İL: ORDU
TARİH: 15.08.2014
‫َي ب يِن آدم قا ْد أانزلْنا علاي ُكم ليباسا ي وا يري سوءاتي ُكم وير ي‬
‫اس‬
ً ‫ا ا ا ْ ْ ا ً ُا ا ْ ا ْ ا‬
‫ا ا اا‬
ُ ‫يشا اولبا‬
‫التَّ ْقوى اذليك خي ر اذليك يمن ي‬
‫اّللي لا اعلَّ ُه ْم يا َّذ َّك ُرو ان‬
‫آَيت ه‬
‫اا ا اٌْ ا ْ ا‬
‫احلياء شعبة من اإلميان‬: ‫قال رسول هللا صلى هللا عليه وسلم‬
EFENDİMİZİN (S.A.S.) EDEP VE HAYÂ
ÖRNEKLİĞİ
Muhterem Müslümanlar!
İnsan Allah’tan uzaklaştıkça, sınır ve ilke
tanımaz hale gelmektedir. Oysaki Yüce Allah insanı
en güzel şekilde yaratılmıştır. Bu zarafetini ve
güzelliğini koruduğu müddetçe, İnsan Allah ve
insanlar tarafından sevilecektir.
İnsanların zarafetini, güzelliğini ve ahlakını
koruyacak iki güzel özellik vardır ki; bunlardan biri
edep, diğeri ise, hayâdır.Edep saygı ve terbiye
manasına gelmektedir.
Bizim söz ve davranışlarımızın “Edep ya hu”
ikazlarına bugün ne kadar ihtiyacı var değil mi?
“İlim ta gerilerde imiş; illa edep, illa edep” sözü,
insanın davranışlarının başlangıç noktasına edebi
yerleştirmeleri gerektiğini göstermiyor mu?
Hayâ (utanma duygusuna) sahip olmak ise, bir
insan için olmazsa olmazlardandır. Hayâ duygusunu
kaybeden aslında insanlığını kaybetmektedir.
Mehmet Akif ERSOYda mısralarında buna dikkat
çekmektedir.
Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki her
yerde;
Ne çirkin yüzler örtermiş, o incecik perde.
Evet, Kıymetli Kardeşlerim!
Allah Rasulü, “Kuran-ı Kerimi edep kitabı
olarak nitelemiştir.” (1) Yüce Peygamberimiz
ahlaki değerlerini de Kuran’dan almıştır. Nitekim
Yüce Allah: “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.”
(2) buyurarak onun ahlakını övmüşlerdir.
“Kendisi, evinde edebiyle oturan bir genç
kızdan daha hayâlı olan Peygamberimiz
(s.a.s.)’mi” (3) örnek almamız gerekmez mi?
Peygamber (s.a.s.) hayâ ile iman arasında
önemli bir ilişki bulunduğunu şu sözleriyle dile
getirmişlerdir. “Hayâ imandan bir şubedir.” (4)
Yine Allah Rasulünün; “Utanmadıktan
sonra dilediğini yap, sözü, insanların ilk
Peygamberlerden itibaren işittiği sözlerdendir.” (5)
buyruğu, hayâ duygusunu yitirmiş kişilerin
kötülükleri kolayca yapabileceklerine işaret etmenin
yanı sıra, edep ve hayânın ilahi dinlerin ortak
kabullerinden biri olduğunu göstermektedir.
Hayâ, iyilikler ve hayırlara götürür.
Nitekim Allah Rasulü; “Hayâ ancak hayır getirir.”
(6) “Hayânın hepsi hayırdır.” (7) buyurması ise
hayânın iyilik ve hayra sevk etmenin yanı sıra, başlı
başına bir hayır olduğunu göstermektedir.
Muhterem Müslümanlar!
Hz. Peygamber (s.a.s.): “Allah’tan gerektiği
gibi hayâ ediniz.” buyurmuş; kendisine, Ya
Rasulullah! Allah’tan gereği gibi ne şekilde hayâ
edebiliriz? Sorusu yöneltilmişti. Bunun üzerine
Allah Rasulü; “Başını ve başında yer alan
organları, karnını ve karna bağlı organı koruyan,
dünya hayatının süsüne kendini kaptırmayan,
ölümü ve çürüyüp yok olmayı unutmayan
kimsenin Allah’tan gereği gibi hayâ etmiş
olacağını haber vermişlerdir.” (8)
Allah Rasulü; “Her dinin bir ahlakı vardır;
İslam’ın ahlakı da hayâdır.” (9) buyurmak suretiyle
hayânın Müslümanların en belirleyici ahlaki
nitelikleri ve değer ölçüleri arasında bulunması
gerektiğini ifade etmişlerdir.
Bizler de bu öğretilere kulak vererek
kendimizi sorgulamalıyız. Hayâ, toplumun manevi
savunma sistemi olduğuna göre, manevi sistemimizi
kuvvetlendirmeliyiz.
Peygamber (s.a.s.) Efendimizin edep ve
hayâ örnekliğine bugün toplumumuzun ve bizlerin
ne kadar ihtiyacı olduğu aşikârdır. Bu konuda
hepimizin başta kendimiz olmak üzere, ailemize,
akrabalarımıza, komşularımıza ve arkadaşlarımıza
ikazlarda bulunmamız gerekmektedir.
Hutbemizi bir ayet meali ile bitiriyorum:
“Ey Âdemoğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek
giysi, süslenecek elbise indirdik. Hayırlı olan, takva
elbisesidir. İşte bunlar Allah’ın ayetlerindendir,
belki düşünüp öğüt alırlar.” (10)
[1] Darimi, Fezailül Kuran, 1;
]2] Kelam, 68/4;
[3],Buhari, Edep, 73,77;
[4] Müslim, İman, 58, 1, 63;
[5] Buhari, Edep, 78, 7, 100;
[6] Buhari, Edep, 77, 7, 100;
[7] Müslim İman, 61, 1, 64;
[8] Tirmizi Kıyame, 24, 4, 637;
[9] İbni Mace, Zühd, 17;
[10]Araf, 7/26;
Hazırlayan: İbrahim ÇİÇEK Esenyurt Mahallesi Merkez
Cami İmam-Hatibi/KABADÜZ
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
Download

MUHTEREM MÜSLÜMANLAR