Watson, Bruner, Piaget, Vykotsky

Bir odada 3 elektrik düğmesi, diğer bir odada
bu düğmelere bağlı 3 lamba bulunmaktadır.
Bir düğme sadece bir lambaya bağlıdır.
Düğme yukarı doğru kaldırılınca lamba
yanmaktadır. Hangi düğmenin hangi lambayı
yaktığını en az kaç kez odalar arası gidiĢ
geliĢle bulabilirsiniz?


Çıkarma iĢlemini öğrenciler en iyi nasıl
öğrenebilir?
Size verilen iki farklı çalıĢma kağıdını kullanan
iki öğretmene göre öğrenciler çıkarma
iĢlemini nasıl öğrenebilirler? Bu kağıtları
kullanırken “öğrenme nasıl gerçekleĢir?”
sorusuna bu öğretmenler nasıl yanıt veriyor
olabilir?


YaĢantı ürünü değiĢmedir.
DeğiĢen nedir?




Evrim kuramına dayanarak, insan hayvanlar
aleminin biyolojik devamı olarak görüldü.
Ġç gözlem reddedilmiĢ, deneysel yönteme
ağırlık verilmiĢtir. Beyin bir kara kutu olarak
görülmüĢtür.
Yeni bir bilginin değil yeni bir davranıĢın nasıl
edinildiği ile ilgilenir.
Örnek: Çocukların 1‟den 20‟ye kadar
sayabilmeleri
Palov köpeklerle, Thorndike kedilerle, Skinner
fare ve güvercinlerle çalıştı.
 Klasik koşullama ve edimsel koşullama bu
deneylerle tanımlandı
 Sunulan uyarıcıya karşı öğrencinin istenen
tepkiyi göstermesi öğrenme olarak kabul
edilir.


http://www.youtube.com/watch?v=FMJJpbRx
_O8




Thorndike, kafesteki kedilerin deneme
yanılma yoluyla mandal mekanizmasının
iĢleyiĢini öğrenerek kafesten nasıl
kurtulduklarını incelemiĢtir.
Öğrenmenin 3 temel kanunu olduğunu
söylemiĢtir: Etki kanunu, hazır bulunuĢluk
kanunu, tekrar kanunu.
Bir konu alt becerilerine ayrılmalı ve her biri
tek tek açıkça öğretilmelidir. Sonra bol
alıĢtırma yapılmalıdır.
Öğrenciler genellikle matematik hakkında akıl
yürütmezler. Örnek: 53 + 23




Birler basamağının yerini bilmek
Yeni bir sayı eklenene kadar önceki toplamları
zihinde tutabilmek
Gördüğü bir sayıyı zihnindeki bir sayıya
ekleyebilmek
Bir sütundaki toplam değeri yazmak yerine
10‟a bölümünden kalanı yazabilmek


Her konu küçük bilgi parçacıkları halinde
anlatılmalıdır.
Örnek: toplama iĢleminde ilk önce 10 içindeki
sayıların toplamı tek tek öğrenilmelidir.
(çalıĢma kağıdında olduğu gibi)



Bilgi parçaları arasında iliĢkilendirme fırsatı
verilmemiĢtir.
Farklı çözüm yollarına değer verilmemiĢtir.
Öğrenci hataları öğrenme için bir fırsat olarak
görülmemiĢ hemen düzeltilmiĢtir.

Öğrenenin zihninde meydana gelen olaylar
öğretmenin iĢinin bir parçası olmalı mıdır?


KoĢullu öğrenmeler kalıcı ve tutarlı DEĞĠLDĠR.
DavranıĢçılık ideal öğrenme ortamını
sağlamaz.




Bilimi gereksiz yere kısıtlı bir alana hapseder.
Bilimin gözlenemeyen varlık ve süreçler
hakkında fikir ileri süremeyeceği kısıtlayıcıdır.
Dil öğrenme süreci davranıĢçılıkla açıklanamaz.
DavranıĢçı deneyler bile zihinsel süreçlere
iĢaret etmiĢtir. Farelerin labirentin bazı yolları
kapatıldığı halde yollarını bulmaları zihinsel
haritaya iĢaret etmiĢtir.
Matematik öğretiminde farklı çözüm yolları
önemsenmemiĢ, üst düzey düĢünme fırsatları
kısıtlanmıĢtır.

Ġngiliz filozof Bertrand Russel:
Genel olarak söylenebilir ki, dikkatlice
gözlemlenmiĢ her hayvan, gözlemcinin gözleme
baĢlamadan önce inanmakta olduğu felsefeyi
onaylar biçimde hareket etmektedir. Hayır, aslında
bu hayvanlar, gözlemcinin bireysel özelliklerini
sergilemektedirler. Amerikalıların araĢtırdığı
hayvanlar, artan bir telaĢ ve enerjiyle delice
dolanmakta ve istenen sonuca Ģans eseri
ulaĢmaktadır. Almanların araĢtırdığı hayvanlar ise,
oturup düĢünmektedir…Bu satırların yazarı gibi
sıradan bir insan için bu durum umut kırıcıdır.





Geştalt organizasyon, yapılandırma anlamına gelir.
Anlamlı aritmetik hareketinin başlamasına katkı
sağlamışlardır.
Beyin uyarıcıları bir bütün olarak algılar, uyarıcıları
birbirinden bağımsız parçalar olarak değil, anlamlı
bütünler biçiminde görürüz.
Parçaları bütüne göre algılarsak daha anlamlı
öğreniriz.
Bu yaklaşıma göre beyin örüntüler yardımıyla algılar,
bağlantılar kurar.
◦ Aşağıdaki sayı dizisini aklınızda tutmaya çalışın:
36912151821242730



“Bütün, parçaların toplamından daha fazladır.” Bir
konserde her bir müzisyenin katkısını değil,
hepsinin katkısından oluĢan müziği dinlersiniz
DavranıĢçıları bireyin sınırlı zaman dilimindeki
belirli bir davranıĢına bakmakla eleĢtirirler. KiĢinin
davranıĢı içinde bulunduğu psikolojik olayların
toplamı tarafından belirlenir.
Beynin nasıl çalıĢtığını anlamaya yönelik yaptıkları
çalıĢmalar bakımından önemli bir yaklaĢımdır.




Ġnsan biçim ve örüntü düzenleme yeteneğini kullanır. Gestalt
laboratuarlarında ĢaĢırtıcı geometriye dayalı örüntüler
yaratıldı. Kimileri görsel yanılsama örnekleri olan bu
çalıĢmalar sayesinde beynin görsel uyarıları doğal olarak
düzenleme yeteneği olduğu anlaĢıldı. Örüntülerle matematik
öğretimine önem verildi.
Organizma bir problem durumuyla karĢılaĢtığında problem
çözülene kadar biliĢsel bir denge bozulması ortaya çıkar. Bu
denge bozulması yeniden denge durumunu sağlamak için
güdüleyici bir özellik taĢır. Beyin her uyarıcıyı düzenleme
eğilimi gösterir ilkesi nedeniyle denge durumu daha istendik
bir durumdur. Bu nedenle çözülmemiĢ problemler bireyde
daha kalıcı iz bırakır ve daha uzun süre ve ayrıntılı olarak
hatırlanır. Dolayısıyla matematik derslerinde problem çözme
sık sık kullanılmalıdır.
Öğretmen dersin ana hatlarını ders baĢında öğrencilere
belirtmelidir. Daha sonra detaylara geçilebilir.
Anlamlı matematik hareketinin öncüleri olmuĢlardır.
Tartışma: Beynin deneyimleri örgütleyerek bir
örüntüye dönüştürmesi öğrenmeyi açıklamaz.
Öğrenme mutlaka gözlenebilen bir davranış
olmalıdır.





Piaget çocuklarla yaptığı çalıĢmalar sonucunda
insanın sırasıyla geçtiği 4 geliĢim evresi
tanımlamıĢtır.
Piaget‟e göre öğrenci öğrenirken birbiriyle
bağlantılı biliĢsel bir yapı inĢa eder.
Bu yapıya zihinsel Ģema denir.
Öğrenme zihinsel performans ya da
özelliklerimizdeki değiĢmedir.
Bilgi inĢasında ilkeler: Özümseme (assimilation),
uyuĢma (düzenleme, adaptation), denge
(equlibirium) (biyolojiden ödünç alınan
kavramlardır).

Matematikle ilgili bir örnek veriniz.




Çocuğun geliĢiminde sosyal çevrenin etkisini
göz ardı etmiĢtir.
Kuramını dünyadaki bütün çocuklara
genellemiĢtir (biyolojinin etkisi).
Bilginin ilk baĢta bir bebekte nasıl edinildiğini
denge-uyum ilkeleri açıklayamaz.
Piaget‟nin görüĢme Ģartları farklı
uygulandığında farklı açıklamalar olabileceği
gözlenmiĢtir.






Çocukların değiĢik evrelerden geçebildiği dikkate
alınmalıdır.
Çocukların öğrenirken hazır ki bilgi ve
deneyimlerini kullandıkları bir çok araĢtırmacı
tarafından gözlenmiĢtir. (yeni bilgi-hazırdaki bilgi
bağlantısı)
Öğrenmede nesnenin sürekliliği, korunum
kanunları gibi zihinsel iĢlevlerin etkisi göz önünde
bulundurulmalıdır.
Piaget yapılandırmacılık/oluĢturmacılık akımının
ilham kaynaklarından biridir. Yapılandırmacılık
bilgiyi öğrenenlerin yapılandırdığını savunur.
Derin düĢünme (tefekkür) önemsenmiĢtir
Bruner buluĢ yolu ile öğrenmeyi önermiĢtir.





Bir konuyu alt konulara ayırır. Konu analizi
davranıĢçı Gagne tarafından önerilmiĢtir.
„Nasıl‟dan çok „Ne‟ sorusu ile ilgilenir.
Basit parçalar birleĢerek kompleks parçaları
oluĢturur.
Öğretimde amaç belirlemenin üzerinde durur.
Örnek: 2 basamaklı iki sayıyı toplamak için
hangi ön bilgilere ihtiyaç vardır?
Örnek: Kesir bölmenin öğrenilmesi için hangi
ön bilgilere ihtiyaç vardır?




ġimdiye kadarki yaklaĢımlar öğreneni (aktif ya
da pasif) bireysel olarak ele aldı.
Sosyal yapılandırmacılara göre öğrenen kiĢi tek
baĢına öğrenmekte değildir. Örneğin sınıftaki
öğrencileri sıralarında oturan ayrı ayrı birey
öğrenenler görmek yerine, bu kuramcılar sınıfı
toplu olarak öğrenen bir grup Ģeklinde
görürler.
Sosyal etkileĢim öğrenmenin niteliğini etkiler.
Öğrenmenin anahtarı sosyal ortamdaki amaçlı
etkinliklerdir.



Vygotsky aynı Piaget evresinde bulunan iki
çocuğun öğrenme potansiyellerinin farklı
olabileceğini iddia etmiĢtir. Bunu belirtmek
için potansiyel (yakınsak) geliĢim bölgesi
kavramını geliĢtirmiĢtir.
Bilginin içselleĢtirilmesi PGB‟ne bağlıdır.
Öğrenmede dil, semboller, iĢaretler,
materyaller önemli kültürel etkileĢim
“araç”larıdır.

Piaget ile Vykotkynin öğrenme kuramları
hangi açılardan benzer hangi açılardan
farklıdır?

Üç ilkesi vardır:
◦ 1. Ders öğrenciye gerçek gelen bir durumun
tartıĢılması/tanıtılması ile baĢlar.
◦ 2. Ders somuttan soyuta tasarlanmalıdır. (örneğin,
manipülatifler, Ģekiller, semboller, gibi)
◦ 3. Öğrenciler somut etkinlikleri için modelleri
kendileri oluĢturmalı ve bu modeller onların daha
soyut düĢünmeleri için akıl yürütme araçları
olmalıdır.



Nörofizyolojik Temelli Kuram‟a göre öğrenme, biyokimyasal
bir değiĢmedir.
Bu kurama göre öğrenme süreci sonunda nöronlarda yeni
axon iplikçilerinin oluĢtuğu iddia edilmektedir. Buna göre her
öğrenme yaĢantısı yeni sinaptik bağların oluĢması demektir.
Bu kurama göre öğrenme eğer beyinde gerçekleĢiyor ise
beynin önceki yapısı ile öğrenme gerçekleĢtikten sonraki
yapısı arasında farklılığın olması gerektiğini ileri sürmektedir.
Bu noktadan hareket eden Hebb, beyindeki fizyolojik
değiĢiklikleri araĢtırmıĢtır. AraĢtırmalar neticesinde iki kavram
ileri sürmüĢtür. Hücre topluluğu, Faz ardıĢıklığı.



Her disiplinin bir mantığı vardır. Bu anlaĢıldığı
zaman öğrencinin yeni bilgiyi öğrenmesi
kolaylaĢacaktır. ġehrin organize mantığını
bilmek gibi.
Disiplinleri öğrenirken örgütleyicileri bilmek
yeni bilgi öğrenilmesini kolaylaĢtırır.
Kütüphaneye kitap yerleĢtirme sistemi gibi.
Zoltan Dienes, matematiksel yapıların ve
özelliklerin küçük çocuklara bile oyunlarla
öğretilebileceğini göstermiĢtir.


Evliya Çelebi uzak bir ülkeye gider.
Kendilerine Misafirperver diyen bu ülkenin
insanları Evliya Çelebi‟ye kendi hayatlarını
anlatırlar. Evliya Çelebi öğrenir ki, bu insanlar
da yumurta alırken düzine olarak alırlar. Fakat
12 tane almadıklarını iddia ederler. Aksine 22
tane aldıklarını söylerler ve Evliya Çelebiye
anlatırlar: ….
Siz de sağda verilen yumurtaların sayısını
Misafirperverlerin sayı sistemine göre
gösterin. oooooooooooooo (14)




Sınıftaki öğrencilerinin kültürel değerlerini öğrenen bir
öğretmen hem bu bilgileri ders planlamasında
kullanabilir hem de farklı öğrencilere gösterilen tutum
ve davranıĢlara karĢı duyarlı olabilir.
Bir dönem kültürel farklılık gösteren grupların akademik
baĢarısızlığı biyolojik modellerle (kanıtlanamayan)
açıklanmaya çalıĢıldı. Son dönem araĢtırmaları bu
teorileri çürütmüĢtür.
Çocukların evde alıĢageldikleri öğrenme kültürü ile
okuldaki öğretme kültürü farklı olduğu zaman
öğrenciler bocalayabilir. Bu o çocukların akademik
açıdan kapasitelerinin yetersiz olduğunu göstermez.
Papua Yeni Gine‟de „ya da‟ kelimesi dilde yok.
Matematik öğretiminde farklı teknikler kullanmak
gerektiren bir durum….

http://www.youtube.com/watch?v=ME9_bCjD
rwk&feature=related








Yeni bilginin ön bilgi üzerine inĢa edilmesi
Matematik hakkında konuĢabilmek için olanakların
sağlanması
Derin düĢünme için olanaklar oluĢturma
Üst düzey düĢünmeyi sağlayacak sorular sorma
Farklı yöntemleri teĢvik etme
Hatalı çözümleri öğrenme için fırsata dönüĢtürme
Yeni konunun öğrenilmesi için sistematik yardım
ÇeĢitliliğe değer verme

Bir öğrenci Ģu soruyu okuyor:
◦ Taksi ücreti 3TL artı gidilen yolun km uzunluğunu
0,5 ile çarparak bulunuyor. Bir yolcu 12km yol
giderse ne kadar ücret öder? BaĢka bir yolcu aynı
taksi ile 24 km yol gidiyor. Ne kadar ücret öder?

Öğrenci birinci yolcunun 9TL ücret ödemesi
gerektiğini hesaplıyor. Diğer yolcunun
ücretini hesaplamak için kısaca 9x2=18
iĢlemini yaparak 18TL ücret ödemelidir
cevabını veriyor.



Kavramsal bilgi: matematiksel bir kavramın,
iĢlemin, teoremin anlamlı bir Ģekilde
bilinmesi. Neden, ne zaman sorularına cevap
vermemizi sağlayan bilgi.
ĠĢlemsel bilgi matematiksel iĢlemleri
yapmamızı sağlayan, nasıl sorusuna cevap
verebilen bilgidir.
Sizce hangi bilgi türüne daha çok önem
verilmelidir? Neden?
Download

Kuramlar