Dosya
Özgür ARUN
Türkiye’de Yaşlanma ve Yaşlılık:
Peter Pan Sendromu mu?
N
everland’de yaşayan Peter Pan’ın öyküsü şu sözlerle başlayacaktır; Birisi
hariç tüm çocuklar yaşlanmaktadır.
Efsanevi Peter Pan karakteri, hiç yaşlanmayacak bir çocuktur. Peter Pan dışında, tüm
çocuklar yaşlanır. Türkiye’nin çocukları da her
geçen gün hızla yaşlanmaktadır. Zira ne Türkiye Neverland’dir, ne yurttaşları Peter Pan.
Türkiye’nin genç bir nüfusu olduğunu düşünüp, bunun hep böyle kalacağına inananlar,
yaşlanma olgusunu uzak gelecekteki bir durum olarak değerlendirmektedirler. Oysa Türkiye kısa bir zaman sonra ciddi düzeylerde
yaşlı nüfusa sahip olacaktır.
32 ODTÜLÜLER BÜLTENİ 234
Türkiye dünyanın en hızlı yaşlanan ülkesi
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10’u geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Güncel verilere göre,
Türkiye’de 60 ve daha yukarı yaştaki nüfusun
oranı %12’dir. 2023 yılında her on kişiden
ikisi, 2100 yılında ise her on kişiden dördü
yaşlı olacaktır. Fransa’nın 115 yılda ya da
İsviçre’nin 85 yılda geçirdiği yaşlanma sürecini, Türkiye 15-20 yıl içinde geçirecektir. Bugün
Türkiye, dünyanın en hızlı yaşlanan ülkesidir.
O kadar hızla yaşlanmaktadır ki, yaşlının yaşlısının da sayısı artmaktadır. Bu tam olarak ne
anlama gelmektedir? Türkiye’de 2011 yılında
binde 9 olan 80 yaş üstü nüfus, 2050 yılında
4 kat ve 2100 yılında tam olarak 10 kat artacaktır. Yani Türkiye’de önümüzdeki 100 yıl
sonunda, çocukların, en az 4 büyükbabası ve
4 büyükannesi olacaktır!
Türkiye nasıl yaşlanıyor?
Yaşlanma sürecinde iki temel etki göze
çarpmaktadır: doğurganlığın ve ölüm oranlarının düşmesi. Doğurganlıkta hızlı bir düşüşün gerçekleştiği ülkeler, aynı zamanda
hızla yaşlanan ülkelerdir. Türkiye’de, 1960’lı
yıllarda ortalama doğum sayısı 6-7 iken, günümüzde bu oran 2’dir. Önümüzdeki yüzyıl
Dosya
içinde doğurganlık hızındaki düşüşün devam
etmesi beklenmektedir. Ölüm oranları nüfusun yaşlanmasında kilit role sahip bir başka
göstergedir. Sadece ileri yaşlarda değil, tüm
yaş gruplarında ölüm oranının düşmesi, ömrü
uzatmaktadır. Türkiye’de kadınların ömrü 77
yıl, erkeklerin ömrü ise 72 yıldır. Türkiye’ye
kıyasla, Avrupa’da erkekler 5 yıl ve kadınlar 7
yıl daha fazla yaşamaktadırlar. Ancak, Türkler, 2050 yılına gelindiğinde bir batı Avrupalıdan daha erken ölmeyecektir!
lan bakım hizmetleri, kırda tamamen ailelerin
omzuna yüklenmiştir. Zira, kırda yaşayan bireylerin sosyal ilişkilerinin daha güçlü olduğu
düşünülmektedir. Bu nedenle daha mutlu ve
topluma daha fazla entegre oldukları vurgulanmaktadır. Ne var ki, göçle birlikte, kırda yaşayan geniş aileler hızla dağılmaktadır. Gençler kırsal alanı terk ettikten sonra aile bağları
zayıflamakta ve geride kalan yaşlı nüfusun
bakıma muhtaçlığı ciddi düzeyde risk oluşturmaktadır.
Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye’yi ne
bekliyor?
Bu bakımdan, yaşlı nüfusun yoksullukla
olan ilişkisi çarpıcıdır. Türkiye’de, iki yaş kategorisinde yoksulluk oranları zirveye ulaşmaktadır. Bunlardan birisi 0-14 yaş grubundaki çocuklardır. Türkiye’de her dört çocuktan
birisi yoksuldur. Diğer risk altındaki grup ise
60 yaşın üstündeki bireylerdir. Türkiye’de yaşlıların yoksulluk oranı ise %11’dir. Rakamlar,
çocuklar ve yaşlıların en yoksul kesimi oluşturduğunu ortaya koymaktadır ve başka hiç
bir yaş grubunda bu denli yüksek düzeyde
yoksulluk riskiyle karşılaşılmamaktadır.
Doğum ve ölüm oranlarının düşmesi ve
ömrün uzaması, sosyal politikalar için takip
edilmesi gereken değişimlerdir. Bu süreç,
bilhassa kadın ve erkek açısından ayrı ayrı
izlenmelidir. Zira kadınların daha uzun ömürlü olması demek, ileri yaşlarda kadınların sayısının artması ve yalnızlaşmaları anlamına
gelmektedir. Türkiye’de de rakamlar, yaş ilerledikçe kadınların sayısının çarpıcı biçimde
arttığını göstermektedir. Fiziksel ve zihinsel
sağlık, sosyal bakım ve destek ihtiyaçlarının
karşılanmasında bu bulgu etraflıca değerlendirilmelidir.
Bir diğer risk, göç sonucunda ortaya çıkmaktadır. Nüfusun, kırda ya da kentte yerleşik
olmasının yaşlılık açısından mühim olan yanı
nedir? Kırda yaşayanların, kentte ulaşılabilir
olan hizmetlerden yararlanması zorlaşmaktadır. Kentte, sınırlı düzeyde dahi olsa, sunu-
Tüm çocuklar doğdukları andan itibaren
yaşlanırlar. Yaşlılık, uzak gelecekteki bir durum değildir. Yaşlanma olgusu ve yaşlılar söz
konusu olunca, kapsayıcı sosyal politikaların üretilemediği göze çarpmaktadır. Bunun
temelinde, Türkiye’nin çok genç bir nüfusa
sahip olduğu efsanesi yatmaktadır. Sadece
devlet ve kurumları değil, biliminsanları ve
araştırmacılar da sıkça dile getirilen bu efsaneye kuvvetle inanmaktadırlar. Bunun adı Pe-
ter Pan sendromudur: sendromdan muzdarip
olan uzun yaşamak ister ama yaşlanmak istemez, yaşlanacağına inanmaz.
Oysa toplumun yaşlanması durdurulamaz
ve tersine çevrilemez bir olgudur. Gri devrim
öylesine güçlü bir sosyo-ekonomik dönüşüme
yol açar ki, politikacılar çocuk yapmayı teşvik
ederek onu engelleyemezler. Sadece çocuk
sayısını artırarak yaşlanmaya karşı verilecek
her savaş kaybedilmeye mahkumdur. Türkiye
bu gerçekleri göz önünde bulundurarak, kapsamlı yaşlılık politikaları üretmelidir. Ancak,
bunlar, yaşlılığı sadece ve basitçe demografik
ya da ekonomik bir sorun olarak tanımlamaktan uzak durmalı, çocuk yapmayı özendirmek
ya da emeklilik yaşını uzatmak bir çözüm olarak sunulmamalıdır. Yaşlılığı, toplumdaki tüm
yurttaşlar için bir imkan haline dönüştürmenin
yolları aranmalıdır. Bu bakımdan, sosyal politika üretenlerin ve uygulayıcıların bir an önce
Peter Pan sendromundan sıyrılması, atılacak
adımlardan ilki olmalıdır.
Şimdi Peter Pan’ın hikayesini bir kez daha
hatırlamalıyız. Hiç yaşlanmayacak çocuk
Peter Pan’ın ve arkadaşı Wendy’in hikayesi
şöyle bitecektir; Wendy büyümesi gerektiğini
biliyordu. İki yaşına geldiğinizde artık büyüyeceğinizi bilirsiniz… Wendy’e dikkatle baktığınızda saçlarının beyazladığını ve yaşlandığını göreceksiniz.
Kaynaklar
Arun, Ö., (2013). “Ageing in Turkey: The Peter Pan Syndrome?” Troisi, J. & von Kondratowitz, H., J.,(ed). Ageing in the Mediterranean. London: Policy Press.
pp.301-328.
Barrie, J.M., (1911). Peter Pan (Peter and Wendy). USA: Charles Scribner’s Sons.
TÜİK, (2011). Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi. Ankara: Türkiye İstatistik Kurumu.
KASIM-ARALIK 2013 33
Download

Peter Pan Sendromu mu?