KÖMÜR NEDİR?
Kömür, bitki kökenli bir maddedir. Bu nedenle ana elemanı
karbondur. Bitkilerin, zamanla ve sıcaklık-basınç altında,
değişim geçirmesi sonunda oluşmuştur.
Kömür, karbon, hidrojen, oksijen ve azottan oluşan, kükürt ve
mineral maddeler içeren, fiziksel ve kimyasal olarak farklı
yapıya sahip bir maddedir.
İnsan yaşamında ve enerji hammaddeleri içinde çok önemli
bir yere sahip olan kömür, dünyada geniş rezervlere ve
vazgeçilmez yaygın tüketim alanlarına sahiptir.
Kömür, dünyada geniş rezervi bulunan, emniyetli ve üretimi
kolay, ucuz ve temiz bir fosil yakıttır.
• Rezerv: Birçok ülkede kömür büyük rezervler halinde
bulunmakta, elliden fazla ülkede üretilmektedir.
• Emniyet: Kömür, kullanım, depolama ve ulaştırma
bakımından en emniyetli yakıttır.
• Güvenilirlik: Kömür, büyük rezervleri ve pazarda
rekabet gücü olan fiyatıyla, endüstriyel amaçla, ev yakıtı
olarak, elektrik enerjisi, kok, sıvı yakıt ve kimyasallar
üretiminde, emniyetli bir şekilde kullanılmaktadır.
• Temiz Enerji: Mevcut Teknolojileri uygulanarak,
kömürün temiz bir şekilde ve çevre kirliliği yaratmadan
yakılması mümkündür.
• Maliyet: Global olarak kömür, elektrik üretiminde
modern yaşam için hayati önemi olan ve rekabet gücü
yüksek bir yakıttır. Dünya çapında elektrik üretiminde ana
enerji kaynağı olan kömür, petrol ve doğal gaza göre daha
ucuzdur.
Yüzlerce yıl, kömür ana enerji kaynağı olarak kullanılmıştır.
Roma İmparatorluğu zamanında bile uluslararası kömür ticareti vardı.
Kömür yalnız 19.Yüzyıldaki endüstri devrimini ateşleyen enerjiyi
teminle kalmayıp, 20. yüzyılda elektrik enerjisi devrini başlatmıştır.
Halen dünyada üretilen elektrik enerjisinin yaklaşık % 40’ı kömüre
dayalıdır. Dünya demir çelik endüstrisi kömür kullanımına bağımlı
olup, metalürji endüstrilerinde ana indirgeyici maddedir.
Kömür halen dünya elektrik enerjisi üretiminde ilk sırada yer
almaktadır. 21. yüzyılın ilk yarısında, elektrik enerjisindeki kömür
payının % 50’lere yükselmesi beklenmektedir. Petrol ve doğal gaz
gibi diğer fosil yakıtlarla, nükleer ve yenilenebilir alternatif enerji
kaynaklarının, hiç birisi, uzun vadeli, ekonomik bir enerji kaynağı
olarak ortaya çıkmamaktadır.
Mevcut üretim rakamları, kömür rezervleri ömrünün, petrol
ve doğal gaz ömründen daha uzun süreceğini göstermektedir.
Hidroelektrik, rüzgar, biyomas, dalga ve gel-git gibi
yenilenebilir enerji kaynakları, enerji üretiminde, alternatif
kaynaklar oluşturmaktadır.
Bütün bu kaynakların çevre ve ekonomi açısından
kabul edilebilir durumda olmaları gerekmektedir.
Hidroelektrik dışında hiçbiri, on yıllar içinde, enerji
üretiminde söz sahibi olabilecek durumda değildir.
Dünya nüfusu ve gelişen dünyada hayat standartları
arttıkça, enerji talebi de artış göstermektedir. Dünya çapında
geniş alanlara dağılmış, yüksek rezervli kömür, artan enerji
talebini karşılayabilecek, emin ve ekonomik bir fosil yakıttır.
Bütün fosil yakıtlar arasında dünyada en çok bulunan,
kömürdür. Dünya’da (mevcut maden teknolojisi ile ekonomik
olarak üretilebilecek) toplam bir trilyon ton’un üzerinde kömür
rezervi vardır. Kömür rezervleri, coğrafi olarak yaygın olup,
bütün kıtalarda toplam 100 ülkede bulunmaktadır.
Rezerv miktarının çokluğu, kömürün uzun vadeli
yeterliliğini beraberinde getirmektedir. Mevcut üretim
seviyeleri ile, dünya bilinen görünür kömür rezervlerinin
ortalama 109 yıllık bir sürede tüketileceği tahmin
edilmektedir.
Bu durum aşağıdaki gelişmelerle daha da artabilecektir;
•Devam eden arama faaliyetleriyle bulunacak yeni rezervler,
•Maden teknolojisinde yapılacak gelişmelerle, ekonomik
olarak üretilebilecek rezervler,
•Halen ekonomik olmayan düşük kaliteli kömürlerin
ekonomik hale gelmesi.
Modern
yaşamın
elektrik
olmadan
sürdürülmesi mümkün değildir. Binalar ve
sokaklar elektrikle aydınlatılır.
Evlerde, büro ve fabrikalarda kullanılan
makineler elektrikle çalıştırılır.
Elektrik olmadan telekomünikasyon, radyo
ve televizyon, tıbbi cihazlar vb. gibi ileri endüstri
ürünlerinden faydalanmamız mümkün değildir.
Kömürün demir ve çelik üretiminde can alıcı önemi
vardır.
Çelik üretiminin %70’inde kok ve kömür kullanılarak
yüksek fırında elde olunan, ham demirden yararlanılır.
Çelik günlük hayatta çok önemli olup, otomobiller,
trenler, gökdelenlerle gemiler cerrahi malzemeler, ve x
ışınları cihazları, çelikten yapılmaktadır.
Çelik olmadan kereste ve cama şekil verilmesi,
kayanın kırılması, betonun karıştırılması ve diğer
metallerin ergitilip şekillendirilmesi ve plastiklerin imalatı
mümkün değildir.
Çimento büyük bina ve fabrikalarla yol
ve barajların inşaatında kullanılmaktadır.
Dünya’da çimento imalatında ise genellikle
kömür kullanılmaktadır.
Kömür doğrudan veya dolaylı olarak
günlük hayatın her safhasında hayati rol
oynamaktadır.
KÖMÜRÜN ÜLKE EKONOMİSİ İÇİN
VAZGEÇİLMEZLİĞİ
Yaşadığımız yüzyılda
ülkelerin gelişmişliği kişi başına
tüketilen elektrik enerjisi miktarı ile
ifade edilmektedir. Bu da enerji
üretiminin, ülkelerin kalkınmasında
en önemli paya sahip olması
gerektiğinin en açık ifadesidir.
Bu çerçevede, ülkemizde de enerji
taleplerini
önemli
ölçüde
karşılayabilecek olan kömür, en yaygın
doğal kaynak olarak, ekonomik biçimde
işletilebilmelidir. Oysa bugün bu
durum, ülkemizde tam tersine
gelişmektedir.
• Her ülkede olduğu gibi, ülkemizin kalkınmasında
da enerji ve dolayısıyla enerji hammaddelerinin
önemi çok büyüktür.
• 2012 yılında üretilen kömürün yaklaşık % 90’ının
termik santrallerde tüketildiği ve ülkemiz elektrik
enerjisi üretiminin yaklaşık % 21,8’ sinin (%14,9
yerli kömür, % 6,9 ithal kömür) kömüre dayalı
termik santrallerden karşılandığı göz önüne
alındığında, kömürlerimizin elektrik enerjisi
sektöründeki vazgeçilmezliği ve artırılması
gerektiği görülmektedir.
TÜRKİYE KÖMÜR REZERVİ
Enerjinin ekonomik açıdan stratejik öneme sahip
olması nedeniyle, yerli kaynaklara yönelmek zorunluluğu
vardır.Yerli
kaynakların
üretilmesine
ve
değerlendirilmesine önem verilmesi halinde, petrol hariç
dışa bağımlılık olmaksızın, ülkemizin enerji gereksinimini
yerli kaynaklardan karşılamaya yeterli rezerv ve
potansiyel mevcuttur.
2005 – 2012 yılları arasını kapsayan dönemde
yapılan çalışmalar sonucunda 8,3 milyar ton olarak bilinen
linyit rezervlerimiz 13,9 milyar tona ulaşmıştır. Ancak,
buna rağmen, aramaların daha da arttırılması ihtiyacı
vardır.
Buna göre, Türkiye’nin bilinen kömür rezervi;
1,3 milyar ton taşkömürü ve 13,9 milyar ton linyit
olmak üzere, toplam 15,2 milyar tondur.
Taşkömürü rezervinin tamamı Zonguldak
Havzası’ndadır.
Ülkemizin 2012 yılı taşkömürü üretimi
2.292.255 ton, linyit üretimi ise 74.842.000
tondur.
Türkiye 2012 yılında 30 milyon ton kömür
ithal etmiştir.
Nüfus artışı ve teknolojik gelişmenin dünya
enerji talebini hızla artırması sonucunda, kömür ve
petrol gibi yakıtların kullanımı günümüze kadar
önemini korumuştur.
Petrol rezevlerinin dünyanın belli başlı
yerlerinde ve kömüre göre sınırlı olması, zaman
zaman dünya ekonomisinde politik pazarlıklara,
sürtüşmelere, dolayısıyla krizlere neden olmuş, bu
da haklı olarak dünya milletlerinin daha güvenilir
enerji kaynaklarına veya kendi öz kaynaklarına
yönelmelerine neden olmuştur.
Türkiye, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, İran ve
Irak gibi enerji kaynakları bakımından zengin ülkelere
komşu olmasına rağmen, bilinen doğal gaz ve petrol
kaynakları bakımından zengin bir ülke değildir.
Nüfusu 75 milyonun üzerinde ve Gayri Safi Milli
Hasılası (GSMH) 850 milyar dolar düzeyinde olan bu
büyük ülkenin, enerjide halen %75 dolayında dışa
bağımlı olması, Enerji Güvenilirliği açısından derin
endişelere neden olmaktadır. Enerji Güvenilirliği
birçok açıdan, bir ülkenin ekonomik ve siyasal
bağımsızlığı ile yakından ilgilidir.
Türkiye’nin enerji tüketimindeki, dışa
bağımlılık payının,
1997 yılında % 62 iken 2001 yılında %
70 olması,
2012 yılında % 75’e ulaşması ve
2020 yılında % 76’ya yükselmesinin
planlanması, endişenin haklılığını bir kez
daha ortaya koymaktadır.
Ülkemizin
güvenebileceği
kaynakları yalnızca hidrolik ve
kaynaklarıdır.
enerji
kömür
Bu nedenle yerli enerji kaynaklarının,
özellikle kömürün ekonomik olarak üretimine,
ülkenin ekonomik ve siyasal bağımsızlığını
korumak için, gerekli ağırlığın verilmesi
kaçınılmazdır.
Halen bilinen linyit rezervi ve
yapılabilecek üretim değerlendirildiğinde,
100 yıllık rezerve sahibiz.
Kaldı ki hiç de yeterli olmayan arama
faaliyetlerinin geliştirilerek rezervimizin
birkaç kat artırılabileceği ve 20 ile 40 milyar
tona yükselebileceği, bilim adamlarınca
belirtilmektedir.
Kömür kullanımı açısından bir
problemi olmayan gelişmiş ülkeler,
çevrecilik silahını kullanarak sömürgecilik
anlayışını devam ettirmektedir.
Kendi kaynaklarını kullanmayan bir
Türkiye, bu nedenle ekonomik açıdan dışa
bağımlı hale gelirse, politik açıdan da
güçsüzleşir ve pazar konumu devam eden,
bir ülke haline gelir.
Yukarda sayılan nedenlerle:
• Ülkemizin ulusal bir enerji politikası
olmalı, hükümetler değişse bile bu politika
değişmemelidir.
• Enerji politikalarında yerli kaynaklara
ağırlık verilmelidir.
• Kömür rezervlerinin arttırılması için, yeni
arama projeleri yapılmalı ve
uygulanmalıdır.
Download

Lutfi Çallı