marketing europe & anatolia
Tarih: Temmuz 2014 Sayı: 31
retorik
Koltuk
sevdası...
kelebeğin
fırtınası
Cumhur
seçimin
farkında mı?
.
s
..
n
ı
O
d
e şla
m
a
G ız ba
m
ı
r
a
al
f
y
a
İçindekiler
marketing
europe & anatolia
Sayı:31 Tarih: Temmuz 2014
İmtiyaz Sahibi
Eksantrik Film Prodüksiyon Reklam ve
Yayıncılık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
e-mail: [email protected]
P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.
Genel Yayın Yönetmeni ve
Sorumlu Yazı İşler Müdürü
Elvin Ekşioğlu
e-mail: [email protected]
P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.
Haber ve Fotoğraflar
Agency Europe & Anatolia
Katkıda Bulunanlar
Nurgül Eryıldır Günay
Ali Erdem Ekşioğlu
Seval Duban
Ekim Sölemez
Kısa Kısa
04 - 07
Yeni Ürünler
10 - 11
Medya Dünyası
12 - 13
Röportaj
14 - 17
kelebeğin fırtanası
19
Reklam Dünyası
20 - 21
Röportaj
22 - 26
retorik
29
Danışman
Abdullah Ekşioğlu
İlan Rezervasyon
Ayşe Yılmaz
Yayın Türü
Süreli Yayın
Yönetim Yeri
Agency Europe & Anatolia
Feneryolu Mh. Fahri Açan Cad.
Deniz Ap. No: 21 /15
Kadıköy - İstanbul - Tr.
Tel: +90 555 233 24 41
e-mail: [email protected]
marketing europe & anatolia
Agency Europe & Anatolia tarafından
Süreli yayınlanan bir e-dergidir.
Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film
Prodüksiyon Reklam ve Yayıncılık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. aittir. Tamamı ya
da bir bölümü yayıncısının izni olmaksızın
çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.
Tüm ilanların sorumluluğu firmalara, makalelerdeki görüşler ve hukuki
sorumluluk yazarlara aittir.
Kampanyalar
31 - 39
Gezi
40 - 45
Game On
46 - 49
Kültür Sanat
50 - 51
Bu derginin yayınlanma sürecinde
hiçbir ağaç zarar görmemiştir.
mobil: http://m-mea.eksantrik.com
http://www.facebook.com/meadergi
Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.
marketing europe & anatolia / 1
Köşe
Elvin Ekşioğlu / [email protected]
( editörden)
Biz hep buradayız...
Bilenler biliyor. Beş kuruş geliri olmadan iki yılı aşkın süredir yayınlanan marketing
europe & anatolia'nın arkasındaki güç, Eksantrik Prodüksiyon.
Eksantrik Prodüksiyon'u ilk kurduğumuz yıllarda çok heyecanlıydık. O güne kadar
yapım şirketlerinin reklam ajanslarına yönetmen showreellerini kah VCD, kah VHS,
kah DVD karman çorman sunduklarını görüyorduk.
Biz uluslarası yönetmenlerden anlaştığımız seçme kadromuzun showreellerini
menülü DVD'lerle takım halinde sunduk. Büyük bir ajansın ajans prodüktörü, bizi
siz de nerden çıktınız diyerek karşıladı. Başka büyük bir ajansın ajans prodüktörü
ki sonra kendisi rakip bir prodüksiyon şirketinde yönetmen oldu, Traktor ile çalışan
Fransız yönetmenlerden bir seçkiyi kendisine sunduğumuzda "bunlar Avrupai değil"
dedi. Sonra gerçek amacını anladık.
Nitekim biz de aç kalmadık. Kah yurt dışından, kah ülkemizden reklamcılığı bilerek
yapan kurumlardan aldığımız işlerle ayakta kaldık. Ancak anladık ki, birkaç kurum ve
kişi dışında reklam sektörü, hasbel kader sektöre girmiş ve ahbap çavuş ilişkisiyle
varlıklarını sürdüren cahiller ordusundan oluşuyor.
O nedenle sektörde hak ederek yer alan gerçek reklamcıları çok önemsiyoruz. Bu
sektör ve ekonomi ayakta kalacaksa gerçek reklamcıların tecrübe ve çalışmalarıyla
ayakta kalacak. Olumsuz örneklerin çokluğu ve pervasızlığı, reklamcılığın gerçek
değerlerini küstürmesin diye biz elimizden geleni yapmaya hazırız.
Birlikte daha güçlü olalım. Hem müşteri, hem ajans, hem de prodüksiyon şirketleri
için bol kazançlı, kaliteli işlere imza atalım diye biz hep burada olacağız.
marketing europe & anatolia / 3
Kısa Kısa
Akdeniz Reklamcılar Derneği’nde bayrak değişimi...
ARD (Akdeniz Reklamcılar Derneği) seçim heyecanı yaşadı. Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan Genel Kurul Toplantısı’nda yapılan seçimle derneğin yeni başkanı,
Necdet Alkandemir oldu.
Akdeniz Reklamcılar Derneği, yeni başkanını seçti. Yapılan Genel Kurul Toplantısı’nda Necdet Alkandemir, 2
yıldır sürdürdüğü başkanlık görevini Himmet Öcal’dan
aldı. Graphx Ajans Başkanlığı olan Necdet Alkandemir,
ARD’nin de kurucu üyelerinden.
Yapılan
seçiminin
ardından
ARD’nin yeni yönetim kurulu şu
isimlerden oluştu: Başkan Yardımcısı Serdar Karatepe (Panama
Creatı̇ ve Agency), Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Binici (Turuncu
Ajans), Sayman Kunt Hepyücel
(Fı̇ krı̇ bı̇ r Ajans), Genel Sekreter
Emel Erçiftçi (NBE Reklam).
Yeni yönetim kurulu, seçimin ardından toplanarak, ARD’nin yeni dönem plan ve stratejilerini belirledi.
Yönetim, bu plan çerçevesinde ARD’nin 10. yılında sektörün gelişmesi ve eğitimi ile ilgili projeler üretmek için çalışmalarına başladı. Temel stratejisini Antalya’nın tanıtımı
ve marka değerinin yükseltilmesi olarak belirleyen yönetim
kurulu, bu plan doğrultusunda kente katkı sağlamak isteyen tüm kurum, kuruluş, STK ve kişilerle birlikte çalışma
ve işbirliği içinde hareket etme kararı aldı.
Doğrudan Satış Derneği’nin yeni başkanı...
1994 yılında kurulan Doğrudan Satış Derneği’nin yeni
başkanı Oriflame Türkiye Genel Müdürü Kemal Kaya
oldu. Kaya, önümüzdeki üç yıl boyunca 800 binden fazla
doğrudan satış temsilcisinin yer aldığı sektörde, dernek
başkanlığı görevini sürdürecek.
Ürün ve hizmetlerin sabit bir perakende noktası olmadan
tüketiciye satılması anlamına gelen “doğrudan satış” yöntemi, zaman içinde kozmetikten kişisel bakıma, zinde
yaşam ve beslenme destek ürünlerinden ev bakım ve
teknolojilerine kadar farklı ürünlerin ve hizmetlerin satıldığı
dev bir sektöre dönüştü. Türkiye’de son yıllarda sürdürülebilir bir büyüme kaydederek 800 binden fazla bağımsız
satış temsilcisi ile 1 milyar TL’ye yaklaşan ciroya ulaşan
Doğrudan Satış Sektörü, hem yarattığı katma değer hem
de sunduğu istihdam imkânlarıyla en hızlı büyüyen sektörler arasında yer alıyor.
Doğrudan satışı geliştirmek, sektör içinde en üst düzeyde iş ahlakı prensipleri oluşturup korumak ve toplumun
doğrudan satış konusundaki bilgi ve güvenini arttırmak
amacıyla 1994 yılında kurulan Doğrudan Satış Derneği’nde
bayrak değişimi gerçekleşti. Sektörde iki dönem başkanlık
4 / marketing europe & anatolia
yapan Amway’den sonra Türkiye Doğrudan Satış Derneği
Başkanlığı sırası Oriflame’e geçti. Doğrudan Satış
Derneği’nin yeni başkanı Oriflame Türkiye Genel Müdürü
Kemal Kaya oldu. Kaya, önümüzdeki üç yıl boyunca
dernek başkanlığı görevini sürdürecek.
Kısa Kısa
Geleceğin Kadın Liderleri Projesi...
20-25 yaş arasındaki yeni mezun genç kadınlar için pratik bilgiler
Üniversite son sınıf öğrencisi veya yeni mezun, 20-25 yaş arası
genç kadınların katılımına açık olan Geleceğin Kadın Liderleri
projesi kapsamında düzenlenen dört günlük eğitimler süresince
katılımcılara özgeçmiş yazma, iş aramada teknolojinin kullanımı,
mülakat simülasyonları gibi işe alım sürecinde çok faydalı olacak
pratik bilgiler aktarılıyor. Genç kadınlar ayrıca hedef belirleme,
iş ahlakı, etkin iletişim, kariyer planlaması gibi iş hayatlarına yön
verecek dersleri de içeren bir eğitimden geçerek bankacılık, sağlık, telekomünikasyon, reklamcılık, hızlı tüketim gibi farklı sekKAGİDER ve Sanofi Türkiye işbirliğiyle hayata geçirilen, genç
kadınların toplum ve iş hayatındaki konumlarını güçlendirmeyi hedefleyen Geleceğin Kadın Liderleri Projesi’nin 5. dönem
eğitimleri başlıyor.
Geleceğin Kadın Liderleri projesi, genç kadınların işgücüne
katılım süreçlerini kolaylaştırarak, onların toplum ve iş hayatındaki hedeflerine ulaşmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Proje
kapsamında katılımcıların profesyonel iletişim ağlarının genişletilmesi, teknik eğitimlerinin yanı sıra işgücüne katılımlarının
da sağlanması, sosyal duyarlılıklarının geliştirilmesi hedeflenirken, çeşitli eğitimler ve danışmanlık desteği de veriliyor.
törlerin temsilcilerinden, o sektörlerle ilgili doğrudan bilgi alma
şansına da sahip oluyor.
Sertifika alan genç kadınlara 6 ay mentorluk desteği
Dört günlük eğitimini tamamlayarak sertifika alacak tüm genç kadınlara, iş arama süreçlerinde altı ay boyunca KAGİDER ve Sanofi Türkiye tarafından mentorluk desteği de verilecek. Son dört
yılda toplam 259 genç kadın, Geleceğin Kadın Liderleri Projesi
kapsamında sertifikasını teslim aldı. Projeye dahil olmak isteyen
genç kadınlar, 01 Ağustos 2014 tarihine kadar
www.geleceginkadinliderleri.org adresindeki formu doldurarak
başvurularını yapabilecek.
Unilever, genç girişimciler arıyor...
OMO, Algida, Lipton, Dove gibi markaların üreticisi Unilever, genç girişimcileri sürdürülebilirlikle ilgili sorunlara
çözümler bulmaya çağırdığı ‘Unilever Sürdürülebilir Yaşam Genç Girişimciler Ödülü’nü düzenliyor.
Tüm dünyada gençleri, çevresel etkileri azaltan, sağlık
ve esenliği artıran, yaşam koşullarını iyileştiren, sürdürülebilir ürünler ve hizmetlerle ilgili fikir geliştirmeleri için
teşvik eden yarışmaya başvurular, 1 Ağustos’a kadar
devam edecek. Ekim ayında açıklanacak 7 finaliste, toplamda 200.000 Euro’yu aşan finansman desteği ve özel
danışmanlık hizmeti verilecek.
Finalistler arasından seçilecek ve ‘Galler Prensliği Sürdürülebilir Yaşam Genç Girişimci Ödülü’nün sahibi olacak genç girişimci ise Ocak 2015’te açıklanacak.
Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ‘Unilever Sürdürülebilir
Yaşam Genç Girişimciler Ödülleri 30 yaş ve altı gençlerin katılımına açık olarak gerçekleşiyor. Yarışma, çeşitli
uygulama ve davranış değişiklikleri aracılığıyla, çevresel etkileri azaltan, sağlık ve esenliği artıran, yaşam koşullarını iyileştiren, sürdürülebilir ürünler ve hizmetlerle
ilgili fikirleri bulmaya odaklanıyor.
Kazanana
200.000
Euro finansman ve rehberlik desteği
Cambridge Üniversitesi
Sürdürülebilir
Liderlik
Enstitüsü ortaklığında
ve Ashoka işbirliğiyle
gerçekleştirilen ‘Unilever Sürdürülebilir Yaşam Genç Girişimciler
Ödülü’nde, finale kalan
7 gence toplamda 200.000 Euro’yu aşan finansman desteği ve özel rehberlik hizmeti verilecek. Yarışmanın kazananı aynı zamanda Galler Prensi Charles’ın himayesinde
verilen ‘Galler Prensliği Sürdürülebilir Yaşam Genç Girişimci Ödülü’nün sahibi olacak.
Son başvuru tarihi 1 Ağustos 2014 olan yarışma ile ilgili diğer tüm detayları öğrenmek ve başvuru yapmak için
www.changemakers.com/sustliving2014adresini ziyaret
edebilirsiniz.
marketing europe & anatolia / 5
Kısa Kısa
TrafiCaps yarışması…
Trafikte
Sorumluluk
Hareketi’nin, ülkemizdeki trafik
güvenliğine dikkat çekmek
amacıyla düzenlediği TrafiCaps
yarışmasının kazananları belli
oldu.
Ulaştırma,
Denizcilik
ve
Haberleşme
Bakanlığının
koordinasyonunda, TÜVTÜRK
Araç Muayene İstasyonları’nın
desteğiyle ve ilgili paydaş
kuruluşlarla iş birliği içinde
yürütülen Trafikte Sorumluluk Hareketi (TSH) projesi, hedef
gruplarda trafik güvenliği ve bireysel sorumluluklar konusunda
farkındalığı geliştirmeyi amaçlıyor.
Değerlendirme sonucunda, Çağlar Özkahyalar birinci, Samet
Yıldız ikinci, Burak Kalsın da üçüncü oldu. Kazananlar, Samsung Galaxy Note 3, Apple iPad 4 ve Nokia Lumia 925 ile ödüllendirildi.
Trafikte Sorumluluk Hareketi’nin Facebook sayfasında (trafik.
hareketi) trafik.hareketi’nde sergilenen caps’lerden en çok
beğeni alan caps’in sahibi Pelin Balkanlı da Samsung Galaxy
Note 3 sahibi oldu.
Effect İletişim Grubu’nun
Yeni Müşterisi Toyota...
Küresel alanda faaliyet gösteren halkla ilişkiler ve iletişim kuruluşlarından Burson-Marsteller’ın Türkiye temsilciliğini yürüten
Effect Halkla İlişkiler otomotiv sektörünün devlerinden Toyota
Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş’yi müşteri portföyüne kattı. Türk
otomotiv sektörüne ve ekonomisine yaptığı büyük yatırım ve
geri dönüşlerle faaliyetlerini sürdüren Toyota Otomotiv Sanayi
Türkiye A.Ş. aynı zamanda 2013 yılının ihracat Şampiyonları
arasında yer alıyor. Toyota’nın Avrupa’daki üretim merkezlerinden biri olarak, ürettiği yüksek kaliteli araçları,dünyanın bir
çok noktasına ihraç eden şirket, yeni yatırım ve üretim hedefleri ile Türkiye ekonomisine katkısını sürdürmeye devam ediyor. Effect İletişim Grubu, kurumsal iletişim danışmanlığı, kriz
yönetimi, medya iletişimi, etkinlik yönetimi, finansal yönetim ve
halka arz iletişimi, marka iletişimi, uluslar arası halkla ilişkiler,
kurumsal sosyal sorumluluk yönetimi, sosyal medya yönetimi,
lüks ve sanat yönetimi ile iç müşteri alanlarında müşterilerine
hizmet veriyor.
Sana ve Becel’in
tercihi de Edelman oldu...
Gri Creative’e
üç yeni müşteri...
Edelman, Türkiye pazarındaki büyümesine hızla devam ediyor. 2012 yılının Nisan ayında Türkiye ofisini
açan ve iki yılda dev markaları müşteri portföyüne katan Edelman,2014 yılında
UnilevermarkalarındanDove’unPR ve dijital alanlarında
iletişim danışmanlığını üstlenerek, yeni yıla iddialı bir
giriş yapmıştı. Edelman Türkiye,Haziran ayında yaptığı anlaşmayla, Unilever’ın margarin markaları Sana ve
Becel’e de iletişim danışmanlığı hizmeti vereceğini açıkladı.
Global olarak 35 ülkede, 26 yıla dayanan güçlü bir işbirliği bulunan Unilever ve Edelman,bugüne kadar dünya
çapında birçok başarılı projeye imza attı. Dove markasının ardından gıda sektörünün iki önemli markası, Sana
ve Becel’in de iletişim danışmanlığını üstlenen Edelman
Türkiye, böylece Türkiye’de de Unilever ile olan işbirliğini güçlendirmeye devam ediyor.
Gri Creative, Romatem Fizik
Tedavi ve Rehabilitasyon
Hastaneleri, Deniz Yatırım
Ortaklığı A.Ş. ve Terakki Vakfı
Okulları’nı müşteri portföyüne
kattı.
Dijital pazarlama çözümleri
sunan Gri Creative, üç yeni
markayı müşteri portföyüne kattı.
Bundan sonraki dönemde; Romatem Fizik Tedavi ve
Rehabilitasyon Hastaneleri, Deniz Yatırım Ortaklığı A.Ş.
(Deniz GYO) ve Terakki Vakfı Okulları’na da hizmet vermeye başlayacak Gri Creative; Romatem Fizik Tedavi
ve Rehabilitasyon Hastaneleri’ne kreatif, dijital ve sosyal medya olmak üzere üç farklı alanda entegre iletişim
hizmetleri sunacak.
Deniz GYO ve Terakki Vakfı
Okulları’nın da dijital alanda tercih ettiği Gri Creative, bu
markaların web sitelerini hayata geçirecek.
6 / marketing europe & anatolia
Kısa Kısa
İllere Göre Bankacılık Verileri Açıklandı...
Türkiye
lar
Birliği’nin
hazırladığı
kiye
Banka-
lu Muğla’da her 929 kişiye 1 ATM düştüğü tespit edildi. İlk sırada
(TBB)
yer alan Muğla’yı, her bin 274 kişiye 1 ATM ile 2 milyon 158 bin
“Tür-
265 nüfuslu Antalya takip ediyor. Nüfusu 14 milyon 160 bin 467
Bankacılık
olan İstanbul’da ise bin 401 kişiye bir ATM düşüyor.
Sistemi’nde Seçilmiş
Toplam mevduatın yüzde 70’i, 3 büyük ilde toplanıyor
Göstergelerin
İllere
Nüfusa göre bankacılık hizmetlerine de değinilen raporda
ve
Göre
İstanbul, “her 4 bin 545 kişiye 1 şube” ile ilk sırada yer aldı. İkinci
Dağılımı” raporu ile
Bölgelere
Muğla’da ise sektör, her 4 bin 608 kişiye 1 şube ile hizmet veriyor.
bankacılık sisteminin
Türkiye nüfusunun yüzde 30’una sahip üç büyük il olan İstanbul,
2013 yılı haritası or-
Ankara ve İzmir’de, toplam mevduatın yüzde 70’i ve toplam kre-
taya çıktı. İl bazında
dilerin yüzde 59’u bulunuyor.
şube
Kredi ve mevduat kullanım artışında Ağrı ve Muş ilk sırada
başına
kredi
kullanımında Gazian-
2009 yıl sonuyla 2013 yıl sonu verileri karşlılaştırıldığında, kişi
tep ilk sırada yer alırken; Türkiye’de kişi başına en çok ATM
başına mevduat oranının Muş’da yüzde 138 oranında artarak
düşen şehir Muğla oldu. Kişi başına kredi kullanımında ise
459 TL’den bin 95 TL’ye; Ağrı’da ise yüzde 123’lük artışla 526
2013 yılında yüzde 22’lik artış yaşandı.
TL’den bin 176 TL’ye yükseldiği göze çarpıyor.
TBB, 2013 Aralık ayı bilgilerini baz alarak hazırladığı “Türkiye
Aynı dönemlerin içerisinde kişi başına kredi oranındaki artış Tür-
Bankacılık Sistemi’nde Seçilmiş Göstergelerin İllere ve Böl-
kiye ortalamasında yüzde 188 olarak kayda geçerken; bu veriler
gelere Göre Dağılımı” raporunu kamuoyu ile paylaştı. Mevduat
ışığında Muş, Hakkâri ve Ağrı’da talepler Türkiye ortalamasının
bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarını kapsayan rapor-
oldukça üzerinde. Kişi başına kredi kullanım miktarı Muş’ta yüz-
da, “finansal erişim, hizmet, kişi başına kredi ve mevduat”a
de 334’lük artış ile bin 634 TL, Hakkâri’de yüzde 300’lük artış ile
ilişkin ayrıntılı sonuçlar yer aldı. Raporda Türkiye İstatistik
kişi başına bin 541, Ağrı’da ise yüzde 241’lik artış ile kişi başına
Kurumu (TÜİK) tarafından 2013 yılı için yapılan adrese kayıtlı
bin 706 TL olarak gerçekleşti.
nüfus kayıt sistemi (ADNKS) bilgilerinden de faydalanıldı.
Türkiye genelinde ise kişi başına mevduat 2013 yılında 9 bin 576
Türkiye’nin şube zengini ilçeleri Çankaya, Kadıköy ve Şişli
TL’den 11 bin 506 TL’ye, kişi başına kredi ise 9 bin 532 TL’den
Rapora göre Türkiye’de 2013 yıl sonu itibariyle 81 ilde ve 928
12 bin 501 TL’ye yükseldi. Reel olarak kişi başına mevduat 2013
ilçede toplamda 45 mevduat, kalkınma ve yatırım bankasına
yılında yüzde 12, krediler ise yüzde 22 oranında arttı.
ait 10 bin 942 şube bulunuyor. 3 bin 114 şubenin bulunduğu
Şube başına kredi kullanımında Gaziantep lider
İstanbul yüzde 29 oran ile en yüksek paya sahip bölge olarak
Şube başına en yüksek mevduat verilerinin de paylaşıldığı rapor-
öne çıkıyor. 172 şube bulunan Kuzeydoğu Anadolu ise sahip
da İstanbul 137,4 milyon TL ile ilk sırada yer aldı. Şube başına
olduğu yüzde 2’lik oranla bölge sıralamasında en sonda yer
mevduatın en düşük olduğu il ise 19,2 milyon TL ile Ardahan
alıyor.
oldu. İstanbul, şube başına ortalama mevduatta ilk sırada yer
İlçe bazında şube bilgilerinin de paylaşıldığı raporda, ilçe
alan bölge olurken, Kuzeydoğu Anadolu 28,9 milyon TL ile son
sınırları içerisinde bulunan 477 şube ile Çankaya ilk sırada.
sırayı alıyor.
Çankaya’yı, 318 şubeyle İstanbul’dan Kadıköy ve 280 şubeyle
İl bazında şube başına en yüksek kredi miktarında Gaziantep
Şişli takip etti. Raporda Türkiye genelindeki şubelerin yüzde
129,9 milyon TL ile 128 milyon 183 bin TL’lik kredi miktarına sa-
45’inin İstanbul, Ankara ve İzmir’de olduğu bilgisi de yer alıyor.
hip İstanbul’u geçerek ilk sıraya yerleşiyor. 2009’dan bu yana
Sektörün istihdam verilerine de değinen rapora göre, 2013 yıl
Gaziantep’in kredi kullanım oranı yüzde 288 artış göstererek,
sonu itibariyle Türkiye bankacılık sektörü 196 bin 735 kişiye
yüzde 149 olan Türkiye ortalamasını neredeyse iki katına çıktı.
istihdam sağlıyor. Kişi başına en çok ATM’nin düştüğü il Muğla
Şube başına en düşük kredi kullanım miktarına sahip il ise, 28
Raporda, sektörün Aralık 2013 itibariyle yurtiçinde 38 bin 099
milyon 362 bin TL ile Bayburt’a oluyor.
ATM’sinin, 2 milyon 421 bin 310 POS cihazının ve 2 milyon
884 milyar TL’lik mevduatın yüzde 37’si tasarruf kalemi
212 bin 867 üye işyerinin bulunduğu belirtiliyor.
Raporda, yurtiçi şubelere ait mevduatın 2013 yıl sonu itibariyle
Bu veriler doğrultusunda, 10 bin 166 ile İstanbul’un en çok
882 milyar TL (414 milyar dolar) olduğu belirtilirken; toplamdaki
ATM’ye, Bayburt’un ise 24 ile en az ATM’ye sahip şehirler
884 milyar TL’lik mevduatın içinde tasarruf kalemlerinin 330 mi-
olduğu ortaya çıktı. İstanbul 640 bin 742 ile en çok POS
lyar TL (yüzde 37) olduğu bilgisi de yer alıyor.
cihazının kullanıldığı şehir olarak da kayda geçti.
Bölgeler itibariyle bakıldığında, toplam mevduat içerisindeki en
TÜİK ADNKS 2013 yıl sonu verilerine göre, 866 bin 665 nüfus-
yüksek payı yüzde 49 ile İstanbul’un aldığı dikkat çekti.
marketing europe & anatolia / 7
Yeni Ürünler
Samsung’dan 3D V-NAND’lı SSD...
Seul’de düzenlenen 2014 Samsung SSD Küresel Zirvesi’nde
tanıtılan yeni Samsung 850 PRO katı hal sürücüleri, yeni
bir performans düzeyine taşıyor. Samsung’un yeni SSD’si
Temmuz 2014’ten itibaren dünya genelinde 53 pazarda
ulaşılabilir olacak.
Tescilli V-NAND teknolojisine dayanan yeni 850 PRO, en
son teknolojilerin kullanıldığı kişisel bilgisayarlarda ve iş
istasyonları için son derece ideal. Samsung’un V-NAND
teknolojisi, tescilli bir dikey hücre yapısı içeriyor ve halihazırda
geleneksel flaş bellekte kullanılan düzlemsel NAND mimarisinin getirdiği yoğunluk sınırlamasının aşılmasında yeni
bir dönemi temsil ediyor. Teknoloji bu şekilde önemli hız,
dayanıklılık ve enerji verimliliği iyileştirmeleri getiriyor.
Samsung Electronics Ürün Pazarlama Ekibi Kıdemli Başkan
Yardımcısı Unsoo Kim, yeni nesil SSD teknolojisi ile ilgili
olarak; “Samsung, yeni 850 PRO V-NAND SSD ile SSD
teknolojisinin gelişimi açısından önemli bir gelişmeye imza
atıyor. Üstün dayanıklılık, performans ve enerji verimliliği
sağlayan yüksek yoğunluklu SSD’lerle bu alandaki
liderliğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Müşterilere rakipsiz
bir performans sunan lider V-NAND SSD’ler sağlayarak,
inovatif bir bilişim ortamı oluşturmaya büyük bir önem veriyoruz” dedi.
Sürücü, çalışırken ortam sıcaklığını koruyan ve aşırı
ısınmanın getirebileceği potansiyel veri kaybını önleyen
“Dinamik Sıcaklık Koruyucusu” özelliğine de sahip.Samsung
850 PRO, 128 gigabayt (GB), 256GB, 512GB ve 1 terabayt
(TB) depolama kapasitelerinde piyasaya sunulacak.
Su geçirmez Sony Walkman®
Sporu yaşam biçimi haline getiren müzikseverler, bu yaz,
su altında bile müzikten mahrum kalmayacak. Sony, fitness
meraklıları için spor salonunda, yürüyüş parkurunda, koşu
bandında, hatta havuz içinde bile rahatlıkla kullanılmak üzere kompakt ve su geçirmez Sony Walkman® Giyilebilir MP3
Çalar NWZ-W273S’i tasarladı.
Sony Walkman® Giyilebilir MP3 Çalar NWZ-W273S, kristal
gibi net tiz sesleri ve derin basları, olağanüstü bir ses performansı ile sunuyor. Sony’nin tüm üst düzey kulaklıklarında
bulunan güçlü sese ek olarak, destekleyici şekilde oturması
için yeni bir gerilim bandı da bulunduran oynatıcı ile birlikte
küçük, orta ve büyük kulaklıklar da veriliyor. Bu sayede Sony
Walkman® Giyilebilir MP3 Çalar NWZ-W273S, koşu, bisiklet
sürme veya yüzme sırasında güvenlik ve uzun süreli kullanım konforu sağlıyor.
Yaklaşık 1.000 şarkı için 4 GB dahili bellek
Sony Walkman® Giyilebilir MP3 Çalar NWZ-W273S, hareket
halindeyken şarkıları oynatmak, dondurmak veya değiştirmek ve kolaylıkla sesi ayarlamak üzere sezgisel kontrollere
sahip olacak şekilde tasarlandı. Yaklaşık 1.000 şarkı depolama kapasitesine sahip 4 GB dahili belleği ile kullanıcılar
10 / marketing europe & anatolia
kolaylıkla DRM-siz müzik dosyaları ve şarkı listelerini sürükleyip bırakarak Mac veya PC için iTunes®, Windows® Media
Player veya Windows Explorer üzerinden çalabiliyor. Sony
Walkman® Giyilebilir MP3 Çalar NWZ-W273S tam şarjlıyken
sekiz saate kadar şarkı çalabiliyor. Aynı zamanda kullanımı
kolay bir hızlı şarj fonksiyonu da sunuyor. Piliniz tamamen
bitmiş olsa bile sadece üç dakika boyunca şarj edilmesi halinde, cihaz 60 dakikaya kadar müzik çalabiliyor. MP3 Çalar
NWZ-W273S’in 179 TL fiyatıyla satışta.
Yeni Ürünler
PlayStation®TV ...
Sony’nin E3 Fuarı’nda görücüye çıkardığı uygun fiyatlı
PlayStation®TV sistemi, ultra ince boyutları
(6,5cm × 10,5cm) ile bir televizyona bağlanabilen tüm PlayStation® platformlarının en küçüğü olma özelliğini taşıyor. PS
TV ile kullanıcılar çeşitli oyunlara ve geniş PlayStation içerik
yelpazesine erişebilecek.
Sony Computer Entertainment Inc.,kullanıcıların çeşitli oyun
içeriklerinin ve PlayStation®4 (PS4TM) Remote Play’in
tadını evlerindeki televizyonlar üzerinde kolaylıkla çıkarmasını sağlayacak olan PlayStation®TV’yi(PS TV),Kuzey
Amerika’nın en büyük video oyun fuarı olanE3 Fuarı’nda görücüye çıkardı.Siyah renge sahip olacak olan PS TV, sonbaharda, Kuzey Amerika, Avrupa ve Pal bölgesinde, bağımsız
sistem olarak piyasaya sürülecek.
Ürün, Kasım 2013’te, PlayStation®Vita TV (PS Vita TV) adı
altında Japonya ve diğer Asya bölgelerinde piyasaya sürülmüş ve rahat, kullanılması kolay bir oyun sistemi arayan tüketiciler arasında büyük rağbet görmüştü.
PS TV, ilk piyasaya sürüldüğü tarihten bu yana, sistem yazılım güncellemeleri ve içerik iyileştirilmeleri ile sürekli olarak
geliştirildi. PlayStation®Vita (PS Vita) taşınabilir eğlence sistemi ile aynı çip seti ve sistem yazılımının kullanıldığı PS TV,
ultra ince boyutları (6,5cm × 10,5cm) ile bir televizyona bağlanabilen tüm PlayStation® platformlarının en küçüğü olma
özelliğini taşıyor. Kuzey Amerika, Avrupa ve PAL bölgesindeki kullanıcılardan gelen talepleri karşılamak üzere, sistemi
yeni bir isim ve renkte piyasaya sürecek olan Sony, sadece
PS TV üzerinde mümkün olan eğlence deneyimleri sunacak.
3 boyutlu yazıcı,
3bFab ile Türkiye’ye Geliyor..
Dünyanın en çok satan 3 boyutlu yazıcı markası MakerBot’unTürkiye dağıtıcısı 3bFab, 3 boyutlu yazıcıların
Türkiye’de bireylere ve endüstriye sağlayacağı katkılara
dair vizyonunu paylaştı. 3bFab, toplantıda ev kullanıcılarına hitap eden uygun fiyatlı yeni MakerBot Mini modelinin
önümüzdeki haftalarda Türkiye’de satışa sunulacağının duyurdu.
3bFab Genel MüdürüHakan Güzelgöz, MakerBot’un geniş
vizyonu ve uygun fiyatlı ürünleriyle üç boyutlu yazıcı teknolojilerinin gelişiminde ve yaygınlaşmasında önemli bir rol
oynadığını söyledi. Güzelgöz, 3bFab henüz 1 yıllık bir şirket
olmasına rağmen sundukları ürün ve hizmetlere beklentilerinin üstünde bir talep olduğunu söyledi. Dünyanın en çok
satan 3 boyutlu yazıcı markası MakerBot’un dağıtıcılığını
üstlenmenin de bu bilinirliğe olumlu katkıda bulunduğunu
ifade eden Güzelgöz, “Özellikle endüstri, sanayi, mimari, tasarım gibi sektörlerden yoğun talep görüyoruz. Son 6 ayda
oldukça farklı sektörlerden de talepler gelmeye başladı. Örneğin tekstil sektöründen talepler aldık, kolej ve üniversiteler
eğitim amaçlı olarak ürünlerimizi kullanmaya başladı. Biz-
den ürün satın alarak evde kendi 3 boyutlu baskılarını yapan
ünlüler de var” diye konuştu.Ürün satışı haricinde baskı ve
tarama hizmeti de sunduklarını söyleyen Güzelgöz, hazır
modellerin seri olarak baskısı gerçekleştirmekten 3 boyutlu
yazıcı kiralamaya kadar birçok hizmet sunduklarını belirtti. 3
boyutlu yazıcı teknolojilerine dair detaylı bilgi edinmek için
http://www.3bfab.comadresini ziyaret edebilirsiniz.
marketing europe & anatolia / 11
Medya Dünyası
Görev değişiklikleri...
Yazılı Basında Görev Değişiklikleri
Zaman Gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, bir
veda yazısıyla gazetesinden ayrıldığını duyurdu.
Müzisyen, yazar, reklamcı Kaan Sezyum ile müzisyen ve yazar Hüsnü Arkan, Birgün ailesine katıldı.
Vatan Gazetesi yazarı ve enerji editörü Ufuk Şanlı,
uzmanpara.com’un başına getirildi.
Turkuvaz Reklam Grubu’nda yazılı medya satış
genel müdürü Gürcan Korkmaz görevden alındı.
Korkmaz’ın yerine dergilerden sorumlu reklam genel müdür yardımcısı Ceyda Uzman Başman, Turkuvaz Reklam Grubu’nun yeni yazılı medya satış
genel müdürü oldu.
Aydınlık Gazetesi’nin yazar kadrosuna gazeteci ve
siyasetçi Can Ataklı, akademisyen, yazar ve siyasetçi Birgül Ayman Güler, ekonomi yazarı Mustafa
Pamukoğlu, şair, oyuncu ve çevirmen Ülkü Tamer
katıldı.
Akşam Gazetesi’nde Mart 2011’den bu yana muhabirlik yapan Melis Apaydın ile gazetenin yolları
ayrıldı.
Habertürk Gazetesi Reklam Genel Müdürlüğü’ne
Orçun Çevikoğulları getirildi
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları
Vakfı’nda (SETA) Siyaset Araştırmaları Direktörü ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde (YBÜ) öğretim
üyesi olarak görev alan Hatem Ete,
Akşam Gazetesi’nin yazar kadrosuna katıldı.
Akşam Gazetesi’nde 2005 yılından
bu yana köşe yazarlığı yapan Elif
Aktuğ’un yayın ile yolları ayrıldı.
EtyenMahçupyan
Akşam
Gazetesi’nde yazılarına devam
edecek.
Yurt Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, görevinden
ayrıldı.
Gazeteci ve siyasetçi Can Ataklı,
Aydınlık Gazetesi’nin yazar kadrosuna katıldı.
Turkuvaz Dergi Genel Müdürü Levent Tayla ile yollar ayrıldı.
CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, BirGün
Gazetesi’nin yazarları arasına katıldı.
Radikal Gazetesi’nin dijital hayata geçmesinin ardından Pınar Öğünç, Demet Bilge (editör ve muhabir), Ömer Şahin’nin (Ankara Temsilcisi)de aralarında bulunduğu birçok kişinin yayınla yolları ayrıldı.
Görsel Basında Görev Değişiklikleri
Beyaz TV Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent
Çöltekin görevinden ayrıldı.
Oflaz Medya Grubu’nun, Türksat üzerinden şifresiz
olarak yayın yapacak olan yeni kanalı Fil TV yayına başladı.
Artı 1 TV Genel Reklam Tanıtım Müdürlüğü görevinde bulunan Hüseyin Kaya’nın kanal ile yolları
ayrıldı.
TGRT Haber’in muhabirlerinden Akın Altay ve Merve Yakan’ın kanal ile yolları ayrıld
İşitsel Basında Görev Değişiklikleri
Gazeteci Ceyda Karan, 31 Mayıs Cumartesi gününden itibaren her hafta, haber radyosu RS FM’de
program yapacak.
Gazeteci Ünsal Ünlü, Radyo Avrasya Türk’te sunduğu programına son verdi.
Halk TV, 100.8nolu frekanstan Radyo Halk adıyla
12 / marketing europe & anatolia
İstanbul’da yayın hayatına başladı.
Beyaz TV Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent
Çöltekin görevinden ayrıldı.
Oflaz Medya Grubu’nun, Türksat üzerinden şifresiz
olarak yayın yapacak olan yeni kanalı Fil TV yayına başladı.
Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanlığı’nı yürüten ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapan Celal Toprak, Artı Bir
TV’de hafta içi her gün saat 13:00’da ‘Yeşil Ekonomi’ programını yapacak.
Artı 1 TV Genel Reklam Tanıtım Müdürlüğü görevinde bulunan Hüseyin Kaya’nın kanal ile yolları
ayrıldı.
TGRT Haber’in muhabirlerinden Akın Altay ve Merve Yakan’ın kanal ile yolları ayrıldı.
Medya Dünyasından Diğer Haberler
24 TV’de teknik yönetmenlik yapan 26 yaşındaki
Birol Kıcı, Şile yolunda geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.
Türkiye’de gazete, dergi, televizyon, internet ve
dijital yayıncıların tamamını kapsayan ve otomotiv
alanında faaliyet gösteren; otomobil gazetecilerini
bir araya getirmeyi amaçlayan, Otomotiv Gazetecileri Derneği kuruldu.
Anadolu Ajansı Kudüs ofisi,
Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosu Büyükelçi Mustafa
Sarnıç ile AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü
Kemal Öztürk’ün katılımıyla
26 Mayıs’ta açılacak.
Gezi olaylarını kapağına taşıdığı Temmuz 2013 sayısı
nedeniyle, yayını durdurulan
NTV Tarih Dergisi, NTV’den
bağımsız olarak Tarih adıyla
yayın hayatına kaldığı yerden devam edecek.
1 Ekim 2012 tarihinde günlük
gazete olarak yayın hayatına
merhaba diyen Sol Gazetesi, 4 Haziran 2014’te
son sayısını yayınlayarak haftalık olarak yayın hayatına devam edecek.
Akşam Gazetesi’nde yazılarına devam edecek
olan Etyen Mahçupyan’ın ilk yazısı yayınlandı.
Akşam Gazetesi’nin Ekonomi Bölümü Müdür Yardımcısı Onur Demirhisar, Güneş Gazetesi’nin Ekonomi Şefi oldu. Demirhisar, Akşam Gazetesi’ndeki
görevine de devam edecek.
Ahmet Özer, Hürriyet Gazetecilik İcra Kurulu Başkanlığı görevine atandı.
Levent Tayla’nınTurkuvaz Dergi Genel Müdürlüğü
görevinden ayrılmasının ardından 2005 yılından
beri grupta görev alan Tuncel Sunar, Turkuvaz
Dergi Grubu’na vekaleten atandı.
Radikal Gazetesi yazarı gazeteci Cüneyt Özdemir,
son yazısıyla gazeteden ayrıldığını açıkladı.
Star Gazetesi yazarı Taha Akyol’un da oğlu olan
yazar Mustafa Akyol ve Sedat Laçiner’in yayın ile
yolları ayrıldı. Hürriyet Gazetesi’nde görev yapan
Serhan Yedig, emekliliğini isteyerek gazete ile yollarını ayırdı.
Alışıldık mizah dergilerinden farklı bir anlatım dili
hedefiyle Tapir’’in ilk sayısı çıktı.
Radikal Gazetesi, yayın hayatına dijital gazete olarak devam edecek.
Medya Dünyası
marketing europe & anatolia / 13
Çankaya
Röportaj
a sakinini arıyor...
Cumhurbaşkanlığı
seçim kampanyaları başladı.
Ülkemizde ilk defa Cumhurbaşkanı’nı halk seçecek.
Önümüzdeki günlerde demokrasi tarihimizde
ilk kez bir Cumhurbaşkanlığı
seçim kampanyasına tanık olacağız.
Reklamcılara bu kampanya hakkındaki
görüşlerini sorduk.
Röportaj Elvin Ekşioğlu [email protected]
Ümit Ülker
İki Ucu Tayyipli Değnek
10 Ağustos’ta
bir kez daha
sandık
başına gideceğiz,
güya Cumhur,
başkanını
ilk
kez kendi seçecek. Gerçekte böyle mi olacak?..
Siyaseten söyleyeceğim, yazacağım
çok fazla şey var. Ama burada bizden
istenen reklamcılık yönünden yorumlar
yapmamız. Dolayısıyla ben sunulanlara da ürün gözüyle bakacağım.
Eve çamaşır makinesi alacağız. Alternatiflerden biri Arçelik, biri Beko. Sonuçta ikisi de Koç Grubu’nun markası.
Satın aldığınızda evinize Arçelik-Beko
Servisi elemanları getiriyor. Parayı da
Koç Grubu kazanmış oluyor.
Geçen gün Bosch elektrik süpürgemin plastik aksamı kırılmıştı. Aradım.
Salı sabahı eve teslim olarak üzerinde
Siemens-Bosch servisi yazan araçtan
inen Siemens-Bosch Servisi T-Shirt’lü
eleman tarafından teslim edildi.
Hazır çorba alacaksınız. Markete gittiniz. Bir ürünün üzerinde Bizim, diğerinin üzerinde Halk yazıyor ama sonuçta
ikisi de Ülker’in markaları.
Daha fazla pazar payı kapma adına
kendi rakip markanı yaratmak yeni bir
şey değil. Üstelik de satın alma kararını verecek olana seçim yaptırmış gibi
oluyorsun ama sonuçta karlı olarak sen
çıkıyorsun. Seçimi yapan değil.
Merkez sağ, logolarla, gösterişli ambalaj ve sunumlarla ortaya koyduğu esas
malını daha fazla parlatırken, diğer
halk tipi ürünü dümdüz bir ambalajla,
reklamını bile doğru dürüst yapmadan,
üstelik de halkın dilinin bile dönmediği
bir marka adıyla ortaya koyunca, güya
Cumhur bunlardan birisini seçmeye
kalkacak.
12 Eylül’den sonra, yeniden demokrasiye dönerken de aynı şey yapılmadı
mı?.. Askeriye kökenli general eskisi
ve askeri vesayetin temsilcisi Turgut
Sunalp, “köprüyü sattırmam”dan başka
bir şey söyleyemeyen Necdet Calp ve
marketing europe & anatolia /15
Röportaj
Amerika tarafından yaldızlanmış, cilalanmış, boyanmış Turgut Özal arasında
seçim yapmak zorunda kalmadınız mı?
Liberalleşme ve Ortadirek sözcüklerine
kanıp büyük yolsuzlukların, hayali ihracatların yolunu açmadınız mı?
10 Ağustos’ta hayırlı alışverişler. Siz
oyunuzu vereceksiniz, onlar istediklerini alacaklar ve yine karlı çıkacaklar.
Ümit Çelebi
Öncelikle belirtmek isterim
ki ben bu seçimi anayasamız
doğrultusunda
salt bir Cumhurbaşkanlığı
seçimi olarak
görüyorum.
Öte yandan, toplum olarak büyük bir
çoğunluğumuzun 12 Eylül anayasasını
artık onaylamadığı aşikar. Ancak hiçbirimizin benimsemediğimiz hiçbir yasayı
doğrudan, ya da etrafından dolanarak,
hiçe sayma hakımız olamaz. Bu nedenle ben Cumhurbaşkanlığı seçimini
şu anda yasalarımızın belirlediği üzere bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olarak
görüyorum ve aksini hukuksuz buluyorum; değerlendirmemi de bu doğrultuda yapacağım.
Cumhurbaşkanlığı onursal ve temsili
bir makam; bu nedenle icraata dayalı
yaptırımları olmamakla beraber, yaşam
kalitemiz üzerinde çok önemli etkileri
var. Bir icraat makımından öte söylem
makamı olması, ne söylediği kadar
nasıl söylediğini de çok önemli kılmakta. Bu da son derece akılcıl ve planlı
bir iletişim becerisi gerektirmektedir.
Toplumun bütününü temsil edecek bu
makamın iletişim üslubu ve yaklaşımı
toplumsal refahımız için önem taşımaktadır.
Bugünlerdeki, sosyal yaşamımızdaki
kutuplaşmışlık, farklılıklarımızı zengin16 / marketing europe & anatolia
lik görmeyen, tahammülsüz ve sürekli
gergin, birbirine karşı kaba ve anlayışsız bir topluma doğru gidişimiz endişe
verici bir boyuta ulaştı. Cumhurun başının cumhuru uzlaştırıcı, empati kurma becerisine sahip, olgun, barışçıl bir
kimliğe sahip olması gerektiği kanısındayım. Bir toplumun başarılı olmasının
da, birlikte yaşamaktan haz duymasının ve hatta hayatından memnun olmasının da her konuda aynı düşünme
ve davranmasına değil, birbirine saygı
duymasına ve birbirinin farklılıklarına
saygı gösterebilen hoşgörülü bir uzlaşma kültürünü yaşamasına ve yaşatmasına bağlı olduğu kanısındayım. Cumhurbaşkanlığı seçiminin birlikte, saygı
ile yaşamaya halk olarak ne kadar gereksinim duyduğumuzu gösterebildiğimiz, her kim seçilecekse bu halkın
istediğinin; bölünmek değil, birleşmek
olduğunun kavramasını sağlayabildiğimiz bir süreç olmasını diliyorum.
Huzursuz, birbirine güvenmeyen, benden olanlar ve olmayanlar diye bölünmüş bir topluluğun ekonomi yönetiminin de başarılı olmayacağı bir gerçek.
Birlikte yaşamayı beceremeyen bir toplumun birlikte iş başarıları elde etmesi,
birlikte ekonomik sıçramalar yaşaması
da mümkün olmayacaktır.
Cumhurbaşkanı’nın başarısını, kaç
Türk gencine hoşgörü, vatanperverlik,
empati sahibi olmak, katılmadığı fikirleri adap içinde ifade edebilmek, devlet
adamı olmak anlamında örnek olabildiği ile bağlantılı görüyorum.
Şüphesiz seçim her oy sahibinin kendi özgür iradesi ile istediği gibi oyunu
kullanmakta hür olması gereken demokratik sistemin en önemli aracıdır.
Bu seçimin olması gerektiği gibi, şaibesiz ve başarı ile tamamlanmasını,
halkın çoğunluk oyları ile seçilecek
Cumhurbaşkanı’nın her kim olursa olsun çoğunluğun Cumhurbaşkanı olmasını temmenni ederim.
Nurgül
Eryıldır Günay
Ülke gündemi
her
zamanki
gibi hararetli.
Bir günümüz
de
olaysız,
sorunsuz geçmiyor.
Şimdi
de
cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlendik. Yurdumuzda ilk kez cumhurbaşkanını halk
seçecek. Adaylar kimler olacak, aday
belirleme sürci nasıl işleyecek, 30 Mart
yerel seçimlerinden beri hepimizin merakla beklediği konu oldu. Sonunda
CHP ve MHP ortak bir isim üzerinde
uzlaşarak “çatı adayını” açıkladı: Ekmeleddin İhsanoğlu!
Açıklandığı andan itibaren de gecemiz
gündüzümüz “Ekmeleddin aslında kimdir?” sorgulamasıyla geçiyor.
Günler Ekmeleddin ne demiş, ne yapmışla geçerken Ak Parti de Cumhurbaşkanı adayını açıkladı: Recep Tayyip
Erdoğan! Sürpriz oldu mu? Hayır. Hepimiz zaten Erdoğan’ın aday olacağını
biliyorduk. Erdoğan’ın adaylık açıklaması her zamanki gibi çok şaaşalı oldu.
Daha çok dini konulara gönderme yapan adaylık konuşması sağda kemiklekmiş olan Ak Parti oylarını sağlama
almak ister gibiydi.
Ekmeleddin CHP için doğru bir aday
mı? Bence CHP çizgisi için çok doğru bir aday değil, Emine Ülker Tarhan
olsaydı daha mutlu olurdum. Ama bu
seçimler normal bir yerel seçim ya da
milletvekili seçimi değil. Ülkemizin geleceğine yön verecek bir seçim gibi duruyor. Demokratik, laik cumhuriyet rejiminin geleceğini tehlikede gören CHP,
sadece kendi seçmeninin oylarının
yeterli olamayacağını düşündüğü için,
toplumun pek çok kesimini etkileyebilecek bir aday belirlemek istedi. Muhafazakar Müslüman kesimin çoğunlukta
Röportaj
gibi. Aslında RTE, her zaman gerilim
üreterek bundan yarar sağlayan bir siyaset izliyor. Çünkü ‘Zekice laf sokma’
gemisiyle muhalefet yürümüyor… Karşısında örneğin bir Emine Ülker Tarhan
olduğu takdirde işi bundan çok daha
kolay olacaktı. RTE, bu seçimlerde Eİ
ismiyle bu kadar gerilim üretemeyince,
aday isim özelinde değil de ‘gezi zekalılar’, ‘paralel yapı’, ‘darbeciler’, ‘bunlar’
söylemleriyle her zamanki siyasetine
devam edecek gibi görünüyor… da
Eİ’nin söylemlerinin ne olacağını, açıkçası ben de merak ediyorum. (Bu yazı
dergimize ulaştığında adaylar henüz
açıklanmamıştı)
Gürkan
Günaydın
olduğu bir ülkede, laik cumhuriyet ilkesine aykırı düşünceleri olmayan, aynı
zamanda halkın geneli üzerinde olumlu
etki yaratacak bir aday belirlediler.
Sonuç olarak Ekmeleddin İhsanoğlu
seçilirse, bugüne kadar seçilmiş olan
cumhurbaşkanları gibi olacak. Çok
fazla yetkisi olmayan, devletin kurumlarının birbirleriyle uyumlu çalışmasını
sağlamaya çalışan bir devlet adamı
olarak görev yapacak.
Recep Tayyip Erdoğan seçilirse, bütün
yerel seçim çalışmalarında da söylediği
gibi cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılmasını sağlayarak, hükümeti ve dolayısıyla ülkeyi yönetmeye devam edecek. Bir adım daha atarak çok istediği
başkanlık sistemini Türkiye’ye getirip
“başkan” olmanın yolunu açacak.
Hayırlısıyla şu seçimi de atlatıp huzura
kavuşsak diye bekliyorum. Umut işte,
hep umut...
Seler
Cebecioğlu
Henüz
Ak
Parti’nin adayı
resmi
olarak
açıklanmadıysa da, bu Cumhurbaşkanlığı
seçimi,
özellikle son yerel
seçimlerde olduğu gibi ‘Ak Parti ve
diğerleri’nin (BDP ve HDP hariç) yarışı
halinde geçeceği belli oldu. Çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ismi, oldukça
stratejik bir hamlenin ve tam anlamıyla
reaktif olarak yürütüleceği belli olan bir
kampanyanın aday ismi… ‘RTE ve Ak
Parti kazanmasın da…’ ile başlayan
bir mantığın sonucu… Ama Eİ ismiyle
ilgili ilk baştaki genel olumsuzluk, kendini gitgide bir kabullenmeye bırakacak
Bu seçim kampanyaları bize
siyasetçi cumhurbaşkanı
profilinde Tayyip Erdoğan ile
Ahmet Necdet
Sezer’in daha
mutaasıbı, daha mütedeyyini olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun karşılaşmasını
gösterecek. Bu durumda şu gerçeğin
altını çizmekten kendimi alamadım. O
da, Erdoğan karşıtı siyaset zihniyetinin
zorunluğu değişikliği, bazı parametreleri geç de olsa kabul edişi.
Türkiye “değişti” “muhafazakarlaştı”
diyenler kaybediyor.“Türkiye hep buydu kardeşim” değişmesi gereken siyaset diyenler kazanıyor. En azından
tek parti döneminden sonraki toplumsal reaksiyonlar fırsat bulduğu her an
bize bunu gösteriyor. Ahmet Necdet
Sezer’den Ekmeleddin İhsanoğlu’na
dönüşümün haritasını birilerinin çıkarması lazım. Çünkü o haritanın kıvrımlı yollarında Erdoğan’ın başarısı saklı!
Cemil Meriç’den bir alıntı ile bitiriyorum:
Uyanışın geç olmadı mı büyücü çırağı?
marketing europe & anatolia / 17
Köşe
Nurgül Eryıldır Günay / [email protected]
( kelebeğin
fırtınası)
Cumhur seçimin farkında mı?
Sevgili okurlarım bugün kendimi köşe yazıları merakla
beklenen bir gazeteci gibi hissettim :) Bu satırları bilmem
kaç bin fit yüksekte uçakta yazıyorum. Genel yayın
yönetmenim sevgili Elvin en geç hafta sonu yazılar gelecek
dedi. Yazının yetişmesi lazım, yapacak bir şey yok :)
Ülkenin bitmek tükenmek bilmez sıcak gündemi Ağustos
ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle
daha da sıcak hale geldi. Muhalefet partilerinden CHP ve
MHP'nin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ile Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan arasında geçecek olan yarışta
bakalım hangi aday kazanmak için ipi göğüsleyecek.
Adayların açıklanmasının ardından seçim sloganları ve
seçim vaadleri hepimiz için merak konusu oldu. Yürürlükte
olan kanunla cumhurbaşkanı yetkileri çok kısıtlı, doğrudan
halka hizmetle ilgili bir faaliyet yok. O nedenle nasıl bir
seçim kampanyası olacak merak ediyorum.
kurtularak çok güzel bir adım attı. Acun'un o buz gibi
ifadesiz suratıyla tuhaf aslan animasyonunun biraraya
gelmesiyle oluşan reklamı çok iticiydi. Her izlediğimde
yüzümde ekşi bir ifade oluşuyordu. Kurtulduk çok şükür.
ING Bank'ın yeni reklamlarına bayılıyorum. Faizi kolaya
benzettiği, önceden paranızı çekerseniz gazı kaçar
espri dizisi şahaneydi. Son reklam filmindeki hesabı yan
masadan gönderdiler esprisine kahkahalarla gülüyorum
:)))) Restoranda yemek yiyen bir çiftin yanına yaklaşan
garson hesap pusulasını uzatarak "yan masadan
gönderdiler" diyor. Yemek yiyen çift şaşkınlıkla bakıp nasıl
olur falan derken garson lafa giriyor tekrar. "Onlar hesabı
ödemiyor, biz de size yansıtıyoruz". Müşteri karşı çıkıyor,
bu çok mantıksız diye, cevap çok hoş: "mantık yok, sistem
var" :)))
Uludağ Frutti Ekstra'nın yabancı kız arkadaşlı reklamı da
tam bir sevimsizlik örneği. İki kız, iki erkek dört arkadaş
birlikte Uludağ Frutti Ekstra içiyor. Yabancı uyruklu sarışın
Başbakan'ın cumhurbaşkanlığı için hazırlattığı logo basına kız maden suyunun tadını çok beğendiğini belli etmek için
yansıdığı anda tartışmalara yol açtı. 2008 seçimlerinde
"what is this" diye soruyor. Kız pek güzellikten nasibini
ABD başkanı Obama'nın kullandığı logodan esinlenildiği
almamış, ona rağmen bizim acar Türk gençleri hemen
çok belli olan logo, bir hayli amatörce uyarlanmış.
kıza kur yapmaya başlıyor. Sonunda anlıyoruz ki, kız
Erdoğan'ın bugünlere gelmek için aştığı zorlukları
aslında Türkçe biliyormuş. Baştan sona keyifsiz, Frutti
gösterdiği söylenen kıvrımlı yol, hazır grafiklerden alınmış içmeye özendirmeyen bir reklam olmuş. Hadi diyelim
gibi. Alttaki Erdoğan yazısının stili ise AKP Beyoğlu
ajans böyle bir şey düşünmüş, peki müşteri nasıl ikna
Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ın 30 Mart yerel olmuş? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün güzel bir tweetiyle
seçimlerindeki kampanya afişlerinde gördüğümüz gibi
yorumlamak istiyorum: İnsan gerçekten hayret ediyor :)
bitişik hatta üst üste yazılmış harflerden oluşuyor. Kısacası
üzerinde pek düşünülmemiş, uğraşılmamış bir logo olmuş. Son olarak Garanti Bankası'nın hayvanlı serisinin son
üyesi kaplumbağadan bahsetmek istiyorum. Tavuk
Ekmeleddin İhsanoğlu tarafında ise durum hepten acaip.
favorimdi, ama zamanla kaplumbağa onu geçebilir diye
Seçime kısa bir zaman olmasına rağmen halen sloganı
düşünüyorum. Animasyonu kadar seslendirmesi de çok
ve seçim kampanyası ile ilgili görsel bir çalışmaya
hoş olmuş. Engin Günaydın nam-ı diğer Avrupa Yakası'nın
rastlamadım. Facebook ve Twitter'da paylaşılan capsler
Burhan Altıntop'u sesiyle kaplumbağayı daha da sevimli
dışında resmi olarak hazırlanmış bir afiş göremedim.
hale getirmiş.
Seçime 1 kala dileğim, vatanımıza, milletimize hayırlı,
uğurlu olacak bir seçim sonucuna kavuşmak. Umut işte...
Gelelim tüketim dünyasındaki marka savaşları ve
reklamlara yansımalarına. ING Bank Acun Ilıcalı'dan
Bu sayıdaki yazım 21 yıl önce 2 Temmuz'da Madımak
Oteli'nde yanarak hayatını kaybeden canlarımız için :(
Ayrıca varlığıyla hepimizin hayatına güzellikler katan
sevgili ablam Eminuş ve bu sayıdaki yazımın editörlüğünü
yapan sevgili Burçin Yaşar Üner için...
marketing europe & anatolia / 19
Reklam Dünyası
Yandex’le, Pek Yakında’nın setine...
Yandex, geçtiğimiz mayıs ayında tanıtımını yaptığı etkinlik
platformu Yandex Sahne’yle 3 kişiyi, uzun süredir beklenen
ve Cem Yılmaz, Ozan Güven, Tülin Özen gibi birçok yıldızın
rol aldığı Pek Yakında filminin setine davet ediyor.
Ekim 2014’te vizyona girecek olan Pek Yakında’nın setine
misafir olmak için yapılması gerekenler çok kolay: yandexsahne.com’a girip Facebook ile bağlanarak, karşınıza çıkan
ve filmin setinde çekilmiş olan fotoğrafın eksik kısımlarını
Yandex yardımıyla cevaplandıracağımız sorularla tamam-
lamak. Fotoğrafı tamamladıktan sonra sete neden gitmek
istediklerini karşılarına çıkacak özel paylaşım penceresinden, yaratıcı bir metin eşliğinde ve #YandexleSeteGelsem
etiketiyle paylaşan kullanıcılar arasından 3 şanslı kişi Yandex Sahne ile sete gitme hakkı kazanıyor.
Pek Yakında’nın setinde birbirinden ünlü oyuncularla tanışmak ve Pek Yakında heyecanına herkesten önce ortak olmak için şimdi yandexsahne.com’u ziyaret edebilirsiniz.
ElidorSelfie’leri ile Medcezir’de rol...
Elidor’unMedcezir dizisi ile işbirliği, kullanıcılarına çok özel
deneyimler kazandırmaya devam ediyor. Elidor yeni yarışmasıyla, kullanıcılarına Türkiye’nin sevilen dizisiMedcezir’de
rol alma şansını veriyor.Herhangi bir Elidor ürünüyle çektiği
selfie fotoğrafını Facebook’ta paylaşanlar, Medcezir dizisinde rol alma şansı kazanacaklar.
Türkiye’nin en sevilen saç bakım markası Elidor,Medcezir
dizisi ile yaptığı işbirliği ile bu özel deneyimlerden birini daha
tüketicilerine sunuyor. Şimdi Elidor ile selfie fotoğrafını çekerek paylaşıma açanlar Medcezir dizisinde rol alma şansını
yakalayacaklar.
Yarışmaya katılmak için yapılması gerekenler; herhangi
bir Elidor ürünü ile selfie fotoğraf çekmek, Elidor Facebook
sayfasına yüklemek ve fotoğrafın beğeni toplamasını beklemek… En fazla beğeni toplayan 3 fotoğrafın sahibi yarışmayı kazanarak büyük ödül olan Medcezir setiyle tanışacaklar.
Temmuz ayında sonuçları açıklanacak olan yarışma hakkında detaylı bilgi almak için, Elidor’un Facebook sayfasını
ziyarete edebilirsiniz.
20 / marketing europe & anatolia
Reklam Dünyası
Volvo Cannes Lions’da destan yazdı...
Volvo Trucks’ın Live Test kampanyası ile The Epic Split filmi,
‘reklamcılığın dünya kupası’ olarak kabul edilen Cannes’da
en iyiler kategorisindeki pek çok ödüle layık bulundu. Yeni
kamyon serisindeki inovasyonların tanıtıldığı kampanyalar 8
Altın Ödül’ün yanı sıra Sanal ile Film kategorilerinde de iki
prestijli Grand Prix ile toplam 20 ödül aldı.
Tüm dünyadan 37 bin başvurunun yapıldığı Cannes Lions,
küresel reklamcılık alanının en önemli yarışmalarından biri
olarak kabul ediliyor. İletişimde yaratıcılığın ödüllendirildiği
yarışmayı kazananlar, sektördeki en iyi 300 isim tarafından
seçiliyor.
Volvo Trucks Halkla İlişkiler Direktörü Per Nilsson, “Elbette, Live Test kampanyamızın böylesine global bir arenada
ve dünyanın en büyük son kullanıcıya satış gerçekleştiren
şirketlerle doğrudan rekabetin olduğu bir ortamda övgü kazanmış olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Sadece
çevrimiçi ortamda yayınlanan kamyonlarla ilgili filmlerin bu
tarz bir övgüyü hak etmiş olması, kampanyanın da sıra dışı
karakterini ortaya koyuyor. B2B ürünler için de dünya çapında iletişim kampanyaları düzenleyebileceğimizi göstermiş
olduk” dedi.
2014 Effie Etkinlik Endeksi...
GLOBAL
AVRUPA
marketing europe & anatolia /21
Röportaj
25 yıllık konut tec
Evra Group
Yönetim Kurulu Başkanı
Hasan TOPALOĞLU
EVRA Group 25 yıllık konut tecrübesini 2012 yılından
sonra yeni bir konsept ile geliştiriyor. Artık müşteriler
sadece başını sokabilecek dört duvar bir mekandan akıllı evlere
kadar değişik ihtiyaçlarını karşılayacak mekansal taleplere geçmiş
durumda. Biz de bu talebe kayıtsız kalmayarak her türlü
konforu içine alan yaşam alanları inşa ediyor, müşterilerimizin
ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz.
Röportaj Elvin Ekşioğlu [email protected]
-Evra Group hakkında kısaca bilgi
verir misiniz?
EVRA Group 25 yıllık konut tecrübesini 2012 yılından sonra yeni bir konsept
ile geliştiriyor. Artık müşteriler sadece
başını sokabilecek dört duvar bir mekandan akıllı evlere kadar değişik ihtiyaçlarını karşılayacak mekansal taleplere geçmiş durumda. Biz de bu talebe
kayıtsız kalmayarak her türlü konforu
içine alan yaşam alanları inşa ediyor,
müşterilerimizin ihtiyacını karşılamaya
çalışıyoruz.
- Evra Group’un projeleri hakkında
bilgi verir misiniz? Özellikle StatüPark, Evra Life, Oto World Asya projelerinin lokasyonları, hedef kitleleri,
fiyatları, ödeme koşulları, teslim tarihleri, sosyal donatı alanları, inşaat
teknikleri konusunda neler söylersiniz?
Evra Group’un en son, en yeni projesi
Evra Life. Evra Life, diğer projelerimiz
gibi İstanbul’un yükselen değeri Pendik- Kurtköy Bölgesi’nde yer alıyor. Tam
olarak Kurtköy Reyhan Caddesi üzerinde konuşlanıyoruz. 10 bin m2 alan üze22/ marketing europe & anatolia
rine kuruluyor olan Evra Life 3 blok, 157
daire ve 13 dükkandan oluşmakta. 20
bin m2 inşaat alanı bulunan projemiz,
Sabiha Gökçen Havalimanı, Teknopark
Teknoloji Merkezi, Tem Otoyolu, Viaport AVM ve bölgeye değer katan birçok ayrıcalıklara kolay ulaşma imkanı
sağlamakta. Tip olarak 1+1, 2+1, 3+1
ve 4+1 dairelerimiz mevcut. Dairelerimiz 50 m2 - 245 m2 aralığında yer alıyor. Projemizde ön satışlarımız başladı
ve satış rakamlarımız şu an lansmana
özel fiyatlarda. Metrekare birim fiyatı
2.700 ila 3.300 TL arasında değişiyor.
İnşaatımıza gayet hızlı başladık ve Aralık 2015 olarak duyurduğumuz teslim
tarihini yetiştirebileceğimizi düşünüyoruz.
Diğer bir projemiz olan StatüPark da
oldukça iyi ilerliyor. Şu an kaba inşaatı bitmiş durumda. İnce işleri ve çevre
düzenlemesi üzerinde çalışılmaya başlandı. Eylül başında oturuma hazır halde olmasını planlıyoruz. StatüPark, 8
bin 529 m2 alan üzerinde 2 blok içinde
218 daire olarak inşa ediliyor. Ayrıca ön
kısım market niteliğinde bir ticari birim
crübesi...
Röportaj
için yer ayrıldı. StatüPark’ın imkanlarını
şöyle sıralayabilirim; 24 saat güvenlik,
fuaye alanı, kapalı otoparkta her daireye numaralı araç yeri, bahçe kafeteryası, fitness salonu, kapalı yüzme havuzu,
hamam, sauna, buhar odası, gölet ve
şelale, çocuk parkı ve seyir terası. Seyir
terası artık oldukça çok sayıda projede
var diyeceksiniz ancak emin olabilirsiniz ki manzaramız projede yer alan
birçok müşterimizi ikna eden etmen.
StatüPark Pendik Residence’ta satışlar
beklediğimiz gibi yüzde 70’e yaklaştı.
Dairelerimiz 1+1 brüt 61,8 m2 ile 4+1
brüt 214 m2 arasında projelendirildi ve
ruhsatları bu şekilde alındı. Liste fiyatlarımız 196.000 TL ile 1.200.000 TL arasında değişiyor.
Ve en önemli projelerimizden Oto
World Asya. Oto World Asya Anadolu
yakasının “ilk ve tek” Oto AVM’si. Uzunca bir süre de tek kalacak gibi görünüyor çünkü İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı ile İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden alınan bilgiye
göre Anadolu yakasında başka bir Oto
AVM projesi için adım atılmamış.
Anadolu Yakası’nın ilk ve tek Oto
AVM’si Oto World Asya Projemiz, 365
24 / marketing europe & anatolia
AVM’si Oto World Asya
Projemiz, 365 iş yeriyle hizmet
verecek bir proje. 25 yılı aşan
deneyimlerimiz ile
Evra Group ve Has Şirketler
Grubunun ortaklığında gerçekleştiriliyor.
iş yeriyle hizmet verecek bir proje. 25
yılı aşan deneyimlerimiz ile Evra Group
ve Has Şirketler Grubunun ortaklığında
gerçekleştiriliyor. Oto World Asya’da
otomobile dair ne varsa, neye ihtiyaç
varsa kolaylıkla bulunabilecek. Sıfır ve
2. El oto galerileri, danışma ve müşteri
ilişkileri servisi, araba kiralama şirketleri, araç aksesuar ve müzik sistemleri
mağazaları, sigorta acenteleri, toplantı
ve seminer salonu, trafik müşavirlikleri, bankalar, hobi market, lastik ve jant
mağazaları, oto kuaförü, sağlık kabini,
çocuk eğlence alanları, kafe ve restoranlar Oto World Asya’da yer alacak
bölümler. Oto World Asya, öneminin
gün geçtikçe daha iyi anlaşılacağı ve
benzerlerinin hızlı bir şekilde artacağı
bir marka haline gelecek. Konuyla ilgili
olarak otomotiv sektörü, distribütörleri
ve üreticilerinden de inanılmaz olumlu
dönüşler alıyoruz. Toplamda 365 ticari
birim olduğundan bahsetmiştim daha
önce. Ancak bunların arasından 35’ini
banka, restoran, cafe gibi diğer hizmetlere yönelik birimlere ayırdık. Yani
galericiler için 330 alan var. Dükkanlarımızın metrekare birim fiyatı 3 bin 600
Röportaj
TL’den başlıyor. 22 bin 275 m2 arsa alanında toplamda 95 bin m2 inşaat alanı
üzerinde gerçekleştirilecek projemizde
dükkan büyüklükleri 200 m2 – 600 m2
arasında değişiyor. Projemizin temelleri Aralık 2012’de atıldı. Bu yılın Aralık
ayında teslim edilmesini planlıyoruz.
Bu zamanlama çok önemli bir zamanlama aslında. Şöyle ki; Anadolu Yakasında resmi rakamlara göre 3 bin 500
oto galerisi var ve bu iş yerleri kapanırsa binlerce insanın işini kaybetmesi söz
konusu. Biz Pendik gibi İstanbul’un en
hızlı gelişen bölgelerinden birinde açacağımız bu AVM ile galericilerin iş yerlerini kaybetme endişesine bir çözüm
sunuyoruz. Geçtiğimiz aylarda İçişleri
Bakanlığı’ndan galericilere yönelik şehir dışına çıkarmayı içeren genelgenin
uygulanmasına dair son uyarı geldi ve
uygulamalar 31 Aralık 2014 tarihine ertelendi. Aralık 2014’te kapılarını açacak
olan Oto World Asya, genelge uygulanmadan galericilerin yeni yerlerine geçerek, taşınma süreci dışında, işlerine
ara vermeden devam etmeleri olanağı
sağlıyor.
Oto World Asya ile ilgili son olarak şunu
söylemek istiyorum: Pendik İstanbul’da
Pendik İstanbul’da tüm ulaşım
araçlarının yer aldığı tek ilçe.
Marinası ve deniz otobüsü deniz
ulaşımını sağlıyor.
tüm ulaşım araçlarının yer aldığı tek
ilçe. Marinası ve deniz otobüsü deniz
ulaşımını sağlıyor. Bu projemizin E-5
ve TEM bağlantılarına yakınlığı en
önemli özelliği. Oto World Asya’nın,
Anadolu’dan gelen ve raylı ulaşımı kullananların İstanbul’da ilk durağı olan
Pendik’te yer alması da ayrıca bir avantaj. Çok yakında metro bu önemli ilçeye
kadar uzanmış olacak. Sabiha Gökçen
Havaalanı’na 2 km. kadar yakın mesafede bulunmak ise bulunmaz nimet.
Bu sayede Oto World Asya’nın sadece
İstanbul değil, çevre iller ve Türkiye genelinden de ziyaretçi alacağını düşünüyoruz. Bu sayede Oto World Asya’nın
ülke ekonomisine ve prestijine de ciddi
katkıları olacaktır.
- Evra Group, projeleri için neden
Kurtköy Pendik bölgesini tercih ediyor? Size göre bu bölgenin hem inşaat şirketlerine hem de gayrimenkul
alıcısına vaat ettiği avantajlar neler-
dir. Kısacası neden Pendik Kurtköy?
Türkiye’de gayrimenkul çok hızla değer
almakta. Bunun en büyük örneği İstanbul. Bu durumun Avrupa- Asya ülkelerinde konuşuluyor olması, uluslar arası
dergi ve gazetelerde haber olması bizim için çok büyük avantaj. İstanbul’da
gayrimenkul hakikaten çok büyük bir
artış sergilemekte. Gayrimenkule yatırım yapanlar her zaman altın ya da
dövizden daha karlı hale geliyorlar.
Ancak İstanbul’u belli noktalara ayıracak olursanız, lokasyon-ulaşım aksları
(havaalanı, demiryolu, hızlı tren, metro,
TEM bağlantı yolu, deniz ulaşımı vs.)
itibariyle en avantajlı yer Pendik’tir. Bu
bağlamda bu bölgeye yatırım yapanların kısa sürede büyük kar edeceğine
inanıyorum. Tabi İstanbul’da gerçekleştirilecek 2 “Yeni Şehir Projesi”nden
bahsediliyor biliyorsunuz. Bu “Yeni Şehir Proje”lerinden biri Tuzla’ya kurulacak, yani bölgeye çok yakın. Bu proje
bölgenin gelişimine çok önemli katkılarda bulunacak. Söz konusu gelişim bölge yatırımcısını ziyadesiyle memnun
edecektir.
- Evra Group projelerine ilgi gösteren gayrimenkul yatırımcısının profili hakkında bilgi verir misiniz? Bu
profilin içinde yabancı gayrimenkul
yatırımcısının yeri nedir? Bu oranı
artırmak istiyor musunuz? Bunun
için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Bize gelen vatandaşlarımız öncelikle
alacakları konutun lokasyonunu, projeyi ve imalatını iyice inceledikten sonra
karar veriyor. Hem İstanbul’da hem oldukça uygun fiyatlı projeler ürettiğimiz
için talep oldukça yoğun. Ayrıca gerek
pazarlıkla indirim, gerek taksitlendirme
konularında müşterilerimizi memnun
edecek çalışmalar yürütüyoruz. Başta
Oto World Asya olmak üzere projelerimizde bankalarla da ortak çalışmalar
halindeyiz.
Yurt dışından alıcılarımız da tabii mevmarketing europe & anatolia /25
Röportaj
cut. Özellikle Avrupa’da bulunan gurbetçi vatandaşlarımız çok büyük ilgi
gösteriyor. Ayrıca biliyorsunuz ki Arap
Ülkeleri’nden de Türkiye’ye yoğun ilgi
var. Bu yoğun ilgi aynı şekilde bizim
projelerimiz için de söz konusu. Bu arada, yabancı yatırımcıların ilgisi sadece
konuta değil. Yani konut olsa burada
akrabalarını barındıracakları ya da ülkeye döndüklerinde yaşayacakları bir
yer aradıklarını düşünürüz. Ancak yabancı yatırımcıların ilgisi aynı zamanda Oto World Asya’ya da yönelik. Oto
World Asya’dan iş yeri alıyorlar.
- Önümüzdeki dönem için planlarınız hakkında bilgi verir misiniz? Yeni
proje planlarınız var mı? Varsa bu
projeler hakkında kısaca bilgi verir
misiniz?
Biz EVRA İnşaat olarak istanbulun dışına inşaat alanında çıkmayı düşünmüyoruz. Hatta İstanbul içinde bile
semt bazında seçici davranmaya çalışıyoruz. Daha önce de bahsettiğim gibi
Pendik- Kurtköy Bölgesi’nin çehresinin
değişmesi, “Kentsel Dönüşüm” çalışmalarının tamamlanması konusunda
önemli bir yerimiz olacak. Şu an bölgede Oto World Asya, Evra Life, Statü26 / marketing europe & anatolia
Yurt dışından alıcılarımız
da tabii mevcut. Özellikle
Avrupa’da bulunan gurbetçi
vatandaşlarımız çok büyük
ilgi gösteriyor.
Park dışında tamamlanmak üzere olan
3 projemiz daha var (Serenat Park,
Doruk Park, Eviza Konakları). Tabi elimizin altında yeni dosyalar var, ancak
detaylı tetkikleri yapılmalı, diğerleri tamamlandıkça portföyümüze yenileri
eklenecektir.
Köşe
Abdullah Ekşioğlu / [email protected]
( retorik)
Koltuk sevdası...
Daha lise yıllarındayken 1986 yılında gazetecilik
yapmaya başladım. Bu kadar yoyun çalışılan bir işi
yürütürken aynı zamanda eğitimimi de tamamlamak
oldukça güçtü ama geceleri sadece 2-3 saat uyuyarak
gazetecilik mesleğini yürütürken lisansımı tamamlamayı
da ihmal etmedim.
Basın Konseyi'ne o güne kadar seçilmiş en genç Genel
Sekreter oldum.
Bu görev basına olan inancımı kaybetmeme de yol
açtı. Bir yıl sonunda istifa ettim ve bir daha büyük
sermaye gruplarının basın organlarında çalışmadım.
Sektör değiştirdim. Aslında sinema deneyimim olmasına
Ülkemizdeki mesleki örnekler benim için hiçbir zaman
rağmen film sektörüne en alttan başladım. Çay taşıdım,
yeterli olmadı. Her zaman uluslararası çalışmaları takip
asistanlık yaptım. Hatta terbiyesiz bir yapımcı tiyatrocu
ettim. Günlük gazetelerde, dergilerde çeşitli kademelerde rahmetli Mümtaz Sevinç'e "bak Basın Konseyi eski Genel
çalıştım. Daha 21-22 yaşlarındayken Türkiye'de özel
Sekreteri benim çayımı getiriyor." diye böbürlenmişti.
radyoların kurulmasına öncülük ettim. Özel radyoların
Hiç birşey söylemedim sadece gülüp geçtim. 450'nin
formatlarının belirlenmesinde aktif rol oynadım. Bugün
üzerinde reklam filminde çeşitli kademelerde çalıştım.
adı radyo ve TV dünyasında tanınan birçok ismi sektörle Yönetmenlik yaptım. Ancak piyasa bana yönetmen
ilk tanıştıran ben oldum. 24 Yaşında ise o güne kadar
diyene kadar kendime yönetmen demedim. Kendimi
dünyada bir örneği olmayan spot haber ajansının
hiçbir göreve aday göstermedim. Hep çalıştım, öncülük
formatını oluşturup hayata geçirdim.
ederken bile kimseye peşimden gelin demedim. Sadece
yürüdüm, isteyenler peşimsıra yürüdüler. Onları takipçi
29 Yaşına geldiğimde Basın Konseyi Genel Sekreterliğine olarak değil, yoldaş olarak gördüm. Aslında anlatacak
şeyler bunlarla sınırlı değil ama sanıyorum meramımı dile
önerildim. Devletin verdiği bir basın kartını taşımayı
getirmek için bu kadarı yeterli.
reddettiğim için o güne kadar hiç sarı basın kartına
başvurmamıştım. Basın Konseyi Tüzüğü ise Genel
Sekreter adaylarının 10 yıl sarı basın kartı taşımış
Şimdi bütün bunları neden anlattın be adam
olması gerekliliğini içeriyordu. Ben sarı basın kartımın
övüneceksen bara git diyebilirsiniz. Sadece son günlerde
olmadığını ve gerekçesini Basın konseyi'ne ilettiğimde
kendilerini çeşitli makamlara kendileri aday gösterip,
olağanüstü bir genel kurul toplantısı gerçekleştirildi ve
hizmet için kefenleriyle yola çıktıklarını iddia eden koltuk
tüzükteki "Basın Konseyi Genel Sekreteri10 yıl sarı
sevdalılarına ne kadar uzak olduğumu, bu hastalıklı
basın kartı taşımış gazetecilerden gösterilen adaylar
zihniyeti neden Çankaya'da görmek istemediğimi ifade
arasından yüksek kurulun oy birliğiyle seçilir." ibaresi,
etmek istedim.
"tecrübeli gazetecilerden gösterilen adaylar arasından
yüksek kurulun oy birliği ile seçilir." şeklinde değiştirildi ve Her ne kadar sürçü lisan ettiysem affola...
ben ilk yüksek kurul toplantısında oy birliğiyle seçilerek
marketing europe & anatolia / 29
Kampanyalar
Her Duşta Hayata Gülümse...
Duru’nun Beren Saat’li yeni reklam kampanyası büyük ilgi
görürken,kampanyanın kamera arkasında da birbirinden
renkli sahneler yaşandı. Kampanyanın yüzü olarak seçilen
Beren Saat reklam filminde, yoğun ve yorucu bir günün ardından Duru Duş Jeli ile hayat enerjisini ve neşesini nasıl
geri kazandığını anlatıyor..
Türkiye duş jeli pazarının büyüyen markası Duru, yeni Duru
Perfume duş jeli serisini tanıttığı reklam kampanyasında da
tercihini Beren Saat’ten yana kullandı. Yeni reklam filminde
yoğun günlük temposu nedeniyle enerjisi düşen Beren Saat,
yeni Duru Perfume duş jeli sayesinde tüm yorgunluğunu
atıyor, keyifli ve neşeli haline geri dönüyor. Reklam filminde Beren Saat’in enerjisi düştüğünde etrafındaki renklerin
kararıp solduğunu, yeni Duru Perfume Lotus Özlü duş jeli
kullanması ile birlikte dünyasının aydınlandığını ve tekrar
renklendiğini görüyoruz. Tazeleyen ve canlandıran bir Duru
duşunun ardından Beren Saat artık kırmızı halıda yürümeye
hazır.
Reklam çekimi İstanbul’da 2 gün boyunca 4 farklı mekanda
gerçekleştirildi, 80 kişilik bir ekiple yaklaşık 35 saat çalışıldı.
Beren Saat’in ve ekibin pozitif enerjisi sayesinde son derece
eğlenceli ve renkli geçen çekimde Beren Saat 3 farklı kos-
tüm değiştirdi. Kostümler modacı Özgür Masur tarafından
hazırlandı.
Reklam filminin yönetmenliğini ise bir önceki filmde olduğu gibi dünyaca ünlü yönetmenMarco Pinesi üstlendi.
Pinesi,Beren Saat ile çalışmanın çok keyifli olduğunu vurgularken, Türkiye’nin en güzel yüzlerinden biri olarak kabul
edilen Beren Saat de, “İki gün süren çekimlerin her dakikasından büyük zevk aldım; ekiple birlikte eğlendim ve ortaya
muhteşem bir kampanya çıktı” dedi.
marketing europe & anatolia / 31
Kampanyalar
Biscolata Pia’dan Limon Sorbe...
Yeni reklam filminde Biscolata erkeği, bu kez kadınlarla
‘Lezzete dair keskin bir öngörün olmalı’ kuralını paylaşıyor.
Biscolata erkeği daha sonra Biscolata Pia’nın Limon Sorbe çeşidini hazırlamak için hızlı ve etkileyici hareketlerle
limonu dilimlere ayırıyor. Kampanyanın üçüncü filminin yönetmenliğini de Can Ulkay yapıyor. Filmin, yaratıcı ajansı
Proximity İstanbul, prodüksiyon ajansı ise Dijital Sanatlar.
Mehmet Can Erdoğan’ın müziğini hazırladığı reklam filmini
ünlü oyuncu Sinan Tuzcu seslendiriyor.
Kampanya Künyesi
Reklam Ajansı: Proximity İstanbul
Kreatif Ekip: Biscolata Kreatif Ekibi
Müşteri İlişkileri: Selen Öngör, Özge Budunç
Yönetmen: Can Ulkay
Prodüksiyon Şirketi: Dijital Sanatlar
Müzik: Mehmet Can Erdoğan
Reklamveren: Şölen
Reklamveren Temsilcisi: Hayat Kapukaya, Ülkü Vural
Aygaz’dan yeni reklam kampanyası...
AygazOtogaz’ın reklam kampanyasında, önceki kampanyalarda olduğu gibi mizah unsuru ön planda yer alıyor. Avrupa
Yakası dizisindeki Şesu karakterini de canlandıran Bülent
Polat’ın başrolünü oynadığı reklam filminde, işinin uzmanı
olan yamaç paraşütçüsü, genç müşterilerini otogazlı aracıyla zorlu ve engebeli bir yoldan tepeye çıkartırken Aygaz
Otogaz’ın sağladığı ekstra performansı sergiliyor, gençlerle
de aralarında seyirciyi gülümsetecek eğlenceli diyaloglar yaşanıyor.
32 / marketing europe & anatolia
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Aygaz
Aygaz Pazarlama Direktörü: Ercüment Polat
AygazOtogaz Pazarlama Müdürü: Burcu Cihan Işık
AygazOtogaz Pazarlama Yöneticisi: Burak Pala
AygazOtogaz Pazarlama Sorumlusu: Aycan Gündüz Varol
Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL
CCD: İlkay Gürpınar
CD: Emre Kaplan, Zeynep Karakaşoğlu
Yaratıcı Ekip: Merve Gezer, Zeynep Orbay
CSO: Toygun Yılmazer
Stratejik Planlama Ekibi: Tuğyan Çelik, Ceren Şehitoğlu
Prodüksiyon Ekibi: Ceyda Kayaçetin, Övünç Hitay,
Merve Evirgen
Prodüksiyon Şirketi: KALA Film
Yönetmen: Eralp Vardar
Post Prodüksiyon: Sinefekt
Müzik: Opus Audio
Medya Ajansı: Universal McCann
Kullanılan Mecralar: TVC, radyo, internet
Kampanyalar
I am the Pompacı...
BP ile Mustafa Sandal’ın geçtiğimiz sene başlayan işbirliğinin son sürprizi “I am the Pompacı” şarkısı oldu. Çekimlerinde yaklaşık 75 kişinin yer aldığı, BP istasyonunda gerçekleşen videoda Mustafa Sandal’ın “Bombacı” isimli şarkısını
yeniden yorumlayan bir pompacıyla karşılaşması konu ediliyor.
Kampanya Künyesi
Reklamın Başlığı: I am the Pompacı
Reklamveren: BP Petrolleri A.Ş.
Reklamveren Temsilcisi: Deniz Güloğlu,Görkem Önal,
Sabiha Arabacı
Reklam Ajansı: Ogilvy & Mather ISTANBUL
Prodüksiyon Şirketi: Kala Film
Yönetmen: Hakan Yonat
Post Prodüksiyon: Post Modern
Müzik: Mustafa Sandal / Atakan Ilgazdağ
PR Ajansı: Ogilvy PR
Medya Ajansı: MindShare
Kullanılan Mecralar: Basın, Dijital, Radyo,TV
Coca-Cola’dan Yaz Reklam Filmi...
Coca-Cola yeni reklam filmiyle, mutlu anlarla birleştirerek
bilinç akışı tekniği ile anlatan bir yaklaşımı hayata geçiriyor.
Türkiye dışında Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan ve Kırgızistan olmak üzere beş farklı ülkede daha
yayınlanacak olan kampanya, izleyenlere bu yazın serinletici içeceğinin yine Coca-Cola olacağını esprili ve taze bir
söylemle anlatıyor.
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Coca-Cola Şirketi
Reklam Ajansı: Fikr’et
Yaratıcı Ekip: Gökçen Yücel, Gökhan Yücel,
Tayga Soysaltürk, Zeynep Başay
Stratejik Planlama / Koordinasyon: Göktuğ Yücekul
Yönetmen: Sercan Çuhadar
Prodüksiyon: İkinci Parti
Müzik: FFW
marketing europe & anatolia / 33
Kampanyalar
HSBC’nin yeni reklam filmi yayında...
Ayşegül Şenalp, “Müşteri odaklı hizmetlerimizin bir yenisini
daha hayata geçirdiğimiz yeni kredi kampanyamızda, hayallerine HSBC ile kolaylıkla ulaşan genç bir çiftin sıcak hikayesini konu alıyoruz.” dedi.
HSBC Türkiye’nin, yeni kampanyasının reklam filmi yayına
girdi. Grey İstanbul’un hazırladığı filmde, bütün yıl çalışan
ve güzel bir tatili hak eden genç çiftin, HSBC’nin %0.89 gibi
düşük bir faiz oranıyla sunduğu ihtiyaç kredisi sayesinde,
hayallerindeki tatile ulaşmalarının hikayesi anlatılıyor.
HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık Pazarlama Grup Başkanı
Kampanya Künyesi
Reklamveren: HSBC
Reklamveren Temsilcisi: Ayşegül Şenalp,
Aylin Gürsoy Cengiz, Sinem Alkan
Reklam Ajansı: Grey İstanbul
Kreatif Direktör: Engin Kafadar, Erdinç Mutlu
Kreatif Ekip: Taner Ardalı, Deniz Yenihayat,
Ahmet Balaban, Barış Erel
Müşteri İlişkileri: Goncafem Başçelik, Esra Erol,
Pınar Altınok Sönmez, Suna Gülru Talayman
Strateji: Özgün Özkalay
Prodüksiyon: Meltem Köse
Yönetmen: Emmanuel Bellegarde
Prodüksiyon Şirketi: SugarRush
Müzik Yapım Şirketi: Jingle House
Kullanılan Mecra: TV, Dijital
Ben, … senden öğrendim baba...
Kiğılı’nın Babalar Günü için hazırladığı yeni imaj filmi, babayla oğlunun hikayesini renkli bir dille ekranlara getiriyor.
Reklam filminde, bir çocuğun babasından neler öğrendiği ve bu öğrendiklerinin çocuğun hayatına nasıl yansıdığı
mesajı veriliyor. Üstelik Kiğılı reklam filmini www.facebook.
com/KigiliGiyimAS ve www.kigili.com üzerinden izleyip paylaşan herkese alışverişlerde indirim imkanı sağlayan Kiğılı,
geliştirdiği uygulamada #babamdanogrendim etiketiyle paylaşımlarda bulunanlara da sürpriz hediyeler kazandıracak.
Türkiye televizyonlarında gösterime giren reklam filmi, gazete, radyo, televizyon, açık hava reklam panoları ve internet
gibi diğer mecralarla da destekleniyor.
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Kiğılı
Reklamveren Temsilcisi: Didem Paktimur
Reklam Ajansı: Tezahurad
Yaratıcı Grup: Yüksel Barış Dinçer, Handan Dumlu,
Ahmet Caner Ar, Nihan Dinçer, Hakan Aydoğan
Müşteri Temsilcisi: Pınar Narman, Ceren Atasoy
Medya Direktörü: Didem Paktimur
34 / marketing europe & anatolia
Yönetmen: Metehan Aras
Görüntü Yönetmeni: Tayfun Çetindağ
Jingle: Hasan Çakırsoy
Dublaj: Ali Gür
Kullanılan Mecralar: Televizyon- Gazete- Outdoor –
Radyo – Sosyal Medya
Kampanyalar
Karagöz ve Hacivat, Algida Keyif’de...
Algida Keyif Kornet, yayınlanmaya başlanan reklamında tüketiciyi Ramazan denince ilk akla gelen Karagöz ve Hacivat
ellerindeki Algida Keyif Kornetler ile karşılıyor ve Ramazan
coşkusuna renk katıyor.
Kampanya Künyesi
Reklamın başlığı: Algida Keyif Kornet
Reklamveren: Algida
Reklamveren yetkilisi: Leyal Eskin Yılmaz, Eser Lapanta,
Nazlı Özcan
Reklam ajansı: Alametifarika
Yaratıcı yönetmen: Emrah Karpuzcu, Kenan Ünsal
Yaratıcı grup: Ülkünur Arslan, Can Bilginer, Aylin Çelik
Müşteri ilişkileri grubu: Gökhan Akbay.
Stratejik planlama: Başar Sarıkaya, Serra Akyel,
Ufuk Saygın
Ajans prodüktörü: Berkay Tahmaz, Teğin Polat
Yapım şirketi: Dirty Cheap Creative, Post43
Medya ajansı: Mindshare
Medya planlamacı: İpek Durak, Büke Bıçaker,
Burçak Akkan
Pozitif olmak doğanda var...
Leo Burnett yaptığı granini relansman kampanyasını,ajans
yetkilileri böyle tanımlıyor, “meyvelerden aldığımız ilhamla
insanlara aslında özlerinde var olan pozitif ruhu hatırlatmak
için “pozitif reklamlar” yapmaya karar verdik. Bağırıp çağıran
reklam kuşağı içinde granini reklamları, insanlara kendilerini
iyi hissettirecek ve ilham verecek bir mola olsun istedik”.
Kampanya için TV’ye ek olarak outdoor, gazete, dergi başta olmak üzere birçok farklı mecra kullanıldı; plaza, market,
spor salonu gibi yerlere özel uygulamalar yapıldı.
Kampanya Künyesi
Ürün: granini
Reklamveren: Yıldız Granini
Reklamveren yetkilisi: Yiğit ÇALLI / Guillaume Pecheur
Reklam Ajansı: Leo Burnett İstanbul
Yaratıcı Yönetmenler: Emrah Akay, Oktar Akın
Yaratıcı Grup: Ersin Pekin, Koray Şahan, Aysu Erenuluğ,
Barış Çetin, Arca Ataerkil, Tunç Ersöz
Stratejik Planlama Grup Direktörü: İsmail Seval
Stratejik Planlama: Berkant Avcı
Yönetmen: Ozan Yalabık
Ajans Prodüktörü: Sevinç Öktem, Erman Karahisarlı,
Canan Polat
Produksiyon Şirketi: Kala Film
Müşteri İlişkileri: Meltem Gençkırlı, Gözde Attila
marketing europe & anatolia / 35
Kampanyalar
Molped Soft Care reklam filmi...
Plasenta Conversation Agency tarafından hazırlanan filmde,
özel günlerinde daha fazla rahatlık arayan bir genç kız, hiç
beklemediği bir anda yepyeni bir yumuşaklık anlayışıyla
tanışıyor. Çekimleri 2 gün süren ve 10 ülkede, 10 farklı dilde gösterilecek olan reklam filmi için 2 ayrı cast grubuyla
çalışıldı.
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Hayat Kimya
Reklamveren Temsilcisi: Melek Soklangıç Dinçer,
Gülşen Serin, Gülser Golbazi Karlı,Gizem Güzelce,
Melis Ege
Yaratıcı Ajans: Plasenta Conversation Agency
Prodüksiyon Şirketi: Randomworks
Yönetmen: Arda Birkiye
Yapımcı: Beste Yeniçeri
Post Prodüksiyon: Telesine
Müzik: Tricks
Kullanılan Mecralar: Tüm mecralar, global
Mondi’nin, yeni sloganı...
Reklam Ajansı: Refleks
Yaratıcı Grup Başkanı: Beşir Güvener
Yaratıcı Grup: İhsan Karadağ, Fatih Budak,
Hakan İvgen, Gülsev Avcı
Yapım Şirketi: İstanbul Stüdyoları
Yönetmen: Mustafa Altıoklar
Görüntü Yönetmeni: Veli Kuzlu
Jingle: Müziklab
Medya Ajansı: Mediacom
Mecralar: Televizyon, gazete, radyo, internet
Mondi’nin yeni reklam filminin yönetmen koltuğunda ise
Mustafa Altıoklar oturuyor. Yeni reklam filmiyle 4 kişilik çekirdek bir ailenin yaşamına değinen Mondi, ev hayatını yenilemeye talip oluyor. Çekimleri Tem Stüdyoları’nda 4 farklı
mekânda gerçekleştirildi.
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Mondi
Reklamveren Yetkililer: Murtaza Durmuş,
Mehmet Emin Çakıcı, Serpil Savaşçı
36 / marketing europe & anatolia
Kampanyalar
Yok böyle bir şey...
reklam filminde izleyicilere aktarıyor. Happy People Project tarafından hazırlanan reklam aracılığıyla seyircilerle
buluşturuyor.
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Tchibo Türkiye
Reklamveren Temsilcisi: Şenay Küçük Tanşu,
Ceyda Kaptan
Reklam Ajansı: Happy People Project
Yaratıcı Yönetmen: Yaşar Akbaş
Yaratıcı Grup: Atilla Karabay, Selçuk Akyüz, Yasin Yaylı,
Tuğçe Kadıoğlu
Stratejik Planlama: Emel Göker, Mert Soyal
Müşteri İlişkileri: Orçun Onural, Burcu Erenkuş,
Selin Özerman, Çiğdem Ayin, Irmak Altuna
Medya Ajansı: Carat
Ajans Prodüktörü: Mine Işıklar
Her hafta değişik bir şeyi, her Çarşamba değişen çok
Prodüksiyon Şirketi: Jaguar Projects
şeyi nerede bulabilirsiniz sorusunun yanıtını Tchibo yeni
Yönetmen: Emre Akay
yayınlanan reklam filminde eğlenceli bir şekilde aktarıyor.
Post Prodüksiyon: Telesine
Tchibo, her Çarşamba tüm satış noktalarında değişen sürKullanılan Mecralar: TV, Indoor, BTL
prizlerle dolu temalarını “yok böyle bir şey” sloganıyla yeni
‘Double Ice Tea Kayısı & Şeftali’...
Yaz mevsiminin gözdesi olmaya aday Double Ice Tea Kayısı
& Şeftali’nin reklam filmi de, izleyenlere keyifli anlar yaşatıyor. Buse’yi eski sevgilisinden kıskanan Doruk, eski sevgililerin tıpkı ‘kayısı’ ve ‘şeftali’ gibi aynı ortamda bulunmalarının mümkün olmadığını söylerken, bakkalın ferahlık vermesi
için uzattığı ‘Double Ice Tea Kayısı & Şeftali’ ile küçük bir şok
yaşıyor.
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Pepsi Co
Reklamveren Yetkilileri: Zeynep İzgi, Tansu Cimitay,
Yasemin Demiroğlu
Reklam Ajansı: Titrifikir
Kreatif Direktör: Özgür Akpınar
Kreatif Ekip: Bora Adalı, Oğuzhan Dilek, Necati Kaya,
Müşteri İlişkileri Direktörü: Melda Doyduk
Müşteri İlişkileri Süpervizörü: Seray Hut Demirel
Ajans Prodüktörü: Ediz Alptekin
Yapım Şirketi: Böcek Yapım
Yönetmen: Ömer Faruk Sorak
Medya Planlama/Satınalma: MindShare
marketing europe & anatolia / 37
Kampanyalar
Dünya Kupası keyfi Çifte Ekran’da...
Vestel’in Dünya Kupası’na özel televizyon kampanyası
Dünya Kupası keyfini Çifte Ekran teknolojisi ile buluşturdu.
Vestel, bu büyük buluşmayı “Türkiye Vestelleniyor” iletişim
stratejisi kapsamında mizahi bir reklam filmiyle ekranlara
taşıdı. Çekimleri 1 günde tamamlanan filmin yönetmenliğini
Fırat Mançuhan, prodüksiyonunu ise Traffic üstlendi.
Vestel’in Dünya Kupası’na özel televizyon kampanyası farklı
mecralardaki yeni uygulamalarla devam edecek.
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Vestel
Reklam ajansı: Concept
Reklam veren yetkilileri: Feza Turunçoğlu Erim,
Berna Aşkın, Mine Okan, Bengisu Dinçer
Kreatif direktör: Kerem Özkut
Yaratıcı ekip: Ertuğ Tuğalan, Namık Ergin,
Taylan Özgür Akçam, Pınar Ulus, Erhan Dursun
Grafik: Alper Dabak, Mehmet Ögeç
Marka grubu: Arda Görgün, Ekin Kutevu,
Zeynep Kahvecioğlu, Canan Karayılan
Stratejik planlama direktörü: Hakan Demir
Stratejik planlama: Suphi Can Sarıgöllü
Ajans prodüktörü: Mert Turan, Kasım Bektaş
Prodüksiyon şirketi: Traffic
Yönetmen: Fırat Mançuhan
Müzik: Emre Irmak / Universal
Medya ajansı: Mediacom
Kullanılan mecralar: Televizyon, Basın, Radyo, Outdoor,
Dijital
Nestlé Pure Life’ın yeni reklam filmi...
Nestlé Pure Life’ın yeni reklam filmi, Haziran ayı itibariyle izleyicilerle buluştu. Amerikalı yönetmen Lisa Rubisch tarafından Barselona’da çekilen reklam filmi, 6 aylık bir ön çalışma
ve çeşitli ülkelerde yapılan araştırmaların sonucunda hayata
geçirildi. Türkiye’deki reklam kampanyası, televizyonun yanı
sıra açık hava ve dijital mecralarla da destekleniyor.
Kampanya Künyesi
Reklam veren: Nestlé Waters Türkiye/ Nestlé Pure Life
Reklam veren Yetkilisi: Ergin Akman, Begüm Ersoy,
Burcu Sever
Yaratıcı Grup: Adnan Elmasoğlu, Şölen Yücel, Anıl Bağcık,
Cem Etyemez
Müşteri İlişkileri: Özlem Öğüt, Gözde Gülşen,
Ceysun Giritli
Stratejik Planlama: Selda Sedes, Zeynep Bortaçina
Medya Planlama ve Satın Alma: Mindshare
Prodüksiyon: Arzu Köksal, Ceyhun Sevil
Kullanılan Mecra: TV, Açıkhava, Dijital
Yönetmen: Lisa Rubisch
Prodüksiyon Şirketi: Les Télécréateurs
38 / marketing europe & anatolia
Kampanyalar
Cornetto’dan Aşk Makinesi...
Aynı zamanda Aşk Makinesi ile bir çift karşı karşıya geldikten sonra ilk görüşte aşkı yaşadı ve kameralar aracılığıyla
anlaşarak birbirlerini ulaştılar.
Aşk Makineleri özel yazılımla çalışıyor
Cornetto Aşk Makinesi, bu projeye özel olarak son teknolojik sistemlerle geliştirildi. Makineler uzaktan otomatik
olarak birbirini algılıyor ve bir yurttan dondurma alındığında
bedavası diğer makineye düşüyor.
Cornetto, en az aşk kadar eski “İlk görüşte aşk var mı?” sorusunu cevaplamak için eğlenceli bir projeye imza attı. Son
teknoloji özel bir yazılım ile Cornetto Aşk Makinesi dondurma otomatını geliştirilmesiyle ilk görüşte aşk sürprizini yapmak üzere sahaya indi.
Projenin dijitalde yayınlanmaya başlayan videosunda farklı
kişilerin Cornetto Aşk Makinesi karşısında eğlenceli deneyimleri görülüyor. Cornetto Aşk Makinesi aracılığıyla bazı
çiftler birbirini gördükleri anda etkileniyor ve ilişkileri gelişiyor.
Dijital Uygulama Künyesi
Uygulamanın başlığı: Cornetto Aşk Makinesi
Reklamveren: Algida Cornetto
Reklamveren yetkilisi: Eser Lapanta, Nazlı özcan
Dijital Yaratıcı ajans: Youth Republic
Yaratıcı grup: Kaan Ayce, Gokhan Dinler, Umut Güney,
Cem Mirkelam
Müşteri ilişkileri grubu: Elif Günday, Gülşah Gödek,
Eylül Eygi
Stratejik planlama: Özge Soykan, Emre Meriç
Dijital: Erhan Adsan, Çağrı Erdoğan
Kullanılan mecralar: Dijital
Bu Menü Ayda Bile Yenir...
Little Caesars, Pepsi ve Ruffles işbirliğiyle gerçekleştirdiği
iddialı kampanyasını çok farklı bir promosyon filmiyle tanıttı.
Türkiye’de sahip olduğu içerik ile bir ilk olan Kombine Menü
ile pizza, Pepsi ve Ruffles’ı bir araya getiren Little Caesars,
esprili promosyon filmiyle beğeni topladı.
Bir astronotu ayda ABD bayrağını düzeltirken izlediğimiz
reklam filminde, birden fondaki perde açılıyor ve iki Little Caesars kuryesi kendilerini bir anda ayın yüzeyinde buluyor.
Elleri kolları ise pizza, Pepsi ve Ruffles’dan oluşan Kombine
menü ile dolu.
Kampanya Künyesi
Reklamveren: Little Caesars
Reklam ajansı: Alice BBDO
Yaratıcı ekip: Derya Banişta, Kerem Altuntaş, Çağrı Oral,
Arda Albayraktar
Prodüksiyon şirketi: Peri İstanbul
Yönetmen: Abdülbaki Yavuz
marketing europe & anatolia / 39
Göz kam
Gezi
maştıran Bilbao...
Kent tasarımı büyüleyici bir başkent, Bilbao.
İspanya, Bask Bölgesi gezimize Bilbao’ dan
devam ediyoruz. Bilboa İspanya’nın kuzey kıyılarında
Atlantik Okyanusu’nun Biskay Körfezi sahilinde
Bask Bölgesi’nin kuzeydoğusunda konumlanmış.
Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / [email protected]
İspanya, Bask Bölgesi gezimize Bilbao’
dan devam ediyoruz.
Bilboa İspanya’nın kuzey kıyılarında
Atlantik Okyanusu’nun Biskay Körfezi
sahilinde Bask Bölgesi’nin kuzeydoğusunda konumlanmış. Tarzı ve enerjisi
ile göz kamaştıran Bilbao eşsiz bir
kültürel kimliğin de temsilcisi olma
özelliğini taşıyor, çünkü Avrupa’nın en
eski ve en gizemli dili burada konuşuluyor. İspanya’nın kuzeyindeki Bask
Özerk Yönetimini oluşturan üç idari
bölümden Bizkaia’nın (Viskaya) yönetim merkezi Bilbao, Nervión Irmağı’nın
ağzında yer alıyor. Nehir kenti eski ve
yeni olmak üzere iki bölüme ayırıyor.
Bu nehrin kıyısında Sanayi Devrimi
sırasında bölgeye refah getiren sayısız
fabrika ve işyeri de bulunuyor. Bilboa
aynı zamanda, bu nehrin gelgit ile çok
derin ve bir fiyord gibi çok kara içerisine girmiş olan “Ria de Bilboa” körfezi
üzerinde bir liman şehri.
Ria de Bilboa körfezinin girişindeki
otelimize yerleştikten sonra elimize haritayı alıp şehri keşfe çıktık. Şansımıza
hava kapalıydı. Niyetimiz eski şehre gidip etrafı dolaşmaktı. Fakat kaldığımız
otel oraya epey uzak olduğu için epey
bir yürüdük, sonra da bir otobüze atlayıp Plaza Circular’ da indik. Meydan’
da bizi Şehirin kurucusu Diego López
anıtı karşılası. Oradan da Bilbao Concordia Tren Garı’ na yürüdük.
Oldukça eski bir yapı olan tren garının
içinde çok şık kafeler var ve mis gibi
kahve kokuları sarıyor etrafı.
Gardan yürümeye devam edip, Punta
del Arenal köprüsünden karşıya geçiyor ve 1890 senesinde inşaa edilmiş,
neo-barok bir mimari harikası olanTeatro Arriaga’ya ulaşıyoruz. Karşısında
ise 15. yy’dan kalma barok kilise San
Anton yer alıyor.
Tiyatro binasına dışarıdan bir göz
attıktan sonra , Casco Viejo’ ya yani
Eski Kent dalıyoruz :) Şehrin kalbi
burada atıyor. Sokaklar cıvıl cıvıl. İnci
gibi dizilmiş binaların arasında daracık
sokaklar var.
Minicik mağazalar, hediyelik eşya dükkanları ve sabun mağazaları :) Buranın
bitkisel sabunları çok meşhur.
Eski kent, meydanlardan ve nehre
doğru uzanan sokaklardan ibaret.
Nehire doğru inen 7 adet sokaktan
oluştuğu için buraya ‘’siete calles /
yedi cadde’’ diyorlar .Otel, restoran ve
gece kulüplerinin çoğunluğu burada ve
buranın hemen güneyindeki Las Siete
Calles’de bulunuyor.
Ara sokakları dolaştıktan sonra, Bilbao’daki en eski bina olan ve bugün
İspanya’nın en değerli eserleri arasında gösterilen Santiago Katedrali’ni
ziyaret ediyoruz.
Ardından bir şeyler yemek ve dinlenmek için, 18. ve 19. yy neo-klasik tarzmarketing europe & anatolia / 41
Gezi
da inşaa edilmiş mükemmel simetri
örneği evlerle çevrili olan, Plaza Nueva
varıyoruz.
Pizzalarımızı yiyip dinlendik sonra
1622 yılında yapımına başlanmış olan
barok tarzı Santos Juanes kilisesine
dışardan bir göz attıktan sonra nehir
kıyısından yolumuza devam ediyoruz.
Bizimle birlikte bulutlar da yola çıkıyor.
Yağmur geliyor yavaş yavaş :)
Nehir kıyısında bizi ilk Belle Époque
tarzı Belediye Binası karlışıyor. Binalar
gerçekten çok güzel.
Serin havada, nehir kıyısında yolumuza devam ederken mimar Santiago
Calatrava’nın ödüllü köprüsü Zubizuri
karşımıza çıkıyor.
Hava o kadar serin ki, inceden inceden
üşümeye başladım. Sen tut yaz tatiline
git, yağmur yağsın. Olacak iş değil :(
Köprüden karşıya geçince yolda heykeller görmeye başlıyoruz, anlıyoruz ki
Guggenheim Müzesi’ ne yaklaşıyoruz.
Dünyadaki 5 Guggenheim Müzesinden
birisi olan Bilbao Guggenheim Müzesi,
kentin en ünlü müzesi. Binanın dış
yüzeyinde kullanılan 3 mm. Kalınlığında, toplam 60 ton titanyum pırıl pırıl
parlıyor .
Yapının mimarı Frank O.Ghery 20.
42 / marketing europe & anatolia
Guggenheim Müzesi’ ne
yaklaşıyoruz.
Dünyadaki 5 Guggenheim
Müzesinden birisi olan Bilbao
Guggenheim Müzesi,
kentin en ünlü müzesi.
yüzyılın avant-gard mimari tazını yansıtan müzede Kandinsky, Dali, Miro,
Klee, Matisse gibi ünlü ressamların
eserleri sergileniyor. Müzede 3 katta
toplam 19 sergi salonu bulunuyor. Bu
salonların her biri farklı sitillerde. New
York, Venedik ve Berlin Guggenheim müzelerindeki gezici sergiler de
Bilbao’ya geliyor. Yapının girişinde Jeff
Koons’un eseri 20 metre yükseklikte,
çiçek ve yapraklarla süsülü bir köpek
heykeli bulunuyor.
Puppy: Terrier cinsi , 12 m yüksekliğindeki bu çiçek köpek değişik mevsimlerde değişik çiçekler açıyor. Guggenheim Müzesinin ana girişinin önünde
duruyor ve duygusallığı simgeliyor .
3 ayrı eksende birbirine sarılmış, 15
mt yüksekliğinde, ayna yüzeyli 73 adet
küre topları, dünyamızın fani doğasını
, gelip geçen zamanı hatırlatıyormuş .
Louise Bourgeois’in Maman isimli dev
örümcek heykeli ise anneliğe çağrışım
yaptırıyor.
Gugenheim Müzesi’nin hemen yanından kalkan tekneler Eski Kent merkezine kadar gidip geri dönüyor.
Müzenin karşısındaki kıyıda da Deusto
Üniversitesi var. Üniversite için oldukça güzel bir konum :)
Kültür gezisi kısmını bitirdikten sonra sıra geldi lay lay lom kısmına :)
Müzeden çıkar çıkmaz karşı sokaktaki
dondurmacıya daldım :)
Bu adamlar dondurmadan anlıyorlar;)
Soğuk, yağmur vız gelir. Hatta çivi
çiviyi söker.
Dondurmamızı da aldıktan sonra Bilbao’ nun en eski parkı olan Dona Casilda Iturrizar Park’ ının yolunu tuttuk.
Parkta dolanıp, temiz hava soluyup
dinlendikten sonra ünlü mağazaların
olduğu Gran Via Don Diego caddesine
çıktık.
Aheste aheste dolandık caddelerde.
Bilbao sokaklarında akşamı ettikten
sonra karnımızı doyurduk ve otele
gidebilmek için tren istasyonuna geri
Gezi
döndük. Günün yorgunluğu ve yemek
sonrası uyku bastırması sonucu garda
uyuya kalacaktım neredeyse. Neyse ki
ben uyumadan tren geldi ve bindik. 20
dakikalık bir yolculuktan sonra trenden
indik fakat gardan çıkamadık. Trene
binerken kullandığımız biletleri çıkarken de turnikeye okutmamız gerekiyormuş. Biz lazım olmaz diye biletleri
turnikeden almamıştık. Herkes gitti bir
tek biz kaldık istasyonda. Ne yapsak
ne etsek derken turnikelerin üzerinden
atlamaya karar verdik. Neyse ki bir
yerimizi kırmadan sağ salim çıktık.
Etresi gün Segovia’ ya ya doğru yola
çıktık.
Segovia ile Bilbao arası 360 km. Madrid’ e giderken buraya da uğrayalım
dedik, ki burası geziye sonradan dahil
oldu :)
Segovia’ ya gitmek için otobandan
ayrılıp tali yollarda giderken çok
sıkıştım ve bir restaurant’ ın önünde
durduk. Kasaba inanılmaz sakin ve
boş görünüyordu. Sanki terkedilmiş
gibi. Restauranta girdiğimizde bizi
yaşlı bir beyle bayan karşıladı. Surat ifadeleri “ne işiniz var burada”
der gibiydi. Son derece sevimsiz ve
gergin. O suratları görünce tuvalete
girip gideceğim demek yemedi tabii.
Mecburen oturup yemek söylemek
Segovia İspanya’nın
en ünlü tarihi kentlerinden
biri olup, Roma dönemleri ve
Orta Çağda nüfusu yaklaşık
50.000 kişiymiş.
zorunda kaldık. Amaç sadece tuvaleti
kullanmak olduğu için sadece çorba
söyledik. O sırada ben zar zor cesaret
edip tuvalete gittim. Ona bile “gitmeniz
şart mı, sular akmıyor” falan dediler :)
Neyse, o işi hallettikten sonra çorbalar
geldi. Menü İspanyolca olduğu için ne
sipariş ettiğimi de bilemedim. Koca bir
tasın içinde turuncu yağlı suyun içinde
yüzden ekmek parçaları ve enteresan
et parçaları geldi. Teksas Kasabı filmi
geldi aklıma. İnsanları öldürüp onlardan yemek yapan adam. Biliyorum
çok iğrenç oldum :) Tamam, hemen
konuyu değiştiriyorum. Bir iki kaşık
aldıktan sonra alelacele hesabı ödeyip
kaçtık. Resmen korku filmi gibiydi :(
Resmen tırstık.
Üzerimizdeki mekanın gerginliğini
atamadan vardık Segovia’ ya ve bizi
şehrin su kemerleri karşıladı.
Segovia İspanya’nın en ünlü tarihi
kentlerinden biri olup, Roma dönemleri
ve Orta Çağda nüfusu yaklaşık 50.000
kişiymiş. O zamandan bu zamana
nüfusunda bir değişiklik olmadığı gibi,
marketing europe & anatolia / 43
Gezi
kentin yapısında da önemli bir değişiklik olmamış. Herkes yolda görüdüğümüz amca ve teyze gibiyse nüfusun
artmaması normal tabii :)
Segovia antik kenti 1985 yılında bir
Dünya Mirası olarak kabul edilmiş.
Antik kentin kuzeybatı ucunda Alcazar
Kalesi, güneydoğu ucunda dünyaca
ünlü Roma Su Kemerleri bulunuyor.
Romalılar döneminde inşa edilen
kemerler büyük ölçüde korunmuş.
Guaddarrama Dağları’ndan başlayan
su kemerinin uzunluğu yaklaşık 15 km
olup,toplam 166 kemerden oluşuyor.
Terkedilmiş gibi görünen kasabayı
dolandıktan sonra Santa Cruz La
Real manastırına vardık. Fakat kapalı
olduğu için sadece dışarıdan bakmakla
yetindik.
Segovia’ nin coğrafi yapısı üçgen pirizma gibi. Prizmanın tepesinde de ünlü
Alcazar Kalesi var. Kalenin aşağısında
kalan şehir ise bir dağın eteğini andıyor. Şehir minicik ama çok fazla tarihi
yapı var ve hepsi de büyüleyici. Kaleye
tırmanmadan önce Santa Maria del
Parral Manastırını gezdik.
Geçmişi 1454 yıllara dayanan manastır hakkında çok fazla bilgim yok. Manastırın etrafında dolanırken bir keşiş
44/ marketing europe & anatolia
Segovia antik kenti 1985
yılında bir Dünya Mirası
olarak kabul edilmiş. Antik
kentin kuzeybatı ucunda
Alcazar Kalesi, güneydoğu
ucunda dünyaca ünlü Roma Su
Kemerleri bulunuyor.
bizi gördü ve biz de içerisini merak
ediyoruz diyince bizi gezdirdi. Manastır
oldukça büyük bir alana kurulu. Dış
tarafında minik bir süs havuzu var ve
Alcazar Kalesini görüyor. Onun arkasında halka açık bir avlu ve kilise var.
Burası Katolik Kilisesiymiş.
Diğer kısımlar ise ziyaretçilere kapalı.
Bizi gezdiren keşişle birlikte içeride 26
tane keşiş varmış. fakat onların dışarı
çıkması yasak. Sadece bizi gezdiren abi çıkabiliyor. İçerideki keşişler
yaşamlarını sürdürmek için mobilyalar
yapıyor ve onları satarak gelir elde
diyor. Başlaıca gelir kaynağı buymuş.
Keşiş abiye teşekkür ederekten tekrar
yola koyulduk ve araç trafiğine kapalı
olan yolu tırmanmaya başladık. Bu yol
bizi Alcazar Kalesine götürecek.
11. yy, VI. Alfonso zamanında Romalılardan kalma kale kalıntılarının üzerine
inşa edilmeye başlanan bu muhteşem
kale, II. Felipe dönemine (16. yy)
kadar yenilenmiş. Görkemli yapı, Disneyland logosundaki kale ve kulelerin
de ilham kaynağı olmuş.
Kraliçe Isabel ve Kral II. Fernando’nun
yaşadığı saray olan bu yapının içini
gezip kulelerine çıkmak serbest .
Gezi
Şatonun içi gerçekten çok büyük.
Bir dönem hapishane, sonra Topçu
okulu ardından da silah müzesi olan
şatonun içinde şovalye giysilerinden
tutun da silah yedek parçalarına kadar
herşey var. Bugün silah müzesini
barındıran şatonun sunduğu güzel
manzarayı görmek için kulenin 152
basamağını tırmanmanız gerekiyor.
Kulenin merdivenleri çok dar olduğu
için yolda rastladığınız göbekli amcalar
çok sıkıntı çekiyor :) Siz yol vermek
için göbeklerini içine çekmek zorunda
kalıyorlar :))
Kulelerden manzara muhteşem görünüyor. Tüm Segovia ayaklarınızın
altında.
Hayranlıkla şatoyu gezdikten sonra bir
şeyler atıştırmak için Plaza Mayor’ a
yani meydana doğru yürüdük. Burada
hava Bilbao’ dan çok farklıydı. Aşırı sıcak :( O yüzden de meydana yürüyene
kadar bir dondurmanın da hakkından
geldim :)
Meydana inerken bizi görkemli Sego-
Alcazar’ın gölgesinde olan,
şehrin hemen dışında yer alan
Vera Cruz kilisesi. 13. yy
kalma Vera Cruz kilisesinin
Ternplier Şövalyeleri tarafından
kurulduğu sanılıyor.
via Katedrali karşıladı.
1525-1577 yılları arasında geç Gotik
tarzda inşa edilmiş kilise, o yıllarda
kuşatılmış kraliyet orduları tarafından
savunma amaçlı kullanılmış. Şehirdeki
isyancılar, hem kutsal emanetleri korumak hem de Alcazar şatosuna karşı
kendilerini korumak için katedrali ele
geçirmişler. Kaçınılmaz olarak da geriye sadece katedralin yıkıntıları kalmış.
1630 yılında ise katedral, Pedro de
Brizuela tarfından onarılmış.
Segovia, başka güzel kiliselere,
manastırlara ve müzelere de sahip.
Bunların en dikkat çekici olanı, ne-
redeyse Alcazar’ın gölgesinde olan,
şehrin hemen dışında yer alan Vera
Cruz kilisesi.
13. yy kalma Vera Cruz kilisesinin
Ternplier Şövalyeleri tarafından
kurulduğu sanılıyor. On iki kenarlı
tasarımının Kudüs’teki Kutsal Mezar
Kilisesi’nden alındığına inanılıyor.
Kilisenin İspanya’da bir eşi daha yok,
ancak şövalyelerin Portekiz’de kurduğu diğer kiliselerle benzerlik taşıyor.
Ve nihayet Plaza Mayor’ a varıyoruz.
Minik bir mekana oturup bira eşliğind
nefis tapasları götürüyoruz. Gezinin en
güzel kısımlarından biri :)
Dinlenip karnımızı da doyurduktan
sonra tekrar su kemerlerine inip arabamızı alıyoruz.
Su kemerlerinin ardındaki kafelerden
birinde de kahve içtikten sonra Segovia etrafında bir tur atıp bu muhteşem
şehri son bir kez görmek istiyoruz.
Alcazar Şatosunu farklı bir açıdan
daha görüp hayran hayran seyrettikten
sonra Madrid’ e doğru yola koyulduk.
marketing europe & anatolia / 45
Röportaj
Game
On
Assassin’s Creed:
Ali Erdem Ekşioğlu
Muhteşem Bir Oyun Tecrübesi
24 saatten fazla oyun süresi
ve multiplayer imkanlarıyla
sizi koltuğunuza kitleyecek
bir macera.
Korsanlar!
Alıştığımız templar ve assassinler
dışında kahramanımız Edward
ayrıca tam zamanlı
bir korsan
: Black Flag
GameOn Youtube: http://youtu.be/GlLNa_Gqz1Y
Uçsuz Bucaksız Bir Dünya
Tam sonuna geldiğinize inandığınızda
karşınıza çıkacak tonlarca ada, avlayacak
sürülerce hayvan, ele geçirilecek yüzlerce
kale çıkaran büyük bir dünya.
Heyecan Verici Hikayeler
iki farklı boyut arasında gidip geldiğiniz
oyunda herşeyden büyülenirken
hikayeyi takip etmeyi
unutacaksınız.
Game On
Kasım 2007’den beri oyun dünyasının
en büyük ve en kaliteli serilerinden biri
olan Assassin’s Creed yeni bir oyunla
karşımızda; Assassin’s Creed: Black
Flag. Oyun büyüleyici grafikleri ve göz
dolduran görselleri dışında zengin bir
oyun tecrübesi sunuyor. Heyecan verici
denebilecek hikayesi ve Far Cry’ı andıran yan görevleriyle sizi koltuğunuza
bağlıyacak bir oyun. Serinin temasına
ne kadar uysa da hala cesur değişimler ve farklı temellerden oluşan Black
Flag Assassin’s Creed 3’de çoğu kişi
tarafından kötü işlendiği düşünülen deniz muharabesini bu sefer oyunun temel etkenlerinden biri olarak kullanmış
ve söylemeliyim ki sadece Assassin’s
Creed 3’ü geçmekle kalmamış diğer
oyunlar için de çıtayı yükseltmiş. Dev
dalgalardan mürettebatını korumaktan,
köpekbalığı avlamaya, gemiler ve kalelerle savaşmaktan, sakin denizlere
açılmak olsun oyuncuya son anına kadar haz veren bir macera.
Eski oyunlardan kalan kovalama ve
takip bölümleri ne kadar tepki çekse
48 / marketing europe & anatolia
Sizin için deneyimleyip
montajladığımız
review videosunu
http://youtu.be/GlLNa_Gqz1Y
adresinden izleyebilirsiniz.
de bu sefer de görünümlerini yapmayı
başarıyorlar. Bazıları sıkıcıolaştığını
düşünse de oyuna farklı bir “stealth”
etkeni katıyor. Sizi heyecanlı tutmayı
başarıcak kadar kısa ama gerilimi
azaltmayacak kadar uzun. Bu oyunu
benim için geri çekebilecek birşey
varsa o da kendinizi tam olayın içinde
bulmuşken şimdiki güne yapılan atlamaların sizi çekip çıkarması. Yaratılan
yeni dünya ve hikaye takdir edilecek
birşey olsa da bence oyunun atmosferini öldürmüş.
Genel olarak oyun, dünyasına daldığınızda sizi şaşırtacak bir sürü süpriz ve
farklı faktörler barındırıyor.
Jackdaw’ı geliştirmekten ziyadde kendi fleetinizi kurabilir ve sulara öyle hakim olabilirsiniz. Emrinizdeki gemileri
görevlere gönderim para ve kaynaklar
bulabilir ve bir açıdan stratejik bir yaklaşımda bulunabilirsiniz. Jackdaw ile
ele geçirmeyi başardığınız her gemiyi
emrinize alabilir ya patlatıp geminizi
tamirde kullanbilirsiniz.
Oyun Open World olmasının yanında gerçekten çok farklı yönleri olan
ve herjkese hitap eden bir ürün. Sizi
sürükleyecek ve zorlayacak bir uğraş
arıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
Her oyun sever oynamalı.
http://www.aralgame.com
Game On
The Western Front Armies...
SEGA® of America, Inc. veSEGA®
Europe Ltd. başarılı strateji oyunu
Company of Heroes™ 2 hayranlarının bu Haziran ayında bağımsız bir
çoklu oyuncu paketine kavuşacaklarını
duyurdu. Her bir ordu ayrıca dijital
indirme yoluyla bağımsız olarak satın
alınabilecek ve yeni oyuncuların Company of Heroes 2’nin devasa çoklu
oyuncu topluluğuna rahat biçimde
katılabilmeleri sağlanacak.
Company of Heroes 2: The Western
Front Armies oyuncuları ilk kez ödüllü
Company of Heroes™’ta sunulan Batı
Cephesine geri götürecek. The Western Front Armiesiki benzersiz içerik
sunacak - Amerikan ordusu ve Alman
Oberkommando West ordusu. Her iki
ordu da birbirinden farklı taktik oyun
seçeneklerine, yeni piyadelere, takım
silahlarına, araçlara, yeteneklere ve
geliştirmelere sahip olacak ve Batı
Cephesinde geçen sekiz çoklu oyuncu
haritasında savaşacaklar. The Western Front Armies ayrıca oyuna diğer
benzersiz içerikler de
ekleyen yeni gelişim sistemine sahip
olacak ve oyuncular
bu sayede kendilerini oyunun taktik ve
stratejik yönlerine
eskisinden daha da
derin biçimde kaptırabilecekler.
Tüm Company of
Heroes 2 oyuncuları
hangi içeriğe sahip
olurlarsa olsunlar,
yalnızca yeni Western Front Armies
paketini satın almış
olsalar dahi otomatik
eşleştirmeli çoklu
oyuncu modunda 31
haritada (ve Steam
Workshop üzerinden
sunulan 1000’den
fazla özel haritada) savaşabilecekler.
Company of Heroes 2 hakkında daha
fazla bilgi
http://www.companyofheroes.com
adresinde.
marketing europe & anatolia / 49
Kültür - Sanat
Aşk Bir Masalmış...
Bütün
aşk
masallarının
başlangıcı
güzeldir.
Peki ya sonrası?
Darby
yirmili yaşlarının sonuna
gelene dek
gerçek aşka
olan inancını
yitirmeden
beyaz
atlı
prensini aramış ve sonunda, onu
bulmanın imkânsızlığını kabul etmiş genç ve güzel bir
içmimardır. Hayatı boyunca yaşadığı ilişkilerden aldığı
dersleri bir deftere not alan genç kadın, daha önce yaptığı
Figüratif yaz sergisi...
Artnext İstanbul; çağdaş sanatın ilham ve heyecan
verici özgün işlerini bir araya getirdiği, 2013-2014 sanat sezonunun final sergisinin açılışını 17 Haziran’da
gerçekleştirdi. “FİGÜRATİF YAZ SERGİSİ // FIGURATIVE SUMMER EXHIBITION” başlıklı grup sergisi;
sanatseverler, koleksiyonerler ve çağdaş sanatı takip
eden her kesimden ilgi gördü. Eserler arasında sanatçı
Nurettin Erkan’ın Yaşar Kemal portre çalışması da bulunuyor. Sergide; sanatçılar Bulut Bagatur, Nurettin Erkan, Taşkın Esin, Deniz Gökduman, Ayşecan Kurtay,
Kağan Toros, Mert Yavaşca, Çiğdem Yılmaz ve Baysan
Yüksel’in eserleri yer alıyor.
Sergi 30 Ağustos’a kadar Artnext İstanbul Çağdaş Sanat Alanı’nın Maslak’taki özel mekânında ziyaretçilerini
bekliyor.
50 / marketing europe & anatolia
hataları tekrarlamamaya adeta yeminlidir. Tam da aşka ve
sevgiye olan inancını sorguladığı bir dönemde karşısına
çıkan Jake’in etkileyici yaklaşımına rağmen kalbini ona
kaptırmamakta kararlıdır. Genç adamın ise ondan vazgeçmeye hiç niyeti yoktur ve Darby’nin aşka dair fikirlerini
değiştirmeyi kafasına koymuştur. Fakat bu, sandığı kadar
kolay olmayacaktır. Novella yayınlarından çıkan kitabın
yazarı Cindi Madsen.
“Mutlu sonlara inanmayanlardansanız sizi yanıltması için
bu modern zaman masalına bir şans verin.”
Romantic Times
“Çekici, sevimli ve samimi bir itiraf romanı.”
Booklist
“Romantik-komedi türünde
oldukça esprili bir dille yazılmış, keyifle okunmayı
garanti eden bir roman.”
The New York Times
“Aşk Bir Masalmış!!! Derken için, yetişkinlere adanmış
bir peri masalı diyebiliriz.”
Amazon
Dünya Futbolunun
Yeni 10 numarası...
Martı yayınlarınından çıkan Dünya Futbolunun Yeni 10 numarası
Neymar adlı kitabın yazarı Luca
Caioli. Günümüz futbolunun heyecan verici yeteneği Neymar da
Silva Santos, Brezilya futbolunun
geleneklerini en iyi şekilde kullanan muhteşem bir top cambazıdır.
2010-2012 yılları arasında Santos
takımıyla birlikte altı şampiyonluk
kazanmış, 21 yaşındayken de Barcelona’ya transfer olmuştur. Baş döndürücü performansıyla yalnızca Camp
Nou’daki taraftarların değil, dünyadaki futbol severlerin
de kalbini kazanıp iştahını kabartmıştır.
Neymar’ın arkadaşları, teknik direktörleri ve takım arkadaşlarıyla yapılan çok özel röportajların yer aldığı bu
kitap, futbol meraklılarını yeni yıldızın hayatına ve futbolun zirvesine doğru yaptığı sıra dışı yolcuğuna davet
ediyor.
Kültür - Sanat
Mercan Dede Ensemble...
Zorlu Center PSM’nin
sunduğu,
Mercan
Dede’nin sanat yönetmenliğini üstlendiği Mercan Dede
Ensemble Özel Ramazan Projesi kapsamında
Ludovico
Einaudi’den Anjelika
Akbar’a birçok ünlü sanatçı, Mercan Dede ile birlikte Zorlu
Center PSM sahnesinde izleyicilere unutulmaz anlar yaşatacak.
Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi (PSM), Ramazan ayı boyunca da İstanbulluları müziğin büyülü dünyası ile buluşturmaya devam edecek. Geçtiğimiz yıl ONEARTH Records’dan çıkardığı “DÜNYA” albümünün tanıtım
konserleri kapsamında, Heart Factory’nin organize ettiği
Hindistan, Kanada, Brezilya, Meksika ve Avrupa ülkelerinde gerçekleştirdiği konserlerde müzikseverlerle buluşan,
Haziran’da Toronto, New York, Chicago ve Cleveland şe-
hirlerini içeren Kuzey Amerika turnesinde fırtınalar estiren
Mercan Dede, ayağının tozuyla İstanbul’a gelip; sanat yönetmenliğini yaptığı çok özel bir Ramazan projesiyle Zorlu
Center PSM’de sahne alıyor. Dünyaca ünlü müzisyenimiz
Mercan Dede’nin farklı tarzlardaki sanatçılarla ortaklaşa
vereceği konserler dizisi, 2 Temmuz’da başlıyor.
Mercan Dede Ensemble feat. Ludovico Einaudi
Tarih: 2 Temmuz 2014
Mercan Dede Ensemble feat. Beyhan Murphy & Göksel
Baktagir & Kadir Amigo Memiş
Tarih: 9 Temmuz 2014
Mercan Dede Ensemble
feat. Borusan Quartet & Anjelika
Tarih: 16 Temmuz 2014
Mercan Dede Ensemble
feat. Azam Ali & Zara
Tarih: 23 Temmuz 2014
Mekan: Zorlu Center PSM,
Ana Tiyatro
Picasso’yu ziyaret için son haftalar...
CerModern’de 6 Mayıs’ta açılan Picasso Doğduğu Evden
Gravürler ve Seramikler başlıklı sergiyi görmek için son
haftalar. Picasso’nun doğduğu evden ve Málaga’daki Museo Casa Natal Koleksiyonu’ndan seçilen 56 gravür, 8
seramik ve çocukluk dönemine ait özel eşyaları bulunan
bugüne dek binlerce kişinin gezdiği sergi 20 Temmuz tarihine kadar ziyarete açık olacaktır.
Küratörlüğünü Mario Virgilio M. Arroyo tarafından yapılan
ve Picasso Vakfı ve Picasso Evi Müzesi işbirliğinde yapılan
sanatçının çocukluk döneminden patik, gömlek gibi kişisel
eşyalarının da yer aldığı sergi Picasso’nun sanatçı kimliğinden önce Malagalı sıradan bir çocuk olduğunun vurgusu öne çıkmaktadır. Sergide, Picasso’nun hayranı olduğu
antik çağ temalarından kadın figürüne kadar birçok konu
yer almaktadır. Sergi farklı tema ve teknikler göz önünde
bulundurularak 4 ana bölümden oluşmaktadır; iki yeni bakış, aile meseleleri, sarsıcı güzellik, şövalyenin yola çıkışı.
Sergi, ana sponsorluğunu Pet Holding’in üstlendiği Pablo Picasso’nun doğduğu evden, Málaga’daki Museo Casa
Natal Koleksiyonu’ndan seçilen gravür, seramik ve kişisel
eşyalarından
oluşuyor. “Picasso:
Doğduğu
Evden
Gravürler
ve
Seramikler”
sergisi
Ankara’da
ilk
kez
Cermodern’de
sergilenmektedir. Açıldığı
günden itibaren Ankaralı
sanatseverlerin yoğun ilgi
gösterdiği serginin son haftalarına özel hafta içi her gün
saat 15.00’da hafta sonu 13.00, 15.00 ve 17.00 saatlerinde sergi rehber eşliğinde gezilebilecektir.
marketing europe & anatolia / 51
Download

kelebeğin fırtınası retorik