VERİMLİ DERS
ÇALIŞMA TEKNİKLERİ
ELİF KAVARACI
KIILELMA ORTAOKULU
PSİKOLOJİK DANIŞMAN
BUGÜNÜMÜZÜ ÇALAN
İKİ HIRSIZ VARDIR.
GEÇMİŞİN PİŞMANLIKLARI;
GELECEK İLE İLGİLİ
KAYGILARIMIZ.”
HAYATINIZ KİMİN ELİNDE?
Eğer hayatınızla ilgili sorumluluğu
dış dünya ve olaylara bırakırsanız,
çalışmanızı ve başarınızı her
zaman engelleyecek birçok
sebebiniz olacaktır.
HERKESİN RAKİBİ KENDİSİDİR.
Geleceğin senin elinde , kendi kendine
değiştirebilirsin !...
NİÇİN OKULA GELİYORUZ ACABA,
AMACIMIZ NE?






İstediğim mesleğe sahip olmak
için
İyi bir meslek sahibi olmak için
Kültürlü bir insan olmak için
Kendi yeteneklerimi kanıtlamak
için
Annem babam istediği için
Yapacak başka işim olmadığı için
GİDECEĞİ LİMANI BİLMEYEN GEMİYE
HİÇBİR RÜZGAR YARDIM EDEMEZ

Kısa vadeli hedefler gerçekleşmeden orta
ve uzun vadeli hedeflerin gerçekleşmesi
mümkün değildir.

Eğer günlük, haftalık ve aylık hedeflerimizi
gerçekleştiremiyorsak orta ve uzun vadeli
hedeflerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz.

Kısa vadeli hedefler gerçekleşmeden orta
ve uzun vadeli hedefler "Dilek"ten öteye
gidemez.
HEDEFLERİN…
Ulaşılabilir ve ulaşıldığının anlaşılabilir olması gerekir.
Başka insanlara bağlı olmaması gerekir.
Somut maddelere indirgenmesi gerekir. Örneğin;
"daha çok çalışmalıyım" bir hedef değildir.
"Matematik dersinin sayılar konusunu çalışacağım"
demek bir hedeftir.
Hedeflerimizi belirledikten sonra "Bunlara ulaşabilmek
için ne yapmalıyım" sorusunun yanıtını bulmak
gerekir. Artık sıra zamanı düzenlemeye ve plan
hazırlamaya gelmiştir.

ÖĞRENME STİLLERİNE GÖRE DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ
C. İŞİTSEL ÖĞRENCİ:
- Çalışma grupları oluşturularak ya da çalışma arkadaşı bulunarak çalışılmalı. Bu şekilde
en uygun öğrenme sağlanır.
- Konular yüksek sesle tekrar edilerek okunmalı.
- Kaset çalarla (okuduğunu sesli kaydedebilmek amacıyla) çalışılmalı.
- Bellekte tutulması gereken (tarih,isim,formül) konular için melodik tekrar kullanılmalı.
- Basamak olarak öğrenmeleri gereken şeyleri basamaklı olarak yazıp, yüksek sesle
söylemeli. Bu yöntem öğrenmeyi olumlu etkileyecektir.
- Önemli konu ve talimatları yüksek sesle okuyup tekrar etmeli.
- Problemleri kendi sözcükleriyle ifade etmeli.
İŞİTSEL STİL :
ALGILAMA YOLU:
*İşittiğini hatırlar.
*Sözel ifadeleri takip eder.
*Dinleyerek ve konuşarak öğrenir.
EN İYİ ÖĞRENME:
*Konuşarak, mülakat yaparak
*Derse katılarak
*Soru sorarak ve cevap vererek
*Sözlü rapor vererek
OKUDUĞUNU EN İYİ ÖĞRENME:
*Seslendirme
*Yüksek sesle okuma
*Masal ve kitap kasetlerini dinleme
*Olay ve öyküler hakkında sohbet etme
A)Güçlü Yönleri:
*İşittiklerini unutmazlar.
*Uzun anlatımlarda bile ilk söyleneni hatırlarlar.
*Bir çok kişi için hiç bir şey ifade etmeyen ses,ritim ve melodiler onların bir çok şeyi
hatırlamasına neden olur.
B)Zayıf Yönleri:
*Az bir gürültüde dahi dikkatleri dağılır.
*Okumaktansa dinlemeyi tercih ederler.
*Yüzleri hatırlamakta zorlanır,isimleri kolay hatırlarlar
*Bilginin sözlü verilmesi gerekir.












A. GÖRSEL ÖĞRENCİ:
Ders çalışırken
Görsel öğrencilerin çalışabilecekleri derli toplu ve karışık ve kalabalık olmayan bir yere gereksinimleri
vardır. Ders notları tutmaları yararlıdır. Ders kitabında ya da yazılı metinlerdeki resimlerden çalışmak bu
öğrencilere çok uygundur. Bu öğrenciler genellikle yazılı sınavlarda başarılıdır.
1. Görsel/Sözel öğrenci:
- Yazarken, okurken renkli kalemler kullanmalı. Önemli konuların altını renkli kalemlerle çizmeli.
- Ders dinlerken not almalı.
- Anahtar sözcük kartları hazırlamalı. Bu kartlara kısa notlar yazmalı.
- Problem çözerken istenenleri, verilenleri ayrı renkteki kalemlerle yazmalı.
- Video ve bilgisayar programlarından yararlanmalıdır.
2. Görsel/ Resimsel öğrenci:
- Anahtar noktalar için kartlar hazırlayıp bu kartlara resim ve semboller çizmeli.
- Kitapların kenarlarına bir bakışta ona hatırlatacak sembol ve resimler koymalıdır. Bu durum konuları kolay
hatırlamasında yardımcı olacaktır.
GÖRSEL STİL :
ALGILAMA YOLU:
*Gördüğünü hatırlar.
*Metin ve çizimleri takip eder.
*İnsanları, eşyaları, resimleri gözlem yoluyla tanır/kavrar.
EN İYİ ÖĞRENME:
*Bilgisayar grafikleri
*Görsel yap bozlar
*Haritalar, grafikler, şemalar,ilan panoları
OKUDUĞUNU EN İYİ ÖĞRENME:
*Sessiz okuma
*Resimli roman
*Yazılı poster
A)Güçlü Yönleri:
*Gördükleri ve okuduklarını hatırlarlar.
*Net ve güçlü görüntüleri, renkleri kullanırlar ve bundan zevk alırlar.
*Okumaya düşkün olurlar.
*Yüzleri çok iyi hatırlarlar.
*Raporların veya bir olayın anlatılmasındansa yazılı olarak verilmesini tercih ederler.
*Planlı programlı olmak önemlidir.
B)Zayıf Yönleri:
*İşittiklerini uzun müddet akıllarında tutamazlar.
*Ders alırken not almazlarsa anlamakta güçlük çekerler.
*Derslerin laboratuar vb. ortamlarda yapılmasından hoşlanmazlar.
*Görsel materyallere dayanmayan uzun anlatımlara dayanamazlar.
*Dağınıklığa tahammülleri yoktur.











B. KİNESTETİK /DOKUNSAL ÖĞRENCİ:
Ders çalışırken
Sık sık ara vermeye gereksinim duyabilirsiniz. Öğrenirken ellerinizi kullanabileceğiniz her fırsat size
yardımcı olacaktır. Ders çalışırken hareket edin.
Derse başlamadan önce konsantre olabilmesi için;
· Ön sıraya oturmalı.
· Yazım kurallarına dikkat etmeksizin işittiklerini hatırlaması için sürekli kısa notlar tutmalı.
Ders anlatımı ve çalışma sırasında;
- Çalışırken elindeki kartlarla ileri geri yürüyerek yüksek sesle okumalı. Bu yöntemle öğrenme
kolaylaşır.
- Dersi anlatan kişi dersi mimikler ve dramalar ile desteklemeli. Bu yöntemle dersin anlaşılması
kolaylaşır.
- Lego, oyun hamuru, kil vb. dokunsal materyaller kullanılmalı.
- Laboratuar çalışmaları için fazladan zaman ayrılmalı.
- Sıralı işlemleri hatırlayabilmesi için, her bir basamağı karta yazmalı. Daha sonra kartları otomatik
olarak sıraya koyacak hale gelinceye kadar sıraya koymalı.
- Problemleri ve denklemleri fasulye, dama taşları, sayma çubukları kullanarak anlamaya çalışmalı.
Bu yöntemle matematik ve teknik bilgilerin öğrenilmesi kolaylaşır.
- Özellikle model üretebileceği bilgisayar oyunlarıyla oynamalıdır.
KİNESTETİK STİL:
ALGILAMA YOLU:
*Yaşadıklarını hatırlar.
*Oynayabildiklerini ve prova yapabildiklerini takip eder.
*Fiziksel etkinlikler içinde öğrenir.
EN İYİ ÖĞRENME:
*Yer oyunlarını oynayarak
*Eşyaları yapıp bozarak, model inşa ederek
*Deney kurarak
*Rol oynayarak
*Şeklini alarak
*Hoplayarak, koşarak
OKUDUĞUNU EN İYİ ÖĞRENME:
*Pandomim
*Oyunlarda rol alma
*Talimat okuyarak inşa etme veya bir eylem gerçekleştirme
KİNESTETİK/DOKUNSALLAR:
A)GÜÇLÜ YÖNLERİ:
*Yapılanı hatırlarlar.
*Dokunma ve hareket çok önemlidir.
*Taklit ederek ve deneyerek öğrenirler.
*Laboratuar ortamlarında başarılı olurlar, deneyerek öğrenirler.
B)ZAYIF YÖNLERİ:
*Okumayı sevmezler.
*Sürekli hareket etme ihtiyacını duyarlar.
*Bulundukları ortama göre davranışlarını düzenleyemezler.
BAZILARI DERS ÇALIŞMAKTA
NİÇİN ZORLANIR?
Hepimiz tanık olmuşuzdur,
 "Çalışmak istiyorum ama bir türlü
çalışamıyorum,
 bende çalışma isteği yok, çalışma isteği
gelmiyor,
 motivasyonum düşük, motive
olamıyorum. vb." türdeki yakınmalara.
İsterseniz gelin bu konuda biraz daha
ayrıntılı düşünelim, ders çalışma isteği
denen olgunun ne olduğunu araştıralım.
SIRALAMAYA DİKKAT..
Önce ders
çalışma
isteğinin
olması veya
gelmesi
Ders çalışmaya
başlamak veya
çalışmayı
sürdürmek
Başarılı
olmak.
Bu yanılgıya düşen öğrenciler,
öğretim yılının başından sonuna
kadar kendilerine adeta bir ilham gibi
geleceğini umdukları "ders çalışma
isteğinin" gelmesini sabırla beklerler.
Doğal olarak bu tür bir isteğin
kendiliğinden ortaya çıkması söz konusu
olmadığından, bu istek bir türlü gelmez.
Öğrenci sabırla bekler, "istek" inatla
gelmez.
Oysa ders çalışma
isteğinin ortaya çıkabilmesi
için yukarıda verilen sıranın
şu şekilde gerçekleşmesi
gerekiyor:
SIRALAMAYA DİKKAT…
Ders
Çalışmaya
başlamak
veya
çalışmayı
sürdürmek
Başarılı
olmak.
Ders
çalışma
isteğinin
ortaya
çıkması
Görüldüğü gibi ders çalışma
isteğinin ortaya çıkabilmesi ve
artabilmesi için öncelikle isteğin
gelmesini beklemeden çalışmaya
başlamak ve çalışmayı sürdürmek,
çalışmaların karşılığını almak
(başarılı olmak) gerekmektedir.
DERS ÇALIŞMA DEYİNCE
NELER DÜŞÜNÜYORUZ?
Acaba biz ders çalışma
faaliyeti ile ders çalışma ortamını
ne gibi olumsuzluklarla
eşleştirmiş durumdayız?
Şimdi de bu sorulara yanıt
arayalım.
OLUMSUZ YANITLAR





Sıkıcı bir faaliyettir.
Zor bir faaliyettir.
Nefret edilen bir faaliyettir.
Sınırlayıcıdır.
Çalışılması için istek olması gerekir.
OLUMLU YANITLAR





Çalıştıkça hoşlanılan bir faaliyettir.
Çalışmayı tamamladıktan sonra
keyifleniyorum.
Engelleri aşmak beni mutlu ediyor.
Diğer faaliyetleri çalışma sonrasında da
yapabilirim.
Başarılı oldukça isteğim daha da
artacak.
YUKARIDA SIRALANAN YANITLARDAN
HANGİLERİ SİZİN YANITLARINIZA DAHA
FAZLA UYUYOR?
Eğer olumsuz yanıtlar
çoğunlukta ise "ders çalışma "
faaliyetini olumsuzluklarla
eşleştirmişsiniz demektir. Bu
nedenle çalışmaya başlamanız ve
çalışmayı sürdürmeniz güç
olacaktır. Bunu kolaya
dönüştürebilmeniz için ders
çalışma ile ilgili düşünsel
düzenlemeye gereksinim
duymaktasınız.
Kendinizi odanızda
ders çalışırken hayal
ettiğinizde gözünüzün
önüne ne tür resimler
geliyor?
OLUMSUZ RESİMLER






Adeta bir cezaevinin hücresi gibi.
Karanlık
Sıkıcı
Dışarısı daha eğlenceli
Boğucu
Hayallerimle baş başa kaldığım yer
OLUMLU RESİMLER





Hedeflerime adım adım ulaştığım yer
Daha eğlenceli faaliyetlerin tadını
çıkarabilmem için önceliklerimi
gerçekleştirdiğim yer.
Sorumluluklarımı yerine
getirebilmem için gerekli.
Yeterince aydınlık
Düzenli
Yukarıda sıraladığımız ve
daha da çoğaltılabilecek
yanıtlardan hangiIeri sizin
resimlerinize daha uygun?
Eğer olumsuz olanlar
çoğunlukta ise, gerçekten ders
çalışmaya başladığınızda
sıkıntıdan patlıyorsunuz
demektir.
Hatta sık sık ara verme ihtiyacını
bunun için duyuyorsunuzdur. Çalışırken
hayallere dalmayı bir türlü önleyememiş
olmanız da bundan kaynaklanmaktadır.
Bütün bu güçlükleri kolaya
dönüştürebilmenin 1 yolu çalışma
odanızı, çalışma masanızı yeniden
düzenlemekten geçiyor. Bununla birlikte
çalışma odanızla eşleştirdiğiniz
olumsuzlukları olumluluklara
dönüştürebilmeniz için düşünsel
düzenlemeye ihtiyacınız var.
“UNUTMAYIN! SADECE KENDİ DÜŞÜNCE VE
DAVRANIŞLARINIZI DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ."
DENETLENEBİLİR
ÇABA
DENETLENEMEZ
ŞANS
DEĞİŞEBİLİR
DEĞİŞMEZ
YETENEK
GÖREV
GÜÇLÜĞÜ
ZAMANI PLANLAMA
"Herhangi
bir
insan
vaktini
nasıl
geçireceğini üstün bir insan ise vaktini
nasıl tasarruf edeceğini düşünür."
SCHOPENHAVER


Çaba, enerji ve zamanı en
ekonomik şekilde kullanmak
istiyorsak bir plana bağlanmalıyız.
Zamanı boşa geçirmek, yaşamı
boşa geçirmektir. Ve boşa geçen
zaman asla telafi edilemez.


Zamanı iyi planlamak sizin
elinizdedir.
Zamanı akıllıca kullanmak sizi
daha başarılı kılacak ve
düşündüğünüzden daha fazla
zaman yapmak istedikleriniz için
size kalacaktır.

Unutmayın eski alışkanlıklarınız
dan kurtulmak zaman alır ve
planlı yaşamak başlangıçta çok
zor gelebilir. Bu nedenle
kendinizi zorlamanız gerekir.
Katlanacağınız kısa süreli sıkıntı
daha sonra sizi mutlu ve başarılı
yıllara götürecektir.
1- ÇALIŞMA PLANI HAZIRLANIRKEN HANGİ
DERSİN HANGİ SAATE ÇALIŞILACAĞI
KARARLAŞTIRILMALIDIR.



Zor yada ağır öğrenilen dersler
için en verimli saatlerin ayrılması
uygundur.
Zihnin uyanık ve canlı,
konsantrasyonun en yüksek
olduğu zamanlar en verimli
saatlerdir.
Çalışmak için verimli saat
bireylere göre değişebilir.
2- ÇALIŞMA PLANINDA HER DERSE BELİRLİ BİR
SÜRE AYRILMALIDIR.


Bu dersin zor yada kolay oluşuna,
çalışılacak konunun uzunluğu veya
kısalığına, öğrencinin konu ile ilgili
ön bilgisine ve çalışma yöntemine
( okuma, yazma, yineleme) göre
değişir.
Genellikle bir saatlik dersin ödev ve
çalışılması için iki-üç saat ayrılması
önerilir.
3- ÇALIŞMA SÜRELERİNİN ÇALIŞMA PLANINDA
AYNI SAATLERE YERLEŞTİRİLMESİ GEREKİR.


Böylece o saatlerde çalışma
alışkanlığı kazanılacak ve
çalışmaya dikkatin toplanması
kolaylaşacaktır.
Alışkanlık haline geldikten sonra
aynı saatte çalışmayan öğrenci
gerginlik duyacak ve gerginlik
çalışmaya başladıktan sonra
ortadan kalkacaktır.
4- ÇALIŞMAK İÇİN AYRILACAK ZAMAN
SAPTANIRKEN DERSİN SINIFTA VERİLECEĞİ GÜN
VE SAATE YAKIN OLMASINA DİKKAT EDİLMELİDİR.

Dersten önce ders veya konu
çalışılırsa, dersin içeriği
hakkında bilgi sahibi olunur ve
dersi anlamanın
kolaylaşmasının yanı sıra
anlaşılmayan noktalar
sorulabilir. Unutmanın en aza
inmesi için de dersten sonra
yinelemek gerekir.
5- EN VERİMLİ ÇALIŞMA ARALIKLI ÇALIŞMADIR.
Ara vermeden uzun süre çalışmak
kadar uzun süre dinlenme aralığı
verilerek çalışmak da verimsizdir.
45 + 5 + 10
: 1 SAAT
Ç
G
D
Ancak fen ve teknoloji ve matematik
gibi dersler çalışılırken problem
tam çözülmeden ara
verilmemelidir.

6- BİRBİRİNE BENZEYEN İKİ DERS ÜST ÜSTE
ÇALIŞILMAMALIDIR.
Örneğin türkçe ve sosyal bilgiler
dersi yerine türkçe ve matematik
dersi arka arkaya çalışılırsa
daha iyi olur. Böylece
öğrenilenler birbirine
karışmayacağı gibi sıkıcı
olmasının da önüne geçilir.
7- ÖĞRENME ÜZERİNDE EN AZ BOZUCU ETKİ
YAPAN ETKİNLİK UYKUDUR.
Bir öğrenci yatmadan önce on
dakika süreyle o gün çalıştığı
dersleri tekrarlayarak uykuya
geçer ve sabah güne bir önce
yapmış olduğu on dakikalık
tekrarı yaparak başlarsa
çalıştıklarını daha iyi korur.
ZAMANI PLANLAMADAKİ İLK ADIM ÖNCELİKLERİN
SAPTANMASIDIR.

Birey önce kendisi için neyin
önemli neyin önemsiz olduğuna
karar vermeli veya yapmak
istedikleri ile yapmak zorunda
olduklarını öncelik sırasına
koymalıdır.
ÖRNEĞİN;
Öğrencinin yapmak istedikleri
 Sinemaya gitmek
 Geç saatte tv. deki bir programı
izlemek.
 Arkadaşları ile buluşmak.
Öğrencinin yapmak zorunda oldukları.
 Ders çalışmak
 Sınavlara hazırlanmak.
 Ödev hazırlamak .

Bu seçimler öğrencilerde
çatışma yaratır. Öğrenci
amaçlarına ulaşmada
engellenme yaratan
çatışmalardan kurtulabilmek için
önceliklerini belirlemeli ve şu
soruları yanıtlamalıdır.
Benim için bu etkinlikler arasında en
önemli olanı hangisidir?
 Hangi etkinliklerden vazgeçebilirim?
 En az önemli olan etkinlikler
hangisidir?
Önceliklerin net bir biçimde
saptanabilmesi için şöyle bir
uygulama yapılabilir.

Gelecek bir hafta için
planlarınızı düşünün. Yapmak
istediğiniz ve yapmak zorunda
olduğunuz etkinlikleri sıralayınız.
DERS DİNLEME VE NOT TUTMA
DUYMAK İLE DİNLEMEK ARASINDAKİ
FARKI İYİ BİLMEK GEREKİR

"Dinleme", toplumsal
yaşamın her alanında geçerli
olan, çoğu zaman ihmal
edilen bir iletişim becerisidir.
Duymak yani işitmek, "Ses dalgalarının
kulak zarına çarpması";
dinlemek ise, "duyulanı anlamak ve
korumak" demektir.
DUYMAK İLE DİNLEMEK ARASINDAKİ
FARKI İYİ BİLMEK GEREKİR
Sadece duyuyor olmamız aynı zamanda dinliyor
Olduğumuz anlamına gelmez. "Dinleme" dinleyen
kişi tarafından işitilenlerin anlaşılmasıdır. Bu
nedenle dinIeme;
okuma, konuşma, gözlem vb. gibi bir öğrenme
yoludur. Eğitim-öğretim faaliyetlerinde en çok
kullanılan ve önemli olan bir öğrenme aracıdır.
Her duyma dinleme değildir. Dinleme,
anlamayı ve anlaşılan konunun gerektiğinde yazılı
ve sözlü olarak ortaya konulabilmesini
gerektirmektedir. Bir öğrenci, ders sırasında
işittiklerini, ders sonunda anımsayamıyorsa; derste
anlatılanları dinlememiş olduğu sonucu
çıkarılabilir.
DUYMA İŞİNİN DİNLEMEYE ANLAMAYA
DÖNÜŞEBİLMESİ İÇİN
DÖRT ŞEYE GEREKSİNİMİMİZ VAR."
DİNLEMEK İÇİN BİR GEREKÇEMİZİN
OLMASI, ALGI KANALLARIMIZIN AÇIK
OLMASI, İLGİLİ VE DİKKATLİ OLMAMIZ,
NOT TUTARAK KATILIMCI OLMAMIZ.
Öğrencinin bir ders saati içinde
dinleyerek ve izleyerek öğrenebileceği bir
konuyu, ders dışında kendi başına çalışarak
gerektiğince öğrenebilmesi için gereken
süre en az üç katına eşit olabilmektedir.
ETKİLİ DİNLEYİCİ OLMAK İÇİN DERS
SÜRESİNCE ŞUNLAR YAPILMALIDIR.






Ders süresince kendinize sorular sorun.
Aralarda konunun ana noktalarını özetleyin.
Sonuçları kendi kendinize çıkartın.
Ana düşünceyi ayrıntılardan ayırınız.
Derste geçen düşüncelerin yaşamla ilişkisini
kurunuz.
Bildiklerinizi, yeni öğrendiklerinizle karşılaştırın.

İyi bir dinleyici, konuşanın sadece sözlerini
anlamaya çalışmaz; aynı zamanda onun mimik ve
jestlerini, ses tonunu da beraberce takip eder.

Sınıfta sürekli öğretmeni takip ediniz.
NOT TUTMAK





Tuttuğunuz notları kısa ve öz bir şekilde yazınız.
Başkasından fotokopi ile not alıp çalışmayınız.
Sürekli kendi notunuz olsun.
Tuttuğunuz not; öğretmenin anlattığı konunun ana
fikrini tam olarak yansıtmalıdır.
Derste tuttuğunuz notları evde düzenleyerek tekrar
yazınız.
Kitap okurken sürekli elinizin altında kağıt, kalem
bulundurunuz. Okuduğunuz yerlerle ilgili not alınız.
NOT TUTMANIN YARARLARI





Bir şeyi duyduktan hemen sonra yazmak anlamayı ve
akılda tutmayı kolaylaştırır.
Not tutmak, derse aktif katılımı sağlar, uyanıklığı ve
dikkati arttırır, motivasyonu yükseltir.
İyi not tutan öğrenci, sınavlarda çıkacak soruları
daha çok tahmin eder.
Dersi derste öğrenmek boş zaman etkinliklerine
zaman ve imkan sağlar.
İyi bir dinleyici olmanın ön şartları; bir önceki dersin
notlarını gözden geçirerek derse zamanında
gelmektir.
BİR ARAŞTIRMA
Öğrenme konusunda yapılan bir
araştırmaya göre;
1- Bir öğrenci okuduğunun yaklaşık
%20’sini hatırlar.
2-Eğer önce okunur sonra dinlerse,
hatırlama düzeyi % 40’a çıkmaktadır.
3- Okunduktan sonra dinleyen ve aynı
zamanda yazıldığı takdirde hatırlama
oranı % 60’lara çıkmaktadır.
DÜZENLİ TEKRAR
Sistemli tekrarın en önemli özelliği; öğrenme, düşünme ve
hatırlama konusundaki birikim sağlayıcı etkisidir.

Daha önce öğrenilmiş olan bilgiler çok az hatırlandığı için,
sanki yeni bir bilgiymiş gibi yeniden öğrenilmek zorunda
kalınır. Bu durum bir taraftan öğrenmek için harcanan
zamanın ziyan olmasına, diğer taraftan da öğrenmek için
yeniden zaman ayırmak zorunluluğuna neden olur.
Sürekli olarak tekrarlanarak, bir kısır döngü haline gelen bu
durum, öğrenme isteğinin kırılmasına ve öğrenme konusunda
genel bir umutsuzluğa yol açar. Çünkü her defasında bu
bilgileri yeniden edinmek çok daha sıkıcı hale gelir.

“TAŞI DELEN, SUYUN GÜCÜ DEĞİL;
DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİDİR.”



Günlük Tekrarlar: O gün içinde derslerde işlenen
konuların ve tutulan notların kısa bir tekrarının
yapılması demektir.
Haftalık Tekrarlar: O hafta içinde derslerde işlenen
konuların ve tutulan notların öncelik sırasına göre
gözden geçirilmesidir.
Aylık Tekrarlar:
O ay içinde derslerde işlenen konuların ve tutulan
notların gözden geçirilmesidir. Öğrencilerimizin
"Zaman mı var bu tekrarlan yapmak için?" sorusunu
sorduklarını duyar gibiyiz. Ancak bu tekrarların amacı,
iyi anladığınız bilgilerin hafızanıza yerleşmesini
sağlamak, onları yeniden öğrenmek için fazla ve
gereksiz zaman harcamanızı önlemektir. Söz konusu
tekrarlar yapılmadığında öğrendiğimizi zannettiğimiz
bilgilerin büyük çoğunluğunu kısa bir süre sonra
unuturuz. Zaten planlı ve programlı çalışmadan
kastedilen de düzenli tekrar programıdır.
DÜZENLİ TEKRAR YAPILMAZSA
NE OLUR?

Yapılan araştırmalar öğrenilen bilginin %70'inin 24
saatte unutulduğunu göstermektedir. Bu nedenle
günlük tekrar çok önemlidir.

Tekrar yapılmadan biriktirilen bilgi, altından kalkılması
çok güç olan bir "yığın" gibidir. Bu yığının karşısında
durup baktığınızda çaresizliğe düşebilirsiniz.

Oysa yapılacak olan bir tekrar programı ile bu yığını
eritmek ve bilgiyi ihtiyaçlar doğrultusunda kullanmak
mümkün olacaktır.

Tekrar yapmayı geciktirdiğinizde, öğrenmiş olduğunuz
şeyleri yeniden öğrenmek için ikinci bir çaba sarf eder ve
zaman harcarsınız.
BİLGİLERİN UZUN SÜRELİ HAFIZAYA
AKTARILMASI

Çevreden beyne devamlı olarak çeşitli uyarıcılar gelir.
Çevreden gelen bu uyarıcılar hafızaya yerleşir. İnsan
hafızası "kısa süreli"ve "uzun süreli" hafızalar olmak üzere
ikiye ayrılır.

Uyarıcılar ilkönce kısa süreli hafızaya gelir. Örneğin; yeni
öğrendiğiniz bir telefon numarasını çevirdiğinizde meşgul
çalarsa telefonu yeniden aramak için telefon fihristine
bakma gereksinmesi duyabilirsiniz.
Oysa bilginin uzun süreli hafızaya geçmiş şekli daha
önemlidir.

Uzun süreli hafıza günlerle, haftalarla sınırlıdır.
Bilginin kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya geçmesi,
düzenli tekrarların yapılmasıyla sağlanabilir.
Bilgilerinizi tekrar etmediğinizde karşılaşacağınız durum
"unutma" tekrar ettiğinizde ise "hatırlama" olacaktır.
İNANDIĞINIZ ZAMAN AKLINIZ O ŞEYİ YAPMANIN
YOLUNU BULUR
Bir şeyin
imkansız
olduğuna
inanırsanız
aklınız bunun
neden imkansız
olduğunu
ispatlamak
üzere çalışmaya
başlar.
Ama bir şeyin
yapılabileceğini
inandığınızda,
gerçekten
inandığınızda
aklınız onu yapmak
üzere çözümler
bulmanıza yardım
etmek için
çalışmaya başlar.
SON OLARAK
EĞRİ OTURALIM
DOĞRU KONUŞALIM
DERS ÇALIŞIRKEN NE TÜR
HATALARA DÜŞÜYORUZ
BİR GÖZ ATALIM
ÇALIŞMA MASASI DIŞINDA DEĞİŞİK
YERLERDE ÇALIŞMA ALIŞKANLIĞI
Tebdil-i mekanda ferahlık vardır deseler de
inanma!Değişik yerlerde çalışmamaya
çalış! "Neden?"dersen;çalışma bir şartlanma
gerektirir.Aynı zamanlarda, aynı mekanda
Ders çalışmak, çalışmaya daha kısa sürede
adapte olmanı sağlar.O masaya sadece
Çalışmak için oturduğunu hissetmelisin

DAĞINIK ODA / DAĞINIK ZİHİN

Dağınıklık, insanın kendisini derbeder ve rahatsız
hissetmesine neden olacağı için böyle bir ortamda
çalışmaya çalışmak boşa zaman harcamaktır.Siz
iyisi mi düzenli, dikkatinizi dağıtacak fazla obje
olmayan sade bir odada, mümkünse boş bir duvara
dönük çalışın.İlginizin sadece ve sadece çalıştığınız
konuya yönelmesi ancak bu şekilde
gerçekleşecektir.
ÇALIŞMA KÖŞESİ

Sıcacık bir oda, engin hayal denizlerine götürecek
rengarenk posterlerle süslü duvarlar, kulaklarında
walkmen, yumuşacık koltuk veya divan, sağında ve
solunda yumuşacık minderler ve elinde ders notları
varsa "ne mutlu sana" demeyeceğiz. Çünkü bu ortam
ve şartlarda güzelce uyunur veya dinlenilir.Amacın
ders çalışmak ise bunun için daha farklı bir ortama
ihtiyacın var.
18-20 derece oda ısısı, derli
toplu bir oda, sessiz ve ışığı
yeterli düzeyde bir çalışma
masası ve malzemelerin
düzenli bir şekilde masanın
üzerinde ise ders çalışmaya
hazırsın demektir.
YATARAK, UZANARAK ÇALIŞMAK

Yan gelip yatarak ders çalışırsanız, başarı da sizin
için yan gelip yatacaktır.Sizin istediğiniz sonuç bu
ise, sorun yok.Ama değilse bir kez daha çalışma
pozisyonunuzu gözden geçirmenizi öneririz.Not
almak, altını çizmek gibi ders çalışmanın gereklerini
yatarak da yapabiliyorsanız sorun yok.Ama siz siz
olun, yine de yatağı sadece uyumak için kullanın.
ÇALIŞIRKEN BİR ŞEYLER ATIŞTIRMAK

Ölçülerinizi ve formunuzu korumayı istediğinizi
biliyoruz;öyleyse çalışmaya başlamadan tüm fiziksel
ihtiyaçlarınızı gidermeli ve ders çalışırken kesinlikle
atıştırmamalısınız.(çünkü insan birşeyler yerken
yaptığı işteki konsantrasyonunu yitirdiği gibi
oturduğu yerde kilo almak tehlikesi ile de karşı
karşıya kalır.)Çok acıkmışsanız çalışmaya ara
vermelisiniz.Böylece her şeyi zamanında yapma
alışkanlığı kazanma fırsatını da yakalarsınız
ÖNEMSİZ İŞLERLE,
VERİMLİ SAATLERİ HARCAMAK

Verimli saatleri(günün en zinde, uyanık olduğunuz
saatleri)ders çalışmaya ayırmak için zamanı
mümkün olduğunca ekonomik kullanmalısın.Bunun
için benzer işleri birleştirerek yapmayı ve 5-15
dakikalık küçük zaman dilimlerini değerlendirmeyi
öğrenmelisin. Telefon görüşmelerini yaptıktan
sonra, gazete okurken müzik dinleyebilir, kalan
zamanda da odanın düzenini sağlayıp, masanı ders
çalışmaya hazır hale getirebilir ve "tam zamanında"
masa başına geçebilirsen.
TELEFON VE ARKADAŞLARA
"HAYIR" DİYEMEMEK

Arkadaşlarının, senin ders çalışma programına
sızmak gibi bir gaflete düşmeleri halinde onları
uyarmalı, ancak boş zamanlarında onlara zaman
ayırabileceğini kesin bir dille anlatmalısın.Yine de
ısrarla davrananlar olursa çalışırken telefonu fişten
çekebilirsin.Seni gerçekten seven arkadaşlarının
seni bu kadar zorlayacağını da sanmıyoruz!!!
ÇALIŞMAYI SÜREKLİ ERTELEME ALIŞKANLIĞI

Çok iyi bildiğiniz gibi üniversite sınavlarını erteleme
şansınız yok.Yaşamı ertelemek gibi bir şansınızda
olduğunu sanmıyoruz.Öyleyse neyi
erteliyorsunuz?Zaman akıp gidiyor;sürekli geri
sayımdasınız.Aylar var derken bir de bakarsınız ki
sadece günler kalmış ve tren kaçmış…Bu hataya
bilinçli hiçbir gencin düşeceğini sanmıyoruz fakat,
yinede uyarıyoruz.
DİNLEDİĞİNİZ
İÇİN
TEŞEKKÜRLER
Download

ders çalışma isteğinin