SAYFA 1
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
SON AYLARIN EN ÇOK KONUŞULAN GAZETESİ
Sondakika Gazetesi, son
Habercilik seviyesinin her geçen zamanların en çok ulusal gündemde yer alan gazetesi oldu
gün düştüğü dönemYaptığı röportajlar, özel haberler ve inlerde; Sondakika
celeme-araştırma yazılarıyla Ege Bölmedya sektöründe
Gazetesi, çıtayı yük- gesinin
ÖZEL
ÖZEL
amiral gemi olan ve ulusal
platformda
en
çok
seltmeyi ve son
HABER
HABER
konuşulan gazete olmayı başaran Sondönemlerin ulusal
dakika Gazetesi; “Teplatformda en çok
ofanis Gekas Röportajı” ve “Suat Kaya
konuşulan gazetesi Özel
Haberi” ile gündemdeki yerini koolmayı başardı
rudu. 15’te
www.sondakikagazetesi.com
Beni hiç
UNUTMA
İsrail'in saldırılarında yaralanan
ve İzmir'de tedavi altına alınan
Filistinli yaralılar, 20 ameliyat ve
630 tıbbi işlem sonrasında
sağlığına kavuştu. İzmir'deki 4
hastanede tedavi altına alınan
34 yaralıdan sağlığına kavuşan
30'u ülkelerine gönderildi.
İzmir Sağlık Müdürü Bediha
Türkyılmaz (solda),
Türkiye'de tedavi edilen Emane
isimli Filistinli
çocuğa,
havalimanında
uğurlarken
kolyesini
hediye
etti.
17 Kasım 2014 Pazartesi
Filistinli yaralıya
İzmirli kolyesi!
İsrail'in saldırılarında yaralanan ve İzmir'de sağlığına kavuşan
30 Filistinli ülkelerine gönderildi. İzmir Sağlık Müdürü Bediha
Türkyılmaz, "Duygu dolu anlar yaşadık. Hatta bir yaralıya boynumdaki kolyeyi verdim" şeklinde konuştu
AĞLAYA AĞLAYA UĞURLADIK
Filistinli yaralıları ülkelerine uğurlarken duygusal anların yaşandığını ifade eden İzmir Sağlık Müdürü,
Türkyılmaz, damar problemi yaşayan ve sırt üstü yatması hayati tehlike arzeden bir Filistinli çocuğun
iyileştikten sonra kendisiyle konuşamasa da
bakışlarıyla mutluluğunu gösterdiğini belirttti.
Müdür Türkyılmaz, "Gözleri adeta teşekkür ediyordu. Ben o anda kendimden birşey vermek istedim
ve boynumdaki kolyemi çıkarıp ona taktım. Çok
sevindi. Onun mutluluğu beni de çok mutlu etti" şeklinde konuştu.
TEK TEK TAKİP EDİYORUZ
Yaralılarla birlikte 36 refakatçinin de kentte ağırlandığını dile getiren Türkyılmaz, yaralılara 20 ameliyat, 630 tıbbi işlem yapıldığını kaydetti. Türkyılmaz,
"Sağlık Bakanlığımızın girişimiyle İzmir'e getirilen
yaralılara gereken tıbbi müdahale yapıldı ve sağlıklarına
kavuşturuldu. Şu anda 4 Filistinli yaralının tedavisi
sürüyor. Onların da tedavisi belli bir süreç gerektiriyor.
Kiminin fizik tedaviye ihtiyacı var kiminin ise bazı tedavi işlemleri yapılmış ancak ikinci işlem için süreye ihtiyacı var" diye konuştu.
devamı 16’da
EBSO'dan staj fırçası
dalar ve Borsalar Birliği’nin kadın girişimciler ve genç girişimciler programı başlattığını ifade eden
Yorgancılar, “20202030’lu yıllarda
Türkiye’nin son
derece iyi eğitim
almış 35- 55 yaş
kuşağı olacak. İşte o
kuşağın, ülkemizin
geleceği açısından
kadın, erkek demeden
sistemin içinde yer alması gerekiyor” dedi.
devamı 16’da
Aldırma Gönül ALDIRMA
ÖÖZZEELL
HHAABBEE
RR
Kadir
DEMİR
EL
Yolumuz bu kez, herkesin çok iyi bildiği, düğünlerde bile oyun
havası olarak çalınan, aslında acı ve çaresizliğin şiiri olan Sabahattin Ali’nin “Aldırma Gönül”ünün kaleme alındığı “Sinop’un Damı”na
düştü sevgili okuyucular. 2’de
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, işsizlikle mücadele konusunda
Türkiye'nin dünyaya örnek olduğunu
söyledi. Zeybekci, "Artık Avrupa'dan
bir farkımız kalmadı" dedi
İSTİHDAM HIZI TAM GAZ
İstihdam konusunda Türkiye'nin iyi bir
performans gösterdiğine dikkati çeken
Bakan Zeybekci, AB'de 2008 ekonomik
krizinin ardından yaklaşık 4,4 milyon kişinin işsiz kaldığını anımsatarak,
"Türkiye aynı dönemde istihdam
sayısını 7 milyon kişi artırarak dünyada
en hızlı istihdamını artırmada dünyada 1
numara oldu. 2014'de en son açıklanan
istatistiklere göre Türkiye'de iş gücü
hacmimiz 29 milyon 276 bin. Yani ben
çalışmak istiyorum diyen insan sayısı"
ifadesini kullandı. 4’te
Akpınar'a
tasarruf dersi
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar,
Türkiye’de işsizlik değil mesleksizlik sorunu bulunduğunu söyledi. Yorgancılar,
“Hata yapmaktan korkmayın. Yılmayın, sonunda başarı gelecektir” dedi
YAPMIŞ OLMAK İÇİN...
Yorgancılar, küçük- büyük iş ayrımı
yapmanın yanlışlığına
değindiği konuşmasında
“Staj yapmaya gelen
gençler, staj yaptı
kağıdını almaya odaklanıyor. Hedefiniz staj
değil, işi öğrenmek olsun. İşin büyüğü,
küçüğü olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Ne
olursa olsun, işinizi sevin”
diye konuştu. Girişimciliğin
geliştirilmesi konusunda Türkiye O-
Dünyanın 1
numarası olduk
Hem temizliyorlar
HEM KAZANDIRIYORLAR
Karabağlar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ilçede günlük 500 ton çöp topluyor. 480 bin nüfuslu İzmir’in en büyük
ilçesinde toplanan aylık 150 bin ton çöp plastik ve ambalaj
atıkları ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırılıyor. Çalışmalar
kapsamında son 7 aylık süreçte 24 bin ton kağıt, 7 bin 200
ton cam şişe ve 38 ton yağ atığı toplanarak ülke ekonomisine
geri kazandırıldı. Belediyenin Temizlik İşleri Müdürlüğü
ayrıca, ayda 150-160 kamyona yakın kullanılmayan ev
eşyasının da toplanıp ayrıştırılarak ihtiyaç sahiplerine yakacak olarak dağıtıldığını belirttiler. 14’te
İEÜ'den Manisa'ya
tam destek
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve İzmir Ekonomi
Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş ile Manisa
Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Coşkun
arasında Manisalı gençlerin aydınlık geleceği için protokol imzalandı
YÜZDE 15 İNDİRİM
Törende konuşan Başkan Demirtaş, “Manisa bizim en yakınımızda İzmir'le bütünleşmiş bir kent.
Üniversitemizde çok sayıda Manisalı öğrencimiz var. Geçtiğimiz
yıl YÖK'ün onayıyla İzmir Ticaret
Odası üyelerine yüzde 15 indirim
yapmıştık. Manisa Ticaret ve
Sanayi Odamızdan gelen isteği de
değerlendirdik. Manisalı
işadamlarının çocuklarına yüzde
15 indirim yapacağız. Manisa organize sanayi bölgeleriyle geleceğe götürecek öğrencileri
yetiştirmek istiyoruz. İzmir Manisa’yla güçlü, Manisa da İzmir’le
güçlü" dedi. 14’te
Eğitim hayatını akademik boyuta
taşıyarak yüksek lisans eğitimine
başlayan bu alanda ise tercihi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
olan Karşıyaka Belediye Başkanı
Hüseyin Mutlu Akpınar, İKÇÜ
Sürekli Eğitim Merkezi bünyesindeki derslerine başladı. 8’de
İşyeri sizden
destek bizden
TEŞEKKÜR
etti KAZANDI
Bayraklı Belediyesi Mali İşler Müdürlüğü, vatandaşların belediyeye yaptığı
tüm vergi-harç gibi ödemeleri gerçekleştirenlerin cep telefonlarına
mesaj göndererek hem
teşekkür ediyor hem de
hatırlatmada bulunuluyor. Başkan Karabağ
Bu yöntem sayesinde
vergi gelirinin
arttığını belirtti.
14
Denizli Büyükşehir Belediye
Başkanı Osman Zolan, dar gelirli
kadınların küçük sermayelerle işyeri kurmalarını sağlayan
Mikrokredi Ofisi için tüm imkanları seferber edeceklerini söyledi.
Zolan, "Sizler işyeri açacak
kardeşimizi bulun. Kimseye para
sıkıntısı yaşatmayacağız.
Bakanımız başta olmak üzere hep
beraber sizin için tüm imkanları
seferber edeceğiz" dedi. 10’da
Sabit İNCE yazdı
İSLAM KÖLELEŞTİRMENİN
ARACI MI? 8’de
>>
AhmetYAŞAR
SEZERBUZRUL
yazdı yazdı
Serap
GİRİŞİMCİLER
DÜNYA
LTD.ŞTİ
ORTAKLARININ
EKONOMİSİNİ 9’da
ALACAKLARI
KURTARABİLİR9’da
Mİ?
>>
>>
SAYFA 2
SIYAH MAVI
KIRMIZI SARI
17 Kasım 2014 Pazartesi
Aldırma Gönül Aldırma
Yolumuz bu kez, herkesin çok iyi bildiği, düğünlerde bile oyun havası olarak çalınan, aslında acı ve çaresizliğin şiiri olan
Sabahattin Ali’nin “Aldırma Gönül”ünün kaleme alındığı “Sinop’un Damı”na düştü sevgili okuyucular. Bugün size, gözyaşları
içerisinde gezdiğim, o küçücük taş zindanlara bir insanın nasıl sığdığına akıl erdiremediğim, Sinop Cezaevi’ni anlatacağım
Tarihi Sinop Kapalı Cezaevi,
Çok eskiden, kaçılması mümkün olmadığı
için "Anadolu'nun Alkatrazı" diye de anılan
ve 1999 yılında kapatılarak müzeye çevrilen,
uğruna birçok şiir ve şarkının yazıldığı, cezaevidir. Tarihi eskilere dayanan yapı birçok
film ve dizinin çekiminde kullanılmıştır.
Üç tarafı deniz olan ve tarihi kale duvarlarının içerisinde bulunan cezaevinin içinde
bulunduğu kale şeklindeki yapı yaklaşık
4000 yıl önce bölgenin hakimi olan
Gaskalılar tarafından yapılmıştır. Grek, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar
kendi dönemlerinde kaleyi korumuş ve
güçlendirmişlerdir. Kalenin1568 yılından bu
yana cezaevi olarak kullanıldığı bilinmektedir. Evliya Çelebi seyahatnamesinde bu zindandan şöyle bahsetmiştir; Büyük ve korkunç bir kaledir. 300 demir kapısı, dev gibi
gardiyanları, kolları demir parmaklıklara
bağlı ve her birinin bıyığından 10 adam asılır
nice azılı mahkumları vardır. Burçlarında
gardiyanlar ejderha gibi dolaşır. Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş
bile uçurtmazlar."
İç kalenin resmi olarak zindana dönüşmesi
ise 1887 yılında olmuştur. O dönem Sinop
Mutasarrıfı Veysel Paşa yeni binalarla birlikte
bir de hamam eklemiştir. 1939 yılında da
çocuk hapishanesi olarak kullanılmak üzere
bir bina daha yapılmıştır.
Kırım Hanı Devlet Giray, Ünlü Şair Sabahattin Ali, ünlü yazar Refik Hali Karay, Ahmet
Bedevi, Ruhi Su, Burhan Felek, Zekeriya
Sertel cezaevinde yatmış bazı tanınmış isimlerdir. Cezaevini anlatan şiirler Sabahattin Ali'nin kaleminden de çıkmış ve
bunlardan "Aldırma Gönül" popüler olmuştur. Cezaevinin nizamiye kapısından girip de
koğuşlara doğru ilerleyince, soğuk bir rüzgar, yani başımdan hızla geçen bir bıçak gibi
ürpertiyor beni. Çok geniş, yürümekle bitmeyecekmiş hissi veren avlunun sonuna
gelip, “Zindan”dan içeri girdiğimde ise, kör
olan gözlerim, ortama alışıncaya kadar, bambaşka bir ürperti daha yaşıyorum. Sanki bu
kez yanı başımdan hızla geçen bir bıçak
değil de kocaman bir kılıç. Gözlerim ortama
alışıp, kocaman taş duvarları görmeye
başladığımda ise, kimbilir kaç insanın boynuna geçtiğini üzülerek hissettiğim, duvara
çakılı zincirleri gördüm. Bu bölüm, adı
üstünde, sadece karanlık bir zindandı.
Büyük suç işlediği düşünülen ya da cezaevi
yöneticilerine
karşı duran kişilerin, bazen
ölünceye kadar
kaldığı yerdi.
İçeriden hiç
ışık yok,
sadece
kapısında
küçük bir delik
bulunuyor.
Zindanlarda
zaman zaman
yükselen deniz suyu nedeniyle ölen
mahkumlar
olduğu kulaktan kulağa
yayılan
hikayelerdenmiş. Aynı zamanda Sinop Cezaevi, işkenceleri kadar pala
bıyıklı gardiyanları ile de nam salmış. Bu
gardiyanlardan “pala” lakaplı biri şu anda rehber olarak gelen turistlere hizmet veriyormuş. Tarihi boyunca 2 kişi kaçabilmiş bu
hapishaneden. Biri ölü bulunmuş, diğeri de
sığındığı ev sahipleri tarafından, tekrar
hapishaneye teslim edilmiş. Ayrıca uzun bir
koridora bakan, küçük küçük penceresiz odalardan oluşan, disiplin hücrelerinde
geceleri, kedi büyüklüğünde fareler dolaşırmış. Deniz suyu seviyesi yükselince yatamazlar ayakta bellerine kadar su içinde,
farelerle mücadele ederek, su seviyesinin
alçalmasını beklerlermiş. Birçok yazar ve
şair ceza evinin tarihsel gelişimini anlatmış
ve edebiyata kazandırdığı ünlüleri tanıtmış,
ayrıca buranın ne denli dehşet verici bir
işkence evi olduğunu dile getirmişlerdir. Ferhan Şensoy’un “Pardon” filmi bu cezaevin-
ÖZEL
ÖZEL
HABER
HABER
Kadir DEMİREL
den çekilmiştir Sabahattin Ali'nin “ Aldırma
Gönül” şiirini yazdığı, dalgaların tüm duvarlarda yankı bulduğu, cezaevinde mahkum
eğer işkenceden ölmediyse nemden rutubetten çürüyerek, hasta olarak ölürlermiş. Cezaevinin 12 eylül döneminde de dehşet veren
işkencelere sahne olduğu konuşulmaktadır.
Fiziki işkencelerin yanı sıra, zaten beraber
yaşadıkları fareler nedeniyle de bambaşka
bir işkence yaşanmaktaymış. Hergün,
mahkumlara sadece bir parça ekmek verilir
ve mahkum hücrede kedi büyüklüğündeki
aç farelerle baş başa bırakılırmış. Mahkum
ekmeği yerse, fare de onu ısıracak, ekmeği
fareye verirse, kendisi aç kalmaya devam
edecek. Parmaklıkların arkasından içeriye
bakmanın bile ürkütücü olduğu, sayısız
işkence aletinin yanı sıra, sayısız hikayenin
barındığı, nice
hayatların
söndüğü bu
cezaevindeki
gezimiz, gerçekten içimi daraltmış, nefesim kesilmişti. Çocuk
koğuşunda ayrı
bir sızı duyuyor,
disiplin odalarında başka bir acı
hissediyordum.
Aslında
zannedildiği gibi
denizin içinde
değil, deniz dalgalarının duyulabildiği mesafede,
denizle arasında
cadde olan bir yerdi burası. Yakın zaman
kadar tinerci yuvasıymış. Canımı sıkan başka bir olay ise, böylesi bir tarihi cezaevini
gezen bazı ruhsuzların, duvarlara bilinçsiz,
şuursuz bir şekilde isim yazma yarışı içinde
olmalarıydı. Tarih bilincinden yoksun bu kişilerin yazdığı gereksiz yazılar beni çok
üzdü.
zincirlere bağlı olarak geceler geçiren, 20
santimetre karelik kapı deliğinden ekmek su
verilen, insanlığı unutulmuş mahkumların
yaşamış ve ölüp gitmiş olduklarını düşünmek, insanın içine hançer gibi saplanıyordu.
Burada yaşanan acılara sebep olan, işkence
ayıbını işleyenlerin isimleri elbette insanlığın
kara sayfalarında yerini alacaktır.
Ünlü şair Sabahattin Ali’nin yattığı koğuşun
duvarlarında asıl olan ünlü şiirleri, cezaevi
ziyaretinin en güzel anlarıymış gibi görünse
de, içimdeki acı sızı hiç dinmedi. Çocukluğumdan beri ezbere bildiğim şiiri şimdi
yazıldığı koğuşun içinde yüksek sesle okuyordum. Tüm ziyaretçiler bir anda duraksamış, şiiri dinliyorlardı.
Başın öne eğilmesin
aldırma gönül aldırma
ağladığın duyulmasın
aldırma gönül aldırma
dışarda deli dalgalar
gelir duvarları yalar
beni bu sesler oyalar
aldırma gönül aldırma
kurşun ata ata biter yollar gide gide biter
mapus yata yata biter aldırma gönül aldırma
görmek istersen denizi
yukarıya çevir yüzü
deniz gibidir gökyüzü
aldırma gönül aldırma...
Her bölümü, her koğuşu ayrı bir acı yaşatan
bu kalenin tüyler ürperten koridorlarında
gezdikçe ve tarihini öğrendikçe, içimdeki
hüzün çoğaldıkça çoğaldı. Yüzyıllar boyu
sadece 2 firar olayı yaşanan hapishane,
Sinop’un en güzel noktasında bulunuyor ancak yaşattığı acılar yürek dağlıyordu. Yüksek
kale duvarlarının içinde, onlarca bina, yüzlerce kapısıyla, unutulmaz işkence odalarıyla bir korku tüneli gibiydi. Nizamiye girişindeki zindanda o havayı soluyarak pranga ve
Yıl: 4. Sayı: 1103. 17 Kasım 2014 Pazartesi
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilciliği
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
17 Kasım
2014 Perşembe
Pazartesi
Şubat 2013
MHP’li Oktay Vural'ın en acı günü
MHP Grup Başkanvekili Oktay
Vural, dün hayatını kaybeden eşi Tuba
Vural'ın ardından gözyaşı döktü. Vural'ın eşi Tuba Vural için Kocatepe
Camii'nde ikindi namazının ardından
cenaze namazı kılındı.
Cenaze namazına Meclis Başkanı
Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç, Enerji Bakanı Taner
Yıldız, Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan,
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin
Canikli, MHP Genel Başkanı Devlet
Bahçeli, CHP Grup Başkanvekilleri
Akif Hamzaçebi, Engin Altay ile Lev-
ent Gök, AK Parti Grup Başkanvekili
Mahir Ünal ile çok sayıda vatandaş
katıldı.
Vural, cenaze namazı öncesi
taziyeleri kabul etti. Zaman zaman
gözyaşlarına hakim olamayan Oktay
Vural, cenaze namazı kılınırken de
gözyaşı döktü. Vural, tabut taşınırken
de ağladı. Vural, cenaze aracının
önüne oğluyla birlikte bindi. Cenaze
töreninin ardından Tuba Vural, Gölbaşı'nda toprağa verildi.
(CİHAN)
Terör mağduruna 22 bin
500 lira manevi tazminat
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu,
Ankara'daki Anafartalar Caddesi'nde
2007'de meydana gelen patlamada ağır
yaralanan Aydın Bedir ile eşi ve kızına
toplam 22 bin 500 lira manevi tazminat verilmesine ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesi
kararını onadı. Davacı Aydın Bedir, 22 Mayıs
2007'deki terör eylemi sonucunda ağır
biçimde yaralandı. Hastanede 19 gün yatarak tedavi gören Bedir, vücudunda yüzde
74.5 oranında fonksiyon kaybı olduğuna ilişkin sağlık raporu aldı. Ankara Valiliği Zarar
Tespit Komisyonu Başkanlığının değerlendirmesi sonucunda, 5233 sayılı Terör ve
Terörle Mücadeleden Doğan Zararların
Karşılanması Hakkında Kanun ve ilgili
yönetmelikler uyarınca Aralık 2007'de Bedir'e 15 bin 230 lira 25 kuruş nakdi tazminat
ödendi ve Bedir'den sulhname alındı. Ancak Bedir, daha sonra idareye başvurarak,
"sadece maddi zararının tazmin edildiğini"
kaydetti ve manevi zararının da giderilmesini istedi. İdareden yanıt alamaması üzerine
Bedir, eşi ve kızı ile birlikte avukatları Ufuk
Sarıoğlu aracılığıyla Ankara 2. İdare
Mahkemesine dava açarak, toplam 27 bin
500 lira manevi tazminat talep etti.
Mahkeme, yargılama sonucunda, "idarenin
hizmet kusuru saptanamamakla birlikte
meydana gelen zararın sosyal risk ilkesi uyarınca tazmini gerektiğini" kararlaştırdı ve
davayı kısmen kabul ederek, davacılara
toplam 22 bin 500 lira ödenmesine karar
verdi.
Danıştay, kararı bozdu
Kararın temyiz incelemesini yapan Danıştay
10. Dairesi ise yerel mahkemenin kararını
bozdu. Bozma kararında, saldırı öncesinde
idarede eylemle ilgili ihbar ya da istihbari
bilgi bulunmadığı, hazırlık soruşturmasının
ise eylemi gerçekleştiren terör örgütü mensubunun olay sırasında ölmesi nedeniyle
takipsizlik kararıyla sonuçlandığı belirtilerek, Bedir'in zararında, idarenin kusur veya
kusursuz sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir işlem ve eylemin bulunmadığı, bu
sebeple manevi tazminat isteminin kısmen
kabulü kararının isabetli olmadığı ifade edildi. Ankara 2. İdare Mahkemesinin önceki
kararında direnmesi üzerine karar, Danıştay
İdari Dava Daireleri Kuruluna geldi. Kurul,
inceleme sonucunda, Bedir ailesine toplam
22 bin 500 lira manevi tazminatın, idareye
başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal
faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kararı onadı. Kurulun kararında, kamusal faaliyetler
sonucunda, idare ile bireyler arasında
bireyler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasının, maddi zararlar
yanında manevi zararların da idarece tazmin
edilmesinin, idarenin hukuki sorumluluğu
olduğu ifade edilerek, "İdare, Anayasamızın
125. maddesinde de belirtildiği üzere, kural
olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle
yükümlü olup, idari eylem ve/veya
işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları
içerisinde, hizmet kusuru
veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği
tazmin edilmektedir.
Bunun yanında, idarenin faaliyet
alanıyla ilgili, önlemekle yükümlü
olduğu halde
önleyemediği birtakım zararları da
nedensellik bağı
aramadan tazmin
etmesi gerekmektedir" denildi.
-"Hakkaniyet gereği..."
Terör eylemlerinin devlete
yönelik olduğu, anayasal
düzeni yıkmayı amaçladığı, bu tür
olaylarda zarar gören kişi ve kuruluşlara
karşı kişisel husumetten kaynaklanmadığı
kaydedilen dilekçede, şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Sözü edilen olaylar nedeniyle zarara uğrayan kişiler, kendi kusur
ve eylemleri sonucu değil, toplumun bir
bireyi olmaları nedeniyle zarar görmektedirler. Belirtilen şekilde ortaya çıkan zararların ise özel ve olağandışı nitelikleri dikkate
alınıp, terör olaylarını önlemekle
yükümlü olduğu halde
önleyemeyen idarece,
sosyal risk ilkesine
göre, topluma pay
edilmesi suretiyle
tazmini hakkaniyet
gereği olup,
sosyal devlet ilkesine de uygun
düşecektir."
Terör olaylarından zarar görenlerin, maddi zararlarının karşılanmasına yönelik
sulhname imzalamalarının, manevi
zararlarının tazmini istemiyle dava açmalarına
engel teşkil etmediği belirtilen kararda, bu sebeplerle 22 bin
500 lira manevi tazminatın, Bedir ailesine, idareye başvuru tarihi 15 Ağustos 2008'den
itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine hukuki isabetsizlik görülmediği bildirildi. (AA)
Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu, Ankara'daki Anafartalar Caddesi'nde
2007'de meydana gelen patlamada ağır yaralanan Aydın Bedir
ile eşi ve kızına toplam 22 bin
500 lira manevi tazminat verilmesine ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesi
kararını onadı
13 bin 510
kişi iş kazası
kurbanı
TŞOF: 9 ayda 2
bin 709 kişi öldü
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu
(TŞOF) Başkanı ve TESK Genel Başkan Vekili
Fevzi Apaydın, trafik kazalarının artmasında en
büyük sebebinin sürücülerin trafik kurallarına uymaması olduğunu belirterek, "Yılın ilk 9 ayında meydana gelen kazalarda 2 bin 709 kişi öldü.” dedi. Fevzi
Apaydın yazılı açıklamasında, “Yolların alt yapısı
geliştirilse de bölünmüş yollar yapılsa da trafik
cezaları artırılırsa da kazaların önüne geçilmiyor.
Kazaların önüne ancak eğitim ve denetimlerin artırılması ile geçilmesi mümkün olur." dedi. 2014 yılının
ilk 9 ayında meydana gelen trafik kazalarında 2013
yılının aynı dönemine göre yeterli olmasa da ölü
sayısının azalma gösterdiğini kaydeden Apaydın, şu
rakamları verdi: "2013 yılının ilk 9 ayında 278 bin
752 kaza meydana gelirken, 2014 yılının ilk 9 ayında
bu sayı 279 bin 215’e çıktı. 2013 yılının ilk 9 ayında
meydana gelen trafik kazalarında 2 bin 769 kişi hayatını kaybederken, 208 bin 222 kişi yaralandı. 2014
yılının ilk 9 ayında trafik kazalarında ölenlerin sayısı
bir önceki döneme göre 60 kişi azalarak 2 bin 709 kişi olmuştur."
"GİZLİ KAYBIMIZ DAHA BÜYÜK"
Yayınlanan kaza istatistiklerinde ölü ve yaralı
sayısının kaza yerinde yapılan tespitlere göre derlendiğini belirten Apaydın, "Açıklanan ölü ve yaralı
sayıları olay yerinde tespit edilen rakamlardır. Asıl
göz ardı edilen yaralı olarak olay yerinde kayıt
edildikten sonra hastanelerde hayatını kaybedenler ve
engelli olarak hayatını sürdürmek zorunda kalan
vatandaşlarımızın sayısıdır. Sağlık Bakanlığının verilerine göre yaralı olarak hastanelerimizin acil servislerine gelip hayatını kaybedenlerin oranı yüzde 30’u
buluyor. 2014 yılının ilk 9 ayında meydana gelen
trafik kazalarında yaralananların sayısı ise bir önceki
yıla göre 6 bin 55 yaralı artışıyla 214 bin 277 kişi olarak gerçekleşti. Buna göre 64 bin kişi daha ölüyor
veya sakat kalıyor. Uyarılarımıza dikkat edin çünkü
kaybettiğimiz hayatların telafisi yok." dedi.
"KIŞ MEVSİMİNE GİRMEK ÜZEREYİZ ÖNLEMİNİZİ ALIN"
Bilhassa kış aylarındaki kazaların tek taraflı olan
kazalar olduğunu söyleyen Apaydın, "Bu kazalar direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesi sonucu meydana geliyor. Kışın meydana gelen kazaların nedenine baktığımızda, buzlanma ve yol durumuna göre
önlem almamaktan, araçlarımızı kışa hazırlanmamaktan doğan kazalardır. Bunun için araç lastiğinden, zincirine, fren, direksiyon, şanzıman, diferansiyeli ile motorun yağ bakımı yapılmalıdır. Ayrıca,
akülere asit, radyatörlere ise antifriz konulmalıdır.
(CİHAN)
Manisa Soma'da 301 işçinin maden
faciasında hayatını kaybetmesi,
ardından Karaman'da 18 işçinin yeraltında kalması, Türkiye'de iş
kazalarını gündemin birinci sırasına
yerleştirdi.
Gaz sıkışmasına bağlı
patlama okulun duvarlarını yıktı
İyiki öğrenci yoktu
Antalya'nın Manavgat ilçesinde
Milli Egemenlik Ortaokulu'nun
anaokulu bölümünde gaz sıkışmasına
bağlı patlama meydana geldi. Patlamada okul kantincisi Hasan Durşah
yaralandı. Yüzünde yanıklar oluşan
kantinci, önce Manavgat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı; yüzünde ve
vücudundan dördüncü derece yanık
oluşumundan dolayı Antalya Eğitim
ve Araştırma Merkezi Hastanesi
Yanık Ünitesi Bölümü'ne sevk edildi.
Milli Egemenlik Ortaokulu'nun 2 katlı
anaokulunda saat 11.30 sularında
meydana gelen patlama sonrası, okulun duvarları yıkılarak içindeki
eşyalar dışarı savruldu. Okul kanti-
ncisi Hasan Durşah'ın, kantinde temizlik yapmaya geldiği, okulun elektik
kontağını açmasıyla birlikte gaz sıkışmasına bağlı patlama olduğu
kaydedildi.
Patlama sonrası muhtemel yangın
oluşumuna karşı Antalya Büyükşehir
Belediyesi itfaiye araçları olay yerine
sevk edildi. Manavgat İlçe Emniyet
Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Ekipleri, okul çevresinde tüp patlaması
tehlikesine karşı geniş çaplı önlem
aldı. Yeni bir patlama olmaması için
kantin içindeki tüpler, patlama
alanının dışına çıkarıldı. Patlamaya
bağlı okulda bulunan bir aracın cam-
ları kırıldığı görüldü. Manavgat Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu,
Belediye Başkanı Şükrü Sözen, Manavgat İlçe Emniyet Müdürü Ercan İlhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü
Muammer Sarıdemir, Ziraat Odası
Başkanı Rasim Metin, Ticaret ve
Sanayi Odası Başkanı Ahmet Boztaş,
öğretmenler ve öğrenci velileri okula
geldi. Öğrenci velileri, patlamanın
pazar gün olmasının bir şans
olduğunu ifade etti. İki yıl önce eski
MATSO Başkanı Dr. Şükrü Vural
tarafından yaptırılan anaokulunda 4
sınıfın olduğu, 100 birinci sınıfın
eğitim gördüğü kaydedildi.
(CİHAN)
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın verilerine göre, 2002-2013
yılları arasında iş kazası geçiren
toplam sigortalı sayısı 1 milyon 921
bin kişi. Bu kazalarda ölen toplam
sigortalı sayısı ise 13 bin 510 kişi. En
fazla iş kazası 191 bin 247 kişi ile
2013 yılında olurken, en fazla iş
kazası sonucu sigortalı işçinin öldüğü
yıl ise bin 700 kişi ile 2011 yılı oldu.
İş göremezlik raporu alan başhekim
onaylı kişi sayısı 2002-2014 yılları
arasında 15 milyon 519 bin 496 kişi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik, CHP Genel Başkan
Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili
Sezgin Tanrıkulu'nun iş kazalarına ilişkin soru önergesine cevap verdi.
Bakan Çelik, "2013 yılı verileri geçici
rakamlar olup, 2014 yılı verileri
henüz derlenme aşamasında
olduğundan verilememiştir. 2012 ve
öncesi yıllarda kurum kayıtlarına
giren ve işlemi tamamlanan vakalar
iş kazası geçiren sigortalı sayısı olarak alınmakta idi. 2013 yılı verileri
tüm iş kazası geçiren sigortalıları
içermektedir." dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın verilerine göre; iş göremezlik
raporu alan başhekim onaylı kişi
sayısı, 2002-2014 yılları arasında 15
milyon 519 bin 496 kişi oldu. 20122014 yılları arası tersanelerde
gerçekleşen iş kazası sayısı 605 olarak gerçekleşti. 2012 öncesi tablolarda veriler iş kazası bazlı değil kişi
bazlı tutuluyor. 2002-2014 yılları
arası tersanelerde gerçekleşen iş
kazalarında hayatını kaybeden işçi
sayısı ise 19 oldu.
(CİHAN)
Ekonomi Bakanı Zeybekci,"Türkiye olarak 'ekonomik ortaklık temeline oturmayan hiçbir siyasi, politik ve askeri hedef gerçekleştirilebilir değildir' diyoruz.
Sağlıklı ve sürdürülebilir de değildir. Onun için dostlarımıza gelin sizinle
ekonomik ortak olalım, geri kalan her şey olur, geriye kalan her şey çözülür"dedi
,MHRHJSV4UMUROVS<ULV.TKETMASBV56IPMSKTVHQUPUM
3TMHRHJSMVHPLUMQOMVLTJTQSRTVHLFPJUKURV<S;ESPVGSKUGSBV8HQS7
LSMV?TVUGMTPSV<TNT:V>TP;[email protected]=
[email protected][email protected]=VRFRVS;SR
NHGLQUPOJOCUV>TQSRVGSCSRQTVTMHRHJSMVHPLUMVHQUQOJBV>TPS
MUQURV<TPVDTKVHQFPBV>TPSKTVMUQURV<TPVDTKV;9CIQIP5VNTNS=
[email protected]
56IPMSKTV?TV"IRKUV,MHRHJSGSRNTMSVHRVTQSDJTQTPV?T
[email protected]
UNUJQUPOROVGHRVTMHRHJSMV>TQSDJTQTPV<UMMORNUVESQ>SQTRNSP7
NS=,R:QUGKHRFRV6IPMSKT3RSRV9RATQSMQSVMHRFQUPORNURVESPSV<U7
QSRTV>[email protected]:UNTVTNTRV.TKETMASBV6IPMSKT3NTVEIKIJTRSRB
SGLS<NUJORBVIPTLSJVUPLODORORV?TVS<PUAULORVNU<UV9RTJQS
[email protected]=4UMURV.TKETMASBVTR:QUGKHRFRVLUQTESR
UPCNURV:[email protected]@[email protected]
URQULUPUMBVDFRQUPOVMUKNTLLS%54FRNURVNHQUKOV;9CIJVUPCO
UPLOPJUM=V0PCOVUPLOPJUMVNTJTMVEIKIJTMBVIPTLJTMBVKULOPOJ
?TVSGLS<NUJVNTJTM=V([email protected]
JURVTR:QUGKHRQUVMUQOAOVESPVDTMSQNTVJI7
AUNTQTVTNTPGSRSC=V,R:QUGKHRQUVUASQVJI7
AUNTQTVTLJTRSRVKHQFV:SKUL
8HQSLSMUQUPOKQUBVKURSV8SKUGUKO
KU?UDQULJUMBV8SKUGUNURV8UPUKOVESPUC
;TMJTMLSP=V4FVNUVESPVK9RLTJNSP=V07
[email protected]
ULTDVNIDIPIAIVSQU;V?TPJTMVHQUPUM
>9PIKHPFC=5.TKETMASBV4UDEUMURV0<7
JTLV"[email protected];[email protected]
8QUROKQUVTR:QUGKHRQUVJIAUNTQTNTVKTRSVESP
EHKFLUV>T;[email protected]?FRNF=
6IPMSKT3RSRV!23QSVKOQQUPNUMSV>SES
+B'VJSQKUPVNHQUPQOMVNOD
LSAUPTLV<UAJSVHQURVESP
[email protected]:UNT
TNTRV.TKETMASBVG9C7
QTPSRSVD9KQTVGIPNIPNI%
56IPMSKTVEF>IRV'22
JSQKUPVNHQUPU
KUMQUDURVNODVLSAUPTL
<UAJSVHQURVESPVIQMT=
6IPMSKTVUPLOM
EUDQUPORUVRTVKU8UAUM
NSKTVETMQTKTATMV?T
HPUNUVRUGOQVDTMSQVUQU7
AUMVNSKTVETMQTKTRVESP
[email protected]=V6IPMSKT
UPLOMVGLPULT#SMVHPLUMB
JILLT:SMBVIGLVNICTK
NHGL=V6IPMSKTVHQUPUM
3TMHRHJSMVHPLUMQOMVLTJTQSRTVHLFPJUKURV<S;ESPVGSKUGSBV8HQS7
LSMV?TVUGMTPSV<TNT:V>TP;[email protected]@QOMQOV?T
[email protected]=VRFRVS;SRVNHGLQUPOJOCUV>TQSR
GSCSRQTVTMHRHJSMVHPLUMVHQUQOJBV>TPSVMUQURV<TPVDTKVHQFPB
>TPSKTVMUQURV<TPVDTKV;9CIQIPVNSKHPFC=56SAUPTLSRV9RIRNTMS
TR>TQQTPSVMUQNOPJUKOBVGTPLS:SMUGKHRQUPV?TVUMPTNSLUGKHRQUPQU
SQ>SQSVEILIRV8PHEQTJQTPSV12/+VGHRFRUVMUNUPV;9CJTKSV<TNT7
:QTNSMQTPSRSVURQULURV.TKETMASBV5FGKUVSQTV*'VJSQKUPVNHQUP
GT?SKTGSRNTVHQURVNODVLSAUPTLV<UAJSJSCSRV<TNT:SVDFVURNUV/22
JSQKUPVNHQUPNOP5VNTNS=4UMURV.TKETMASBV6IPMSKT3RSR
[email protected]@[email protected]:U7
GHRAF5VHQUPUMV<[email protected]?FP>FQUKUPUMB
DFRQUPOVG9KQTNS%5$TP<FJV(GJTLV(R9RI3RIRBV3-TRSVESPVNIRKU
MFPFQFPBV6IPMSKTVHVNIRKUNUVKTPSRSVUQOP3VVG9CIVHVN9RTJNT
;HMVSNNSUQOVESPVG9CNIPBVESPSQTPSV;HMV9RTJQSVESPVJTGU#NOP=V4SC
9KQTVNTJSKHPFCBVESCVKTRSVESPVNIRKUVMFPFQFPMTRV6IPMSKTVH
NIRKUKOVMFPURQUPNURVHQFPVNSKHPFC=VIRMIVURAUMV9KQTVKU7
[email protected]:[email protected]:KUNOP=V,LPU:OJOCU
[email protected]@PU:KUJOCQUVETPUETPVESC7
SJVICTPSJSCTVKIMQTRJSDVHQURVSRUROQJUCVJSGKHRQUP
?UPNOP=56IPMSKT3RSRVTMHRHJSNTV>TQTATMV<TNT:QTPSRNTR
EU<GTNTRV.TKETMASBVD9KQTVNT?UJVTLLS%54SCV>TQTATMQTVSQ7
>SQSVTRTP#SVMUKRUMQUPOROBV<UJVJUNNTV?TVUPUVJUQ
S<LSKU;QUPOROVGIPNIPTESQSPVDTMSQNTV>UPURLSVUQLORUVUQURVESP
IQMTVHQJUMVCHPFRNUKOC=V0KPOAUVLIMTLSJ
UQODMURQOMQUPOROV?TVLIMTLSJVMUESQSKTLQTPSRSVETQSPQTKTRB
[email protected]<UMSJVHQURV?TVHR7
QUPUV<IMJTNTRVESPVIQMTVHQJUMVCHPFRNUKOC=
4FRQUPOVKU8JUMVS;SRV6IPMSKT
DFVURNUVESPVN9RIDIJ
>T;SPJ7
TKT
NT?UJVTNSK7
HP=56IPMSKT3RSRV1221VKOQORNU
LH8QUJV>TQSPSRSRV1*2VJSQKUPVNHQUP7
NURV!11VJSQKUPVNHQUPUV;OMUPUMV*=&
[email protected]<ULOPQULURV.TKETMASB
6IPMSKT3RSRVNIRKUNUV/3RASVEIKIM
TMHRHJSV<UQSRTV>[email protected]
URQULLO=.TKETMASBVGULORVUQJUV>IAI
MULGUKOGORORVNUV'1VJSQKUP
NHQUPNURV/B+VLPSQKHRVNHQUPU
[email protected]>TLSPTPTMB
[email protected]
CUJURVHVUPLOMV<[email protected];IRMIVESCVHRUVFQUDLOM=V4FRQUP
[email protected]@SQ=V"IRKUV4URMUGORORBV$7
3RSRV?TVFQFGQUPUPUGOVMPTNSVMFPFQFDQUPORORV6IPMSKTVSQT
[email protected]=V12/*VKOQORNUV6IPMSKTVGULOR
UQJUV>IAIV8UPSLTGSRTV>9PTVNTVNIRKUNUV/&3RAOVHQNF5VNSKT
MHRFDLF=6IPMSKT3RSRV/1VKOQNURVETPSVIGLVIGLTVHPLUQUJUVKICNT
[email protected]?FP>FQUKURV.TKETMASVD9KQTVNT7
?UJVTLLS%56IPMSKT3RSRVE9KQTVESPVEIKIJTKQTVNIRKUNU
>TQSDJTMLTVHQURVIQMTQTPVS;SRNTVKTPVUQOKHP=V4IKIJTV<OCO
SLSEUPSKQTVTRV<OCQOV>PF8=V6IPMSKTVS<PUAULOROVTRV:UCQUVUPLOPUR
IQMTQTPVS;SRNTV*3IRAIVGOPUNU=V-URVTMHRHJSMVEIKIMQIMQTP
URQUJORNUVG9KQTJSKHPFJVUJUVEIKIJTV<OCOVURQUJORNU
NIRKUNUVESCVSQMVI;QTPNTKSC=V6IPMSKT3NTVMSDSVEUDORUVNIDTR
JSQQSV>TQSPV*VESRV+ 1VNHQUPNURV/2VESRV!21VNHQUPUVFQUDLO=
6IPMSKT3RSRVEILIRVEFV>[email protected]:U<V?TV>TQSP
[email protected];HMVEIKIM
[email protected]=54ILIRVEFV>TQSDJTQTPSR
KURORNUV6IPMSKT3RSRVTMHRHJSMVURQUJNUV0?PF7
[email protected]@ORO
MUKNTNTRV.TKETMASBV504VIKTGSV1!VIQMTVS;SRNTMS
ESP;[email protected]@OVMPSLTPQTPNT
[email protected]=V(DV>[email protected]
6IPMSKTVSGLS<NUJV<UAJSRNTMSVTRVKIMGTMVGT7
?SKTKTV;OMLO=V12/+3NTVTRVGHRVU;OMQURURVSGLULSG7
LSMQTPTV>9PTV6IPMSKT3NTVSDV>IAIV<UAJSJSCV1
JSQKHRV1&VESR=V-URSVETRV;UQODJUMVSGLSKHPFJ
NSKTRVSRGURVGUKOGO5VDTMQSRNTVMHRFDLF=(GLS<NUJ
MHRFGFRNUV6IPMSKT3RSRVSKSVESPV8TP:HPJURG
>[email protected];TMTRV4UMURV.TKETMASBV043NT
122!VTMHRHJSMVMPSCSRSRVUPNORNURVKUMQUDOMV+B+VJS7
[email protected]
UKROVN9RTJNTVSGLS<NUJVGUKOGOROVVJSQKHRVMSDS
UPLOPUPUMVNIRKUNUVTRV<OCQOVSGLS<NUJOROVUPLOPJUNUVNIRKUNU
/VRFJUPUVHQNF5VS:UNTGSRSVMFQQURNO=.TKETMASBV6IPMSKT3RSR
12/+VKOQOVSL<[email protected]>SESV>[email protected]
[email protected]<PUAULVUPLUPMTRBVSGLS<NUJVUPLUPMTR
6IPMSKT3NTVSL<UQULOVNIDIPJTM=V([email protected]
TPSRNTRVKUMUQUNOJVNSKHPFJ=V6UESVTRV9RTJQSGSV6IPMSKT
S<PUAULOROVUPLOPOPMTRVSL<UQULOROVNSGS8QSRTVTNTESQSKHPBVSL<UQULORO
<ULLUVTMGSNTVESQTVLFLUESQSKHP=V6IPMSKTVS<PUAULORVSL<UQULO
MUPDOQUJUVHPURORNUVLUPS<[email protected]>SNSKHP=V,MSJ
UKOVSLSEUPSKQTVKICNTV&!3TV>TQNSMBV9RIJICNTMSVKOQV<TNT:SJSC
[email protected]=
6H8QURLOKUVUQSVIMPIV)HAULT8TBV0)VUPLSV"TRSCQSVJSQ7
QTL?TMSQQTPSV$T<JTLV-IMGTQBV4SQUQV;UPBVFPAURV"UQEFNUMB
4IKIMDT<SPV4TQTNSKTV4UDMUROVGJURV.HQURBV,JRSKTL
$INIPIV$T?QILV"TJSPBV6SAUPTLVNUGOV4UDMUROVTANTLVC7
TPBVURUKSVNUGOV4UDMUROV$I#NULV)T;TASBVSQ;TVETQTNSKT
EUDMURQUPOV?TV;HMVGUKONUVSDVUNUJOVNUVMULOQNO=
İAR Altın Bankacılığı Müdürü Yaşar,"Gram altın, yatırım amaçlı fiziki altın olarak kabul edilen
ürünler içinde yatırımcısına en fazla fayda sağlayan altındır. Bunun en önemli sebepleri,
düşük işçilik maliyeti, 4 banka tarafından altın mevduatına kabul edilmesidir"şeklinde konuştu
(GLUREFQV0QLORVU:SRTPSGSV([email protected]$INIPI
,?PTRV-UDUPBV5PUJVUQLORBVKULOPOJVUJU;QOV:SCSMSVUQLORVHQUPUM
MUEFQVTNSQTRVIPIRQTPVS;SRNTVKULOPOJAOGORUVTRV:UCQUV:UKNU
[email protected]=V4FRFRVTRV9RTJQSVGTET8QTPSBVNIDIMVSD;SQSM
JUQSKTLSBV+VEURMUVLUPU:ORNURVUQLORVJT?NFULORUVMUEFQVTNSQJT7
GSNSP5VNTNS=V-UDUPBVUQLORV:[email protected]
[email protected]:SKULORORVUGQORNUVLTMVEUDORUVS;
8SKUGUVS;SRVETQSPQTKSASVESPV:[email protected]=V0QLOROR
[email protected]?TV6RSRVNHQUPVMUPDOGORNUMS
[email protected]@SRSVNSQTV>TLSPTRV-UDUPBV50QLORORVHR7
GFV/=222VNHQUPVHQUESQSPVUJUVNHQUPVUKROVLUPS<LTV*VQSPUVHQFPGUVEF
NFPFJNUVUQLORORV>PUJOV &B'VQSPUVGT?SKTGSRTV>TQSP=V0QLORORV6
[email protected]@SQBVUKROVCU7
JURNUVNHQUPNUMSVTGRTMQSMLSP5VNTNS=V0QLORV:SKULORNUMSVUCUQODOR
>TRTQNTVESPVUQOJV:OPGULOVHQUPUMV>[email protected]?TV:SCSMSVUQLORU
[email protected]:UNTVTNTRV-UDUPBVD9KQTVNT?UJVTLLS%5TRTQNT
KULOPOJVUJU;QOVUQLORVUQOJQUPORORVKUROVGOPUVLUMOV?TVGIGVUJU;QO
HQUPUMVUQORURVUQLORQUPNUVNUVESPVUPLODV>9PIQIKHP=V0QLOROR
:SKULORNUMSVEFVNIDIDVUGQORNUVFCFRVCUJURNOPVETMQTRSKHPNFB
[email protected]:SKULQUPORNUV>TRTQVESP
NIDIDVK9RIRNTKNS=V0JTPSMURVTMHRHJSGSRNTMSVRSG8TLTRVET7
QSPTRVSKSQTDJTV?TVTNSRV8UPUGUQV>TRSDQTJTNTRV?UC>T;JSD
HQJUGOBVMIPTGTQVTMHRHJSNTV?UPVHQURVSKSJGTPV<U?UV>SESVRT7
[email protected]=V0GQORNUV9RIJICNTVEFVSKSJGTP
<U?UKOVEHCUESQTATMBV<TRICV;9CIJTVMU?FDJUKURVEUCOVGHPFR7
QUPV?UP=V4FVLUEQHVMUPDOGORNUVLTNSP>SRVHQURQUPVLTMPUPVUQLORO
>I?TRQSVQSJURVHQUPUMV>9PI8BVUQLORV:SKULQUPORORVKTRSNTRVKIM7
GTQJTGSRTVRTNTRVHQUESQSP=VIRIJICNTVEFVNFPFJBV8SKUGUQUP
S;SRVESPVLT<NSLVHQUPUMV>9PIQJTGTVNTV12/'LTV8SKUGUQUPORVEF
PSGMTVHQURVEUMODVU;OGOV?TVUQ>[email protected]=5V-UDUPBVUQLOR
:SKULORNUMSVNIDIDVSQTVUQLORV8HCSGKHRFRNUVMUQURVEUCO
KULOPOJAOQUPORVGLH8VQHGGVCUPUPVNFPNFPJUVMUPUPOVUQJUGORUVGT7
[email protected]
KULOPOJAOQUPVSGTV9CTQQSMQTVHPLUV?UNTNTVEFV:SKULQUPOBVSKSVESPVUQOJ
:OPGULOVHQUPUMV>9PIKHPQUP=V)OGUAUVGLH8VQHGGVSQTVUQLORNURV;OMUAUM
MTGSJVMUNUPVETQMSVNTVNU<UV:UCQUVUQLORVKULOPOJOVS;SRVU?URLU#QOB
EFVNFPFJNURV:UKNUQURJUMVSGLTKTRVESPVMTGSJV?UP5VNTNS=4F
?UPGUKOJQUPVGHRFAFRNUVUQLORVJT?NFULORNUVESPVUPLODVETMQTNSM7
QTPSRSVUMLUPURV-UDUPBVDFRQUPOVMUKNTLLS%V50KPOAUVUQLORV:SKULORNUR
[email protected]?UPVMSVUQLORO
MTRNSVKULOPOJVGT8TLQTPSRNTVJFLQUMUVLFLFKHP=V4FVNUVUQLOROR
[email protected]>9GLTP>TGS=V4F
MTGSJSRV>9CVUPNOVTNSQJTJTGSV>[email protected]
NIDIRIKHPFC=V)UKNSVUQLORNURVNU<UV>[email protected]
?TKUVEURMUVICTPSRNTRVUQLORVKULOPOJOVKU8JUMVSGLTJTNSMQTPS
S;SRV:SCSMSVUQLORVKULOPOJOROVLTPAS<VTNTRV9RTJQSVESPVUQLOR
KULOPOJAOGOVNUVJT?AFL=V4FVLUPCVKULOPOJAOQUPVUQLORVUQOJOVKU7
8UPMTRVDFVRHMLUKOV>9CNTRVMU;OPJUJUQOQUPBVESPVKULOPOJVUPUAO
UGQORNUVKULOPOJAOGORUVUQOPMTRVMUCURNOPOP=VTPV;TDSLV:SCSMS
UQLORNUVJFLQUMUVESPVSD;SQSMVG9CVMHRFGFBVEFVSD;SQSMVJUQSKTLS
UQORURVIPIRTV>9PTV:UPMQOQOMV>9GLTPSP=V,@[email protected]
IPIRTVTRVUCVJUQSKTLQTVGU<S8VHQJUMVSGLSKHPGUVEFPUNUVLTPAS<
TLJTGSV>TPTMTRVTRV>I?TRSQSPVIPIRV>PUJVUQLORNOP=VPUJVUQLORB
KULOPOJVUJU;QOV:SCSMSVUQLORVHQUPUMVMUEFQVTNSQTRVIPIRQTPVS;SRNT
KULOPOJAOGORUVTRV:UCQUV:[email protected]=V4FRFRVTR
9RTJQSVGTET8QTPSBVNIDIMVSD;SQSMVJUQSKTLSBV+VEURMUVLUPU:ORNUR
UQLORVJT?NFULORUVMUEFQVTNSQJTGSNSP=5VV-UDUPBV>T;TRVKOQOR
UPUQOMVUKORNUVLH8QUJVUQLORVJT?NFULOV6VASRGSRNTRV12B VJSQ7
KUPVQSPUVGT?SKTGSRNTVSMTRBVEFVKOQVTKQIQVUKORNUVEFVPUMUJOR
/&B VJSQKUPVQSPUVGT?SKTGSRTV>[email protected]:UNTVTNTPTMBV54F
GIPT;LTV+VJSQKUPVQSPUQOMVESPV;OMODV?UPBVURAUMVEFV;OMODORVLTJTQ
GTET8QTPSRNTRVESPSVMFPV:UPMOV?TVKOQVS;SRNTVUQLORNURV;OMJUM
SGLTKTRVKULOPOJAOVS;SRVFK>FRVUQLORV:SKULQUPORORVHQFDJUGOV?T
KULOPOJAOQUPORVFK>FRV:SKULQUPNURVUQLORNURV;OMJUGONOP=V12/1
0PUQOMLUV/!B&VJSQKUPVQSPUVHQURVUQLORVJT?NFULVLH8QUJOBV,KQIQ
12/*NTV12B&VJSQKUPVQSPUVGT?SKTGSRTV;OMJODLOP=V0QLOR
:SKULORNUMSVEFVFK>FRV:SKULQUPVEFVKOQVGHRFRNUVMUNUPVUQLOR
[email protected]?TPSKHP5VNSKT
MHRFDLF=V4FVGTRTVSQMV/2VUKNUV/*B1VLHRVUQLORVLH8QUNOMQUPOROB
>T;TRVKOQVEFVPUMUJORV [email protected]
-UDUPBVEFRFRVTRVEIKIMVRTNTRSRSRVUQLORVLH8QUJUV:UUQSKTL7
QTPSRSRV?ULURNUDQUPVLUPU:ORNURVUPLOMVMUEFQV>9PJTKTVEUDQUJUGO
[email protected][email protected]<JSRVTL7
LSMQTPSV'VESRVLHRVUQLORORVKURORNUVEFVLH8QUROQURVPUMUJORV;HMVNU
[email protected]:UNTVTNTPTMBV5-UGLOMVUQLORNURVUQLORQUPOR
;[email protected]
CUJURNUVESPVNT?QTLV8HQSLSMUGOVHQJUQO=V,MHRHJSV8HQSLSMUGO
[email protected]
<UQMOVESQSR;QTRNSPJTV?TVLTD?SMVTLJTVRHMLUGORNUVNU<UV:UCQU
PHQVUQJUGOV>[email protected]=,QJUGV?T
)[email protected]
[email protected]
SDQTJV>9PJTGSV<UQSRNTV)"[email protected]
URQULUPUMBVG9CQTPSRTVD9KQTVLUJUJQUNO%5)OKJTLQSVLUDQUPOR
?TP>SQTRNSPSQJTGSVSQTVSQ>SQSVHQUPUMVKU8OQURVNICTRQTJTB
IQMTJSCNTVJIAT?<TPVSD;[email protected]@TPQSV<UQTV>TQJTGSVGTM7
L9PNTVSGLS<NUJVUPLODOVU;OGORNURVNUV9RTJQS=V
17 Kasım 2014 Pazartesi
Hasat şenlikleriyle
2014-15 sezonuna
coşkulu bir giriş yapan
zeytincilik sektörü, 190
bin ton zeytinyağı ve
438 bin ton sofralık
zeytin rekoltesini katma
değere dönüştürmek
için tanıtım atağına
kalktı. Geçen sezon
zeytinde ‘yok yılı’
olmasına rağmen Çin’e
zeytinyağı ihracatı
yüzde 21 oranında arttı
Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım
Komitesi (ZZTK), hedef
pazar olarak belirlediği
Çin’nin Şanghay şehrinde,
12-14 Kasım 2014 tarihleri
arasında düzenlenen FHC
Fuarı’nda Türk zeytin ve
zeytinyağını tanıttı.Fuar
hakkında bilgi veren Ege
Zeytin ve Zeytinyağı
İhracatçıları Birliği Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı
ve ZZTK Yönetim Kurulu
Üyesi Davut Er, Türk
zeytinyağının fuarda büyük
ilgi gördüğünü söyledi.
Çin’e yönelik yürüttükleri
tanıtım çalışmalarının
meyvelerini toplamaya
başladıklarını dile getiren
Er, “ZZTK 2007 yılında kuruldu, 2008 yılından itibaren
Çin’de gıda fuarlarında Türk
zeytin ve zeytinyağının
tanıtımını yapmaya
başladık. İlk yıllarda Çin’deki
fuarlarda sadece ZZTK yer
alırken bugün 10’dan fazla
Türk firması bu fuarlara
katılır hale geldi. Türkiye’nin
2013-14 sezonunda
zeytinyağı ihracatı yüzde 67
düşüşle 99 milyon 301 bin
dolara gerilerken Çin’e
zeytinyağı ihracatı yüzde
21’lik artışla 4 milyon 986
bin dolara yükseldi.
Önümüzdeki sezon Çin
pazarında daha güçlü konuma gelmeyi amaçlıyoruz.”
dedi.Çin’de zeytinyağı
talebinin hızlı artarak 40 bin
ton seviyesine ulaştığını
kaydeden Er, şöyle devam
etti: “Komite olarak Çin’i
hedef pazar belirledik ve bu
ülkedeki konumumuzu
güçlendirmek istiyoruz.
Avrupa Birliği’ne zeytinyağı
ihracatında ton başına bin
120 euro gümrük vergisi
var. O nedenle AB
pazarındaki konumumuzu
güçlendirmemiz mümkün
gözükmüyor. O nedenle Çin,
Japonya, Güney Kore, ABD
pazarlarında tanıtım
çalışmalarımıza ağırlık
veriyoruz.”Dünyanın en
büyük zeytinyağı üreticisi
İspanya’da fiyatların
tırmanma eğiliminde
olduğuna işaret eden Davut
Er, “Bu durum, Çin pazarına
zeytinyağı ihracatımızı
olumlu etkileyecektir. Bu sezon gerçekleşecek iyi bir
hasattan sonra Çin
pazarında gelişim olacaktır.”
dedi. Çin halkının siyah
zeytinle kısmen alakalı
olduğunu vurgulayan Er, İspanyol usulü laktik asitle
tatlandırılmış yeşil zeytinlerin
de tercih edildiğini aktardı.
Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerinde zeytincilik sektörünün 3,8 milyar dolar ihracat hedefinde Çin’in önemli
bir paya sahip olacağını dile
getirdi. (CİHAN)
171Şubat
Kasım 2014
2013 Pazartesi
Perşembe
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, zeytin ağaçlarının hoyratça sökülmesinden yana olmadığını savunarak, "Oradaki üslup hatalarının bir kısım
yanlışlıklarının yanında değilim. Ama biz zeytin ağacından vazgeçeriz ne de
enerji santrallerinden her birisinin bu ülkeye kazandırmak zorundayız."dedi
2QSRQI<Y>[email protected]!WTOX>XYVS=XYPJUATXKVURX
PWOQSRQFY2QSRQI<YHLTWRWYNW>OQEQYPJULCMWRW<YIXNOVUSVP
OWTOQCMWSWTQUWYRWYRXEVURVFY2QSRQI<Y5:VIXYKJTLNJTSWT<
IXNOVUSVPOXUYMVYBWIAX=VNJTKLULI<YKWUOTWSSXTRXU
MV'Y$LULYHVSVUYPVYHLYHVTYPXN8VNXOYMXKXSXKVRVT<YHL
HVTYPXMVNXO<YTWPWMYMXKXSXKVYRXEVSRVT'5YRXRVF
2QSRQI<YC;NSXYRXBWMYXOOV#Y5:VIYUXYIXNOVUSVPOXU<YUX
XUXT*VYKWUOTWSSXTVURXUYBWIAX=MXNVIFY:[email protected]?
XOMXP<YRVEXTVURXUYBWIAX=MXPYWUSWMQUWYAXSMXIF
:VIYMWRXUSXTVMVIRXYRX<YXUXT*VYKWUOTWSSXTVMVIRX
RXYHLYGSPXUVUYAXSVCMXKVUV<YHGNGMXKVUXYPWOPQ
[email protected]<[email protected][email protected]?XTYOGTSGY>TJ*XRX
VUCWSSW?Y?X>[email protected]!Y,WTOVY?GPGMXO9
SXTVMVIYHLYGSPXUVUYVRWTXKVUVYRXBTWSRQEQURW<YHL
[email protected]
+"[email protected]@QYBWTRQFY$LWU
[email protected]&WUVYHVI
[email protected]'Y&[email protected]
WTOQCQUQYHGOGUYVPSVMYCWTOSWTQYLNALUYJSWUYNXTSXTRX
AXT=XPSXCOVTRVPFY6WTQMY:WPWUSQEQMQIQUYHL
MWUWRWY=JPY;UXMSVY?VIMXOSXTV
JSRLFY,XPVYHLYGSPXUVUYOXP
PWNUWEQ<YOXPYIXUAVUSVEV
IXNOVUYWEW=SWTQYMQ'
&WNQTFY2XTYWSOQ
PWNUWPSWTQYBWTF
:LUSWTQUY?XT
HVTVKVUVYJTOWNW
=QPWTOOQEQMQI
PWRWT
VUKWUQMQIYHL9
TWRWUYMGT9
X88X?
NW>QNW
[email protected]@[email protected]>WU
CVTPXOSXTYJSWHVSVTFY0MWYPWOMW
RXEXTVYRGCGPYJSWHVSVTF5YRVNXU
2QSRQI<YCLUSWTQYPWNRXOOV#Y5:VT
OWUXY;[email protected]
PLTLMSWTQMQIRWUFY(ULYUX
PWRWTYAXSVCOVTMXPYIJTLURW
JSRLELMLILYHVTYPXTXYRW?W
BLTALSWMWPYVKOVNJTLMFY%OV
&JSRVUAYNWPSWCQPY41YMVSN9
[email protected]>QNJTFY41
MVSNJUY6YPWTYXSRXYXRVNJTF
!WOMWYRXEXTVY=JPYNGPKXPF
VNX'Y2XTYWSOQURWPVYOJ>TWEW
=QPWTOQNJTLI<YVCSVNJTLIYBXYJUL
KWOQNJTLIFYO?WSYAXOVTRVEVMVIY?XT9
?WUAVYHVTYCXNYNJPFY:LAGUY;NSX
PWSXMSXTYBWTRQTYPVYJOJMJOVB
KXPO;TGURX<YHXNWI
XCNWRW
BXNWYNXTSVYGTXOVMVYRW?WYWIYNW>OQEQMQIYHWIQYPWSXMSXTRX
VO?WSYVPWMXKVYRW?WYNGPKXPYJSWHVSVTFY0MWYHLTWRWY;NSX
RXEVSFY(YNGIRXUYHVIYUXYNXTYWSOQURWUYUXYNXTYGKOGURXU
BWIAX=XSVMFY:LULYHWCWTWHVSVTYMVNVI<YHWCWTWHVSVTVIFY$LUL
K;NSXNXNVMFY:LYHVTYTWPWMYVCVYRXEVSYRVNJTLMYWMWYTWPWM9
SWTYWPSQUQIRWYJSKLUFY(YKW?WRWY71 YMVSNJUYP;MGTYBWTF
:LULUY>VNWKWYRXEXTVYNWPSWCQPY.<1YMVSNWTYRJSWTFY:LY>WTW
PVMVU'Y:LY>WTWY?X>[email protected]<
[email protected]:LY>WTWY?X>VMVIVU<Y..YMVSNJULUF
,[email protected]@Q
KWNQMQIQUY7.DYMVSNJUSWTWYLSWCOQEQUQYA;TRGMFY(TWRWYUX
PWRWTYXPKVSVTKXYXUYWIY7DYPWOQUQYRWYRVPMXYIJTLUSLSLELUL
RWYAXOVTVNJTLIFY%UYWIY7DYPWOQUQUFY:VIYNW>OQEQMQIYWUSWCMW
AXTXEVY?XTYGTXOVSXUYXSXPOTVPOXUY71DYMVSNJUY6UVUYGI9
XTVURXYNQSSQPYHVTYHXRXSYWSW@WEQIFY&XTYNQSYWSQUW@WPY71DYMV9
SNJUY6YVSXY+YMVSNJUYWRXOYIXNOVUYWEW@QYRVPXHVSVNJTLIF
0MWY?XTYNQSFY$VMRVYHLYPWRWTYIXUAVUSVEVMVIYBWTFY:LULUSW
HVOMVNJTFY(TWNWYPLTLSW@WPYKWUOTWSSXYHXTWHXTY" DYMVSNJU
RJSWTSQPY?XTYNQSYRW?WYWIYRJEWSYAWIYVO?WSWOQYNW>W@WEQIF
$VMRVYWPSQUYNJSLYHVTFY:XUYJTWRWYIXNOVUYWEW=SWTQUQU
?JNTWO=WYK;PGSMXKVURXUYNWUWYRXEVSVMFY(TWRWPV
GKSL>Y?WOWSWTQUQUYHVTYPQKQMYNWUSQCSQPSWTQUQUYNWUQURW
RXEVSVMFY0MWYHVIYIXNOVUYWEW@QURWUYBWIAX=XTVIYUX
RXYXUXT*VYKWUOTWSSXTVURXUY?XTYHVTVKVUVUYHLYGSP9
XNXYPWIWURQTMWPYIJTLURWNQIFY:XUYNWSUQI@W
RJEWSYAWIYSJHVKVUVUYNGTGOMXSXTVNSXYN;U9
SXURVTMXSXTVNSXYVCYNW>MWMF
2W>OQTOMWMYRWFY:VIYJYSJHVSXTVU
WTPWKQURWYUXSXT
JSRLELUL
=JPYVNVYHVSVN9
JTLIFY:XUVMYJ9
TWRWPVYAWTVHWUYOXMVI
BWOWURWCQMQUYNW>OQEQYRXEVSRVTYJFY(YNGIRXUYOWHVYPV
?LPLPYV=XTVKVURXYRWBTWUW@WEQIFY6WHVPVYPWULU
=XBTXKVURXYRWBTWUW@WEQIFY0MWYGSPXMVIVYHVTYNWURWU
HGNGOX@XEVIF5Y2QSRQI<YPJULCMWKQUQUYWTRQURWUYPJU9
ATXRXUYWNTQSRQFY
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Eylül ve Ekim
yağışlarının kuraklıktan zarar gören çiftçiyi sevindirdiğini açıkladı. Bayraktar, “Yağışlar
normalin, Eylül ayında yüzde 170, Ekim ayında yüzde 20 üzerinde gerçekleşti. Sadece
Karadeniz Bölgemizde 2014 Ekim ayı yağışları, geçen yılın ve normalin altında kaldı.” dedi
Bayraktar, yaptığı açıklamada Meteoroloji
Genel Müdürlüğü verilerine göre ülke
çapında Eylül ve Ekim ayı yağışlarının
genel olarak normalinden ve geçen yıl
yağışından fazla olduğunu belirtti. Eylül
ayı yağış ortalaması 73,9 milimetre (mm),
normalinin 27,4 mm ve 2013 Eylül ayı
yağış ortalamasının ise 29,2 mm olduğunu
bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Yağışlarda normaline göre yüzde 169,7,
geçen yıl Eylül ayı yağışına göre yüzde
153,1’den fazla artış gözlendi. Geçen yıl
Eylül ayı yağışlarının yetersiz olduğu tüm
bölgelerimizde yağışlar arttı. Yağış miktarı
yüzde 30 artan Karadeniz Bölgesi hariç,
diğer bölgelerde geçen yıla göre artış
yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşti. En fazla artış son iki yıldır kuraklığın devam
ettiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde
meydana geldi .Bölgede Eylül ayı yağış
miktarındaki artış, normalin 7,7, 2013 Eylül
ayının 53,8 katını buldu. Eylül ayı yağışları
Karadeniz Bölgesi’nde 131 mm, Marmara
Bölgesinde 112,1 mm, Akdeniz Bölgesinde 71,9 mm, İç Anadolu Bölgesinde
66,2 mm, Ege Bölgesinde 48,4 mm, Doğu
Anadolu Bölgesinde 42,0 mm, Güneydoğu
Anadolu Bölgesinde 26,9 mm olarak
gerçekleşti. Bu rakam geçen yıl Eylül
ayında Karadeniz Bölgesi’nde 100,8, Marmara Bölgesinde 16,8 mm, Akdeniz Bölgesinde 35,9 mm, İç Anadolu Bölgesinde
9,6 mm, Ege Bölgesinde 6,2 mm, Doğu
Anadolu Bölgesinde 15,3 mm, Güneydoğu
Anadolu Bölgesinde sadece 0,5 mm
olmuştu.”Ekim ayı yağış ortalamasının
71,7 mm, normalinin 59,6 mm ve 2013
Ekim ayı yağış ortalamasının ise 62,0 mm
olduğunu, yağışlarda normaline göre
yüzde 20,3, geçen yıl Ekim ayı yağışına
göre ise yüzde 15,6 artış gözlendiğini aktaran Bayraktar, şöyle devam etti:“Geçen
yıl normalleri civarında olan ekim ayı
yağışları, bu yıl daha fazla gerçekleşti.
Ekim ayı yağışları, Karadeniz Bölgesi’nde
geçen yıla ve normaline göre az oldu. Ege
Bölgesi’nde Ekim yağışları, normalin üzerinde olmakla beraber geçen yılın altında
kalırken, diğer bölgelerin tamamında artış
meydana geldi. Yağışlar Ekim ayında, Karadeniz Bölgesi’nde 79,3 mm, Marmara
Bölgesi’nde 89,8 mm, Akdeniz Bölgesi’nde 103,0 mm, İç Anadolu Bölgesi’nde
49,6 mm, Ege Bölgesi’nde 62,1 mm, Doğu
Anadolu Bölgesi’nde 58,8 mm,
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 50,2 mm
oldu. Geçen yılı Ekim ayında yağışlar, Karadeniz Bölgesi’nde 132,6 mm, Marmara
Bölgesi’nde 87,9 mm, Akdeniz Bölgesi’nde 62,2 mm, İç Anadolu Bölgesi’nde
27,3 mm, Ege Bölgesi’nde 82,3 mm,
Doğu Anadolu Bölgesi’nde 19,7 mm,
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 5,6
mm düzeyinde gerçekleşmişti.”20142015 yılı tarımsal üretim ve pazarlama
döneminin Ekim ayı itibariyle
başladığını, bu tarihten itibaren başta
kışlık hububat olmak üzere, kırmızı mercimek, kanola ve bazı yem bitkileri
ekilişlerinin yapılmaya başlandığına ve
devam ettiğine dikkat çeken Bayraktar,
“Ekiliş yapılabilmesi için ülke genelinde
yeterli toprak nemini sağlayacak
yağışların olması iyi oldu. Eylül ve Ekim
aylarında bazı il ve ilçelerimizde
gerçekleşen aşırı yağışlar, hasat döneminde olan bazı ürünlere zarar verdi ama ekilişleri etkilemedi. Eylül ve Ekim
ayı yağışlarıyla iyi bir başlangıç yapılan
bu tarım yılının, çiftçilerimizin bol
kazanç sağladığı, kaliteli ve yüksek
rekolteli ürünlerin yetiştirildiği bir yıl olarak tamamlanmasını temenni ediyoruz.” dedi. (CİHAN)
Ziraat Yatırım Araştırma Departmanı
Yönetmeni Dereli,"BIST 100'de yıl
sonuna kadar ilk aşamada 84.000
seviyesini takip etmekteyiz. Bu seviyenin konjonktürle pekişmesi durumunda 87.000 seviyesi hedeflenebilir"şeklinde konuştu
%PVMYWNQURWYNGPKXSVCXYHWCSWNWUYBXYHLY?W8OW
KJUY"YWNQUYXUYNGPKXEVUXY=QPWUY:JTKWYKOWUHLS
7DDYXURXPKVUXYVSVCPVUYWUWSVKOSXT<YNGPKXSVC
XEVSVMVUVUYRXBWMYXRXHVSX@XEVUVYBXY4.FDDDYKX9
BVNXKVUVUY?XRX8OXYJSRLELULYHXSVTOVNJTF:-36Y7DD
XURXPKV<YXPVMYWNQURWYA;TRGEGYXUYRGCGPY."F7"
>LWUYKXBVNXKVURXUYNGPKXSVCXYAX=XTXPYHLY?W8OWY+
%NSGS/RXUYHLYNWUWYXUYNGPKXPYKXBVNXKVYJSWU
47F1DY>LWUQYA;TXTXPYHLYR;UXMRXYNWOQTQM@QKQUW
NGIRXY7D/LUYGIXTVURXYPWIWURQTRQF0UWSVKOSXT<YNLTO
V=VURXYAXTXPYCVTPXOYHWISQYA;KOXTAXSXTYAXTXPKX
MWPTJYXPJUJMVPYBXTVSXTVU<YNLTOYRQCQURWYVKX
RGCXUY>XOTJSYBXYXMOVW
8VNWOSWTQYBXYTVKPYVCOW?QURWPV
A;TX@XYWTOQCQUY:-36Y7DDYXU9
RXPKVUVYRXKOXPSXRVEVUVYHX9
SVTOXTXP<YPQKWYBXYJTOWYBWRXRX
4.FDDDYRVTXU@VUVUYAGURXMX
AXSXHVSX@XEVUVYOW?MVUYXRVN9
JTF00YML?WHVTVUX
RXEXTSXURVTMXRXYHLSLUWUYVTWWO
2WOQTQMY0TWCOQTMWY)X>WTOMWUQY2;UXO9
MXUVY&WTLUY)XTXSV<Y:-36Y7DD/RXYKJU
R;UXMRXYA;TGSXUYNGPKXSVCOXYG=Y8WP9
O;TGUYRXUPYAXSMXKVUVUYTJSYJNUWRQEQUQ
HXSVTOXTXP<YHLUSWTQYCLYCXPVSRX
KQTWSWRQ#5:-36Y7DD/RXYVCSXMYA;TXU
CVTPXOSXTVUY+YWNSQPYR;UXMYPWTSWTQUQUYAXUXSYJ9
SWTWPY>JIVOV8YAXSMXKVFYWTVYW=QPOWYRGCGCYOTXURVUVU
RXBWMYXOMXKVYBXYRGCXUY>XOTJSY8VNWOSWTQUQUY?XM
XU8SWKNJUY?XMYRXY@WTVYW=QEQY@VRRVYWUSWMRW
RXKOXPSXNX@XPYJSMWKQFY3XTOYRGCXUY?WMMWRRXYBX
>XOTJSY8VNWOSWTQUQUY6GTPVNX/NVYVO?WSWO=QYJSMWKQ
W=QKQURWUY=JPYJSLMSLYXOPVSXMXKVYBXYAXUXSYJSWTWP
HLYRLTLMLUYRVEXTYAXSVCMXPOXYJSWUYGSPXSXTRXU
6GTPVNX/NVYWNQTMWKQF5XB@LOYPJU*JUPOGTRXY:JT9
KWYKOWUHLS/LUYRXEXTYPWIWU=SWTQUQYKGTRGTMXKVUV
HXPSXRVPSXTVUXYRVPPWOVY=XPXUY)XTXSV<Y;IXSSVPSX
RGCXUY>XOTJSYBXY?WMMWRRXY8VNWOSWTQUQUYXU8SWKN9
JUYBXY@WTVYW=QPYGIXTVURXYXOPVSXTVUVUYRW?WYHXSVTAVU
HVTYCXPVSRXY?VKKXRVSMXKVYBXYKWUWNVYOWTW8QURWYRW
HLYRLTLMLUYCVTPXOYPWTSWTQUWYNWUKQMWKQUQUYRXEXT
PWIWU=SWTQUQY>XPVCOVTXHVSX@XEVUVYK;NSXRVFY:-36
7DD/RXYNQSYKJULUWYPWRWTYVSPYWCWMWRWY4YHVUYKX9
BVNXKVUVYOWPV>YXOOVPSXTVUVYBLTALSWNWUY)XTXSV<YHL
KXBVNXUVUYPJU*JUPOGTSXY>XPVCMXKVYRLTLMLURW
4.YHVUYKXBVNXKVUVUY?XRX8SXUXHVSX@XEVUV
BLTALSWRQF)XTXSV<Y>XOTJSGUYWUWYMWSVNXOYJSMWKQ
UXRXUVNSXY?WBW@QSQPYKXPO;TGUGUYRW?WY;UY>SWUW
=QPW@WEQUQYRGCGURGPSXTVUVYV8WRXYXRXTXP<YHLULU
RQCQURWY;IXSSVPSXY*XJ>JSVOVPYTVKPSXTYUXRXUVNSX
KWBLUMWYKWUWNVUVUYRXYRW?WY=JPY;UXM
PWIWUW@WEQUQYWPOWTRQF,XOTJSYBXY?WMMWRRX
8VNWOSWTQURWPVYRGCGCGUY?XMY@WTVYW@QPYBXYXU8SWKN9
JUY?XMYRXYGTXOVMYWSWUQURWY@VRRVYWUSWMRW
6GTPVNX/NVYJSLMSLYXOPVSXTPXU<YRVEXTYAXSVCMXPOX
JSWUYGSPXSXTVUYHGNGPY=JELUSLELULUYHLYRLTLM9
RWUYIWTWTYA;TXHVSX@XEVUVYRVSXYAXOVTXUY)XTXSV<
CLUSWTQYV8WRXYXOOV#Y5:LYUXRXUSXYAXSX@XPYR;UXMRX
:-36Y7DDYVSXYRVEXTYAXSVCXUY>VNWKWYHJTKWSWTQ
WTWKQURWY@VRRVYHVTYWNTQCMWYA;TGSX@XEVUVYOW?MVU
XRVNJTLIFY)VEXTYOWTW8OWUYWBTJRJSWTY>WTVOXKVURXPV
RGCGCGUYRXBWMYXOMXKVYWUWYV?TW@WOY>WIWTQMQI
JSWUY0BTL>W/NWYV?TW@WOQMQIQYIJTSWNWHVSVTFY0U@WP
HLTWRWYRWY?WMMWRRXY8VNWOSWTQUQUYAXTVSVNJT
JSMWKQUQUYHLYXOPVNVYKQUQTSWURQTMWKQYHXPSXUMXP9
OXRVTF53WJYW>VOWSY3OTWOX*VYIMWUQYGUXNOY,WP9
KJNYVKXY:-36Y7DDYXURXPKVUVUYOXPUVPYJSWTWP
4DFDDDYKXBVNXKVUVUYGIXTVUXYNXTSXCMXKVUVU
MGMPGUYJSRLELULYV8WRXYXRXTXP<Y3,Y1DDYXU9
RXPKVYNXUVYTXPJTSWTYPQTMWNWYWRWNYJSRLP=WYBXY?XT
RGIXSOMXKVUVY>WTWHJSVPYOTXURYPLTWSSWTQYV=XTVKVURX
AX=VCOVTV>YNXUVYHVTYTXPJTSWYAXTVYR;UMXNXYRXBWM
XOOVP=XYBXYAXSVCXUYHJTKWSWTRWYLKNWYHWKPQKQY?W8V9
8SXRVP=XY:-36Y7DDYXURXPKVUVUY4DFDDDY>LWUYGIXT9
VUXYNXTSXCMXKVUVUY=JPY;UXMSVYJSRLELULYK;NSXRVF
2QSYKJULUWYPWRWTYXEXTYNLTOYRQCQURWYPWTYKWOQCQ
JSMWMWKQYRLTLMLURWYXURXPKVUY4 FDDDYBX
41FDDDYKXBVNXKVUVYOXPTWTYOXKOYXRX@XEVUVYHXSVTOXU
,WPKJN<YXURXPKOXY41FDDDYKXBVNXKVUVUY=JPYPTVOVP
JSRLELULYBLTALSWRQFY5:LYKXBVNXYUXRXUY;UXMSV'
%URXPKVUY+ FDDDY>LWURWUYHWCSWNWUYBXYXIV
JSWNSWTQYKJUTWKQYRW?WYRWYKXTOSXCXUYRGCGCGU
HJCSLPYRJSRLTMWYKXBVNXKV5YRVNXY,WPKJN<YCLUSWTQ
HXSVTOOV#Y5:-36Y7DDYXURXPKVURXY41FDDDYKXBVNXKV
;UXMSVYHVTYPQTQSMWYUJPOWKQFYGUPGYXURXPKYNWPQU
IWMWURWYHLYKXBVNXRXUYR;UMGCOGFY%EXTY41FDDD
AX=VSVTKXY+DFDDYKXBVNXKVYTW?WOSQPSWYPJULCLSLTYBX
44FDDD/RXYRLTW@WEQUQYIWUUXOMVNJTLMFY&WOOW
RJSWTYHWISQYATW8VPSXTRX<YHVIVMY1Y@XUOYOX>XMVIYBWTF
:LYOX>XY@WTVYRJSWTY8VNWOQYVSXYHWPQSRQEQURW
7DDFDDD977DFDDDYHWURQUQYV8WRX
XRVNJTF)JSWNQKQNSWYHVTYWURWYPQKWYBWRXRXYHLULU
A;TGSMXKVYMGMPGUYRXEVSYWMWY?XTYIWMWU
NWHWU@QSWTQUYXPYJSWTWPYHWPOQEQYATW8VPSXTYRJSWT
@VUKVYJSRLELURWUYHVIVMY+DFDDDYBXYGIXTVUV
A;TMXMVIYRJSWTWYHWESQYJSWTWPYKJUYRXTX@XYTW?WO
JSLTFY2XOXTYPVYASJHWSYHJTKWSWTYHVTYPWTYKWOQCQ
RWSAWKQUWYAVTMXKVUFY3OJ>9SJKK
HLSLURLTMWSWTQURWYNWTWTYBWTFY3GTX=YOXMPVUSV
JSMWNQYAXTXPOVTVNJTF5
2014Per
Pazartesi
17
17 Kasım
ubat 2013
embe
‘Geleceğe birlikte kuruyoruz’ isimli bölge etkinliklerinin Eskişehir buluşmasına
katılan Kılıçdaroğlu, "İslam yolsuzluk dini değildir. Bunun hesabını soracağız" dedi
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan
Davutoğlu’nun danışmanı Etyen
Mahçupyan’ın ‘İslami kesim
yolsuzlukların farkında’ yönündeki
açıklamasını Eskişehir’de değerlendirdi.
Kılıçdaroğlu, "O İslami kesimden hesap
sormam lazım. Müslümanlık harama ortak olmak değildir. İslam yolsuzluk dini
değildir. Müslümanlığı bu alana
taşıdığınız zaman sizin Müslümanlığınız
sorgulanır. Bakın elin oğlunun ne
yaptığını görüyorsunuz. Milyonlarca öteye kuyruklu yıldıza gönderiyor. Bilimi,
aklın zenginliğini, özgürlüğünü ortaya
çıkarıyorlar. Biz ise Beyefendi'ye bin
odalı saray inşa ediyoruz." dedi.
Kılıçdaroğlu, ‘Geleceğe birlikte kuruyoruz’ isimli bölge etkinliklerinin
Eskişehir buluşmasına katıldı.
Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür ve
Kongre Merkezi’ndeki programa Afyonkarahisar, Kütahya, Bilecik, Bursa,
Eskişehir il teşkilatlarından partililer
iştirak etti.CHP’nin halkına hesap vermek gibi bir temel felsefesinin olduğunu
kaydeden Kılıçdaroğlu, demokrasinin
çıkışının halka hesap vermekle
olduğunu kaydetti. "Halkına hesap vermek nedir?" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle
devam etti: "İktidar halktan topladıkları
vergileri harcar. Vergileri topluyorlarsa
asli unsur olan halka hesap vermek
zorundalar. Halka buradan sesleniyorum; sizi 12 yıldır yönetenlerin hesap
verdiğini gördünüz mü? Görmediyseniz
işte şimdi görün. Demokrasi halkın vergisinin hesabını vermekle olur. 17 ve 25
Aralık yolsuzluk oylarını
unutmayacağız."Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun danışmanı Etyan
Mahçupyan’ın dün yaptığı, ‘İslami kesin
yarısı yolsuzluğun farkında’
açıklamasına da değinen Kılıçdaroğlu,
"Benim anlamadığım bir soru var.
Çocukluğumdan beri kul hakkı yemenin
en büyük günah olduğunu, kul hakkı
yiyenin toplumdan dışlanması
gerektiğini anlattılar hep. Bu İslami
hareketten kastedilen halkımızdan şunu
soruyum. Bu hakkı yiyenlere niye oy verdiniz, niye sahip çıktınız. Çıkın bunu söyleyin." diye konuştu. CHP olarak her
şeyden haberdar edeceklerini, her
kuruşun hesabını vereceklerini aktaran
Kılıçdaroğlu, "Yolsuzluk,
haksızlık, adaletsizlik
yapmayacağız. Her kuruşu
halk için harcayacağız,
hesabını vereceğiz. Bu
memlekette hiçbir çocuk
bizim dönemimizde aç
yatağa girmeyecek. Kendi
oyunu İslami yandan yana
sayıyorsan o zaman ahlaktan, dürüstlükten yana
olmalısınız. İşte onun
yanında kim var? CHP var."
dedi.Kılıçdaroğlu, Reza
Zarrab ile 17 ve 25 Aralık yolsuzluk dosyasına takipsizlik kararı veren savcı ile
hükümet ilişkisine de
değindi. "Bakın Reza
Zarrab’ın kuryesi diyor ki,
‘Ankara’ya çok para
harcadık, gönderdik. Şimdi
17 ve 25 Aralık yolsuzluk
dosyasını kapatan yandaş
AKP savcısına soruyorum." diyen
Kılıçdaroğlu, şunları
söyledi: "Ankara’ya çok
para taşıdığını söyleyen
kişi, bu paraları kime,
niye ve ne için taşıdı?
Sen kapatsan da biz bu
dosyası kapatmayacağız.
Senin çocukların, senin
adını anmayacak, utanacaklar. Çünkü
çocukların ‘babam
yolsuzluğu örttü’ diyecekler. Utanacaksın,
çocuklarına en ağır miras olarak bunu bırakacaksın. O
paralarla kimler beslendi,
kime verildi?" Kılıçdaroğlu,
konuşmasında AK Parti’ye
oy veren seçmenlere de seslendi. "Davutoğlu’nun
danışmanı bile ‘İslami kesim
yolsuzlukların farkında’ diyor. Benim o İslami kesimden
hesap sormam lazım.
Müslümanlık harama ortak olmak değildir. İslam yolsuzluk dini
değildir." ifadesini kullanan
Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
Muğla'da hastane temeli atan Sağlık Bakanı Müezzinoğlu,
"Bakanlık olarak önümüzdeki yıl bir metre bisiklet yolu
yapan her belediyemize bir bisiklet hediye edeceğiz"dedi
!G7DA@H(G@GCAH)F3=F?H)6F99EC:7D82H<FBFD
<0CF?E=DFBFH<G+?A@DGBAH3FBH5EBH=F?BFH<6B6<64H<:D8
E.ECH5EBH5E;E@DF?H3F>E<FHF>F,F@DFBECEH5FDEB??E-H(G@GC
)6F99EC:7D82H)87DG%>GH$H<G?G@H@G+G;E?FDEH>F/DF?
3G;?GCF;ECECH?F=FDHG?=GH?0BFCECFH@G?AD>A-H 0BFC>F
<G+?A7AH@:C84=G>GH;G7DA@DAH<G4G=ACH0CF=ECF
>F7ECFCH)6F99EC:7D82H %ECH<G+?A7AHGBG4?AB=G>G
/G?GC>G4DGBACH<69>FH%6C6CH4G3;A<DGHED1EDE
5F@DF>E7EHFCH0CF=DEHGDGCGH*;G7DA@*H4F@DEC>FH,F/G+
/FB>E7ECEH;0<DF>E-HFBH5EBF<ECH*0C,FH;G7DA@*
>F>E7ECEH/8B18DG<GCH)6F99EC:7D82H*C,F
;G7DA7A=A9GH>E@@G?HF?=F@2
;G7DA7A=A9DGHED1EDEH1FBF@FCDFBE
<G+=G@2H;:CBGH>G
3G;?GDGC>A7A=A9>GHE>FGD
=F@GCDGBAHGBG=G@H>8B8'
=8C>GH:D=GDA<A9*H>F>E(EBH*3G;?GDA@H5G@GCA*
>F7ED2H;G7DA@H5G@GCAH:'
DGBG@H0C,FH;G7DA@DA
<G4G=GCACH1FBF@DFBECEC
<G+AD=G;AH1FBF@?E7ECE
;0<DF>E7ECFHE4GBF?HF>FC
)6F99EC:7D82H3FB@F;EC
;G7DA@DAH5EBH<G4G=H@6D?6B6
58D8C=G;AH1FBF@?E7ECE
/8B18DG>A-H9FDDE@DFH<FBFDH<0CF?E'
,EDFB>FCH;G7DA@DAH<G4G=H@FC?DFBEHE;?F=F;E
1FBF@?E7ECEH>EDFH1F?EBFCH)6F99EC:7D82H40<DFH>F/G=
F??E#H*G3GH.:@H<6B6<64H<:DDGBACA2H>G3GH.:@H5E;E@DF?
<:DDGBACA2H.:,8@DGBA=A9H/FH1FC.DFBE=E9HE.ECH>G3G
;G7DA@DAH5EBH:B?G=AH?GDF+HF?=FDE<E9-HG;?G
:D>878=89>GHE<EH5EBH3G;?GCFH:D=G9;GH:D=G9A=A9>AB
G=GH3FBH5EBH<G4?GH5EBH=ED<:CH.:,878H/FH1FC,EH:DGC
58H9FC1ECDE7E=E9EH&GB@HF?=FDE<E9-HCDGBAH:5F9E?F2
@0?6HGDA4@GCDA@DGB>GCHCG;ADH@:B8B892H:CDGBGH;G7DA@DA
<G4G=H@6D?6B6C6HCG;ADH;G7DGBA9H@:C8;8C>G
/FB>E7E=E9HF=F@2H3G;?GCFHEC4GG?DGBACG
/FB>E7E=E9>FCH>G3GH&G9DGH:D=GDA-H(8H56?.FDFBH3G;'
?GCFDFBFH3GB,G>A7A=A9>GCH>G3GH.:@H:D=GDAH@E
<G4G=AH;G7DA@DAH;6B>6BF5EDFDE=-*(G@GC
)6F99EC:7D82H16C6CH<GBA=H;GG?ECEH<6B6<64F2H;+:BG
G<ABG=G<GCH/FH@0?6HGDA4@GCDA@DGBACAH.:,8@DGBACAC
0C6C>FH;FB1EDF<FCDFBECH>G3GH.:@H3G;?GCF2H>G3GH.:@
EDG.H/FH>G3GH.:@H@B:CE@H3G;?GDA@H@6D?6B6CFH3G9AB
:D=G;AH1FBF@?E7ECEHE&G>FHF>FBF@2H<FBFDH<0CF?E=DFBEC
/G?GC>G4ACH;G7DA7ACAH0CF=;F=F;EH/FH=8?DG@G
=FB@F9ECFHGD=G;AH1FBF@?E7ECEH5FDEB??E-H(8C>GC
>:DG<AH5G@GCDA@H:DGBG@H0C6=69>F@EH<ADH5EBH+B:F<E
3G<G?GH1F.EBF,F@DFBECEHG.A@DG<GCH)6F99EC:7D82H;09'
DFBECEH40<DFH;6B>6B>6#H*(EBH=F?BFH5E;E@DF?H<:D8H<G'
+GCH3FBH5FDF>E<F=E9FH5EBH5E;E@DF?H3F>E<FHF>F,F7E9GCEH5ECH=F?BFH5E;E@DF?H<:D8H<G+GCH5FDF>E<F<FH5EC
G>F?H5E;E@DF?H/FBF,F7E9-H"H5ECH=F?BFH<G+?A<;G2
"H5ECH5E;E@DF?HGDG,G@DGB-HB?A@H=F>FCE
?:+D8=DGBACH<GDCA9H3G;?GCFDFBECEH@:C84GC
>F7ED2H<G4G=H?GB9DGBAC>G@EH@6D?6BDFBECE
>FH10B=F=E9HDG9A=-H(F;DFC=F<F2
;G7DA@DAH<G4G=G2H3GBF@F?DEH<G4G=G
/FH;G7DA@DAH5EBH.F/BF<FHCFH@G>GB
0CF=H/FB>E@DFBECEH@:C84=G9;G@2
>G3GH.:@H3G;?GCFH/FH3G;?GDA@
@:C848B89-H(E9H0C,FH;G7DA@DA
:D=G<AH@:C84=GDA<A9-*HCCF;ECEC
@8,G7ACGH;G7DA@DAH5EBH4F@ED>FHGD>A7A
5F5F7ECH$H<G4ACGH1FD>E7EC>FHCG;AD
:5F9H:D>878C8CHGCGDE9ECEH<G+GBG@
.096=H6BF?=FDFBEH1FBF@?E7ECFHE4GBF?HF>FC
)6F99EC:7D82H1F.FCH<ADH6C<GH!G7DA@
B16?6H/FH!G7DA@H(G@GCDA7ACACH$'H<G4H1B858
07BFC,EDFB>FH<G+?A7AHGBG4?AB=G>G2H<69>FH%;ECECH&G'
9DGH@ED:D8H/FH:5F9H.A@?A7ACAH3G?ABDG??A-H :+D8=8C
6.?FH5EBECECH&G9DGH@ED:D82H6.?FH5EBECECH:5F92H6.?F
5EBECECHE;FHC:B=GDH@ED:D8H:D>878CGH>E@@G?EH.F@FC
)6F99EC:7D82H40<DFH@:C84?8#H*G?GC>G4DGBACACH6.?F
E@E;ECECHBE;@EH1B85GH1EB>E7EH5EBH6D@F>FH58C8
C:B=GD=E4H1E5EH10B6B;F@2H58BG>GH"H<G?G@DAH>F7ED2
5FD@EH5EBH<ADH;:CBGH5ECH<G?G@DAH5EBH3G;?GCFHE3?E<G,ACA
@:C848BH>8B8=GH1FDEBE9-H6C@6H@B:CE@H3G;?GDA@DGBAC
<6@6H3FBH;FCFHGB?A<:B-H5F92H@0?6HGDA4@GCDA@H/FH@0?6
5F;DFC=FHCFH<G9A@@EHEDDFBFH/FHED.FDFBFH1E??E7E=E9>F
3G;?GCFH/FH>:@?:BH@G>GBH0C6=69FH1FD=E<:B(8CDGBAHF/DFBE=E9>F2H;:;<GDH>:@8=89>GH/FH;E/ED
>ECG=E@DFBE=E9>FH>G3GH.:@H@:C84=GDA<A9-*
"Müslümanlığı bu alana taşıdığınız
zaman sizin Müslümanlığınız
sorgulanır. Siyaseti ahlaklı, dürüst
yapmalısınız. Yine AKP’ye oy verenlere sesleniyorum. Bakın elin
oğlunun Avrupa'da, dünyada ne yaptığını görüyorsunuz. Milyonlarca öteye kuyruklu yıldız gönderiyorlar. Bilimi, aklın
zenginliğini, özgürlüğünü
ortaya çıkarıyorlar. Biz ne
yapıyoruz? Biz Beyefendi'ye bin odalı saray inşa
ediyoruz. ‘Kendi paranla
yaptıysan israftır. Milletin
parasıyla yaptıysan haramdır’
diyor Ebu Zer. Bu ülkede huzur,
barış içinde, ortak paydaşlarla
yaşayacaksa, benimde senin de
sorumluğun var. Vicdanını dinleyeceksin, adaletten ve vicdandan yana
oy ver eceksin."Demokrasiyi
içselleştirmeyenlerin, toplumu
kandırmak, aldatmak için üç alanı
kullandıklarını belirten
Kılıçdaroğlu, bu konuda hükümeti
sert bir dille eleştirdi. Kılıçdaroğlu,
"Bunlar etnik kimlik üzerinden, inanç üzerinden ve yaşam tarzları
üzerinden siyaset yaparlar. Üçü de
sağlıklı demokrasilerde yasaktır.
Ama bu bizde yasak değildir.
Dördüncüsü de yalan söylemektir." şeklinde
konuştu.Kılıçdaroğlu, Beşir
Atalay'ı da yalancılıkla
suçladı. Kılıçdaroğlu,
şöyle devam etti: "Bakın
Beşir Atalay var biliyorsunuz. Bir ara
çıktı dedi ki,
'G20’yi biz
oluşturduk ve
girdik.' Yahu
yapmayın,
AKP
yokken
G20
oluşturuldu. Atalay oysa bir bilim insanı,
bilgili olması, yalan söylememesi lazım.
Halka yalan söyleyerek yapılan siyaset
değildir. Yine Atalay, bu kez de Deniz
Feneri davasında evleri aranacak kişileri
telefonla önceden arayarak evlerinin
aranacağını haber vermiştir. Biz ona
‘köstebek bakan’ demiştik. Beni mahkemeye verdi. Mahkemede ben haklı
çıktım. Onun köstebekliği yargı kararıyla
tescil edildi." SGK Bakanı'nın 2 milyon
Suriyeli’ye çalışmak için belge
verileceğini açıkladığını ancak
Türkiye’de 3 milyon işsiz olmasına
rağmen bu insanlara bir iş imkanı
sağlanmadığını kaydetti. Kılıçdaroğlu,
"Bakın Türkiye'de 3 milyon kardeşimiz
işsiz. Ama bizim çocuklarımıza iş bulmuyorsunuz. Gidip Suriyeli’ye iş buluyorsunuz. Siz niye önce kendi
çocuklarınızı iş bulmuyorsunuz? Bu
nasıl bir durum? Bu Suriyeliler buraya
niçin ve ne amaçla getirildi? Türkiye’nin
huzura, barışa ve yeni yönetime ihtiyacı
var." ifadelerini kullandı. AK Parti
hükümetini CHP’nin projelerini alıp hayata geçirmekle suçlayan Kılıçdaroğlu,
"Ali Babacan açıklama yaptı. ‘Türkiye
üretecek, ihracat yapacak, kazanacak.’ 12
yıl sonra mı aklınıza geldi? Biz zaten diyoruz. Önce üreteceğiz, sonra ihraç
edeceğiz. Bunlar bizim projelerimizi
örnek alıyorlar, uyguluyorlar. Yahu
bırakın bu kopyaları. 12 yıl bunlara yetki
verdiniz." dedi."Sizden bir 4 yılda CHP’ye imkan verilmesini istiyoruz.
Bize sadece 4 yıl için yetki
verin." diyerek seçmenlere
seslenen Kılıçdaroğlu,
şöyle dedi: "4 yıl sonra
göreceksiniz.
Demokrasiyi, birlikte
yaşamayı, AB
üyeliği konusunda
büyük adım atmış
olduğumuz,
işsizliği bitmiş,
huzur içinde
bir Türkiye
göreceksiniz.
Biz halktan yetki istiyoruz. 4 yıl
sonra Türkiye’nin
gelişmişliğini
göreceksiniz. Biz
siyaseti halk için
yapıyoruz, zenginleşmek
için değil. Onlar köşeyi
döndü. Siyaseti kendileri için yaptı. Biz
dönemimizde
halkın tenceresi
kaynayacak."(CİHAN)
2014Per
Pazartesi
17
17Kasım
ubat 2013
embe
Brisbane Kongre Merkezi'nde basın mensuplarının sorularına cevap veren Başbakan Davutoğlu,
"Türkiye'nin dönem başkanlığında yolsuzluğa karşı bir strateji olacak" şeklinde konuştu
Avustralya'da G-20 Liderler Zirvesi'nin
ardından bir basın toplantısı düzenleyen
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin
dönem başkanlığında yolsuzluğa karşı bir
stratejileri olacağını söyledi. Davutoğlu,
yolsuzluğun gelişmekte olan pek çok
ülkenin etkili kalkınmasında ana eksikliği
ve problemi oluşturduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin G-20 başkanlığı sürecinde yolsuzlukla mücadeleye yoğunlaşacaklarını
açıklayan Başbakan, "Türkiye'nin dönem
başkanlığında yolsuzluğa karşı bir strateji
olacak." ifadelerini kullandı. Brisbane Kongre Merkezi'nde uluslararası medyaya
yönelik İngilizce yaptığı basın
toplantısında Davutoğlu, enerji, iklim
değişikliği, Ebola krizi ve Suriyeli mülteciler meselesine de değindi. Bir gazetecinin,
"Suriye meselesinden önemli bir karar
alınmaması sizi hayal kırıklığına uğrattı
mı?" sorusuna cevaben Başbakan, mülteci
meselesinin ayrıntılarıyla
görüşülemediğini söyledi.Başbakan
şunları söyledi: "Maalesef mülteci meselesi çok fazla ayrıntılarıyla görüşülemedi.
Sadece Suriye'de 4,5 milyon ortaya çıktı.
Diğer ülkelerdeki sayı bu. Suriye içerisinde
de 5 milyon insan yerinden yurdundan
oldu. Toplamda 10 milyon insandan
bahsediyoruz. Toplantılarımız içerisinde bu
konuları esasında ayrıntılarıyla ele aldık
ama yayınladığımız bildiride Ortadoğu'daki
krizle alakalı özel bir atıf noktası da var.
Uzun müzakereler sonrasında Türkiye'nin
bir atıfta bulunma teklifi yerini buldu ve
kayıtlara geçti. Bu Brisbane Bildirgesi
içerisinde yerini aldı. Böyle bir atıfta bulunuldu, böyle bir referans var ama umuyoruz ki gelecekte herhangi bir kriz, insani
bir kriz ortaya çıktığında, siyasi görüşler
farklı olabilir, farklı siyasi seçenekler olabilir ama bunları göz önünde bulundurmadan G-20'nin bütün liderleri, önemli
güçleri bence insani konulara odaklanmalı
ve insani krizlere cevap verme konusunda
harekete geçmeli. Bugün Suriye'de, Irak'ta,
Ortadoğu'nun farklı yerlerinde bu mülteci
krizini yaşıyoruz."Başbakan Ahmet
Davutoğlu, "Bu yıl G-20 liderleri olarak biz bu noktada Ebola kriziyle
mücadeleyi desteklemek için elimizden geleni yaptık ve yapacağız.
Umuyoruz ki önümüzdeki yılki
toplantıya kadar bir başka
uluslararası salgın ortaya
çıkmaz, Ebola krizi de
çözülmüş olur" dedi. Başbakan
Davutoğlu, Avustralya'da G-20
Liderler Zirvesi'nin yapıldığı
Brisbane Kongre Merkezi'nde
uluslararası medyaya yönelik
basın toplantısı düzenledi.
Davutoğlu, İngilizce yaptığı
HP Genel Başkan
ve TRT Haber'de simültane
Yardımcısı Mehmet
tercüme edilen
Bekaroğlu, Kürt sorukonuşmasında, toplantıda
nunu Adalet ve Kalkınma
alınan kararlar temelinde,
Partisi, onun yöneticileri ve
gelişmekte olan düşük gelirli
Cumhurbaşkanı'nın
ülkelerin de bu sürecin bir
çözemeyeceğini söyledi.
parçası olmasını, sorunlarının
Bunların eşitlikçi ve özgürlükçü
ve endişelerinin dikkate
bir kafaya sahip olmadıklarını ialınmasını istediklerini söyledi.
fade eden Bekaroğlu, "Bu soruna da
Küçük ve orta boy işletmelerin
araçsal olarak bakıyorlar. Çözemezler
desteklenmesinin önemine işaret ebu işi. Eski Türkiye, nasıl bir milliyetçiden Davutoğlu, bunun kapsayıcı
lik anlayışı vardı ve farklılıkları kabul etbüyüme açısından önemli olduğunu,
miyordu. Onu bir tek potada eritip
kavram olarak bunu ortaya
tektipleştirmeye çalışıyor idi ise Sayın
koyduklarını ifade etti. Mümkün
Erdoğan'ın kafasında da buna benzer
olduğu kadar kapsayıcı olacaklarını
bir millet ve milliyetçilik anlayışı var;
bildiren Davutoğlu, aynı zamanda
o da eşitlikçi değildir, o da Kürtlüğü
daha fazla sektörel katkı
ve Kürtçeyi o bütün içinde bir
sağlamaya çalıştıklarını söyledi.
sorun olarak, bir alt şeyi olarak
Büyümeyle alakalı temel ilgi
görür. Ama bir sosyal demokrat
alanları konusunda da
parti öyle görmez,
değerlendirmelerde bugörmemelidir. İddia
lunan Davutoğlu,
ediyorum;
buna göre,
Adalet ve
daha
C
önce belirlenmiş olan ve Brisbane
Zirvesi'nde de teyit edilmiş hedefleri
sağlamaya çalışacaklarını
bildirdi.Başbakan Davutoğlu, "Tabii ki bu
hedeflere ulaşabilmek için çok çalışıldı.
Türkiye bu noktada bu hedeflere ulaşma
konusundaki çalışmaları yakından izleyecektir. Aynı zamanda küresel altyapı inisiyatifi Avustralya tarafından başlatılmıştı. Biz
bunun da takipçisi olacağız. Çünkü
altyapının geliştirilmesi, ekonomik büyümenin ve kalkınmanın önemli
unsurlarından bir tanesi" dedi. Türkiye için
başka bir konunun da istihdam olduğunu,
2008 yılındaki küresel krizle başlayan resesyonun çok önemli bir işsizliğe yol
açtığını anımsatan Davutoğlu, bunun
sadece rakamsal olarak değil aynı zamanda ödemelerde, maaşlarda da düşüşe sebep olduğunu anımsattı. Başbakan
Davutoğlu, "Türkiye olarak şunu
düşünüyoruz, istihdam olmadan sosyal
düzen olmaz. Baktığınız zaman birçok
siyasi düzensizlik beraberinde yüksek
işsizlik oranlarıyla geliyor ve KOBİ'ler bu
noktada kurumsal bir omurga oluşturur
işsizlikle mücadelede konusunda" diye
konuştu.Ticaretin de küresel büyüme ve
kalkınmanın lokomotiflerinden biri
olduğunu, ticaretin içinde temel olarak iki
taraflı, çok taraflı bölgesel ve uluslararası
mekanizmalar ve düzenlemeler bulun
duğunu kaydeden Davutoğlu, dolayısıyla
küresel düzeyde ticaretin artırılması için
yeni bir mekanizmaya ihtiyaç
bulunduğunu, bu mekanizmanın da diğer
mekanizmaları tutarlı bir çerçeve içinde bir
araya getireceğini söyledi. Başbakan
Davutoğlu, "Dünya Ticaret Örgütünün
rolünü de güçlendirmek istiyoruz. Dünya
Ticaret Örgütünü daha temsiliyetçi ve daha
verimli, daha etkili kılmak istiyoruz. Ticaret
müzakerelerini de bu noktada bu saymış
olduğum prensipler doğrultusunda yapmak istiyoruz" ifadesini kullandı.
Birleşmiş Milletler sisteminin ve kalkınma
çalışmalarının da gözden geçirilmesi
gerektiğini ifade eden Davutoğlu,
Türkiye'nin 2015'i küresel kalkınma yılı ilan
ettiğini, kendilerinin de kalkınmayla alakalı
bütün konulara odaklanacaklarını, G-20 ile
bu örgütün dışındaki ülkeler, özellikle de
az gelirli, gelişmekte olan ülkeler arasında
köprü kurmaya çalışacaklarını bildirdi.
Davutoğlu, "Dün ve bugün tartışıldı. 2010
yılındaki IMF kotasını ve IMF'nin yeniden
yapılandırılmasını görüşüyor ve bu
Türkiye'nin dönem başkanlığında da uygulanacak. Bugün herkesin üzerinde mutabık
kaldığı bir şey var, IMFnin çok daha
kapsamlı ve kapsayıcı bir yaklaşıma
ihtiyacı var" diye konuştu.Yolsuzlukla mücadelenin önemli konulardan olduğuna
dikkati çeken Davutoğu, birçok ülkede, etkili ve kalkınmanın önündeki en büyük engellerden birinin yolsuzluk olarak ortaya
çıktığını, Türkiye'nin dönem başkanlığında
bu konuya da eğileceklerini bildirdi. Enerjinin de en önemli konulardan olduğuna
işaret eden Davutoğlu, dünya nüfusunun
beşte birini enerjiye erişim hakkına sahip
olmadığını söyledi. Davutoğlu, "Türkiye olarak bu kapsamda bütün insanların temel
enerji kaynaklarına erişim sağlaması bizim
hedeflerimizden bir tanesi. Türkiye, bu noktada enerji yatırımlarıyla alakalı mayıs
ayında konferanslar düzenleyecek ayrıca
G-20 bakanlar düzeyinde toplantılar düzenlemek suretiyle enerjiye erişim ve enerjiye
yatırımlarıyla alakalı çalışmalar yapacak.
Bu noktada yenilenebilir enerjinin
maliyetinin en aza indirilmesi ve enerji
yatırımlarının fizibıl kılınması ve enerjinin
bizim en önemli noktalarımızdan biri haline
getirilmesi amaçlarımız arasında" diye
konuştu. İklim değişikliğiyle alakalı Paris
Konferansı için de bir hazırlık dönemi
olacağını belirten Davutoğlu, bunun
insanlık için çok önemli olduğunu kaydetti.
Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle de iklim sorunlarının finanse edilmesi,
iklim değişikliğini finanse edilmesi, bununla ortaya çıkan sorunların finanse
edilmesi Türkiye'nin gündeminde yer
alıyor. Bunlar teknik ve konvensiyonel
geleneksel G-20 gündem maddeleri ama bazen G-20 zirveleri krizlere ve
özellikle
insani krizlere
de cevap
Kalkınmade
Partisi'nin
bu konuyu
verebilme
konusunda
çalışıyor.
çözmesi mümkün
değil,da
çözemeyeBu
yıl G-20
biz bu
cektir.
Bunuliderleri
çözecekolarak
olan program,
noktada
Ebola kriziyle
mücadeleyi
sosyal
demokrat
partidir,
CHP'dir."
desteklemek
içinmedyanın
elimizdenyaptığı
geleni
dedi. Bekaroğlu,
yaptık ve yapacağız.
Umuyoruz
ki
yayınlarla
ilgili 28 Şubat'ı
hatırlattı.
önümüzdeki
yılki toplantıya
kadar
"28
Şubat'ta meşhur
Çevik Bir'in
bir başka uluslararası
salgıngiren
ortaya
andıçlarıyla
siyasal literatüre
çıkmaz
Ebola
krizigeliştirdiler."
de çözülmüş
iştir.
Bunu,
bunlar
diyen
olur. Ama başka
krizler
de olabiliyor,
Bekaroğlu,
"Medya
aracılığıyla
önce
mesela
ciddi çatışmalar neticesinde
değersizleştirmek,
belli ülkelerde
mülteci sorunları
ortaya
itibarsızlaştırmak,
bir şekilde
çıkabiliyor. Bu
tip ortaya
çıkan
olaylar
medyada
infaz
ederek
sonher zaman için ra
G-20'nin
gündemiyapbaşka işlemleri
içesinde yer alacaktır
önümüzdeki
mak;ama
bunlar
çok bilidönemde bizim dönem
nen başkanlığımızda
şeylerdir. Aynı
2015 yılında umuyoruz
ki tekrar
küresel
reşey
ediyor.
sesyon, ekonomik kriz, Bir
insani
tanekrizler
örnekson
bulur ve hepimiz için çok güzel
bir yılbu
verebilirim
olur."Başbakan Ahmet Davutoğlu,
konuda.daha
O zasonra gazetecilerin sorularını
yanıtladı.
Bir
man
Başbakan,
gazetecinin, "Ebola ile ilgili şimdi
herhangi
bir ilSayın
erleme kaydedildi mi? Suriye meselesinden önemli bir karar alınmaması sizi hayal
kırıklığına uğrattı mı?" sorusu üzerine
Davutoğlu, Griffith
Üniver-
sitesi'ndeki konferansına atıfta
bulunulduğuna işaret etti. G-20 liderleri
olarak da dünya toplumunun liderleri olarak da bu insani konulara cevap vermek durumunda olduklarını vurgulayan
Davutoğlu, şunları kaydetti: "Ebola
sadece Batı Afrika ülkeleri için değil
dünyanın geneli için, küresel toplum için
önemli bir krizdir. Bu konuya bu yüzden
değinmemiz, eğilmemiz gerekmektedir.
Ama maalesef mülteci meselesi çok fazla ayrıntılarıyla görüşülemedi. Sadece
Suriye'de 4,5 milyon mülteci ortaya çıktı.
Diğer ülkelerdeki sayı bu, Suriye
içerisinde de 5 milyon insan yerinden
yurdundan oldu. Toplamda 10 milyon insandan bahsediyoruz. Toplantılarımız
içerisinde bu konuları esasında
ayrıntılarıyla ele aldık ama yayınladığımız
bildiride Ortadoğu'daki krizle alakalı özel
bir atıf noktası da var. Uzun müzakereler
sonrasında Türkiye'nin bir atıfta bulunma
teklifi yerini buldu ve kayıtlara geçti. Bu
Brisbane Bildirgesi içesinde yerini aldı.
Böyle bir atıfta bulunuldu, böyle bir referans var ama umuyoruz ki gelecekte herhangi bir kriz, insani bir kriz ortaya
çıktığında, siyasi görüşler farklı olabilir,
farklı siyasi seçenekler olabilir ama
bunları göz önünde bulundurmadan G20'nin bütün liderleri, önemli güçleri
bence insani konulara odaklanmalı ve insani krizlere cevap verme konusunda
harekete geçmeli. Bugün Suriye'de, Irak'ta, Ortadoğu'nun farklı yerlerinde bu
mülteci krizini yaşıyoruz.""Türkiye'nin
dönem başkanlığında G-20'de siyasi
konuların ekonomik konular kadar yer
alıp almayacağı" yönündeki bir soru üzerine Başbakan Davutoğlu, 2008'e kadar
G-20 toplantılarının maliye bakanları
arasında yapıldığını ve gündeminin her
zaman ekonomik konular olduğunu
söyledi. Davutoğlu, zirvenin temel gündemini ekonomi konuların
oluşturduğunu belirterek, şöyle devam
etti: "Küresel bir çağda yaşıyoruz ve
küreselleşme içerinde esasında hiçbir
konu birbirinden ayrı düşünülemez. İzole edilmiş bir şekilde hiçbir konuya
eğilemeyiz. Esasında ekonomik
problemlerin büyük bir
kısmının
siyasi boyutları
Cumhurbaşkanı,
bir gazeteci
var.
Siyasi
ve krizNuray
Mert problem
ile 'Mert değil
lerin
büyük
bir kısmı
da
namert,
namert'
diye meyekonomik
konulardan
ve
danda seslendi.
Olay nasıl
ekonomik
oroldu; ben içkrizlerden
yüzünü biliytaya
orum.çıkıyor.
Nuray Mert bir
Dolayısıyla 2008
konuşmasında
Kürt
yılındaki kriz,
esa
meselesini
anlatırken
sında
o'Bu
işinfinans
hizmetkrizi
meselesi
larak baştam
ladıtersi
amaDoğu
daolmadığı,
ha sonrabuçok
kap samlı
halkının
hizmetleri
bir
ekofilan
nomik
kriz
yolları
kendilerine
haline
geldi.
Son
müdahale
olarak
rasında
görüyor. da
Bu belli
bir
reel
sektörlerin
kimlik
meseleçökmesiyle
sidir.' diye birbirlaf
likte
dedi. sosyal bir
kriz
haline ekErdoğan'ın
geldi.
ibinde İçeriinsansine
işsizlik
lar, havuz
sorunu da
girdi ve
netice
itibariyle
finansal,
ekonomik
ve sosyal
kriz
birçok
Avrupa ül
kesinde
hükümet
deği şik
likleriyle
so
nuçlanan,
siyasi istik
rarsızlıkla
sonuçlanan
medyasından
problemlere
birisineoldu.
'Bunu
neden
Nuray Mert,
"G-20
liderleri ohükümet
yolları
larak
siyasi
ve
Doğu'daki insanları
ekonomik
konular
öldürmek için
yapıyor dearasındaki
bağlantıları
di' diye yazdırdılar.
Ondan
gördüklerini
dile getiren
sonra bu yazı
üzerindenbirbirlermeyDavutoğlu,
"Bunların
danlardan
Başbakan
Sayın
ine
nedenSayın
sonuç
ilişkilerini
Mert'i infaz etti.
Bu çok tipik
bir Çevik
görüyoruz.
Dolayısıyla
da çok
daha
Bir yöntemidir.
Bu görüşlü
yöntemi herkese
kapsamlı
ve açık
bir şekilde
uyguluyorlar.
Ondan sonra
da bize 'Yeni
krizlerin sebeplerini
anlamaya
Türkiye'
kuruyorlar.
Müslümanlar
bir
çalışıyoruz
ve bu tip
krizleri bu böyle
şekilde
şey
yapar mı?
Bu nasıl bir
şey?
Müslüman
çözmeye
çalışıyoruz"
dedi.
(AA)
olduğunu söylüyor insanlar. Müslümanlar,
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
İNCE ZIMBALAR
Sabit
İNCE
sabitince1@hotmail.com
İSLAM,
KÖLELEŞTİRMENİN
ARACI MI?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın
islam ülkeleri temsilcilerinin kapanış konuşmasında yaptığı açıklamalar gayet ilginç ve
önemli hususları kapsıyor. Bunlardan
Amerika'yı kimin keşfettiğinden tutun da,
Küba'daki dağın tepesindeki camiye kadar
bazı ilginç konular var. Ama bunların içinde
en önemlisi, İslam dininin köleleştirme ve
sömürgenin aracı olmadığının özellikle vurgulanması, diğer dinlerin sömürgeci ve
köleleştiren dinler olduğunun ima ve ifade
edilmesidir.
Gerçekten de zannediyorum Kenya'nın kurucusu Kenyata olması lazım bir konuşmasında
şöyle der: Misyonerler yani hristiyanlar buraya geldiklerinde onların elinde İncil, bizim
de topraklarımız vardı. Bir de gözümüzü
açtık ki, bizim elimizde İncil, onların elinde
de bizim topraklar...e
İşte sömürgeci ve köleliştirmenin en açık,
çarpıcı ifadesi bu bence.
Şimdi Cumhurbaşkanının vurguladığı diğer
konulara şöyle bir göz atalım:
"İslam Dini sömürgenin, köleleştirmenin
aracı olmadı
Diğer tüm inançları da teminat altında tutmuştur Müslümanlar
Kılıç zoruyla, silah zoruyla Müslümanlaştırmak yoktur.
İslam en çok da mazlumların, yolda
kalmışların dinidir.
İslam hiçbir zaman sömürmenin aracı olmamıştır.
Latin Amerika ülkelerindeki kardeşlerin
yaşadıkları dertleri biliyoruz
Azınlık olmalarına rağmen, inanıyorsanız o
halde üstünsünüz.
Yüzyıllar boyunca nasıl ayakta kaldıklarını
da biliyoruz
Yardımlaşarak, paylaşarak kardeşlik hukuku
içinde her yerde varlığımızı sürdürmeye İslam’ı yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz.
Ben tarihini bize yüklediği mirasın ve omzumuzda taşıdığımız sorumluluğun farkındayız
Yüzyıllar önce 1 Dünya Savaşı’ında çok
sayıda ülkeye karşı kahramanca mücadele
etti.
Yeni Türkiye Cumhuriyet’ini kurduk,
tehditlere karşı boyun eğmedik
Hamdolsun şu an Türkiye içerideki ve
dışarıdaki tehlikeleri bertaraf etti
Tarih sayesinde yeni şükürler olsun yerini almaya başladı
Dünyanın her karışında savunduğumuz
barışla birlikte bu yeryüzünde biz de varız
diyoruz
Türkiye’nin hiçbir ülkenin sınırları ve
içerisinde gözü yoktur, emeli yoktur.
Bir de şu ifade çok çok önemli. Dünyanın
her karışında savunduğumuz barışla birlikte
yeryüzünde biz de varız sözü..
Gerçekten de Yeni Türkiye dünyanın her
yerindeki savaşlara barış niyeti ile yaklaşmış
ve barış için çok gayretler göstererek dünya
ülkelerini ve hatta o sömürgecileri bile
zaman zaman imalı tehditlerle mazlum milletleri sömürmekten vazgeçmelerini haykırmıştır. Tıpkı Büyük Önder Atatürk gibi..
Zaten Yurtda sulh dünya da sulh hep ilkemiz
olmuştur.
8 GÜNCEL
17
17Kasım
Şubat 2014
2013 Pazartesi
Perşembe
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Rektör Prof.Dr. Akhan’dan
Başkan Akpınar’a ilk ders sürprizi
İKÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Vergi
Hukuku ve Uygulamaları Tezsiz Yüksek
Lisans programındaki ilk dersine giren
Başkan Akpınar’a, İzmir Kâtip Çelebi
Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan
sürpriz bir ziyarette bulundu. Diğer yüksek
lisans öğrencileriyle de bir süre sohbet ederek
dersi birlikte takip eden Rektör Prof.Dr.
Akhan ile Karşıyaka Belediye Başkanı
Hüseyin Mutlu Akpınar ders sonunda görüş
alış verişinde bulundu.
Mardinli gençlerden
İsrail'e lanet
Mazlum VESEK
İzmir Mardinliler Federasyonu (İMAF)
Gençlik Kolları, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yaptığı saldırıları kınadı. Konak Meydanı'nda buluşan gençler adına konuşan Genel Başkanı
Murat Savcı, Mescid-i Aksa'nın İslam alemi
için kutsallığına vurgu yaparak, “İsrail, insanlık düşmanı olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi. İMAF Gençlik Kolları, Konak
Meydanı'nda İsrail'in kutsal topraklara yaptığı
saldırıları basın açıklaması ile kınadı.
İzmirlilerin ilgi gösterdiği açıklamayı İMAF
Gençlik Kolları Genel Başkanı Murat Savcı
yaptı. Savcı, binlerce yıllık tarihi boyunca dillerin, dinlerin, kültürlerin, medeniyetlerin
merkezi olan bir kentin, Mardin'in gençleri
olarak toplumsal sorunlara karşı her zaman
duyarlı olduklarını kaydederek, “Dünyanın
neresinde bir mazlum varsa onların yanındayız. Baskı ve zulüm altındaki tüm insanlığa
sahip çıkmayı görev biliyoruz. Mardinli
gençler olarak, Ege'nin barış ve kardeşlik
şehrinden Filistinli kardeşlerimizin mücadelesini selamlıyoruz” diye konuştu. Savcı,
yarım yüzyılı aşkın bir süredir, İsrail'in mazlum Filistin halkının topraklarını işgal ettiğini
kaydederek, “İsrail, bu zumüne bir de
Mescid-i Aksa saldırısını ekledi. Bizler için
kutsal olan bu topraklara saldıran İsrail,
sadece İslam'a değil; tüm insanlığa düşman
olduğunu göstermiştir. Bizler, buradan tüm
dünyaya sesleniyoruz. Dünyanın baş belası
İsrail, Filistin topraklarından derhal çekilmeli
ve insanlığa hesap vermelidir” sözlerine yer
verdi. Savcı, topraklarını savunurken şehit
düşen tüm Müslümanları andıklarını belirterek, “Zulüm mutlaka yenilecektir” dedi.
Açıklamanın ardından gençler, “Kahrolsun İsrail” sloganını attı.
“Rektör Prof.Dr. Akhan eşimin hocasıydı”
Eğitim hayatına yeniden başlamanın heyecanını taşıdığını ifade eden Başkan Akpınar,
başkan olduktan sonra yüksek lisansa
başlama kararı verdiğini anlattı. Başkan Akpınar, İKÇÜ’de yüksek lisans yaparken hoş sürprizlerle karşılaştığını da aktararak; “ Rektör
Prof.Dr. Akhan, geçmişten tanıdığım ve
eşimin de hocası olan değerli bir
akademisyendir. Bugün burada olması benim
için çok sürpriz oldu. Vergi Hukuku’nda yüksek lisans yapıyorum. Çok renkli bir sınıfımız
var. Bir tarafta mali müşavirler, bir tarafta
vergiyi koruyanlar ile ben de vergiyi harcayan
taraf olarak buradayım. Sonuçta biz belediye
başkanları olarak halkın verdiği vergilerle
hizmet üretiyoruz. Bu yüzden verginin
hukukunu iyi öğrenmem gerektiğini
düşündüm. Kamu kaynaklarını doğru kullanarak halka hizmet ederken; daha tasarruflu,
daha tedbirli ve maksimum faydayı sağlamak
için böyle bir yüksek lisans programına katılmak istedim. Beni bu programa kabul ettikleri
için İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’ne
teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Hayat boyu öğrenme çağımızın gereği”
Başkan Akpınar’ın heyecanını paylaşan Rektör Prof.Dr. Akhan ise belediye başkanı olarak
Eğitim hayatını
akademik boyuta taşıyarak yüksek lisans
eğitimine başlayan bu
alanda ise tercihi İzmir
Kâtip Çelebi Üniversitesi
olan Karşıyaka Belediye
Başkanı Hüseyin Mutlu
Akpınar, İKÇÜ Sürekli
Eğitim Merkezi bünyesindeki derslerine başladı
eğitime verdiği bu önemden dolayı Başkan
Akpınar’ı tebrik etti. Rektör Akhan şunları
kaydetti: “Sayın Başkanımızı tebrik ediyorum. Çünkü çağımızın en büyük konsepti
hayat boyu öğrenme. İnsan hayatında hangi
süreçte olursanız olun öğrenme hiç bitmiyor.
Tabi pratikte öğrenmenin yanında bir de
teorik dersler almak gerekiyor. Sayın Başkan
Yüksek lisans yaparak kendi teorik bilgilerini
de geliştirmiş oluyor. Kendisine ve tüm
öğrencilerimize eğitim hayatında başarılar
diliyorum”
(HABER MERKEZİ)
Çamdibi’nde 5 bin
kitap okuyucularını bekliyor
Bornova Belediyesi, Çamdibi
Şehit Er Adem Bilaloğlu
Tesisleri’nde 5 bin kitaplık bir
kütüphane kurdu
İZBAŞ Düğün Salonu ve Nedret Güvenç
Sahnesi’nin de bulunduğu son katta
hizmet vermeye başlayan Çamdibi Kitaplığı’nda çocuklara yönelik 4 bin kitap bulunuyor. Bornova Belediyesi ilçe
merkezindeki Atatürk Kitaplığı’nda
sürdürdüğü kütüphanecilik hizmetini,
Naldöken Kültür Merkezi’nden sonra
Çamdibi Şehit Er Adem Bilaloğlu
Tesisleri’nde de başlattı. Tesisin son
katında kurulan Çamdibi Kitaplığı’nda 4
bini çocuklara yönelik olmak üzere 5 bin
kitap raflardaki yerini aldı. Çamdibi Kitaplığı’nda ödünç kitap da verilecek. 2 fotoğraf ve bir kimlik fotokopisi ile
başvuranlar üye olduktan sonra aynı anda
üç kitabı 14 gün süre içinde ödünç alarak
okuyabilecek. Çamdibi Kitaplığı’nın
açılışını Bornova Belediye Başkanı Olgun
Atila, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Candeğer Yılmaz ve vatandaşlarla birlikte
yaptı. Başkan Olgun Atila kurdeleyi keserken, “İnanıyorum ki buraya gelip kitap
okuyan çocuklarımız kaymakam, rektör,
doktor, belediye başkanı olacaktır. Şimdiden herkese hayırlı olsun” dedi. Ege
Dayıbaşılık gitsin
ölümler bitsin
Taslak raporda, "İşçilerden durmadan üretim
yapılmasının istendiği ve normal çalışma şartlarının üzerinde bir performansta çalışmaya zorlandıkları da dikkate alınarak,
dayıbaşılık/taşeronluk sisteminin Soma havzası
bağlamında en kısa sürede çözüme kavuşturulması önem arz etmektedir" denildi. TBMM
Soma Maden Facialarını Araştırma Komisyonu, dayıbaşılık/taşeronluk sisteminin Soma
havzası bağlamında en kısa sürede çözüme
kavuşturulması gerektiğine işaret etti. TBMM
Soma Maden Faciasını Araştırma Komisyonu,
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
landırılan kişiler tarafından sağlandığının ifade
edildiği taslakta, şunlar kaydedildi: "Komisyonumuzda dinlediğimiz işçiler ifadelerinde, işe
müracaat eden işçilere hangi taşeron ile çalışacağı sorularak o taşeronun adı altında kayda alındığını,
TBMM
dayıbaşı/taşeronlar vasıSoma Maden
tasıyla üretim ve ayak ilerlemesine bağlı maaş ve
Faciasını
esasına dayalı bir
Araştırma Komisy- prim
sistem oluşturulduğunu,
onu, çalışmalarını
hadihadicilik olarak adyaklaşık 4 ay süren çalışmalarını
landırılan
bu sistemde,
tamamlayarak,
tamamlayarak, taslak raporunu
dayıbaşı/taşeronların
hazırladı. Taslakta, Soma A.Ş'de
taslak raporunu tirdikleri işçilerin çalış-getaşeronluk veya dayıbaşılık sistemiyle
hazırladı
maları ile orantılı prim
ilgili iddialara da yer verildi. Komisyalmaları nedeniyle sadece üreonun çalışmaları sonucunda, Soma A.Ş. firtime odaklandıklarını, bu sistemde hasta
masında ve Soma'da faaliyet gösteren maden
olduklarında
bile hem kendilerinin haftalık tam
ocaklarında, halk arasında “dayıbaşılık”, sistem
çalışmalarından dolayı alacakları primin
içerisinde ise “taşeronluk” olarak adlandırılan
düşmemesi hem de dayıbaşı/taşeronların alabir işçi alımı ve yönetimi sisteminin olduğunun
cağı primler nedeniyle rapor almayarak işe
görüldüğü belirtildi. Kalifiye olmayan işçilerin
gelmeye zorlandıklarını, dayıbaşı/taşeronun taliçoğu zaman yine dayıbaşı/taşeron olarak ad-
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer
Yılmaz da Çamdibi Kitaplığı’nın kurulmasının çok güzel bir düşünce olduğunu
belirterek, Bornovalılara hayırlı olmasını
diledi.
(HABER MERKEZİ)
matlarının dışında hareket ettiklerinde işlerini
kaybetme riski ile karşılaştıklarını, bu şekilde
dayıbaşı/taşeronların yüksek gelirler elde ettiklerini ve işçilere az oranda prim verdiklerini belirtmişlerdir. Her bir taşeronun 20 ile 200
civarında işçiye sahip olduğu, işçilerin prim alıp
almamasından, işten çıkartılıp çıkartılmamasına
kadar taşeronların karar verdiği ifade edilmiştir.
Artık onlar da “girişimci”
Kısa adı İZMEB olan Meslek Edindirme
ve Beceri Kursları ile başta kadınlar ve
gençler olmak üzere, dileyen İzmirlilerin
mesleki ve sosyal gelişimlerine önemli
katkı sağlayan İzmir Büyükşehir
Belediyesi, diğer yandan da KOSGEB
işbirliğiyle sürdürdüğü ‘Uygulamalı Girişimcilik’ eğitimlerini tamamlayan 227 kursiyere sertifikalarını dağıttı. Bayraklı’daki
Ord. Prof. Ekrem Akurgal Yaşam Parkı'nda
düzenlenen törende “kendi işinin patronu
olmak isteyenlerin” yararlandığı ücretsiz
kurslara katılanları kutlayan İzmir
Büyükşehir Belediye Başkan Aziz Kocaoğlu, Halk Eğitim Merkezleri ve Milli
Eğitim Bakanlığı ile yaptıkları işbirliğine
değinerek, "Ama eğitim sistemimizdeki
Raylı sistemin
“lideri” İzmir
İzmir’de toplu ulaşım içindeki raylı sistemin payının yüzde 30’a
ulaştığı açıklandı. “Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım” seminerinde
konuşan İzmir Metro A.Ş. Genel Müdürü Sönmez Alev,
Türkiye’de hiçbir kentin bu düzeye yaklaşamadığını belirterek,
geçtiğimiz Ekim ayında 8 milyon 250 bin biniş sayısıyla metroda
“tüm zamanların rekorunun” kırıldığını söyledi
İZBAN hattı 136
kilometreye çıkıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 26
kilometrelik İZBAN Selçuk hattındaki
iki adet istasyonun yapım ihalesini
gerçekleştirdi. Büyükşehir ayrıca, hat
üzerinde 2 karayolu üst geçidi ve 7
adet menfez tipi karayolu alt geçidi yapacak. Hat döşeme çalışmaları, sinyalizasyon, kataner sistemi ve koruma
duvarlarının yapımını ise TCDD
gerçekleştirecek. İzmir Büyükşehir
Belediyesi ile TCDD ortaklığında
gerçekleştirilen ve Cumhuriyet tarihinin en büyük kent içi toplu ulaşım
projesi olan İzmir Banliyö Sistemi
İZBAN hattının Torbalı’dan sonra
Selçuk’a kadar uzatılması için düğmeye basıldı. 80 kilometrelik İZBAN
hattını 30 kilometre daha uzatan Torbalı bölümünün istasyon ile karayolu
alt-üst geçit inşaatlarını tamamlayarak
açılışa hazır hale getiren Büyükşehir
Belediyesi, şimdi de 26 kilometrelik
Selçuk projesinde bulunan iki adet istasyonun yapım ihalesini gerçekleştirdi. Şu anda değerlendirme
aşamasında olan ihalelerin sonuçlandırılıp yer tesliminin yapılmasının
ardından inşaat çalışmalarına hemen
başlanacak. Bu hattın da eklenmesiyle,
İZBAN’ın toplam hat uzunluğu 136
kilometreye yükselmiş olacak.
Metro’da rekor kırıldı
Konuşmacılardan İzmir Metro A.Ş.
Genel Müdürü Sönmez Alev, yaptığı
sunumda İzmir metrosunun büyüme
sürecini anlattı. 2000 yılında 11 km
olarak hizmete giren metro hattının
bugün 20 km.’ye ulaştığını ifade eden
Alev, taşınan yolcu sayısındaki artışı
da rakamlarla ortaya koydu. Yeni istasyonların açılması, aktarmalı sistemin
devreye girmesi ve İZBAN bağlan-
tılarının
sağlanması
gibi etkenlerle
metroyu
kullananların
sayısının
sürekli arttığını dile
getiren
Sönmez
Alev, “Yıllarca 2,5 milyon
civarında seyreden yolcu sayısı bugün
rekor düzeye ulaştı. Geçtiğimiz Ekim
ayında 8 milyon 250 bin biniş sayısıyla
metroda tüm zamanların en yüksek
yolcu sayısına eriştik. Yıl boyunca taşınan yolcu sayısının ise 2014 sonunda
80 milyona ulaşmasını bekliyoruz”
diye konuştu. Önümüzdeki günlerde
iki yeni tren setinin daha hizmete gireceğini, satın alınacak 85 vagonluk 17
setle birlikte mevcut sayıyı ikiye katlayacaklarını ifade eden Metro A.Ş.
Genel Müdürü Sönmez Alev,
“Metroda günlük 350 bin, İZBAN’da
300 bin yolcu taşınıyor. Toplamda ise
günde 650 bin kişi raylı sistemle yolculuk yapıyor. Bu İzmir’de kamu
eliyle yapılan toplu taşımacılığın yüzde
30’u anlamına geliyor. Diğer iller bu
Projede neler var?
Raylı sistem ağını geliştirmek için
çalışmalarını aralıksız sürdüren İzmir
Büyükşehir Belediyesi, İzmir Banliyö
Sistemi İZBAN’ı Selçuk’a kadar uzatmak için uygulama projelerini de
hazırladı. Bu kapsamda Torbalı-Tepeköy ile Selçuk arasındaki 26 kilometrelik hat üzerinde bulunan Sağlık
ve Selçuk İstasyonları için yapım
ihaleleri gerçekleştirildi. Hattın gerekli
noktalarına 2 karayolu üst geçidi ve 7
adet menfez tipi karayolu alt geçidi
yapılacak. (HABER MERKEZİ)
sorunlar bizi başka yönlere itiyor. Daha
yoğun bir eğitim ile ortaokul ve lise
mezunu çocuklarımızı gerçek anlamda bir
meslek sahibi yapmak için uğraşıyoruz"
dedi. 2009-20014 stratejik planında belirledikleri Kent Koleji’ni restorasyon çalışmaları süren eski DGM binasında
konuşlandıracaklarını ifade eden Başkan
Aziz Kocaoğlu, yeni binalara geçtiklerinde
burada seri şekilde eğitim yapacaklarına
vurgu yaptı. Başkan Aziz Kocaoğlu, "Bu
eğitimleri üniversitelerimiz ile birlikte vereceğiz. Bu konuda Ege Üniversitesi ile protokol imzaladık, diğer üniversitelerimiz ile
de imzalıyoruz. Yine Halk Eğitim ve Milli
Eğitim Bakanlığı ile bu projeleri sürdüreceğiz. Her şeyden önemli olan, bunu
işadamlarımız ve sanayicilerimiz ile birlikte yapıyor olmamız. Sanayiciye,
ayakkabı sektörüne ne lazım? Otellere,
hastanelere ne lazım? Hangi özelliklerde
eleman lazım? Bunun için Kent Koleji’ni
kurduk ve yolumuza devam edeceğiz"
şeklinde konuştu. Girişimcilik kurslarının
şu anda devam ettiğini hatırlatan Başkan
Aziz Kocaoğlu, "Elbette sadece
meslek edindirerek iş bulmamız yeterli olmuyor. O nedenle risk almak isteyen,
kendi işlerini kurmak isteyen, hayal eden,
elini taşın altına koyan, yüreğini koyarak
girişimci olmak isteyen gençlerimize kapı
açmak da bizim için önemli. Bu projenin
anlamı budur" dedi.
KOSGEB işbirliği
Girişimcilik kurslarından şu ana kadar
227 kursiyerin eğitim aldığını hatırlatan
Başkan Aziz Kocaoğlu, bunlardan 34
tanesinin işyerini kurduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti: “Bir işe koyulurken
eğer sağlıklı adımlar atılmazsa, finans,
eğitim, muhasebe bilgin olmazsa, yaptığın işle ilgili donanımın eksik olursa çok
büyük sorunlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Birincisi kaynak israfı ile
karşılaşıyorsunuz. Bu işin para tarafı.
Ama başaramamış, gönlü kırık bir
gencimiz ile karşı karşıya kalmak daha
kötüsü. Bu eğitimin en önemli faydası
bunun önlenmesi, hata yapma payını
minimuma indirmek. KOSGEB ile bunu
başarmak istiyoruz.” Törende söz alan ilk
grup kursiyerlerinden Onur Yukaruç, uzun
yıllar hizmet sektöründe çalıştıktan sonra
kendi işini kurmaya karar verdiğini ve
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin
konuda
İzmir’le kıyaslanacak düzeyde değil.
İstanbul’da bile raylı sistemin payı
yüzde 10 civarında” dedi.
Sinyal sisteminin
yenilenmesi İZBAN’ı
rahatlatacak
İZBAN Genel Müdürü Sabahattin
Eriş de 2010 yılında hizmete giren
İZBAN’ın bugüne kadar 230 milyonun üzerinde yolcu taşıdığını belirterek, “Dünyanın en hızlı büyüyen
banliyölerinden birine sahibiz” dedi.
Önümüzdeki günlerde Torbalı hattında
seferlerin başlayacağını, 2-3 yıl içinde
de hattı Selçuk’a kadar uzatmayı planladıklarını ifade eden Sebahattin Eriş,
İZBAN’daki en büyük sıkıntının
TCDD trenleri ile aynı hattı kullanmaları olduğunu söyledi. Eriş, mevcut
sinyal sisteminin kısa süre içinde
değişmesiyle sefer sıklığının 5
dakikaya inmesinin beklendiğini dile
getirdi.
İzmirli bisiklete alıştı
Bir diğer konuşmacı İZULAŞ
Genel Müdür Yardımcısı Arda Şekercioğlu da, kentte 46 km'lik bisiklet
yolu ile İnciraltı-Mavişehir arasındaki
güzergahta hizmet veren kiralık bisiklet sistemi BİSİM’i tanıttı. Şekercioğlu, ilk günlerde yaşanan sıkıntılara
rağmen İzmir halkının kısa sürede
bisiklet yolu kültürünü edindiğini belirterek İZULAŞ’ın BİSİM projesine
ilişkin yeni hedeflerini anlattı.
(HABER MERKEZİ)
kurslarına katılarak sertifikasını alıp kendi
işyerini kurduğunu belirtti. Bunun kendisi
için hayatının en önemli adımlarından biri
olduğunu vurgulayan Yukaruç, bu konuda
Büyükşehir Belediyesi ve KOSGEB yetkililerine teşekkür etti. KOSGEB Kuzey
Hizmet Birimi Müdürü Oğuz Kılınç ise
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları
işbirliğinden oluşan bu programdan
dolayı çok mutlu ve gururlu olduklarını
ifade etti. Girişimciliğin hayal ile başlayan
bir süreç olduğunun altını çizen
Kılınç,"Girişimci risk alabilme kabiliyetine
sahip olmalı. Bir işletmenin kurulması
demek, hayallerin hayata geçmesi demek.
Bu eğitimleri alarak işletmelerini kuran
arkadaşlarımız, inanıyorum ki daha
sağlam adımlarla yürüyeceklerdir" şeklinde konuştu.
Nasıl girişimci
oluyorlar?
KOSGEB Kuzey Hizmet Birimi’nin
(Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) kredi desteğinden yararlanmak için
‘Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri’ni
tamamlamak şartı aranıyor. Önce ‘Girişimcilik testi’ne tabi tutulan ve söz konusu
testten 70 ve üstü puan alanlar mülakata
davet ediliyor. (HABER MERKEZİ)
7 kıtadan 140 ülke
İzmir’de buluştu
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON)’un düzenlediği
Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü
(TDTK) programının 21’incisi
olan Gıda-Tarım Tüketim
Ürünleri Fuarı, İzmir
Kültürpark Uluslararası Fuar
Alanı’nda gerçekleştirildi. Her yıl
binlerce yerli ve
yabancı iş
adamını bir
araya getiren ve
7 kıtadan 140
ülke ile 2 bin ziyaretçiyi İzmir’de
buluşturan TDTK
fuarını gezen İzmir
Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu,
yoğun ilgiyle karşılandı. 2006
yılından beri düzenlenen programlarla ulus-
Ahmet
SEZER
drasezer@gmail.com
Girişimciler
Dünya Ekonomisini
kurtarabilir mi?
Değerli okurlarımız,
Bu satırları, İstanbul’da Yeditepe Üniversitesi’nin “Girişimcilik dünyayı kurtarabilir
mi?” başlığıyla düzenlediği uluslararası
girişimcilik ve iş stratejileri konferansında
kalem aldım.
Dünyada her sene Kasım ayında 150
ülkede kutlanan Global Girişimcilik Haftası; bu senede yerel, ulusal ve küresel
etkinliklerle akademisyenleri, iş insanlarını, yöneticileri ve uzmanları gençlerle
ve girişimcilerle buluşturup bilgiler paylaşıldı.
Bu konferansta dikkat çeken bazı başlıkları
sizlerle paylaşmak istiyorum.
İzmir denizle buluşacak
İZDENİZ Genel Müdürü Salih
Aslan ise 3’ü hizmete giren 12’sinin
yapımı süren yolcu gemileri ve 3 adet
arabalı vapurla birlikte, İzmir’in deniz
kenti kimliğinin daha fazla ön plana
çıkacağını söyledi. Günde 48 bin olan
yolcu sayısını ilk etapta 60 binlere, ortalama 1500 olan araç taşıma sayısını
1700'lere çıkarmayı hedeflediklerini
belirterek Mavişehir, Bayraklı ve
Karataş’a yeni iskeleler yapılacağını,
dış körfezde Karaburun, Güzelbahçe,
Foça gibi bölgelere de seferlerin
başlatılacağını dile getirdi.
Soma Eynez Ocağı kaza nedeniyle tutuklu
bulunan, Soma Holding Maden İşletmeleri
A.Ş’nin yetkilileri; madencilikte uzmanlık
gerektiren işlerin olduğunu, işçilerin
dayıbaşı/taşeron dedikleri kişilerin işinde uzmanlaşmış, 25-30 yıldan beri bu işleri yapan
uzman kişilerden oluştuğunu, sigortalarının şirket tarafından yapıldığını ve ücretlerinin banka
kanalıyla ödendiğini, tamamen bordrolu
çalışanları olduklarını, 2004 yılında taşeron
uygulamasının kaldırıldığını ve herkesin şirketin istihdam ettiği elemanı olduğunu ifade etmişlerdir."
(AA)
belli
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin
KOSGEB işbirliğiyle yürüttüğü ‘Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri’, kendi işinin
patronu olmak isteyen İzmirlileri “Girişimci” yaptı. 70 saatlik eğitimi başarıyla
tamamlayan kursiyerler, sertifikalarına
törenle kavuştu
17Kasım
Şubat 2014
2013 Pazartesi
Perşembe
9 GÜNCEL 17
Yolcu sayısında rekor artış var
Akdeniz kentleri arasında gerçekleştirilen “Sürdürülebilir Kentsel
Ulaşım” seminerinde, İzmir'deki kent
içi toplu ulaşım sistemi, mevcut durumu ve yakın geleceğe ilişkin hedefleri de ele alındı. İzmir Metro A.Ş.
Genel Müdürü Sönmez Alev, İZDENİZ Genel Müdürü Salih Aslan,
İZBAN Genel Müdürü Sabahattin Eriş
ve İZULAŞ Genel Müdür Yardımcısı
Arda Şekercioğlu’nun konuşmacı
olarak yer aldığı oturumun moderatörlüğünü İzmir Büyükşehir Belediyesi
Ulaşım Dairesi Başkanı Fidan Aslan
üstlendi. Açılış konuşmasında İzmir’in
Ulaşım Ana Planı çerçevesinde
gerçekleşen ve öngörülen çalışmalar
hakkında bilgi veren Aslan, kent içi
trafiğe büyük rahatlık getirecek Tam
Adaptif Sistemi de tanıttı.
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
lararası iş dünyasında dikkat çeken organizasyonlardan biri olan fuarda standları gezen
Başkan Aziz Kocaoğlu, yerli ve yabancı
firma temsilcileri ve katılımcılarla
sohbet etti.
Fuarda ziyaretçiler kadar
yabancı katılımcılar da
Başkan Kocaoğlu’na
ilgi gösterdi ve bol bol
hatıra fotoğrafı çektirip selfie yaptı.
İzmir Büyükşehir
Belediye Başkanı’na
fuar turu sırasında
Ege ve Batı Akdeniz
Sanayici ve
İşadamları Federasyonu (ESİDEF)
Başkanı Mustafa Özkara
ile İzmir Genç İşadamları
Derneği (İGİD) Başkanı Selim
Doğanata eşlik etti.
(HABER MERKEZİ)
Girişimci olan veya olmak isteyenlere
sunulabilecek desteklerden KOSGEB,
TÜBİTAK gibi resmi ve diğer özel kuruluşların sundukları Girişimcilik destekleri
vurgulandı. Özellikle, sürdürülebilir ve
küresel olarak girişimcilik faaliyetlerinden
ve örnek firma vaka çalışmalarından
bahsedildi.
***
İki gün süren konferansın ilk gününde
dünya nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların girişimcilik yönünden
ekonomik hayata katkılarının ne denli
büyük olduklarının altı çizildi.
Düzenlenen panelde, Leyla Alaton gibi
birçok iş insanı katıldı. ”İş adamı” veya “iş
kadını” terimlerinden ziyade “iş insanı”
kavramının ayırımcılık yapılmadan kullanılması ve ekonomiye katkıları paylaşıldı. Girişimciliğin vazgeçilmez
unsurlarından olan çok çalışmak, gerçekten
istediğin işi yapmak, iyi iş planları hazırlayarak motivasyonu zirvede tutmak,
yaratıcılık ve yenilikçiliğin(inovasyon) etkileşimi gibi faktörlerden bahsedildi.
***
Bilimsel yaklaşımlarında ele alındığı konferansta, Girişimcinin bir iş fırsatı görmesi
ve bir gereklilik ihtiyacı ile harekete
geçmesi karşılaştırıldı. Araştırma hipotezlerinden kullanılan beş statü “Cinsiyet, yaş,
eğitim, meslek, gelir“ ve dört tane olan girişimcilik yetkinliklerinden “öz yeterlilik,
fırsatlara karşı uyanık olmak, risk alma
eğilimi, rol modelleme” bahsedildi. Sosyal
girişimcilik, girişimcilik etik kuralları,
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki
girişimcilik eğitiminin önem ve içerikleri
paylaşılan konferansta; iş melekleri diye
anılan yatırım ve danışmanlık organizasyonlarının girişimciler için oluşturduğu fırsatların değerlendirilmesi ve finans
sağlamada ki destekler paylaşıldı. Ekonominin itici gücü olan girişimcilerin
karşılaştığı zorluklar ve bu zorluklarla mücadele yolları ve gerçek yaşamdan örnekler sergilenerek anlatıldı.
***
Küresel Girişimcilik izleme ve araştırma
kurumu olan GEM (Global Entrepreneurship Monitor) verilerinin araştırmacılara ve
girişimcilere bilimsel olarak bilgi destekleri de konuşuldu.
ABD’li teknoloji firması General Electric
(GE), yerel girişimcileri ve teknoloji eğitiminin geliştirilmesine yönelik,
‘Endüstrinin Geleceği’ adlı bir yol haritası
hazırladı. GE ayrıca, önümüzdeki yıl İstanbul Teknopark ’ta Türkiye İnovasyon
Merkezi’ni hizmete açarak; girişimciler,
akademisyenler ve tüketicilerle birlikte
çalışmalar yapacak.
Borsa İstanbul’a geçen hafta yabancı
alıcıların girmesi ile yükselen BIST;
81.211,55’ den kapandı. Borsada alım yapacaklara, düzeltme durumlarına karşı
dikkatli olunması tavsiyesi bugünlerde
konuşulmaya başlandı.
***
Altın fiyatlarındaki düşüşler alım fırsatı
olarak görülebilir. Düşük işçilik maliyeti
ve çoğu banka tarafından altın mevduatına
kabul edildiğinden dolayı fiziki altın içinde
gram altın, yatırımcısına en çok
kazandıran altın çeşitlerindedir. En son
altın fiyatları ise şöyledir; Gram altın 85,29
TL, çeyrek altın, ise 139,80 TL.
Geçen hafta; avro yükselerek 2,7965 TL’
den kapandı, dolar ise 2,2318 TL’ye indi.
Okurlarımıza mutlu, sağlıklı ve başarılı
sonbahar günleri dilerim.
17 Kasım
Pazartesi
2013
Per 2014
embe
Dış finansman kaynaklarının azalacağı yönündeki endişelerin
hükümetin takip ettiği politikalar sayesinde ortadan kalktığını
söyleyen Başkan Özer, "Artık fırsatları değerlendirme zamanı" dedi
Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu
Başkanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Özer, dış finansman kaynaklarının azalacağı yönündeki
endişelerin yersiz olduğunu söyledi.
Hükümetin takip politikalar sayesinde bu
kaygının ortadan kaybolduğunu belirten Özer şöyle konuştu: Bugün bizler için önemli
bir gün. Çünkü ticareti, sanayisi ve
ihracatıyla dünyayla entegre olmuş bir ilde,
yani Denizli’de, en yetkili merciiyle
ekonomiyi konuşuyoruz. Dolayısıyla bizlere
bu fırsatı vermenizden ve biraz sonra
vereceğiniz, bize ışık olacağına inandığımız
bilgiler için şimdiden teşekkür eder, Denizli
Ticaret Odası adına hepinizi saygıyla
selamlarım. Dünyada ve buna bağlı olarak
Ülkemizde birçok gelişmeler ve değişimler
yaşanmaktadır. Türkiye’yi ilgilendiren küresel gelişmeler 2014 yılı son çeyreğinde beklenenden daha iyi duruma gelmiştir. Ülkemizin ihtiyacı olan dış finansman
kaynaklarının azalacağı yönündeki
endişelerin, hükümetimizin izlediği ekonomi
politikaları sayesinde ortadan kalkmış
olduğunu söylemek mümkündür. Dünyada
petrol fiyatlarında meydana gelen %20’nin
üzerindeki düşüş ülkemiz için de, ek bir
fırsat yaratmaktadır. Enerji ithalatının
ucuzlaması; ülkemiz için, hem cari açık
yönünden, hem de enflasyonla mücadele
açısından önemli katkı sağlayacaktır. Umuyor ve bekliyoruz ki, Türkiye’nin iki önemli
sorunu olan “Cari Açığın Finansmanı” ve
“Enflasyonun düşürülmesi” önümüzdeki yıl
ortalarına kadar kolaylaşmış olacaktır. Küresel ekonomide görülen dalgalanmaların
Ülkemizin lehine gelişmekte olduğunu
söyleyebilirim. Dünya ekonomik konjonktürünün Türkiye’ye yeni fırsatlar getirdiği
görüşündeyim.Bu fırsatların uygulanan
ekonomik politikalar ve sizlerin gayret ve
çabalarınız sonucu yeni atılımlara
dönüştürüleceğini bekliyorum. Eylül ayı
sonu itibariyle Cari İşlemler Açığının yıllık
46,7 milyar dolara gerilemesi, yıl sonunda
Cari Açık /GSYH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla)
oranının % 5’e düşmesi önemli başarı
olacaktır. Son yıllarda dış ticaretin ekonomik
büyümeye katkısının pozitif olmaya
başlaması, uzun yıllardan beri özlemini
çektiğimiz ihracata dayalı ekonomik büyümenin gerçekleşmeye başladığını göstermektedir. Uygulamaya konulan “Yapısal Reform Eylem Planı”nda öngörülen ihracat ve
üretimde yerli girdi kullanımının arttırılması
hedeflerine kısa sürede ulaşacağımızı umuyor ve bekliyoruz. Fakat; Ülkemizin en
büyük pazarı olan Avrupa Birliği ülkelerinin
hala büyüme sıkıntısı çekiyor olması da
ihracatımızı olumsuz etkileyecek gibi görünmektedir. Ayrıca, ABD liderliğinde
yürütülmekte olan AB ve ABD arasındaki
Trans-Atlantik “Serbest Ticaret Bölgesi”
ve ABD ve Asya Pasifik ülkeleri
(APEC) arasında kuruluş
müzakereleri yürütülen
“Trans-Pasifik “ Serbest
Ticaret Bölgesi
anlaşmaları, dünya ticaretini ve ülkemizin
geleceğini etkileyecek
görünmektedir. Sizlerin
de sık sık dile getirdiğiniz
üzere, Ülkemiz Trans-Atlantik anlaşmasının
dışında kalmamalıdır. İhra-
cata dayalı sürdürülebilir büyüme için belirtilen büyük pazarların dışında kalmamalıyız.
Küresel ekonominin ve coğrafyamızın
oldukça kritik bir süreçten geçtiği bu
dönemde; iş dünyamızın uzun zamandır
beklediği reform ateşini, yeniden
canlandıran Sayın Başbakanımıza, sizlere ve
ilgili bakanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Orta Vadeli Plan’da yazılanların kuvveden fiile doğru ilerleyişini görmekten de
oldukça mutluyuz. Açıklanan 9 dönüşüm
programı ve şeffaf bir takvime bağlanan tüm
eylemler, Türkiye’nin ve Türk girişimcilerinin
küresel rekabette elini güçlendirecektir.Denizli, yıllardır ihracatı ithalatının büyük
bölümünü karşılayan ender illerin başında
gelmektedir. İlimiz ihracatı her geçen gün
artmaktadır. Bunda Exim-Bank kredilerinin
artırılması destekleyici olmuştur. Buna
müteşekkiriz. Fakat, ihracatın yanı sıra
ithalatımız da artmaktadır. 2014 yılı sonunda
ihracatımızın 3,5 milyar dolara, ithalatımızın
ise 2.8 milyar dolarda olacağı tahmin
edilmektedir. İthalatından fazla ihracatı olan
illerin başında gelen Denizli’nin yeni
kalkınma ve büyüme modeline uygun örnek
yapıda olduğu bir gerçektir. Denizli,
geçmişte kendi makinesini ilk üreten iller
arasında yer almıştır. Ama yeterli destek ve
maliyet avantajı yakalayamadığı için
geçmişte bunu devam ettirememişti. İlimiz
iklimi ve doğal termal kaynakları bakımından
tarım, enerji ve sağlık alanında bölgemiz ve
ülkemize önemli kazanımlar sağlayacak illerin başında gelmektedir. Denizli, jeostratejik konumu itibariyle ülkemizin önemli lojistik merkezlerinden biri olmaya çok yakındır.
Bu bakımdan Sayın Başbakanımızın, Bölgemiz ve ilimiz ekonomisini yakından ilgilendiren son açıklamaları bizleri
heyecanlandırmıştır.Bu bağlamda, Sizlerin
huzurlarınızda bazı önerilerimizi de sizlerle
paylaşmak istiyorum. Sizlerin de bildiği gibi,
altyapısı hazır olduğu halde henüz boş durumda olan Organize Sanayi Bölgemiz var
(Örneğin Çardak). Buranın, varsa diğer illerinde de, gerekli kriterleri oluşturulup, 5.
Bölge teşviğinden yararlandırmak suretiyle
yatırım yapılır hale getirilmesi ilimizde ve
benzer illerde önemli bir atılım ve heyecanı
beraberinde getirecektir. Bu konudaki beklentimizi bilgilerinize sunmak istiyorum.
Yine, Organize Sanayi Bölgelerinde yapılan
fabrika binaları için uzun vadeli düşük faizli
kredi verilmesinin uygun olacağını
düşünüyoruz. Sanayicimiz öz kaynaklarını
makine ve işletme sermayesi olarak kullanabilsin ki kısa vadeli ticari kredilerin altında
ezilmesin. Sanayici ve Tüccarlarımız
bankalardan yüksek faizle kredi
kullanmaktadır. Ülkemizde uzun vadeli
yatırım kredisi diğer ülkelere göre oldukça
pahalıdır. Sizlerin de bizler adına sık sık yüksek faizlerden haklı olarak şikayet ettiğinizi
biliyoruz. Bundan son derece memnun
olduğumuzu belirtmek istiyorum.
Bankaların vermiş olduğu kredi
maliyetleri içinde devletin almış
olduğu harç, vergi vs. payı %20
den fazladır. Bu vergilerin
miktarının düşürülmesi ile tasarruf mevduatlarını olumsuz etkilemeden piyasa faizlerini
düşürmenin mümkün olacağı
kanısındayım. Ayrıca tarım arazilerinin bütünleşmesi ve optimal
ölçekli tarım işletmeleri kurula-
bilmesi için proje bazlı komşu arazi
alımlarında ipotek karşılığı uzun vadeli kredi
verilmesinin uygun olacağını
düşünüyoruz.Denizli dışa açık ekonomik
yapısı itibariyle dünyada ve Türkiye’de meydana gelen olumlu ve olumsuz her
gelişmeden etkilenmektedir. Önceki yıllarda
teşvik politikalarından olumsuz etkilenmiş
olan ilimizde, daha sonra verilen teşvikler
kısmen iyileştirme olsa da yetersiz
kalmaktadır. Cumhuriyetimizin 100. yılında
ülkemiz dünya ekonomisinde ilk 10 içinde ve
ihracat hedefi 500 milyar dolardır. İlimiz ihracat hedefi ise 15 milyar dolardır. Bu hedef
doğrultusunda sanayicilerimizin ileri
teknolojik, yüksek katma değerli ürünler
üretmeye ve benzer yatırımlara ihtiyacı
vardır. Yine bu konuda araştırma, geliştirme
faaliyetlerini artırmak bu konudaki geniş devlet desteğinden yararlanmak gerekmektedir. Dolayısıyla bu sebeplerden dolayı
hükümetimizin açıkladığı Yapısal Reform
Eylem Planını destekliyoruz. Yine ilimizi
yakından ilgilendiren bazı konular da
değinmek istiyorum. Mevcut havaalanımızın,
bu kadar donanımlı olmasına rağmen etkin
kullanılamadığı hepimizin malumudur. Daha
yakın bir yerde yeni bir hava alanının
planlanmasının gerekli olduğunu, bunun için
çalışma yapılmasının gereğine inanıyoruz.
Ülkemiz ulaşım hamlesi içinde önemli bir
yere sahip olduğunu bildiğimiz yüksek hızlı
tren hattının ilimizden de geçmesi önem arz
etmektedir. Yine, Denizli Organize Sanayi
Bölgesinden-Denizli Tren garına uzanan banliyö hattı yapılmasının yeniden gündeme
alınmasının yararlı olacağı görüşündeyiz.
Gerçekleşmesi durumunda bu hattın Serbest
Bölgeye bağlanması suretiyle bu güzergahtaki Organize Sanayi Bölgelerine önemli
destek sağlanmış olacağını düşünüyoruz.
Keza, Denizli-Aydın-Antalya otoyolundaki durum malum. Türkiye’de girişimciliğin en yüksek olduğu il olan Denizli, teknoloji üretme
ve geliştirme liderliğini yapacak potansiyeldedir. Araştırmalarımıza göre, Türkiye’de
girişimcilik oranı % 10’dur. Girişimcilik
oranının en yüksek il olan Denizli’de bu oran
% 13,3’tür. Denizli Sanayisi en gelişmiş
7.ildir. Türkiye’deki sanayi işletmelerinin
%3’ü, Ege Bölgesindeki sanayi işletmelerinin
% 18’i Denizli’dedir. Sanayi işletmelerinin %
45’i Tekstil-dokuma-konfeksiyon ürünleri,
%8’i madencilik ve taş ocakçılığı, % 5’i
Makine ve ekipmanları, geriye kalan %42’lik
bölümde yer alan işletmeler de 16 ayrı iş kolunda üretim yapmaktadır. Ar-Ge birimi olan
firma sayısı 55, Ar-GE birimlerinde
çalışanların sayısı 1 026’dır. Bu nedenle ilimizde sanayi-üniversite işbirliği önemlidir. Pamukkale Üniversitemiz Ülkemiz üniversiteleri arasında sizlerin destek ve katkıları
sayesinde önemli bir yere gelmiştir. Fakat, ilimizde ikinci bir devlet üniversitesine ihtiyaç
vardır. Ve bu üniversite, araştırma ve teknoloji
üniversitesi olmalıdır. Denizli bu bakımdan
bunu hak eden en uygun illerden birisidir. Kurulacak ikinci bir üniversite, ilimiz ekonomisine ayrı bir ivme kazandıracaktır. Sayın
Bakanım EXPO 2025 Ege Bölgesi teklifinizi
destekliyoruz. Velhasıl kelam, bizler ekonominin emin ellerde olduğunu ve bu yolda
ilerlediğini biliyoruz. Bu duygularla, talep ve
önerilerimizi, sizlere, iletme fırsatını her zaman olduğu gibi bizlere verdiğiniz için
teşekkür ediyor, saygıyla
selamlıyorum"(HABER MERKEZİ)
Denizli Büyükşehir Belediye
Başkanı Osman Zolan, dar
gelirli kadınların istihdama
katılmalarını sağlamak için
çalışan Mikrokredi Ofisi'ne
müjde verdi. Başkan Zolan,
"Sizler işyeri açacak
kardeşimizi bulun 'para yok'
diye bir sıkıntınız olmayacak.
Bakanımız başta olmak üzere
bizler hep beraber sizin için
tüm imkanları seferber
edeceğiz" şeklinde konuştu
+EBD6ADF0494?5E2D@F0EAE>D9E
0C5?CB=F7<CBF":ACB1F>C@F!EAD@AD
?C>=BAC@=BF?4/4?F7E@<C9EAE@AEFD59E@D
?8@<CAC@=B=F7C*AC9CBF(D?@:?@E>DF#D7D
D/DBF;4<FD<?CBAC@=F7E#E@3E@FE>E.E?AE@DBD
7$9AE>D-F(D?@:#DBCB7F8@8<8&B8B
2C6=@AC9=)F&B=BF>E7;E?AE>D*D1F0D@
5F8@<C?1F0D@FC9C;CF+:?8B<C?F@:%
E7DFCB=;=<F:)ACB;=7=F,EF@E>DF+C*=;=<
$@EBD1F+EBD6ADFCA?F*D;D<F(E@?E6D
CA:B8&B>CF9C)=A>=-F:)ACB;=9C1F?:B:%
<DF0C?CB=FD2C;F"E93E?.D&BDBFE5DF95EB
"E93E?.D1F+EBD6ADF(DAAE;,E?DADF8@.CB
+CA38>C?1F+EBD6ADF0494?5E2D@F0EAE>D9E
0C5?CB=F7<CBF":ACB1FCADFC@>=<.=7=
ADFCBA=E@1F+EBD6ADF0494?5E2D@
0EAE>D9EF(E.AD7F0C5?CBFE?DADFAD
+E*D@<EB.D1F>C,E;ADAE@F,EF/:?F7C9=>C
?C>=BF!D@D5D<.DF?C;=A>=-F(D?@:?@E>D
9>=BF0$A!EF(4>4@4F+E<E;FDAE,BEAD1
)@: EFDAEFF!4B>EF9>=B1F+EBD6ADF,E
(8*AC&>CFF3DBF?C>=BCF8AC5<C9=F2E>E%
#AE>D?AE@DBDF3EAD@;;D-F+EBD6ADF0494?5E2D@
0EAE>D9EF0C5?CB=F7<CBF":ACBFD7E1
DB7CBAC@=BF?EB>DFC9C?AC@=F47;4B>E
>8@<C7=FD/DBF9C)=ACBF/CA=5<CAC@=BF/:?
$BE<ADF:A>8*8B8F?C9>E>E@E?1F+EBD6AD
0494?5E2D@F0EAE>D9E7DF(D?@:?@E>D
#D7D&BDBF?8@8A858B>CBF3C27E;;D-F0C5?CB
":ACB1F'(D?@:?@E>D1F3CA=?F,E@<E?;EB
6D9C>EF3CA=?F;8;<C9=F$*@E;EBF3D@F)@: EB7CBAC@CF>E7;E?F:ACB1F:BAC@=F<E7AE?
7C2D3DF9C)C.C?1FDB7CBAC@=BF?EB>D
C9C?AC@=F46E@DB>EF>8@<C7=BCF?C;?=F9C%
)C.C?F3D@F)@: EF<D?@:?@E>D'F>E>D-F5DB
C7=AF?C2@C<CB=F:AC@C?FBD;EAEB>D@>D*D
?C>=BAC@CF;E5E??4@FE>EBF0C5?CBF":ACB1
5$9AEF?:B85;8F'0D6AE@F7C>E.EF38FD5AE@DB
$B4B4FC/;=?FEAD<D6>E?DFD<?CBAC@=F38
)@: E9EFC?;C@<C?;CBF/E?DB.EFE;<E>D?1
!E@DFC>=<FC;<C>=?-F+C2CF#C6ACFD2;D9C/
,C@7CF2E@F6C<CBF,E@<E9EF2C6=@=6
>E>D?-'0C5?CBF":ACB1F?:B85<C7=B=
5$9AEF74@>4@>4F'B5CAAC2F7D6AE@F<8;8
:A>8*8B86F6C<CBF3D6AE@>EF<8;A8F:A%
<C9CF>E,C<FE>E.E*D6-F5;EF5E2@D<D6F:
6C<CBF<8;A8F:AC.C?-F0D6F4@E;<EAD9D61
3D6F/CA=5<CA=9=61F2E<F?EB>D<D6AEF2E<
5E2@D<D6AEF$,4B<EAD9D6-F4<F+EBD%
6AD&>E?DFDB7CBAC@F<8;A8F:A<CA=1F38B8FD7%
;D9:@86-F(8;A8F:A<C?FD/DBFBEF;4@F>E7;E?
,E@DA<E7DF!E@E?D9:@7CF3D6F2C6=@=6'F>E>D(D?@:?@E>DFD/DBFD2;D9C/F>8@8<8B>CF+%
EBD6ADF0494?5E2D@F0EAE>D9E7D&BDBFDAC,E
?@E>DF>E7;E*DF,E@E.E*DBDF<4 >EAE9EB
0C5?CBF":ACB1F'D6AE@FD59E@DFC/C.C?
?C@>E5D<D6DF38A8BF&)C@CF9:?&F>D9EF3D@
7=?=B;=B=6F:A<C9C.C?-F0C?CB=<=6F3C5;C
:A<C?F46E@EF3D6AE@F2E)F3E@C3E@F7D6DBFD/DB
;4<FD<?CBAC@=F7E#E@3E@FE>E.E*D6'F>D9E
?:B85;8-F+EBD6ADF(DAAE;,E?DADF8@.CB
+CA38>C?F>C1F<D?@:?@E>DF)@: E7DBDBF?%
EB>DAE@DBDF2E@F6C<CBF/:?
2E9E.CBACB>=@>=*=B=F3EAD@;E@E?1F':?
?4/4?F3D@F<D?;C@ACF3C5AC9=)F7:B@C7=B>C
,E@!DF<4?EAAE#DF:ACBF,EF9CB=B>CF3D@F/:?
?D5DFD7;D2>C<FE>EBF3D@F/:?F?C>=B=<=6
:A<85;8@-F(D?@:?@E>DFCDAEF34;/E7DBE
>E7;E?F:A<C?FD7;E9EBF2CB=<E#EB>DAE@E
.D>>DF3D@F?C;?=F7C*A=9:@'F>E>D:B85<CAC@=BFC@>=B>CBF?@E>DF>C*=;=<
;$@EBDBEF!E/DA>D-F@:;:?:AF49EAE@D
!D@D5D<.DF?C>=BAC@CF;E<7DADF/E?AE@DBDF,E@%
>D-F
2014 Perşembe
Pazartesi
17
17 Kasım
Şubat 2013
+.(-!0 .)'0'0&&'-&
*aV]aVaVOVbgSKQVg^KcgWaYZbUUUgAecgLfba`gKaV]V
\f_fLf^g[fNgdbYfbWOaZgXZg[fafbg_Vb[f_fbgSKPVI
Sd\]e_ebgKbLegXdcgdQgX`cf^]f^NgXdcgPdQd^gf\]f^gdY\ecU
E]ecd^fa`gXZgKQae]dbdg_ZMfcafcfg=CdacW[gfYgRece=
[fQfcf^gSd_ecd[WcU
BdQd]g]e]dTRfbegTfdcdgDWYZbgSdXdU
Cd]dYdgfc_`b_fgXdcgeYecgX`cf^fcf^g[fIfcgXZbZNg=eTe^
KaVcgYe]ecdg^fa`cNgdbYfbgKaVcgeYecdg^fa`c=gHeaYeHeYd
Z[fc`bLfUUUgAec^eYg^eb_dgPfI`bfgSKcegX`cf^fXdadcgXZgeYF
ecdNg^d]dYdgcW]fbg[fQfcNg^d]dYdgHfXcd^fg^ZcfcNg^d]dYd
Sebeg^eb_dYdgSdXdgKaV]aVgPWLZ^afcg[fI`IgXV[V\]e^ae
[e\dbdcU
Cd]dYdg\fcdReg=fXZ^aZ^ge_ece^=gSeP]e^gQWcZb_f
^fa`cU0T\eg:ZdbbeYYge^WcafcgCd\fX`gXZgSdXdaecgdPdb
XdPda]dTg^fH\fb_`cUBdQd]gdbYfb`]`Qg_fgRf[f\`b_fgXdc
^ecegeadbegfa]f]`TNgTK[aegXdcg^fc`T\`c]f]`TgWaYfgXdaegWF
cf[fgSdceXda]e[dgPW^gdY\ecUgBdc[ecaec_ebg_Z[]ZT\ZcgMe
Ie^gRWTZbfgSd\]dT\dcUAfbdNgRf[f\`b_fg=Dd]e=g_ecSdYdbdb
^fIfO`b`gXdaegSKc]e_ebg_ecSdbdbg_VQebae_dOdgfb^e\\e
E\f\Vc^7egW[g[fO_`cfbafcgSdXdUUUg>ecSdbdbgDVc^d[e7_e
\WIaf]gYf\`T`gXdbgXeTg[VQgHfafb_`Ng[e\]dTgXdbg^f_fcgW[
SKb_ecda]dT\dUUUg?WbZP\fgbeg]dgWa_Zg>ecSdg[Kbe\dLdaecd
E\f\Vc^7VgadY\e_ebgP`^fc_`afcU
,*%*0
/
$/ /"
:ZdbbeYYNgRfH\f_fg)5gXdbgYf\`[Wc]ZTUgAfH\f_fUUU
8fbdgf[_fg2(5gXdbNgYebe_eg/g]da[Wbg325gXdbUgAec
YebeUUUgAecgYebeUUU0[dgIfcfgMfc_`cgXZgdTdbgZLZb_fU
Ae_d[eYdg0bSda\ece7_eg+gY\ecadbeNgE]ecd^f7_fg3+g_WafcfN
1cfbYf7_fg/5gfMcW[fgYf\`a`[WcU
:ZdbbeYY7egSdc]e^gdY\e[ebgDVc^aecgIfcfgMecdI
fa]f_`^afc`gdPdbgDVc^d[egYf\`TgHd[f\`b`gXda]d[WcZ]U
&1fbgHdbgHWbgbegW^Z[fLfO`Qg^fc_eTNgSdcecYe^gbfY`agWaYf
RfXecgMecdcaecUCW]TZbZbgWOaZgadYeg]e^\eXdbegSd_d[WcN
Wbfg\ecLV]ege\\dcdcdQU'g
BdQd]g:ZdbbeYYgPfXf]`Qg_fRfgQd[f_eNgXdcgW\ZcZT\f
Xda]e]^fPgYd]d\g[fg_fgRf]XZcSecg[e]eNg=RdRff[\=
_d[egXfO`cfcf^g^fHfY`[afg\ZOafg^`c]fNgeaeaeg\Z\ZTZI
E\f\Vc^gIWc\ceYdgWaZT\Zc]fgSdXdgfafbafc_fgSKQaebd[WcU
WOZbZbgf_`b`gXdaegXdae]e_dOdNgYfXfRg^fa^`bLf
\fb`[f]f_`O`g=^`c^gPWLZ^gYfRdXdgWa]f=gSdXdgKQeag^ZaF
Mfcafc_fg[fc`Tfbg_fgP`^]`T\`U8fXfbL`afcg_fRfg_fg^K\V
YfP]fa`[WcafcU.RcdYgfa\ecgf_`b_fgXdcg^f_`b`bgYfOgeadbF
dbg\`cbf^afc`g\WIaf]g/g]e\ceg)"gYfb\d]e\cegSead[Wc]ZTN
Hf^f\gYWageag\`cbf^afc`g[fab`QLfg/g]e\ceg)2gYfb\d]e\ce
\Z\Z[Wc]ZTUCed\Rg1Zc]fbNgXZcbZ[afgXdcgIWc\f^fa`
d\ece^g22g_f^d^fg(3gYfbd[e_eg\f]gXdcg]dag^f\e\]dTU
EYRcd\fg&^f_`bgWaYfgSece^'gXdcgdIdbgVY\Vb_eg^`a`Paf
Xdcg_f^d^f_fg/)g]ZQg_WOcf]`TUBcfb_WbgCeeNgXZcbZ[af
YV\gPe^dIgH`T^`c\fcf^g/(gYfbd[e_eg,gRe_eH
MZc]ZTU.Rf[begAZa\ScebNgPebeYd[aegXdcgPd]gXdP]e
]f^dbeYdg\fT`[fcf^g2"g]e\cegSd\]dTU
:fc[g>ZYLRdNgPd^ae\g[fa_`Qafc`b`gZLZLfge^ae[ece^g2/
^daW]e\ceg+55g]e\cegZQZbaZOZb_fgXdcgQdbLdcg[fI]`TU
?daMdWg?fXXfNg\f]g,3gPf]fT`cg]fb_fa`b`gYZcf\`bf
fY]f[`gXfTfc]`TU.Rf]W[gDRdI[fYWgf_`b_fgXdcgRV^V]F
aVg_eNg_Wafb_`c`L`a`^\fbg\f]g3(3gXdbg"gYebegRfIdY
[e]dT@RNgXdQgRdPgWa]fQYfg(5gPWLZ^g[fI]f^gSdXdgYWF
]Z\gMegRf[`ca`gdTaecaegZOcfT`[WcZQU
E]fg:ZdbbeYY7_egf_`]`QgXdcgTe^da_egSePYegHebfg_f
Wa]fQ_`gRfbdUUUg*cbeOdbNgDVc^d[e7bdbgebgPW^g9WXea
faf]f]`Tg[fQfc`g8fTfcgCe]fag[fg_fgebgPW^gYePd]
^fQfbf]f]`TgIfc\dYdg.A gSdXdgHfafbU
/",#
+,+,
$#/
.!.0))
-&(?WbgQf]fbafc_fg_fcXeg\eTeXXVYVgd__dfafc`[af
XdcPW^g^dTdg[ebd_ebg[fcS`afb`[WcUg
?WcZbgXZg^dTdaecdbg[fcS`afb]fY`g_eOda_dcgfbLf^
_eadaaecgRf^^`b_fg\fc\`T]fafcgMfcUg
Bdcg[fcS`gYVceLdg_eadaaeceg_f[fa`gd__dfafcf
_f[fb`[WcYfgXZbafc`bg_WOcZgWa]fY`gSece^dcU
EbLf^g[ebd_ebgeaegfa`bfbg_fcXeg[fcS`af]fY`
fTf]fY`b_fgYfb`^afcNg_eadaaecdbg_eOdT\dcda_dOdbdgd_F
_dfge_d[WcggMegfY^ecdbgeYfYgSKceMdgWafb
\f\Xd^f\afc`bgIafbafc`b`bgdYeg_fcXegRfQ`ca`O`gSdXd
[fbY`\`a_`O`b`gYK[aV[WcafcU
BZcf_fbgTZgYWbZPgP`^`[Wc%gBdcgWaf[g[fcS`
\fcfH`b_fbgeaegfa`bYfgXdaegYfOaf]g_eadaaece
_f[fb]fY`gSece^dcUg
E]fg_eMae\gdPdb_e^dgPf\`T]fgMegce^fXe\\eN
Z[SZaf]f_fg^fbZbafc`bg\f\Xd^ge_da_dOdgYfMZbZaYf
XdaeNgdTdbgdPdbegg^fcT`a`^a`gP`^fcafcg[fg_fgdbfbPafc
^fc`T`[WcYfgXdcgPfceYdQad^gYKQg^WbZYZ_ZcU
###
>eMae\gdPdb_eggXV\VbaV^gMeg^Zcfaafcfgd\ff\
fcfb]fa`_`cUg0QaebebgIWad\d^fafc`gRec^eY
XeOebe]eYegXdaeNgXdcgSKceMadg[fI\`O`gdTaecd
_eOecaeb_dcdIgWbfgSKceg_fMcfb]f^g[e\^dYdbe
YfRdIg_eOda_dcUg
1fc^a`g_VTVbLeYdbdge\^dadgMeg[e\^dadg^dTdaece
fbaf\\`O`gRfa_eg\fRf]]Vage_e]e[eLeOdgTe[aecd
[fI]f^gQWcZb_fg^fa`cYfgSKceMdb_ebgf[c`a`cgMe
_VTVbLeaecdbdg^f]ZW[Z[afgIf[afT`cU
EbLf^gXZg_ZcZ]_fg^f]ZW[Z[afgIf[afT`afLf^
_VTVbLeaecgXfQebg]e_[fg\fcfH`b_fb
_eOdT\dcdaeXdadcg[fg_fgSVb_e]egXdaegSea]e[eXdadcUg
:VPaVgXdcg_eMae\\egZ[SZafbfLf^gIWad\d^fafc
SKceMadaecg\fcfH`b_fbgXeadcaebdcUg
6[YfgTd]_dgXdcPW^g^fcfcg_eMae\g_`T`gSVPaec
\fcfH`b_fbgfa`b]f^\fgMegXZbZbgZ[SZafb]fY`gdPdb
_eMae\ggIecYWbeadgSKceMaeb_dcda]e^\e_dcUg
BZgbe_ebaegXdcg^WbZ_fgSKceMadbdbg_eOda
_`Tfc`_fbgdaSdaebebgSVLVbge\^dYdbegXf^`[WcZ]gMe
XZbafc`bgZ[SZafbfLfO`b`g_VTVbV[WcZ]Ug
BZg_ZcZ]_fgVa^egYd[fYe\dbdbg[KbVbVg_eg\fRF
]dbge\]e^gMegIfcfaeaggf_`gdaegSVb_e]egSeaeb
[fI`b`bg_fgdbLeaeb]eYdbdgMegRe_eHaecdbdbgbe
Wa_ZOZbZgfbaf]f[`gSece^\dcd[WcUg
E\`H\fgXZaZbZafbgXZgSVPaecNg_eMae\dg^eb_dF
aecdbdbg[Kbe\]eYdbdgRe]gXdaSdgWafcf^gRe]g_e
\eLcVXegfP`Y`b_fbgKb_egSKcV[WcafcU
Af\\fg_eMae\dbgWaZT]fY`b_fNgYePdaebaecdbgXeadcF
aeb]eYdb_egPW^ge\^dbgWa_Z^afc`b`g_VTVbV[WcafcUg
>eMae\dg[Kbe\ebaecgZ[SZafbfLf^gRecg^fcfc`g^F
eb_daecdbdbgMec]eYdbdgXdcgYVceLegXfOa`[WcafcUg
Ceb_daecdgRecgWaf[gRf^^`b_fgfbfadQg[fI]f^g[F
ecdbegRecRfbSdgXdcg^WbZ_f^dg_VTVbLeaec_ebgXdcdbd
YePd[WcafcU
.'0!.0
-.0(.)(
DVc^d[eJ[dgGTecdf\gZ[SZafb`[WcJg_d[egEB>J_egZcF
bfaae[ebNgDVc^d[eJ_eg_egTecdf\gdY\d[WcZ]g_d[e
RfbPeceYdbdg[`c\fcLfY`bfgXfO`cfbgWgdbYfbgeMaf_`bfg]Z\F
\fadgWaZbLfgf^a`]fg;ZRYdbg8fQ`L`WOaZgSea_dU
BdcgMeYdae[aegafHg&,N,g[`a`gRVLce_egWa]f^gVQecegN,
[`ag;f]f^J\f'g.eQfeMdJb_eg[f\\`O`g[`aafcfgSea]dT\dg_e
GaZYafcfcfY`g0bYfbgAf^afc`g*cSV\VbeJgXfTMZcZI
XfTMZc]f_`O`b`gYWc]ZT\Z]U
;ecRZ]g;ZRYdbgBfT^fbNgdT^ebLeaecdgYWcZT\Zc]f^
dPdbgWg\VcgKcSV\aec_ebgRfIdYRfbe[egQd[fce\egSeaeb
Re[e\aecdbgWa_ZOZbZgf]fgVa^eYdbdg^K\VgSKY\ec]e]e^
dPdbgRdPXdcgQf]fbgPe^\dOdgdT^ebLeaec_ebgXfRYe\]e_dOdbdg
_daegSe\dc]dT\dU;daadg_ZcZTZbgTfRd^fY`gXZ[YfNgSf[cd
]daadadOdbgPZ^ZcgbW^\fY`g_fNgDVc^d[eJ[dgTecdf\gVQecdb_eb
[Zc\_`T`b_fgYZPaf[`Ig[Zc\dPdb_egTecdf\gdY\d[WcZ]g_ee^\dcU
9eg_e]dT\dg9eLdIg1fQ`ag?f^fc[fgDVc^VYVJb_eN
G6aZ^afcgPdH\<gXdcdb_ebgbZcgf^fcNgXdcdb_ebg^dcUJ
?WaLZgYfOL`Ng0Yaf]L`NgEaeMdg?VbbdNgCVc\gDVc^gXZ
Va^e_ebgYVcSVbge_daebaecgWa_ZNgMf\fb_fTa`^\fb
P`^fc`afbafcgWa_ZNgWbg[`aafcLfgXZgVa^e[egSdce]e[ebaec
Wa_ZUAdPXdcdgf]fgRdPXdcdgGIfcfaeagKcSV\g]ebYZXZJ
]faZ]gTfR`Yg^f_fcg]VcfdNgd^d[VQaVNgMeaRfY`aNg]faZ]
TfR`Yg^f_fcgIeYIf[egWa]f_`U
ERgfYfae\@
ERgXdQdgXdQg^`afbg]fbf@
ERgMf\fbgRfYce\dgPe^ebgXZg\WIcf^afc`bgPWLZ^afc`UUU
BZb_fbg,g[`ag]Z^f__e]gG>d[eLeOd]dg_e_d]g[fgWR
Xe@JgXfTa`^a`g[fQ`]_fgXZgYW[aZgRfYce\dg_daegSe\dc]dT\d]%
G;e]ae^e\dbeg_Z[_ZOZgRfYce\NgfbbeYdbdbgLebfQeF
YdbegSd_e]e]ebdbgKH^eYdbeg^fc`T`cNgSKQaecdb_ebg[Z]F
cZ^gSdXdg[fTafcgXWTfa`c_`UgAeaegXdcg_egGC`bf[`gSe\dc
fbe[Jg\Vc^VYVbVgP`O`c`T`gMfc_`g^d<gWaZcYfgWg^f_fcgWaZcF
_Z@DVc^d[eJ[egSdc]eYdg^eYdb^eYg[fYf^gYd[fYdgXdc
YZPaZ[_ZUg>daeg^Waf[<gMf\fb`b_fbg\f]g35g[`agf[c`
_VT]VT\V@
Qf^afc_fbg_fgWaYfgDVc^d[eJ[dgYe[ce_eXda]e^N
^W^ZYZbZgfa]f^gdPdbg]e]ae^e\dbdbNg^d]dgQf]fb
4d[fbfJ_fbg^fa^`Ig:dcd\JeNg?e]f_dce^JegSd_ec_dU
8fQ`^g^dg[fQ`^NgLdOecaecdgRfYce\gf\eTd[aeg_fRfgXdc
^fMcZaZcNgcZRZbZbg_ecdYdg[fbfc_`UG8fgXebdgYfcfcYfg$
;e]ae^e\gRfYce\dUUUJg_d[eg_d[egKaebgER]e\gCf[fJ_fb
_fRfgGXe\ec_dJ<gRecgSVbgKaVc_Vg35g[`agXW[ZbLf@
BZgRfYce\\egXWOZa]f]fY`gdPdbgfT^fgGY`O`b]fY`b`J
$/%"
#*/
,*%//+
Kbec_dOd]_e<gG_ebe_d]Jg_e_dNgGXdcg[fbS`b_fbgXdc
[fbS`bfg^fPfcgSdXdg_ebe_d]Ngf]fgWa]f_`@UUJ
6a]f]`T\`@UU
Vb^VgRecgH`cYf\\fgDVc^d[eJ_egX`cf^\`O`gGYeMSdadYdbdJ
fbaf\]`T\`g^`QLfO`QfUG6bZbg[ecdb_egWa]f^gdY\ec_d]UUUJ
\eI^dYdbdgfa`bLfg_fNgYeMda]e[dNgYeM]ebdbgXW_cZ]Zbf
SKb_ec]dT\d%gG6bZbg[ecdb_egWa]f^NgWbZgYeM]ebdb
[fb`b_fgbe_dcg^d@UUJ
?ZY\Z]UUU
?eM_fY`b`g]e]ae^e\dbeNg]e]ae^e\dbdgYeM_fY`bf
G_KbVT\VcebJgXdcgf_f]fgbeg_d[eXdadc_d]g^d@UU6gf^Tf]N
afIfgafIfg^fcg[fO`[Wc_Zg4d[fbfJ[fU
EcfXf]`Q`bg\e[XdbegGCfadb^fJ[`g^W[]ZTNgbbeceg?F
\f_\J\fbg!deYdbSJeg^f_fcgXV\VbgXdcg4d[fbfJ[`gSeQ]e[e
^W[Za]ZT\Z^Ug
&E^a`b`Q_fgXZaZbYZb<gXdcgSVbg[WaZbZQg_VTecYe
4d[fbfJ[fNg[fb`b`Q_fgGCfadb^fJgXZaZbYZbUg6afg^dg^fc
[fOfcgMegWafg^dgP`^fcY`b`Qg]e[_fbafcfUg fMWcW\\dg_egdF
_fcege_ecg_d[eLeOd]Ngf]fNgf^Tf]gMf^\dg^fcg[fOfc^eb
GCfadb^fJgXfT^fUg'
>WbfZY\f_\JfgMfc]f_fbNgXdcgfc^f_fT`b`bgWg^f_fcgdaF
SdbPgXdcgfb`Y`b`gfbaf\\`g^dNg]`RgSdXdgf^a`]_fg\Z\fc`]
R-a-UDVc^gWa_ZOZgRfa_egDVc^Pe[dg_WOcZg_VcVY\
^WbZTf]f[fbNg4d[fbfJ_fg_WO]ZTgXV[V]VTNg]fMdgSKF
QaVNgYfc`gYfPa`gXdcgfc^f_fT`b`bgfb`Y`b`Ug>`TgSKcVbVTV[ae
\f]gXdcg4d[fbfa`[]`T<gebgfQ`b_fbg^d]YegDVc^
_d[e]eQ]dTgWbfUg
f\ebgEMZY\Zc[fa`afc_fbgdXfce\]dTgPeMceYdUg*\e^dgWaF
]f]f^Ng_fRfY`Ng\fY\f]f]gWbafc_fbgXdcdgYf[`a]f^gdPdb
begMfcYfg[fI]`T<gf_`b`gXdaeg_eOdT\dc]dT\dUU9eg^dNgSVb
Sea]dTgXdcg\fc\`T]fgP`^]`T\`gfcfafc`b_f<gY`cf_fbgXdc
\fc\`T]fU!f^dbg\fc\`T]fgfaeMaeb_dOdb_egGDVc^g_eOda
]dYdb@UUJg[WaaZgXdcgfTfO`afb]f[fg]fcZQg^fa]`T\`@
8fbdNgK]VcgXW[ZgG^fP\`O`bfJgRdPgZ]]f_`O`gXdcgfb_f
G[f^fafb]`T\`UJAZafYfNg?fc\ceJ`bgG8fRZ_dad^g?WcZbZJbF
_f^dgWg8fRZ_dgPWLZ^gSdXdg^d]adOd[aeg[VQaeT]e^gQWcZbF
_fg^fa]`T\`UgGDVc^JV]UUUJg_e]dT\dgebgYWbZb_fNgGDVc^V]
Meg;VYaV]fbJ`]UUUJ!deYdbSJegMfc]`T\`^<g_`Tfc`_fgR-a^fcg[fO`[Wc_ZUUU
;e\cW_fgRecg[ecgXWTgWaYfg_fNgReIgf[f^\fg[WaLZaZ^
[fI]f[`g\ecLdRge\]eYdbdbgbe_ebdbdg\e^cfcgYWc_Z]UgAec
_eHfY`b_fgG?Wbcfgfbaf\`c`]UUUJg_d[ece^gSePdT\dc_dOdgXZ
YWcZbZbgLeMfX`b`NgW\ZcfLf^g[ecg^fa]f_`O`gdPdbgf[f^\f
^fafbgEMZY\Zc[fa`gXdcgSebLdbNgGYebgW\Zc_ZOZbgdPdbgXeb
f[f^\f[`]Jg_ecLeYdbegYd\e]g_WaZgXf^`T`bfgXfOaf_`U
E[f^\fg^fa_`O`gRecgfbNgRecg_f^d^fb`bg]e]ae^e\gRfYF
ce\dbdgPWOfa\\`O`b`gYK[ae_dU4eNgGRfYce\d]dbg[fbS`b`b`
RfYce\aeg[f^fcf^g_ZcfXdad[Wc_Z]gf[f^\fJg_ec^ebN
SKQ[fTafc`b`g\Z\f]f_`NgfOaf_`U
6gfOaf[`bLfUUU
EcfXf]`Q`bgdPdbeg^fcg[fO]f[fgXfTaf_`<g\`I^`
Dfc^WMY^dJbdbgGE[bfJY`b_f^dgWgeMdbgdPdbeg[fOfb
[fO]ZcgSdXdUUU
Qecd]dQeg^fcg[fOfc^ebgSea_dgXZa_ZgXdQdg9fQ`]J`b
]`Ycfafc`%gG;e]ae^e\d]Ng]e]ae^e\d]Ng]e]ae^e\d]g$
9eg^fY^e\d]g^fa_`gWcfgdTdg$g9eg[Waafc`b`g\fT`]`T
f[f^^fX`]UUUJ
?WbcfUUU
Ceb_dg]e]ae^e\db_egGIfc[fJg]Zf]eaeYdgSKcebgdbF
YfbafcgSea_dgf^a`]`QfU
*a]eYe[_dgRfIYegf\`afLf^gWafbgVY\f_`]`Qg9eLdI
1fQ`ag]eYeafUUU
Cfcg_db]dT\dg4d[fbfJ_f<gaf^dbgfcfXf]`Q`bgdPdbe
[fO`[Wc_ZgR-a-U
4f\fb_fTa`^\fbgP`^fc`a_`^\fbg[`aafcgYWbcfg]e]ae^eF
\dbeg_Kbebg.e]gCfcfLfJb`bgGBebg_Kbe^Ye]g_Kb_V]
_d[eg]e]ae^e\d]eg$g>Kb_V]gXfXfg_Kb_V]gdT\eNgWR
Xe@UUJgRf[^`c`T`b`gRf\`caf_`^gYWbcfUUU
9fQ`]gAd^]e\J\ebgER]e\gCf[fJ[fNg.e]gCfcfLfJF
_fbg9eLdIg1fQ`aJfg^f_fcgXZgVa^ebdbgXV\Vbg_eOecaecdbdN
XZgG]e]ae^e\dbg_eOecdJgYf[fbgG_Kbe]dbgBfTXf^fb`Jb`b
2)g;fc\g3+++J_fg `bfcRdYfcJfgSK\VcVaVTVbVg_egYdQ
ZbZ\]f]`TY`b`Q_`cg_eOdag]d
d]_dg[dbegG[fb_fTJg_d[eLe^aecg[f@
>eYdbaecUUU
Bebg_e_d]g[fg_d[eLeOd]dNgWRgXe@J
6[YfgSVPaVg[Kbe\dLdaecgZ[SZafbfLf^g^fcfcafc`N
KbSKcVaebaecgfcfY`b_fbgYePece^g\ecLdRaecdbdg\eYId\
e_ecaecU
8fbdgXdcg\e^g^dTdbdbgKbSKcVYVbVg_eOdagRecgQfF
]fbgHfc^a`g^f[bf^afcfg_f[fb`afcf^gfbfadQge_daebF
aec_ebgXdcdgYePdaece^g^fcfcgMecda]eYdgSece^dcUg
BZg\fcQg_WOfa_`cgMegXdcg^dTdgebgVY\g_VQe[_e
SKceMadgWaYfgXdaegRecg^WbZ[Zgf[c`gf[c`gdbLeae[dI
^fcfcgMece]eQUg
0bLeae]egMeg_eOecaeb_dc]eYdg[fI`afb
_VTVbLeaecgfcfY`b_fbgXeOeb_dOdbdgZ[SZaf]f[f
SePdcdcUg
Oecg[Kbe\ebdbg\ecLdRge\\dOdgSKcVTgRecgQf]fb
f[b`g^dTdgMeg]ec^eQdbgVcVbVgdYeg_eMae\dgWbafcgdF
_fcege_d[Wcg_e]e^\dcUgAecgVa^e_egXK[aegXdcg[fI`
Hfc^a`gKaPVaec_eg_egWaYfgMfc_`cU
:VPaVg_eMae\aecgWaf[afc`gfbfadQge_eLe^gMegZ[F
SZbg^fcfcafc`bgbegWafLfO`b`gKbSKcebg^dTdaec_ebgXdc
_eMae\g[fI`Y`gWaZT\ZcZcafcUg
1fc^a`gYd[fYdgIfc\daecdbgd^\d_fcfgSea]eYdgXZ
[fI`[fg\ecYg_eOda_dcUg
E[b`g_eOecaeb_dc]eaecdbgYWbZLZb_fgWc\f[f
P`^fc`afbgdLcff\\fggd^\d_fc_f^dgYd[fYdg[fI`[fgZ[SZb
XfQ`ge^ae]eaecgMegHfc^a`a`^afcgWafXdadcUg
BZgfbfadQgMegPKQV]g[Waafc`b`bgSKcVb\VYVgHfc^a`
WaYfgXdaegVa^ebdbgceHfRgMegRZQZcZbZg\e]dbeg[KbeF
ad^gfbfgRe_eHgWaZT\ZcZa]fa`_`cUg
0^\d_fc_f^dgIfc\dg_egfbfgRe_eH\ebgf[c`a]f^Y`Q`b
^eb_dgSKcVb\VYVbegZ[SZbgWafb`NgVa^e[egRdQ]e\
e\]e^gdPdbNgXeadcae_dOdgYd[fYe\gPecPeMeYdb_e
SecPe^aeT\dc]e[egPfa`T`cUg
EbLf^gXfQ`gVa^eaec_egYd[fYdgRe_eHgXfQebg^fcT`
SVLVbg\fYHd[eYdbdgSece^\dcdcgMegXZgf]fPafg_VTVbLe
[ecdbeg\fc\`T]fgMegPf\`T]fgWc\f]`g^Zaafb`a`cUg
:KcVbebdbgf^YdbegZ]fc`]gXdQ_egXK[aegXdcgWcF
\f]gWaZT]fQUg
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
17
17Kasım
Şubat 2014
2013 Pazartesi
Perşembe
6 bin zeytin ağacının kesilmesiyle gündeme gelen Manisa'nın Soma ilçesine bağlı Yırca
köyünde ikamet edenler, termik santralden çıkan atık kömürleri toplayarak geçinmeye çalışıyor
Yırca köylüleri,
zeytin yerine atık
kömür topluyor
Yırcalılar, her gün kamyonlarla kömür
döküm sahasına gelen atık kömürleri tek
tek seçerek çuvallıyor. Kışlık yakacaklarını
temin eden köylüler, ihtiyaç fazlası
kömürün çuvalını 8-10 liradan satarak para
kazanmaya çalışıyor. Zeytinliklerine daha
önce B termik santralı yapıldığını belirten
köylüler, zeytin yerine atık kömür toplayarak geçimlerini temin etmeye çalıştıklarını ifade etti.
YIRCA'DAN ELİNİZİ,
AYAĞINIZI ÇEKİN
Metin Ağırbaş, zeytinleri kesildiği için ek
gelir olsun diye pis artıkların içinden,
molozların içinden kömür
topladığını söyledi.
Metin Ağırbaş, şöyle
devam etti:
"Yakacak
kömürümüzü
çıkarıyoruz.
Günde bir çuval, iki çuval çıkarıyoruz, Elli
kilo yüz kilo. Başka bir geçim kaynağımız
da yok. Arazimiz tamamen azaldı. Biz istiyoruz ki buraya santral yapılsın, ama başka yere yapılsın. Devletin verdiği yerler
var. Güzel yerleri var. B termik santralın
yanında bir yer var. Bunlar üzüm yemektir.
Bağcıyı dövmek istiyorlar. Amaçları tarımı
yok etmek, insanları köleleştirmek. Böyle
bir düşünce hiç bir Avrupa, hiç bir dünya
ülkesinde, hatta hiç gelişmemiş dünya
ülkesinde olmaz bu yani. Bu niye Yirca'da
oluyor? Ben bunu bir türlü çözemedim.
Bunu çözen varsa, bana söylesin. Ben de
bileyim yani. Onun için durumumuz kötü
yani. Taşların içinde ellerimiz kırılır, yarılır.
Düşünemiyoruz yani. Neden? Bir
lokma ekmek için. Biraz zeytinliklerde zaman zaman
yevmiyeye gidiyorduk.
Yevmiye olarak, yağ alıyorduk. Şimdi bu sefer
hakkımız da kayboldu. Bir yağ alsak, kilosu 10 lira. Bunu nasıl alacağız? Yetkililere
soruyorum. Lütfen Yirca'dan elinizi,
ayağınızı çekin." Daha önce Eynez
madeninde çalıştığını, orada mağdur
olduğu için şimdi atık kömür topladığını
belirten Aydın Arslan, "Ekmek parası için,
yaşamak için çalışmak gerekiyor.
Topladığımız kömürün toplanması riskli ama çoluk çocuğumuza ekmek götürmek
için mecburuz. Günde bir veya iki çuval
kömür topluyorum. 8 veya 10 liraya satarak geçimimi sağlamaya çalışıyorum."
dedi. Bir bayan olarak kömür toplamanın
zor olduğunu ifade eden Hacer Özdemir
ise "Zor ama ne yapalım, idare olamıyoruz. Çocuk okutuyorum. Üniversitede bir
oğlumla bir kızım var. Eşimin aldığı asgari
ücret yetmiyor. Evim de kira zaten benim,
evim de yok. Mecbur kalıyoruz buraya
gelmeye." şeklinde konuştu.
(CİHAN)
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
POLİKLİNİK TELEFONLARI
Atama bekleyen öğretmenler
ok ve yayla eylem yaptı, dua etti
Branş öğretmenleri, önce Maliye
Bakanlığı ardından Milli Eğitim
Bakanlığı (MEB) önünde eylem
yaparak, bekleyen 300 bin öğretmen için atama istedi. MEB
önünde ok ve yayla mizansen
yapan eylemci öğretmenler,
atanabilmek için edilen duaya
hep birlikte 'amin' dedi. Ellerinde
dövizler taşıyıp sloganlar
eşliğinden önce Maliye Bakanlığı
önünde toplanan kalabalık,
Bakan Mehmet Şimşek’e seslendi. Düdüklerin de çalındığı
eylemde kalabalık adına okunan
basın açıklamasında, gelişmiş
bir ekonominin, kalkınmış bir
toplumun ancak kaliteli ve nitelikli bir eğitimle mümkün ola-
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
cağına işaret edildi. Açıklamada
şöyle denildi: "Biz eğitimciler,
fedakar, cesur olmaya, hizmet etmeye hazırız. Bunun için gerekli
eğitimleri aldık, istenilen sınavı
verdik. Şimdi sıra yetkililerimizde. 300 bin işsiz demek; eşsiz,
aşsız, gelecekten ümidi kesmiş
milyonlar demektir. Biz artık annelerimizin gözlerine gururla,
öğrencilerimizin gözlerine şefkatle, yetkililerin gözlerine öğretmen olarak bakmak istiyoruz."
Açıklamanın ardından ‘Kasım’dan Şubat’a 40 bin atama’ şeklinde sloganlar atan kalabalık,
Maliye Bakanlığı’ndan MEB
önüne yürüyerek eylemlerini
sürdürdü.
Avşar Palmiye
Cinemaximum
Cinemaximum
Cinemaximum (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
MEB önündeki kalabalık, canlı
heykel ve ok ve yay ile mizansen
yaptı. Elinde yay bulunan temsili
bir maskot, attığı oklarla yanındaki öğretmenleri yere düşürdü.
Burada yapılan basın açıklamasında da atama bekleyen
öğretmenlerin sorunlarına dikkat
çekilerek, dershanelerin kapatılmasının da atama bekleyen 300
bin öğretmeni tedirgin ettiği,
çözümsüzlük nedeniyle
bekleyenlere hızla yeni mağdurların eklendiği ifade edildi.
Konuşmalar arasında uzun süre
sloganlar atıldı. Atama bekleyen
öğretmenler eylemlerin sonunda
hep birlikte yapılan duaya ‘amin’
dedi. (CİHAN)
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
17Şubat
Kasım2013
2014Perşembe
Pazartesi
ESOGÜ Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kırel,
"Mama ile beslenme, erken ek gıdalara başlanması, fazla televizyon seyretme, bilgisayar ve internet başında fazla zaman harcama başlıca risk faktörleridir" dedi
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp
Fakültesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birgül Kırel, fazla televizyon seyretme, bilgisayar ve internet
başında çok fazla zaman geçirme ve benzeri
aktivitelerin çocukluk çağında şişmanlık ve insülin direnci için başlıca risk faktörleri
arasında yer aldığını söyledi. Prof. Dr. Kırel, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, diyabetin, kan
şekeri yüksekliği yanında başka enerji, sıvı, tuz
dengesi bozukluklarının, damar ve organ
hastalıklarının ortaya çıktığı yaşam boyu devam eden bir hastalık olduğunu belirterek, kan
şekeri yüksekliğinin kontrol altına
alınamamasının acil, ölümle sonuçlanabilecek
komaya neden olabileceğini bildirdi. Uzun
sürede bu hastalarda kalp, damar hastalıkları,
inme, körlükle sonuçlanan görme kaybı, el ve
ayaklarda uyuşma, güçsüzlük, ayaklarda
iyileşmeyen yaralar, böbrek
yetersizliğinin geliştiğini ifade eden
Prof. Dr. Kırel, diyabetlilerin yüzde
10-20'sinin böbrek yetersizliği
nedeniyle hayatlarını kaybetme
riski taşıdığını kaydetti.Prof.
+.7.)248 0652/6.5/68(6'"6364874)3.5/6
25.6!8 ,5/68(&"#8(2#8(63/6*87155816'
-2"737!7487*-0-*17468150.738374372-0
,7437'-48,)*158/6068&2.7170
4731-2!74.71-2#8(6'866815843370-2/748
&2708,)*15858,)4/536,&281516
+CLC6GFM"IK9JG@KCJ@KM,K<M%JFKBHK;KMLF6HCJ@KM*JGK>D>I/
C>H> KM+IL=KHKBM,LHEM;GJCKBM"?J@KM,>38M,G8M+H2LG@HLI
,KH@K:7MDK<MK2KMFAHHLIEBEIEIM36G6FM9JMDK<MJCK
5L@CLHEFHLGEIEM1IHJ?J=KHJ0J;KIKM=JHKGCJGJF7M-LDJ0JMDK<
.EG3LHLBLF7ML;:EIE:DLFKMDJICLHM2HLFHLGEIM?LFHL<EFM?6:DJ
#@KIKM>GCLDLIMFLHDEGBLFCLDEG8M,K<MK2KMDJMFAHHLIEG@LFM=A
>GLIM?6:DJM#JM?6F@JHK?>G-MDJDK8M,KH@K:7M++
BA5L=KGKIJM?L2CE;EML3EFHLBLDL7ML;E:M9JMDK<M@L;HE;E
F>IA@AIDLM5LHFEIMD>;GAM=KHKI3HJIBJ@K7M1:JHHKFHJMDK<
.EG3LHLBLM9JMDK<MK2KMFAHHLIEBEIEIMLHE<FLIHEFM5LHKIJ
4JHBJ@KM4JGJFCK;KIKM@1?HJDK8M+;E:M@L;HE;EILM?JCJGKMFLDLG
1IJBM9JGKHBJDK;KIDJ7MDK<M9JM>IAM3J9GJHJ?JIMD>FAHLGDL
K@CJIBJ?JIM=L:EM@>GAIHLGEIM>HA<L=KHJ0J;KIKMDKHJM4JCKGJI
,KH@K:7M-)AMLG:AMJDKHBJ?JIM5JBM4JIJHM960AC
@L;HE;EBE:EM5JBMDJML;E:M9JMDK<M@L;HE;EBE:EMCJ5DKCMJDJI
@>GAIHLGDEG8M)AIHLGEIM=L<EIDL7MDK<MGJIFHJIBJM9JM36G6F/
HJGK7MDK<MJCKMKHCK5L2HLGE7MDK<KMCACLIMHK.HJGM9JMFJBK;KIMJG/
KBJ@K7MDK<MJCKM3JFKHBJHJGK7ML=@JHJGM9JML;E:MF>FA@A
4JHBJFCJDKG-MDK?JMF>IA<CA8,KH@K:7ML;E:M9JMDK<M@L;HE;E
=LFEBEIDLIM@L;HEFHEM=KGMC>2HABAIM>HL=KHBJ@KMK3KIM1:JH
DK<M5JFKBHJGKIKI7ML;E:M9JMDK<M@L;HE;EM5L@CLIJHJGKM9J
BJGFJ:HJGKIKI7M6IK9JG@KCJHJGKIMDK<M5JFKBHK;KM.LF6H/
CJHJGKIKIM=6?6FM=KGM1:9JGK?HJM5K:BJCM9JGDK;KIKMK.LDJMJC/
CK8M+;E:M9JMDK<MGL5LC@E:HEFHLGEIEIM=KG3>FM5L@CLHE;LMIJDJI
>HDA;AIAM=JHKGCJIM,KH@K:7M-(LGDK?>9L@F6HJGM5L@CLHEF7
@>HAIABM?>HAM5L@CLHEFHLGE7MFG>IKFM=1=GJFM5L@CLHEFHLGE7
>@CJ>2>G>:K@7M<JFJGM5L@CLHE;E7MG>BLC>KDMLGCGKC7
LH:5JKBJGM4K=KMI1G>DJ JIJGLCK.M5L@CLHEF7MFLDEIHLGDL
JGFJIMD>;ABM9J?LMD6<6FMD>;ABM4K=KM=KG3>FM5L@CLHEF
GK@FKIKMLGCEGE?>G8M!6BM@L;HEFMF>IAHLGEIDLM>HDA;AM4K=K
L;E:M9JMDK<M@L;HE;E?HLMKH4KHKM2G>=HJBHJGM?L<LIBLBL@E
K3KIMCJDL9KDJIM3>FMF>GA?A0AM1IHJBHJGJMDKFFLCMJDKHBJ/
@KM4JGJFK?>G-M<JFHKIDJMF>IA<CA8%++$
Dr. Kırel, diyabetin ortaya çıkış nedenine göre
tiplerinin bulunduğunu anımsatarak, sözlerini
şöyle sürdürdü: "Çocuklarda, yenidoğan döneminden itibaren başlayan ve genetik olarak
pankreas bezinin genetik bozukluklarına bağlı
ağır veya hafif formları olduğu gibi çocukluk
çağında ortaya çıkan başka formları vardır. Tip
bir diyabet, tüm dünyada çocukluk yaş grubunda en yaygın görülen kronik enerji hastalığıdır.
Bu hastalarda genetik ve pek çok çevresel faktör, vücudun kendi bağışıklık sisteminin
pankreas bezini harap etmesine ve insülin hormonunun yapılamamasına neden olur.
Pankreas bezinde yeterli veya hiç insülin
yapılamaz. Bu hastalarda yaşam, eksik olan insülinin enjeksiyon yoluyla kullanılmasına
bağımlıdır. Tip 1 diyabetin sebebi bilinmemektedir. Belirgin bir kalıtsal geçiş
tanımlanmamıştır. Ailede bir bireyde tip 1
diyabet varsa, çocuklar yüzde 2-4
oranında diyabet açısından risk
altındadır. Değişen çevresel faktörlerin etkisi ile sıklığı 5 yaş
altındaki çocuklarda giderek
artmaktadır. Ülkemizde,
Sosyal Güvenli Kurumu verilerinden yapılan
bir araştırmada 0-18 yaş grubunda 17 bin 175,
tip 1 diyabetli çocuk olduğu, bu çocukların
yüzde 40'ının 10-14 yaş grubunda olduğu, yıllık
yeni tanı alan diyabetli çocuk sayısının ise 2
bin 465 olduğu bildirilmektedir."Sağlıklı bir
çocukta tip 1 diyabetin çok su içme, çok idrara
çıkma, daha önce tuvalet eğitimini tamamlamış
çocukta idrar kaçırma, çok yemek yemesine
rağmen devamlı kilo kaybı gibi bulgular ile ani
ve hızlı olarak başladığına değinen Prof. Dr.
Kırel, şunları söyledi: "Bu çocuklar nadiren ergenlik öncesi vajinal mantar enfeksiyonları,
tekrarlayan cilt enfeksiyonları, huzursuzluk ve
okul başarısında azalma, büyüme
çağındakilerde kilo kaybı ve kilo alamama gibi
acil olmayan bulgular ile başvururlar. Tanı ve
tedavide gecikilir ise koma ve ölümle
sonuçlanır. Tip 1 diyabeti önceden belirleme ve
önleme yanında hastalıktan tümüyle kurtulmak
için yapay pankreas, kök hücre araştırmaları
sürse de henüz bu konularda uygulanabilir
başarı sağlanamamıştır. Tip 2 diyabet ise
erişkinde en sık görülen diyabettir. Çocuklarda
tip 2 diyabet üç dekad önce tanımlanmıştır. Ergenlikte, en sık olarak 13-14 yaş civarında
karşımıza çıkar. Tip 1 diyabetlilerin aksine tip 2
diyabetli çocukların yüzde 85'i şişmandır. Tip 2
diyabet sıklığı çocuklarda dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de şişmanlığın
artışına paralel olarak artmaktadır."Prof. Dr.
Kırel, anne sütü alamama, mama ile beslenme,
erken ek gıdalara başlanması, yanlış, aşırı ve
dengesiz olarak yağlı ve şekerli yiyecekler ile
beslenme, oyun alanlarının kalmaması, evde
ve okulda spor olanaklarının olmaması, aşırı
ders yükü, fazla televizyon seyretme, bilgisayar
ve internet başında fazla zaman harcama ve
benzeri faktörler çocukluk çağında şişmanlık
ve insülin direnci için başlıca risk faktörleri
arasında yer aldığını belirtti.Çoğu okul çağında
olan diyabetik çocukların okullarda uygun ana
ve ara öğünlerinin sağlanması gerektiğine
değinen Prof. Dr. Kırel, şu ifadelere yer verdi:
"Uygun koşullarda insülin saklanması, insülin
enjeksiyonu yapacak ortam ve olanakların
sağlanması ve acil durumlarda müdahale edebilecek sağlık personeli, okul hemşiresi
bulunması ve çocukla sürekli beraber olan
öğretmenlerin, servis şoförlerinin diyabet
konusunda eğitilmeleri gereklidir. Çocuklarda
tip 2 diyabetin önlenmesi ve tedavisinde en
önemli unsur; aile ve yakın çevre ile iş birliği
yapılarak ailenin sosyo kültürel yapısı,
çevrenin imkanları ve çocuğun yaşına uygun
kalıcı yaşam tarzı değişikliği ile kilo alımının
engellenmesi ve kilo kaybı sağlamak ve fizik
aktiviteyi artırmaktır. (AA)
Gelip geçici sıcaklara karşı
dikkatli olunmasını isteyen
ERÜ Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Erkan, "İnsanların evden
çıkarken mutlaka kazak,
ceket, mont gibi koruyucu
kıyafetler giymesi, öğle
sıcağında da bu kıyafetleri
çıkarması gerekiyor" dedi
'G0K?J@M"IK9JG@KCJ@KM'"M!E2MLF6H/
CJ@KM(AHLFM)AGAIM)>;L:M%L@CLHEFHLGEM+I/
L=KHKBM,LHEM;GJCKBM"?J@KM*G>.8M,G8
A@CL.LM'GFLI7M@E0LF/@>;AFM.LGFEIEIM?6F/
@JFM>HDA;AM2L@CEGBLM?L:EM>HLGLFM=KHKIJI
D1IJBDJ7M=L<CLM4GK=LHMJI.JF@K?>IHLGM>H/
BLFM6:JGJM5L@CLHEFMGK@FKIKIMLGCCE;EIEM=KHDKG/
DK8M'GFLI7M++MBA5L=KGKIJM?L2CE;E
L3EFHLBLDL7M@LLCHKF7M46IH6F7M5L.CLHEFM:L/
BLIMDKHKBHJGKIDJM5L9LM@E0LFHEFHLGEIDLFK
LIKMDJ;K<KFHKFHJGKIM960ADAIMF>GABLMDJI/
4J@KIKM>HAB@A:MJCFKHJDK;KIKM=JHKGCCK8
60ADAIML<EGEM@E0LFM9J?LM@>;A;LMFLG<EMF/
JIDK@KIKM5L:EGHLBL@EILMGL;BJIMLIK
DJ;K<KFHKFHJGJMFLG<EML?IEMGJLF@K?>IA
41@CJGJBJDK;KIKMK.LDJMJDJIM'GFLI7M=AMDA/
GABDLMKI@LIHLGEIMJF@CGLMF>GA?A0AM1IHJB/
HJGKMDJ9GJ?JM@>FBL@EM4JGJFCK;KIK
9AG4AHLDE8$I@LIM@L;HE;EMK3KIMBJ9@KB
4J3K<HJGKIKIM?L<LIDE;EMD1IJBHJGKIMI>GBLH
:LBLIMDKHKBHJGKIDJIM3>FMDL5LMGK@FHK
>HDA;AIAMDKHJM4JCKGJIM'GFLI7M<AIHLGEMFL?/
DJCCKM-%LHFMLGL@EIDLM2L@CEGBLM?L:EM>HLGLF
DLM=KHKIJIM=AMD1IJBDJM@L=L5M5L9LMFE<
@>;A;AM4K=KM>HAGFJIM1;HJM@LLCHJGKIDJ
@E0LFHEFM/#MDJGJ0J?JMFLDLGM3EFL=KHK?>G8
)AMD1IJBDJMIJGJDJ?@JM63MBJ9@KBM=KG
LGLDLM?L<LIE?>G8M$I@LIHLGEIMJ9DJIM3EFLGFJI
BACHLFLMFL:LF7M0JFJC7MB>ICM4K=KMFE?L.JCHJG
4K?BJ@K7M1;HJM@E0L;EIDLMDLM=AMFE?L.JCHJGK
3EFLGBL@EM4JGJFK?>G8MG4LIK:BLIEIMLDL2/
CL@?>IMFL=KHK?JCKM:L?E.HLDE;EIDLM9J?L
?KCKGDK;KIDJMF>GAIBLM<LGC8M+F@KMCLFDKGDJ
LIKMDJ;K<KBHJGDJIMD>HL?EM960ACM@E0LF/
@>;AFMDJI4J@KIKM@L;HL?LBL?L0L;EMK3KIMLHC
9JM6@CM@>HAIABM?>HAMJI.JF@K?>IHLGEIEI
41G6HBJ@KMFL3EIEHBL:M>HA?>G8M,LBHL0EF
JI.JF@K?>IAMDJDK;KBK:M@>HAIABM?>HA?HL
=AHL<LIM5L@CLHEFHLGEIMJIM@EFM41G6HD6;6M:L/
BLIMDLM?KIJM=AMD1IJBDKG8-'GFLI7M=A
D1IJBDJMIJM:LBLIM?L;E<M>HL0L;EM=JHHK
>HBLDE;EMK3KIMCJD=KGHKM>HAIBL@EM9JM<JB@K?J
CL<EIBL@EM4JGJFCK;K7ME@HLFMJH=K@JHJGKIM96/
0ACCLMFAGABL@EIEIMDLM:LC6GGJM=L<CLM>HBLF
6:JGJM3>FM0KDDKM5L@CLHEFHLGEM=JGL=JGKIDJ
4JCKGJ=KHJ0J;KMA?LGE@EIDLM=AHAIDA8M%++$
Panik bozukluğunun bir parçası olan panik atağın önemli bir
hastalık olduğunu söyleyen Psikiyatrist Dr. Evrim Ebru
Yılmazer, "Tedavi edilmezse depresyon oluşabilir" dedi
:BLIHLGM#MFK<KDJIM=KGKIKIM5L?LCEIEIM=KGMD1IJ/
BKIDJM2LIKFMLCLFM4J3KGDK;KIKMK.LDJMJDK?>G8M*LIKF
=>:AFHA;AIAIM=KGM2LG3L@EM>HLIM2LIKFMLCL;EIM=KG3>F
DAGABDLM?L<LIL=KHKGM>HDA;AIAMLIHLCLIM*@KFK?LCGK@C
,G8M'9GKBM'=GAM&EHBL:JG7M-*LIKFMLCLFMDAGABA
FLDEIHLGDLMJGFJFHJGKIMKFKMFLCEIDLIM.L:HLM41G6HBJFCJ/
DKG8-MDJDK8M,>FC>GM&EHBL:JG7M-*LIKFMLCLF7MFK<KIKIM=KG
LIDLMK3KIJM3>FM?>;AIM=KGMF>GFAM4JHK27MFLH2MLCE<HLGEIEI
9JMIJ.J@MLHE2M9JGBJ@KIKIM5E:HLIBL@E7MCKCGJBJ7MCJGHJBJ7
1H6BMF>GFA@A7M3EHDEGBLM5K@@KM?L<LBL@EM4K=KM=KGCLFEB
=JHKGCKHJGHJMFLGLFCJGK:JM=KGMDAGABDAG8M)AIHLGEIM5J2@K
5JGM2LIKFMLCLFCLM?L<LIBL:8M(K<KMKHFMDJ.LM2LIKFMLCLF
?L<LDE;EM:LBLI7M=AIAIM2@KF>H> KFM=KGMDAGAB
>HDA;AIAMD6<6IBJ@KM3>FMB6BF6IM>HBA?>G8MJIJH/
HKFHJMFK<KM=KGM5L@CLHEFM4J3KGDK;KIKMFLH2MFGK:KM9J?L
L@CEBMFGK:KMD6<6IJGJFML0KHM@JG9K@JM=L<9AGAG8M$HFMCLIE
K3KIM=L:EMCJCFKFHJGM?L2EHEG8M!6BMCJCFKFHJGMI>GBLHM3EFLG
LBLMFK<K?KM=AILMKILIDEGBLFM=L:JIM>HDAF3LM:>GM>HAG8
LLHJ@J.MFK<KM2@KF>H> KFM=KGMDAGABM?L<LDE;EIEM5JBJI
FL=AHMJCBJFMK@CJBJ:8-MDJDK8*LIKFMLCL;EIM@J=J=KIKI
CLBM>HLGLFM=KHKIBJDK;KIKIMLHCEIEM3K:JIM,G8M&EHBL:JG7
-)KGM<JFKHDJM=J?KIDJFKM5>GB>IHLG7MI1G>CGLI@BKCCJGHJG
.LGFHEM@LHEIBL?LM=L<HE?>GMLBLMCJCK;KM3JFJIM5JGM:LBLI
=KGM>HL?M>HBL?L=KHK?>G8M,AGA2MDAGAGFJIMDJM>GCL?L
3EFL=KHK?>G8MM:LBLIMFK<KMK3KIMLCLFHLGMDL5LMDLMF>GFA/
CA0AM>HL=KHK?>G8ML5LC@E:HEFM4JIJHHKFHJM#HKM?L<HLGEI
@>IHLGEIDLM>GCL?LM3EFBLFCLDEG8M*LIKFMLCLFM?L<L?LI
FK<KMFJIDKMD6<6I0J@KIKMDAGDAGL=KHBJ?KM=L<LGBLHEDEG8
)AMF>HL?M=KGM<J?MDJ;KHDKG8M)AMF>IADLMFK<KIKIM?LGDEB
LHBL@EM4JGJFHKDKG8M(K<KIKIMFJIDK@KIJM:LBLIML?EGBL@E7
K?KMDL9GLIBL@EM4JGJFBJFCJDKG8-MDJ;JGHJIDKGBJ@KIK
?L2CE8-*LIKFMLCLFMDAGABAMFLDEIHLGDLMJGFJFHJGKIMKFK
FLCEIDLIM.L:HLM41G6HBJFCJDKG-MDK?JIM,>FC>G
&EHBL:JG7M4JIJHDJM2@KFK?LCGKFM5L@CLHEFHLGEIM3>;AIAI
FLDEIHLGDLMDL5LM@EFM41G6HBJFCJM>HDA;AIAM9AG4AHLDE8
&EHBL:JGM<AIHLGEM@1?HJDKM-(LDEIHLGDLM?L<LBHLGEIE
JCFKHJ?JIM3>FM.L:HLMDE<MJCFJIM9JMJGFJFHJGJM41GJM3>F
DL5LMFLGE<EFM=KGM5>GB>IJHM@K@CJBM9LG8M)AM?6:DJI
FLDEIHLGMDL5LM.L:HLM2LIKFMLCLFM5L@CLHE;EM?L<E?>GM>HL/
=KHKGHJG8-*LIKFM?L<L?LIMKI@LIHLGM=KGCLFEBM@LFKIHJ<CKGK0K
KHL3HLGMFAHHLILGLFM?LMDLMLHF>HMLHLGLF7MFJIDKMFJIDKHJGKIK
CJDL9KMJCBJ?JM3LHE<CE;EIEMLIHLCLIM,>FC>GM&EHBL:JG7
5L@CLHE;EIMCJDL9KMJDKHBJDK;KMCLFDKGDJM?L<LBMFLHKCJ@K/
IKM=>:L=KHJ0J;KIKM@1?HJDK8M%L@CLHE;EIM2@KFK?LCGK
A:BLIHLGEMCLGL.EIDLIMF>HL?HEFHLMCJDL9KMJDKHJ=KHJ0JF
=KGMGL5LC@E:HEFM>HDA;AIAMFL?DJDJIM&EHBL:JG7
-%L@CLHE;EIMCJDL9K@KIDJMKHL3MCJDL9K@KM9JM=KHK<@JH/
DL9GLIE<3EMCJGL2KMA?4AHLIL=KHKG8M%JGMKFKM?1ICJBKM=KG/
HKFCJMA?4AHLBLFMDL5LMJCFKIM>HA27MCJFGLGHLGEMDLMJI/
4JHHJ?J0JFCKG8M$HL3MLHBLDLIM=AMDAGABAMLCHLCBLFM2JF
B6BF6IMDJ;KH8M(K<KIKIM4J3KGDK;KMLCL;EIM@L?E@EILM9J
DJGJ0J@KIJM41GJMKHL3MD>:AIAML?LGHL?L=KHK?>GA:8M%JG
5L@CLML?IEMF><AHHLGDLMKHL3MFAHHLIBE?>G8M/ML?
LGLHE;EIDLMCJDL9K?KM@6GD6GBJFM1IJBHKDKG8
JB2C>BHLGEIMFL?=>HBL@EIEIM5JBJIMLGDEIDLIMK?K
>HDABMD6<6I0J@KMKHJMCJDL9K?KMFJ@BJF7M5E:HL
@JB2C>BHLGEIM4JGKM4JHBJ@KIJMIJDJIM>HL=KHKG8M&L<LILI
LCLFHLGMIJDJIKMKHJM1:JHHKFHJMFK<KIKIM@>@?LHM9JM3LHE<BL
5L?LCEM=>:AHBL?LM=L<HLBE<@LMCJDL9KM<LGCCEG8M!JDL9K
@6GJ0KIDJMFK<K?JM2LIKFMLCL;EIMIJM>HDA;AM5LFFEIDL
=KH4KM9JGK?>GA:7M>IAMCLIEBL@EIEMK@CK?>GA:8M(K<KIKI
FL?4E@EIEIMIJM>HDA;AIA7MFL?4E@EIEMCJCKFHJ?JIMIJDJI/
HJGKM=AHBLFMCJDL9KIKIMJIM1IJBHKM=L@LBL;EDEG8M(L?4E
CJFGLGHL?L=KHJIM=KGMDAGABDAG8M+@EHMCJDL9KM=AMFL?4EIEI
DL5LM=L<HLI4E0EIDLM.LGFMJDKHK27M?L<LILI
@JB2C>BHLGEIM?LIHE<M?>GABHLIBL@EIEIM1I6IJ
4J3KHBJ@KMKHJM@>IA0LMAHL<BLFCLDEG8M*LIKFMLCLF
J@IL@EIDLMFK<KIKIML0KHM@JG9K@JM=L<9AGBL?E27MJ9KIDJ
FJIDKM=L<EILM=AMLCLFHLM=L<MJCBJ@KIKMK@CK?>GA:M9JM=L:E
IJ.J@MJ4:JG@K:HJGKM1;GJCK?>GA:8M(E@L0LMCJDL9KM?1I/
CJBHJGKBK:MFK<KHJGKIM1:JHHKFHJGKIJM41GJ
DJ;K<J=KHK?>G8-*LIKFMLCLFMCJDL9KMJDKHBJ:@J7MFK<KM?L
FKB@J?HJM41G6<JBJBJ?JM?LMDLM1:JHMF><AHHLGMLHCEIDL
DK;JGMKI@LIHLGMKHJM=KGHKFCJM>HBL?LM=L<HLG8M(K<KIKI
KHK<FKHJGKM9JMK<HJ9@JHHK;KM=>:AHAG8M$<KIKM9JMLGFLDL<HLGEIE
FL?=JDJ=KHKG8M'9KIDJMFJIDKIJM=KGM?L<LBMLHLIEMFAGA27
FE@ECHEM=KGM5L?LCM@6GBJ?JM=L<HL?L=KHKG8M(K<KM5K3=KG
<J?DJIM:J9FMLHBLBL?L7M5L?LCEIMLIHLB@E:M>HDA;AIA
D6<6IBJ?JM=L<HL?L=KHKG8M)1?HJHKFHJM?L<LILIMCL=H>?L
DJ2GJ@?>IMDLMJFHJIKG8M%+$
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Kasım
2014
Pazartesi
1ubat
2013
Perşembe
14 GÜNCEL717
MANİSA, İZMİR
EKONOMİLİ
ÖĞRENCİLERLE
BÜYÜYECEK
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mütevelli
Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş ile Manisa
Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Başkanı Yaşar Coşkun arasında Manisalı
gençlerin aydınlık geleceği için protokol
imzalandı.
Manisa Educatürk Eğitim Fuarı’nda gerçekleştirilen törende, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ile
Manisa İlçe Ticaret Odaları üyelerinin birinci
derece yakınları, İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki eğitim ücretlerinde yıllık yüzde 15 indirim hakkı
kazandı. Törene, Başkan Demirtaş ve Coşkun’un
yanı sıra İEÜ Rektörü Prof. Dr. Oğuz Esen, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Hayati
Dolman ile Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Bankoğlu
katıldı. İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem
Demirtaş, İzmir Ticaret Odası’nın 1. İktisat Kongresi’nde ataların vasiyetini yerine getirmek için
2001 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi’ni kurduğunu belirterek, “1. İktisat Kongresi’nde
toplanan tüccar kesimi, tutanaklarda yer alan şekliyle 'büyük şehirlerde ticaret odaları üniversiteler
kurmalıdır' demektedir. Biz 2001 yılında İzmir
Ekonomi Üniversitesi’ni kurarken hem 1923 yılındaki vasiyetten hem de Atatürk’ün kongrede
söylediği ‘ekonomi demek herşey demektir’
sözünden esinlendik. Bu nedenle iş odaklı, iş
âleminin ihtiyacına cevap verecek şekilde öğrencileri eğitme misyonuyla yola çıktık” dedi.
'İzmir, Manisa'yla, Manisa, İzmir'le güçlü'
13 yılda dünyanın 500 üniversitesi sıralamasında
yer aldıklarını, TÜSİAD girişimcilik Bayrağı’nın
Balçova Kampüs Alanı’nda dalgalandığını anımsatan Başkan Demirtaş, şunları söyledi: “Dünya
artık tek bir pazar haline geldi. Dünyanın ortak
lisanı İngilizce oldu. Tüm derslerimiz yüzde yüz
İngilizce veriliyor. Afrika, Asya, Amerika ve Avrupa’dan öğrenciler ve öğretim üyelerimiz var. Manisa bizim en yakınımızda İzmir'le bütünleşmiş bir
kent. Üniversitemizde çok sayıda Manisalı
öğrencimiz var. Geçtiğimiz yıl YÖK'ün onayıyla
İzmir Ticaret Odası üyelerine yüzde 15 indirim
yapmıştık. Manisa Ticaret ve Sanayi Odamızdan
gelen isteği de değerlendirdik. Manisalı
işadamlarının çocuklarına yüzde 15 indirim yapacağız. Manisa organize sanayi bölgeleriyle
geleceğe götürecek öğrencileri yetiştirmek istiyoruz. İzmir Manisa’yla güçlü, Manisa da İzmir’le
güçlü.”
'Gönlümüz Çok Rahat'
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Başkanı Yaşar Coşkun da, üniversitenin kurulduğu
ilk günden bu yana yakından izlediklerine dikkat
çekerek, “İndirimin Manisa'ya da yansıtılması bizleri memnun etti. Gönül rahatlığıyla öğrencilerimizi İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne gönderiyoruz.
Eğitimden, güven ortamından şüphemiz yok. Burada üniversitenin bir bölümünü yapabiliriz. Her
türlü yardım ve desteğe hazırız” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Hem temizliyorlar
hem de geri dönüşüme
kazandırıyorlar
Karabağlar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü'nün yaptığı çalışmalar kapsamında, 24 bin
ton kağıt, 7 bin 200 ton cam şişe ve 38 ton yağ atığı toplanarak geri kazandırıldı
Karabağlar Belediyesi Temizlik İşleri
Müdürlüğü ilçede günlük 500 ton çöp
topluyor. 480 bin nüfuslu İzmir’in en
büyük ilçesinde toplanan aylık 150 bin
ton çöp plastik ve ambalaj atıkları
ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırılıyor. Çalışmalar kapsamında son 7 aylık
süreçte 24 bin ton kağıt, 7 bin 200 ton
cam şişe ve 38 ton yağ atığı toplanarak
ülke ekonomisine geri kazandırıldı.
Belediyenin Temizlik İşleri Müdürlüğü
ayrıca, ayda 150-160 kamyona yakın kul-
lanılmayan ev eşyasının da toplanıp
ayrıştırılarak ihtiyaç sahiplerine yakacak
olarak dağıtıldığını belirttiler. Karabağlar
Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü
ekipleri ayda 150 bin tona tekabül eden
çöp toplama işini, 267 kişilik kadrosuyla
yapıyor. Karabağlar sınırları içerisinde 57
mahallede toplam 52 bin 917 konut bulunuyor. Buradaki mahalle, cadde ve
sokaklarda toplanan çöpler Harmandalı
çöp deposuna naklediliyor. Ayrıca plastik
ve ambalaj atıklarının kaynağında ayrı
toplanması projesi kapsamında 7 aylık
süreçte 24 bin ton kağıt, 7 bin 200 ton
cam şişe ve 38 bin ton yağ atığı toplanarak ülke ekonomisine geri kazandırıldı.
3 vardiya görev yapıyor
Karabağlar'ın her gün temizlenmesi için
temizlik ordusu günde 3 vardiya ve 50
araçla görev yapıyor. Temizlik İşleri
Müdürlüğü yetkilileri, Karabağlar
genelinde günlük çöp toplama işleminden
atık yağlar, kağıt ve cam şişelerin toplan-
masına kadar birçok farklı faaliyetin bir
arada başarıyla yürütüldüğünü belirtirken
ayda 150-160 kamyona yakın kullanılmayan ev eşyasının da toplanıp
ayrıştırılarak ihtiyaç sahiplerine yakacak olarak dağıtıldığını belirttiler. Karabağlar
ilçesindeki çöplerin toplanmasının yanı
sıra, cadde, sokak ve pazar yerlerinin
süpürülmesi ve yıkanması, çöp konteynırlarının dezenfekte edilmesi çalışmaları da
yine ekipler tarafından eksiksiz bir biçimde
yerine getiriliyor. (HABER MERKEZİ)
Teşekkür ve hatırlatma vergi gelirlerini de artırdı
Bayraklı Belediyesi Mali İşler Müdürlüğü
emlak, çevre ve temizlik, ilan-reklam ve
vatandaşların belediyeye yaptığı tüm vergiharç gibi ödemeleri gerçekleştirenlerin cep
telefonlarına mesaj göndererek hem
teşekkür ediyor hem de hatırlatmada bulunuluyor. Bu yöntem sayesinde de
belediyenin vergi toplamada geçen yıllara
oranla artış yakalaması ise yüzleri güldürüyor. Öte yandan emlak, çevre ve temizlik
vergilerinin 2. taksitinin son ödeme tarihinin
ise 30 Kasım olduğu bildirildi.
Bayraklı Belediyesi vergilerini zamanında
ödeyen mükellefleri unutmuyor. Belediye,
ödemekle yükümlü oldukları vergilerini zamanında yatıran vatandaşlara teşekkür ederek geri dönüyor. Ayrıca cep telefonlarına
gönderilen mesajda gelecek dönemle ilgili
bilgilendirme yapılırken belediye vezneleri
ve mobil uygulama ile ödeme seçenekleri
hakkında yönlendirmede bulunuluyor.
Vatandaşlar özellikle kalan vergi borçları ve
türleri ile ilgili bilgilendirilirken belediye
yetkilileri atılan mesajlar sayesinde vatandaşlardan daha çok geri dönüş sağlandıklarını ifade ediyor. Bayraklı Belediye
Başkanı Hasan Karabağ, “Mali İşler
Müdürlüğümüz getirdiği bu mesaj sistemi
sayesinde vergi borçlarını daha hızlı bir şekilde tahsil eder duruma geldi. Bunda bizim
e-belediyecilik ve mobil uygulama seçeneklerimizin de bulunması etkili oldu. Bununla
birlikte vatandaşlarımız da dönem vergileri
hakkında bilgilendirildikleri için vergi tahsilinde bir artış da yaşandı. Bundan sonraki
dönemlerde de bu sürecek” dedi.
11 Eylül’de yürürlüğe giren 6552 sayılı kanunla yapılandırma başvurularını ekim
ayının başından itibaren almaya başladıkların belirten belediye yetkileri ise, “Yapılandırma emlak ve çevre temizlik vergilerini, 2013 yılı öncesi vergi borcu olan vatandaşlarımızı kapsıyor. (HABER
MERKEZİ)
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
Özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan sapaklık. –
Telefon sözü. 2. Değerli madenlerin saflık derecesi. – İsviçre’de bir
akarsu. 3. Lübnan’ın plaka işareti. – Coğrafi bölgelerimizden biri. 4.
Uzun tüylü kalpak. – Yazı ile bildirme. 5. Tersinden de okununca yine
aynı anlamı veren sözcük veya cümle. 6. Bir akademik unvanın kısaltması. – Büyük yaba. 7. İnsanın doğup büyüdüğü yere duyduğu özlem.
– Gerekenden eksik. – Utanma, utanç duyma. 8. Görkem, heybet. –
Baston. 9. Kuzu sesi. – Fazilet. 10. Tarlayı sulamakta kullanılan tahta
oluklar. – Bir yüzey ölçüsü birimi. 11. Kiloamperin simgesi. – Bir yerde
oturma, eğleşme. 12. Pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir tür rakı.
– Ürün kaldırma. 13. Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde davul ve zurna
eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu. – Lityumun simgesi. 14.
Hava ya da gaz akımları oluşturmakta kullanılan aygıt. – Petrol çıkarılan dağımız. 15. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. – Eski dilde kadın. 16. Kütahya’ya özgü yuvarlak gövdeli ince boyunlu sürahi. – İlaç,
merhem. 17. Lantanın simgesi. – Ağaçlıklı yol. – Umut, istek, arzu. 18.
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı. 19.
Otlak. – Kalça kemiği. 20. Binek hayvanı. – Cemaati bayram veya Cuma namazına çağırmak veya bazı yerlerde de cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan salât. – İsim.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
İzmaritgillerden, boyu 35 cm kadar olan bir Akdeniz balığı. – İçten bağlılık. – Orta oyununda Rum tipi. 2. Avrupa’ya Çin’den getirilmiş, kısa
zamanda yetişip boy attığı için bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç. – Hava basıncı birimi. – Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntıya
yol açan olay. 3. panama’nın plaka işareti. – Işık saçma. – Bir yerde
toplanan kalabalık, halk. – Bir yüzey ölçüsü birimi. 4. Nehir. – Kaput
bezi. – Harman döküntüsü. 5. Yankı, eko. – Yumurtanın bir bölümü. –
İskambilde bir kâğıt, bacak. 6. Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına
verilen unvan. – Tanrıtanımaz, dinsiz. – Hattatların kâğıt cilalamak için
kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılan özel bir karışım. – Bir
sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren müzik işareti. 7. Nişastayı
parçalayarak şekere çeviren bir enzim. – Kutsal Hint destanlarına verilen ad. – Dolaylı anlatım. 8. Yer fıstığı. – Bir kimsenin arandığında bulunacağı yer. – Bir nota. – Kuyruk sokumu kemiği, pöç. 9. Dansöz. –
Akdeniz anemisi. 10. Telli balıkçıl. – Uzaklaşma. – Tropikal Amerika’da yaşayan tavuğa benzer bir kuş. – Ateş.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
17
17Kasım
Şubat 2014
2013 Pazartesi
Perşembe
Sondakika Gazetesi, son zamanların en çok ulusal gündemde yer alan gazetesi oldu
“Futbol kariyerime
kariyerime
“Futbol
AKHİSAR’DA
AKHİSAR’DA
SON VERMEK
VERMEK
SON
İSTİYORUM”
İSTİYORUM”
SON
AYLARIN
"TüRKiYE'DE
“BEN
“BEN
yöneticileri
yöneticileri
SAHAYA
SAHAYA
sokmadım”
sokmadım”
EN ÇOK KONUŞULAN GAZETESİ
Habercilik seviyesinin her geçen gün düştüğü dönemlerde; Sondakika Gazetesi, çıtayı yükseltmeyi ve son dönemlerin ulusal platformda en çok konuşulan gazetesi olmayı başardı
Yaptığı röportajlar, özel
haberler ve inceleme-araştırma
yazılarıyla Ege Bölgesinin medya sektöründe amiral gemi olan ve ulusal platformda en çok konuşulan
gazete olmayı başaran
Sondakika Gazetesi;
“Teofanis Gekas
Röportajı” ve “Suat
Kaya Özel Haberi” ile
gündemdeki yerini korudu.
TEOFANİS GEKAS,
SADECE SONDAKİKA
GAZETESİNE KONUŞTU
Türk Medyasının en çok
röportaj almaya uğraştığı ve şu
anda en golcü oyuncu olma
özelliğini elinde bulunduran Teofanis
Gekas, hatırlayacağınız gibi sadece
Sondakika Gazetesine konuşmuştu. LigTV, NTVSpor, Hürriyet, Fanatik, Fotomaç gibi ulusal
yayım organlarına röportaj vermeyi reddeden Gekas ve
Menajeri; Gazeteci Yavuz
Atalay’ın samimiyetine
güvenerek bu röportajı
ilk olarak Sondakika Gazetesine verdi. Yapılan röportaj,
Türkiye Gündemine oturarak
günün en çok konuşulan
haberi oldu.
GÖZTEPELİLER GERÇEĞİ
SONDAKİKA’DAN ÖĞRENDİ
Öte yandan, 22 maçta sadece 1
mağlubiyet almasına rağmen Göztepe’nin yollarını ayırdığı Teknik Patron
Suat Kaya, yaşananların tüm perde
arkasını Sondakika Gazetesine aktardı.
Herkes, başka bir şeyin peşinden
giderken, Sondakika Gazetesi habercilik yapıp Suat Kaya’yı konuşturdu.
Ve Kaya’nın ayrılığının nedeninin, yöneticileri sahaya sokmaması,
olduğunu öğrendi. Bu haber de
günün en çok konuşulan haberleri
arasına girdi.
Gazeteniz Sondakika, yine, farkını ortaya koymuş oldu.
ÖZEL
HABER
İŞTE GÜNDEME OTURAN RÖPORTAJ
VE ÖZEL HABERDEN SATIR
BAŞLARI;
>TEOFANİS GEKAS: “FUTBOL
KARİYERİME AKHİSAR’DA SON
VERMEK İSTİYORUM”>
***Futbolu nerede bırakmak istiyorsun
Gekas? Bir takım, bir şehir, bir ülke veya
bir kıta… Hangisi olursa… Söyle…
***Futbolu Akhisar’da bırakmak istiyorum. Futbol kariyerimi burada bitirmek
istiyorum. Burada çok mutluyum. Her
bakımdan hem de…
>SUAT KAYA: “BEN YÖNETİCİLERİ
SAHAYA SOKMADIM”>
***Hocam, siz konunun arkasında başka şeyler olduğunu düşünüyor
musunuz? İstifa ettirilmenizin asıl nedeninin başka bir şey olduğunu, filan…
***Tabi ki… Bazı insanların belki bişeylerini engelledik. Bazı insanları sahanın
içerisine sokmamaya çalıştım ve bunda
da başarılı oldum. Futbolcumla seyirciyi
bütünleştirdim. Her şey dört dörtlük devam ediyordu. 22 Maçta 1 mağlubiyetim vardı. Enteresan bir şey…
Türkiye’de daha yeni yine böyle bir şey
oldu. 9 Maçta 1 mağlubiyet alan Antalyaspor hocası Engin Korukırı ile yollar ayrıldı.
SAYFA 16
AK Parti
İzmir'den
'Hoşgörü'
mozaiği
AK Parti İzmir İl Başkanlığı İzmir’deki inanç önderlerini 16 Kasım Dünya
Hoşgörü Günü’nde bir araya getirdi. AK
Parti İzmir İl Sosyal İşler Başkanlığı
tarafından İzmir Basmane'de bulunan
Yenice Lokantası’nda düzenlenen sabah
kahvaltısına AK Parti İzmir Milletvekili
Nesrin Ulema ve AK Parti İzmir İl Yöneticilerinin yanı sıra, İzmir'deki müftüler,
pastörler, papazlar, rahipler, hahamlar ve
Alevi Dedeleri katıldı. AK Parti'nin her zaman birlik, beraberlik ve hoşgörüyü ön
planda tuttuğuna dikkat çeken AK Parti
İzmir Milletvekili Nesrin Ulema , “Dünya
Hoşgörü Günü tüm dünyada yaşayan insanların, insan oldukları için birbirine
yaklaşmaları ve bu doğrultuda hayatına
şekil vermesindeki noktayı unutmamalı.
Böylesi güzel bir günde, inanç toplulukları ile bir araya gelmek beni özellikle AK
Partili olarak çok mutlu etti. Farklılıkların
zenginliğimiz olduğu anlayışındaki AK
Parti'nin farklı inanç gruplarına ait kesimlerle birlikte olduğunu bir kez daha
göstermiş olduk. Biz bunu sadece bir birliktelik olarak görmüyoruz. 12 yıl boyunca bu noktada çok önemli adımlar attık.
Bundan sonrada bu diyalogların, bireysel
hak ve özgürlüklerin insanın önce insan
olması için atılması gereken adımların
AK Parti tarafından bundan sonra da
atılacağından emin olmalarını isterim”
diye konuştu. AK Parti İzmir İl Sosyal
İşler Başkanı Ali İhsan Şahin ise AK Parti'nin hoşgörüye verdiği öneme dikkat
çekti. (HABER MERKEZİ)
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Filistinli yaralılar
İzmir'de şifa buldu
İzmir Sağlık Müdürü Türkyılmaz, "4 Filistinli yaralının tedavisi sürüyor.
Ülkelerinden çok kötü durumda, üzüntülü gelen Filistinli yaralılar, sağlıklarına kavuşturularak mutlu bir şekilde ülkelerine döndüler" dedi
İsrail'in saldırılarında yaralanan ve
İzmir'de tedavi altına alınan Filistinli
yaralılar, 20 ameliyat ve 630 tıbbi
işlem sonrasında sağlığına kavuştu.
İzmir'deki 4 hastanede tedavi altına alınan 34 yaralıdan sağlığına kavuşan
30'u ülkelerine gönderildi. İzmir
Sağlık Müdürü Bediha Türkyılmaz,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarında yaralanan ve tedavileri için İzmir'e getirilen 38 Filistinliden 4'ünün başka illere gittiğini,
geri kalan yaralıların ise yaklaşık bir
ay boyunca 4 hastanede tedavi
edildiğini anlattı. Yaralılarla birlikte 36
refakatçinin de kentte ağırlandığını
dile getiren Türkyılmaz, yaralılara 20
ameliyat, 630 tıbbi işlem yapıldığını
kaydetti. Türkyılmaz, şöyle konuştu:
"Hükümetimizin ve Sağlık Bakanlığımızın girişimiyle İzmir'e getirilen
yaralılara gereken tıbbi müdahale
yapıldı ve sağlıklarına kavuşturuldu.
Şu anda 4 Filistinli yaralının tedavisi
sürüyor. Onların da tedavisi belli bir
süreç gerektiriyor. Kiminin fizik tedaviye ihtiyacı var kiminin ise bazı tedavi işlemleri yapılmış ancak ikinci
işlem için süreye ihtiyacı var. Onlar da
yakın takibimizde. Filistinli yaralılar
buraya çok üzüntülü geldiler, çünkü
hepsi geride birilerini bırakmıştı. Ancak sağlık açısından tedaviye ihtiyaçları vardı. Ülkelerinden çok kötü
durumda, üzüntülü gelen Filistinli
yaralılar, sağlıklarına kavuşturularak
mutlu bir şekilde ülkelerine döndüler.
Başta Cumhurbaşkanımız Recep
Tayyip Erdoğan olmak üzere
Başbakanımıza, Sağlık Bakanımıza,
valimize, kendileriyle ilgilenen sağlık
çalışanlarına çok teşekkür ettiler. Tedavileri sürdüğü süreçte kaymakamlıklarımız ve bazı hayırsever vatandaşlar çeşitli hediyeler yardımlar yaptılar. Onları mutlu etmek için elimizden geleni yaptık. Emeği geçen
herkese teşekkür ediyorum."
Yaralı Filistinli çocuğa kolyesini
hediye etti
Filistinli yaralı ve refakatçilerin
Türkiye'de kaldıkları süre içerisindeki
ilgi ve alakadan çok memnun kaldıklarını, kendilerini de Filistin'e davet ettiklerini dile getiren Türkyılmaz, "Bizi
çok iyi misafir ettiniz, biz de sizi Filistin'de misafir etmek istiyoruz' dediler.
Mutlu şekilde Türkiye'den ayrıldılar"
diye konuştu. Filistinli yaralıları
ülkelerine uğurlarken duygusal anların
yaşandığını ifade eden Türkyılmaz,
damar problemi yaşayan ve sırt üstü yatması hayati tehlike arzeden bir Filistinli çocuğun iyileştikten sonra kendisiyle konuşamasa da bakışlarıyla
mutluluğunu gösterdiğini belirterek,
"Gözleri adeta teşekkür ediyordu. Ben
o anda kendimden birşey vermek istedim ve boynumdaki kolyemi çıkarıp
ona taktım. Çok sevindi. Onun mutluluğu beni de çok mutlu etti" dedi.
(AA)
www.sondakikagazetesi.com
17 Kasım 2014 Pazartesi
Denizli, Ruslara
Yorgancılar: Hata
AYVAYI
sevdirdi
yapmaktan korkmayın
Ege Bölgesi Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı Ender
Yorgancılar, Türkiye’de işsizlik
değil mesleksizlik sorunu bulunduğunu söyledi
Gençlere hayata atılırken hata yapmaktan
korkmayın çağrısında bulunan Yorgancılar,
“Omlet yaparken yumurtayı tavaya getirmek lazım. Ama yumurta tavaya denk
gelmese de yılmayın, sonuna kadar deneyin.
Hata yapmaktan korkmayın. Yılmayın, sonunda başarı gelecektir” dedi.
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir’de işsizlerin, nitelikli iş arayanların, yeni mezun
ve öğrenime devam eden üniversite öğrencilerinin işverenlerle buluştuğu 3. İstihdam
Zirvesi’nde ‘Genç İcat Çıkarın’ konulu panele konuk oldu. PERYÖN Türkiye İnsan
Yönetimi Derneği Ege Bölge Başkanı Serdar Kalaycıoğlu’nun moderatörlüğünde
gerçekleşen panelde konuşan Ege Bölgesi
Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, meslek sahibi olmanın önemine değindi. EBSO olarak mesleksizlik
kaderimiz olmasın diye çok önemli bir proje
olan Uzmanlaşmış Meslek Edindirme
Merkezleri (UMEM) Projesi’nin İzmir
ayağının koordinasyonunu yürüttüklerini ara
eleman ihtiyacının giderilmesi ve mesleki
eğitimdeki yetersizliğin giderilmesi için çaba harcadıklarını kaydetti. Yorgancılar,
“Üretim yoksa kalkınmak hayaldir
görüşünü her ortamda dile getiriyorum.
Ürettiğimiz müddetçe Türkiye’nin önünde
hiçbir engel yok” dedi. Yorgancılar, küçükbüyük iş ayrımı yapmanın yanlışlığına
değindiği konuşmasında “Staj yapmaya gelen gençler, staj yaptı kağıdını almaya
odaklanıyor. Hedefiniz staj değil, işi öğrenmek olsun. İşin büyüğü, küçüğü olmadığını
aklınızdan çıkarmayın. Ne olursa olsun,
işinizi sevin” diye konuştu. Girişimciliğin
geliştirilmesi konusunda Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği’nin kadın girişimciler ve
genç girişimciler programı başlattığını
ifade eden Yorgancılar, “2020- 2030’lu yıllarda Türkiye’nin son derece iyi eğitim
almış 35- 55 yaş kuşağı olacak. İşte o
kuşağın, ülkemizin geleceği açısından
kadın, erkek demeden sistemin içinde yer
alması gerekiyor” dedi.
Başarıya giden yol
Başarılı ya giden yolda hedefi olmanın, sabırlı olmanın yenilik ve eleştirilere açık olmanın önemine değinen Yorgancılar şöyle
devam etti, “Başarı fark yaratmaktır.
İskoçya’da bir mezar taşında ‘kendinden
güçlü insanlarla çalışıyordu’ diye yazar.
Katkı sağlayan, benim eksiğimi gösteren insanlarla oldum.’’ (HABER MERKEZİ)
Tehditlere pabuç bırakmam
'Ruhsat alamadım, gidiyorum' diyen eski
başkana cevap veren Sandıklı Belediye
Başkanı Çöl, "Güvenlik kamerası kayıtlarından da anlaşıldığı üzere önceden tasarlandığı açıkca belli olan, tehdit ve saldırıya
maruz kaldım" şeklinde konuştu.
Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl,
"10 Kasım Pazartesi günü her zaman ki gibi
sabahleyin mesai başlamadan Belediye
Başkalığı'nda ki makam odama girdiğimde,
güvenlik kamerası kayıtlarından da anlaşıldığı üzere önceden tasarlandığı açıkca
belli olan, tehdit ve saldırıya maruz kaldım"
dedi. Çöl, yaptığı açıklamada, belediye
başkanı olarak seçildiği 30 Mart 2014 tarihinden itibaren halkın emaneti olan ilçeye
hizmet ettiğini söyledi. Hiçbir suretle gereksiz ve şahsi meselelerle uğraşmadan,
belediye hizmetlerinin aksamadan
yürütülmesi, yönetimin ve şahsının birinci
gayesi olduğunu belirten Çöl, şöyle konuştu:
"Halkımızın müşterek paydası olan
belediyemizin, menfaatlerinin korunması
kamu yararının bir gereğidir. Bunun için
Belediye Başkanlığı yaptığım sürece ihtiyaç
duyacağım yegane güç kanunların verdiği
yetki ve siz halkımızın varlığıdır. Halktan
başka kimsenin telkin ve tavsiyesine itibar
etmedim, etmem de beklenilmesin! Ben bu
memleketin bir evladı olarak, en kötü şartlarda dahi memleketimize hizmet etmek için
belediye başkanlığına aday oldum ve siz
hemşehrilerimizin teveccühü ile şahsıma
Şehr-ül Emin olarak Sandıklı Belediyesi emanet edilmiştir. 10 Kasım Pazartesi günü
her zaman ki gibi sabahleyin mesai başlamadan Belediye Başkalığı'nda ki makam odama girdiğimde, güvenlik kamerası kayıtlarından da anlaşıldığı üzere önceden tasarlandığı açıkça belli olan, tehdit ve saldırıya
maruz kaldım. Şahsıma ve yürüttüğüm kamu görevine karşı yapılan böylesi büyük
saldırı ve tehdidi kabul etmek elbette
tasavvur bile edilemez.’’ (AA)
Ayvada en büyük pazar Rusya oldu
Ayva üretiminde, 127 bin 767 tonla
dünyada birinci sırada yer alan
Kutlu, Türkiye'nin yıllık 127 bin 767
Türkiye, bu ürün için yapılan pazar
ton ile ayva üretimde dünyada ilk
çalışmalarıyla 2012 yılından itibaren
sırada yer aldığını ve bu ürün ihraen fazla ihracatı Rusya'ya yapmaya
catında, son yıllarda Denizli aybaşladı.
vasının pazarlanması için yapılan
Denizli Gıda Tarım ve Hayvancılık
girişimlerin de katkısıyla Rusya'nın
Müdürü Sezgin Kutlu, bakanen büyük pazar haline
lığın sağladığı destekgeldiğini ifade etti. İhraDeleme, arazilerin suya
birlikleri rakamnizli Gıda Tarım catçı
kavuşması, yapılan
larına göre, 2012
toplulaştırma
ve Hayvancılık
yılından bu yana
çalışmaları sonuen fazla ayva ihraMüdürü Kutlu, "Denicunda, Denizlili
catının Rusya'ya
çiftçinin son
zli'de yetiştirilen ayva, ihra- yapıldığını bedönemde birim
catçı ve tüketici tarafından lirten Kutlu, şunalandan en fazla verimi elde özellikle talep ediliyor. Rusları ları kaydetti:
"Ege İhracatçı
etmek için hızla meyveciliğe ayva ile biz tanıştırdık. Deni- Birlikleri'nden
2012 yılında
yöneldiğini bezli'de yetişen ayvanın
gerçekleştirilen
lirtti. Yetiştiricilik,
hasat ve depola- kalitesi nedeniyle beğe- 10 bin 423 ton ayma kolaylığının
nilerek tüketiliyor" va ihracının 2 bin
yanı sıra pazarda iyi
584 tonu ile 2013 yılındedi
fiyattan satılması neda toplam 13 bin 321 ton
deniyle bölgede üretimi hıayvanın 2 bin 990 tonunun
zla artan meyvelerden birisinin de
Rusya'ya ihraç edildi. Bu yıl da
ayva olduğunu dile getiren Kutlu, Dekim ayı sonu itibarıyla ihraç
enizli'de halen 7 bin 230 dekar alanedilen 868 ton ayvanın 501 tonu,
da, yıllık 6 bin 237 ton ayva üretiminin yine Rusya'ya gönderildi. Deniyapıldığını kaydetti.
zli'de yetiştirilen ayva, ihracatçı
ve tüketici tarafından özellikle
talep ediliyor. Türkiye'den Rusya'ya
yapılan meyve ihracatı sonucu
Rusları ayva ile tanıştırdık. Denizli'de yetişen ayvanın kalitesi, o
bölgede ayvanın beğeni ile
tüketilmesini sağladı. Son yıllarda
yapılan ıslah çalışmaları ve yeni
çeşitler ayvayı gerçekten daha kolay yenebilir hale getirdi. Şimdi
artık ayva, elma gibi kolay
yenebilir halde. Aroması çok
güzel, boğazda kalma gibi bir
sorun yok. Hatta bir ihracatçımız
şöyle demişti, "Rusya'da 70 yaşındaki kadınlar bu ayvayı severek
tüketiyor' Gerçekten ayva artık daha fazla tüketilen bir meyve oldu."
Denizli'de 10 bin ton
rekolte bekleniyor
Kutlu, Denizli'de çiftçinin
bu yıl ayvada bereketli bir sezon
geçirmesini beklediklerini ifade
ederek, yaklaşık 10 bin ton ürün
elde edilmesi beklenen sezonda,
yetiştiricilerin diğer bölgelerdeki
üretim düşüşleriyle ürününü daha
uygun fiyattan pazarlama imkanı
bulmasını tahmin ettiklerini sözlerine ekledi. (AA)
Download

Aldırma - Sondakika Gazetesi