ZEHİRLERİN ETKİ
ŞEKİLLERİ
Prof. Dr. Ayhan FİLAZİ
Zehirli maddeler vücuttaki etkilerini


Bazıları (yakıcı asit ve alkaliler, etilenoksit, ağır
metaller, karbonmonoksit, nikotin, siyanür gibi)
doğrudan,
Bazıları (hekzan, karbontetraklörür, aflatoksinler,
metilalkol, etilenglikol, siyanogenetik glikozidler
gibi) da metabolitleri aracılığında oluştururlar.
Canlı için önem taşıyan yapılar
 Bir enzim veya enzimin bir parçası,
 Enzimlerin aracılık ettiği tepkimelerde bir
antimetabolit,
 Reseptörlerin işgali,
 Çeşitli maddelerin geçişine aracılık eden taşıt
proteinleri,
 İyon kanalları,
 DNA, nükleik asitler ve proteinler olabilir.
Fiziksel ve kimyasal etki
• Dağlayıcı asit (HCl, H2SO4 gibi) ve alkaliler
(NaOH, KOH gibi) deri, mukozalar, doku ve
organlarda dönüşümsüz hasar ve tahribat
yaparlar; yakıcı-dağlayıcı etki oluştururlar.
• Uçucu sıvı veya gaz anestezikler yağ:su dağılım
katsayıları büyük olduğundan öncelikle sinir
hücresi zarının lipid kesiminde çözünürler;
hücre zarının akıcılığını ve sonuçta geçirgenliğini
değiştirirler.
– Bu etkileri ile zehirli maddeler hücrenin
depolarizasyonunu bozarlar.
Zehirli madde-reseptör etkileşmesi
Reseptörler;
• Zarda (GABA, glisin, kolinerjik, serotonerjik,
adrenerjik, opioid, peptid reseptörleri gibi),
• Stoplazmada (steroid madde, PAH, dioksin
reseptörleri),
• Çekirdekte (tiroid bezi hormon reseptörleri
gibi) yerleşmiştir.
Hücre zarı geçirgenliği ve iyon akışının değiştirilmesi
Hücre zarındaki etkin taşıma sistemlerinin etkilenmesi
► Nitrat,
tiyosiyanat, perklorat gibi iyonlar tiroid
bezine iyot alınmasını engeller.
► Bazı mikotoksinler (sitrinin, rubratoksinler gibi)
hücrelere glikoz ve amino asit girişini bozar.
► Kalp glikozidleri kalp kasında Na,K-ATPaz’ın
etkinliğini engeller.
► DDT, lindan gibi böcek ilaçları kalsiyum
pompasının (Ca-ATPaz, Ca,Mg-ATPaz gibi)
etkinliğini engeller.
Normal
taşıma
Taşıtın
engellenmesi
veya
Taşımanın engellenmesi
Hücre zarı geçirgenliğinin değiştirilmesi
 Bu etki ya hücre zarında iyonların geçişine
aracılık eden iyon kanallarının etkilenmesi
veya hücre zarlarındaki hasar sonucudur.
 Hücre zarında var olduğu kabul edilen bazı
iyon kanallarının (sodyum kanalı, potasyum
kanalı, kalsiyum kanalı, klor kanalı gibi)
açılması veya kapanması bazı maddelerle
etkilenebilir.
Enzim etkinliğinin değiştirilmesi
► Zehirli
maddelerin enzimlere etkileri
dönüşümlü veya dönüşümsüz
olabilmektedir.
Enzim etkinliğinin engellenmesi
 Sinir sistemini etkileyen bazı maddeler MSS, OSS
veya çevresel sinir sistemindeki sinaps veya
kavşaklarda uyarının geçişini sağlayan NM’leri
parçalayan enzimleri bağlayarak, bu yerlerde NM
maddenin etkisini ve böylece uyarı aşırımını
güçlendirirler.
Enzim etkinliğinin artırılması
 Kolera toksini ve forskolin, hücre zarındaki
reseptörleri etkilemeksizin, hücre zarının iç
yüzünde bulunan AS’ı etkileyip, sAMP
düzeyinde artışa yol açarlar.
Enzim etkinliğinin artırılması
 Bilhassa stokrom P450 enzimleri olmak
üzere, çeşitli enzimlerin etkinliğini artırarak
bazı maddelerden zehirli metabolitlerin
şekillenmesini hızlandıran maddelerin de bu
etki şeklini paylaştıkları kabul edilebilir; Örğ,
halotan, kloroform, karbontetraklörür,
klorobenzen, asetaminofen gibi maddelerin
etkisine metabolitleri aracılık eder; enzim
etkinliğinin artması bu maddelerin zehirlizararlı etkilerinin de artmasına sebep olur.
Metabolit yerine geçme
• Antimetabolit olarak etkiyen maddeler;
kumarin, varfarin gibi pıhtılaşmayı
engelleyici maddeler
• Kumarin vb pıhtılaşmayı engelleyen
maddeler vitamin K’nın antimetabolitidirler.
Bu maddeler vitamin K epoksit redüktaz
için vitamin K epoksit ile yarışırlar.
Metabolizmanın bozulması
► Enerji
metabolizması
► Şeker metabolizması
► Yağ metabolizması
Enerji metabolizması

Hücrelerde ATP birçok maddenin
sentezi, etkinleşmesi ve taşınmasında
enerji sağlaması bakımından anahtar
rol oynar; ATP’nin ADP ve AMP’ye
hidrolizi sırasında kimyasal enerji açığa
çıkar.
Enerji metabolizması
Enerji metabolizması dört basamakta kesintiye
uğrayabilir;
Basamak I: Elektron taşıma zincirine hidrojen girişinin
bozulması Örn: Etilalkol, Floroasetat
Basamak II: Elektron taşınmasının bozulması,
Örn. Siyanür, Karbontetraklörür
Basamak III: Elektron taşıma zincirine oksijen
girişinin önlenmesi, Örn: Kokain, CO, nitrit gibi
Basamak
IV:
ADP’nin
fosforilasyonunun
bozulması, Örn: DDT, serbest yağ asitleri
Şeker metabolizması
• Aflatoksinler ve okratoksinlerin
şekerlerin metabolizmasına önemli
etkileri vardır.
Yağ metabolizması



Aflatoksinler, okratoksinler, sitrinin,
trikotesenler, rubratoksinler gibi
mikotoksinler, yağların metabolizmasını da
etkilerler; bunların çoğu yağın karaciğerde
toplanmasına yol açarlar.
Ethionin, ATP’nin tükenmesine yol açarak,
karaciğerde yağın toplanmasına sebep olur.
Karbontetraklörür ER ve Golgi cihazında
hasara ve sonuçta yağlanmaya sebep olur.
ZEHİRLENMELERİN
SEBEPLERİ, TANISI ve
SAĞALTIMI
Zehirlenmelerin Sebepleri
 Doğal olarak bulunan veya
 İnsan ya da endüstriyel faaliyetler ile ortaya
çıkan zehirli maddelere maruz kalmalarının bir
sonucudur.
Doğal olarak karşılaşılan zehirli maddelerin
başlıcaları;
* Yapısında zehirli madde bulunduran bitkiler,
* Metaller,
* Zehirli hayvanlar, böcekler
İnsan faaliyetleriyle şekillenen zehirlenmeler;
* Tarım zararlılarına karşı hazırlanan ilaçların
(insektisidler, fungusidler, yabani ot ilaçları gibi)
aşırı, hatalı ve kontrolsüz kullanılmaları,
* Endüstriyel kirlenme,
* Bozuk veya bulaşık yemlerin yenilmesi,
* İlaç vb maddeler
Tanı
•
•
•
•
•
Olayın soruşturulması,
Klinik belirtiler,
Otopsi bulguları,
Histopatolojik inceleme,
Laboratuar analizlerinden (kimyasal ve
biyolojik) yararlanılır.
Olayla ilgili soruşturma
► Hayvanın
barınağı (ahır, ağıl, kümes gibi),
► Gezindiği yer,
► Verilen yem veya su,
► Uygulanan ilaç,
► Çevrenin incelenmesi,
► Hayvan sahibi ya da bakıcısının bilgisine baş
vurularak, tanıya yardımcı olacak bilgiler elde
edilmeye çalışılır.
Klinik belirtiler


Klinik muayene, hekimin doğrudan muayenesine,
hayvanın ölmesi durumunda hayvan sahibinden
alınacak ama doğruluğu şüpheli bilgilere
dayanabilir.
Hastalık belirtileriyle karışabilmeleri, aynı
maddeyle oluşan zehirlenmede her belirtinin her
zaman görülmemesi, her zehire de hayvanın
cevabının değişken olabilmesi sebebiyle, klinik
belirtilerin kıymeti, bazı tipik zehirlenme olayları
dışında, genellikle azdır.
Klinik belirtiler
Anemi: Bakır, kurşun, kadmiyum, molibden,
talyum, aflatoksinler gibi.
 Ataksi: Arsenik, civa, selenyum, molibden, tuz,
amonyum tuzları, klorat, nitrat-nitrit, atropin,
barbitüratlar, karbonmonoksit, nikotin, etilen
glikol, metaldehid, fenoksi asetik asit türevi
yabani ot ilaçları, OK insektisidler, aflatoksinler,
hayvan zehirleri gibi.

Klinik belirtiler
 Çırpınmalar: Alfakloraloz, bakır,
brometalin, kurşun, fosfor, tuz, siyanür,
metaldehid, metilksantinler, nitrat-nitrit,
kükürtlü hidrojen, striknin, atropin, fenol,
etilen glikol, kafein, floroasetat, ergot, OK
ve OF insektisidler, opioidler, talyum,
rotenon, gossipol, yılan zehirleri gibi.
Klinik belirtiler
• Kan işeme: Bakır, kurşun, klorat,
tanen, kumarin gibi.
• Kanın kahve renk alması:
Asetaminofen, asetanilid, benzokain,
anilin türevleri, çinko, hidrojen sülfür,
kloratlar, lidokain, metilen mavisi,
nitrat-nitrit, sülfitler gibi.
• Kanın kırmızı-pembe renk alması:
Siyanür, karbonmonoksit gibi.
Patolojik bulgular


Otopside hiç bir lezyonun bulunmaması bile,
birçok zehiri ihtimal dışı bırakması bakımından,
bazen lezyonun bulunması kadar önemli
olabilir. Deri ve görülebilir mukoz zarlar son
derece özel renk değişiklikleri gösterebilir.
Küçük hayvanlarda karşılaşılan sarılık karaciğer
hasarına işaret eder; bu durumla fosfor
zehirlenmesinde her zaman karşılaşılır.
Patolojik bulgular


Siyanür ve karbonmonoksitle
zehirlenmelerde mukozalar pembe-kırmızı,
klorat ve nitrat-nitritle zehirlenmelerde
kahve rengindedir.
Siyanür, fosfor, fenol gibi maddelerle
zehirlenmelerde karın boşluğu ve midebağırsak içeriğinin göz veya büyüteçle
muayenesi de zehirlenme hakkında bir
fikir verebilir; midede yenilen bitki ve bitki
kısımları görülebilir.
Laboratuar analizleri
 Klinik belirtiler, soruşturma ve ölüm ya da
mecburi kesim sonucu yapılan otopsi
muayenesiyle tanıya gidilemediği durumlarda
veya konunun hukuki bir yönünün olduğu
hallerde laboratuvar analizlerine başvurulur.
Sağaltım
• Emilmesinin veya daha fazla emilmesinin
önlenmesi,
• Emilip dolaşıma geçenin özel etkilisistemik antidotlarla etkinsizleştirilmesi,
• Emilenin vücuttan atılmasının
hızlandırılması ve
• Destekleyici sağaltıma başvurulabilir.
Sağaltım
Amaç; hiç zaman kaybedilmeksizin fizyolojik
görevlerin yeterli bir şekilde sağlanmasıdır.
 Kolay nefes-alıp vermenin sağlanması,
 Yapay solunum,
 Kalbe masaj yapılabilecek uygulamaların
başlıcalarıdır.
Emilmenin veya tahrişin önlenmesi
 Hayvana verilen yem veya suyun kesilmesi,
 Hayvanın bulunulan ortamdan
uzaklaştırılması olmalıdır.
 Bazen temiz havaya çıkarılma bile yeterli
olabilmektedir.
Deriye bulaşma ile zehirlenme söz
konusu ise;
* Zehirli maddeyle temas eden yerler bol
suyla 15 dk süreyle yıkanır;
* Emilmeyi artırabilmesi sebebiyle,
genellikle sabunlu veya deterjanlı suların
kullanılmasından kaçınılmalıdır. Ama, OF
bileşikler ve asitlerle olan zehirlenmelerde
veya yanıklarda sabunlu su iyi bir
antidottur.
Herhangi bir maddenin göze bulaşması
veya kaçması durumunda;
* Göz hemen su veya fizyolojik tuzlu suyla
15-20 dk süreyle yıkanır; yıkama için alkali
veya asit çözeltiler kullanılmaz.
Ağızdan alınarak oluşan
zehirlenmelerde,
* Zamanında yetişilmesi kaydıyla, kusabilen
hayvanlarda kusturmaya veya mide
yıkanmasına,
* Yüzeyde tutucu-sarıcı-koruyucu,
* Sindirim kanalında etkili kimyasal
antidotlar (çöktürücüler gibi),
* Sürgüt maddelerin verilmesine başvurulur.
Yüzeyde tutucu maddeler

Zehirli maddenin alınması üzerinden, özellikle 1-3 saat
olmak üzere, 5-6 saatin geçmediği durumlarda, sonda
yardımıyla mide yıkamasının yapılması ve midenin
boşaltılması zehirlenen hayvanın geleceği yönünden çok
önemlidir. Bu amaçla en çok su kullanılır; ayrıca, suya
sindirim kanalındaki emilmemiş zehiri yüzeyinde tutarak
veya kimyasal bileşik yaparak emilmesini engelleyen ya
da sınırlandıran maddeler de katılabilir.

Yüzeyde tutucu olarak en çok kullanılan madde tıbbi kömür
veya üniversal antidottur. Etkin kömür genellikle 1-3 g/kg
dozda ve 1 g kömür/3-5 ml olacak şekilde suya katılarak verilir;
uygulama gerekirse 8-12 saat arayla tekrarlanır.
Çöktürücü maddeler
Alkaloidleri çöktürmek için %0.01-0.1’lik potasyum permanganat veya
%2.5-6’lık tannik asit çözeltileri, demli çay veya iyot çözeltisi (lugol
çözeltisi veya iyot tentürü) kullanılabilir.
Siyanürü çöktürmek için sodyum tiyosülfat ve potasyum permanganat
karışımı.
Okzalik asit için kalsiyum tuzları.
İyot için nişasta.
Beyaz veya sarı fosfor için bakır sülfat.
Arsenik için demir-3-hidroksit ve magnezi sütü (magnezyum hidroksit)
karışımı.
Asitler için kireç suyu, magnezyum oksit veya magnezi sütü ve
üniversal antidot;
Alkaliler için meyve öz suları, asetik asit, sirke ve ≤%3 mineral asitler.

Yumuşatıcı-sarıcı-koruyucu
maddeler









Yumurta akı
Süt
Jelatin
Kaolin
Pektin
Arabistan zamkı
Bitkisel yağlar (zeytin yağı, pamuk tohumu yağı gibi)
Selüloz türevleri (karboksimetilselüloz, metilselüloz)
Şekerler (pekmez, bal, glikoz, laktoz, nişasta, malt,
un, keten tohumu müsilajı).
Sürgütler
–Sodyum sülfat, Magnezyum sülfat gibi tuzlu sürgütler
(genellikle 1 g/kg dozda)
–Zehirin tipi biliniyor ve suda çözünüyorsa hint yağı, zeytin
yağı, sıvı parafin gibi yağlı sürgütlerden yararlanılır.
–Organik fosforlu, klorlu ve karbamatlar gibi yağda kolay
çözünen pestisidlerden ileri gelen zehirlenmelerde sadece
tuzlu sürgütler; tanen gibi maddelerle olan zehirlenmelerde
de yağlı sürgütler kullanılmalıdır.
–Sürgüt maddelerin verilmesinden önce veya sürgütlerle
beraber yüzeyde tutucu maddelerin de verilmesi yapılan
sağaltımın başarısını artırır.
Özel antidotlar (Sistemik antidotlar)
Sistemik etkili antidotlar etkilerini:

Zehirli maddeyle birleşip etkisiz hale getirerek
(arsenikle zehirlenme için dimerkaprol, kurşunla
zehirlenme için Ca,Na2-EDTA kullanılması gibi),

Zehirli maddenin zehirsiz metabolite çevrilmesini
hızlandırarak (siyanürün tiyosiyanata çevrilmesi
gibi),

Hayati öneme sahip yerler veya reseptörler için
zehirle yarışmaya girerek (pıhtılaşmayı engelleyen
maddelerle zehirlenmelerde vitamin K kullanılması
gibi),

Zehirin etkisine aracılık edecek reseptörleri
kapatarak (AkE’ın etkinliğini engelleyen maddelere
karşı atropin kullanılması gibi) vb etki şekilleriyle
gösterirler.
Zehirli madde
Antidot, doz ve bazı uyarılar
Amfetaminler
Klorpromazin: Dİ, Kİ, DA yolla 1 mg/kg; barbitürat
verilmişse yarı dozda kullanılır.
Amonyak
-aminobütirik asit: %2 çözelti halinde büyük baş
hayvanlara Dİ yolla 2.2 ml/kg; gerektikçe tekrarlanır.
Bakır
Flor
D-penisillamin: 15-60 mg/kg dozlarda bölünerek.
Amonyum ve sodyum molibdat: Koyunlarda kronik
zehirlenmelerde ağızdan günde 100 mg molibdat+ 0.3 g
sodyum sülfat, 3 hafta süreyle.
Kalsiyum boroglukonat: %23 çözelti halinde büyükbaş
hayvanlara Dİ yolla 250-500 ml.
Kadmiyum, Ca,Na2-EDTA: Genel uygulama: Kİ ve Dİ yolla 75-110 mg/kg
kurşun
dozlarda 2 gün süreyle günde 2 kez, 2 gün ara verilmesini
takiben uygulama tekrarlanır.
Fizyolojik antidotlar
Bunlar zehirli madde tarafından etkilenen yapılardaki
farklı reseptörler aracılığında zıt yönde etki/etkiler
oluştururlar.
► Çırpınma yapıcı maddelere (striknin, metaldehid
gibi) karşı diazepam, barbitüratlar, ksilazin,
metokarbamol gibi ilaçlar.
► Amfetaminlere karşı fenotiazin türevi nöroleptikler
(klorpromazin, propiopromazin gibi);
► Damar daraltıcılara karşı nitrit, papaverin,
nitroprussid gibi damar genişleticilerin kullanılması
fizyolojik antidotların başlıca örnekleridir.
Farmakolojik antidotlar




Zehirlerin etkilediği reseptörlere genellikle
yarışmalı şekilde bağlanıp onların
bağlanmalarını ve böylece etkilerini önleyen
maddelerdir. Bu türden uygulamaların örnekleri
çoktur ve başlıcaları da şunlardır:
AkE’ın etkinliğini engelleyen maddeler ve
muskarinik reseptör uyarıcıları için atropin.
Sempatomimetik damar daraltıcılar (efedrin,
fenilefrin gibi) için alfa-adrenerjik reseptör
blokörleri (fentolamin, tolazolin, prazosin gibi).
Atropin için AkE’ın etkinliğini dönüşümlü olarak
engelleyen maddeler (neostigmin, fizostigmin
gibi) ile arekolin ve pilokarpin.
Kimyasal antidotlar
Bunlar vücutta zehirli maddeleri etkisiz hale
getirerek, zehirsiz bir maddeye çevirerek veya daha
zehirli bir metabolite çevrilmesini önleyerek ya da
çevrilme hızını yavaşlatarak etkili olurlar.
Bunların zehirli madde veya metabolitleriyle vücutta
yaptıkları bileşikler suda genellikle kolay çözünürr
ve böbreklerde glomerüllerden süzüldükten sonra
tubüllerden geri pek emilmez; vücuttan atılmaları
kolaylaşır ve hızlanır.
Metilalkol ve etilenglikol zehirlenmelerinde antidot
olarak etilalkol kullanılır.
Kimyasal antidotlar
Zehirli maddelerin antidotlarla bileşik
oluşturması esasına dayanan uygulamaların
örnekleri çoktur. Şöyle ki,
Dimerkaprol arsenik ve civanın.
Ca,Na2-EDTA civa, kurşun, demir ve kromun.
D-penisillamin (dimetilsistein) bakır ve kurşunun.
Deferroksamin demirin.
Nitrit ve tiyosülfat siyanürün antidotu olarak
başarıyla kullanılırlar.
Vücuttan atılmayı hızlandırmak

İdrarın pH’sı değiştirilerek veya zorunlu
işetme ile zehirli maddelerin vücuttan
atılması hızlandırılabilir; bunun için de önemli
olan zehir veya metabolitinin böbreklerden
atılıyor olmasıdır.
• Zorunlu işetme Dİ yolla sıvı uygulanması veya
güçlü işeticilerin (furosemid, bumetanid gibi)
verilmesiyle başarılabilir.
• İdrar pH’sının değiştirilmesi de genellikle zorunlu
işetme ile birlikte uygulanır.

Zayıf bazik (pKa 7-10.5 arasında) ve asidik
(pKa 3-7 arasında) maddelerin atılması
idrarın pH’sına bağımlılık gösterdiğinden, bu
durumdan fazlaca etkilenirler.
Vücuttan atılmayı hızlandırmak


İdrarın alkalileştirilmesi ile atılmaları
hızlanan zayıf asidik maddeler: Salisilatlar,
barbitüratlar, sülfonamidler, tetrasiklinler,
fenilbutazon, okratoksinler ve kumarin türevi
phtılaşmayı engelleyici maddelerdir.
İdrarın asitleştirilmesi ile atılmaları hızlanan
zayıf bazik maddeler: Amfetaminler,
nöroleptikler, efedrin, opioidler, teofilin, kinidin
gibi.
İdrarın;
Asitleştirilmesi için kullanılan
maddeler.
* Amonyum klorür (ağızdan,
bölünerek 150-200 mg/kg).
* Fizyolojik Tuzlu su (%0.85
çözelti şeklinde 10 ml/kg).
* Askorbik asit.
* Metiyonin.
Alkalileştirilmesi için kullanılan
maddeler.
* Sodyum bikarbonat (2-4 mEq/kg
dozda 15 dk arayla).
* Sodyum laktat (1/6 molar laktat
çözeltisi halinde 15-30 ml/kg; laktatlı
ringer çözeltisi halinde 100-120
ml/kg).
* Asetazolamid kullanılır.
İdrar söktürücü olarak
Furosemid (ağızdan ve parenteral olarak 0.5-5
mg/kg),
Mannitol (Dİ yolla 1-2.2 g/kg/saat),
Etakrinik asit,
Klorotiazid kullanılabilir.
Belirtilere yönelik destekleyici sağaltım
► MSS’ni
uyaran maddelere karşı yatıştırıcı veya
çırpınma önleyicilerin,
► Özellikle solunum merkezi olmak üzere,
MSS’nin baskı altına alınması hallerinde
solunum, kalp ve MSS uyarıcılarının,
► Şok vb durumlarda, şokun tipine göre,
sağaltım uygulamalarının,
► Anemi vb durumlarda, kemik iliğini uyaranlar
da dahil, ilgili maddelerin kullanılması bu
türden uygulamaların başlıcalarıdır.
Download

ZEHİRLERİN ETKİ ŞEKİLLERİ