Kitap İncelemesi
Türkiye Koridorunda Yasadışı Göçmenler
155
KİTAP İNCELEMESİ
Türkiye Koridorunda Yasadışı Göçmenler
Bülent ÇİÇEKLİ, Oğuzhan Ömer DEMİR (2013), Türkiye Koridorunda
Yasadışı Göçmenler, Ankara: Karınca Yayınları,
ss.183, ISBN:978-605-5828-62-2.
Tahir Özfidan *
1
Göç olgusu yüzyıllardır insanoğlunun farklı sebeplerden ötürü zorunlu ya da isteğe
bağlı, yasal ya da yasadışı olarak gerçekleştirdiği bir harekettir. Bu bağlamda yasadışı göç
kavramını; kişilerin yasal olmayan yollarla ülke sınırları dışına çıkması ya da yasal yollarla ülke
sınırlarını terk edip yasadışı yollarla başka ülke sınırlarına girmesi olarak tanımlayabiliriz. Bu
kavramın aktörleri de hiç kuşkusuz bin bir umutla yola çıkmış, daha iyi yaşam standartlarına
kavuşma hayali olan yasadışı göçmenler ve onların hayallerini gerçekleştirmeye aracı olan
yasadışı göçmen kaçakçılarıdır. Yasadışı göçün en önemli dinamiklerinden birisi de kuşkusuz
şahısların daha iyi yaşayabilecekleri yaşam standartlarını elde etmek ve iş bulma gayesiyle
gelişmiş bölgelere doğru hareket etmektir. Bu hareketin belli bir başlangıcı olduğu gibi bir
yerde son bulması da gerekmektedir. Dolayısıyla, Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum
itibariyle yasadışı göç için iyi bir ev sahibi olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
Bülent ÇİÇEKLİ ve Oğuzhan Ömer DEMİR tarafından hazırlanan Türkiye Koridorunda
Yasadışı Göçmenler adlı eser yasadışı göçü anlamaya ve anlatmaya ilişkin kayda değer
bilgilerin ve istatistiklerin yer aldığı bir çalışmadır. Çalışma özellikle göç teorilerine ilişkin
bilgilerin reel hayatta da geçerli olduğuna dair birebir yasadışı göçmenler ile yapılan
mülakatlarla da desteklenerek literatüre ışık tutmaktadır. Söz konusu kitap, yasadışı göçün
aktörleri ve uzmanlar ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilerin bilimsel metotlarla
analiz edilmesi sonucunda ortaya çıkan bilimsel araştırmanın bir ürünüdür.
Kitap toplam yedi bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde literatürde yer alan
farklı çalışmaların değerlendirilmesi sonucunda göç eğilimlerinin ekonomik, siyasi ve
sosyal nedenlerle bağlantılı olduğu belirtilerek, göçün dinamikleri ve trendleri bu çalışmalar
bağlamında irdelenmiştir. Göç çeşitleri nedenine, gidilen yere ve yasal statüye göre
sınıflandırılarak belirtilmiş, göç teorileri de felsefi yaklaşımlar içinde kavram kargaşası
yaratmadan okuyucuya sunulmaya çalışılmıştır.
Göçün kaynağı ve yasadışı göçmenler olarak belirtilen ikinci bölümde, yapılan saha
araştırması çerçevesinde, Türkiye›ye gelen en fazla yasadışı göçmenlerin sırasıyla Afganistan,
Pakistan, Burma, Filistin, Suriye, Irak, Somali ve İran ülkelerinden geldikleri belirtilmektedir.
*1 Polis Akademisi Başkanlığı, Güvenlik Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Öğrencisi
156
Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Dergisi • 2014, 5 (1)
Her ülke ayrı ayrı değerlendirilerek yasadışı göçmenlerin gelmiş oldukları ülkeler hakkında
bilgilendirme de yapılmış olup, söz konusu göçmenlerin hangi şehirlerden geldiğine ilişkin
yoğunluk analizi de haritalar ve grafiklerle sunulmaktadır. Yapılan ülke çalışmaları insanları
göçe, özelde de yasadışı göçe iten nedenler arasında ülkelerin içinde bulundukları siyasi
dalgalanmalar, az gelişmişlik, ekonomik olarak kalkınamama, sosyal yapı bozuklukları,
kültürler arası çatışmalar sayılmaktadır.
Üçüncü bölümde Türkiye›deki yasadışı göçmenlerin sosyo-ekonomik karakteristikleri
incelenmiştir. Yapılan saha çalışması bağlamında yasadışı göçmenlerin yaklaşık onda birinin
kadınlardan oluştuğu ifade edilmektedir. Burma, İran ve Irak ülkelerinden gelen göçmenlerin
tamamı erkektir. Ayrıca, yasadışı göçmenlerin yarısına yakını 19-25 yaş aralığında yer aldığı ve
ortalama yaşın 26 olduğu tespit edilmektedir. Yasadışı göçmenlerin %70’i bekardır. Öğrenim
durumlarına ilişkin bilgilere bakıldığında ise, yaklaşık %25›i okuma yazma bilmemekte ve
mesleki olarak ev hanımları da dahil edildiğinde yaklaşık %36’lık bir kesim işsiz kategorisinde yer
almaktadır. Yasadışı göçmenlere yapılan araştırma çerçevesinde gelir durumları da sorulmuş
olup, neredeyse yarısının aylık geliri 100 doların altında olduğu görülmüştür. Arapça, Urduca
ve Farsça yasadışı göçmenlerin anadilleri bağlamında ilk üç sırada yer almaktadır. Yasadışı
göçmenlerin en çok Arapça biliyor olmaları bu kişilerle iletişimi kolaylaştırırken, görünüm
olarak benzerliklerinin olmasından dolayı Irak ya da Suriye’den gelenlerin kolaylıkla sınırdışı
edilmemeleri için kendilerini Filistin uyruklu olarak tanıttıklarına ilişkin yapılan tespit oldukça
ilginç bulunmuştur. Ayrıca her 10 yasadışı göçmenden 3’ü İngilizce bilmektedir. Geldikleri
ülkelerin nedeniyle yasadışı göçmenlerin %90’dan fazlası İslam dinine mensuptur. Yazarların
söz konusu sosyo-ekonomik verileri değerlendirirken, bölgesel bazda Afrika ülkelerinden
gelenlerin neredeyse yarısının kadınlardan oluşmuş olduğunun tespiti literatürden farklı bir
veri olması itibariyle göze çarpmaktadır. Ayrıca verilerin değerlendirilmesi bağlamında göç
teorileriyle de ilişki kurulması söz konusu teorileri örneklendirme açısından okuyucuya daha
kalıcı bir bilgi sunmaktadır.
Dördüncü bölümde, yasadışı göçmenlerin göç kararı almalarında ve bu kararın
ardındaki dinamikler açıklanmaktadır. Yasadışı göçmenlerle yapılan mülakatlarda ön plana
çıkan ülkeden ayrılma sebebinin “daha iyi bir yaşam ve daha rahat yaşam şartlarına sahip
olmak için daha fazla kazanma arzusu” olduğunu söylemek mümkündür. Yasadışı göçmenler
ve bu konuda uzman olan kişilerle yapılan mülakatlardan kısa kısa kesitlerin ilgili kısımlarda
doğrudan alıntılanması söz konusu göçmenlerin ülkelerinden neden ayrıldıklarına ilişkin
yalnızca istatistiki bilgi vermemesi anlamında doğru bir tercih olmuştur. Ayrıca ilgili bölümde
yer alan göç eğilimleri ve dinamikleri üzerine yazarların değerlendirmesi kısmında yasadışı
göçmenlerin göç kararı verme süreçlerinin şekil yardımıyla açıklanmıştır.
Beşinci bölümde yasadışı göçmenlerin yola çıkışından hedef ülkeye varıncaya kadar
geçen süreç içerisindeki yol deneyimleri incelenmiştir. Yasadışı göçmenler açısından en çok
riskli görülen unsur gıdasızlık nedeniyle aç kalma tehlikesidir. Ayrıca yolculuk sırasında başta
kaçakçılar olmak üzere çeşitli kişiler tarafından soyguna uğrama riski de sıkça rastlanan
bir sorundur. Türkiye›ye girişte kaçakçılardan yardım alan göçmen oranı %85 olarak tespit
edilmiştir.
Türkiye koridorunda yasadışı göçmenler adlı altıncı bölümde, farklı ülkelerden farklı
umutlarla yola çıkmış olan yasadışı göçmenlerin çoğunlukla hedef ülkeye ulaşmak için
Kitap İncelemesi
Türkiye Koridorunda Yasadışı Göçmenler
157
Türkiye’yi sadece transit ülke olarak görmesinin yanında geçici veya kalıcı bir yaşam alanı
olarak da gördüğü belirtilmektedir. Türkiye’de ortalama 39 gün kalan yasadışı göçmenler
geçici veya kalıcı da olsalar Türkiye’de kaldıkları süre zarfında çalışma hayatında yer aldıkları
tespit edilmiştir. Söz konusu yasadışı göçmenler ile yapılan mülakatlardan elde edilen
veriler ışığında Türkiye’ye geliş amaçları ile Türkiye’de çalışmaları arasındaki ilişkinin varlığı
araştırılmış ve istatistiksel olarak da anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Yapılan çalışmada Türkiye’de
yasadışı göçmenlerin %43’ünün otelde, %20’sinin ise apartman dairelerinde barındırıldığı
anlaşılmaktadır. Kalınan yerin kalış süresiyle ilişkisi de tespit edilmiştir. Buna göre, kalış
süresi kısa olduğunda yasadışı göçmenler daha fazla kişi ile kalmaya razı olabilmekteler.
Yasadışı göçmenlerin yarısına yakını bu mekanlarda 10’dan fazla kişi ile birlikte kalmaya
zorlanmaktadırlar. Hedefleri Türkiye dışında bir ülkeye göç etmek olan kişilerin Türkiye’den
çıkış yapmaya çalıştıkları illerin başında Edirne gelmektedir. Yasadışı göçmenlerin göç
serüvenine girmekten büyük ölçüde pişman olmadıkları (%65) da görülmektedir. Kitapta yer
verilen sayısal bilgilerin ilgili bölümlerde sunulması açıklanan sosyal olguların anlamlı bir
bütün oluşturmasına katkı sağlamaktadır.
Yedinci ve son bölümde yasadışı göçmenler üzerine yapılan saha araştırmasında elde
edilen verilerin konu ile ilgili genel bir değerlendirmesi yapılmış, göç konusu üzerine yapılan
çalışmalarda ne gibi zorluklarla karşılaşıldığı belirtilerek yapılacak olan çalışmalar için öneriler
sunulmuştur. Bu bölümde araştırma esnasında karşılaşılan bazı yasadışı göçmenlerin hayatı
ile ilgili farklı fotoğraf karelerine de yer verilmiştir.
Kitap konu hakkında doyurucu bilgiler içermektedir. Konu ile ilgili çalışma yapmak
isteyen araştırmacılara kaynak olabilecek niteliktedir. Hacim ve boyut olarak olup rahatlıkla
okunacak bir formattadır. Kâğıt baskısı ve yazım olarak keyifli bir okuma sunmaktadır. Ancak,
sonraki baskılar için kitapta yer alan harita ve fotoğrafların renkli olmasının okuyucunun içeriği
anlamlandırmasına daha çok katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
Download

KİTAP İNCELEMESİ Türkiye Koridorunda Yasadışı Göçmenler