MAĞDUR HAKLARI DAĠRE BAġKANLIĞI VE TEKNĠK DESTEK VE BĠLGĠ
DEĞĠġĠM OFĠSĠ (TAIEX) ĠġBĠRLĠĞĠYLE YAPILAN “ĠSPANYA’DA MAĞDUR
HAKLARI” KONULU TOPLANTI RAPORU
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Mağdur Hakları Daire Başkanlığı ve
Teknik Destek ve Bilgi Değişim Ofisi (TAIEX) işbirliğiyle, İspanyol uzmanların katılımıyla
28-29 Mayıs 2014 tarihlerinde Ankara Hakimevinde İspanya’da mağdur hakları alanında
yapılan çalışmalar ve mevzuat konusunda iki günlük program düzenlenmiştir.
Programa İspanya Adalet Bakanlığı uzmanları Avukat Adela Chinchilla Rodriguez ve
Müdür Yardımcısı Isabel TarazonaLafarga katılmışlardır. Uzmanlar tarafından, programın
birinci gününde Mağdur Hakları Daire Başkanlığı çalışanlarına, ikinci gününde ise Mağdur
Hakları Kanunu Taslağı hazırlık çalışmalarını yürüten Bilim Komisyonu üyelerine bilgi
verilmiştir.
Program öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere iki oturum şeklinde
düzenlenmiştir.
Birinci gün;
İlk oturumda, Avukat Adela Chinchilla Rodriguez tarafından İspanya’da çalışması
yürütülmekte olup henüz taslak aşamasında olan ve mağdur hakları konusunda farklı
kanunlarda yer alan hükümleri tek bir temel kanun içerisinde birleştirmeyi amaçlayan kanun
çalışması hakkında bilgi verilmiştir.
İkinci oturumda, Müdür Yardımcısı Isabel TarazonaLafarga tarafından mağdur destek
hizmetlerini yürütmek üzere kurulan mağdur destek ofisleri ve bu ofislerde verilen hizmetler
hakkında bilgi verilmiştir
Ġkinci gün;
İlk oturumda, birinci gün anlatılan konular özet şekilde Bilim Komisyonu üyelerine
anlatılmıştır.
İkinci oturumda ise, Bilim Komisyonu üyelerinin İspanya’daki mağdur haklarına ilişkin
mevzuat ve uygulamaya yönelik soruları cevaplandırılmıştır.
1
MAĞDUR HAKLARI ALANINDA ĠSPANYA’DA YAPILAN ÇALIġMALARA
GENEL BAKIġ
İspanya’da, mağdur hakları kanununu hazırlamak, mağdur hakları alanında genel
politikaları belirlemek ve bu alanda faaliyet gösteren kurumlar arasındaki koordinasyonu
sağlamak üzere Adalet Bakanlığı bünyesinde bir Başkanlık kurulduğu, bu başkanlığa Adli Tıp
Kurumunun da bağlı olarak çalıştığı, başkanlıkta hâkim, savcı ve avukatların görev yaptıkları
belirtilmiştir.
İspanya’da 1995 yılına kadar mağdurlara yönelik hizmet veren devlet hastaneleri,
çalışma ve sosyal güvenlik kurumları gibi çeşitli kurumların mevcut olduğu; fakat bu
kurumlar arasında koordinasyon sağlanamaması nedeniyle mağdurlara etkin bir destek
sağlanamadığı, bu eksikliği gidermek üzere Adalet Bakanlığı bünyesinde başkanlığın
kurulduğu belirtilmiştir.
Mağdur destek hizmetlerini yürütmek üzere taşrada Mağdur Destek Büroları
kurulduğu, bu bürolardan kadına yönelik şiddet suçu mağdurlarıyla ilgili büroların Sağlık
Bakanlığına, diğer büroların ise Adalet Bakanlığına bağlı olarak görev yaptığı belirtilmiştir.
Avrupa Birliği direktiflerinde mağdur destek hizmetlerinin sivil toplum kuruluşları
aracılığıyla yürütülmesi öngörüldüğü halde, İspanya’da mağdur destek hizmetlerinin sivil
toplum kuruluşları aracılığıyla değil doğrudan devlet kurumları tarafından yürütüldüğü,
devletin sivil toplum kuruluşlarını sadece koordine ettiği ifade edilmiştir.
Değişik kanunlarda mağdurlara yönelik haklar ile verilecek hizmetleri düzenleyen
hükümlerin bulunduğu, fakat mağdur haklarını ve destek hizmetlerini düzenleyen temel bir
mağdur hakları kanununun mevcut olmadığı, bu eksikliği gidermek ve çeşitli kanunlarda yer
alan mağdurlara yönelik hükümleri tek bir temel kanunda toplamak için yeni bir kanun taslağı
hazırlandığı, anılan kanun taslağının adının “Bir Suç Nedeniyle Mağdur OlmuĢ KiĢinin
Statüsü Ġle Ġlgili Kanun” olduğu belirtilmiştir.
Kanun taslağının 2013 yılı Ekim ayında Bakanlar Kurulu tarafından onaylandıktan
sonra, Hâkimler Kurulu, Kurbanlar Topluluğu ve otonom bölgelerin kanun taslağına ilişkin
görüşlerini ilettikleri, sonrasında kanun taslağının Danıştay’a gönderildiği ve halihazırda
Danıştay raporunun beklendiği, gerekli değişikler yapılıp Bakanlar Kurulu’nca onaylandıktan
2
sonra Haziran ayında parlamentoya sunulacağı ve 6-7 ay içerisinde yasalaşmasının beklendiği
ifade edilmiştir.
İspanya’da temel kanunun normal kanunlardan daha üst bir kanun olduğu, bu nedenle
parlamento tarafından nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi gerektiği, bir temel kanunun kabul
edilmesinin ve değiştirilmesinin diğer kanunlara göre daha zor olduğu belirtilmiştir.
Mağdur haklarına ilişkin temel kanun hazırlanırken, Avrupa Birliği’nin 2012/29 sayılı
Direktifinin göz önüne alındığı, Direktifin 9. maddesinde belirtilen üç hususun kendileri
açısından dikkat çekici bulunduğu ifade edilmiştir. Bunlar;
1.Mağdura Yaklaşım: Mağdura, onu aşağılamadan, kendisine değer verildiğini gösterecek bir
şekilde yaklaşmak,
Avrupa’da cinsiyet, dil, din, ırk ayrımcılığı yaşanabilmesi nedeniyle, mağdurların
başvurdukları görevlilerin bu şekilde bir davranış sergilemeden, mağdurları aşağılamadan,
değer vererek onlarla görüşmesi gerektiği düşüncesinin sonucu olarak bu yaklaşımın ortaya
çıktığı belirtilmiştir.
2.Mağdurun Karşılaştığı Otorite Sayısı:
Mağdurun olabildiğince az sayıda kişi ve makam ile muhatap olması gerektiği ifade
edilmiştir.
3.Mağdur ile Muhatap olan kişilerin yeterli bilgiye sahip olmaları.
İspanya’nın mağdurların korunmaları ile ilgili konularda İngiltere, Fransa, Polonya,
Belçika ve Portekiz ile işbirliği yaptığı ve çalışma ziyaretleri gerçekleştirildiği vurgulanmıştır.
Mağdur tanımı:
Kanun taslağı hazırlanırken en fazla zorlanılan hususun “mağdur” tanımı yapılması
olduğu, çalışma sonucunda mağdurun; "Suç nedeniyle fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak
zarar gören kişi" olarak tanımlandığı ifade edilmiştir.
Mağdurun ölmesi ya da kaybolması halinde, Avrupa Birliği’nin 2012/29 sayılı
Direktifinde geçen aile kısmına atıfta bulunulduğu, buna göre mağdurun ölmesi durumunda
3
yardımın; evli ise eşine, çocuklarına, beraber yaşadığı kişilere, kardeşlerine, bakmakla
yükümlü olduğu kişilere ve mağdurun koruyucu annelik-babalık yaptığı çocuklara yapılacağı
ifade edilmiştir.
İspanya’da herhangi bir suçtan dolayı mağdur olmuş herkesin, İspanya vatandaşı olup
olmadığına bakılmaksızın mağdur destek hizmetlerinden yararlanabildiği, bunun için sadece,
kişiyi mağdur eden suçun İspanya’da işlenmiş olması gerektiği belirtilmiştir.
Bir İspanya vatandaşının Avrupa Birliği’ne üye başka bir ülkede bir suçun mağduru
olması halinde İspanya’da mağdur destek hizmetlerinden yararlanabildiği; ancak Avrupa
Birliği’ne üye olmayan bir ülkede bir suçun mağduru olması durumunda yardım yapılmadığı
belirtilmiştir.
İspanya’da terör mağduru olan başka ülke vatandaşının isteği halinde İspanya
vatandaşı olabilme hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir.
İspanya’ya yasadışı yollardan girmiş birinin sınır dışı edilmekten korkarak kendisini
getiren kişileri ihbar etmemesinin önüne geçmek için bu kişilerin, kendilerini getiren kişileri
ihbar etmeleri halinde İspanya’da vatandaşlık almalarını kolaylaştırıcı usuller getirildiği
vurgulanmıştır.
Mağdur Hakları;

Saygılı şekilde davranılma hakkı,
Avrupa Birliği’nin 2012/29 sayılı Direktifinde de önemle altı çizildiği üzere, mağdur
başvurusunu yaptığı ilk aşamadan son aşamaya kadar herhangi bir aşağılayıcı tavır ile
karşılaşmamalıdır. Mağdur ile basit bir dille konuşulmalı, yaşının küçük olması, engelli
olması, mağdur olduğu ülkenin dilini bilmemesi gibi durumlar ve kişisel özellikleri dikkate
alınarak uygun destek hizmeti mağdura verilmelidir.

Şahit olarak dinlenilme hakkı,

Yargı sürecine aktif olarak katılma hakkı,

Dava açma hakkı.

Anlatabilme ve anlaşılma hakkı
4
Mağdurun engelli olması veya resmi dili bilmemesi gibi özellik arzeden bir durumunun
söz konusu olması halinde, duruşma boyunca yanında bir tercüman bulunduğu ve mağdura
süreç ile ilgili temel bilgileri (duruşmanın nerede ve ne zaman yapılacağı gibi) aktardığı
belirtilmiştir.
İspanya’nın özellikle Afrika’dan çok fazla göç alması nedeniyle tercüman bulmakta
zorluklar yaşandığı, bu durumlarda ilgili konsolosluklardan yardım alındığı ya da gerekli
hallerde tercümana video konferans sistemi ile bağlanıldığı ifade edilmiştir.

Bilgilendirilme Hakkı
Bilgilendirmenin mağdur ifade vermeden önce yapıldığı, bu bilgilendirmenin mağdurun
özel durumuna, karşılaşmış olduğu zarara ve işlenen suça uygun şekilde yapıldığı
belirtilmiştir.
Mağdurlarla ilgilenen herkesin bilgilendirildiği, poliste, mağdur ofislerinde, savcılık ve
mahkemelerde bilgilendirme formları bulundurulduğu ve bu formların sürekli güncellendiği
ifade edilmiştir.
Mağdura verilen bilgilendirme hizmetinin sırasıyla;
Mağdurun alabileceği psikolojik ve tıbbi destek hizmetleri ile bu hizmetleri nereden ve
ne şekilde alabileceği konularında bilgilendirilme,
Alternatif barınma imkânları hakkında bilgilendirme,
Şikâyetini ne şekilde yapacağı hususunda bilgilendirilme,
Delillere ihtiyacı olacağı hususunda bilgilendirilme,
Terör kurbanı ve aile içi şiddet mağduru olan kişilere ücretsiz avukat temini yapıldığı
hususunda bilgilendirilme,
Koruma talep ediyorsa bunun nasıl yapılacağı hususunda bilgilendirilme,
Tercüme hizmetlerinden ne şekilde faydalanabileceği hususunda bilgilendirilme,
Tazminat hakkı ve bunun nasıl talep edileceği hususunda bilgilendirilme,
5
Hususlarını kapsadığı, özellikle terör kurbanları için hazırlanmış bir formun mevcut
olduğu ve mağdurların bu forma göre tazminat talep edebildikleri belirtilmiştir.
Barolar aracılığı ile ücretsiz avukatlık hizmeti sağlandığı, bu hizmetin profesyonel
avukatlar ile verildiği ve devletin bu hizmet için avukatlara yeterli parasal desteği sağladığı
vurgulanmıştır.
Ayrıca, büyük çaplı facialarda, mağdur veya yakını her zaman avukatla temasa
geçebildiği halde, olaydan sonraki 30 gün içerisinde avukatların mağdurlar ve yakınlarıyla
temasa geçmesinin yasak olduğu, bu şekilde bir süre öngörülmesinin nedeninin mağdurların
psikolojik olarak rahatlamaları, yaslarını tutmaları ve durumu kabullenmeleri için kendilerine
bir toparlanma süresi verilmesi olduğu, avukatların bu süreye uymamaları halinde kendilerine
ceza verildiği belirtilmiştir.
Mağdurun İspanya dışında yaşaması halinde, kendisinden iletişim bilgilerinin istendiği,
mahkeme kararının, bu kararın götürülebileceği temyiz mercii ve bu işlemi yürüten birimin
iletişim bilgilerinin, süreç ile ilgili hemen her şeyin (sanığın aldığı ceza, kaçıp kaçmadığı)
mağdurun talebi ile kendisine bildirildiği belirtilmiştir.
Koruma Tedbirleri
Mağdura yönelik ne tür bir koruma tedbiri sağlanacağı hususunda karar vermek için
mağdurun durumunun ve mevcut olayın iyi değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
İspanya’da, işlenen suçlarla ilgili bir gruplandırma yapıldığı ve mağdurların maruz
kaldıkları suçlara göre ayrıldıkları, örneğin, yaşamını sürdürebilmek için saldırganın
yardımına muhtaç olan, yaşı küçük veya engelli olan, cinsel suç, ayrımcılık suçu ya da
organize bir suçun mağduru olan kişilerin yaşam güvenliğinin sağlanması hususunun ilk önce
ele alındığı belirtilmiştir.
Ayrıca, mağdurun suçtan sonraki süreçte uğradığı mağduriyeti ifade eden ikincil
mağduriyetlerin önlenebilmesi için yargılama sürecinde yetkili olan tüm kişiler tarafından
gerekli önlemlerin alındığı ifade edilmiştir.
İspanya’da, mağdurun psikolojik destek hizmetini yardım ofislerden alabildiği, ancak
mağdurun ifade vererek suç duyurusunda da bulunmak istemesi halinde ilgili hâkimin devreye
6
girdiği ve gerekiyorsa eşin uzaklaştırılmasına yönelik olarak nöbetçi hâkimler tarafından hızlı
bir şekilde önlem alındığı, ilk önce eşin 72 saat süreyle uzaklaştırılabildiği ve şiddet mağduru
kadının polis tarafından korunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, şiddet mağdurları ile ilgili olarak
haftalık raporlar düzenlendiği ve bu raporlar ile toplumun haberdar edildiği ifade edilmiştir.
İspanya’da, aile içi şiddet nedeni ile yılda 70 kadınının hayatını kaybettiği, Sağlık
Bakanlığı ve Sosyal Hizmet Bakanlığı işbirliği ile kadına şiddet delegasyonu tarafından
kadına yönelik şiddet konusunda istatistik tutulduğu ve çocuklara okullarda kadına karşı
şiddet konusunda eğitim verildiği belirtilmiştir.
Mağdura yönelik uygulanan ilk tedbirin mağdurun hayatının korunması ve ikincil
mağduriyetlerinin önlenmesi olduğu ifade edilmiştir.
Hangi durumlarda bu tedbirler alınıyor?
Soruşturma ve kovuşturma aşamaları ile kovuşturma sonrası süreçte tedbirlerin
alınabildiği belirtilmiştir.
Bu tedbirleri kimler alabiliyor?
Genel olarak mağdurla ilgili tedbir kararlarının tetkik hâkimleri tarafından verildiği,
kadına yönelik şiddet olaylarında bu kararların uzman hâkim tarafından verildiği, çocuklara
yönelik suçlarla ilgili mağduriyetlerde ise savcı tarafından verildiği belirtilmiştir. Ayrıca,
yargılama sürecinde bu tedbir kararlarını verme görevinin sadece ilgili hâkime ait olduğu, acil
durumlarda ise nöbetçi hâkimler
tarafından 24 saat içinde tedbir kararı verilebildiği
belirtilmiştir.
SoruĢturma ve KovuĢturma AĢamasında Koruma Tedbirleri
Mağdurun ifadesinin uygun ortamda ve olabildiğince en az sayıda alınması gerektiği,
ayrıca mağdur çocuk ise ifadesi alınırken fail ile bir arada tutulmaması gerektiği ifade
edilmiştir. Buna göre, İspanya’da çocuk mağdurların ifadelerinin soruşturma aşamasında
savcı tarafından özel odalarda kamera eşliğinde sadece bir defa alındığı, ifade sırasında çocuk
mağdurların yanında görevli bir uzmanın bulunduğu, kovuşturma aşamasında çocuk
mağdurun ifadesinin tekrar alınmadığı ve bu şekilde çocuk mağdurun ikincil bir mağduriyet
yaşamasının önüne geçildiği belirtilmiştir.
7
Bazı durumlarda mağdurun ifadesinin kendisi ile aynı cinsiyetteki bir görevli tarafından
alınmasının gerekli olabildiği, mağdurun rahat ifade verebilmesi için kendisini yanında rahat
hissedebileceği kişiyi seçme imkânının olması gerektiği, doktor muayenelerinin olabildiğince
en az sayıda yapılması, ayrıca yargılama sırasında mağdurun sanıkla göz teması kurmasını
engelleyecek ortamın bulunması gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda İspanya’da örneğin, ev
içi şiddet olaylarında sanık ve mağdurun başka kapılardan giriş-çıkış yaptığı ve bazen video
konferansla mağdurun duruşmaya katılabildiği vurgulanmıştır.
UzlaĢma
Kültürel değerlerin de devreye girmesiyle mağdurun saldırganla bir şekilde anlaşmaya
varabildiği, uzlaşma konusunun mağdurun isteğine bağlı bir süreç olduğu ve mağdur eğer
uzlaşmak isterse bunun ne gibi sonuçları olabileceği konusunda kendisinin bilgilendirildiği,
aynı şekilde uzlaşma hususunda sanığında bilgilendirildiği, uzlaşmanın sınırlarının kanunla
belirlendiği ifade edilmiştir. Örneğin, saldırının tekrarlanma ihtimalinin bulunduğu
durumlarda, mağduriyetin aile içi şiddet suçundan kaynaklanması halinde uzlaşma yoluna
başvurulamadığı belirtilmiştir.
Uzlaşma sürecinde, mağdur, sanık ve uzlaştırmacının konuştuğu her şeyin gizli kaldığı,
uzlaştırmacıların hukukçu veya psikolog olduğu, uzlaşma müessesinin İspanya’da henüz
Katalonya ve Bask bölgelerinde pilot olarak uygulanmakta olduğu ifade edilmiştir.
MAĞDUR DESTEK OFĠSLERĠ
Mağdur Destek Ofisleri kurulmadan önce bir mağdurun, mağduriyetinin ortaya
çıkması ve sanığın cezalandırılması sürecinde birbirinden farklı birçok kurum ile muhatap
olmak zorunda kaldığı, bu nedenle mağdura yönelik hizmet veren bu kurumları koordine
edecek, mağdurların haklarını koruyacak, mağdurlara yönelik verilen hizmetleri takip edecek
bir kuruma ihtiyaç duyulması nedeniyle 1995 yılında Mağdur Destek Ofisleri (OAV)’nin
kurulduğu ifade edilmiştir.
İspanya’nın otonom eyaletlerden oluşması nedeniyle bazı özerk bölgelerde,
hazırlanmış olan kanun taslağına benzer kanunların olduğu, bazı özerk bölgelerde ise kanun
taslağından farklı hükümler içeren kendi kanunlarının uygulandığı, bu konuda hazırlanmış
olan kanun taslağına İspanya Devleti’nce her otonom bölge tarafından minimum düzeyde de
olsa uyulmasının istendiği belirtilmiştir.
8
Son yaşanan ekonomik kriz nedeniyle İspanya’da devlet tarafından sunulan bazı
hizmetlerin ya kaldırıldığı yada daraltıldığı,
bu kapsamda sağlık alanında sunulan
hizmetlerden bir kısmı daraltıldığı halde mağdur yönelik hizmetler için tahsis edilen
ödeneklerde herhangi bir kısıtlamaya gidilmediği, bu durumun İspanya’nın mağdurlarla ilgili
hizmetlere ne derece önem verdiğinin bir göstergesi olduğu ifade edilmiştir.
İsyanya’da 52 şehir bulunduğu ve her şehir merkezinde en az bir mağdur destek ofisi
bulunduğu, nüfusu yaklaşık 5 milyon olan başkent Madrid’de 12 mağdur destek ofisi
bulunduğu, İspanya genelinde ise toplam 100 mağdur destek ofisi bulunduğu, bu ofislerde bir
psikolog ile hukuk eğitimi almış bir kişinin çalıştığı belirtilmiştir.
Mağdur destek ofislerinin yardım sürecinde bir takım kurallara uymak zorunda
oldukları ve bu kuralların protokollerle belirlendiği, bu kurallarla, bir mağduriyete uğradıktan
sonra ne yapacağını bilemeyen mağdurun sorununa çözüm bulunmasının amaçlandığı
vurgulanmıştır.
Mağdurun hayati tehlikesinin mevcut olması veya vücut bütünlüğüne yönelik bir
tehlikenin söz konusu olması halinde, ofislerin polise haber verme yükümlülüğünün
bulunması bu kurallara örnek olarak gösterilmiştir.
Mağdur Destek Ofislerinin Fonksiyonları
Mağdurların her şeyden önce kendilerini koruyan, himaye eden, dinleyen, yasal hakları
ile ilgili bilgilendiren ve bu konuda kendilerine yardımcı olan birilerine ihtiyaç duydukları
ifade edilmiştir.
Her mağdurun kendine özgü ihtiyaçlarının olduğu, bunun için mağdur destek ofislerinde
mağdurların bu ihtiyaçlarına cevap verebilecek görevlilerin çalıştığı belirtilmiştir.
Mağdur destek ofislerinin iki temel fonksiyonunun bulunduğu, bunların;

Mağdura yönelik psikolojik ve ekonomik yardımların yapılması,

Diğer kurumlarla koordinasyonun sağlanması,
Olduğu ifade edilmiştir.
9
Mağdur Destek Ofislerinin Görevlerinin;
a.
Koruma ve Yönlendirme
b.
Bilgilendirme
c.
Müdahale
d.
Sosyal Yardım
e.
İzleme-Takip
f.
Ekonomik Yardımlar
Şeklinde sıralanabileceği belirtilmiştir.
a. Koruma ve Yönlendirme:
Mağdurların genellikle ilk aşamada doğrudan polise başvurdukları, ancak polisin,
mağdurun psikolojisine dikkat ederek onu dinlemesi pek mümkün olmadığından mağdurların
gerektiği gibi dinlenemediği, nedenle mağdurların anlayabileceği şekilde açık ve psikolojik
durumlarına uygun bir dille onlarla konuşabilecek kişilerin görev yaptığı mağdur destek
ofislerine (OAV) ihtiyaç duyulduğu ifade edilmiştir.
Mağdurların, suç örgütlerinin bulunduğu yerlerde oturması halinde, sadece mağdura
değil, yaşadığı çevreye de müdahale edildiği, söz konusu bölgenin ihtiyaçlarına göre o
bölgede bulunan ilgili kurumlar durumdan haberdar edilerek müdahale edilmesinin istendiği
hususu belirtilmiş olup; buna örnek olarak, yaşı küçük çocuğun ufak tefek hırsızlıklarla suça
karışmaya başlaması durumunda, çocuğun ilerde daha ciddi suçlara karışma ihtimali
değerlendirilip okul aile birliği gibi kurumlar durumdan haberdar edilerek önlem almalarının
sağlandığı ifade edilmiştir.
İspanya’da,
mağdurlarla
ilgili
olarak
hazırlanan
kanun
taslağına
toplumun
bilgilendirilmesi amacıyla mağdur destek ofislerine ilişkin hükümlerinde konulduğu, diğer
Avrupa ülkelerinde benzer kanunlarda bu şekilde bir birimin yer almadığı belirtilmiştir.
10
b. Bilgilendirme:
Mağdurların çoğunun genellikle ilk defa adli bir süreç ile karşı karşıya kaldıkları, polise,
savcıya ya da mahkemeye ilk defa çıktıkları için korktukları ve tedirgin oldukları belirtilerek
bu hususta bilgilendirmenin önemli olduğu belirtilmiştir.
Mağdur bürolarına gelen mağduru, psikolog ve hukuk danışmanının karşıladığı ve süreç
ile ilgili mağdura bireysel durumuna girmeden genel bilgilendirmenin yapıldığı, bu şekilde
mağdurun stres düzeyinin azaltılmasının sağlandığı belirtilmiştir.
c. Müdahale:
Müdahale kısmını üç bölüme ayırmanın mümkün olduğu ifade edilmiştir:

Hukuki Müdahale:
Hukuki müdahale esnasında mağdur bürolarında görev yapan psikolog ve hukuk
danışmanının çok önemli rollerinin bulunduğu, mağdurun hukuki anlamda ihtiyaçları
karşılanarak ücretsiz avukatlık hizmeti sağlandığı belirtilmiştir.
Mağdurun duruşma için adliyeye gelmesinde herhangi bir nedenle sorun çıkması
durumunda, mağdur bürolarının devreye girerek video konferans yolu ile görüşme
yapılmasını isteyebildiği ifade edilmiştir.
Mağdurun talep etmesi halinde bir danışmanın yargılamanın tüm aşamalarında mağdura
eşlik edebildiği, ayrıca mağdurun cinsel saldırıya maruz kaldığı hallerde, sanık ile mağdurun
bir araya getirilmemesi konusunda gerekli özenin gösterildiği belirtilmiştir.

Psikolojik ya da Tıbbi Müdahale:
Mağdurun acil olarak hastaneye götürülmesinin gerekmesi halinde, mağdura tıbbı
müdahalenin yanında psikolojik müdahalenin de yapılabildiği belirtilmiş, örnek olarak;
mağdurun bir trafik kazası sonucu felçli kalması durumunda, tıbbi müdahalenin yanında
11
hayatında meydana gelen bu önemli değişikliğe uyum sağlayabilmesi için psikolojik destek
sağlandığı belirtilmiştir.
Bu psikolojik desteğin, mağdur destek ofislerinde görev yapan psikologlar tarafından
sağlanabildiği gibi diğer kurumlar tarafından da sağlanabildiği, ancak mağdur bürolarında
görev yapan psikologların mağdurlarla en fazla yirmi kez görüşme yapabildikleri, daha çok
görüşme yapılması gereken durumlarda ise mağdurun diğer kurumlara yönlendirildiği ifade
edilmiştir.
Mağdur destek ofislerinde görev yapan psikologların görevinin yargı süreci boyunca
mağdurlara destek olmak amacıyla yanlarında bulunmak olduğu, bu görevlerini yapabilmeleri
için mağdur destek ofislerinde görev yapan psikologların ayrı bir görüşme odalarının mevcut
olduğu belirtilmiştir.
Mağdur destek ofislerinde iş yoğunluğunun çok olması halinde öncelikli olarak
müdahale edilmesi gereken mağdurlar belirlenerek ilk önce onlara müdahale edildiği
vurgulanmıştır.
Mağdur hakkında alınabilecek tedbirlere ilişkin olarak hâkim tarafından karar
verilmeden önce mağdur destek ofislerinde görev yapan uzmanlar tarafından mağdur
hakkında mahkemeye bir rapor sunulduğu hususu ifade edilmiştir.
d. Sosyal Yardımlar:
Mağdurun ihtiyacının bulunması halinde, mağdur destek ofislerince sosyal hizmet
kurumlarının harekete geçirilebildiği belirtilmiş ve buna örnek olarak aile içi şiddet mağduru
bir kadının kalacak yerinin olmaması halinde, mağdur destek ofisi tarafından o bölgedeki
ilgili kurumlarla temasa geçilip, mağdur kadının bir kuruma yerleştirilmesinin sağlandığı
gösterilmiştir.
e. Ġzleme – Takip:
Tüm bu işlemlerden sonra mağdurun 3 – 6 ay, 6 – 9 ay ve 9 – 12 ay sürelerle devlet
tarafından takip edildiği, mağdurun durumuna ve maruz kaldığı suça göre mağduru izleme
süresinin değiştiği, izleme ve takip işlemlerinin %90’ının mağdurun evine gitmeden mağdur
bürolarındaki görevliler tarafından telefon ile gerçekleştirildiği, telefonla yapılan görüşmede,
12
mağdurun psikolojik olarak kendini iyi hissetmediğini beyan etmesi halinde, randevu
verilerek görüşme için mağdur destek ofisine davet edildiği belirtilmiştir.
Mağdur destek ofislerinin, mağdura hizmet edebilecek her türlü kurum ve kuruluşla
temasa geçebildiği, ayrıca iş yoğunluğu nedeniyle mağdur destek ofisi çalışanlarının sayı
olarak yetersiz kalması durumunda sivil toplum örgütlerinden de yardım alınabildiği
belirtilmiştir.
f. Ekonomik Yardımlar
Mağdurun, yaşadığı mağduriyet nedeniyle maddi yardım alabilmesi için şikâyetçi
olması gerektiği belirtilmiştir.
Maddi yardım yapılmasına dair kararın, acil durumlarda, şikâyetin yapılması üzerine,
mağdurun ihtiyacının ve kesin kanıtların bulunması halinde savcı tarafından, diğer
durumlarda ise yargılama sonucunda mahkeme tarafından verildiği ifade edilmiştir.
Maddi yardım alabilmek için kişilerin yalan beyanda bulunabildiği, bu durumun tespit
edilmesi halinde ilgili kişilere ceza verildiği ve daha önce verilmiş olan yardımın %50 faiziyle
birlikte geri alındığı belirtilmiştir.
İspanya’da devletin terör mağdurlarına hiçbir şart olmadan, ekonomik durumuna
bakılmaksızın doğrudan tazminat ödediği, diğer suç mağdurlarına ise belirlenmiş olan
kriterleri sağlamaları halinde ekonomik durumları da dikkate alınarak maddi yardım yapıldığı
belirtilmiştir.
Maddi yardım yapılacak kişilerin;
-Şiddet saldırısı sonucu sakat kalan mağdurlar,
-Şiddet saldırısı sonucu bir yakınını kaybeden kişiler,
-Cinsel suç mağdurları,
Olduğu belirtilmiştir.
13
Yardım Miktarı
-Saldırı sonucu kişinin ölmesi durumunda, ölen kişinin yakınlarına;
En fazla = Asgari ücret(800 Euro ) * 120
Cenaze giderleri için = Asgari ücret(800 Euro ) * 5
- Saldırı sonucu mağdurun sakatlanması durumunda suçlar kategorilere ayrılarak;
En az = Asgari ücret(800 Euro ) * 40
En fazla = Asgari ücret(800 Euro ) * 130
Terör suçu ise =500.000 Euro
- Cinsel suç mağdurların psikolojik tedavi için;
En fazla =40.000 Euro

Ayrıca aile içi şiddet mağdurlarına;
= Asgari ücret(800 Euro ) * 6 ay
(Bu süre 12 aya kadar uzatılabilmekte)
Maddi Yardımın Ödenmesi
Mağdurun zararının tamamının sanığın ekonomik gücü olması durumunda sanıktan
tahsil edildiği, sanığın ekonomik gücünün zararı karşılamaya yetmediği durumlarda, zararın
bir kısmının devlet tarafından ödendiği, devletin mağdura ödeyeceği miktarın hâkimin
vereceği tazminattan fazla olamayacağı belirtilmiştir.
Maddi yardım ödenmesinde mağdur destek ofislerinin görevinin yönlendirme ve
bilgilendirmeden ibaret olduğu, ilgili kişinin yardım alabilmek için acil durumlarda savcının
kararı ile, diğer durumlarda ise mağdurun tedavisi sonucu doktorun hazırlayacağı rapor ile
İçişleri Bakanlığına başvuru yapması gerektiği ifade edilmiştir.
14
Ödemenin İçişleri Bakanlığı tarafından yapıldığı, ödemenin yapılmaması halinde
mağdurun mahkemeye müracaat etme hakkının bulunduğu ifade edilmiştir.
Mağdur destek ofislerinin, koruma, bilgilendirme, müdahale, soysal ve maddi yardım
görevi yapmanın yanı sıra birimler arasındaki koordinasyonu sağlamakla da görevli olduğu
belirtilmiştir.
Mağdurlara yardım sürecinin başarılı bir şekilde işleyebilmesi için, yardım edecek tüm
kurumların (mağdur destek ofisleri, polis, savcı, hâkim vb diğer muhataplar) yakın işbirliği
içerisinde çalışması gerektiği vurgulanmıştır.
Mağdurlarla muhatap olacak kişilerin mağdurlara yaklaşım konusunda gerekli eğitimleri
almaları, bakanlık çalışanlarının bu konuda bilgilendirilmeleri gerektiği ifade edilmiştir.
15
Download

Toplantı Raporunu incelemek için tıklayınız.