Kelepçeleme Sözleşmeleri
(Yrd. Doç. Dr. Akın ÜNAL)
Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ*
Yrd. Doç. Dr. Akın Ünal’ın kısa bir süre önce yayınlanan
“Kelepçeleme Sözleşmeleri” isimli kitabı, borçlar hukuku
alanında hazırlanmış, Türk hukukunda şimdiye kadar yeterince ilgi görmemiş kelepçeleme sözleşmelerine ilişkindir.
Sayın Ünal, bu çalışmasıyla teknik bir kavram olan, “kelepçeleme sözleşmeleri” adı altında konuyu bir bütün olarak Türk hukukuna kazandırma ve konuyu
muhtelif yönleriyle ele almak isteyen daha sonraki araştırmacılara ışık tutmayı
hedeflediğini belirtmektedir.
Son yıllarda kişilerin ekonomik özgürlüğünü sınırlayan sözleşmelerde ciddi
artış olduğunu, özellikle ekonomik olarak zayıf durumda olan sözleşme tarafı
kendisinden daha güçlü ve muhtaç durumda diğer tarafın isteklerini genelde
kabul ederek daha da zor duruma düşmektedir. İşte, kişinin ekonomik özgürlüğünün “kabul edilemez biçimde” sınırlandığı ve sözleşmenin diğer tarafına bağımlı hale geldiği durumlarda kelepçeleme sözleşmelerinden bahsedilir.
Kelepçeleme Sözleşmeleri’nin temeli Alman Hukuku’na dayanmaktadır ve
bu kavram Alman Hukuku’nda Knebelungsvertrag veya Knebelungsverträge
olarak belirtilmiştir. Kavramın kökeni ‘knebeln’ fiili olup sözlük anlamı “bağırmasını önlemek için ağzını tıkamak ya da kapamak”dır. Almanca – Türkçe sözlüklerde ise, fahiş şartlı sözleşme ya da karşı tarafı çaresiz kılan sözleşme, karşı
tarafın elini kolunu bağlayan sözleşme olarak tercüme edilmiştir.
Kelepçeleme sözleşmeleri, boğazlama sözleşmeleri, köleleştiren sözleşme,
boğazlama sözleşmeleri, kördüğüm sözleşmesi, cendere sözleşmeleri, kıskıvrak
bağlama sözleşmeleri, kelepçeleme (kıskıvrak bağlama) sözleşmeleri olarak da
öğretide kullanılmaktadır.
Kelepçeleme sözleşmelerinde kişinin yapmış olduğu sözleşme sebebiyle
ekonomik özgürlüğünün aşırı derecede sınırlanması ve ekonomik geleceğinin
risk altına girmesi ve diğer tarafa bağımlı hale gelmesi söz konusudur.
Bir sözleşmede kelepçeleme halinin varlığının tesbit edilmesinde ilk kriter
ekonomik özgürlüğün veya varlığın tehlikeye girmiş olması bir diğeri ise söz*
Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi.
180
Kitap Tanıtımı
MÜHFD C. I, S. 2 (2012)
leşmenin süresidir. Bunlardan başka diğer bazı haller de kelepçeleme halini
meydana getirebilir. Kitapta bu konulara ait ayrıntılı açıklamalar mevcuttur.
Ancak şunu söyleyebiliriz ki yazar süre ve diğer unsurların tek başına bağlayıcı
birer kriter olmadığını bir sözleşmenin kelepçeleme sözleşmesi olarak kabul
edilebilmesi için yegane kriterin sonuç itibariyle kişinin ekonomik özgürlük ve
varlığının tehlikeye girmiş olması olduğunu söylemektedir. Ayrıca bir sözleşmede yer alan maddelerden hiçbirisi tek başına kelepçelemeyi meydana getirmezken hep birlikte değerlendirildiğinde kişinin ekonomik özgürlük ve varlığını
tehlikeye atan bir durum oluşturuyor ise bu sözleşmenin de bir kelepçeleme
sözleşmesi olacağını vurgulamaktadır.
Kitap esas itibariyle üç kısımdan meydana gelmektedir. Birinci bölümde,
kelepçeleme sözleşmeleri için özel anlam ifade eden sözleşme, özgürlük ve
sözleşme özgürlüğü kavramları ile sözleşme özgürlüğünün sınırları üzerinde
durulmuştur. Ayrıca, kelepçeleme sözleşmelerinin hukuki dayanağı olan genel
ahlaka aykırılık konusu da inceleme konusu yapılmıştır. İkinci bölümde, kelepçeleme sözleşmeleri kavramı, muhteva itibariyle farklı hukuk sistemleri de incelenmek suretiyle tespit edilmiş ve kelepçeleme sözleşmelerinin hukuki dayanağı üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca, bir sözleşmede kelepçeleme sözleşmelerinin oluşup oluşmadığını tespite yarayacak olan kriterler belirlenmiştir.
Üçüncü bölümde ise, TBK m. 26-27 ve MK m. 23/II hükümleri çerçevesinde
kelepçeleme sözleşmelerinin hukuki sonucu, tam, kısmî butlan ve değiştirilmiş
kısmî butlan boyutlarıyla açıklanmıştır. Bu bölümde ayrıca kelepçeleme hükümler sebebiyle geçersiz olan bir sözleşmeden doğabilecek talepler üzerinde durulmuştur.
Çalışmanın hukuk öğrencileri, akademisyenler ve uygulayıcılar bakımından
oldukça faydalı olacağı tartışmasızdır.
Download

Kelepçeleme Sözleşmeleri - Hukuk Fakültesi,Melikşah Üniversitesi