İlişki Stratejileri
ve
Kişilik Analizi Rehberi
Yazan:
Burak Uçkun, C.Ht.
(Certified Hypnotherapist)
www.hypnotistanbul.com
[email protected]
Giriş
İdeal hayat arkadaşını arayanların çoğu işe kendine çok benzeyen birini aramakla
başlar. Hobileri ve ilgi alanları aynı, ortak zevklere sahip olan kişiler ilk tanıştıklarında “ne
çok ortak yanımız var!” düşüncesi ile birbirine hemen ısınırlar. Ne de olsa ortak özelliklere
sahip insanlar çok iyi arkadaş olabilirler öyle değil mi? Evet, bu doğru... Hatta bu
arkadaşlık neden bir “hayat arkadaşlığına” dönüşmesin ki?.. Ama gerçek şudur ki ideal
hayat arkadaşımızın kendimize çok benzeyen biri olması gerektiğini düşünüyorsak,
aslında dikkate almamız gereken en önemli şeyi, yani “kendi temel kişilik özelliklerimizi”
gözden kaçırmışız oluruz. Gerçek şudur ki en dengeli ve uzun ömürlü bağı kurmak için
partnerinizin sizin özelliklerinizi tamamlayıcı (ya da zıt) özellikleri olmalıdır.
Gerçekten de Zıt Kutuplar Birbirini Çeker!
Başkalarından “bizim gibi” olmalarını beklemek
hem kusurlu bir strateji hem de mutsuzluğun garantili
formülüdür. İdeal birliktelikler genellikle diğerinin
kuvvetli ve zor yanlarını tamamlayan hassas bir
dengeye sahiptirler. Şimdi sizi iki terimle
tanıştıracağım; “FİZİKSELLER” ve “DUYGUSALLAR”.
 Nüfusun neredeyse yarısı birlikteliklerini “hislerine” veya “duygularına” dayanarak
yaşarlar. (Fizikseller)
 Nüfusun diğer yarısı ise ilişkilerini daha çok “mantık” veya “fikirlerine” dayanarak
yaşarlar. (Duygusallar)
Bu terimlerin kelime anlamları sizi yanıltmasın; “Fiziksel” ve “Duygusal” kavramları
cinsiyetle veya duygusallıkla ilgili bir şey değildir.
“Fizikseller birlikteliklerini hislerine veya duygularına dayanarak yaşarlar” desek de çok
maskülen FİZİKSELLER vardır. Aynı şekilde, “birlikteliklerini mantıklarına dayanarak
yaşarlar” dediğimiz DUYGUSALLAR arasında çok feminen olanları da vardır çok maskülen
olanları da. Burada bahsedilen şey kelime anlamındaki “duygusallık” olarak, yani
“duygusal insan” anlamında algılanmamalıdır.
Bu terimler cinsel tercihle ilgili de değildir. “Fizikseller” ve “Duygusallar”
kavramlarını başka bir deyişle ifade etmek gerekirse; Önemli kararlar verirken nüfusun
yarısı “iç güdüleri” ile hareket eder (fizikseller), diğer yarısı ise daha çok “mantığı” ile
hareket eder (duygusallar).
Erkek ve kadınların nasıl davranmaları gerektiği
konusundaki toplumda var olan o temel “birliktelik
bilinenleri”ne güvenmek, kusurlu bir birliktelik
stratejisidir. Evet, ilişkilerimizdeki davranış modelimizi
etkileyen ve göz önüne alınması gereken gerek kültürel
gerekse başka unsurlar elbette bulunmaktadır. Ama
bunlar “Fiziksel” veya “Duygusal” kavramlarıyla
tanımladığımız o asıl doğamızı maskelerler. Fiziksel ve
Duygusal modellerinden hangisine ait olduğunuzu
bilirseniz, ilişkilerinizdeki bazı “bilinmeyen”leri ortadan
kaldırmış olursunuz. Bu konsepti öğrenmek ilişkideki
gereksiz stresi azaltma konusunda da size çok yardımcı olacaktır.
Bu e-kitapta bu kişilik modellerini detaylıca inceleyeceğiz. Böylece hem
partnerinizin hem de kendinizin davranış modelini daha iyi anlayacaksınız ve şu anki
ilişkinizde (veya belki de ilerideki muhtemel ilişkinizde) daha da başarılı olacak, ilişkiler
konusunda daha iyi seçimler yapacak, var olan ilişkinizi daha uyumlu kılma konusunda
size çok faydalı olacak çok değerli bilgilere sahip olacaksınız. Bu e-kitaptaki konseptleri
iyice özümsediğinizde artık sadece gönül ilişkilerinizde değil, tüm sosyal ilişkilerinizde
doğru stratejilerle hareket edebilecek, ilişki ve iletişim konusunda kendinizi sürekli içinde
bulduğunuz o garip döngüden kurtulabilecek bilgi ve beceriye sahip olacaksınız.
Dört Temel Husus
FİZİKSELLER ve DUYGUSALLAR arasındaki temel farklardan biri:
 FİZİKSELLER: Bu modele sahip insanlar bilinç dışı bir çaba ile duygularını korumak
amacıyla vücutlarının ardına saklanırlar;
 DUYGUSALLAR: Bu modele sahip insanlar ise bilinçdışı bir çaba ile vücutlarını
korumak amacıyla duyguları hissetmeme yeteneklerini kullanırlar.
Her ne kadar “Fiziksel” ve “Duygusal”ların özelliklerini burada detaylı olarak inceleyecek
olsak da aşağıdakiler, hangi modele ait olduğunuz konusundaki son kararınızı
belirlemede birincil önemi elinde bulunduran dört ana özelliktir. Bu dört ana özellikten
her biri %25 değer taşır. (Bu arada hiç kimsenin %100 “Fiziksel” veya %100 “Duygusal”
olmadığını da belirtmekte fayda var)
1. Babanızın (veya sizi büyüten” ikincil bakıcınızın”) modeli.
2. Size çekici gelen kişilerin özellikleri (önceki ilişkilerinizdeki kişilerin modeli).
3. Vücudunuzla olan ilişkiniz (aşağıda “özellik tanımlamaları” bölümünde değineceğiz).
4. Reddedildiğinizde üstesinden nasıl geldiğiniz (aşağıda “özellik tanımlamaları” bölümünde
değineceğiz).
• Eğer babanız (veya ikincil bakıcınız) bir “Fiziksel” idiyse ve siz geçmişteki en ciddi
ilişkilerinizi hayatınızdaki “Duygusallar” ile yaşadıysanız; %50 olasılıkla siz bir
“FİZİKSEL”sinizdir.
• Eğer babanız (veya ikincil bakıcınız) “Duygusal” idiyse ve siz geçmişteki kayda
değer ilişkilerinizi hayatınızdaki “Fizikseller” ile yaşadıysanız; %50 olasılıkla siz bir
“DUYGUSAL”sınızdır.
Özellik Tanımlamaları
Aşağıdaki tablolarda “Fizikseller” ve
“Duygusallar” için kişisel özelliklerin ve
ilişki bazlı özelliklerin tanımlamalarını
bulacaksınız. Bu tabloları inceleyerek
gerek kendinizin gerekse partnerinizin
hangi modele ait olduğunu daha net
tespit edebilirsiniz.
Her sayfadaki sol taraf “Fiziksel”, sağ
taraf ise “Duygusal” modelin açıklamalarını içeriyor. Açıklamaları karşılaştırın ve size en
çok benzeyen kriterleri bir kağıda not edin. Cevaplarınızın üzerine fazla düşünmeden,
aklınıza ilk gelen hisi not ederseniz daha etkili bir tespit yapmış olursunuz.
Notlarınızı aldıktan sonra sağ ve sol tarafta
kaçar tane özellik seçtiğinizi sayın. En çok özellik
hangi tarafta ise o taraf seçtiğiniz taraf sizin baskın
modelinizdir. Daha az özellik seçtiğiniz taraf ise
“ikincil” baskın tarafınızdır. Şu anki partnerinizle
uzun süredir beraberseniz onun özelliklerini de
tablodan
belirleyip
yine
edip
aynı
işlemi
uyguladığınızda partnerinizin sizin özelliklerinizden
tamamen farklı özelliklere sahip olduğunu (muhtemelen karşı grubunuza ait olduğunu)
göreceksiniz. İdeal partneriniz, daha çok sizinkilere zıt özelliklere sahip olan bir kişidir.
Partnerinizle aynı gruba ait olduğunuzu tespit ederseniz bu ilişkinin ikiniz için de çok zor
bir ilişki olacağı kuvvetle muhtemeldir. (En son bölümde “Cicim Ayları Dönemini
Uzatmak” ve “Aynı-Model İlişkiler” adlı ek bölümün yanı sıra “Faydalı İpuçları” kaynağını
da bulabilirsiniz.)
Hangi modele ait olduğunuzu bilmenin size kazandıracakları:
1) Sizin (ve partnerinizin) temel davranış eğilimlerini anlamanız;
2) Partnerinizin davranışlarını daha büyük bir doğruluk payıyla “tahmin etmek”; ve
3) Sizin (ve partnerinizin) ihtiyaçlarını karşılamada daha kullanışlı stratejiler
geliştirebilmek.
Şimdi Aşağıdaki tabloları inceleyip kendinizin ve partnerinizin “Fiziksel”
kategorisinde mi yoksa “Duygusal” kategorisinde mi olduğunu tespit edebilirsiniz.
İlişkinizi bu tabloların ışığında tekrar değerlendirebilir, ilişkinizdeki problemleri
çözümlemek ya da ilişkinizi daha bilinçli ve daha güzel bir seviyeye taşımak için
ihtiyaç duydukça bu tabloları tekrar tekrar gözden geçirebilirsiniz.
KİŞİSEL ÖZELLİKLER
FİZİKSELLER
DUYGUSALLAR
Sırasıyla “Öncelikleri” ve Odak Noktası
(Bu özellikler, hayatın belirli dönemlerinde geçici olarak yer değiştirebilirler)
1.
2.
3.
4.
1.
2.
3.
4.
İlişkiler ve/veya seks
Aile ve çocuklar
Hobiler ve arkadaşlar
Kariyer (eğer 1. ve 2. düzenliyse çok başarılı olabilir)
Kariyer (güvenlik)
Hobiler
İlişkiler ve/veya aile
Seks ve arkadaşlıklar
Kimliğini ilişkilerinden alır: Kabul edilirliğin
başkalarına yakın olmak sayesinde geldiğine inanır.
Kimliğini kariyerinden alır: Başarıları veya
becerileri sayesinde kabul edilirliğin elde
edildiğine inanır.
Sağ beyin baskındır. (hisleri ile hareket eder). Onu
ilgilendiren şey (kendi) zekâsından çok vücududur,
bedenidir. El kullanımı/yaratıcılık ile ilgili konularda bir
kariyere eğilimlidir. Sosyalleşme gerektiren, insanlarla
iletişime müsait kariyer tipinden hoşlanır.
Sol beyin baskındır. (Mantığı ile hareket eder). Zekâya
odaklanması, işte başarı potansiyelini artırır.
Ofis/entelektüel bir kariyere eğilimlidirler. İhtiyaç
duyduğunda bağımsız olunmasına olanak sağlayan türde
bir kariyerden hoşlanır.
Çocuklara daha düşkündür. Ayrıca geniş bir aile ve çok
çocuklu olmak onlar için daha kabul edebilirdir.
Çocuk/aile isteği çok güçlü değildir. Boş zamanını
çocuklarla geçirme konusunda daha az istekli olabilirler.
Vücuduyla İlişkisi
Vücutlarıyla bağlantıları güçlüdür. Sürekli dokunurlar.
Dokunmadan duramazlar. Fiziksel ve duygusal hisleri
birbirine çok bağlıdır. (hisleri, düşünce veya duyguya
anında bağlantı kurar.)
Vücutlarına pek bağlantılı değillerdir. Fiziksel hislerini
ve duygusal hislerini algılamaları arasında bir zaman
farkı, bir gecikme vardır. Etraflarında daha fazla alana
ihtiyaç duyarlar. (insanları daha uzakta tutma
eğilimleri olabilir)
Vücutlarına dikkat çekmekten çekinmezler. Vücutları
konusunda daha özgüvenlidirler. Daha şık, gösterişli
kıyafetler, saç ve takıları vb. vardır. Daha çok dikkat
çekmek için aşırı şık giyinebilirler.
Vücutlarına çok fazla dikkat çekmezler. Asla vücutları
konusunda yeteri kadar hoşnut olmazlar. Daha tutucu ve
pratik kıyafetler daha sıradan saç/takı/araba... Yani daha
“uygun” veya “abartısız” hallere eğilimlidirler.
En Büyük Korkuları
Reddedilme (ve terk edilme)
Kontrol Kaybı (ve utanç duygusu)
Dışavurum
Reddedilmeye Yanıtı: Daha çok uğraşır, kendini ortalara atar,
görsel olarak yanıt verirler (yani muhtemelen ağlayarak,
yalvararak veya ısrar ederek).
Reddedilmeye Yanıtı: Reddedileceğini hissettiğinde içine
kapanır. Reddedilmeden önce kendisi vazgeçer. Kontrolü
elde tutma becerisini korumak için kendi etrafına duvar örer.
Fiziksel temas ve etkileşim için can atar. Fiziksel temastan
mahrumiyet onun için bir tehdittir. Eğer bir reddedilme
korkusu veya tehditi oluşursa genelde bu fiziksel temasa
ulaşana kadar çabalarlar.
Sözlü iletişim sağlarlar. Tüm hikâyeyi detaylıca anlatmayı
severler. Net bir şekilde iletişim kurduklarını düşünürler.
Fazla detay bazen kafa karıştırıcı olabilir, dinleyeni yorabilir.
Genelde dolaylı anlatımlar ve çıkarımlarla konuşurlar ve
zaman zaman farkında olmadan anlaşılması güç hale gelirler.
(Reddedilmekten kaçınmak için.)
Düşük dışavurum. Hisleri ifade etmekten hoşlanmayabilir;
hatta fiziksel temas/alaka sebebiyle kendini tehdit altında
hissedebilir (ve “geri çekilmek” gibi bir tepki verebilir)
Hareketler ile anlaşır. Dışavurum konusunda zorluk yaşarlar.
Kolayca utanırlar. Kısa cevaplarla konuşmalarına rağmen sizin
büyük resmi görmenizi beklerler. Konuşmalarında
abartısızdırlar. Duyguları, ifade edilebileceklerinden daha
yoğun hissederler.
KİŞİSEL ÖZELLİKLER
(devamı)
FİZİKSELLER
DUYGUSALLAR
Sosyal Etkileşimleri
Dışadönük olmaya daha eğilimlidirler. Hisleri konusunda
rahattırlar. Duygu ve hislerini özgürce ifade ederler.
İçedönük olmaya daha eğilimlidirler. Duygularını kontrol eder.
Hislerini/duygularını ifade etmeme eğilimlidirler.
Kalabalık ortamlarda rahattırlar. Bir partide gruptan gruba
geçebilirler. Vücutları veya endamlarıyla flört ederler.
Birebir olmayı tercih eder. Bir partideyken konuşacak bir ya
da iki kişi bulurlar. Gözleriyle flört eder sonar geri çekilirler.
Spor: Grup aktivitelerini severler. Gözlemleme ve katılım
konusunda rahattırlar. Sezonluk bilet sahibi olmaları veya
organize bir gruba dâhil olmaları daha muhtemeldir.
Spor: Gözlemden ziyade katılıma eğilimlidirler. Yalnız veya
birebir sporları tercih ederler. Tehlike veya heyecan verici
unsurlardan hoşlanırlar.
Kadın ise: FİZİKSEL olan diğer erkek arkadaşlara
eğilimlidirler. (diğer kadınlar fazla rekabet ortamına sebep
olabilir) Erkek ise: FİZİKSEL olan diğer erkek arkadaşlara
eğilimlidirler. (ortak maço bağı)
Kadın ise: DUYGUSAL olan diğer kadın arkadaşlara daha
eğilimlidirler. (çünkü onlar birbirlerini anlar/korur) Erkek ise:
Birkaç FİZİKSEL erkek arkadaşa eğilimlidirler. (açığı kapamak/
topluluktaki erkeklere uymak/ maço idealler) Fakat gruplarda
çok FİZİKSEL ile başa çıkamazlar. İki Duygusalın arkadaşlıklarını
sürdürmeleri zordur.
Diğer Davranışları
İşleyişinin temeli: Temas, etkileşim ve başkalarıyla bağlantılı
hissetme ihtiyacı. Onaylanma ve kabul edilme için temas
kurar. İlgi arayışı içindedirler. (hatta bazen olumsuz ilgi)
İşleyişinin temeli: Mantık, akıl yürütme ve kontrol etme
ihtiyacı. Onaylanma, davranışlarının bir sonucu olarak daha
içsel kökenlidir. Geri çekilir, içe kapanır.
Bağlılık: Bağlılıkla ilgili sorunları vardır. Kapana kısılmış gibi
hissedebilirler. Amcak bu mutlaka aldatacakları anlamına
gelmez.
Bağlılık: Bununla bir sorunları yoktur.
Daha dışa dönük ve salgınca temas kurar: İstediklerini
almaktan çekinmezler. Onu almak için hislerini teşhir etmekle
bir sorunları yoktur
Dışa karşı pasif/daha az dikkat çeken davranış: Arkalarına
yaslanıp istediklerinin ona gelmesini beklemeyi tercih ederler.
Hislerini teşhir etmekte daha az isteklidirler.
Planlama: Önceden planlama yapmaya ihtiyaç duyarlar.
Planlama: Son dakikaya kadar beklemeyi tercih ederler.
Yüzleşme: Durumlarla doğrudan yüzleşmeye eğilimlidirler.
Geri çekilme konusunda isteksizdirler, özellikle reddilme
tehditi varsa.
Yüzleşme: Tehdit edilmiş hissetmedikçe veya kontrolü
kaybetme tehlikesi hissetmezlerse, genel olarak durumları
görmezden gelirler.
İltifatlar: Bir başarıyla abartarak övünürler. İltifat duymak
istediklerini bilmenizi sağlarlar.
İltifatlar: İltifat isteyebilirler, sırf karşılık vermiş olmak için
iltifat edildiğinde onlar da geri iltifat edebilirler..
Daha fazla güvene ihtiyaç duyma eğilimindedir ve çoğunlukla
başkalarının nerede durduğunu söylemesi gerekir.
Onlar tarafından kabul edilirliğinin göstergesi olarak
başkalarının davranışlarına bakar.
Nasıl Öğrenirler?
Tipik olarak, bilgi kelime anlamıyla bir fikir olarak
algılanır. Sonra bu fikir, fiziksel bir duygu yaratan bir iç
görüntüye dönüşür. (Çıkarımsal olarak konuşurlar)
Tipik olarak bilgi, bir iç görüntü veya his haline gelen
çıkarımsal bir fikir olarak algılanır. Sonra bir fiziksel
duyuma/hisse sebep olan duygusal his haline gelir.
(Kelime anlamıyla konuşurlar).
İLİŞKİ ÖZELLİKLERİ
FİZİKSELLER
DUYGUSALLAR
İletişim
“Seni seviyorum” cümlesini içini rahatlatmak için
duymak isterler, kabul edilmeye ve partnerlerinin
kendilerine/ilişkilerine olan sevgisinin ve sadakatinin
teyidine ihtiyaç duyarlar.
Duygularını ifade etmede rahat değillerdir. Eğer partneri
“zaten biliyor” ise “seni seviyorum” demenin gereksiz
olduğunu hissederler. Bazen yazmak daha kolaydır.
Partnerinin sözleri ile değil hareketleri ile sevildiğini
hissederler.
Suçluluk duygusunu “Duygusal” eşini kontrol edebilmek
için bir araç olarak kullanır. Duygusal eşinin kariyerini,
alışkanlıklarını (ailesi de dâhil) domine ederek ve eşinin
kontrol kaybı korkusunu tetikleyerek ilişkiyi kontrol
altında tutmaya çalışabilir.
Seksi “Fiziksel” partneri kontrol etme aracı olarak
kullanırlar. İlişkiyi, reddetme/seks, temas, alaka vb.
noksanlığı ile Fiziksel’in reddedilme korkusunu
tetikleyerek kontrol altında tutmaya çalışabilirler.
Seks
Dışa dönük cinsel tepkiler gösterir. Seksi çok düşünüyor
olması muhtemeldir. Sıklıkla seks ister/sekse ihtiyaç duyar.
Hatta her gün seks dahi isteyebilir. Bu istek genellikle kabul
edilmek veya ilişkideki partere yeterliliği ispatlamak içindir.
Fazlasıyla keyif aldıklarından birleşimi uzatmak
isteyebilirler.
Cinsel tepkileri içe dönük hisseder. Sıkça seks ihtiyacı
hissetmeyebilirler. Uyarılmış olduğunda, seks, aşırı bir kontrol
kaybıyla vücuda bağlı hissetmek için bir duygu salımı olarak iş
görür. Seksi önce zihinde hissederler; bu yüzden öncesinde
“rahat” olmalıdırlar. (Müzik, konuşma vb.) Dış faktörler
ilgililerini daha çok dağıtır. Kadın ise rahatlamadan sonra
uzayan cinsellikten vücutları irite olur.
Seksi planlamak: Bununla çokça uyarılabilir.
Seksi planlamak: Bunu önlemek için fiziksel bir sorun bile
geliştirebilir.
Seks esnasında: Kendi kıyafetlerini çıkarmayı sever. Bir
Duygusal’a göre daha sık seksi başlatır. Baskın pozisyonu
tercih eder, uyarımı tüm vücudunda hisseder. Birleşmeyi oral
sekse tercih eder, daha sert temasla baş edebilir, bir
Duygusal’dan daha çabuk orgazma ulaşır.
Seks esnasında: Soyulmak ister. Dişi bir Duygusal, (çatışmayı
engellemek için) dişi bir Fiziksel’e göre daha kolay yatağa
girer. İtaatkâr pozisyonu tercih eder. Genital bölge çevresinde
uyarılma hisleri, orak seksi(yapma/yaptırma) birleşmeye
tercih eder. Yavaş bir ısınmaya ve nazik dokunuşa ihtiyaç
duyar.
Seks sonrasında: Devam eden yakınlık ve ilgiden hoşlanır.
Seks sonrasında: Uyumak ya da başka bir şeyle ilgilenmek
ister.
Problemler
Reddedilme korkusuyla ilişkide kalacaktır.
Anlaşmazlık halinde: Duygularını göstermeye (kızgınlık, acı)
daha meyillidir, kindar ve küskün olmaya eğilimlidir. Eski
kırgınlıklara yapışır, tekrar tekrar gündeme getirir. Duygularla
iş görür ve üzgünken mantığa tahammül edemez. Düşünen
partnerine bir “çıkış” bırakır: “-mezsen gidiyorum” gibi.
Sonrasında çabuk özür diler, çok affedicidir.
İlişki başarısız oluyorsa: İlişki terapisine gitmeye istekli olması
daha muhtemeldir. Bir Duygusal’a gore ilişkiye daha çok
tutunur ve kurtarmaya çalışır. Ancak Düşünen partneri
tarafından buna itilir/zorlanırsa bitirecektir. Tipik olarak,
bitirmek istemeyecektir..
Suçluluk duygusuyla ilişkide kalacaktır.
Anlaşmazlık halinde: Mantık/akıl yürütmeyle tartışır ve/veya
geri çekilir. Daha az duygu gösterme yetisine sahiptir. Eğer
Fiziksel partner bağırır/çığlık atarsa, bu Duygusal’ın
hissedebileceği herhangi bir suçluluk duygusunu ortadan
kaldırır. Eğer Duygusal’ın canı çok yanmış veya hakarete
uğramışsa, partnerine karşı tamamen içe kapanabilirler (bu
şekilde kırılmaktan çok pişmandır ve kendini tekrar bu duruma
sokmayacaktır)
İlişki başarısız oluyorsa: İlişki terapisine gitmesi daha az
muhtemeldir. Çoğunlukla ilişki bitmeden yenisine başlar
(bitirmek için bir gerekçe olarak). Aksi halde, bitirmeye (ve
çatışmaya ve suçlulukla yüzleşmeye) cesareti yoktur. Tipik
olarak Fiziksel’i bitirmeye zorlayacaktır.
İLİŞKİ ÖZELLİKLERİ
(devamı)
FİZİKSELLER
DUYGUSALLAR
Aldatma
Aldatma gerekçeleri: Yapılan bir yanlış veya ilgi eksikliğine
misilleme yapıyor olabilir. Ödeşmiş hisseder, ama ilişkiden
çıkmamıştır. Yakalanmak ister ki “Duygusal”, yaşadıkları acıyı
“bilsin”. Ayrıca, Fiziksel’in sekse olan gerçek ihtiyacı da
olabilir.
Aldatma gerekçeleri: Duygusal sıkılmıştır ve düşük cinsel
isteği ateşlemeye çalışıyordur. Yakalanmak istemez çünkü
gizlilik, cinsel yapısına katkıda bulunur. Ayrıca, yakalanmak
Fiziksel partnerin acı çekmesine ve “Duygusal”ın istemediği
“suçluluk duygusuna” yol açar.
Aldatma eğilimleri: Sinirli Fiziksel, başka bir sinirli Fiziksel’le
aldatma eğilimindedir. Çünkü FİZİKSELLER fiziksel olarak seksi
duygulardan ayıramazlar. Bir ilişki bir Fiziksel’de bir
Duygusal’da olduğundan daha fazla duygusal etki bırakır.
(“Fiziksel” erkekler, “Duygusal” erkeklere nazaran daha fazla
sadık kalma eğilimindedirler.)
Aldatma eğilimleri: Erkekler uygun bir kişiyle aldatırlar
(örneğin “iş hakkında konuşmasından” şikâyet etmeyecek
amiri olunan bir ofis çalışanıyla). Yakalanırsa ve partneri
tarafından terk edilirse, metresiyle evlenmez. Bunun yerine
partneri (gerekiyorsa metresi de) değiştirirler. Bir ilişki
dişilerde daha çok suçluluk yaratır. İki cins de seksi aşktan
ayırabilirler.
Sonlar
Reddedilirse: Bunun üzerine (sıklıkla uzun sure dayandığı)
gerçek ve derinden, çoğunlukla yoğun, bir fiziksel acı duyar.
Gözle görülür şekilde daha çok fiziksel temasa ihtiyaç duyar
ve bunu arayabilir, başka herhangi bir şeye konsantre
olmakta güçlük çeker. Ancak, bir kere bitirmişlerse, bitmiştir.
Geçmiş bir ilişkiden ötürü acı çekiyorsa, önceki Duygusal
arkadaştan kurtulmak için (güvenli) bir Fizikel’e,için
yanaşacaktır. Dişiler eski ilişkiyi atlatıp tekrar incinebilir hale
gelene dek (güvenli) evli bir erkekle bile olabilirler. Tüm
enerjisini kariyere de verebilir.
İlişkiden çıktıklarında, Fizikseller genelde: (1) kendilerinde bir
“sorun” olduğunu hissederler, (2) yıllarca inkar eder halde
kalabilirler, ve (3) sonraki ilişki için oldukça seçici hale
gelebilirler.
Reddedilirse: Bunu duygularında yaşar (Fiziksel’de olduğu gibi
yüzeyde görülebilir değildir). İlkin inkar, sonrasında akıl ve
mantık ile baş eder. Geri çekilmeye ve bağını kopartmaya
çalışır. (Çatışma ve/veya suçluluktan kaçınarak) partnerini
kalmaya ikna etmek için kovalamamaya eğilim gösterir.
Reddedilmeyle daha kolay başa çıkar. Onu reddeden partnere
tutunup kalmama eğilimindedir.(Büyük ihtimalle kendi
hataları olduğunu hissetseler de) önceki partnerleri ile ilgili
neyi yanlış yaptıklarından emin değillerdir.
İlişkiden çıktıklarında, bir Duygusal genelde: (1) rahatlama
hisseder, (2) bir Fiziksel’e göre daha çabuk normale
dönecektir ve (3) arkasına yaslanıp sonraki ilişkinin onlara
gelmesini bekleme eğilimindedir.
DİĞER FAYDALI İPUÇLARI
FİZİKSELLER
DUYGUSALLAR
Başarılı İlişkiler İçin Bilmeniz Gerekenler
DUYGUSALLAR hakkında en çok neyi seviyorsunuz:
Bir Duygusal’ın mantığı ve aklı sizi kendine çekiyor.
Duygularınız ezici olmaya başladığında sizi doğru rotada
tutuyor. Duygusal ile beraberken genel anlamda
ayaklarınızın daha çok yere bastığını hissediyorsunuz. Eğer
erkek iseniz, kadın Duygusal’a olan ilginiz “duygusal
bağlamda zayıf” olduğunu ve sizin yakın ilginize ihtiyaç
duyduğunu hissetmenizden ötürü artıyor. Eğer kadın iseniz;
aile ve ilişki düşüncesi içerisindeyken bir Duygusal’ın
kariyerine odaklanmasını oldukça ilgi çekici buluyorsunuz.
FİZİKSELLER hakkında en çok neyi seviyorsunuz: Fizikselleri sıcak
ve sevgi dolu buluyorsunuz. Hisleriniz ile iletişime geçmenize
yardımcı oluyorlar. Çünkü bazen bir şekilde hislerinizle daha az
temas halinde olabiliyorsunuz ve hisleriniz konusunda daha fazla
güvensizleşebiliyorsunuz. FİZİKSELLER’in güçlü, emniyetli, bağıntılı
ve kendine güvenli olduklarını hissediyorsunuz. Fiziksel’in daha
fazla arkadaş ile temas halinde olması ve daha büyük sosyal
yaşantısı olmasından hoşlanıyorsunuz. Eğer erkek iseniz; genel
anlamda siz kariyerinize odaklanmışken, evinizi “çekip
çevirebilecek” olan bir Fiziksel sizi kendine çekiyor. Eğer kadın
iseniz, Fiziksel’in “hassaslığı”na kapılmaya eğilimlisiniz.
İlişkiye kattıklarınız: Siz Duygusal’ı içe kapanıklıktan ve iç
düşüncelerinden kurtarıyorsunuz. Duygusal’ın yaşamına daha
fazla sosyal etkileşim sağlıyorsunuz. Duygusal’ın hisleri ile daha
fazla iletişime geçmesine, vücudu ile iletişim kurmasına ve
temas kurmalarına ve başkalarına daha kolay güvenmelerine
yardımcı oluyorsunuz.
İlişkiye kattıklarınız: Siz Fiziksel’in daha çok kendine güvenli
hissetmesine yardımcı oluyorsunuz. Fiziksel’in tehdit altında
hissetmeden parlamasına izin verme konusunda rahatsınız veya
onlarla yarış halindesiniz. (Fiziksel partnerinizin sizin parıltınızı
çalmaya çalıştığını çok nadir düşünüyorsunuz)
Duygusal partneriniz ile başarının anahtarları: Duygusal’ın
kariyerini ve kişisel alan ihtiyacını destekleyin. “Yapışkan”
olma dürtünüze karşı koyun. Telefonu ilk kapatan olmaya ve
sarılmaları ilk bitiren olmaya çalışın.
Fiziksel partneriniz ile başarının anahtarları: Fiziksel’in
kendini rahatlatma, ilgi ve temas ihtiyacını destekleyin.
“uzak” veya “ilgisiz” olmamaya çalışın.
İlişki Zorluklarıyla Karşılaşıldığında
Genelikle ilişki sorunları şunlardan meydana gelir: Düşünen
partneriniz için fazla “müsait” olmaya başlıyorsunuz. “Tahmin
edilebilir” davranışlar sergiliyorsunuz veya Duygusal’ın ihtiyaç
ve önceliklerini anlamada eksiklik gösteriyorsunuz. Tehdit
edildiğinizde veya reddedildiğinizde, fazla ihtiyaç duyan,
yapışkan, güvensiz, sahip çıkan veya kıskanç birine
dönüşüyorsunuz. “çok çabuk” affediyorsunuz ki bu da
Duygusal’a zayıflık belirtisi olarak görünebiliyor. Duygusal’ı
temele yerleştiriyorsunuz bu da Duygusal’ın kontrol dışında
veya tuzağa düşürülmüş hissetmesine sebep olabiliyor.
Anlaşmazlık içerisindeyken yapılabilecekler: Sakin kalmaya
çalışın. Mümkün olduğu kadar çok mantık ve akıl kullanın.
Bir tohum ekin (Duygusal’ın sizin istediğinizi yapması için
mantıklı bir sebep bulmalısınız) ve Duygusal’ın tohumu
işlemesi ve yanıt vermesi için bekleyin. Unutmayın,
Duygusal tuzağa düşmüş gibi veya kontrolü kaybetmiş gibi
hissetmekten nefret eder. Çünkü, Duygusal kendi hisleri ile
bağlantıda olmayabilir. Bu onların “işleme” sürecinin biraz
daha uzun olmasına sebep olabilir. Reddedildiğinizi
hissettiğinizde “daha fazla uğraşmak”tan vazgeçin.
Duygusal’ın geri çekilmesini doğasının bir parçası olarak
görün, bir “reddediş” olarak değil.
Duygusal’ı suçlu hissettirmeye çalışmak için misilleme
taktikleri kullanmayın! Çünkü bu genelde geri teper ve
Duygusal’ın sizden daha da uzaklaşmasına sebep olur.
Genellikle ilişki sorunları şunlardan meydana gelir: Uzak
veya ilgisiz olmaya başlıyorsunuz. Fiziksel ile seksi veya
etkileşimi reddediyorsunuz Bu da Fiziksel’in reddedilme
korkusunu tetikliyor. Fiziksel’in ihtiyaçlarına ve önceliklerine
anlayış veya ilgi eksikliği gösteriyorsunuz. Soğuk veya ilgisiz
görünüşünüz ve/veya aşırı bir özgüvenin dışavurumunu
sergilemeniz “hissizlik” olarak algılanabilir ve Fiziksel’in
özsaygısını veya özgüvenini tehdit edebilir ya da aşındırabilir.
Anlaşmazlık içerisindeyken yapılabilecekler: Fiziksel’in
hislerini dinleyin ve doğrulayın. Duygu göstermesine saygı
gösterin. (Katılmak zorunda değilsiniz, sadece saygı duyun).
İlgi ve alakanızı ona özgürce sunun. Fiziksel, her ne kadar
bazen lüzumsuz görünse de, ne kadar önemli olduğunun ve
ona olan hislerinizin kendisine hatırlatılmasından hoşlanır.
Unutmayın, FİZİKSELLER hisleriyle oldukça bağıntılı
oldukları için, “aşırı tepki gösteriyorlar gibi görünebilir.
“Daha fazla denemelerine” sebep olan, bir reddediş olarak
algıladıkları geri çekilme dürtünüze karşı koyun.
Geri çekilme isteği duyduğunuz zaman, “üzerinde düşünmeye
ihtiyacınız olduğunu” anlatmaya çalışın ve ona geri
döneceğinizin garantisini verin.
“Cicim Ayları Dönemi”ni Uzatmak
Fiziksel ve Duygusal özellikleriniz ne
kadar çok sayıda olursa, daha çok sayıda
zıt özelliklere sahip kişilerin ilgisini çekme
olasılığınız da bir o kadar artar. Eğer
partneriniz de, siz de doğuştan gelen
eğilimlerinizin farkında değilseniz, bu
durum hoş olmayan “havai fişekler”e
sebep olabilir. Özelliklerinizin farkında
olmak davranışlarınızda farklı seçimler
yapabilme izni verir. (Özellikleri %50
Fiziksel %50 Duygusal olanlar, normal
olarak davranışlarında en büyük esnekliğe
sahiptirler.)
İlişkinin ilk dönemlerinde (cicim ayları), iki taraf da en iyi davranışlarını sergilerler. Bu
dönemlerde henüz reddedilme tehdidi hissetmeyen “Fiziksel”, “Duygusal” partnerinin
gözüne daha çok bir “Duygusal” gibi görünecektir. (rahatlamış, iddiasız, “geri adım
atmış”). Ve bir “Duygusal”, “Fiziksel” partnerinin gözüne daha çok bir Fiziksel gibi
görünecektir. (Şans eseri, bir Duygusal, uzmanlık alanında bir iş yaparken bir Fizikselmiş
gibi de görünebilir. Mesela sahneye çıkan bir şarkıcı...)
Fiziksel’in bilmediği şey; Duygusalların (kendilerinin aksine) aslında seks isteği ile ilgili
bir döngülerinin olduğudur. Duygusallar sekse ilişkinin başlarında hazırlardırlar ama bir
Fiziksel sekse ilişkinin başı sonu farketmeksizin her zaman hazırdır. Bir süre beraber
olduktan sonar ve birbirlerini daha sık gördükçe Fiziksel, Duygusal’ın “sekse kapalı”
günlerini bir “reddediş” zannederek yanlış yorumlamaya başlar (ki reddedilmek
Fiziksel’lerin en büyük korkularıdır), bu da Fiziksel’in Duygusal’ın geri çekilmesine sebep
olacak olan davranışlarda bulunmasını tetikler. (Duygusal’ın en büyük korkusu “kontrolü
kaybetmek” veya “ utanç duygusu” olduğu için). Güvensizlik bir Fiziksel’in libidosunu
uyarır.
Ne yazık ki, Fiziksel’in bu yanlış yorumlama (reddedildiğini zannetmesi) sonucunda
gireceği tutum, Duygusalı bir “soğuma” sürecine sokabilir. Fiziksel’in reddedilmeye karşı
gösterdiği otomatik davranışlar, Duygusal’ın vücudundan daha fazla uzaklaşmasına, seks
yapma günleri arasındaki süreyi uzatmasına, “reddedilen Fiziksel”i bir çok istenmeyen
davranışla eşleştirmesine sebep olur. Bu da negatif bir döngüye zemin hazırlar ki bu
durum Fiziksel’in durumu daha da “felaket” halinde yorumlamasına sebep olduğu için,
ilişki sarpa sarabilir. Bu yüzden Fiziksel ve Duygusal konseptinin davranış özelliklerinin
anlaşılması çok önemlidir. Bir başka deyişle; Fiziksel sıklıkla farkında olmadan Duygusal’ı
ilişkinin dışına itebilir. Bu önlenebilir bir yanlış anlaşılmadır.
ÇÖZÜM; Partnerinizi SİZİN ölçülerinize göre değerlendirmeyi bırakmaktır.
FİZİKSELLER’in biraz daha fazla DÜŞÜNMEYE ihtiyaçları vardır. Kendinize sorun:
“Onların oldukları gibi davranmalarına nasıl yardımcı olabilirim?” İlgi sizin üzerinizde
olmadığı zaman kızgın hissettiğiniz gerçeğini kabul etmelisiniz. Ve anlamalısınız ki kızgın,
incinmiş ve talepkâr davranarak probleme katkıda bulunursunuz. Bunları anlamak
ilişkinizde size çok yardımcı olacaktır.
Aynı zamanda, Duygusal sizin hissettiğiniz gibi her gün “hissetmez” ve bunı
“kişisel” algılamayın. Sizle ilgili bir şey değildir. Doğal davranışlarının sizi reddettikleri
anlamına geldiği düşüncesinden kendinizi kurtarmaya çalışın. Kendi davranışlarınızın,
partnerinizin sizi reddetmesine nasıl “yardımcı” olduğunu görün. Bir Duygusal’a
reddetmenin en küçük bir emaresiyle saldırmanın onlar için çok rahatsız edici olduğunu
anlayın.
Telefonu ilk kapatan kişi olma pratikleri yapın ve kucaklaşmaları arada bir ilk siz
bitirin. Hatta reddedilme korkunuzu hafifletmek için üstlerine gitmemeyi öğrenirken,
onların “açık” günlerini de not almaya başlarsınız. Partnerinizin size daha makul
davranışlarla arkadaşlık etmeye başladığını keşfettiğinizde ve “hazır” döngülerinin daha
çabuk geldiğini fark ettiğinizde şaşıracaksınız.
DUYGUSALLAR’ın biraz daha fazla HİSSETMEYE ihtiyaçları vardır. Kendinize sorun:
“Diğerlerine vermediğim nedir?” Kabul etmelisiniz ki, bir ilişkide zaman geçtikçe donuk ve
konuşkan olmayan biri gibi görünebiliyorsunuz ve bu tam olarak başlangıçta gösterdiğiniz
haliniz değil.
Fiziksel partnerinizin gözünde zaman zaman onu “reddediyor” gibi
göründüğünüzün farkında olamayabiliyorsunuz. Döngülerinizin partneriniz için problem
teşkil edebildiğinin farkına varmaya başlayın ve onlara aşk ve kabul ediş sunmaya biraz
daha fazla zaman ayırmayı deneyin. Bu onları daha rahat hissettirecektir ve bunun size
geri dönüşü de sizin kendinizi daha güvende hissettirmeniz şeklinde olacaktır.
Fiziksel partnerinizin hünerlerini kabullenin. Hayatınıza nasıl da güven verici
nitelikler kattığını görün. Onu takdir ettiğinizi hissettirin. Hayatınızda olmazsa onu (ve
hayatı daha keyif alınacak bir hale getirmek için yaptığı şeyleri) özleyeceğinizi söyleyin.
Bir Fiziksel’in genellikle bir “yalan detektörü” gibi olduğunun farkına varın ve
“yeterince hissetmiyorsanız” bunu size söyleyebileceğini unutmayın. Bu yüzden belki de
hislerinizi ona iletmek için ona sık sık sevecen notlar bırakmaya ve mesajlar göndermeye
başlamayı düşünmelisiniz. Unutmayın ki küçük şeyler bir Fiziksel’e aslında çok şey ifade
eder.
SAĞLIKLI VE TATMİNKAR BİR İLİŞKİ İÇİN 7 GEREKLİLİK
1. Ortak zevk
2. Ortak güven
3. Ortak saygı
4. İyi iletişim
5. İyi seks
6. Benzer ilgi alanları
7. Farklı ilgi alanları
Aynı Model İlişkileri
İKİ FİZİKSEL:
Bazı FİZİKSELLER bir başka Fiziksel ile yaşanabilecek, “ dolu dolu romantizm” ve “
yüksek dozda seksüel ilişki” düşüncesinin çekimine kapılabiliyorlar. Buna rağmen, iki
Fiziksel’in dahil olduğu ilişkilerde yaşam fazla dramatikleşebiliyor. (özellikle iki partnerin
de Fiziksel özelliklerinin yüksek olduğu durumlarda). İki Fiziksel’in de baskın taraf olmayı,
kazanan olmayı, sözü dinlenen olmayı, üstte olmayı, ilişkide lider olmayı istemesiyle
beraber çekişme şiddetli olabilir.
İki Fiziksel arasında yaşanan birçok ilişkide, bir taraf veya her iki taraf sonunda
dramadan yoruluyor ve ilişki kıvılcımını kaybediyor. Bu tip durumlarda da ilişki (en iyi
ihtimalde) platoniğe dönüşüyor.
Aynı zamanda, bazı Fiziksel-Fiziksel ilişkilerde, bir Fiziksel bazen Duygusal rolü
oynarlar (genellikle Fiziksel özellikleri daha az olan veya daha önceki ilişkilerinde bir
Duygusal tarafından acı verici bir şekilde reddedilmiş hisseden) ve sonunda kendilerine
karşı dürüst olmadıklarını hissederler. Duygusal rolünü oynayan kişi diğer Fiziksel’i bu
sebeple aslında farkında olmadan suçlayacaktır. Bu, büyük ölçüde, daha önceki başarısız
ilişkileri sebebiyle oluşan bir şartlanma sonucunda da olabilir.
Bazı iyi giden Fiziksel- Fiziksel ilişkileri aslında iki tarafta da Fiziksel özelliklerin
düşük yüzdeli olduğu ilişkilerdir. (Örneğin, iki partnerin de %60 oranlarında Fiziksel
olması) Aslında, tahmin edebileceğiniz gibi, hem Fiziksel hem Duygusal özelliklere
dengeli/eşit derecede (50/50) sahip olmaya daha yakın olan taraf ilişkideki davranış ve
seçimlerinde daha esnek olabilir.
İKİ DUYGUSAL:
Bazı DUYGUSALLAR, hareketli ama sosyal etkileşimlere ve duygulara muhtemelen
daha az önem verilen bir yaşam stiline eğilimlerin olduğu bir ilişki fikrine kapılabilirler.
Ancak bu ilişki, zengin bir duygusal iletişim olmadan, sosyal etkileşim eksikliğinden ve
düşük sıklıkta sex ve romantizm eksikliği sonucunda sıkıcı görünmeye daha az tatmin edici
olmaya başlayabilir. İki DUYGUSAL’ın dâhil olduğu ilişkide hayat eninde sonunda ağırbaşlı,
ciddi ve sıkıcı bir hale dönüşebilir. (özellikle partnerlerin Duygusal özelliklerinin yüksek
oranda olduğu ilişkilerde)
Aynı zamanda, bazı “Duyusal - Duygusal” ilişkilerinde genellikle “Duygusal” lardan biri
“Fiziksel” rolü oynar (genellikle Duygusal özellikleri daha az olan taraf) ve sonunda
kendilerine karşı dürüst olmadıklarını hissetmeye başlarlar. “Fiziksel” rolü oynayan taraf,
diğer Duygusal’ı, bilmeden bu durumdan ötürü suçlar. Bu, büyük ölçüde daha önceki
başarısız ilişkiler sebebiyle oluşan bir şartlanma sonucunda olabilir.
Duygusal-Duygusal arasındaki ilişkiler, aslında iki tarafın da Duygusal özelliklerinin daha
az olduğu ilişkilerdir. (Örneğin, iki partnerin de %60 oranlarında Duygusal olması). Aslında,
tahmin edebileceğiniz gibi, hem Fiziksel hem Duygusal özelliklere dengeli/eşit derecede
(50/50) sahip olmaya daha yakın olan taraf ilişkideki davranış ve seçimlerinde daha esnek
olabilir.
Genel olarak, kişisel yaşamlarında özelliklere eşit derecede ve dengeli sahip olan kişiler,
tüm alanlardaki seçimlerinde daha esnektirler. İyi haber ise: büyük farkındalık büyük
denge getirir.
“Fiziksel” ve “Duygusal” kişilik özellikleri ile
ilgili daha fazla bilgi almak istiyorsanız, bu
e-kitapta ele alınan konuların temelinin
dayandığı bu harika kitabı okuyun:
“Relationship Strategies”
Dr. John G. Kappas, Ph.D.
Önsöz: Florence Henderson
Başarılı bir ilişkiye sahip olabilmek
hayatlarımızın en önemli ve
birçoğuna göre de en zor boyutudur.
Bazı insanların diğerlerine göre
neden daha çok çabalıyor olduğu ve
neden bazı insanların ilişkilerde
diğerlerine göre daha başarılı
olduğu, davranış bilimlerinin
yanıtlamaya çalıştığı, muhtemelen
en önemli sorulardır.
40 seneden fazladır bilinçaltı ve Hipnoz ile ilgili çalışmalar yapan ve
Dr. John Kappas’ın kurduğu Hypnosis Motivation Institute, bu
kitapta şu soruların cevabını inceliyor: “İlişki modellerimizin ne
kadarı bilinçaltımız tarafından dikte ediliyor? İlişkilerdeki
davranışlarımızın ne kadarı çocukluktan itibaren programlanıyor?
Bilinçaltı zihnimiz, ilişkilerde kimi seçtiğimiz konusunda nasıl bir rol
oynuyor ve neden?”
İlişki Stratejileri, basitçe ve net bir şekilde bilinçaltı zihnimizin
ilişkilerimizde seçtiğimiz kişileri bize nasıl dikte ettiğini ve aynı
kalıpları defalarca niçin tekrar ettiğimizi su yüzüne çıkarıyor.
Kendimizin ve partnerimizin bu bilinçaltı özelliklerini tanımayı
öğrenmek, davranışları anlama, tahmin etme ve şekillendirmeyi
sağlar. Böylece bilinçaltı zihnin etkili güçleri, başarılı bir ilişki
yaratmak konusunda bize karşı olmak yerine bizim için çalışmaya
başlayabilir.
Hypnotistanbul.com: Hipnoz ile Kişisel Gelişim ve Bilinçaltı Motivasyon alanlarında çeşitli eğitim ve
uygulamalar sunmaktadır. Hipnoz ve Hipnoterapi hakkında çeşitli bilgilendirici makale ve videolar bulabileceğiniz
www.hypnotistanbul.com sitesi üzerinden irtibata geçerek kendinizde geliştirmek veya değiştirmek istediğiniz
konularda Hipnoz desteği de alabilirsiniz. Hipnozun kullanım alanları ve geniş bilgi için siteyi ziyaret ediniz.
Lütfen bu e-kitabı izinsiz kopyalamayınız, izinsiz paylaşmayınız.
Tüm hakları Hypnotistanbul.com ‘a aittir. Başka kaynaklardan ücretli veya ücretsiz dağıtıldığını tespit ederseniz lütfen
[email protected] adresine E-Posta ile bildiriniz.
Download

ücretsiz indir - Hypnotistanbul