“Türkiye’de Süpermarket Düzeyinde Perakendeciliğin Sürdürülebilirlik Çerçevesinde
İncelenmesi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” projesi hakkında bilgi verir misiniz?
Rekabetin giderek artmakta olduğu günümüzde farklılık yaratmanın organizasyonlar
açısından önemli bir strateji tercihi olduğunu vurgulamanın gerekli olduğuna inanıyorum.
Bu bağlamda firmalar “finansal” faktörler yanında “sosyal” ve “çevresel” ölçütleri de
dikkate almak zorundadırlar. Bu yoğun rekabet ortamında tedarik zincirleri üzerinde
yönlendirici bir güce sahip olan perakendecilerin bu güçlerini giderek artırdıkları ve
“günümüz insan ihtiyaçları karşılanırken, gelecek kuşakların ihtiyaçlarının da göz önüne
alınması” olarak tanımlanan sürdürülebilirlik yaklaşımının başarısına büyük bir katkı
sağlama potansiyeline sahip oldukları açıktır. Böylelikle, sürdürülebilir kalkınma bir
yandan perakendeci işletmelere sürdürülebilir bir dünyanın oluşumuna katkıda bulunma
imkânı verecek, diğer yandan da ortaklar için yaratılan değeri, bir başka deyişle, şirketin
sürdürülebilir değerini arttıracaktır. Bu proje önerisi, ülkemizin süpermarket düzeyinde
perakendeci firmalarının “sürdürülebilir perakendecilik” uygulamalarına, sorunlarına ve
çözüm önerilerine yönelik yayımlanmış hiç bir araştırma bulunmaması sebebiyle bir alan
araştırmasının gerçekleştirilmesini içermektedir. Bu bağlamda, konuyla ilgili kabul edilmiş
ve taslak halindeki hukuksal mevzuatın incelenerek uygulama zorlukları belirlenecek,
anket ve mülakatlar sonucunda ortaya konulacak sürdürülebilir perakendecilik ile ilgili
sorunlara çözüm modelleri geliştirilerek sonuçlar ile önerilerin sektör temsilcileri,
akademisyenler, politika belirleyicileri ve uygulayıcılar ile paylaşılması sağlanacaktır.
Projeyle hedeflenen noktayı tarif eder misiniz?
2007’nin Ocak ayında başlayan ve iki sene içinde tamamlanması planlanan TÜBİTAK
destekli bu projeyle temel olarak şu 4 ana hedefe ulaşılması amaçlanmaktadır;
1.
Türkiye’de süpermarket düzeyinde perakendecilerin sürdürülebilirlik anlayışını
sürdürülebilirlik kavramının ulusal ve uluslar arası yazında yer alan tanımından
hareketle; “çevre”, “sosyal”
ve “ekonomik” boyutları çerçevesinde anketler ve
görüşmeler ile ortaya koyarak analiz etmek ve benimsemiş oldukları stratejileri,
gerçekleştirdikleri faaliyetleri ve karşı karşıya kaldıkları sorunları araştırarak sektörel
tabanda gereklilikleri saptamak,
2. Yasal düzenlemeler, toplum, ilgili perakendecilik sektörü ve firma ihtiyaçları göz
önünde bulundurarak yapılan saha araştırması sonucunda, sektörün sorunlarının
süpermarket düzeyinde sürdürülebilir perakendecilik çerçevesinde ortaya koymak ve
bu sorunların çözümü doğrultusunda kısa/uzun dönemli stratejiler belirleyerek
sektörel bazda uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmek,
3. Türkiye’de süpermarket düzeyinde perakende sektörü ya da firma tabanlı
“sürdürülebilirlik endeksleri” ni geliştirerek, perakendecilik sektörünün ve sektörde yer
alan firmaların sürdürülebilirlik performanslarını ölçmek,
4. Belirlenecek stratejiler ve çözüm önerileri doğrultusunda ihtiyaç duyulan insan
kaynakları altyapısını ortaya koymak ve perakendecilik eğitimine yönelik temel
paradigma değişikliklerini sergilemek
Projede kimler görev alacak ve nasıl bir iş bölümü uygulanacak? Projenin
tamamlanması ne kadar zaman alacak?
Projede yer alan araştırmacılar, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden öğretim üyeleri
Doç. Dr. İsmail Erol, Yrd. Doç. Dr. Derya Erel, Doç. Dr. Nigar Çakar, Doç. Dr. Ramazan
Sarı ve Yrd. Doç. Dr. Meltem Nurtanış Velioğlu ve Tübitak MAM Gıda Enstitüsü Müdür
Yardımcısı Mehmet Gökbörü Bahar’dır. Bu araştırmacı kadrosuna ek olarak yüksek lisans
öğrencilerimiz Eda Güleç ve Sibel Yıldız projede bursiyer olarak yer almaktadır.
Projemizin yürütücüsü benim ve araştırmacılar olarak iş yükünü bir arada omuzlamaya
gayret ediyoruz. Bursiyer öğrencilerimiz, projeye özellikle veri girişi ve analizi
aşamalarında katkı sağlamaktadırlar. Bunun dışında üniversitemiz Bilgi İşlem Dairesi
çalışanı Merve Erol proje web sayfamızın hazırlanması ve güncellenmesi faaliyetlerini
yürütmektedir. Proje web sayfamıza www.surdurulebilirlik.ibu.edu.tr adresinden
ulaşabilirsiniz. 2007 yılının Ocak ayında başlayan TÜBİTAK destekli bu projenin 2009 yılı
Ocak ayında tamamlanması öngörülmektedir.
Süpermarket düzeyinde perakendeciliğin sürdürülebilir kılınması için neler yapmak
gerekiyor? Projede bu amaca yönelik olarak ne tür faaliyetler gerçekleştirilecek?
Öncelikle, sektöre ilişkin mevcut sürdürülebilirlik performansının ölçülmesinde fayda
olduğunu düşünüyorum. Elimizde analiz yapabilecek verinin olmaması en büyük eksiklik
olarak görünüyor. Bu ölçüm, bir sürdürülebilirlik endeksi geliştirilerek yapılabilir ve
düzenli olarak tekrarlanmasında da fayda var. Böyle bir endeksin hazırlanması sürecinde
sürdürülebilirliğin çevre, sosyal ve ekonomik boyutlarını bir arada ele almak ve uygun
sürdürülebilirlik göstergelerinin saptanmasına da dikkat etmek gerekiyor. Bu bağlamda,
sektörün sorunlarını ortaya koymak ve bu sorunların sivil toplum örgütleri, firmalar, yasa
koyucular ve üniversiteler nezdinde tartışılması çok önemli. Düzenlenecek toplantı,
konferans ve çalıştaylarda sorunların derinlemesine ele alınması ve uygun yasal
düzenlemelerin ne olması gerektiğine karar verilmesi bir zorunluluk. Özetle, sektörün
sürdürülebilirlik performansının ortaya konulmasından sonra üç boyuta ilişkin sorunların
saptanması ve bu sorunların her biri için çözüm önerilerinin belirlenmesi ve mutlaka
ulaşılabilir sürdürülebilirlik hedeflerinin ortaya konulması gereklidir. Projemizde, biz
yukarıda belirtilenleri belli ölçülerde yapmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu
bağlamda, sektörün sürdürülebilirlik konusunda hangi aşamada olduğunu ortaya koyarak,
gelinen noktayı sayısal anlamda da belirleyeceğiz. Bulgularımızı, sektöre ilişkin tüm çıkar
gruplarıyla paylaşarak yapılması gerekenlerin neler olduğunu saptamaya çalışacağız. Şu
an projede gelinen nokta, sektörün sürdürülebilirlik performansını ortaya koyabileceğimiz
verilerin toplanması aşamasıdır. Bu doğrultuda kendi çabamız ve Per-Der ile bağlantıya
geçerek yaklaşık 40 bölgesel ve ulusal organize perakendeci ile bir araya gelme fırsatımız
oldu. Bu sayıyı artırabilmek çalışmanın doğru sonuçlar üretebilmesi açısından çok önemli.
Per-Der’e göstermiş oldukları yakın ilgi sebebi ile çok teşekkür ediyoruz. AMPD ile de bu
ay içerisinde görüşmeyi planlıyoruz. Onların da bu çalışmaya ilgi duyacaklarına eminiz.
Süpermarket düzeyinde perakende sektörünün sorunları nelerdir? Bu sorunların çözüm
yolları hakkında bilgi verir misiniz?
Biraz önceki soruya vermiş olduğum cevapta da belirttiğim gibi şu an için bu konuda çok
net konuşmak için erken. Şunu söyleyebilirim, sektörün geneli açısından düşünüldüğünde
daha önce sürdürülebilirlik konusunda herhangi bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle
sezgisel değerlendirmeler ortaya koymak çok doğru olmaz. Proje çalışmamızın veri
toplama ve analizi aşamaları yaklaşık olarak 3 aylık bir süre içerisinde tamamlanacak. Bu
aşamalar tamamlandığında net cevaplar vermek mümkün olacaktır. Aksi halde şimdi
söyleyeceklerimizin çok anlamlı olabileceğine inanmıyorum. Benzer şekilde, sorunların
neler olduğuna dair bilimsel veriye sahip değilseniz çözümlerin neler olabileceğini de
ortaya koyabilmek mümkün olmaz.
Süpermarket düzeyinde perakendeciliğin sürdürülebilir kılınması için ne tür yasal
tedbirler alınmalı? Devlete bu konuda ne tür görevler düşüyor?
Sürdürülebilirlik kavramının yaklaşık 20 senelik bir geçmişi var. Bu konuda farklı ülkeler
farklı düzeylerde duyarlılık göstererek yasal konularda düzenlemeler yapma yoluna
gittiler. Özelikle AB ülkelerinin bu konuda çok hassas olduklarını, elektrik/elektronik,
otomotiv, beyaz eşya vb. sektörlerde çevrenin korunması ve kurumsal sosyal sorumluluk
alanlarında gerekli mevzuatı kabul ederek uygulamaya geçtiklerini biliyoruz. Ülkemiz,
üzülerek söylüyorum, bu konuda daha emekleme aşamasında. Perakendecilik sektöründe
de durum farklı değil. Hala tartışılan ve özenle hazırlanarak kabul edilmesini arzu
ettiğimiz Perakendecilik Yasa Tasarı’sının üzerinde hassasiyetle durulması hakikaten çok
önemli. Bu tasarının hazırlık sürecinde hangi konuların tasarı kapsamına alınması ve bu
konuların nasıl düzenlenmesi gerektiği hususunda farklı görüşlerin söz konusu olduğunu
biliyoruz. Ben bu süreçte, sürdürülebilirlik anlayışının çevre, sosyal ve ekonomik
boyutlarıyla mutlaka değerlendirmeye alınması gerektiğine inanıyorum. Böyle olunca da,
üretimden, dağıtıma, tedarikçilerle olan ilişkilerden, tedarik zinciri yönetimine, satış
yönetiminden, müşteri ile olan ilişkilere, insan kaynakları yönetiminden rekabete ilişkin
konulara ve vergilendirme ve denetime kadar değişen birçok konunun da ele alınması söz
konusu olacaktır. Buna ek olarak, perakendecilik sektörünün fiziki anlamda ürün üreten
diğer sektörlerle olan ilişkisinin de değerlendirilmesinin gerekli olduğuna inanıyorum.
Sonuç itibariyle tabiî ki perakendecilik yasası her konuda bir düzenleme getiremeyebilir.
Özelikle satışı gerçekleştirilen ürünlerin geri kazanımı (geri dönüşüm, yeniden kullanım
vb.) konusunda diğer sektörlerle olan ilişkilerin düzenlenmesinin çok önemli olduğuna
inanıyorum. Kurulan 60. hükümetin Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Zafer Çağlayan’ın bu
konunun üzerine hassasiyetle gitmesi en büyük beklentimiz. Kendilerine bu konuda her
türlü desteği vereceğimizi belirtmek istiyorum.
Avrupa’da perakendeciliğin sürdürülebilir kılınmasına yönelik ne tür çalışmalar
yürütülüyor?
Öncelikle, perakendeciliğin sürdürülebilirlik boyutlarının neler olabileceğini ortaya
koymak üzere Birleşmiş Milletler Teknoloji, Endüstri ve Ekonomi Çevre Programı
Bölümü’nün, 2002 yılının Kasım ayında, içlerinde Wal-Mart, Metro, Tesco ve Carrefour
gibi büyük ölçekli perakendecilerin de katılımcı olarak yer aldığı, sürdürülebilir gelişme ve
bu doğrultuda perakende sektöründe yapılabileceklerin tartışıldığı bir toplantıyı
düzenlediğini belirtmek istiyorum. Bu toplantıda, küresel anlamda işbirliği, perakende
tedarik zincirlerinin denetiminin nasıl gerçekleştirilebileceği ve tüketici/sivil toplum
örgütlerinin katılımının nasıl artırılabileceği çözümlenmesi gereken temel sorunlar olarak
ortaya konulmuş, sürdürülebilir perakendecilik temel başlığı altında yer alması önerilen
yönetsel anlayışın “çevresel”, “sosyal” ve “ekonomik” boyutlarıyla ele alınması konusunda
görüş birliğine varılmıştır. Bunun dışında, İngiliz Perakendeciler Birliği (BRC)’nin 2001
yılında gerçekleştirdiği ve “Sürdürülebilir Perakendeciliğe Doğru” olarak isimlendirdiği
çalışması bizim için de ufuk açıcı olmuştur. Bu çalışmada, perakendeci firmaların karşı
karşıya kaldığı önemli sürdürülebilirlik göstergeleri belirlenmiş ve bunlara ilişkin
önerilerde bulunulmuştur. Bunun yanında, AB ve A.B.D menşeli birçok perakendeci
firmanın sürdürülebilirlik faaliyetlerine ilişkin raporlar hazırladıkları ve bu raporları web
sayfalarında ve çeşitli toplantılar yoluyla duyurduklarını görüyoruz. Son olarak, bu
perakendeci firmaların sürdürülebilirlik çerçevesinde yer aldıkları tedarik zincirlerini
oluşturan tüm paydaşlarına yönelik sürdürülebilirlik çalışmalarını yürüttüklerini
söyleyebilirim. Burada firmalar açısından dikkat edilmesi gereken ana husus şu dört
amaca aynı anda ulaşabilmektir: çevreye duyarlı olmak ve bu konuda gerekli hassasiyeti
göstermek; çalışanları ve tedarikçileri en önemli varlıklar olarak kabul etmek; müşterileri
her açıdan tatmin edebilmek ve sonuç olarak kar hedeflerine ulaşarak piyasa değerini en
çoklamak.
Süpermarket düzeyinde perakendeciliğin sürdürülebilir kılınması için üniversiteler ve
akademik çevrelere ne tür görevler düşüyor?
Üniversiteler yeni fikirlerin, yeni yönetim anlayışlarının, bir başka deyişle yeni iş yapma
biçimlerinin geliştirildiği bilgi üretim merkezleri olarak çalışmak durumundadır. Bu
bağlamda, ülkemizde sürdürülebilir büyüme özellikle perakendecilik sektöründe yeni bir
yönetim yaklaşımı olarak kabul edilmelidir. Sürdürülebilirlik kapsamında öncelikle
sektörün hangi noktada olduğuna ilişkin çalışmalara şiddetle ihtiyaç var. Buna yönelik bir
çalışmayı biz bahsi geçen proje altında yapmaya gayret ediyoruz. Yapılacak konferanslar
ve çalıştaylarla sektöre ait dernek yetkilileri ve üst düzey yöneticilerle bir araya gelerek
sürdürülebilir perakendecilik anlayışı tanıtılmalıdır. Buna ek olarak, sürdürülebilirlik
yaklaşımını özümsemiş yetişmiş insan kaynağına ihtiyaç olduğu açıktır. Bu bağlamda,
üniversitelerin ilgili bölümlerinde sürdürülebilirlik ve perakendecilik kapsamında yeni
dersler açarak veya farklı perakendecilik ağırlıklı yeni bölümler oluşturarak sektöre destek
sağlanmalıdır. Bununla birlikte şu husus unutulmamalıdır: sürdürülebilirlik anlayışı çok
disiplinli bir yapıyı beraberinde getirmektedir. Bu yüzden üniversitelerin, sosyal ve
mühendislik bilimlerinde hizmet veren fakültelerinin bir arada hareket etmesi bir
zorunluluktur. Son olarak şunu belirtmek istiyorum; bu konuda başarı sağlamak sadece
üniversitelerin çabaları ile söz konusu olamaz. Perakendecilik sektörünün, diğer
sektörlerin, sektörlere ilişkin sivil toplum örgütlerinin, tüketicilerin, üniversitelerin ve tabiî
ki yasa koyucu mekanizmaların ortak hareket etmesi büyük bir önem arz etmektedir.
Download

röportaj.