İKİNCİL KAZANÇ
Geçmişte ve belki şimdi bizi üzen, canımızı
yakan birçok olay yaşarız ve yaşıyoruz.
Başkalarıyla ya da kendimizle ilişkimizde
aksayan taraflar zamanla bizde izler
bırakıyor. İzler zamanla silinmeye yüz tutsa
da beynimizde ki bir bölge bunları arsızca
depoluyor ve bilinçaltının hizmetine sunuyor.
Ve eğer bir mesele bilinçaltına havale
edildiyse, bilincin vay haline. Ne kadar
istesek
de
çağıramıyoruz
ve
yakalayamıyoruz. Tam da bu noktada
bastırmalar, yön değiştirmeler devreye giriyor.
Öncelikle bu acıdan veya bunaltı halinden kurtulmanın birinci aşaması devreye giriyor. Öfke
gösterileri, ani içe kapanmalar, hastalık hikâyelerinde artış, stresin bilinçli bilinçsiz
yönetilmeyişi, birincil kazanç olarak kullanılmaya başlanıyor. Bu aynı zamanda bu sıkıntılı
ruh halinden ve acıdan kurtulmanın en kestirme yolu. Hem bilincin dikkatini dağıtıp başka
yöne çekmek hem de çevreye mesaj vermek en önemli amaç.
Bundan sonra tam da anlatmak istediğim konuya geliyoruz. Tüm bu yön değiştirmeler ve
acıdan, travmatik kalıntılardan kurtulmak için yapılan çabalar kalıcı olmaya başlar ve kişinin
yaşam kalitesini olumsuz yönde değiştirir. İlgi ve dikkat, yapılan bu yanlış çözümlere ve
onların telafisine, tedavisine yoğunlaşır.
Kişi görünürde rahatsızdır ve bu yaşamını olumsuz etkileyen durumdan kurtulmak
istemektedir. Arkadaşlarından, ailesinden gelen yardım çabalarına hayır dememektedir. Hatta
uzun vadede profesyonel yardım da almaya başlayabilir. Ama bir türlü istenilen iyileşme,
rahatsız olunan durumdan kurtulma istenilen seviyede olmayacaktır. Çünkü vazgeçemeyeceği
kazanımları ve elde ettiği avantajlar söz konusudur.
Vaka Örnek: X askerde sosyal fobi tanısı ile RDM’ ye gönderilmiş ve takibi istenmiştir.
Görüşmeler ve uygulanabilecek yöntemler yapılandırılarak, çalışmalara başlanmıştır. Bu
çalışmalar 6 ay kadar devam etmiştir. Aynı zamanda ilaç tedavisi de sürdürülmüştür. Bilinç
düzeyinde bu durumlardan rahatsız olmasına rağmen iyileşme sağlanamamıştır. Pasif-agresif
tepkilerle, verilen ödevleri yerine getirmemiş ve sosyal ilişkilerden ısrarla uzak durmuştur. Öz
bakım becerileri zayıflamış ve haftalarca banyo yapmaktan kaçınmıştır. Tüm tedavi
çabalarına, istemesine rağmen eşlik edememiştir. Bu duruma depresyon da eklenmiş ve
intihar düşünceleri açıktan söylenmeye başlanmıştır. Aslında bu durum da ikincil kazançların
bir başka formunu andırmaktadır. Var olan çember sürekli birbirini beslerken ikincil
kazançlar zayıflayınca, yeni bir hamle bilinçaltı tarafından devreye sokulmuştur. İlerleyen
süreçte hastane penceresinde intihar girişiminde bulunmuş ve raporla erken terhis edilmiştir.
Sivil hayatında da buna benzer süreçler devam etmiştir. Yaşamsal tüm sorumluluklarından
kurtulmak için (iyileşmeyi istemesine rağmen) hastalığını ve kişisel özelliklerini kendi
aleyhine olsa bile kullanmaya devam etmektedir.
Örnekte görüldüğü gibi hastalıklar birincil kazanç olarak sisteme giriyor ve ikinci aşama
olarak da bu durumdan kurtulmama, geciktirme, tedaviye direnç de ikincil kazanç olarak
varlığını devam ettirtiyor.
Asıl düşündüğüm ve sormak istediğim şu: Biz yaşamımızda ne tür ikincil kazançlar
kullanıyoruz ve hangi yöntemlerle hangi kazanımlarımızı koruyoruz? Acaba sahip olduğumuz
bir özelliğimizi sahiplenirken neleri örtüyor ve nelerin devamını istiyoruz? Kime hangi
mesajları veriyor ve çevremizdekilere neleri tahakküm ediyoruz?
Düşünmeye değer. Hem kim kendini daha iyi tanımak istemez ki?
Download

İKİNCİL KAZANÇ