ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU
VELİ BÜLTENİ
EYLÜL, 2014
ORTAÖĞRETİM SINAVLARINA HAZIRLIK SENESİNDE
ÇOCUKLARIMIZA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ ?
Bu yıl gerek öğrenciler, gerekse siz velilerimiz için zorlu bir yıl… Çocuklarımızın hem
mezun olacakları, hem de bir üst eğitim kurumuna devamını etkileyecek
sınavlara hazırlandıkları tempolu bir yıl… Hedefe yaklaştığımız, yıllardır verilen çabaların
meyvelerinin toplanacağı bir yıl... Bu sebeple de hem anne-babalar hem de çocuklar için
kaygı seviyesinin belki de en yüksek olduğu zaman dilimlerinden biri...
Çocuklarımız sınavlara hazırlanırken siz anne-babaları da önemli görevler bekliyor. Bu
seneyi biraz daha rahat geçirebilmek ve çocuklarımıza daha fazla yardımcı olabilmek için
dikkat etmemiz gereken bazı şeyler var. Yılın ilk bülteninde siz 8. sınıf velilerimizle bu
önemli noktaları paylaşmak istedik. Sağlık ve huzur dolu güzel bir yıl geçirmeniz
dileklerimizle…
Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi
1
Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi
ORTAÖĞRETİM SINAVLARINA HAZIRLIK SENESİNDE
ÇOCUKLARIMIZA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ ?
Çocuklarınızın ideallerini bulmalarına yardımcı olun. Çocuğunuzla ilgili
beklentilerinizi kontrol edin ve sizin ideallerinizin onların sınırlarını zorlamasını önleyin.
Sizin
tek
yapmanız
gereken
şey,
onların
kendi
ideallerini
bulmalarına/geliştirmelerine
yardımcı
olmak
ve
bunları
ifade
edebilmelerini sağlamak olmalıdır. Bu sayede çocukları dışarıdan motive etmek
yerine, onların kendi kendilerini motive etme becerisi kazanmalarına yardımcı
olabilirsiniz.
Çocuğunuzun “ne” çalışıyorum ve “niçin” çalışıyorum sorusuna açık seçik
yanıt verebilmesine yardımcı olun. “Niçin” çalışacağına ve “ne” çalışacağına
karar vermiş bir öğrenci, şu sorulara kafasında bir yanıt bulmuştur:
 Ne zaman çalışmalıyım?
 Ne kadar çalışmalıyım?
 Hangi kaynakları kullanarak çalışmalıyım?
 Nasıl çalışmalıyım?
 Hangi aralıklarla çalışmalıyım?
Bu soruların yanıtını onun için siz verirseniz hiçbir işe yaramaz. Unutmayın,
taşıma suyla değirmen dönmez!
Çocuğumuzun çalıştığı her konunun anlamını kavramasına yardımcı olun.
Özellikle yeni bir konuya başlamadan önce, bu konudan önce gelen temel kavramları
gözden geçirmesinde ve yeni öğrenecekleri ile daha önce öğrendikleri arasında ilişki
kurmasında fayda var.
Çocuklarınızın kaygısını arttırmayın! Anne-baba olarak size düşen en önemli
görev, çocuğunuzun en çok kaygılandığı (sınav kaygısı vb.) bu dönemde sakin
kalabilmeyi başarmanız ve çocuğunuzu pozitif yönde etkileyebilmenizdir. Kaygı
bulaşıcı hastalık gibidir. Eğer siz çocuğunuzun kaygılarını bir sünger gibi emip,
çocuğunuz sakinleştirilmeyi beklerken siz onu daha da çok kaygılandıracak
düşünceleri dile getiriyorsanız, çocuğunuz bu süreçten negatif etkilenecektir.
Çocuklarınıza hayatı sevdirin! Anne baba olarak görevinizin çocuğunuza iyi bir
eğitim vermek olduğu kadar, ona hayatı sevdirmek ve yaşama sevincini aşılamak
olduğunu gözardı etmeyin. Hayatı sınavla belirlenecek bir başarıya indirgemeyin.
Çocuklarınıza koşulsuz sevgi gösterin. Çocuk, kendisinin kendisi olduğu için
sevilmesini ister. Anne-babalar, çocukları ile, onları bir birey olarak kabul ettikleri
çıkarsız bir ilişki kurmalıdır, sağlıklı olanı budur. Bu, gerçek sevgi ilişkisidir. Sevgi
ilişkisi ile alışveriş ilişkisi farklıdır! Başarıya endeksli ilişkide anne-baba çocuğa, “ne
2
Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi
kadar başarı, o kadar sevgi!” demektedir. Bu, çocuğa koşullu sevgi yaşatır ve çocuğa
fayda yerine zarar verir.
Aile olarak pozitif düşünmeye çalışın. Pozitif düşünce sürekli neşeli şeyler
düşünmek değildir. “Her gün, zaman geçtikçe, giderek daha iyi olacağım” gibi bir
düşünce ile güçlükleri yenebilmektir. Çocuklar anne babalarının özellikle sorunlar
karşısındaki davranış kalıplarını, söylediklerini ve yaptıklarını adeta bir sünger gibi
emer. Bu nedenle olayları yorumlama biçiminizin çocuğunuz tarafından aynen
kopyalanma ihtimali çok büyüktür. Siz anne-baba olarak pozitif düşünmeyi dile
getirdikçe, çocuğunuz da sizi örnek alacak ve karşılaştığı zorluklar karşısında pozitif
düşünmeye, kendini motive etmeye çalışacaktır.
8. sınıf, hem çocuklarımızın mezuniyeti hem de sınavlara
hazırlık dönemi olduğu için, çocuklarımızın kendilerine iyi
bakmayı öğrenmelerine anne-babalar olarak destek olmamız
çok
önemli.
Şimdi
onlara
yardımcı
olurken
neler
yapabileceğimize bir göz atalım…
Uyku : Çocuklarımızın kendilerini dinç tutacak, dinlendiklerini hissettirecek
kadar süreyi uykuya ayırmaları gerekli. Ayrıca öğrenme üzerinde en az bozucu
etki yapan etkinlik, uyku. Uyumadan önce, çocuklarımızın o gün çalıştığı
derslerin çok genel, kısa bir 10 dakikalık tekrarı, öğrenilen bilgilerin
hatırlanmasını kolaylaştıracaktır. Çocuklarımız dersten hemen sonra uykuya
geçmemelidir. Yatmadan önce aile bireyleri ile ders dışı konularda yapılan
sohbetler veya hobileri ile ilgilenmeleri, onların biraz rahatlayarak uykuya geçiş
yapmasını kolaylaştırcaktır.
Sağlıklı Beslenme: Özellikle kahvaltı! Vücudu yeni başlayan güne hazırlamak
ve gün içerisinde enerji sağlamak için beslenmemize dikkat etmeliyiz. Önemli
olan, çeşitli besinlerden yiyerek dengeli bir beslenmeyi sürdürmektir.
Çocuklarımız bir yandan ergenlik dönemini yaşamaya devam etttikleri için bu
dönemi olumlu biçimde geçirmelerine yardımcı olmak gereklidir. Özellikle, sınav
hazırlık döneminde diyet yapılması, öğrencinin fiziksel ve duygusal gelişimini
olumsuz etkileyebileceğinden, bu sene diyet yapılması engellenmeli, sağlıklı
beslenme için gereken gıdaların alınmasına özen gösterilmelidir.
Egzersiz/ Spor/ Sanat: Zaman kısıtlılığı sebebiyle çocuklarımızı spor/sanat
aktivitelerinden alıkoymamalıyız. Çocuğun ergenlik döneminde bedenini
kullanması, enerjisini fiziksel olarak dışarı atması çok önemlidir. Sekizinci sınıfta,
geçmiş yıllardaki kadar olmasa da derslere ayrılan zaman ile spora ayrılan
zamanı dengelemekte fayda var. Aksi takdirde çocuk enerjisini
istenmeyen/uygun olmayan şeylere harcamaya çalışacaktır.
3
Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi
Kıyaslama Yapmayın!: Çocuğun başarı ve gelişimini kendi içinde
değerlendirmek önemli. Bir testte matematikten 10 net çıkardıysa, bir sonraki
test için hedefini biraz daha artırarak birlikte belirleyin. Çocuğunuzun
motivasyonunu, arkadaşlarıyla kıyaslama yaparak düşürmeyin.
Kaygı kontrol tekniklerini öğrenin!: Sınavlar ile çocuğun kişiliğinin değil,
bilgileri ve analiz yapma yeteneğinin ölçüldüğünü unutmayın! Kaygı kontrol
tekniklerinin amacı, kaygının yol açtığı istenmeyen sonuçları tersine çevirmek ve
böylece kaygının olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmaktır. Bedensel olarak
gevşemiş bir insan, ruhsal olarak sakin ve huzurludur. Bedensel olarak gergin
bir insan ruhsal olarak endişeli ve sıkıntılıdır. Bu amaçla anne-babaların da
zaman zaman kendilerine uygun olan kaygı kontrol tekniklerini uygulamaları,
hem kendilerini sakinleştirmelerini sağlayacak, hem de çocuklarına
gevşemelerinde yardımcı olabileceklerdir.
Bültenimizi sona erdirirken, Cahit Külebi’nin bir dörtlüğünü
sizlerle paylaşmak istedik. Hoşçakalın…
“ Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister, ekmek ister
Öpülmek, okşanmak ister.”
KAYNAKÇA

“Öğrenmede ve Sınavlarda Üstün Başarı”, Acar Baltaş, Remzi Kitabevi, 9.
Basım, İstanbul.

“Başarıya Götüren Aile”, Doğan Cüceloğlu, Remzi Kitabevi, 1. Basım,
İstanbul.

“Kaygı- Sınanma Duygusuyla Başedebilme”, A. Kadir Özer, Sistem
Yayıncılık, İstanbul.
4
Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi
Download

8. Sınıflar SINAVA HAZIRLIK - Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu