ÜNİVERSİTEYE GİRİŞ SİSTEMLERİ
Günümüz dünyasında üniversite mezunu olmak önemli bir gereklilik haline dönüştüğü için üniversiteye
giriş sistemleri de özellikle ortaöğretimi tamamlayan öğrenciler ile ailelerini yakından ilgilendirmektedir. Bu
yazımızda ülkemiz dışındaki diğer bazı ülkelerde üniversiteye girişlerde ne tür uygulamalar olduğunu ve
ülkemizde üniversiteye giriş sisteminin nasıl bir değişim yaşadığını irdeleyerek yapılan değişikliklerin neleri
hedeflediği, olumlu ve olumsuz etkilerinin neler olduğu üzerinde durmaya çalışacağız.
1. Bazı Ülkelerde Üniversite Giriş Sistemleri
• Ülkemizde olduğu gibi birçok ülkede de üniversite giriş işleminde sınav sonuçları kullanılmaktadır.
• ABD’de üniversiteye giriş üç önemli kriterle yapılmaktadır. Lise mezuniyetinde % 25’lik dilime girmiş
olma, ülke çapında yapılan SAT (Scholastic Aptitute Test and the Scholastic Assesment) veya ACT (National
College Admission and Placement Examination) sınav puanı ve/veya referans mektupları dikkate
alınmaktadır. Liseden düşük notla mezun olanlar iki yıllık kolejlere yerleştirilmektedir. Kolejde not
ortalamasını yükseltenler üniversitelere giriş yapabilirler. Genel sınavlarda % 10’luk dilime girenler saygın
üniversitelere kayıt yaptırabilirler.
• Fransa’da üniversitelere giriş Olgunluk Diploması ile yapılır. Üniversite kapsamında olmayan yüksek
okullara lise mezuniyet notları veya olgunluk sınavına esas olan derslerin notları, ortaöğretim başarı
ortalaması ve meslek deneyimi ya da kurumların yaptığı giriş sınavı ile öğrenci alınır.
• Hollanda’da dokuzuncu sınıfta mesleki yönlendirme yapılmaktadır. Öğrenciler lise mezuniyet
sınavındaki başarılarına (6–7 dersten oluşan Bakalorya sınavı) göre üniversitelere yerleştirilir.
• İngiltere’de üniversitelere girişte, ‘Genel Eğitim Sertifikası Sınavları’nda en az geçer not alma şartı
aranır. Sınavlar normal, ileri ve özel düzeylerde yapılmaktadır. Özel düzeydekiler daha çok burs sınavlarıdır.
Bazı üniversiteler kendileri giriş sınavı yaparlar.
• İsveç’te orta öğretimi bitirme, 25 yaşın üstünde olmak, dört yıl iş tecrübesi gibi ölçütler
kullanılmaktadır. Son yıllarda okul notları ve akademik yetenek testinde (SAT) alınan puanlar dikkate
alınmaktadır.
• Mısır’da yüksek öğretime giriş Genel Orta Öğretim Sertifikası ile yapılır. Bazı fakülteler kendileri giriş
sınavı yapmaktadır. Seçimde başarı notu ve ikili görüşmeler (mülakat) kullanılmaktadır. Mısır merkezi sınava
geçme çalışmaları yürütmektedir.
• Japonya’da lise öğrenimindeki başarı notu ve iki aşamalı olarak yapılan üniversite giriş sınav puanı
dikkate alınır. Birinci aşama merkezi, ikinci aşama üniversitelerce yapılmaktadır.
• İspanya’da olgunluk diploması ve iki aşamalı yapılan üniversite giriş sınavı ile üniversitelere girilir.
Sınavda birinci aşamada ortak dersler ikinci aşamada alan dersleri ölçülür.
• Almanya’da üniversitelere girişte olgunluk diploması, not ortalaması, iş deneyimi ve özel giriş sınavları
kullanılır. Bazı eyaletlerde yerleştirme merkezî olarak yapılır.
2. Ülkemizde Üniversiteye Giriş Sistemi Tarihçesi
• 1926–1935 yılları arasında yüksek öğretim kurumlarına kapasitenin altında başvuru olduğundan
yerleştirme konusunda seçici davranılmamıştır.
• 1936–1954 yılları arasında Lise Bitirme Sınavı ve Devlet Olgunluk Sınavı ikisi de ayrı ayrı yapılmış ve
yerleştirmede sınav sonuçlarından yararlanılmıştır.
• 1955–1968 yılları arasında Lise Bitirme Sınavı ve Devlet Olgunluk Sınavı ikisi birleştirilerek Devlet
Lise Sınavı ile yüksek öğretim kurumlarına yerleştirme yapılmıştır.
• Olgunluk Sınavları yüksek öğretimi takip edebilecek öğrencileri belirlemek, milli bir standart
oluşturmak için yapılmıştır. Bu sınavda;
-Temel Derslerden, fen, matematik, yabancı dil, Türk tarihi, edebiyat ve kompozisyondan,
-Özel derslerden her bölüm için ayrı belirlenecek iki dersten soru sorulmuş ve bu sınavlar merkezi olarak
değerlendirilmiştir.
• 1960 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi ve İTÜ kendileri için ayrı sınav yaparak öğrenci almıştır.
• 1962–1964 arasında Ankara Üniversitesi de tüm fakültelerine kendisi sınav yaparak öğrenci almıştır.
• 1964 yılında bazı üniversiteler birleşerek merkezi sınav yapmak istemişler Üniversitelerarası Giriş
Sınavı (ÜGİ) adı verilen bir sınav organize etmişlerdir.
• 1966–1974 yılları arasında sınav organizasyonu İstanbul Üniversitesi tarafından yapılmıştır. Bu yıllarda
ağırlıklı puan kartı ile ön kayıt yaptıran öğrencilerin puanları sıralanarak kontenjan dâhilinde olanların
kayıtları alınmıştır. Kontenjan dolmayınca yedek listeler çıkarılarak kayıtlar sürdürülmüştür. Bu sistemde
kayıt süresinin uzamasından şikâyet edilmiş, sonraki yıllarda üniversitelerin taban puanları radyo ve
gazetelerde ilan edilerek duyuru yoluna gidilmiş, kontenjan dolmayınca puanların düşürüldüğünün
duyurulması puanın günlük iniş çıkışları sorun teşkil etmiştir. Bu dönemde bazı kurumlar, öğretim üyesi
kontenjanı adıyla sınavsız öğrenci alma yolunu da kullanmıştır.
• 1973 yılında sınav soruları çalınması sonucu sınav sistemi ile ilgili yeni düzenleme ihtiyacı ortaya
çıkmıştır.
• 1974 yılında sınav hizmetlerini yürütecek ayrı bir birim (ÖSYM) kurulması kararı verilmiştir.
• 1974–1981 yılları arasında sınavlar ÖSYM tarafından dört dalda hazırlanan sorularla yürütülmüştür.
Genel yetenek, Fen bilimleri, Sosyal bilimler ve Yabancı dilden sorular sorulmuştur. Bu dönemde okul
başarısının puana hiç katkısı olmamıştır. Bu dönemde sınav tek aşamalı olarak yapılmıştır.
• 1981–1986 yılları arasında ihtilal hükümetince YÖK Kanunu değiştirilirken sınav sistemi de
değiştirilmiş, ÖSS ve ÖYS olmak üzere iki aşamalı sınav uygulanmıştır. Birinci aşamayla yetenek ölçümü,
ikinciyle bilgi ölçümü hedeflenmiştir. 1982 yılında ilk defa diploma notlarından elde edilen ‘Orta Öğretim
Başarı Puanı’ sınav puanına eklenmiştir.
• 1986–1998 yılları arasında küçük değişiklerle sistem iki aşamalı olarak korunmuş, 1986 yılında ikinci
aşama sorularının bilgi içeriği azaltılmış, yetenek ölçme yönü öne çıkarılmıştır.
• 1998 yılında sistemde önemli bir değişiklik yaşanmış sınav içeriği 6-7-8 ve lise 1. sınıf bilgileriyle
yapılabilecek yetenek ölçücü sınava dönüştürülmüştür. 1998 yılından bu yana küçük değişikliklerle de olsa
tek aşamalı sınav sitemi uygulanmaktadır. Bu yıldan sonra sınav sistemiyle ilgili ilk düzenleme 2002 yılında
yapılmış, ancak hedeflenen sonuç alınamayınca, 2006 yılında bir değişiklik daha yapılmıştır. Sınav sisteminin
eğitim sistemi üzerindeki olumsuz baskısı kaldırılamadığı için sistem arayışları sürdürülmektedir.
3. Sınav Sistemi Değişiklikleri ve Getirdikleri
a. 1981 Yılında Uygulanan Değişiklikler
• Sınav tek aşamalıdan iki aşamalı hâle dönüştürülmüştür.
• Birinci aşamada yetenek ölçülmesi, ikinci aşamada bilgi ölçülmesi hedeflenmiştir.
• İkinci aşamada lise 1, 2 ve 3’üncü sınıfların tümünden soru sorulmaya başlanmıştır.
• Her konudan yeterli soru sorulabilmesi için soru adedi artırılmıştır.
• Öğrencilerin sadece kendi alanları ile ilgili sorulara cevap vermesi sağlanmıştır.
Olumlu Yönleri
• Bölgesel farklılıkların üniversite sınavına hazırlık döneminde giderilmesini sağlamıştır.
• Lise 1, 2 ve 3 üncü sınıfların tümünden soru sorulduğu için öğrencilere üniversiteye başlamadan önce
eksikliklerini tamamlama mecburiyeti getirilmiştir.
• Üniversiteler, lise öğrenimlerini üniversite sınavlarına hazırlık döneminde pekiştirmiş öğrencilerle
eğitime başlamışlardır.
• Kırsal kesimden gelen öğrencilerin üniversiteleri kazanma oranı artmıştır.
• Eğitim sisteminin dışına itilen üniversiteyi kazanamayan mezunlar, yeniden deneme şansına sahip
olmuşlar ve bir kısmı sisteme kazandırılmıştır.
• Çalışan her öğrencinin başarılı olabileceği bir sınav olduğu için fırsat eşitliğini sağlamada etkili olmuş,
dar gelirli aile çocuklarının üniversiteye giriş oranı artmıştır.
• Ortaöğretim kurumlarında bölüm/alan seçiminde rehberlik hizmetlerinin yeterli miktarda sunulamadığı
düşünülürse, öğrencilere istedikleri alandan sınava eşit şartlarda girme şansı verilmesi, yanlış karardan
dönebilme esnekliğini getirmiştir.
• Meslek lisesinde okuyan ve mezun öğrencilere lise mezunları ile eşit şartlarda sınava girme şansı
verilmesi öğrencilerin istemedikleri/bilmeden tercih ettikleri bir alanda mecbur bırakılmaması, öğrencilerin
tamamının üniversite için ümitlenmesine yol açmıştır.
Olumsuz Yönleri
• Üniversiteye her öğrencinin eşit şartlarda girmesi, tüm öğrencileri heveslendirmiş, üniversite giriş
sınavlarında yoğunlaşma olduğu kaygısını oluşturmuştur.
• Mesleki ortaöğretimdeki alanında yüksek öğretime devam etmeyen öğrencilerin çokluğu, pahalı yatırım
olan mesleki ortaöğretimde yapılan yatırımların boşa gittiği kanaatinin doğmasına yol açmıştır.
• Ortaöğretimde alan seçiminin önemi öğrencilere yeterince anlatılamamıştır.
• Din öğretimi yapan ortaöğretim kurumu öğrencilerinin her bölüme girebilme şansına sahip olması
tartışmalara yol açmıştır.(Adı geçen okul öğrencilerinin tüm yüksek öğretim kurumlarına yerleşme oranı
abartıldığı kadar yüksek olmamış, ancak 0,05 civarında gerçekleşmiştir.)
b. 1998 Yılında Yapılan Değişiklikler
• İki aşamalı sınavdan vazgeçilmiş, yerine tek aşamalı sınav tercih edilmiştir.
• ÖYS’den vazgeçilerek yetenek ölçücü ÖSS tercih edilmiştir.
• Öğrencilerin okullarından aldıkları notların üniversite puanına katkısı artırılmıştır.
• Ortaöğretim kurumlarının ÖSS ortalamalarının puana katkısı sağlanmıştır.
• Alan ve bölümlere farklı puan katsayısı uygulaması başlatılmıştır.
• Kendi alanında tercih yapan meslek lisesi öğrencilerine ek puan verilmiştir.
• Öğrencilerin kendi alan/bölümü dışındaki bölümlere girişi imkânsızlaşmıştır.
Hedefler
• Bilgi ölçme yerine yetenek ölçme hedeflenmiştir. Çalışarak bilgi noksanını tamamlayan öğrencilerden
çok, yeteneği olanların seçilmesi öngörülmüştür.
• Okul notlarının katkısı artırılarak öğrencilerin okul derslerine ağırlık vermesi hedeflenmiştir.
• Başarı düzeyi yüksek okullardan başarılı öğrencilerin kaçışının önlenmesi düşünülmüştür.
• Öğrencilerin kendi bölüm ve alanlarında yüksek öğretime özendirilmesine, ortaöğretimde yapılan
yatırımların boşa gittiği kanaatinin ortadan kaldırılmasına çalışılmıştır.
• Meslek liseli öğrencilerin kendi alanlarındaki yüksek öğretim kurumlarına girme oranının artması
istenmiştir.
Karşılaşılan Olumsuzluklar
• Tüm öğrencilerin üniversitelere girişi güçleşmiştir. Genel liseli öğrencilerinin mesleki eğitim
kurumlarına ve alanları dışındaki, meslek liseli öğrencilerin bölümleri dışındaki yüksek öğretim kurumlarına
giriş engellenince kendi alanlarında bile puanların aşırı yükselmesine yol açmıştır.
• Bazılarında okul notlarına müdahale edildiği endişesi ortaya çıkmış, ÖSYM bakanlıktan bazı okulların
not dağılımlarının incelenmesini istemiştir.
• Lise son sınıf konularından soru sorulmadığı için ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında eğitim
öğretim yapılamamıştır.
• Fen liselerinden öğrenci kaçışı yaşanmıştır. Özellikle ortalamanın altındaki Fen lisesi öğrencilerinin
mağduriyeti giderilememiştir.
• Alan ve bölüm seçimi konusunda yeterli rehberlik yapılamadığından yanlış seçim yapan öğrenciler
seçtikleri alana mahkûm edilmiş, bilhassa meslek liselerine bölüm değiştirme şansı verilmemiştir.
• Geçiş döneminde sınav sisteminin değişebileceğinden habersiz öğrencilerin kazanılmış haklarının
verilmemesi ve esneklik tanınmaması, devlete olan güven duygularının zedelenmesine yol açmıştır.
• Meslek lisesi öğrencileri kendilerini meslek yüksek okullarına mahkûm görmüştür. Önceleri meslek
liseleri sınavla öğrenci alırken bugün öğrenci bulmakta zorlanmaktadır.
• Meslekî eğitime yapılan yüksek yatırımın boşa gitmemesi için yapılan değişiklik istenen sonucu
vermemiş, yatırımlar atıl hale gelmiştir.
• Meslekî eğitim kurumları sadece başarısız öğrencilerin devam ettiği kurumlara dönüşmüştür.
c. 2002 Yılında Yapılan Değişiklikler
• Okul notlarının puana katkısı önemli ölçüde artırılmıştır.
• Puan aralığı sabitlenerek ÖSS puanlarının her yıl değişmesini önleyecek bir formül geliştirilmiştir.
• ÖSS baraj puanları yükseltilmiştir.
• Türkçe ve matematik derslerinin puanlara katkısı önemli ölçüde artırılmıştır.
• Meslek liseli öğrencilerin meslek yüksek okullarına sınavsız geçişi sağlanmıştır.
Hedeflenenler
• Fen liselerinden öğrenci kaçışının tamamen önlenmesi
• Öğrencilerin okul derslerine daha fazla ağırlık vermesinin sağlanması
• Yerleştirmede öğrenci kapasitesini en iyi ölçtüğü düşünülen derslerin ağırlığının artırılması
• Puanların her yıl değişmesinin önlenmesi
Karşılaşılanlar
• Fen liselerinden öğrenci kaçışı önlenmiştir.
• Lise 3’üncü sınıf konularının çoğundan soru sorulmaması bu sınıflarda eğitim öğretimin yapılamaması
sonucunu doğurmuştur.
• Meslek liselerine öğrenci kaydına tesir edecek bir adım atılamamıştır.
• Öğrenciler için üniversiteye giriş giderek zorlaşmaktadır. Çalışarak başarılı olması mümkün olan
öğrenciler, geçmişte yaptıkları bölüm/alan seçimi, okul derslerine yeterince ağırlık vermeme gibi hataları
düzeltme şansı verilmemektedir.
• Genel lise öğrencilerinin de üniversiteye girme şansı azalmıştır. Öğrenci, ÖSS ortalaması düşük okulda
okuduğundan dolayı cezalandırılmakta başkalarının başarısızlığından etkilenmektedir.
• Bir önceki değişiklikle meslek liseli öğrenciler fakültelere giriş ümidini yitirmişti; bu değişiklikle genel
lise öğrencileri de ümidini yitirmiştir. Başarılı okullara avantaj sağlayalım derken genel liseler, hedefi
olmayan öğrencilerin devam ettiği okullara dönüşmüştür.
• Ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrencilerin birçoğu, -okul notlarının sınav puanına katkısının
aşırı artmasından dolayı- vasat bir yere girmek için bile, Türkiye derecesi yapmaları gerekmektedir. Bu
öğrenciler değişiklikle sistem dışına itilmiştir.
• Üniversite sınav sistemi eğitim sisteminin tümünü baskı altına almış, sistemde kilitlenmelere yol
açmıştır.
d. 2006 Yılında Yapılan Değişiklikler
• Soru içerikleri lise müfredatının tümünü kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
• Soru adetleri ve sınav süresi artırılmıştır.
• Derslerin sınav puanına katkı oranları değiştirilmiştir.
• Puan türlerinin sayısı artırılmıştır. ÖSS-1 ve ÖSS-2 diye iki ayrı puan türü ortaya konulmuştur.
• Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) hesaplama yöntemi değiştirilmiş, ortaöğretim kurumlarının
not dağılımları dikkate alınmıştır.
Hedeflenenler
• Öğrencilerin okul derslerine daha fazla ağırlık vermesi ve okula devamının sağlanması
• Öğrenci not dağılımlarına müdahalenin önlenmesi
• Üniversitelere alınan öğrencilerin yeterliliklerinin artırılması
Problemler
• Meslekî eğitimi teşvik edecek bir hüküm yer almamaktadır.
• Genel lise öğrencilerini ümitlendirecek bir değişiklik yapılmamıştır.
• Eğitim sistemi üzerindeki sınav baskısını kaldıracak bir önlem alınmamıştır.
• Öğrencilerin yeterli rehberlik hizmeti almadan yaptıkları tercihlerle aldıkları kararları
değiştirebilmelerini sağlayacak esneklik içermemektedir.
• Yatay ve dikey geçişler için konulan barajların yüksekliği, geçişlerin imkânsızlığı düşüncesine yol
açmaktadır.
ÖSS Sisteminde yapılabilecek değişiklikler/Öneriler
a. Alan/bölüme farklı puan katsayısı kaldırılarak tüm öğrencilerin tüm alanlara eşit şartlarda girmesi
sağlanmalıdır.
b. Üniversiteye giriş sınav sayısı ÖSS ve ÖYS olmak üzere ikiye çıkarılmalıdır.
c. Lise mezunu öğrencilere fark dersi vererek alan değiştirme şansı/imkânı tanınmalıdır.
d. Meslek liselerinin kendi alanlarında devamı, ek puanla ödüllendirilerek sağlanmalıdır. Bu durumda
farklı alanlar için mevcut sınırlayıcı hükümler kaldırılmalıdır.
e. Meslekî eğitimi teşvik ve yapılan yatırımların boşa gitmemesi için kendi alanında lisans eğitimine
devamı ek puanla ödüllendirilerek özendirilmelidir.
f. Anadolu Teknik ve Teknik lise mezunları, lise sayısal bölüm öğrencileri ile eşit şartlarda sınava
alınmalıdır.
g. Alan/bölüm puan katsayısı konusunda ısrar edilecekse öğrencilere her kademede alan/bölüm
değiştirebilme şansı verilmeli, “Ortaöğretim Kurumları Nakil ve Geçiş Yönergesi” buna göre
düzenlenmelidir. Meslek lisesi mezunlarına açık lise veya başka yollarla fark derslerini verip lise mezunu
olma imkânı verilmelidir.
h. Alan/bölüm puan katsayı farkı düşürülerek öğrenciler arasındaki uçurum kaldırılmalıdır.
i. Öğrencinin devam ettiği okula göre AOBP’nin değişmesi kaldırılarak eşit şartlarda üniversiteye
girmeleri sağlanmalıdır.
Download

ÜNİVERSİTELERE GİRİŞ SİSTEMİ