VII. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı
6Mayıs 2014
KOBİ’lerde İş Sağlığı ve Güvenliği
Nihat TUNALI
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı
Yönetim Kurulu Başkan Vekili
7 milyon metrekare alan üzerinde kurulu olan, 30.000 firma ve
300.000’ne yaklaşan çalışanıyla ülkemize en yüksek katma değeri
sağlayan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi adına bu uluslararası
toplantıda bulunmaktan mutluluk duyuyor ve buna vesile olan
konferans tertip komitesine teşekkür ediyorum.
İnsanın hayatındaki tüm kayıplar önemlidir.
Kaybedilen para, mal, mülk ve diğer sabit
kıymetler
kazanılabilir
geri
değerlerdir.
Ancak insan ve hele de üreten insanın
kaybedilmesi
çok
daha
önemli
ve
anlamlıdır. Sonucunda çalışan, işveren ve
devlet olarak kişilerin ve toplumun sosyal,
ekonomik, kültürel dengelerini etkiler hatta
bozabilir. İş kazaları ve meslek hastalıkları
üreten insan kayıplarının temel sebebidir. İş
kazaları ve meslek hastalıkları, olası can
kayıpları
işletmede
ya
da
sakatlanmalar
verimliliğin
dışında,
düşmesi
ve
maliyetlerin artması, tazminat ödemeleri,
yüksek tedavi ve bakım giderleri ile birlikte
gerek
işletmelere,
gerekse
ulusal
ekonomilere önemli zararlar vermektedir.
İş Kazaları ve Meslek
Hastalıkları Ulusal Ekonomiye
Zarar Verir
Türkiye’deki işyerlerinin %99’u,250’nin altında çalışan istihdam eden
KOBİ’lerden oluşmakta, çalışanların %84’ü bu işyerlerinde istihdam
edilmektedir. Asıl dikkat çekici olan durum ise iş kazalarının %80’inin
yine KOBİ’lerde meydana geliyor olmasıdır. Durum bu kadar ciddi iken ve
bölgemizdeki KOBİ sayısı önemli rakamlara ulaşmışken, iş kazaları
kapsamında kötü sonuçlar yaşamayan bir bölge olmak bizleri
rahatlatmaktadır. Buna rağmen kanunlar çerçevesinde alınabilecek
önlemleri uygulamaya sokmak için gereken tüm planlamaları ve
çalışmaları yapmış bulunmaktayız.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı olarak,
işyerlerindeki işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini denetleyen, iş
güvenliği müfettişlerinin tespit ettikleri en büyük eksiklik ve kusur,
işyerlerinin %82.92 gibi büyük bir oranda; gerek işverenin,
gerekse işçilerin eğitimsizliğidir. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne
(ILO) göre de iş kazalarının %78’i çalışanların emniyetsiz
davranışlarından kaynaklanmakta ve araştırmalara göre; sonuçta
iş kazaları sebeplerinin %98’i insan hatasından
kaynaklanmaktadır.
Gerçekten %98 gibi büyük oranda insan hatasından kaynaklanan
iş kazalarının, iş güvenliği eğitimi ile önlenmesi mümkündür.
İş Sağlığı Nedir? Mesleki tehlikelerin(yani iş kazaları ile meslek
hastalıklarının)önlenip çalışanların sağlık ve yaşamlarının korunmasıdır.
İş Güvenliği Nedir? İş Güvenliği işyerlerini işin yürütümü nedeniyle oluşan
tehlikelerden uzaklaştırmak ve sağlığa zarar verebilecek koşullardan
arındırarak, daha iyi bir çalışma ortamı sağlamak için yapılan sistemli
çalışmalar şeklinde tanımlanabilir.
İş Kazası Nedir? genel tanımıyla kaza, dikkatsizlik, bilgisizlik, ehliyetsizlik,
ihmal ve tedbirsizlik gibi nedenlerle arzu edilmeden ve ansızın, beklenmedik bir
anda oluşan, insana, hayvana,eşyaya ve doğaya zarar veren bir olaydır.
•
Kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin tüm çalışanlar kanun kapsamındadır. Kişinin
bulunduğu işyerindeki çalışan sayısı ve işyeri türü kanundan yararlanmasına engel
olmayacaktır.
•
Kanun aynı zamanda çırak ve stajyerler için de geçerli olacaktır.
•
Bütün işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturulacaktır.
•
Kanun iş sağlığı ve güvenliğinde en iyi koşulları hedefleyerek, işyerlerinin mevcut
durumunun sürekli iyileştirilmesini amaçlıyor. İş kazası ve meslek hastalığı ortaya çıktıktan
sonra neler yapılacağı değil, iş kazası ve meslek hastalığının önlenmesi için adımlar
atılması esas kılınıyor.
•
6331 sayılı Kanunda, İşverenin genel yükümlülüğü; “işveren mesleki risklerin önlenmesi,
eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli
araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale
getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. İşveren, işyerinde
alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve
uygunsuzlukların giderilmesini sağlar” olarak belirtilmiştir.
•
Kanun, çalışanların sayısına ve işyeri türüne bakılmaksızın her işyerinde iş güvenliği
uzmanı, işyeri hekimi ile diğer sağlık personelinin görev yapması mecburiyetini
getirmektedir. İSG profesyonelleri özel eğitim gören ve mesleki yeterliliğini sınavla
ispatlayan kişiler arasından Bakanlıkça yetkilendirilecektir.
•
Kanun iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin belirlenen sürelerle işyeri bünyesindeki
personel tarafından verilmesini esas alıyor. Ancak işyerinde uygun vasıflara sahip personel
bulunmaması halinde bu hizmet işyeri dışındaki ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden
alınabiliyor.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, KOBİ’ler için uygulama aşamasında
bazı zorlukları da beraberinde getirdi. Henüz üretim ve mali yapısını
güçlendirememiş KOBİ’lerimiz daha fazla mali yükümlülük getireceği için kanunu
uygulamakta sorun yaşayabiliyor.
İkitelli OSB Başkanlığımıza, İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili gelen şikâyetler bu
kapsamda gelişiyor. İşverenin üstlendiği sorumluluklar ve kazaları önleyecek risk
analizinin yapılması, uzmanların işyerinde görev alması ve yasanın getirdiği diğer
yönetimsel kurallar uygulama da gecikmeye neden oluyor. Biz kendi bünyemizde
kurduğumuz ortak sağlık ve güvenlik birimi ile hem kendi çalışanlarımızı eğitiyor
ve hazırlıyoruz hem de firmalarımızdan gelen sorulara karşı hazırlıklı oluyoruz.
İkitelli OSB olarak, biz kendi bünyemizde kurduğumuz ortak sağlık
ve güvenlik birimi ile hem kendi çalışanlarımızı eğitiyor ve
hazırlıyoruz hem de firmalarımızdan gelen sorulara karşı hazırlıklı
oluyoruz.
Devlet desteklerine gelecek olursak; kamu hariç 10’dan az çalışanı
olan çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin iş sağlığı ve
güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesinde, Bakanlık mali destekte
bulunacaktır.
10’dan az çalışanı bulunan az tehlikeli sınıftaki işyerlerinin bu
destekten yararlanmasına ise Bakanlar Kurulu karar verebilecektir.
Desteğin uygulamasında Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas
alınacaktır. Sigortasız personel çalıştırdığı tespit edilen işyerlerinden,
yapılan destek yasal faizi ile birlikte geri alınacak. Bu işyerleri destekten
üç yıl süreyle men edilecek.
Sanayileşme ve teknolojinin gelişmesiyle beraber işyerlerinde maruz
kalınan iş kazalarına son vermek ve çalışanın güvenliğini sağlamak
açısından 6331 sayılı kanun Türkiye’nin güvenle büyümesine katkı
sunacaktır. Bölgemizde farklı sektör alanları, iş kazaları risklerini de
çeşitlendirmekte ve genişletmektedir.
Dolayısıyla bünyemizdeki KOBİ’lerin yasaya sıcak bakmalarını
sağlayacak ve onları uygulamaya geçirecek eğitimleri Bölge
Başkanlığımız olarak fazlasıyla önemsiyoruz. Ülkemizi uluslar arası
ticaret ve sanayi koşullarına taşımanın yolunun devlet politikaları ile
eşdeğer üretimler ve uygulamalar gerçekleştirmekle mümkün
olabileceğini biliyoruz.
Türkiye’deki 281 OSB’nin içinde İkitelli OSB’de bugüne kadar kayıtlara
geçen çok tehlikeli ve hayati kazalar olmaması, bu konuda ciddi
sorunlar yaşanmaması hassasiyetimizin de bir göstergesidir.
İnsan emeğine ve insana duyulan saygının hiçbir kazançla
kıyaslanamayacağını unutmamak gerekir.
Bundan sonraki süreçlerde bölgemizdeki KOBİ’lerin güçlenebilmesini
ve faaliyetlerini sürdürebilmelerini sağlamak yasaların etkin bir biçimde
uygulanmasına da öncülük edecektir.
Sanayileşmenin etkisiyle nitelikli insan gücüne ihtiyaç duyduğumuz
bugünlerde yaşanabilecek çeşitli risklere karşı hazırlıklı olmak ve
herhangi bir olaya karşı önlem almak duyarlı her yöneticinin görevi
olmalıdır.
VII. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansında
yer almaktan onur duyduğumu belirtir,beni dinleyen
tüm katılımcılarımıza sevgi ve saygılarımı sunarım.
Download

Slayt 1 - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı