M. Meclisi
B : 46
lar yapılmaktadır. Biliyoruz ki, vilâyet vol ba­
kımından hakikaten fakirdir.
Bucak yollarının yapımının başlangıç ve bi­
tiş tarihleri, plânın hazırlanmasiyle belli ola­
caktır.
Bunları bilgilerinize arz ederim, saygılarım­
la.
ÂDİL YAŞA (Siirt) — Sayın Başkan, söz
istiyorum.
BAŞKAN — Buyurunuz Sayın Yaşa.
ÂDİL YAŞA (Siirt) — Sayın Başkan, sa­
yın (milletvekilleri;
Sayın Bayındırlık Bakanı Turgut Gülez'e
sualime vâki cevaplarından dolayı şükranlarımı
arz etmekle sözlerime başlamak istiyorum.
Sayın arkadaşlarım, Sayın Bakana tevcih et­
tiğim sual takririni, 18 Kasım 1969 yılında Baş­
kanlığa vermiştim ve bir - iki gün içinde günde­
me girmişti. Aradan 1,5 seneye yakın bir za­
man geçmiş bulunmaktadır ve ancak, Meclisin
bayram tatili arefeainde bulunduğu bir zaman­
da, Meclisin tenha olduğu bir sırada ve millet­
vekillerinin her gün, «Acaba sual takririme ce­
vap gelebilecek mi?» endişesi ve telâşı içinde,
bu cevap için gerekli maruzatta bulunma hazır­
lıkları ikmâl edilmeden sıra gelmiş bulunmakta­
dır.
Şimdi muhterem arkadaşlarım, Türkiye'de
aktüalitesini muhafaza eden en canlı problem­
lerden birisi, bölgeler arasındaki dengesizlik
konusudur. Bütün partiler, seçim beyannamele­
rinde, muhtelif kongrelerinde, Türkiye'de böl­
geler arasındaki dengesizliğin mevcudiyetini ka­
bul ederler ve bu dengesizliği mümkün olduğu
kadar kısa bir zamanda izale edeceklerine dair
vatandaşlara teminatta bulunurlar. Bütün par­
tiler, yine muhtelif program tenkidlerin de,
bütçe görüşmeleri sırasında bu hususları vatan­
daşa arz ederler, fakat tatbikat, şimdiye kadar
maalesef bunun aksi istikamette tecelli etmiş­
tir. Adalet Partisi de hem seçim beyannamesinde,
hem Hükümet programında, hem Beş Yıllık
Kalkınma Plânlarında, bölgeler arasındaki den­
gesizliği izale edeceğini beyan, ettiği halde, Hü­
kümet programında 20 - 25 maddelik; bölgeler
arasındaki dengesizliği bertaraf edecek birta­
kım tedbirlerden bahsettiği halde, şimdiye ka­
dar bunların misallerini, bölgeler arasındaki
dengesizliği Doğunun ve Güney - Doğunun lehi­
3 . 2 . 1971
O : 1
ne bir tedbirle izale edecek bir davranışı tesbit
edemedik.
Doğunun, Batıya nazaran en çok mahrum
olduğu, en çok dengesiz bulunduğu bir konu
da yol konusudur.
Maalesef Doğuda, hem karayolları, hem köy
yollan itibariyle muvasala, âdeta «mefluç»
denecek haldeclir.
Siirt, Doğunun ve Güney - Doğunun yol iti­
bariyle en az imara mazhar olmuş, en az yol
yapılmış vilâyetlerinden biridir. Siirt, tabiatı
itibariyle iki özellik arz eder bir durumdadır.
Birincisi, dağ kısmındaki kazaların durumu
vardır, bir de ova köyleri ve kazaları vardır.
Ovadaki kazalar, Türkiye Petrolleri işletmesi­
nin petrol aramaları ve petrol faaliyetleri dolayısiyle iyi - kötü bâzı yollara kavuşmuştur,
fakat' dağ bölgeleri tamamiyle yol durumundan
mahrum bulunmaktadır.
Ben, Sayın Bakanın, bu sual takriri dolayısiyle vereceği cevabı aşağı - yukarı kestirebiliyordum. Yalnız, bilhassa bir nokta üzerinde
durmak isterim.
Şimdi, Sayın Bakanın mevzuubahsettiği bu
Eruh - Şirnak yolu 1964 senesinden beri plân­
lara alınmış bir yoldur. 1964 senesinin icra
programında, bu yolun 1968 senesinde bitirile­
ceğinin planlandığı yazılmıştı. Bu Hükümetin
bir vaadidir, Hükümetin bir sözüdür. 1965 sene­
sinde bu bitiş tarihi 1969 a götürülmüştür. 1967
senesinde, 1968, 1970 senesi programında bu yo­
lun 1972 senesinde bitirileceğinin derpiş edil­
diği beyan edilmiştir. Şimdi, Sayın Bakan bu
yolun 1973 senesinde bitirileceğini beyan et­
mektedirler. Ben buna da inanmıyorum. Ben,
Sayın Bakanın katî bir söz mahiyetinde, 1975
senesinde bitirileceğini vâjletseler, ben kendile­
rine yalnız teşekkür etmekle iktifa edecek ve
mâruzâtımı keseceğim, fakat, artık inanamıyo­
ruz sayın arkadaşlarım.
Bu yolun, yine yıllık icra programlarında,
evvelâ 5 milyon liraya çıkacağı, bilâhara 10
milyon liraya çıkacağı, ifade, edilmiş, şimdi de
30 milyon liraya çıkabilecek bir yol olduğunu
beyan etmektedirler. Bu, şunu göstermektedir.
Bu yolun şimdiye kadar bir ciddî ilmî etüdü
ve projesi yapılmamıştır. Bu itibarla, birbirini
tutmıyan ve tenakuzlarla dolu programlarla
karşı karşı kalmaktayız.
Download

M. Meclisi B : 46 3 . 2 . 1971 O : 1 lar yapılmaktadır. Biliyoruz ki