzenleyen bu hükme
istisna getirerek, yer altı işlerinde çalışan işçilerin altı aylık kıdemleri olmasa dahi iş güvencesi
kapsamında değerlendirileceği hükmünü getirmiştir. Böylece yer altı işlerinde çalışan işçiler, diğer
şartların varlığı hâlinde altı aylık kıdeme sahip olmasalar dahi akdetmiş oldukları belirsiz süreli iş
sözleşmeleri, işverence sadece geçerli bir nedenin varlığı hâlinde feshedilebileceklerdir.
iii.
İş mahkemeleri
Torba Kanun, 30 Ocak 1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesine de yeni
düzenlemeler getirmiştir. Buna göre, artık 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce
SGK’ya müracaat edilmesi zorunlu olacaktır. SGK’nın 60 gün içerisinde cevap vermemesi halinde
talep reddedilmiş sayılacak ve SGK’ya karşı dava açılması talebin reddi veya reddedilmiş sayılması
hâlinde mümkün olacaktır. Başvuru esnasında geçen süreler ise zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin
hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.
iv.
İş sağlığı ve güvenliği
Torba Kanun, 20 Haziran 2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na da (“6331
Sayılı Kanun”) bir takım değişiklikler getirmiştir.
Öncelikle yeni düzenleme ile denizyolu taşımacılığı yapan araçların uluslararası seyrüsefer hâlleri
6331 Sayılı Kanun kapsamı dışında tutulmuştur.
6331 Sayılı Kanun, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işverence iş güvenliği uzmanı,
işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin görevlendirilmesini öngörmekteydi. Torba Kanun ile
yalnızca iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmesi öngörülmüş, “diğer sağlık
personelinin” 10 ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde görevlendirilmesi
hüküm altına alınmıştır.
Torba Kanun ile belirli işlerde çalışacak kimseler için alınması gerekli olan sağlık raporuna ilişkin
düzenlemeler de yapılmıştır. Buna göre, artık işyerinin şartlarına bakılmaksızın, tehlikeli veya çok
tehlikeli sınıfta yer alan “işlerde” çalışacak olan kimseler için işe başlamadan önce yapacakları işe
uygun olduklarını belirten sağlık raporu alınması zorunlu olacaktır.
III.
SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNA YÖNELİK DÜZENLEMELER
Torba Kanun ile 8 Mayıs 1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt
Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un
(“3201 Sayılı Kanun”) 1. Maddesinde yapılan değişiklikle yalnızca Türk vatandaşlarının değil,
doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin de
diğer şartları sağlaması hâlinde bu kanunda öngörülen sürelerinin aynı kanun hükümlerine göre sosyal
güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi imkânı doğmuştur.
2
IV.
YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER
Torba Kanun, 27 Şubat 2003 tarih ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’un
(“4817 Sayılı Kanun”) süresiz çalışma izni verilebilecek yabancıları belirleyen 6. Maddesini
değiştirmiştir. Eski düzenlemeye göre, milletlerarası sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe, (i)
Türkiye’de en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet eden veya (ii) toplam altı yıllık kanuni çalışması
olan yabancılara herhangi bir sınırlandırmaya tabi olmaksızın süresiz çalışma izni verilebilmekteydi.
Maddenin yeni hâli ile bu iki grup korunmuş olmakla birlikte ikinci grup için gerekli altı yıllık kanuni
çalışma şartı sekiz yıla çıkarılmıştır. Ayrıca üçüncü bir grup olarak; 04.04.2013 tarihli ve 6458 sayılı
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (“6458 Sayılı Kanun”) uyarınca uzun dönem ikamet
iznine sahip olanlara da süresiz çalışma izni verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
V.
TÜRK TİCARET KANUNU’NA YÖNELİK DÜZENLEMELER
Torba Kanun 6102 sayılı ve 13 Ocak 2011 tarihli Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) değişiklikler
yapmıştır. Buna göre;
i.
Anonim şirketlerde temsil yetkisinin kapsam ve sınırlarını düzenleyen Madde 371’e yeni
bir fıkra eklenerek, anonim şirket yönetim kuruluna temsile yetkili olmayan yönetim
kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olan kişileri sınırlı yetkiye sahip ticari
vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atama yetkisi verilmiştir ve bu şekilde atanacak
olanların görev ve yetkilerinin, TTK Madde 367 uyarınca hazırlanacak iç yönerge ile
belirleneceği düzenlenmiştir.
ii.
Torba Kanun ile TTK madde 629’a ekleme yapılarak, limited şirketlerde müdürler
tarafından şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya
diğer tacir yardımcıları olarak atanması hususunda 367. madde ile 371. maddenin yedinci
fıkrası kıyasen limited şirketlere de uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, limited
şirketlerdede esas sözleşmeye konulacak bir hükümle bir iç yönerge çıkartılarak söz
konusu kişiler ticari vekil veya tacir yardımcısı olarak atanabilecektir. .
iii.
Torba Kanun ile TTK geçici 7. Maddesi ve "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına
Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin
Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesin İlişkin Tebliğ “ hükümleri
gereğince, münfesih durumdaki anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin sicil
kayıtlarının resen terkin edilmesi işlemlerinin süresi uzatılmış ve bu işlemlerin 1 Temmuz
2015 tarihine kadar devam edeceği düzenlenmiştir.
Son olarak, Torba Kanun ile TTK’ya eklenen geçici Madde 10 uyarınca; TTK hükümlerine göre
yapılması gereken sermaye artırımlarını herhangi bir nedenle yapmamış olan şirketlerin asgari
sermaye şartını 11 Eylül 2014 tarihinden itibaren üç ay içinde yerine getirmeleri hâlinde fesih işlemi
uygulanmayacağı ve sermaye artırımında bulunmaması nedeniyle ticaret sicili kaydı silinenlerin de bu
süre içinde sermaye artırımı için başvurmaları hâlinde kayıtlarının resen yeniden oluşturulacağı hüküm
altına alınmıştır.
3
VI.
VERGİ ALACAKLARININ
DÜZENLEMELER
YENİDEN
YAPILANDIRILMASINA
YÖNELİK
Torba Kanun ile 4 Ocak 1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (“VUK”) ile alacakların
yeniden yapılandırılması yoluna gidilmiştir. Bu bağlamda, aşağıda özet olarak sayılan alacaklar Kasım
ayı sonuna kadar ilgili vergi dairesine veya belediyeye başvurulması şartı ile yeniden
yapılandırılabilecektir. Ayrıca, bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
ferî amme alacaklarının tahsilinden vazgeçilecektir. Buna göre;
VUK kapsamına giren ve 30 Nisan 2014 tarihinden önce,
a. beyan edilmesi gereken yıllık gelir, kurumlar, katma değer vergileri gibi bayana
dayalı tüm vergiler ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri ve zamları,
b. tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi gibi vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları,
gecikme faizleri, gecikme zamları,
c. 4458 sayılı ve 27 Ekim 1999 tarihli Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar
kapsamındaki gümrük vergileri, idari para cezaları, faiz, gecikme faizleri ve
gecikme zamları Torba Kanun ile yeniden yapılandırılabilecektir.
Ayrıca, 30 Nisan 2014 tarihine kadar verilen askerlik, köprü ve otoyoldan kaçak geçiş, seçim,
karayolu taşıma, trafik ve nüfus para cezaları ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun kapsamında vergi dairesince takip edilen ve vadesi 30 Nisan 2014 tarihine kadar
olduğu halde Torba Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan amme alacakları da
Torba Kanun kapsamında yeniden yapılandırılabilecektir.
4
Download

Hukuk Bülteni 23.09.2014